BAGIMSIZLlK DEMOKRASi SOSYAliZM içiN HAFTAlıK SIYASI HABER VE YORUM DERGISI SAYı:
�---------------.----�-
239
5K1SIM
1979 7.S-URA -
7
Kasım
-
Büyük Ekim Devrimi 62 Yaşında
Tek imtiyazlı sınıf COCUKLAR Sovyetler Blrli!!1 'nde Lenin' In ' 1y1 olan her şey çocuklara" ilkesi gerçekleşmiş bulunuyor. Bunu Iyice anlamak isteyenin, Karadeniz kıyısındaki Artek Pi oner kampmı ziyaret etmesi ye terlidir. Artek, yaşı bakımmdan dev letten biraz gençtir. Ve elbette bütün devlet gibi Artek de do!!
dui!u günden bu yana tanınma yacak kadar de�işti.
1925 yılında arabaya koşu ·
ian öküzler ilk pionerleri Kara
deniz kıyısına ulaştır mıştı. Ço
Bugünkü Artek kampmı ku ran mimarlara, ülkemizde sa natçılara verilen en Iyi ödül olan Lenin ödülü verildi. Ora daki alelade yataklı evler bırer saray ve köşke benziyor. Orada gerçek bir saray da var: Bu, bi lim, kültür, teknik ve sanat sa rayıdır. Artek kampının stad· yumu, olimpiyada katılan spor culan kabul edebııecek nitelik te. ülkenin her tarafında yapı lan spor oyunlannın finali bu rada düzenleniyor. Besteci, ya zar
ve
ressamlar,
cuklar yelken bezinden yapıl
kendileri için
mış çadırlarda yerleşmişti. Ça· Içinde tahta masa, Is·
kampına gelirler.
dırlann
kemle ve gaz lambalan vardı. Savaştan, açlıktan, salgm has talıklardan perişan bir hale ge len ve kendine yeni gelmeye başlayan Sovyetler ülkesi bun dan fazlasını yapamıyordu o zaman. Fakat gelec�e güvenen devlet çocuklara en Iyi şeyleri
verdi:
uıkenln en ıyı bölgesin· de, en güzel yeri ayırdı.
çocuklara
yaptıklan yeni
yapıtian arılatmak üzere Artek
rarlı işleri öi!renmeleri, bilgi ve becerilerini zenginleştirmeleri, ülkenin dei!işik köşelerinden yaşıtlarının yaptıklan işleri öi! renmeleri için kuruluyor. Sovyetler Birlii!I 'nde devlet çocuklan elıitmek için büyük para ve insan kaynaklan harcar. Tabii çocuklardan da burılann karşılıi!ını bekler. Bu yılın ya zında Artek kampmda SBKP Merkez Komitesi Genel Sekre teri, Yüksek Şura Prezidyumu Başkanı L. i. Brejnev, pioner lere, büyüklere oldultu gibi bu konudan mişti.
ciddi
Brejnev
Her yıl Artek kampında 27 bın çocuk dirıleniyor. Aynca,
ülkenin her tarafında açılan 53 bin pioner kampında 11 mıı yondan fazla çocuk dirılenmek tedlr. Bütün bu kamplar, tatil za manmda çocuklann dinlenip s&i!lıklannı iyileştirmeleri, ya·
olarak
çocuklara
sözet şunlan
söylemişti: "Büyükler her biri nizin mutiu olmasını, birer ger çek insan olmasını ister. Ger çek insan olmak ne demektir? "özgürlük ve adalet-Idealle rine
sadakatla hizmet etmek
demektir. Vatanı, halkını sev mek, çalışarılara saygı göster mek ve toplum yaranna iyice çalışmak demektir. Şiddeti, Is-
tisman ve Insanın tahkır edil mesini hoş ııörmemek demek tir. "Çok yönlü ve çetın haya
Lenin yel/eni Viktor ile ( 1922)
tm bütün alanlannda aktif ol mak, işe Içten Inanarak, yara tıcı şekilde yanaşmak, insanla ra mümkün oldui!u kadar !azla yarar sai!lamak demektir. "DüriSt ve adil olmak, dost lukta sadık olmak demektir. tn sana saygı göstermek, konu,tu i!u dili, derisinin rengi deAişik olan insantarla kendini eşıt gör· mek demektir. "Yalnız çevredeki dünyanın harikalanna sevinmek deAi!, ha. yatm daha ıyı olması, ban,ın daha sai!lam ve Insanlann daha mutiu olması ıçın daha pek çok şeyler yapmak gerektii!irıl anlamak demektir. önceki ku. şai!ın kurtulamadı!!ı zorluklan Yıi!itçe yenebıımek demektir. "Bütün bu rıItelikleri kendi nize daha şimdiden aşılamanız gerekir. Her ,ey çocukluk ça. lıından başlar!"
ğildir. Fakat bunların arasında vatanımı· mızı bir bakışta bile kültürlü olan ülke· lerden bir hayli ayırt eden genel cehale ti, göze çarpan bir yere koymamız gere· kir."
"Halk öğreniminin ekonomice değer lendirilme.i", Ekonomiçeıitaya Ot .enka narodnogo obrazova�iya adlı dergi. 1897: Nüfus sayımı zamanında kay· dedilen 1 26 milyon erkek ve kadından
yalnız yüzde 2 1 . 1 'inin okuma·yazma bil diği
anlaşıldl_"Avrupa'da
Rusya'dan
başka, halk yığınları, öğrenim, aydınlık ve bilgi bakımından bukadar soyulmuş olan hiç bir kaba ülke kalmadı."
V.l. Lenin, 'Halk Ellitimi Bakanlıgı' ii, nın politikasJYIa ilgili .orun 1 903: Komünist Partisi'nin t'rogra mı 'nda yazdığı en önemli siyasi ödevler arasında şu ödev de' var: "Her iki cinsten
16 yaşına kadar bütün çocuklar için pa·
rasız, zorunlu, genel ve.profesyonel öğ renim sistemi uygulanmalı; yoksul ço cuklara yemeh., giyecek ve ders, araçları devletçe sağlanmalıdır. Halka ana dilin de okuma hakkı sağlanmalıdır."
1930: "Rusya'da öğrenimi U1kenin her tarafına yaymaya çalışanların enerji· si insanı şaşırtacak ve hayran edecek öı· çüdedir. "..Burada, işçi ve köylüler arasında öğrenimin bana
yıldırım
hızıyla yayıldığını
söyledikleri zaman, bu öğrenim
düzeyinin
yüksek
olmadığını,
azıcık
okumasını, yazmasını ve saymasını öğ reneceklerini
sanıyordum. Fakat bura·
da öğrenimin insanı eğıtebilen dOzey· de olduğunu görüyorum."
Rabindranat Tagor, mektuplar".
"Ru.ya üstüne
J 979: SSCBCıe okul çağına varan bütün
;
okuyor:
Sayıları
40
nıp bitmek üzere olan fırın başında oku.
rılan ödenekler, genel bUtçenin yalnız
mak zorunda kalmayan okul mutludur."
aşamalarda parasız öğrenim görme hak kını sağlıyor. ülkede 137 bin gündüz,
ca yüzde 0.6'sldır.
.
çocuklar
Rusya'da halk öğrenimine ay.
JIJ65:
milyon ka�ar. Sovyet Anayasası bütün
J883: "Uzun kış akşamları etrafı
S. RaçiMkiy, "Köy oku/kırına ilişkin yazılar".
aydınlatan lambası olan ve öğrencileri
J 896: "Rusya halk ekonomisinin ge
milyon
karanlıkta oturmak ya d.ı odunları ya.
lişmesini frenleyen nedenler tabii az de·
Iışıyor.
genel ortaokulu var. Bu okullarda 1 2
S OO
binden fazla öğretmen ça.
BÜYOKEKJM DEVRIMI ZEKI KILIÇ Günümüzde sosyalizme dUşman güçlerden hiçbiri, tarihsel gelişim süre
tek cephesinin oluşturulmasının yaşamsal önemde olduğu dikkate alınırsa, bu
cinin açmış olduğu yoldan yürüyen Büyük Ekim Devrimi'nin önemini, bunun
tahrifatların hedefi ve işlevi daha da açığa çıkmaktadır. En genel saldırı hedef
yarattığı değişimi ve insanlık yaşamını güvence altına alan gücünü yadsıyamaz.
leri, artık düşmanlarının bile içleri kan ağlayarak önünde saygıyla'eğildikleri
Sosyal gelişme sürecinde yaşam, Büyük Ekim Devrimi'nin gücünü, yarattığı $0-
Büyük Ekim Devrimi'nin ve onun yaratılmasına önderlik eden Lenin'in Parti
nuçları ve önemini gözardı etmeye; hele bunu karalamaya çalışanları fiilen
si'nin, parti olarak özelliklerinin ve devrimci karakterinin; diğer kapitalist
mahkum etmiştir. Denebilir ki, 1917 Büyük Ekim Devrimi'ni küçültmek ama·
ülkelerin komünist ve işçi partilerinde, kaybolduğunu ' ispat" etme girişimi
Ci artık ikinci plana wşmüştür. Bunun yerini, bilimsel sosyalizmin ilkelerinin
dir.
somutlanışının bir ifadesi olan bu eşsiz olayın temelinde, bu ilkeleri hayata geçirmekteki titizliğin, tutarlılığın ve kararlılığın olduğu gerçeğini gölgeleme
Başta Sovyetler Birliği olmak üzere dünya sosyalist sisteminin gelişme
ye, bunları tahrif etmeye yönelik kasıtlı yaklaşımlar ve propagandalar almıştır.
si, gÜçlenmesi karşısında, en geri bilinç düzeyinde olan kitleler bile kapita lizmden umut kesmeye, ondan kuşku duymaya başlamışlardır. Kitlel�in
1917 Büyük Ekim Devrimi, işçi sınıfının öncü partisinin başta işçi sınıfı
içerisine girdiği bu süreci yavaşlatmak, durdurmak, artık yalnızca ve hangi
olmak üzere müttefiki tüm emekçi sınıfların, toplumun ilerici ve demokratik
yollardan olursa olsun, onların kurtuluşuna önderlik edecek olan partilerini
tüm kesimlerinin en büyük çoğunluğunu devrime kazanmasının somut tarih
kötülemekle mümkün olabilmektedir. Sosyalizmin başarılarının karşısına, ne
sel örneğidir. lenin'in Partisi'nin özellikle devrim sırasında devrimci güçlerin
"alman mucizesi':, ne de "refah devleti" masalları çıkartılamamaktailır. Bu
birliğini sağlama yolunda verdiği mücadele, bugün tüm dünya işçi sınıfı parti
durum, kitlelerin demokratik hakları için verdikleri mücadeleleriyle, sosya
rennin gerçekleşmesine önderlik etmeye çalıştığı, evrensel önemi ve anlamı
lizm için verilen mücadeleleri daha çok birbirine yakınlaştırmakta, içiçe geÇ
olan, bilimsel sosyalizmin teorik hazinesi durumuna gelmiştir. Büyük Ekim
melerinin koşullarını yaratmaktadır. Dolayısıyla, sosyalizmin gerçekleşmesi
D_imi'ne yönelen saldırılar, devrimin bu en temel özelliğini yok sayan nok
ne önderlik edecek işçi sınıfı partisi demokiatik güçlerin birliğini sağlamak
ıacia yoğunlaşmaktadır.
yolunda düne göre daha uygun nesnel koşullara sahiptir. Bu koşulların değer
Sosyalizmin tüm düşmanlarının saldırılarını , Büyük Ekim Devrimi süre cinde bu temel gerçeği yok sayma gayretlerinde yoğunlaştırmasının iki amacı
lendirilerek, demokratik güçlerin tek cephesinin kurulmasının önüne geçmek, emperyalizm ve burjuvazi açısından yaşamsal öneme sahiptir. Bu nedenle emperyalizm ve işbirlikçisi tekelci büyük burjuvazinin, Büyük
vardır:
Ekim Devrimi ve onun yaratıcısı Lenin'in Partisi üzerinde kimi zaman "sureti Bunlardan birincisi,
proletarya devriminin genel yolu bütün dünyada
aynıdır" ilkesi ile, her ülkenin somut durumunun dikkate alınması zorunlulu ğunu karŞı karŞıya getirme, birinin diğerini reddettiğini gösterme çabasıdır. Bunun için, bir yandan devrimi "bir avuç darbecinin' eseri olarak gösterme ye çalışırlarken; diğer yandan da bu "darbenin" gerçekleşebilme koşulları nın ancak o günkü Rusya ımparatorluğu'nun içinde bulunduğu "acaip" tarih sel durumuyla mümkün olabileceğini öne sürmektedirler. Böylece, BüyUk Ekim Devrimi'ni, bir darbe; ama .aynı zamanda tarihsel olarak raslantısal da olan bir hareketmişcesine göstermektedirler. Oysa, 1917 Devrimi ne .. bir avuç darbecinin" eseri olarak ele alınabilir; ne de iddia edildiği gibi, o dönemdeki çarlık Rusya'sı "kendine özgü", "acaip", diğer ülkelerden temelden farklılık lar gösteren sosyo-ekonomik koşullara sahiptir. Büyük Ekim Devrimi, herşeyden önce insanlık tarihinin o güne kadarki
haktan" görünerek ve bu yolda milyarlar dökerek oluşturmaya çalıştığı Ideo lojik bulanıklığın temelinde, devrimin kitlesel özelliğini reddetmek yatmak tadır. Başka bir deyişle devrimin gelişmesinin genel doğrultusunun halkın Çı karlarının dile getirilmesinden ibaret olmadığının; aynı zamanda bu çıkarlar temelinde devrimde yer alanların birliğini gerçekleştirmek ve onları eyleme yöneltmek olduğunu inkar etmektedirler. Bolşevikler, en geniş halk güçlerini devrimci" bir blok içinde biraraya getirmenin devrimi gerçekleştirmek için te mel bir koşul olduğunu yalnızca saptamakla yetinmemişler, aynı zamanda bu koşulun gereklerini yerine getirmenin sürekli ve sistemli uygulayıcısı olmuşlar dır. Büyük Ekim Devrimi'nin sözü etHlen noktada saldırıya hedef olmasının ikinci nedeni de, bu tahrifatlar yolu ile sağ ve sol oportünist çizgilerin iddiala rına kanıt oluşturma çabasıdır. >Sağ oportünistler, bu iddiayı, işçi sınıfı hare
bUtUn devrimler boyunca görmediği ölçüde geniş halk giiçlerinin tek bir cep
ketinin diğer demokratik, ilerici güçlerle ortak eylemi, iş ve güçbirliğini red-
hede bütünleşerek katıldığı bir devrimdir. lenin'in Partisi, devrim boyunca
dettikleri görüşlerine kanıt olarak kullanmaktadırlar. Sol sapma içerisinde
emekçileri temsil eden tüm parti ve örgütlerle, devrim mücadelesi sırasında ol
olanlar ise, "bir avuç darbeci" masalından yola çıkarak kendi maceracı eği
duğu gibi, yeni bir toplumun kuruluşu sırasında da işbirliği yapmanın tüm
limlerine haklılık kazandırmaya çalışmaktadırlar. Sapmalarla mücadelenin bir
olanaklarını zorlamıştır. Çarlığa ve emperyalizme karŞı tek bir cephenin oluş
anlamda sınıf mücadelesinin en keskin, en rafine biçimi olduğu gözönüne alı
masının koşullarını sonuna kadar yaratmaya çalışmıştır. Bolşevik Partisi'nin
nırsa, devrimin tahrif edilen bu özelliklerini netleştirmek büyük önem kazan
halk güçlerinin çok büyük blr:bölünıünü devrime katmasının temel nedeni,
maktadır.
partinin "her zaman hareketin 'bütününün çıkarlarını temsil ettiğini" kanıtla mış olmasıdır. Burada sözkonusu edilen hareket, yalnızca işçi sınıfının tüm
1917 Ekim Devriminin yaratıcısı lenin'in Partisi'nin bu heaefler için
kesimleri değil, devrime katılmaya hazır olan diğer sınıfları, tabakaları da bir
sürdürdüğü mücadeledeki tutumu hakkında, K. Zarod<>v'un 1973 Ekim'inde
araya getiren bir harekettir.
yayınlanan bir makalesinde ısrarla vurguladığı şu sonuç, gerçekten de çok
Bu öznel koşullar yanında, tek cepheyi oluşturmanın da nesnel koşul ları vardır. Önce abartılarak, "acaip" olarak iddia edilen o günkü Çarlık Rus ya'sı, ekonomik açıdan geri de olsa, aslında emperyalizm aşamasına ulaşmıştı. Toplumsal, politik ve ekonomık yapısında tekelci devlet kapitalizminin çizgi leri belirgin olarak ortaya çıkmıştı. Kısacası, toplumsal güçler kutuplaşmıştı. Sonra, halkın genel demokratik talepleri ile, sosyalizmi kurma yolunda işçi sınıfının talebi üst üste çakışmıştı. Hemen belirtelim ki, bu çakışma ve aynı devrimci akım içinde birleşme, yani barış, demokrasi, sosyalizm mücadelesi nin bir bUtünlUk oluşturması olgusu, artık "emperyalizm çağının bir yasası" durumuna gelmiştir. Bu öznel ve nesnel durumun değerlendirilmesi sonucun' dadır ki, Büyük Ekim Devrimi, aynı zamanda halkın kendi eliyle başarı ya ulaştırdığı halk devrimidir de. Özellikle Içinde yaşanılan dönemde, tUm dünya ülkeleri işçi sınıfı parti leri açısından anti-emperyalist ve anti-tekelci güçlerin iş ve eylem birliğinin ve
önemlidir: Bolşevik Partisi, gerek diğer partilerle, gerekse mü. birliği �e birlik noktalarını aratken ve bunun sonuna kadar ısmlı takipçisi olurke�; dığer yandan "her ne pahasına" birliğin kesinlikle karşısında olmuş tur. Tek taraflı taviziere, ideolojilerini anlaşmaların konusu yapmaya, ideolo jik ve politik mücadelelerini yavaşlatmaya veya durdurmaya kesinlikle karşı çıkmışlardır. Kitlelerin evriminin önüne geçmeyen, ama kitlelerin mücadelesi Içinde ortaya çıkmaya yünutan hareketleri görüp saptayan ve o hareketleri yönlen diren lenin'in Partisi'nin sonuçları, bugün tüm Işçi sınıfı partilerinin, tUm dünya Insanlığının geleceğinin kazanımlarıdır. Bütün dünya işçi sınıfı partileri, BUyük Ekim Devrimi'nin sonsuza dek yakıığı ışığın aydınlattığı yolda yoııiırina devam ediyor. Zaman zaman yara tılmak istenen gölgeler, dün olduğu gibi bugün de bu aydınlık yolu ve geleceğı kararımaya yetmiyor, yetmeyecektir de.
_
14 Ekim seçimlerinden sonra ortaya çıkan hükUmet sorunu· nun gerici iktidar oiuşumlanylı çözürnlenece�i şimdiden kesin olarak görünüyor. Onbeş günlük bir bekleyiş sonrasında, kurula· cak olan hükümetin AP azınlık hükümeti olacaAı artık aydınlan· mış durumda. Daha doerusu, Demirel ve çevresi bir azınlk hü· kümeti kurmayı yeni yeni kabul· leniyor.
AP'nin azınlık hükümeti kur· mayı kabul etmesi, aslında seçim sonrasında kopartıian şamatanın zorunlu bir devamıdır. 22 aylık muhalefeti, bu seçim sonuçlan ertesinde Ap'nin önüne hüküme· ti kurmasından başka bir seçe· nek koymamıştır. Hükümet soru· nunun, MHP ve MSP'nin deste· eiyle ve AP'nin altına imza atı· lacak protokoUer öne 5Ürmeme· si sonucu, önümüzdeki günlerde "çözüleceRi" söylenebilir. "BUNALıM STRATEJlSI"NDEN "GENIŞ TABANLI''Y A AP'nin kabul edilmesi güç ko· şuiiar dayatmamasının başlıca nedeni, burjuva poltikasına "bu· nalım stratejisi" ıdıyla geçen tu· tumda aramak gerekiyor. AP, tek başını kurduRu hükümetle olası bir erken seçim için gerekli politik yatınmları yapma olına· eına sahip olurken, öte yandan da hükümetin yapamadıklannın suçunu eski ortaklanna ve CHP' ye yüklemeyi ve erken seçimi kaçınılmazlaştırmal'l hesapla· maktadır. Bu "bunalım strateji· si" tekelci burjuvazinin hükümet sorununu çözümleyebilecek mi· dir? Bu soruya olumlu yanıt ve· rebilene rastlamak olanaksız.
Tercüman kalemleri, 14 Ekim sonuçlannın geniş tabanlı for· mülleri geçersiz kıldıRını söyler· ken, Hürriyet kalemleri tam ter· sine aynı sonuçlann geniş taban· lı bir hükümeti zorunlu kıldıRını söylüyorlar! Tekelci basının bu iki organı arasındaki "anlaşmaz· lık" nasıl çözülecek, bu kendi sorunlan ama, Metin Toker yan· lılannın hala geniş bir çevre ol· du�u görülüyor. Bu tartışmalann hem düzeyi, hem de çözümleyicili�ne bakıl· dı�ında ortaya oldukça "gülünç" bir manzara çıkıyor. Büyük, te·· kelci burjuvazinin sorunu belli: Otoriter, gözünü budaktan sakın· mayan, iç ve dış sorunlan çöze·
Demirel azlnhk hükümetı)'le
CHP 'nin 14
-
4
Ekim
seçimlerinden sonra da süren sağa kayışııu, şimdi de alelacele ortaya sürülen Olağanüstü Kurultay ile pekiştirmeye çalışıyor. bilecek, emekçi Kitlelerin sayısal çoRuniuRunun onayını almış, böylelikle kendi başını da en az aentaoak bir hükümet. .. Sorunun bu şekilde belirlenmesinde genel· likle anlaşılıyor. Gelgelelim, so· run her ne kadar bu netlikte gö· rünse de bugüne dek uzun vade· li, kalıcı çözümler bulmak müm· kün olamadı. Çünkü, bunalım bü· yük, tekelci burjuvazinin, kapita· lizmin kendisinden kaynaklan· maktadır, asıl çözümsüz olan dü zenin kendisidir, hükümet soru· nu bunun bir· yaDSımasıdır. CHP 'NIN SACA KAYIŞI HIZLANlYAR CHP de sorunu düzenin çö zümsüzl�ü olarak gördü�ü için dir ki, arayışını bu çaresizli�n hafifletilmesi sınırlan içinde gö rüyor. Bu anlayış, onun sırtını sol, sosyalist güçlere, yüzünü ge rici-faşist güçlere dönmesine yol açıyor. . 14 Ekim seçimlerinin so· nucu, işte ber boydan burjuva partisini bu noktada birleştirdi: Tekelci büyük burjuvazinin so runlannı çözmek noktasında .. Toplumun sa�a yönelişini "Türk demokrasisinin erdemi"n den sayan Ecevit, Bayram Gaze· tesi'nde yayınlanan yazısında ay nen şunlan söylüyor:
"Adalet Parti,i bu den�yimi üstleni,ıe ve -baıarılı o/,un olma sın - giinlük olaylar karşIBında ivedi kararlar alabilecek, yürütme erkine tanınan yetki alanında kendi programına göre tutarlı davranabilecek bir azınlık hükü meti kurarJa, ülkemizde Jaklıkiı bir demokratik gelenek yerleş meye başlamış ve sayIBOl zorluk· larm bundan böyle hükümet 80rununa ve bunalımına yol açma-
"R'ıCı
YURUYUŞ· 5 KASIM 1979
sağ
merkez yönetimi,
..ndan, Türkiye, belki de kurtul· muş olacallter.... Bu sözler, demokrasi saflanna karşı, "özgürlükçü demokrasi" nutuklanndan gerici-faşjst güç lerle uzlaşma noktasına do�ru "acı" bir yolculul!.un özetidir. CHP 'nin sa� merkez yönetimi, 14 Ekim seçimlerinden sonra da süren saea kayışını, şimdi de a1el acele ortaya sürülen bir OlaRan· üstü Kurultay ile pekiştirmeye çalışmaktadır ... Tekelci burjuvazinin çozum süzlü�üne, hükümet sorununun ötesinde Miliet Meclisi ve Cum huriyet Senatosu başkanlıkla nnın seçiminde de tanık olundu. 1 Kasım günü yeni yasama yılı na başlayan Meclis ve Senato'da yapılan başkanlık seçimlerinden sonuç alınamadı. Burjuva parti leri böylelikle hangi sorunlan çö zebileceklerini de göstermiş ol dular.. AP azınlık hükümetinin ya da neredeyse "umut" haline getiri len "geniş tabanlı" formüllerin, düzenin çözümsüzlüRünün atlatıl· masını ve "düze çıkılması"nı ger çekleştiremeyeceRi demokrasi saflannın malumudur. Toplu mun saRa kayışının önlenmesi, antifaşist özlemleri kabaran CHP tabanı da dahil olmak üzere, tüm iierici·demokratik güçlerin birlik teli�inin oluşturulması ve MHP' ye, faşizme karşı kararlı bir mü cadeie vermekle mümkündür. Iş çi sınıfının ve emekçi kitlelerin ivedi çıkarlannın çözümü, bu birlikteliein kalıcı temeller üze· rinde oluşturulmasından geç mektedir.
DurJuuazının ıorunlarını na,,1 çöıec,k?
•
C'ozumsuz dDzenin kurumları
Ltı':trlh�ih1ı·'�iail?ilj Kitleleri kazanmak
Devrimci teorinin devrimci öncüye yükledi� tarihsel ııö rev, kitleleri kazanmak; onlann devrimci insiyatifini ve yaratı cı gücünü harekete geçirmek; işçi sınıfının ve tüm ezilenlerin ço�unlu�unu devrim saflanna çekmek ve hedefeyöneltmek; "devrimin politik ordusunu" oluşturmaktır. "Kitleleri kazanma" görevinin somut içeri� ve hedefteri her dönemde verili tarihsel koşullar tarafından belirlenir. Devrim sürecinin olgunlaşmış görevlerinin niteli�; bu görev lerin üstesinden gelebilecek gilçlerin yapısı ve bileşiıri; işçi sınıfının biilnçlenme ve örgütlenme düzeyi ile müttefikleri üzerindeki etkinli�, tüm bunlar "kitle" kavrammı durmadı n biçimlendirir ve devrimci öncünün önündeki görevleri belirler. .öte yandan, "kitleleri kazanma" görevi aynı zamandı bü tün bir tarihsel dönemi kapsar ve söz konusu dönem boyun ca, devrimci sürecin bu dönemdeki stratejik amaçlınna göre belirlenir. Devrim sürecine temel niteli�ni kazandıran strıte jik amaç olmadan; kitleleri bu stratejik amaca kazanacak, devrimin tüm güçlerini stratejik amaç etrafında toplayıcak olan yol çizilmeden; kitlelerin yaratıcı gücünü uyandmp hıre· kete geçirecek somut adımlar sıralamak ve nihai amıca baAla mak mümkün de�ildir. özetle, "kitleleri kazanma" görevinin somut içeriRini bir dizi nesnel koşul belirler ve bunlann başlıcalan şunlardır:
Sınıf giiçlerinin mevzilenmesinin gelişme dokrultu.u, bur juvozinin sm rf egemeniiRinin aldık' biçimler ve iktidarın poli tik biçimknişi, bunlara bagi, olarak devrimci .ür,cin önünd, olgunlaşmış akın görevler ve kitlelerin örgütlenm., bilinçl.n· me ve hazırlık düzeyi. Bu koşuUan dikkate almadıkça, toplumun devrimci dönü şümünü amaçlayan politik güçlerin kitlelerden kopması, kitle hareketinin gelişmesini saRiayacak olınaklan boşa harcaması, ve burjuvazinin, kitle mücadelesindeki düşüşten yararlanarak egemenliRini pekiştirmesine zemin hazırlaması kıçınılmaz olur. 14 Ekim seçimlerinin bır kere daha gözler önüne koyduRu gerçek, Türkiye'deki sınıfsal ve politik kutuplaşmanın, en genel çizgileriyle, gericilik ye faşizm güçleriyle tüm demokra tik-anuraşlst ve anti-emperyalist güçler ve akımlar arasında oldueudur. Tüm sınıflann, ara tabakalann ve toplumsal grup lann politik alandaki mevzilenmesi, bu kutuplaşma içinde ye· rini bulmaktadır. Sınıfsal ve kitlesel mücadelenin önünde ol gunlaşmış olan görevleri de yine bu kutuplaşmı belirlemek tedir. 14 Ekım seçimlerinin yeniden ortaya koydu�u ikinci ger çek ise, gerici-faşist güçlerin geniş kitleleri kontrol etmeyi sürdürebildi�i, kitlesel bir tabanı koruyabildiRi; buna karşılık demokratik güçlerin kitlesel tabanının, gündemdeki ınti-faşist, demokratik görevlerin üstesinden gelmeyi sal!layacak gücün gerisinde kaldıAıdır. Türkiye'de politik güçler dengesi düze yindeki "sa�a kayış" e�ilimjnin kaynaklandı�ı nesnel ve öznel koşullar da temelde budur. . Işte ülkenin bugünkü koşuUannda "kitleleri kazanma" gö revinin somut içerieini, bu olumsuz gelişıneye gözleri kıpı mak de�il; ona yol açan güçler dengesini tersine çevirmek, gericili!!in dayandı�ı mevzilere yönelmek ve bu mevzilerı kır· mak, bunalımdan faşizmin sınıfsal ve maddi temeUerini da[tı· tarak çıkmanın yolunu göstermek ve kitleleri çetin antifaşiıt demokratik mücadelelere hazırlamak görevleri bellriemekte dir. Içinde yaşadıııımız yakın dönemde "kitleleri kazanmak" demek, demokrasi ve devrim saflannda, bu görevlerin üstesin· den gelmeyi sa�layabilecek güçte bir kitle hareketlnl yük· seltmek, kitleleri örgütlemek ve mlicadeleye sokmak demek· tir. Bu görevin politik düzeydeki Ifadesi Ise, en başta, demok· ratlk güçlerin iş ve eylem birlieinin saRIanması, en genış antı· faşist blrUkteli!!ln oluşturulmasıdır. "Kitleleri kazanma" çiz· gi.inin somut, politik düzeydeki formülasyonu, bugün antifa şist birlik politikasıdır. Demokratik güçlerin gericilik ve fa şizm gıiçlerlne karşı kitleleri kazanma yolunda atacaklan en büyük adım, kendi saflannda etkın ve saRlam bır iş ve eylem blrli!!ine yönelik politikayı benimsemek, hayata geçirmektir. •
mehmet aközer
OJmhurba,lı:anı Korutiirk 29 Ekım Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bır mesaj yayınlayarak bazı gö �Ierinl açıkladı. Korutiirk'ün 29 Ekım mesajı da temel ülke so runları üzerınde bulanıklıklar yaratarak kamuoyunu yanıl�, böylece gerici, anti-demokratik girişim ve uygulamalann gerekçelerini hazırlama çabalarının bır yenisini ortaya koymuştur. Korutiirk'ün mesajının temel konulanndan biri yine "Türk vatanının ve milletinin bölünemezli�i" ol muştur. Cumhurbaşkanı'nın dikkatleri yeniden bir tehlikesi üzerine çekmek için seçti� "bölücülük'" yol, bu kez Birincl Dünya Savaşı'ndan sonra emper· yalist güçlerin Anadolu'yu paylaşma ve bu amaçla "parçalama" girişimlerine ça!!nşım yapmak olmuş tur. Korutiirk, kurtuluş savaşı sonucunda bu "parça Ianma" tehdidinin ortadan kaldınldı�ım ima ederek, bugün de Türkiye'nın aynı düzeyde bir tehditle karŞı karşıya oldu�unu bu tehdidın de aynı düzeyde karşı lık görmesi gerektij!inl vurgulamak istemiştir. Bu görüşler, "bölücülük" tehlikesi gibi gösteril mek istenen, özellikle Do!!u ve Güneydo� Anadolu' da yaşayan emekçi yöre halkının temel demokratik ıstemlerini, emperyalist işgal kuvvetleriİıin Anadolu' yu paylaşma girişimleriyle aynı nitelikte göstererek zihinleri şaşırtına sonucuna yöneliktir. Dahası, bu tiir benzetmelerle, Do� ve Güneydo� Anadolu emek çi halkının istemlerine şiddetle karşı koyma taleple ri haklı gösterilmekte, bunlardan yana çıkılmaktadır. Korutiirk'ün 29 Ekim mesajının bir başka yönü, "yeryüzünde mevcut devletlerin hiçbirisinde o dev.
r
KORUTÜRK'ÜN DEME Cİ VE SONUÇLARI letin bütün bölgeleri ve vatandaşlannın tamamı aynı ekonomik ve sosyal imkanlara kavUşturulamamıştır" Iddiasıdır. Bu iddianın, her tiirlü toplumsal eşltsizli !!in ve uıusaı baskının ortadan kaldınldıj!ı sosyalist ülkeler gerçeııini gizleme amacı bir yana; Türkiye'nin Do� ve Güneydo� Anadolu bölgelerinin ırkçı, şoven-milliyetçi politikalardan kaynaklanan ekono mik ve toplumsal geriliııinl açıkça savunma anlamına
"Liberal" etiketli bOB kıeı bir yönetimk "feu kalade hal'� nasıl no'" mal/eştireeeRini
düşü
nüyor!..
14 Ekim- seçImlerinin üzerin den çok geçmeden, olası politik sonuçlar da kendini göstermeye başladı. Cumhuriyet Halk Partisi Iki yıla yaklaşan iktidannın mu hasebesini o�anüstü Kurulta 'yında ararken, AP Genel Başkaıu Demirel de hükümet kurma ola naklarının aray"ı Içine girdi. Bu arayış ıçınde, -1. ve 2. MC ikti darlannın dellşmez üyeleri MHP ve MSP Demlre!'e hükümet ku rulmasında dışardan yardımcı olacaklannı ve hiçbir koşullan olmadılını belirttiler. AP ise, Ge nel BaşkalU'nın a!!Zından kurul ması gerekenin sa�1am bir hükü me! oldu!!unu ve bunun da üze rinde dÜfünülmesi gerektli!!ni a çıkladı. Hükümet konusunda CHP ka nadından ise oldukça Ilginç tep· kiler geldi. Bu tepkller özünde CHP'nln ıkı açmazılU" da �öster gesi oldu. Cumhuriyet lWk Par tisi, Iktidann "ateşten bır göm· lek" oldulunu Ileri sürerek bir yandan geçmiş başansız dönemi ni aklamaya çal"ıyor; dl�er yan dan da tabaıuıu aynı "ateşten gömle�in" Adalet Partisi'nin de sonunu hazırlayacai!ına Ikna et meye çalışıyordu. Geçıı�irniz hafta ıçınde bazı ilerici yazarla nn da katıldıj!ı bu çaba, öyle gö züküyor kı, ola�anüstü Kurultay' ın sonuçlan ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi'nin önü müzdekl dönemdekl temel taktı lll olacaktır. Dii!er yandan MSP Ile faşist MHP'nin de benzeri hesaplar Için de olduklan anla,ılıyordu. MSP' ye göre "bir batıl denenml,tI, sıra dillerindeydi". MHP Ise amaçlannı bu kadar açık ortaya koymuyordu. Temelde yapılan
hesap, özellikle iktidar orta!!ı ol madan fiilen iktidar olmak ve bu süre içinde küçük de olsa yaralar alm" faşst örgütlenmeyi onar mak ve olası bir erken seçime ve ya 1981 seçimlerine daha güçlü girebilmektir. Niteklm Demirel hükümetinin kayıtsız şartsız des· tekleneceıılnln Ilan edilmesinin ertesinde basında yeralan MHP' nin siyasi at iste!!i bunun göster gesi olmaktadır. 1'olayısıyla or taya açıkça çıkan göriinüm AP' nın "liberal" etiketi altında ve zor ekonomik koşullar lçin(le ülkeyi gericl ve baskıcı bir yöne timle Idare etmek olmaktadır. I'şte meden destekl�di�1 Iktidar böy lesi bir yapıya sahip olacaktır. Olası hükümet biçimlerinin Tür klye'nin yapısal bunalımına çö züm getlremeyeee�i de açıktır. öyleyse işçi ve emekçi sınıftann y'jkselen tepkisinin bastırılması ve yasal ve yasadışı teröriin bu dönemde artırılması olası Iktida nn yöneleee�i temel "çözüm" olacaktır. Nitekim yenı hükümeti kurma görevini alan Demirel de önünde kl dönem açısından tüm bu nok talan hesaplamakta ve taleplerini destekleyicisi partilere sunmak tadır. Bu taleplerin Içinde en çok dikkati çeken noktalar, "can ve mal güvenıııılnln salllan ması�' başhi!ı altında formüle e dilen yenı· yasalann çıkartılması dır. Bunlann ıçınde 'Devlet Gü venlik Mahkemeleri' de vardır. öyle anlaşılmaktadır ki gerici gUçler bu yenl iktidar olana!!ını sonuna kadar kullalUp demokra tik güçleri ulaştıklan mevzUer den söküp atmada sözümona ka rarlıdırlar. AP'nln MSP ve MHP' ye önereceııı belirtilen 51 mad-
geldi�1 kuşkusuzdur. Bölgeler arası "IilizUlbı vaol- . dugu bütün ülkeler, kapitalizmin ekonomık yaNları nın egemen oldullu ve bu ekonomık yuiianıı Ilkel; feodalizm arbAı ııômürü yöntemleriyle Içiçe ..çtlı! iilkelerdlr. Dahası asıl önemU olan, ekonomık ve t0p lumsal eşitsizli�in ulusal baskıya, temel yurttaşlık haklarırun'gaspedlirneııinedayalı olmasıdır. Koru türi, :t9 Ekım mesajındald bu &ölÜfleılnl, Türkiye'nın "demokrul ile Idare edılen pek iz lDke arasında yer aldli!ı" Iddiasıyla tamamlamışbr. Koru türk'Un, düşünce ve örgütlenme özpjrlüklerlnln atır baskılarla tehdit edlldl!!i, faşist 141 ve 142. madde lerin yürürlükte olduRu bir ortamda dile .. tlrdii!1 bu iddia, görüşlerine kaynaklık eden ç8'fl'elerin ııuıl bir "demokrasi" anlay"ııu yerleşıırmek IstediAlnı orta ya koymuş olsa gerektir. Korutiirk'ün, aynı mesajında, Türkiye'deki hükü met bunalımlarını "seçim sıstemı olarak nisbi temsi lin kabul edilmiş olmasına" balılama konusundaln iS ran da, aynı "demokrasi" anlayışının bir başka belir tisidir. Korutiirk'ün "nisbi temsil" üzerindeki bu vur g ulaması, Türkiye'de seçim sisteminin işçi sınıCı par tisine, tüm sol güçlere kapalı olacak biçimde de�işıı rUmesi Istemlerini yansıtıcı niteDktedlr. Cumhurbaşkaru'nın 29 Ekım mesajıruıı ortaya koyduııu bu yönleri, "geniş tabanıı" hükümet for mülleriyle Türkiye'ye dayatılmak Istenen Iktidar bl· çimlerinin bir göstergesi olarak del!erlendlrmek gere kir. Bu yöndeki dayatmalan etkisizleşıırmenln yolu, tüm demokratik güçlerin etkln ve kitlesel" ve eylem. biriiııinden geçmektedir.
Umut diye ...
APfnin iktidar olması.nı bekleyenler deli belge tümüyle bunun karut nemlnde kitlelerin ekonomık, re dÜfen görev, genl, kitleleri lanyla doludur. Bu 51 maddenın' sosyal ve politik koşullannm, faşizme ve. gericili!!e kartı, onun birço� demokratik güçlere yenı ivedl çözüm bekleyen sorunlan sinsi gIri,lmlerine kartı örglitle saldın pla�annın habercisi duru run daha da aj!ırlaşacaj!ı, bu ara- . mek ve mücadeleye sokmaktır. mundadır. Geri kalan maddeler . da yasal şiddetin daha da artaca Gericllli!!n kendıııeınden yıpran ise emperyalizmle Ilişkilerin iyi !!i, antldemokratik uygulamala masını beklemek somut olarak ce pekiştiriimesi, varolanıann da nn daha yaygmlaştınlıp dprinleş ona yardımcı olmaktır. Dünkü ha da güçlendirilmesi amacıru tlrileeelli, belli kimi iktidar seçe görevler ivediliklerini korumak gütmektedir. tadırlar. Hatta bu görevlerin da neklerine olanak hazırlarnak ve öte yandan yine Demirel'In, sürdürmek, kitlelerin direncini ha da aj!ırlaştıklan açıktır. öy Hürriyet 'in önde gelen yazarlann kırmak ıçın yasadışı' ş,ddetin leyse yapılacak olan, ..ricıu�ln dan Cüneyt Areayürekle yaptıllı' daba da yo�nlaştınlarak sürdü kendi kendine yıpranmasını bek görüşmede Ileri sürdüi!ü görüşler' rülecei!! bır döneme girilmekte lemek deilil, tüm güçlerle onun "liberal" AP azınlık hükümetinin dir." gerlletilmaslne çalışmak ve de önümüzdeki dönem Icraatını mokratik mevzileri korumak ve Böylesi bır' çerçeve ıçınde açıkça sergilemektedir. Demirel, tüm demokratik, antifaşist güçlegeliştirmektir. "ülkede fevkalade hill vardır" derken elbette yalnız bugünü de i!1l gelece!!1 de deııerlendlrmekte -ve bunun üstesinden gelecekleri ni açıklarken yöntemlerini de Türkıye'nın bugün -ıçınde bulunduııu ko,ullar, 14 Eldm açıkça ilan etmektedir. seçimlerinin sonuçim, önümüzdeki dönemde demolıratlk Cumhuriy�t Halk Partisi 'nın güçlere zorlu görevler dilşeceeınln &öste"rıelerlyle doludur. bazı ilerici yazarlan da etkileyen Tekelci büyük burjuvazinin eUnde; çözümsüz ekonomık "fe "Iktidar ateşten gömlektlr" man toplumsal bunalımlar karşısında ho,nutsuzluk ve tapkllerl tıııı bu çerçeve içinde gerçekten yükselen Ilenış halk kitlelerini slndlrebıımek ıçın, ıınırh sayı doj!rulanmaktadır. Ama bır ya da sııah vardır. Bunlann başında da yasal ve yasadışı terörle nıyla: önümüzdekl çetin dönem baskıyı artırmak gelmektedir. Adalet Partısı Işte bu 8lrişlmlerin uygulayıcısı olarak gö böylesi bir yaklaşımla ancak Ile· rev almaya adaydır. Yenı AP hükümetlnde 'MSP ııe MHP'nln rici-demokrat güçler Için ateşten yer almaması, "saAın ikl ucu" olarak nitelendirilen bu ıkı pa .. gömlek olabillr. öyle görülmek tlnln hükümetten uzak tutulması Adalet Partisi'nin sözde tedir ki CHP, ı. ve 2. MC iktidar "liberal" göriinUmüne "halel geimemeslnl" de saAlayıcaktır_ lan döneminde yüklendii!! Işlev 14 Ekım seçimlerinde yüksek oranda oy alan "yeni umut" sizliAi ve bekle·gör politikasını AP'nin, gerici-faşist girişimıeri, ülkeyi r.faha ulaştırmak adı sürdürmek niyetindedir. Umdu na yapması daha da kolayla,maktadır. lIu Ise, sistemin içinde bulundu Cumhurıyet Halk Partisi Ise böylesi bır AP hükümetine !!u ekonomik zorluklann AP 'yi "demokrasi" adına yeşıl ışık yakmaktadır. Tüm dünya pra de eritmesi ve güçsüzleştirmesI tlııine bakııdıRında sosyal demokrat partilerin benzeri tarlh,,1 yanılgılarına sık sık rastlanmaktadır. dir. Halk Partısı, ulaşılan demok· Bunun en barlz örnelli 1933'Ier Almanya'Ildır. Almanya' ratlk mevzileri ve bunlann ko nın derın ekonomık ve toplumsal krizler ıçınde bulunduııu runması gerektii!! konusunda en bır anda Sosyal Demokrat Parti :1ne "liberal" Von Pıpen'ln ufak bır kaygı taşımadı!!ını bu hükümet olu,turmasına yardımcı oimu, ve bu, kendı ıonunu tavnyla bir kez daha ortaya koy hazırlamamn yarunda, tüm dünya haiklannın fa,lst Hıtler Ik maktadır. tldanyla kar,ı karşıya kalmasının ıık adımını olutturmu,tu. Oysa Türkıye Işçi Partısı Mer Çünkü Von Papen, kısa bır süre sonra Hitler' Iktidar ortaj!ı kez Yönetim Kurulu'nun seçim olarak hükümete alıyor ve artık herkesin blldıeı eeUşmelere ler sonrasında yaptıııı açıklama yardımcı oluyordu. Bugün Türkiye'de de aynı saneı yaşanmaktadır. Yenı mev da da deRlnıldıeı gibi "Içine giri zilerin AP'ye, dolayısıyla da tüm ,eriCı-raşlst gIlçlere terkedil len dönemin daha çetın olaca ması, Işçi emekçi kitlelerin yıllardır verdl�i mücadeleyle ka Rı kuşkusuzdur. Erken seçimU zamlanlann bır kalemde slUnlp atılması olacaktır. Oyu bun veya seçimsiz "ara rejim" hükü lann korunması yaşamsaldır. Demokrasiyi demokrasi dÜf' meti, yeni bır "MC" veya AP manlan eliyle yaşatacaAını uman CHP yönetımı de bunu kav hükümeti olsun, yahut başka se ramak zorundadır. çenekler bulunsun, tüm bu olası lıklar yenı oluşacak Iktidar dö-
--"Tarihsel yanılgı"'
YOllVYVŞ - 6 KASLII ı.1. - 6 ,r
CHP'nin aç
Bay r a m G az e t e s i vu r g u n u n d a i l k p e rde J\nkara Bayram Cazetesi' ni çıkarma hakkını elde eden Ça� daş Cazeteciler DerneFnin bu yetkisi bürokratik saldırılarla, devlet ve hükümet kademelerin de yer alan pekçok kişi ve bazı kuruluşların seferber edilmesiyle şimdilik geri alındı. Ankara Vali Ii�i'nce bu yetki, çelişkili bir ka rarla Beyhan Cenkçi'nin naylon üyelerle dolu Ankara Cazeteciler Cemiyeti'ne verildi. Ankarada ilerici, demokrat ve sosyalist gazetecilerin ki tle ör gütü olarak kurulan ve Haziran 1979'da yapılan ikinci genel ku rulunda sonra daha da gelişen ve kendinı kabul ettiren ÇCD, yö netiminin gündeme aldılıı ilk so mu t hedefler arasında şunlar bu lunuyordu: Basın emekçilerinin del!il, burjuvazinin sözcüsü olan Beyhan Cenkçi ile bir avuç geri cinin yönetimindeki Ankara Ca zeteciler Cemiyeti (ACCl'nin elinden Bayram Cazetesi'ni Çı karma yetkisini almak. öte yan dan basın ilan kurumu, TRT yö netim ve unışma kurullarında basın-yayın emekçilerinin temsil hakkını saglamak.
ÇCD'nin gelişmesi dikkatle izlenmekteydi. ACC'yi gazeteci lerin çıkarlarını savunan örgıit ol maktan çıkararak bir arsa alım satım ofisine dönüştüren Beyhan Cenkçi ve çevresindeki çıkarcı grup, başta Istanbul ve ızmir ol mak üzere yurdun birçok bölge sindeki gazetecilere birer form göndererek kendilerini Cemiyet' in onur üyeligine layık gördükle rini açıklıyordu. Bu girişim Cenkçi'ye umdul!u sonucu ver medi. Istanbul ve ızmir gazete ciler cemiyetleri ilyelerini bu korsan üye kampanyasır.a karşı uyardı. Eylül sonunda yasa gerej!i ÇCD ve ACC gazeteyi çıkarma yetkisi için bölge çalışma müdür· lü�üne başvurarak üye bildiri minde bulundular. Çalışma Ba kanlı�ı'nın 1 5 _ 2 . 1 9 5 5 sayılı tali matnamesinin ve 5953 sayılı ya salıın 6253 sayılı yasayla değişik 20. maddesi yetki için "o ilde" en fazla "sarı basın kartlı" üye ye sahip meslek örgütünü öngör müştür. Eölge Çalışma �lüdürlü ğü belirtilen yasa ve yönetme liklerin ışıgı altında yaptıgı de-
B eylı an C enk çı- k-ım d ır -
l!erlendirınelerde Çağdaş Caze teciler Derne� i' nin Ankara Ca zeteciler CemiyeU' nden i l 9 faz la sarı basın kartlı üyeye sahip bulunduğunu saptamıştır. Bu be lirleme üzerine A nkara Valiliği 1 5 . 1 0 .1979 günü ÇCD'ye yetki vermiştir. Bu karar üzerine yJasik kalp krizlerini geçirmeye yeniden başlayan Cenkçi, tüm gücüyle, örgüt ve kişileriyle, milyonlarca lird para dökerek ÇCD'ye saldı rıya geçti. Çenkci için önemli olan yasalar değil kişisel çıkar larıydı. Beyhan Cenkçi, "şeref lıasın kartları nasıl sayılmaz' yaygarasıyla işi duygusal alana dökmeye çalışh. nk basın top lanhsıyla Başbakan Ece,i!'i ola ya müdahale etmeye çal!ırdı. Başta Hürriyet patronlarından Nezih Demirkent olmak üzere sermayenin hizmetindeki tüm kalemler, köşe yazarları ÇCD'ye saldırmayı kendisine görev seçti. Sarı basın kartı ile şeref basın kartının ayrı sayılmasını, ÇCD icad etmemişli. Bu ayırım, 24.9.1973 tarihli resmi gazetede
A nkara Gazet,ciler Cpmi· yen Başkanı n.yhan Cenkçi'n.n
bütün gazetecilik yaşamı, J 960 �nce,inde Ulus Gazetesi 'nde (lise mezunu olma hoşulu taşıdığı için) yaptığı göstermelilı yazı işleri müdürlüğüydü. Cenkç; Türk-Iş 'in bir bursundon yararlanarak bir süre ABD'de halkla ilişhiler kursuml katıldı. So.yalizm düşmanlıbını lıer sohbetinde açıkça söy· lemeye özen gösterdi. Beyhan Cenkçi, çevresini maddi çıkarl�rla tatmin edi!reh 1 6 yıldır AGC Başkanlıi/ını siirdlir· meyi başardı. (jrnet;,ı Gümrük ve Tekel Dakanlıkıyla her dönemde ilişililerini koruyarak gümrük· lerdeki radyo ve teypleri kitabına uydurup üyelerine parasız dağıtmayı başardı. Kimi zaman da ''Siimerbank kumaşı " dağıtımını sürdürdü. Son Kongre 'de i,e Cenkç; Koş 'ta hayali araziler dağıt· moy. gündeme getirdi. 1 0 'a r 2 0 'şer parsel arazi saltı. Imar ı.kan Bakanlığı birer parselden fazlası· nı kabul etmeyince işler biraz harışh. Yine Gaze teciler Cemiy e n 'nin dinenlediti yarışmalarda tüm Cemiyet üyeleri ödül almayı boşardılor. "Bu yıl tek bir haber yazmadım " diyen Arman Ta la), yılın habercisi ödülünü kazandı. A nkara Radyoıu Program Müdürü Gökçen Solalı, iki yıldan beri tek program yapmamışken, yılın programcısı .eç ildi. Beyhan Cenkç; Glinırüh uc Tekel Rahanlığı 'ndan kendisine bir araba da temin etmiştir. A tillc O n u k 'un Genel Müdürlüğü sırasında müşavir hadrostma. 0 1011(1,0, A nadolu Ajansı' no ayda bir uğramış, ama gerçell çalışanların çok üsrunde maaş almayı nasılsa başarmıştır. Bir sü re önce naylon basının damarını he.me girişin:lerinde en büyük tepkiyi Cenkçi göstermiştir. Dünya gazetesinin &ahibi Ih&an Altınal, Cenkçi'ye cemiyet başkanlığından ayrılmemo., ko şulu ile cazip bir iş önermiş tir. Parasal boyutları ayda 30 bin lira fJ1aaşa ulaşan bu "iş " gereğince, ev reklamlarlflda "bin liraya ev sahibi yapıyoruz" kampanyası başlatılmış tır. Toplanan paraların dört milyar lirayı bulduğu lÖylenmek tedir. A radan illi yıl geçmesine karlim ortada ne apartmon vardır ne daire. Cenllçi, A G e yönetim kurulunun rum Uyelerini gerici·faşistlerden oluştlITmaya da özen göı termiştir. Bu yönetime, dürii8tlükiJyle tanınan Selçutt Altan girebiIm iş, onurı da kl&Q süre sonra is· tifaıı ı�llanmıştır. Yônenn' Kurulu üyelerinden ııe Cenhçi'nin .ab kolu olan Savaş Kıratiı I(arataş döneminde TRT yurt dışı yayınlar şube müdürlüğüne atanmış uc sonra müşaı.:irtibe L/erilmiştir. Tür heş hayranı Kıratlı'nın 6,k &ık Türkeş 'in eL/inde bir baıın danışmc", gibi bilgi L'erdipi gazeteciler la· rafında" bilinmektedir.
Danıştay
yer alan basın kartları yonetmeli ğinin bır emrıydı. Kaldı ki ACC' nin Ankara'da bulunan basın şe ref karllı üye sayısı en fazla 65' ti. Bu rakam dahil edilse bile Cenkçi aradaki 1 1 9 sayılık farkı yine kapatamıyordu. ÇCD'nin yetki almasından bir gün sonra Cenkçi ve beraberinde ki bir grup, solu�u "sınıf arka daşları" olan Türk-Iş r.enel Baş kanı Ibrahir.ı Denizcierin yanın da aldılar. Denizcier, Cenkçi ve di�erleri bir saat bile kaybetme den dosdo�ru Çalışma Bakanı Bahir ETSoy'un makamına üşüş
tüler. Kadro böylece tamamla n mştı. Kırıkkale MKE işyerlerin de faşist Türk �ıetal Sendikası'na yetki vermekle övünen Çalışma Bakanı Ersoy, Cenkçi'ye " merak etmemesini" önermiş, sırtlarını sıvazlamıştı . Kendisini "çok faz la ilerici" sayan müsteşarı Çetin Zilan ile başbaşa formül arayan Ersoy, sonunda "gereğini düşün dü". Bremen mızıkacılarına Çe tin Zilan da katılınca çözüm ka �ıda döküldü. Zilan Valiliğe hi ta ben bir yazı yazdırarak "her ne kadar Bakanlığımız müfettişieri Ç C D'nin ve ACC'nin üyelerini inceleyip saptamışlarsa da siz bu raporu ciddiye almayabilir, iste diğiniz örgüte yetki verebilirsi niz" fe!vasını veriyordu. ilericili ğine halel gelmesin diye dE( yaz dırdığı yazıya kendi imza koy madı, Çalışma Cenel Müdürüne imza ettirdi. Cenkçi, bir yandan da Ankara ,barosu eski başkanı Teaman Ev ren'i bilirkişi tayin ettirerek, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde ga zetecilik yapan kişileri (örne�in Bedii Faik, Cüneri Civaoğlu, Çe tin Altan v.b.) Ankarada ÇalıŞı yormuş gibi gösterip, yönetmeli �e aykırı belirleme yaptırmak taydı. ÇCD' nin yetki almasını hazmedemeyen Cerıkçi, bayram tatiline iki gün kala Danıştay'a başvurarak (24 Ekim) yürütme nin durdurulmasını istiyor ve Da nıştay da tarihinde az rastlanır bir hızla 24 saat içinde toplana rak, görülmemiş bir usulle vali liğin savunmasıRI dahi almadan yürütmeyi durdurma kararı veri yordu_ Danıştay 1 2 . Dairesi'nde o gün bulunmayan ' bir üyenin yoklu�undan yararlanılarak yeri ne bir başka' üye sokuluyar ve üçte ikilik bir kararla Cenk çi le' hine karar çıkıyordu. Danıştay' ın bu kararının Dernek yönetici lerine tebellüğ edilmesi için ise Valilik ve tüm Emniyet örgütü nün Cenkçi'nin gönüllü memur lu�una giriştigi gözleniyordu. Emniyet Sarayı'nın telsizli ve si lahlı, kadınlı-erkekli ekipleri Ça�daı Cazeteciler Derne�i YÖ netim Kurulu üyelerinin evlerine ve sokaklarına karargah kurup, bir Danıştay kararının iletilmesi için sabahlara dek demek yöne licilerinin evlerinde nöbet bekIi yorlardı. Danıştay'ın yürütmeyi dur durma kararı üzerine Ankara Va lisi ertesi gün bu kararın kaldırıl ması için Danıştay'a itiraz etti ve savunmasının alınmadığını bildir· di. Danıştay ise o gün toplana madı ve konuyu bayram sonrası na bıraktı. Aynı Vali Danıştay'a itiraz etti�ini görınezlikten gele rek bir gün sonra mesai dışı bir günde (27 Ekim cumartesi) evin den ACC'ye gazete çıkarma yet kisini veriyordu. Yetkiyi ÇCD' den aldığını ve ACC'ye verdiğini ilan eden A nkara Valisi hunun gerek çesini soranlara "yüksek yerlerden çok baskı yapıldı�ını" söylemeyi de ihmal etmiyordu. llu telkinlerin ve baskıların Baş bakanlık ve Cumhurba�kanlı�ı çenelerinden geldi�lnin sözü sık sıl' edilmektedir.
ve C enkçi
Ankara Cazeteciler Ce miyeti
Başkanı
lleyhan
Cenkçi'nin 1 Kasım günü çıkardı�ı
Ankara Bayram
gazetesinde, yine yalan ve demagoji ile kendini akla maya
ÇallŞtl�1
Cerıkçi, sayfa
görüldü.
gazetenin
birinci
manşetinde,
yürüt
meyi durdurma karan ve ren Danıştay 1 2 . Dairesi başkan
ve
üyelerinin
fo
toğraflarını basarak "yağ danlık" görevini yerine ge tirdi. övgüler. dizdiği Da nıştay 12. Dairesi üyeleri ni böylece etkilemiş cak
ve
ola
bayramdan sonra
yeniden görüşülecek olan davayı etkilemiş olacakb. Cenkçi,
gazetesinde,
"işgali Türk milletl adına önleyen Danıştay 12. Dai resinin }'Üce üyeleri" deyi mini kullanarak adı ve Co toğrafı verilen üyelerin tü mü
gerici-faşist Ankara
Cazeteciler Cerniyeti lebi ne karar verıniş izlenimini yaratmaya çalışmaktadır. Tüm
malzemesi
yalan
ve demagoji olan Cenkçi, 1 2 . Daire'nin üyelerinden Daire Başkanı Kazım Yeni ce ve tlye Ahmet G.Ko nur'un yürütmeyi durdur ma kararında muhalif oy kullandıklarını ve nin
Çağdaş
Dernegi'nee
gazete
Gazeteciler çıkartılması
gerektiği yolunda oy ver
.L I
diklerini
açıklama yürek-
liliğini nedense gösteremi yordu.
Yine Cerıkçi, 1 2_
Daire üyesi Hikmet Müftügil'in yürütmeyi durdurma kararı verildiği gün toplantıya katılamadı�ını ve oyu nun renginin ne olacağının henüz bilinmediğini de her nedense açıklayamıyordu. Cenkçi, bu Dayram Çl kardı�ı
Ankara
Bayram
Cazetesinde ilk gün yazdı ğı başyazıda
ÇCD Cenel
Sekreteri Ahmet Abakay' ın dergimizde yer alan söy leşisinden
bölümler vere
rek " bakın gazeteyi taraflı yapacaklarmış" yaygarası nı da basmıştır. Ama alınb yaptığı bölümden, "bu ta ranılık işçi sınıfı ve emek çi halktan yana olmak an lamındadır" cümlesini her nedense ustalıkla çıkarma yı
yeğlemiştir. Ve kendi
çıkardıgı gazetenin de ne denli
tarafsız( ! )
olduRu,
çeD Cenel Sekreterinin söyleşisinde yer aldığı üze re, "tarafsızlık demagoj! siyle lekelci büyük burju vazinin sınıf çıkarlarına ne denli hizmet" eHiR! açıkça gözler önüne serilıniştir.
Bi.r
•••
ga r ı p •
CHP hesaplaşması Zamanını hatırlamıyorum ama spor
ta rt ı s m a Seçim sonuçlarını her
kes kendine göre yorumla yabilir. Buna hiç kimsenin
Bu konuda bir örnek
verelim. Belki düşündürü
cü olabilir. Örneı< Finlan
kal hakikatte zararlı olan ba,ka çeşit
muyorum. Ş öyle diyordu spor yazarı:
sınıf mücadele,ine yol açar.
bahçelidir! ... "
ta,iller·mü,tehlikler çal'ışmuına da yer
"- Türkiye'de herkes biraz Fener
•
YAVUZ üNAL
hine ilk bakışta boru görünmeyen, fa ,
sayfalarında okudu�um bir sözü unut
Halbuki biz Türk uarlığında b u miU·
Folitlk yaşamımız için şöyle söyle·
"bir-iki·üç" diye yorumlar '
da yapılmıştır. Bunların tü mü aynı düşünce biçiminin somul ürünleridir. Ve bu
vermeyecekiz" . ..
seITLçok mu iddialı olur acaba:
44 yıl öncesinin CHP'sinde Genel
,i' - Türkiye 'de herkes biraz CHP'Ii
Sekreter şöyle bitiriyor konuşmasını:
1977 genel seçimlerinden önce Hür
ii yuva bağı ile, toprak bağı ile aile ci
çizildi�ini bil
d e yurttaş yuva &ahibi olacak, ev aahibi
dir! ... . .
". Ulusçu vcutımızln mükemmeliye
diya Komünist Partisi'n den. Barış ve Sosyalizm
liir düşüncelerle de kime
maya kalkışılırsa, hele işçi
yılı Aralık sayısında, aynı
tışmaya gerek yoktur.
rumlar yapılırsa, cevap ver
genel seçimlere ilişkin olara� partinin üslubuna yaraşır
yordu. Birincisi CHP, ikincisi TIP·di...
linin ve düzenden kopup CHP'den ko
yanılgılardan
kurtarmak
Aalto şu yorumu yapıyor:
zaman varız. Ne var ki. an·
MSP, DP, CGP ... CHP kökünden çıkı·
mesi gereken bu hatırlatmaları yaptık
Politika gazetesinin 30
Demokratik Halk Cephesi
de
CHP'nin 8. Olağanüstü Kuruıtayı'n
sına gelelim. CHP'den kopmalarla ku
de
maz olacaktır.
bir diyeceği olamaz. Ama
bu, belli politik görüşlerin
sözcüleri tarafından yapıl
sınıfı
hareketi adına yo
mek ve lii m ilerici giiçleri bir görev olmaktadır.
Sorunları Dergisi'nin 1 975
yılın Eylül 'ayında yapılan
Parti Genel Sekreteri Arvo
FKP'nin de i çinde olduğu
Ekim tarihli sayısında Oya
bu seçimlerde oylarını yüz
masının seçim sonuçlarına
çıkarmış, Partinin, parla
rak, bu açıklamayı "rahat
37'den <W'a yükselmiş. Ül
Baydar, TIp MYK açıkla ilişkin yorumunu ele ala lık" ve "sorumluluğu üze
rinden atmak" olarak yo
rumluyor.
1 7'den
yüzde
19'a
mentodaki sandalye sayısı
kedeki en büyük ikinci po
litik güç olmuş. Bu,.bir ba
şarı olarak övülüyor yazı
h izmet edilebileceğini tar· Biz
bilimsel
biç imde
sosyalist
tartışmaya
her
laşılan, önümüzdeki günler
Baydar türü tartış'ma
ların yoğunlaşması kaçınıl Bu
arada
şunun
hiç
çıkarılmaması
akııdan
gerekir.
Bırakın
bilimsel
sosyalist platformdaki kişi
ler arasındaki
tartışmayı,
ilerici-demokratlar
arasın
da. Ayrıca sosyal demok
da bile tartışma demago
ğa kayma' olarak nitelen
ce bir sandalye kaybetmiş
dırılmaması
pek çok ilerici demokrat
kırsal parti gerilemiş. Mer
dük
CHP
ortağı sağcı parti 200 san
TIp
MYK
açıklaması,
seçim sonuçlarını bir "sa
dirmiştir. Ve bu paylaşmaktadır. de
yorumu
Hatta
paylaşmaktadır.
Önce bu konuya değine
ratlar var. Seçimlerde sade ler. Aşırı sağın temsilcisi kez
Parti
ve
koalisyon
l06'sınl
dalyeden
almış.
lim.
A ma partinin yorumu ay
lenmesini belirleyen olgu
ları ülkenin politik duru
kü koşullarda). seçim san
miştir ... Bu da Fin politi
Politik iktidarın biçim
lardan biri, (elbette bugiin dığından Çıkan oyların da
ğılımıdır. Bu açık gerçeğe
de itiraz edilebilir, "hayır"
denebilir. O, itiraz edenle
rin kendi bileceği istir.
Şimdi seçim sonuçları
na bakalım. MC partileri
nen şöyle: "Seçim sonuç
munu belirsizliğe sürü kle
kasında
sağa kayma de
mektir." Şimdi, malumu ilan et
meye ne gerek v�r denebi lir. En genel doğruları bile
anlatabilmek için, illa alın
tılar mı kullanmak zorun
1977 seç imlerine kıyasla,
dayız,
oranlarını yüzde 5 1 .9'dan,
dünyanın yuvarlak olduğu
seç im yapılan illerdeki oy
yüzde 65.49'a çıkarmışlar dır. Tek başına AP oy ora
nını yüzde 10'dan fazla ar
tırmış ve yüzde 36.4'ten,
yüzde
46. 71'e
çıkarmıştır.
MHP oyları ise yüzde 5.2
den, yüzde 6.59'a çıkmış
tır.
CHP
41 .4'ten
oyları ise yüzde yüzde
düşmüştür.
28.46'ya
En geniş an
lamda demokratik güçlerin
oy oranı yüzde 32.34'liir.
Bu rakamlar sağa kayışı
göstermiyorsa, sandık başı na gitmeyen 1 milyon seç
men de, herhalde, iı1dia et
diye
sorulabilir.
Bunların tümü doğru. Ama
nu söylerken her seferinde
Galile'ye
atıf yapmadan,
ya da "kitapta yerini gös
termeden" buna inanma
yanların da hala varolduğu
bir başka doğru.
