BAGIMSIZLlK DEMOKRASi SOSYAliZM içiN HAFl'AlıK SIYASI HABER VE YORUM DERGISI SAYı: 2.,
181111M 1979
Alom fuzelerine karsı barıı Avrupası· . -
7.SlIRA -
-
Hükümet atamaları neden durdurdu? M hükümetini n llk Icraal\anndan biri, her düzeydeki taylnlemı durdurulııwı ol du. Bu karann temel amacı, devlet aygı bnın M ve MC yanlılanyla doldunılma sına geçiş ıçın bır takvimin çıkanlmUly dı. Ancak geçtl�lm\z hafta, Adana 'nın Ka diril bçes! Cumhurıyet nkakulu müdürü Hüseyin Yanık'm Ankara'da Hürrlyetçl ö�etmenler Dmıell\'DIn Hatay sokaktaki merkezine gönderdilii bır mektup Yürü-
MC EKONOMisINDE 3. PERDE
M azınlık hükümeti, ' lıalli ya
ruma" müjdelerle i,e ba,ladl Asgari ücretin vergi dlfl tUtulaca
Rmı ilan etti Ya#, tüppz ve ben url yok maUar., piyaaaya Çıkar
tılacaRını lÔyledi. Ak4am _t1e rindeki elektrik kısıntısını kaldır· dı. Hemen her hükümet progra mında benzer biçimde yeralan öteki müjdelerin ise üzerinde durmaya gerek yok... Piyaaada darhaı çekilen zo runlu tüketim mal\annın bolla, muı, bir yanıyla fiyat .orunu. Bir yanıyla ise döviz darboRazı ile ilgili, YaRa, yaR {abrikatör \eriıin ilfıediRi yükıek (i)'lltı ver diRinizde yaRın bollaşacaRından kufku yok. Ancak, özellikle Iikit yaRiar için yurtdı,ından aaRIa· nan tenekenin bulunınaaı ,ere kiyor. Tüpgazde ile, altı aylık gerek· sinim İpra, Ratinerili'ne gelmi, durumda. Bir .ure Için burada da "ir sorun yok. Ancak, bütün petrol ürünlerinde olduRu ,ibi, tÜPlazda da piyuaıla IÜrekli bu Juııabilmenin ko,ulu itbalattan ve döviz ödemelerini yapabil mekten ,eçmekte. Aktamlan uYlUlanan elektrik kıl1ntmnın kaldırııma.. M'den ve hükümeUnden çok, CHP içi çeki,meleri ilgilendiren bir Lo run. Türkiye Elektrik Kurumu' nun Belediyelere akf&m _t1e rinde uygulattıRı kısıntı, bazı enerji aantra1\arının bakıma alın muının kaçınılmaz .onucuydu. TürkiyeInin mevcut enerji üreti mi ko,uUarında, ..nmUar bakı ma. unınca kısıntıya ba,vurul maa, bakım bittiRinde de kım· tmın kaldırılmaoı çok doRal.
EI<ONO\1j lHABERlER
CHP'deki hizipler araı.,daki deOlesizlik, bakım i,leminin hü kümetin devir-teaiminden önce ba,lamu.,da yarar bulmu, ola cak. Bu konuda CHP'de kozlar payla,ılacak. Bu kendi .orunla rı. M' hükümetine blan bakım çallfmaları bittij!inde, ak,am u atlerindeki elektrik kısıntısının kalktıaını müjdelemek oldu. ASGARİ tJCRET AP hükümetinin en büyük müjdesi, asgari ücretin vergidı,ı tutulmasına ilişkin yau deRişik liRine ,idilece!!i yolunda. Hükü met oözcüleri bu konuyu ciddi yetle ele aldıkları Izlenimini ver· meye özel bir çaba gösteriy.or· lar.
Türkiye'de vergi yükünün ada· letmliili ve ücretliler Ile maaşlı lar üzerindeki ynRunluRu biliıi yor. Asıari ücretin vergi dı,ı bı· rakılması, gerçekte, adaletaizli Rin yalnızca hannetllme.i için olumlu bir adım Bunda kuşku yok. Ancak, &ııı",i ücretin vergi dı,ı bırakılma.� ver,i adaletIiz IiRini llidermek için kendi başına kesin bir çözüm deRil. Vergi yü künü dargelirli ücretliler ii. maa, Iılardan yüklek gelir ıruplarıns kaydırmak kaçınılmaz. Vergi yükünü, büyük bölümü vergil.ndirllmeyetı yükıek gelir ıruplarına kaydırmak yönünden,
•••
1979 yılında,
6224 ..yılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Ya IUI kapumında Caallyet Izni alan Cirmalardan üçünün yatı ödemeler deOleli proJekai· nın Izni Iptal edUirken, 1 CIr moya yatınn Izni verildi. Bu yonları, ana para ve Caiz olarak '.6 milyar dolar dolayında bir arada, 3 yabancı lermsyeli CIr· ödemenin ,undemde olduRunu manın. kararnamelerinde deRi ,ölt4!rlyor. Türkiye'nin 1980 ,iklik yapılm8lıns ilişkin ola· yılı dlf finanllDan ,erekainimi, rak yaptıkları ba,vurular da in' dı, borç ödemelerlyle birlikte celendi. Yapılan deRı,ikliRe gö· 2.6 milyar doları buluyor. Bu re Se,man unayii üretim _lanı· miktarın 1.6 mılyar doluı uzun nı deRı,tlrirken, Bankacılık ala ve orta dönemli borçlanmalar nındaki Türkiye Sınai Kalkın· yoluyla,260 milyon dolarlık bö mo Bankası sermayelini 1.6 mil lümü Ile IMF'nin kredi dilim yar liraya yükleitti. Akdeniz lerikanalıyla fins... edllm. .i Turiltik Tesisleri'nde de yaban' halinde bulunma.. aerekll CI· cı ortaRın 18j!lamalı öngörülen nananıan 760 milyon dolara 10.6 milyor liralık nakdi kredi Iptal edildi. Iniyar.
eUne geçti. Mektupta, daha öııceld yö ne timinin oku11ara yMı..tlrdlRI bazı el emanlann görevlerinde yapılan cı. �ı.lkl\k1erden yakım1ıyor, bu deR\f\kUkle rln geçeniz kılılllIUW ıçın, "hükümet ku rulur kurulmaz bır genelge De bu taytnl. rln durdurulmuı" isteniyordu. Ve M'nln tek başına hükümetinin ilk ışı, MC kalınbl&nnın Imdadına katmalı:, !'Hürrlyetçl öRretmenler Demeli" libl yuvalaruı emrine uymak oldu! yIIş'üo MC
CHP .Rırlıkı hükümetin AP azınlık hükümetine milyar\arca dolarlık kaynak bıraktıRı yolun daki açıklamalar, yalnızca kaRıt üzerinde ,eçerli. Kat.t üzerinde kullanılabilecek belirli kaynak lar var. Ancak bu kaynaklann kullanımı bütünüyle IMF'den geçmeye bal!lı. IMF'den ,eçmak için ile, M azınlık hiikiimeti "halk yaranna" müjdeleriııden vazgeçmek zorunda.
Ecevit Hükümeti tarafından Mec· lialere sunulan yasa tatarll1, ileri sayılabilecek hükümler içermek MC ortaklıklan döneminde teydl. V ergi yükünün yük..ıc ge uygulanan para piyual.arından iir gruplanna Iu.ydırılm&lı, ugari borçlanma yolu da a,ılmuı ,uç ücretin vergi dı,ı bırakılmal1Yla engellerle dolu. nçM borçlarıııı ortaya çıkan vergi kaybının gide· orteleyen anlaşmının nçM ben rilmesi bakımından da Önem ta· zeri borçlanma yollarını tıkadıRı şımakta. bilinmekte. nçM benzeri bir Türkiye'de, vergi gelirlerinin borçlanma yolunun yeniden de dörtte üçünü olu,turan gelir ver nenmeli halinde, erteleımı, gisinin üçte ikisinin ücretliler ile DÇM borçlannın .. ki deyimiyle maa,lılardan saRlandıRı deCaIarca • muaccel" olmaıı, yani hemen açıklandı. Hesaplamalar, aııgm geri ödenme durumuna ,elmesi ücretin vergi dışı bırakılma81yla öngörülüynr. Ekonomindi yöne uRranacak vergi kaybının 100 timinde, bu arada Batılı kapita milyar lira dallıYlarında olduRu list ilIkeler >e kurulu,ları. iii, nu gösteriyor. AP azınlık hükü· kilerde deRifikiik öOlirmeyen meninin bu kaybı na" karşılaya caRı yolundaki seçimi bugün için ' belirsiz Vergi yualnında geniş kapı.mlı bir deRişiklik yaparak, vergi yükünü yüksek gelir ırupla nna kaydırma konusunda Hükü' met sözcüleri ıuskun
M Hükümeti'nin bunu .öze ai muı ,uç öte yandan, Tiirki,..'nin para ply....ından . yet.li tutarda te feci kredili aaiflayabileceifl ULDU du da zayıf.. PII1'Il plyualannda etkin bankalar ile tefeci kuru\� lar DÇM borçlarının ortaleımali ile ilgili anla,manın tarafları du rumundalar. nçM borçtanıiuı erı.ıenmeline ilfkin anlqınanın i,lerliRini yitirmeline yol açacak davranı,1ara öncülük edeme_. Türlıi 'de kapitahmin "..ı içindelıi eaııın ılaıı dan kayaakla nan ve yurtdlfındalıi ,aael 10runlarmdan körüldenen darbo tazlan hemen herkeli n .ünlik yaflDl1nda etkili. Kapitallot yapı lar IıDrunarak .oruıU.nn çözümü daha önce de deCalar", yaddıaı ve ç..itli hükümetleree denendi ııı gibi olanak.... Y.boncı...". yenin illi alanı içinde Y. alarak, para piyaalarındakl ....ı para ları toplamaya çalıtarak •• bun ların ,erektirdiRi liyual ödilnleri vererek, ,öreli de 01_ C.blık yaratabilmek artık bayal.
y.
•
100 MİLYAR ARAYıŞı \:lükümetin elinde, vergi ya aaıarinda büyük iş çevrelerini a ya!!a kaldıracak bir deııı,iklijle gitmeden 100 milyan bulmanın birtakım yolları var. En kala)' yol, Merkez Banka.. kaynakları nı kullanmak. ancak bunun ıçın IMF den ,eçebllmek olanaklız. Kaldı ki,"IMF Ue lIi,kilerin kopa rılmaıı göze alıDIB bII., Merkez Bankaıı kaynaklarının normal gereklinimlerin ötesinde zorlan maiL "Rlıklı bir yÖntem deRil. Bu Süleyman Demirel'In bildiRI bir konu Bunun dı,ında, AP &zınlık Hükümeti ııübre üzerindeki nev· let ıubvansiyonunu kaldırarak 36 milyar liralık bir kaynak bula bilir. Akaryakıt fiyatlannda ya pılaClk bir ayarlamayla da, ayar lamanın ölçÜlÜne göre ek kaynak yaratmak olaıı. IMF'nln Kaım konlültaıynnunun ,Undemi uya rınca Kamu İktiaadl T...bbUIIt rl'nin öteki UrUnledn. yapılacak zamlarla Ilerekıl Conlar bulunabi lir. AP Hükümeti'nın alma,ıkları oldukça açık. Verili yaaalarında, geçen dönemde kar,ı çıkt.ı bi çimde köklü bır ver,l reformu yapmakıızın, zam dı,ıııda bır kaynaRı yok. Aııı,ri ücreti veıııı dı.ı bırakmak için zam yoluna ba,vurmak ile, dar ııellrll gonı, yı�ınlara ka,ıkl_ verileni kepçe ile geri almak anlamıns geliyor.
Yürüyüş 'ün güvencesi okurlarıdır
Diler ""(ttılılc dertilerin yon...", YVRVYVŞ d, /ıalıt ""lam"" Iıonu... ndG ciddi .orunkrla ",",I 1rG... l)Udır. KD'lt üretimindeiri ye te.wzli", it""l edilen "ofıhn iıtelcleri /cGI'fıIGyo"",,,,.,.. fibi nedenim öne Iiiren SEKA yctlıllilrri, 8 oy önee çı1ttrtiG n �e bUfÜne lıOdGr lut tırlaMloyon bir Ic""'rI1GIIleye dGyorwrGIc ""(ttılı" dcrriImn 1rG'ıt tGh ıUini 'oıelemeye çGllfmolct4dırbr. BUfÜn ""(ttılılı dnrlJ.,. Icalıt tahlili uy,..la ....... SEKA 'nın", BGlrı Ilan Kurumu 'nun Iwyff uy,.. la""'lan IOr1UcundG (Ilen durdurulmufhr. BUyUIı ,"ete/mn ellerinde tonlarco .to" o ld..,.. billni7"-....... der.,. " ..htlı oldultloM oÇ11ı olan Iciml ''Prliilı I14n ,",tele.. " 1rG 'ıt "'la",,,lıttı hiçbi7 ,açılııl. 1rG... ......lıen, .. Iı.....�reiııia lrGy"" 'ının ",r.ıI oldu,u belli olan tonlarca /uılıt ..tılırlıen, 4.5 yılı /If"" bir IÜredi7 çılı"",lıttı o14n YVRVYVŞ iLc dII� ""(fııM d.,.a.... IrG 'ıt bulmo" ıçın Iı"",bo"", yollGn ,a.tıırfm.lıtwdi7. YtJRVYVŞ bu Ic.yfl uy,uı."","," «ınG mIlrfm•• ıçın dı,., ""( ttılılı de,.".rl. birlllct. ,�-eIt.n mllCGd.leylliirdllNC.1ıttr. DUn olı.,'" fibi bu,an d. IıGl'fım ...o çllrGrtılon "".Iı.rI o,,,,,,1ı ıçın .n b6y111ı 6i �.ne.mlz olcurlanmı.rdon Iı/Ifluııl d.fIIldlr.
YDRDYDŞ Sahibi: YOrüyüş Yayıncılık Ltd.SU. adına NIHAT SI\RGIN eOene' Vıyın VOnetmeni: Zeki KILıÇ • Yazı 1$lerl MOdUrO: Nesat KOCA. BIVIKOCLU e Teknık Sekreter BOlent ARTAMLI.VOnellmi K o . nur
SOk.lS/S
Kııııay . ANKARA Tell7 45 8l.ls�nbuı 80roıu:
Plyerlotl Cıci. 21/1 Cemberlltl$ • ISTANBUL Tel: 263567 eAvru CN TemltlclllQlı COOOIFF 13/2 Squııre w,ser - 1040 BrulCıllel •
8E�CIKA.
lS.OaO.TL.. i (
Tı', 230 34 72 elıın KoşUlları Arka ka CNklrın kiL 22.500
T �. , Arkı KlPlk Ilyıh beyu ıo TL. .. Vayın ılını." ... 50 'ncllrlmllqlr Of.ıt Tı ••• lerl
ıaylılı, ıUlun �tlml Oılly New. Web
• e.1�1:
ıOOO
eAboı.ı k�,ullırıı Yılh� 300.· TL. ıiIı aylık 150.- TL.:• • AvruP4!1 Yıllık 60 OM. ıltı ıyllk 30 OM, eAm.rlkı: Vıllık ••TL, attı ıy. TL •• Avustralyı ....ıpony.ı Vlllık 2500 TL.., ıiIı ıylık
�� ��O�:' a
KOTULERIN IYISIYADA TESLIMIYET ZEK! KlUÇ Demirel, hükümetinin "ılunlı" olarak görünmesine özel bir
Demokratik güçlerin "kötünün iyisi"ne şartlandmlınalarına
dikkat gösterdi, göstermeye de devam ediyor. Hükümetin "ılunlı"
ve teslim olınalanna neden olan anlayış, gördüğü işlev bakımından
görünümünü sürdürmek, Demirel için iki nedenle çok önemlidir.
sadece bununla da kalmamaktadu. Demokrasi mücadelesinin yük
Birincisi, faşist terörün brİnaruşının bugünkü aşamasında, devlet
seltilınesini isteyen, bu yolda çaba g�steren işçi sınıfı politik hare
terörünü etkinleştirmek, onu ceşiili mekanizmalara ve kurumlara kavuşturmak gerici ve faşist güçler açısından büyük önem taşımak tadu: Bu nedenle gerici ve faşist güçlerin ivedi gereksinim duyduk lan DGM, Olağanüstü Hal Yasaları v.b. gibi yeni düzenlemelerin gerçekleştirilebilmesine ağırlık veren hükümetin, bu zemini yara t abilmek için "ılunlı" görünmeye gereksinmesi- vardu. Diğeri
dele etmek isteyen kitlelerin bu mücadelelerinden vazgeçmesi ge
iSe,
kitle hareketlerinin faşizmi geriletmenin temel aracı olduğuna iliş
dınlarak yaratılan zemin üzerinde uzlaşmaya zorlarıması, pasifleş tirilmtısidir. Demokratik güçler, mücadelelerini yalnızca gerçekleştirebil tamazlar. Bunun da ötesinde, yeni, ileri hedefler için mücadele et mek zorundadırlar. Bu ayru zamanda, demokratik mevzileriıl koru nup, savunulınasının da temel koşuludur. '
lerin korunması adına, dalıa ilerdeki hedefleri göstermek yerine, sü rekli geri çekilinebilecek mevzileri işaret etmek, buna kitleleri şart landınnak, birbirini izleyen geri adunlar atılmasından öte bir işlev görmeyecektir. Demokratik güçlerin olınası gerekeni araması, dü-_ Bu, hiçbir zaman ve koşulda, onların "kötünün iyisi"ne teslim 01malan anlanunda ele alınamaz. Sorun bu anlayışla ele alındığında, "kötünün iyisi" her yeni gelişme karşısında yeni biçimlere bürünür. Her yeni "kötünün iyisi", demokratik güçler açısından dalıa da ge rideki mevzilere çekilıneyi dayatır. Demokratik güçler açısından yanlış, yanlış olduğu kadar za
rarlı ve tehlikeli olan bu anlayışın en canlı örneği, demokrasi müca delesini, her ne gerekçe ile olursa olsun, CHP ile sınırlayan tu tum dur. "Ya CHP, ya faşizm" denilerek, her gelişmeyi, -her istemi CHP 'nin gözlükleriyle bakarak değerlendirenler, yalnızca kazanıl nuş birçok mevziin elden çıkmasına neden olmakla kalmadılar. Aynı zamanda, yapılacak işlerin hedeflerinin saptanmasında, bu hedefler için mücadele edilmesi gerekliliği noktasından sürekli ge riye gidişin ortanunın ve anlayışının oluşmasına da yol açtılar. Da ha dün, "ya CHP, ya faşizm" denilerek CHP'nin konumuyla sınu
kin gerçek bir kenara itilınekte, bu mücadeleye faşizmin gelişini kolaylaştırdığı gözüyle bakılmaktadu. ışçi sınıfının bilimsel sosya -list hareketinin, ki tlelerin harekete geçirilınesinde, onların mücade
dikteri haktan korumakla, bunlan elden çıkartmamakla sınırlı tu
şünmesi ve bu yönde bir mücadelenin içerisine girmesi gereklidir.
koymaktadu. Çünkü "kötünün iyisi"ni korumanın şartı olarak, te mel hak ve özgürlükler için, ekonomik-<lemokratik hak içiI) müca rektiği anlayıŞı öne sürülınektedir. Başka bir biçimde söylenirse,
CHP'nin ve demokratik güçlerin sözkonusu "ılunlı''lığa şartlan
Hele demokratik haklann savunulinası ve demokratik mevzi-
ketinin görevlerini yerine getirmesinin de önüne ciddi engeller
lelerinin yükseltilınesinde temel bir manivela olduğu dikkate alın dığında, yapılmak istenilenle iki sonuca birden ulaşılmaktadu.
�
"ılımlı" hükümet görünümü ile emperyalizm ve te elci buıju vazi, demokratik güçlerin mücadelesinin yükselınesinin önünü al maya, onların dalıa geri mevzilere çekilıneye razı olınalannı sağla maya çalışmaktadu. herici demokrat güçlerin önemli bir bölümii, dalıa kötüye o kadar şartlandınlnuştır ki, bu hükümet biçimine bile nza gösterilebilir imajı ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle., "ılunlı" bir görünüme bilerek bürünen Demirel hükümetine gördürülınek istenilen işlevler, bugünden saptanamaz ve teşhir edilemezse, bugün geri çekilerek içine kapanılan mevzi lerden yann dalıa gerilere gitmek zorunluluk haline gelebilir. Ve bu zorunluluk, gerici ve faşist güçlere, sahipsiz köyde değneksiz dolaşmak olanağını verebilir. Demirel hükümetinin "ılımlı" görüntüsü altında yapmak iste diklerini açık seçik ortaya koymak ve tüm dikkatlerin bunun üze rinde toplanmasuu sağlamak, yaşamsal bir öneme sahiptir. Devlet terörünün etkinleştirilerek uygulanması arayışuu durdurmak,
an
cak bunu gerçekleştirecek güçleri örgütlemek ve harekete geçir� mekle mümkündür. Ancak bu, kitlelerin eylem birli� sağlamak ve kitle mücadelesini
yükseltmekle gerçekleşebilecektir.
Tüm ilericilerin, demokratlann, sosyalistlerin üzerinde titiz likle durmalan ve ön plana Çıkartmalan gereken nokta, bugün için budur. "Fevkalade hal" yasalan, DGM ve benzeri girişimlerden
landınlan demokrasi mücadelesi, bugün "ya MHP, ya AP" olarak
dikkatleri uzaklaştıracak, ya da bunlann önemsiz sayılmasına yol
rekliliği noktasına dikkatlerin çekilınesine çalışılınaktadu. Bugün
linmelidir ki, demokratik güçler, görevlerinin gereğini yerine getir
öne sürülınekte ve '·'ılımlı" AP hükümetinin elden kaç�aması ge için "ılımlı" AP hükümeti etrafında yaratılan şartlandınna, yarın CHP-AP koalisyonuna demokrasi adına bir gereklilik gözü ile bakıl masuu da sağlayabilecektir. Böylece "kötünün iyisi"nin her yeni biçimi, biri diğerini doğuran; ama hepsinin de emperyalizme ve te kelci büyük buıjuvaziye açılmasını istediği kapılan açmak anlanun da birbirlerini tamamladığı bir sürecin unsurlan olınaktadu.
açacak yanlışlardan hızla uzaklaŞılması gerekmektedir. Çok iyi bi meyi, ne adına olursa olsun ertelemernek durunmndadular. Bugüne kadar ki faşist terörün bir üst düzeydeki ifadesi de olacak olan "ılımlı" Demirel hükümetinin, yeni yasa girişimli!rini önlemek için dikkat birliği, karar birliği, iş ve eylem birliği ivedi ertelenmez görevinlizdir. Bu görev, tüm ilericilerin, demokratlann, sosyalistlerin aynı zamanda tarihsel sorumluluğudur.
•
TIP üyesi ipekçifnin katili idama mahkum edildi Askerli�inin bitimine bir ay kala, Deniz·
şlst ellerden çıkan bir kurşu nla can veriyor·
mahcuriyet altında bulundurulmaya mah·
Isparta Askeri Ceza Mahkemesi 7 Kasım
Ahmet ıpekçı'nın ölümü, ceza yasaları· mıza göre başka sonuçlara da YOlaçtı!,. Yi· eit bir ışçi sırufı mUitanının, bır Türkiye Iş.
li lL. Piyade Tugayı'nda uzun menzilli bir
du.
len Ahmet ıpekçi' nin ölümüyle ilgili dava 11 KasIDı günü duruşmbyla sonuçlandı.
1979 günlü duruşmada, ayrıntıları gerekçeli
wCekten sıkılan kurşunla alçakça katledi·
maddesi
met ıpekçi, politik çalışması sonucu Adel
siz
uyarınca indirilerek ömür boyu
ailır hapis cezasına çevrildi. Ayrıca Caşist
iş.
katil,
kaldıktan sor.ra askere giden Ahmet
ömür
boyu
mermi
hizmeUerlnden
kamu
bedeıı
6.56
olan
TL.
MDcadelede ana t[1,;ttt�'&; iiJ!tili;tır' halka ii
Suskunluk
Bugünlerde demokratik hak ve özgürlüklere, demokratik
kitle örgütlerine yönelen yeni saldırıları, tekelci, büyük serma yenin baskıların daha da artırılmasInI isteyen bir dizi talebi iz
I ",eren Sendikaları Konfederasyonu 141·142. maddelerin kabaran bir iştahla uygulandı�ı bııgünlerde, bu maddelerin daha (azla işletilmesini, balkıcı yöntemlere daha
ledi. Türkiye
da yönelinmesini istedi. TıSK yöneticilerinin talepleri, Ece vit döneminde başlabIan anti-demokrat.ik uygulamalar ve bu gün anahatları belli olan hükümet. programı ile tam bir çakış
ma halinde. Bugün iktidarda sermayenin has partisi AP vardır. AP'nin
de faşist baskı ve uygulam.lann kayna�ı olan tekelci, büyük
sermayenin talepleri do�rult.u5unda baıkıcı bir politika izle yeceA:i tartışılmaz bir ger<;ektir. AP'nin bu politikasını ,.sıl gerçekleştirmek istediği sorusunu tartışmak da hiçbir biçim'
, de bu gerçeği tlrtışılabilir kl1amaz.
Ne var ki, kimi ilerici yazarlar bu tartış-jrnaz gerçe�i
inatçı bir körlükle yadsımakla ve son derece "vahim" sonuç
lar do�urmakta olan de�e'rlendirmeıer yapmaktadırlar. AP'nin tek başına hükümet kurarak yeni bir MC'ye yö·
nelmemiş olması. kabinede kimi "sivri" isimlerin bulunma ması, kimi ilerici yazarlar için bir "umut" kapısı olmaktadır. Faşizm olgusunun sınıfsal oldu�unu bir türlü anlayamayan \' e
işçi sınıfınca. emekçi ylA'lnlarca kazanılmış olan hakların ve özgürlüklerin de�erini gerçekte kavrayamayan böylesi yazar
lar. demokrasiye yönelen ciddi bir saldırı karşısında bile ken
dilerine "umut" kapısı bulabilmektedirler.
Böyleleri, bug.ün Demirel'in "hesap adamıı�ını" hatırla·
nuşa benzemE"ktedirler. Daha dün "böyyük Türkiye" sözleriy·
le alay ettikleri Uemirel'i, bugün gerçekten "büyük bir Türki· yp" isteyen. bu nedenle geçmişten ders çıkarmasUli bilerek
MHP'ye ırim vermeyecek olan. azirnli bir kişi olaıak görme ye ve göstermeye ,abalayanık avunmaktadırlar. Dahası,
TIp
Genel Ilaşkanı Boran için 142. maddeden
dava açılır, Türkiye'nin en büyük demokratik kitle örgütü olan TOB-DER'in yoneticileri tutuklanır. Politika Gazetesi
Genel Yayın Y önet m eni Aydın Engin 141 ve 142. maddele
Demirel hükümetinin kuruluşu, Türkiye'de demokratik, anti·fa· şist hedefler için mücadelenin temel sorunlannı ve görevlerini yeni· den gündeme getitdi. Bu sorurılann ve görevlerin de�erlendirilmesi, önümüzdeki günlerin başlıca gündem maddeki olacaktır. AP azınlık hükümetinin kuruluşuyla birlikte demokratik giiç. ler arasına da yanSıyarak gelişen tartışmalann bir bölümü, hükümetin , ılımlı" niteli�ine ilişkindir. Bu konuda ileri sürülen görüşlerin de�er· lendirilmesine YURllYUŞ'ün d�er sayfa\annda ayrıntılı yer veriliyor. Sorun, AP azınlık hüküırietinin "ılımlı görün me takti�nin hangi deneruerden kaynaklandı�ıru or· taya çıkarmak ve bunun demok· ratik giiçlere hangi görevleri, na· sıl bir mücadele yöntemlerinl yüklediltini belirlemektir.
doa:rultusunu
hiçbirşey yapılmazken, kendileri için "sevindirici" ,eyler bu
lup oyalanabilm.ktedirler.
ışte bir örnek! Cumhuriyet Gazetesinde Mehmed Kemal
funluı yazıyor:
"Bekı.mliki gibi .er/lik yanlıları, I/lyımeılar, {aşizm öz· lemcileri hükümetin içinde yer almamışlcrdrr... kabinede çok yakından, yıllar öncesinden tanrdıklarım t'ardır. Bunları gö riince ne yaıOn söyliyeyim. sevincimi .aklayamadım. " "Oaha kötüsü olabilirdi" anlayışı üzerinde temellenen
bu "sevinç"tir ki, yukardaki satırlann yazarını, O'nun gibi daha nicelerini, demokrasiye yönelen tehlikelerin en somut belirtileri karşısında bile tam bir tuskunluRa sürükleyebilmiş· ' tir.
Bu suskunluk ve bu "sevinç" ilk kez karşımıza çıkma
ma.ktadır, Dun sıkıyönetim ilan edilirken "darbe gelebilirdi" dire te..ai bulan, ıstanbul'da ı ""layıs gösterUeri yaaakl.nır·
mektedir?
DerinletSen
masını bf'lirlıeYf"n temel politika
bir yandan gerici-rı.. şist bir yöne·
time geçişin politik koşullarm. yaratmaya yönelme, diQer yan
dan da anti·faşist kitle hareketi·
lUn ı:ı:eişınesinin öznel ko,uJlan
nı ortadan kaldırlT8, geciktirme
politikasıdır. Ülkemizin bugünkü
koşullarında gerici-faşist bir yö' geçişin balihca ko�ulu.
ileri hedeflere �nelen güçlü bir
bulu,turm851 hiç de ,a,ırlıcı de�ildir. Ve bu asa bir "i)·im·
taya
..rlik" degildir. Her ne pah8l1llll olursa ol ...n CHP'yi aklama' ya" yönelen CHP puıulaıına takılı bir ışo,kınllA'ın, bir karam'
aarlıö:ın la kendisidir.
SuıkunluklarU'ldan oluru en lIfak bir "uzünıu" duymayan
anti·faşist kitle hareketinin or özellikle
d("
Ikinci
koşulu ise.
INici·faşist bir yonetime geçişe
• neşe!
kocabıyıkoğlu
anti'faşist,
d €'mokratik
Keri bir du7.l'Yf' c. olPk. hoylece anti fuşisı hnrf"l\t'
tiı, ileri !1t'drfl('lt' yunf'lnu'si l1i n hOlflılhtrınl
ı,.:t·(·ıhtiruwdir
prtlarına uygun ve �dale· sii�tle tecelli etmesi
tin
sağlanacaktır.
4.
Sendika ve demek·
lerin politika ile uğ�şma·
Vatilere CWı� .,"iş
ve
kültürel üyelerine
ve
ve IÖsteri ıIIzenini
kamu
günlük hay�ti
veya
8. Polisin
di·
eğitim,
güçlendirilmesi için gerekli
hükümete "ılımh" bir ıörünüm
vererek, bugünkü AP hükümeti nin fa,i5t bir yönetime yeA'len'
mesni saatamaya ('alış.rak ya pılmaktadır. ıkinci yol ile, anti· fa,ist kitle hareketinin bJl,lnı ç�' demokratik güçlere,
kebilecek
onların örsütlerine karşı "yasal"
düzeydeki terörün artırılması Ye böylece gerici'faşist bır yöneti me geçişin zemininin kuııunsal
düzeyde
ludur.
de
»ütün
olu,turulması yo
bunlar,
demokratik,
8�ti'fa,lst hedefler için mücade.
led" ana halka IQrununu aydın·
delenin herleflerine devrımci hir
Hu.
ortadan
ko ldırnu",,,
)'CJnlcnôirmektir
.\ntı.(uşı",t
tp.mellerini
ru
miıcanelenin böylt"si hed t'fı.· ri �(" niş kiıIrierE" mal pclilebilmrli. kit,
1t.'I(>r bu hedefiN c1oQ:rukusuııclu
mlıOl deler€'
9. Polis Vazife ve Sela· hiyederi
�nunu, örgüdü
ve silahlı saldırılar açısın· dan günün ihtiy�ç ve toırt· I�rın� uy�cak �kilde de· mok�tik
de·
devletin
ğlştirilecek,
otoritesini güç.
lendirecek tedbirler alın�· c�ktır.
10. Icray�,
kanunların
verdiği yetkilerin kullanıl·
yonelik kökIU dönüşümiNt' dO-C!
,,;ilrrin
ve mesuliyet fikrini de ön· görecek günün ihtiyıç ve
sıplin ve mor�l bakımınebn
h,'erik kazandırrrak, difter bir ô('·
leriı� hU�1ı('8 iki yaIrlan ulaşma
j;;temlerini
liklerle özellikle toplu suç
felce uğratması önlenecek·
BirinC'i yol, emek·
ıflm hir slI!tkunluk '
3. Ceza ve Usul �nun· ları'nda y�pılacak değişik·
tır.
yişlc faşizmin 51nl(881 ve mhdcli
ş,lır�'l hep hirlikı.., "(·tık J!I·,,;'· dl'neC'l·k ohinlar" O konudu iııE"
edilmiş olacaktır.
ihlal
U<'ITıirel hükümc>ti, bu hrdf'f
Innn )'lI.ralllmasılır.
�·ah8fiDıdH.rlır
lerde yargılanmaları temin
7. Topl�ntı
kez de D eı ııdf'l 'e bir "ultimatom" vermeklC', "MHP ye yakıli'
de-nıC'kt('(.\irl"r.
mahkeme·
bu
suçluların
hakkının
latmaktadır. Bu ana halka, müca·
Ya uugunden yapılısC'lıh olaıılar':' YRrın yapllnlH.)'H kalkı'
son�
devletin temeline yönelik
I�rı önlenecektir.
d("stek olabilecpk npsnel koşul
şır1'o3l1 o 7.am�n senı nle mucad ... ı,. ederiz"
kaldırılmasından
maddi yardımda bulunma·
bö)'le ilerici yazarların. her defasında da dı!mokratik hak ve öZgllrlüklrrE' }'oncIE"n hask ı v,. t�hditJer karşIRndA yapılabile· cek olanları uısk bir .:eleı·e(;C' ertelediideri Gorülmekteclir. Au
cak, böylece sıkıyönetimin
y�pmaları
böyle Iır harekete yon verOOjlp
cek öznel erimenin �r.li,mcıinin
önlenmesic1ir.
Devlet Güvenlik Mmkeıne leri 'nin kuruluşu sağlana·
6. Sosyal
"ılım
lı" bir görünümle göre\'e bafta
çıkmaıının.
136, olarak
unun
tedbirler alın�caktır.
kcn kendilerini "hiç ulmazu ızmir'deki gCJıLeriler yasaklan·
nuadı" diye avutanlann bugün de "sev indirıo" şeyler bulup
2. Anayasa'nın maddesine
amaçlı derneklerin politika
biçimleri neler olmalıdır?
netime
kalade haller kanunu" çı karılacaktır.
s.
bunalım
hükümetinin
birtere ek olar�k bir "fev·
yetkiler tanınacaktır.
likle kapatarak çıkmanın somut
Demirel
ğ�nüstIi h�ller ite UgUI ted·
önlenecektir.
göster·
dan, (aşizme giden yolları kesin
eklenir, faşist cinayet şebekelpri için
ola·
jpetirilen
manevi destek sağlamaları
Sıralanan hu olgular naiL) bir
gelişme
tGn
123.
1. An�YaJa'nın maddesiyle
ları, bölücülük yapmaları,
Yiıie AP hükümetinin kuru· luşundan önce başlayarak hükü· metin göreve gelmesiyle hızla· oarak gelişen önemli olgulardan bir di�eri ise, anti demokratik baskı yasalanrun en a�ır biçim· de uygulanmasına hız verilmeli, özellikle 141-142. maddelerin yeniden en a�ır biçimde IşletU· meye başlanmasıdır. Bu, yasal terörün genişletilmesinde ve a�ır· Iaştınlmasında va dt yitirmeme telaşırun bir iCadesidir. YURU· YUŞ 'ün di�er sayCalannda özel· likle vurgulandı�ı gibi, anti·de· mokratik baskılann hızla yo�n· laştınlmasına, ilerici kanatta yer alan kimi çevrelerin seyirci kal· ması da sa�lanabilmektedir,
rin varlıitından otürü dört duvar arasına sokulurken; kapatılan
dernekler listesine
var?
(Toplam
956.56 TL) hazine zarannın, suçludan tah· siline.. ."
uzak tutulmaya ve ceza süresi kadar kanuni
ıpekçi, bu kez de teskeresine bir ay kala Ca·
neler
hasara u�rattıeı 407699 numaralı aracın ön cam bedeli olan 950,00 TL, Ile sarretti�i
zasına mahkum etti. Ancak bu ceza, 51/1
ye kadar TIP Kartal hçesi üyesi olan Ah·
Hükümet programınd�
çi Partilinin öldürüımesi, mahkeme karan· ru! şöyle de yansıdı: "... bu fiili sırasında
katiıı
faşist
üzere,
TCK'run 450/4 maddesi uyarınca idam ce·
Diyarbakır'da doean ve askere gidince·
Kalem Fabrikası'ndan atılmıştı. Bir süre
belirtilmek
hükürnde
kum edildi...
hazırlamıuilnu.lirlir
masını sağlamak �macıyla, Danıştay Kanunu'nda de· ğişiklikler yapılacaktır. 11. Işgal nan
altında
kuruluşlar,
bulu·
işgalden
kurtarıla�aktır. 12, TRT Kanunu değiş· tirilecektir.
TIP, politik •
• Tır BAŞKANUX KURULU' NUN BIL DIRIsINDE, GiZiL FA· şIST IKTIDAR ODAel ILE ORTA· YA ÇıKAN IKTlDARlN IKILI YA· PISININ GIDEREK GERICI FA· ŞIST BIR YöNETIMoE BlRLEş. MESI SONUCUNU DOeURMAYA YöNEılK AP HOKOMETI DAHA KURtııı.ıADAN YASAL ŞIDDE TIN ARTAN BIR DOZDA UYGU LANMAYA BAŞLADleINA' DIK· KATÇEXh.Dl • DIsK'IN YENI BIR PARTI KURMA GIRIşIMININ, DIsK'IN SOSYAL · DEMOKRATLAŞTllUL J\IASI sOREdNlN roılTIK PLAN· DA IFADESI OLACA� BELIRTI I.EUJt. BUNUN HEM EKON� NiL: HEN DE roılTIK ALANDAKI MOCADELEYE ZARARLı OLACA· ci VUIlGULANDL • BILDIRIDE, BILIMsEL SOS yALIsT, SOSYAL DEMOKRAT, ILEIl1cI, YURTSEVER TOM GOç. LEItİN Iş VE GOÇ BlRıJel SOllU NUNUN. YAŞAMSAL öNEMININ BIR KEZ DAHA ORTAYA ÇıKTı � BILDlaILDI.
Soo polıtık olaylan detmen.
dlren Tfp Bqkanlık Kurulu pç. tıtımız salı pmü bır bildiri ya.
ymlayan.k dellrlendlrmeslnl b· muoyune açıkladı. BUdlrlde fÖy· le dendi:
gelişmeleri değer le nd irdi
"u Ekim seçimleri soıııuııı. da CHP hükümetinin Istifuıyla M hükümeUnln kunıldutu güne bdar geçen yaklaşık bır aylık süre, genlt halk kitlelerini vede· mokratlk �ç1er1 bekleyen daha zoc ve çetın �erln bir baberelii oldu. Devlet mekaııizmuı ıçın. de de yuvalanmlf faşlatlerln ol\l4turduRu ikinci lkUdar odalı, seçim soııruıııın elverlşU crlıı. mmdan da yarartanerak etIdnU. auıı daha da artırdı. mler yan. dan, Olalaniiotü Kurultay, CHP yöneUmlnln hugüne kadar izledi· RI, elderek tesIImIyete vaıan uz· leçlm poUtlkasmı, Iqınecı IOIIUÇIannın tüm uyarıcı nlteUII· ne kartın; sürdürmekte devam edecetlnl ptererek bu oluşuma btkıJml esirıemedl. "Yenı hükümeUn, örtülü bır
MC sayılıp sayılmayacatı yapay tartışmuı süreduısun, Demirel, daha kabine IIJtellnl Uan etme· den, 'program ve Icraat'ının ne yolda olacaRını açıklamış bulu· nuyor. 'Devlet Güvenlik Mahke· melerı' ve 'Olataniistii Durum' yuaiannın Çlkanlması Ue 'tı ıda· resi', 'PolIJ Vazıre ve Selahlyet lerı', 'Demelder', 'Sendikalar', 'Toplantı ve Gösterı Yürüyüşlerı' gıbı zaten anUdemokratlk olan � yenıden ve daha da anU · demokratik, gerici dotru1tuda detı,tlrmek, geUşen toplum ya. tamında hukuld geçeriUIi!I kal· rnamış bır takım anUdemokıa· tık hükümleri yenıden uygulana· bilir kılmak ve sıkıyöneUml daha da genl,leterek sürdürmek, bun· lar arasında sayılabilir. Aynca, bUyük, tekelci lermayenln eko-
ILIM LI HÜKÜMET
VE
TEMEL
YANıLGı 14 Ekım seçimlerinden hemen sonra çetitil çenelerde 'b.. layan bir tartı,ma, M'nln hükiimeU kurmasından sonra da sürdürülüyor. Tart14ma, AP azınlık hükU· metının niteliRI, hanııı görevleri b..ar· maya aday olduRu ve bu görevleri b..ar· ması ıçın hanel polıtık koallıyonlan ter· c1h etmelı "erektlRl üzerınde sürdürülü· yor. "Çe,ltll çevreler" ıçınde, Hürriyet, MIllIyet elbl pzetelerln YaDllıra Cumbu· ıiyet ve yazarlan da bulunuyor. Tekelci büyük buriuvazlnln Uberal sözcüleriyle birlikte CHP11 yazarlar hiikiiu.& soru· nu üzerlndeld bu tart14mada bızı temel noktalarda anlqtılar; ve ,Imdi bu temel anlqma noktalannııı gerçekle,tlrllmeııl ıçın ısmiı bır çaba Içine elıdller. SözÜDÜ etURJrnIz çevreler, MHP ve MSP'nln ko,ulaız deıtetlnl alını, olsa da, bu partıler hükUmet ıçınde yeralıneclıklan ıçın, M azınlık hükiimeUnln "liberal" bır niteURl olduRunu; ekonomık ve polıtık sorunlara "demokratik" çözümler getını bilecetini; zaten bır azınlık hükümetinin kurulm\14 olmuının da "demokrulmlzln" olgunluRunu gösterdiRini ve bunlara ek olarak da, M'nln bu görevlerini "demok· ratlk" bır hlçlmde yerıne getirmeli ıçın MHP "vii MSP'nln delil, CHP'nln deıteRlnI aimuı gerektll!inl ve CHP'nln de bu ko · . ,uiiarda M'yI desteklemekten b..ka bır yolu olmadıtını öne sürüyorlar. Bu ,ör!İf birURi içinde, örneRIn MUm· taz Soysal, "Bürun beUrtiler, 'CHP dutek· U bir azınlık hüküm.ti' formüliin. dolru kaYl7l4nm kaçınılmazlıtını ortaya koyu' yor... " dedikten sonra, hükümete doj!ru
olacak deıtek kaymalinın otorlter, sınırlı bır demokrul, "örtülü raşlzm" yönÜDde mi, yoksa aemokratık özümler yönÜDde mi olacatı sorusunun nasıl yanıtlanmaıı gerektiRini de açıklıyor. Soysal, M ve CHP'nın, IMF, AET Ue lıı,kUer; üıler, Kıbrıı ve E"e sorunla" ve DGM'Ierln ku· rulması gıbı konularda ortak noktalarda bulu,abUeceklerlnl de söylüyor ve bu an· Iqmanın yoUannı ',österiyor. Gene MU· Uyet'ln bır b.. ka kö,ellnde ,unlu denl· yor: "CHP, ay...ı iktidardan gltmı,tir.
CHP·AP i,birllline lUı adımlar AI7I4 bii demek delildir ki, dünya görüfü· nü 'demokratik 101' olarak ilan eden tarih· ,el partinin toplum önündeki bürun 10' rumlulukları da ıona ermi,tir. " "Demirel hükümeti, 'bürun Türkiye' · nin hükümeti' olmak zorundadır. " · "Demokratik hak ve ÖZFlükleri korurk.n, y.py.ni demokratik gelenekwri yaratıcı bir biçimde ıiirdürm.k d. olaıı· rr dır. "Demirol'in • d.neyi, yeni dön.mwrde gerçek notu ve güvenoyunu, ancak bürun toplumun çok daha güzel yannlar adına duydulu özwm· wre ,.ti"bildili olumlu kar, ılıklar ölçü. ılinde akıcaktrr. "
Sıraladılımız bu görlitler, birçok Ile· rlci, demokrat yazan da Içine alan, önem· U bır yanıli!yı özetlemektedlr. Yanıli!' nın bır ucundan, "ulolan devletin deva. mıdır" sözleriyle Ecevit tutuyor. CHP'· nın, yukarda üzerınde durdullumuz yay. "ın ve önemU yanılgının ıçınde olması, sorunun ciddiyetini daha da artınyor. M azınlık hUkUmetl hangi ko,ullarda gündeme ııınnı, bır blikUmettlr ve hangi özelliklere sahipUr. Sözü edildiRi gıbı M hUkUmetl "liberal" bır hUkUmet mıdır? Bugüne dek gerlCı·ta,lst muhaleretin Ö. nÜDde yeraımı" r..lıt partiyi ıürekll kol· lamı" r..lıt terörll gözden kaçırınak ıçın eUnden geleni yapmı, olan M'nln bırden·
nomlk sıkıntılanna karşı Ivedl gerekJln1mlerlnl kartılayıcı ve yabancı sermayeye daha genl, olaneklar lanıyarak emperyaliz· me belırnlılıtı daha da mıncı önlemler de programda unutuı· mamı,tır. Askeri alanda ise "!aahhtitlere ,enel iradesinin altında nelerin yattıRını tahmın etmek �ç de·
tu_dır.
