Skip to main content

Y_79_242_

Page 1

BAGIMSIZLlK DEMOKRASi SOSYAliZM i癟iN HAFTAl覺K SIYASIHABER VE YORUM DERGISI SA YI: 242

1979 7.5L1RA -

281111M .,

D UM FUlElERINE


Dünya Gençlik Haftası

Kitlele r l e bu tunlesmek ıcın iler i •

•

Dünya Gençlik ve öfrencl Haftası '79 Türkıye Kutlama­ \an, 1zmır'de yapılan kitlesel toplanııyıason buldu. Bır hafta boyunca 'rurklye'n1n dört bır ya­ nında, yıjtııısal ve görkemli kut1arnalar sürdüren Genç öncü, batta sonunu, çeşıtlı kentlerde düzenlediltl gençlik yürüyüşleri ve dait brmamş\anyla, çeşıtlı kentlerdeki salon toplanlllanyia getırdi. "Gençlljtln Ulusal ve Uluslar­ arası BirliRl" toplantısı da İzmir' de gerçekleştirildi. 17 Kasım Cu­ martesi günü yapılan toplantıda ııınısıyla Genç öncü Genel Sekre­ teri Mesut Vuıal, Türkıye ışçi Partisi Genel Başkam Beblce Bo­ .ran konuştular. Konuşmalann arkasından Yusuf D&itiistiin ve zeliba Berksoy'un dinletileri iz­ lendi.Toplantı ıçın ışçi Kıntür Demejtl ve Genç öncü'niin. ortaklaşa hazırladıklan ve yak\a­ ,ık bir buçuk saat iiiren "genç­ Uk hareketi' konulu kurguyu, TImUr Selçuk'un 50IL ürünlerin­ den "e dIrenJ4 mutlanndan ha­ zırIadıitl bır dlnJetl iJMdi Top­ lantı, bep bır aitızdan söylenen Entımıasyonal Martıyla IOIL& er­ di. TILın toplantı boyunca, Iklbın befyiizü qkın izleyici coşkulu bır biçimde "Gençlik eelecek, eelecek lOI)'allzmdlr", "Yqaaın DDGF, YafU1ll Genç öncü', "Fqlzml ezeceRIz", "SosyaUst Türkıye", "önderimiz Boran, SI­ iabımız Part\m1z" lIoganlannı söyledi. "YafU1ll DDGF, Yqasın Genç öncü" lIoganianyla kürsU­ ye gelen Mesut Vural, özetle haf­ ta boyu yapılan çalışmalan anlattı, eençURIn ulUlIarara.sı blr­ URinin önemini ve bunda DDGF' nin vızeeçUmez yerini vurguladı. Konuşmasının devurunda, bWm­ .1 lOI)'alist gençlik örglitlenme­ linin yerini, gençlik hareketinin bugün ıçınde bulunduRu duru­ mu anlatan Vuıal, eençlljtln ey-

lem blrURInIn aRianmasında atı­ lan adımlan anlatarak, gençURln antifaşist eylem blrURlnIn mut­ lak aRlanacaRım, bunda da Genç öncü'nün en önde mücade­ le edeceRini belırttl. Konuşması: mik, etkın bır de'nimcl güç ola­ nın sonunu, gençUk hareketlnin, bUir. Toplumsal evrim ve devrlm­ politik hareketin uyumu konu­ de gençlık etkın bır �ç olabil­ di!!1 Içindir kı, onu, bütün1üRünü suna ayıran Vuıal, "Yqasın DDGF, Yaşasın Genç öncü", koruyarak, Işçi sınıfının bUlmsel "Yaşasın dünya 'Işçi sınıfı parti­ sosyaUıt politik hareketi dol!rul­ bUlnçlendirmek ve leri, yaşasın Türkıye İşçi Partısı" turunda sözleriyle konuşmasını tamam­ örglitlemek gündemde olan Ivedl sorundur. ladı. . "Ya1nızca genel olarak top­ Türkıye ışçi Partisi Genel Başkam Beblce Boran, konuş­ lum ve toplumsal geUşme açımasındA gençlil!ln sımf mücade­ 1I11ldan dejtil, gençU�ln kE ıdlsl bakmundan da bilinçlen.ne ve lesi Içindeki yerını açıkladı. ".. DenebUir ki gençlik özün­ örglitlenme gündemln Ivedl ıııad­ des! olmaktadır, çünkü toplum­ de ilerici bir ni telik taşır. VBl olan toplurnsal del!erler benüz sal sorunlann gençllite özgü yan­ Içine Iyice yerleşmiş, özümsen­ ian da bulunmaktadır. Genel sö­ miş, kemlkleşmlş olmadıl!ı ıçın, mürünün yanında bir de genç Iş­ daha diri ve dinamik bir kişilik gücünün ek sömürüsü vardır. yapı. taşıdıklan ıçın genel ola­ , Genel anti-demokratik baskılar rak genç kuşaklar deRişime, ye­ yanısıra bır de ııençllRe yönelik nJUklere yqh ku,aklardan daha özgiii baakıiar vardır" okulda ve açıktırlar. Aynca,klşUiklerl yq­ aUede. Bır toplumsal afet olan h kuşaklann gençlik dönemin­ Işsizlik gençURl özellikle etkile­ YUkaek öRretlm dekInden daha dejtlşlk, yeni ki)­ mektedlr. ,unar altında biçimlendiRinden, mezunu diplomalı gençler Işllz­ bu nedenle de ç&itm gelişmelerI­ ler ordusunun önemli bır bölü­ Dünyada nIn daha çok etklalnde ve onla­ münü olu,turmaktadır. ' banş ve savaş sorunlan en başta ra daha yatkınılırlar. "... Kırda ve kentte, öfrencl gençUl!ln geleceRini UgDendir­ ve çalışan gençU!!in bır bütün mektedlr. GençURIn lıteRl ve te­ olarak örglitlendlrillp, bilInçlen­ mel çıkarlan dünya banşındadır; dIrUmelI güncel ve Ivedl bır gö­ gençURe ölümcül leb1lke ise nük­ rev olarak önllmüzdedlr. Gün­ leer savaştadır. Gençler sırt ken­ cel ve ivedidir çünkü dünyada ve di bak, özgürlük, güvenlık ve Çı­ kartan açmndan da toplumsal yurdumuzda sımt mücadelesi gün günden yoRunla,makta, keskln­ mücadele vermek, bu mücadeleyi etkın, başanh biçimde yürütebll­ Ie,mektedir. Kapitalist dünya ve ınkeler yenı bır toplumun di)­ mek ıçın de doııru bUince eriş­ mek ve örglitlenmek durumunda-o Rum sancılan Içindedirler. Yenı dır. toplumu doRurtacak temel, ön­ , ... Şunu aa aym önemle be­ cü güç I,çl smıfı olmakla bera­ UrtmeUylm ki, somut, güncel, kı­ ber, işçi sınıfı bu Işte tek başına sa vadeU 'sorun ve ıhtıyaçlarla deilildlr. Bır toplumsal güçler It­ tlfakı ıçınde, onun başım çek­ ilgllenlJlr, çözümleri ıçın müca­ mek işlevini yapar. Bu toplum­ dele verilir ama asla bu çeşıt so­ sal Ittlfak ıçınde bUlnçU ve ör­ run ve çözümlere takılıp kaiın­ gütlü eençUk önemU bır güçtür_ ın&Z, mücadele o düzeyde bırakıl­ ın&Z. Hedef, olabiıdıRince en BıunçU ve örgütlü gençlik" dlnayüksek düzeyde bUlnçlenme, ör­ gütlenme ve mücadeledir. Ancak o düzeyde ve niteilkte bır müca­ dele ile son hedefe erişilebilir ve Sahibi: YUroyO, Ya')'ın"tılık Ltd.ŞtI. adına NIHAT 5ARGIN "Genel kapitalizmden sosyalizme geçişi Yayın YOnetmeni: Zeki KILIÇ.Yazı işleri MÜdürü: Neşet KOCA­ Içeren bır düzen de�I,lklIRI ile BIVIKOGiLU.Teknlk Sekreter BOieni ARTAMU. VOnetlm: Ko­ sorunlaı kökten ve kalıcı çözüm­ nur Sok. 15/8 Kızııay " ANKARA Tel 17 45 81.Ist,ııınbuı BOrosu: Plyerloll Cad. 21/1 Cemberlltu - ISTANBUL Tel: 26 35 67. Avru­ lere kavu§turuiabillr. Bu açıdan pa T8msııclll�l: COOOIFF 13/2 5Quare Wfser • 1040 Bruxelles _ güncel, somut, kısa vadeli bedef: BELÇiKA, Tel: 230 3472 • Ilan Koşulları Arka kapak/renkli 22.500 TL, ArkA Kapak sıyah beyaz 18 OOO.TL, i ç sayfala' sOtun sarııımı ler Için mücadele ve bu yolda ba­ 80 TL ... Yayın ılanları % SO Indirimlidir.Baskı: OallY News W eb ,anlar elde ebne, kitlelerle kan­ Ohet Tesıslerı calaşmanın, iıaRIar kurmanın ve • Aboı,., ko�ulları: Vıllık 300.- TL, altı aylık 150.- TL".• Avrupa: bütUn1e,menin yöntemidir. Ör­ Yıllık 60 OM, allı aylık 30 OM,.Amerika: YıLLık 2000.-TL, altı ay. güt, günceUn, somutun, özgünün Ilk 1000.- TL..AVUSlralya..Jıponyl: YıLLık 2500 TL" allı aylık düzeyinde kitlelerle elele tutu,,­ 1250 TL. cak ve böylece onlan daha üst .ödeme adresi: TORKlvE: YOROYOS DERGISI POSTA CEKI düzeyde bır bilinçlenmeye ve 100234 • AVRUPA: COODIFF POSTA CEKI: 000·1164657-75 pratik bedenere doııru yönlendl­ BRUXELLES-BELCIKA reoektir."

vtIRCMJ$

18

Kasım

Bursa

Mitingi

Gençliğin eylem birliği güçleniyor GENÇ öNCÜ, berlci Genç­ ler, SGB ve DDKD'nin faşizme karşı gençUjtln güç ve eylem blrURlnI &aRiamak yönünde ai­ dıklan ortak eylem karan, Uk olarak Bursa'da yapılan "can güvenURi ve ö�renlm özgürlüRü" ıçın eylem birURl mltinglyle uygulamaya geçirildi. 18 Kasım günü Stadyum AIam'nda toplanan binlerce genç, önceden beUdenmlş (ll'­ tak lIopnlaria yülüyüşe geçti­ ler. öfrencl ııençURIn "öRte­ nlm özgürlüRü, can güvenURl", "demokratik ejtltlm", "ana dil­ :le &Rltlm" gibi en acıl talepleri yürüyüş boyunca bep bır &eız­ dan baykınıdı. Buna aokakiarı "faşizme geçıt yok", "demok­ rat k örglitler kapatılamaz", "yqaaın gençURln eylem bir\l­ RI" lIopnianyla çınladı. Y�ten sonra Stadyum Alanı'nda yapılan mltlngte sıra­ sıyla SGB, berlcl Gençler, GENÇ öNctl ve DDKD adına bırer konuşma yapıldı. Konu,­ malarda gerici ve faşist güçlerin yeni saidıniara gir\ştl iii, tekelci sermayenin taleplerinin hükü­ met programı baUne getirl1diRI bır dönemde llerlci güçlere ve bu arada öfrend gençlIRe önemli görevler düttüRü belirti­ lerek "güç ve eylem birIIRI"n1n öneml vurıulandı. GENÇ öNCÜ adına konu­ ,an MYK üyesi, Genel Sayman Clban Yl!!ln konuşmasının son bölümünde güç ve eylem blrU­ Rının önemlne dejtlnerek ,unia­ n söyledi: "Burada bu ml tlng alanında toplanarak görevlerim1zln ve sorumiuluklanllUZın gereillni yerıne getinne doi!ru1tusunda önemlı bır adım attıiltınızın bl­ linclndeylz. Katılan öıgütlerln sınırlı olması 'u aşamada çok önemlı delılldlr. Blzce gençU­ Iıln ve özel olarak öfrencl gençlilıin blrUktelil1nin saRian­ ması plarunda bugüne kadıır aşı1amayan engeUer, dünya gö­ rüşleri birbirine yakın, kolayca blrUkte iş yapabilecek örglitle­ rln Iş ve eylem blrlllinln yük­ seltilmesi lle zaman ıçınde orta­ dan kalkııcaktır. "Ancak ,unu da bemen be­ ilrtmek ııereklr kı, dıır anlam­ da da olsa I' ve eylem blrURI-

nın somut olaylarla ve !!)'\em­ lerle sınırlı tutulınuı bizce ye­ terli olmayacaktır_ Asıl önemU olan, eylem bIiIIkIerlnl kalıcı­ \aştırmaktır, sallam temeller üzerıne oturtmaktır_ Güç ve ey­ lem birliklerinin kalıcıJaııtırıl­ masının Ise böyle somut eylem­ lerde verılecek sınavlardan başanyla geçUmeslne balh 01duRunu bilmek ve bunun aD­ rumiuluRunu duymak sorun­ dayu;_ GENÇ öNctl bıralanda üzerıne düşen görevi yerıne ae­ tireoei!lnl burada bır kez daha y\ııeUyor_ Ve buıada hulullll1 herkesin iter örgütiln bu gönviıı b\Undnde oIdııi!Una Iııuııyo­ ruz . Bu lnançla bır kes dIba haykmyoruz: Yquın 118nçll­ Lin � \'8 eylem birlllI!" Konuşmalardan ııoara öR­ rend ııençURln aen taleplerinin bır kez daha lLLIIanınUı ",and lçUmeslyle mltlng ıona erdi. "18 Kasım can güvenHRI \'8 öilrenlm özglirlüi!ü ıçın eylem blrURI mitingi" baş tan sana tam bır coşku ye dIslr-i1n öme­ II oldu. Bu özeUlR\Y1e mltinl, ilerici &üçlerln eylem blrUill açısından üzerınde duruimuı ve örnek aiınınası gereken bır eylem baUne döiıüştü. Bu durum, dört ııençlik Öl' gütiinüıı oJu,turduk\an lt ve �ç blrUl!1 platformunun eel\.t­ tIrilıııellne \'i yayeın\qtınlma­ sına önemli k&kılarda bÜluna­ cak bır ortamı doRurmu,tur_ Eylem birilRının daha aoıniıt hedeflere yöneltUmell ve en alt birimlere kadar yaygınlqtırıl­ ması yönünde kalıcı bır bza­ nun eide edilml,tir. öıııUtıer arasında daha somut \'8 taban­ \ann yakınJaşınuana dönük bır güven ortamı eeıı,mIştlr. Bu geUşme lş ve güç blrUll plat­ fonnunun ııeleoejtl açll\l1dan - yalnızca dünya görüşleri blr­ birine yakın örgütler IÖzkonu­ su olsa 1!"e - ıon derece önemlı bır adımdır. 18 Kasım Buna mltlnglnde ,ençlik örgütlerinin ortaya koyduklan bu tutarlı ve IÜ"'n verici eylem anlayı,ı, aym za­ manda tüm ilerici demokrat güçlerin I' ve eylem birllilinln önündeki aOrUnIann &4dma1lD& da yıırdııınc olacak bır örnek oluşturmu,tur.


GÜNCEL· GÖREV ZEKl K1UÇ Demirel'in- hükümeti kumıa görevıÔi aldığı gtinlerdeki koşul­

Yukanda da belirtnıeye çalışıldığı gibi. antifaşist hareketin

lar. çok hızlı bir biçinıde değişiyor. Hükümetin kuruluş hazırlık­ lan sırasında veri olarak alınan olaylann gelişim hızı ve biçimi. De­

mirel'i de aşan. onu arkasına alan Yl'ni bir boyut kazanıyor. Faşist

madan yola çıkarak görevlerimizi. "devrim köşebaşında" şeklinde

rör. önemli ölçüde kontrol ediliyor da olsa. yiııe de. olayların dina­

ekmeğine yağ �mıck demek olacaktır. Böyle hir değerlendirnıl' ile

terör ve onunla misilleme görünumu içinde olan bireysel "sol" te­

miği AP'nin başlangıçtaki politikasını aşan bir yol izliyor. Dolayı.­

sayla. olaylar giderek buıjuvazinin has partisini de kontrol a1Una alacak bir sürece giriyor. Milli Güvenlik Kurulu. aruk sadece tekel­ lerin ve onlann politik sözcüsü Demirel hükümetinin öngördü!;'Ü

yükselıııesinin nesnel koşullan ()Igunlaşmakta ve buna bağlı olarak da. kitlelerin tepki göstemıe istemleri artmaktadır. Bu doğru sapta­ belirlemek. huyuk hir yamlgı olmaktan öte. gerici ve faşist güçlerin yola çıkmak demek. en hafif deyimiyle. giderek yük.o;elen kitlesel tepki potansiyeline iğne baUmıak ve bu potansiyeli critmek de­ nıcktir. Bugün için temel görev. öznel ebneni gecikmeden etkin­

leştirınek. eksiklikleri tamamlamak. ve yanlışlıklan gidennektir.

devlet mörür&i etkinleştirmeye yönelik önlem önerirerini yeniden

Hiç unutuhnamalıdır ki. burjuvazi. getirmek istedikleriyle öznel et­

tavsiye etmekle yetinmiyor. Bunun yanında belki de ilk kez. bu

menin. bugünkü düzeyinden de geriye gi unesini. eksikliklerini ta­

tavsiyelerinin desteklenmesi için vatandaşlann Yilrdımlannı talep . ediyor.

mamlamasını engelleml'yi istemektedir. Böylece de. biran önce bu­ nalınunı gidemıeyi. dolayısıyla da iktidannı güçlendinneyi hedef almaktadır.

Bu durum karşısında AP. böylesine. bir gelişme sürecine giren o1ay� akışına ayak uydumıaya çalışıyor. Sözkonusu süreci is­ tedikleri kana1a sokacak ördemleri biran önce elde edebilmek için elden gelen her çareye başvuruyor. Fakat görünen odur ki. AP.

belki istediği çerçevede olaylan kontrolü altına alabilecektir ama başka biçimlerde. ya da. talep ettiği baskı araçlannı elde etmesi koşuluyla.

Daha açı)( bir deyişle. Demirel. ancak "fevkalade hal" yasa1an. DGM yasası. sendikalara ve derneklere ilişkin yasalar vb. gibi. fa­

şist terörü resmileştirmeye yönelik yasa önlemleri paketiyle. uzun

süreli politik avantajlar elde edibilir .. Ne vl!l' ki. belirtilen önlemle­

rin, gerici ve faşist �çlerin amaçladıklan doğrultuda işlev görebil­

Tüm ilericiler. demokratlar ve bilimsel sosyalistler için öznel

etmenin tamamlanması ve etkinleşmesi yaşamsal bir öneme sahip­

tir. Bu da. başlıca üç tenıcı alanda ele alınarak. ama hem birinin di­

ğerini etkileyip tamamlamasındaki işlevini gözardı et�eden. hem de yine birinin bazı durumlarda diğerinin manivelası haline gelebi­ leceği gerçeğini de bilerek. çözüme kavuşturulabilir. llu üç temel

alan d�. bilimsel sosyalist hareketi güçlendirmek için bilimsel sos­ valist zemindeki örgütlerin birlik platfomıunu oluştumıak: demok­ ratik güçlerin birlik platfonnunu oluştunnak: ve kitlelerin eylem-

1erini yükseltecek hedefleri somutlaştırMak. eylem birliği platfor­ munu oluştunnakUr.

mesi de. gerçekleştirilmesi arzulanan yasa1ann biran evvel çıkar­

Özellikle seçim sorırası gelişmeler ışığında bu üç temel alanda

Ulmasına bağbdır. Bu noktada zaman çok önemlidir: gericilik ve

da ciddi olduğu kadar bundan sonrası için önemli olan adımlar

faşist �çler açısından yaşamsaldır. Çünkü sözü edilen yasalar he­

auhnışUr. Bu adımlan pekiştirmek. bunu izlenıcsi zorunlu yeni

men çıkartılamazsa. yann antifaşist mücadeledeki gelişmeler. bu

adımlan atmak gereklilik olarak ortaya çıknuştrr.

kez onlann bu doğrultudaki çabalannı da aşabilir. ABD emperyalizminin barışı tehdit eden. yeni bir dünya sava­ Gerici ve faşist güçlerin içine girdikleri ve hemen gerçekleştir­

şına yol açması açısından çok ciddi bir tehlike olabilecek atom

meye vöneldikleri bu plan ve tertipleri boşa çıkartmak: gelişmele­

başlıklı yeni fıiıeleri yerleşti:me girişimleri karşlSınd:ı. uzun süre­

rin yönünü ve hızını bulmasında belirleyici olabilmek mümkündür.

den buyana özlemi duyulan. ilkesel bir iş ve giiç birliği y�pılmakta­

Bunun için hem zanıan geçmiş değildir: hem de nesnel koşullar böylesine bir çabayı sonuca götürecek olgunlaşma sürecine girmiş­ tir. Belirleyici olan. bu süreci yönlendirmeye yeterli olabilecek öz­ nel etmenin yarıUlınasını sağlamaktır. Içine girilen dönemin önil­ rr&ize getirdiği görevleri doğru kavramak ve bu görevlerin üstesin­

dır. Sadece Orta Avrupa'yı ve dünya barışını tehdit ettiği için de­ ğil. aynı zama,nda ülkemizin antiemperyalist mücadelesi açısından da büyük önemi olan bu girişimin. ortaya çıkardığı kazaruml�

kOfUmak. korunMk tan da öte üzerinde birleşilen ilkeleri tüm aia�

Iar:ı da yaygınlaşUrmak kaçınılmaması gereken bir zorunlulılktur.

Kazanımlan perçiniemek. kısa vadeU dar çıkarlar tutsaklığıııı aş­

den gelebilmektir.

mak. böylesi öznel avantaj hesaplanyla bunlara istisna getirme· Bu�n gecikmeden yerine getirmekle yükümlü olduğumuz gö­

mekle hlZl:ınarak gerçekleşebilir.

reVlerin belirlenmesinde ve bunlann yaşama geçirilmesinde hiçbir şekilde gözardı ebııememiz gereken. sınıf mücadelesinin nesnel k<>­ şuUannın. öznel ebnendeki koşullardan bağımsız olmadığı nokta­ sıdır. Bunlardan birindeki değişme ve gelişme. diğerini �tkilemek­ te: onun gelişmesine ve değişmesine neden olmaktadır. Örneğin. nesnel koşunann olguıılaşma Slirecine girmesi karşısında. öznel et­ mendeki eksiklik. yanlışlık. ya ıla gecikmeler. gerici faşist guçleriıı gelişip etkinleşmesine yol açabilıııc.-ktedir. Bu yüzden. nedeni Ile olursa olsun. bu karŞıllIJI ilişkiyi "e diyalekıik bağlanuhhğı esas almadan. yapılacak her değerleııdirme "e alınacak her karar. kitle­ lerin kararslZlıga itilmesine. bÖylece de. buıjııvaziııin kendi -buna. lımını istediği yoDardalı atlalmasına yol açabilir.

-

.•

.

ii' .

"

k�· ·J .

..;., , �..

L""

Dünya Barış Konseyi'nin tüm dünyada yürütmeye çalışUi,'ı b:ınş mücadelesi. ülkemizde. belki de ilk kez böylesine ilkeli. tu­ tarlı ve amacına uygun ele alınarak yürütıilmc.-ktedir. AUlan bu adı­

nun. yeni adımlarla ileriye gitmesinin burun koşulları vardır. So­ run. bu koşullan ve bu koşullann değerlendirilmesi gerekliliğini

öne çıkartan yaklaşımlan. gerçek ten hilimsel sosyalist olmanın bi·

linç ve tutarblığı içinde ele almakUr. Birliğin yalnızca bir alanda sınırlı olmadığı. belirtilen üç leım'l alanı da kapsadığı gerçeğinden kaçmak. çözumu geciktirmekten başka sonuç getirmeyece!;" gihi: birli" sorununa salup çıkan hiçbir harekete de yarar getirmeyecek­

tir.

-


Sıkıyönetim ve DGM Hükümeti

Bu hüküme t Parlamen to 'ya değil MGK'na dayalıdır ·l1i11i Güuenlik

diri, MGK 'nun hükümet programında yeralan anti-demokrotik ba.kı YtJ6GIa· "nın bir an önce çıkanlmasından ya· na olduliunu, bu amaçla parlamento· yu da baskı alhnda tu tmaya yöneldi· liini ortııya koydu. MGK tarafından yayınlanan bil·

Demirel hükümetinin politikası, geçtiğimiz hafta açıklanan programla ve bu programı destekleyen güçlerin açığa çıkmasıyla, hükümet kurulur kurulmaz yapılan değerlendirme· I�ri doğrulayacak biçimde belirginleşti. Hükümetin anti-demokratik, gerici baskı politikası· nın uygulanması yönünde sonıut gelişmeler birbirini izlerken, faşist örgütlerin hükümetin onayuıa dayanarak tehdit ve sindirme çabasına hız verdiği bir dönem başladı.

Hükümet programının açıklanması ve onaylanmasıyla açığa çıkan Demirel iktidarının bir yanıyla mevcut baskı yasalarına ve uygulamalarına, diğer yanıyla da yeni anti-demok. ratik yasaların çıkarılmasına dayanarak sürdürüleceğidir. Demirel hükümeti, kısa sürede bir

erken seçımın koşullannı elde

etmeye ve daha sonra Millet Mec· çoğunluğu

lisinde

kazanmaya

yönelmiştir ama, bu dönem bo· yunca iktidarını sıkıyönetime ve yasalarına

baskı

dayandırmaya

kararlı olduğunu da ortaya koy.

mrnamlanma., ve mevcut ya.ıalan f4m hakim kılmak için bütün kurum ue kuruluşlann,

mü ile anayaıal kuruluşlann ahenkli şekilde ve haua.iyetle çallfnuılannı temin bakımından gerekli her türlü

Nitekim tekellerin has parti. kendisi açısından başka seçene·

lecek �adroların kendinde oldu.

