KUTLUK-TÜRKAN OPERETİ
Mehmet Emin Buğra
Ürümçi 1948
Yayın hakkı mahfuzcluT. Birinci baskı, 1984 Anıcara, Yazarın ölümünün 19. yıldönümü münasebetiyle parasız dağıtılmak üzer e 500 adet basıldı.
Yayınlayan Fatma Buğra, Abdindaver Sok 37/6, Çankaya, Ankara .
Form Ofset Bayındır Sokak 37 /3
ÖN SÖZ Mehmet· Emin Buğra'nın eserleri dizisinden ikinci eser olarak Kutluk-Türkan operetini sunmakla kıvançlıyız. 1948 yılında yazıldık tan hemen sonra Ürimçi'de Eyalet Tiyatro Ekibi tarafından sahneye konmuş olan bu eserin yayınlanması, yazılışından 36 yıl sonra bu�n gerçekleşmiş bulunuyor. Bu eser, SUNUŞ 'ta merhum yazar tarafından belirtildiği gibi, bir deneme olarak kaleme alınmış olup, daha çok Türkistan'daki okurlara ve genç kuşaktan edebiyatçılara hitabediyor. Bu özelliği nedeniyle, yazıldığı tarihten bu yana Uygur yazı dilinde ortaya çıkan gelişmeyi dikkate alarak, eseri dil ve imla bakımından bir ölçüde revizyona tabi tutmayı gerekli gördük. Bundan dolayı muhaceretteki Türkistanlıların anlayış ve hoşgörüsüne sığınıyoruz. Hikayede geçen karakterlerin kıyafetini gösteren orijinal resimler maalesef bulunamadı. Buna karşın Turfan, Kuça ve D unghang'daki Ming-Öy harabelerinde arkeologlarca tesbit edilen 7. ve 8. Yüzyıllara ait fresklerden bir kaç tabloyu esere aktarmak suretiyle bu eksikliği bir ölçüde gidermeğe çalıştık. Kutluk-Türkan opereti, 1956-1958 yıllarında Mehmet Emin Buğ ra tarafından Ankara'da yayınlanan Türkistan Sesi adlı "ilmi ve kül türel aylık derginin" ilk dokuz sayısında Anadolu Türkçesiyle tefrika edilmiş idi. Biz, yazar tarafından yapılmış olan bu uyarlamayı, olduğu gibi Uygurca metin ile birlikte sunuyoruz. Böylece iki kardeş şiveyi karşılaştırmak isteyecek okurlara bir hizmette bulunduğumuz kanısın dayız. Mehmet Emin Buğra'nın eserlerinin yayınlanması için değerli maddi ve manevi yardımlarını bizden esirgemeyen yurtdaşlarımıza, bu eserin dizgisini ve baskısını özenle yapan Norm Dizgi ve Form Ofset çalışanlarına şükranlarımızı iletiyoruz. Fatma Buğra Ankara, 1984
HATIRLATMA Bu çalışmada, manzum yerler_ marş, gazel ve türkiile r, tercü . me edilmeden latin harfleriyle verilmektedir. Transkripsiyonda kul lanılan özel i şaretlerin açıklamsı aşağıdadır: ğ H li Niı
gh, kh ng,
İ{ it
q
l!
Sayfa -25 -25 27 28 28 28 29 31
51
t (.
� Jj
(Galip, çalğu) (İluda, fıatun) (Taiırı, sendı) (Kadı� Jtaldı} )
DtlZELTMELER
satır
10 14
19 5 10 11
son
12 2
yanlış takke gidir sim dilik şarkıs könli könler görii k mektedir. ana yamarmak
doğru
iekıi:e
gider şimdiki şarkı köı'ıli künler görülmektedir an'a yam ramak
YAZAR HAKKINDA
Mehmet Emin Buğr.a,
12 Şubat 1901 'de j
Hoten'de doğdu. Yinni iki yaşında mahalli medreselerde
yüksek din eğitimini, Farsça ve
Arapça edebiyat öğrenimini tamamladıktan sonra otuz yaşına kadar Karukaş 'ta Oy bağ
Medresede İslam Hukuku müderrisliği yaptı. Ülkesi, o dönemde
modern eğitime tama·
miyle kapalı olmasına rağmen her imkandan yararlanarak kendini yetiştirdi. Halkını sömürgeci yöneti cilerin zulmünden kurtarmak için çare arayan Buğra, yurdu boydan boya dolaştı; bilge ve aydın bildiği kişi lerle danıştı; var olan koşullar İçinde, Çin'li yöneticilerin baskı ve sö mürüsünden kurtulmak için silaha sarılmaktan başka bi r yol bulunma dığı kanaatına vardı. 1930'da Karakaş'ta gizli teşkilat kurdu. Şubat 1932 'de Hoten halkının topyekün coşkun desteğiyle gerçekleştirilen ve Doğu Türkistanın güney bölgesini kurtaran silahlı milli mücadeleye önderlik etti. Silahlı milli hareketin, 1934'te dış müdahalelerle, bastı rılması üzerine Hindistana ve daha sonra Afganistana geçen Buğra, Kibil'de kaldığı yedi seneyi Türkistanın tarihini ve siyasi geleceğini inceliyerek değerlendirdi, ve Doğu Türkistan Tarihi adlı eserini bu sıra da yazdı. Bundan sonra, Türkistan milli mücadelesini siyasi ve kül türel plat formlardan yürütmeyi yeğleyen Mehmet Emin Buğra'yı 1943 - 45'te
Çungking'de Çin Kurucu Meclis üyesi, 1945 - 49'da vatanında Eyalet Hükümetinde önce Bayındırlık Bakanı ve daha sonra Muavin Genel Va li ve Orümçi üniversitesi Tarih Okutmanı olarak görüyoruz. Bu dö nemde Buğra, halkının siyasj bilinçlenmesinde ve özerklik davasının yaygınlaştırılmasında etkin olarak katkıda bulundu.· 1949'da tekrar vatanından ayrılmak zorunda kalan Mehmet Emin Buğra, 1952'de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçti, ve 1965'te 64 yaşında Ankara' da vefat etti.
3
S UNUŞ
Türkistan halkı, çok eski zamanlardan beri medeniyetin her devrinde kendine özgü bir medeniyet geliştirdiiti gibi başka kiil türleri de özümlemiştir. Bu gerçek, günümüze kadar gelen tarihi mirasımız ile Avrupa müzelerinde sergilenen arkeolojik eserlerde kanıtını bulmaktadır. Milletlerin geçmişteki önemli
olay ve yaşantılarını roman,
opera, drama ve hikaye biçiminde canlandırılması, başlıca milli ve edebi bir vazife olarak kabul edilmekte olup her milletten ya zarlar,
türlü ı;.içlüklere katlanarak, milli varlıklarını sergilemek
tedirler. Türkistmımızda da, özellikle genç yazarlarımız, bu tür eserler verme gayreti içindedirler. "Tahir ile Zöhre", "Rabia ile Sa'din", "Kanlı Dağ" ve "Niyaz Kız" gibi yerli eserlerin yanısıra ülkemizde uyarlaması yapılarak sahnelenen " Ferhad ile Şirin", "Garip ile Senem" ve "Arşin Malalan" gibi yerli olmıyan eserler, bu akımın örnekleridirler. Bu eserler, halkımızın sanat özlemine doyurucu ol maktan uzaktır. Sanat çevrelerine göre bunun nedeni, bu eserlerde halkımızın yabancılar elinde veya yerli müstebitlerin zulmü altında ezilişine ve benzeri facialara ağırlık verilmiş olmasıdır. Bu nitelik, her ne kadar didaktik bir mesaj vermesi bakımından önemli ölçüde yarar sağlıyor ise de, asırlardan beri bahtsızlık batağına saplanmış olan ve ezilmişliğin getirdiği faciaların türlü biçimlerini gece ve gün düz yaşayan halkımızın özlemi daha başkadır. Bu özlem, geçmişte .ki parlak ve onurlu devirlerin, asil ve hoş manzaralarının sahnede canlandırılması zevkini tadmak ve bizi, "tarihte yeri yok" diyenlere gerçeği göstermek ve kabul ettirmek arzusundan ibarettir. Bunu iyi bilen bazı dostlarım, Türkistan tarihi üzerindeki çalış malarımı hatırlatarak, halkın bu ihtiyacına cevap vermek amacıyla bir eser ortaya koymamda yarar görciik lerini belirttiler. Güzel sa natlar al�runcla bilgi ve tecrübeden yoksun olmam nedeniyle böyle bir işe girişmecesaretini kendimde göremiyordum. "Sen yaz, kusur larını sanat çevreleri düzeltir" diye israr ettiler.
İşte bu teşvikten cesaret alarak elinizdeki bu küçük eseri halkı ma sunma imkanıı buldum. Halkın sevdiği operet biçiminde kale me aldığım 7 perde ve 17 sahneden oluşan KUTLUK-TÜRKAN, 8. Yüzyıldaki Türkistanı gözönüne getirmektedir. Hikayemiz, günü müzdeki Moğolistan'ın tümünü, Kuzey Çin'de geniş bir bölgeyi ve Doğu Türkistanın doğu kesimini içine alan Uygur Hakanlığı yanı sıra Doğu Türkistanın öteki bölgelerindeki bir kaç hanlıkları da kapsamaktadır. Bilindiği gibi o devirde bugünkü Batı Türkistan, Arap-İslam devletine katılmış bulunuyordu. Eserdeki dekor ve kıyafetler, o dönemde meydana getirilmiş o lan anıtlardan çağımıza kadar kalabilen heykeller, kabartmalar ve resimler gibi
gerçek örneklerden esinlenerek düzenlenmişlerdir;
hayali veya uydurma değillerdir.
Uriimçi, 1948
Mehmet Emin Buğra
ESERDE TEMSİL EDiLEN BAŞLICA KİŞİLER: 1. KUTL UK TEKiN: Hikayenin kahramını olup Uygur hükümdarı olan Yuluğ Hakanın oğludur. Hikayedeki maceralariyle, bir Türk yiğitinin kahramanlığını, dayanıklığını, ahlakını ve olgunluğunu sim· geler. 22 yaşındadır. 2. YUL UG HAKAN: 8. yüzyılın sonunda Uygur Hakanıdır ve Kutluk Tekin'in babasıdır. Siyah sakallı 45 yaşında gösterişli bir kişi. 3. UMAY HATUN:
Kutluk Tekin'in annesidir.
40
yaşında güzel bir
kadın. 4. BiLGE: Kutlu k Tekin'in baş yaveri, görünümlü bir genç.
25
yaşında yakışıklı ve cesur
5. ARSLAN BEY:
Karluk Türklerinin başkumandanı, uzun boylu, kır sakallı bir batur. 6. BESMIL BEYl'nin GVVENLIK GtJRE VLISI:
50
yaşlarında
Seyrek sakallı, çekik
gözlü, 40 yaşlannda güler yüzlü bir kişi. 7. KVN HAN: 8. yüzyılın sonunda Kuça Hanı olup memleketinde bü yük kanallar, ateş küleleri ı ve dağlarda oyma mabetler gibi eserler yap· tırmış bir hükümdardır. 45 yaşlarında olup, sakalı traşlıdır. 8. ÇOLPAN HATUN: Kün Han'ın kansı ve Türkan Terim'in annesi . oIUp 40 yaşlarında, çok güzel bir kadındır. 9. TORKAN TERiM: Kün Han'ın kızı ve Kutluk Tekin'in sevgilisi, son derece güzel ve zarif, uzun boylu, 18 yaşında bir kızdır.
6
BiRiNCİ PERDE Yulııg Holıan'ın hazinesinde silah odası. Duvarları kırmızı tuğladan,
��ri lavanda.. Odanın duvarlarında türlü k ılıçlar, süngüler, han· çala-. alı-yt11ylar. kalkanlar. zırhlı elbiseler, çelik kalpaklar ve aybalta·
... #ibi mi silahlar asılıdu.
Odanın bir tarafında
bir kaç tane demir
•ndıılı dumuılıllıdu.