"22 aylık CHP yöneUmInde,
resmi IkUdara karşın etklnUllnI
sürdüren "vii önlenmeli ıçın de ciddi hiçbir tedblrln alınmadılı gizil ra,lst Iktldar odaRı De orta· ya çıkan IkUdann lkUI yapıanın elderek gerlcl·ta,lat bır yöneUm· de bIrIeşmell sonucunu dotur· maya yönelik M hUkümeU daha kunılmadan aradaki bOfluk dö neminde bUe yaaal ,lddeUn artan
bire liberal bır parti nltellRlne bürllnüver· meııl olanaksızdır. M, terörün ardıne ııRı· narak, faşizme açılan bır yöneUmI gün. demde tutmaya çallfan bır partidir ve bu· gün kurdutu azınlık hUkUmetlnl de aynı özlemleri doj!rultusunda kuUanmaya ça· Iışacaktır. Bu arada, M'nln "liberal" bır görünUm ıçınde olmaya özen gösterdiRi de elbette gözden kaçmamaktadır. Olu'. turulan Bakanlar Kurulu üyelerinin seçl· mlnde de, MHP Ile açık i,blrliRl yaptılı bUlnenlerln yeralınaması bu "örünUmü kurtarma çabalanrun bır parçasıdır. Hü· kUmetin "ıiımiı" bır görünümü olmasının, daha kurulur kurulmaz genl, bır kamuo· yunu karşısına almamasını salllayacaRını Demirel iyi bilmektedir. Ne var ki, bu "ılırniı" gÖrünUmÜD, ar· dından ne tür baskıcı bır )!ÖneUm geUnı cell de ,imdiden ortry. �mı, durum· dL Deba Ilk �erden ortaya çıkan bır dizi baskı uygulaması da "österiyor kI,AP hükUmeti Iktidar olanaklannı kullanarak, yaaal bır terör atı ıçınde ilerici, demok· ratlk öııütlerl, yayın oııanlarmı, demok· raUk hak ve özgürlüklerı butınna yolu· na gidecektir. HükUmetin yapmayı dÜfÜD· düklerlne gözatıldıi!ında da bu uygulam. larm neler olacatını anlamak mümkÜD' dür. Görünümlere bel bal!layanlann De m1rel'n bu açıklamalanna kulak verme lerinde yarar vardır. M hlikUmetlnln nlte IIR1n1 "österen onun BakanIIr){urulu bl· letlml ya da b..ka yanıltıcı görünümler delil, programıdır. Hükümet programında "revkalade hal yuaa" adı altında, poll· Uk özgürlüklere açık saldın nlteBRlnde birçok yenı yasanın çıkartılmasının yanı. sıra DGM'Ierln yenıden kurulması da yer alıyor. Bu arada, emniyet ölıUtiinÜD da· ha "etklnle,Urllmesl" ıçın de önlemler a1ınacall belirtlUyor. M elbl r..ızm uz· I.. macısı bır partinin bu önlemlerle nasıl bır yönetim olu,turmaya çalı,acatı çok açıktır. CHP'ye ve birçok demokıat yaz. rm nerdeyle bu kez de M'yI "umut" ola· rak gösterıne yanılgıiarma karşın, çok açıktır ... CHP , M'yI destekleyip onun Ik· Udar olmasını kolaYlattırarak "muhale· ret" yapmayı ve bu yolla M'yI yıpratm. yı dÜfÜDüyona bunun kendlll ve tüm de· mokratlk güçler ıçın oldukça tehUkeU bır polıtıka olduRunu da söylememiz gerekir. CHP De M arasında kurulmaya çal14l' lan ve tekelci burjuvazinin lıtemlerl dol· rultulUnda, elderek ""eni, tabenlı" bır Ik· ndan da ku,kulUz gözeten bu polıtıka, heder seçmektelIerlcl-demokratlk �çlerl . dır. �e var kı, CHP'nln gerlCı·r..lst partile rin dUmenlnl· döndürme çabalan ve M hükümetinin 'baakıcı ıktıdan, lIerlcl-de mokratlk güçleri karşısında bulacaktır. I,. çı ve emekçi Idtleler kendilerini heder alan bu ciddi, temel yanılgılarm gerçek· le,Urllmeslne izin vermeyeceklerdir.
bır dozda uygulanrııaya bqladıl!ı görIIImektedlr. Deııek tapat makıan ba,layıp pzetec\ tutuk· Iarım&llne, öRretmenlerln en bü· yük çoRunlutunu çatm altında blrle,tıren bır ekonomık müca· dele örgütü oldulu bdar, de· mokratlk kitle öfClitlerinln de önde gelen bır ögeal olan TöB DER yöneUcUerinin ve kimi 'u· be ba,kanlannın tutulılanmalan· nekadar uzanan bır dızı eylam bunun ömeklerldlr. Hem de bu tutuklamalar, 141·142 elbl, gene SlkıyöneUm Mahkemelerince Anay...ya aylmılıluıın clddl,ö· riierek Aney_ MabkemeııI'na ,önderilen ve halen bu mahke· bulunan gündeminde menln maddelere dayanaralt yapılmak. tadır. "öte yandan, toplu lÖZIeş meler döneminin bqlamuıyla blrUkte biiyijk burju-razl, kendı· II ıçın daha elverışU IIIrdiiIü bu koşullardan da yararlanarak, "çı sınırına kartı yenı bir aldmnın hazırlıRı Içindedir. P1anJar yapıl. mı" stoklar ayarlanmlf, Iobvt, yanı I,çlyl topluca ı,ten çılıanp aç buakma tebdltlerl ,imdiden be,latılrıılftır. Buna Iııqı , "çı ıınıfımızın ekonomık IIliiı:adele linde kazaıııimq memıerl koru· mak, pm \lÜDden Y\IbIIeD ..ııa. yon .... artan hayat PÜGIıIı orta ı ıtu· mında belirli ücret dıı.,ıııta rabllmek dahi bır tat daha iIMm tazaıııııUtadır . Bu lUIııı _u.. ka gölÜIlenip pillküıtülmeDdlr. Buınm yolu Ise, mücadelede en genl, bIrIlkteUklerln ve oIabUdi· ııı ölçüde en geniş demokratik, polıtık cüçlerln destetlnln "i· lanınasından geçmektedir! Bu, ayru zamanda demokratik top· luırual muhalereUn örgütlü dlre· nlşlnln de önemlı bır ögeslnl oluşturacaktır. Oysa, son �er· de açıklanen karanna göre, DISK yönetiminin, sendikaların bu esas "örevini bır yane bıraka· rak yenı bır parU kurmaya yö neldlRI ,örUlmektedlr. "Bırle,· Urlci" olma Iddiası altında bır el· rişimm ger.çekte da yer alan bır "parti " kurmak· tan be,ka anlamı yoktur. Bu da, öznel nedenler ne olursa olsun, nesnelolarakburjuvazinin niyet dotruItulUnda, Iıtemlerl ve DISK'In SOlya! demokratlaştınl· muı sürecinin polıtık planda ıra· desl olacaktır. Bu g\rIflrnle I,çl sınırı mücadelesinin ıkı ayn aiaru olan ve bundan dolayı da ayn ayn örgütlenme durumundaki ekonomık ve poUUk aianian bır· birine kan,tınlmakladır. Ve her ıkı alandaki mücadele ve örgüt lenmeye de zatarl. oImaIrtan b..: bsonuç vermeyecektir. DISK yöneUcUerinin sorumlulutu, len· dlkal ,örevlerin gereRl IIIb l yerı· ne getırılmesındedır, bunu ger· çekle,tlrınektlr. "Bu ıon ııırı,lmIe bırlıkte, yıı· karda bellrttlmeye çal"ııan lablo tamamlanmakta, görüntü net ola· rak ortaya çıkmaktadır. Büyük burjuvazi, be,ta "çı ılDıflmız ve ekonomık, poUtik ÖIJÜtIerı OL· mak üzere tüm demokratik �çlere kartı yenı bır aldınya hazırlanmakladır. Ancak bu Iste min gerçekle,1p gerçeldeşmeme II yalnızca kendisin. deRU, de mokıaUk toplumsal muhalefeUn güçlÜıütune ve direncine, demok· raUk �çlerln IşbiriiRının ölçU ve düzeyıne de baRiıdır ve önUmüz· deki dönemı asıl belirleyecek olan, egemen sınıftarm bUlnen niyet ve istemleri deRU, demok· ratlk güçlerin mücadele azım ve kararlllıRı Ile bu mücadeledeki düzey ve boyutlan olacaktır. "Bu durum, bUlmselSOlyallst, soeyal demokrat, ilerici, yurtse ver tiim güçlerin Iş ve �ç blrll· RI sorununun yaşamsal önemini bır kez daha crlııya koymakta· dır. Ve de bu sorunu çözecek olan, sadece özlem ve IYI niyet deRII; likeli tutum ve bune baR· h, kararlı adınılar olacaktır. YI· neleyeUm: örgütlü blrle,1k bır halkı hlçtıl&o kuvvet yenernız, örgütlU blrl.,1k güç yenllmezl"
YVRVYVŞ· 19KASIN 1919·6
ılımiı b.,lay
Fa ş ist tırmam ş ta ye ni basam ak
• F A Ş IST TI RMAN I Ş I N Y E N I BASAMAG I N I , " YASAL" TERÖR ARAÇlARıNıN GüÇ lEND I R l lMESI,ANTI DEMOKRATIK BASKı YASALA R ı N ı N UYGU lAMAS I N I N G E N I ş lETllMESI VE YENI GERICI, FAŞ IST YASALARıN Ç i KARil MASI OlUŞTURMAK TADıR. BU.NA K A R Ş I GÖREV, DEMOKRA TIK OLANAKLARıNı SONUNA D E K K UllA NıP G EN I ş LETMEYI HEDEF ALMAKTıR.
Ecc\"it hiikumetinın istHasıyla birlıkw anti·demokratik, gerici baskı ve uygula· maların hızında bır sıçrama garuldu. Ilu gelişme, do�al olarak Demirel'in azınlık hükümetinin kurulmasıyla birlikte daha da belirginleşti ve ülkemizde faşist tırmanışın yeni bir basamagını belirleme olanagı ver· di. Türkiye Işçi Partisi Genel Başkanı Ile· hice Boran 'la MY K üyesi Dinçer Dogu' nun, seçim kampanyası sırasında radyo· TV'de yaptıkları konuşmalar nedeniyle ve 1 4 2 , maddeyle 1402 sayılıyasa)'a dayana· rak Istanbul Sıkıyönetim Komutanlıgı tarafından ifadelerine başvuruldu . öteyart· dan 5 Kasım günü nerici Gençler Demegi' ni n Genel Merkezi'yle tüm şubeleri yine Istanbul Sıkıyönetim Komutanlıgı tara· fından kapatıldı. 9 Kasım günü Politika gazetesi Genel Yayın Müdürü Aydın Engin'in tutuklan masının ertesinde, 10 Kasım günü de TöB-DER'in 6 MYK üyesiyle 11 şube baş anı tutuklandı. Diger 5 MYK üyesi ve 14
şube lıaşkanı hakkında da gıyabı tutukla· ma kararı buhındu�u açıklandı. Geçtigı· miz Perşembe güniı ise, daha önce A)'dın Engin'le birlikte gözaltına alınıp serbest bırakılan Politika Yazı Işleri �Iüdiiru Te· m.1 Kayaş tutuklandı. Ilu arada çeşitli sendikalarla demokratik kitle örgütleri şu belerinin arama, kapatılma gibi baskılarla
karşılaşması birbirini izledi. Bu gelişmeler, gericiligin son günlerde açıkça "yasa-dışı" faşist terörün yanın· da, "yasal görünümlü" teröre agırıık ver· meye yöneldi�ine ilişkin saptamayı do�· rulamaktadır, MHP gibi vurucu güçler ara· cılı�ıyla yürütülen faşist terör, demokrasi güçlerinin mücadelesine karşı alınması ta· sarıanan sözümona "kesin" önlemlerin ye rini tutamamaktadtr, Gericilik , demokrasi güçleri Uzerindeki baskı aygıtını mümkün oldgunca uzun süreli tutabilmek için, bu nu yeni gerici, anli·demokratik yasa !asa· rılanyla ve mevcut yasalann daha a�ır uy gulanmasıyla birleştirme çabasındadır. Da· ha Demirel hükümeti kurulmadan bu amaca
yönelik girişimler su YUzüne çıkmış, Demi· rel hiıkiımetinin başlıca işlevinin de bu uy·
gulamaları sürekli kılmak v� yenilerine ze· mini hazırlamak oldu�u bellı olmuştur. Antl.demokratik baskı yasalannı işlete· rek ve yenilerini uygulamaya sokarak se· çilen ilk hedef, hiç kuşkusuz demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engel· lemek, giderek bunlan fiilen ve "hukuken" de ortadan kaldınnaktır. Bu, demokrasi güçlerinin, eUerindeki olanaklan daha bu günden sonuna kadar kullanma konusun daki kararlılıklarının ve yeni demokratik hedefler Için mücadeleye girme bilinçlerı· nin !aşıdı�ı yaşamsal önemi ortaya koy·
maktadır. Türkiye Işçi Partisi Başkanlık Kurulu bildirisinde de vurgulandı�ı gibi, "önü· mUzdeki dönemi asıl belirleyecek olan, egemen sınıftann bilinen niyet ve özlem leri de�i1, demokratik güçlerin mücadele azim ve kararlılı�ı ile bu mücadeledeki dü zey ve boyutlan olacaktır."
DİSK'in partileşme girişijni
Birliğe karşı birlik · çağ r ısı
8-9 Kasım tarihlerinde toplanan DISK Genel Yönetim Kurulu sonunda yapılan açıklamada DISK tarafından "solun birligini saglayacak' bır parti· nin kuruluş çalışmalarının belli bır dü· zeye geldiği ve "bir siyasal örglitlenme ve birlik oluşturma çalışmalarını yürüt· rnek ve siyasal birliğin programı ve ilke· lerini saptamak Uzere DISK Genel Baş kanı Abdullah Baştürk'ün başkanlıgında bir komisyonun kurulmasının kararlaş· tınldığı" belirtildI. Uzun bir süreden beri varolan söylen· tilerin kesinlik kazanmasına yol açan bu açıklama aynı zamanda birçok tep·
CHP
"sol kanadı ":
Kurul tay'dan sonra kurultay CHP içinde "sol kanat" adıyla anılan gruba mensup 34 parlamen ter geçtiğimiz Perşembe günü ortak bir açıklama yaparak, son günler de demokratik kitle örgütleri, basın kuruluşları vetemsilcileri ve özel likle TöBDER ve yöneticileri üzerindeki baskıları kınayarak, "çağdaş demokrasinin ülkemizde yerleşmesi ve yaşanır duruma gelmesine kadar savaşımın sürmesinin kaç ınılmaz olduğunu" vurguladılar. "TüSDER, Halkevleri, POl-D ER, ilerici-devrimci kadın ve genç lik örgütleri gibi demokrasi savaşımında yeri olan kuruluşların sudan nedenlerle kapatıldığına" değinen CHP'li parlamenterler, "hele parti liderlerinin soruşturmaya uğraması ve tutuklanması demokrasimiz açı sından endişe vericidir" dediler. CHP'li parlamenterler, TöB-DER Ge· nel Başkanı'yla yöneticilerinin tutuklanması üzerine ş� görüşleri belirt tiler: "Demokrasinin doğal kuruluşları olan demokratik kitle örgütleri nin yöneticilerinin suçlulukları kesinleşmeden tutuklanmaları söz ko nusu örgütler üzerinde baskı kurmak, işlevlerini kısıtlamak amacına yö: neliktir.' CHP 'Ii
34 parlamenterin açıklamasında dahasonra şöyle dendi:
" Ilericilerin, demokratların. ve yurtseverlerin verdiği demokrasi mücade lesini sürekli engellemek, tarih boyu mümkün olamamıştır." CHP'li parlamenterlerin bu çıkıŞı, hiç kuşkusuz CHP'nin de taba, nında yer alan, hatta 14 Ekim seçimlerinde CHP 'ye sırt çevirme tercihi· ni yapan emekçilerin eğilimini ve tepkilerini yansıtmaktadır, llu açıdan olumlu, ileriye dönük bir gelişmedir. Ne var ki, bu tepkinin hedefi aynı zamanda CHP merkez yönetimidir, CHP merkez yönet im i , hem sözko· nusu anti-demokratik baskıların yolunu açma iş lev ini üstlenmiştir; hem de AP hükümetiyle birlikte hızlanacağı belli olan bu gelişmelerin karşı sında, ' hükümette iş birl iğ i ' gerekçesine dayanarak kesinlikle saf tut· maktan kaçınmaktadır, CHP'nin OlağanüsW Kurultayı sırasında, Ecevit'iıı TÖB-DER Ge· nel Başkanı'yla ilgili sözleri karşısında bile sessiz kalan "sol kanat" men suplarının, geç te olsa anti-demokratik tertiplerin karşısına ç ıkmaları sevindiricidir. Ileklenen, önümüzdeki günlerde de asıl olan tIJtarllllğın gösterilmesidir.
YVRVYUŞ ·
19 KASIM 1 9 79 , 6
kiyi de oluşturdu. 13irlik adına yola Çı' karak birliği bilimsel sosyalist güçler dı· şındaki ellere teslim etme anlayışının al· tında yatan temel mantı�ın, böylece "birliği yaratmaktan çok yeni bir sahte umut yaratmtk' amacını taşıdı�ı açıkça ortaya çıktı. O'ISK tarafından başlatılan yeni bir parti kurma girişimi, en başta DISK'e bağlı sendikaların tepkisine yol açtı. Tek.o"s.lş Sendikası yaptığı açıklama· da, bu girişime karşı çıkarak; DISK 'in önünde duran temel (orevin parti kur· mak olmadı�ına, asıl görevin antifaşist eylem birli�inin oluşturulmasına katkı· da bulunmak oldu�una dikkati çektI. Maden·lş Başkanı Kemal Türkler ise yaptı�ı açıklamada DISK'in bir ekono· mik örgüt oldugunu ve böylesi bir giri· şim için yasal olanak bulunmadı�ını; ve basında çıkan haberlerin yanlış olduğu kanaatini taşıdı�ını belirtmekle yetindl. 1 3- 1 4 Kasım tarihlerinde toplanan DISK'e bağlı Tekstil Sendikası Genel Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada ise şöyle dendi: "Sendikaların asıl işlevleri ekono mik mücadele alanında ortaya çıkmak· la birlikte sınıf I'e kitle sendikaları poli· tik mücadele alanında da yerine getir· meleri gereken görevlerle karşı karşıya· dırlar, Sendikalann bu politik mücadele· lerinin sınırlarını, mücadele gündeminin dayattığı zorunluluklar belirlemekle bir· likte, ?'11 belirleyici unsur, sendikal bir örgütlenme olnıalandır. Sınıf ve kitle sendikal"nnın politika ile, politik so· runlar'?, :!gllenmeleri doğal, hatta kaçı· nılma.dır, Ne var ki, bir sendikal örgü tün politik örgütmüşçesine davranması ve bu anlamda politik karar üretmesi olanaksızdır." Tekstil Işçileri Sendikası, konuya Işçi sınıfının bilimi ve tarıhsel boyu tları Içerisin de bakmaktadtr. Işçi sınıfımızın sosyalizmi hedeneyen poli ,
tik örgiıtlenınesi ı 920'Ierden bu yana su· züliıp gelmektedir. Bu mücadelenin, ye· niden ve bılımsel sosyalist platformun dışında, başka düzeylerde başlatma ça· balHrı, işçi "ınıfımızın çıkarları bakımın· dan onaylanması olanaksız bir girişim· dir", Tekstil sendikası acıklamasında, parti kurma girişiminin DISK 'In boyunu aşan bir girişim oldu�u ve aslı soru nun anti· faşist cephe birli�inin sağlanması oldu· �u da belirtildi. Yine DISK'e baelı Sosyal . lş Sendika· sı Merkez Yürütme Kurulu t""afından Çarşamba günü yapılan açıklamada ise şu noktalar belirtildi: "Sendlkaml7.da DISK'ten resmi bir yazı Ile herhangi bır bildirim gelmemiş olmasına karşın, basın da çıkan ve tek· zip edilmeyen haberlere göre DISK YÖ ,
netim Kurulu, DISK'in yeni bir 'sol' par ti kurmasını kararlaştırmış bulunmakta· dır, "Bu durumu değerlendiren Merkez Yürütme Kurulumuz; ı. öncelikle, işçi sınıfımızın ekono mik·demokratik üst sendikal örgütü kon· federasyonumuzun parti kunna konu· sunda Yönetim Kurulunun resmi günde· mine alarak bir kurul karan biçimine dönüştürmesini yetkisi dışında oIdu �u, nu belirtir. Ve, böyle bir girişimin, bz nel istem ve niyet ne olursa olsun anor ko sendikalist bir tutum ve davranış, bi· Iimsel sosyalizmin mahkum etti�i bir . sapma olduğuna işaret eder, 2 , Bu gün işçi sınıfımızın politik ör gütlenmesinde gündemde ve güncel olan konunun, işçi sınıfımızın "bilimsel sos yalist politil: örgütlenmesinin" tekleş mesi, tek siyasal örgüt haline dönüştü rülmesi olduğunu belirtir, Tekleşmenin gerçekleşememiş olmasının' getirdiği so runlar vardır. 3, Merkez Yürütme Kurulumuz, bu sorunlann varlı�ından kalkarak ve bu $0runu çöz,m ek adına veya bu sorunlan bahane ederek, yeni bir "sol" parti kur ma girişiminin 'bilimsel sosyalist' politik hareketin önüne yeni bir engel koymak tan ve şikayetçi olunan 'bölünmüşlüeü' artırmaktan başka bir anlam taşımadıRı nı, taşımayacağını vurgular,
Bu gelişmeler karşısında 15 Kasım günü yeni bir açıklama yapmak duru· munda kalan DISK Yürütme Kurulu, "parti kurma girişiminin çeşitli çevre lerce yanlış anlaşıldıRını" Ileri sürerek , "DISK'in işçi sınıfının birliili yolunda oluşturulacak bir siyasi parti için çeşit· ii örglit, eRilim ve kişilerle görüşmeler yaparak varılan sonuçları deRerlendir· dikten sonra somut adımlar atma kara rında" olduRu belirtildi. Ancak bu son açıklaına da, daha önceki açıklamayı yadsımak bir yana teyid eden bir anlam taşımaktaydı. DISK tarafıııdan surrlurülen 'partileş. me" çalışınaları, yine DISK 'e baRIı bazı sendikalar tarafından belirtiidiRi gibi, birlik amacıyla baedaşmayan bir anlayı· şın işçi sınıfının sendikal hareketi içinde sürdürülmesi anlamını taşımakta dır, Tür, kiye Işçi Parcısı llaşkanlık Kurulu'n un da belirttiR i gibi, DISK vonetimin in, sendikaların esas göreVlerini bir yana bı· rakarak yeni bir "sol" parti kurma giri· şimi öziınde DISK'i sosyal demokratıaş. tırmaktan öte bir anlam taşımayacak. tır, Bu da büyük burjuvazinin yeni saldı rılarında işçi sınıfı cephesi nin önemli bir gedik vermesi olacaktır,
Ce n e li k g e lecek AP - CHP işbirliği mi? Ciddiyetsizlik ve düzeysizliğin cid di bir düzeye eriştiği hallerde - ki bu yeni değil - yapılan iş genellikle eski dille kerrat cetveli, yeni dille çarpım tablosunu, belli bir güfte ile tekrarla manın üstüne çıkmıyor. Sorun artık, ezberlenen şeyin, tek düze bir melo diyle tekrarlanmasından ibarettir. Politikada ise, �er ' sol' adına ya pılıyorsa, mesele, ezberlenen termino
hıpleri tarafından da tekzip edilmemiş tir. 1 965'Ierde gdişen işçi sınifının p0litik hareketine karşı Cevdet Suruy, Içişleri Bakanı Faruk Sükan ve MIT Müstaşarı Fuat Doğu sacayağıyla oluş turulan "solu sağa kırdırma" tezph ları devlet politikası olarak "demokra si" için yapılmamış mıydı?
lojinin müzik notalarının "sol' ayağın dm tek düze okunmasına kalır. Örne ğin:
Genç Onciikr dünya ,.nçlik ... öINnei M(tıımıı anitfaf;.t bir /ıampanyaya döıı/Jt tiirdiikr. Altta Genç Onciikr ,.nçlik "."../ı.ıjnin ,ehitlerini "IDmllyor. _.
Olayı, o günlerde TIp Milletvekili olarak yaşayan Çetin Altan ile pzete ci Ttoman Erel, geçenlerde g;uete sü
- TUrkiye'nin somut koşulları! - Işçi sınıfı bilimi i - Cephe ve eylem birliği!.. vb... Çarpım tablosunui baştan .sona bir okuyan çocuğa "matematiği
iyi biliyor" demezler. Çocuk sadece ezberini başarıyla tamamlamıştır. Ama o çocuk, çarpım tablosunun içine söv ezberi de aşar. • • •
vermiştir.
çekilişinin son olağanüstü kurultaydan sonra AP ile gizli-açık işbirliği aşaması na vardırıldığı göıülmektedir.
Aynı saatlerde Genç öncü Genel Sekreteri Mesut Vural başkanbilında bır delepıyon TIP Genel Başkanı Boran'ı ziyaret ederek " YaşamınlZ Onurumuz dur' . yazıb bır şllt verdI.
II Kasun
gUnü Ankara başta olmak
üzere tüm yörelerde baRıınslZlık, demok rasi, 'IOI)'allzm şehlllerinin mezarlan zl yarat edildi. Ankara'da Serdar Alten ve Hlircan Gilnel'ln mezarlan başında konu..n MYK üyesi Gürbüz özaltınlı, mllcadele hedeflerini vurguladı, gençlık hareketinin durdurulamayacaRını belirt ti. Klllesel katılımın olduRu ziyarette Içlerinde, Denız Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin Inan ve mas Bardakçı da oL mak üzere gençlik şehitlerinin başlann da saygı duruşlan yapıldı.
II Kuım günü ıZmi r'de düzenlenen
"eençllk k�usu" Ise katılanların ve çev rede bulunanlann çabalanyla anllCaşist bır kitle eylemine dönüştü. Pankartıar la, 1I0ıınlarla, ıZmir'de faşizme geçıt v.rllm.yıceRI vurgulandı. Izmlr'deklnln b.nz.rI k�ular pek çok yerde de aynı co,kuyla yapıldı .