ği de yoktur. Demirel, başlayan

destekleyen

emperyalist

şeyden önce, gerici·faşist bir yö·

diden dayatmaya başlamışlardır.

geçişin koşullarını ya·

Bu güçlerin öncelikli amacı, hiç

ratmada kendisinin tek almaşık

kuşkusuz Demire!'i bir erken se·

netime

yönel·

kanıtlamaya

olduğunu

Bunun hemen yanında

miştir.

gelen ikinci hedefi de, tekellerin ekonomik sıkıntılarını önce ha· fifletmeye, sonra da devlet aygı·

gerçekleştirilmesini

sağlamaktır. Bunun için de De·

gidermeye yönelik

böyle bir politikanın uygulanma·

vererek

Bu hüküm�t, bir sıkıyönetim

somut hedefleri ortaya koymak·

ve DGM hükümetidir. Hedefi, sı·

tadır. Güncel adım bu somut he· defler gözetilerek, ilkeli, kidesel

reklileştiği, sağlamlaştığı bir yö·

toplumsal demokratik muhalefe·

netime geçişi hazırlamaktır. Bu

tin

tasarılara karşı tüm demokratik

birliğini hayata geçirmektir.

oluşmasına

gidecek· eylem

gelişmelerinin yanında, bu mücadelede eskisInden çok daha

güçlü konumları müjdeleyen olumlu gelişmeleri de asla göz·

di istemlerin gerçekleştirilmesini başa .Imasını istemekte, ancak

"Ilımlı" kılıfı altında oluştu· rulan hükümetin programı, tüm

Son günlerin çetin bir mücadele dönemini haber venın

mirel'den ve hükümetten, bıı ive·

tının tüm kontrolünü onların eli·

işlevini görecektir.

Eylembirliği yolunda

çime ulaştırmaktan· çok, ivedi is· temlerinin

dır. Parlamentonun deıteli� Demirel hükümetimn anti-demokratik gerici

�gü..clem�. .. "aşında

lar da, programlarının en hızlı biçimde uygulanması için şim.

program�

güçlerin birliği zorunludur.

merkezler,

büyük tekeller ve militarist odak·

yeni hükumet denemesiyle, her·

Demirel'in

uygulanuılan için ",dece bir paravan

kıyönetimlerin ve DuM'lerin sü·

ğunu gösterebilmektir.

güçler,

(ermektedir.

bugünkü hükümetin ıadece bir dlf gö· rüntüıünü olufturduliu, gerçekte-:" bir dizi 'örtülil odalia dayalı güçler tzırafından uygulanuıya konaeaklır. Diler bir deyifle bu hükümeı. parla· mentodan önce, tekeller, onlaMI, ör­ gütleri ve MGK gibi odaklara dayalı·

demokrati.k güçlerin birleşeceği

Öyle anlaşılmaktadır ki, De·

si AP 'nin ve onun hükümetinin

yaıaıı 14ıarılannın, mevcut gerici ya· ıa hükümlerini daha alir biçimde uy· gulama hazırlıklannın, tekellerin ya' nında MGK 'nda te".,iI edilen odakla· nn da deıteliiyle uygulanacaliını gö.

lanmaktadır

nı en etkin biçimde uygulayabi.

hüklimetini

etkin tedbirlerin alınmuını hüküme· te tavsiyeye karar ııermiş tir. /i hükümet progra· Açıklamada, mında yeralan anti-demokratik baskı

münden de yararlanmaya huır·

kanıtlayabii.

mektir. Demirel için sorun, em.

mirel

yargı organlannın,

idarenin. güvenlik kuvvetlerinin ve tü·

peryalizme bağımlılık politikası.

m uştur.

ne

diride, hükümet programının de.tek· lenme.i yönünde şu .özler yeraldı: "Yasalardaki nokıanlann bir an evvel

politikalan yine ancak AP'nin uygulayabileceğini

Kurulu. geçtilii·

miz Çarşamba günü yapoon toplanh' .ından sonra bir bildiri yayınlad, Bil·

den kaçırmamak gerekiyor. Bu olumlu gelişme, antifaşist güçlerin, özellikle işçi sınıfının politik hareketi ıçınde yer alan güçlerin eylem bir· li�i yolunda ablan somut ve önemli adımlaıdır. Eylem bır·

Cinaye tleri planlayan

li�i zorunluJu�unun yaşam içinde kendisine yol açması yö.

odak bir ve aynıdır

bulmuş; gençliCin antifaşist mücadelesinin birll�ini ve eşgü·

nündeki gelişme, tekelci, büyük sennayeye karşı mücadele alanında işçi sınıfının sendikal örgütleri arasında yansımasını dümünü kunna yolunda da önemlı adımlann atılmasını ııae· lamışbr.

Istanbul Oni\lrrsitesi Siya.sal Bilimler fakültesi DC'kan Yardımcısı

Dünya Barış Konseyi'nın ABD tarafından B. Avrupa'

\lc TOMöD istanbul Şubc eski başkanı J1rof.Omit Ya.şar Doğanay

20 Kasun

ya yerleştirilmek mtenen nükleer füzelenı karşı başlatbeı

günü f�ist katiUcr tarafından profesyonel bir tuzağa düşü­

Merck katıedildi. Doğanay'ın katledilmesi bütün yurtu ilerici, yurt.

uluslararası eylem kampanyasına paralel olarak, ülkemizde

r"a�ist cinayet odaklarının ile­

de barış güçlerinin eylem birli�iyle girişilen "ölüm füzelerine

sncr güçlerin sert tepkisiyle

ka.rQıştı.

rici bilinı adamlarına yönelik saldınlannın

son

halkası olan bu cina­

hayır"kampanyRSI ise, birlik yolunda çok önemlı pe.rspektif·

yet, Demirel hükümetinin gizli faşist iktidar odağıyla kalkola- yürü­

lerin varh�ını ortaya koymuştur. Bu olumlu gelişmenin ya·

Doi2-fl.iy'ın Latledilmesi üzerine bir bildiri yayınlayan TU) 8aş­

zinde bilimsel sosyalist platronnda yer alan güçlerin yer al·

düğünü de Laııı ı..ladı.

şamsal önemdeki yönünü sözkonusu eylem birneinin merke·

kanlık Kurulu üyesi Gündüz Mutluay, "ülkemizdelU sınırlı demok­ r•

tik

orl:UIlI

ması oluştunnaktadır. Bu, kitlelerin antifaşist mücadelesinin

da yoketmek, demokratik hak \Le özgürlükleri tama­

mt"n ortadan kaldırınak ls tc yen faşist adağın bir djzj cinayeti, plan­

genıkslndi�i önderli�in ve öznel etmenin güçlendirilmesinde sından sonra erken seçim için

belirleyici adınun

lanan bu cinaycOerin emperyalizmin ve büyük burjuvazinin çıkarla­

yeşil ışığın yakılabileceğini ,>rta·

mektedir.

rına :�lendiKini vU'l.'\.Iladl.

ya koymaktadıriar.

layarak uygulamaya koyduğunu belirterek. tümü ayııı odaktan plan­

Mulluay'ın

bildirisind.', bu terör dalgaaıyla, Demirel hükümeti­

nin programında yer alan bir dizi :ınti-demoluatik lasannın uygula­ maya tildi

\'c

sokulabilmesi için zeminin oluşturulmasına çalışıldığı belir­ şöyle denildi:

"Türkiye'nin bilimR:I sosyalistleri. demokratları, ilericileri faşiz­ min köpek5i7 köyde değneksiz gezme sine izin venncyeccklcrdir. Sal­ dmlar göğüslenecek, tuzaktar�tertipler boşa çıkarılacaklır. Demokra­ ıik hak ve özgürlüklerin kanımnail \Le geliştirilmesi için tüm demok­ raıik güçluin birliği sağlanacak, mücadele güçlendirilecektir." the y.mdan TIp Genel Başkanı Boran da Do ğanay'ın e,ine, Kimya Fakültesi Dek:ınlığına ve TOMÖD Genel naşkanı Türker AIL:.an'a gön­ derdiği ıclgr"narb faıist cinayeti kınadı. Önceli Cuma günü kaıırdilen TOB-DER Istanl"ul Şube eıki başka­ nı öğretmen Talip th:türk'ün cenau töreni de binlerce yuruncrin ka­ ııldığı yığınsal bir anti-fa,iit gösteriye dönüştü. Doğanay'ın cenaze

ıö�ninde de binlen:e ilerici tarafından anti-faşist istemler dile getiril­

di.

YURUYUŞ· 26 KASIM

Sorun, yaşamın içinde ve her alanda ortaya çıkan ey·

Son Milli Güvenlik Kurulu bildirisi ve hükümetin de baskı yasalarını en kısa sürede meclis· lere

göndereceğini

açıklaması,

bu olguyu gözler önüne sermek· tedir. Demirel hükUmetinin, büt· çenfn meCıisierden geçirilmesiyle eş zamanlı olarak, Fevkalade Hal Yasası, DGM, Dernekler Yasası, Sendikalar

Yasası, Toplantı ve

Gösteri Yürüyüşleri Yasası gibi yasaları

geçirmeye hazırlandığı

a.nlaşılmaktadır. Demirel, bu süre içinde, hükümetin kuruluşu sıra· sında yaratılan "ılımiı" görünü ·

1979-4

atılabilece�ini kanıtlamakta ve müjdele·

lem birn�i eCiliminin, özellikle poııtik düzeydeki eylem bır· ıı�i e�i1iminin kalıcı kıhı.:nasıdır. Kitleleri kazanmanın, onı.,

n antifaşlsı hedefler için seferber etmenin somut yolu eylem

birn�idir, eylem birli�inin silieklileştirilmesidir. Bu görev, bir eylem birııeının yaşam Içinde doj!rulanan Ilkelerini sürekli kılmaktan; iki, antifaşist mücadele hedeOe. rini sürekli canlı tutmaktan geçmektedir. Antifaşist, sosyalist güçler, kararlann alınmasında da yürütülmesinde de oybirligi ve eşitıık ilkesinden asla ödün vennemek durumundadırlar. Ote yandan, birııııin mücadele Için yaşamsal olduj!u ve mü· cadele içinde hayat bulabııece�i unutulmamalıdır Diriik yolunda atılacak adımlarla en olumsuz koşulları bile tersine çevinnek olanaklıdır. •

mehmet aközer


AP azınlık hükümetinin programı Meclis ve Sen�to'da tartışıldı. Yürüyüş bas· kıa verildiğinde hükümet için güvenoylaması daha yapılmamıştı. Ama hükümetin güvenoyu alacağına muhakkak gözüyle bakmamak için bir neden yok... . •. AP hükUmetinin programı, aşağıdaki yazılarda karşılıklı olarak yer verdıgı· miz gibi, toplumun ilerici ve gerici sınıflarını, tekelci büyiik hurjuvaziyle şçi ve emekçisınıfları karşı karşıya getiren, sınıf mücadelesinin karşıtları?ı en keskın h�t . larıyla oru yere seren bir niteliğe sahip. Hükümet programıtekellerın v� emperyalız­ min güvenoyunu şimdiden alırken, işçi sınıfını ve emekçi kitleleri de karşısına aldı. Hükümet programının belirleyici niteliği, demokratik hak ve özgürlüklere ade­ ta bir savaş ilanı kimliğinde olmasıdır. "Fevkalade �lIer Yasası"n'n çıkartılması, DGM'Ierin yeniden kurulması, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasının değiştirilme­ si" vb. ile amaçlanan, zaten son duece kısıtlı olan demokrasinin giderek boğulması, sendikaların, demokratik kitle ve gençlik örgütlerinin kapatılması, işçi sınıfının bilimsel sosyalist hareketinin milcadele alanlarının daraltılmasıdır... Daha güvenoyu . bile alınmadan, hükümetin bu konulardaki yasaları tezeiden parlamentoya getırece· ğini açıklamış olması da, gerici-faşist güçlerin bu konudaki kararlılığını göstermek­ tedir.

�

AP azınlık hükümeti, politik geriye dönüşler yanında, tekelci büyük serma­ yenin ve emperyalizmin yararına bir dizi dönüşUriıü gerçekleştireceğini nadedjyor Programında. Ne var ki, Demirel hükümetinin tekelci büyük burjuvazinin sorunlarını çözmesi ve temelli dönüşümlerle toplumu düze Çıkarması olanağı yoktur. Sorunlar köklUdür ve emperyalizme bağımlı kapitalist düzenden kaynaklanmaktadır. Düzenin bunalımı o denli derindir kı, AP hükümeti ya da başka hükümetlerle sorunların çı>­ zülmesi olanaksızdır. O halde bu hükümetin yapacağı en "hayırlı' kısa vadeli iş, kit­ lelerin kabaran öfkesini zor yoluyla bastırmaktır. Demirel hükümeti de zaten buna aday olduğunu açıklamıştır. Gelgelelim, AP hükümetinin, faşizmi canlı bir tehlike olarak koruma ve. geri­ ciliği ülke çapında azgınlaştırma girişimleri karşısında geniş bir toplumsal muhalefet bulacaktır. Bu muhalefetin örgütlü birleşik bir güce dönüşmesinin tohumları atdmı� tır.ve yaşadığımız günler bu tohumların filizlendiği pmlerdir. Işçi sındımız ve toplu­ mun tUm ilerici, antifaşist güçleri gericiliğe ve faşizme geçit vermeyecekler, bu hii­ kümet programını işlersiz kılacaklardır. Görev başına!

Tekeller karşısında demokrasi cephesi Tekeller kendi programını destekliyor

Demokratik güçler hükümet programına karşı çıkıyor

AP azınlık hükümetinin tekelci bü� yük bwjuvazinin ve e.mperyalizmin tekleriyle çakışan, işçi ve emekçi kiUelerin yaşam koşullannı daha da kötüleştirecek, en temel demokzatik bak ve özgürlükleri kısıtlayacak olan Programının Medis ve Senato'da okun­ masından sonra, Uerici·demokzatik giiçler bu açık saldın programına kaz· 'I mücadele edilmesi gerekti�ini vurgu­ ladılar. Hükümet programında yer alan bedenerin tekelci büyük burjuvazinin taleplerini dile getirece!!i ve erılperya· Ilzıne baRırnlılı�1 arttıraca!!ı; tekelci büyük burjuvazinin taleplerini sıkıyö­ netimin sürdürülmesi, DGM'Ierin yeni· den kurulması, ' fevkalade bal yasası" gıbı girişimlerle demokzatik bak ve öz­ gürlüklerl yıkıma u�tacaRı tebdltlerl, siyasi partilerin, sendikaların ve kiUe örgüUerinin tepkilerine yolaçtı. Dlsı< Yüzütme Kurulu, D.ISK'e ba!!· lı Tekstil, Gıda·4,Sosyal-tş Sendikalan AP bükümetini ve onun programını eleştirdiler ve bu hükümete "hayır" denUmesinl l stedUer. TüM-DER tarafından yapılan açıklamada, "Demirel Iktidannın programı, TİSK ve TüStAD'ın istem­ lerinin tamanunı kapsıyor" denildi. öngörülen dernekler ve senıllkalar ya­ sası, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasası De Derlci·devrlmci örgütlerin "siyaset yapma" gerekçesi ile kapatıl­ mak istenece!!ibelirtllen TOM-DER açiklamasında, "Fevkalade hal yasası, DGM yasası De getirilmek istenen ae bu olacaktır" denildi. DtSK Genel Başkanvekili Rıza Gü­ ven tarafından yapılan bır başka açık-' lamada da, işyerlerinde durum sapta­ ması uygulamasının kaldınlmasının hükümetin Işçi haklannı kaldırma ça· balannın ilki oldu!!u belirtildi. Maden Mühendisieri Odası ise, hükümetin ma­ denlerin kamulaşbrılmasını durdurma girişImini eleştirerek, "bır avuç maden patronu bugün iktidarda olan Sıyasal parti aracıh!!ıyla, Anayasa Mahkemesi' ne yaptıramadıklarnıı bugün iktidarda gerçekleştırmeye çalışmaktadırlar"de. di. TMMOB ve Birli!!e ba!!h odalar da hükümet programını eleştirerek, bu programın TtSK'ln, TüStAD'ın, Iş bır·

G.OaziolJ/u: TOB-DER yöneticl�ri .er­ beıt bımkıl"",/ı.

Iikçi tekeUerin istemlerine yanıt veren bir program olduj!unu vurguladılar. TMMOB'nin açıklamasında, ' Işbirlik­ çi, tekelci bwjuvazinin gereksindi!!1 ekonomik, ideolojik ve politik düzey­ lerin işçi sınıfı ve emekçi kitleler aley­ hine tasarlanan politikalann bütünü" olarak nitelenen hükümet programına karşı tUm lIerlcl-yurtsever·demokzat­ devrımcı güç ve kuruluşlar güç ve ey­ lem birll!!ine çal!rıldı. Bu arada Türk-tş'e ba!!h Petrol-İf, Deri-tş, Yoı-tş, TGS, Tez Büro-tş, A�aç-tş, Basın-İf, Harb·tş, Hava-tş, Kristal-tş, TOMTtS, Enerji-tş ve Kau­ çuk-tş tarafından yapılan açıklamada da, TıSK 'In AP hükümetinden ,işçi sınıfının kanı canı bahasına a1dı!!ı tUm demokzatlk haklannın yokedilmesini istedi!!i belirtilerek, şunlar denildi: "tşçi sınıfınuza ve emekçi halkınuza yönelik ne denli genış çaph bır saldın­ nın yapılmak istendl!!i, terörün artını­ masından, demokratik örgüUerin kapa­ tımasından, Ilerici aydın, gazeteci ve yazarlann tutuklanmasından sonra, Demirel hükümetinin progranuna da uygun olarak 15 Kasım tarihinde açık­ lanan Türkıye Işveren Sendikalan Kon­ federasyonu'nun hükümetten istemle· rinde son ve açık Ifadesini buldu ..... Hükümetin, onca "ı!ımlı" görüntü­ sünün ardında nelerin saklı oldu!!u pek fazla beklemeye gerek kalmadan Prog­ ramın açıklanmasıyla görülmüş oldu. Bu program aynı zamanda, nasıl bir hükümetin ' denenmek" istendl!!lnI CHP 'ye de göstermiş olınahdır. Işçi sı­ nıfı ve emekçi kitleler, AP hükümeti­ nin kurulmasıyla birlikte, saflıinnı daha pekiştirmek, tekelci burjuvazinin saldın progranuna karşı örgütlenmek ve direnmek zorundadırlar. Hükümet programının önümüze koydueu görev budur.

Ha/it Narin: Hedef cürnolımtllı nn k ..ıtlon"",..

holılo­

AP tarafından hazırlanan hükümet programı, tekelci büyük burjuvazinin, onun ardındaki basının hararetli be!!e­ nileriyle karşılaştı. Hükümet programı daha Meclis ve Senato'da okunmadan, Türkıye tşveren Sendikalan Konfede­ rasyonu bır açıklama yaparak hükü­ metten istediklerini açıkladı. TtSK'ln açıklamasının hükümet programıyla birebir çakışması, ortaya oldukça il­ ginç bir manzara getirdi. AP hükümeti için yapılan "ıhmlı" "libenıl" vb. türünden nitelendirmele· rin ardından onun gerçek sınıf niteli· !!ini, tekelci burjuvazinin ve emperya­ lizmin çıkarlannın hükümeti oldu!!u· nu, hazırlanan program açıkça göster­ dI. TİSK'ln açıklamasında yeralan,.sıkı· yönetimIn hiçbir müdahale olmaksızın sürdürülmesi, DGM'lerin yeniden kurulması, yenı baskı yasalannın çıkar­ tılması, toplantı ve gösterı yürüyüşleri· nin yasaklanması, demek ve sendikala· nn politikaya kanştınlmaması gibi antidemokratik istemleri hükümet programında da aynen yeralmaktadır. TıSK 'in açıklamasından sonra orta­ ya çıkan "Bunalımdan Çıkış Yolu" ad· h bir TUSIAD raporunda da hükümete emperyalizme daha fazla ba�ımlıhk yoUarı gösterilıyordu. Türkıye Odalar Blrll!!1 Yönetim Ku­ rulu Başkanı Mehmet Yazar, Demirel

azınlık hükümetinin progranunın Tür· kiye'nin tüm sorunlanoa dojpıı teşhis koydu�nu belirterek, "enflasyonıa mÜladeledekl zorlukların aşılmasında ls­ vatan· dengeli şekilde davranılmasıDl daşlarunızın anlayışla karşılamalan gerekir"dedl. Mehmet Yazar daha s on­ ra şunlan belirtti: "yeni yasal tedbir­ ler Ile desteklenmesi vii güçlendirilme­ si gereken hükümetin başarısında, kuraca!!ı kadronun ehliyetli olınasının yanında gayret ve uyum ıçınde bulun­ dujtu zor şartlar karşısında ekonomi­ den sorumlu tüm kurum ve kişilere bii­ yük fedakarlık ve gayretler düşmekte­ dir. Resmi ve özel sektörün mensup ve mesuUeri, bu aRir görevln Idraki Içinde olmazlarsa programlann gUzeUi!!I, bizi esenll!!e çıkarmaya elbetteki yetmeye­ cektir ..... Bu üç büyük tekelci kuruluşun ya­ nında, İstanbul Ticaret odası Başkanı Nuh Kuşçulu, hükümet pro�amım "Iyimser ve umut verici" olarak nit. lendlrerek, öncelikle anarşinin önünün alınması gerekti!!lnI belirtti. Ege Bölgesı Sanayı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Adıgüzel de Oda olarak yeni hükümeti destekledlk­ lerini açıkladı. AP hükümetinin Progra­ nunı, Türkiye'nın sorunlanru büyük bır cesareUe ve kararlilik Içinde ele alan bir döküman olarak dej!erlendlrdlklerl­ ni belirten Yılınaz AdıgUzei, bu hükü· met desteklendi!!i takdirde bunalım· dan kurtulanca!!ını belirtiyordu.

Demirel hükümetinin programının aldı!!ı destekler bunlar... Bu destekler hükümetin sınıf nlteıııılni klUeler önün­ de de apaçık gösteriyor. Bu program TıSK'In, TOStAD'ın vb. örgütlerin progranudır. Tekelci büyük burjuvazi­ nin Ecevit hükümeti döneminde ta­ mamlanmayan, daha do�rusu artık Ecevit hükümetinin yapamayaca!!ı an­ laşılan istemlerini Demirel hükümetine' yaptırmak istedikleri bu programda yenılıyor. Uemlrel hükümetinin programını destekleyenler ve ona karşı çıkanlann saflaşması, demokrasi güçlerinin müca­ dele hedeflerini de açıkça ortaya koy­ maktadır.


AP

hüküme tinin hedefi

arlamento paravanalı baskı yönetimi larla karşılaşmadan büyütebil· melerini saj!lamaktır."

