Skip to main content

Toplumsal Özgürlük Gazetesi -sayi51

Page 1

Cavit Galip yoldaş kavgamızda yaşıyor!

Devrim ve sosyalizm mücadelesinde son günlerine kadar kavganın içinde oldu!

facebook.com/ToplumsalOzgurlukPartisi

twitter.com/toplumsalozgur

3,5 TL / Haziran 2022

“Her an her şey olabilir” ülkesi Juliana Gözen

Baş döndürücü hızda yaşanan gelişmeler, krizlerin çözülemedikçe derinleşmesi, gerilimin sürekli artarak sürmesi, iktidarın uyguladığı şiddetin tüm toplumsal kesimlere yönelmesi; ülkede “her an her şey olabilir”miş hissini yaratıyor. İktidarın yaratmak istediği tam da bu ya. Tüm devlet olanaklarını ve elinde tuttuğu gücü seferber ederek hasımlarını şoka uğratmak ve hatta tüm toplumu afallatarak sorunların kaynağına doğru hareket etmelerini engellemek. (...) Devamı 2. sayfada

Valilik ve kaymakamlık niçin kaldırılmalıdır? Hasan Durkal Valilik ve kaymakamlık makamları eski Osmanlı devlet yapısının modernize edilmiş birer uzantısıdır. Bu mülki idare amirleri Osmanlı döneminde karşımıza, bölge ve döneme bağlı olarak, beylerbeyi, sancakbeyi, kadı, subaşı, mutasarrıf şeklinde çıkıyorlardı.

Fetihler yoluyla ülke büyürken, yönetici sınıfın topraklar üzerindeki denetimini arttıracak, çeşitli güçler arasındaki ilişkilerin dengelenmesini sağlayacak, otoriteyi tesis edecek, toplanan haracı merkeze aktaracak bir taşra yönetimine ihtiyaç duymuştu. (...) Devamı 5. sayfada

Omuz verin yüklenelim, birlikte gönderelim! Halkın her geçen yoksullaşmasından adeta keyif alıyorlar. Nasıl almasınlar? Kendileri bu yoksullaşmadan zenginleşerek milyonlarca doları yurtdışına çıkarıyor ve iktidar sonrasının sefasını hazırlıyor. Ama kaçış yok! Hesap verecekler! Yolun sonuna geldiklerinin farkındalar! Yine de, son bir gayretle iktidarlarını biraz daha uzatabileceklerini sanıyorlar. Daha çok sömürüp zulüm ederek ve daha fazla hakaret ederek halkı sindirip, büyüyen öfkeyi söndürmeye çalışıyorlar. Halka ne olduğu zerrece umurlarında değil.

Yoksulluğumuzdan zenginleşiyorlar Gıdadan elektriğe ulaşımdan do-

İktidar zorlanıyor!

Şimdiye dek atlarını “başarıyla” sürdükleri bu yolda artık hangi yöne dönerlerse dönsünler çıkış yapmaları oldukça zor!

4 Emekçilerin acil ihtiyacı olarak laiklik Pelin Kahiloğulları

Türkiye’de uzunca bir süredir var olan çoklu kriz ortamı derinleşerek sürüyor. Neler olabileceği konusunda yaşanan belirsizliğin yarattığı gerilim, derinleşen yoksulluk ve toplumun içindeki güven ve dayanışma ilişkilerindeki çözülme gibi kimi durumlar güç kazanıyor. O arada, sanki kendiliğindenmiş gibi toplumun içine sızan bir girdap toplumsal yaşamı kendi içine alıp, boğmaya çalışıyor.

(...) Devamı 3. sayfada

ğalgaza temel ihtiyaçlarımıza her gün zam yapılıyor. Benzine zam yapılmayan günler sayılı! Yıllık enflasyon yüzde 200’e yaklaşırken yüzde 70 olduğunu açıklayarak adeta halkla alay ediyorlar. Üstelik büyük bir pişkinlikle sırıtarak “enflasyon düşüşe geçti” diyorlar! Halkın her geçen yoksullaşmasından adeta keyif alıyorlar. Nasıl almasınlar? Kendileri bu yoksullaşmadan zenginleşerek milyonlarca doları yurtdışına çıkarıyor ve iktidar

sonrasının sefasını hazırlıyor. Ama kaçış yok! Hesap verecekler! Ülkedeki kimsenin adaletine inanmadığı mahkemelerinde Gezi davasında cezalar yağdırdılar. Halkın korkacağına ve bir daha isyana kalkışamayacağını düşünüyorlar. Yetmiyor, her gün yeni bir yaratıcı hakaretle halkın öfkesi aşağılanıyor, suçlanıyor. Ama nafile! Her geçen gün suçları kabarıyor! Kaçış yok! Hesap verecekler!

Halk güçleri başarabilir Hesabı da, “az kaldı”, “sabredin” diyerek halkın öfkesini dindirmeye çalışan 6’lı masadakiler değil, ancak halk güçleri sorabilir. AKP-MHP iktidarına karşı alanlarda, sokaklarda ve hayatın her alanında direnen işçiler, emekçiler, kadınlar, Aleviler, Kürtler, LGBTİ+ ve gençler yani her geçen gün özneleşen halk güçleri başarabilir ve başaracaktır. Omuz verin yüklenelim, birlikte gönderelim!

Sermayenin ucuz emek kaynağı göçmen işçiler

Her Yer Çocuk Yaz Etkinlikleri

8

12

Sermaye “rekabet”, çatışma ve gerilim noktaları yaratarak emek piyasasını baskılıyor.

Bu yıl da yine onlarca mahallede, binlerce çocukla birlikte yapılacak etkinlikler.

Buzu kıracak o gücün inşasında üçüncü ittifakın rolü Sınıf savaşı gerçeği sahte sorunları dağıtarak kendi gerçeği üzerinden yeni bir topluma doğru gidişin yollarını inşa ediyor! Perihan Koca Oyunda kalmak ruhsal bir güç gerektirir. Oyunu kazanmak ise gücün ta kendisi olmayı. Kuşkusuz biz bir oyunun içinde değiliz. Dişiyle tırnağıyla etiyle kemiğiyle her şeyi iliklerimize kadar hissettiğimiz kanlı canlı bir hayatın tam ortasındayız. Bu hakikat debdebesinde güç, yaşam

ile eşdeğer bir politik muhtevaya sahip. Kapitalizmin yarattığı ve sonsuza dek vaat ettiği sahte cennet bir sınıra dayandı. O sınır zorlandıkça, gelecek zamana atfedilmiş olan ‘kıyamet’ senaryosu öne, bugüne, zamanın şimdisine çekiliverdi. Savaşlar, salgınlar, yıkımlar, kıyımlar, cinayetler, tecavüzlerle bezeli şok taarruzları olağanlaştırılarak, sürekli

bir distopyanın içine çekiliyormuşuz hissi ile yaşamaya başladık.

Açlık krizi kapıda En temel ihtiyaçlarını karşılayamayan insanların sayısı her geçen gün hızla artarken, “açlık” hiç olmadığı kadar yakıcı bir gerçeğe işaret ediyor. Ülkemiz, bugün ciddi bir açlık

sorunuyla karşı karşıya. Üstelik, içerisine itildiğimiz cehennemde, kapıya dayanan tek tehlike açlık da değil. İktidar, kuşatıcı bir politik hat izleyerek, tansiyonu günden güne yükseltirken, yürüttüğü çoklu savaş politikalarıyla milliyetçiliği ve şovenizmi sürekli kaşıyor. (...) Devamı 5. sayfada


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook