Skip to main content

pdf24

Page 1

GĂśzlerde umudu yakalmak

Kurtlar aras nda ç plak

Sayfa 11

Sayfa 10

Yoksulluk eken f rt na biçer

Sayfa 4

Dßnya Yaanacak

AYLIK GAZETE • SAYI 24

ÇocuÄ&#x;um bĂźyĂźyor

Sayfa 7’te

Dßnyay› istiyoruz, k›r›nt› de¤il !..

www.yasanacakdunya.net

Nisan 2006

Bahar n Ĺ&#x;ark s n sĂśylĂźyorlar! Bahar geldi! Tomurcuklar patlamaya baĹ&#x;lad . DoÄ&#x;an n uyan Ĺ&#x; sard her yan . Emekçi s n flarda, baharla birlikte Ăźzerindeki ĂślĂź topraÄ&#x; n atmaya baĹ&#x;lad . Avrupa’n n dĂśrt bir yan nda, uluslar aras alanda iĹ&#x;çiler, emekçiler ve gençler sokaklar titretiyorlar. Grevlerle, direniĹ&#x;lerle, art k sokaÄ&#x; n ve eylemin dili konuĹ&#x;uyor. Bahar n Ĺ&#x;ark s n emekçiler sĂśylĂźyor! Ă–zlemiĹ&#x;tik bugĂźnleri: “RĂźzgar emekten yana esiyor!â€?

“Sefalet eken Ăśfke biçer!â€? İĹ&#x;te Fransa’da geliĹ&#x;en birleĹ&#x;ik, kitlesel, militan iĹ&#x;gal, boykot, grev ve son 20 y l n en kitlesel gĂśsterileri. Almanya’da kamu emekçileri ve metal iĹ&#x;çilerinin baĹ&#x;layan uyar grevleri ve gerçekleĹ&#x;tirdikleri son 40 y l n en kitlesel eylemleri. İngilte-

re’de belediye iĹ&#x;çilerinin gerçekleĹ&#x;tirdiÄ&#x;i son 80 y l n en bĂźyĂźk grevi. Avrupa’da sokaklar iĹ&#x;çi ve emekçilerin ayak sesleriyle yank lan yor. Hem de “Kazanmaktan baĹ&#x;ka yol yok!â€? militanl Ä&#x; , kararl l Ä&#x; ile. BĂźyĂźk mĂźcadele ve çarp Ĺ&#x;malarla elde edilmiĹ&#x; sosyal hak kazan mlar , tĂźm AB Ăźlkelerinde, zorla kopar l p al nmaya çal Ĺ&#x; l yor. YoksullaĹ&#x;ma ve ĂśzgĂźrlĂźk yoksunluÄ&#x;unu derinleĹ&#x;tiren sosyal y k m sald r lar , karĹ&#x; hareketin ivmesini yĂźkseltti. "Ă–yle boyun sunmak yok" diyor emekçiler: “Sefalet eken Ăśfke biçer!â€? AB Ăźlkelerinde, sosyal hak kazan mlar n tamamen parçalamak için seferber olmuĹ&#x; emperyalist tekeller. Ă–nlerine koyduklar sosyal y k m paketlerini 2010 y l na kadar tamamlamalar gerektiÄ&#x;inin alt n bir kez daha çizdiler.

Emperyalist tekellerin oluĹ&#x;turduÄ&#x;u bu iradeye karĹ&#x; , bir kez daha umut ve mĂźcadelenin kazanmas için seferber oldu emekçiler. İĹ&#x;çisiyle, iĹ&#x;siziyle, ĂśÄ&#x;rencisiyle, Avrupal ’s yla, gÜçmeniyle emek bileĹ&#x;enlerinin tĂźmĂź harekete geçti. Herkes biliyor ki gerilemek, ipi kendi elimizle boynumuza geçirmek demektir.

TĂźrkiye’de, KĂźrt halk , yoksullukla birleĹ&#x;en yok say lmaya karĹ&#x; her bahar yeniden yeniden tomurcuklan yor. K ta Avrupa’s nda tarihsel hak kazan mlar n n gasp , emekçileri kĂślece çal Ĺ&#x;ma ve yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar kuyusuna indirme çabas , toplumsal bir direniĹ&#x;le yan tlan yor. Kapitalist sald rganl Ä&#x;a karĹ&#x; yeni bir hareket mayalan yor.

