gezi postası DİRENİŞİN GAZETESİ
29 HAZİRAN 2013 CUMARTESİ | SAYI 10
@gezipostasi | gazetegezipostasi.blogspot.com
“Başbakan olarak öyle bir başlık oluşturmam gerekir ki bu gündem oluşturmalı. Bu tartışmalar olmazsa ben Başbakan olamam. Gündem başkalarının elinde kalırsa olmaz.” Böyle diyordu 22 Aralık 2012 tarihinde ışıklı sahnesinden, her zamanki gibi güler yüzle ağırlandığı bir televizyon stüdyosundan. Başbakan işte o konuda haklıydı; kendimizi bildik bileli yaşamımızda olup bitene, çevremize, hayatlarımıza dair kendi sesimizi çıkaramadan önümüze konulan gündemin, seçimlerin peşinden gittik durduk. Gezi Parkı ile değişen de bu oldu: sahneye “biz” çıktık. Ardı ardına gelen açıklamaların, say say bitmeyen düşmanlara dair bitmek bilmeyen konuşmaların amacı da yeniden “gündemi elimizden almak” idi. Asabiyetin ve saldırganlığın nedeni buydu. Tüm ülkenin gaz altında bırakılmasının ve tutmayan medya makyajlarının nedeni buydu.
#direngeziparkı #occupygezi
Başbakan Kazlıçeşme mitinginden önce Gezi Parkı’ndaki direnişin varlığına tahammül edemeyip polis şiddetiyle dağıttığı zaman sahneyi geri aldığını sanmıştı, ama yanıldı. Başbakan, Mayıs sonunda “Siz ne yaparsanız yapın, biz Gezi Parkı ile ilgili kararımızı verdik” derken başka bir ülkede yaşıyorduk; şehirlerin asıl üreticisi olan insanlara aldırmadan ihalelerin düzenlendiği, iktidarın yatak odamıza bile girmekten çekinmediği bir ülkede. “Kararımızı verdik” diyenler mahkeme kararı bile beklemeden parka girmeye kalkıp, parkı korumaya çalışanlara polis şiddetiyle karşılık verince bardak taştı; mesele sadece “3-5 ağaç” değil, yaşamlarımıza dair söz hakkımızı almaktı. #direngündem Devamı 2. sayfada...
Diren Gezegen! Gezi Parkı Direnişinin sesini bir kez daha yükseltmek için, herkesi 29 Haziran Cumartesi günü saat 13:00’te Kabataş Fındıklı Parkı’nda Ekoloji Forumu’na katılmaya çağırıyoruz. Gezi Parkı Direnişi, tüm yaşam alanlarımıza yapılan saldırıların deneyimleriyle yükselmiş ve küresel çapta bir yankı bulmuştur. Tüm ülkede, kentsel yağma alanlarında geri döndürülemez kazanımlar elde etmek üzere bu sefer de Ekoloji Forumu’nda buluşuyoruz. Kentimizi, doğamızı ve müşterek varlıklarımızı peşkeş çekenlere “artık yeter” demeye devam ediyoruz. Yaşadığımız çevreye sahip çıkmak ve özgürlük mücadelesi, Gezi Parkı Direnişinin birbirinden ayrılmaz iki temel özelliğidir. Doğayla insan arasındaki ilişkinin paralı hale getirilmesine karşı elbirliğiyle taze bir direniş hattı inşa edilmiştir. Bu mücadeleye sahip çıkanlarla sesimizi yükseltmeye devam edelim.
Her yer Taksim Her Yer Direniş demek; Her yer Aliağa, Her yer Akkuyu, Her yer Bergama, Her yer Gezi Parkı, Her Yer Yeryüzü demektir!