12 Kuını'dan başlayarak Genç öncü ,ub.ı.rlnce yaygın bildiri ve el Ilanı dalıtıldı. Caddelere ve meydanlara pan· kartlar uıldı, aflşleme başlatıldı. Bun lann ilimUnd. Işlenen ıkı temel konu,
Kasım gUnü, hafta nedeniyle açılan resim, afiş, fotoRra!, desen yanş ması ödülleri açıklandı. Katılan ve ödül kazanan yapıtlar Iatanbul Sinamatek' inde sergilenmeye başlandı. YOROYOŞ'ün yayına hazırlandıRı ana kadar yürütülen bu çalışmalarda yaygın bir karşı engelleme "kampan yası" da gözlenmekteydl. Pek çok Genç öncü üyesi gö"8ltına alındı, Şubeler ıçın soruştunnalar açılacaRı duyuruldu. Hiç bir yasal nedene dayanmaksızın 18 Ka· sım'da yapılacak olan mitlngln olduRu Bursa Genç öncü Şube Başkanı'nın göz altına alınması da "ilginç" uygulamalar arasında yer aldı. Genç öncü 15 Kasım tarihli basın bülteninde bu bask�ara deeinerek, "de· mokratik haklanmızı kuUanmaktalı hiç bir güç a1akoyamayacakbr" dedi. Aynı açıklama, haftanın, deRişık çalışmalarla süreceRini ve lTsinde Izmir'de yapıla· cak kitlesel toplanbyla sonuçlanacaRım duyurdu. Izmlr'de yapılacak toplantıda, Genç öncü'yle Işçi Kültür'ün ortaklaşa serglleyecekleri bır kurgu, Timur Sel· çuk, Zellha B.rk.oy, Yusuf DaRüsWn yera1makta ve Türkıye IşçI Partisi Genel Başkanı Behlce Boran'ın da konuşma yapacaeı belirtilmektedIr. Genç Öncü tarafından hafta öncesin de belirtIIdiRI gibi yıRınsallık ve görkem· ıllık ıçınde geçen Dijnya Gençlık ve öR· ronci Haftası'yla llgili diRer bılgıler dergi· mizln gelecek sayısında da yeralacaktır.
hafta
Demirel
ha da ığırlaşarak vereceğe benzemek tedir. Sosyal demokrat ihanet sayfalarına yeni bir ilavedir bunun adı. Acaba Ece vit neler söylemiş, hmgi güvenceleri vermiştir ki Demirel'e, AP Genel Baş kanı daha dün. olmadık hakaretlerle soyadlandırdığı siyasi rakibinin adını
her anışta baŞlru "Sayın" eklemeyi ih mal etmemektedir.
Şı amansız bir mücadele verdiği" savu nulmuştu. Aynı rol, bugün daha değişik ve
rıUSI içinde oynattırılmaktadır.. Ecevit, emperyalist batının kendi sinden
istenen, MHP 'yi biraz daha az kollama sı mıdır, Pazarlık? Bu yoldaki haber ve belirtiler birbirlerini tamamlıyorlarsa, CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, hangi hak, hangi yetki ve yUzle "solun pazarlık masasına stı
rebilmektedir?
yüz çevirmemesini
bugün
kendisi adıru
.
Bu aelişmelerin, imzalanması için iki ay süre kaı.ın "TUrk-Amerikan Sa vunma Işbirliği Anlaşması"m eş za manlı düşmesi rasbntı mıdır? 'Hemen bunun yanı başında, Ame rika ve A�'daki yamağı Federal Almanya tarafından dayatılan nOkI_ başlıklı Penhilıı-2 ve
Cruise flizeieri
nin Tilr1<iye'ye yerteJtlrilmesi çatım rıyla,
AP-CHP yakınlapnası
arasında
hiç mi ııgi yoktur? .. lerin, emperyalist slS1eme --cılğl sana nın, Tilr1<iye'de atılacak kör
ıiiiüme
uzanması hanli iç politlk eelişıneler ağını örmektedir? Iç politik tabloya bakıp, "AP acaba
güvenoyu alır mı, almaz mı? Alına ne
Acaba ondan sonra
kadar dayanır?
kurulur
CHP-MSP
mu "
şeklindeki
mantıklar.mahkumiyet ve tesli.mlyetle
TöB-DER yöneticilerinin tutuklan ması, IGD'nin kapatılışı, yazıişleri mU dürleri ve gazetecilerin birbiri ardısıra Içeri alınmaları öyle rastgele uygulama lar olmasa gerektir. Gelişmelerin
karanlığından
sızm
ışıkların aydınlığında gizil-açık
bir AP-CHP işbirliğine gidildiğini ve bunun da "demokrasinin gelişmesine güzel
için
maktadır.
sormak gerek.
sinsi
tamamen
sağlamak
Iran 'daki ve Orıadoiu'dakI ..llşıne
Sol'u ezmenın karşılığında AP'den
tırpanlanmasını'
hükümetin
çok ağır bir yargının tezphına uzan
mesi, sonuçlarını, bugünden yarına da
15
ağırlıklı
Imırken, SUkan'ın "yolsuzluklara kar
ile yaptığı 5 saatlik "envanter' görüş
14 Kasım'da Genç öncü Ankara Şu be Yönetim Kurulu, başkent belediye başkanlıRını ziyaret ederek, gençllRin istemlerini Içeren bır deklarasyon verdI. DlRer yörelerde de benzeri bildiriler, be· lediyelere verildI.
CHP
' Halkçı Sükan"ı bu sayfalarda yatJI
oynanmaktadır ve bu rol kendisine
CHP 'nin hiç de yeni olmayan sağa
"eençllk gelecek, eelecek lOI)'allzm" , "yquın gençlıRın uluaal ve ulullararuı bir\lRI, yaşuuı DDGF" oldu. 13 Kasım gUnü Iatanbul ve ızmir baş ta olmak üzere pek çok bölgede gençlık ıorunlannm lartışıldlRı paneller düzen lendI. Panellere, alanlannda saygınlık ka zanmış pek çok bnlm adamı, öRtetim üyesi katıldı.
su.
boyutlu anlamlarla Ecevit tarafından
Şimdi gelelim son gelişmelere.
10 Kuım 'da bqlay..D Dünya GençUlt ve öRnnel Haftuı'lIIIl Genç öncü tara fından yürütülen ku dama çalışına1an sü rüyor. Hatta, 10 Kasım günü Genç öncü Genel Başkanı Abdurrahman Atalay'ın düzenledl�1 bir buın toplanbllyla başla dı_ Atalay konuşmasında DDÇF'yI ve dünyada bugün eriştiRi konumu vurgu ladı. DDGF'nln banşlan yana verdlRi büyük mücadeleleri özetledı. Dünyada, kapitaliit ve lOI)'alist 'iatemlerdeki eençlerin mücadelelerinı birleştiren ya mn banş ıçın savq olduRunu belirten Atalay, Türkiye'de içine girilen ortama deRinerek, baskılann, yasal olmayan gi rişimlerin yoi!UnlaştıRma dlkkati çekti, haftayla ilgili programlannı açıkladı.
yazmışlardır. Sac
hatırlatanlara sadece gülerek karşılık
güler karıştırırsa, o zaman iş, yapılan
Ecevit'in geçtiğimiz
tekrar
ayağından ses çıkmamıştır. Faruk
kan, kulislerde, bu yazılan kendisine
- Işçi sınıfı ideolojisi!
Çlrpıd.a
tunlarında
bır örnek" adıyla yapıldığına
tanık oluyoruz.
rini topluma yaymaktan başka ne iş görmektedirler acaba?
Görilnen durum ağır bir tablodur. Bu tablo, 14 çekilen
Ekim sonuçlarının sağa
ivmesiyle
yakından ilgilidir.
CHP'ye kUsüp sandığa gitmeyen oyla rı mutlak "sol" sayıp, Qğa çekilmeyi gözden kaçırmak kimin ekmeğine yağ sUrmektedlr acaba? Ve ayrıca 14 Ekim' de herşeye karşın CHP'ye
atılan oy'
lar, AP'ye glzlioaçık destek olunması için ml atılmıştır?
Ortalığı birden bire zahiri bir "de mokrasI" aşkı kaplamıştır.
1 965'lerde Bakanlar Kurulu'nda ve
Nesnel olarak böyle değil midir? Bilimsel sosyalistler, nesnel durum ların Uzerine cesaretle yürilrken, me
yetkili masa toplantılarında nelerin ko
zarlıkta
nuşulduğu henüz unutulmamış ve sa-
s...." acaktır?
-
. \
şarkı
söylemeyi
marlfet mi
.
er YURUYUŞ - 1 9 KASIM 1 9 79 · 7
to m F oz el e ri n e ka ı Orta Avrupa'da askerlerin ve silıhların ıultılması konusunda ki görüşmeler altı yıldır devam ediyor_ Bu uzun diplomatik ma ratonun önüne çıkan pekçok en gelin
ortadan kaldırılması için
tüm koşullar olduğu halde her hangi bir ilerleme görülemiyor_
nin askerlerinin, toplam sayıları na orantılı olarak azaltılması sağ landı_ Ayn i zamanda SSCB 'ni n 1 000 tankının, A BD'nin ise nük
leer savaş başlıklarının yedide bi rinin ve bu başlıkları taşıyacak araçların bir kısnıının geri çekil mesini öngören, silahların seçim li olarak indirimine ilişkin öneri ileri sürüldü_
Asker rndirimine ilişkin NA gözönünde
ABD ve Federal Almanya
bulunduran Varşova Paktı ülke
Cumhuriyeti yöneticilerini, Var
"rakam oyununa" hız verdiler.
1 7 bin kişi artırdı. Federar Al
leri, geçen yılın Haziran ayında
şova Paktı'nın önerilerini , "ge
Oysa
belirlenmiş
manya ve Büyük Britanya ise ka
TO'nun
tasarılarını
"tavanıarın"
rekli doğru'ltuda atılmış yapıcı _
olması, bu tartışmaları temelsiz
ra ordularının savaşçı kadrosunu
hale getirmişti. Diğer somut öne
güçlendirdiler. Bütün bunlar,Sov
nun sonurunda, her iki blokun
bir adım", "görüşmeler için ö nemli bir temel" gibi slfatla �la
silahlı kuvvetler sayısının genel
nitelendirdiler_ Ama bunlar sade
silahlı kuvvetlerin iki aşamada azaltılmasını
kabul ettiler_ Bu
"tavanıarı", kara orduları için
900
ce sözde kaldı. Pratikte ise NA
rilere de yanıt verilmedi. Her iki
yetler Birliği'nin, askeri birlikle
blokun da, görüşmelerin devam ettiği sürece kendi asker sayısı
rini bir kişi ya cıa bır tank bile artırmadığı bir sırıda oldu_
TO üyesi delegeler, yazıcılardan
nı sınırlandırması önerisi de red
kişi olarak saptanabiidi. Birinci
aşçılara kadar Varşova Paktı ül
dedildi. Tam tersine ABD, Av
Atlantik topluluğu üyeleri,
aşamıda sadece SSCB ve ABD'
kelerinin
sayısını
Varşova Paktı'nın önerilerini red
700 bin olmak üzere
biner
asker sayısı
üzerinde
rupa'daki
askerlerinin
Boran " NÜKLEER FÜZELERE İZİN · VERİLMEMELİDİR "
I
örneiin, Varşova Paktı'na üye Bükreş Konferansı'nın Helsinki anla,masına taraf ülkelerin birbi rine karıı nükleer silıhı ıık ol� tık kullanmama konusunda bir antlaıma imzalanması önerisi de kabul
edilmedi. Çünkü sadece
nükleer silıhlar söz konuS!JYdu_ Ama geleneksel silıhlarla i1JiIi öneriler de, "nükleer üstünlük" bahanesiyle reddediliyordu_ Işte şimdi Viyana'daki Kar
laylı dolaysız askeri müdahalelerde bu
toplanan NATO Nükleer Planlama Gru
lunan bir devlet olagelmiştir. ABD silah
bu 'nun çalışmalan dünya banşını ve yu
lanma yanşını kışkırtmaktan çekinmez;
başkenti
IÖsıer
ülkeler Politik Danı,ma Komitesi
AMERIKAN PERSmNG-2 VE CRUISE FüZELERININ BATI AVRU PA'YA YERLrşTIRlLMESI GIRIŞIMLERI üZERINE TIP GENEL BAŞKANı BORAN YüRüYüŞ'E öZEL BIR DEMEÇ VERDI. BO RAN DEMECINDE ŞöYLE DEDI : Lahey'de
"HoD.nda'nın
ederken özel olarak kanıt
me zıhmetine bile Jirmediler_
lara sattafı gibi, bu fıizeleri de sonunda kabuI'ettirip satması çok olasıdır. "Işte bu noktada Türkıye ön plana
mu ,ama politikası detanıı yakından Ilgi
genellikle detanta, özellikle de detantın
çıkıyor. Adı geçen Amerikan rüzelerinln
lendirdllıi gibi TUrkiye 'yi de özellikle ii
askeri alana yansımasına, aktanlmasına
satılıp
gllendlrmektedir. Bu toplantıda Avru
karşıdır. Pershing-2 ve Cruise rüzelerinin
konusu
pa'daki taktlk nükleer silahlann modern leştirilmesi konusu üzerinde durulmak tadır; bu konu Aralık ayında NATO ba kanlan toplantısında karara bai!lanacak tır. TUrklye 'de yeni hükümet kuruluşu ve şıddet olaylan konu üzerinde gerek tiCI gibi durulmasını, kamuoyunun dık katinln çekilmesini engellemektedir. Oy izeler sorunu dünya barişı için oldu sa fı !lu kadar TUrkiye için de yaşamsal önem taşımaktadır. "Avrupa'daki taktik nükleer silahla nn modernle,tlrilm";" olarak dile geti rilen konu aslında Amerika'nın Uretti� Penhing-2 ve Cruise rüzelerinin Avru palı NATO iilkelerine yerle,tirilmesldir. Gerekçe olarak neri .Urülen, Sovyetler BirliCl'nln SS-19 ve SS-20 mzelerine kar ŞI Batı Avrupa ülkelerının korunması ge reRi bir bahaneden başka birşey dejtil
20 bin askeri görevlisini ve bin
ABD 'nın bu ısran, uluslararası yumuşa
(<izelerin yerleştirilmesini şart koşuyor;
tankını ADC'den tek yır,1ı ola ' rak geri çekeceğini açıkladı.
vaş kışkırtıcı politikasının yeni bir be
deral Almanya'yı Tiirkiye'nın özel dostu
lirtisidir.
sananlann ve ondan Türkiye 'nin bunalı
maya, silahsızlanmaya karşı izledi� sa
Boran demecini şöyle sürdürdü:
daha yakın hedener, daha yakın çıkar lar da söz konusudur. Adı geçen r<izeleri Avrupa'lı
N ATO ülkelerine
yonlarca dolar karşılılıı satacaktır. Altı rilmesine iliŞkin ABD planı uygulandı I!ında, bunun yüzlerce mılyar dolara mal olaca!!ı basında çıkan haberler arasında dır. Büyük dış tıcaret açı!!ı veren ABD ıçın, bu, çok önemli bır miktardır. As keri sanayle dayanan ve bunalım Içinde
Brejnev Demokratik Almanya'dan 1000
yapılmasına muhtaçtır.
tank ve 20 bın asker çekllecei!lnI ve NA
"Batı Avrupa devletleri yöneticileri
TO'nun Batı Avrupa ülkelerine yenı m
bütün bu gerçeklerin farkındadıriar: Sov
zeler konulmadı!!ı takdirde Sovyetlerin
yetler BlrliR!'nln bır tehdit veya tehlike
de orta menıllli fıizelerlnl azaltabllece
oluşturmadıi!ını bilmektedirler ve de sö
lIinl esesen açıklamış bulunuyor.
zü geçen r<izelerin milyarlık faturalannın
nedeni politik ve ekonomıktir. ABD ol buldukça uvaşlar açan veya açtıran, do-
mına
kendilerine ödetllece�1 hesabı Içindedir
ler. Bunun ıçın de Pershlng ve Cruise fıj
zelerini almaya hiç de hevesU de�lIIer dir. Ama ABD dayatıyor. Geçen yıl er
Federal
yardım
bekleyenıerin
kulaklan
çınlasın. Boran demecinin son bölümünde şöy le dedi:
ABD mil
yüz Pershlng-2 ve Cruise füzesi yerleşti
olduRu
bu "di!!er NATO ülkesi" de Türkıye. Fe
"Bu genel politik nedenin yanısıra
düstrisine böylesine bir kuvvet şırıngası
dum olası hesarına geldikçe ve fırsat
Sovyetler Birliği, bir sire önce
azından bir di�er NATO ülkesine de bu
yerleştirilmesi
Partlsl önderi ve Devlet Başkanı Leonıd
shing ve Cruise rüzelerlnl Baıı Avrupa
söz
konusunda
Avrupa'ya
dır; çünkü, Sovyetler Blrli� Komünist
ülkelerine yerleştirmekteki lsunnın asıl
özelUkle
lerinin 1 9 _ oturumu sırasında ve bu görüşmeler çevresinde bir tir "saçmalık" tiyatrosu oynanıyor_
Almanya en
ki Amerikan ekonomisi sllab vf' uçak en
"Amerika Birleşik Devletlerl'nın Per
yerleştirilmesinin
şılıklı Kuvvet Indirimi görü,me
sinlikle dlişmemelidlr. Bu Cüzele-:i top rakl.nnda bulunduran ilike veya ülkeler bır nükleer savaş başlaoılıında ilk hedeC ler arasında olacaklardır. Türkıye'deki
s,keıi k
"içerikten yoksun bir jest" ola rak ilan etmeyi yeğledi. Oysa bu 'çıkışın içeriği, dıha önce Viyana görüşmelerinde söz konusu edi len askerlerin üçte birini ve tank
"Türkiye önüne konulan tuzapa ke
a
N ATO ise bu kararı, anlamsız,
iisler ve dinleme tesisleri esasen
Üı eyi böyle bır tehlikeye atmış ve bun
ların üçte ikisini kapsamına ılı yor ve üstelik, karşılık olanı< Amerikan nükleer silahlarının i zaltılması da istenmiyordu. "Askeri
üstünlük" pe,lnde
koştuiu ileri sürülen bir ülkenin
lann kesin tasfiyesi gündemde iken, yenı
stratejik yönden bu kadar önem
Cüzelerle bu tehlike kat kat arttırılmış
li bir bölgedeki askerlerini kendı
olacaktır. Bu r<izeler hem Türkıye'nın, hem bölgenin giivenliei ve banş ıçınde yaşaması Için ölümcili bır tehdit oluştu
racaktır. Ne milliyetçi demagojl yürütil IUrse yürütilisUn, bu ('üzelerin kabulü ve
topraklanmız Uzerine yerleştirilmesi va tan satıcılıltından başka birşey olmaya caktır.
Bu nizelenn Türkiye'ye yerleş
tiriimesinin reddı, demokratik güçlerin
liiinden ve tek yanıt olarak azıl tacaiını düşünmek herhalde saç malık olurdu . Bu durum kuıku suz N ATO karargahlarında da bi linivordu. SALT-2 Antlaşması'nın Vi yana 'da imzalanması, bır güven
anti-emperyalist mücadelesinin glincel \'1'
havası yaratarak Viyana görül
Ivedl hedefıdlr. Bütün banşçı güçler ses
melerini- olumlu yönde etkileme
lennl yükseltmeli, yenı nlikleer fıizelerin
ken uyan sistemini dayattı!!ı ve sonunda
ülkemize ve kıtamlZa yerleştirilmesi ön .
kabul ettirip pahalı uçsklırını Avrupa'lı,
lenmelidir. "
liydi. Bir Viyına, diAer bir Viya na'yı teşvik etmeliydi. Ama tarafların, gerek SSCB
i barıs Avrupası Persh ing-2'lere ve "kanatl l roketlere" kar§ı savaş ya!a m sa ld i r '
Avrupa kı�ının gü
BiItIIn
wnIlilni ve tüm düny� barı şını
ilıilendiren
bir
sorun,
uluslararası kamuoyunun gün demine ıirmiş bulunuyor_ NA TO NDkleer pt�nla� Grubu' nun ıeçtiğimiz hafta Nşında L1hey'de y�pılan ıoplantısıyla birlikte bu y�şarnsal sorun, on roIlyonlarca
insanın
zihninde
"ankılanrMY� Nşbdı_ Ve
1IIn
bii-
dikkatier NATO B�kanlar
�seyl'nln Aralık �yında ya pılacak olan toplantısına çev rildi. Bu S«UI1, buı Batı Avrupa Dlkelerine yenı
niideer
orta menzilli
fllzelerln yerleştirilme
sine ilişkin NATO projesidir_ Söz
konusu proje, 1981 'den
başlayarak
NATO
en
Dynl
azından
Dlkeye
dört
(F_ Al
manya, Britanya, Belçika ve Hollandia)
6OO'e
yakın
orta
menzilii fllzenln yerleştlrllme sini bpglMktadır_ Söz konusu
fLIZeIerden 464 'DnIIn
Amerikan
ile ABD 'nin, ıerekse iki blokun pıvenliğini sağlayacak, yaklaşık eşit askeri potansiyelin gerekli li �ine inanrMmalarl halinde, an laşmaya ulaşılamayacağı gayet
iyi biliniyord u.
SALT-2 Antlaşması'nın im linde, eşitlik ve karşılıklı güven lik temeline dayanarak en kar maşık sorunların bile karşılıklı kabul edilebilir çözüm yolları nın bulunabileceAini göstermişti. SAtT-2 Antlaşması'nı Imzalayan tarafların, bu antlaşmanın imza lanmasındanhemensonraSALT-3 görüşmelerine geçmeyi kabul et meleri de bir mtl.,tı değildi. I lgili protokolde ve sonuç bildiri-· SALT -3
Antlaşması'nın
lörü,üI mesi sırasında orta men· zilli
ket") flIzelerinden, 1 08'inin ise
yine Amerikan Pershing-2 flIzelerinden oluşması planlanmak-
sil�hlar ve Amerikan Ileri
nükleer üsleriyle ilgili sorunların da ele �lın�cağı söyleniyor. Bundan daha on yıl önce SSCB, orta menzilli silahlar soru
Pershinl-2'lere
ve "kanatlı
rokedere" ilişkin proje, NATO' nun Batı Avrupa'daki nükleer kuvvederinin
' modemleştiril
mesi" adı altında daha 1978 yılının Mayıs ayında ilkesel ola
rak
gündeme setirilmiş; 1 979
Mayıs'ının
ilk
günlerinde
de
Carter'ın pıvenllk baş danışma nı Brzezinski tarafından resmen açıklanmıştır. Brzezinski bu ta rihte
F.
AI�nya'daki Stern
dergisine verdiği bır nillakatta yeni orta menzilii nDkleer fllze
lerin bu ülkeye yerleştirilmesi nin onaylanmasını istemiş, aynı
günlerde
de
Amerıkan
New
York Times sazetesl projenin ayrıntılarını dünya kamuoyuna duyurmuştu. Projenin uygulan ması için 1981 yılının belirlen mesi ise, kıtaya yeni silahlar
Avrupa'lı miittefiklerinden, bir kaç
sokmayı önermişti.
Geçtiğimiz yıllarda Ise NATO bu sorunu ortaya koymaktan kaçın
dı. Çünkü, orta menzilii Sovyet roketleri. Batı'daki
bazı
resmi
görevlilerin Iddialarının tersine, SSCB'nin Avrupa bölünilnde bu
en az 2000'i Pershinı-l flIzele F-l 1
ri, PhanlOm ve
taktik
uçaklarıvla Sovyet toprakların daki he<leflere yöneltilebilecek konumda beklemektedirler. ör neğin
Pershing-l
füzelerinin
740 km. menzilli olmasına kar şın, F4 ve F-l l savaş uçakla rının
1 300 ve
2300
km'lik
menziilere sahip olduğu bııın mektedir.