Kapuun hemen içinde hazineci ayakta beklemektedir (kır sakallı, orta boylu. lılınazca bir adam ltiilla bir
lıalpak.
olup başında Kutluğ'unkine benziyen püs
sırtında uzun bir cübbe ve belinde mavi ipekli kuşak)
Penfe açılır. Kullalı Telıüı. beraberinde Bilge ve bir kaç yaveri olduğu halde içeri
6İ'n"- Hazineci eğilerek *!itim verir. Kallılk. duvarda asılı silahlara bakarak - Bu silahlar niçin buraya asılmış. niçin kullamlmamış? flniııwoi• - Tekinim!
Bunlar,
geçmişteki büyüklerimizden kalmış olan mutlu
baıralanhr. bir hazine gibi saklamr.
Katlak. yenimi aındılılara - Bu smdıkluda ne var?
bakarak
lhzineci.
- s-1ın1ır silah urır. anoık sauaşta açılır.
Kııtlü.
- Jrilitlaini llÇDL Raaiıwri• Hatandan izin alın sonra açayon Katlılt yaloa.nınılr - Ağa! medmnetini benden esirgeme. özür dilemek ile gönlümü kırma, bunlar silah değil. Kuça hanının hediyeleridir ve kendisiyle ailesinin resimleridir, göniim bunla:n gönnek istiyor, bunlan bana göstersen hiç
le fena olmaz.
7
Hazineci - Af buyrun lekinim! size karl?ı gclmcğe haddim yoktur, fakal haka nımın yarlığı çok kesindir. Kutluk yüzü kızararak - Aç! onlan göreyim, onu gözüme süreyim Hazin eci , - Af buyrun tekinim! ben bunlan hediye değil silah olarak saklıyo rum. Açtırırsanız ben kulunuz candan olurum.
Kutluk hiddetlenerek - Hey! yalan sözlerle beni aldatma, Hakanın yarlığı var diye işi atlat ma
Hazineci - Tekinim! sandıklan açarsam bana var çok sert ceza
Kutluk - - Babamın malını görmem niçin değilmiş reva?
Hazineci - Sandıklan açarsam benim cezamdır ölüm, adaletli tekinim kendiniz verin hüküm. Kutluk - Bu ne demek! ben hiç anlamadım, bu gibi bir engele rastlıyacağımı hiç sanmadım.
Hazineci - Sormayın tekinim, açarsam başım kesilir, söylersem dilim.
Kutluk Duuardaki k ılıçlardan birini hızla alır ve sallar - Sandıklan açmazsan başını keserim, bütün aileni mahvederim.
Hazineci diz çöker
- İsterseniz işte başım, hükmünüz altındadır aile ve kayaşım. Kutluk biraz geri çekilir - Niçin korkmiyorsun ölümden?
Hazineci
- Sebebini anlarsın süzümden. Kutluk
- Ha! ! şöyle bakayım.
8
Hazineci - Hakandan bana şu buyruk geldi:"Kutluk Te kin Hazineye gelirse ona ancak silahları gösterece ksin. Kün Han'ın hediyelerini sandıklara yer leştirip kil itleyece ksin. Sakın bu nları o görmesin, benim başıma güçlük çıkarması n. Eğer gösterirsen başın vurulur; bu sırrı ona söylersen dilin kesilir. .
·"
Kutluk llllıcı - 5özüne
yere atar
inandım, seni cezalandırmaktan vazgeç tim.
(yaverlerine
/Jakarak) Yeğitler ne yapmak gerek? Kalbimi yakıyor kızgın bir d i lek.
Hazineci arzuma boyun eğmiyor, bana da bu arzudan vazgeçmek müm kün olmu yor. Bilge - Te kinim! Bu işe Llulunur bir çare.
Kutluk - Çabuk söyle beni eyleme avare. Bilge - Vazgeçin
bu hayalden, ne ç ıkar bu kadarcık tavardan, maldan?
Kutluk - Sen b imiyorsun, bu şeyler bana canımdan da aziz. Bilge - Ben anlayamadı m ! Nedir bu
kadar ilginç?
Kutlu k - Ah!
görseydin bilirdin, benim derdimin ne olduğunu görürdün.
Onu görmezsem yaşamak bana olu r haram, Ah! derdimi anlamadı ba bam (gözleri yaşarır) Bilge
- Sabredin tekinim Kutluk
- Mümkin değil
yiğidim
Bilge düşünür - Ben bir çare buldum, kebap da yanmaz, şiş de.
Kutluk gülümsiyerek
- Söyle yeğidim, senin gözünden hiç bir
şey kaçmaz.
9
Bilge,
Kııllıığıı bir lıöşeye çelıerelı /ıulağına bir şeyler söyler, sonra
ikisi birdeıı lıaziıı eci ye saldırırlar ue
01111
bir direğe b ağ la r lar ue cebin
den anahlar/arı çılıarıp sandıllları açnıağa koyulur/ar. Birinci sandık ; ikincisinde türlü kitaplar,
türlü göz kamaştırıcı müceuherlerle dolu
üçüncüsünde d c kıymetli kumuş ue elbiseler gözükür. Kutluk bu şeyle re
hiç bir ehemmiyet uermeden dördüncü sandığı açar, onun içinden
som altından küçük
bir
sandık
çıkar.
Kutluk,
onu
eline
alır.
- işte benim aradığım, der. Bilge - Açın, benim de yüreğim oynamaya başladı. Kutluk, elleri titrediği halde sandığı açar, içinden beyaz bir kumaş parçası
çıkar.
Hatun'un
Kumaş
üzerinde,
ortada
Kün Hanın, sağda Çolpan
ue solda da Türkan Terim'in resimleri uardır.
Kutluk, Türlıôn'ın resmine balıaralı şu şarkıyı söyler (fonda çalgı sesi)
A tın an lap başımğa tüşken erdi aşk seudası idim bu kametııinın' bu yüzihnin eski şeydası Köriip emdi yüzürini bu yürekke ot tu taşti ah meni Uyğur eli emdi desün ler aşk resvası Maria boldi seniri vaslıri acunda birgine maksad ç �liıp ketti başımdın mülkü malnın· barçe liulyası Kaçan b olğay bu ku tlulik'a anın"vaslı müyesser ah men orliunda anın' ermiş küçô şehride m ei.ıası 1 Bilge öteki yaverlere dönerek - Evet şimdi anladım. Tekin bu güzel kıza aşıkmış, bu resmi Hakan'ın gizlemesi Jayıkmış, işte şimdi gördü, aşkı da açığa vuruldu. Tekin şim di Kuça'ya gideceğim der, Hakan da buna mani olmak ister. Arada çı kacak kavga, bizim de başımıza gelecek büyük bir bela. Kutluk - Kaygırma! Hakan ile Han, birbirini severler. Dostluklarını kuvvetlen dirmek isterler, babam beni Kuça'ya gitmekten alıkoymaz, Han da be nim göniimü kırmaz. Bilge - Ben bundan kaygırmam, amma Hakan sizi Küça'ya gitmeğe bıraka maz; çünkü sizin canınızı tehlikeye atamaz.
10
K ulluk - Babam beni niçin alıkoyar, yolun bana ne tehlikesi var? Bilge - Arada var kırk günlük kumluk. Orada ne ot var ne su, yol çok uzak. Her yerde düşmanlar kurmuşlar tuzak. Altay yolunda Karluklar sizi yakalar, Barköl yolunda Besmillerden tehlike var, Kumul yolunda, Kuculular sizi öldüriir. Tanın yolunda Sartlar sizi tutsak eder. Kutluk - Bunun çaresine bakanın. Babama arzedip çok askerle beraber gide rim.
Bu sırada dış arıdan ayak sesleri gelir. Yulug Hakan bir kaç veziriyle beraber içeri girer. Yüzünden çok kızmış olduğu beUi. 1-!azineciye ba· kar, onun b ağlı olduğunu görünce suçsuz olduğunu ant.r. Derhal hen· dini tutarak ve hiç bir şey sezmemiş gibi davranarak /i!ıtluğ 'a bakar. Hakan, - Sevgili oğlum bir şey beğendin mi? Hatıra olarak bir şey aldın mı? Kutluk saygıyla eğilir - Hatira olarak bir mendil seçtim, varlığınıza güvenerek onu aldım. Hakan gülümser - Hepsi senindir oğlum, hani ben bir göreyim. Kutluk, istemiyerek çaresiz mendili Hakana uzatır. Hakan mendili eline alarak - Vah vah! benim nazik tabiatlı oğlum! Ne iyi bir hatıra almışsın. Babanın en yakın dostunun hatırasını seçmişsin. Bunu bana Kün Han yollamış, ebedi dostluğumuzun hatırası olarak saklamamı istemiş. Sev gili oğlum, sen başka bir şey al. Bunu ben saklayım, senin bunu kay betmenle dostumun önünde utanıp kalmayayım. Hakan, mendili cebi·
!'e koyar ve "Hoşça kal oğlum" der ve dışan çıkar Kutluk :.... Ah! Beni oyaladı; derdimi anlamadı; der ve şu gazeli sözler
(Fonda çağı sesi)
11
Ah! kaldım derd ara hemderd yok Ah! yardin bir nişan ilgimde yoli Men atamdin köp ümid eyler idim emdi bildim onda hem ümmid yoli Yol yaman hem yarın yurti uzali yol ara kurmiş yavuz düşmen tuzak düşmenimdin hiç liaçan liork'mas idim tutmasa Halian meni közdin yirali Aşli meni köydürdi takat lialmadı tende ôrom canda roltot lialmadı hiç kişi yetmes bu kutltk halığa mihreban H.Jtun anam hem bir köz salmadı
l· Orkun (Orhun), giiniimiizdeki Mogolİltamn lııızcyinde büyük bir ınnaktD'. Uygur Hakanlığının baıkenti Kara Balguun, bu ırmağın kıyısında idi. Kara Balpsun ile Küç&arası, 2.000 km.
cir.
12
İKİNCİ PERDE Yuluğ Hakanın sarayı, en yukarıda üç tane süslü koltuk, ortada Yuluğ Hakan_,sağda Umay Hatun ue solda Kutluk Tekin oturuyorlar. önlerin deki sehpalar üzerinde kımız ue m eyualar,. salonun iki tarafındaki kol tuklarda Hakan'ın uezirleri yeralmış bulunuyorlar. Salonun hapı tara fında dokuz yauer ayakta durmaktalar, ue ellerinde de dokuz tane Uygur bayruğı (gök mauisi zemin üzerinde beyaz k u rd resimli) dalga lanmaktadır. 2 Kutluk Tekin'in yüzü sararmış, gözleri k ızarmış, hasta gibi bir hali uar. Hakan Kutluk Tekin'in elini tutarak - Sevgili oğlum sana ne oldu? Başına ne gibi dert geldi? Güzel yüzün solmuş, gözlerin sanki kan ile dolmuş, derdini söyle ben çaresin ara yım, her ihtiyacını karşılamağa çalışayım. Kutluk başını önüne eğerek - Ulu Hakanım iltifat sizden, kulluk bizden. Hakan - Uygur elinde sayısız bahşılar ve utacılar var, onlar senin derdinin ilacını bulurlar, ama önceden hastalığını bana söylemen gerekir, ondan sonra ilacını aramak gerek ,
Kutluk k ıp k ırmızı kesilir ue başını önüne eğerek - Ulu babam! benim bahşım ve otacım sizsiniz, bana acırsanız denn2.nı kendi elinizdedir. Hakan - Çok iyi, önce derdini söyle, sonra benden deva iste.
Kutluk - Derdimi siz pek iyi bilirsiniz;isterseniz bir emirle çaresini yaparsınız. Hakan - Ben senden vanmı yoğumu esirger miyim?
Derdini bilirsem göz
yumup d urabilir miyim? Sen benim yüreğimin can damarısın, ecdadı· mm biricik varisisin.
Kutluk - Derdimi çoktan bildini'L, ama ilacımı kendiniz elimden aldınız.
