Skip to main content

Toplumsal Özgürlük Gazetesi -sayi52

Page 1

Barış mücadelesini büyütelim!

Kapitalizmin krizi bütün dünyayı savaşa sürüklerken halkların barışını savunalım!

facebook.com/ToplumsalOzgurlukPartisi

twitter.com/toplumsalozgur

3,5 TL / Ağustos - Eylül 2022

TÜİK enflasyonu Mustafa Durmuş Yüksek enflasyon bir süredir Türkiye’yi, özellikle de yoksul emekçileri kasıp kavuruyor. Halkımız bu koşullarda yaşayabilmek için adeta bir savaş veriyor. Ülkeyi yönetenler yüksek enflasyonu önlemeye dönük herhangi bir ciddi adım atmazken, TÜİK enflasyon rakamlarını düşük göstermeye devam ediyor.

Üç kurum, üç farklı enflasyon rakamı Üç farklı kurumun Temmuz ayı enflasyon rakamı birbirinden ciddi oranda farklılık gösteriyor. (...) Devamı 5. sayfada

Gönder gitsin devir değişsin! Barış hareketi için yeni bir dönem açılıyor Hatice Göz Bugün kapitalizmin yapısal krizinin gelip dayandığı yer, kapitalizmin kendi yapısallığı içinde zaten taşıdığı ama giderek yayılan, yaygınlaşıp geniş coğrafyaları kaplayarak şiddetini arttıran savaşlar bütün bir insanlığı ve canlı yaşamını tehdit edecek boyutlara geldi. Orta Doğu başta olmak üzere dünyanın pek çok yeri yıllardır emperyalist savaşların pençesinde, bu yeni değil. Ama kapitalizmin krizi, emperyalist savaşları da başka boyutlara taşıdı, taşıyor, taşıyacak. Rusya-Ukrayna savaşı bunun en çıplak ve yakın örneği. (...) Devamı 3. sayfada

Şimdi birlikte kendi seçeneğimize şekil verme, kendi çıkarımıza hesaplar yapıp egemenlerin karşısına örgütlü gücümüzle dikilme zamanı. Ancak bu somut güçle başaracağız bunları göndermeyi. Ama illa ki başaracağız. Biz durdurmadıkça durmayacaklar. Biz önlerine dikilmedikçe ilerlemek isteyecek, bunun için her şeyi yapacaklar. Biz bunları göndermedikten sonra, onlar kendileri asla gitmeyecekler. Nereye kadar böyle gidecek diyenler, biz de o gidenin içindeyiz; varız, buradayız ve bu gidişin parçasıyız. O halde nereye gideceğindeki etkimizi kuvvetlendirelim, haydi. Ne olacak memleketin hali diyenler. Bu memleket bizim, hem de her şeyiyle bizim. O zaman ona ne olacağının kararını biz vereceğiz. Haydi!

Alevilere yönelik şiddet ve ilgi aynı anda

8

3

(...) Devamı 6. sayfada

Halkın çıkarını halk bilir, halk savunur Farkındayız değil mi? Önümüzdeki bir seçenek hiçbir şey yok diyor ve bekletiyor; diğeri bir şeyler oluyor, yine bekleyin diyor. Bekleyen kim?

Halk. Neden bekliyor? Birilerinin çıkıp kendisini kurtarmasını. Bekletenler kimler? Sermayenin çıkarı çevresinde kümelenmiş, halk korkusuyla uykuları kaçan ittifaklar. Şimdi birlikte kendi seçeneğimize şekil verme, kendi çıkarımıza hesaplar yapıp egemenlerin karşısına örgütlü gücümüzle dikilme zamanı. Ancak bu somut güçle başaracağız bunları göndermeyi. Ama illa ki başaracağız. Haydi. İşçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, yoksullar… Omuz verin, el verin, güç verin siz de! Birileri için değil, kendi çıkışımız için.

“Nefes olmadan nefes alamazsın!”

Evvel Temmuz, “emekten yana, halkın özgücüne yaslanan bir festival oldu.

10

Gençlik genelgeye karşı direnmede kararlı.

Programatik mücadeleler dönemi

“Kelle koltukta” çalışmak… Yaşamak için emek gücünü satmak zorunda olan milyonlarca işçi, masa başında onlar üzerinden komisyon alan simsarların kapmak için yarıştığı ihale konusu taşeronda… Kim daha düşük ücretle, daha yoğun ve uzun sürelerde çalıştırırım teklifini verirse, o ihaleyi alıyor. İşçinin çalıştığı firmanın ihaleyi kaybetmesi ise yüzlerce insanın işini kaybetmesi anlamına geliyor. Her an işinden olma, evine ekmek götürememe tehdidi ile çalışıyor işçiler.

Her şey egemenlerin çıkarına akıyor. Onlar kazanıyor, kâr ediyor, vergi affı alıyorlar… Onlar sürekli kendi hesaplarını yapıyorlar, çıkarlarından en ufak taviz vermeden ilerlemenin peşindeler. Biz ne yapacağız? “Bir gönderelim, kurtulalım da gerisini hallederiz” demeyeceğiz. “Yeter ki gitsinler de ne olursa olsun” da demeyeceğiz. Bir yandan tepemize çöreklenen bu kan emicileri, doymak bilmezleri göndereceğiz. Ve oturdukları yerlerden indirilip

yargılanacaklar. Ama bunu yaparken, aynı anda yerine ne koyacağımızı da şimdiden konuşacak, kuracak, deneyip inşa edeceğiz. Bir enkaza dönen ülkeyi bir seçimle, tek başına birilerini seçmemekle değiştiremeyeceğiz. Hele hele bunu bizim adımıza birilerinin yapmasına hiç izin vermeyeceğiz.

Bu genelge kâğıttan kaplandır, gençlik buruşturup atacaktır!

Erdoğan Alevilere ilgisi aynı zamanda onların desteğine olan ihtiyacı da dışa vuruyor.

Juliana Gözen

Egemenler çıkarının derdindeler

Şu anda sosyalist hareketin en büyük açmazı halkla güven ilişkisinin kurulamamasıdır. Bu birden olabilecek bir şey değil ama mevzi kazana kazana gidilebilir. Hasan Durkal Sürekli skandallar, sürekli provokasyonlar, sürekli şiddet, sürekli yalan propaganda, sürekli yağma, sürekli talan, sürekli katliam, sürekli savaş… Enflasyon, pahalılık, işsizlik… Süreklileşmiş, kronikleşmiş, derinleşmiş bir büyük huzursuzluk milyonlarca işçinin, emekçinin, yoksulun,

esnafın ana gündemi. Açıklanan ekonomik tedbirler, neoliberal dünyanın hükümleri altında yoksulların soyulmalarını hızlandırıp sınıf piramidinin üstteki sivri kısmına, yani bir avuç patrona devasa bir servetin akıtılmasından başka bir işe yaramıyor. Siyasal açıdan ise düzenin bütün kurumları bu

soygun düzenini sürekli kılmak için çalışıyor, başka hiçbir şey için değil. Yasalar yok, kurallar yok, keyfilik hüküm sürüyor.

Kötümserlik ve iyimserlik arasında Bu kuralsızlık ve yasasızlık rejiminde ülkede her gün yeni bir

skandal, ifşaat patlıyor. Karamsar bir yorumla hesabı sorulmayan her skandal artık skandal olmaktan çıkıyor. Çünkü geçiştirilmesi kolay oluyor. Ana muhalefetin reçetesi ise halkın gündeminden oldukça uzak. (...) Devamı 2 sayfada


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook