hangİ ŞEHİR, HANGİ mahalle nerede bulUŞUYOR? İstanbul Forumları
Acıbadem-Koşuyolu-Barbaros: Koşuyolu Parkı (22:00) Alibeyköy: Dolap Parkı Ataköy: Atrium Karşısı Ataşehir: Ataşehir Parkı Ataşehir: Deniz Gezmiş Parkı Ataşehir- Fetih Mahallesi: Tahralı Buhara Parkı (21:00) Avcılar: Marmara Caddesi Bahçelievler: Levent Kırca Parkı (21:00) Bahçeşehir: Gölet-Atatürk Heykeli önü Bakırköy: Çamlık Parkı Bebek: Bebek Parkı Beşiktaş: Abbasağa Parkı (21:00) Beykoz: Paşabahçe Meydanı (21:00) Beylikdüzü: Özgürlük Meydanı (21:00) Beyoğlu: Cihangir Parkı (21:00) Burgazada: İDO İskelesi önü Büyükada: Atatürk Meydanı (sahil, 21:00) Caddebostan: Sahil Migros Önü Elmadağ-Nişantaşı-Harbiye: Maçka Parkı Etiler-Akatlar: Sanatçılar Parkı (21:00) Eyüp: Hz. Halit Parkı Eyüp: Rami Parkı Eyüp: Karadolap Parkı (21:00) Fatih: Saraçhane Parkı (21:00) Fetih Mahallesi: Tahralı Parkı Gazi Mahallesi: Büyük Gazi Parkı Gaziosmanpaşa: Cumhuriyet Meydanı (20:00) Göztepe: Göztepe 60.Yıl Parkı (21:00) Göztepe: Özgürlük Parkı (21:00) Halkalı: Arenapark Heybeliada: İnönü Parkı İkitelli: Atakent Kadıköy: Yoğurtçu Parkı (21:00) Kağıthane-Alibeyköy: Güzeltepe Parkı (20:30) Kartal: Meydan Parkı (21:00) Kınalıada: Hrant Dink Parkı (21:00) Kireçburnu-Ömürtepe: Çamlık Piknik Alanı Kocamustafapaşa-Çapa: K.M.Paşa Meydan Kozyatağı: Kriton Curi Parkı (21:00) Kurtuluş-Feriköy: Ortanca Parkı (Feriköy) (21:00)
Küçükyalı: Adnan Kahveci Parkı (21:00) Küçükçekmece: Küçükçekmece Sahili Amfi Tiyatro (21:00) Küçükçekmece-Cennet Mahallesi: Şenol Ergun Parkı (21:00) 4.Levent: Sporcular Parkı Maltepe: Maltepe Meydanı Nurtepe: Vartolular Derneği Önü Okmeydanı: Sibel Yalçın Parkı (22:00) Pendik: Kuşluk Parkı Rumeli Hisarüstü: Doğatepe Parkı (21:00) Sarıgazi: Demokrasi Meydanı (21:00) Sarıyer- Büyükdere Forumu: Çelik Gülersoy Parkı (Pazartesi- ÇarşambaCuma, 21:00. Salı ve Perşembe Yeniköy forumuna gidilecek) Sefaköy: Küçük Dev Adam Kitabevi (20:30) Silivri: Kale Parkı Tuzla: Tuzla Atatürk Büstü Ümraniye: Şehitler Parkı, Elmalıkent Her gün, 21:00) Üsküdar: Doğancılar Parkı (20:00) Zeytinburnu: Büyük Park (20:00)
İzmir Forumları
Alsancak: İskele Önü (saat 19:00) Bornova (Evka 3): Saraykent Uğur Mumcu Parkı (25 Haziran, 20:00) Bornova: Büyük Park (20:00) Buca: Çevikbir Meydanı (20:00) Buca Koop: Aşıklar Parkı (26 Haziran, 21:00) Çiğli: Taçocağı Son Durak (21:00) Evka 2: Işılay Saygın Parkı (21:00) Gaziemir: Halil Tan Parkı (19:00) Gündoğdu: Alsancak iskelesi buluşma (25 Haziran, 20:00) Güzelyalı: Göztepe Köprü Ayağı (Her Akşam 20:30) Gültepe: Çınartepe Düğün Salonu Yanı Karşıyaka: Osmanbey Parkı (25 Haziran, 20:30) Narlıdere: Demokrasi Parkı (21:30) Urla: Gülbahçe Köyü Lenin Parkı
Kendi kendini örgütleme kapasitesi Geçen hafta başında Beşiktaş Abbasağa parkında ilk forumun duyurusu yapıldıktan hemen sonra hızla İstanbul’a ve ardından Ankara, İzmir ve başka şehirlere yayılan forumların sayısı artmaya devam ediyor. 13 şehirde 80 civarında forum gerçekleşiyor. Forumların sayısındaki artışın yanı sıra, katılım da gözle görülür bir şekilde aynı yoğunlukla sürüyor. Birlikte güçlenmenin tadını alan kimse evlere girmeye, televizyon karşısında uyuşmaya niyetli değil, bütün forumlar her gün yapılmaya devam ediyor. Artık forum mekânlarında forumun yanı sıra birçok konuda ya çalışma grupları ya da atölyeler de örgütlenmeye başladı. Gezi parkındaki yiyecek içecek paylaşımının forumlarda da hayata geçirilmesi konuşuluyor. Forumların yerel ihtiyaç ve talepleri gözeten yaşam alanlarına dönüştürülmesi için birçoğunda somut adımlar atılıyor.