Kısaca : değinip bıraka
lım. Demirel gibi sırtında
bir çok toplum suçu olan,
en azından yasal olarak is
nadı olan bir kişinin yeni
den Başbakanlık yapmaya,
hükümet
kurmaya
hazır
lanması, ülkenin sola kay masının ya da durumunu
korumasının işareti sayıla caksa, iddialı tavırlar bıra
tikleri gibi, seçimi boykot
kıimalıdır.
leri olsa gerektir!
dıklarının asıl önemli olan
tabloyu alt üst edebilecek
dar, yorumunu "TIp mer·
y ifleri bilir. Ama devekuşu
gütte
rak gerçeklerden kaçmak
ğı taktiği uygulamaya ni yetlendi" . iddiasıyla küs
eden goşistlerin "seçmen"
Şimdi birileri çıkıp bu
yorumlar ileri sürebilir. Ke· gibi kafalar kuma sokula
olanaksızdır.
Günümüzün
artan sorunları ve görevleri
karşısında bu tür yorumla ra sığınmanın adı konur.
O ad, psikolojik kaçışıır.
Ancak Baydar'ın yaz·
yanı burası değildir. Bay·
kezi seçim sonuçlarını ör· tartışmaya
açarak,
Eceviı'in CHP'de uyguladı
tahlığa
vardırmaktadır.
Aynı gazetede seçim so
nuçlarının hemen ardından "Tırmık"
başlığı
altında
jilere
vardırılamaz.
Var
gerekir.
Ter
sine örneklerini .çok gör ve
hal�
görüyoruz.
Ama bu örnekler sahiple rini bile bir yere götürme, miştir. Bırakın emperyaliz·
me ve faşizme karşı mü cadeleyi güçlendirmesin i.
Son olarak şunu söyle
yelim.
Baydar'ın
TIP'e,
"Bize yapılacak iş kalma
dı. Devrimi mevrimi bir ke
riyet gazetesinde Türkiye'deki s!yasal partilerin
hayat a�acı
mem hatırlayacak mısınız?
malarını,sınıf mücadelesinin bugünkü gerçeğinde biraz cık sınıf bilinci olan, bir iş
çi,
sahibine
aynen
iade
eder.
Ayrıca hemen söyleye
lim
bu
koşullarda
TIp
MYK'nun liim örgüt birim
lerinde açtığı tartışma, an
cak kendine ve kadrolarına
güvenen
bir
hareketin
yapabileceği iştir. Ve her
kes
kendi
eylemden
payına
gereken
bu
dersi
alacaktır. Elbette sözümüz
ders almasını bilenler için
dir. Olaylara "at gözlüğü" ile bakanlar i ç in değiL. CHP benzetmeleri
ise,
sahibirii vuran iddialar ol maktan öteye geçemez.
Baydar, uzunca b ir sü
redir, bu mücadelenin şu
rulan Demokrat Parti 'nin Genel Başka
CHP 'ye bakarken onun tarihsel ge
yeni kurulan partinin CHP'ye göre da
.
içinde
düşünmek
çok
eksik olacaktır.
yanıltıcı
ve
zaman
uçlara
sa�rulabil·
miştir. Bundan sonrası için
dileriz, yapılmaması gere
bakalım.
Recep Peker
CHP
bu
içinde.
sınıf mücadelesinin güçlen·
yoksa "sol" kanat mı diyeceksiniz kim
Çıkıp şöyle sormuştur:
. Beyler, 27 yıl sonra ;'turdui!umuz
kiye 'de sını' yoktur, cins yoktur, imti
hükümet
yaz yoktur. . . "
da oldultumuzun kesin olarak tesbitine
den birinde, devletçiliğin sınırlan "aşı
olanak var mıdır? ... Kurultay öncesinde yaptıgımız yok
sol ve aşın sağ arasında" şöyle ta·
nıml�nıyor: tl.
Bizim
devletç iliğimizi"
lamalara göre, bu soruyu soran kişi sa
IuJkiki
yısı ciddi düzeyde azdt ve bunlan da,
mo nu, husus; teşebbÜlün .erbe,i oldu
hizip kargaşası arasında, hatırlatılma
ğu fakat u m u m i-menfaa tler noktasın
soranlar oluyordu ... 5
te devletin yapıcılık saha ve .elahiyeti
Haziran
1977'de "aman oylan
bölmeyelim, TIP'e ııı den oylar MC'ye
CHP Genel Sekreteri Recep Peker'e
atılmış oy dur" şamatasıyla seçüen tam
Herhangi bir sermayedar fikrinin,
miştir. 5 Haziran'da seçilen dört adet
214 milletvekill sayısı, bugün 208'e in
kulak verelim tekrar. Şoyle söylüyor: Ol,
CHP
kendisi kadar bu memleketin halkçı/ıh
de dünya görüşü olarak önemıı sayıda
çiyi, haksız yolda tazyik edememesi";
MC'li
temin etmek lazımdır. Onun yanında kabiliyetine güuenerek devlet varlığın
dosyası hazırlayabilmiş midir? Siz, tek
resinde sermayeyle k oyun koyuna bes
rektir. . . ..
lenen, silahlanan, yayılan MHP dosyası
Pekerin sözlerini bugün Ecevit türk·
hazırladı!!ını
çesine çevirirseniz fazla Ilginç olmaya
tane yoktur ...
caktır.
CHP grup toplantılarında sıkıyöne
timin uzatılmasına karşı çıkmak, sonra
", Bunun için greu ve lokavtı yasak
grup kararına uyarak Meclis Genel Ku
eden yeni programımız onun yanında
rulunda
işçi ile işverenin münasebe tlerinde, an'
sıkıyönetimin
uzatılmasına
"evet" demek, sonra da kahvehanel.r
ortaya koyu
de bunun parti disipıini açısından ge
yor. Şu halde acaba horporati{ bir deu
rekliliğini
let düşüncesi mi hôkim dir fikri ha hra karşılamak
hatırlıyor musunuz? Bir
. Sol kanat, sol kanat!
Isterseniz biraz daha kulak verelim
Peker'e:
Bunu ' da
hatırlatalım.
bir CHP milletvekilinin bölgesinde, yö
rip e tmesine müsait bulunmamak ge
gelebilir.
da
bir CHP bugüne kadar tek bir faşizm
da esas olan sanayi mevcudiyetini tah
olarak
bulunduğunu
c;;, ne 'de önemli, 208 milletvekiUi
bir işçi kitlesinin toplu luğuna, tesanüt
laşma/arını esas
miııetvekilinin bugün AP, yanl
MC saflannda olduğunu ve CHP için
zihniyeh'nden dolayı bir evladı olan iş
savunmanın
"sol kanat" çıhk ...
için
adı
mıdır
Bugüne kadar böyle olmuştur. Bun·
programımızda bir önemli madde var
ojan sonra olmayacak mıdır ve acaba Ecevit gene CHP'nin "en solcu"su mu
marcı yolda çalışacak tröst/er ve kar·
olacaktır?
Onu önümüzdeki dönemde görece
Söz buraya gelmişken, Vehbi Koç'
un o tarihlerden itibaren CHP'li oldu
göz."
dinlemeye devam edelim:
rin deeiştiglni ve degişmedıgini sapta
Recep Peker'den bugüne özde nele
ğunu hatırlattıktan sonra Recep Pekeri
", Bilirliniz, nas,l marksist sosyalis t
madan neden "Türkiye'de herkesin bi·
'
raz CHP'1i oldugunu" ya da olmasında yarar görüldü!!ünü kavramanın olana!!ı
başlayarak parça parça çatışma &ll fla
yoktur.
CHP,
n e uğroşo sürükleyki telkin/er yaparsa, müstall!iIlerin
aralarında
sermayenin
tampon
, ;'Jürmeyecek midir?...
ue elele ı'e blj suretlf' müste/ı/ikler D/ey,
�
büyük
partisi olma kişiligini sürdürecek midir,
birleş meleri
mesine katkıd. bulunmak·
sa .. .
koitu!!unda yapttklarımlZla,
AP'ye or�nla nerede sa!!da, nerede 101-
Bu kurultayda kabul olunan ilkeler
rına ayırır, bir sın ılı öteki sınıl aleyhi
platform
mı, Topuz kanat mı, Baykal kanat mı,
Bizim halkçılığı
ya evet. Ama bili msel sos
yalist
kişi çıkacaktır? Adına merkez kanat
kurultayda yaptığı
likir bir ulu6 içinde Bmıl duygusu ile
Böyle değ i L . Tabii amaç,
CHP içinde bugün, Bayar'ın o tarih
mız bizim a�la.d)ğımız manadadır. Tiir·
n
hangilinde
lerde söylediklerini tekrarlayacak kaç
Genel Sekreteri
konuşmada şunları söylüyor: ". Biz halkçıyız.
b u aahaların
hangisinde solda olduğu muzu
kesin olarak tesbit etmek zordur... . .
Atatürk'ün son katıldığı 4'ncü kurul·
taya
n"be tle,
sağda,
lı olacaktır. örneğin 9 Mayıs 1935'de
ken yorumlardan ve hata
lardan kaçınılır. Tartışma
", Parti progra mı siyasi, ik tUad� iç timai sahaları ih tiva ettiğine göre CHP' ye
mak, bazı yerlerin altını çizmek yarar
teller de ya6ak olacakhr ... "
zısında olduğu gibi zaman
sorusuna şu yanıtı veriyor:
Onun için geçmişe kısaca göz at
deki çok kişi gibi ve bu ya·
tür eylem için·
ha sağ'da mı, daha soi'da mı oldultu
lişim doğrultusunu gözardı etmek ve
dır. Onu hahrlatayı m . Türk iye 'de isHs
Bu
nı Celal Bayar 7 Ocak 1946 tarihinde,
salt 14 Ekim sarsıntısı ile bir çerçeve
rasında burasında olmuş
tur.
tan sonra, bu kurultayın ll-' yıl sonra
dan sOz ederken böyle bir giriş yap-
mak zorunlu ...
ni açık bulunduruyor. . : "
çalışa
yakıştır
pamayan herkesin uzun uzun düşün
.yorlardı.
lım"
yolundaki
Biraz sorumluluk taşıyan her CHP'
MP, AP, CKMP, MHP, _
DP,
dan gerek olan her ekonomiII teşeb biU
kaçırmamaya
olacak ue çiftçi topraklandırılacakhr.. "
yapraklar da iki kök ve gövdeden çıkı Eski
birden görünür. Türkiy e '
olacak, .Türk ualandaşı toprağına sahip
Iki ayrı hayat a�acıydt. Dallar ve
nara bırakın şimdi, eldeki·
leri
hüviyelimiz
.
Ferh a t Gün' YURVYt'Ş -
5 KAS/M 1 9 79 - 7
7 Kasım
-
Büyük Ekim Devrimi 6 2 Yaşında
Nisan /dan Ekim Marksizmln kuruculan kapltallzmden sosyallzme ,eçişin teorik bır çerçeveslnl çizdiler. Farklı ülkelerin somut politik ve ekonomık koşullannda ve del!işik zaman dilimlerinde Izlenecek politikayı aynntılandırmaksızın bu dönemln ,enel ,örevlerini belirledıler. Lenin, Nisan Tezleri 'nde yeni tarihsel koşullarda, Si· nıf eiiçlerinln konumunun doj!nı bir de· l!erlendirilınesl temelinde Markslst çö· ziimlemeyi ,eli,tlrdi. Markslst teoriyi yeni temel önermelerle zenllinleştiren Nısan Tezleri bu niteliklerinden ötürü . Markslzme gerçek bır katkıyı oluşturu· yordu. Nısan Tezleri, Lenin'ln buıjuva demokratik devrimin bir sosyallst devri· me doj!nı büyümesl kuramı ve emperya· lizmi sosyallst devrimin ,a!al!ı olarak de· l!erlendirmesl üzerine kuruldu. Lenin bu tezlerde sosyallzmln tek bir ülkede zafe· re ulaşması olanal!ım da ortaya koyu· yordu. Nısan Tezlerı, Şubat buıjuva demok· ratik devrimlnin zaferinin sonucu olarak Çarl�ın yıkılmasının ve buıjuvazinin bir diktatörlültü olan geçici hükümet ile pro· letarya ve köylülül!ün devrimci demokra· tik diktatörlüj!ünü oluşturan Işçi ve As· ker Temsilcileri Sovyetleri tarafından temsil edilen Ikili Iktidann dol!uşuyla 1917 Ilkbabannda Rusya'da ortaya Çı ' kan öziill tarihsel koşullan ele aldı.
SAVAŞA ıLışKİN TUTUM Dönemin yakıcı bir sorunu, banşı ka zanmak ve topral!a, ekmelte ve özgürlü l!e kavuşmak için devrim baynıl!ım ilk kez kaldımııı olan Rus emekçilerinin sa vaşa ili,kin tutumuydu. Geçici Buıjuva Hükümet'in savaştan çekilme dol!rultu sunda en ufak bir niyeti yoktu. Nisan Tezieri Bolşeviklerın savaşa iliş kin tutumlanm tanımladı. Bol,eviklerin her türden savaşa karşı olan birer pasi- . list olmad�ını vurınladı. Savaşa ilişkin tutum bütünüyle banei sınıfın savaşı sür dlirdüj!üne baj!lıdır. Bankalanyla, tekel· leriyle kapitallst sını!ın emperyallst bır savaştan başkuını yürütemeyecel!i açık tır. Savaşın kapitallstler tarafından yürü tülmekte oldul!u koşullarda küçük bur juva partilerin yaptıkıaı:ı ilbi devrimci savunma çal!nsı emperyallst savaşades tek olmaktan başka hiçbir anlama iel· mlyordu. Işçi sınıfı devrimci savunmaya Ilke olarak karşı çıkmıyor ve devrimci savaşı yalnızca belirli koşullarda benim slyordu. Lenin şöyle diyordu: " sını! blUncine sahip proletarya devrimci savu nmayı ,erçekten haklı çıkartacak devrimci bır savaşı ıncak koşullu olarak, (I) iktidann proletaryaya, onunla bal!laşmış olan köyıi.iül!ün en yoksul kesimlerine ,eç mes\, (b) llhaklardan vaz,eçllmeslnln,ka l!ıt üzerınde kalmaması, gerçekten be· nlmsenmesl, (c) tüm kapitalist çıkarlarlı gerçekten tam anlamıyla bir kopuşun gerçekle,mesl durumunda kabul edebi lir." (V J.Lenln,Collected Works, Vol 124, p. 21)
mokratlk devrimin yalnızca proletarya ve köylülerin bır devrimci demokratik diktat�rlüj!ü Ile tamamlanabileceltinl öne 5ÜrÜyorlardl. 1905 devrimi bu dik· tatörlüj!ü sal!layabilecek oraanlan, I,çi Temsilcileri Sovyetlerini ortaya çıkar· mıştı. Şubat 1917 Devrimi Lenin 'in devri· mln yürütücü eiiçlerine ilişkin çözümle· meslnin dol!ru oldul!unu gösterdi. çün· kü devrim Bolşeviklerın 1905 'te belirt· tikleri sınıflar, yanı proletarya ve köy· lülük tarafından gerçekleştirllmlşti. Le· nin şunlan söylüyordu : '1şçi ve Asker Temsllcileri Sovyeti . işte proletaryanın ve köylülül!ün devrimci demokratik dik' tatörlüj!ü şimdiden burada bir gerçeklik durumuna getlrilmlştir." (A.g.e .... . 44· 45). Ancak o günün kQşullannda prole· tarya ve köylülültün devrimci demokra· tik diktatörlüj!ü resmi iktidan Geçici Hükümet"e devretmek üzere onunla bir anlaşmaya zorlanıyordu . Bu durum iki iktidarın son derece ııilnç bır biçimde içiçe geçmesi sonucunu do�ruyordu. Lenin şöyle diyordu : ''Rusya'daki bugünkü durumun özgül özelliı!i ülkenin . proletaryanın yeterslz sınıf bilinci ve örıüUenmesl nedeniyle Iktidarı buıjuva· zinin eline teslim eden . birinci aşama· sından Iktidarı proletaryanın ve köylü· lerin en yoksul kesimine geçmeslni saı!' layacak olan ikinci aşamasına geçmekte oluşudur." (A .g.e., s.22). Bu tüm iktida· nn Işçi ve Asker Temsilcileri Sovyetleri' ne devredilmesl anlamına geliyordu. O güne dek markslstler parlamenter 'cumhuriyeti sosyallzme geçişin politik bir biçimi olarak görüyorlardı. Ancak Paris Komünü'nün ve 1905 ve 1917 Şu· bat devrimlerinin deneylerını inceleyen Lenin, sosyallzm Için mücadelede poli· tık öraütlenmenin en Iyi biçiminin Sov· yetler olduı!u sonucuna vardı. Bu mark· sist teorinin ,elişiminde yeni bir adımdı. ' 'Bütün Iktidar Sovyetler'e ! " sloganı ikili iktldann sona ermesi ve bütün dev· let iktidannın Işçi, Asker ve Köylü Sov· yetleri'ne, yani devrim boyunca Geçici Hükümet"ln yanısıra kurulmuş olan ve ıçınde Sosyalist Devrimcilerin ve Menşe· viklerin, küçük buıjuva partilerinin M· la al!ırlıklı oldul!u Sovyetlere geçmesi anlam ma geliyordu. Ancak bu slogan Sovyetlerde çoltun· luı!u oluşturan partilerin temsllcilerin· den bir hükümetin ortaya çıkartılması Için bir çaı!n anlamına da gelmiyordu. Çünkü böyle bir hükümet, emekçi kltle·
aynı zamanda berşeyden önce, elki ra ml mekanizmanın bütünüyle tuflyesi ve tüm idari işlevlerin kitlelerle kaynaşmı, olan ve sürekli olarak aşaRıcIan yukanya denetlenen seçilmiş memurlara sahip de· mokratik sovyetlere devredilmesl anla mına geliyordu. Lenin Nisan Tezlerl'nde şöyle diyor du: "Bir parlamenter cumhurıyet deRU çünkü Işçi Temsllcllerl Sovyetlerinden bir parlamen ter cumhurlyete dönüş geri bir adım olacaktır ama başlan ışai!Jya, ülkenin her tarafında yer alan ltçneıln, tanm emekçUerlnln ve köylUJer!n Sov yetlerin Cumhuriyeti. "Pollsin, ordunun ve blirokraslnln or tadan kaldınlması. "Hepsl seçimle gelecek ve yerleıln den alınabllecek olan bütün memurIa nn maaşlannın ortalama bir işçinin üc retini geçmemesl.'· (A.g.e., 1.22).
MOCADELE BIçIMLERI
Varolan koşullarda llhaklanlan vaz
ieÇtll!! ve emperyallst olmaktan çıkt�ı
yolunda boş hayaller do�ran Istemler öne sürmek yerıne, buıjuva hükümeti nin emperyallst doiıasını serallemek ge rekmekteyd!. IKTIDAR SORUNU Bol,evikler 1905'lerde burjuva de·
leri devrimln temel sorunlarının çözü· münden saptırarak, devrimci sözcükler örtüsü altında aynı politikayı .sürdürecek ti. Dahası, Sosyalist Devrimcilerin ve Menşeviklerin etkin olduiıu Sovyetler tarafından atanmış olan herhangi bir ba kanın radikal demoktatik Istemlerle or· taya çıkması durumunda böyle bir ba kan gerçek iktidann egemen sınıtlara binlerce düı!ürnle baı!lanmı, olan me· murların elinde toplanmış olması nede- nlyle, bütün bir bakanlık mekanlzm,..ı nın karşı koyması ile karşılaşacaktı. Böyle bır demokratik Istem resml meka· nizmanın aiılarına yakalanmış olacaktı ya da buradan küçük, ılımlı bir reform olarak çıkacaktı. Eski mekanizmanın sürdürülmekte olması, baştaki bakanın Sovyet tarafından atanmasma bal!lı ol· maksızın buıjuva etkisinin korunması sonucunu do�uracaktı. " Bütün Iktidar Sovyetlere ! " sloganı
Petrogrcd: Devrim için ölenlere ,on MJYRı
Markslzm hiçbir zaman mücadele bi çimlerini " keşfetmez" yada uyduana biçimde bulup çıkarmaz, ama onlan genelleştlrir, örgütler ve devrımcı sınıDar tarafından hareket boyunca orlaya çıkartılarak yürütülmekte olan mücadale biçimlerine bıunç katar. Markslım la rlhsel blr yaklaşım gerektirir. Ekonomık evrimln (polltik, ulusal, kültürel, ıomut ve dıeer koşullara baRlı olarak) çe,IW aşamalannda farklı mücadele biçimleri' ortaya çıkar ve line geçer. Ve bu da ken· d! payına ikincil, türevsel biçimleri de �Iştlrir. Markslst-Lenlnlst teori olanaklı olan tUm mücadele biçimlerinin kullanıl masını ve ına stratejik görevin çözümün de en C•.zla katkısı olanlann ..çUmellnl gerekU kılar.
j
i •
.!