Fransa’da konuĹ&#x;an sokaÄ&#x; n gĂźcĂź!

dar sĂśmĂźrĂźlmesi için, iki y l hiçbir baÄ&#x;lay c kural n olmad Ä&#x; koĹ&#x;ullarla sermayeye sunuluyordu. Ama evdeki hesap çarĹ&#x; ya uymad ! Gençlik, geleceÄ&#x;ini

“Standartlar bu tarafa!â€? Alman devleti, vatandal›¤a girileri zorlat›r›rken, temel argĂźman olarak “Radikal unsurlar›n Almanya’ya s›zmak istedikleriâ€? tezini kullan›yor

dika temsilcileri bir araya gelerek, sald›r› kar›s›nda ortak tutum gelitirmek için çat› Ürgßtlenmesine gittiler.

Fransa’da iki ayd r sokaklar hareketli. Hareket Ăśnce Ăźniverite ve liselerde baĹ&#x;lad . Genç dinamik iĹ&#x;gĂźcĂź, yeni ç kart lan yasalarla, posas ç k ncaya ka-

yaĹ&#x;arken, o haklar paçavraya çevrilip yok edilmeye çal Ĺ&#x; ld Ä&#x; s rada kimse "banane bundan" deme lĂźksĂźne sahip deÄ&#x;il. GeliĹ&#x;enden yana tav r almak, onun içinde yer almak, gelecek aç s ndan herkes için ay rt edici olacakt r. Uluslararas bir s n f dayan Ĺ&#x;mas için bĂźtĂźn iĹ&#x;çiler emekçiler kolkola omuz omuza! Umutla, coskuyla 1 May s’a !

Buradan 1 May s’a!

K›v›lc›m dßmß hareket balam›t›.Ö¤renci, içi, memur sen-

ipotek alt na alan bu vahĹ&#x;i sald r karĹ&#x; s nda ĂśrgĂźtlĂź olman n gĂźcĂźnĂź konuĹ&#x;turarak blok tav r ald . “Sizi iĹ&#x;sizlikten kurtarmak için ç kard k bu yasay â€? dedikleri banliyĂś gençliÄ&#x;ini eylemlerin karĹ&#x; s na dikmeye çal Ĺ&#x;t lar. Ama bu tezgah tutmad . BanliyĂś gençliÄ&#x;i de eylem sĂźreçlerine aktif olarak kat ld . Okul amfilerinde yap lan kitlesel toplant larda boykot, blokaj, iĹ&#x;gal gibi militan eylem kararlar ç kt . Buralarda eylem komiteleri kurulmaya baĹ&#x;land . GĂźn sonunda yap lan deÄ&#x;erlendirmelerle komitenin hakk n vermeyenler geri al narak yerine yenileri seçildi. K v lc m dĂźĹ&#x;mĂźĹ&#x; hareket baĹ&#x;lam Ĺ&#x;t . Ă–Ä&#x;renci, iĹ&#x;çi, memur sendika

Bunu seyretmek, yan durmak, iĹ&#x;çi s n f ve emekçilerin deÄ&#x;erleri, insan onuru aç s ndan kabul edilemez! İĹ&#x;çi, ĂśÄ&#x;renci, gÜçmen emekçi birlikte davranman n gĂźcĂźnĂź yakalam Ĺ&#x;ken, rkç yaklaĹ&#x; m ve k Ĺ&#x;k rtmalara taviz vermeksizin emeÄ&#x;in kardeĹ&#x;liÄ&#x;inin diliyle konuĹ&#x;ma zaman d r Ĺ&#x;imdi. BugĂźne kadar dĂśvĂźĹ&#x;e dĂśvĂźĹ&#x;e kazan lm Ĺ&#x; haklar n gĂźvencesinde

temsilcileri bir araya gelerek, sald r karĹ&#x; s nda ortak tutum geliĹ&#x;tirmek için çat ĂśrgĂźtlenmesine gittiler. TĂźm emek bileĹ&#x;enlerinin yayg n, kitlesel eylem kararlar bu çat ĂśrgĂźtlenmesinde al narak yap ld . Fransa genelinde yap lan 7 Ĺžubat’taki ilk merkezi gĂśsteriye 400 bin kiĹ&#x;i kat ld . 7 Mart’ta 800 bin kiĹ&#x;i. 18 Mart’ta 1.5 milyon. 28 Mart’ta 1 gĂźnlĂźk

genel grev yap ld ve gĂśsterilere 3 milyon kiĹ&#x;i kat ld . Bu rakam ’95 bĂźyĂźk genel grev genel direniĹ&#x;inde gĂśsteri yapan 2 milyon 200 bin kiĹ&#x;iyi de aĹ&#x; yordu. Fakat henĂźz sĂźresiz bir genel grev genel direniĹ&#x; hatt yakalanm Ĺ&#x; deÄ&#x;il. Yine her PerĹ&#x;embe gençliÄ&#x;in merkezi eylem gĂźnĂź olarak sĂźreklileĹ&#x;ti. 8.sf’da

“Vicdan testiâ€?, Almanya’da yaĹ&#x;ayan gÜçmenlerin gĂźndeminden dĂźĹ&#x;mĂźyor. YoÄ&#x;un tepkilerle karĹ&#x; lanan bu yĂśnelim, baĹ&#x;ka isimler ve yĂśntemlerle daha da geniĹ&#x;letiliyor. Saksonya’da 2001’den bu yana 50 soruluk test uygulan yordu. Baden WĂźrttemberg Eyaleti’ndeki “vicdan testiâ€? uygulamas n n ard ndan, Bavyera Eyaleti “test uygulamas â€?na haz rlan rken, Hessen Eyaleti’nde de “Soru KataloÄ&#x;uâ€? haz rland .

Bunun yan s ra, gÜçmen karĹ&#x; tl Ä&#x; nda somutlanan rkç politikalar sayesinde toplumsal taban n geniĹ&#x;letmek, sosyal y k m paketlerinin bile sorumlusu olarak gÜçmen emekçileri gĂśsterip Alman emekçilerin hedefini Ĺ&#x;aĹ&#x; rtmak gibi hesaplar var. Onlar â€œĂ§ banbaĹ&#x; â€? olarak gÜçmen emekçiler hedefe çakadursun, kendi kurumlar bile iĹ&#x;in asl n gizleyemiyor! İstatistik Daireleri ile GÜç ve İltica Federal Dairesi’nin elin-

Hessen Eyaleti BaĹ&#x;bakan Roland Koch, “VatandaĹ&#x;l k Kursuâ€? uygulamas n da gĂźndeme getirdi. Koch’a BaĹ&#x;bakan Angela Merkel de destek verdi. Bu uygulama, Almanya genelinde “VatandaĹ&#x;l k için standart Ĺ&#x;artlar belirlenmesiâ€?ne doÄ&#x;ru gidiyor.

deki veriler, devlet politikas n n dayand r ld Ä&#x; temelleri çßrĂźtĂźyor. Bu kurumlar n verilerine gĂśre, Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; na geçmek için yap lan baĹ&#x;vurular gittikçe azal yor. 2000 y l nda 186 bin gÜçmen Alman uyruÄ&#x;una geçerken, bu say 2004’te 127 bine dĂźĹ&#x;tĂź. Alman as ll say ld klar için bu Ăźlkeye gÜçmen olarak kabul edilen DoÄ&#x;u Avrupal lar’ n say s nda da azalma var. 2000 y l nda 95 bin olan bu rakam, geçen y l 35 bine dĂźĹ&#x;tĂź. Ăœstelik vatandaĹ&#x;l Ä&#x;a geçenlerin bĂźyĂźk bir çoÄ&#x;unluÄ&#x;u, iddia edildiÄ&#x;i gibi 3.sf’da

1 May s’ta buluĹ&#x;acaÄ&#x; z!

Yaanacak

DĂźnya

Rengarenk tomurcuklar patlad

KonuĹ&#x;an direniĹ&#x;in dili ! DoÄ&#x;adaki canlan Ĺ&#x; n coĹ&#x;kusuyla emekçi s n flar n bĂźyĂźyen mĂźcadelesinin coĹ&#x;kusu bir birbirine kar Ĺ&#x; yor. Avrupa’n n dĂśrt bir yan nda iĹ&#x;çiler, emekçiler ve gençler Ăźzerine ĂśrtĂźlmeye çal Ĺ&#x; lan ĂślĂź topraÄ&#x; na karĹ&#x; ayaktalar. Grevlerle, direniĹ&#x;lerle ve sokaÄ&#x; n diliyle konuĹ&#x;uyorlar. Emekçi s n flar n geleceÄ&#x;ini karartan emperyalist-kapitalist sisteme karĹ&#x; mĂźcadeleyi bĂźyĂźtĂźyorlar.