Diğer Kentler
Adana: Atatürk Parkı Antalya: Yavuz Özcan Parkı (20:30) Bodrum: Belediye Meydanı Bursa Nilüfer: Üç Fidan Parkı Ankara Forumları Bursa Ataevler: 4 Mevsim Parkı amfisi Bahçelievler: 7. Cadde (21:00) (26 Haziran 20:00) Bahçelievler: Anıtpark (Her akşam 20:00) Eskişehir: Eti Park (21:00) Batıkent: Metro İstasyonu Önü Edirne: Zübeyde Hanım Parkı (21:00) Çankaya: Seymenler Parkı İzmit: Cumhuriyet Meydanı (19:00) (Her Pazar 17:00) Muğla: Sınırsızlık Meydanı (21:00) Çayyolu: Üç Fidan Parkı Samsun: Lozan Parkı (Salı- Cuma 20:30) Sakarya: Kent Meydanı Dikmen: Aşık Mahsuni Şerif Parkı Tekirdağ: Tuğlalı Park (her akşam, 20:00) Eryaman: 3. Etap (21:00) Kurtuluş: Ethem Sarısülük (Eski Çaldıran) Üniversite Forumları: Parkı (Her Cumartesi, 19:00) MSGSÜ: Fındıklı Parkı (1 Temmuz,18:00) Kızılay: Güvenpark (19:00) GSÜ: Aydın Doğan Oditoryumu Keçiören: Danişmend Meydanı (21:00) (27 Haziran, 16:00) Keçiören: Aktepe (21:00) Boğaziçi Ünv.: Güney Meydan K.Esat-Kavaklıdere: Kuğulu Park (25 Haziran, 12:15) Mamak: Doğukent Caddesi (20:30) – Tekmezar Parkı (19:00) 100.Yıl: Migros Önünde toplanılarak yürüyüş sonrası: İlhan Erdost Parkı/Birlik Parkı/Barış Parkı/İzci Parkı (22:30)
www.hemzeminposta.org facebook.com/hemzeminposta twitter.com/hemzeminposta hemzeminposta@gmail.com
3. sayfa
Forumlarda birkaç eksende siyasal arayışlar ya da tartışmalar da sürdürülüyor. Ancak en belirgin sorgulamanın içinde bulunduğumuz siyasal sistemin bizleri temsil etmediğine dair giderek artan fark ediş olduğunu söyleyebiliriz. Meseleyi daha dar ölçekte AKP’nin otoriterleşmesi, demokratik muhalefet imkânlarını daraltması ve toplumsal muhalefete yönelik devlet şiddetinin artışı etrafında tartışanlar hâlâ çok. Ancak asıl tartışma, demokrasinin anlamı ve içeriği etrafında şekilleniyor. Forumların sağladığı en önemli motivasyon insanların önemsedikleri her konuda kendi hayatlarına dair söz sahibi olabileceklerini ortaya çıkarması. devamı 2. sayfada
...1.sayfadan devam
Direnişin tüm özneleri yaşatıldıkları hayatı ve buna yol açan siyasal sistemi değiştirebilecek bir güce sahip olduklarını gördüler, motivasyonları da oldukça yüksek. Bu radikal demokratik muhalefet dünyadaki 2008 ekonomik krizi sonrasında ortaya çıkanlarla benzerlikler de taşıyor. Özellikle işgal hareketleri ve sonrasında ortaya çıkan forum hareketlerinde olduğu gibi burada da parlamenter temsili demokrasi daha sorgulanır hale geldi. Hareket özellikle akşamları bir ayağını forumlara basarken diğer ayağını da sokağa basmaya devam ediyor. Örneğin 24 Haziran Pazar günü İstanbul’da İstiklal caddesinde yapılan Trans Onur Yürüyüşü’ndeki katılımda geçtiğimiz yıllara oranla olağanüstü bir sayısal artış oldu. Bu da gösteriyor ki açığa çıkan sistem karşıtı politik enerji, birçok farklı toplumsal hareketin birbiriyle kesişmesini sağlayacak güçlü bir mobilizasyon kapasitesi yaratmış görünüyor. Forumlara paralel olarak hem İstanbul hem de diğer şehirlerde birçok yerde eylem ve yürüyüşler sürüyor. Bu eylemlerin neredeyse hepsi forumlarca kararlaştırılıyor. Forumlar hem siyasi tartışmanın sürdüğü bir kamusal alanı oluştururken hem de siyasal eylemlerin, sokak protestolarının karara bağlandığı bir odak olmayı da mümkün kılıyor. Hareketin sahip olduğu siyasal çeşitlilik ve özellikle Gezi Parkı sürecinde ortaya çıkan dayanışma deneyiminin bir anti-kapitalist boyut ya da ima içerdiği herkesin ortak kabulüydü. Şimdi ise çeşitli forumlarda, yerel dayanışmacı pratikleri geliştirmeye yönelik girişimler birer birer hayata geçiyor. Bu örneklerden de mesela parklarda ücretsiz halk kursları başlatmak, ya da çeşitli alanlarda yabancı dil, müzik sanat gibi dersler açmak, hemen her yerde alternatif medya kanallarını geliştirmek, boykotlar