13
llal�an kahkahayla 1.ıüler - Derdin bu kadar az mıydı? ilacın şu ufacık bez miydi?
mendili
çıkarıp Kutluğ'a uerir.
Kutluk yerinden kalkıp mendili alır - Ulu Hakanım! benim daha bir dileğim var. Hakan endişeli bir tauırla - Bundan başka ne isteğin var?
Kutluk - Dileğim Kuça'ya gitmektir. Hakanım. Hakan - Mümkün değil bu sefere çıkış.
Kutluk - Sevgili babam! tek dileğim budur. Hakan - Rahatsız olma oğlum otur. Sevgili oğlum! Ben sana işin iç yuzunu anlatayım, kalbini rahata kavuşturayım. Bilirim ki sen iki yıldır Tür.
kan Terim'e aşıksın. Bu yüzden eğlence ve rahattan elini çektin. Halını bize söylemekten utandın. Aşk derdile geceyi gündüze kattın. Ben ve annen senin halini bildik, derdinin çaresini bulduk. Kün Han'a elçi gönderip Türkanı diledik. Kün Han kabul etti, fakat seniııKuça'ya gidi şini
şart koştu. Ancak şimdilik gidemezsin, yol üzerindeki engelleri
geçemezsin. K utluk yerinden kalkıp Hakanın önünde diz çöker - Ulu babam! S iz Türk ilinde en büyük bir Hakan. Her bir askeriniz bir kahraman. Bütün Türk oymaklan size tapar. Bütün Türk ülkeleri si ze bakar. Kuça yolu üzerindeki düşman kimler? Bana kimden. ziyan gelir. Hakan - Oğlum! Senin haberin yok devletimize isyan etti Sart, Besmil ve Karluk. Bunlan itaata getirmek için savaş olmakta. Ordumuz ilerle mekte. Bu iş bitinceye kadar sabret, o zaman edersin hareket.
Kutluk - Ulu hakanım!
Buyruk sizden kulluk bizden, savaş zamanında be
nim gibi yeğit için rahat etmek yakışmaz� İzin verin düşmanınıza karşı edeyim savaş. Ben de sizin gibi olayım kahraman, soyumuz ver memiş düşmanlara aman.
14
Hak an yerinden kalkar ve Kutluğun alnından öper - Aferin oğlum! Kahraman ecdadının ruhları senden razı olsun. Yurt ve ulus seni alkışlasın.
Hakan vezirlerine, hazır ordunun Kutluk komutasında hemen sefere çıkması emrini verir. Vezirler diz ç öktükten sonra dışarı çıkarlar. Umay Hatun ayağa kalkar ve Kutluğun elini tutarak ağlar ve şu türkü yü söyler: (Fonda çalgı sesi) Otlia saldın bu liayğuluğ başımnı hiçe kündüz aliıtursen yaşımnı zelıer zaliliu m liıldıri yeğen aşımnı Barğıl balam teririmğe tapşurdum seni Uluğ işdin seni tosmali liublum yok emdi menlri sendin başka kayğu m yok sensiz emdi meniri rahat uylium yok Barğıl balam teririmğe tapşurdum seni Köl Tekinnın ruhi sana yar olsun Bilge Iİalian sana m ededkar olsun Uyğur eli ebedğeçe bar olsun Barğıl balam teririmğe tapşu rdum seni Düş menın' n i kılgı/ oğlu m Fıaruzar bozuklarını yenip eyle tarumar elıfı üçün eyle büyük kôruzar Barğıl balam tenrimğe tapşurdu m seni Vezirler ordunun hazır olduğunu haber verir.
Hakan, Bilge başta
olmak üzere bir çok subayı kabul eder. Kutlu k Tekin. subayların başı· na geçer ve birlikte ellerini kaldırıp sela m vaziyetini alırlar. Hakan ye rinden kalkarak Kutluk Tekin'e dört tane bayrak verir ve şöyle deı.3 - Atalarımız hayatlarinı savaş meydanlarında geçinnişler. Bu yol ile Türk ulusunun birliğini ve gücünü ayakta tutmuşlar, savaş gönniyen yiğit er olamaz. Meydanda at oynatmıyan, Türk sayılmaz. Gidin,sizi Tanrıya emanet ediyorum. Başvezir şu sözü söyler - Eski hakanlarımız meydan kahramanları idiler, Hakanımız bir Türk arslanıdır. Kutluk Tekin'e lazımdır bu irsi terbiyet, çünkü kahramanlı ğa bağlıdır bu tac ile taht.
15
Askerler hareket e derken şu marşı söylerler: (Fonda askeri mızıka sesi) Türk elinın erlerimiz Türkistandur yerlerimiz Ulus yurtnın' yalıda altsun lian ter/erimiz Möngü bolsun Türk eli Yüz mui yaşa ey Hallan Ulus biznıri canımız Yurt söymek imanımız Uluğ türkliik yalıda fida bolsun lianımız Müngü bulsun Türk eli Yüzmiri yaşa ey Hakan Biz yiğitler liahroman her birimiz bir anelan Türk elinın ılibalığa liurbandur mınlerçe can Möngü bulsun Türk eli Yüzmiri yaşa ey Hakan
2- Eski Türklerde 9 sayı uğurhı sayılardı; bu nedenle her küme, grup, talum veya toplulu ğun 9 tane olmasına özen gösterilir di Hakan1arın yarunda 9
Tuğ (bayrak) taşınırdı ve "Dokuz
Tuğlu k ilan" ünvanı alırlardı. Öteki hükümdarlar ve devlet adam lan yanında taşınan bayrak sayısı, rütbelerine göre deği şirdi.
3- Türk şehzadeleri önlerinde 4 tane bayrak taşınırdı.
16
ÜÇÜNCÜ PERDE Sahne-1 A ltay dağlarının eteğinde, lrtış ırmağının güney k ıyısında Kutluk Te kin 'in ordusu, k uzey kıyısında ise Karlu k Türkleri,savaş' düzeninde gö rülmektedir. iki taraf birbirine ok yağdırmaktadu. Bir aralık Uygur ordusundan bir kısm, lıücuma geçerek ırmağa doğru atlarını koşturur, fakat Karluklar tarafından gelen ok yağmuruna da yanamıyarak geri çekilir. Karluk ordusu karşı taarruza geçer ue trma· ğın ortasına kadar ilerler, fakat Uygur oklan o nları geri çekilmek zo runda bırakır. Karşılıklı hücumlar mümkün o lmayınca, Karluk başku mandanı A rsla n b ey yalnız başına a t k oşturur ve ırmağı geçerek mey dana gelir ve şöyle nara atar - Hey! hey!__ bilsen bil, bilmesen de bil, Altay dağlannı inleten, Tan n dağlarını titreten, kahraman oğlu kahraman, Alp oğlu Arslan benim. Hanı batur olsan meydana gel, Uygurlara getirdim
ecel
Karşı taraftan Kutluk Tekin atını mahmuzlayıp k ılıcını oynatarak ko şar ue şöyle nara atar - Hey ! Hey! ... Tanırsan tanı, tanımazsan da tanı, baturlan diz çök türen, Alpagutlara baş eğdiren, Yuluğ oğlu Kutluk benim. Hakandan getirdim buyruk. Atından in, diz çök, yoksa kendini bil ölü Arslan bey, Kutluğu dikkatle süzer - Ey genç oğlan! ben bir ünlü kahraman. Sen benimle boy ölçüşe mezsin. Genç canını benden kurtaramazsın. Uygurlann ünlü hatırlan nerede? Neden senin gibi bir çocuğu gönderdiler? Kutluk - Ben Yulug Haka,run Kutluk adlı o�luyum. Bende var atalanmın baturluk kanı. Gençliğime bakma, ben bir batur, sen de bir batur, korma. Arslan bey - Siz Kutluk Tekin misiniz yoksa? Kutluk Tekin - Evet,
ben
Kutluk'un ta
kendisi.
17
Benim sözüm Hakanın sözü.
Aslan bey atta n iner ue dokuz defa eğilerek sela m uerir - Tekinim! Biz Karluk oymakları Yulug Hakanın ili idik. Düşmana karşı onun sağ eli idik. Sonradan Hakan, değerimizi bilmedi. r>ostu nu düşmanından ayırt etmedi. Dundan dolayı Karluklar incildi, Ha kana karşı silaha sarıldı.
Kutluk baş eğerek Arslan beyi selamlar - Ey büyük batur! Sizi ve ilinizi Hakan sever, Babamın sizlere karşı kötü görüşü yok; fakat araya girdi bir bozuk. Bizce sizler onun hilesine aldandınız, Hakana karşı ayaklandınız. O bozuğun isteği Türk illerini dağıtmak. ve başka
Bu
yol ile Uygur Hakanlığını yıkmak. Uygur, Karluk
oymakların hepsi bir ulus. Kendi aramızda aynlık çıkarmak
hepimiz için ziyan. Kan ve dilde biriz. Hakanın gözünde hepimiz be raberiz. Siz İdikut'un yanına gidin. Denim sözlerimi ona iletin. İşte Hakan'ın İdikut'a yazdığı yarlığı, okursa anlaşılır Hakan'ın ona sevgisi nin varlığı. Ok k ılıfından bir yazı alarak A rslan beye uzatır.
4.
lıılilmt. Karluk bülıinulıulanna vailen unvandır.
18
4
Sahne-ll lrliş ırmağının boyunda Kutluk Tekin'in büyük olağı. En yukarda Kut· tuh Tekin, sağ yanında l dikul ue onun yanında Arslan bey ue Karluk biiyükleri otumıaktadır. Kutluk Tekin 'in sol yanında Bilge, Ba tur ue ö teki Uygur subayları yer almaktadır.
Kutluk ldikut'a dönerek - Uygur Hakanlığını, Uygur ve Karluk 'Itirkleri birleşerek kurmuşlar dır. Devlet bu iki oymağın birliği ile ilerlemiştir. Son günlerde düşma nın fitnesi araya salmış bir ığva. Patlamış Türk ilini yok edecek kanlı bir kavga. Talihimiz varmış yine barıştık, yine öncesi gibi
birleştik.
Şimdi 'Itirk illeri mutlu yaşar. Hepimize uğurlu güneş doğar.
idikut - Tekinim! Türk ilini yaşatandır birlik. Birliksiz yaşıyamaz bağım sızlık.Türk düşmanının yegane silahı, ayırmak. Bizim de ona karşı sila hımız, birlik olmak. Biz Hakanın tahtını canımızla koruyaca�ız. önce nasıl isek sonra da öyle kalacağız.
Bir Uygur bölüğü ue bir de Karluk bölüğü otağın
önündeki düz/ekte
yer alır ue hep birden bu münasebetle bes telenen "BARIŞ MARŞI söylerler:
(Askeri müzik eşleğinde) Millet kördi tinçlıli Uyğur Karlull epleşip merfgü erkin yaşay dur Türk elleri birleşip ten tekizdur aymalilar işleğüsi toplaş ip yok aynmlık" arada rahet körür aulaşip Yaşa yaşa mın' yaşa Yuluğ Halian köp yaşa Türk elleri emdiğu tinçlılilia ulaş tı lianlığ solluş yolialdı Uyğur Karluk yaraş tı Kutlulitekin emgenip bizge liutluli yol açtı başımızğa mörigülük hiin yuruliini saç ti Yaşa yaşa mıri yaşa Kutlulitekin köp yaşa Yol başçimiz ldiliut ornaşturdi tinçlik' Türk etiğe eyledi unu tulmas yalişılıli emdi barçe birleştük yolidur bizde karşılıli birlik içre yaşaymiz bitsün yitsün aynlıli Yaşa yaşa ldikut Arselan beğ köp yaşa
19
nı
"
Bu tören bittikten sonra Türk geleneğince şölen diizenleni�. Şeyle ki: Yemekte Kutluk Tehin'e, kuyruk /dikut'a hol Arslan Bey ile Bilge'. ye döş, su baylara rütbelerine göre kaburga, but, büyük ilik, küçük ilik, boyıın ve filota etleri kemikleriyle sunulur. r. Yemekten sonra oyun oynanır. Dört hız dört genç erkek sahneye çı kar ve şu türküyü söyliyereh oynarlar: Kışler ketti erteyaz keldi Altay tağıda türliih güller açıldi altun orman bağıda oynar dilber çiçekler bul bularğa nazlanıp bul bul köyler aşkını turup seher çağıda lr tiş, Terim, Orhunlar Türk yeride akarlar yiğit, hızlar ktıyrılıp birbirige baliarlar tağ bağrıda siizüh su ğazel köyler şarhırap huzı, oğlali sehreşip çemenlerde oynarlar Orliun boyide bul bul sayrar terimni eslep Terim güli açılur Orkun yidini iskep Bulbul gülğe liavuşsun gül bülbülni avutsun bulbul gazel köylese gül oynasun naz eylep
Tören ve oyunlar bittikten sonra, Kutluk Tekin hendi ordusu ve bir hısım Karluk askerleriyle Besmillerin üzerine yürümek için yola çıkar. ldikut ve Arslan bey ve Karluk halkı alkışlar arasında Kııtluk Tekin'i uğurlarlar.