' lenin in Partisi Otokrasinln sona erdirilmesinden sonra kapitalist sistemin yıkılması yolu nu açan Bolşevik Parti, Idtleleri Geçici Bwjuva Hükümeti hemen devinneye ya da bemen bir ayaklanmaya çaRıranıazdl_ Çünkü 1917 ilkbahannda ülkeyi ikili bır iktidar biçimlendiriyordu ve iktidar Ge çici Hükümet'in yanısıra gerçekte, işçi lerle askerleri birleştirebilecek ve onlara çıkış yolu gösterebilecek araçlara sahip olan Sovyetlerin elindeydL Geçici Hükü met ancak kendisi için kı tlelerden gü ven Isteyen Sosyalist Devrimci ve Men şevik önderlere dayanarak iktidannı sür dürebillyordu: Devrimden sonra berhan gi bir başka kapitalist ülkeden çok daha fazla özgürlüRe sahip olan Rusya'da şid det gerektiren bir durum sözkonusu de Rildi_ Tüm bunlar iktidann banşçı bır biçimde Sovyetler'e geçmesi olanaemı yaratıyordu. Şubat devrimi sonucunda milyonlar ca kişi politikayla yakından ilgilenır du ruma gelmişti. Genellikle politik deney den yoksun olan ve küçük burjuva ön yargılara sahip olan bu Idtleler buijuvazi ile uzlaşma hayallerinden etkilenir du rumdaydı ve kolaylıkla bwjuvazinln et kisi altına girebilirlerdi. Onlara bu görüş lerinden annnıakta yardımcı olmak ve oıılan Sovyetler'den yana kazanmak ge rnklyordu. Devrimin ilk aşamasıoda "Bütün İk tidar Sovyetler'e!" sloganı Geçici Burju va Hükümet'In hemen devrilmesi Için bir çaetı anlamına gelmiyordu_ Bu, kitleleri kendi fikirlerine kazanmak için ikna et meye çalışan I!olşevik Parti 'nın bir pro paganda ve ajitasyon slogıınıydı. Kitlele re kendi sını! konumlan ile kendi yan114 inançlan arasındaki ·çellşklyi göster mek ve oıılan kendilerinin ürünü olan devrimin zaferinin meyvalanndan diRer sınıtlann yararlandıeına inandırmak ge rekiyordu. Lenin tezlerinde Bolşevik Partinin birçok sovyette henüz tüm küçük bwjuva partilerinin oluşturdueu blok karşısında azınlıkta olduRunu vur gulayarak şuıılan gösterdi: "Kitlelere, iŞçi Temailcilerl Sovyetlerinin olanaklı olan �k hükümet biçimi oldueu göste rilmelidir ve bu nedenle 2örevimlz bu hükümetin bwjuvazinln etkısı altına gir mesi durumunda sabırlı, sistematik ve tutarlı bır biçimde onlann taktiklerinın hatalannın açıklamalını sunmak ve özel IIlde kitlelerin pratik gereksinimlerine uyarlanan bir açıklama getirmektir." (A.g_e_) Devrimin banŞÇı gelışımı yalnızca ik tldann Sovyetlere banşçı bir biçimde geçişi anlamına gelmlyordu_ Bu aynı za manda burjuva demokratik devrimin bir sosyalist devrime doRru daha sonraki ge lişiminin de banŞÇı bır biçimde sürebile ceeı anlamına geliyordu. Devrimin banş Çı bır biçimde gelişme olanaeı PartI' nin geçici olarak savaş dönemı boyunca at nuş oldueu emperyalist savaşı bır Iç sa vaşa dönüştUrme sloganının kaldınIması sonucunu doeuruyordu. Daha doRruau, devrimin bu belirli geçış evresinde, iç &avaş banŞÇı, uzun ve sabırlı bir sını! propagandası olacaktı. Silahlı gücün as kerlenn elinde olduRu ve Geçici Hükü met'ln şiddete başvurmadı�ı sürece bu propaganda kitleleri banŞÇı bır biçimde sosyalizme götUrmeyl amaçlıyordu_
BOLŞEVİKLERİN EKONOMİK PLATFORMU Lenin sanayialanında da, üretim ve daeıtım üzerinde denetimin gerçekleşti rilmesi, ülkedeki tüm bankalann birleş tirilerek tek bir ulusal bankaya dönüştü rülmesi, en önde gelen şirketlerin vb. ka mulaştınlması istemlerini geliştirdi. TopraRıo kamulaştınlmasıyla birlikte bu önlemler henüz sosyalizmin getirilmesi anlamına gelmiyor, ancak kendi bütünlü eü içinde ve gelişim sürecinde bunlar henüz Rusya'da tek bir darbe ile doRru dan doRruya gerçekleştirilemiyecek, ama bu tür ivedi olarak gerekli geçici önlemlerin sonucunda başarılabilecek olan .o.yalizme geçişi belirleyecektir." (A.g_e. C. 23, S. 341) Tanm kesimine ilişldn' olarak da Le nin şu önlemleri sıraladı: Tüm büyük toprak mülkıyetine el konulması, ülke deki liim topraklann kamulaştınlması, topraeın Yerel Tanm Emekçileri ve Köylü Temsilcileri Sovyetleri'nın deneti mine verilmesı' Buıılanıı yanısıra Lenin ayn bır Yoksul Köylü Sovyetleri'nin oluşturulmasının ve yerel koşullara gö re büyüklüeü 100 hektardan 300'e kadar olan büyük topraklarda sovyetlerin de netiminde ve kamu malı olan birer ör nek çıftlık yaratılmasının gereklilielne Inanıyordu. Büyük topraklara tazmınatsız olarak el konulması, ve tüm topraklann kamu laştıniması Şubat devrimi öncesin�e bi le Bolşevik Progranun bir istemiydi. An cak Şubat sonrasındaki yeni duruma uy gun olarak Bolşevik Parti 'nın tarım poll tıkasındaki bazı noktalann deelştirllme si gerekti. Şımdı önde gelen görev, Uc retli işçinin ve küçük üreticinin çıkar Iannın ve politıkasının şimdiden !arklı laşnuş olması nedeniyle, bir yanda pro leter ve yarı proleter unsurlar, öte yanda köylülerin yukan kesimi arasındaki ay·
nlıktan ötürü mevcut "devrimci-demok ratik diktatörlük" içerisindeki kaçınıl maz farklılaşma için hazır olabilmekti. . Lenin yoksul köylülerin çıkarlannı savunarak, I<öy :emekçilerinı, Geçici Hükümet tarafından vaad edilen Kurucu Meclls'in bir çaensını beklemeksizin topra�a derbal ve örgütlü bir biçimde el koymaya çaeırdı. Toprak reformu süre since topralıın köylülüeün üst !sesimine deeıı de emekçi köylülere geçmesini saelayacak ayn bir Tanm Emekçileri Temsilcileri ve Yoksul Köylüler Sovyeti· kurulması zorunlulueunu Israrla vurgu ladı. Bu sovyetler, büyük toprak sahip lerinin topraklanna el konulması sonu cunda genış topraklarda kurulan örnek çiftlikleri - gelece�in devlet çiftliklerinl de denetleyeceklerdi. Toprak programı nın amacı emekçi köylülerin yıl\ardan beri sahip olduklan özlemlere hemen ya nıt verebilmek, tahıl üretimini geliştir mek ve artırmak ve kıtlıklann-üsteslnden gelebilmektı. "Ben kesinlikle Tanm Emekçileri ve Köylü Sovyet/erinin tüm topraea hemen el koymasından yanayım." Lenin böyle diyordu. Ve şunlan ekliyordu : "Ancak gene kendi/eri en saelam düzen ve disip lini gözetmeli ve makinalarda, binalarda ve ambarlarda en ufak bir basara Izin vermemeli ve tanmda ve tahıl üretimhı de hiçbir biçimde örgütsüzlü�e yol aç manıalı, tersine, askerlerin iki kat !azla tabıla gereksinimi oldueu ve insanlann açlıktan kınlmalarına Izin verilemeyece i!i Için bunlan gelişHr melidir/er."· (A.g.e. C. 24, S. 47) Lenin tezlerinde programın gözden geçirilmesinin ana çizgilerini belirleye rek Parti Progranunın deelştirilmesl için bir kongre önerdi. Lenin, emperyalizm Ile emperyalist savaşın bır tanımını yapabilmek ve Bol şeviklerin devlete karşı tutumlannı te ıiıellendirebllmek, bır "komün devleti" yani Sovyet devletl istemlerini biçlmlen direbllmek ıçın programın'Içinde bulu nulan tarihsel dÖneme ilişkin çözüm lemesini deelştirmeyl de gerekli buldu. Lenin aynı zamanda Part!'nln adının deeiştirilerek Sosyal-Demokrat Parti yerıne Marx ve Engels tarafından öne rlldilıl biçimiyle Komünist Parti olarak adlandınlmasının zamanının ieldli!lne de Inanıyordu . Birincisi, "Sosyal-De mokrasi" adı blUmsel deeııdl. Çünkü kapitalist toplum doRrudan doeruya yalnızca, üretım araçlannın ortak mül klyetlne dayanan ve ürünlerin dai!ıtımı nın kişinin emeelne iöre yapıldıııı 105yalizme ieçebilirdl; ama sosyalizm de II· derek "herkesten yeteneRine ,öre, her-
kese gereksinimine ,öre" llkeslnln ,eçerli oldueu komünlzme doRru ,ell,mek " durumundaydı. ikincisi, adın Iklnd bö lümünü oluşturan "demokrasi" LÖZCÜi!Ü de doRru deRildi_ Çünkü demokru! ,e nelde devlet biçimlerinden blrill nln adıydı ve (anarşlstlerin tenine) marksIst ler sosYalizme geçış sürecinde devlete olan gereeı kabul etmekteydiler, ancak bu da (oportünistlerin benimsediklerinin tersine) alışılagelmiş bir burjuva parla menter devleti deRlI, Paris Komünü Iii ründe bir devlet, 1905 ve 1917'nln ışçi ve Asker Temsilcileri Sovyeti devletlydı. Lenin tarafından Parti'nın adınin de !tiştirilmesi için gözönünde tutulması ge rektiRi belirtilen bır bqka konu da Sos yal-Demokrat önderlerin ve parlamento daki temsilcilerin çoeunluııunun sosya lizme ibanet etmiş ve ulusal burjuvazi nin yanında sat tutmu, olmalanydı. Sovyetlerdeki ve dıııer kurumlardaki her grupta işçiler ve askerler adım bqı ken dilerini Bolşevikler pbi Sosyal-Demok rat olarak adlandıran ama burjuvaziyle uzlaşmaya hızmet eden kışııeri göreblli y.orlardı. Lenin sosyal ,ovenlzmln tüm çeşitleriyle tam bir kopmayı uRIamak ta karariıydı ve yeni bır Enternasyonal' In yaratıim.... ıçın çai!nda bulundu. Lenin Nısan Tezleri 'nde teorik ola rak burjuva demokratık devrimden bır. sosyalist devrime pçl, ıçın somut bır mücadele planını bütiin açıkııe, ııe "rı! ledi_ Emperyalist halkayı kıran Rusya'daki devrım dünya devriminin bir bqlaneıcı ve aynımız bır parçasıydlLenln uluilar arası devrimci haraketin büliin bır dene yimlni ve özellikle Rus proleJaryasının devrimci mücadelesinin zenpn deneyi mını ,eneııeştlrerek yem bl� poUtlk Ikti dar biçimini, proletarya diktatoryasının bir politik biçimi olarak Sovyet Cumhu riyetl'nI tanımladı. Devrimci sını! eıld toplumsal düzenin ve devlet sisteminin yıkılması ve yenl lOsyalist toplumun ku rulması ıçın yenı bır silaha sahip kılındı. Lenin 'in Tezieri çe,ltli ülkelerin Ko' münıst Partileri ıçın strateji ve taktikler modeli, sosyalizme ,eçiş ıçın somut ko şullan, yer ve zamam hesaba katan 10mut bır plandır. Nısan Tezlert 'n1n tarihsel öneml bu rada yatmaktadır. ISAAK MINTS ' (Soclal\sm: Theory and Pmctlce, Nısan 1977 N. 4)
1ı
C H P yö net i m i s a n ı k s an d al y e s i n de
I
II
�EMIH GÜMÜŞ
•
Cumhuriyet Halk Partisi, 14 Ekim seçimlerindeki büyük ye nilgisi üzerine OlaAanüstü Kurul· tay kararı aldı. 4-5 Kasım günle rinde yapılan Kurultay'ın sonuç
ları, '1ıiruyüş baskıya verildiAln de henüz alınmamıştı. Ne var ki, OlaAanüstü Kurultay kararı bile CHP'nin içinde bulunduAu duru mun, iç çatışmalannda aAır ba· san eAilimlerin belirlenmesi ve kurultay sonrası olası gelişmele· rin çözümlenmesine olanak veriyor. i
14 Ekim seçimlerinde CHP' nin büyük yenilgisinin başlıca nedeni, 1977 'den bu yana izledi Ai politikadır. özellikle de hükü met olduAu dönemde, sınıf saf· laşması iç indeki yerini tekelci büyük burjuvazinin yanında alan, hunun sonucunda da işçi sınıfı· nın ve emekçi kitlelerin yaşam
ve CHP OlaAanüstü Kurultay kararı aldı. Genel Yönetim Kurulu
istifa etti, CHP içinde öteden beri varlıkları ve işlevleri bilinen hi. zipler yoAun kulislere ve faali .
yeUere başladı. OlaAanüstü Kurultay hem CHP Genel Yönetim Kurulu'nun ve Genel B :şkanının tabana hesap verece�i, hem de _ ve daha da önemlisi · tabanın hesap sora· ca�ı bir Kurultay olacak. Bu Ecevit tarafından da böyle kabul edildi, hizipler de bunun hazırlıGelgelelim bu yaptilar. Aını "eleştiri.özeleştiri " alışverişi, bu kez öncekilerden de çok daha büyük bir kargaşa içinde sürdü. Topuz ve Baykal hiziplerinin yanı sır4, deAişik ve ilginç "başlar" uç vermeye başladı. örneAin, Necdet U�ur "sa� mı sol
"SOL KANAT" NE YAPACAK?
izleyec.�i de belli deAildir. OIa�anüstü Kurultay'ın en önemli yanlarından biri, budur. CHP 'nin saA merkez yönetimiyle taban arasında derinleşen ku· tuplaşmanın ilkeli bir tarafı olamaması; tabanın anti!aşist, anti·
CHP;"in saA merkez yönetimi ile taban arasındaki kutuplaşmayı .sıl dile getirme iddiasında olan "sol kanat"tır. CHP' nin "sol kanadı" 1973'den sonra
istemlerini temsil edememesi durumunda; "sol ka· nat"ın bu Kurultay'dan sonra taban için bir " çıkış yolu" olınaktan çıkma sürecine girmesi büyük bir olasılıktir.
emperyalist
netleşmeye başlayan ama, hala netleşememenin sancılarını yaşa· yan bir muhalefet hareketidir.
CHP tabanının antifaşist, antiemperyalist özlemleri doArultu· sunda CHP politikasına ' Aırlık koyma iddiasında olan "sol ka·
I:Aine bir yenisini ekliyordu. Necdet UAur'un bu "çıkışı" da tıpkı Ali Topuz ve Baykal hizipleri gibi saptırıcı bir işlev taşıyor,
nat" ınuhalefeti, bugüne dek ta· banın örgütlenme iste�inin geri· sinde kalnuş, sa� merkez yönetiminin karşısına bir politika aIternatifiyle çıkamamıştir. Bunda, Genel Merkez'in taba· nın ilerici taleplerini türlü çeşitli yolla engellemeye çalışması ve sapmıcı hiziplerin yanı sıra; "sol
tabanın tepkilerini sa�a kanalize
kanat"ın kendi içinde de örgütlü
mu , . şaşırtmacası yaparak, hizip· lerin taban karşısındaki belirsiz-
ilkesiz ve tabanı temsil etmekten uzak platformlar kurma e�iIiminde gözükmesi, ilk olumsuz· luk işaretini vermiştir. Kurultay günlerinde nasıl bir politika
vuşturulmasını önleyen bir işlev görmektedirler.
SORUMLU CHP'NIN SAG MER K EZ YÖNET I M I D I R C H P için önemli bir hesaplaş ma alanı olması gereken OIaAan
üstü Kurultay'da, Gen.1 Başkan Ecevit "özeleştiri" yapacaAını açıkladı. Ecevit'in bu özeleştiri sinin de tamamıyla saptm cı bir
k imler oldu�u bir yana, bu "dış eıkiler"den neyin kastedildlAi de açık de�i1dir. Bundan sol, sosya list güçlerin kastedilmesi, CHP' nin, i ç sorunlannı temelsiz leş hislerle çözece�ini sanma yanıl· gısını h8.Jii sürdürdü�ünün işareti dir. E�er bununla çeşitli serma· ye grupları kastediliyorsa, bunun da CHP'nin tarihsel çıkmazı 01duAunu kabullenmek gerekir. CHP'nin hükümette iken sür
dürdü�ü politika onun bugünkü durumunu a çıklamaya yetecek tir. 24. Kurultay'a sunulan ra porda da belirtilen, "devletin ve ülkenin bütünlüAü, ulusumuzun
bölünmezlig;" gibi gerici slogan ların yanında, "Biz dar zamanla nn partisiyiz. Dar ve güç zaman
lann partisi olarak tarihimiz bize devleti kuran parti otarak devleti kurtaran parti olma görevini de sözleri, CHP 'nin yüklemiştir" bunalımını ap1çık orta yere ser
mektedir. Bu düşünceler, sözkonusu ra porda "Cepheciler bozacak, biz düzeltecegız- ' şekıınde dile geti· riliyordu . Ecevit de bunun CHP' nin ' : kaderi" oldu�unu 1 4 Ekim' in hemen ertesinde tekrarlıyor du .
•
CHP'NIN SAG M E RKEZ YÖNETIMIYLE TABAN ARASINDA D E R INLE ŞEN KUTUPLAŞMANIN I LK E L I BIR TARAFı OLAMAMAS ı , TABANıN ANTI F A Ş IST, ANTIEMPE RYAliST ISTEMLERINI TEMSI L E D EMEMESI D U R U M UNDA, "SOL K ANAT " I N B U K UR ULTAY'DAN SONRA TABAN IçiN B I R "Ç ı K ı Ş YOLU " OLMAKTAN Ç ı KMA SüRECINE G I RMESI BüYüK BIR OLASıl ıKTI R ' O LAGANüSTü K U R ULTAY'IN EN ÖNEMLI YANLARıN DAN B I R I BUDUR ...
koşullannı
dünden
daha
fazla
aAulaştıran CHP, ilerici-demok· ratik güçlerin anti·faşist istemle rine de kimi zaman kulak tıkaya·
rak, kimi zaman da bu istemleri
yasal yön temlerle bastırarak, bu
seçim sonuçlarına yolaçmıştır. Aynı illerde 1977'de oyunu al
dıAı bir milyon emekçinin, CHP' nin "özveri" politikasını elinin tersiyle itmesi de bunu göster· mektedir. 1 4 Ekim seçim sonuçları öy· lesine ilginç bir tablo ortaya koydu ki, bir genel seçim ge çirilmemesine ve parlamen todaki
sayısal denge esas olarak de· �işmemesine karşın, CHP aA ır· lıklı hükümet istifa etmek zorun da kaldı. lık kez iktidara geldi�i ve geniş emekçi kitlelerin Çl� gi bi büyüyen özlemlerinin oda�ı oldu�u bir ülkede, sosyal demok· rat bir partini n bu denli kısa sü rede, bu denli büyük bir iflasla karşılaştiAı bir başka ülkeye rast· lama k oldukça zordur.
YANıLTıcı HlzlPLER Sınıf mücadel.sinin gittikçe keskinleşmesi, CHP 'nin örgüt ya·
pısına da yansıyor. Başansız se· çim sonuçları elbelte çok kısa bir süre içinde eliP içinde yan· kısını bulacaktı. Nitekim bu yan kılanma oldukça da şiddetli oldu
YI R ( ' }'(
Ş
5 KAS/.li 1 9 79
10
etmeyi amaçlıyordu. Topuz-Baykal hizipleri, önce ki Kurultaylarda oldu�u gibi, bu kez de, ne istediei, neyi amaçla· dı�ı belli olmayan bir muhalefeti sürdürdüler. Bu hizipler görünüş·
te "!;ert" bir muhalefet yaptılar ama;a�r seçim yenilgisinden bir yandan CHP merkez yönetimini sorumlu tutarken, öte yandan da merkez yönetiminin başı Ecevit'i
.aynı sorumlulu ktan . tenzih et· meye" çalış"lar. Topuz·Baykal
hiziplerinin ve bazı " sol kanat" liderlerinin sürdürdükleri muha lefet, işte bu ciddiyet içindeydi! Kaldı ki, bu hiziplerin muha lefetini inandırıcı, ciddi bulmak şu nedenle de olanaksızd ı: To puz ve Baykal hem kendileri, hem de yandaşlarıyla aynı başa· nsız hükümet içindeydiler ve hü kümetin işçi ve emekçiler karşı· sındaki sorumlulu�unu paylaşan lar olarak, oıa�anüslü Kurultay' da CHP tabanına hesap verecek· ler arasında bulunuyorlardı. Bir kez daha vurgulamak gere· kiyor: Topuz ve Baykal ya da olası benzer hizipler, çeşitli bü· yUk tekelci sermaye gruplarıyla
içli·dışlıdırlar ve 2 4 . Kurulıay'da da görüldüilli gibi c ııp tabanının
ilerici istemlerine \' anıt vf"rmek bir yana. tabanın inutıalerp lınin tutarlı bir ilkeler butünlu�une ka·
bir muhalefe t olamaması. gerekli hodroloşmayı yaralamamas. ue en önemlu; ideolojik-politik te mellere dayanan bir program se çeneği ortaya koyamamosı belir leyici olmııştur. "Sol kanat" 4-5 Kasım 'daki Ola�anüstü Kurultay'a da bu da
�ınıklıkla ve belirsizlik içinde girmektedir. Doil'rusu, CHP için de ki mler "sol kanat"tandır, bu
bile
bilinmemektedir.
Çünkü,
yalnızca kişisel hesaplarla kendi ni "sol kanat"tan gösteren kişi . ler CHP içinde bir istisna de�il dir. Sözgelimi, son dönemde "sol kanat" içinde ..yıımanın başlıca ölçütleri, sıkıyönetime "karşı çıkmak" ya da 1 Mayıs'ın kutlanmasını istemenin ötesine
pek geçememiştir. Ama bu is· temlerl grup toplantılarında ya da parlamentoda kürsüden savun· rruının dışında, bu istemler do�· rultusunda başka neler yapılmış tır. hangi demokratik istemlerin takipçisi oluııınuştur, bunlar bi· I ınmemek tedir! "Sol kanat"ın ii· keli, ciddi bir muho/efe( IUJreheti
olması için bu belirsizlik ve kar· gaşadan kurtulması gerekmekte· dir. "Sol kanaı" Ola�anustü Ku· rultav oncesi bu k onw1a Umil rernemiştir. Kunıltay'n gider ken, Topuz·llay".1 hızipleriyle
i
işlevi olacaktır. Ecevit, Genel Yönetim Kurulu'nun istifasıyla hizipler arası çelişkilerin daba da keskinleşmesini ör.lemeye çalış mıştır. Zaten OlaAanüstü Kurul· tay kararı ile amaçlanan, seçim ortamının sıcaklı�ı kaybolma· dan, CHP tabanının tepkilerinin bastırılması, teslim alınması ol· muştur. CHP tabanı çok iyi bilmekte dir ki, 14 Ekim seçiminin sonuç· larından sorumlu olan CHP 'nin sal! merkez yönelimldir, bu yö netimin başını çeken Genel Baş· kan'dır. Kitlelerin antifaşist ta leplerini bastıran , ilerici·demok· ratik güçlerle işbirli�nden bucak bucak kaçan, verdi�i onca söze karşın emekçilere yaşamı çekil· mez hale getiren ve sırtını tekel· ci büyük burjuvaziye yaslayan, CHP'nin saA merkez yönetimi· dir. Bu cerçeklere gözlerini yu· man C H P merkez yönetimi CHP' nin iç sorunlarını yalnızca "dış elkiler"de aramaktadır. 24. Ku·
rultay R.aporu'nda da bu düşün. celer şöyle dile getiriliyordu : "Cumhuriyet Halk Partlsl örgü· tünde dışımızdan sorunlar yarat . ınaya çalışanlar, örgülÜn sa�Iam· lı�ını re blltünlü�lınü görerek ha yal k ırıklı�ına u�f8mışlardır . . . " "l layal kırıklı�ına uRrayanlar"ın
Bütün buntar, CHP 'nin sat merkez yönetiminIn en yetkili a�ızlarından kendini ele verme sinden başka türlü nasıl yorumla· nabilir? Işte OlaAanüstü Kurul· tay'da CHP tabanı. bu sözlerde ifadesini bulan, tekelci burjuvazi nin reformcu partisi olma çabası nın, tekelci burjuvazinin sorunla nnı kitlelerin çıkarlan ve istem lerini çi�neyerek çözmeyi amaç layan parti olmasının hesabını sormayı beklemektedir .
