25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Kadınlar devlet ve erkek şiddetiyle uzlaşmıyor, kadınların başkaldırısı büyüyor, yayılıyor.
facebook.com/ToplumsalOzgurlukPartisi
twitter.com/toplumsalozgur
3,5 TL / 15 Kasım - 15 Aralık 2022
25 Kasım arifesinde olanaklar ve olasılıklar Didar Gül 2015’den bu yana faşizmin kurumsallaşması yönünde ciddi adımlar atan AKP-MHP faşist bloğu 2023’e giden yolu da döşemeye başladı. Bu defa 2015 sürecinde yaptığı gibi Suruç’tan Ankara’ya, Amed’den Mersin ve Adana’ya sadece dört bir yanda bombalar patlatma ile ilerleyemeyeceğini gören, o gücü de kendinde bulamayan ama bulduğu “fırsat”ları da değerlendirmekten geri durmayan iktidar başka başka saldırı konseptleriyle de adeta “bütün tuşlara birden basıyor.” (...) Devamı 12. sayfada
Halkın iradesini ezme ve yığınların sessizliğini kurumsallaştırma stratejisi Perihan Koca Güç savaşımı hızlanıyor ve yoğunlaşıyor. Öyle ki, devlet krizi koşullarında kurulacak olası yeni düzenin inşasında oyun kurucu olmak için, her güç pür telaş hamle peşinde, an’a müdahale etmeye çalışarak pozisyon alıyor. AKP öncülüğündeki Cumhur İttifakı da oyunun kurallarını ve sınırlarını kendisiyle çitleyerek güç savaşımına el yükseltiyor. Seçim sathı mailindeyiz malum. AKP-MHP koalisyonu, seçim stratejisini adeta bir savaş stratejisi planıyla ‘yöneterek’ bütün tuşlara aynı anda basıyor. Faşizmin kurumsallaşma adımlarını an be an hızlandırıyor. (...) Devamı 7. sayfada
Halk düşmanı düzene karşı birleşelim! Toplumun hemen her yerinden yükselen, her eylemde kendini yeniden kavrayan bir halkın barajı gerçeği var. Bu gerçeği aşamıyorlar, aşamayacaklar! Bartın’da madencileri göz göre katlettiler. İşçi sağlığı önlemleri yok, iş güvenliği yok, güvenlik bütçesi yok. Denetim yok, denetleyici yok, hesap soran yok. Söz konusu şey yalnızca Bartın değil. Ülke kocaman üstü açık bir işçi cehennemine dönüştürüldü. Enflasyon her ay rekor kırıyor, işçi ücretleri eriyip yok oluyor. Bir yandan devasa kârlar açıklayan şirketlerin istatistikleri, diğer yandan iş cinayetleri istatistikleri. İki rakam da devasa boyutlarda ve bu yüksek rakamlar birbirleriyle bağlantılı. Biri yüksek
olduğu için diğeri de yüksek.
Savaşın gölgesi Bombalar yine patlamaya başladı. Dört bir yanda giriştikleri savaş konsepti dönüp bizleri vuruyor. Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da, Libya’da, Yunanistan’da giriştikleri savaş konsepti, savaşı ülkenin içine sokuyor. Kürt halkıyla savaşıyorlar, Ukrayna savaşına dâhil oluyorlar, Yunanistan’da gerilimi yükseltiyorlar. Savaşın sathı dışarıya doğru genişlerken, içeriye doğru da genişliyor. Her an herkesin saldırıda buluna-
Amasra: Kaza değil katliam
Enerji krizi dünyayı “ısıtıyor”
6
8
Amasra maden işçileri katliamı, göstere göstere gelen bir iş cinayetidir.
Cumhuriyetin 100. yılına girerken: siyasetin “barbarca” fethi! Hasan Durkal 100. yıla 1 yıl kala, gösterişli törenler, fener alayları, bandolar, havai fişekler, yürüyüşler, milli otomobil şovları, devlet erkanının Kemalizm paydasında (hangi Kemalizm diye sormayın) buluşması. Büyük bir aksiyonla startı verildi kutlamaların… Uzun bir kutlama yılı olacağa benziyor. Şimdiden belli oluyordu, herkes coşkuluydu, herkes gururluydu, herkes cumhuriyetin sahibiydi. (...) Devamı 2 sayfada
bileceği bir duruma soktular ülkeyi. Seçimlere bu ortamda girmeyi planlıyorlar.
Muhalefetin uyumu Muhalefetin bu tabloya büyük bir itirazı olmadığı her seferinde bir kez daha deneyimleniyor. Pompalanan milliyetçilik ve arkasına saklanılan sözüm ona muhafazakârlık altılı masa olarak bilinen muhalefeti iktidarın yörüngesine hapsediyor. Doğrusu orada olmaktan çok da rahatsız oldukları söylenemez. Halkın içerisinde bulunduğu ızdıraplar on-
ları pek ilgilendirmiyor. Diz çökmüş bir halk hepsi için evladır! Özetlemek zorunda kaldığımız bu tablo bizlere bu düzenin halk düşmanlığı konusundaki keskin sınırlarını ortaya koymaya yetiyor. Halkın aleyhine karşı olan bu düzenin alternatifini yaratmak için birleşelim. Emek ve Özgürlük İttifakı halkçı çıkışın tek alternatifidir. Halk düşmanı düzene karşı Emek ve Özgürlük İttifakı’nda birleşelim. Mücadelemizi yükseltelim.
Tek yanlı bir muhataplık: “Alevilik” torba yasası
Enerji krizi kapitalizmin yapısal krizini derinleştirirken halkçı güçlerin de önünü açıyor.
Alevi toplumu, kurumlarına da Aleviliği de sahip çıkacağı önemli bir dönemeçte.
10
Zaman hızlanıyor! Gerçek durumların hızı iktidarın “adrenalin ihtiyacını” yeterince gideremeyince, sahte gündemler yaratılıyor. Gerçek gündemlerle sahte gündemler bulamaç edilerek topluma dayatılıyor. Oğuzhan Kayserilioğlu Hepimiz kişisel olarak deneyimlemişizdir; zaman nicelik olarak hep aynı olsa da, zamanın içeriği bizim onu deneyimleyişimizi farklılaştırır. Zaman bazen geçmek bilmez bazen de o kadar hızlı akar ki nasıl geçtiği anlaşılmaz; ya da, bazen çok hafiftir uçuşur herkesi de hafifletir bazen
de yoğunlaşıp ağırlaşır, içindekileri zorlar hatta ezebilir. Evet, ülkenin içinde çırpındığı kaotik ortamın ürettiği sarsıntılardan üst üste aldığı ivmelerle zamanın hızı zaten sürekli artıyordu, ama bir müddettir yeni bir durumun içindeyiz; nasıl yaşanacağı gittikçe daha iyi anlaşılan 2023 seçiminin
günümüze yaptığı baskı, zamanın hızına oldukça yüksek yeni bir ivme daha veriyor. Öyle anlaşılıyor ki, seçime hazırlık süreci, seçim anı ve seçimin hemen sonrası, zamanın hızının gittikçe artacağı, hızın baş döndüreceği, algı gücünü düşüreceği, denge kaybı hatta panik yaratacağı bir seviyeye
ulaşacak. Hız, toplumsal ve siyasal yaşamın farklı alanlarından aynı anda ve sürekli verilen ivmelerle sürekli artıyor. Hızın böylesine artışının elbette nesnel bir zemini var ve zaten o zemin hızın böylesine delicesine artışına imkan sağlıyor. (...) Devamı 4. sayfada