-,. Esli Tıirlı.Jcrdc rami ziyafetlerde misafirlere riitbclcrine p;re pişmiş koyununun etinin belirli pa.rçuını, lıcmiğndcİı ayır madan, . iluam edilmcti adet idi. Günümüzde de Dop Tıirlı.Je rindc bu gelenek ıürdiiriilmelıtedir.
20
r>öRDONCO PERDE Sahne-1 6
Yenibalıh şehrinin doğuaundsıki düzlük. Bütün düzlük yükselı çiğ ollariyle k aplanmıştır. Düzlüğün ortasında büyük yol var. Vahit gece, Res mi/ onlusu çiğ otlannın arasına gizlenerek pusu kurmakla meşgul. Sabaha kar�ı herkes yerini alaruk hareketsiz halde be.klemektedir. Güneş doğarken Kutluk Tekin onlusuyla beraber doğu yönünden [!Ö zükür. Dunımdan habersiz yolu takip ederek şehre doğru ilerlemeğe devam e der. Onlu, pusu kunınlann tam ortasına geldiği anda Besmiller birden saldırıya geçerler. Şiddetli bir savaştan sonra Kutluk Telıin ile Bilge yaralanarak esir düşerler. Besmiller onların ellerini iple bir ağaca bağlarlar ve yağma için uzaklaşırlar. Kutluk şu türküyü söyler: Uygun fon müziği eşliğinde. Tutliun boldum neyleyin düşmen lfolıda yigitlerim ltınldı közüm aldıda malisadimğe yite/mey öldüm men emdi kömülürmen hasrette yernıri lioynıda Hakan atam işitkit munluğ dadımni Hatun anam adlağıl bu feryadımni Uyğur, Karluk elleri sizdin tileğim Zayı kılman tökülğen erığ lianımni Ayrıldulimu möngülük güzel Tiirkanım? canım bilen könliim de çindin söyğenim k'ıya;netke ltaldımu senıri vısalın? Türkanımğa yetkiizüri kuşlar arzımni beyan eylen aJJkide çekken derdimni meni bilsün liıyametlik aşik i unutmasun can berip..tartlian ahimni Bir Besmil subayı gelir ve Kutluk ile Bilge'yi sorguya çeker:
Subay - Siz
kimin askeri?
Kutluk - Kutluk Tekin'in erleri. Subay - Kutluk Tekin nerede
21
Kutluk tanınmadığını anlar -
Jlfüriyde, sarayda.
S u bay
- Yanındaki askeri ne kadar?
Kutluk - İki tümeni geçer.
Sub ay - Buraya ne zaman gelir?
Kutluk - Bunu Tekin kendisi bilir.
22
Sahne flapislıane.
il
Kutluk u e Bilgenin elleri kelepçe ile ue ayakları zincirle
bağlı olduğu halde oturmaktadırlar, parmaldığın dışında iki Besmil eri nöbet tutmaktadır.
Kutluk Bilge'ye - Ey sevgili kardeşim, kaygıda sevinçte ortağım. Başımıza geldi b�J bela. U ğu..Suz felek bu hali biz� gördü reva. Kurtuluştan ümit kesmek teyim, ölümü gözümle görmekteyim. Babam bu durumu d1,1yarsa ne yapar? Anam bu olaya nasıl dayanır? Türkan işitirse tınnalar gül yüzü nü, belki kıyar canına. Bu sırada nöbetçiler kulak kesilerek bu konuşmayı dinlemektedirler
Bilge - ümitsiz
olmayın. ölümden korkmayın. Yiğide talihsizlik gelirse
tutkun olur, talih yar olduğu zaman yine kurtulur. Altın,ateşte yan maz; batırlar kazaya uğrarsa ümit kesmez. , Kutluk - Gerçekten de öyle. Tann ne isterse olur şöyle, ama anladığıma göre Besmiller çok kaba imişler, herkese :yamanlık yaparlarmış, yapmaz imişler kimseye şefkat, yok imiş bunlarda insaniyet.
Bilge - Ben öyle olduğunu sanmam, işittikleriniz olabilir bir itham. Türk illerinde yoktur vahşet. Thrkler düşmanlarına ederler şefkat. Bunlar, sizin Kutlu k Tekin olduğunuzu duyarsa, Hakan'ın oğlu olduğunuzu bilirse, size hürmet gösterirler, hiç olmazsa canınızı esirgerler. Kutluk
Bilge
( Uyg un fon müziği eşliğinde)
Açılmağan onda bir gülüm sayramalan şalida bulbulum körmedün men liaylusuz bir kün yaş cananla keldi bu ölüm Kayğurman'ız tekinim liutluli u zun Ytlfap körüniz #loşluk liıı mu lretiir erteyaz mu keliir kiçedin son kün tuğar nurluk0
23
KuUuk - Sağ olun ey yiğit. Size bir sözüm var. Halimden Hakana haber verin; verdiğiniz vaadlan da Hakana iletiniz. Güvenlik
subayı
- Emin olunuz, Hakana bildiririz,- meramınızı da ona arzederiz. Subay, selam uerdiklen sonra dışarı çıkar. Hapishane sorumlusu, türlü güzel yemeklerle bezenmiş sofraya Kutluk Tekin'le Bilgi'yi dauet eder. Kııtluk Tekin
ile Bilgi'nin lıizmet i ue muhafazası için nazik ue ya/u
şıklı ilıi asker göreulendirilir. (Bu aslıerlerin kıyafetleri başkaca olup başlarına yuuarlak siyah takke, üstlerine bej renginde kısa üııiforma giym iş ue bellerine de maui kuşak bağlamış bulunmaktadırlar,· dil şiueleri Uygur şiuesidir.) A kşam olunca hapishane sorumlusu, Kutluk Tekin ue Bilge için b iiyiilı bir odayı döşeterek yatak h azırlatır ue çıkıp gidir. Böylece birkaç gün geçer. Kutluk Tekin 'le Bilge 'ııin simalarındaki asalet
1
söz ue dauronışındaki olgunluk hizmet-eri
askerleri etkiler.
Kalpltln, Kutluk ue Bilge'ye bağlanır ue sonsuz saygı gösterirler. Bu durumdan emin olan Kutluk Tekin ile bu askerlerden biri arasında. bir akşam
· ·
şu konuşma geçer,
Kutluk - Kardeşler! Yüzünüz Uygur yüzüne benziyor, sözünüz de Uygur sö zünü andınyor. Asker - Biz Besmillerden ayrıyız. Buraya Kucu'dan gelmişiz. Kutluk - Buraya niçin geldiniz? Yurdunuzdan nasıl aynldınız?
AsJcer - Besmiller1 Uygur Hakanının o�lunu tutkun aldılar. Hakana karşı Besmil ve Kucu hanlan birlik kurdular. Besmiller çok asker topladı. Kucu Hakanı da
20.000 kişilik
bir ordu yolladı. Biz, bu Kucu ordusu
nun erleri. Yakın ı;.inde yürüyüşe başhyacaktır iki han.m
Kutluk - Uygur tarafından ne haber;Karluklardan var mı eser?
25
askerleri.
Asker - Uygur odusu
K umul' da, Karluk ordusu da yolda.
Kutluk - Uygur ve Karluklar geli rlerse Besmiller ne yapacak Asker - Hakanın o�lunu öldürecek Kutluk - Hakanın ojtlu ne halde Asker - Tutsak imiş sarayda.
Kulluk - Yazık olmaz mı genç oğlana? Asker - Çok acıyoruz o yiğit kahramana Kutluk - Hiçbir dostu yok mu kurtaracak onu? Asker - Saray dışında olsaydı biz kurtarırdık onu
Kutluk
ue
Bilge ansızın mutlanırlar ue birlikte şu türküyü söylerler:
(Uygun fon müziğ i eşliğinde) Aferin aferin Kucu yigiti him metın'bir büyük ernıri himmeti Bah"tsiz tutllunlarnı azad eylemek uluğdur bek uluğ bunıri liimeti Kutluli, Bilge aldındaki tutliunlar yoktur Yiiit! gayretinge toaliunlar sen istesen biz k"utulup ketkümüz gayretinie canlar fiıla bolsunlar Sen liutliuzaatİ bu canımız aa li k"alur Hakan seni büyük ilğe beğ liılur Uyğur, Karluli seni candin alkışlar Acun seni bir kahraman dep tunur
26
Asl:erlcr lıemeıı yerl eriıı deıı lwlharah selam verirler. -- Tekinim! Sizi ku rtarmak için b iz hazırız, canınızın esen kalması için fedakarız.
Kutluk - Ey batur y iğitler leşekkür ederiz. Kurtulmanın nedir çaresi? Asker - Uygur veya Kurlu k yönüne kaçarsak
tulsak oluruz.
Kuça yönüne
kaçarsak kurtuluruz. Biz sizi ııölüri.irüz Anır bulak sınırına. Salimen gidebil irsiniz onun ölesinc.
Kutluk - Aferin yi�itler!
Kuçfi. larafına kaçalım. Herhalde bu gece yola
ç ı kalım. Bizim de, sizinkine benziyen l!iyim �iymcmiz gerek, hiçbir . k imse şüphele nmiyecek suretle şehirden ç ı kmamız gerek.
Asker - Getiririz size elbise.
Askerler dlljarı çıkarlar ve hendi giyimlerine benziyen iki kişilik giyim getirirler. Kutluh ile Dilge ilendi giyimlerini çılwrır ve heybelere lzoyar ve getirilmiş giyimleri giyerler. Dört hişi birlikte çıkıp giderler.
6-Yeni>alık kentinin ş imdilik Moğaka adı, Çunca olup, Çincesi ise Guçin
BEŞİNCİ PERDE Sahne-1 Aygırbulah deresi. iki yanda yüksek ve dik dağlar. Ostleri kar ile örtü lü. Ortada dar bir dere. Derenin ortasında uzanan b ir araba yolu. Yo lun kenannda büyük
bir su lzayııağL Kaynağın ç evresinde yeşil ka
mışlık ve ç imenlik. Kaynaktan biraz uzaktaki genişlikte keroansaraylar göriik mektedir. Tıırpan yönünden birkaç kişinin söylediğ i şarkıs sesi geliyor.
Ses,
yavaş yavaş yaklaşmaktadır. Duyulan şarkı şöyledir:
(Uygun fon müziği eşliğinde_)
Barç f tağlardın igiz ayfır bulaknın tağlan iistünide Nar yağadur astınida bağlan Yaş yi#itnın könli ıinmas litıyğu kelae txışığa kayğuluğ könler ö ter kelgey süyünmek çağları _ Yaş yigitlerğe yaraşur tağu çöllerni kezif taş basıp hem su keçip dünya yüzini aylaniş Yurt içide başıdın iısiğ suğuk'nı ötkiiziip yalişı yamannı tunup fayda ziyanlami biliş
Şarkı söyliyenler, Kutluk, Bilge ve onlan hapishaneden kaçıran Kucu lu iki askerdir. Bunlar, şarkılarını söyliye söyliye su kayrı4ğının başına gelirler. A tlarından inerler. Aralarında şu k onuşr:na geçer.