OIa�anüstü I(urultay, ülke mizdeki sınıf mücadelesinin bu günkü durumunun CHP 'ye nasıl yansıyacaAını gösterecektir . Po· litik güçler dengesinin daha da sa�a yöneliminin önüne geçil mesi, antifaşist güçlerin birlikte liCinın güçlendirilmesi, demokra tık hak ve özgürlüklerin gerici ik· ( ı dariam karşı titizlikle korun. nıası bakımından bu Kurultay önem taşımaktadır . CHP tabanı, Ecevit'in ve mer· kez yönetiminin o'nu teslim al
ma girişimlerini ters yiiz etmek, örgütlü bir muhalefete yönelmek zorundadır. Işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin beklentisi bu
dur. Antifaşisl güçlerin bu alan da da berraklıAa, kararlılı�a ihti yacı vardır.
ARACı DÜSÜK KAPASiTE
VURCUN
Tekel lerin gündeminde yeni zaml ar
Taşkömilril, linyit, hampetrol,
rının bir yıl için 2.7 milyar Lira
kromit, demir ceYherr, ç imento,
zarar etmesine dayanamıyorlar.
luk fosforik asit kapasitesine kar
gübre, elektrik enerjisi... TürrAI
Hatırlatma : IMF'e Maliye Bakan
şın ilk dokuz ayda yaklaşık 6
de yeraldıkları sektörler içinde
Iığı'nın verdiği rakamlara göre,
bın tonluk üretim gerçekleştirile
temel niteliği
bizim Kırlerin 1 979 yılı Işlet
bilmiştir.
olan mallar. Bu
malların Ilretimindeki değişimle·
me zararları 66 milyar lira ola
re bakıldığında, TUrkiye sanayiin
cak."
purlu ufuklara doğru mu yol al
1979).
(Görüş,
Sayı 9,
Eylül
mi geldiğini anlamak mümkün.
Kapasite kullanımına ilişkin bu yıla ait veriler de benzer du rumu yansıtmaktadır. Yıllık ku
dığını, yoksa yerinde sayarak, gi derek daha çok dışa bağımlı hale
GUbre Sanayii'ndeki 70 bin ton
1 977
yılının
Şubat ayında
ithalat traf\sferleri durduruldu
Türkiye'de büyük özel' serma
ğunda, özel sektör "ithalat yapa
ye, kamu kesimi elindeki fabrika
mıyoruz, üretim duruyor, batı
rulu kapasiteleri 1 1 .590 bin tona ulaşan özel kesim çimento fabri kaları,
Ağustos
sonuna
dek
5.988 bin tonluk üretim yapmış
ve işletmelerde, verimliliğin ve
yoruz" Wrilnden feryatlara baş
tır. Klinkerde de 1 1 .974 bin ton
kapasite
lamıştı. üretimi önemli ölçülile
luk 1979 yılı kapasitesinin, yılın ilk sekiz ayında yüzde 42'si kul
kullanım
oranlarının
çok düşük olduğunu yineleyip
dış girdilere bağımlı ('Ian, mon
durur. Ve tabii bu kuruluşların
taja dayalı sanayiler, bunca döviz
lanılabiimiş ve 5.055 bin ton
kendisine devrini ister. Türk Sa
kıtlığına,
klinker üretilmiştir. üçü yaban
ithalat
gü�lüklerine
nayicileri ve Işadamları Derneği
karşın nasıl oluyordu da bir son
Ci sermayeli dört özel lastik fab
TüSIAD tarafından yayınlanan
raki 12 aydan altın yılını yaşı
rikasında ise yıllık toplam kapa
Görilş dergisinin hemen her sayı
yordu? üretimi gerçekten düşük
site
sında çeşitli biçimlerde değinilir
bir düzeyde seyrederken hangi
ağustos sonuna dek bunun üçte
bu konuya.
nedenle, tekellerin gücüne güç
biri kullanılmış ve toplam olarak
katılıyordu?
2,9 milyon .adet binek, kamyon,
"Özel sektör, elektrik üret·
Bu yılın ilk dokuz aylık dö
yapmak istese 'bun.u kamu yapa
neminde Izlenentemel mallardan
her
madık
nekadar 1 5 yıldır yapa ama
ileride
yapacağız.
Sen sakın motor yapma' denilir. Özel sektör dökümhane kursa, 'ağır sanayie girip KIT'lere rakip olmak istiyor' denilir_ Demir-çe lik üretmeye kalksa, 'özel kesim devletin stratejik temel malları nın ffretımini eline geçiriyor' di ye endişe duyulur ... " (Görüş, Sa
yı 8, Ağıutoo 1979) " ... Ingiliz Çelik Şirketi, ilk olarak Kuzey Galler'de bulunan çelik üretim tesisini kapatmayı kararlaştırdı.
Şirket
yetkilileri
milyona
yaklaşırken,
otobüs, traktör lastiği ve iç las
mek istese 'bu kamunun işidir' diye önlenir_ Özel sektör motor cak,
8,5
üretimleri
dış girdilere bağımlı
olmayanlarda geçen yılın eşdö nemine göre bir artış sözkonusu dur. Ancak geçen yıl ve 1 977'de, kapasite
kullanım
oranlar'Inır.
yüzde 50 dolayında olduğu ve bu oranın bazı sektörlerde yüzde 25-30'a dek düştüğü anımsandı ğında, gerçek bir üretim artışın dan
sözedilemeyeceği
ortaya
çıkmaktadır. örneğin, 1978 yı lındaki kurulu kapasitesi 1 50 bin ton olan Soda Sanayii A. Ş. de ilk dokuz ayda
üretilen soda
miktarı 87 bin ton, DYO'nun
tik üretilmiştir. Özel kesimin yer aldığı sek törlerin tümünde gözlenen bu dü şük oranlı kapasite kullanımına karşılık,
kamu
eliyle
işletilen
fabrikalara da el atma isteğinde ki ısrarın altında yatan kar ve pi yasayı tümüyle denetim altına al ma amacıdır. Bugün, özel kesime ucuz girdi sağlamak ve yarattığı kaynakları bu kesime en ucuzun dan özel, sektöre aktarma politi kalarını
izleyen ' Kamu i ktisadi
Teşebbüsleri'nin
zararları
ile,
alanında teker olan bir özel iş letmenin zararı farklı sonuçlar
29 bin ton kapasiteli iki fabrika
vermektedir. Tüm emekçi/erden
sında üretilen boya ve vernik ise
peşinen kesilen vergilerle yapılan
yon dolar) zarar ettiğini bildirdi
1 2 bin tondur. Istanbul Gübre
kamu yatırımlarının meyvalarını
ler.
Sanayii A.Ş. de 330 bin tonluk
toplayan özel kesim, bilinçli ola
amonyak
rak ettiği zararı bir sonraki yıl
geçen yıl fabrikanın 27 milyon I ngiliz Urası (yaklaşık 68 mil
"27 milyon I ngiliz lirası yak
üretim
kapasitesine
laşık 2.7 milyar Türk Urasıdır.
karşın yılın dörtte üçünde 102
katlayarak
Demek ki ıngilizler bir'fabrikala-
bin
kelleşme
E� . lHABERlER 1979 ıÇiN
ÖNGÖRÜLEN DIŞ TICARET AÇICINA ŞIMDIDEN ULAŞI LDI EyIW ayında 617 milyon do larlık ithalatyapılılı. 1978 yılı nın eş ayında yapılan ithalata göre yüzde 48 daha fazla olan bu tutar, 1979 yılında bir ay Içinde en yüksek düzeydeki it halatın gerçekleştirildi!!lni gös teriyor. Eylül ayı Ithalatıyla birlikte, yılın ilk dokuz aylık dönemindeki' ithalat toplamı 3 milyar 627 milyon dolara uLq tı. Bu arada, yılın ilk üç çeyre Rindeki dış tıcaret açlRı da 1 milyar 962 milyon dolara Çıktı. Bu deRer, 1979 yılı sonu Için beklenen dış tıcaret açıilı idi.
ton
amonyak,
Akdeniz
14 Ekim seçimlerinin ardından Hükümeti kurma görevi nin AP Genel Başkanı Süleyman Demirel'e verilmesiyle I' çevrelerinde kıpırmanda başladı. Kısa adı TüSIAD olan Türk Sanayici ve İşadamlan Derne�i'nde "gizli" bir toplantı yapan btanbul1u Işadam!an bir durum deilerlendirmesi yaptılar. Toplantının hemen ertesinde ise TüSIAD'ın Ba,kanı Feyyaz Berker'in sahıp oldullu TEKFEN Holdln,'e baillı ampul tab .rika\arından umit'tekl Birle,lk Aydınlatma FabrikUl'nın üre tlmiıu durdurduilu açıklandı. Fabrika yetkilileri, üretlml dur dunna Il8rekcesini, ' ampullerin her birinin maliyetinin 77 LI ra olmasına karşın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlı!!ı tarafından ' 58 'Iiralık birim fiyat belirlendi�ini, bu nedenle daha fazla ma liyetin altında satış yapmamak" biçimlnde açıkladılar. Dayanıklı tüketim maddelerinin fiyatlan alabildi!!ine artarken, un, tuz, çay, yal! gibi piyasada bııiunmayan ma1Iar 'listesine enkandesa'1t ampullerın de eklenmesi hiç sürpriz ol madı. çünkü, Türkıye'nin ampul gereksınimlnın yüzde 60'ını karşılayan Tekfen'in uzun süredir üretimlnl düşük tuttuilu)kl yıl öncesinde 7,5 liraya satılan bir ampulün karaborsada bu yıl 75-80 liradan alıcı bulabildii!i bilinmekteydi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlıi!ı 'nda 200'ü aşkın mal fi yat farkı için beklemektedir. Yani Tekfen'i dii!er fabrikalar izleyecek, 1980 yılına a'dan z'ye her türlü mala yeni zamlarla girilecektir. Böylece, piyasadaki "yok"lar birdenbire piyasada bulunaliiUr hale gelecek, kuyruklar ortadan kalkacaktır. Görünen o ki, aynı yıla i,çiler, memurlar ve di!!er tüm emek çiler Iki yakası biraraya gelmeyen bütçelerini denkleştirIneye çalışarak ve zorunlu ihtiyaç maddelerinin bir bölümünden da ba vazgeçerek gireceklerdir.
çıkartmaktadır. Te sürecinin
hızlandıl!!
sektörlerde, piyasa fiyatı tekeller tarafından belirlenmektedir. 1 973-1976
döneminde
boy
atmaya hazır hale gelen onbin lerce küçük ve orta büyüklükteki işletme, 1 977-1 979 döneminde iflas bayrağını çekmiştir. Merkez Bankası tarafından bu yıl döviz lere uygulanmaya başlanan katlı kur sistemi de tekelleri ve Ure timlerini iki ne�enle etkilemiş tir: Dolar başına 47 lira ödeye rek
yaptığı
ithalatla üretimini
gerçekleştiren ithalatçı sanayici ler, dolarlara ödediklerini olduğu gibi sattıkları malların fiyatlarına yansıtabilmektedirler. Öte y�n dan, Merkez Bankası'ndaki döviz kaynağının yanısıra, sanayiciler ce kullanılan bir başka 'kaynak daha vardır: Tahtakale piyasası adı verilen bu piyasadan sağla nan dövizlerle, transferlerin dur
jui!U
1 977
yılı
Şubat'ından
sonra özel kesim ithalatı daha değişik
yollardan
sürdürillebll
miştir! Bu nedenle, geçtiğimiz
AET GöRÜŞMELERI ıÇIN-YENI HOKÜMET BEKLENIYOR Geçti!!imiz hafta yapılan Ortak Pazar Dışişleri Bakanlan toplantısında Türkıye ile ilişki ler konusu ele alındı ve AET' nin Türkiye'ye sai!lamayı ön gördüi!ü 100 milyon dolarlık özel fonun 1980-1981 döne minde somut projelerin gerçek leştirilmesinde kuUanılınasl ilke olarak kabul edildi. Fon'un kuUanılına yoUan ve serbest bı rakılacak bölümü Daimi Delege ler Komitesi'nce saptanacak. Toplantıda birer konuşma ya pan, Konsey dönem başkanı ır landa Dışişleri Bakanı Micheal O 'Kennedy ve Komisyon Baş kan Yardımcısı WiIilam Hafer kamp, Türkıye'deki siyasi orta mın beUrsizııei nedeniyle, ta raflar arasındaki Ulşkllerl can landırmaya yönelık görüşmele rin bir süre daha ertelendieini bUdlrdller.
ASO'YA GöRE BANKALAR KARARNAMESI ANAYASAYA AYKıRı
ay içinde Merkez Bankası Başka nı ısmail Hakkı Aydınoğlu tara fından
yapılan "Alman kredisi
lama da, "döviz yok" diye sızIa nan özel kesimin gerçek duru munu
yansıtması
bakımından
hayli ilginçtir. Burjuvazi, politik iktidarları eliyle, kısa ve uzun dönemde karŞı
karŞıya geldiği sorunları
çözümlemeye çabalıyor. Kapita lizmin gündemindeki bu sorun ların çözümünü kimi zaman ken di has partisine, kimi zaman da geçtiğimiz 21 aylık dönemde ol duğu gibi sosyal demokrat ikti darlara yüklüyor. Bu dönem, dö viz kıtlığı, hayat pahalılığı, üre tim düşüşünün Türkiye kapitaliz minin ayrılmaz parçaları haline gelirken', daha geniş kitlelerin, emekçilerin, çalışanların yoksul luğa itlldiği, tekellerin ise kısa dönemde
sağladıkları
yüksek
karlar la daha da saldırganlaştığı bir dönem oldu. Aynı zamanda, sistemin kendisini
değil, �ğını
solunu düzlemeye kalkan politik iktidarın işlevinin sona erdirildi ği dönem.
(Ocak - Ağustos) Bazı Önemli Malların üretimi
Ankara Sanayi Odası, Ban
(Bin Ton)
kalar Yasası'nda dei!işikllk ya
pan Bakanlar Kurulu kararna mesine ilişkin görüşlerin(bir ra porla açıkladı. Banka murakıp lanna vergi Inceleme yetkisi ve rilmesinin Anayasa'ya aykırı olabilecei!ini öne süren raporda yasa deeişlklli!i ile kamu sek törü ile özel sektör arasındaki dengenin, kamu kesimi lehine bozulmaması gerektii!l savunul du. ASO tarafından hazırlanan raporda ayrıca, banka hisse se netlerinln "Isme yazılı" olması, banka Iştiraklerinın sınırlandı rılması, kredi ve Iştiraklerde ka mu sektörüne ayncalık tanın masının, yasayı "olumsuz" bi çime soktuj!u Iddia edildi.
geldi ama, özel kesimden trans fer talebi yok" biçimindeki açık
MALLAR
1978
1978 yılı
1979
Programı LINYIT
5.640
1 8.853
6.416
TAŞKÖMüRü
2.914
4.600
2.767
HAMPETROL
1 .793
2.801
1 .9 1 5
48
140
35
203
434
171
ET YEM KA�\T LAST I K (bin adet) HAMPETROL I ŞLEME Ç i MENTO
210
337
205
3.059
7.600
2.982
1 8.892'
9 .445 1 .383
7.283
9.03� 10.541
KOK
1 .058
2.701
HAMDEMI R
1 .023
2.905
1 .329
SıVı ç E L I K
1 .032
2.700
1 .254
SIVI ALüMINYUM
22
30
21
BAKıR
17
36
13
7.987
39.400
9.598
33.814
66.750
29.244
T RAKTöR (adet) OTOMOB I L (adet)
Kamu-Özel Sektör 1979 yılı kurulu kapasiteleri
'YOROYOŞ - 5 KASIM 1979 -
ll
_ i
Lenin / in d ev l e t i :
7 Kasım
Büyük Ekim
As k er i y u m u ş a m a y a şam s al d ı r
Devnmi 62
Yaşında D I M ITRI USTINOV
SBKP M K Po li tbüro üyesi SSCB Savunma Bakanı Sovyeller Birliği Mare şali
Büyük Ekim Devriminin yarattIRı genç Sovyet devletinin ilk eylemi olan Barış kararnamesi dünya uluskJrerası ilişkiler tarihinde de .veni bir dönem; ba,lettl. Dünya ölçüsünde kapitalizmden sosyaliz me ıeçi, sürecinin belirlediA; yeni dönemin yaıeıı,klorı, başta Sovyetler BiriiRi ile tüm 8o&yali.t ülkelerin tu tarlı politikala· rı ",nucu nda gitgide giiçleniyor, etki alam genişliyor. SSCB Sa· uunma Bakonı D. Uıtinav, uluslararası yumuıama ,ürecini" bugün u!o,tılı aşamada ban, güçlerinin önündeki görevleri inceliyor.
SBKP MK Genel Sekre· teri ve SSCB Yüksek Sov· yet Prezidyum Başkanı yol daş L.i . Brejnev'in AOC'yi ziyareti sırasında öne sür düğü yeni, barışçı öneriler, hükümetler, siyasi partiler, toplumsal örgütler ve ge niş kamuoyu uraflndan aktif biçimde urtlŞllıYOL Sovyet önerileri, tüm Sovyet halkının, sosyalist topluluk ülkeleri haiklirı nın ve ileri dünYi insanii rının geniş tikdirini ve iç ten desteğini kazandı. Bu önerilerin gerçekleştirilme si, öncelikle politik yumu şiminın askeri yumuşi miYli Umimlinmuı için elverişli oliniklırın yara tılmuı içısından büyük ö neme sahiptir. Bununli birlikte, SSCB' nin girişiminden hoşlan-
Sovyet delege.i Lituinov 1 934 'de Milletler Cemiyeti'nde banşçı önerilerini açıklıyor. ..
mayan güçler de ortaya çıktı. Öncelikle ABD, Fe deral Almanya ve Büyük Britanya yönetici çevreleri bu öneriye somut bir yanıt vermekten kaçınarak, ge rek Sovyetler Birliği'nin attığı yapıcı adımların, ge rekse Sovyet önerilerinin önemini anıtmak isteğin dedirler. Bu 'çevreler, dün yi kamuoyunu, öncelikle de Baıı Avrupi ülkelerini
t .
r
,.
i·
Ispanya'da KaWonya ve Bısk bölgelerine özerklik tanınmasıyla ııglli sözkonusu bölge halklaiının oylanyla 2� Ekım 'de yapılan rete randum, yüzde 90 "Evet" oyuyla sonuçlandı. !Jelü y..ıann Ispanya Parlamentosu tarafın dan onaylanmasından sonra Iki bölgede de yasama meclisi seçimlerinln yapılması beklenl yor. Katalon a ve Bask bölgelerine özerklik tanınması, spanya halkımnın r.. lime ve ulu· sal baskıya kar,ı uzun süren çetın mücadelele· rinln ürünü oldu . Bölge halklannın anti·r.. ıst, ulusal mücadelelerinin Ispanya halkının müca· delesiyle kaynaşması, ulusal sorunun ban,çı araçlarla çözümlenmesi yolunda öne mü bir adımın atılm851nı saJl"ladl. Bölge halkımnın ulusal haklan için mücadelelerını Ispanya'nın ilerici güçlerinin mücadelesinden koparmaya girişen gruplarda kitlesel taban bulamadan hal· kın Istemlerinl kabuııenmek zoru nda kaldılar. Katalonya ve Bask bölgelerınden sonra Anda luçlya, Galiçya, Aragon, Valenclya bölgeleri ıçın de özerklik tasanlannın gündelIU! geldıei bildiriliyor. Bask bölgesinde rererandumun boykotunu talep eden "Herri BatasuDI " (ETA'nın askeri örgütü) grubunun seçmenlerın ancak yüzde 10'unu etkileyebildi!!i hesaplanıyor. öte yan· dan Ispanya Komünist PartıSı, referandum so nuçlannın "dem,okra.ı ıçın bır başan oldu�u nu" belirttL lspanya Komünist Partisi'nin kolu olan Katalonya Birleşik Sosyalist Pa.rtl.ı Genel Sekreteri Antoni Gutlrlez Ise, özerklill"ln dev· let aygıtının demokratik dönüşümünün parçası olduRunu vurgulayarak, "bu Ispanya'dan uzak laşmak de�iI, demokrasiye yakınlaşmak de· mektlr" biçiminde konuştu.