gibi temelde anti-kapitalist eksenli tartışmalar yapılıyor. Biliyoruz ki her iyi örnek, mümkün olan her yerde hızla diğerlerine bulaşıyor. Bu hareketin içinde olan herkes mevcut parlamenter sistemin taşıyamayacağı kadar özgürlükçü ve eşitlikçi yeni bir demokratik çoğulculuk modelinin peşinde. Yeni bir siyaset biçimi ve örgütlenmesi aradığının farkında. Bu yüzden radikal hareketlerin içinden gelen hepimiz bu yepyeni durumun yarattığı dönüşümün farkında olarak, hareketlerin kendi kendini örgütleme kapasitesi karşısında hayret duygusunu koruyabilen öğrencileri olmalıyız! 2
4. trans onur YÜRÜYÜŞÜ BASIN AÇIKLAMASI Direniş kardeşlerimiz, devrim kardeşlerimiz merhaba! Bugün her sene olduğu gibi zulme ve baskıya karşı tek ses çok renk olmak için buradayız bir aradayız. Yalnızca bir sene içinde 18 trans birey nefret cinayetlerine kurban gittiği için buradayız. Başta Meis sitesi ve Bayram sokak olmak üzere trans kadınların evleri mühürlendiği ve çalışma barınma gibi en temel hakları gasp edildiği için buradayız. Eşcinsel ve transseksüeller aileleri tarafından kaçırılıp kaybedildiği için buradayız. Trans kadınlar zorunlu seks işçiliğinin cenderesine iten transseksüel düşmanlığına karşı buradayız… İktidar sahipleri efendiler! Mahalle baskısı, ırkçılık, cinsiyetçilik gibi her türden ayrımcı, faşizan ideolojiyle yoğurduğunuz toplum Gezi Direnişiyle bu kirli oyununuzu bozdu. Bir ay boyunca dünyaya kardeşliğin ve dayanışmanın en güzel örneklerini verdi… Polisiniz, sivil polisler aracılığıyla kurduğunuz mahalle baskınız ve nefreti kışkırtan kirli medyanız hayatımızdan çıktığı andan itibaren eşitlikçi ve özgür bir toplumu hemen orada bulunduğumuz yerde kurabildiğimizi gördük. Üzgünüz özgürlüğün tadını aldık. Umudumuzdan vazgeçmiyoruz. Zalimlerden insaf, adalet beklemek gibi bir safdillik içinde değiliz. Esas olarak halkımıza seslenmek istiyoruz. Halk olarak kanla zulümle katliamla özdeşleşmiş kaderimizi; parkları sokakları meydanları birer halk meclisine dönüştürerek tersine çevirdik… Despotluk ve zulümle felç olmuş Ortadoğu’da umudu gerçek kıldık. Ve kardeşleştik… Çok zor kavuştuk çok zor barıştık ve artık birbirimizi bırakmayalım… Yüzümüzü birbirimize dönelim ve artık gerçekten birbirimize kulak vermeye başlayalım. Gezi kardeşliği hepimize çok büyük kazandırdı ve kardeşleşerek devam edersek çok daha büyük kazanacağız. Kısacası bu şanlı direniş, bu bir aylık tatlı kaos bizlere başından beri doğru yolda olduğumuzu gösterdi. Dün olduğu gibi bugün de direnmeyi umudu taşırmaya devam edeceğiz. Adliye karakol kapılarını her gün her gün her gün zorlayacağız! Cinselliğin siyahları olan bizler; dünyanın tüm siyahları ile birlikte kol kola sokaklarda özgürlük şarkıları söyleyeceğimiz günleri hep beraber yaratacağız!
DOĞanCIlar ParKI Forumu ÖrGÜtlenİyor 23 Haziran gecesi gerçekleşen forumda vegan mutfak kurulması inisiyatini bir kişi üstlendi. Seçim barajının kaldırılması genel bir eğilim olarak belirtildi. Şehirler arası otobüs yazıhanelerinin olduğu yerdeki pis kokunun kaynağının bulunup temizlenmesi için bir imza kampanyası başlatılması önerisi getirildi. Bilgisayarlı seçim sisteminin iptal edilmesine yönelik bir kampanya düzenlenmesi önerildi. Direnişte ölen kişiler için Doğancılar Parkı'nda bir anma yeri hazırlanması önerildi. Direnişte yararalanan kişilerin hastanede ziyaret edilmesi önerildi. 24 Haziran gecesi gerçekleştirilen forumda ise bazı kararlar alındı. Buna göre, bir koordinasyon merkezi kuruldu ve bu organla uyumlu bir biçimde çalışacak çeşitli masalar oluşturuldu: Hukuk masası, Sosyal medya masası, Tıp masası, Yaratıcı eylem masası, Çocuk ve eğitim masası. Kültür-sanat-edebiyat masası önerisi de yapıldı. Ancak bu konuda daha somut bir adım atılmadı.