Demirel hükümetinin geçtilıi· miz hafta açıklanan ve Millet MeCıisi'nde görüşülmesine baş· lanan programı, hükümetinin ger· çek niteliilinin bütün açıklılııyla ortaya dökülmesini saltıadı. Hükümet programının açık· Ianması üzerine geçtij!imiz çar· şamba günü bir açıklama yapan TIP Genel Başkanı Behice Bo· ran, programın ülkenin temel so· runlannı göreli olarak bile çöz· rnek şöyle dursun, ferablıj!a dahi yakınlaştıraınayacalıını; buna karşılık can ve mal güvenlilıini saj!lama getekçesiyle, gerçekte parlamento paravanalı bir baskı rejiminin öngörüldüj!ünü belirtti. TEKELLERlN TALANıNA AÇlLMAK Ülkenin ekonomlk, sosyal Si>­ runlanna çözüm getirme açısın· dan Demitel'in sunduj!u hükü· met programının ciddiyetten yoksun bir belge olduj!unu, ak· la gelmeyen irili ufaklı bir sürü v.atlerin geUşl güzel bir sırayla arka arkaya sıralandıj!ını belir· ten Boran şöyle devam etti: "Ama ekonomiye Ilişkin sa· kıncalı tasanlar ve demokratik hak. ve özgürlüklere ilişkin kısıt­ lamalar açısından hükümet prog· ramı ciddi tehlikeleri kapsamak· tadır. Ekonominin işleyişindeki arz ve talep kanununun egemen· lii!inin saj!lanacai!ına birden faz· la defa işaret edilmekte, devle· tin ekonomiye müdahalesine kar· ŞI çıkıhnaktadır. Bu demektir ki; emperyalizme baj!ımlı geri Türki· ye kapitalizmlnin ekonomik anarşlsi daha da artacak, ekonı>­ mi, yerli ve yabancı tekeUerin ta· lanına açılmaya devam edecek· tir. "Di!!er çok önemli bir nokta, 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın yabancı sermaye çevrelerinin ve yerli büyiik sermayenin ısrarlı istekleri doj!rultusunda dej!iştiri· lecej!idir. Uluslararası Para Fonu (IMF)nun taleplerine boyun eııen Ecevit hükümeti Ekonomi· yi Güçlendirme Programı'm oluşturup yürürlü!!e koyarak 4 . Beş Yıllık Kalkınma Plam'm ve 1979 Programı'nı rafa kaldırmış, ama yine de dış ve iç sermaye çevrelerini tatmin edememişti. Şimdi Demlrel hükümeti saye· sinde Plan, yabancı ve yerli " özel sektör" yaranna, "özel sektör"e daha aııırlık verilerek deııiştirile· cektır." Boran sözlerini şöyle sürdür· dü: "Yabancı sermayenin ve · te· keUerin şimdiye kadar isteyip de tam göremedikleri bir 'ferahlı!!a' kavuşacaklan da hükümet prog· ramından anlaşılmaktadır. Demt· rel 'yabancı sermaye akışını ya· vaşlatan veya durduran bürokra· tik engeUeri kaldırmak kararı: ndan söz ediyor. Yabancı serma· ye konusunda çok müsamahalı bır kanun olarak tanımlanan Ya· bancı Sermayeyi Teşvik Kanunu' nun yabancı sermayeyi ve onun yerlı lşortaklanm memnun et­ meye yetmedılıl biliniyordu. Şımdı Demlrel 'bürokratik engel· leri kaldırarak' kapılan yabancı sermayeye onun istedilıl kadar ve kayıtsız Şartsız açacaktır. Tlir· klye'de 'her çareye başvurarak, karada, denlzde pellol aramaya koyulma 'yı gereklı gören Demi· rel, "Bu hedefe ulaşmak ıçın ca· ri mevzuatın ve uygulamanın ce· saretle deRiştirilmesi cihetlne gl. dilecekti!" diyor. Bunun da anla·

YVRVY/'Ş ·

26 KASIM 1 9 79 · 6

mı, pellol tekellerine en eıvenş· li şartlarla Türkiye topraklannda ve denizlerinde çalışma imkiinla· nnın verilecej!idir. ABD ile iliş· kilerde 'karşılıklı taahhütlere sa· dık kalmayı' esas; alan program ile Demlrel hükümeti, öte yan· dan NATO ve AET'ye ba!!ımlı. lıilı sürdürecektir." Boran, programdaki 'Mmi, hür, demokratik koııperatifçlli· ııın, eskiden olduitu ve bugüne kadar süregeldij!i gibi kooperatif. lerin yerel aj!alann, eşrafın, güç. lü kişilerin ve ailelerin konilo· lünde ve onlann çıkarlanna işle· tilmekte olmasından ve yeni geli· şen demokratik kooperatifçilik hareketinin önlenmesinden baş· ka bir anlama gelmediitini belir· terek, tanm işçilerinden, yıUar· dır çıkması beklenen Tanm İş Kanunu'ndan hiç söz edilmediııı· ne dikkati çekti. FEVKALADE HAL POL1�ASI Boran demokratik bak ve öz· gürlükler konusunda da şöyle de· di: "Hükümet programı demok· ratik hak ve özgürlüklere ciddi tehditleri içeriyor. Hükümet Ü1. kede 'fevkalade hal'in var oldu!!u görüşüyle, 'Fevkalade Hatler Ka· nunu' çıkarmayı öngörüyor. Bu kanun, Programın deyişiyle, 'ida· reye fevkalade tedbirler alma imkamnı saj!layacaktır'. Bu ara· da sıkıyönetim de 'hiçbir müda· hale olmaksızın' genişletilerek devam edecektir. Ayrıca Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kanunu çıkartılacak, Ceza ve Usul Ka· nunlan, 'özetlikle. toplu suç ve mesuliyet fikrini de öngörecek' şekilde dej!iştirilecektir . • Bu son deitişlklik, hukukun temel ilke· lerinden olan Suçun ve Cezanın şahsili�1 ilkesini ortadan kaldır· mış olacaktır. Ayrıca, öteden beri söylenegeldiiti gibi, Sendika· lar Kanunu, Dernekler Kanunu, Toplanb ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, nler Kanunu, Polis Va· zire ve Selahiyet Kanunu ve ben· zeri, daha da kısıtlayıcı ve baskı· cı olma yönünde de�lştirilecek· lir. Bunlann yapılmak istendi�i biliniyordu. Hükümet programın· da yeni olan, sendika, demek, meslek kuruluşları yam sıra, siyası partilerin de baş hedef alınmasıdır. Program, 'Anayasa' nın kapalı oldu�u cereyanlan ga. ye alan Parti olamaz' diyor. Ana· yasa'nın neye açık neye kapalı olduj!u subjektif yorumlarla de�lşebildi�i, 1960'Iarda Cum·

EkONO\1j "HABERLER

hurbaşkanı'nın 'Anayasa sosya· lizme kapalıdır' gibi bir iddiayı bile ortaya attı�ı ve bunun tar· bşıldı�ı hatırlanırsa, Programda· ki bu cümlelerin sol partiler ve kuruluşlar için taşıdı!!ı tehdit daha da açıklıi!a kavuşur. "Bütün bu anti·demokratik baskıcı önlemler can ve mal gü. venlij!ini saitlamak gerekçesiyle öngörülüp öneriliyor. Oysa amaç, başta işçi sınıfı olmak üzere emekçi kitleleri, demokra· tik toplumsal muhalefeti baskı altına almak, susturmak; bu· nalımın faturasını ve kemerleri sıkma politikasını onlara zorla kabul ettirmek, yerli ve yaban· cı sermayenin karlannı zorluk·

Birleşmiş MiUetler Genel Kurulu, geçti!!imiz Salı gün· kü toplanbsında Kıbns konu· sunda yeni bir karar tasarısını kabul etti. Baj!lanbslZ ülkeler irtibat komitesi tarafından ha· zırlanan karar tasansı, Genel Kurul'da sosyalist ülkelerin, anti·emperyalist yönelimli ba!!· lanbslZ devletlerin ve Akdeniz' de barıŞ ve güvenliiti destekle· yen çok sayıda ülkenin oylany· la kabul edildi. Buna karşılık NATO üyesi devletlerin çoitun· lu�u, AET üyesi devletler, Is· rail gibi Amerikan emperyaliz· minin doj!rudan güdümündeki ülkelerin temsilcileri, karar ta· sansının aleyhinde ya da çe· kimser oy kullandılar. Dij!er bir deyişle, karar tıısansı üzerine yapılan oylama, Kıbrıs sorunu· nun çözümünda banş güçleriy· le emperyalizmin bölgedeki he· gemonyasından yana güçler arasındaki kutuplaşmanın yo· j!un1aşmasl.nı gösteren bir örnek oldu. BM Genel Kurulu'nun be· nimsediiti karar tasarısı, Kıb· ns'tan tüm yabancı askerlerin çekilmesi zorunluluj!unu bir kere d�ha vurguluyor; öte yan· dan BM'nln daha önceki karar· Iannın uygulanmasını sai!la· mak üzere Güvenlık Konseyi' nin bir "takvim" hazırlamasını

de.. biri,

önceki

aylarda dev·

reden tırım ihraç ürünü stokla· rının azlığı oldu. Oir diğer ne·

den ise, büyük miktarlardaki ih· raç bağlantılarına karşın, yeni si. Ekim ayındaki gerçekleşme sonunda,

Ekim

ayında

1 74

ihracatı dolarlık

Bu

1978 yapılan 21 3

tutırın,

ayında

Ocak·Ekim milyar

840

dönemi milyon

bir büyüklüğe ulaştı.

sunda gerileme var.

milyo"

yılı Ekim

milyon dı>­

larıık ihracata oranla yüzde

1

Geçen yıla gBre, artış tempo·

dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

18

daha a z olmasının nedenlerin·

Boran, hükümetin, "Türk·ıslam Medeniyeti', 'yurt Içindeki ve dı· şındaki Türk varlı!!ı' gibi kavram· larla faşist hareketin ülkemizde dayandıi!ı ırkçı·turanca ideoloji· nin derin izlerini taşıyan Prog· ramında belirtildi!!i üzere "Dev· letin gücünü ve caydıncılık vas· fını vatandaşa hissettirmeye ka· rarlı" olduj!unu vurgulayarak şöyle dedi: "Türkiye'de çok par· ti ve parlamento paravanlı, 'hür· riyetçi demokrasi' görünümlü bir baskı yönetimi amaçlanmakta· dır. Ama bu girişimleri uzun sü· re sürdüremeyeceklerdir. Baskı ve cebire dayanan güç, bır gün göçüp gitmeye, pol!tika sahne-

BM ' de yine barış güçleri kazandı

ürünün fiilen ihraç edile,neme·

TARIM ÜRÜNLERI I H RACATı YÜZDE 20 GER I LEDI

PARLAMENTO PARAVANALI BASKI REJ�

sinden silinmeye mahkumdur. Bir, ülkenin temel sorunlan gö· reli olarak bile, çözüm şöyle dursun, ferahlıita kavuşmaya· caktır. ' İkı, Tlirkiye'nin ııeric� demokratik güçleri baskıcı yö· netime olanak vermeyecektir. Baskıcı zorba rejim, lra.n, Nikı· ragua ve Brezilya'da ardı ardı· na yıkıldı!!ı gibi Türkiye'de de tutunamayacaktır. " Tüm ilerici, demokratik güç. leri çetin görevler beklemeıtte· dir. Bu görevlerin yerine getiriı· mesinde bilimsel sosyalistlerin, sosyal demokr3tiann, tüm yurt· sever güçlerin birleşik hareketi· nin geliştirilip güçlendirDmesi belirle};ci rol oynayacaktır. "Partimiz Türkiye İşçi Parti· sı bai!lmslZlık, demokrasi,806ya· lizm yolunda, demokratik mev· zilerden bir adım gerilemeden mücadeleye devam edecektir."

BM Kararları: K,bru'la banşm genel çerç .....ıi

öngörüyordu. Karar tasansın· da, bu takvime uyulmadı�ı tak· dlrde örgütün " özel yaptı· nmlara" başvurulması ve 1980 Mart'ına kadar bir ilerleme sa�· lanamaması halinde de 7 üyeli bir komitenin oluşturulması beUrleniyordu. Genel Kurul karannın bu özetlikleri, Kıbns sorununun uluslararası nitelij!ini ve BM çerçevesi içinde çözümlenmesi belirlemesi zorunlulu!!unu bakımından önemlı bır geUş· meyi simgelemektedir. Böyle. ce Kıbns sorununun çözümünü NATO üyesi devletler arasında gerçekleşti{meye, bunun için de "toplumlararası göriişmele· " l" amacından saptırarak Ada' ya teL< yanlı çözümleri dayat· maya yönelik girişimler yenl bir darbe yemiştir. Toplumlar· arası görüşmelerin, ancak BM

Türk

Sanayici

ve

i şadamları

Dern.ği yeni bir rapor hazırla·

dı.

" 1 980

Yılının Başında Eko·

nomik Bunalımdan Çıkış Yo·

lu" adını tışıyan raporda Türk Lirası için yeni bir devalüasyo· nun sözkonusu olmadığı kay· dedilerek, TL'yi gerçekçi kur· da tutıbilmek için sürekli kur ayarlamaları yapılması gerekti· ği öne sürülüyor.

1979

yılında,

kamu eliyle ihracatın yaygın·

TüSIAO DEVALÜASYON ıÇIN YII'ı'E FETVA VERDI

laştınlmaya çalışıidıAı savunu· lan TüSIAD raporunda bu uy· gulamadan vazgeçilmezse, eko· nominin büyük zararl.ra uğra. yabileceği iddia ediliyor.

Kısa

adı

TüS IA D

olan

kararlanmn uygulanması, BM yasasının temel ilkelerine uyuı. ması ve Ada 'nın baj!ırnsızlılı1nı, bal!1antısızhj!lm ııarantl edecek bir yönde gelişmesi halinde olumlu sonuç verebilecelli yeniden belgelenmiştir. . Karar tesansımn, BM Gü· venlik Konseyi'nin "Bzel yap. tınm "Ianna ve 7 üyelik bir ko­ mite kurulmasına Uişkln bö­ lümlerinin NATO üyesi devlet· lerin direnişiyle karŞıla51T18sı özeUikle anlarnlıdır. Çünkü bu bölümler, Kıbns sorununun çö­ zümünün sıkı sıkıya BM çerçe­ vesine ba�lanmasının bir geıeıı ı ve güvencesi nitelij!indedirier. Başta ABD olmak üzere NATO üyesi devletler, Genel Kurul ka· rannın bu bölümlerinin uygu· Ianması durumunda, · sorunun çözümünün NATO Içine kay· dınlmasının olanaksız hale ge. lece�inl bilmektedlrier ve bu nederıle Genel Kurul Iradeline karşı çıkmaya hazırlanmakta· dırlar. ABD'nin bu amaçla ortay. attı�ı tehdit, Güvenlik Konseyl' ndeki veto hakkını kuUanmasl· dır. Kıbns'ın kuzeyindeki gerici ve militarist çevıelerle Ankua' da onlan destekleyen güçler, şımdı de tek umut olarak bu tehdide bel ba�lamışlardır.Bu, Kıbns sorununun çözümünde gerici bır politika izlemenln emperyaıızml n en saldırgan çevıelerinln çıkarlanyla Içiçe geçti�inin somut kanıtlanndan biridir. Kıbns'ın banŞÇı ve demok· ratik güçleri, BM kararlan çer· çevesinde sorunun Ada'nın ha· j!ımsızlıj!ını ve demokratik ge. lişmesini saRiayacak biçimde çözümlenmesi ıçın yeterıı güce sahiptirler. Sorun, bu gücün h.· rekete geçirilmesidir.


Terörün miladı Türkiye'de ilerici, sol çevrelerin ıçı·

ne düştükieri, daha do�wdü,ürüidük·

leri beUi başlı yenlışlar arasında, Tür· kiye'de şıddet olaylannın 1968'den

itibaren başiadıeı şekilndeki bir görüş

vardır. Oysa biraz dıkkat edilecek olsa, ser·

maye sözcülerinin de "şıddet olaylan·

Taniıli ' ye selam, saygı So",.,r TaniUi'nin YOR OYOŞ okurlarına "Ia",ın: i,.,tiyoruz. i. llıi yıl öne. fa,"t ",ldUTonların kUrfun/arın hedef ollı.n. ıstanbul o.n llı ,nın t.daııııın. Avrupa cıa ""roiteıi Hulıulı Falıült.1i Profeıörü Senıor Tanı d.uom olunuyor. .onra Taniıli önümüzdeki /ıünl.rd. bir am.liyat daha geçirecek, bundan yürü"",lIim "'/oyacak tedavi yönt.m,.,rine girişikcek. . Fat"t kurşunlcırın bünyoıind. yarattıılı alır tııhrıbata kar� ı� Senıer Ta· nilli bilims.1 çabfmalcırını .ürdürüyor. Bir kitabının yenı boıklll lÇln, çalı,ma· /arını tıı mam/J:ıyan Tamil;' y.ni bir kitııp üz"orind.lıi çalışma/J:ırının da ıon 0'0'

�

""",na gelmiş bulunuyor. Tiirlıiy.'d.lıi ,;y_1 ve toplumsal g.Ii,,,,,,,.,ri, gaz. te, dergi ve /ıitııpllır aracı/ılıyllı ıiirekli ve canlı bir ilgiy'" izlen.n Taniıli, dünyanın v. ülk..inin ay' dınhlı , giiz.ı yarınlcırına inancındon hiç bir ,.y yitir"",y.n çalıdOf bilim adamlılının en seçlıin, .n co,kun örnelt,.,rind.n birim ya,amıyllı ömekliyor. YOROYOŞ ve oltur/J:ırı adına Server Taniıli'yi ..lamlıyoruz.

PR OC R AM ZA M O M E RI YO R "Hükümetimlz, ... do� Iktisadi ve maıı poııtikalan da Içine alan bir istik· rar programını ciddiyet ve samimiyetle uygulayacaktır." Günlük basının pek dlllkatini çekmeyen bu sözler, M azın· lık hükümetinin programında yer alıyor. Program çerçevesinde uygulanacaeı belirtilen Istilmr programının büyümeyi durdunnayacaeı ve Devlet giderierini uelam kaynaklardan finanse edeceeı öne siirülÜYor. M hükiimetinln programında, "kal· kınma hamlesine yeniden hareket veril· mesl"nden söz edJliyor. "15 yılda arka arkaya ortalama yüzde 7 kalkınma iuzı gerçelde,tiren Tliridye, 1978 ve 1979 yıllarında kalkmma bızım sıfıra düşür· mii,tür" denWyor ve şöyle devam eduı· yor: - Oıetim, plan ve program bedef· lerIne göre her alanda düşmüştür. - Yatmın1ar dunnuştur. - ı.azılk artmıştır. M Hükümeti Programı'nın yaklaşı· nu, Türklye'ni,n büyüme hızının son yıl· lardakl düşüşünü, Hükümet de�lşikURI' ne ba�lamak biçimindedir. M Iktidar· !annın 1977 yılı sonuna kadar yüksek oranlı büyüme sa�layabildiR!, ancak CHP a�ıriıklı Iktidann büyürDeyl durdur· duRu Izlenlml verilmeye çalışılmaktadır. Gerçekte \se, Türkiye'de büyümeyl yavaşlatan nedenler, kapitalist yöntem· leri birbirierinden daha iyi uygulayaca· �ını savunan M ııe CHP'nin (arklılıkia· rından çok, kapitalizmin kendı bünye· sinde aranmalıdır. Nitekim, M'nln dam· gasını taşıyan MC ortaklıklan da, 1977 yılında büyümeyi yüzde 7,6 düzeyinden yüzde 4 'e düşürmeyi önleyememlş, CHP'nin elinde ise yüzde 3,3 düzeyine' kadar gerilenmiştir. M ile başiayıp, CHP ile devam eden büyüme hızındaki düşme e�uıminin kapitalizmin kendı bünyesinden kaynakianan bir sorun ol· dulıu açıktır. Istikrar Programı özlemi, bu bünyesel sorundan kaynaklanmak· tadır ve böyle bir program ile büyüme· nın hızlandınıması çellşmektedir. M Iktidannın, kapitalist yapıları umutsuzca !<Orumak ıçın uyguiayaca�ı Istikrar programının araçlannın ne oia· caeı Hükümet Programı'nda oldukça açıktır. CHP a�ırlıkiı hükümetin progra· mında, IMF'nin "stand.by" düzenleme· lerinde belirtildiR! gıbı, "açık finansman için kuilanıldlRı ve enflasyonun kayna�ı oldu�u" ilan edilen Merkez Bankası

yerine, sa�lıklı finansman yöntemleri bulunacaj!ı ifade edilmektedir. Bu amaç· la, M hükümetinin de vergi yasaiannda de�işiklik amaçiadıRı gözlenmektedir. M'nin üzerinde dUldu�u bir başka finansman kay�ı ise,KlT'lerin üretti· Iıl mal ve hizmetlere zamdır. Hükümet Programı'nda . "Yıllık açı!!ı 100 milyar lirayı bulan İktisadi Devlet Teşekkülle. ri, Devlet Hazinesi'nin en düşündürücü meııelesi olarak ortada dunnaktadır" denilmektedir. Düşünmekten kurtuı· mak için M'nin, zamdan başka yolu bulunmamaktadır. Günlük iıuuıa sızdı· nlan haberlere ınanmak gerekırse, kamu kunıluşlan tarafından �tilen pek çok maldald Hazine desteRI kaldınlacaktır. Bu yakla,trQ, M'nin önceliıda fiyat me· kanizııwuıa dayalı piyasa kurallanna lnaiıcının ııereıı ı olmaktadır. Hültiimet Programı'nda şöyle denli· mektedir. "Zarur\ Ihtiyaç maddeleri dışında, fi· yat mekanlzmasının arz ve talep arasın· da denge saRiayan rolüne ve etkiniiRine yaygın bir işlerlik kazandınlacakbr. Ver· gi dışı kalmış kazançlann da meydana gelmesi önlenmiş olacaktır." Fıyat mekanizmasının rolü ve etkın· liRinin nasıl yaygıniaşbniaca!!ının yanı· tını, TüSİAD tarafından hazırlanan "1980 Yılının Başında Ekonomik Bu· nalımdan ÇıkıŞ Yolu" adlı raporda bul· mak mümkün. Raporda şöyle deniliyor: "Fıyat politikasının amacı 'mal ve hizmet tlyatian ile ücretlerin yenı bır düzeyde dengeye getirilmesi ve bu nisbi dengenln korunmasını saRiayacak ted· birierin alınmasıdır.' Fıyat politikasının başansı Için: - Kamunun fıyat kontrol düzeni de· Riştlrllmelidir. Fıyat kontroUarının kapsamı daraltıl· malı, amaç temel mal ve hizmetierde spekülatiffiyat hareketlerini önlemek ol· malıdır. İkili fiyat oluşumuna Imkan verilme. melidlr. - KİT'lerin piyasa ekonomisi koşul· larında çelışmalan saRianmalı, fıyat tes· bltlnde KİT'ler serbest bırakılmahdır." TüSİAD'ın raporu ile AP Hükümeti' nin programı, aynı anlayışın izlerini taŞı. maktadır. Zamlarla fıyat düzeyinin yük· seltilmesl ve bu yoldan tüketimin kısıt· Ianması öngörülmektedir. Oretiml arttır· mak sözleri, burada yalnızca söz olmak· tan öteye bir anlam taşımamaktadır.

na" başlangıç olarak 1968'leri "MI· Iad" olarak seçtikieri görülecektir.

1968'ler belki erııııeryallzm ve yer·

li Işbirlikçi güçlerin politik ve Ideolo·

jik olarak işçi sınıfı ve Uerici hareket içinde etkin ve aktl! biçimde provo· kasyonel sonuçlar elde.� etmeRe

başla·

dıkları tarlhlli' adıdır ama bunun önce· sı yok mudur'? /

Emperyallzm ve yerlı işblrllkçOerl açısından Türklye'deld · _OL hareketi, "öRrencl hareketi" ve yanı sıra ",Id· det" lmajıyla birlikte 1968'lerden lti· baren takdim etmek, oniann Işlerine gelir elbette. Böyle olmalıdır id, toplumun ileri geUşme do�ltu8Unda d1namlRlni duyuran işçi sınıfının poıı·

tlk

hareketinin beuı bir aşaması tah· rip edilerek, o noktadaki kıırgaşada, özünde burjuva ıdeolojık doku taşıyan "anarşizm" virajına sapılabUsin. Nlte· kim böyle ı;>lınaınış mıdır?

Burada bir saplama daha yapalım ve Türkiye'de ilerici, demokrat, sol güçlerin geneUikie 1968 öncelerine "ah

ne güzel giinierdi o günler" demelerinin ve 1968'ler sonrasında da öteye beri· ye savruimalannm nedenlni bir kez da· ha dü,üneUm...

Cumhuriyet pzetesi yazarlanndan, saygın bir kalemın sahlbl tthan Selçuk

21 Kasım 1979 günlü karılı terör olaylannı

şöyle diyor:

yazısmda, son

konu ederken

". 1968'den beri topluma .lıikn tohum/J:ırı ürünÜIrim v.rmiftir, oma ben yine d. "",.. lı .diyorum: 1 1 yıl öne. üniverritcd.lıi reformcu öl·

CIA

renci

haNIı.ti",

teped.n

balıaralı.

- Biz lti it. lıU'dırınz, .oleuyu "'CI· ya boldururuz - dlyı

itin

planla"""

.ını yapanlcır, acaba bU/IÜnı.ri ıı.ıop· Ilıyabilmişler mlydır. .. "

sak da, bazı suçlulan islmlendirmenin

gerelıine de Inanıyoruz. Günaydın Gazete_I yazarlanodan Teoman Ereı 26 Eylül 1979 günlü "Ya Şiddetin Kökeni, Y. Diktanın Pençesl" başlıklı yazısında, Faruk SÜ·

kan'ın, 1965 yılında başlatılan ve kısa· ca "Iti lte kırılırmak" diye Ifade edilen s!ntejinin üç mlrnanndan biri olarak

suçlandılıına işaret ediyor.

Erel şöyle diyor: ". O zaman lç;,"'ri Bolıanı olan sü· lion 'ııı Cumhurbofltonı Sunay ve zama' nın MIT Boşltonı Fuat Dolu i,., birlilı· t. /ıüç"'nen ,ola Iıar,ı "" d.. t.Iı,.,,,,,, 1ı ve öl'!1Ütl.nmeıiM yardımcı olmalı pc>­ litikOllll1 boflatmı,lardı ..

"

o yıllarda gazetecWk mesleRlnin 01·

gunluk

Iıasaınaklanna

adımını

atan

Teoman Erel şöyle devam edlyor: ". 1966't. d.v,.,lIn /lÜvenlili i,., il· gili toplantı/J:ırcla bu ,ırat.ji turlıfı/ır­ k.n, D.mirel'in bi,., ·.ndiş.1i ve tere4' dütlü oldulun... buna Itor,ılılı Sülıan'

ın çolı militun ve urt davrandılın� bu topllınhlcıra

Iıahllınlcırdan

dinı.m;'·

tik. "

Burada önemlı bir noktanın altım

çlzmekte bır kez daba yarar vardır. 1965'te, yetkWleri "Devletin Güven· lieı" konuwnda telaşa ve planlar yap­

maea sevkeden sebepler nedir ııcaba? Bunun altı çlzUmedlkça bugünlerl

de kavrama!!a

olanak

yoktur. O da şu·

dur: TürklYd ;şçl sınıfının polıtık hare­ ketinin omUrgalaŞmaBL 1965 ortalann· da TIP'in medlle peceRin1n anlaşıı· ması üzerıne koparılan feryadıar ve 1965

Ekim'lnde yapılan seçimlerde

15 TIP mlııetvakUlnin meclise ııırmeli ve kopan fırtınalar hatırlardadır.

Mını Biıllk Grubu'nca 1961 'de dıf· 141erln, Alpaılan 'I\iıIı., rehII· Rinde 1964 aonlannda Türkly.'yı ııeri pIdIkIeri, ya da ııetlrlldlklul ve 1966' lerden ltibareıı CKMP Istiluı U. lILaIıLı komanda kampiıın.. yöneldiklerı unu· tuiacak mıdıı'1 Ev.t 1965!. .. Ttomaıı Enl'in YULStnL okurn&ita dtftm eM­ lım:

!anan

". hlı lıo"",lIdo llamp"'" da o. yıl

açı/mı,tı Tiirlıiy. 'd•. SiyaHne ,ldMt Iıullanılmoıı da o .ırada )'olunlo,_

Sormak gerek: Türldye'ye CIA to­ humlannın atı1ıııasına 1968'de mi baş· lanmıştır? O gün, "solcuyu sai!cıya boRdur.

ma" planını yapanlann bugün hangi hesaplan yanlış çıkmıştır?