r
yaRayaş · 5 KASIM 1 9 79
- 12
sağduyuya aykırı olarak NATO blokunun Batı Av rupa'da silahlanma yarışını hızlandırma doğru ltusunu sürdürmek ve bu bölgeye nitelik olarik yeni Ameri kan roket-nükleer sistemle ri yerleştirmek zorunda ol duğuna inandırmaya çalı şıyorlar. Kanıt gösterme zahme tine girmeyen ve zaten ka nıtları bulunmayan N ATO yönetimi, gerçekleri çarpı ,tırken bu saldırı blokunun pekçok silah türü bakımın dan Varşova Paktı'na üye devlellerden "geri bulun duğunu ", orta menzilli a riçlardaki "tehlikeli oran tısızlıkları" ve Sovyetler Birliği 'nden gelen "askeri tehdidin arttiğinı" öne sü " <üyOL Bu "kanıtlar"ın hiç biri yeni değildir. Burada bir sav değil, yalan sözko nusudur. Sovyetler Birliği 'nin askeri doktrininin özünü ve temellerini son derece açık biçimde tanımlayan' yol daş L.I. Brejnev'in açıkla masını bütün dünya bili· yor. L. I . Brejnev şöyle de mişti: "Biz askeri listtinlük is· temiyoruz. Herhaııgi bir devleti ya da devlet grubu nu ..hdit etmek hiçbir za man niyetlerimiz arasında yer almamıştır. Bizim stra teji doktrinimiz sadece sa vunma amacına sahiptir." N ATO askeri ' yönetici lerinin, silahlı kuvvetleri mizin gücü ve savaş açmayı göze alacak bir saldırganı yenebilme yeteneği üzeri ne bahanelerle, Sovyet as keri doktrininın savunma karakteri ni çürütmeye ça lışmaları sonuçsuz kalmış tır. Bu yöntem yeni değil dir. Ama iler tutar tarafı yoktur. Sovyetler Birliği' nin hie kimseye karşı si·
ren askeri doktrine uygun olarak kuruluyor: Hareket gücü yüksek "MX " roket kompleksierini kurmaprog ramı gerçekleştiriliyor; bu yılın Ekim ayından beri ABD Deniz Kuvvetleri'ne yeni "Traident- ' " roketini uşıyan stratejik anlamda roket denizaltıları katılmi ya başladı; 2600 Km. men zilli kanatlı roketlerin de nemeleri tamamlanıyor ve silahlar arasına katılmaya hazırlanıyor; " Minuteman" kıtalararası roketleri için daha kuvvetli nükleer mer milere sahip yeni başl�kla rın yapım çal ışmaları biti rilmek üzere ; yeni etki il kelerine dayanan kitlesel imha silahının yapımı yo ğun biçimde sürdürülüyor. Bu arida, Baıı Avrupi' ya Yiklaşık 600 kanatlı ro ketin ve "Pershing-2" bi· listik roketinin ı'erleştiril mesi tasarlanıyor.
lahlı saldırıya hazırlanma dığInI ve hiçbir zaman böylesi bir saldırıda bul"n mayatağlnl bütün dünya bilir. Sovyet ordusu nun ve filosunun, hangi savaş ara cını ve yöntemini kullanır Avrupa bir istisni değil sa kullansın herhangi bir dir. ABD 'nin Japonya'daki saldırganı geri püskürtmeye Çin 'deki, Ortadoğu'daki, gerçekten her an hazır bu Hint Okyanusu'n daki aske lunduğunu da tüm dünya ri varlığı ve kışkırtmiları bilmektedir. sürekli artıyor ... Gelgelelim _ Nükleer silah deneme saldırgan güçlerin cen gör lerinin tamamen ve genel meksizin başka halkları olarak yasaklanması, rad yargılayıp cezalandırabil yolojik ve diğer bir dizi si dikleri zaminlar çoktan Ve lahların yasaklanması ama ebediyen geride kaldı. As cıyla yapılan görüşmeler keri avantajlar ve listünlük . SSCB'nin etkin katılımıyla elde etmeye çalışanlar ve sürdürülüyor. Nükleer ener silah şakırdaıanlar ağızları jinin sadece barışçı amiç nın iyice yanibileceğini larla kullanılması amacını bilmeUdirler. izliyoruz. Sovyetler Birliği, Yoldaş U .Brejnev, Ber kimyasal silahların yapıl masına, üretimine ve birik lin'de, Baıı Avrupa'ya Av tirilmesine son verebilecek, rupa'daki stratejik durumu bu silahın yedeklerinin değiştirmek için düşünÜıen yokedilmesini sağlayabile orta menzilli Amerikan ro cek ve yeni kitlesel imha ketlerinin ek olarak yerleş silahı tür ve sistemlerinin tirilmemesi koşuluyla ülke· yapımını yasaklayacak -ant mizin bill bölgelerinde bu laşma ve sözleşmelerin ha lu nin orta menzilii nükleer zırlıklarının hemen bitiril araçların sayısını şimdiki düzeye oranla azaltmaya mesinde israr ediyor. Ancak bir soru ortaya hazır olduğumuzu açıkladı. Sovyetler Birliği'nin ba çıkıyor: Son zamanlarda ABD soru nu nereye götü tı bölgelerinde bulunin or rüyor, onun SAL T-2 ant ta menzilli araçların sayısı, laşmuından sonra uygula sadece Büyük Britanya ve mada attığı adımlar SALT- Fransa'nın elinde bulunan 3 olanağını uzaklaşııracak benzer araçların sayısıyla ve Sovyet-Amerikan ilişki karşılaştırılıyor. Bu arida lerini gü�leştirece� ciddi SSCB topraklirının yakın karışıklıklara neden olmi larında sürekli dolaşan u yacak mıdır? Haklı bir so çak gemilerinde ve NATO ru . Çünkü, ABD tarafından ülkelerinin hava üslerinde yön verilen NATO bloku bulunin yüzlerce Ameri nun saldırganlığ ının arttığı kan nlikleer araç taşıyıeısı ve dünyanın çeşıtlı bölge . kasıtlı olarak hesaptın Çı lerinde ABD 'nin askeri ha karılıyor. Baıı kamuoyu ö zırlıklarının hız kazandığı teden beri bu ve benzeri pirçok konuda aIdatılagel ortadadır. ABD silahlı kuvvetleri di. Sadece sözler yerine so de, bu saldırı emellerine ve olası bir düşmana "koru mut girişimiere geçme ör yucu darbe" I ndirmeyi içe- neği gösterme konusunda
içten bir istekle hıreket e den Sovyetrer Birliği, müt tefiklerine danıştıkun Ve onların onayını ildıklun sonra ADC'deki Sovyet ;ıs kerlerinin sayısını tek taraf lı olarik aziltmi kararını kibul etti. Önümüzdeki on iki ay içinde 20 bin Sovyet askeri görevlisi, bin tink ve belirli sayıda diğer askeri teknik araçlar SSCB 'ye ge ri çekilmiş olacak. Tiraf1i rın silahlı kuvvetlerinin doğrudan doğruya birbir leriyle karşı karşıya bu lunduğu bir bölgeden bu Ölçüde büyük askeri birli ğin geri çekilmesinin ne demek olduğunu herkes anlar ... Yoldiş L.I 'Brejnev, Av rupa'di güvenlik önlemleri nin dahi da genişletilmesi konusundi çok önemli ö nerilerde bulundu. Bu ön lemler, Helsinki Konferan sı Sonuç Belgesi'nden kay naklinıyor. Sovyetler Bir liği iskeri yumuşamiya doğru atiliCik yeni bir a dım olirik bu temel üze rinde 40-50 binden fazla i nsanın katıldığı ukeri Ut bikitlirın y;ıpılmamısını, kara ordularının büyük tat bikatlarının üç hifta önce den değil, bir iY önceden ve 25 bin kişi düzeyinde değil, 20 bin kişi düzeyin de haber verilmesini ve iY nı uminda 20 bin kişiden fazli sayıdiki kara birlikle rinin yer değiştirmelerinin önceden bildirilmesini öne riyor... Yoldiş L.I. Brejnev'n Berlin'deki konuşmısında forı:nülleştirdiği Sovyet ö nerilerinin ıenel o�rak ye ni bir ortim yarittıiını ve Avrupa'di ıskeri yumuşi ma içirı yeni işamilar baş lattığını kabul eden özel likle Biıı'diki sorumlu po litikaCllir çok hiklıdır�r. Eğer Bitı'di en buit uz laşma isteği vırsa bunun için gerekli temel tarifı mızdan konmuştur. Bıı, hızla ilerlemek için Ifre ken koşuıları yaritin sağ lam bir temeldir. Iş, Bill ülkelerine kalmıştır. Pirtinin ve onun Leni nist Merkez Komitesi 'nin çevresinde sımsıkı kenet lenmiş olin ordu ve filo nun askerleri, tüm Sovyet yurtuşlirı gibi, yoldiş L.I . Brejnev urifından öne sü rUlen yeni, barışçı önerile ri oybirliğiyle oniylıyor v< destekliyoriir. Bu öne rilerin doğru luğu, ileri gö rüşlülüğü ve haklı karakteri Sovyet halkıni komUnist kuruluşun yüce lörevleri nın gerçekleştirilmesinde yenı bir güç ve enerlI veriyor.
F
Roma Belediye Başkanı Komünist Petroselli ltolyo'da' 1 9 76 y.rel ..,. çimı.rind. ıtoıyon Komüni8t Pormi li8teıind.n bai/ırmlZ B.ı.diy. &şkDnl ..,çilen Gui· /io A,.,.n 'ın yo,lılık ned.niy· I. iıtifaıından ıonro, Roma &lediy. Ba,kDnlıi/I'na IKP böı,e ..,"ret.ri Luigi P.troo.l· /i ..,çi/di. Aynı zamanda Ital· yon Komüni8t Parti8i Politik Biiro üy.ıi oIGn P.IToo.lli, hııt B.ı.diy. M.clioi'nd. ko· münwtlerl. birlikt• •00yoli8t· ı.rin, lOe)Iol d.mokrotlGrın oylGrıylG ii<! cumhuriy.tçil.· rin ç."i"""r "almMlYIG &ş. kDn/ıIı ıöreuin. ,.tirildi. P.t· ,..,.I. /i'mn ..,çimi, ltolyo 'da beı.diy. m.cli8lerinde "'01 birlılı ittifa"ı" adıylG onılGn eylem birliğinin bir başar..ı olanılı mt.lendirildi. GÖreuind.n aynIGn Guilio A "on:ı� da B.ı.diy. M.clw' nd. "omii";'t ,.... bun üy.liği· ni ıiirdiird'üRii açılılandı. Ar ıon 'ııı 3 yıldır ıiirdiirdüğii &fkDnl'" dönemind. kentt. ıoyrım.nkul .p."iilasyonu bii· yü" ölçüde durdurulmUf, 200 "."tarllİı y.şil olan oçımı ,.r ç.",.,tirilmif, ,.çmit 30 yıl· "o"inden daha fazla okul ala· nı olUf turulmUf tu.
-------""
Fransa 'da sendikalar
Ailesi "yedi göbekten" banker olan d'Estaing ııberalizm şampiyonlu!!u ile iktidara geldi. General de Gaulle'ün ulusal baRımsızlıkçl, kı· şilildi politikasından kopan, Atlantik Paktı ile bütünleşme adımlanna ilk geceden başladı, "Avrupa bütünleşmesi" adına emperyalist dün· yanın yeniden blçimlenmesi Içinde ıörevler yüklendi. Avrupa'da yeniden "şekillenmede" Federal Alman emperyalizmine, ekonomık, poli tik, askeri tüm ulusal mevzileri birer birer terketmeye koyuldu,
F Huo Kuo F.n,: NATO 'nun sauo,ÇI ç.ur.lerinin kucoğıııda
Pekin şa nt aj mal z eme si arı yor ki,
Sovyetler Birli!!i ile Çin arasında·
iki
ülkenin ilişkilerini normalleş·
tinneyi amaçlayan görüşmeler bir
kuvvetlerinin
artırılmasında
süre önce Moskova'da başlamış bu·
ısrarlı olmuştu.
karşı
langıç aşamasında Sovyetler Birli·
NATO'nun yeni sılahlanma planla·
lunuyor. Görüşmelerin daha baş· IP, ilişkilerin normalieştirilmesi yö·
Fransa'da I,çl sınıfının ve
etitim emekçilerinin yı#ınsal
öqiitlerl, hükümetin göçmen
nünde SSCB'nin geçmişten bu yana tutarlı bir politika izlediRini, dolayı·
sıyla görüşmelerin
başansının Çin
Hua 'nın son gezisi sırasında da
rını
ateşli
biçimde
desteklediRi,
bunlar arasında özellikle, Amerikan yerleştirilmesi
tarafının dile getirdi!!i olumlu talep·
man topraklarına yerleştirilmesine
lerin, pratikte de denenmesi gerekti·
dı. Bilindigi gibi bu tüzelerin F .Al·
karşı ülke kamuoyunda ciddi bir dı·
Rini vurgulamışlardı.
reniş o'/.aya çıkmıştı.
y_ talanların a ka"ı ortak
nın haklılıRı ve öneml, Çin Başba·
rasında da, bu ülkenin Çin'e yapaca·
Ekım ayının 15'1 Ile 19'u ara·
Batı Avrupa ülkelerine başlattı!!. ge·
getirdi. Bu konuda resmi bir anlaş·
ı,çllerln aleyhine hazırladıRı
eylemler
gerçekle,tirdiler.
ıında ülkenin Orenoble, Ha·
Sovyetier BirliRi'nin bu uyarılan·
kanı Hua Kua Feng'in önceki hafta
Mua, Ingiltere'ye yaptlRı gezl sı·
!!I askeri yardım konusunu gündeme
ziyle doj!rulandı. Gezisine Federal
ma açıktan açlRa ba!!lanmasa da,
balx, St Etierme ve Pari. kent·
sonra
lah alımını gerçekleştirmek Için yo
ve CFDT ile eAltlm emekçile·
lerini sürdürdü.
yange, Lyon, Maneille , Rou·
lerinde I,çl sendıkalan CGT rinln sendikal örgütü FEN 'in
düzenlediAi büyük ııösteriler
yapıldı. ve
Paris'te onbinlerce Fransız göçmen
I,çlnln katıldıRı
mitingin en ön safında CFDT
Almanya'dan
başlıyan
Londra'ya
Hua, daha
gelerek Ingiltere
hükümetinin yetkilileriyle görüşme·
F.
Hua'nın
gezlsi
sırasında
gerek
Almanya'nın gerekse Ingiltere'
nin bir numaralı savaşÇı çevrelerly·
ri; aynca Fas, Cezayir gibi üi·
Genel Sekreteri Leonld Brejnev'in
Afrika
Sendikalar
BiriiRi'ni
temsilen bır yönatici yürüdÜ�
I,çl sınıfının ylRınsal örgütleri
tararından düzenlenen
geniş
eylemler, ülkedeki göçmen iş·
çllerl heder alan ırkçı nitelik·
li
Bam·Bonne
ve
Boullin·
çalıştıgı
görüldü.
SSCB Devlet Başkanı ve SBKP MK
gezlsi vesilesiyle, -Ingiltere'deki en militarist çevrelerin Çin 'in
şahsında sadık bir müttefik kazandı· !ıı da ortaya çıkmıştır.
Çin Başbakan'ının Batı Avrupa
bir süre önce Berlin'de yaptıgı çok
ülkeleri gezisi, böylece Pekln'in Sov·
rumda kalan miiitarist ve intikamcı
mesi konusundaki süslü açıklamala·
önemli
barışçı
önerilerle zor du·
çevrelerin, Hua'nın anti·Sovyet hi!\
teri krizlerine bir kurtarıcı gibi sa· rıldıgı dikkatlerden kaçmadı.
Gerici Pekin yönetimi, uzun sü·
redir Batı Avrupa'da sosyalist ülke·
Stoleru yasalannın senatoda·
lerı tehdl t eden konvanalyonel ve
de�,lkUklerln
nUn artınımasını desteklemeye yö·
ki oylanması sırasında önemli
nükleer silahlarla askeri Insan gücü·
sini dayattı.
nelik hummalı bir çaba içindeydi.
gerçeldeşme·
sında en yüksek anti.Sovyet çlRlık·
gerici,
alevlendirmeye
kelerin sendika temsilcileriyle
başbakanı Margaret Thatcher, Brej·
nev'in Berlin önerilerine Batı dünya·
kelere
Genel Sekreteri Georges Se·
guy'la diter örgüt yöneticile·
!!Un çaba harcayacaRı biidirildi. In·
giltere'nin yeni koyu antl·komUnlst
larla karşı çıkmıştı. Hua'nın Londra
karşı düşmanca amaçlarını
Peki n NATO'nun 1978 Mayıs'ında
rütüyor.
Çin 'in İngiltere'den özel yollarla si·
le ilişki kurmaya çalıştı�ı, onların
Sovyetler Blrligi'ne ve sosyalist üi·
vrupa'da önerrili ulusal mevzileri F.Alman pa. tentli büyük tekeııere bırakan Fransa, Afrika' daki yenı sömürgeci yayılmasına daha bir sıkı sanldı. Emperyalist dünyanın işbölümünde yeni sömürgeciliIPo Afrika'da vUrucu gücü ol· mak Fransa'nın payına düştü. Fransız tekel· leri kendilerine bırakılan alanda Fransız ordu· su paraşütçülerl ile birlikte yer alıyorlar. Çad, Sahra, Zaire, SenegaL.. lşbaşına getirildikten sonra yıllarca desteklenen Merkezi Afrika'nın katil dlktatörü Bokassa, kendisine "aziz akf8. bam, dostum" diye hitap eden Giseard'ın Elysee Sarayı'nda planlanan dıırbe ile düşürüı· dü. Çünkü "at de!ıiştirmek" gerekiyordu. Ko· re'de ABD'nin yaptıRını Afrika'da Fransa yü·
önerilerini
canla başla savundugu basına yansı·
Sovyetler Biriigı, Çın
A
Pershing·2 tıizelerinin F. Alman·
ya'ya
tarafının tutumuna baglı oldugunu bildirmişti.
Giscard yönetiminde Fransa ulusal savunmaya ilişkin kararlan bile Avrupa Parlamentosu'na bırakma yolunda ileri adımlar attı. Ulusal sa· vunma kavramından "Avrupa Savunması" kav· ramına geçlldi. F.Almanya'nın sözcüsü olduRu Batı Avrupa'da silahlanmanın tınn&ndınlması politikasına en büyük destek verildi. Fransa &s keri kuyvetleri NATO askeri gücü ile fiili bü· tünleşmeslni çok büyük ölçüde tamamladı. Fransız kuvvetleri NATO manevralarına ortak komutaaltında katılıyor, Portekiz'in Expresso gazetesinde yer alan bu konudaki bilgiler hiJi i yalanlanmadı,
miş, özellikle B. Avrupa'daki Ame·
rikan
yet-Çln ilişkilerinin normaııeştlril·
rının arkasındaki sahtekarlıgı sergi· lemiştlr.
Pekin yönetimi, Sovyet·
Çin ilişkilerinin normaUeştlrlimesi
isteminin
içtenlii!ini
kanıtlayacak
davranışları göstermek yerine, tam
tersine, normalleştlrme görüşmeleri·
ni yokuşa sürebilmek için Avrupa'
ransa büyük sermayesi F.Alman tekellerine ka· pılan ardına kadar açtı. Tüm dünyaya otomo· bil, otobüs, kamyon ihraç eden ulusal kuruluş Renault dururken, daha geçti�miz Eylül ayı içerisinde Mercedes'ten 500 kamyon alınması sadece küçük bir örnek. Kömür ülkesi Fransa, AET içerisinde Federal Almany( '�ın kömür satışlanna sübvansiyon verilmesine olumlu oy kullandı. Federal Almanya karşısında Fransa' nın dış ticaret açıgı 1978'de 10 mııyar Frank' a ulaştı.
Berlin 'de ö ten Fransız horozu
bu yönde aldıeı kararlan destekle·
ırkç�lı�a eylem birliği kurdu
ransa Cumhurbaş· kanı Giscard d'Es· talng, 26 milyonu aşkın seçmenin ka· tıldlRı 1974 seçim· lerini yalnızca 200 bin oy farkıyla ka· ' zanmıştı. Büyük te· kelierin adayı Gis· card, o gece yarısı basının karşısına ilk kez çıktı!ıında Ingilizce konuştu. Fransa seçimlerinde endişeye düşen emperyalist dUn· yaya güvence vermek istiyordu. Kullanılan dil de sözler kadıır anlamlıydı.
H
Avrupa'da kuvvet indirimi ve silahsızlanma yo· lunda somut Sovyet öneri ve girişimleri karşı· sında emperyaliznıln savaş kışkırtıcılıi!ınin sözcülügü de Giscard 'a bırakıldı. esaplar çok yönlü yapıldı. Emperyalist koro· nun, Küba'da başlatıp, G.Kore'de tırman<!ırdı. Rı benşı tehdit borusunu Glscard Batı Berlin' de üfiedi. Almanca konuşarak. D'Estaing'in, ulusal mevzilerinın F.Almanya lehine bırer bi rer terkedilmesi karşısında Fransa halkına da mesajı vardı. B.Berlin'dekl geçıt törenindeki Fransı� askerleri, Fransa halkına iplerin kendı eilerinde oldui!u sanısını verecekti. Şoven duygular yükseltiJecek, güvence verilecekti. Halkının ulusal dei!erlere sahip çıkma olasılıgı· na karşı, emperyalizm bu horoza şovenizm kartını oynamak ÜZere eşinecek bir çöplük bı· rakmıştı. Kirli bir çöplük, dünya benşını tehdit eden bir çöplük. Berlin'de horoz bu nedenlerle öttü. öterken, çırpınarak ve kendisini çöplileünde biraz daha kırleterek.
nın miJitarist ve Intikamcı çevreleri·
•
nin desteglni bir şantaj malzemesi
raşit kaya
olarak kazanmaya çalışmaktadır.
YORUYUŞ·
5 KASIM
1 979 · I S
Yas asın donya g en e l iginin d a y anısı ası -
Dünya gençliği 10-1 7 Kasım tarihle
rinde faşizme, emperyalizme, her türlü gericiliğe, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı, silahsızlanmadan, barıştan ve sömürüsüz
bir dünyadan yana mücadelesini yüksel tiyor. Bugünlerde, gençliğin yaşamsal si
lepler etrafında örgütlü mücadeleye ka
zanılıyor...
Dünya Gençlik ve Öğrenci Haftası'n
da, değişik politik görüşlerdeki gençler
arasında dostluk ve dayanışmanın artırıl·
ması çabaları yükseltilir. Ortak düşmana
Ilerici Türkiye gençliRi dünya g.nçllk hareketiyle dayanışma,ını yükıelt.cek
çabalara bağlıdır.
ülkemizde işçi sınıfının politik hare
ketinin yolunda yürüy�n gençler, 1 0- 1 7 Kasım günlerini önem1e e l e alıyorlar.
Fabrikalarda, tarlalarda,
meydanlarda kitlesel kutlamalar doğrul
ve onların örgütlerine karşı ilkeli müca
tusunda coşkunlukla sürdürülen hazırlık
gençlik yığınlarının döğüşkenliğ i artı
verilir. Dünya gençliği biliyor ki, en te
gençliği, 10-1 7 Kasım'ı ilk kez·yığınsal
yor, daha geniş gençlik kesimleri bu ta-
dele birliktelikleri . oluşturuimasına hız mel haklarının korunup geliştirilmesi bu
çalışmaları sonuçlanmak üzere. ülkemiz
bir biçimde kutlama kararlılığında.
