Skip to main content

Toplumsal Özgürlük Gazetesi -sayi49

Page 1

Çıkış Demokratik Cumhuriyet’te

Egemenlerin, sermaye güçlerinin halka karşı açtığı savaşı halk kazanacak!

facebook.com/ToplumsalOzgurlukPartisi

twitter.com/toplumsalozgur

3,5 TL / Aralık 2021

Restorasyon kurgusuna iktidar şoku Hasan Durkal Düzen kitleler nezdinde git gide meşruiyetini yitirirken, restorasyoncu güçlerden peş peşe hamleler gelmişti. TÜSİAD’ın açıkladığı tutum belgesiyle başlayan sağlı sollu hamleler, Kılıçdaroğlu’nun geçim sıkıntısı vurgulu çıkışlarıyla devam etti. Dışarıdan bu hamleler NATO/Batı odaklı bir dizi girişimle desteklendi. Özellikle 10 büyükelçinin Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını talep eden bir çıkış yapmaları kayda değer idi. (...) Devamı 2. sayfada

Motokuryelerin sorunları çözümsüz değildir! Tolga Kubilay Çelik Pandemi sürecinde insanların evden çıkamaması, uzaktan eğitim ve uzaktan çalışma insanların günlük hayat pratiklerinde bir dönüşüm yarattı. Bunun direkt yansıması online alışverişin artması oldu. Birçok iş kolunda üretilen ürünler, artık aracı taşımacılık şirketlerinde çalışan kuryeleri ya da şirketin kendi kuryeleri tarafından direkt alıcıya iletiliyor. (...) Devamı 6. sayfada

Bir çıkış var! Artık yeter. Çıkışsız değiliz. Bir çıkış var. Ekmeğimiz, işimiz, aşımız, canımız, özgürlüklerimiz için savaşacağız. Bu ekmek kavgasının kazananı egemenler, sermaye güçleri, cebi dolular olmayacak. Alın teriyle üretenler kazanacak. Halka açtıkları savaşı halk kazanacak! İyice pervasızlaştılar! Kendi konumlarını garantilemek için var güçleriyle yükleniyorlar. Ülkeyi getirdikleri yer uçurumun eşiği. Ekonomiden sağlığa, eğitimden hukuka, günlük yaşama kadar her şey kriz halinde.

Aynı gemide değiliz “Ekonomiyi şahlandıracağız” diye diye bizi açlığın pençesine bıraktılar. Çin gibi olacağız dedikleri, yalnızca dünyanın en ucuz emek gücünü, en az asgari ücretini hayata geçirmek.

Enflasyon rakamlarını bile açıklayamıyorlar. Halk ekmek kuyruklarından ayrılamıyor. Patates, yumurta, un, yağ gibi temel gıdalara erişilemiyor. Kış vakti faturalara her gün zam geliyor, elektriği, doğalgazı kesilen evler milyonları buluyor. Sermayedarlarla sarı sendikacılar oturup işçinin asgari ücretine karar veriyorlar! İşçinin gırtlağını daha fazla nasıl sıkarız, onların cebinden alıp kendi cebimize nasıl koyarız diye hesaplayıp duruyorlar.

Korkuyorlar, haklılar!

Halkın karnı yalanlara tok!

Şimdi bu krizlerin içinde çırpınan halka korku salma telaşındalar. Sıkıştıkları anda şiddeti, kolluk güçlerini, devletin baskı aygıtlarını yardıma çağırıyorlar. Ekonomik modele karşı çıkmanın “milli güvenlik tehdidi” olarak görüleceğini ilan ettiler! Halka savaş açmaktır bu! Muhalefettekiler de aynı sazı çalıyor. Aman halk kendi kendine sokağa çıkmasın, aman oyuna gelinmesin! Asıl oyun onların bu düzeni sürdürmesi değil midir?

Artık yeter. Çıkışsız değiliz. Bir çıkış var. Ekmeğimiz, işimiz, aşımız, canımız, özgürlüklerimiz için savaşacağız. Bu ekmek kavgasının kazananı egemenler, sermaye güçleri, cebi dolular olmayacak. Alın teriyle üretenler kazanacak. Kadınlar kazanacak, halklar kazanacak, inançlar kazanacak, gençler ve çocuklar, LGBTİ+’lar, ekolojistler kazanacak. Halka açtıkları savaşı halk kazanacak! Ekmeğimiz egemenlerin ağzında, şimdi onu alma zamanı.

Ekonomi kitabını yazanlardan ‘masallar’

Faşizmin inşa süreci ve amaç olarak şiddet

Gıda hakkı insan hakkı

5

9

11

Türkiye halkları sert bir yoksullaşma ve proleterleşme sürecine doğru gidiyor.

Sosyal medya, yeni sağ ve gençlik Berk Deniz Özellikle son dönemlerde iktidarı eleştiren çizgide söylem üreten gazetecilere ve medya kuruluşlarına yapılan karşıt yorumlar genelde “fon alıyorsunuz”, “teröristleri aklamaya çalışıyorsunuz” gibi sığ ve hiçbir anlamı olmayan cümlelerden ibaret. Bunun en net örneğini Manavgat yangınlarında, yangının nedenlerinden birinin iklim krizi olduğunu söyleyen alanında uzman kişilere verilen cevaplarda görebiliyoruz.

(...) Devamı 8. sayfada

Erkekliğin en aşağılık biçimleri ortaya dökülüyor. Adeta kadınlara savaş açılmış durumda

Tarım politikalarını belirleyen gıda tekelleri, gıdayı metalaştırıp piyasalaştırıyor, tarımı endüstrileştiriyor.

Halk kendi davasını sahipleniyor Her şeyin farkında olan halk, faşizm ve sandık ikiliğinin dışında kendi seçeneğini an an inşa ediyor. Hatice Göz

Egemenlerin halkın boynuna doladığı ilmek giderek daralıyor. Bir yandan restorasyoncu güçlerin kemiren sahtekârlığı adımlarını hızlandırıyor, güçlendiriyor. Diğer yandan faşizmin kurumsallaşması yolunda canla başla çalışanlar kıyıcı politikalarını sürdürüyorlar.

Sermayenin planlarını içeren bir maceracılık ile ekonomide atılan her adımda liranın değer kaybetmesi halkı saat başı yoksullaştırıyor. Bu kıskacın arasında ezilen, ezilmesi istenen, halk helalleşmeye çağrılıyor. Oysa faşist kurumsallaşma ve özüne dokunmadan şeklen değiştirme seçenekleri dışında kendi olasılığını

arayan halkın helalleşmeye niyeti yok. Aksine, yüzleşme, hesaplaşma ihtiyacı var. Hem egemenlerle, devletle, iktidarla yüzleşme, hesaplaşma hem de halk sınıflarının kendi içinde bir yüzleşme.

Gözü açık bir güç AKP-MHP koalisyonu bir yandan

kendi içlerinde sarsıntılar yaşarken diğer yandan sıkıştıkça pervasızlaşıyor. Yakıcı etkisi giderek artan ekonomik kriz derinleştikçe elleri zayıflıyor, rıza üretemiyorlar, ellerindeki tek güç olan zora, baskıya başvuruyorlar. (...) Devamı 2. sayfada


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Toplumsal Özgürlük Gazetesi -sayi49 by Toplumsal Özgürlük - Issuu