Türkiye'ye CIA tohumlarının atıl· masına çok önceki tarihlerde başlan·

dı�ını Sayın Selçuk da kabul edecek· tir.

bo,llımlftı.·· "

Sayın İlhan Selçuk'un o

memeli olanaksız.

yıiian

bU·

Bugün kanlı terör konusunda haklı bır protestoyu dile ııetiren Selçuk'a, Erei'in son derece saRltkil ııözlemiere dayanan yazısından kabldıRıınız bir

parçayı daha okuyalım: ". Uygullımaya bullıranllır, bullı,· ma.ollır bile göz yumanllır ve onllırın

hareketlerine hlç de "tepeden" bak·

etrafındaki üçüncü dördüncü derec.d. ,orumlu ku,olıllır, iıter iıt.mu ,idM' tin kökeninı inilm.lini önl.m.1ı için çok /lÜçlü bir mulıavem.1 c.ph"i olu'·

ne "mütevazl" hatıriatalım.

kim;,i d. parllım.ntoda ... "

Ayrıca, emperyalizm ve yeril

birlikçilerinln,

Türklye'deki

Iş·

öi!rencl

mayıp, mahlr bazı kaynaklaria Işın ıçı·

Biz

ölçülerie karıştıi!ını da

ılhan Selçuk'un söz konusu

yazısının sondan bir önceki cümlesi· ne katılıyoruz: Gerçekten benzer pl.n·

lar çok kuUanılmış ama kuilananlara bır hayır getirmemiştir ... Ancak, yüzlerce, binlerce ilericinın,

yurtseverin, sosyalistin canı ve kanı üzerine kurulan bır faşist sofranın suç·

turur/J:ır.

Bunlcırın Iıimiıi d.vlett.dir,

.. .. ..

Türkiye'de emperyalizme ve (aşiz· me karŞı, ilkeli, sai!hkiı, kalıcı güç ve eylem birliklerinin yaşamsalhRının elle tutulur, gözle görünür zorunluluk hali· ne geldl!!1 bugünlerde, tarihi ve bu ara·

da yakın tarihi çok ıyı ııörüP deRerien. dirmemlz gerekli deR il mıdır? Suçlular, ortak iddisnamemlz önün· de hesap vermeildlrler, vereceklerdir...

lulannı temelde sınıfsal olarak görüyor·

�Ferha t Gün YORUYOŞ · 26 KASCJl

1979 · 7


ÖlÜM fÜIElERiN E HAYıR ! Şu g\inlerde, Avrupa kıtası halklan yenı bır seçimle karşı karşıya bulunuyor. Seçim şu ko­ nular üzerıne : Avrupa gerginlıRın yenlden artması ve yumuşama· nın yokolması demek olan sDah·

!anma yanşını gelecekte artırma

yoluna mı gidecek, yoksa Heisin· kı nkelerlnln Derde uygulanması ve derinleşmesi, yanl sDahlann kısıtlanması, güvenliRln lillam· laşması ' ve banş Içinde yanyana yaşamanın geliştirilmesi yolunu mu Izleyecek? . ABD 'nın saldırgan çevreleri

nak

yapıyor. Oysa gerçekler bu

" dayanai!ı" yede bır ediyor: Son 10 yılda Sovyetler Blrlli!l'nln Av­

ci yolu Ise Sovyetler BIrDII, sos· yallst topluluk üyeleri ve Avrupa

kamuoyunun geniş çevreleri ii· vunuyor. Birçok Batı Avıııpa hü­ kümet ve devleti bu Ikıncı yolun izlenmesinden yana, özelllkle de NATO kampında silah yanşı gir. dabına daha da çok sürüklenme·

ye biç can atınıyorlar.

ABD ve NATO, Avrupa balk· lanna ne öneriyorlar? Bır yandıın banşı güçlendirme, yumuşamayı

mıştır. 'renine, orta menzDiI ro·

yoktur. Avrupa'daki güç oranını

rupadakl nükleer liIa1ılar konu­ sunda Sovyeder Birllll'yle ,örli,­

pa )ilkesi, bır tek Avrupa halkı

bozmaya

da azalmıştır. üstelik, Sovyetler BIrDi!1 dller ü1kel ,rln topraklan­

'Bunlara karşılık, son 10 yıl­ da Batı devletleri, Avrupa'daki özeUikle Sovyetler

Bırllll topraklanna ulaşabDecek

er mermDerln sayısı Ikl kat arttı.

uçaklan

modernleştlrlldi. Avrupa'dakl A­ merikan askerlerlnln sayısı da

Amerıkan ve NATO p\arıla.

n, Sovyetler BlrIlll'nIn son yıl·

larda Avrupa'daki orta menzDiI nükleer araçlanm "a,m derecede artırmış olmuı "m kendine daya-

Amerikan

tümenl

ıçın

yedek

nükleer roketinln eklenmesi iS· rarla öneriliyor. NATO'nun bu son planımn uygulanması ger· çekte ne anlama gelır? . Bu, öncelikle Avrupa'da sı· \ahlanma yanşının yenlden kı,· kırtılması olacaktır. Aatında In. glltere, Federal Almanya, ıtalya,

3000 nülıleer />aflılı (1·2 Iıiloton)

3000 nükleer ba,lık (1·2 kUoton) 16 km. menznli 1 5 6 mm 11k 300-430 tank başlıemda, 18 km menzDlI 1020-14oo 203 mm11k tank ba,lıi!ında, 32 km menzDlI 1 50·250 1 7 5 mm 'lik tank başlıeında kuDanılıyor. 1000 nükleer başlık (40-400 kUoton)

600 adet 135 km menzUIi Sergeant roketinde kuDanılıyor. (Sergeant ve Honest John flize Sıstemlerı bugün "Lance flizelerl" yerlerine konularak 200 adet 900 km menzilll Penhlng •

i roketinde kuDanılıyor.

DeRı,ken etkUI 2260 nükleer başlık. Yer ve bava sDahlanyla donatılmış 1000 bombardıman uçai!ında kul­

lanılıyor. • Toplam 60 depoda 7000 . 10000 nükleer başlık bulunuyor. •

Bu arada, ç",ldl polıtık dot·

türmek Isteyen güçler.

ü1kenln lendlka 'fe Icjtle örgüt­

Kaldı kı, NATO'nun planlan HelSınkl likelerine de tamamen aylandır. NATO 'nun öne sürdü· i!ü önlemler, Avrupa'dakI duru·

Sovyeder Birllll'nIn giri,1m ve ö­ nerllerliıl destekledDer. Bunlar

leri, devlet ve polıtıka adamları

çok dolaldır; çünkü, Sovyetler JillrIllI'nln tutumu, halk kldele­

rının yaşamsal çıkarımm, oııla­ nn bır nükleer lav", izin ver­ meme Isteklerlnl Ifade etmekte­

Bunlardan 5000'1 Fedenıl almanya'da. (Fransa ve Büyük Britanya'daki nükleer başlıklarla roket silah sistemle­

rindeki ve NIKE·HERCULES sistemlerindeki nükleer başlıklar hesaba ka· tılmamıştır. Sosyalist ülkelerdeki hedeflere karşı ABD Atiantik ve Akdenız molanndakl nükleer taşıyıcılarda 2500 nükleer başlık bulunmaktadır.)

Boli.tik Çalıştirma

,;ı

�

Avrupa'da liIahlann azaIbi­

ınasına uı,kln Sovyet önerled­

nln

t.

/

/

", -­

ve önemlı bır adım olacaktu. Avrupa'nm banfleVer kamu­ oyu .mücadeleyl bırakmıyor 'tl! "Amerıkan rokederlne bayır'" diyor.

•

� � - - - .......

Radar yönetim sittemi

Seyir­ Inşıma .iıtemi

'Pershing la

gerçekl",tlrllmesl yumu..

mamn ve dünya bantımn güçlen­ dlrDmeslne dotru ablmı, büyiik

dan bu derece öneme sahıp so·

YI

�

dir.

ktm

runlar konusunda görü,melere başlama önerisi ise dünyad� ile·

/

bazı bölümJeı1ııl

rultudakl pek çokıiartl, bır dizi

pa halklarının güvenURl bakımın·

Avrupa'ya yerleştIrDmı, o· lanlara }aklaşık 600 yenı ABD

kaldırılmıştır.)

onayladılar.

nşçı girişimleri ve banş ve Avru·

ortadadır. sosyalist ülkelerin bu· na kayıtsız kalmalanmn olanak· siz olduj!u ve karşı önlemler ai·

16 lım. m.nzilli 1 66 mm 711ı 300430 tonlı bo'lılında,

•

konuşmasının

caklanna aldırmaksızın, Avrupa'­

Sovyetler Blrlli!l'nln yeni ba­

ln

18 lım. m.nzilli 1 020·1400 203 mm 7i" tank />aflılmda, 32 km menzilli 1 60-260 1 76 mm '/ılı tank bo •

JemsilcDerl, "Hollanda 'lı Bakanm

Avrupa halklan dei!D ...

nın kıtadaki stratejık duru u NATO yaranna dei!lştlrebDecell

NATO ' nun Avrupa' daki ölüm cephaneliği •

edebDlr? Yalnızca, Avrupa halk· lanmn gelecei!lnl tehlikeye saka·

kazançlı çıkacaktır? Elbette kı,

Belçika ve Houanna topraklann·

ku·

ŞI çı)<tı. Danımarka 'fe Noneç

bu duruma dönüşmelinde da nükleer başlıklı birkaç yüz sü' per modem roketin bulunması­

karar alını:nuuıa

mektir. Bundıın kım kazanç elde

lşblrlll\nin gellşmeslnl kaçmıl­ maz olarak etkneyecektlr. ışın

re ıçınde Batı Avrupa'daki nükle·

ABD

konusunda

mu gerginleştlrebnecek ve genel olarak uluslararası . atmosferl ze· h\rIeyecektlr. Bu, Avrupa'daki

snahlannın sayısını artırmak ve bu silahlan mükemmelleştirrnek ıçın pek çok şey yaptılar. Bu sü­

ulaştırabilecek

me yapmadan roket yede,lImıe

yumu,ama

yı kendı amaçlanna ulaşmak için bır savaş alanı halıne dönüş·

na bu araçlan yerleştlrrnemekte­ dır.

Bu mermDerl hedeflere (özelllkle SSCB topraklanndaki bedefie':;! )

çalışmak

sürecinin temelinl yıkmak de·

gücünde olduj!u gıbı, hatta bır mıktar azalmıştır. Orta menzDIi bombardıman uçaklannın sayısı

sDahlannın,

leri aralında bUe çatlama oldu.

gerçekleştlrDmeslyle çıkarlanna

ket fırlatına araçlannın sayısı, bu roketlerln nükleer mermnerlnln

oluşturmak üzere Avrupa ülkele­ rine ek olarak silah ve cepbane sokuyor.

leer silah taşıyıcısında.n sözedDi­ yor.

Planlama

HoDanda Savunma Balwıı, A'f­

kalıyor. Eylemlde Ise, Batı Avru· pa ü1kelerlnln sözde adı geçen a· maçlara ulaşmak ıçın şımdı top· raklanna nitelik olarak yenl A­

Yaklaşık 600 orta menzUlI nük·

Nükleer

zarar verilmeyecek bır tek Avru·

arttı. Şimdi Ise ABD altı yeni

merikan nükleer snabı yerleştlrll ­

NATO

Grubu toplantısında, NATO üye­

rupa'dakl orta menznıı nükleer sUah taşıyıcılannın sayısı bır ro· ket olsun, bır uçak olsun artma·

sürdürme gerei!lnden sözediyor­ lar. Ancak bütün bunlar sözde

meslnl kabul ettikleri bDinlyor.

nl, destek gördü. Lahey'de yapı· lan

ABD ve NATO planlannın

ve NATO yönetımı Avrupa halk­ lanna Dk yolu dayatıyorlar. Lkin·

mak zorunda kalacaklan da çok normaldir.

Yamltma-

__

Pershing ii

olonı Hedef 010 nı

Pershing II 'ler nedir? ABD bugün Batı Avrupa'da yaklaşık 900 km menznli olan 180 "Penlılııc- I" tipi orta menzDlI flizeyl yerleştlrmlş durumda. Batılı askeri çeneler bu roket­ lerln moduı geçmiş oldutunu ve SSCB Içlerine ula,acak menzDe ..ıııp oiıııa­ dıklannılddla ediyorlar. Pentagon bunun ıçın Martin Marletta Corp. li1aIı te­ keline ''Penhlng·lI'' tipi yenı orta menzDIi roketler 1lI1Iarladl. Sadece buıı1anıı projelerı ıçın 360 milyon dolar harundı. GerçI her ıkı tip roketin Isimleri aynı, ancak ''Penhlng-II' 1er nitelik olarak tümüyle yenı sDahlar. Bu roketierln menzDlerl 2500 km ve patiayıcı Iıq\ıtıa­ nnın düştüi!ü yerlerde büyük etkı gücü bulunuyor. Bu roketlerln DIı: denemele­ ri daha 1977·78 yınannda ABD 'nın White Sandı bölgesınde yapılmı,ti. "Pel' shlng·II"lerin bır başka özemRI de, "Penhlng-I'1 erln ta,ırna ve futatıcı lIatem­ lerlne sahıp olmalan.

C

Projenin gerçekle,tlrlcnerl arasında Marletta orp'unı.yanıma Bendix iii' ması, Goodyear, Hercules ve Sınger Keatfott tirmaim bulunuyor. Bu 1nnaJa. nn hepsi rokederln delilşık sIstemlerini yapıyorlar. Bu roketierln Bab Avrupa'da yerleşUr\lmelerl, hükümet temsileDeri nln lfa. desine göre "ABD 'nın Dk kez ı.vrupa kıtasından SSCB 'deki bedenere kartı Atom sUahlanyla saldırabilmes\nl ııj!mkün kılacak." "New York Time." bu­ nu şöyle belirtiyor: "Bu silahın yenl niteliRI ve Batı Avrupa'da yerle,tlrllme" "Batı stratejisinde önemlı bır deRlşlkllRI anlatıyor, çünkü ,imdiye d.k ABD Avrupa kıtasında bu tür silahlan ilk kez depo ediyor."


Y E N i AB D FÜZELERi N E HAY ı R !

ABD'nin NATO uyesi Avrupa ül­ k�l�rine orta menLilli Pershing-2 ve Cruise ruzelerini yerleştirme karan iiz.crin�

Dünya BarlŞ

Konseyi'nin

başlatbğı uluslararası eylem .kam­

panyası, t:ü.m <linyada banş güçle­

rince destekleniyor. 27 Kasım

tarihini

bu yeni ABD

fiiz.elerine brŞI uluslara..r.uı eylem

&ünü olarak

ilan eden Dünya Banı

Konseyi, tüm dünya

ve

banş

Ttirkiye'de de tiim ni ve

barıştcVmm

�

güçleri­

han:k.etc geçi­

"'" kampanya "OLUM FOZELE­ IlİNE HAYlil" adıyla yüriitillüyor.

Ban, Derneği, TIP

ve

TSıP b·

rafından ortaklaşa planlanan ve ör­ p.denen eylem

birliği, sendikalann,

meslek ve kitle örgüderinin de geniş ç"pb desteğini

sağladL

ten sonra, h:ızl1bnan ortak bir dek­

lerasyonun

ve

Sekreteri Enis Coşkun tarafından

benzeri eylemlerle sürdürülecek olan

okunacağı ; mitingtc aynea Til' Mcr­

"Olum Füz.clcrine Hayır" kampan­

kC"1. Yönetim Kurulu

lan, fUzeleri proksto eden kartların

gut Koça!<. ve Bant Derneği ıZmir

NATO Güneydoğu Kara Kuvvetleri

Temsilciliği

salon

toplanblan;

panel

yas, rum yurtb da imza kampanya­

Komutanlığı ' na

posb.lanması

ey­

Uanş

Derneği

Genci

Oyesi Vedat

Pekcl, TSLP 8ölge Temsilcisi Tur­ adına Ccma) KJraI'ın

konu4acağı bildirildi.

lemleriyle yaygmlaşbnlıyor.

güçlerini

banıseverlerini mücadeleye ça­

ğudı.

iSb.nbul, Ankara, ıZmir, Eskişe­ hir, Bursa gibi iUerde açık hava, ka­ palı

ıStanbUl'da merkezi olarak plan·

lanan ortak eylemler

Öıe yandan 25 Kasım günü Sur­ sa'da

bir

kapalı salon

toplanbSl,

tüm yurtta

27 Kasım günü Ankara'da "Avrupa

Banş Derneği, TIP, TSıp ve eyle·

Güvenliği ve: Silahsızlanma" konulu

mi

dcstckJeycn

kitle

örgüde:riyle

bir panel, ve yine 27 Kasım 'da Es­

birlikte: yürütülüyor.

kişehir'de bir kapalı salon toplanbS!

Yürüyüş 'ün yayma hazırlandığı suada, kampanyanm ilk adunı ola­

başı Gazinosu 'nda kültür ve sanal

rak 24

Kasım günü

hmir'de banş

güçleri tarafından "ölüm Füzelerine

Hayır"miting ve: yürüyüşünün yapı­ lacağı açıtlandı. Konak Alanı'ndan Heyke!'e kadar yapılacak yüriiyüş -

ile 28 Kas= günü ıStanbUl'da Tepe­ etkinliklerinin

scrgilc:ndiği

kapalı

salon toplanbsının yapılacağı açık­ landı.

TÜM BARI Ş GÜÇLERiNE DUYURU YENi ABD FÜZELERiNE HAYıR TÜM BARIŞSEVERLERI, iLERiCiLERi, DEMOK RATLAR ı, YURTSEVERLERi ABD'NiN DÜNYA BAR ı ŞıNı TEHDiT EDEN YENi SALDıRı PLANLARINA KARŞI DURMAYA "YENi ABD FÜZELERiNE HAYıR" KAMPANYASINA KATıLMAYA ÇAGI RIYORUZ GONDOZ MUTLUAY Türkiye l,çi Partisi Merk.cz Haberalma, . Propaganda ve Basın

ENIS COŞKUN

Bant Derneği

Genci Sekre:tcTi

Bürosu Sekreteri

ÇAl)ATAY ANAllOL .ürkiye Sosyalist 4çi Partisi Eğilim Propaganda

Sekn:kri

•

'AVRUPA HALKLARı ÖLÜM FüZELERİNE KARŞI

NATO'nun bazı Avrupa ülke­ lerine nükleer başlıklı fıizeler yerleştirme karan almasından .,Dra dünyada bu karara karşı olu ..... tepkiler y�unlaşarak .ü­ riiyor. Güney Kıbns'da Kıbns Banş Konseyi tarafından, Ingiliz üsle· dne yerleştirilmek iatenen roket· lere karşı 2·9 Aralık tarihlerinde bir kampanya açıldı. Kuzey Kıb­

ns'da iae, geçti�imiz hafta yapı'

lan bir açıklamayla Ingiliz üsleri· ne sözkonulU roketlerin yerleşti·

rilmesine karşı çıkan CI'P 'den .,nra Toplumcu Kurtuluş Partisi

DEV -Iş ve Banşaeverler Komite· si de NATO'nun bu karannı pro·

telto ettiler. Ote yandan ıtalya Silahsızlan· ma Komite.; Roma'da bir miting düzenleyerek, Amerikan roketle· rinin Batı Avrupa'ya yerleştiril· mesini kınadı. NATO'nun Batı Avrupa'yı ve ıtalya'yı bir roket rampuına dönüştünne çabaları­ na dikkat çekilen mitingde, Soy· yetler Birliııi'nin Avrupa'da nük­

leer silahlan kuıUamayı öngören önerilerine kulak verilmesi isten' dj. Atina'da düzenlenen mitingde

Beh i ce Boran ' ın Yü rüyüş ' e özel deme c i Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Behlce Boran ABD' nin savaş kışkırtlClSI son gi. rişimleri üzerine Yürüyüş'e özel bir demeç verdi: Boran şöyle dedi: "Dış dünyada yer alan önemli olaylar, yeni hükümetin kuruluşu ve Meclis'te program konuşması arasında yine göz­ den kaçınlıyor. İran'dakl Ame­ rikan Elçilil!i'nln işgalı dolayı· sıyla Amerika Birleşik Devlet­ leri'nin bu ülkeye askeri müda­ halesi olasılıl!. ABD Başkanı ta· rafından açıklanmış ve dll!er yetkUUer tarafından dotnılan· mış bulunuyor. Bu sabahkl ajanslar, böyle bır müdahale ha­ linde Portekiz'In Azor Adalan' nm Amerıkan uçaklannca kul: 1anılmaauıa müsaade oIunaca­ et haberini verdi. Türkiye'de ne oluyor? Portekız De 1'1 haUet­ menln yoluna giden Amerika Birleşik Devletlerl'nın Türkıye ile bu konuda temuiarda bu-

lunmaması düşünülemez. Tür· kiye'dekl üsler ve özeUlkle de Inciı:lik üssü ön plana çıkmak ­ tadır. Dış ta.ahhütlerimlze sa­ dık kalacai!tz diyen Demirel hü­ kümeti sözkonusu üslerin İran' a askeri müdahalede Amerika Birleşik Devletleri tarafmdan kuUanıinıasına müsaaıle edecek midir?' Sal!ct gazetelerin Kabe baskınınm sonımluluJ!unu ŞU' lere ve hatta Humeyni'ye yük­ leme çabalan böyle bır müda­ hale 'lehine kamuoyunu hazırla­ ma gayreti olabilir. Son derece tehlikeli &elIşmelerin Türkıye' YI içine alabilecek "kUde ol\l4tuııu bugünlerde, Demirel hükü­ meti Türkıye'deld InCIıIIk ÜIIÜ­ nün ve dll!erlerinln ımı'. ve te­ nellnde OıtadoAu'y. yapılacak bır Amerıkan müdahaleııl ıçın kııilanıiıııuıı IDÜlUde oiwı­ maY-Amı hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak bır k_n­ IlkIe .çıklamahdır."

de NATO'dan ÇıkıJması, ABD üs·

lerinin kaldırılmaıı iatendi. Ati· na'daki

ABD

Büyükelçiliııi'ne

doj!nı yürüyüşe geçen topluluııu ordu ve polis birlikleri önledi. nu

Dünya Sendikalar Federasyo· tüm dünya işçi ve emekçileri·

ni NATO roketlerine karşı müca· deleye çaııırdı. DSF'nin Berlin'­

. de yaptıııı toplantıda Amerikan roketlerinin IoAuk laV"", dönüşe yol açacaııuıa ve ailaIıIanmayl k"kırtacaAına dikkat çekildi ve

bant mücadelesinin dünya I,çi ve emekçileri için yaşanual öne­

BELÇIKA SAVAŞıN DEOIL BARıŞıN KARAR­

me sahip olduııu belirtildi.

GAHı OLMALIDIR

Pariı'de toplanan Fransa Ba· rış Koıueyi, başta ABD olmak üzere NATO 'nun militarist çev­ relerinin silablanma hazırlıkları' na karşı Fransız Banş Hareketi'· nin kayıtsız kalmayacaRını açık· ladı. Kanada'da Toronto'da düzen· lenen Amerikan roketlerini pro­

testo mitinginde NATO'nun bu planından vazgeçmesi istendi.

Mitingde konuşan Kanada Ko· müniat Partisi Genel Sekreteri

K4ahtan, NATO 'nun yenı roket­ lerinin yeni bir silahlanma döne·

mi başlatacaAınl söyledi.

ABD de ioe çeşitli kitle örgüt· leri yeni NATO planının Kongre· de

onaylanmaıını

engellemek

Için ülke çapında bir kampanya açmayı kararlaştırdılar.

Amerikan Perahing·2 ve CruiM roketlerinin Bah Avrupa ül· kelerim! yerle�tirilmerine ilifkin NA TO projeı� Aralık ayının ortalaMnda NAT.O kanırgahlaMnın bulundugu Belçika 'nın ba,kenti Brüluel'deki Bakanlar Konıeyi toplantuında kanıra baglanacak. Nükleer roketlerinin yerle,tirilmelinin planlandı· ülkelerden de biri olan Belçika 'da, bu yeni lall<1Ş kışkırtıcı­

f'

ıgı projerine I'arşı Dünya BaMf Konıeyi'nin e,giidümündeki uluslararası eylem giiçlem!rek .ıürüyor. Belç ika 'nın baMf giiç. le';' ülkelerinin bir 1011<1' degU baTlf kanırgahı olmaıı için yı· ..1 mücadeleyi yükaeltiyorlar. gın Belçika &nşı Savunma BirliRi'nin yürü/tügü mücadele programı 9 Anılık 'ta Brük.el 'de nükleer füzelere karşı ulu.lar· an'" bir göıterinin düzenlenmeıiyle tamamlanacak. öte yan' dıJn Belçika Komürıht Parmi B",/umI Lou" Van Geyt�n Önü' müzdeki günlerde Belçika hükıimetine konuyla ilgili bir BOru yön.lteeegi bOdiriliyor.

Yukarda Belçika BaMfI Savunma Birligi tanıtından "Belçi· ka 'da Nükleer Füzelere Hayırı" ıloganıyla düzenlenmiş bir aflfin fotognıtı görülüyor.