MSGSÜ MECLİSİ KURULDU VE FINDIKLI FORUMLARI BAŞLADI “17 Haziran 2013 tarihinde, Fındıklı Parkı'nda Mimar Sinan Üniversitesi Açık Meclisi'ni hep beraber kurduk. Gezi Parkı ruhunu ve dayanışmasını yaşatmak; parkımıza, semtimize, kentimize ve okulumuza sahip çıkmak için yola çıktık. Şimdilik öğrencilerden ve üniversite çalışanlarından oluşan bir meclis bu. Bir yandan üniversite içi meselelerimizi dert edinirken, zamanla Fındıklı Parkı'nı kullananlar, bölgede çalışan ve yaşayanlarla çeşitlenmeyi, olması gerektiğini düşündüğümüz gibi üniversiteyi içinde bulunduğu bölgeyle ilişkili kamusal bir alan haline getirmeyi, Fındıklı Parkı’nı üniversite ile iç içe geçirmeyi de istiyoruz. Burada tüm kararları hep birlikte alıyoruz. Ne yapacağımızdan nasıl yapacağımıza dek, adımızın ne olacağından kapsamımıza dek her şeyi apaçık şekilde tartışıyoruz. Kararlarımızı, tartışma üst başlıklarımızı ve gelecekte neler yapabileceğimize dair fikirlerimizi facebook'ta 'msgsu forumu' adlı grupta, 'forum notları' şeklinde paylaştık. 26 Haziran Çarşamba günü saat 12:00’da MSGSÜ Rıhtımda durarak Ethem’i anacağız.
İnanın translar özgür olsa dünya yerinden oynar.
1 Temmuz’da, 18.00'da yine Fındıklı Parkı'nda olacağız.
Transların Özgürlüğü Tüm Toplumu Özgürleştirecektir! Yaşasın Gezi Kardeşliği, Yaşasın Parkların Kardeşliği!
Bugünü ve Geleceği Hep Birlikte Kurmak için Seni de Bekliyoruz!”
Ankara direnişi içerisinde yer alan devrimcilere yönelik baskı ve eylemsiz bırakma çabası sürüyor. Ankara’da bu sabah erken saatlerde 30 eve yapılan eş zamanlı baskında 17 kişi gözaltına alındı. 18 Haziran sabahı yapılan ilk baskınlarda da 25 kişi gözaltına alınmış, üç gün gözaltında tutulduktan sonra 22 kişinin tutuklanmasına karar verilmişti. Bu sabah yapılan ev baskınları ve gözaltıların sayısının daha fazla olduğu düşünülürken, kesin sayıya ulaşılmaya çalışılıyor.
EKOLOJİ FORUMU'NA DAVET, 29 Haziran 2013 Cumartesi Saat: 13.00. Yer: İstanbul Kabataş Fındıklı Parkı Ekoloji ve kentsel dönüşüm mücadeleleri içinde yer alan grup, insiyatif, platform ve kişilerin Gezi Parkı'nı ve temsil ettiği daha geniş meseleleri beraberce tartışmasının vakti geldi. Mücadeleyi yükseltmek ve bir yol haritası çıkartmak üzere herkesi Ekoloji Forumuna davet ediyoruz.
ALİBEYKÖY: “HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK” Alibeyköy’de, Gezi Parkı direnişi boyunca her akşam spor tesislerinin önünde başlayan mahalle yürüyüşleri 21.00-23.00 arası gerçekleşti. Yürüyüş sonrası kaldırılan otobüslerle düzenli olarak mahalle gençleri Taksim’deki direnişe destek vermeye gittiler. Gece geç saatlere kadar hem Gezi Parkında hem de eylemlerin içinde yer aldılar. 17 Haziran tarihinden beri ise Karadolap Belediye Parkında her gece değişen katılımcı sayısıyla mahalle forumu yapılıyor. Tartışmaların yanı sıra türküler söyleniyor, halaylar çekiliyor. Parkta kurulan çadırlarda her cumartesi kitlesel olarak mahalleliler sabahlıyor. Forumlarda artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağı, halkın sokağa çıkmasının ve özgürlüklerinin kısıtlanmasına itiraz etmesinin çok önemli bir kazanım olduğu fikri vurgulanıyor. Firma boykotları ve park alanında Gezi Parkı’ndaki gibi bir mutfak kurulması gibi öneriler tartışılıyor. Yapılan etkinlikler arasında müzik dinletileri ve Gezi Parkı slayt gösterileri var. 7
ankara parklaRINDAN FISILTILAR YÜKSELİYOR KIZILAY, ETHEM PARKI’nda…
Forum’ların ilk haftasını geride bırakan Ankara, Ethem’in yedisi’ni de geride bırakarak, zaman zaman polis saldırılarının devam ettiği sokaklarda, parklarda, meydanlarda bir arada sıkılmış bir yumruk gibi durmaya devam ediyor. Bu arada Ethem Sarısülük'ün ailesinin çağrısıyla, 26 Haziran Çarşamba günü 13:30'da Ankara Adliyesi önünde toplanılıyor. BATIKENT’TE…
Geçtiğimiz Çarşamba gününden beri düzenlenen Açık Forumlarla yerel meselelerin yanı sıra devam eden gündeme ilişkin başlıklar da tartışılıyor. Halkın yoğun talebi, sol partilerin sandıkta birleşmesi yönündeyken, haftada bir gün konser vb. etkinliklerle direnişin büyütülerek sürdürülmesi planlanıyor. Batıkent’te yer alan iki büyük marketler zincirinin şubeleri olan Kiler ve Gimsa’ya karşı boykot yapılarak, küçük esnafın desteğinin artırılması düşünülüyor. Liselilerin önerisiyle Ethem Sarısülük adına futbol turnuvası düzenlemek ve belgesel gösterimlerin yapılması konuşuluyorken, acil durumlarda haberleşebilmek için bir telefon iletişiminin de kurulmaya çalışıldığı Forum’da, Tıp öğrencileri AKP’nin sağlık politikaları hakkında konuşarak, tüm halka anketlere katılma çağrısı yapıyor.