Bu
rakamlar, Batı
lerin Avrupa'ya yerleştirilmesini orta menzilli Sovyet roketlerinin
stratejiyi belirleyen güçler, artık dünyana "bir numara" olamaya sindiremiyorlardı.
caklarını
Görünüşe Nkılırsa, SALT-2 ant laşmasında kaydedilen yaklaşık eşitlik,
bu
pıçler
tarafından
ABO'nin çıkarlarının çiğnenmesi olarak kabul ediliyordu. Politi kadaki
sürekli
zikzaklar,
ve
"mevcut eşitlik"anlayışını temel
alan bir eşitlik sağlama isteği, buradan
kaynaklanıyordu.
silahlanma"
görünümü
altında,
nitelik olarak yeni silah türleri
nin yerleştirilmesi şeklinde so mutlaştırılması; "stratejik üstün
yandan Amerikan
politikasının
baskı olanakların i artırmak, öte yandan da olası bir nükleer ça tışma halinde darbeyi ABO'den
uzaklaştırıp
kendisinin
yerine
Avrupa'ya yöneltmek. Silahlan madaki artışın tehlikeli sonuçla
le doğrulandı.
"Avrupalılaştırmak" istediği so
ABO'nin olası bir nükleer savaşı nucu ortaya çıkıyordu.
�larını ıeçerslz kılıp yumu şa� sDrecinl dwdurmaya yö
ya atılan atom bombası sadece
nelmektedirler. Ostelik bunlar,
1 3-kilotonluktu.
Sovyetler
"Modemleştirme"
�skesi
altındaki yeni NATO prolesi, Pershing fll zelerinin menzilinin kat kat artırılmasını, bu arada 2400
km
menzilli "kanatlı ro-
keder' in de esld Pershing-l'le rin yerini almasını öngörmekte dir.
Pershing-2
siyle ilgili nükleer başlık üreti minin maliyet portesi Ise 1 mil yar dolara ulaş�ktadır. Kısacası yeni "orta menziI
çok somut önerilerine rağmen yapılmaktadır.
Amaç,
Insan
lığın ivedl sereksinlmi olan "as keri yumuşamaya seçiş"l en geııemekdr. Avrupa'ya orta menzııı yeni nOkleer fllzelerln yerleştlrUıne sine karşı savaş, emperyalist sa vaş odaklarının soğuk savaşı yeniden canlandırrM tertipleri nı bozmanın fi
haline
SBnCeI, sıcak hede
dönllşmilştllr_
Bu
nasıl kullanılabileceAini göster
larının geliştlrllmesiyle, başka
zanılması,
bır deyişle silahlanma yarışında
karŞı milyonların pıcüyle yanıt
sinin 400 kilOlOnluk, bir F4
sıyla Ilgilidir. Bu projeyle bir
na karŞı IMr saldırı gücü olarak
mektedir. Bir Pershlng-l flIze
ç
u ağının ise 1 megatonluk NŞ Iıklar taşıyabildiği dikkate alın dığında, Amerikan nükleer kuvSovyeder Birliği ise Avrupa'y la olan iyi komşuluk ilişkilerini yı, 'NATO ve Pentagon strateji disini zorladığı bir nişan tahtası olarak görmeyi istememektedir. Işte bu nedenle SSCB Devlet
sım'da "Pravda" muhabirinin §o rusuna verdiği yanıtta, Sovyetler
Birliği'nin nükleer silah üretimini
ve bu silahları edinmeyi redde en ve topraklarında nükleer silah bulundurmayan
tüm devletlere
karŞı nükleer silah kullanmayaca ğını
bir kez daha belirtmiştir.
Sovyetler
Birliği 'nin
ilgili
her
devletle birlikte gerekli yüküm lülükleri belirlemeye hazır oldu ğu kesinlikle aç ıklanmıştır. Sovyet tutumu, bupınkü eşit lik
düzeyinin,
sürekli
olarak
düşürülmesi koşuluyla ve tarafla rın eşit güvenliğini kesinlikle sağ layacak
şekilde
nündedir.
korunması yö
Sovyetler
Birliği'nin
Viyana görüşmelerinde
ve
ge
pılacak diğer görüşmelerdeki po litikası bu amaca yöneliktir. NATO Konseyi'nin Aralık ayı toplantı dönemine katılacak kişi lerin, Amerikan politikasının Av rupa'daki aleti ml olacaklarını, yoksa Avrupa ülkelerinin uzun süreli ulusal çıkarlarına tümüyle
uygun düşecek biçimde yumuşa ma y'olundan mı yürüyeceklerini kararlaştırmak için pek az za manları kalmıştır.
fllzeler projesi, doğrudan
Avrupa'
raflı olarak indirmeye ilişkin
fllzelerinin
Avrupa kıtasına yerleştirilme
Birliği'nin
daki askeri kuvvetlerini tek ta
mileadeleye pnlş yığınların ka
rek yapılmakta olan, gerekse ya
Bunun da amacı şuydu: Bir
Savaşı'nın sonunda Hiroşima'
dığer yandan da SALT anlaş
doğruya yeni kitle kırım silah
Bu
anlayışın, Avrupa'da " yeterince
Dünya
II.
silahlarının, Sovyet toprakları
Başkanı Leonid Brejnev, 6 Ka
Gerçek şuydu: ABD 'de askeri
ortaya çıkmaktadır.
Ii"
ABD 'ye ulaşamayacağı gayet iyi biliniyordu.
vetlerinin Ylkım pıcü daha açık
Avrupa'daki Amerikan nükleer
uzmanlarının eylemlerinin ken
rını başkalarının sırtına yükleyen
Ama bu sorun şimdi özel bir
Bunl�rdan
2" roketlerinin ve kanatlı roket
lunan diğer orta menzilli nükleer araçlara oranla büyük uçuş men
ziline sahip olmadıkl�rı kesinlik
hesaplanmaktadır.
geliştirmek istemekte ve Avrupa'
değildi.
pındemine
yerleştirilmiş
Amerikan nükleer Nşlıklarının sayısının bupın 7000'i aştığı
dakika SSCB topraklarına
ulaşabilecek olan yeni "Pershing-
dırılmasıyla
Ama ABD öneriyi reddetmişti.
nın sonucuydu.
önem kazanıyordu! Çünkü ABD,
lük" sağlamaktan Nşka bir şey
görüşmelerin
laşmasıyla yasaklanmış olmasıAvrupa'ya
nunu, stratejik silahluın sınırlan ilgili
yerleştirilmesinin SALT-2 an-
tadır.
kabul etmelerini istiyordu. Oysa
zalanması, iyi niyetin varlığı ha
sinde,
"cruise missile" ("kanatlı ro-
yenı bır sıçramanın başIatılma yandan Pentagon şahinleri Batı
Avrupa"yı nDkleer bır savaşın hedef tah�ı haline. setirmeye,
mılıtarlst
planlara
verilmesi, yaşamsal bir ıörev dir.
Anlifasi sl
ÜLKER D İ REN İ Ş İ , 3 . AYıNı DOLDURDU Bil}ikiyüz ülker işçisi dire· nişlerini coş kuyla sürdüriiyor. Mücadele dolu 75 gün geride kaldı. Ulker işçileri direnişleri boyunca dost ve düşmanlannı, kendilerine yönelen silahları gördüler, yaşadılar. Burjuvazi· nin oyuniannı, ardındaki güçle· ri ve çeşitli olanaklannı, nasıl kullandıRını, kendi deneyleriy· le öltrendiler. Faşizmin iltrenç yüzü ve MHP 'nin sınıf düşman· lıltl açık seçik ortaya döküldü. Işçiler, direniş çadırlannı kurduktan bir kaç gün sonra, "kapalı olan" fabrikada, içki sofrıisında enselediler faşistleri. Faşistler, silahia. milyarder Sabri üLlcer'in fabrikasını bekli· yorlardı. MHP Zeytinburnu Lo· kalinde yapılan aramada çeşitli yanılama, saldın olaylanna ka· rışbkları gerekçesiyle daha ;)nce gözaltına alınan faşistler S. Ulker'in araya girmesiyle ka· rakoldan salıverildiler. Ancak Işçilere göz daRı vermek için, güvenlik güçlerinin kordunu al· tında " bekçi" diye tel<rar fabri· kaya sokuldular. Bu arada ele geçirilen bir tabanca ise ört· bas edildi. Işverenin 27 Altustos 1979' da Bölge Çalışma Müdürmıtü' nün de belgeledi!!i yasa dıŞı lo· kavt uygulamasına karŞı dire· nen işçiler üzerindeki terör ar· tınlmaya çalışıldı. Dayanışma için gelen işçilerin atbklan slo· ganlar bahane edilerek işçiler bır kaç kez tartaklandılar. Dire· nı, yerlne asılan parakartlar yır· tılmaya çalışıldı. Karşıkonu· lunca "çadınn sökülecel!!" teh· didlyle çadınn içine aldınldı. Ne var kl,lşçilerin kararlı tutu· mu ıonucu dayanışma pankart· lan direniş yerıne tekrar konul· du. Bu kez ıçınde sosyalizm sözcütü var gerekçesiyle, Genç öncülerin ve Coca·CoIa Işçileri· nin pankartıan zorla kaldırıldı. Valill!!in prişimiyle patron ile sendika arasında haftada bir kez yapılan görüşmeler, lşve· rence bir oyalama alanına dö· nüştiirülın ek istendi. Işveren, yasa dışı oldultunu ilgill mer· cOerin de kabul etti!!i lokart· ta direniyor, zaman kazanma· ya çalışıyordu. En sonunda Sabri ülker abanın altına sak· ladı!!ı sopayı gösterdi. 108 iş· çiyi gözüne kestirmişti. Bu listey! neye dayanarak yaptıRı' nı açıklayaıruyordu. "Bütün olaylara neden olan bunlardır" dedlRi işçiler titizlikle seçilmiş ilerici Işçilerd!. Sabri Ulker, Ahmet Kabaklı glbi burjuvazi· nın sadık kalemlerindan aldıRı övgüye layık oldultunu, hatta bu sının da aştıltını gösteriyor· du. Sabri Ulker'in bilinı:li bir " işveren olmasının "sım 'on· radan açıklılta kavuştu. "Devrimci" maskesini bile yüzüne gözüne bulaştıran işve. ren ajanlan, ihbarlanyla yaptık. ları hizmeti yeterli görmemiş olacaklar ki, direniş boyunca sürdürdükieri yıkıcı çalışmalan, direnişin en çetın döneminde provokasyona dönüştürdüler. "Devrımcı Işçiler" adıyla ya·
yt'R VYUŞ · 19 KAS/.II 1 9 79 · / o
Tüm-Der Genel Sekre teri Usluoğlu ile görüşme Tüm·D.r 3. Olalftm Merkez Oen.1 Kurulunu tamamlamı, bu· lunuyor. Tüm·Der�n 3. Olalfon Merkez Genel Kurulu .onruında ortaya çıkan g.li,m.ı.ri naııl d.· Aerkndiriyortunuı:'
üçüncü OlaRan hlerkez Genel Kurulumuz, örgütümüzün önünü açıcı ve özellikle içine glrmekte oldultumuz "yeni" dönemin ge· reksinmelerine koşut düşen ö· nemli kararlar üretti, önümüzde· ki dönemde, örgütlerimizi ve tüm demokratik güçleri çok daha çe. tin günler bekliyor. "Anarşi "yi önleme adı altında beklenen giri· şimierin yönelece!!1 hedeneri ta· nımlamak için falcı olmak gerek· mlyor. Aynı yargı, daha önce, en
ÜJJCEa, 'iN .sENIN Oı..sUN SAeR.i Ü&.IWl !. . yınladıklan bildiride işyeri temsilcilerini ajanlıkla suçlu· , yor, işçileri sendikaya karşı ç ıkmaya zorluyor, "danışıklı döl!üş, san direniş" dedikleri onurlu kavgayı karalamaya çalışıyor, ardından da ne hik· metse bu denli küfrettikleri. di· renlşin desteklenmesini istiyor·
lardı.
Temsllcilerin sendikada olduRu bir zamanı p;ovokas. yon Için uygun gören grev kın· cılan, çadırda Ihanet belgeleri· nl daRıtmaya, daha doRrusu atıp kaçmaya çalışırken, olayı bahane eden gUvenlik güçleri iş· çüere saldırdılar, çok sayıda Işçi dibçık darbeleriyle yara· landı. Bütün bunlara en güzel ya· nıt, Ulker Işçileriyle dayanış· mayı deRişık alanlarda sürdüren ilericilerden, demokratlardan geliyor. ıkı fabrikası kapalı bu· lunun Ulker'ln reklamlan An· kara'dakl fabrikasında örgütlü olan MIsK'ln yardımıyla TV' den inmezken, "Ulkerl Alma· ma" kampanyası yaygınlaşıyor. Işçller, gençler, llericiler aralannda topladıklan dayanış· ma yardımlannı ülker Işçileri· ne ulaştırmakla yetinmiyorlar. Satın alınan her ülker'In, iş· çilerin mücadelesine bır darbe oldultu bilinciyle TüSIAD'çl patronu bu alanda da kuşatı· yorlar. Ulker Işçileri, burjuvazinin dayandı!!ı güçlerin baskı yıldır· ma ve oyunlannı, Ihaneti, faşist zorbalı!!ı yenecek, çetin savaşı zafere götür<'ceklerdlr. Direniş· te birliRi saRiayarak, kararlılık, özveri ve kazandıkları aktif des· tekten aldıklan güçle.
•
Hacettepe H olding kime tıizmet ediyor? DENIZ IPEK Bııım de ötekl .toplumsal ku· rumlar glbi, toplumdaki sınıf· lardan ayn düşünülemiyor. BIli· min sınıftardan ancak birisine hizmet edebilece!!i gerçe!!I, ka· pitalist toplumlann bilim ku· rumlannın egemen sınıftar ıçın nasıl bir yemllk oluşturdu!!u açıga Çıktıkça daha ,bir doltru· lanıyor. Türkiye'de sermaye sınıfı lle bııım kurumlannın lçlçell�I, Hacettepe üntversltesi' nin her , yaptlRı Işte kendlnl gösteriyor. "özerklik" adı altında kendı kazançlarını arttırma yoliannı arayan bır çok öRretlm üyesi var bu üniversitede. Tam·Gün Yasası çıkarılırken, azatacak olan aylık gelirlerinin hesabını yapanlar, üniversite senatosun· dan tam·gün çalışmanın karşı· sında oldukları kararını çıkar· mışlarda. Elbette, kendı kişisel klirları ıçın çaba gösteren bu yönetleiler, egemen ,ınınann öteki üyeloırlni de unutamazlar· da. Bunun doRal sonucu olarak, üniversite çalışanlannın aylık gellrlerinln daRıbm yöntemı deRlşUrUdl. ünlverslte binala· nndan yer verllerek Yapı ve Kredi Bankuı'nın Hacettepe' de bır şube aqmuı aaRlandl ...
Çalışanlann bu barakada birer hesap açtırmalan ve aylıklan· run buraya yatırıtacaRı söylen· di. Yüzlerce akademik perso neıın Çalıştı!!ı bır kuruluşta bütün aylıklann aynı anda, ay· nı günde bir küçük baraka şu be· Sinden daRıblamayaca!!1 ortada Idi. Böylelikle büyük miktarda· ki paralann bankada bir süre kalabllece!!1 hesaplanıyordu, Mart 1978'de başlayan bu uY· gulama lle Yapı ve Kredi Ban· kuı'na önemll bır malı kaynak sa!!lanmış oluyordu ... üniversite yönetlminln, �n· ka Ue organlk bır ııışklslnln ol· duRunu da rektörlü!!ün bır yazısı kanıtlıyor. Yanda foto· kopisı görülen bu yazıyla rek· törlük, aylıkların daha uzun sü· re bankada tutulmasını Istiyor, Böylece ücreUi çalışanlann ay· lıklarıı.ın özel sektör ıçın bır sermaye kayna!!ı olarak kulla· nılması, meşrulaştırmaklan da öte, destekieniyor. Oysa, bü' tün üniversite çalışanları bııı· yorlar kı, aylıklarını ayın llk git. nünde almalan en do!!al hakla· ndır ve bunu saltlamakla daRrudan doRruya rektörlük sorumludur...
başta genl, kitlesel mücade....r sonucu geriletilerek b"Ullızlta ultratılan DGM'nln yenıden hort· latılma çabalan ıçın de ,eçerli. Buııün demokratik 1ÜÇ1.. J6nelik baskılann &Iderek aıtınida Itını ııözlüyoruz. 'lUrklyl'ııln .. büyük demokratik kitle öfllllll olan TöB·DER yöneticilıri tu tuklanmı, durumdadır. Daha ön ce kapatılm14 bulunaıı IKD, Genç öncü Istanbul Şube ..rI. ruS·DER ve POL·DER gıbı de· mokratik kiUe örgütlerina bu,ün' yenileri eklenmi" berld Gençler DerneRi kapatılm14tır, Genç ön· cü Genel Merkezi Sıkıyönetiınee aranmıştır. öte yandan 14 1 .. 142, maddeler daha bır Iştahla işletılmeye b ..lanm14tır, OlaRan Genel Kurulunda yenı yenl kararlar üreten örgütümüz anti-demokratlk baskı ve gIri,lm. lerle mücadelede üzerine düşen ııörevleri daha güçlü bır biçimde yerıne iletirecektir. F..Izm, .. li,meslnin koşulunu. kitle örgüt lerlnl zayı!latmada, güçaüz.. ,tir· mede ve Ileni, kitleler" baRlan· nı koparmacla aramaktadır. Görevierimizi yırlne ptırır· ken bunun bıundnde olacalımıı açıktır. Gün demokratik bak ve özgürlüklerlmize kıskançlıkla . hip çıkma, koruma .. &Ldenk inatla pıı,tlrme mücadeIMllln dahı da güncel oldulU aııncııt. Antl·f.. lst, demokratlk ,ııçler\Jı güç ve eylem birIIRi yolunda U keti, sa!!lam ve kalıcı adımlar lt mak asla ertelınemez bır iiö olarak karşımızdadır. Faşizmi bır siyasi liüÇ olarak yaratan ve onu besleyen maddi koşullar, f.. lzme karşıtlıRın nes· nel koşullannı da birlikte pli,ti· rirler. Faşizme ka.. ı bırllk ıçın, kalıcı ve ilkeli adımlann atılmuı· nın toplumsal yaşamımlZda niL· nıl temelleri vardır. Sorun, bu tameU yükseltebllme sorunudur ve bu nesnel zorunluluk en .. nl, birlik vedayanı,marun oluş turu I· muını dayatmaktadır, Bu nesnel dayatma lle doltrudan ka ..ı kar ,ıya ııelel) Ileni, kitlelerin ve ör· gütlerlnln olumlu girişimlerinin; tutarlı, Içten, ciddi ve tarıhsel deneylerın kazandırdı!!ı dersleri de dikkate alan somut koşullara uYllU n yaklaşımlann öneml daha da artmaktadır, Bu görevltrin ytrin. g.tiril· mui için yapılacak olanlar na,,1 . .omutlanabilir?
Gerici faşist politlkanın b ...· mızlıRa mahkum edllebllmesı I· çın Ilkeli, tutarlı ve kahcı bır an·
e y l embirligi y ol unda tiC�ist mücadele birlillini oluş· turmaya yönelik ilk elden çaba·
lara duyulan y�amsal gereksin·
me; örgütlenme gere�i, örgütleri. mlzln güçlendirilmesi g�re�i ve ekonomik -demokratik
talepler
mücadelemizden geri' durmamız sonucunu do�rmamalıdır. Kapi·
talizmin çözümsüzı;;aü ile birlik· te burjuvazinin tükenmişliğinin,
inandırma ve çözüm getirme gü.
cünü yitirmişUeinin her adımda kendini beUi etmesinin sonucu olan kitlesel e�ilimler iki yöne doj!ru da gelişebilir. Faşizme ta·
güt dışı
bırakmayı kararlaştıra·
rak , ü�e olabilme niteliilini salt bu koşula ba�1ı olarak ikinci kez
sınırlandırma gereğini duymuş· tur. Hemen her dönemde geçerli· liğini korumasına karşın, özel· likle böylesi dönemlerde daha da önem ve güncellik kazanan ırkçı ve şoven baskı ve uygulamalara karşı bir kez daha dikkatleri çek· meyi ve bu kapsamda mücadele·
ban olmaya doj!ru da, tutarlı an· tI·faşlst '!oflalda yer almaya do�. ru da ,elişme gösterebilir. Bu sü· reci, etkileyebilmenin; antl·C�ist
yişe ilişkin alınan yaşamsal ka· rarlann yanısıra, grevli ve toplu
sözleşmeli sendika hakkırun ka· zarulmasının önem ve güncelliği·
nin kuşkusuz sürd;;aünü ve bu ta·
lebimizin örgütsel varlık nedeni·
mizi oluşturmaya devam etti!!ini
vurgulayan
Genel
Kurulumuz,
bu amaca yönelik ofarak, bu dö·
işlemekten geri durmamıştır. örgütümüz bir dönemi geride
ve yaşamsal gereksinimlerimizin uygulanması ve kotarılması aşa· nıasıdır. Tehdit b�üktür, önem· lidir, ancak yazgı da del!ildir.
malan sonuçlanmış, genel kuru· lumuzun yükümledij!i görevlerin yerine getirilmesine yönelik ve özel olarak da görevlerimizin çe·
Geniş emekçi yıeınıann elin· den, bilerek ya da bilmeyerek, gücünün temel dayanak/annı al· mak isteyenlere karşı örgütümü.
nemde aktif kitle eylemleri ör· gütlemeyi de temel belgelerimize
bırakmıştır. Genel Kurul çalış·
tinleştiği bir dönemde örgütsel
işleyişe yeniden dönülmüştür. Bundan sorırası ; alınan kararlann
zü daha da güçlendirme doj!rul. tusu nda en kararlı bir ,ekilde mücadele edece!!iz.
Tüted Genel Başkanı Aykut Göker ile görüşme
mücadele platformuyla geniş kıt· lelerin emperyalizme ve f�izme ka,. i olan çıkarlanru birleştir· menin en etkin araçlanndan biri,
kitlelerin
yi görev edindiğini Genel Kurul karan olarak baelamıştır. Temel yönlendirici ve iç işle·
günlük ekonomik ve
demokratik talepleri için verilen mücadelelerdlr. Faşist hareket, kitlelerin ekonomik çıkarlanna
esas olarak ka,.ıdır. Yeter ki, bu karşıtlı!!ı
gündelik
zelliinleştirerek
geniş
örneklerle kitlelere
lIetebilelim. Bu karşıtlık · günlük
hak mücadelelerini zorunlu ola· rak gündeme getirmektedir. Ge·
niş kitlelerin f�lzmle olan çeliş·
kilerini için
açıkçe
sergileyebilmek
bundan daha elverişli bir
b�ka olanak da yoktur.
Geniş kitleler, r�lzmle olan
çelişkilerini ancak böylece daha
derinden kavrayabilirler. Ancak
bu mücadeleler , antı· faşist talep· lerin Içeriğinin derinleşmesine ve
,eni, kitlelerin bilinçli tercihleri·
nin ortaya çıkmasına katkıda bu·
lunabilirler.
Bu somut ,örevlerin onune,
salt "siyası mücadelenin adlliği" !üründen
gerekçelerle
çıkmak;
bu olanaeı toptan gözardı etmek
ve burjuvaziye mevzileri terket· mekten
başka anlam
taşımaz.
Böylesi gerekçeler, toplumun ka·
pitalizmden
kaynaklanan
tüm
çelişkilerini çözücü öneriler bü' tünselliğini hareketlerinde prog·
ramlaştıran partilere deeıı, prog·
ramsızı aceleci ve sorumsuz, o
TOTED tarafından 8 . 14
Aralık tarihleri arasının ' Faşiz·
me
ı<!alşl Mücadele Haftası'
iJ,an edildi�ini ve bununla ilgili
çalışmalann başlatıldıilını öil' rendik. Bu düzenleme ile, örgü·
tünüz neyi amaçlamaktadır?