Bugiin ölüm (Uz.lerinin ülkemiz. y.rle,tirilm.lin. k.....ı yı' g'7UGI .yleml.ri gerç.kleştiren Tıirkiy. /ıarıf hDnlıetinin költ­ tü bir geçmi,i ve mücad.le ,.len.gi var. TiiMiy. ""Mf harek.· ti ilk örgütlü çıkı,ını TiiM Ban,aeverler Cemiy.ti 'nin kuru·

luşu ile 14 Temmuz 1 950'd. yaph. Tiirk lJaTlf..verler C.ml­ yeti 'nin yayın organı olan &MŞ derg"i, Türkiye /xırıf giiçle·

rinin emperyalizmin ve gericUigin IOII<1f tehdidin. ka,.,ı yük­ .len giir lerini oluşturuyordu. A merikan emperyalizminin

Uzak Dolu'daki çıkar/onnı

kollamak için Kore 'ye ..ker gönderilmeıinin kar,.'M çık­ mak,Türk &Mş..verler Cemiyeti'nin kuruluşund<ın .onrıı ki en temel görevi oldu. Tiirkly. /xırıf giiçlerinin dünya baMf ..verl.riyle elele gerçekle,tirdikleri bu kar,ı Çllı", 28 T.m­

muz giinü dagıhlan 24.000 bildiride ifaduini buldu. PanJg. kapılan gerici Iktidar, demegi kapahrkcn, başta dem." baş'

kanı Behiee Bonın olmak üzere, demegln yöneticikri .gır cezalara çarphMldl. Boran ..keri..iy..i mahke"",d. yargı· landı ve üç kez ıerbeıt bırakılıp, yenıden tutuk/ondL

Dünyada ve Tiirkiye 'de baM' karek.ti lOgiam ve kökUi temeller üzerlnd. yükl.Uyor.

i i

i ,


9 KASIM 1979 GUNO ABD BıLGı. SAYARLARI DUNYAYı NOKLEER BIR FELAKEUN EşICINE GETIR. DlLER. BU OLAY, AVRUPA RAL). YO VE TELEvıZYON HABER PROGRAMLARıNDA GEçIşTl. RILDı. OYSA BILGisAYARLARIN VERDICI Y ANUŞ ALARM OZE­ RINE çEşITLI ABD OSLERlN. DEN MAVALANAN '·IOhc F·l06' LARıN NOKLEER TETıcı ÇEK· MESINE ÇEYREK KALMı ŞTı. YANUŞ ALAAAlDAN DONOŞTE BIRKAÇ DAKiKA DAHA GECiKIL­ SE, ORNECIN BIR BROKSEL'IN, BIR AMSTERDAM'IN, BIR LOND­ RA'NIN DA KARŞIUKU N()KLE. ER DARBELEME ZINdRl lçlNDE PAYLARıNı ALMALARı, DONYA· NIN BU HABERI "ATLAYAN" RADYO, TELEviZYON, GAZETE YONEUCILEKlNIN BAŞLARıNA DA Y\KlLMASI HlçrEN DECIL­ DL...

•

BELÇIKA'DA VMO VE FRONT DE LA jEUNESSE ADU FAŞIsT OR· GurLER, BELÇIKA JANDARMA· SININ DA YARDıMıYLA DILE­ DIKLERI GIBI ÇALıŞıYORLAR. PARTI VE DERGI BINALARıNı BASIYORLAll, ILERIci KişILERI OLDORUYORLAll, KAÇ1RlYOR· LAR, IŞKENCE YAPIYuRLAR. .. YABANCI IŞÇILERE soiu.ıuJ SALDıRıLAR DOZENı.JvORLAR.., BELÇIKA'U FAŞisT ÇETELERLE BOZKURT ÇETELERI, ıRKÇlUK· LAR1NDAN OTORO BIRBIRLERI. NE DOŞMAN OLSALAR DA, ILE­ R1clLEll SOZKONUSU OLUNCA Iç ÇEı.lŞıdLERINt BIR YANA ITIYORLAR..,

• YAKıNLARDA CENEVRE'DE BIR BAŞ-BILGIsAYARıN HizMETE SOKULMASI 'DOŞUNOLUYOR. ALMANYA'NIN, BELçIKA 'NIN, INGILTERE'NIN FR.ANSA'NIN, R1LG�AYARLARI ELLERINDE NE VARSA, BU BAş-BILGIsA. YAR'A AKTARACAKLAR. KAPı. TAı.lsT AVRUPA OLKELERlNDE KIM YAŞıYORSA, ADıM ATIŞLA· RI, NEFES AUŞLARI BILE SA· NIYESI SANIYESINE IZLENECEK.

B il gis ay ar l ı m il it a riz � b i l gi s a yarlı d e m ok ra si (

DOCAN ÖZGÜDEN

)

14 Ekim seçim sonuçlan, "umut" kesilip de umutlan boşa çıkartan sosyal demokrui'nln if· \uını belgeledl. yaz tatilinde Türltlye'den "Yalttı bizi Karaol· lan!" diye dertlenerek dönen iş. çiler, "Yandı şımdı KaraoRIan" diye büküm dÜ4üyortar. SaRm lıer1emeııl kaygı uyandınyor ama, bır yandan da sahte umut· lann Ulasının saRlıkll bilimsel IOI)'BlJst hareketin g,Uşmeslne yolaçacaRı, saRcı iktidarlann ömrünün pek uzun obnayııcaRı Inancı hayU yaygın. 1979, sadece Türkiye'de de· IILI, genel olarak tüm kapitalist Avrupa ülkelerinde sosyal-de· mokıaslnln gerllediR!, saR'm Ise genel bır Ilerleme gösterdilıl yıl. Bu olgu aritmetik Ifadesini Haz1ran'da yapılan Avrupa Parlamen· tosu seçimlerinde gösterdi. SaR 'm ilerlemesi, "Ifıir Dün· ya" denilen emperyalist blokun Avrupa keslmlnde burjuva de· mokrulslnln biçimsel kural\annı dahi ayaklar altına Ilan uygula· maiara da Ivme kazandırdı. ABD emperyalizminin körük· ledlRI mlllıarlzm Ile faşizm, bur· juva demokrulll nln vltrlnlerlnde atbqı tmııanıyor. Avrupa bürok·

c

�� . �. �l���

raslsının merkezleştiRI

Rue de la me zinciri ıçınde paylannı aıın. Lol'nln görkemU "bulldlng'1erln• lan, dünyanın bu haberi "atla· de Pershlng ve Cruise nülıleer - yan" radyo, televlzyon, pute flizelerlnl AvruJla 'nm kalbine yöneticilerinin bqlanna da yıkıl. yerleştirme pazarlıklan sürdürii· ması hiçten deRildi. Ama ooiar lürken, faşist Fıaman komando­ ıçın, IÇamb oçya' ve Vietnam'. lann . toziu çizmelerı Ardeooes karşı Pol Pot canI1er1n1 savun· DaRlan'nın toziu pat1kalanndan mak, son iran olaylannı gözüya,­ Brüksel'In, Anvers'ln göçmen Iş· lı yorumlarla yansıtırkan Şab'ın çlnln alınteriyle yıkaı)mış cadde· geçml, tüm ciirümlerine sünger lerine Inlyor. çekmek, ııan. yolunda Sovyet Bu "geriye sayış" süreci ıçın· önerilerini buıralb edip Pente· de, kamuoyu oluşturan lıItle Ile· ,oıı 'un "So�et tebdldl" aaf.sata· tiş"'" araçlan, televizyonu, rad· \anna çanak tutmak daha aeu yosu, pzeteslyle, kltlelere kader· basıyordu, cl bır tes\lmlyet aşılamak ıçın el· Hesap meydandaydı... Tam lerinden geleni ardlarına koy· yenı nülıleer başlıklı fıizelerln muyorlar, Kuzey Avrupa ülkelerine yerleş· O kadar kı, 9 Kasım 1979 gü. tlr\lmeal tezgablarurken böyle bir nü AB D bllg1sayarlannm dünya· &kandalın "önemlyle oranblı" bl· yı nülıleer bır felaketin eşe!!lne ç l mde yaDllblması, kamuoyunu getirmeal haberi dahi, Avrupa te· karşıya geçlrteblllr, Persbing'ler, levlzyon ve radyo haber 'prog. Cruise 'ler Sam Amca 'nın eUnde ramlannda ya biç yer almadı ya kllabınrdl. öyleyse haberi "bile da en aşaRı sıralarda ayrmb bır bile atlamak" ,erelılrdl. .. haber olarak ,eçlştlrlldl. Oysa bilgisayarlann verdlR! yanlış eRotsSANT alarm üzerıne çeşıtlı ABD iiale· SKANDALI'NDAN rınden havllanan F·101 ve F·106' GRAİNDORGE \ann nülıleer tetiRI çekmesine SKANDALı'NA ... çeyrek kalmıŞb. Y.nlış alarm· dan dönÜ4te birkaç dakik. daha Böylesi vurdumduymaz ve ay· gıeclkllae, örne21n bır Brüksel'ln, maz bır ortamda, burjuva devle· bır Amsterdam'm, bır Londra' tlnIn Iç bukı orpnian da ıııml mn da karşılıldı nükleer darbele·

DISK antifaşist mücadele

görevlerine sarılmalıdır

tl

DISK yönetiminin, yenı bır

siyasi .,..

kurul",una önderlik etme konusunda·

açıklama i l e amıanın bır olmadılını,

bırlıli

parti

sağlamak

kurmak

oldulunu

ideolojik ve polıtık çalışmaları .,-ekliren

ve TUrkiye soınutunda karmaşık ve çok

Uzerine yorumlar aeçtljl. miz hafta da dev.ım etti. Sınıf sendikacı·

açıklamış bulunuyor. Bu açıklama, parti

ket ıç ınde yer mn akımların yayın orpn·

ları, DISK'In siyasal parti kurma girişimi·

ye atılmış bir adım delilse, burjuvaziyi

Sadece Iyiniyetierin değil, bilimsel sosya·

Lin i ortaklaşa vurguladılar. Bu konuda

ekonomik, politik hareketine ih' 'ete dö­

ması ile ancak bu sorun aşılacaktır.Yoksa

kı açıklaması

larının temsilcileri, sosyalist sıyasal Iwe·

nin işçi sınıfının ç'I-wrına aykırı niteli· ortaya çıkan ııenlş kapsamlı görüş birliii,

sınıf hareketini bölmeye ve zayıf düşUr· meye yönelik girişimlerin yalnız bırakıı· ması yolunda olumlu gelişmelerin de ha·

bereisi oldu,

DISK Genel Başkanı Abdullah Baş. türk'Un önceki Perşembe günü, DISK YÖ· netim Kurulu'nun daha önceki açıklama.

sını "avzih etmek' amacıyla yaptılı, an·

cak yine ' önceki açıklamayı dolrulayıeı

nitelikte olan açıklaması Uzerine TIp Baş· kanlık Kurulu

17

Kasım günU bir bildiri

yayınladı. Bildiride, DISK üst yönetimi· nin temel yangılsınının Ikinci açıklamada

da devam ettiği belirtilerek, bilimsel sos·

yalist hareketin tekleşmesl sorununun çö· zümUnUn, yoğun Ideolojik ve politik çalış·

maları ııerektırdili ve bilimsel sosyalist

platformda

yer alan poli tik örgütlerin

kendi aralarında yUrüteceği çalışmalarla

sağlanacağı

vurgulandı.

Bildiride

şöyle

dendi: "DISK

YVRVYVŞ

.

üst yönetimi yaptığı

26 KASIM 1 979 · 1 0

ikinci

kurma Birişimine karŞı DISK'e bağlı sendi·

kalar ve D ISK abanından ııelen yoğun

tepkilerin sonUcu olarak ve şimdilik geri· çok memnun edecek ve işçi sınıfımızın

nüşecek bır yanlışan kurtulmanın işareti sayılabilir.

yanlı ııörevler lçet'en bu sorun, açıktır ki, bilimsel sosyalist platformd;ı yer mn

pe>­

lilik örgütlerin kendı araların:ta yUrilteceRI çalışmalarla

çözüme

kavuşturulııcaktır.

list Ideolojinin ve ilkelerin egemen kılın·

DISK'in ikinci açıklamasında da belirtil· dili gibi, 'farklı slyasi görüş ve dinsel

"Ne var ki, DISK üst yönetiminin te·

inanç aşıyan işçilerl bir araya getiren

vam elmektedir. Sendikalarla işçi sınıfı

lenmek istendiğinde sendika olma özelli·

mel yanılgısı bu ikinci açıklamada da de·

partisinin işlevlerinin farklılığını

etmenin

bır

sapma

gözardı

olduğunu belirten

DISK üst yönetimi, şimdi de, bir sendikal

hareket olarak bilimsel sosyalist hareketin

tekleşmesl ve birliği gibi bır konuda görev Ustlenmeye çalışır görünmektedir. DISK üst yönetimi böylece kendi söyledikleri ııe de çelişkiye dUşmektedir," TIp Başkanlık Kurulu'nun bildirisinde daha sonra şu görüşe yer v.erildi: "Bilimsel sosyalist hareketin tekleşme· si sorunu, burjuvazinin her türIU saptırma girişimleri püsk!irtUlerek ve bilimsel sosya· list Ilkelere titizlikle sahip �ılarak.. yo· ğun ideolojik ve politik çalışmalar sonucu mutlaka

gerçekleştirilecektir,

sınıfımızın

yaşamsal

dan çok önemli

�

çıkarları

Işçi

bakımın·

olan, böylesine yoğun

sendikalara işçi sınıfı partisi görevleri yUk· ğini yitirirler'. DISK Un yönetimi ikinci

açıklaması ile de böyle bir sonucu verecek yanılgısını s!irdUrmekte ve kendisine ılır işçi sınıfı partisi işlevini yüklemektedir, "DISK üst yönetimi ağır sorumluluklar yükleyen yanılgısından dönmek, ileri sen· dikal

hareketin içine dUşUruldUğU zaaf·

lardan kurtarılması yolunda ciddi adımlar atmak,

ekonoırıık-demokratik

alandaki

görevlerini yerlne getirmek, ileri sendikal hareketin birlil!ini savunmak, anti·faşist, anti·emperyalist mUcadelede Uzerine dU· şen görevlere dört elle sarılarak çalışma· ları fiilen durmuş bulunan demokratik platforma tekrar işlerlik kazandırmak du· rumundadır, "

Iyice azıya aınn. durumda. Ulu· ve ulualararuı parlamento­ larda tekeDerln çıkarlan lehine kalkan 'Derln 58)'11l artıyor, "çı sınıfı aleyhine plirlen ekOllo­ mlk ve soayal önlemlere soayal. demokrat partııerln dahi uteJlllç "evet" sesleri yUmUyor, om· dört yıl önce NIzI çizmelerinin ıürüldenerek terkettiRi caddelerı ,Imdi neo-fqlltierln çizmeleri dövüyor.

sal

Faşist brınanı" AtUROI Lo­ nunda Brüksel'de genç bır anıka· tın tutuklanınulyla Belçika ka­ muoyunun tartı,ma pıııcıemlne

prdl.

Alman Avuat Crolllaıtı 'm Bundelıepubllk ' ln buiucı Idalet

düzenine Uql çıktılı lçID tıqı­ na "len ier anılardadır. MICLıeL Graindcqe da, beıtıaııct bır li·

yasal örJlitiin liYWII oiıııanıüia

beraber demokratik LıakIanıı Dvunulmasında daima ön &afta bulunmu" öuillide Biliçıka polia ve adalet lIAIınbıiıı anU· demokratik "ley\tiııe kartı SJa. temll mücadele _It lfIIÇ W· cl bır avukat.

Gn\Jıdup, ınetieii &erel!.

bir pnptertn de avuatlıtını iiiı­

lenmlş. Ganpter s-e, pçenier. d, PuIa'te bır pol\i orduiiı tara· fından kuşatılarak öldllriien Fransa'nın en ünlü pnpteri M.. rin 'In yardımcısı,

ıtte bu Besae, 26 Temmw:' daki duruşması sıruıııda , Brük· sel Adalet Sarayı'nm L.ılrent ör· ne!!1 koridoriannda tüm güvenlık kuvvetlerını atlatarak kaçmayı başardı. Yıllardır Graindıqe'a dış bıleyen Belçika pollsl, baş. savcılı!!ı ve jandarması bu olayı, genç avukatın canına okumak ıçın mükemmel bır fırsar saydı. önce Besae'ln kaçışlDI orcanize ettiRini ileri liiıerek Graindcqe' u ve yardımcılannı, elde hiçbir ciddi kanıt olmadıRı halde, arka arkaya tutulıladılar. Belçika'nın belki Türkiye'nınkinden de geri hukuk sıstemıne ııöre, a!tır cezalı kovuşturmalarda tutuklu bır ay süreyle avukatıyla bile görüştü· rütmediRI ıçın, bu tecrit süresln· de "Iftira et, izi kalır" besabıyla Gralndorge hakkında sansasyon basınına alıla 1ıayale gelmedik Id· dialar sızdınıdı, "Kızıl Ordu" Frakslyonu'nu Belçika'da örgüt· lemekten tutun da, NATO eski


başkomutanı General Halg'e sul· kast düzenlemeye kadar tUm "Ca· ILI meçhul" olaylar genç avuka· tm sırtına yıkıldı. Bu tutuklama, ' Polisler Avru· pası" yaratma kampanyasının da artık hangi boyuUara ulaştı!!mı somut olarak gösterdI. Avrupa Konseyi'nce onaylanan "Tero­ rlzme KarŞı Avrupa Konvansiyo· nu"n�n kendilerine tanıdı!!ı yet· kı ve ayrıcalıkları sonuna kadar kullanan çeşitli ülkeler polisleri· nın artık aynı yöntefnlerle mer· kezl şekilde hareket ettikleri gö· rüldü: Hangi ülkeden ve hangi Inançtan olursa olsun, bir kişi polis düzenine karŞı mı çıkıyor, "terörist' yaftası hazır. Işte Graindorge, Alman ve Belçika polislerinin çokuluslu olarak yü· rüttükleri sindirme ve gözda� kampanyasında ustalıkla seçil· miş hedeflerden biri. Konvansiyon'a göre polisten "terörist" damgasını yiyince, ki· şiiıin, o konvansiyona imza ko­ yan hiçbir ülkede bannması ola· !ii de!!il. Türkiye'de bu ülkeler· den biri... JANDARMA GENERALİNİN BlLGISAYARLARı

Bu adll skandal sürüp gider· ken, bır de "jandanna skandalı" patlak verdi Belçika'da .. Belçika jandarmasının statüsü, TUrkiye' deklnden oldukça Carklı Şehirler de dahil ülkenin her yerinde asa· yiş işlerini merkezi şekilde yürü. ten tek güvenlik örgütü bu. Adi zabıta olaylanndan tutun da, en karmaşık siyasal . olaylara ve latibbarat işlerine kadar her alan· da söz sahibi; bir bakıma "devlet ıçınde devlet!" Bu askeri aygıtın başında Ise, görünüşüyle Şili'nin Pinochet'si· ne pek benzeyen Fernand Beau· rir adında bir general bulunur. Işte bu general, jandarma kuv· vellerini modernize eboe karan vermiş ve işe önce Istihbarat şe· bekesini bilgisayarla donatmakla başlamış. Şımdı Belçika'nın tüm jandamıalan, elde kai!ıt kalem, bilgi toplamakla, kumbaraya para atar gibi generalin bilgisa· yarına bilgi depo etmekle meş· guller. Naııl bilgileı'? Sendikacılar· dan, yabancı işçilerden, sosya· \!st ülkelere turistik seyahat yap· mış olanlardan tutun da "aşın" diye bilinen kişilere kadar herkes hakkında ne türden bilgi edinile· bilirse hepsini bilgisayarR depo· luyorlar. General Beaurir bilgisayarla· nyla çok iftihar ediyor. Televiz· yonda kendisiyle mlllakat yapan bii gazeteel sendikacılann fiş· lenmesinden şikayet edecek .01· du. Fakat Plnochet'nln Avrupa versıyonu, gayet plşkln, "arzu edersenlz patronları da fişleriz. Siz isteyin, kimi latersenız rişle· yeUm," diyerek sadece kendisi· nın kahkahalarla güldügü espiri· lerle gazeteelnln sorusuna aj!zma tıkayıverdl! Patronları bile fişleyebilecek gilçtekl bu jandarma komutanı· nın bilgisayarlan, her nedense bu arada bazı . kişileri fişlemeyl unutmuş. örnegln, Ardennes Dıllan'nda lInlformall, silahlı komando savaşı talımleri yürü. ten F1arnan faşistlerini... Oysa, Belçika Anayasası'na göre, bır

örgütün para·militer gruplar oluş· turması, yasak ve kapatılma ne· denl. Ama generalin bilgisayan herhalde çok meşgul oldugun· dan bunlan atlamış. Münasebet· sizlik bu ya, tam General Beau· rir televizyonda bilgisayarlannın mezlyetlerinl sayıp dökerken, Iş· bu lInlCorrnalı ve silahlı F1aman faşist komandoları, Fransızca konuşanlann çoj!unlukta oldugu Fourons Kasabası'nı güpegllndüz basıp Belediye Binası'nı işgal edi· verdI. Hem de, son aylarda kızı· şan dil kavgasından ötürü Fou· rons jandarma birliklerinin sürek· ii denetimi altındayken ... HERYERDE FAŞIST VAR Türkiye 'II müzikseverler de ıyı bilirler. Belçika'nın yetiştirdigi lInIü hafiC müzik sanatçısı Ada· mo 'nun bir şarkısı vardır: "Her yerde kar var!" Belçika radyo V! televizyonlannda sık çalınır.

Belçika F/aman bölgesinin (aşili örgütü VMO 'ya me,..up komantıoltJnn Ardennu DaRlan 'nda üni(ormalı·silahlı eğitim kampı

Ama şu sırada Btılçika'nın her yerinde kar degiı, faşist var.

belirtilmişti. VMO çetelerinin basıp molotof kokteyliyle tahrip ettikleri yerlerden biri de, An· vers şehrindeki bir Türkiye'lı Iş. çı kabvesiydi. " Belçikalı 'nın ek· me!!1nI elinden alana ölüm" na· ralan atarak, Ardennes daRlann· da yedikleri karavananm, gör. dükleri e!!ilirnln hakkıru vermek Istemişlerdi. (Yanı artık Belçi· ka'daki Türkiyeli Işçiler, Türki· ye'lI ilericiler iki ateş arasında. Bır yandan Belçika'lı faşist çe· teler, öte yandan Bozkurt çe· teleri. Aslında iki faşist grup da, ırkçılıklarından ötürü, birbirine düşman. Ama söz konusu ilerici· ler olunca, Euro-droite (Avrupa sa!!ı) kesilip iç çelişkileri bir ya· na itiveriyorlar.)

Fourons'u basan F1arnan fa· şist komandoları bir ayrı koL. Ör· gütlerinin adı VMO. Ama bır de Frond de la Jeunesse kolu var ki, o da Belçika'nın franSıZca konu· şan kesimini faşistleştirrne k ıçın faaliyette. (Haksızlık etmemek ıçın, son aylarda Belçika 'nın he· men her yerinde örgütlenen bi· zim Bozkurt'ları saymayı da Ih· mal etmeyelim.) Aslında tüm bunlann varlılıın· dan haberdar olmak için bilgisa· yara falan da gerek yok. Front de La Jeuneı.;e zaten açık açık bir kaç kez Belçika Komünist Partisi'nin merkezini basmış, te· kerlekll Istavroz amblemini de duvara resmetmeyi ihmal etme· mışti. Bu güz aylarında da llKP organı le Drapeau Rouge Gaze· tesi 'nın şenlllılne katılan ilerici bir genci güpegllndüz kaçırıp Front de la Jeunesse merkezinde saatlerce Işkenceden geçirmişler. dı'

Y A BILGISAYARLAR HATA YAPARSA?

VMO örgütlinlin Ardennes D�!!l!ın'nda yaptıkları sila)ılı e!!l· timle.rin fotoıtraflan ve belgeleri solcu Pour Dergisi'nde açıklan· mış, komandcoların nerelere bas· kın yaptıkları, hangi olaylan Çı· kardıkları, tarih tarih, saat saat

TUm bunlar belgeleriyle bili· niyordu, ama önemli olan gene· ralin bilglsayarlanydı. Elektronik ucubeler böyle çetelerin varlı!!ı· nı göstermiyordu. Generalin bilgisayarlannm derdi, VMO, FJ ya da Bozkurtlar de!!ildi. Telili· ke, Avukat Gralndorge gibi ileri· ci, demokrat aydınlar, sendikacı· lar, ya!>ancı lşçilerdL . Pour Der· gisi'ydL. Nitekim silahlı elılti· min belg�leri ve fotol!raflan ya·

ymlanınca, jandarmalar VMO' nun, FJ'nln merkezlerini basa· cak yerde, Pour Dergisi yönetim yerini basarak bilgisayaı� meydan okuma!!a kaIkışan solcu yazar·çlzer takımına haddini bil· diriverdi! Belçika'da olup bitenler bu ülkeyle sınırlı da deRi!. Avrupa' DIn di!!er burjuva demokrasile· rinde de aynı uygulamalar beş aşa� beş_yukıın sürüp gidiyor. Bir elde "Terörizme KarŞı Avru· pa Konvansiyonu", öteki 4!lde boy boy, çeşit çeşit bilgisayar. . lar. Söylenti o ki, bu bilgisayarlı demokrasi uygulamasıl ulusal si· nırlar içinde de kıılmayacak . Ya· kınlarda Cenevre'de bir baş·bilgi· sayar hizmete sokulacak. Sigorta şirketlerinin reassÜlans şirketle· rine .sigortalanma\an gibi, AI· manya'nın, Belçika'nm, Fransa' nın, lngiltere'nin bilgisayarlan el· lerinde ne varsa, bu baş·bilgi· sayar'a aktaracaklar. Kapitalist Avrupa ülkelerinde kım yaşıyor· sa, (Sükan'ın kulaKları çınlasın) adım atışları, nefes alışlan bile .anlypsi sanıyesine Izlenecek. Bır yanda bilgisayarlı mili· tarizm, öte yanda bilgisayarlı de· . mokrasi.

.Gendamıerie super-fich i;'��;;��;;;;=�;;�;;:--i;�;�;��:-�;-�;;;:;�;:;;;---i�:;-�;;�;:-;;----------i;;����------- - -------�:-��:;m- ---- ---• C :-:'� D'J':. ı: 1 . :':-�';. :-."�'J "cr-­ :'"e:ı7�t 2. ?i!,::o:--�s ı:»

t.