faydalı bağlantılar: mustereklerimiz.org geziradyo.org videoccupy.org gazetegezipostasi.blogspot.com 4
SARISLÜK
Merkez’de olma özelliğiyle diğer forumlardan da katılımcılarla genele ilişkin fikir veren Forum’da alınan kararlar şöyle özetleniyor: Ethem Sarısülük Parkı’nın yaşam alanı olarak kurulması ve Park adı için gerekli sürecin örgütlenmesi, Ethem Sarısülük davasının takibi ve aile ile dayanışma içinde olunması, Park alanının içinde bir sosyal-sanatsal bir atmosfer oluşturulması için; atölyeler, etkinlikler, dinletiler ve gösterimler gerçekleştirilmesi… Sarısülük ailesinin çağrısı üzerine gözaltına alam ve tutuklama saldırısını geriletmek için “Ben de oradaydım, beni de al” kampanyasının örgütlenmesi üzerine yapılan çağrının desteklenmesi, Ankara’da yaşanan polis saldırıları ile ilgili suç duyuruları için gerekli birimlere destek olunması, Ankara’da süren forumlarla bağlar kurulup ortak gündemler oluşturulması, Ankara’da polis saldırısının sürdüğü yerlerle dayanışma ve direnişin büyütülmesi ve son olarak da haftada bir kez, Cumartesileri toplanma kararı alınmasıyla, hafta içleri yerel forumlara destek verilmesi, forum kararlarının takibi, park etkinliklerinin organizasyonu ve cumartesi günleri büyük forum/meclisin toplanması kararlaştırıldı.
ANITPARK’ta…
Ankara’nın en yeni forumlarından biri olan Anıtpark’ta söz cumhuriyet ve laiklik politikaları üzerinden açıldı. Ancak forumda CHPye ilişkin eleştiriler de dile getirildi. Bu gündemden kopuk ve yerele ait olmayan tartışmalara bir son verilmesi istenerek Ankara’da yaşanan başkaldırının İstanbul gibi kent meselesinden çok özgürlüklerle ilgili bir dinamiği olduğu üzerine konuşuldu. Bir yandan hükümetin Ankara’da yürütmeye çalıştığı AOÇ vb. planlarına karşı durmaya, bir yandan da özgürlük arayışına devam etme niyeti öne çıkarıldı. Ancak Forum’da yürütülen hararetli tartışmaların ardından polis şiddetinin en önemli sorun olduğunu ve bunun üzerine de düşünülmesi gerektiği vurgulandı. Kimin demokrasisi olduğu belirsiz “demokrasi” lafzındansa, insanların doğrudan demokrasi istediği, beş yılda bir gerçekten önemseniyormuş gibi sandığa çağırıldıktan sonra, yüzlerine bile bakılmadığından sıkıldığı belirtildi.
gezihukuku.org parklarbizim.blogspot.ca taksimdayanisma.org parklarbizim.blogspot.ca istanbuldaneoluyor.com
KOŞUYOLU: “KOLEKTİF BİR MEKAN ÖRMELİYİZ!” Acıbadem, Koşuyolu, Altunizade, Barbaros Mahallelerinin buluştuğu Koşuyolu Parkı’ndaki forumlar, 23 Haziran Cumartesi günü Taksim’de yapılan eylem nedeniyle verilen ara dışında hergün devam ediyor. Başlama saatinin 21.15 olarak güncellendiği forumlarda Taksim Dayanışması kararlarına paralel olarak yaralıların hastanelerde ziyaret edilmesi, tutuklanan ve hakkında dava açılan arkadaşlarımızın duruşmalarının takip edilerek yalnız olmadıklarının gösterilmesi karara bağlandı. Parka bir kütüphane kurulması, okuma ve tartışma toplantıları düzenlenmesi, şiir okumaları gibi aktivitelerin gerçekleştirilmesi önerileri dile getirildi. Mahalle içerisinde forumu yaygınlaştırmak ve daha etkili bilgilendirme yapılması için parka ve mahallelerin çeşitli yerlerine asmak üzere duvar gazeteleri hazırlanması, parkta sürekli masa açılarak sadece forum saatlerinde değil forum saatleri dışında da etkin olunması üzerinde mutabakata varılan konulardandı. Bir başka tartışma konusu kentsel dönüşüm projeleri ve özellikle bu dört mahallenin kentsel sorunlarına ilişkin izleme ve çalışma grupları kurulması, bu grupların yapacağı bilgilendirmelerle birlikte kolektif eylemliliklerin tartışılması idi. Seçimlerde bağımsız adaylar çıkartmaktan, seçimlere odaklanmayıp kolektif karar alma mekanizmalarını oluşturmak üzere çok geniş bir yelpazede öneriler dile getirildi. Önümüzdeki günlerde seçimler konusunun yine gündemin önemli bir konusu olacağı gözükmekle birlikte parkı, mahallelinin sürekli birbiri ile temas edeceği ve tartışacağı bir mekan olarak örmek üzere çeşitli etkinliklerin de başlayacağı söylenebilir.
