Ömer Faruk Şerifoğlu
KENDİ RESMİNİN ŞAİRİ: BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
THE POET OF HIS OWN PAINTING: BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
Emre Zeytinoğlu
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU: YAŞAMI VE SANATI ÜZERİNE
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU: ON HIS LIFE AND ART
17
Mehmet Eyüboğlu
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU’NUN DEDİĞİ GİBİ: “YAŞADIĞIMIZI
UNUTMAYALIM”
AS BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU SAYS: ‘LET US NOT FORGET WE ARE ALIVE’
BABAM BEDRİ RAHMİ’YE
AÇIK MEKTUP
AN OPEN LETTER TO MY FATHER BEDRİ RAHMİ
57
76
Burcu Pelvanoğlu 37 ESERLER
EYÜBOĞLU: THE POET OF HIS OWN PAINTING
1 Eylül 1975’te 64 yaşında yaşama veda eden Bedri
Rahmi Eyüboğlu, uzun sayılmayacak yaşamında, Anadolu kültüründen hareketle ürettiği resim, şiir ve yazılarıyla, 20. yüzyıla damgasını vurmuş gerçek bir kültür ve sanat adamıdır... Bir “medeniyet beşiği” olan ve adına Anadolu denilen bu topraklarda asırlardır binlercesi doğup büyüyen ve ölümsüz izler bırakan sahici değerlerden sadece biridir…
Sanat tarihimizde Anadolu halk sanatının motif zenginliğini çağdaş Batılı tekniklerle yorumlama çabası içinde bir ömür sürmüş olan Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun ayrıcalıklı yeri vardır. Batı sanatının ustalarını nasıl sevgiyle kavramış ve özümsemişse, Anadolu halkının binlerce yıldır süregelen yaratıcılığına da o derece tutkuyla bağlanmıştır. Yaşamı boyunca gerek şiirlerinde ve gerekse resimlerinde halk sanatı motiflerini yorumlayan Bedri Rahmi Eyüboğlu, Batı resminin teknik olanaklarıyla yarattığı özgün resminde, Anadolu kültüründen beslenen yerel duyarlığı evrensel bir dille yansıtmayı başarmış, tuval resmi dışında yazma, gravür, serigrafi, litografi, mozaik, seramik, vitray ve heykel gibi birçok formda eser vermiş bir büyük sanatçıdır.
23 Ekim 1923’te, yani henüz 12 yaşındayken günlüğüne düştüğü bir kayıt vardır onun daha o yıllardaki tutkusunu ele veren:
Bedri Rahmi Eyüboğlu, who died on 1 September 1975 at the age of sixty-four, was a true man of culture and arts, leaving in this short lifetime a profound imprint on the twentieth century with his paintings, poems and writings prompted by Anatolian culture. He is one of thousands of admirable figures who have been born and raised and left immortal traces in this unique piece of land and ‘cradle of civilisation’ called Anatolia.
Bedri Rahmi, who spent a lifetime striving to reinterpret the richness of motifs spawned by Anatolian folk art with the help of contemporary Western techniques, occupies a privileged place in Turkish art history. To the same extent that he lovingly comprehended and assimilated the masters of Western art, he was passionately attached to the unique creativity of the Anatolian people, which has been going on unabated for thousands of years. By relentlessly reinterpreting folk-art motifs in both his poetry and paintings throughout his lifetime, he succeeded in reflecting the local sensitivity through his unique style of painting, both sustained by Anatolian culture and articulated in a universal language, which he was able to create thanks to the technical possibilities that he derived from Western painting. He was a formidable artist, whose work covered forms and media as multifarious as block printing, engraving, serigraphy, lithography, mosaic, ceramics, stained glass and sculpture, as well as canvas painting.


Kuşlu Çocuk
Child with Bird
1955
Kâğıt üzerine guaj
Gouache on paper
164 x 336 cm
200
Karagöz’ün Gemisi
Karagöz’s Ship
Kâğıt üzerine guaj
Gouache on paper
x 268 cm
İnsan Halkaları
Human Rings
1957-58
Kumaş üzerine tekstil boyası
Textile paint on fabric
219 x 405 cm