F!::h1er e �,.,,��!:.l-

cı�. ıt:-O:"cl�

i�o'J ,:etn.u".plıd6ra..t:".s i !ıt.:ıbl&::;c.i.. Stltveuti8s i Ev6r.8'!7'.n�. journe11c:-s

1 chrc:ıo)oI1c:;u.

i i !��,':::-t. prfvu, per-�ı:c,;�/s

H;ılu de:ı I!"CU-

F!ch!ıır d�" !.ntIı';eı-ıtf-ı,jM!:lon letion:s

!'!c....t.r .

i I<::en!:!.f1ceUon daa

1�V\t.

lnUr.uUll1t

r;:-e"" e- l"lptıob't1cıu. l'C<? i

et s1t'.:et1::tn Iper cdımıcı". ln�ı.:st:,,� :l(t : C: ' ı ·l:ı ....ellat . . b:ı-ffi.c tif J :?:"O;:ırl 4ii!:e1!",11 -pı,,�. (

1 . 1phab'tlc;ue

::,. 4i!:ren- 1!l'It:-�.,:.rs rhide,t Garıa

��:-S .F

t:er ıo:"lra ı::�

! �=--t �U !ndlv!d:.ıs !l:';��lb ı. 1!! !p:'\o�'Uqc, ıc........ c:ı elıl.c i . rH':-en::1ı !!a i l :;:�ss!!tr

•

c:-:'.:- �y:-<!c ct

!�:'.trl:;; t

�

1 '.::-,; 1�!O 11'1f!1v1

: ,e;--,: h �r.� clil·:e.:: :.!:;". COI'1'ol h

! �����.���_�!.

��=l��E�:- wyeai.. =!�C:: !��;�: ide ı'Est. ().t':.ineUon. :i!�. , ... plaqu-e·r-aeque ..,'h1cul ... �. Iptv;)!'1t!:aın-tıındar:cıı I"CO:-n ı:. C:-ou- IpcltUque. pft.,ts ertr*:n.-J i te..

"':'c'll1r

i i c!;:ıNJ'>fıt1c:ue i i i

.;=!!O.,:ıt

l',ıpNbU1ı:::ue i i t 1 i i

i i

ii

1 1nf:ı�Uon-re;'l�rct-..

i Ivertobı.

1

i

•

pcı-M:ıta p:ol1t1�·ls

I lIı,h&!)6UQu.

i

1 6ı�ent..

: !I..NeUlanca

=-,��:: :-t !�:"CUMnt.,t1on

I:-.c�nel".•• i i

IC:OCV'Mntotlon

1

Idoc,-",,:ı!:eUon

i i

l recherehos i i C:o::ı.r.cl"ht1o:'t i i i

ıdoc�....tıoıı

I pıuıh'Jra

:. 10.CıOO ii

i- 500 1-

!. 1 .CCO ii

i i 1 · 1.� 1-

i.!. ' .000

i 1 IOr!r.ıht!Dn d•• •u:-v.i1- '+ ,.COJ 1 1�. C i r i r i i

Belçika jandarmaıının bllgasayarlan için kullanılan (işleme Iıagıtlarından biri

por jo.;. .

hurdulu

Çokuluslu şlrkeller Avrupa' ıında banş ve demokrasi davası glivence altında demektir! Yalnız bır nokta var. Bilgi­ sayar da eninde sonunda insan yap... Ya hata yaparsa? Pentaeon 'unkiler yaparsa pek taşa deRil. Nasıl olsa nükleer bir katastrofla dllnyımm sonu gelmiş demektir. Bilgisayan yapanın da, kuIlananın da, "Sovyet tehdidi" diye Isteri krizleri geçirerek ken· dilerini bilgisayarlann müşrık koUanna atanlann da "ah, vab! " edecek vakti ve hall olmayacak. Jandarmanın bilgasayım hata yaparsa? .. Bu satırlan yazarken Belçika televizyonu bır haber ve­ riyordu: Belçika'yı Fransa'ya baj!layan E-41 otoyoıunda üç genç bir benzin istasyonunda dururlar. Depoyu doldurttuktan sonra be· delini çekle ödemek isterler. Benzinci itiraz edecek olur, fakat üzerlerinde para olrrıadı!!ı için ç·ekl kabullenmek zorunda kıılır. Kalır ama, Içine şüphe düştüj!ü Için çekln kıırŞılı!!1 olup olma· dı!!ını anlamak üzere polise tele· fon edip arabanm plaka numara· sını bildirir Polis, jandanna eeneralinin bilgisayanna danışır. Bilgisayar: "Araba çalınınış bır arabadır," fetvasını verir. Hem çalınıruş ara· ba, hem sahte çek. Katmerli suç. Devriyeler seferber olur, arabayı bır kavşakta kıstınrlar, otomatık tabancalan konuşturup genç şo· förü komaya sokarlar. Genç can çeklşedursun, ka· yıtiardan "bilgisayarsız" bir kontrol daha yapılınca ,öriil ür kı, araba çalınalı üç yıl olmuş, sonra bulunmuş, tamamen ku· rallara uygun şekilde bu genç ta· rafından satınalınınıştır. TUm ka· gıtlan normaldir. üstelik çek de, bank.da karşılılıı olan eeçeril bır çektır. Eh olup olacaRı, bilgisayarcık küçük bır Ihmal yapmı�tır.

° kadar kusur kadı kızındı da bulunur. Asayiş berkemal yı, öler. ölür, kalan saRiar General'Indir.

•


[I Politika'da bir 'Öz lem' ] Bır PoUtlka gazetesi yazanna daha önce "tartışmaya her za· man vanz, ama demagojUere var· dmnadan, küfür!eşmelere düşme· den" demiştik. Ve bu tür tart14ınalann önümüzdeki günlerde ıık· ça karşımıza çıkmasının kaçı· nılmaz oldu2unu da Ilave etmiş· tık. Aynı gazetenin 14 ve 16 Ka· ınn tarihli sayılapnda "özlem özgür" Imzalı, "TİP'ln deRerien· dlrmesl" bqbeı altında ıkı yazı yayınJandı. Böylece hiç gecikme· den Ikinci bır deınagoji deneme· sini daha gördük. Anlqılan PoUtlka gazetesinin yazarian bu alanda tek tek sıraya giriyorlar. özlem özgür'e daha yazımı· zın başında hemen söyleyelim. "TİP yönetimini CHP'den bne sa!! bır konuma" gebnekle suçla· maya kalkmak, kalemşörlerın keylnerlnln bOecei!l bır Iş de!!U· dır ve bu tür Iddia sahiplerinin de kım oIdu2unu sorarlar lnaana.

Yazının bqında tartışılan ko· nu, "sai!a kayma" olgusudur. Bu olaya geçen yazımızda (yÜRÜ. YÜŞ, Sayı: 239. 5.11.1979) ce· vap vermeye çalLljınıştık. Ancak bır kere daha ylneleyelim. Seçim· lerden sonra kunıJan Demirel Hükümeti, bu hükümetin israrla savundu2u yenı baskı yasalannın gündeme gelmesi, MGK bildirile· n ve tüm dl!!er gelışmeler ve hat· ta tüm bunlara karşın CHP üst yönetiminin sessiz sedasız kalma · ii. Tüm bunlar seçim sonrası sa· Ila kaymayı göstermiyorsa, neyi göstermektedir? Yoksa önemlı olan Içine glrDen politik ortam dellO de, örne!!in seçimlere katıl· mayan 1 milyon seçmen midir? Yoksa sal!a kayma denen olgu, polıtık mücadelenin dLljındakl bır alanda mı uanmalıdır'! Ya da po. "tık durumun ba,ka göstergeleri de Yar mıdır'! Hemen Dave edelim, bu sa!!a UYLII CHP Iktidan ne bqlaınış· tır. Sadece CHP'nin lzIedl!!1 uz· Ia,ma politikası nedeni ile dei!D, kitlelerin pulflze edilmeli, kitle bareketlerlnln pasifize edilmesi, ve en önemlisi de ıınıf ha:·eketl· ·nln beklentnerlnln kendı baRım· siz politikasından koparılarak CHP'nln kuyru2una takı1maııdır. Tüm bunlar ...çim ıonuçlannı ve Demirel 'In yenıden lade-r ltı· bar kazanmuını yaratan olgular· dır. Şımdı, "özlem özgür" de bu gelişmelerden kendine düşen payı kolayca alabilir. Koşulsuz CHP destekçOI!!1 rolü Ue, burju· vazının yasalanna teslim olup, ba!!ırnsız sınıf hareketini CHP kuyru2una takıp erteleyerek vb. Bu konularda çok şey söyledik ve söylemeye devam edecej!iz. Çünkü geçmişin hatalanndan slynJmak geçmı,te yapılan hata· lan n özeleştirisini yapmakla olur. Onlann üıtüne perde çekerek de· !!n. Gelelim "özgür"Un MHP tanı· mına. "MHP, AP'nln bır yan ku· ruluşu, tekelci sermayenin bır ekalkll!!lnl gidermek ... Için örgUt· lenmlş bır 'Ikinci keman 'dır" gö· rüşüne. Şımdı neresinden tutup şöyle yukan kaldırarak teşhir edelim bu düşünce biçimini? MHP ne zamandan beri AP'nln yan kuru· luşu oldu? Olay bu kadar basıt ml? Tekelci sermayenin faşlat ör·

YVR VYVŞ · 26 KASIM

1 979 - 1 2

gUtü, gerici partnerın ne zaman· dan beri yan kuruluşu sayılmak· YAVUZ üNAL tadır'! Hangi kitap yazıyor bunu? musianınısı proletaryanın müca· solun aidıili oylann toplamım delelerinin hangi somut alanıııda da, "eb bugünkü koşuUarda ola· faşizm ve faşist parti bu kadar bilen bu kadardır" diyerek geçış. basite alınmıştı!'? Sermaye partı· tirecek miyiz? Nerede yıllardır' lerı araSındaki en kaba ayınınlan süren köklü, sert sınıf mücadele· bOe bOmeyen kişiler, Işte böyle lerı? Nerede grevler, dlrenlfler, sınıf mücadelesinde "köşe"lerln· köylü hareketleri ve gençilk ha· den ahklm keserler. reketlerl? Nerede o onlarca ya· AP'dekl oy artışını da "20-21" yınevinin, sayısı be,blnden az ol· yaş grubunda bulunan AP'IUerln . mayan kitaplanoın kısa sUrede bu seçimlerde sandık başına gıt· tükenmesi? Bunlan toplam ola· melerı" gıbı çocukça bır savla rak alınan % 4 elvanndaki oylar, açıklamanın da üzerınde durma· OJarak mı tanunlayacai!ız? Bu yaca!!ız. önce seçmen yaşı 20 mudur sosyalist potansiyel? Bu dei!D, 21'dır. Yenı dei!lşlkli!!e budur sınıf hareketinin oylarla göre de 21 yaşındaki seçmenler bile olsa ifadesi? oy kıı1Ianamamıştır. Yanı "seç· men yaşı fiilen 22 olmuştur" de· "TİP sa!!ın ve 'sol'un gücünü ylp bu konuyu bırakalım. karşılaşlınrken berşeyl burjuva· zinin 'normlan' içinde düşün· Seçim sonuçlannı "CHP 11 mekte, güçler dengesini burjuva seçmenlerin sandık başına gltıne· pariamento adtmetli!lne ve se· yerek CHP'ye unutulmaz bır to­ çim sonuçlarındaki keUe sayısına ' kat" atmalanna oo!!lamaya ne Indlrgemektedlr" demekte Polltl. demeli? Bır "sosyalist" olayı bu kanın "özlem özgUrOOii. kadar baslte Indlrgeyebillr ml? Bu seçimlerden Çıkan ders bu Nedır burjuvazinin normlan? mudu!'? Nerede sımf hareketi? Seçimlere katılmak mı? Seçim· Nerede sosyalizm seçenej!inin lerde "oy avcılı!!ı" yapmadan, kitlelere malednmesi? Nerede an· gerçekten ilkeli ve işçi sınıfı par· tI·sovyetlzme ve anti·komünlzme tlsinin ilkeleri içinde propaganda karşı mücadele? Hepsini seçmen yaparak, örgUtlenmeye çalışarak, CHP'ye unutulmaz bır tokat attı sınıf hareketinin mücadele hedef· diyerek bitirecek miyiz? Sınıf lerini en genış kitlelere yayıp be· hareketinin mücadele hedefierini nimsetmeye çalLljmak mı? Bay tümüyle CHP'ye teslim edenler· "özgür", hangisi? Burjuva parla· den başka türlü bir yorum da mentosunu da sınıf mücadelesi· beklenemez do!!rusu. Sosyalist nin bır alanı, bır kürsüsü olarak

Cam işkolunda tekellere karşı eylem birliği DISK ve Türk.İş'e ba!!b sendikalar ara· sında işçi sınıfının hak alma mücadelesini daha üst boyutlara vardırma Çabası yönünde atılan adunlar gUç kıızanıyor. DISK'e baj!1ı Maden.lş'in Otomobil.lş'le SSK Müdürler Kurulu üyelli!i seçimi için de Sosyal.lş'ln Türk.lş'e bai!1ı Tez Büro·İş'le ortak müca· dele edeceklerini açıklamalanndan sonra geçtli!lmlz hafta içinde DISK'e bai!b HUrcam Iş ve Türk.lş'e baillı Kristal.lş cam tekeline karşı ortak mücadele sürdüreceklerini açıkla· dılar. Hür Cam.İş ve Kristal Iş Sendikalan' nın ortak mücadelesi bu Işkolunda ekonomık ve demokratik haklann geliştirilmesi açısın· dan büyük önem taşıyor. Iki sendika arasın· da Imzalanan protokolde bundan böyle sen· dlkalann birbirlerine karşı bır tutum ıçınde · olmayacaklan, toplu sözleşme taslaltını or· tak hazırlayacaklan, baj!ıtlanma aşamasında da her iki sendikanın birbirlerine bilgi ilet· melerl konuları üzerınde anlaşmaya vanldı. Aynca yine heı iki sendlkprun ortak bır grev fonu oluşturmalan ve işverenin antidemok· ratlk baskılan karşısında ortak mÜClldeb ver· melerl de karar altına alındı.

kuUanmak, ya da bunun Için ça· b,mak ve mücadelenin önemlı bır alanı olarak görmek, ne za· mandan beri burjuvazinin norm· lan oldu? Seçimlerdeki "keUe" sayısına gelince, bildl!!lmlz kadanyla bu -tanım goşlatler tarafından bOe yapılmadı şimdiye dek. Işçi, köylü, emekçi, teknık eleman, kısaca tüm çalı,an ve üreten In· SanIar seçimlerde oy verdiler dı· ye, ne zamandan beri "keile" sa· . yılıyorlar. Anlaşılan bu bay, ne seçimleri ne de oy verme eylemi· ni demokratik bır mücadele ola· rak görmektedir. Kendı bileceili iştir, ama o zaman seçimlerin "hangi koşullar altında" yapıldı· eının da öneml yoktur. Yoksa koşuilar lyUeşlnce mi seçmenler "keIİe" olmaktan kurtulacaklar· dır? Bu sözleri bu bayın a1ışagel· di!!1 konuşma üalubunun yazısı· na dlkkata\zllill sonucu geçmı, oldu2unu varsayarak geçelim. Şu bnimsel sosyalist hareke· ·tln· tekleşmesi ile, emperyalizme ve faşizme karşı güçblrll!!1 konu· !anna gelince TIP 'In örgUtünde tartışmaya açtıltı bır metinde, söylenen bu görüşlerin ne oldu· 2unu TIP üyeleri çok ıyı anla· mışlardır. "özlem özgür"ün ka· tasının Içine ııilmanuş olması bl· zl i1gilendlnnez. Sadece şunu. söyleyelim. Biz "birlik mücadele· dır" dedik. Birilk bır mücadele süreci Içinde gerçekleşir dedik. Bunlar bDlnen şeyler. DoIayısıy·

ülker almama , kampanyaya dönüş tü

üç aya yakın süredir yasa dışı lokav· ta karşı direnen Ülker işçilerlyle dayaDJ4ma yaşamın tüm alanlanna yayılıyor. Işçiler, emekçiler OIker ürünlerini boykot ediyorlar. YedIIderi her Ülker'In işçilerin mücadeıesıne Indlrllmiş bır darbe olacai!ı bUlnclyle davranıyorlar. Geniş yıi!mIar Ülker satın almazken, ilerlcl bakkııl\ann , tüketim kooperaMerinin Ülker satmama karan' aldıklan bildiriliyor. Ara daeıbm yapan kamyonlar OIkei taşıma· yı reddedıyorlar. İstanbul'da daRıtırn yapan 25 kamyon sahibi OIker Işçilerine düşman olmadıklannı, dayanışma için ellerinden geleni yapacaklannı söylüyor. Başta Gıda·lş kolunda olmak üzere bır çok fabrikada işçiler, sabahlan işveren tara· fından verilen OIker ürünlerini almıyorlar. OIker direnişi sürdükçe OIker yemeyecekle· rini bildirerek, dei!iştlrilmesini istiyorlar. OIker işçilerlyle dayanışma deillşlk görüşlerden Işçi, emekçileri bır araya getiri· yor. Eylem birllj!lnln somut bir adımı olu· yor. Ortak çabşmalar sürdürülüyor. öte yandan, Işverenin tek yanb kara· nyla kesilen görüşmelerin yenıden başladıi!ı bildiriliyor. Geçtli!lmlz hafta, uyduruk mah· keme knrarlanyla Işyerine gelen Sabrı OIker işçilerin protestolanna neden olmuştu. Fab· rlkadan mal çıkaracai!ını ve revlzyon için içeriye 20 Işçinin sokulacaltını bildirmesi, iş· çilerln direnclyle karşılaşmış, Işveren geri adım atmıştı. Işverenin yenıden görüşme ma· sasına oturtulması Işçilerin kararlı ve ödünsüz tavırları sonucu saillandı. OIker Işçileri şimdi, bır yandan müca· delelerını yükseltıp, tüm demokratik güçler· le dayanışmalannı peklş tlrirken, öte yandan uzun sürecek bır direnişin hazırlıklannı ta· mamlıyor\ar.

la bunu yaparken dlRer � yönelık olarak da Okell mücade· lemlzi bıra�cailız demedilı:. Bu Ikisi birbirine ' kanştırılınamab. Tekleşmeye giden yol böyle. bır ilkesel mücadele ıçınde peklşebl­ Ur. Pazarlıkla deRO, kimi tanım­ Iann arkasına ıll!ınarak deRI. "Özlem özgür" bır de kalkıp TİP açıklamasında "paradoblar" da yakıılamaya çalışıyor. Şöyle: "Lenınci parti anlayı,ı açısından örgUtlenme biçimi, taktik ve ıtra· tejl (hangisi önce gelır, hangisi hangisine ballbdır, o da ayn bır konu ya) yanı, Markçı·lenlnel çözümlemenın tüm ilkelerine ve Lenlncl parti anlaYLljının tüm normlanna uygun, ancak ve an· cak, bır tek parti olabDIr" diyor ve ekliyor: "TIP yukardaki açık· lamanın lşll!ında, Işçi sınıtmm bOlmsel soayallat PartiJI olunca � 'solda bnlmsel sosyalist çizgide nltelenebnecek parti ve hareket üçtür' yargısıyla çeilşmlş oimu· yor mu?" ve bunlar "blrblrlerly. le özdeş partıler sayılabilir mi?" diye soruyor.

Madem kı ıoruyor biz de ce­ vap verellin. önce birbirleriyle özdeş olup olmama sorununa de­ !!Inellm Elbette "özdeş" dei!D. lerdlr. E!!erI öyle olsalardı, ayn programlara sahlp olmazlardı. Ei!er öyle olsaydı, yanı program· lan, strateji ve taktikleri, hatta tüzüksel lşleylş normlan aynı olsaydı, ayn partner olmazlardı. Bu partnerın tiiziiklerl, program­ lan, ıtratejl ve taktikleri ve parti ıçı Işieyi,leri arasındaki ayrılık· Iann neler oldu2u bu yazımızın kapsamı dışındadır. Ancak özeleş olmadıklan "özgür"ün yuııııı­ daki üsIuptan bne bellidir. KJınJ fabrikalarda' TİP üyesi l,çOerl patrona Ihbar edip attınnalanıı­ dan da bellidir. Zaten "birlik mii · cadeledlr" dedllllmlz de bu dellO ml? "Birlik Ilkeseldır" dedli!lınlz de bu dei!D ml? İdeolojık müca· dele sadece karşı tarafın yanJı.ıı. \annı sergUeıııe k deROdır. Bu mü· cadele ıçınde bDlrnael aosyaiiit hareket her türlü yanlı, görüşü ve eylemi ele,tlrlrken kendı Ideolo­ jik hatbm gelı,tinnek, ıdeolojık konumunu ylikse\tınekle kalmaz, karşı taraf ya da taratıarı n lde- . oIojlk ve polıtık hatalardan kur· tulması ıçın de yardım etmiş olur. Bu nedenle mücadelenin kendı dlyalektlAI vardır. Bu ku· şılıkh etkileşim, mücadele siireci ıçınde blrU!!i yaratabnlr. Yoksa "kör kör gözüm üıtüne" anlayı· şı ve "saRırIar dlyalogu" blçl· mlnde mücadele Ile degO. Gelelim teorik olarak bır tek doAru oldu!!una. Peki buna kım karar verecek, kitleler ıçınde gUçlenme, kitle hareketini yük· seltme ve kitleleri durmadan ar· tan oranda örgUt\eyebOıne görev· lerini beceren bareket deR U ml? Kısaca yaşam bunu dollrularna· . yacak mı? Sözü uzabnaya gerek yok. Birlik yaşamsal bır sorundur. Bu· nu gündemine almayanlann, fa· şlzme karşı mücadelede de, ka· pitallzme karşı mücadelede de kendı küçUk dünyalannı koru· maktan öte bır endl,elerl ola· maz.


Ortadoğu 'da şimd iden yenildi

ABD

A merikan emperyalizminin Ortadoitu böl­ gesinde giriştiği kışkırtmalar, tüm bölge ülkelerinde giiçlü bir anti-emperJ'"list luıre­ ketin yüksel",esine yol açarak hızla geri tep­ ti. Anti-emperyalist mücadelenin k iz ış tıitı başlıca ülke olan Iran 'da sadece Tahran 'da bir milYQnu aşkın, tüm ülkede de milyonlar­ ca insanın katıldıAı büyük anti-emperyalist gö.terilu birbirini izledi. O te yandan yine A merikan emperyalistlerinin giidürnündeki gizli leroislerce IIızgahlanan "Mekke provo­ kasyonu ", tüm Arap ülkekrinde Penlagon sa­ vaş kışkırtıcılarına karşı IIıpkinin hızla yük­ .elme.iyk sonuçlandL Böylece. Iran devrimin; ue tüm anti·em­ perya/ist Ortadoğu luılklarını .avaşla, kitlelel bir kırımla t� hdit etıneye yeltenen A merikan emperyalistlerinin şimdiden halkların gücü tarafından yenilgiye uğradığı ortaya çıktı. Uluslararası arenada insiyatifi yitiren A meri­ kan emperyalizminin halkların iradesi karşı­ sında ergeç boyun ei/mek zorunda kalacağı bir kere daha kanıtlandL

Ortadoğu'da barışın baş düş­ manı ve ABD emperyalizminin ileri karakolu ısrail'de, Arap ve yahudi emekçilerinin devrimci politik örgü­ lÜ, ısrail Komünist Partisi, kuru­ luşunun 60_ yılını kutluyor_ Sağ ra­ dikallerin iktidarda bulunduğu ve büyük burjuvazinin ısrail'li işçi ve emekçilere büyük ekonomik ve top­ lumsal baskılar uyguladığı bir or­ tamda 60_yllını kutlayan ısrail Ko­ münist Partisi, ülke içind� Filistin halkının yasal haklarının tanınması ve Arap ve Yahudi emekçilerinin t!arış içinde, kardeşçe bir arada ya­ şamaları için mücadelesini kararlı1ı�la sürdürüyor_ Emperyalizme, si­ yonizme ve ırkçılığa karŞı ısrail ül­ kesindeki direnişin temsilcisi- olan ısrail Komünist Partisi'nin safları gün geçtikçe güçleniyor, parti saf-

ESKI ASKERLER SAVAŞ KI ŞKlRTlCI LI(;INI M AHKUM ETII Ikinci

Dünya

Savaşına

katılan eski askerler �eçen ay

içinde

Roma'da lnuslararası

bir toplantı düzenlediler_ Oç

gün süren toplantı sonunda

banş ve silahsızlanma önerile­

rinin de yer a1dıj!1

18

madde­

lik bir karar !asansl oybirli­

j!iyle kabul edildi.

Karar !asa­

nsında, silahlanma yarışının bütün kıtalan ciddi biçimde

tehdit ettij!i vurgulandı. Eski

askerlerin halk katliamlannın, soy-lanmlannın,

üzüntünün,

yasın, savaşın getirdij!i acıla­

rın yaşayan tanıklan olduj!u

kaydedilen kararda, "banş ve �üvenli!!in tüm ülkelerde saj!­

lar.nıası için, insanlıj!ın kendi

kend;ni yok etınesine götüre­

cek bir sürecin sona erdirilme­ sini öneriyoruz" denildi.

Banş ve güvenli!!in sa!!lan­

ması için emperyalizmin, az gelişmiş

egemenlik

ülkeler

üzerindeki

çabalanndan

ve

saldınlarından vazgeçmesi ge­ reklili!!inin

kararda, Insan

vurgulandı!!ı

Haklan Bildiri­

sine uyulması, halklann kendi

geleceklerini belirleme hakla­

rına saygı gösterilmesi, büyük

ya da küçük her devletin kar­

şılıklı olarak birbirlerinin ba­

ııımsızlıj!ına ve toprak bütün­

lüııüne saygı göstermesi isten­ di.

İsrail Komünist Partİsİ 60 yaşında

ran'da gerilim artı­ yor. Iran dolayısıy­ la bölgede ve tüm dünyada gerilim ar­ tıyor. ABD, Iran'a askeri müdahaleden söz etti. Gerilim te­ melde bunun için artıyor_

S iyo n i z m e 'k a r ıı Filist i n ha l kı nın za feri. i çi n

ABD lran'a kolay­ ca müdahale edemez_ Ettirilmez. Denerse sonuçlanna katlanır. Bu arzulanmaz. Ama emperyalizmin alacaııı darbe çok çok büyük olur. Aslında ABD Iran' da ve genel olarak Ortadoj!u bölgesinde çok önemli .bir darbe yedI. Iran olaylannın gelişi­ minde, deııerlendirilmesinde heyecan verici ô unsurlan bırakarak bunu saptamak, boyutlannı sergilemek daha doj!ru ve anlamlı olur.