KARTAL HALK MECLİSİ İÇİN ÖRGÜTLENİYOR İlki 19 Haziran’da gerçekleştirilen Kartal forumu her akşam saat 21:00’de Kartal halkının yanı sıra çevre ilçe ve mahallelerden gelen kalabalıkların katılımıyla Kartal Sahil Meydanı’nda yapılıyor. Forumda söz alan hemen herkesin dillendirdiği en belirgin nokta din, dil, ırk, meshep vb. gibi ayrılıklara düşmeden birlik olup örgütlenmek gerektiği. Bu örgütlenmenin sağlanması için bir halk meclisi kurulmasına çalışılıyor ve mecliste görev almak isteyen herkese açık çağrı yapılıyor. Kartal Meydanı’nın bir yaşam alanına dönüştürülmesi, atölyelerin, takas
KOZYATAĞI: UZUN ERİMLİ YAPILAR KURMAYI TARTIŞIYOR 23 Haziran günü 100’e yakın kişinin katıldığı Kriton Curi Parkındaki forumda şimdilik gündem belirlenmeden serbest kürsü şeklinde tartışıldı. Gelecekteki forumlar için gündem üzerinden konuşmanın önerildiği konuşmalarda, diğer forumlardan kısa bilgilerin; katılımcılar arası yiyecek paylaşımı gibi ortaklıkların kurulmaya başlaması, meslek gruplarına göre çeşitli etkinlikler yapılması amacıyla komisyonlar oluşturulması ilerideki somut işler için esin verici olarak kabul gördü. Örgütlenme tartışmalarının şekillenmeye başladığı forumda gelecek için uzun erimli yapıların akılda tutularak temkinli, titiz bir şekilde, daha çok bir araya gelerek, ihtiyaçları karşılayacak örgütlenme şekillerinin bu forumlardan çıkacağına olan güvenle hareket edilmesine karar verildi. Bu süreçte gözaltına alınarak tutuklanan arkadaşlara ulaştırılmak üzere kart ve mektup yazılması ve bunların yarın getirilerek, avukatlar kanalı ile ulaştırılmasına, LGBT Onur Yürüyüşüne katılmaya, kütüphane oluşturulmasına, parkın hâlihazırdaki organizasyonuyla ilgilenen dernekle iletişime geçilmesine, “Haklarımız nelerdir” gibi hukuki konularda bilgi almak için bir avukatın da bulunacağı bir etkinlik yapılmasına ve bir önceki gün çocuklarla yapılan resim atölyesini çeşitlendirerek serginin devam etmesine karar verildi. pazarlarının, gezi kütüphanesine benzer bir kütüphanenin kurulması diğer somut öneriler arasında. Boykot ise en sık dillendirilen bir başka konu. Sadece sosyal olarak değil ekonomik olarak da direnişe geçmek ve tüketimlerimizi minimuma indirgemek gerektiği ifade ediliyor. Forumda nelerin görüşüldüğünü dışarıya da duyurabilmek adına bir bülten hazırlanması ve basılarak dağıtılması ise yeni alınan kararlar arasında. Kartal’da forumlar devam edecek olsa da Taksim ve Gezi Parkı mücadelesinin asla bırakılmaması ve özellikle hafta sonları orada gerçekleşecek eylemlere yoğun katılım gösterilmesi gerektiği de altı çizilen diğer konular arasında. Kartal forumu ile ilgili gelişmeler facebook’ta DirenKartal gurubundan, twitter’da ise yine #direnkartal hashtag’i altında takip edilebiliyor. 5
2011 yılının 15 Mayıs’ında önce Madrid’de başlayan ve Barselona ile devam eden meydan işgallerinin alamet-i farikalarından birisi de ortak karar alma, şikayet dile getirme, öneri sunma ve sadece kendini açıkça ifade etme mekanizmalarının en doğrudan demokrasi tecrübesiyle buluştuğu asamblea’lar (halk meclisleri) oldu. Gezi Parkı’ndan doğup ülke sathına yayılan direnişin geldiği nokta itibariyle parklarda buluşan halk forumlarının enternasyonalist düzlemde örneklerine göz gezdirmek bu anlamda önemli. Zira Türkiye’de büyümekte olan kalkınmacı, ceberrut otoriter iradeye isyan dalgasına karşı duruşun en önemli araçlarından birisi de yaşadığı yere ilişkin alınan kararları yalnızca izleyen veya sadece yüzeysel katılım araçlarıyla bilgilendirilen kitlelerin, karar hakkını yeniden eline aldığı bu asamblea’lar. İspanya’daki #15M meydan işgallerinde ortaya çıkan asamblea tipi doğrudan demokrasi mekanizmalarının kökeninin İspanya İç Savaşı’ndaki örgütlenme biçimi olan
GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ FORUMU KURULDU Daha önce yaşanan dayanışma eylemlerinin devamında ve Gezi direnişi deneyimi ışığında GSÜ Eğitim-Sen üyelerinin, GSÜ bünyesinde öğrencilerin, çalışanların ve mezunların bileşeni olacağı bir Meclis kurulması için yaptıkları çağrı üzerine 20.06.2013'de bir araya gelindi. Öncelikle GSÜ içinde katılımcı demokrasiyi inşa etmek için bir çalışma yürütmesi gerektiğini, öğrencilerin ve ayrımsız tüm çalışanların üniversite yönetiminde söz sahibi olması için çalışması gerektiği, YÖK'ün anti-demokratik söylem ve uygulamalarına karşı çıkmayı hedeflemesi gerektiği, üniversitelerin polisiye denetime tabi tutulmasına direnilmesi 6
grupos de afinidad (çalışma/ilgi grubu olarak kabaca tercüme edilebilir) olduğunu söylersek pek yanlış olmayacaktır. En özet haliyle devlete bağımlı olmayan pratiklerden gelen, 4 kişiden 20 kişiye kadar olabilen, çeşitli gruplar halinde bir araya gelip, belirli bir konuda sorumluluk ve karar alabilen gruplara verilen isim bu. Bu farklı grupların kendi içlerinde bir otokontrol (yapılan işin denetlenmesi) mekanizması olduğu gibi farklı grupos de afinidad’ların bir araya geldiği yer olarak da asamblea’lar kullanılmaktaydı. Böylelikle katılımcı demokrasi, bir temsilci seçip geriye çekilmekten ziyade her an, her konuda değişebilen temsilcilerle, tabandaki dinamik fikirlerin ortak akıla intikal etmesini sağlıyordu. #15M sırasında kullanılan asamblea’lar da biri kadın biri erkek olmak üzere 2 moderatör tarafından yürütülen, en az bir kişinin tartışmaları ve alınan kararların tutanağını tuttuğu (ve hemen sonrasında internetten paylaşyığı) bir sistemle yürütülüyordu. Bu asamblea’larda farklı grupos de afinidad’dan gelen temsilciler hem düşüncelerini, hem yaptıklarını hem de taleplerini dile getiriyor ve herkesin katılabildiği oylamalar ile kararlar alıyorlardı. Katılıyorum, katılmıyorum ve konuyu değiştirelim anlamına gelen el hareketlerinin kullanımı asamblea’ları sadece konuşanların değil tüm katılımcıların aktif katıldığı platformlara dönüştürdü. Böylelikle asamblea’lar İç Savaş esnasında bazı grupların “cerebral dinamite” (zihinsel dinamit) diye adlandırdığı biçimde kamusal bir paylaşım alanı haline dönüştüler. Bu anlamda şu anda Türkiye’de parklarda büyütülen forum tecrübesinin de sadece yerel bir paylaşım biçimi değil, küresel neoliberal şiddetin iktidarına ve içi boşaltılarak tek tipleştirilmiş uzlaşı demokrasisine küresel bir çoğulcu cevap olduğu da söylenebilir. #15M’den #direngezi’ye temsili demokrasiyi tarihin çöplüğüne atarak, hayatları hakkında karar alma konusunda irade ve inat gösterenler bu mücadelenin çoktan kazananları olmuşlardır. gerektiği yönlü görüşler dile getirildi. Üniversiteyi dönüştürmeye önce insanların kendi aralarındaki ilişkileri dönüştürerek başlamaları gerektiğine, karşılıklı dayanışma ve mücadeleleri ortaklaştırma kültürünün yaygınlaştırılmasının önemine işaret edildi. Oluşumun devam eden Gezi eylemlerine katkı sunmasının önemi vurgulandı. Direnişlerde yaşananların gündemleştirilmesi, tedavisi devam eden yaralıların maddi ve manevi ihtiyaçlarının gözetilmesi, park forumlarında oluşturulmakta olan atölyelerde bulunulması, dünyanın başka yerlerinde gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olan direnişler hakkındaki bilgilerin artırılmasına dönük konferans ve toplantıların gerçekleştirilmesi önerileri dile getirildi. Hem bir sonraki toplantının organizasyonunu yapmak, hem sosyal medyada iletişim kanallarını inşa etmek, hem de açıklama taslağını hazırlamak üzere bir çalışma grubu oluşturuldu.