Kutluk Bir yere, ve bir de dağa bakarak - Bakınız arkadaşlar! Ne güzel görünüş! Altımız zümrüt, üstümüz @ müş.
Bilge - Türk yurdlannın her yeri birer uçmak. Birer uçmakta yaşar her bir oymak.
Birinci asker - Bu yol dünya zenginliğinin can daman
ikinci asker - Bu yol üzerindedir Batı ve Doğu dünyalarının kervan seferi Kutluk giilümsiyerek - Bu yolun en tallı vasfını unuttunuz.
28
Bilge gülerek - Hah! "Aşk kervanının mutlu y olu" deyiniz.
/lep beraber gülüşerek ue tallı tallı k onuşarak çinıeıılihle seçtill/eri bir yere bağdaş kuru/J otururlar. Bir asker kalkarak bir afm iizerinde ki heybeyi alır, çimen üzerine sofrayı �ererle� ue pişmiş soğuk elleri alır ue yemeğe başlarlar.
ue lıeybeden ekmek
Yemek bittikten sonra iki asker yerlerinden kalkar ue geri dönmek için izin ist iyereh şu şarl� ıya başlarlar.
( Uygun fon müziği eşliğinde)
Biz liaytayli ey mihman/ar lioş emdi yaş yiğitler llahromanlar /fOŞ emdi Mundin kiyin sizğe hiç bir l'ıater yok lıu tuldın'u aziz canlar hOŞ emdi Ey yigitler kıldınızler köp liizm et canımuğa koydıriızlar çotf m innet tii-güzdınız bizni sizler yenidin candin aziz mihribanlar IİOŞ emdi Vicdan bilen liılduli sizge yalişılıli liılalmadı düşmen sizge uahşılıh unutmamz bizni ikbal kelgende bizni esleri o zamanlar h00Ş emdi Ta liıyamet biz sizlerni esleym iz ölgünçelik sizge şükran besleymiz taparm iz biz yaliın çağda sizlerni biıyaşay miz ey yaranlar lioş emdi
Askerler geldikleri yoldan geri dönüp gözden kaybolurlar. Kutluk ue Bilge de atlarına binerek Karaşehir yoluna doğru
Sahne
yola lıoyulurlar.
-il
Mevsim ilk bahar, Korla şehri dışında TlJRT TEREK mahallesinde bü yük b ir bağ. Armut, elma, badem, kaysı ue benzeri meyua ağaçları renk, renk ç iç ek ler açmış. Bağın ortasında b ir çardakta arm u t ue elma ağaç larının gölgesi altında Kutluk ile Bilge .oturmahtadır(Ostlerinde lıapis haneden haç tıkları zaman giydikleri elbiseler uar). Kendi elbiseleri
ue
iki büyük heybe çardağı gölge/iyen büyiih armut ağacının dallarına asılı durmaktadır. &ğın kapısına yakın bir yerde iki at eyerli halde göriih mektedir.
29
Kutluk - A h ne güzel bağlar!
Ah
ne kadar h oş anlar! Bu mevsimde Kuça'ya
varsam , Kün Hanın bahçesinde misafir olsam, Türkanın cemalini gör sem, ah olmazdi ermanım ölsem. Bilge gülerek - Ne tatlı hayal. Şimdi gelir size ikbal.
ikisi de coşar ve şu türküyü söyliyerek oynamağa başlar. ( Uygun f on müziği) Ketti liaygu keldi lioşluli bizğe emdi yaryar tenri lütfi başımzğa Baye sal di yaryar otta köygen bu yürekler rahat aldi yaryar küldi dosler barçe düşmen gamde lial di yaryar Ah! Küçôğa bir banp yarımni körsem yaryar O güzelnıri bağıdın bir çiçek üzsem yaryar bağda tüşken iziğe közümni sürsem yaryar bir liaya balisa maria canımnı bersem yaryar Yarğa savğat liılı ban canımnı tutsam yaryar yürekimni suğurııp aldide lioysam yaryar Aldıda liol bağlaban halımnı ey tsam yaryar halime rahmeylese liurbanı bolsam yaryar Oyun bittikten sonra ikisi de döşekler üzerine uzanarak konuşurlar. Kutluk - Çok şükür tutkunluktan ku rtulduk. Kuça'ya da yaklaştık. Kün Hana haber yollamak gerek. Korla şehrine girip
üstübaşımızı dü
zeltmek gerek. B ilge - Bu bağda biraz istirahat edelim. Şehire öğleden sonra '{irelim. B ir taraftan bir kişi bulup onu Kuça'ya gönderelim, diğer taraftan da üstü başımızı düzeltelim ve yolculuk hazırlığını yapalım.
Onlar böylece konuşa konuşa uykuya dalarlar. Onlar uyurlarken bağa bir haç hırsız girer ve neleri varsa alıp atlara yükler, savuşurlar. Kutluk Tekin ile bilge hapishaneden kaç tıkları zaman giymiş oldukları eski miş elbiselerle kalırlar, ne para ne mal, hiç bir şeyleri kalmaz. Uyandık ları zaman olup biteni anlayınca şaşırırlar ve bir müddet hiç konuşma dan bir birlerne bakarlar ve nihayet
30
Kutluk - Ne yapacağız şimdi? Bilge - Ne çare, olan oldu
Kutluk düşünür ve şu türküyü söyler.
Ey felek bizlerğe kıldın köp cefa kclmedi hiç kimseğe sendin vefa insaf adalet yonmudıır? sende ne bolurdi derdime bersen' şifa Bizğe munçe zulm liıldın" ey felek baro yoknı bizdin aldın ey felek azğına külsek ana sen çidamay kaytadın kayğuğa saldın'ey felek Yar işenmes ôşıkındurmen desem Iİan unarmu men ana arz eylesem bir sara n derler ku..ç ô lığlar meni aslü neslimni olarğa sözlesem Maria dün yadın nasib avarelik yaş yiğitke köp ağır biçarelik A ltun alsam ilgime toproli bolur boldı ton heysem yaliam yüz parelıll Bilge - Sabrediniz, kaygırmakta yok fayda Kutluk - Ne yapacağız şimdi, bize çare nerede? Bilge - Kuça'ya gidelim, oradan bir çere bulalım. Kutluk - Bu halimizle Kün Hanın yanına gitsek, başımızdan geçenleri ona söylesek, o belki inanmaz, belki de bizi huzuruna kabul etmez. Bilge - Biz herhalde Kuça 'ya gidelim, orada duruma ba kalım, doğru bulur sak kendimizi tanıtalım, yoksa bir iş bulup bir müddet geçinelim.
31
Kutluk - Evet, biz Kuça'ya gidelim. Şimdilik kendimizi tanıtmadan orada kalalım. Aklıma bir iş geliyor onu yapanz. Bu yol ile
ihtimal ki
saygın tanınırız. Bilge - Hah! Anladım, Binev de resimcilik yapmak mı? Duvar ve tavan lara Türkfln'ın resimlerini çizmek mi? Kutluk giilümsiyerek - Nasıl anladın,
gönlümdeki
sım
nasıl sezdin
Bilge - İ şittiğime göre Kün Han Binev tapınağını yaptırmaktaymış. Çok usta bir resimci aramaktaymış. Siz resimcilikte çok usta.
Bu sanatta
siz yekta. Oraya gidip siz resimci olunuz. Ben de yanınızda olayım bir işçi. Oraya Kün Han ailesiyle beraber sık sık gelinniş, işleri gözden geçirirmiş. Kutluk güler - Ben anlatmazsam da.
sen bildin. Benim diyeceklerimi sen dedin.
Haydi gidelim, çabucak Kuça'ya erişelim.
Kalkarlar ue yaya olarak yola koyulurlar.
32
ALTINCI PERDE
Sahne
1
Kuçıi 'nın lwzeyindeki Binev dağı. Bir çok işçiler dağın yamaçlarıııda
yapay mağaralar açarak oyma mabetler inşa et mektedirler. Ortada oyu/· ma işi bitmiş olan büyük bir mağara. Kutluk Tekin, kapının karşısın daki duvarııı dibine kurulmuş olan iskele üzerinde işçi kıyafetiyle ça· lışmaktadır. Türkan Terim'in ipekli kumaşa çizilmiş olan resmi duvara asılı durnıalıta. Kutluk Tekin bu resmi büyüterek duvara işlemektedir Bilge, bir işçi rolünde, Kutluk Tekine yardım etmektedir.
Kutluk - Bir müddetten beri bu rada çalışıyoruz. Han'ı ve Türkan 'ı hala göre medik.
Bilge - Han ve ailesi buraya sık sık gelirmiş, işçilere iltifatta bulunurmuş, fakat ne oldu gdmedi. Belki de bizim ta lih imiz hala açılmadı.
Kutluk - Biz buraya bir ümitle geldik, fakat intizar ateşile yand ı k
.
(Uygun fon müziği eş liğinde) Yanımğa kelmedın' yarım yoluriğa bargudek boldum ko " /umğa koş piçali alıp yürekni yarğudek boldum seni körmek üm idide hiçe hem kündüz işleymen tenimde kalmadı tak'at bu işdin ha rj udek boldum senin' ııaslinni iz lep o güzel yur !ıımdın ayrıldım tqc ile talitımdın ayrıldım atam Hakan anam Hatun Uluğ :-fehzade erdim men seni körmek üçün şehzadelik balİtimdin ayrıldım senıri aşkın yolida
Dışarıdan bir güriiltü ııe koşuşma sesi gelir. Kutlutun bulunduğu ma garanın önünde bir arabanın durdutu ııe bir kaç kişinin arabadan indi ğini gösteren sesler duyulur. Kutluğun yüreği oynar ııe benzi sararır.
Derhal duııara asılı olan resmi alarak cebine sokar. Künhan, Çolpan Hatun ııe Türlıô n Terim dolruca Kutluğun yanına gelirler. Kutluk ile
Bilge, 9 defa eğilerek sela m ııerirler.
33
Künhan resme bakarak gülümser a !
a ! ne güzel resim, aynen Türkan Terim.
Çolpan Hatun - Ben böyle güzel resmi hiç görmedim, böyle usta bir resimcinin bu lundu ğunu hiç d u ymadım. Tüıkan gülümser ue ana babasına nazlanarak - Bu ustaya büyük mükafat vermek lazım, böyle bir sanatkarın saraya alınması gerek. Künhan tasdik ederek başını sallar ue Kutluğ 'a yaklaşarak - Ey sevimli yiğit ! Nereden geldiniz?
Kutluk - Ulu Hanım! Uygur ilinden gelmiş bulunuyoruz. Künhan - Bu sanatı nerede öğrendiniz?
Kutluk - Kara Balgasun Hakanlık okulunda öğrendim. Künhan - A ferin yiğit! Geceleri gidip yatın sarayın bağında, gündüzleri çalı şın Binev dağında. Yann huzuruma ç ıkın, size vereceğim ilk mü kaafa tı alın.
Kutluk eğilir - İltifat Handan, kulluk b izden.
Künhan ile Çolpan Hatun çıkıp giderler. Türkan kalarak tereddütler içinde bir kızarır bir saranr1yauaş yauaş Kutluğa yaklaşır. Türkan - Ey yiğit! Uygur ilinden ne zaman aynldınız? Kuça'ya ne zaman gel diniz?
Kutluk - Uygur i linden aynldık bultur, buraya geldiğimize yirmi gündür.
34
Türkan - Yulu ğ Hakanın sarayına girdiniz mi? Oradaki hadiseleri b i l d i n iz mi?
Kutluk - Ben o sarayda doğdum, Hakanın terbiyesi altında büyüdüm
Türkôn Terim bazı sualler sormuk isler gibi Kut. . . Kut . . . seslerini tek rarlar, fakat bir şeyden korkmuş gibi vazgeçer ve. .
Türkan - Resimleri ç ok iyi yapmışsı nız, teşe k kür.