I

ran 'da emperyalizmin "dokunulmazlık1an" kı­ nldı. Emperyalizm, bunun için Ortadoj!u'da -onulınaz bir yara aldı. önce iran halkı, örgüt­ lü kitlenin gücünü, yenilmezlieini kamtladı_ ŞaIu devlrerek_ Orada durmadı. Şah'tan he­ sap sormak, cezalandırmak için harekeani sürdürdü. Iş, bu aşamada emperyalizmle dol!­ rudan hesaplaşma noktasına geldi.

A

larında biraraya gelen Arap ve Ya­ hudi emekçileri omuz omuza mii­ cadele veriyorlar. PARTI 'N I N TARIHÇESI ısrail Komünist Partisi 1919 yı ­ lında, Filistin Sosyalist Işçi Partisi adıyla kuruldu_ Büyük Ekim Dev­ rimi'nin güçlü etkisinden esinlenen Parti, o zaman çok az gelişmiş bir ülke olan Filistin'de proletarya en­ ternasyonalizmi ruhu iç ir'!de Arap ve Yahudi halklarının kardeşliğini savundu. Siyonizmi, ırkçılığı tü­ müyle reddetti. Parti, kuruluşundan bu yana ge­ çen 60 yıl içinde de birçok sınav­ dan başarıyla geçti. Daha sonra Fi­ listin Komünist Partisi adını alan parti, 1948 yılında adını ısrail Ko­ münist Partisi olarak değiştirdi. 60 yıllık yaşamı boyunca antiemperya­ list, antisiyonist mücadelesinin yanı­ sıra, bağımsız bir Filistin devleti için, emekçilerin sömürüden ve bas­ kıdan kurtulmaları için mücadele eden IKP, emperyalizmin ve siyo­ nızmin sürekli baskı ve engelleme­ leriyle karşılaştı. Israil'�e büyük sendikal eylemlerin ve grevlerin en ön safında yer alan ısrail komünist­ leri, Yahudi ırkçılığı ve Arap geri­ ciliğin saldırılarından yılmadılar. HAI.KLA R I N KARD E Ş llGI IçiN ısrail Komünist Partisi, 6 0 yıllık yaşamının 20 yıldan fazlasını yeral­ tında geçirmek zorunda kaldı. Bu süre içinde binlerce komünist Filis­ tin'den sürgün edilci. 3inlercesi korkunç koşullar altında zindanlara atıldı. [lu arada yüzlerce ısrailli ko­ münist, Ispanya iç savaşına gönüllü olarak katıldı. Emperyalizm için özel bir önemi olan Ort.ac1oğu'da emperyalist ülkeler en hüyük baskı-

ları komünistler üzerinde uyguladı­ lar. Bu arada IKP'ye karşı özellikle Ingiliz ve Amerikan gizli servisleri birçok tertiplere giriştiler. Ancak bütün bunların bir yararı olmadı ve israil Komünist Partisi halkların kar­ deşliği mücadelesindeki onurlu yeri­ ni korudu. Bugün ısrail Komünist Partisi'nin mücadele gündeminin ilk sırasında Filistin halkının işgal edilen toprak­ larının geri verilmesi, Filistinli'lerin kendi yazgılarını belirleme ve kendi devletlerini kurma haklarının sağlanması bulunuyor. IKP, hain Sedat ile ısrail'in siyonist yönetici­ leri arasındaki "Camp David" komplosuna açıkça karşı tavır alı­ yor_ IKP milletvekilleri bu nedenle birçok kez ısrail Parlamentosundan lOrla çıkarıldılar. Ancak bu baskı­ lar, IKP'nin proletarya enternasyo­ nalizmi ilkeleri doğrult.usundaki mücadelesini ve ısrail'deki Yahudi ve Arap emekçilerinin IKP safla­ rında daha büyük ölçüde toplan­ malarını engelleyemedi.

BD'nin hesaplan başkaydı, Onlara göre Şah kaçar, çeker gider, emperyalistler başka görünümlerle, yöntemlerle oyunlannı sürdürürler, mevzilerini yeniden kazanma yoluna bakar­ !ardı_ Birçok ülkede öyle olmamış mıydı? ö nemli olan, Şah'ın ABD kanatlan altına sı­ emdıııında, Iran halkı için erişilemez oIduj!u idi. ABD'nin dev gücüne kım kafa tutup, he­ sabın izini sürebilirdi ki? Ama bir halk bütün­ leşip, kararlılıkla mücadeleye girince ABD'nin bu dokunulınazlıl!ı kalktı_ Şimdi emperyaliz­ min Ortadol!u'da ve heryerde, istedil!i gibi at oynatııı.ısı, komplalannı hazırlamak için huzur içinde olınası olanaksız.

İran .ve Ortadoğu

A .

KAR D E Ş PARTILERLE DOSTÇA ILI ş KI L E R ı srail Komünist Partisi, proletar­ ya enternasyonalizminin ilkeleri çerçevesinde dünya komünist ve iş­ çi partileriyle her zaman sıkı kar­ deşlik bağları içinde oldu. Başt.a SBKP olmak üzere, bütün dünya ko­ mlinist ve işçi partileriyle IKP'nin yoldaşça bağıilığı hiç bir dönemde gevşemedi. Du arada I KP, dünyada­ ki tüm barış güçleriyle dostça iliş­ kiler kurdu. Ortadoğu'da sürekli barış ve güvenliğin, halkların kendi yazgılarını belirleıne hakkı çerçeve­ si içinde sağlanması için kararlı mü­ cadelelerini sürdüren ı srail komü­ nistleri, partilerinin 60. kuruluş yı­ lını da bu kararlılık içinde kutluyor­ I"r.

Şah'tan sorulacak hesap öyle beslt del!ll. He­ sap uzayacak, emperyalizme uzanacak. ABD Şah 'ın uluslararası bir ma,hkemede de olsa yar­ gılanmasına karşı çıkıyor_ Çünkü bu mahkeme emperyalizm-ve işbirlikçilerinin hesap vennesi olacak-

İ··

Şimdi, ABD'nin dev gücüne bakıp, "şırnank, haddini bilmez lran'a ders veremeyişine"şa­ şan!ar, olaya_ başka gözle bakıyorlar_ O dev gücün iıasıl yenilecel!inin yolunu, yorda­ mını görüyorlar, biliyorlar. Iran halkı örnel!ini izleyerek. BD, lran'n müdahale edemez_ Dünya de­ mokrasi ve banş güçleri izin vermezler. Çaıııınızın uluslararası ilişkilerinin gelişme yö­ nü bir , müdahaleyi olanaksız kılar_ Vietnam' da alınan ders ABD'yi böyle bır çılgınlıktan caydıracak boyuttadır_ Yeter ki Iran halkının kararlılıl!ı sürsün. ABD" de sonuçta müdahale edemeyecej!ini biliyor. Ancak Ortadoeu'da kaybettiııi mevzilere karşılık, yenilerini kazan­ mak zoru nda_ Başka dayanaklar bulmak zo­ runda. Bunun için Iran 'da gerilimi tehditlerle tırmandınyor. AB D yönetimi milyonlarca Iran 'lının kararlı lıııını perdelemek istiyor. Şoven duygulann sömürüsüne hız verdi. Ama Iran halkının ABD halkına da bir mesajı var_ Iran halkı, ABD hal­ kına kendi egemen sınıflannm başka halklara karşı baskı ve sömürü götürmesine artık daha fazla kayıtsız kalamayaca!!ını söylüyor, göste­ riyor. Çünkü ABD halkı da emperyalizmin ar­ tık kendi esenlik ve güverılil!ini de tehdit ede­ bilecel!ini görüyor. Vietnam'da ölen, sakat kalan binlerce Amerika'lı bu konuda da hatırlanacak. ran hAlkı Şah'tan hesap istiyor. Çünkü despot­ lardan sorulacak hesaplar var. Emperyalizmin vereceııi hesap var. Ve bu hesap örgütlü kitle gücü ile alınacak. Iran olayından hatırlanacak olan bu.

Olkeyi antidemokratik yeni kısıtlamalarla, kendi baskı ve sömüriileri için, emperyalizme yeni nıevziler vermcl: için "dikensiz gül bah­ çesi"ne çevirmek isteypnlerin, buna yönelik "icTnat programl�rı" yapanlann da hatırlaması gereken bu. Çünkü örgütlü birleşik güç yenilmez. •

)'l'R i l l'VŞ · :l6

raşit I;ayn

KASIM 1 � 7!1

1 :1


'Or t a Ameri ka emek c i l e ri Nika rag ua ' n ı n ya n ı nda\

MOCOLlSTAN KOMüNIST PARTISI ÇIN'I HEGEMONYACI GIRI ŞIMLERINE KARŞI UYARDı Moğblisıan

Somoza'nın Nikaragua halkı tarafından ülkeden kovuJuşun­ dan bu yana Nikaragua devrimi dumadan sa!!lamlaşıyor. Yeni­ den Kuruluş Hükümeti bir yan­ dan ilerici sosyo-ekonomik atı­ lımlan gerçekleştırmeye çalışır­ ken, dl!!er yandan da emperya­ lizmin tezgahlamaya ÇalıŞtı!!1 oyun ve entrikalan boşa çıkan­ yor. Yeniden Kuruluş Hüküme­ ti'nin bu çabaiarına Nlkaragua Sosyalist Partisi en büyük deste­ !!i veriyor. Sandinist Kuruluş Cephesi sanannda Somoza dik­ tatör!ü!!ünün kanlı katillerine karşı savaşan Nlkaragua'lı ko­ münistler, diktatörlü!!ün yıkılı­ şından sonra da antiemperya­ list tu tumlannı kararlılıkla sür­ dürüyorlar.

Komü­

nist Partisi· Merkez Komi­ tesi merkez yayın organı "Unen"

gazetesinde

ya­

yınlanan bir yorumda, Çin yönetiminin

hegemonyacı

girişimlerine dikkat çekile­ rek,

bu

konuda uyarıda

bulunuldu.

Yazıda, Mao'

nun sağlığında Çin 'in sık sık Moğalistan'dan toprak talebinde bulunduğu hatır­ latılarak,

Mao'nun

daha

ULUSLARARASI DAYANIŞMA

iktidara gelmeden önce bu tür emellerini ABD'Ii gaze­

Nikaragua Yeniden Kuruluş Hükümeti, emperyalizmin dev­ yıkmak ıçın her yola baş­ vurduj!unu be1irtıniş ve bu oyun­ \ann boşa çıkanlması Için dünyada kanünistlerin, sosyalist­ lerin, ilericiıerin ve demokratla­ nn Nlkaragua halkı ile dayanış­ ması ça!!naında bulunmuştu. Sosyalist ülkeler toplulu!!una ba!!lı ülkelerin halklan, Nikara­ gua halkının yanında yer aldılar. Sosyalist ülkelerden Nikaragua' ya ulaşan yardımlar, Yeniden Kuruluş Hükümeıı'nin ilerici programının gerçekleşmesine bü­ yük katkıda bulundu, bulunu. yor. Tüm Orta Amerika ülkelerinin emekçileri de Nikaragua halkı ile dayanışmalannı yükseltiyorlar. Orta Amerika'nın beş ülkesi ile Meksika ve Panama komünist ve işçi partilerinin yayıııladıj!ı bir ortak bildIri De bu dayanışma somutlandı. Meksika Komünist Partısı, Guatemala Emek Partisi, El Sal­ vador Komünist PartıSı, Hondu­ ras Komünist Partisi, Nikaragua Sosyalist Partisi, Kostarlka H.ılk öncü Partısı ve Panama Halk Partisi'nin imzaladı!!ı ortak açık­ lamada Somoza dlktatörlüj!ünün NlkaraJUa hallu tatatındıın yıkıl-

teci Edgar Snow'la yaptığı bir mülakatta açığa vurdu­ ğuıkaydedildi. Çin 'in bu eski

rimi

dişli

hil.. görme)'Odevanı ettiği belirtilen

yazıda,

Çin'in

bugünkü temel politikası­ nın antisosyalist-antisovyet bir temel üzerine oturduğu belirtildi. MKP MK Merkez organı "Unen"de yayınla­

nan yorumda

daha sonra

Çin'in bugün saldırgan bir tutum

içinde

dikkat

çekilerek,

olduğuna bunun

bölge barıŞı için ciddi bir tehlike

olduğu

Yazının

son

Moğolistan giriük

belirtildi. bölümünde

halkının

ve

öz­

bağımsızlığına

büyük değer verdiği kayde­ dildi ve Çin 'in bazı tehli­ keli serüvenlere girmesinin kendi yararına olmayacağı­ na dikkat çekilerek, Çin yönetimi

hegemonyacılık

heveslerinden

vazgeçme­

ye çağınıdı.

tüm

Nikaragua halkı kendi yazgısını özgür iradesi ile belirleyecek NikaragU4 11 çocuklar geleceg_ daha güvenle bakıyorlar. masından sonra ülke tarihinde ilk kez bir demokratik hükümetin kuruldu!!u belirtildi ve Nlkara­ gua devriminin gerçekleşmesin­ de ülkedeki Derici-devrımcı güç­ ler arasında Nikaragua Sandlnist Kurtuluş Cephesi altında gerçek­ leştirDen birll!!in rolüne dıkkat çekildi. Açıklamada daha sonra Orta Amerika tarihinde Dk kez, ABD'nin Amerika Devletleri ör­ gütü'ne Nikaragua'ya askeri mü­ dahaleyi kabul ettiremedlj!1 belirtildI. Açıklamada daha sonra şöyle dendi: . " Bugün Nlkaragua hallu ülke­ nin yeniden kuruluşu için yoj!un bir çaba içinde bulul11J\liktadır. Halk, bu çabalannda toplumun istek ve özlemlerine uygun bir biçimlendirme olana!!ındıın ve hakkından güç almaktadır. Ne karşı devrimci tehditlerin, ne ekonomik baskılann, ne diplo­ matik baskı ve ne de Ideolojik saptırına çabalannın Nikaragua halkını yıldıramayaca�ına, Nlka­ ragua halkının kendi yazgısını kendisi ve özgür iradesiyle belir­ leyece!!lne lnancımız tamdır. Biz, Orta Amerika, Meksika ve Panama komünistleri, nasıl dev­ rim .sırasında Nlkaragua ·halkının haklannı savunduysak, nasıl bu halkın katil rejime karşı müca-

cıyla uluslararası bir kampanya açılınası çaj!­

5

Ic.faclan It,,".,'.r

rısında bulundu. Kongı-e'nin çaj!rısında, ırkçı Güney Mrlka'nın "nihai soyutlanmasının sal!­

lanmasl" yer alıyor. Afrika Ulusal Kongresi' nin çaj!rısında, bu ulusal kurtuluş harekeıınin

amacının Güney Mrlka'dakI ırkçı rejimi yıka­ demokratik bir düzen getirmek 01-

ÇACRlLARI YAPıYOR Bır süre önce ilericilerin düzenledi!!i bir gösteriye ateş açarak birçok kişinin ölümüne yol açan ırkçı Ku Klux Klan, ABD güvenlik

tüm

tüm

�

tÜm

:

tüm

tu

F AC ırkçılık okuilanın tmanse ediyor

Güney AFrika Halkları örgütü

belirlenen hedefe ulaşmak için her yöntem ve

lantısında, Federal Almanya'nın

araca lıaşvurulaca!!ı ve mücadelenin hedefe

Güney Afrika'da

ulaşıncaya kadar süruürüJece�1 belirtildi.

devletlerdeki

DANıMARKA 'DA SOSYAL DEMOKRAT H ÜKÜMET EMEKÇILERE YENI YÜKLER GETIRIYOR

yonız. Aynı zamanda orta Ame­ rlka'nın halkIannı , . Derici ve demokratik güçlerini, kendı ülkelerının Nlkaragua karşı-den\­ minin bir haiiııe gelirlim.. çabalanna karşı yoi!tın mücade­ leye çal!myoruz. Somoza k1anı Ile emperyalizm bunun düşünii gönnektedlrler.

Ortak açıklama daha sonra şöyle devam etti: "Bugünkü aşamada Nlkaragua "Yer yuvarlai!tnın· tiirn kOlnÜ­ halk devrimiyle, onun hükümetlyle ve Nikaragua halkının pollnist, demokratı"k ve Işçi partIleri­ tik yönetimiyle dayanışmamızı nı Nikaragua'nın mücadelesini ve güçlendiriyoruz. Latin Amerika' diller orta Amerika ülkelerinin nm devrimci ve demokrat genış cephesi için verilen müca­ güçlerini, bu ülkeye destek olınadeley! deskklemeye çalmYoruz. ya çai!ınyoruz. Aynı zamanda Çünkü bu devlederde poUtIk öz­ Nlkaragua'da demokrasi ve çogiirlük, tam lıai!tmmJık ve top­ i!tılculuk maskesiyle antlkomülumsal Derleme Için Deri adımlar nizmi yenıden diriltıneye çalıatılmaktadır. şan çevrelere karşı uyanda bulu.. .. " guçlerimi­ Iecekte de tiirn . nuyoruz. Çünkü bu gerici ideolo . zl LatQ1 Amenka , da soo 20 yılın ji Somoza'ya emperyalizme ve en önemli halk zateri olan ve bu­ k tarnızdaki dlktatörlük regün kıtanın halklanna de. jimlerlne cinayetlerinde yardımmokrasi ve sosyıı\lzm mücadele­ cı olmuş r. lerinde bir örnek oluşturan Nlka­ "Tüm halklan dayanışmalan­ ragua devrimini desteklemek Için seferber edeceitlz." nı yükseltmeye ç&i!ınyoruz. Tüm demokratik hükümetleri, bu

SWAPO'nun

.

ülkenin adım adım toplumsal güçlükleri ve güç ekonomık du­ rumu aşabilmesi ıçın genış kap­ samlı yardrm _Rlamaya çalm­

üssü

"NİKARAGUA'YI DESTEKLEYİN"

rak, yerine

duj!u açıklandı. Kongı-e açıklamasında, aynca

ABD 'DE KU KLUX KLAN ' 1R K SAVAşı"

delesine destek olduysak; bugün­ kü aşamada da Nikaragua' nın ye­ niden doi!tışundan ve saj!lamlaş­ masından yana, Nlkaragua halkı­ nın • kendı yazgısını belirleme hakkına saygılı olduj!umuzu be­ lirtIyoruz. "

mmsildsi

Shapua

bu bölgedeki ırkçıhğı destekle­ me girişimlerinden söz etti.

Kaukungua yaptığı bir basın top­ bulunan bazı

Kaukungua'nın göre,

Namibla'da

açıklamasına ırkçı eğitim

ırkçılık okullarını

yaptıran okuııar Federal Alman­

finanse ettiğini açıkladı. Açıkla­

ya tarafından finanse ediııyor.

masında Federal Alman devleti­

SWAPO, bu okuııarın ya tümüy­

hammaddesinin

le kapatılmasını veya eğitim sis­

yüzde 30'unu Namibia'dan aldığı

teminin değiştirile�k her renk­

.ve böylelikle Birleşmiş Milletler

len çocukların birarada okuya­

nin

Uranyum

makarnlannın hoşgörüsünden yararlanarak cü­ reııni gittikçe artınyor. Son olarak bu örgütün en çok üyeye sahip birimlerinden birinin lide­ ri olan BlU Wllklnson, gelecekte daha çok şid­ det olay\annın yaratılaca!!ını açıkladı. Wilkln­ son'un çetesinın otoma·tlk makinalı sılahlara sahıp oldu!!u ve örgüt üyelerinin bu silahları

Danımarka'nın Anker Jörgensen başkanlı­ j!ında kuruhUl sosyal-demokrat hükümetinin programı parlamentoda okundu. Programda

' 'halkın özverislnl gerekti­

SWAPO temsilcisi Kaukung;ı,

mhatça yanlannda gezdirebildlklerl blldirlH­ yor.

ren bir politika"olacaj:!ı beıırtillyor ve "halka

açıklamasında Federal Almanya'

önce Bonn'da bir açıklar.ııı ya­

yenı yükler getlrllece�i"

nın Afrika kıtasının gIIneyinde

pan Federal Alman Savunma Ba­

AFRIKA ULUSAL KONGRESI GONEY AFRIKA ıRKÇı REJIMINI SOYUTLAMAK ıÇiN KAMPANYA ÇACıusl YAPTı Afrlka Ulusal Kongı-esi (ANC), ırkçı gü; ney Afrlka rejimini tümüyle soyutlamak ama-

"ekonomik durumun istikrara kavuşturulması

için sert ve hoş olmayan önlemler alınaca�ı" belirtiliyor. Progı-amda, gerçekçi bır ekonomi poııııkasının

�cak

kaydediliyor. Buna

göre oosyal-demo'kral aı:ınlıl< hüküm.tl v.qUe­ rln yükseltilmesi, kamu harcamalannın kısıt·

lanması ve enerji harcamalarının sınırlandırıl· ması gibi birlakım ya.a w,arılarını parnmen loya getirecek. Danlmarl n hiikUmetinin bu

progı-amı Danimarka'da 11'<ki I:esim

tarafın·

dan tepkiyle karşılandı ve progı-amın asıl ama·

cının işçi ve emekçilerln sır\ına yeni yükler yüklemek oldui!u beıırllldi.

örgütü'nün bir süre önce almış

bileceği bir hale getirilmesini Is­

olduğu Gün:y Afrika tarafınd.n

tiyor. Bu arada Güney Afrika'

desteklenen

nın ırkçı ordusunda Federal Al­

Namibia'dan

ham­

madde ihracını yasaklayan kara­

man

rını çiğnediği kaydedildi.

SWAPO

1 9 79

-

14

açıklandı.

bulunduğu

temsilcisi

da

tarafından

Bu konuda bır süre

ırkçı

kanlığı sözcüsü, ırkçı Güney Af­

yönetimlerin en büyilk desıel çi­

rika ordusunda Alman askerleri­

bulunan

devletlerdeki

lerinden biri olduAunu ve Nami­

bi.'da konsolosluğu bıılun ı Ick ülke oldusunu bildirdi Boıın Iııi­ kü"�et:"in bu konsolosluğu ka­

paııığına dair iddialarının yalan .>Iduğunu da belirte:ı Kaukungua

daha sonra Federaı Alnıaıı�," nın

YVRVYVŞ - 26 KASIM

askerlerin

nin

bulunduAunu

doğrulamı"

ancak bu askerlerin Güney Af­ rika uyruğunda olduklarını iddiı etmiştl. Kaukungua Batı Alman­ ların bu iddialarını da yalanlaya­ rak, askerlerin FAC yı.wtta,ı 0l­ duklarını bildIrdI. .


tllkemlzde dışa baeımlı. çarpık geU· ,en kapıtalızm. 14çl ve emekçi kitleleri. yalnız kendı 1,lnl ve onun basıt sonuçla· nnı bUen. her turlU sorunu. toplumun ekonomık ve poUtlk sonuçlanndan so­ yutlayarak ele alan bireyler haline getir. mek istiyor. Yanl bireylerin topluma. In· sana ve sosyal etldnUk ilrünlcrine. gidezek kendine yabancılaştınyor. Bu da toplumsal yaşamda gerçeklikle. bu ger· çekURln kavramşı arasında IiÜn!kll yeniden üretilen bır çellşld biçiminde geli,Iyor. Türkiye'de kapitalizmin geıışımıne koşut olarak yükselen sınıf mücadelesi; demokratik. I05)'alIst sa"!'t ve kültürü. egemen sınıfın yoz aktannacı sanat ve kültürünün Içinden. ona alternatif ola· rak geUştlrmektedlr. �u gelışım burju. YaZıyı kendi sanat ve kültürünü yaygın· \qtmna ve örgütleme mücadelesine it· mektedir. Nitekim benkaiar. egemen Si· mfın anat ve kültürünü. yayınlanyla. he!gÜn sayılan artan galeriyle ve ödüllü yanşmalanyla ' yaygınlaştınrken. mo· bUya satışlan yanında. mobllyalara uy· gun resim satışlan düzenleyen mobil· ya maRaza1an gıbı. conslgne satış ya· pan özel galerller. özel kolleksiyoncular da sanatı egemen sınıfın Ideolojisi do!!· nıItusunda yönlendimıeye çalışmak· tadır, Demokratik ve sosyalist sanat ürün· leri Iae. sansürle baskı altına alınarak kit· leiere ulaşması engellenmektedlr. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi tarafından düzenlenen 2. Sanat Bayramı. düzenleyenıerin öznel nlyetl ne olursa ollun. konnlan etkinliklerin Içerik ve bi· çimiyle. egemen suuflann kendi sanat ve kültürünü yönlendirme ve onlar adına sa· nat ve kültilrü örgütleme işlevini yüklen· mektedir. btanbul'un devlet galerinden. özel plerlleze. haJka gibnek adına. belediye· lere kadar uzanan çok geniş sergileme ' olayı yanında. tiyatro. film. müzik gös­ terileri ve sanat e!!itlmine ilişkin sem· pozyurn, sanat bayramının etkinlikleri uumdaydı, Alwleml salonlannda. Yeni Ei!illmler adıyla sergnenen çalışrnalar Ueri kapita· llIt iikelerde denenmiş. hatta eskimiş kopyalardan öteye gitmeyen sadece bi· çlmde yenlllk arayan denemelerdi. Kapltallzm ge114t1kçe egemen sanatın özü yozlqırken biçimi giderek zenginle­ tlr. Buna kar1ı1ık demokratik ve sosya· 1LIt aaııat IirünJerInln özü zenglnleşlrken biçimi henüz &Üçaizdür. öz biçim birlik· teliRi olarak nltelendlrecellmlz sanat ürünü. özden yoksunlaşbkça. sanat elerl olmaktan da uzaklaşır. Giderek topluma yabancılafır. Sanatet!tImine lllşkın sempozyumda ile. bır ıkı konuşmacı dışındaldlerin sa· nat elltlınlnl. ülkemizin ıçınde bulundu· lu koşullardan ıoyutlayarak ele aldık· ian lzIendl bUdirilerlnde. Konuşmacılann ülkemiz lnsanlannın sanatın gerçekte ne oimuı gerektiRinden haberslz oldui!U. kültürel çöküntiinün bulundu!!u. öi!ret­ menierin yeteneklız. öi!rencUerin tem· bel ve cahU oIduıu. meslek seçmeyi bilmedikleri. öi!renme Iste�1 duymadık· lan. hükümetlerin sanatÇlyı kapıkulu gi. bl IlÖrme anlaYlfında olduklan. sanatçı· Iann ve yazarlann kuramaal sanat ei!iti· mine &üven duymadılı ve gerekllzll!!ine inanılıRı. elliim program ve yönb>rnieri· nln yanlışbIı vb. •ptamalar yaptıklan

lörüldü. Oy. yaşam, ülkemiz insanlannın sa·

natın gerçekb! ne olması gerekll�1ni bU· memelerlnln kendi suçlan olmadı�ı. tam ten! egemen lllUfın işçi ve emekçUere yoz aktarrnacı kültürünü sunarak. onlan sanatıan anlamaz kitleler haline gellrdi. RI. egemen sınıfın kültürünün çökmekte. buna karşılık Işçi ve emekçi ılinınann kendı kültürünün gelişmekte oldui!U. herşeyi tahrip eden insanlar haline gelenierin. mevcut uteme tepkisel ola· rak başkaidıran bilinçsiz kişDer oldui!U. buna karşın bütiin sorunlann kapitalizm. den kaynaklandıi!ını bilen ve düzenin deııı,tirilmesl do�ltusunda mücadele edenlerin sayısının her geçen gün arttı!!ı, öi!retmeniere yeteneklerini geliştirme fırsat ve olanaj!ı verUmedlııl. ö!!rencile· rln tembel ve cablll1�lnln mevcut sistem. den kaynaklandıi!l. hükümetlerin kapı kullu i!unu yapan sanatçılar yarunda. 'halkının baRunsızlık. demokııısl. sosya· lIZm mUcadeleslne anatıyla katılan sa· natçılann oldui!u. Işçi ve emekçi _nıt· \ardan yana olan sanatçı ve yazarlano