Hatırlanacaeı gibi 8 Aralık, TOTED Genel Yönetim Kurulu
Oyesi, ODTO ve KTO öl!retim Görevlilerinden Necdet Bulut arkadaşımızın faşistierin saldı· nsı sonucunda hayatını kaybet· tiei tarihtir. B Aralık'da başla· yacak olan kampanyarun ama·
cı; başta Necdet Bulut olmak üzere, . faşistierin saldınlan $o
özetle;
faşizmin
panzehirl
sosyalistlerin kardeşçe birlik ve somut eylemleriyle yenilecektir. Tüm·DerY nelerdir!
bekleyen göreuler
Ba,ta da söylediltım gibi, Ge·
nel Kurulumuz gerçekten önemli
kararlar üretmiştir. örgütümüzün
nicel ve nitel olarak geliştirilmesi ve daha da güçlendirilmesine yö·
nelik aldıilı önlemler antl·Caşist
mücadele gereklerine koşut dü· şen kararlardır. Aynca, Genel
Kurulumuz, anti·faşist mücadele
zorunlulu�unu ilk elden tehlike· ye düşürecek, dünya gericiliği ile atbaşı yanşan ve kitlesel müca· dele gere�ine Inanmayan maocu
!!imizi veya onlann bir düzenle· .
mesi varsa, TOTED'in buna katılabileceelni bildirdik. Sanat
örgütleriyle temasa geçtik, haf· ta boyunca tek başlanna veya TOTED'le ' birlikte anti·faşist gösteriler düzenlemeleri Için onlara çaenda bulunduk. Şubelerimizden,
kampan·
yayı, kendi bölgelerinde bulu, nan dost örgütlerin birimleriyle
ruz ki; ortak iş yapma alışkan· heırun yerleştirilmesi örgütler arasındaki karşılıklı anlayış ve
mimizi ve sınıfsal klnimlzi bile·
mektir,
düreceeıniz faalıyetlerden söz eder misiniz?
FAŞIST ÇETELER TALIP ÖZTORK'ü KATLETII
güven ortamırun kurulabilmesi·
böylesi bır ortamın kurulması· na da şiddetie Ihtiyaç var. Hemen bu noktada, demok
Kampanya boyunca, esas iti·
yinde örgütümüzün aktivitesini Istiyoruz.
Bu
çerçevede; arkadaşlanmızın mezarları başında anma top\an. tıları, belirli illerde kapalı salon
toplanblan, anti·faşist nitelikli sergiler ve film, tiyatro vb. gös·
teriler düzenlemeyi görüyoruz.
Bu düzenlemelere paralel ola· rak yayın ve buna benzer Caali· yetlerimiz de olacak. Bu kampanya dolayısıyla dı· �er demokratik kitle ve meslek örgütleriyle, sanat örgütleriyle
ortaklaşa yüriiteceRiniz faali· yetler, bir işblrliainlz olacak mı?
Bu kampanyada, öncelikle örgüt birimlerimizin ve bır bü· tün olarak örgütümüzün aktivi·
tesini
deeerlendirmeleriı\i olarak özellikle Istedik. Biz inanıyo·
ne katkıda bulunacaktır. Galiba
Bu kampanya boyunca &ür.
yükseltmek
birliktir. Ilkd, tutarlı ve kalıcı bir birliktir. Faşizm, sözle del!iI, somut işle, ilerici, demokrat ve
leri Derne!!i, BilişimcUer Der· ne!!i ile ortak düzenleyebilece·
gütsel düzeyde anmak ve faşiz· me karŞı örgütsel mücadele az·
türk'leri, Hürcan Gürses'leri ör·
özgü, havada gerekçelerdir.
gruplan"na
TOMöD, ODTO öl!retim Oye·
ortak hareket etmenin, ortak davranmanın somııt bır zemini
bariyle tüm şubelerimiz düze·
"siyaset
arkadaşımızın üyesi buiunduRu
nucu hayatlanru kaybeden tek· nik eleman arkadaşlanınıı ; Akın özdemır'leri, Kenan öz·
oranda da birbirlerinden aynıık· lan kulüpçülük aynmandan öte gitmeyen
çaeırdı. Bu arada, Necdet Bu·
lutla ilgili anma toplanblannı
yükseltmeyi öngörüyo·
ruz. Bu kampanyamız hakkın·
da tüm dost örgütlere bilgi ver· dık, onları katkıda bulunmaya
ratik güçlerin eylem birli!!inln saeıanması sorunu ile ilgili ola·
rak söyleyeceelniz şeyler bu· lundueunu sanıyoruz...
Faşizme karşı mücadeleden
söz ederken demokratik güçle·
rin eylem blrııei sorununu hatırlamamak olanaksız. Evet
herkes, hepimiz eylem birııei gereklidir diyoruz. Bu öznel bir Ihtiyaçtan kaynaklanmıyor; içinde bulundueumuz somut koşullan çözümleyen her de· mokrat, ilerici, sosyalist aynı noktada buluşuyor; eylem bir·
liilinin, güç birilCinin gereklilı·
ilinde . . .
Gereklilik, zorunluluk üze· rinde böylesi bır anlayış birlı· iline vanlablllyor da, bunun ötesine niçin geçilemiyor? So· run burada.
SaRianacak olan, demokrasi
güçlerinin lşbirııeı, eylembırli· !!i. Demokratik kitle ve meslek
Gizli faşist iktidar odağının son kurbam öğret men, yazar Talip Öztürk oldu. Talip Öztürk, ıStanbul'da öğretmeni olduğu Ah met Rasinı Okulu'ndan çıkarken, bir otomobil içinde bekleyen üç faşist tarafından vurularak kat ledildi. Öztürk bir dönem Töb-Oer Istanbul Şubesi Baş kanlığı yapmıştı ve Birlik-Oayaruşma grubunun ön de gelen mensuplan arasında yer alıyordu. Talip Öztürk'ün faşistlerce katledilmesi, Töb-Oer yöneticilerinin tutuklandığı, Töb-Oer'e ve genel olarak demokratik hak ve özgürlüklere yöneltilen saldınlann yoğunlaştığı günlere rastlatılnuştır. Giz li-faşist iktidar odağınca düzenlenen bu cinayet: faşist cinayetlerin demokratik hak ve özgiirlüklere yönelik saldınlarla sistemli bir biçimde atbaşı gitti ğini bir kez daha gözler önüne senniştir.
örgütlerine bu konuda önemlı
�örevler düşüyor. Do�al olarak,
sorunun, mutlaka siyasi plat·
formda
çözülmesi
gereken
önemli bir boyutu da var. AIl\B,
demokratik kitle ve meslek ör· �ütleri, kendı platformlarında ve bu platCormla siyasi platfor·
mu ayıran çizgiyi aşmadan üst·
lerine düşeni yapmalıdırlar. Ko· nuya bu hassasiyetle yaklaşıl·
ması başanlabildi!!i takdirde sorunun çözümüne yönelık cid· dı adımlar atl\abileceRlne Inanı· yorum.
sapkın eilllim ve anlayışı da ör·
YURUYUŞ ·
/9 KASIM 1 9 79 . / /
da da eşitsiz koşuUarla kar,ı kar şıya olduguna de!!inen konuş· macılar, örne!!in Federal Alman ya' da genç kızlann, asgari egi· timden geçtikten sonra 500 mes· lek dalından ancak 16'sını seçe·
L efkoş. 'de DSF'nin KadınlDr için 4. Konferurw
Kad ın emekcilerin dunya forumu
Dünya Sendikalar Federasyonu tarafından 15· tarihleri arasında Kıbns'ın başkentinde yapılan ' kadın emekçilerin sorunlan üzerine" ıv. dünya konferansının sonuçlan; emperyaliz· me, yr.ni·sömürgeciliee, ırkçılıea, militarizme ve tekelci egemenliee karşı mücadelenin-saflarında geniş yankılar uyandırdı. 86 ülkeden ve 107 ulusal örgütle 27 bölgesel ve uluslararası kuruluştan 220 delegenin katıldı· !ıı konferansta, kadın emeeinin a!ıır biçimde sömürülmcsine yol açan ve aynmcılıea dayanan gerek "yasal", gerekse yasa·dışı uygulamalara karşı mücadelenin hedeOeri başlıca görüşme ko· nusunu oluşturdu. Kadın eme!!ine karşı uygula· uan aynıDCI '/e eşitsiz pratiklerin herşeyden önce ,-------"" eeitimdeki ve çalışma hakların·
Hi Kasım
daki eşitsizlikten kaynaklandı!!ı nı vurgulayan konferans delege· leri, dünyada okuma·yazma bil· meyen 500 milyon kişinin kadın oldueunu vurguladılar. Kadınla· rın meslek sahibi olma konusun-
NATO , Güney Afrika'yı kitle imha silahlarıyla destekliyor
bildi!!ine dikkat çektiler. Dördüncü dünya konferansı eşit işe eşit ücret ilkesinin kapi· talist dünyada hemen hemen bü· tünüyle hayata geçirelemedi!!irıl özellikle ortaya koydu. örne!!in kadın emekçilerin en iyi koşulla· ra sahip oldu!!u ileri sürülen Fransa'da, kadın emekçilerin üc· retlerinin erkek emekçilerin üc· retlerinden yüzde 32·34 oranın· da daha düşük oldu!!u konferans belgelerinde belirtildi. "Kadınlann birer emekçi, bi· rer anne ve birer yurttaş olarak özgörevlerini yerine getlrebilme· leri için yapılacak daha çok şe· yin oldu!!u" belirtilen Konferans çalınsında şöyle dendi: "Sendikalann başta gelen. gö revlerinden biri, kadınlann hak eşitli!!i için, onlann haklı talep· leri için ve gereksinmelerinin karşılanabilmesi için mücadeleyi hızlandırmaktu." Kadınlann iş hayatına ve bu yoUa da sendikal mücadele ala· nına katılımının, tüm dünyada kadın emekçilerin durumunda önemli Iyileşmelere yol açtıeı
ispanya
NATO üyesi büyük emperyalist ülkelerin. ırkçı Güne� Af: verdıkl erı rika rejimine yıi!ın imhasında kullanılan . bildirildi. Demokratik Alman ADN Aıansı nın bır habenne göre dünya barıŞ ve güverılii!inin en büyük diişmanı olan NA O'nun büyük güçleri, Afrika'daki ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelelerini yok etmek ama�ıyla bu kıtadaki kendi bai!laşıklarına silah yardımını niceliksel ve nıtelıksel olarak arttırdılar. özeUikle Güney Afrlka'daki ırkçı rejime gönderilen silahlar arasında özellikle yılıın imhasında kulla·
�1ahIar
DEMOKRASİ YOLUNDA YENİ ADIMLAR
T
nılanlar yer alıyor. Bu arada Güney Afrika'daki ırkçı yöneticilerin uzun yıl· Iardan beri sürdürdükleri atom bombasına sahip olma çaba· Iannda özellikle ABD ve Federal Almanya'nın yardımlarıyla ilerleme kaydettikleri bildirildi. SBKP Merkez Yayın Organı "Pravda" gazetesinde batılı emperyalist ülkelerin Güner Af· rika'ya silah yardımını arttırmalan üzerine yarınlanan bır yo· . ilahlannı rumda da "Güney Afrikalı ırkçılar yılıın ımha s balıırnslZ ve özgür Afrika'ya karŞı bir tehdit ve baskı aracı olarak kullanmayı hesaphyorlar" denildi.
2 5 Ekim 1979 günü Ispanya'nın Bask v e Katalonya eyaletlerinde
alıır bir poli tik darbe oldu. H il·
seçime katılan yurttaşlann yaklaşık yüzde 90'1 . seçime katılma
kümetin aynı zamanda GRAPO
oranı yüzde 60 olmuştu · Madrid hükümeti ile her iki bölgenin en
adlı terör örgütünÜD liderieri hak·
önemli politik güçleri arasında kararlaştırılan özerklik statüsünü onayladılar. Böylece 1978 Anayasasında belirlenen devlet yapısına
r----:::=====::::-----ı kıtadan
5 Itaberler
ral
Soruşturma örgütü FBI'ın verilerine göre
bu yılın
ilk
sekiz ayı içinde ABD'de suç işle·
yenIerin sayısında yüzde 9'Iuk bir artış görül· dü 1977 yılında suç işleme oranında göreli bir gerilemenın görüldülıü FBI tarafından iddia edilmişti. Ancak 1978 yılında toplam olarak
bütün ülkede 11 milyon baskın, hırsızlık, teca·
ARJANTIN KOMüNIST PARTlSI ABD 'NIN YENI SALDIRI GIRIŞIMLERINE KARŞI UYARIDA BULUNDU Arjantin Komünist Partısı Iarafından yapı· lan bir açıklamada, Amerika Birleşik Devleı. lerı' nin dünyanın çeşitli bölgelerinde yaptılıı yenı saldırı girişirrılerine karşı uyanda bulu· nuldu. AKP Yürütme Komitesi tarafından ya· pılan açıklamada, ABD'nln çeşitli bölgelerde yenı askeri girişimlerde bulundugu belirtildI. AKP Yürütme Komitesi ABD'nin yeni tehdit
ve provokasyon alanlarının özellikle Orta ve Güney Amerika ile Batı Avrupa'da yoltunlaştı· lıına dikkat çekilerek, bu bölgelerdeki tüm Ile· riel güçl'tr ABD emperyalizminin savaş kış· kırtmalanyla mücadele etmeye çalınldı. Açık· lamada Partl'rıln ulusal ve toplumsal kurtuluş mücadelesinin ışılıında ABD emperyallzmlrıln
kışkırtmalanyla mücadele edecelıl de belirtii· di.
ABD'DE SUç ORANI SEKIZ AYDA YÜZDE DOKUZ ART ı Ş GöSTERDI
vüz ve cinayet suçu işlenmişti. 1979'un ilk se
kiz ayında görülen artışın ABD 'nın çökmekte olan toplumsal sisteminin bir göstergesi oldu· iiu belirtiliyor.
FEDERAL ALMANYA'NIN HESSEN EY ALETINDE HITLER'IN ESKİ TEMSILCISI WERNER'E FARHI HEMŞEHRILIK VERILDI Fe<\.eral Almanya'da eski Nazl katillerını aklama çabalan resmi makamlar tarafından sürdürülüyor.
Son
Hitler'In
bölgedeki
bu
olarak Hessen eyaletinde eski
temsilcisi Wer·
ner'e rahri hemşehrilik ünvanı verildi ve Wer· ner'ln adı eyaletin "Onur Llstesl"ne yazıldı. Parlamentosu
tarafından
alınan
bu
karar gereeince, eski Nazi katilin adı ayelet· teki
Bad
Nauhelms
kentinin
125. kuruluş
yıldönümü kutlamalan sırasında yerıne geti·
Amerika Birleşik Devletleri'nde suç oranı·
lunda yeni bir adım atılmış oldu. Her iki bölgenin poli tık güçleri· rıln,
İspanya Parlamentosunun
ve Kral'ın onayladılıı bu yeni statü iIe 1980 yılının tıkbaharın· da her iki bölgede seçimler yapı lacak ve bu eyaletler halkının kendi kendini kendi parlamento lanyla ve hükümetleriyle yönet mesi gerçekleşecek. Katalon ve Bask 'hlann ulusal haklannın ta
likle tehdit eder bir durumdaki bazı askeri çevrelerle sai! radikal güçlerin ' Düzen ve huzur adına" diktatörlüge geri dönüşü salla· mada eylemlerinin etkisizleştiri· lecei!1 umudu yaygmbk kazandı. Bununla birlikte özerkleştir· meAnayasa 'nın polıtık gerçeklı· lılnln salılanmasının sadece bölümünü
oluşturuyor.
hlr
Poiltlk
gerçeklllıin sa!!lanması Için haş·
verilmesiyle,
yılları
arasındaki
ç ıkanlması
düşünülen
temel yasalann, bu arada hükü·
İkinci Cumhuriyet zamanında el·
metin Başbakan Adolfo Suarez
de edilmIş olunan kazanımlar ye·
tarafından açıklanan Işyerlerinde işçi hakiannı düzenleyen yasanın
niden salılanınış oldu. Böylece Ispanya giderek bir
çıkanlması
gerekiYor.
Bu yasa
tüm sendikalann ve sol partilerin
federal devlet görünümü kazanı· yor. Bu, son olarak ' Ulusal Bay·
usanmaz direnişi sonunda hazır·
ram törenlerlrıln sadece Madrit'
lanabildI.
te degiı, tersine gelecekteki oto nom
yönetimin başkenti Sevil·
la'da da Ilk kez kutlanmasında kendini gösterdi. Bu, ulusal bay· ramın bir özerk yönetim başken· tinde
kutlanması
geleneglrıln
başlangıcı oldu. Aşırı ulusalcılarla faşIst ve di· �er saRcl çevrelerin özerklik sta· tüsüne karşı çıkmaları ve oyla· maları ya da bu statünün reddi maları yüzünden Bask ülkesinde seçim sonuçlan büyük bır gergin· Ilk Içinde beklendI. Bunun ıçın seçim sonuçlan ile bu statünün onaylanmflsı
•
terörist
üzerinde
özerklik
hatırlatan" bir olay oldueunu söyledI. Federal
tikçe artıyor.
kamuoyunda
ülkesine
yönünde oy kullanmaya ça�ır·
malanna karşı Ilerici güçlerin tepkllerl ise gıt·
İspanyol
saldırıların azaltılacaeı ve böyle
ka alanlarda da Anayasa temeli
rildl. Kentin SPD 'II Belediye Başkanı $chae·
ter, yaptı�ı konuşmada bunun sadece "tarıhı
kında ' yakalama emri vermesi,
nınmasıyla ve Katalonya ve Bask
mayı boykot çagnlannda bulun·
Almanya'da eski nazilerı ödüllendirme ÇalıŞ' nın sürekli yükseldiği bildirildi. Amerika Fede·
politik gerçeklik kazandırma yo·
1932·1936
Eyal"t
belırtılen konferana beleelerlnde, günümüzde kadın emekçIlerin sa. YLSının 560 milyona, diler bır deyışle tüm çalışanlann üçte bl. rine ulaştıltı kaydedUdi. Kadın. lann n�nel durumlannın bUln cine vannalannın ve politik ve sendikal yaşama katılımlannın yükseldi!!i vurgulanarak, ömelin Hindistan'da 1979 yılı içinde oluşturulan "kadın komItelerI nin ", son sendikalar kongresinde yüzü aşkın delegeyle temsil edU· diltl belirtildi. Birleşik Amerika' da da sendikalı kadınlann tüm sendikalar düzeyinde bir eşgü· düm çalışması içinde olduluna dikkat çekildi. DSF tarafından diizerılenen kadın emekçilerin sorunlan üze rine 4. dünya konferansı, kadın emekçilerin taleplerini içeren bir "bildirge "yi de benimsedi. Kon· ferans karar belgeleri, aynı za· manda emekçi kadınlar lehine el· de edilmiş olan uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin uygu· Ianması geregini de hatırlattı. Konferansta vurgulanan istemle· rin başında çalışma hakkı yer alıyor, meslek sahibi obm hakkı· na parasız ulaşma, eşit Işe eşıt ücret, çalışma koşullanrun iyi· leştirilmesi, kültür, dinlenme, be· den elıitimi ve spor hakkı, diler Istemler aruında maJandı.
bu
güçlere
karşı
Hükümetin ekonomık polıtı· kası konusunda da sendikal eleş· tiriler sürüyor. Enflasyon oranı, ücret ve maaşlarla kıyaslanama· yacak derecede yüksek. 1979'da enOasyonun yüzde 16 'ya yüksel· mesl bekleniyor. İşsizlerln sayı.sı resmi verilere göre 1,1 milyon ve bu tüm nüfusun yüzde 8'Irıl oluşturuyor. 14 Ekim 1979'da Işçi komlı· yonlannın Madrld'te düzenledIk leri
ve
en güçlü sendikalardan
400 bın işçinin katıldıRı bir pro· testo eyleminde hilkümetln 1979 Altustos'unda hazırladı!!ı ekono mI
programı
protesto
edildi.
Etyopya'da yurtsever askerlerin Halle Seluslye ImparatorluAu'nun feodal-morwşlst ejl!menllAine son vererek Iktldarı ele seçlrmelerlnln Uzerlnden beş yılı aşkın bır zaman seçtl. Etyopya'nın yenı yönetlclle rl, iktldarı ele aldıktan bu yana te mel toplumsal blçimlendlrmelerl öllKÖren bır yol Izlediler. Geçen yıllarda, yeni EtyopYa'yı yaratmanın karmaşık Vf! çetln bır süreç olduAu görilldU. Devrlmden sonra planlanan derin sosyo-ekono mik delişimier, halk ylAınlarının yüzyıllar boyu sômUrüldUAU ve bas kı altında tutulduAu bir toplumda. bazı Iç çatışmalara yol <ıçb. Os. lik, ukeri-demokrat �çlerin Ikti darı ele aldıkları OIke, BMö verı Ierlne göre yeryUzllnü n en geri kal mış 28 ülkeslnden blrlslydi. Devrlm sırasında Etyopya'da tflm partıler ye demokratlk örgüt ler yasaklanmışb. Işçi sınıfı çok zayıftı ye sendikal hareketl Monu şı'ye ba#ımlı bir haldflydi. Etyop ya devrlmlnin karmaşıklıAınl açık layan bır başka olgu da, Wkede bir kaç ulusun yaşaması, bu ulusal azınlıkların blrlnin yaşadığı bir böl gede ise ABD emperyalizminin stra tejik planlarının bUyUk rol oynama sı Idi. Tüm engel ye �çlüklere karşın Afrika'nın doğu sahilindeki bu UI kede 12 Eylül 1974 devrimi ile yeni bır dönem başladı. Kararlı bir top rak mormu feodal aristokratların ı;ıcunü elinden aldı ve 23 milyon in sanı etkileyen köy yüksolluğO soru nuna bır çözüm setirdI. Bu arada tOm ekonomı dallarındakl en önem Li Işletmeler devletleştlrlldl. Böyle likle yaklaşık SS bin emekçinin acımasızca sömürülmesine bir son verildI. Devrlmci askerler tarafından ser çek/eştiri�n bu temel değişiklikler ülke içindeki ye dışındaki tflm geri ci �çlerin yoğun saldırılarıyla kar Şılaştı. ÇUnkü E,tyopya devrimi SO$-
F
ETY O PYA / D A D E V R I M iN ONeOSD i SB A S ı N D A --
Moskova ' da M .Kemal ' i anma toplantısı
SSCB Bilimler Akademisi Doltu Bilimleri EıutitülÜ'nde Mu"tafa Ke mal'in anııına düzenlenen bir türkologlar toplantııı yapıldı. Türkiye 10' runlarıyla ultraf&ll bilim adamları Molkova 'daki yüksek öltretim ku rumlarmın öltretmenleri, yüksek okul ölırencileri ve Sovyet bafkentinin toplum temsilcileri bu büyük bilim..,1 araştırma kurumunun toplantı alonunda bir araya geldiler. Toplantıda profesör AbduUa Şamıutdinov "Kemal Atatürk ve Sov· yet-Türk Doatluk lli,kilerinin Kurulmaıı" konulu bir rapor .undu Tür kiye'de ulusal kurtulu, aVl.,1 öncesinde ortaya çıkan durum üzerinde aynntılı olarak duran A. ŞamlUtdinov ,öyle devam etti: , Büyük Ekim Devrimi inoanlıRm geli,me tarihinde yeni bir dönem açtı, sömürge ve balırnlı ülkeler halklarının uyandırılmaıı için güçlü bir Itici etken oldu Doitu'daki ulusal kurtulu, hareketini deatekledi, ege· men devletlerin kurulmuına bu devletlerin uluul dirili,ine yardımcı oldu DiRer halklara kar,ı Çarlık hükümeti tarafından yürütülen yaRma ve balkı politikaıını reddeden Ekim Devrimi, Türkıye de dahil olmak
üzere bir dizi ülkede tuihsel .ürecin hızlanmaama elveri,li etkide bulun du Türk halkınm emperyaliat i"tilacılara kar,ı zafer kazanmalina ve ül kede cumhuriyetin kurulmuına yardım eden Sovyet Türk dostlultu ve i,birlilti Ekim Devrimi aayeoinde doltdu ' AbduUa ŞamlUtdinov toplantıya katılanlara genç Sovyet Devleti tarafından aava, .ıraıında Türkiye'ye yapılan büyük maddi ve manevi yardımı anlattı Sovyet bilim adamı ıon olarak, K. Atatürk'ün gelecek ku,.klara Sovyet-Türk doatlultunu, ülkenin özgürlük ve baltımllZhltmın aaltlam bir güvencesi olarak korumalarını öıtütledl�ini belirtti. Tatih bilimleri doktor adayı Bori" Potahveriya, ' Devlet adamı Kemal Atatürk" konulu bir rapor IUndu K. Atatürk'ün ilerici reformları üzerinde duran Sovyet türkologu ıık Türk Cumhurba,kanınm faaliyetindeki en önemli nokta nın politik, ukeri, ekonomik ve dı lter alanlarda ülkesinin baRım.ızlıRml saltlamak olduRunu söyledi. B. Potalıveriya, toplantıya katılanlara K. Atatürk'ün devletini yabancı devletlere, yabancı .ermoyeye ve ..keri ör· gütlere ayncalık tanımaktan aakJndlltl açıklamalarını .nımaattı.