Kutluk - Bu iş bana bir şereftir
Türkan hiç ayrılmak istemez - Resimci l i kten başka iş i niz var mı?
Kutluk titrer - a.. a.. a .. aşık, ah ... bayılır ve düşer
35
Sahne il Vakit gece. Türkan Terim'in yatak odaSL Şahane bir oda. Bir tarafında ipek li ö rtüyle örtülmüş şahane yatak; diğer tarafında süslü kolluklar. Tümiin kaygılı ve perişan bir halde odaya girer: kolluğa kendini a tar ; somu kalkar ve "A h .. ah ... " diyerek odada dolaşır. Birdenbire koşar ve kapıyı içinden kilitler, yine dolaşmaya başlar ve kendi kendine söy lenir: - Ah aşk belası ne kadar ağır bir beli.. İki yıldan beri ben bu belaya mübtela; onu, resmini görerek sevdim. Ona kavuşmak ümidiyle yaşa dım. O zavallı, tutkunlukta öldü mü, ona kavuşmam k ıyamete kaldı (Uygun fon müziğ i)
mı?
Kayğu içre lial dı menıri bu başım seldek aliar kiçe kündiiz �n yaşım endişedin başka yolidur yoldaşım Kutlulicanım bu acunda barmusen r Seni söydiim sana köydüm körmeyin visalın'm küttüm ümid üzmeyin seni körmek müşkil boldı ölmeyin Kuttulicanım bu acun da barmusen r Uıuş liıldıiı meydanlarda men üçün tutliun boldun zindanlarda men içün m.ana kerek emdi ölmek sen üçün Kutlulicanım bu acunda barmusen?
Tümiin kendi kendine söylenir - Bu Uygur yiğit acayip bir aşık gonmuyor. Halinden benim gibi müşkülde olduğu seziliyor. Acaba! onun sevgilisi hangi bağın gillüdür? O hangi gülün bülbülüdür? Ah! aşk, yiğitleri eder avare, k ızlan bırakır biçare. Bu yiğitin çehresinde Kutluk Tekin'e benzerlik var. Onu gö r· dükten beri yüreğimde acayip bir hal var. Tümiin birdenbire k oşar ve yatağındaki yast ığın altından bir beyaz ipekli mendili çıkarır ve açar. Kutluğun resmi gözükür. Tümôn resme dikkatle bakar ve söylenir.
36
- Va y ! bu resimcının yüzü, bu resmi n özü. Yok! yok ! aldanmayım; belki bana öyle göründü. Ku tlu k tutsaktır buraya gelemez. Gelse de dağlarda gezmez , saraya gelir. Kutluk bir şehzadedir, o resimci lik yap maz.
Türkan tekrar resme_bahar ve söylenir Hayır! Hayır! muhakkak ki bu Kutluk. Hayır olamaz. Benim kara bahtım
böyle kolay açılmaz. Karanlık gecem aniden aydınlanmaz.
Bu anda kapı çalınır.
Türkan - Bu kim?
Dışandan gelen ses -
Ben ç içeğim
'
Kapı açılınca, kıyafe ti Türhan ınkine benzeyen güzel bir kız oynaya rak içeri girer. (Uygu n fon müziği) ,
iki yiğit bağ ara yürür seyireylep aşıliane sözleşür malisatnı közlep yürğen olişaydur bağda bir yann izlep Uler imiş bu bağda Hannın mihmanı Kaydın kelğen yigitler imiş bildırimu ? yalim banp ulemın yüzin kördiinmu ? maksadlan ne imiş sorop uktunmu ? kimdur u ler izleten bağda cananı ? Kelmiş Kuça şehriğe Uygurdın çıliıp gül yüzleri sarğarmış köp cefa çekip bir yar imiş malisadı keldim men bilip canan izlep bu bağda tapmaslar anı
37
Uyğur yigit kimdur o Kutluli ğu emes ? Kutluli bolsa o başlia yamı izlemes Ah yürekim oynaydur şumu ya emes ? Can çiçekim keldimu 7Yirkannın can ı ? Men keltürdüm lioş liaber berin' söyünce siz söydınız Kutlulinı men söydüm Bilge kaygudamu biz ortali hoşlulimu bille biz o iki batumın' çiçek, türkanı Can Çiçekim bu canım sizğe süyünce ikimiznırİ cananı Kutluk hem Bilge kaygudın biz kutulduli lioşlulimu bille keldi Türkan. Çiçeknın hoşluk zamanı
YEDiNCi PERDE Saime 1
H
Vahit gece. Kuça şehrinin batısında KUTL UK ORDA sarayL Büyük bir çiçek bahçesinin ortasında bir bina. Süsleriyle göz kamaştıran bü yük salonun baş yerinde üç koltuk üzerinde ortada Kün Han, sağda Çolpan Hatun ve solda Kutluk Tekin oturmaktadır.
Kün Han Kutluk Tekin 'e bakarak - Ey aziz mihmanım, çok sevgili oğlum! Yuluğ Hakan ile aramız dostluk bağı ile bağlanmıştı. Hatta bu dostluk bağına akrabalık bağı da eklenmişti_ Siz, Yuluğ Hakan Hakanın sarayında tek oğu1- Türkan da bizim bahçemizde eşsiz bir güL Hakanın dileği idi ikinizi birleştir mek. Bizim de amacımız sizleri birbirinize kavuşturmak. Bu sarayı sizin için yaptırdım. Bu münasebetle onu KUTLUK ORDA diye adlandırdım. Yakında · yapacağız düğününüzü, hoş tutunuz gönlünüzü.
Kutluk Mahçup bir eda ile yerinden kalkar ve Han ile Hatuna diz çök mek suretiyle saygı gösterir
- Ulu Hanım yarhğ sizden, kullu k bizden. Fakat babam ve anamdan uzaktayım. Huzurunuza, tutsaklıkken kaçarak, boş elle gelmiş bulun maktayım. İtlifatınız beni göğe yükseltti.
Kün Han - Beni Hakanın yerinde babanız olarak görünüz. Çolpan Hatunu da Umay Hatunun yerinde ananız olarak biliniz. Siz, benim oğlumsu nuz, var yoğum sizindir. Türlü düşüncelerle üzülmek yerinde bir. iş de_ ğildir. Kün Han ile Çolpan Hatun, Kutluk ile vedalaşarak dışan çıkarlar.
Kutluk koltuğa o turur ve düşünür, söylenir - Han ile Hatunun iltifatı böyledir. Acaba Türkanın arzusu nice dir?
38
Kara közlük söyüğiim nıri çıraylığ yüzi bir aydur yürekimğe atışğa kirpiki oli liaşları yaydur Onııi öğdüsini sayraşlia men bir sanduuaç boldum meni aulap yolik"etmekke ıılas közi turum taydur ')
A nın kaygusıda yığlap közüm Tenri Koli boldı iki merizimde alilian yaş bu köldin yam rağan saydur Mana Iİan birle Iİatun munçe yalişi köz bilen baktı bırali könlüm ni ezgen k"ayğu bir türlük yolia/maydur Meni Türkôn söyer mu yaki söymes m u ? bilelm edim kim o köz uççı birle bolse m u men sarı balimaydur Onın kön lide söygÜ bolmağaç koz yaşım e balimas Neçük sen Kutluğum dep bir liatım halımnı sormaydur Bu anda bahçe tarafından bir kaç kızın kahkahayla gülüştükleri işitilir. Kutluk yerinden fırlar ue kapıya koşar. Kapıdan Türkôn Terim, Çiçe· kim, A it unum ue Ay tolun koşuşup girerler. Hepsinin kıyafetleri aynı· d ır.
(Uygu n "fon müziği) Kutluli canım men sizğe çin könlümdin ôşık men atınızni işitip sizğe köyğen sadıli men aşk" derdini yaşurmak erdi mana zaruret Türk. kızı men uyatçan namusumğa layıli men A ta anam bizlerni öylendürmek bolğunçe sizni körmekke maria olar rulisat bergiinçe açalmadım si"imni Kutluli canım keçürün iki ôşık körüştük hem birleştük ölgünçe Türkôn canım cananım ey birgine ermanım ayağınğa saçılsun fida bolsun bu canım Sen közümnııi yaruliı yürekımnın ti/eki fidayın men liulun men budur sana peymanım Şen aşı/isen men ôşıli iki ôşık tapıştuli yüz köriiş mey can bilen iki ôşıli tonuştuli Fırak· oti köydürdi ikimizni uzakta Emdi bizğe liayğu yo li iki ôşıli liauuştuli
39
Dört
kız, oynıyarak (uygun çalgı eşliğinde)
Ku tluktekin möngii liutluk· bolsun sizğe bu hoşluk Türkôn terim möngü yoldaş bolsun sizğe bu liu tluk· Her ikiniz aşk otide köydıiıızler neçe yil visalınız uzun bolsun hayatınız hem nurluk Hoşhal yaşan Kutluktekin sizğe tali mededkar kÜlüp oynan Türkôn Terim sizğe devlet bolsun yar Biz Türkistan gülleri Türk bağının bul bu ileri açılduli biz tuzumaymiz hem sayraymiz yar yar
Bilge, oynıyarak içeri girer Menııi yanm Çiçekim, men ana ôşık kepelek Çiçekim ah Çiçekim! aşkında köydi bu yürek ya mana rohmeylegil ya al bu canni bu kiçe derdime yokdur deva acun ara sendin bölek
Çiçeğim, oynıyarak Bilge canım ôşık· olsan menmu ôşıli ne liılay Sen ç vağım bol öyümde menmu peroanen b olay ketti llayğu, keldi lioşluk emdi derdınni unu t sen menın cananım ol menmu sana canan olay
Hepsi birlikte oynıyarak Tiirk elide bu hiçe h·oşluk çırağı parladı Türk elini Tenri Tuğlar alkış eylep yanradı Birbiriğe köl sunup Türk elinin· aşiklari derdini ortakJi.şip birlik simnı anladı.
40
·
Sahne i l Vakit gündüz, yine Kutluk Orda sarayı, sarayın batı tarafında turlar (ateş k uleleri} bütün heybetiyel göze çarpmakta. Sarayın bahçesi ue binaları, türlü çiçeklerle ue Uygur bayraklariyle süslenmiştir. ( Kuça bayrağı al renkte olup k urt başının resimini, Uygur Bayrağı ise 2 nci perdede yazıldığı gibi gök mauisi üzerinde boz kurdun resimini taşı maktadır.) Kutluk ile Tümanın nikah düğünü için hazırlık yapılıyor. Salonun en y u karı yerinde Kün Han ue Çolpan Hatun oturmak tadırlar. Kün Hanın yanında Kutluk ue onun yanında Bilge yer ı alıyorlar. (iki damat Kuça k ıyafetinde sırmalı k ıunk yakalı elbileseler ue iri incili şapknlar giymişlerdir). B ilgenin yanında deulet adamlan ue yurt büyük leri eşleriyle yan yana oturmak tadırlar. Çolpan Hatunun yanında Tür kan onun yanında Çiçeğim ue ondan sonra genç kızlar oturmaktadırlar.
Salonun ortasında Tuyınlar ue Kamlar yüksek koltuklar üzerinde yer almışlardır. Kün Han, yerinden kalkar, sağ eliyle Kutluğun elini sol eliyle Tümô nın elini tu tar. Oçü beraber Tuyınlara ue Komlara doğru ilerlerler. Bu din adamlarının karşılanna gelerek diz çökerler.
Kün Han - Tannnın buyruğuyla kızım Türkan Terimi Yulug Hakanın oğlu Kutlu k Tekine verdim Tuyın ve Kam'lar - H�nı Tann yarhkasın. Genç evlilere kut bağışlasın. Kutlu k ile Tüman, Tuyın ue Kamların sağ yanlarına giderek ayakta dururlar. Kün Han, geri dönerek sağ eliyle Bilgenin, sol eliyle Çiçeğimin ellerini tutarak din adamlarına
doğru gelir ue onların önlerinde üçü birden
diz çö ker.
Kün Han - Tannnın buyruğuyla Tursun Beyin kızı Çiçeğimi Akyol Beyin oğlu Bilge'ye verdim.