Ethem Sarısülük, 1 Haziran’da Kızılay’da Gezi Direnişi’ne destek eylemleri sırasında, Ahmet Şahbaz adlı polisin silahından çıkan kurşunla başından ağır yaralanmıştı. Beyin ölümü 12 Haziran’da gerçekleşen Ethem, 14 Haziran’da hayatını kaybetti. Ethem’in katilinin yargılanmasını beklerken, önce Arınç’ın “polise linç teşebbüsünde bulunulmuş, eline taş gelmiş olabilir” açıklamalarını dinledik, daha sonra da Ethem’in zanlısı Ahmet Şahbaz’ın “meşru müdafaa”dan serbest bırakıldığını öğrendik. Ethem’in avukatı 24 Haziran’da 100. Yıl Parkı’ndaki foruma telefon ile bağlanarak şunları söyledi: “Gerçi Türkiye’deki yargı sürecinin nasıl işlediğini hepimiz biliyoruz ama bu kadarına cüret edeceklerini beklemiyorduk, bundan sonra daha fazlasına cüret edecekler, Ethem’i öldüren polis bugün mahkeme tarafından serbest bırakıldı, serbest bırakma kararının gerekçesinde ne o hepimizin seyrettiği görüntüler vardı, ne olay yerinde dinlenen tanıklarımızın ifadeleri vardı, ne bilirkişilerin atış noktasını ve hedefini tespit ettikleri raporlar vardı, ne de
Bir ölüm daha: İrfan Tuna Ankara’da Ethem’in yitirilişinin ardından, geçtiğimiz günlerde gelen bir ölüm haberi daha vardı, ancak bu ölüm gündemin
nurtepe: forum halk hareketİnİn bİr paRÇASI Nurtepe halkı direnişin ilk gününden bu yana daha önce tarihinde görmediği bir kitlesellikte, sayısı 20.000 kişiye kadar çıkan mahalle eylemleri yaptı. Halkın bir bölümü düzenli olarak Taksim’e destek verdi. 16 ve 17 Haziran günleri mahalle polisle ciddi çatışmalara sahne oldu. Gezi Parkı direnişi boyunca dayanışma çadırı kurulan alandaki ilk forum ise 21 Haziran Cuma günü, 150 kişiye yakın bir katılımla gerçekleştirildi. Forum alanının isminin Nurtepe Gezi Parkı olarak değiştirilmesine ve
otopsi raporu vardı. Bu mahkeme bu kadar kanıtı yok sayarak, sadece bu katilin kendini savunmak için uydurduğu yalanları gerekçe yaparak böyle bir karar verdi. Bundan sonra biz avukatlar için hukuk yolu adalet açısından bitmiştir. Bundan sonra biz hukuksal yolları bu yargının iç yüzünü teşhir etmek için kullanacağız. Bu davanın jürisi de yargıcı da artık Türkiye ve dünya hukuklarıdır, bu mücadeleye damgasını vuran gençliktir, bundan sonra hesap meydanlarda ve sokaklarda savunulmalıdır, yargının işi bizim açımızdan bitmiştir.” Yargıyı da polisi de tanıyoruz! Maalesef artık şaşıramıyoruz, çünkü benzer senaryolarla bir çok kez karşılaştık. 2004’te Uğur Kaymaz ve babasını öldüren 4 polisi “meşru müdafaa”dan serbest bırakan da aynı yargıydı, 2007’de Festus Okey’i öldüren polisi ancak 4 yıl sonra en hafif şekilde cezalandırarak işin içinden çıkmaya çalışan da aynı yargı.
Her seferinde “Türkiye bir hukuk devletidir” diye bağıran iktidarı artık tanımıyoruz! Gün geçtikçe kendini daha çok hissettiren bu polis devletini teşhir etmek için mücadeleye devam ediyoruz!
içinde neredeyse görünmez hale gelmişti, hatırlamakta fayda var, bir dershanede temizlik işçisi olarak çalışan İrfan Tuna, 6 Haziran’da yoğun kullanılan biber gazı sebebiyle kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. İrfan Tuna, Kızılay’da olan iş yeri sebebiyle önceki günlerde de yoğun biber gazına maruz kalmıştı.
yeşillendirilmesine karar verildi. Forumda sağlık ve eğitim alanındaki reformların, güvencesiz çalışmanın yarattığı eşitsizlikler ele alındı. Medya kanalları boykotu, duran insan eylemleri, gözaltındaki arkadaşların takibi gibi konular tartışıldı. Abbasağa gibi parklardaki forumları takip eden gençlerin oralarda formüle edilen önerileri Nurtepe forumuna aktarmaları da dikkat çekiciydi. Forumlarda somutlaşacak taleplerin Nurtepe Meclisi bildirgesi haline gelmesi önerildi. Alibeyköy’de olduğu gibi işçi ve emekçilerin yaşadığı Nurtepe’de de forumlar bir grubun öncülüğünde değil kapsayıcı bir halk hareketinin parçası olarak şekilleniyor. Halkın içinden daha fazla kişinin konuşmaya teşvik edilmesi ve katılımın artması için çaba sarfediliyor. 3