-

I sta n bul san a t bay r a mı n ı n a-r d ı n dalı GüLGON

pratlkten kopuk. ezberclllRe yönelık. teorik eıltime güven duymadıi!ı. ei! itlın program ve yöntemlerbıin yanbşbi!ının sistemden kaynaklandılıını. ei!ltlmln de· mokratlkleşmeslnln önündeki engellerin kaidınlması do�ltusunda mücadele edenlerin sayısının hergün arttıi!ı gerçe· Ri, eıltimln düzelmeslnl sadece yöntem sorunu olarak görenlerin çözüm5üz1üi!ü, nü kanıtlıyor. Yine konuşmacılar bildirilerlnde • .sa· nat eRltimlnln amacının genç neslllerl şartlandırınak ya da katı kuraUan be· nimsebnek deRil. özgilrce yarabnada gereklı olan temel bilgilerle donatmak olduRu. yeni bır ei! ltime ve estetik ei!l· time gerekslnim olduRu. insanın çevre· sinl anlaması. denetlemf,sl. onu Inanca yaşanılır hale getirmesi. içinde bulun· dui!U sorunlan çözümlemede olumlu sonuçlara varaLllme yeteneklerlnln ka· zandınlması, her bireyin toplumla bera· ber yaşaması. toplumsal olguJan a1gı1a. yabilmesinin sai!lanması özlemlerinl dile getirdiklerlnl de görüyoruz. Ancak bu özlemlerin hayata geçıril· mesi doıınıtı usunda öne sürülen öneriler. ülkemizin ekonomık. politik yapısından bai!lmslZ olarak ele alınıyor. Sonuçta; yetenekli öi!rebnenierin okullara tayin edilmesi. /resim derslerinin saatlerinln arttınlınası. akedemlk e!!itimde tam uz· rnanlaşma. sanat tiikellcisinin oluşması, basın radyo ve televizyonun sanatçı ve sanat etkinliklerine yer vermesinln sai!lanması. her meslek dalının sınırlan· nın çizilmesi. imza yetkisi veren bir yasa oiuştunılarak. buniann karşısında alına· cak ücretlerin saptanması. devlet otorite· sinin baklm kılınması vb. öneriler getirlJ· d�1 IlÖrüldü. Bu öneriler. mevcut düze­ düzeltilebileceli reformlarla nin ,örüşünden kaynaklanıyor. özünde düze­ nln devamına hizmet ediyordu.

mücadele. yanl toplumsal gerçekliklerle Insanlar arasındaki bilinçlendirici etki· leşimin çok yönlü olarak geliştirilebii· . mesi mücadelesi. sanatın Ilk adım ola· rak demokratikleşmesini zorunlu kılar. Bır ıkı konuşmacı yanında. sanat ve kültürün demokratikleşmesi mücadele· sinde yerlnl alan Görsel Sanatçılar Der· neRi, getirdıeı somut önerilerle. sanat 've kültilrün demokratlkleştirlJmesinln önündeki hedefieri ve bu hedefieze an· cak özgütıü mücadele ile vanlabilecei!i gerçe�inl vurguladı. Görsel Sanatçılar Demei!i'nln öne· rilerinl aynen abyoruz: - Anayasaınızın 20. ve 21. madde· lerı "sınırsız bır düşünce özgürlü!!ünü herkese sanat ve bilim özgür!ül1inü" bınıdı!!ı halde. varb�ını hAli koruyan 141 ve 142. maddeleri ceza yasasından çıkanlmabdır. - Kültür ve sanatın gelişmesini en· gelleyen ırkçı. şoven baskılann kaldınl· ması. uluslararası sanat ilişkilerinin yo· �unlaşınası amacıyla Imza atınış bulun· dui!Umuz Reisinki anlaşmasının hayata geçirilmesi saitlanınalıdır. - İnsana. kültüre. sanata. yaşama düşman faşist odaklar. gün geçirilmeden ve kesinlikle dai!ıtılmalıdır. - Yasalann ve yönebneliklerin sa· natsal yaratınu ve sanatın gelişmesinl

BAŞARıR

engeDeylcl nltellll yokedUmeli ve buna baith eRltlm kıırumlan özerkleştlrl1me· lIdlr. - Oıtiinde yaşadıl!ınuz topraklann kültür ve anat blriklmlnin ıomut belge· lerı olan elki eserlerin titizlikle korun· ması ve eskl eser kaçakçiliitının önlen· mesl sal!lanmalıdır. - Arkeolojlk alanda. müzecUlk anla· yışının geliştirilmesi. müzelerin turistik seyir yerleri olmaktan çıkanlınası. mü· ze uyısının artınlrııuı ve geçmiş kültür blriklmlnln Idtlelere ulaşınası saitlanma· hdır. - Oluşturulacak özerk kültür kurumlan çerçevealnde. IlÖnel sanat ürünlerinin kltleleze ulaştırılmau ama· cıyla müze ve galeriler açı1ımbdır. Bu alana özel keiim1n sahlp çıkmuı engel· lenmelldlr. - DoI!a1 çevre de. tarihsel çevre gıbı korunmalı. bu alandaki klr amaçb spe. külatif glrişlmler engellenmelidlr. - Yoz ve egemen kültürün yaygın· laştınlrııuı amacıyla kuJlanı1ımya ça· lışılan. 12 Mart döneminde özerkiili kaidınlmış olan TRT'nln yenlden ve gerçekten özerk olınaaı saj!lanmalıdır. Rayatın her alanında . olduıu tılbl. demokrasi güçlerlnln iş ve eylem bIıI�1 sanat ve kültürün demokratlkleştlrnmesi mücadelesine ivme kazandıracakbr.

Böylece. toplumsal gerçeklikle. ko­ nuşmacılann kavradıklan gerçekler ara· amdakl çellşld yarunda. özlemleri Ue ge· tlrdikleri çözümler arasında sürekli yenl· den üretılen bır başka çellşkinin ortaya çıktıRı görüldü. Bu çelişkilerin aşılmasına yönelık

r,!!!!!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!! !!! I !!! !!!! !!! !!!! !!! !!!I .\Iman Dış Işleri Oain:si BcI�c1cri Türkiye'dek i Almıın Politikası

( 1941

-

1943 )

' 11

Dünya SOlJO" ,,"o.mda Hitl�r·jn. Thrkjye B. Elç;'; Von Popen 'in gizli ya· %ı,malıırı. Ti irkiye'deki Hitlercilet', adları tle ,öreIJlu; Nazilerin TürkçliWk hare­ hti hakltmdalti ,brlifleri Kitap S.S.C.B. D,. Ifleri Baltan"', Arfiu Bölümü tarafin­ dan ıllt hı 1945'de Mo.koua 'da yayın· . lanan 36 adet belıeden olu,makladır Orijinalinden bir bd/um eklenmiftir ,

90 i ıoo

gr,

ı.

hamur kA!Kla bez cilıli

kuverli ve büyük boy hazırlanmlŞhr.

100.- TL. öDEMELI ISTEVINIz

�� �

-.-:;;.):I("s;.-

e Kitabevlerine % 2S indirimUdir e PTf giderleri yaymevine aittir.

DACITIM : P.K. 5 5

i.���e l

rr!!!!!!!! !! !!!! !! !!!! !! !!!! !! �!! HAVAS S

liiiiiiii ll

yayınları

Türkiye

Belgeleri

Dizisi: i

46

AEROFLOT

ı3 ı9

-

Soviet airttne.s-

Resmi Olimpiyat taşıyicısı

DÜNVAN IN 80 HAVA LiMANINA iNivOR Ankara; Kızılay, Kumrulııı Sok. ôl� 1 7 00 05 - 1 8 39 00 Istanbul; Taksim, �Tet� Ca.1. 30, 43 47 25 - 43 47 26

YOR ayaş - 26 KASIM 1 9 79 - 16

, :1 " 'ı

ıL i' 11 "

,i !� 'ı

li

,�

i 'i 'i

�: iL' i Li ,


ABD F.GÜN

Türkiye'nin havası belki her zaman­ klnden daha çok Ankara'nın kirli hava­ sına benziyor, Günlük yaşamın akışında solunan zehirli havanın adeta do�allaş­ ması gibi bir şey ... Bunun yanı sıra ze­ hirli Ilir havanın kurşun gibi toplu un üstüne çöktii�ünün görülmesi gibi de bir . şey ...

�

Türkiye'nin ekonomik, politik ve toplumsal yaşamının üzerine çöken bu karanlı�ın en bplirgin ve Çarpıcı yanı, emperyaUzmin ve işbirlikçisi gerici, te­ kelci güçlerin çıkarlarının giderek orga­ nik, aynlmaz bir bütünlükte perçinleş­ mesidir. Emperyalizmin baş patronu Amerika, otuz yılı aşkın bir süredir her yönden ve her olanakla halIaç pamu�u­ na çevirdi�i Türkiye'de, nüfuzunu sade­ ce dış politik baglanlı ve askeri teslimi­ yetlerde de�i1, iç politik gelişmelerin dogrudan yönlenmesinde de en a�ır bi­ çimde duyurmaktadır. Türkiye'nin yakın ilişkisi ve borcu bulunan büyük yabancı bankalar arasın­ da yer alan American Express lnterna­ tionai Banking Corporation'ın Yönetim Kurulu Başkanı Riclıard M. Bliss Tür­ kiye için yazdıgı reçetede ' Ana çÖzüm, kabul edilenin üzerinde bir enflasYonu kabul etmedir" demektedir. Bunu nere­ de söylemektedir? Türkiye Işveren Sen­ dikaları Konfederasyonu (TISK)'in aylık yayın organı "Işveren' dergisinde... Kimdir bu TıSK? Süleyınan Demirel hü­ kümetinin programına yön ve biçim ve­ ren TıSK ...

emperyaliz mini n s ava s has lalı i --

terör.. Amerika "enflasyon"dan kor­ kulmaması gerektii!inl açık açık söylü­ yor. "Terör"den korkulmaması gerek· tii!ini de, işbirlikçi burjuvazi elde et­ ti!!i parlak politik sonuçlarla gördü. ö.zeHikle son üç yıl, tekelci güçler te­ rorun Iılsımına adeta iman edercesine sarıldı. Amerika teröriı, göstere göstere burjuvaziye öl!retti. Kahramanmaraş toplu kınmı bunun en ' seçkin" ömeei. Daha önce,Türkiye'ye 1977 Nisan' ında seçim için Ekim bekletilmedi. Amerika'nın dayatması ve CHP'nin AP Ile Haziran seçimine ikna edilmesiyle Türkiye'de seçimler dört ay önceye alın· dı. Daha sonra yapılan kamuoyu del!er­ lend el�rine göre, CHP tek başına ge­ lecegı ıktidardan edildi. CHP tek başına gelse farkeder miydi? O başka bir tartıŞ­ ma konu.u ama CHP ve onun şahsında ilerici sola açık yı!!ınsal destekler Hazi­ ran seçimine diz çöktürüldü. CHP'nin üst derece yöneticileri Ecevit dahil son­ ra " Buna mecburduk"dediler. Bu "mec­ buriyet"in hangi baskı rampalanndan ateşlendil!i açıklanmadı. '

�

yabancı ıermayeyi le,mk edin... ..

AHDE SADAKAT Bu yazının yayınlanmasından yak­ laşık 1,5 ay kadar sonra Türkiye'de ku­ rulan bir hükümetin programında "Ya­ bancı sermayeyi engelieyen bütün pürüz­ ler kaldınlacak, yabancı sermaye akıŞı hlZlandınlacakm" deniyor. Abde sadakat bu degııse, nedir? "Bugünün . Türkiye'si" başlıklı yazı­ sında Richard M. Bliss, "Türkiye'nın �":"ŞılaŞIı�1 en büyük tehlikenin, po­ litik nedenlerle ekonomiye rasyonel bir şekilde müdahale etmeme" oldu- . gunu savunuyor ve şöyle devam edi­ yor: Gerekli olan kararlı/ıkllr. Fakal mevcul politik gerçekler ak.ini gerekli kılmaktadır... "

Acaba "gerekli olan kararlılık" ne­ dir? BIlss'in "mevcut politik gerçekler" den yakınması ilginç ve anlamlı. ancak o çok umutlu şöyle diyor: "- Ne mu llu hi, ekonomi Mld .ela­ mete ermete adaydır... ,

.

Bu ne demektir? "Mevcut politik ger­ çekler"ln deglşmeslne duyulan güven de!!i1 midir? .. Nitekim bu yazının yayınlanmasın­ dan s�nra 14 Ekım seçimleri yapılacak . gelışmeler birbirini Izleyecek­ ve bılinen tir... ENFLASYON - TERöR Politik ve ıdeolojık propaganda ve yayın araçlarının ezici a�ırlı�ında Tür­ kiye, emperyalist konann Indirdi!!1 şar­ telle iki yangını yaşıyor: Enflasyon ve

PLANıN B ATI A VRUP A UCU Amerikan planlannın şemsiyesini Ise son günlerin aktiiel konusu SALT-2'ye karşı alınması ivedilik taşıyan geniş öl- . çekli emperyalist planlar oluşturmakta­ dır. SALT-2'de sıkışan ve SALT-3'e paı arlık şansını artırarak girmek isteyen Amerika özellikle Türkiye ve Batı Avru­ pa'ya agırlıklı bir anti-sovyetizm silabıy­ la e!!ilmektedlr. Türkiye ile önümüzdeki iki ay içinde . ımzalanması beklenen Savunma lşbirli!!i Anlaşması ile Federal Almanya ve Hol­ landa ya yerleş�rilmesine Çalışılan Pershing-2 ve Cruıse flizelerinin önemi buradan ileri gelmektedir.

:

AME�IKAN USLERI

Ama kulislerde şöyle denildi:

". Ser::wye de böyle istiyordu, A me·

. rıka da...

Oysa toplumun kabulü, artan terör tırmanişıyla sa�landı. Terör alevi orta­ sında toplum, bilimsel s06yalistlerin sesine kulak verecek durumda de�ildi. "Işt� CHP" dendi ve oy'lar oraya yö­ Richard M. Biiss, TıSK 'in aylık yayın . neldı ... oqaru "!.şveren"de 14 Ekim seçimlerinden önce yazdı�ı yazıda, Türkiye'ye Emperyalizmle bütünleşen tekelci şu tavsiyede bulunuyor: güçlerin "terör� 'e ısınması ilk parlak so­ nucunu böyle verdi. Sıra CHP'nin şah­ U_ Ekonomiyi dışa açın ve yabancı sında "sol"u terörle eritme!!e gelmişti. bankalann piYQllClya girme.ine izin ve­ rin. Yerli ekonominin feci ,ekilde ih­ tiyacı olan uknolojiyi getirmeleri için

çalışmalan mı sürmektedir? "A" planı da, "B" planı da söz gelimi verilmiş ör­ neklerdir ama Türkıye üzerindeki planlar konusunda bir fikir verecek niteliktedir.

BöLGEDEKİ GELIŞMELER CHP a!!ırlıklı hükümetin kurulma­ �rla biriikte Ortado!!u'da ve bölgedeki guçler dengesinde önemli gelişmeler kaydedlldi. ve bu gelişmeler Iran olgusuna kadar ııbndı. Amerikan patronajındaki empery ist güçlerin gündemine Türkiye maddesı daha a!!ırlıklı biçimde yerleşti. Bu şu sonucu getirdi: Türkiye'nin ge­ rek içten, gerekse dıştan emperyalizme en güvenilir yapıda kelepçelenmes!... Ortado!!u'da ve Iran 'da Amerika'nın belki de umdu�undan daha büyük ölçü­ dedarbeler almasının yanısıra SALT-2' nin dinami!!inde geriledi!!ini görmesi, do�al olarak etkisini Türkıye üzerinde duyurmakta gecikmedi. Türkiye, terör ve enflasyonla presle­ nen iç dinamll!1 ile buna eş'leştirilen emperyalist dışdinami!!in mengenesine biraz daha Itiidi.

�

14 EKIM SONUÇLARI

Bu olgunun iç politikadaki sonucu 14 Ekim seçimleriyle alındı. Ama acaba tam istenilen sonuç mu saglandı? Bu so­ ruya ünlü bır sennayedar şu yanıb verdi: • u .onuç, bizim istediğimiz; ele

�

a,Il... ,

Unlü sermayedar "istenilen sonucun" bir CHP-AP koalisyonuna varacak .tablo oldul!unu anlatmak istiyordu. Yanı � me ka'nın d� SIlli tinl ayarladıeı bir genış tabanlı bekleniyordu. Sonuç Amerika ve işbirlikçileri ıçın elbette "kötü" de!!lIdi. Ama ömegln bundan böyle "A" planı yerine "B" planının uY· gulanması mı gerekecektı? ..

�l

Acaba şimdi dıştan destekli AP azın­ lık hükümeti ile ' ll " planının mo�taj

Amerika'nın Sovyetler Blrli!!i'nden sa!!ladı�ı elektronik haber alma ÇalıŞ­ malannın yüzde 30'u ile Sovyet uzay merkezlerini, nükleer çalışmalannı ve Karadeniz'deki donanma hareketlerini gözleme�e yarayan Türkiye'deki Ameri­ kan ÜSlerini sürekli işlerli�1 kavuşturma­ yı amaçlayan Türk-Amerikan Savunma Işblr1i�i Anlaşması görüşmelerinde ":,u.ta.bakat hemen hemen sa!!lanmış gıbıdır. Amerikan üslerinin işlerlii!ini bır yıllık geçici statü içerisinde sal!layan süre 9 Ekim 'de sona ermiş ancak üç ay daha uzatılıruştır. Uzatılma gerekçesi CHP'nin sadece 14 Ekim sonucunu gör­ m�si. gibi bir nedene dayanmaktadır. Goruşmeler sırasında üç nokta üzerinde tartışmalar yapılmıştır özeUikle. Bunlar da şöyledir: * Amerika'nın Türkiye'ye verece�1 askeri araç ve gereç ihtiyaç listesinin be­ lirlenmesı. Amerikan tarafı ihtiyaç liste­ sinin yaklaşık parasal tablo alarak sap· tanmasını isterken, Türkiye para del!e­ rındek muhtemel oynamalar olaca!!ı ge· rekçesıyle listenin isimlendirilmesini ve Türkiye'ye teslim zamanlamasının yapıl· masını talep etmiştir.

!

* Görüşmelerde üzerinde tartışılan ikinci nokta, "üs" ya da "tesis" statüle· rlne açıklık getirilmesiyle Ogilldir. * Uzerinde tartışılan üçüncü nokta ise, Amerika'da yayınlanan Washington Post gazetesinin 9 Kasım 1979 günlü sa· y ısında belirtlldll!i gibi aynen şöyledir: "Çözüme kavuşturulmamış bir başka da� IiIlerdeki faaliye tin Iıesin şe­ k ılde belırlenmiş amaca yönellilme.iyle ilgilidir. Türkler. A merika'nın, iisler; Jıer­ Iıangi bir Ortadoğu sorununde. D,ker; müdalıale gerekıiRinde kullanabileeeRin· den kaygılanmakla, liIlerin yalnızca NA· TO faaliyetlerinde kullanılma..nın A me­ rilıo taro/ından he.in ue açıkça beli,... lenme,;n; latemehtedirler. Oyıa, Ameri­ ka, daha belir.lz bir .öyleyiş şeklini yeR lutumakla, - üılerin NA TO gereksinim­ lerini de.lekleyeeeR i - gibi bir ifade Isle·

n?/i La

mekıedir. . . . .

Evet üzerinde birleşilen öteki nokta­ larla birlikte bu üç nokta da, ortalama bır çözümle ıkı ay ıçınde imzaya ballla­ necaktır. Demirel hükUmetinin progra­ mında dış politikaya şöyle bir dokunup geçilmesi anlamsız de�lIdlr. Ennasyon

ve terör kıskacında antiemperyalilt eti­ lim ve duyarlılıllı ' uyuşturuldul!u yana­ yılan TUrkiye'de halkın, dlkkatlerl öte­ sinde bir teslimiyet allı oluŞturulmalrta­ dır. HUA: BIR SAVAŞ BEZmGANI öte yandan Federal Almanya tara­ fından bır ara Türkiye'ye de yerle,tI­ rilmesi arzulanan Pershing-2 ve Cruise nükleer başlıklı fıizelerln Türkiye &lin­ deminden çıklıl!ı gözlenmektedir. Emperyalist güçler, bu fıizelerin Fe­ deral Almanya ve Hollanda 'ya yerle,tI­ rilebilmesi Için bu ülke kamuoylannın i ası yö ?�den zengin ))ir prodiiblyon duzenlemıştir. Bu prodüksiyon içinde Çin Başbakanı Hua Kua Fenk, Batı Av­ rupa ülkelerini kapsayan bir gezide do­ laşlınlmışlır. Emperyalist gericıııaln k d� çok kralcılıgını yüklenen Çın ' yonetimi, en kaba ve militarlat yöntem­ lerle bir temsilcisini Batı Avrupa'da teş­ hir etmiştir.

�

�

Sovyetler Birlil!iyle ilişkilerini "yu­ �uşa� �yı" sözde propaganda eden Çın yonetimı, tam bu (ölÜ$meler sıaamda. Hua . Kua Fenk'ln yüzüyle lçtenslzll l1Dl perçınlerken, onun agzınaan ,aa li6tı kamuoyuna anti-<ıovvetlzm kusınuştur_

Fenk'ln Balı Avrupa'da gezlııl _ özellikle ıngıltere'de kendiline lAYık görülen _fat "Büyük miişterl" obnuttur. Batı kamuoyuna başta SILah olmak üzere Çın, açık pazar olarak sunulmuş 1'1 Çın Başbakanı da bu t.alii tıiiyük bır ı.tahia yerine getirmiştir_

ıla

FEDERAL ALMANYA N E IS1'lYOR? Amerika, Perahlng-2 ve ciuıse f\ize­ lerinin Federal Almanya ve HoUanda' ya yerleştirilebilmesi ıçın gerelıli kamu­ oyu destellini saıııadıllı Inancındadır. Ancak, Federal Almanya hükümeti bu iş Için NATO'nun giineydClgu kana­ dından fazlaca emin olmak geretlni duymuştur. Bunun lçlıı de, Federal Almanya Parlament06u Savunma Ko­ mitesi üyelerinden kurulu bır beyet geç­ tii!imiz hafta Türkiye'ye gelerek temas­ larda bulunmuştur."Türklye'nln SILahLı kuvvellerinln durumu ve NATO'Dun gü­ neydoilu kanadının güçlendirilmeli" sorunu üzerinde hükümet yetkilileriyle görüşmeler yapan Federal Alman heye­ tinin Türkiye'deki temasları, diploma­ tik nezaket kuraUan içinde "Gözlem ve dostluk ziyareti ' olarak nitelenmekte gecikmemiştir. . Federal Alman Mıuet Meclisi Savun­ ına i� omltesi Başkanı \Viii Weisktrsh başkanhllındakl beyetin daha önce de, Yunaııistıı n'da benzer temaslar yaplıAı gerçeği ise dikkatlerden uzak tutulmalla çalışılmıştır. DIKKAT BIRLıCı Türkıye'nin bugününü ve yarınını en can alıcı noktalardan ilgilendiren bu sinsi gelışmeler aslında çok açık ama al!tr bir kıskaç altında seyretmektedlr. , Hür dünyanın bekçisi Amerlka" ve onun yerli-yabancı ortaklan için terör ve ennasyon'un vazgeçOmez tılsınu bi­ raz da bundan Ileri gelmektedir. Evet, hava kirlidir. Ama en kötüsü kirli havaya alışmaklır. Türkıye'nin Ue­ rici, yurtsever, sol, s06yalist \lÜçlerlnin , dikkat blrUgl" bunun için şartbr ...


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Y_79_242_ by sol yayin - Issuu