41
Tuyin ve Kamlar - Hanı Tann yarlı kasın. Genç evlilere Ku_t ba ğışlasın.
Bilge ile Çiçeğim, Tuyın ue Kamların sol yanlaruıda durdular. JUin Han, bir tabak dolusu altın paru getirerek yeni eulilerin başları üzerine dokundurduktan sonra din adamlannın iinüne koyar. Ondan sonra misafirler, sıra ile gelerek tepsilerde koydukları altın ue giimüş paraları, Kün Hanın yaptığı gibi din adamlarına hediye ederler.'" Tuyınlar ue Kamlar, hediyeleri alaruk Han ue misafirleri başlanyla selamladıktan sonra salondan çıkarlar. Yeni euli çiftler, Hanın ue Hatunun yanlanna gelerek otun1rlar. B ir çok genç kız tabaklarda taşıdık ları çiçekleri yeni eulilerin başlarına serperler. Sonra çalgıcılar ue oyuncu kızlar girereh kapının hemen için· deki yerlerini alırlar.
Kuça kıyafetiyle giyinen 1 2 kız oyuna başlarlar. ( (Türkü ve çalgı) Aytolun, Kutluk ile Tür kanı göstererek Künç ıkısdin bir kuyaş, Künpatışdın b ir kuyaş boldi küçıi şehride birbir/eğe yoldaş Küçıi şehri yer emes kuyaşlarğa kök boldi Türk eleğe bu kökde iki kuyaş b ir tuğdi
-Altunum, Bilge ile Çiçeğimi göstererek. Künçıkışnın bir ayi nur saçmakta bu cayğa Künpatışnın yulduzı koşulmakta bu ayğa Türkistanda erkin lik, ay yulduzlar toy kılur Türk eliğe yarukluk yerdin, kökdin saçılur
42
Bütün kızlar, sahnede dolanarak şu tü rküyü söylerler ve oyuna katılırlar.
Künçıkışnı n yılkısı künpatışda yaylasun Künpatışnıri b uğrası künçıkışda oynasıı ıı Bağ bulbulı tağdaki gulistaııda sayrasun Tağ c eğreni bağdaki bostanlarda otlasıın Mı n/er yaşa Künhanım uluğ Hatun Çolpaııım Ku tlu li b olsun bu b irlik Ku tluk" canım Türkanım Ho ş balit yaşa Bilge beğ güzel Çiçek cananım
Mön1,ıii yaşa Türk eli sana fida bu canım
PERDE SON
7
Kü ça halla, adlannın sonuna "m" harfi eldiyerek sö ylerl er,
•
Ayşem , Çiçeğim gibi
&- Küça şehrinin batı yakasında ıjinümii z dc de Kuduğ Oıda a dında b ir. mahalle vardır; eski kent harabderi ve ateş kuleleri ayakta gıöıülebilmektedir. 9
•
Tann Gölü, günümüzdeki Orümçi kentinin kuzeyinde bir mesire yeridir. Tann dağlannın "Buğda dağı" adındaki 7065 metre yükseklikteki tepeıinde bulunan eaki Türlerce mukaddes sa yılan b ir göldür.
10 • Bir kimseye hediye veya udaka verilirken, verilecek ıeyin önce vericinin başına değdirilmai, eık.i Tıirk gele neklcrindendir.
,
43
S O Z L O K A
B
Acuıı
:
dünya
BaHşı
: cerrah
acı ,
kı zmak
Bar :
var
Aççığl amak· :
kı zmak
Barçe :
Aççığ :
Açın,,,a k
:
acımak
Açl<u
anahtar
Adaş
arkadaş
Ağrık
A l dı
:
:
Alpağut
acele
: :
Ata
:
varmak
: pek
Belgül emek
:
bel l emek, tayine tmek
etmek
tarım havzası
öyl e
Belgürmek
:
beli rmek
Bermek
vermek
Besmi l
büyük bir Türk oymağı
(esk i )
süsl enmek
Bezelmek
Bi l e : i l e
ad : baba
Bil en :
Ataklığ : meşhur A tamak :
s ı n ı rı
kahraman
: okadar
Andağ : At
Bek
müba r i z , peh l e van
A l t i şeher : Ançe
Barma}( : Batur :
önü
Aldıramak
Moğolistan
yakınında bi r kent
a l d a tmak
ön,
hep
Barköl
ağrı
:
Al damak
(eski)
ad vermek
A t koymak
:
ad vermek, a t
i l en
Birgi ne : Birle
:
ile
Atlığ : atlı AvlaşmalC :
toplanmak, çullanmalc
AyamaJi : esirgemek A ljlllaJC : oymak Aylanmak : dolaşmak Aypaldu : bal taya benzer bir türlü silah Azğına : azıcık
( ya l n ı z ş i i rde)
Bi ryolı : bir defa, hep beraber
koşt urarak hücum etmek
biricik
Bırak :
lakin,
Bolğulult
ancak
olacak i ş ,
olacak şey Bolmalt : olmak Bolsa
olsa, ise
sölek
ayrı , başka
Buğra
yetişkin erkek deve
BuKtu� : gi zlenme, pusu BulaJC
çeşme
Burun
burun, önce
Burut
biyık
BuyruJC : emir
44
c
D
CabduX : dona tım, kuşam
Dek
c..bdunmali :
Doppa :
kuş..llllliJ k ,
gibi , benzer
dona tı lmak müc.. dele
Calıc"l
:
Cı l ğa
E
uz unca taç : dere
El
c Çağ :
( tekke) Destarhan : sofra
d.. ğ geyi ği
Ceğrerı Ciğa
yazlık başlık
zaman,
Çağlamali :
tahmin
halk,
şimdi
Emes
değil
Emgenmek, Emgelemek
tahmin etmek
zahmet etmek, uğraşmak
Çağl ı li : mahdu t , önemsiz ölçüde Çal
: kır
Çapan
Epe çöğre : her taraf,
postacı
Çeçen
zeki
ipli ğinden yapı lmış kumaş
Çıdam
köşe,
dişarı
tehaımıül ,
Çıdamali :
sabır
tehaamıül etmek
Çıdaml ı ğ : dayanıkl ı Çığ :
Erdi
i di
Erığ
temiz
(yalnız şiirde)
Erk : hürri yet Erkin
hür
Ermi ş
imiş
(yalnız şiirde)
Erteyaz : i l k -bahar Esi t :
teessüf,
yazık
Esl emek : hatırlamak
çi otu
Çı ğlıli. : çal ıl ı k Çin : hakika t , doğru Çıray : çehre Çiriğ,
çevre Epl eşmek : mü t tefi k olmak
Çekmen : kal ın pamuk
:
Emi ldaş : süt kardeş
uzun hafi f palto
Çapar
Çet
tebaa
Emdi
Çirik
asker
çolı : büyük
G Görey
rehin
Güz et
nevbet
Güzet kılmali : nevbet beklemek
Çurçumali. : i rkilmek
45
H Halğa yetmek : acımak
iaRaklamak : kahkaha
Hat un : kraliçe (eski J
Kakmak : kakmak, kapı çalmak
Hiç kaçan : hiçbir zaman
KAlavutun : sırma
llorcun : heybe
/Cam :
Hoşlaşmak : vedAlaşmak
Kamak : hapis
Şaman dini rahibi
ilama : su köpeğinin deri si Kamalmak : hapsol unmak lbermek
Kanı : hanı
yollamak
K,�akçı : haydut
!çağırmak : acınmak lçre : içinde (yalnız şiirde) lge : sahip lgiz
yüksek
lken
imiş
11
:
Karluk : büyük bir Türk oymağı (eski J
iki kişi beraber
vi layet
ll gi
eli
ll i g
el
KAşal
müşkil a t
Katım
defa
Ka ttığ : ka tı , sert Ka vuşmak : bul uşmak taya bakmak : göz uci le bakmak
lskemek : koklamak
Kayaş : ayile, akreba
lşik : kapı lzdemek, lzlemek
Karındaş : öz kardeş KAravat : karyola
lkenlik : olması , olduğu !kölen :
Karamak : bakmak
Kaydağ, Kandağ : nasıl
aramak
Kayırma
çevi ri lmiş
iaytmak
dönmek döndürmek, geri çevirmek
Kayturmak Issığ
sıcak
iay yilig : incik eti
K Kaçan
ne zaman
Kadağ
başlıkları süsleyen al tın ve gümüşten çiçek
.ll'eçkurun
geç vak ı t
ıreçürmek
affetmek
ırelı : geniş Kiçe : gece Kiçik : küçük ilkaslamali : yüksek sesle gülmek
46
Kifıeş : meşvere
Kurşamak
Kifıeşmek : meşvere yapmak
Kuruk,
Kıptan : zırh
K_ uluş
:
çevi rmek
Kuruğ : kuru,
;.
eli boş
bayındırlık
Kişen : ayağa takı lan zencir
Ku t ulmaJC : k urtulma k
Kiyav oğul
Kuyaş :
güneş KÜçluğ
: dama t
Kiyim
elbise
Küçlüğ,
Kiyin
sonra
Künçıkı ş
doğu
güçh
Koğlamak : koğınak
Künpa t ı ş
batı
Kopal
kaba
Küt ermek
yukarı ya
Koşun
ordu
Kütmek : beklemek , a ğı r l amak
kaldırmak
Koymak : koymak, i z i n vermemek,
M
terketmek Kozğalmak
: harekete geçmek, başkaldırm.:ık
Kölenge
Köfıül
Hafılay : a l ı n
gölge
Köfıül
kalp,
Mel l e : nohut rengi
gönül
tohtatmak :
i ş te
Hane
Hen
tesel l i vermek,
kanaat getirmek
: ben
Henıfı
benim
Hefıız
beni z
Honcali : incili sarkL'' köpek
Köp : çok Körmek : görmek
Höngü : ebed
Körsetmek : göstermek
HÖngü l ük
Körüğ : asker teftişi
Hu
Körünü ş : manzara,
Hunçe
Köymek :
tablo
Hunda
yanmak
Köydürmek :
Iİ:ubl
kudret, mecal
Iİ:ucu
Turfan bölgesinin eski adı
·
ki l i t
;umul
Çin sınırına yakın bir kent
Kural
silah
: bu kadar : burada
Hulı : üzüntü, tasa Hufıl uğ
ilzüntillil, hazin
Hu/ıdaş
dert ortağı
Hüre : OIDl;IZ
iulakçe : iki yanı sarkık olan bir tür başlık Kulup
de , bile
Hundağ : böyl e
yakmak
Köylemek : türkü söylemek, nazım şeklinde konuşmak
: ebedi
: mu ? ,
47
N
C!