Türkiye gençliği, mücadele bayrağı
10 - 1 7 KASIM D ONYA GEN Ç Li K VE öGRENCİ HAFTASı AFİŞ, DESEN, RESIM VE FOTOGRAF YARlSMASı
aünya Gençlik ve Öğrenci Haftasına yönelik
olarak, Türkiye gençliğinin sorunlarının, mü
cadele hedeflerinin, dünya ilerici gençlik hare!:etiyle birlik ve dayanışmasının dile getiril
mesini amaçlayan afiş, desen, resim ve fo toğraf yarışmasına yapıt göndermek için son
• .
'
tarih 6 Kasım 1 9 79'dur:
�er dal da bir yapıta başarı ödülü verilecektir.
Sunlar resim için 3000 ve diğer dallar için
2000 TL. olacaktır. Yarışmaya ayrıca arala rında işçi KültürOerneğ i , AFSAD, Limter-iş, COOD i F F ,
Yürüyüş Dergisi, Tü
nın daha yükseklerde dalgalandırıldığı,
dostluk ve dayanışmanın daha artırıldı ğı bu kutlamaların özünün boşaItılma
Özer Kabaş ( i DGSA Öğretim üye si, ressam), Seyit Bozdoğan ( i DGSA
Öğretim üyesi, ressam). Şahin Ka f_
gun (TGSYO Öğretim Görevlisi, fo toğraf sanatçısı, grafiker). Yılmaz
Onay ( işçi Kültür Derneği Genci
Genç Öncü tarafından düzenlenen bu
yılki kutlamalar, iki temel üzerine oturu yor. Birincisi ; Dünya Gençlik v� Öğrenci
Haftası geleneğinin yurdumuzda da yer
leştirilmesi, geniş toplum kesimlerine
gençliğin somut istemlerinin benimsetil
mesi, bu istemler uğrunda sürdürülen ör
gütlü
mücadelenin
güçlendirilmesidir.
I kincisi ise, gençler arasında dayanışma nın ve dostluğun pekiştirilmesidir.
ilçelerde Genç ÖnCü Şubelerine.
veya
GENÇ öNCÜ GENEL MERKEZI TÜM I LERICI SANATÇ ı LARı KATı LMAYA ÇAGI R M A KTADIR.
tJncü GENEL MERKEZi YVRVYVŞ- 5 KASIM 1 9 79 - 1 4
na çekebilmenin, onların döğüşkenliğini
Diğer yanıyla bu çalışma değişik tutum
daki gençlerin ve onların örgütlerinin or tak
eylem
programı
durumundadır...
Hep birlikte görev başına!'
Kutlama çalışmaları arasında dikkat
çekici olanlardan birisi de Gençlik ve
Spor Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı'yla
gençliğin sorunları üzerine görüşme ve
bir deklerasyonu n sunulmasıdır. Beledi ye başkan)arı ile yapılacak görüşmeler,
toplum kesimlerine yayılması, benimse
uğraşılarının kamuoyuna yansıtılmasını yacak.
Basın
toplantısında,
Türkiye
yöneli k :
Gençliğin
taleplerinin
geniş
tilmesi.
Hazırlıklarda� bir diğeri de, resim,
desen, afiş, fotoğraf yarışmasıdır. Bu
gençliğinin kutlam�lara verdiği önemin
yarışma daha şimdiden büyük ilgi gör
mı da açıklanacaktır.
rışmaya özel ödül koymuş bulunuyor.
vurgulanması yanında, kutlama progra
T I p Genel Başkanı Behice Boran'ın
gençler tarafından ziyaretiyle kutlama lara devam edilecek. Bu ziyaret, gençle
rin kapitalist sistemin kendilerine sundu
gelecek sosyalizmdir" saptamasının da
54/23, ızmir: 1 . Beyler, 846 Sok. 1 3 4/402, Kemeraltl. Diğer ii
"Bu çalışmadaki hedefler bir yanıyla
Kutlamalar, hafta geleneğinin yerleş
dikkate değer çalışmaları aktaralım.
Yarışma için �eniş bilgi v e yarışma şartnamesi aşağıdaki adreslere baş
vurularak veya mektupla istenebilir. Istanbul: Nur'u Ziya Sok. 1 7/5
şürün Sonsöz'ü şu cümlelerle bitiyor:
açık oturumiar, paneller de aynı amaca
ğu "geleceksizliğe" gösterdiği tepkinin
Tünel veya Piyer Loti Cad. 2 1 / 1 Çemberlitaş, Ankara: Necatibey Cad.
lik kesimlerinin sorunlarını genellikle so
mut önerilerle birlikte çözümlüyor. Bro
Kutlama programındaki bazı ilginç,
Başkanı). Cihan Yiğin (Genç Öncü MYK üyesi ) .
dür." saptamasını yapıyor. Broşür, genç
artırabilmenin temelini oluşturmaktadır.
likler, daha militan eylemlerle kutlamak
amaçlayan bir basın toplantısıyla başla
i�imlerden oluşmuştur: Aziz Çalış
bu taleplerin �.rşılanması, öteki
tüm sorunların çözümüne temel ölçü
istiyor.
özel üdül koymuşlardır. Yarışma Seçici Kurul'u aşağıJaki lar (yazar), Erkal Yavi (�rafi�,er).
Tüm dünyada ve Türkiye'de gençlik
için
geniş gençlik yığınlarını mücadele alanı
tirilmesini, DDGF'nin çetin ve kararlı
sendikalar ve ilerici yayınlar
Iş bulma, bu mesleğe uygun iş bu
labilme hakkı.
sını istemiyor. Hafta'yı daha etkin şen
MAS olan çeşitli kültür-sanat örgüt leri,
Bilgiye ulaşma hakkı,
Bir meslek sahibi olma hakkı,
okullarda ve .
yasal ve ekonomik talepleri daha gür haykırılıyor, bu hedefler uğruna geniş
lı istemler biçiminde ortaya çıkmakta
dır:
ifadesi olduğu kadar, "gençlik gelecek, vurgulanması olacaktır. Haftanın
başlarında
"Gençlik Eği
tim, Meslek, I ş Istiyor" adlı bir broşür
müş, birçok örgüt ve yayın kuruluşu ya
Sanat alanında gençliğin sorunlarını, ta
leplerini, mücadelesini yansıtacak olan_ bu yarışmaya, meydanlar�a, parkıarda
yapılacak olan folklor ve tiyatro gösteri lerini ve dinletilerini de ekleyebiliriz. Bü
tün bu şenliklere ve gösterilere, yerel
spor
örgütleriyle
birlikte
yapılacak
"gençlik koşuları'· da ekleniyor.
Genç Öncü'nün sürdüreceği kutlama
lar, Işçi Kuıtür Derneği'nin etkin desteği
de çıkıyor. Can alıcı ekonomik ve poli
ve uıkemizin tanınmış sanatçılarının ka
gençliğin anti-faşist birliğinin başlangıç
geceyle son bulacaktır.
tik çıkarlarının korunup geliştirilmesi, noktası ve temelidir. Bu saptama doğrul tusunda kaleme
alınmış
olan broşUr,
tılımıyla gerçekleştirilecek merkezi bir
Bu yılki kutlamalar gençliğin kapita
"birey olarak, topluluk olarak, ekono
lizmin sunduğu geleceksizliğe, faşist tır
ruhsal...
sayısız sorun gençlerin haklı
cadelesinde ve bu mücadelenin doğru te
tepkiler çok karmakarışık görünümler
işlevler görecektir. Daha güçlü, daha et
mik, toplumsal, siyasal, eğitsel, cinsel,
tepkilerine yol açmaktadır.
Bu haklı
alsa da başlıca üç ana doğrultudaki hak-
manışa, işsizliğe, eğitimsizliğe karşı mü
melier üzerinde sürdürülmesinde önemli kin 1 0-17 Kasım' lara doğru ...
Dünya çocu k yılına Türk i ' e �de n bir armağan
•
ül e ri
Yı.
• KA IJJ I J1
or lde i 'nı n y a omp l osu
•
--
lın, G. Kore'dekl aulkutı ABD Emperyalizm, kendi sistemi emperyalizminin kazındırmak nin giderek derlnle,en bu nalım ı.ıedllll ı<iriin limdiir. Olayı ve· ko,ullarında SII dırıan politika rllmek Istenen ıöriinüm 1lI11ıu· sını lırınandırıyor. Mevcut IÜÇ I1n önceden tuarlınmı, bır o ler den,esl kartısındı, bant yun oldullu IzlenimIni verecek ıçınde yqarnıyı kabutlenmek boyutlar ı.. ımaktadır. ı,te bu zorunda kalması, kaybettiIII nedenle "lUIkutın" gerçekle,mel'zlleri yenıden kazanmak, 1111l ortarn ve tarıhı pçml,ı silahsızianmı, yumu,arnı yö· ıörmek önem kazanmaktadır. nUndeld eelşmelerl enpUemek Olıy, emperyalizmin diken ıçın eUndekl olanaklan kuUa· m bir g\iI bahçesi halıne ,elir narak dünya banşını tehd.lt e· dILLI ileri bır karakolundı pr decek yeni oyunlar, komplolar çekle,l1. ABD olay üzerıne der peşinde ko,maktan vaz,eçUIII hal bir IÜÇ 'Ölter\line cırı,l1. anlarnına plınlyor. Aksine bu . Kore'ye doi!fudan müdahale G oyunlar, komplolar yeni bIçiro edebııeceRlnI ıçıkladı. Sanki ler altında liderek fazlala,ıyor. varını, IIbl b.. ka dl4 müdaha Güney Kore'de devlet b.. kam lelere kartı durulıcal!ım ııan et nın öldürülme olayırun lçyüzU ii. Bölcey� yollu n bır yıi!ınak Dün anlatılabilmesi ıçın bu ol yıptı. Kore tarıhı ABD emper eunun IÖzden kaçırılmarnUl yalizminin burayı vıırdllll öne ,ereldyor. Ancak IÜDcel ,eU, min kamtı. Suikaıt ve IOnrIII melerl ve emperyalizmin Güney ,eU,meler önceden hazırlınan Kore olayı ile pe,lnde ko,tuRu bır "nuyo düzenilUIII Ile pr emelleri ortaya çıkarabilmek çekle,tl. Her,ey ABD'nln uzun ıçın "Kore Sorununun" ,eçmi Emperyalizmin dikeruiz gül bahçui, yeni komplolımn da ",hne,i oluyor... bır dönımden buyana �,Inde ,Ine kısaca bakmakta sayısız ko,tullu IolIuk sav.. ko,ullan yarar bulunuyor. Çünkü emper nın hazırlııııııı na katkıda bu yalizmin patıonu ABD 'nın izle rlnden birisi" olarak nltelendlr sistemin dlRer U1keleri de sem re'deki tüm Sovyet ıskerleri ge lunabııecek biçimde oldu. ABD dilli politika 19401an liO'lere dlklerl bir ekonomık ,eU,me ve boUk kuvvetler yollıyarak ka ri çekiımı,tl. 1950 yılı başla önce Kübı'da yumu,amayı baılayın yıllarda en yalın biçi büyüme göriildü. Kore, yabıncı tıldılar. Katılımı en büyük is nnda ABD askerlerini ıeri çe kartı IIIdınyı b..lıttı. Arlıaan miyle Kore'de _rgilenml,tl. sermayeye saRianan bu diken· dan Kore'de yaratılan pf1lnUk tekle kartılayan ülkelerin bı keceRlne Kore'nin bal!lmslZlıi!a Iklnd Dünya Sava,ı sonun siz ııuı bahçesi, emperyalizme ,eldl.FransI Cumhurb .. kanı i· ,ında Türltiye 'nın gerici Iktidarı doi!fu attı�ı adımları t.anımadı da Jıpon emperyalizminin ye baRımlı olarak ..naylle,ti. Ge rac:ılıi!ıyla dünyanın önemD bır yeraldı. Anayasanın Ihlalinden Rmı açıkladı. S' Rhee'nin Gü nilliye u i!rarnuı , Japon ordu U,meden emekçi balka dUş en bile çekinllmeyerek Kore'ye ney'dekl ıerı::! hükUmeti 38. b..ka sıcak bölpsinde, BarUn' lannı püskürten Sovyet ordula pay yalnızca- blSkı ve sömürü de prçekle,lIr1len plOVoU. binlerce ölü verecek bır ıskeri paraleldeki sınır !ıöl,eslııden nnın Kore'U partiunlara saRIa oldu . Kitlelerin-..falet ko,ulla yon da hatırlandıllmda MnaryO birlik gönderildI. KDHC'ne saldınlu düzenleme dıRı destek, Kore halkının bı nnda y ..arnı hiç dep l,medl. ye b.. lıdı. 19fiO Temmuz ayın l ımllZlıRına kavu,ması, kendı tamam oluyor. Emperyalizm, Topraklan ARD IUallne ul! Her türlü demokratik hak v. dı Ise saldınlar açık )ılr sav.. dünyı bant "' demokru! IIÜÇ ,eleceRIni kendııının beUrleme rayan Kore halkı ve Çın Halk öz(ürlüklerl yok sayan bır balkı biçimini aldı. Rhee kuvvetleri ıerı kartılindı olay yarataralı:, si olanaklarıru hazırlamı,tı. A Cumhuriyeti, Sovyetler BirUR!' rejimi kuruldu. Demokratik ör ABD 'nın tün: dosteRine raRmen mı Jıponyı'nın teslim olması hız kazanan silahazlannıa hu. nın yollun maddi yardımlaoyla giitlenmeler yasak tutuldu. topyekun sava,an KoreU yurt· U. Güney Kore'ye asker yıi!ın ketlnln önUnU k.mek bl1yor. emperyallst saldınyı 38. paralel ..verierin , demokratik lÜçlerin ABD, Kore'nın blRımsızlıi!ına Sovyetler BlrUıt'nln Avru�'da Pırk yönetimindeki Güney de durdurdular. Emperyalizm kar,ısında net bir yenııllye ul· kıvu,muını kartı çıktı. ABD Kore topraklan ABD .aermayesl lllahazlanmanın prçekle,meli umut ettlRl askeri bqanya ula radı. KDHC Kore topraklannın ..... IırUlndakl Kahlre ve Pot.. ıçın ıtıılı ıomut ve önemD ıçın bır cennet bıhçtll olarak şamadı. Yenik dütttL. 1 'luslu yüzde 90'dan fazlasında ege· dam kararlarına raRmen Kore' tutulurken, emperyalizmin as ıdımm bölp ül kelerının kamu arası planda bır sistem halıne durumdaydı. uRlaml4 menlieı de yıbancı hlmayesl altındı bı keri, strıtejlk plınlannda dün· oylarında yarattıRı olumlu et ıelen sosyallıı U1kelerin kararlı aırn8zlık öncesi on yıla kadu Bu pU,me ABD emperyalizmi ya ban,ını tehdit eden saldın Idıerı yok etmelle çall,ıyor. ve etkın ıtrt,lmlerl sonucu ıllah müdahalesinin dollrudan nin uzanabilecek bır ,eçl, dönemı üslerinin ını deposu 1,levlnl d. Bunun ıçın, kalıcı ve ,erçek bır bırakı,maıını kabul etmek zo örıöriiyordu. ABD plamnı göre b.. lıngıeı oldu. yüklendı' 19 yıldır G. Kore hal dü�yı barı,ına Ilden yollan tı runda kaldı. Le var kı, emper· Kore, ABD, Sovyetler BlrUtı, kını en temel demokrıtik hak kamaya çalı,ıyor. Gef1lnUkler yaUzm, Kore topraklannı böl Ikinci Dünya Sav., i sonun· Ingiltere ve Koumlntang Çln'i ve özgürlüklerı tınımıyın G. yaratarak dUnyl barı,mı dut mU. , Güney Kor.'de ıskeri, po yola ıçın e,emenlllll dünya dı, nın dörtlü yönetimine bırakıla neralln yön.tlml, kendı ,ızlı mın saldırıan doRnmn, bır litik, ekonomık olarak k.ndlne çıkan, HUnyıyı askeri paktlara caktı. Sovyetler BlrUlII'nln ku poUs ,ennın ku"unları ıı. ıonı U1ke halkına, GUney Kore halkı· tümUyle bal lı bır "devlet" olu, bölen, solluk sava,ı b ..lıtan 'I önerisi I", Kore halkının erdı' Anlatılın demirelli Park na yansımUt I .. yenı baskılar, turmu,tu. ABD, Kore Ile sıcak iivl'i temsilcilerinin kendı aralannda d. emperyalizm ve ı,blrllkçııerl zulüm ve ızdırıplar oluyor. An· Dahı sonraki yıllardı Güney düzenleyecekieri ..çlmlerle Ko· doi!fu adım ıtıyordu. Böyle bir ıçın 1,levinl lımamlıdl. cak bUtUn bunlar olurken em KoreUler emperyallsııerln I'e I'· ..va" emperyalizmin emelleri re'nln tek ve bIRımsız bir ülke Emperyalizmin belki de ır peryalizmin çirkin yüzU de Mr· blrUkçllerinln sömürü ve baskı· nın ,erçekle,mesl yımnda sı halıne ,etirilmesiydi. Kore'de tık kenıllRn. fazlı bır yarar (IIeniyor. Kitleler blllnçlenlyor lan altındı yqamaya mahkum lablınmı yan,ını hızlandınrak mevcut Sovyet ve ABD ılkeri bIIeniyor. Emperyalizmin me saeleyamayı ak bır ıracını yı. edııdııer Guney Kore ABD er IÜÇlerlnln bu düzenlemeye yu emperyallst·kıpltalı.t ülkelerde tlrmesl önemlı d'Rıı. önemıı o- zarı da kazılıyor. mıyul ıçın bl;yük bır ucuz e· bellren ekonomık bunalımı ıt· dımcı olmaktan b .. kı 1,levleri rnek pazan hıll ne dönüttiıriil dil olamazdı. Ancak Koro'nln de· latmakta dı bır ıraç olıcaktı. Güney Korı halkı tlım demok· ABD .lIlhlı kuvveııeri Talwın mokrlUk fiçlerinl !alDye ede ratlk haklırdan yoksun, bııkı rek Kore'yl Amerıkan tekelleri· ıdaıı ve Güney Kore'de askeri lar ıltındı i 960'1 kadar ,.Iılı' nın okonomlk ve politik hıkl huek.tI bqlıttılır. Çın ılıık Slıı hlOl l YürUyU, Yayıncılık Ltd.StI. Illdın. N I H A T S A R Q I N e Gentl Bu yıllırda GUney Kore hılkı· Vay ı n Yön" mtnh Ze"'l K I L I C • VUI I, ..,. MUdLırU, Neset I<OCA. lıteyen Cumhurıyetı temlllcilerlne BM bırakmak miyetine nın öz,iirlük I'e demokrasi ıçın B I Y I KOOLU _ Teknlk $ek,.,., BUI,nt A R T A M L ı e VOnet ım : Ko ABD Korı'den ukerl lÜçlerinl GU"nllk Konaeylnde haklın o· Tel 17 1 5 8ı e ht..nbul BUtosu:ı nur Sok. 1 5/8 Kızıl.)' , ANKAR bl,lıttıRı dlrenl" S. Rhee ıktı· Plyerıo t ı CliCi, 2 1 / 1 Cemberllt., · I S T ANBUL Tel: 26 3 5 6 7 . AVfU. çekmeyi r.ddetl1. GUney Ko· lın yerin .erilmemHlnl protes dınnın devrilmesi ııe sonuçlın· pt Tem$lıc ı ı ı g ı : COO D I F F 1 3/2 Squ.r. W ıMr • 1040 8ru.11ı -' • fe'de, 10 11yıı 1948'de uzun to ımacıyla Sovyetler Rlrlll!l' dı. Ancak , Rhee'den ıktıdın a· B E L C I K A , Teı, 230 3 4 72 . llan Ko,ull.rı Ark. k.lPlk r.nkI1 22.�OO yıUardın beri ABD'de yqıyın nın kıtdmıdı21 Giıv.nUk Kon· T L . , Arka Kapak sıy.h beyu: ı 8.0aO.TL. i c wy'Iıı I." .uCun "'ilJ lml lan Oeneral Park ('un, lll, ör· 80 T L .. Vayın I lııı n llıı , . ... :SO Indirimlidir . Bu k ı ı Oally Newı Web Syn,rnan nh.. ba,kınlılındı ..yı toplıntııındı Kore'de bı,· gii ııtilUk düzeyi dlltük kitlelere Ohe' Te,"lerl Iıttıklın ıaldırıyı BM dımıası· bır hukümıt kurdurltu. Eylül emp.ryallzmln ve ı,blrllkçllerl· ıyındı I" Kuzey vı Cuney Ko nı vurarak ABD likeri ..ıdırısı· TL • • n ı • ."lık ı so.- TL • AVfUP4ı • Aboı.e ku,ull.rı: Vıllık 300 nın baskı ve sömürü polltlkuını Vıiiık 60 OM, .111 AVlık LO OM, • Am.,I� v ı l l ı k 2000. 1 L, .itı ay re'nln tum politik partileri vı n. kımun. elm.k lıUyordu. dayııma)' l ıürdUrdU. i ı k 1 000 T L . • Avu)".IV. .....ponv. Vıuık '''00 TL., .ltı IVlık 8:\.1 yuuının çok ıçık ihlıll dil .. öf(utlerlnln ortak dUZln 12�0 TL. Ondokuı yıllır Park yonetı· çim"rle olu,ın Uluıal olın bu kırarlı ABD dıhı son ledllll ml, buıun Thrkl)'ı'rle ı,hlrllkçl· • ödeme .dr.'1 T U R K I V f : 1 VııRuVUS OEQol i POSTA Ç E K I l.ella, Kort �mokratlk ılıık ralan ııkerl hare�.UnI mı bıy lerln özleırlnl çektikleri bır dU 1 00234 • AVRuPA� COO O I F t- PO S T A Ç C K I r OOO . 1 16.6�1.15 Cumhuriytl! 'n.n kuruldutunu rı�ı allındı ",rdurdu. Emperyı· .eELCIKA eRU)(ELL zenln u)'lUlımlıl oldu. 1:lmll.· ııın lll . 1948 y�ı ıonunda Ko IIzmln bu o)' ununı .m�ali.ı rının "kıpıtallzmln muclzele·
YORDYDŞ