Programın öngördUğU ana gö rev feodal Uretlm biçiminin tam anlamıyla ortadan kaldırılmasıy dı. Bununla bağlanblı olarak ylAın ları yoksulluktan, cehaletten, has ulıklardan ve Işsizlikten kurtarmak, sosyalist temel üzerınde bır toplum yaratılmasını saAlarO<lk bu prop;ı mın belirlediği hedefler arasınday dı. Etyopya'daki devrımcı yönetlm Işçi sınıfının öncU partisinin yara blmasında en bUyük desteği sosya list Ulkeler topluluğu ve dünyanın dığer bölgelerindeki kardeş parti lerden görüyor. Zengın bır deneyl me sahıp olan dünya Işçi sınıfı ha reketl, Etyopya halkınm sosyalizm yolunda özgUrlUAe ve mutluluAa ka vuşturulrO<lsl ıçın elinden gelen yar dımı yapıyor. Hem ekonomık, hem de toplumsal alanda kalkınrO<l çaba larında sosyalist dünyanın en içten dayanışmiUınl yanında bulan Etyopya devrimi sosyalizmi kur ma yolunda emın adımlarla ilerII yor.
• , / i • i • · i · • • i •
S edat'ı bekleyen son
--
yalist Ulkeler topluluğu ve bütün çekleşmeslnin lık koşulu olarak bır dünyanın ilerici gUçlerlnin yardım ıŞÇı sınıfı partisinin kurulması ve dayanışmaSlO<l dayanıyordu. Bu gerekliliğini vurguladı. Bu dekleras yardım _ve dayanışrO<l, emperyaliz- yon, Etyapya devrimci silahlı kuv min ve ülke içi karŞı devrlmin sal- vetlerlnin komlserleri ve diğer yet dırılarına ka/:Şl bir savunrO<l duvarı killieri tarafından imzalanmıştı. oluşturuyordu. Etyopya'daki yöneEtyopya'lı devrimci askerler, ku tlcller, devrimci ordunun saflarını rulacak işçi sınıfı partlsinin emper daha d.a sıklaŞbrrO<lk ve silahlı kuv- yalı st saldırı ve entrikalara karŞı Et vetleri adım adım bır halk ordusuO<l yopya halkının gUvencesi olacağını dönüştfırmek için çaba gösterlyor- geçen Ağustos'ta yayınladıkları deklaruyonda altını çizerek vurgu lardı. ladılar. Deklar.ızyon, ayrıca parti Devrimin ilerlye götllrülmesi kurrO<l çalışrO<llarının nasıl yUrütfll için, Etyopya'da ilerici gUçler tara mesi gerektiğini ve nasıl tarO<lmla fından öncU bir partlnin oluşturul nacağını da belirtiyordu. Yoldaş' ması ilk koşul olarak görülUyordu. ların oluşturacağı parti merkezi, 23 Ağustos 1979'da Addls Abeba' Işçi sınıfı partisinin sağlıklı geliş da yayınlaO<ln bır deklerasyon, Ulke mesinin önkoşulu olarak belirtil deki toplumsal ilerlemenin sağlan dI. Bu arada yenı işçi sınıfı partl rO<lSlnın, Devrim'In hedeflerinin gersinin rogramının aO<l ilkeleri de belirlen4i. Bu program, 29 Ekım 'I 97S'de Ilerici Askeri Yönetlm Konseyi tarafından açıklaO<ln Ulusal Devrlmci KalkınrO<l Kam panyası programı çizgisinde ola cakb.
iüatin Kurtu· lu' örgütü lideri Ya· _ Arafat ba,kan' hRındaki FKö he· yeti Sovyetler Bir· liRi' ne yaptıilı res ml ziyareti tamam ladı. Ziyaret ıonra ıında yayınlanan ortak bııdiri genel çizgileriyle her iki tarafın ,imdiye kadar bilinen ıörü,lerini içeri' yor ve çok önemli bir ıerekliliill vurguluyor du : "Camp David komploları, özünd. Arap v. Afrika'daki ulusal kurtulu, hareketlerini dur durmayı amaçlamaktadır. Bu ....ı.nI. Arap ül kelerlnd.ki emperyalizme •• siyomme Iuır. tüm uJuaol güçlerin birliili bu &f8In8da büyük önem ta,ımaktadır. Sovyetler Biriiili , FKö' DÜn bu yoldaki mücad.lesini selamlarnaktadır.'
K
B u ziyaretin yapıldlRı v e ortak bildirinın ya yınlandıltı günlerde dünya kamuoyunun dik katleri bir batka olay üzerine çevrldi. hanlı ölırencilerin ABD'de "tedavi ıören" devrik Şah'm iade edilmesi istemiyle Tahran'daki Amerikan Büyükelçililtini I,gal eylemleri git tikçe büyüyen boyutlarda olaylara yol açı yordu. Emperyalizmin ufAklıltının ıonunu, yafAmının ıon ıünlerindeki çaresiz yalnlZlıill ve terkedilmi,liRi ile belgelemekte olan han Şahı'nm lran'a ıeri verilmesi dü,ünce.i ABD' de bazı çevrelerde dile ,etiriliyordu . Bu kar m..ık olayın nasıl ıonuçlanacaltı merakla beklenirken, OrtadoRu'dan terkediimi, Ameri kan ufAltına bir "jest" yapılıyordu : "M .. Şah Rıza Peblevi'yi konuk etmeye hazırdır." olayca tahmin edilebilecelti gibi bu "jeot"in uhibi, SSCB-FKö Ortak bildirisinde sözü edi len "Carnp David komplo... tlnun belaelinin .1tına imza koyan hain Sedat'tı, Arap dünyamı· daki loyutlanml,lıRını ve kendı ülk.sindeki _"ılmı, durumunu ortadan kaldırmak için ABD'ne tam teaIirniyeti kabul .den, açıkça ve baltnazca ulusal kurtulu, aav..larınm kar· ,ıımda yer alnıı, olan hain Sedat Filiatin ve OrtadoRu'daki halkların bu can dü,manı'nın, eaki müttefikine kucak açmaaı ...ırtıcı detil di.
Hain Sedat 'm Filiatin hallanı ve ülkesini 1..illi siyoni"t1ere utma giri,imleri, devrik Şah'a hiç de yabancı olan i,ler detildl. Ancak devrik Şah, ABD emperyalizminin baltla,ıltı olarak Ortadoıtu'daki Filistin Kurtulu, Hareketini yok etmekte bafUIIIZ kalmı,tı. Dabuı, hare· ketin güçlenmeoinl eıııeneyememi" bundan da öte kendi iktidarını bile koruyamamı,tı. han halkı emperyalizmin ve siyonlzmin bu bat deatekçisini rerle bir .tmi" Filiitin Kur· tulu, örgütün. kucak ,çmı,tı. Hain Sedat'ın tela,ının nedenlerinden biri buydu. Kimbilir, belki de ulu_I kurtulu, hareketlerine dü,man IıI<taki "zencin deneyimlerinden yararlanmak için" Şah'ı yanına çallırıyordu,
B
u .ünlerde yayınlanan FKö.sSCB ortaı.: bil dirisi Sedat'm bu teıa, ve korkualnun bir ı'. yaramayacailının bir ifad•• olmUttur. FKö 'ye dü,manlık, FKö'nün düfDl8Jllanyla dostluk, emperyalizme v. siyonlzme ufaklık bugüne dek bir I,e yaramam"tır. Dünyadaki tüm UIu aol kurtulu, hareketlerinin gerç.k doatu olan dünya aooyaliat aiateminin dayanı,muı, Filii· tin halkının emperyalizme ve siyonizme kar,ı mücadeleoine güç katmı,tır. FKö lideri Ara fat'ın Sovyetler Birlill'nd.ki 'u >Özler! bunun göaterıesidlr : "Sovyet •• FUistin halkları ..... · .mdaki dayanı,madan ve SOyYetler Birliıı'nın FKö'nü deateklemesinden büyük onur duyu· yoruz."
Ya_ımızın ba,ında sö.üııü ettiıımi., ortak bil diride vurgulanan "Arap ülkelerindeki emper yalizme ve oiyonizme kar,ı tüm ulusal güçlerin blrliltl" gereklililli iae her geçen gün bır "ıe' reklilik" olmaktan bır "ıerçekıik" olmaya yakla,maktadır. Söz konuau birlik'in Içinde Mı"ır halkJ da vardır. Ortadolu'da emperya' Iizmi ve "Iyonlzmi yenecek belirleyici güç olan halkların içinde Mııır halkı da >Ö. konUlUdur. Bugüne dek FKö 'yü ezdirmeyen Arap halkları Filiatln halkının tek temoilci"i olan bu örgüte kar,ı olın Enver Sedat'ı da yerle bir etmesini
bileceklerdir.
e
nail serik<?ğlu
1
, t
.. ' ,
G en cli k ne i st i y o r ? -
KÖ_K___) C�_ME _HM _ ET__ Gençll� toplumun yeniden kuruluşunda önemlı bir unsur dur_ Gençıık gelecektir_ Gelecek ise sınlCsız, sömürüsÜZ bir dünya dır_ Dünya devrimci süreci; dünya sosyalist sistemi, kapitalist ül\<� lerdeki Işçi sınıfı hareketi ve ulu sal kurtuluş savaŞı vermekte olan halklann birlik ve bütünlüjtünden oluşur _ Bu bütiinlük gençliei de içinde taşır_ Hem de iki kez için de taşır_ BirinciJi, uluslararası proletaryanın en mücadeleci, öncü işçileri gençtir. tnusa! kur tuluşçu halklann büyük çoeun lueu ve öncü unsurları da genç lerdir. Genç işçiler, genç köylü ler, genç aydınlar dünya devrim ci sürecini meydana getirirler_ Dünya devrimci sürecinin en et kin eylemciieridir. Ikinciıi ayn örgütlenmeleriyle baeımslZ bir güç meydana getiren genç ku şaklar büyüyen devrimci enerji leri, artan sosyal ve politik rol leriyle dünya devrimci sürecinin günümüzdeki aşamasında çok önemli unsuriardır. Bugün kapitalist ülkelerin gençleri yaşadıktan düzenı be Ilenmiyorlar. Burjuvazi gitgide gençlerin kontrolünü elinden ka· çmyor. Brejnev'in söyledi!!i gibi, "Bu durumda herkes kapitaliz min gelece!!inin ve tarihsel ufku nun olmadıılına daha çok inanı yor." Gençlık ve gençlik hareketi için tek ilerici ve devrimci ufuk işçi sınıfı ve bilimsel sosya lizm ile saıııam balllar kurmak tır . Dünyanın sosyalist dönüşü mü genç kuşaea insani ilişkiler geliştirmeyi kalıcı banşı ve insa nın maddi ve manevi gereksInIm lerinin giderilmesini kolaylaştm cı olanaklar saelar. Bilimsel sosyalistler gençlik içindeki ıınıf farklılıklannı bilir ler, aynı zamanda da onlan özel bir sosyal grup olarak kabul ederler. Gençlik yeniye duydueu istek ve geleceee dönük olmakla aynlır. Lenin gençliein devrimci potansiyelini keşfetti. Lenin, " Biz geleceeln partislyiz, ve gele cek, yaratıcılan en Iyi izleyen gençlilıe aittir." diye yaznuşbr. Günümüzde tüm ilerici ve antı-faşist anti-emperyalist, gençlertıı birlilıinl salılamak, bur jımızinin dogrudan ya da dolaylı politik, ıdeolojık, örgütsel etkUe rine ve gençlik üzerindeki dllıer bütün oportünist ve revizyonist etkilere her türlü maceracı, go şlSt, anarko sendikalist, milliyet çi ve maocu saptırmalara karşı azlmli bir mücadele vermek gere kiyor. Lenin'in dedıeı gibi, "demok rasi mücadelesi ile sosyalist dev rlm mücadelesini birleştirebil mek" için gençliee demokratik ve sosyalist görevler arasındaki OIşkl sorununun Marksist konu munu kavramasına yardım etmek gerekiyor. Geçtieimlz hafta tüm dünya da Uluslararası Gençlik ve öeYVRVYVŞ - 19 KA SIM 1 9 79 - 14
Broşür
renci Haftası yüz milyonlarca genç tarafından DDGF'nin öncü lüRünde büyük bir coşkuyla kut Iandı. Olkemizde de Genç öncü, IGD, SGB, DDKD üyeleri hafta yı kutladılar.
mi"
tır. " demekle çok önemli bir ha taya deginmiştir. Genç öncü, bu bro,ürü çıkar makla ve egitim, meslek, I' ta lepleriyle emperyalizmin ve faşizmin kaynaklandılıı ekono mik sistemin temellerine kar,: mücadeleye yönelmiştir. Genç öncü gençliltln faşiz me karşı birlik ve dayanışması nın da bu mücadele içinde ve sı rasında, somut istekler için yapı lan eylemlerle do!!acagını ve güç leneceltlni görmüş oldulıunu ortaya koyuyor.
rü çıkarmakla gençlilıe bu düze nin devamı süresince, hatta bazı talepleriyle ondan da sonra bit mez, tükenmez bir eylem kılavu zu sunmuştur. Genç öncü'nün bu çalışması eylem birlieine bir katkı ve eylem birliei için herke sin üzerinde anlaşabiiecelıi bir platCorm olarak da gözükmekte dir.
Broşürün vardıgı sonuçlara göre Ingiltere'de 1 milyon, Fran: sa'da 400 bın, Federal Alman ya'da 350 bın, ıtalya'da 400 bin genç işsizdir. Çalışma yaşına ge len genç iş bulamamakta, sık sık yinelenen dönemsel Işsizlik dal galannda Ise önce genç Işçilerin işine son verilmektedir. Bu yüz den,kapltallst ülkelerdeki gençli �n ıkı somut talebi, "kız/erkek her gence bır meslek, herkese Iş" olarak bellrmektedir. Az gelişmiş ülke gençııgı, ka pitalist ülke gençlllılnden de fazla olarak Işsizlik Içindedir_ AzgelIşmiş ülke gençlllıi eeitim hak ve olanaklarından yoksun dur. Devrimden önce az geliş miş bır ülke olan Küba 1961 yı lında okuma yazma sorununu çözmüştü. Türkiye'de ise bu so run hala sürmektedir. Buna karşılık sqsyallst ülke lerde işsizlik diye bir sorun yok tur. Zorunlu e!!ltlm Sovyetler
bun"'r'" ilgilenm.k d.vrim
ci mücadeleden kaçı, ..yı/m,,
Genç öncü, Gençlik, Eititim, M.,lek, Iş ı.tiyor başlıklı broşü
Türkıye Gen-çll!!i; Işsiz Genç lik, Işçi Gençlik, Emekçi (me mur) Gençlik, Köylü Gençlık, ögrenci Gençlik olarak incelen miş. Sonuçların anlatıldılıı ve mücadele hedenerinin gösteril di!!1 bölüm BagımslZlık - Demok rasi - Sosyalizm Mücadelesi ve Egitimi bölümü. özet ve öneri lerle broşür sona ermek te_
sayfasında, "Oit
günc.' .orun"'" bir kelUlTa ltil
Genç öncü hafta Içinde Çl kartblıı bir broşürü de gençlllıe armaean etti. Bu broşür az ön ce sözü edilen işlevi görmekte dir. Yani "demokrasi mücadelesi ile sosyalist devrim mücadelesini birleştirebilmek "ten gençUlıe de mokratik ve sosyalist görevler arasındaki ilişki sorununun Marksist konumunu kavramasına yardım etmektedir.
Işçi slnıCı hareketine omuz vermenin bir gerelıi olarak, genç lik,kendi sorunlaniıa da kendisi' sahip çıkmakta, herşeyi devri min gerçekleşece!!i o büyük gün' ün ertesine ertelememektedir. Okulda, Cabrikada, tarlada, büro da, her yerde günlük somut ulıra Şllar içinde sorumlululıunun gerelıini yerine getirmektedir. Broşürde Dünya Gençlilıi ve Türkiye Gençlilıi ayrı ayn ince lenmiş. Dünya Gençlilıi; Genel, Kapitalist Olkelerde Gençlik, Az Gelişmiş Ulkeler Gençli!!i ve Sosyalist UlkelerGençlilıi ola rak ele alınmış. Gençli!!in ulus lararası mücadele birli!!i aniatıl mış.
24.
renci gençlikin öitrtnci ol_k tan dolan ,on derece önemli LIf
Genç öncü tüm ilerici, de mokrat, sosyalist gençlere seslen mektedir: - Gençlilıin temel ekonomik ve politik çıkarlannın korunup geliştirilmesi için, - Geniş gençlik yıltlnlarını anti-faşist, demokrasideri yana mücadeleye çekmek için, Birilgi'nde II yıla, öteki sosya list ülkelerde ortalama lA yıla çıkanimıştır. Eeltim parasızdır. Politeknik içerilıiyle orta ölıre tim her genci mutiaka bir meslek sahibi yapmaktadır. Broşüre göre Türkiye'de iki buçuk milyona yakın genç işsiz vardır. Resmi ra kamlara göre Iki buçuk bilyon köylü ge'lç okuma yazma bil'!1e mektedir_
somut talepleri ele alınmış. Biz yukarıya yalnızca ilginç bazı ra kamlan aldık.
- Gençilitin anti-faşist eylem birlilıini adım adım geliştirmek için, Hep birlikte görev başına!
Türkiye'de yasa! düzenleme lerle öngöriilen sürelerde okulia · rını bitirenlerin oranı, ilkokulda yüzde 29, ortaokulda yüzde 37, lisede yüzde 46 ve üniversitede ise sadece yüzde 9' dur. Dördüncü Beş Yıllık Kalkın ma Planına göre ilkokula gitme si gereken �ocuklann sadece yüz de 87'si bu olanaktan yararlana bilmekte, oran ortaokullarda yüzde 34, liselerde yüzde 14,6, yüksek ögrenimde ise yüzde 5 ol maktadır. 1979 USS'de yüksek ögreni me giriş için başvuran 438 bin adaydan sadece 40 bin kadaı, yüksek öl!renlme kaydolabIImiş tir. Türkiye'de, - Bilgiye ulaşma hakkı, - Bir meslek sahibi olma hakkı, - Iş bulma, bu meslege uyan bir Iş bulabllme hakkı yok gibi dir. Ve gençligln temel taleplerl dir. Suçlulu!!u arttıran, 18 yaşın daki gence en aeır cezaları vere bilen kurulu düzen, aynı gence oy kullanma h..kkını tanımamak ta direnmekledir. 18 yaşı Ile 21 yaş arasındaki ıkı buçuk milyon genç oy hakkı islemektedir. Broşürde, sosyal, politik, eko nomik, ıdeolojık, kültürel, örgüı· sel alanlarda gençııein tüm
kasım 1979, 18. EKiM SEÇIM...ER I-11JZAKL.AR, YANI...GLAR VE HEDEFlfR yavuz ünal AKP: SEçiMLER VE KiTlE içiNDE PARTi ÇALIŞMASI (rapor) iKP: KURUMLARLA VE KiTLELERLE OLAN i.iŞKi..ER ( tartışma ) BU�NiN NiYETLERi ÜZERiN: lLOŞi.NE..ER
gürel tüzün
- SANAT RAPORU- ÜZERiNE
füruzan refik cUbaş -üçÜNCÜ ENTERNASYONAL-iN KJSA TARiHi-
hasan tanay
"PARTiLEŞME SÜRECi-
leyla ekin "LENiN ÇA�ININ DEVRiMCiLERI
engin omacan
?
YURT ve D NYA'nın bu sayısıyla abone süresi dolmuştur. 19. sayıdan ıtıbaren abenelerin yenilenmesi gerekmektedir.
YURT ve DüNYA Adres: Piyerloti Cad. 2 1 Çemberlitaş - ISTANBUL"
E MEK TIR S EV M E K
�t
Sevgi Soysal'ı anıyoruz -
22 KASIM, SEVGI SOYSAL'IN öLOM GONü_ SEVGI SOYSAL üç YIL ÖNCE, 1 976'DA ÖLMüŞTü_ 12 MART ZINDANLARıNA YENIL MEYEN BEDENI, KANSERE YENILMIŞTı'" GEREK SOSYALIST KI . ŞIUGI, GEREK INSANCıL ÖZELLIKLERI, GEREKSE ÖZGON mKAYE VE ROMANLARlYLA TANIDIGIMIZ, SEVDIGIMIZ BU DE GERU YAZARıMIZI. "EMEKTIR SEVMEK " ADLI BIR YAZıSıyU_ ANMAK ISTIYORUZ. DONYA ÇOCUK YILI 'YLA ILGISINI DE Dü Ş�REK YAYlNLADIGIMlZ ''EMEKTIR SEVMEK", SEVGI SOY SAL'IN AYNI ZAMANDA ÖZGON BIR POLITIK-DENEME YAZARı OLDUGUNU DA GöSTERIYOR. büyük anneler, bü-
daha fazla hayatın kendisi oldu
dünyanın Ye daha güzel Insanla
YOk babalar, dayllar, teyzeler,
ğu Için sevmek, çok yavaş görü
rın yaratılmasına katılmak olan
nüp çok hızlı gelişen bir oluşu-
bir emek.
Hani bazı
halalar,
amcalar
vardır çocuğu-
nuzu pek sevenI... O kadar çok
kez
ma yön vermek: Bir güzelim su - ·
*
yun, akışını, kesen tışları yorul-
Analar, bu emeği en ucunda
bakmışlardır, ne bir kez olsun
madan kaldırıp en güzel denize,
da olsa, mutlaka tınıyanlardır.
lazımlığını dökmüş, ne bir kez
hayatı karışmasında payı ol�k,
Bu bakımdan her toplumda ana
. olsun yemesiyle, uyumasıyla ilgi-
bir gelişmenin olabilecek en iyi
lara
lenmlşlerdlr. çocuğa geçer, bu
gelişme, bir oluşumun olabılecek
yerilen değer boşuna değildir.
seve n k i , n e bir
çocuğunuza
ilindelik emek hiç ilgilendirmez
onları. Hattı
bu görevi
yüklenen
kimsenin yoluna tış bile koyar-
lar.
çocuğa
çukulatı
olmadık
zamanda
almayı, ya da' keyif
olsun diye uykudan uyandırmayı
marifet
sayarlar.