Neçe : kaç
(Jğdü
Neçük
nasıl
ôr\mek : renk solması
Nerse
nesne
ôpkelenmek : gücenmek,
övgü
kızmak
Nime : ne
ôtmek : geçmek
Nurğun : ka l a bal ı k
ôtküzmek : geçirmek ôy :
o onşama k Olişaş
ev
ôydaş : bir evde hayat geçi ren karı koca
: benzemek
ôyünnek : evirmek
: benzer
Onşa tmak : benzetmek
ôz
Oğla� : keçi yavrusu
ôzi
Oğrı
Ôzleştürmek : benimsemek
: hırsız
: kendi : kendi si
Olturmak : ot urmak
ofı
:
p
sağ
ofıa y : kolay
Pat : acele, çabuk
ofılamak : düzel tmek Ornaşturmak, Orunlaşturmak: yerleştirmek Orkun : Orhun nehri Ornı
yeri , makamı
Orun
yer, mak-
Otra
r
batak
Pişiğ : pişmiş Pi tişmek : anlaşmak Pota
: kuşak :
bütan
PiltQnle11
orta :
bir an evel
-JOGtan
ubi.p (eski )
0tra11il1g
PatraX PatJuılc
PisildamaK : fısıldamak
Orunluli1 Orunduk: iskemle, kol tuk :
arasıra
Pa turmali : batırmak
Orunbasar : kaymak-,namzet
Otaca
Pa tpa t
koli"" a,,.!J.an.an iJci. il1Jcl1 k-1!Jinden kıN ft .taba olan lc-11c
48
: bılsbiltiln,
ea-.ııe
s
T
Sak : sağ, sıhhati !ICfrinde
Takya : yuvarlak yastık
ıa Sanamak : saı,ııık
Tallamak : seçmek
Sanduvaç : biJlbÜl
Tam : duvar
Saralı : deli
Taı-aJ( : bulmak ele geçirmek
Sarı
tarafına
Sa r t
eski bir rürk O!lllJa ğ ı,
çin kaynaktar�nda •şatu• olarak geçer
Savğa t : hedi ye Say : çay, dere suyu Sa !lllJa n : eşya, malzeme Sayramalc : ötmek Sezmek
du!lllJU;
SınmaJi
kırılmak
Sındu.rmali : kı.rmak Sı zmaJi : çi zmek Sorağ : sorgu Söymek : sevmek Söyüg : sevgi li Sübe : bel kemiği Sülıek : kemi k
Tapşu.rmaX : ısmarlamak, tafvizetmek Tarım : şimdiki Lop bölgesinin eski adı Tarkalmali
dağılmak
Tarlia tmaX
dağı tmak
Tartıııali : çekmek, tartmak Taş : taş, dış Taşkarı : dışarı Taşkı
haricl
Ta var
Çin ipekli kumaşı
Tavuş
ses
Tekin
şehzade (eski )
Tekşirmek,
Tekşürmek : tefti ş
Telı : eşi t Terlııı : Afrasiyab soyundan prenseslerin ünvanı
s Şarkıramak : su veya rüzgar sesi şerpe : hareket sesi, ayak sesi şire
Tapışmak : bul uşmak
masa
şundağ : şöyle
T
Tı zılmak : dizi lmek
Teyar, Teyyar : hazır Tik
sarp, dik
Til
dil
Tilek
ihti yaç, maksa t
Timür
demir
Tinç : emin, barış içinde Tinçl ık : emni ye t , asayiş Tı.rmalamak : tırmıklamak
Tolitam : karar, andlaşma
Ti z : diz
Tolitamak : durmak
Tızlanmak : diz çökmek
Tolitatmak : durdurmak
Tı zıııak : di zmek
49
u !'oğra
do§ru
Uça : sırt
rokaç
bir nevi peksimet
Uçraıııak : raslamak
rol uJt
Jı.tfi , llİÜ:-l
uı..ali
2'orus
tavan
llli tu�
anlatmak
Ulas köz
humar göz
Tosmak
engel olmak
2'osRun Tovul§a
engel : m.i §fer, çelik başlık
: anlamak
Unamalt
kabul etmek
Uru§ :
tohım, kabi le
Uşak : ufak
2'0!1
düğün
rRımtut
Tör
odanın en yukarı !leri
Uta§at :
Töş : Gö§üs keıai§i ru§kan : akraba rı.ıur : damar runu.maJı: :
tanımak
: anf olarak
taç
utuli
muavffaki 11et
Uyat
utanmak
, a.ırı,p
Uyatçan
utangaç
uzatmak
uzaltmak,
ved.f etmek
ru§ : ba11rak runaa : hapishane
TurıııaJt
durmak, kalakalmak
2'unııuş : ha!lat şekli 2'urumta11 : küçük bir nevi av kuşu
TubllaX
tutmak, !laka l amaJc
rutJiun
esir
Tu!Pd Tu.z umaJC
duıımak : çiçe§Jn dökillmesi
ru!l rn : Buda dini rahibi Tll§rük : direk, siltun Tılben : aşa§ı
2'ünilk : tavandan açılan Tu.ritult : pencere Tiişmelc
düşmek
Tll zmek
dilzeltmek
Tüzelmek
o Uçiln
için
Ure : ayakta durmak Ustübaş
elbise
Utilnmek
rica etmek
Uzıaek : kesmek
y raıişı ra§ı ,
i lli re§ı
: düşman
ra§l ık : mendi l Yak : taraf raka : 11aka, kenar, sahıl
hastenı� i 11i leşmesi
50
z . Yakıwl ı y : Y;ım,,,.m.,k
Yan
:
yakı ş ı k l ı taşıp akmak
:
yan kemiği
Yanbaşlamak·, yan üstü
Yanpaçl amaJi
yatmak cep
Yanmak
dönmek,
yanmak
:
vermek
Yafıramak
Yaraşa
Yi tmek
yankı
:
: kayıbetmek aydınlanmak
yürüyüş,
yaraşmak, uzlaşmak yaratmak, beğenmek
Yarl ı ğ :
ferman
Yarl ıkamak
:
günahların bağı şlanması {eski )
Yarmak : para Yaruk
:
ışı k
Yasama]( : Yasanmak
yapmak. :
süslenmek, bezenmek
Yaş
:
genç,
yaş
Yefıilmek
yeni lmek
Yefıilmes
yenilmez
Yetmek : erişmek, kifayet etmek retküzmel( : eriştirmek Yid : koku Yigi t
delıkanlı
Yincü
inci
Yiralt
uzak
ri rig
ywnşak olmayan
bı k:::"k
YugurmaK : koşmak
layık ol arak
Yara tmak
:
Yi türmek
örtü
Yaraşmak
Zi rkmek
: ka yıbolmak
YorwnaK :
Yürüş :
YancuJi
Yapuğ :
Zi ri kmek ,
51
hücwn
Uygur Türkçcsin<k Kullanı lan Hazı l' iil E kleri Gen i ş zaman
Oçüncü şah1 s :
Müsbet
adur , edur ( k ı l 4dur , i tedur )
Men f i
( al ı r , ge l i r , eder eklerinin karşığıd ı r )
ma s , m e s , maydur , meydur ( a lma s , ke lme s , barmaydur , bermeydu r . )
(maz , me s , miyor ekle r i n in karşığıd ı r )
B i r i nc i şa h ı s : Mü sbet
a me n , emen ,amı z , emi z ( K ı l amen , i temen ,baramız
I<ilemiz) Men f i
masme n , mesme n , maymen , meyme n , masmi z , mesmi z , maym i z , meymi z , ( a lmasme n ,ke lmesme n , b a nııa yme n , yemeymen , kalmasmı z , be rmesmi z , h anııa ymız; ,körmeym i z . )
( r im , r i z , yorum, yoruz ekle r i n i n ka rş ığıd ı r ) (mem, miyorum, meyi z , miyoruz g i b i ekle r i n kar ş ı ğ ı d ı r )
i k i nc i şa h ı s : Müs b e t
Men f i
asen , e se n , a s ı z , e s i z .
( a r s ın , e rsin , yo r sun
( k ı la sen , ke l e s e n , baras ı z , küles i z .
eklerinin kar ş ı ğıd ı r )
maysen , meysen , maysi z , meys i z .
(mas sın , me z s in , mi yorsun , mez s i n i z ,miyorsunuz ek l e r in i n kar ş ıjlıd ı r )
( k ılmayse n , kelmeysen , almays i z , b e rmeys i z . )
Gel ecek zaman
Oçüncü şa h ı s :
Müsbet
ğus ı ,kus ı , ğü s i ,küsi (kılğus ı , ç ıkı<usı , körğü s i , iş itkils i . )
yerine)
Menfi
majlus ı , meRilsi barmaıus ı ,ke lmeğüs i . )
(mıyacak, miyecek ekl e r i yerine)
M"üsbe t
ğum,Kum , Rüm,küm.
(caRım, ceğim ekleri yerine ) jlumiz , ı<umı z , Rümi z , kümi z . (cağız , ceRiz ekleri (barjlum, ç ıikum ,kelRilm, yerine) içkUm,aljlumı z , bakKumız , yeRüıııi z , içkümiz . )
Men f i
maRum, meRilm, maıumı z , mejlümi z .
( cak , ce k , e k l e r i n i n
B i r i nc i şa h 1 s :
(Kılmajlum , içmeğüm. " "Aumız , v . s .
52
(miyacaRım, miyeceRim ekleri yer i n e )
i k i nc i şa h ı s ( c ak sın , ceksin mıyac ak s ı n , miyecek s i n e k l e r i ye r i ne )
Müs b e t
gua , kun , gün , kün,
Men f i
magun , meğün
Emi r e k l eri
(vurgul ama , kesinlik b e l i r tme ) gıl , kıl , gil , k i l k ı lgıl , bakk ı l , körg i l 1 i ç k i l .
l sm i fa i l ve i smi mef ' u l ekl eri
:
guç i , k uç i , ğüç i , kü ç i ; ınğuç ı , unğuç ı , ı l ğuç ı , ul guç ı , ingüç i , il güç i , ünğü ç i , ülğüç i . ( b a rğuç (,u7k"' '\" ; , körgüç i , i ş i tküç i ; K ı l ı nğuç ı , u r uğu ç ı , çakı l guç ı , t u t u l ğuç ı , b i l inğüç i , yenil güç i , körüngüç i , k ü t ü l ğüç i , ) Gere k l i l i k e k l e r i
:
Tek i l
a y , ey
Çoğul
ayl ı , eyli • kaytayl ı , k i l eyl i .
S ı fa t e k l eri
(ayım,eyim ekle rinin y e r ine )
•
( a l ım , e l im ek ler.inin yerine )
:
gan, k a n , gen; ken. barğan, ç ıkkan, kelğen, i ş i tken,
gan l ı K , kan l ı k , · genl ik , kenlik, k ı l ğanl ıkı , çıkkanl ıkı , kirgenliki içkenl iki ,
(miş ek i yeri n e )
( d ı g ı v e digi ek l � ri yerine )
özgü l eme e k l e r i ( ancak manasın:ı::ll.
gına , kın a , gine , kine , azgına , menıngına , atkına, b irgine , k i ç ikkine , Taaccüp e k i
)
:
(ya eki yer ine 1 bu çok azya bu pek çokya g i b i '
gu , liu, (bu bek azgu! bu c ıkku ! )
53
Uygur Dev rine ait bazı tipler. (Hak.Pro. Dr. Ba haed din 1 96 2 , A n kara,
s.
ÖG E L,
3 56 ,3 5 8. )
82
Türk
Kül t ü r
Tarih i .
� ' §Y
81
0 &_,! d J_,..... c �..,j,$4..- �"-' �� � J.!l \.:>. ıa_, J � ı..S.) 1 ..ı...,S�....�_,!y-: �
..
�\
0 lıi..1_;,....- 4...i..- b � � d-:4.. ' J� � 0� � -�� 0 La..;..J.c • J 1 ı:: e 2 ) · ı.r-- ".J .. . . ı � �..; ( ı..S ..ı.;_,J l!" � ı.
"
Bir Türk hükümdan. Muhtemelen 8. yy'a ait. Tung Huang' daki "Bin-Buda" mabetlerinden birinin duvarını boydan boya süsleyen bu tablonun devamında saray ve devlet erkanının, huzurda duruşlan canlandınlmıştır. (Japon Çin TV ortak çekim� 1981 .)
80
.
.
.f
1
l
\;
.\
••
i .,
\
1
\
' . ,_:; • - r.
\'
. '
' .,
'l;: ı �,
i' .
:·
t'
ı!L..; c.5_,!&..- ı} ..J �_;..:; 4-,5 0 La..L__;....- LA- I:; 1 ..ı...-!....-. � l.;.. a._; �,:; l.;.. � � l.;.. 4-,5 0-' 1 , " .-: � �,; 0� l:ı ) . ı.r-" "().J ( c.5 � � .
;
()
'
•
Küça Hanı laraliçes�
7.
veya
8.
yy. Küça civannda Kızıl'·
daki Min-öy (bin -!!v) mabet kentinde kayalara oyulmuş mabetlerden birinin (No. resim,
1981 'de
8) duvarında bulunmuştur.
(Bu
bir Japon Televizyon çekim ekibince tes
bit edilmiştir.)
78
•••. ı
.
-�
.,
�.
-····
. .
� ...._,_. : _. , ;..
.
. ·
-