çocuğun
:,öylece bozulacak olan yemek ve uyku düzeni hiç ilgilendirmez onlan, buna emekleri geçmemiş,-
en iyi oluşum olması için eme-
ğini katmak, hiç olmazsa emeğini esirmemek zordur. Zordur ya, bize sunulmuş olan bu güzelim hayatı ödememiz gereken, yan çizmeğe hakkımız olmayan bir
la çıkardıkları bencilce keyfi, ço
fış kayıkçı" diye sanamak değil dir. Bir çocuğu sevmek,sanki o dunğan
bir
oyuncakll)ış gibi,
onu bir sepetten alırcasına sevip yine sepete bırakmak değildir. Bır çocuğu sevmek, onun çocuk ça harekederiyle, yarım konuş masıyla gönül eğlemek değildir. Bir çocuğu sevmek, ona, kuru yaşamamıza renk Ye neşe kat mak Için, "de bakayım dedecim de, de bakayım teyzecim de, de bakayım halacım de" diye kendi kulağımızı gıdıklayan sözcükler belletmek değildir. Bir çocuğu sevmek, yanağını, gıdısını çimdI rip,
yüzünü tükürükle bulayıp
sonra çocuk altını ıslattığında, "anası, bu çiş yapmış" diye onu yere bırakıyermek, hiç değildir. Bir çocuğu sevmek onun yalnız hoşa gidicl Ye iç açıcı yönleriyle. ilgilenıp, bin emekle büyüyen bu yapının
amelellği
söz
konusu
olunca yan çizmek değildir. çocuğu sevmenin ne olduğu nu, en iyi yine çocuklar bilirler. Ve kendilerine ağucuk yapıp çu kulata alanları değil, emek yeren leri sever Ye bir ona güyenirler. Bir çukulatayla çocuğun gönlü
nü satın almaya kalkıp ona iste diklerini yaptırmaya, söyletmeye kalkışanlara inat, "hadi bır oyna bakayım," "hadi bir şarkı söyle bakayım" ricalarına dut Ye put kesilerek yerırler. Zordur çocuk sevmek, onun sızın
olduğu kadar, hattı cok
şey olduğunu iyi bilmelerinden
Çünkü görülüyor
ki, toplu
mumuzda gençliği seven sadece analar. Bunda şaşacak bir şey de yok, çünkü toplumumuzda genç
Güneşin hemen hergün, bir ölUsü üstüne kapandığı
lere emeği geç.en, onlara emek yeren,
hemen
hemen yalnızca
T Ü MÖ D ' in yüksek öğretim sempozyumu yapı ld ı
şiliği hiç önemli değildir, çocuk
ağucuk gugucuk yapıp, onu "fış
tın Ustüne tilremesi gereken bir
Ilencin
şımartmayı bilirler. ÇOCUğWl ki
Oysa bir çocuğu seymek, ona
da onların hayatlarına tilremele
bugünlerde, analat eyleme geç tllerse, bunun içllf geçtiler.
ri, hayatın emekçisi olarak haya
cağı, tek karŞılığı, daha güzel bir
sevmek diye dizde hoplatıp
oynamayı onu sevmek sanırlar.
analara
dir. Çocukları büyüdükten sonra
dir.
ilgilendirmez onları, onlar yOCU
cukla bir oyuncak bebekmiş gibi
saygı,
Çünkü analar hayatın emekçileri
fiyattır çocuğa verilen emek. Kısa vadeli hesapların yapılamaya-
tir çünkü. çocuğun ıteıtılyeslı!e
lu
gösterilen
Tüm
O�tim üyeleri Deme!!i'nln düzen
ledi!!i "Yüksek O�tim Sorunlan Sempoz
yumu" Ankara'da TSE salonunda yapıldı.
üçgün süzen sempozyumun altı oturu munda toplam 18 ayrı bildiri sunuldu ve tar· tışıldı. 12 Kasım günü başlayan sempozyumun
açılış konuşmasmı TüMOD Genel Başkanı
Doç. Dr. Thrker Alkan yapb, Alkan konuş
masında yüksek ö�timln tüm sorunlannın
sempozyumun işleyece!!1 konularla kapsan madı!!mın bilincinde olduklanm söylerken,
yüksek öl!renlnıJn sorunlanrun genel olarak el!itimin sorunlanndan da ayrılamayaca!!ını,
e!!itim sonınlanrun ise ülke sorunlarından so yutlanamayacal!mı da belirtti. Alkan tüm bu
sistem sorunu oldu!!uydu. Ancak mev cut sistem içerisinde getirilebilecek somut
analar. Onların ötesinde "genç lik" sözcüğünü pek' seven büyük-lerimiz, yöneticilerimiz, gençleri seymiyorlar, Ç'Ünkü onlara emek vermiyorlar, daha güzel insanla rın oluşumuna hiç bir katkıda bı.lunmuyorlar. Çünkü
koşulu ise genel olarak demokratikleşme içe risinde e!!itimln demokratikleşmesi olarak vurgulandı. Bu arada "Egemen Toplumsal Güç Odaklan, Emekçi Kesimler ve ünıversi· te" konulutebli!!in de Prof. Sadun Aren, de mokratikleşmenin koşullanndan birisi olarak üniversitede sosyalist ö!!ıetim üyelerine ser bestçe yer alma özgürlü!!ünün vazgeçilemez oldu!!u!!unu vurguladı. üniversite Giriş Sınavlan konulu tebll!!i nin tartışmacılanndan üSYM Başkanı Prof,
sevmek,
dir.
Gençliği sevmek onların spor
dan
bilime kendi başlarına hari
kalar yaratmalarım bekleyip, ara da sırada gerçekleşiveren bu ha rikalarla övünmek değildir.
nün
düzenlemeler ile çözülebilecek noktalar oldu !!u da ortak bır görüş olarak belirdi. Bunun
gençliği
"gençliğe hitıbe" yazmak değil
Gençliği sevmek, devlet kese sinden
yapılanlar
ondan
kendi
karşılığında
hoşunuza giden
şeyleri bellemesini, sizin kafanızı ye gönlünUzü hoş edecek davra nışlarda bulunmasını istemek
de
ğildir. Gençliği seymek, boşa tüket tiğiniz ve bir mirasyedi gibi har cadığınız umutlardan hicap duy madan . ondan "ümit" olmayı beklerneğe kalkışmak değildir.
Altan Günalp'ln, konuşmacı ve tartışmacı·
Gençliği
sevmek, ekonomı
sorunlann ülkemizde yüksek öl!retimln yeni den düzenlenmesi gereksınımının bulundu!!u
lann giriş sınavlannın bır kurum olarak antı demokratik bir ' nitelik taşıdı!!ı, ayrıcalıklı
sinden nfiğine, imarından pla
nemde ele alınmasının sempozyumun taşıdı � öneml arttırdı!!ıru söyledi. TüMOD Genel Başkanı böyle bır ortamda düzenlene,ı bır sempozyumun en büyük eksikll!!inin ise, so runlann gerçek sahibi ö!!rencilerin temsilci· lerinin yer alamamasında oldulıunu belirte
zenle bır sistem oldul!u görüşlerini kabul et mesi, sempozyumun Uglnç yönlerinden birisi
rına kadar tım bir keşmekeş ve
ve bu konuda çalışmalann oldu!!u bır dö
rek, bu durumun temel sorumlulu!!unun, yüksek ö!!renlm gençli!!lnin merkezi, sendi· kal bir örgütlenmesı önüne konan anti·de mokratik kısıtlamalar oldul!una işaret etti.
Ancak, ö!!renci gençli!!in bu kısıtlamalan, engelleri s.şma yolunda yetersiz kalmasının
da yadsınmaması gerekllll!!inl vurguladı. Daha sonra sempozyumda "Thrklye'de
Yüksek O!!retimln Tarihsel Gelişimi", "Thr
klye'de Toplum ve üniversite", "Türkiye'de
üniversitelerin Yapısal Sorunlan", "üniver site �ncesi ERitim ve ünıversıteye Gırış " , "üniversite E!!ltim Programlan ve Toplum
Gereksinimleri", "YUkaek ORrenlm Gençlı·
l!lnln Sorunlan "ana ba,lıilı Ue beUr1enen altı
oturumda Ugnlç bUdlrller sunuldu ve tartışıı· dı.
Bildiri ve tartışmacılann yakla,ımlan farklı da. olla, '8nel bır görüş bırııRine ula,·
tıklan nokta,
'RllIm 1oııın1an v. Wk. ıorun ian aruındakl W,1d Dt loııın1ann çözUmU·
kesimden gelenlerin ünıversıteye girişini dü·
oldu. Günalp, bu durumun sistem sorunu ol
du!!unu ve üSYM'nln yetki sınırlannı aşbRı
ru beDrtirken, kendisine di!!er konuşmacıla nn, karar orgaıu olmasa da yapabilecekleri
oldu!!unu hatırlatmalan üzerine, üSYM mer
kezinin sınav sonuçlannın dei!erlendlnnesin den ortaya çıkan verileri yakın bır gelecekte yayınlayaca!!ını söyledi. E!!ltim sorunlan ile ilgili demokratik kamuoyu bu sözün elbette takipçisi olmalı,
Sempozyum genel olarak oldukça kala balık bır dinleyici kitlesince Izlendi. En son
oturumda yüksek öi!renlm gençilRının so runlan konusu sunulurken, salonun daha kalabalık oluşu, öRrenel gençll!!ln kendi so
üzerinde duyariı oluşunu ifade ebnekteydi. TüMOD yetkilileri de tartış malan dinleyici kitlesine açarak, bu ilgiye
runlan
duyarlı olduklannı gösterdiler: Sonuç olnrak başarılı bır sempozyum, sorunlann gerçek sablplerince noktalanırken, çözümün de on· lann somut tutarlı, kararlı, örgütlü mücade·
lesi ile gerçekleşebileceRIni göstererek ta manılandı.
nına, yönetiminden çarşı paza anarşi içine soktuğunuz bu dilze ne
baş
kaldırdığı
zaman ona
"anarşist!" demek değildir, . Ne onun hayatının, ne de ha yatın daha güzel olması için hiç emek yermeden ' Ey TUrk Genç liğll"
demek değildir gençlilıi
sevmek. Hiç biri hiç biri değildir. Hadi Itiraf edin, gençliği hiç mi hiç sevmediğiniz!. Ve siz "agucuk" deyince o "gugucuk" yapmıyor diye onu bu yüzden copladığını zl, kanına, canına girdilılnizl iti
raf edin! Ve analara, Işte en çok bu �'Uzden hınçlanıp klnlendiğlnizi, itiraf edin! Edin de olsun bitsin! Merak etmeyin, analar Işkence yapmaz. 1 7.4,1976
ii
YORAYAŞ - 19 KASIM 1 9 79 · 15
rr�-------'�
Eğitim emekçilerinin örgütüne sahip çıkalım BEKIR YAVAŞ
Ankanı Sıkı)'önetim Komutanlıtı A.k"i Mahk.me.i TöB·DER �n 15 E)'· liil 'd. )'apıkın Şube Ba,kanları toplant .. ı nı 141. maddenin 1. fıkrOlına a)'kırı bulanık Merkez Yönetim Kurulu ü)'deri ve 25 fube bafkanı hakkında "gizli Ö'1lüt kurmaktan ol tıYobi tutukloma karan uerdi. G.çti/limiz Cumart..i günü TöB·DER Gen.1 Ba,kanı Gültekin Gazio/llu ve Merku Yürütme Kurulu ü)'.kri, 12 Mart a benzer )'öntemlerle, gece ),ar..ı .vlerind.n alınarak, Sıkı)'ön.tim Aıkeri tutukevine götürüldüler. Sabahın er ken ..atkrinden itibaren de bütün gün, arama bahaneıi)'k TöB·DER Genel Merkez binaıında kanırgah kuruldu. D.moknııi güçı.ri MC dönemkri bo)'unca kan ve can pahOlına gö/liiıle· dikkri burjuvazinin ..ldırı ve cina)'etlerini, bOlkl ve ,ömürÜlünü CHP iktida nnda da, güngeçtikç. artan bir düze)'de )'a,adılar. Burjuvazi demokratik top· lurmol muhalef.ti ıirldirm., .tki';zk,tirme ve giderek )'oketme planlarını, ıözde demokratik hak ve özgürlükk.. ..hip çıkaca/lını lö)'le)'en, memurlara ,.evli toplu';, ,özle,meli ..ndikal haklar vaad.den bir parti eli)'le, CHP ikti· dan eli)'k u)'guladı. Hem de MC dönemkrinde uIOfamadlt1 bir düze)'de )'aptı bunu. ıfÇi ve em.kçilerin O)'larl)'la iktidar olan CHP, hükümet oldu/lu .ü..ce, bırakınız d.mokratik hak ve özgürlükleri ge/iftirmeyi, var olanlann bik kulla· nılmOllna tahammül ed.medi. Memurlara ..ndikal haklar verm.k bir )'ana, el' lerindeki ıınırlı örgütknm.kri bile )'ok etme pınları pe,inde oldu. Burjuvaziye gülICn verme dÜfünC.,i),k gerçekk,tirilen bu tam )'ol ,a/la fidi,in en ,on ve )'alın ifadeli TOB·DER ve )'öneticilerine u)'gulanan ıon ope' rG6)'ondur. MHP ve VGD adlı cina)'et odaklarının kılına bile dokunulmazken, fOfi,t katiller ./ini kolUnu Iolla)'arak gezerken TOB·DER )'ön.ticikri hakkında veri"n bu karar ib..t vericidir.
Hüküm.t oldu/lu ,ürece bu ve benzeri u)'gulamalan, ba/lımlılltı artırıc� NATO 'cu, IMF'ci politika,,)'1ıı if/aı etmif CHP ve )'önetim/nin fidera)'ak TOB·DER 'e )'önelik bu ..ıdırııı, TOB·DER Genel BOfkanl Gl.iltekin Gazio/llu ve )'öneticilerinin ,ahilnda, tüm demokrOli güçlerine )'öneltilmi, bır ıoldırıdır. Bir )'andan k.ndlnden .onraki hükümete "dikenfiz bir gül bahçeli " bı' rakmak iıterc.,ine, i,tifa ettikten ıonra bile )'ön.timden a)'rıldltı güne kadar d.mokrOli güçlerine .. ıdırıyı ,ürdüren CHP )'ön.timi ve bir )'andan da Ece vit in, ../La demir atma kararının verildi/li CHP kurulla)'ında )'aptıRı konUfma ve bu konu,mada ö/lretmenler' ve TOB·DER 'e )'öne/ttiiti ithamlar olUfturul' makta olan örtülü MC ye ,imdid.n )'01 gö.terir mahi)'ettedir. Burjuvazinin ö/lretmenkr. ve örgütlerine )'önelik ilk ıoldırııı d./lildir bu. 12 Mart 7arda da benuri opertll)' onlan )'Ofadı ö/lretm.nkr ve bOfa Çıkardı· lar. Yetmi, )'ıllık örgütlü mücadek g.kne/li olan ö/lretm.n harek.ti bu ve b.n· zeri ıoldırılar elbette )'ine bo,a çıkaracaktır. Kuruldu/lu günden bu )'ana demokratik hak ve özgürlühkri korumak ve kulkınmaktan ba,ka ),oıodı,ı hiçbir eykmi o/mamlf TOB·DER ve )'ön.ticile· rini, burjuvazinin )'oıod"ı göıterme çabalan .onuç.uz Jıalacaktır. Demokratik kitle ö'l/ütlerinin öncü kadroları)'la kitkti araıındaki ba/lları koparma, kitklerl örgüt.üz bırakma )'llgın/lta .ürükl.me giriıimlerine ,.çit vermey.ce/llz. Orgü' tümüze ve )'öneticilerimiz. ıohip çıkaca/llZ. ılerici, demokrat, ,ol)'ali.t ö/l .. tmenkr ve onlann biricik örgütü TOB· DER, burjuvazinin bu hüküm.tler .Ii)'le Türki)'. yi hangi "aranlık g.keekk.. götürmek i,tedillini çoki)'i bi/m.kt.dir. Tüm demokraıi güçleri örgütlü, birle,ik, kit",,1 mücadele)'k, bu iotelli burjuIHIZinin kUrıa/lında bırakacak güçt.dir. Bugün daha i)'i bir )'Ofam, )'a,," daha güz.ı bir dün)'G için görev /xıfına!
haklar icin Demokratik . gorev b a8I · n a .i ����
Hükümeti Jtumıa cöreriııin Demlre!'e verilmesinin hemen ertesinde, IIericl-demokratlk ör· I r ve yayın orpnian üzerin· CiiIe deki bUIDIar da artmaya başla· dı. SıkıyöneUm komutıuılıkla· n, yenl hiiltiimeUn niteliline adeta uyum göstermek ıçın antidemokratik uygulamalan gIinden ııüne yo�tmyor· lar. önce 5 Kasım günü bericf Gençler DemeRI lstanbul Sıkı yöneUm Komutanlı!!ı tarafın dan kapabldı, udından Politl· ka gazetesi Genel Yayın Müdü· rü Aydın Engin tutuklandı. Bu antidemokratik, yasadışı bukı lara 10 Kasım günü TöB·DER Genel Merkezi ve Ankara Şu besI'nin uanması ve 6 MYK üyesi ile 11 ,ube başkanının tutuklaııınuı eklendi. Gene, dergilniz lıaakıya verlldl!!i sıra· da Politika gazetesi Yazıişleri Müdürü Tamer Koyaş'ın tutuk· Iandı!!ı öl!renUdl.
,
Ne var ki, sözünü ettlRlmlz uygulamalar mtldegıokratik kamuoyuUericl-demokratlk nun büyük tepkilerine yolaç· tı. lGD'nin kapatılması üzeri ne !GD ve Genç öncü Genel Sekreterleri tarafından yapı lan açıklamadan sonra, İstan· bul'da aralannda TUTED, TöB Istanbul TüS-DER DER, Şubelerinin de bulunduRu 13 örgüt yaptıklan açıklamayla kapatma kararını kınadılar. An tifaşist gençlık hareketinin ey· lem blrli!!i do!!nıltusunda güçlü bir adım atan Genç öncü, lGD, SGB, DDKD ise ortak bır açık-
lama YaPUU, !GD'n\n açılma 1stedlIer. Dört geoçllk « gütünün açı1masında özetle 'u . görüşlere yer verlidi: "nan edi· II' gerekçesi 'demokratik hak ve özgürlükleri korumak' . olan sıkıyöneUnıln bugüne kadarki uygu1amalan , temel demokra tik hak ve özgürlüklerı askıya alma, kısıtlama yÖDÜDdedlr. Sı;'ıyönetlmln demokratik kit le örgütlerini bır hlr kapatma yolunu seçmiş olması bu dedi !!imizi dol!ruJaınaktadır. Buna karşın özgürlük ve demokrasi düşmanı faşist odakIara ,MHP ' ye, OGD'ye el süriilmemlş, fa· şist cinayet ve katılamlara lIm
"Töb-O er yöneticileri serbest ff bırakılsın ! günü Ankara'da yapılan önceki Pazar Itçı Kültür Demelıl olatan ,ube kongresinde demokratik kitle örgütlerine ve toplumun tüm Ilerici kesimlerine yönelık baskılar kına· ıwak , Tö B-DER Merkez Yöneticiletının deriıal seıbest bırakılması istendi. Demokrasl güçlerinin mücadeleıine yöne· len saldınlara detlnen Itçl Kültür DemeRI Genel Beşkanı Yılmaz Onay, ' bu saldınlara karşı koyacak tek gücün örgütlülük olduiıu nu, demokratik güçlerlil tek bır yumruk, tek bır yürek olmasının zonınluluRunun bır kez daha kanıtlandı!!ını" belirtti. Divan Bqkanlı!!ı'na bhan Alkan'ın gelirlI dili kongrede verilen bır önerge ile a..!!ıdakl metin kongı:e kararı olarak benimsendI. "Son Günlerde gençlık örgütlerine, de mokratik kitle örgütlerine ve toplumun tUm ilerici kesimlerine yönelik haıkıların bır uzantısı olarak gördüi!ümüz TöB-DER Mer· kez yöneticilerinin tutuklanmasını şiddetle kınıyoruz. "Sansür ile wıata, TöB-DER, TOMDER
gıbı ilerici, kitleyi kucaklayan örgütlere bas kı yapılarak pranga vurulmak Istenlllyor. Ba!!ımslZlık, demokrasi, sosyallzm mücadele lInIn engeDenemeyece!!inl, önümüzdeki tüm engelleri örgütlü birleşik gücümüzle yeneceeı· mlzl kongre karanmız olarak hlr kez daha vurguluyonız. " I,çller, demokratik kitle örgütleri, emek çiler ve ilerici demokrat nlteDkll kitleler üze· rinde yoiıunlaştmlmaya çalışılan tüm baskı· lan protesto edlyonız. , Tutuklanan TöB-DER merkez yönetici· lerinin derhal serbest 'bırakılmasını Istiyoruz. Talep ediyoruz. 2.
Ola!!an genel kurul divan başkanı bhan Alkan"
Kongre sonunda Şube BaşkanlıRı'na Vee· dı Başkesik, Sekreterll!!e Azmi Bozkurt geti· rildiler.
��------�
&öz yumulmuştur__ . "
!KD Genel Batkanı BIrIa Oneer de yaptıRı açıklamayla bukıian kınayarak ,unian de di: "Kapatılmuı gereken örgüt ler açık ve seçik ortadadır. Y1!!ınsal kat1lanılarla yürekleri mize evlat, e" kardeş acısını sa laİı eli kan1ı katillerin örgütleri, faşist MHP, OGD hAlA açıktır. 'Kamu düzenini ve genel güven· llRi bOZanIar' ı,te bu cinayet ,ebekelericilr. Kadın-erkek tüm Uericileri, demokratlan, yurtse. verleri bu terör ve cinayet ör gütlerinin kapatılması, ülkemizi tehdit eden faşizm tehllkeslnln gerIIetilmesi, IGD, !KD , TOS DER, GENÇ öNCO, POL·DER glhl demokratik örgütlerlna çıl ması için hiç zaman kaybetme den elele vererek savaşırna çal!myoruın. .. " BANK-SEN Genel Başkanı Metin Denızmen, Demirel'in MHP ve MSP'nIn desteRiyle hü kümet kuraca!!ının anIa,ılması üzerıne gericUlk güçlerinin ka ranlık girişimlerini yoi!un1qtır dı1dannı lÖyleyerek, ' Daha do!!maDII, çocu!!u, gebe anne yi, yaşlı nlneyl öldürebilen fa şist canilerin suç örgütleri ça' lışmalannı hayasızca sürdürür ken, sadece yazı yazdı diye bır gazeteclnın, bır aydının tutuk· lınması iakemlz ıçın utanç ve ricldlr." dedI. Aydın Engln'ln tutuklanına sı üzerine bır açıklama yapan Genç-öncü Genel Başkanı Ab durrahman Atalay, PoDtlka ga_ zetesinin bMI sayılannın topla. tılması ve Engln'ln tutuklanma sının son günlerde yo!!unlaşan antidemokratik uygulamaların bır parçası oldu!!unu belirttI. Politika gazetesinin sahibi Türkıye Mıden·lş Seııdlkası
Ecmt
ft lataııbul Sıkıyöaetlm Komutanı Needet Orura IÖD Cı.dJIi ııııpananııc!I, a-ı Yayın MÜdiIıtL Aydm Bııc!D ' 1n serbest bııakılmallnı talep ,tU. İltanhul BUOIU lıqkanı Or han Apaydın, bum ve örgütlen me özgürlüklerine yöDeıen bu kılan kınayuak, ,unlan dedi: "TCK'nın tıqta 141 ve 142' ncı maddeleri olmak Ilzere, antidemokratik yaaiar yiiri.ir lükte olduRu süıece ülkemizde ki dütünce, bum ve örgütlenme özgürlüklerine dayalı çotuJcu demolaulnin ı,led\tlnden söz edUemez __ . lnuslararuı yiIkiim lillüklere ve Anayuanıızın de mokratik özüne ayimı olarak varlık ve Işlerll!!lnI liiıdüren ya saiann pozitif hukukumuzdan anntınlınası savaşımının haklı lıRı ve yerlndelJl!l, Aydın En cın ve TöB·DER yöneticileri· nın tutuklanmalan olgusuyla bellrglnleşmektedlr. "
Sıraladı!!ıınız bu örgütlerin
yanı 1IlII, TUTED Genel Beş kanı Aykut Göker, TUS-DER
Genel Başkanı Hasan Fehml Mavi, TEKSTIL Genel Bat kanı Rıdvan Budak, Petro"It Genel Başkanı Adem Yılmu, Hür Cam-It, Umter-!" Oto mobil-It, Alter-I" çal!dq Hu kukçu1ar DemeRI, Gönel Sa natçılar Demeı!!, çetltll mü· henılls odaian, FIDEF, 00. seldod Türkiye I,çl Gençlık Bırlıtl, Eaen TürklyeD Işçiler Deme!!I, Harmover Türkiyeli Gençler Biriili ve daha bır çok lIerlci, demokratik örgüt, yo !!unlaşan antldemomtlk baskı· lan protesto ettller, IGD'nIn açılmasını, TöB·DER yönetici· lerinin ve Aydın Engln De Ta· mer Kayaş 'ın serbest hırakı1ma· sını istediler.