Sald r yasalar na karĹ&#x; direniĹ&#x; BaĹ&#x;ta Fransa, Almanya ve İngiltere olmak Ăźzere Avrupa’n n deÄ&#x;iĹ&#x;ik Ăźlkeleri grevlere direniĹ&#x;lere sahne oluyor. Fransa’da gençler ve emekçiler Yeni İĹ&#x; SĂśzleĹ&#x;mesi (CPE) karĹ&#x; gĂźnlerdir grev, direniĹ&#x; ve sokaÄ&#x; n ĂśzgĂźrleĹ&#x;tiren diliyle konuĹ&#x;uyorlar. Almanya’da kamu emekçileri haftalard r grev ve direniĹ&#x;teler. Metal iĹ&#x;çileri uyar grevlerine, peĹ&#x;peĹ&#x;e gelen sald r yasalar na karĹ&#x; direniyorlar. (Devam ßçßncĂź sayfada)

Açar k rm z k rm z , rengarenk, kokar buram buram May s gĂźlleri. Kokusu tutar dĂźnyay . Nisan’da patlayan tomurcuklar, May s’ kuĹ&#x;at r! Rengarenk tomurcuklar patlad s n f ve kitle hareketinde de. S n f hareketinin tarihsel beĹ&#x;iÄ&#x;i Paris, say s yĂźzbinleri bulan evlatlar n haz rl yor yar nlara barikat barikart!.. “Kara Afrikaâ€?n n 90 bin gĂźvenlik çal Ĺ&#x;an , İngiltere’nin 1.5 milyon belediye emekçisi “grev!â€? dedi‌ Almanya’da son 40 y l n en kitlesel ve yayg n grevleri, eylem eylem bĂźyĂźyor!.. Amerika’da her ulustan, her renkten 1 milyon emekçi, “Irkç gÜçmen yasas na hay r!â€? diye tek renkte birleĹ&#x;iyor!..

Dubai’den Kanada’ya, Yunanistan’dan TĂźrkiye’ye iĹ&#x;çi s n f ve emekçi kitleler, tomur tomur patl yor!..

Hareketin parças olmak! “İnsanlar çok tepkisiz, kimse

sesini ç karm yorâ€? diyemeyiz art k! “Avrupal iĹ&#x;çilerde hak arama bilinci yok, çßnkĂź rahatlar yerindeâ€? sĂśylemi de çoktan eskidi. S n fsal çeliĹ&#x;kiler keskinleĹ&#x;tikçe, s n flar aras ndaki mĂźcadelenin Ĺ&#x;iddeti de keskinleĹ&#x;ir. “S n fa karĹ&#x; s n f!â€? aç k bilinciyle ve hareketleri kesin sonuçlar almaya gĂśtĂźrebilecek Ăśnderlikler alt nda gerçekleĹ&#x;miyor eylemler belki. Ama, dip ak nt lar n n su yĂźzĂźne vurmas Ăśnemli! Bu ak nt lar n Ĺ&#x;iddetlenerek burjuvaziyi rahats z ve huzursuz edecek dĂźzeye gelmesi Ăśnemli! “S n fa karĹ&#x; s n f!â€? ekseninde geliĹ&#x;ecek mĂźcadeleler için birikimler oluĹ&#x;turmak Ăśnemli! Ve bu hareketin bir parças olmak çok Ăśnemli!.. 5.sf’da

“GÜçmen tehlikesiâ€? Alman devleti, vatandaĹ&#x;l Ä&#x;a giriĹ&#x;leri zorlaĹ&#x;t r rken, temel argĂźman olarak “Radikal unsurlar n Almanya’ya s zmak istedikleriâ€? tezini kullan yor. “GĂźvenlikâ€? gerekçesiyle toplumun geniĹ&#x; kesimlerini arkas na yedeklemeye çal Ĺ&#x; yor.


Yaanacak

DĂźnya 2

O

K

U

R

K

T

Bir gßn tßm emekçi-

Ayakta Ülmek dizlerinizin ßzerinde yaamaktan çok daha iyidir.

Baar› dßsmemek de¤il, dßtߤßmßz zaman bile aya¤a kalkabilmektir.

‚nsan Üzgßr olmadan mutlu olamaz.

U

P

L

A

R

I

Her yeni fikir balangiçta di¤erleri aras›nda az›nl›kta kal›r.

“Birileri en sonunda tam da iste¤im, ihtiyaç duydu¤um gazeteyi bas›vermi!â€?

“Herkes keĹ&#x;fetseâ€?

İki sene Ăśnce kendi dĂźkkan m zda çal Ĺ&#x; rken bir bey geldi. “Size gazetemizi tan tmak istiyoruzâ€? dedi. Erkek kardeĹ&#x;im de yan mdayd . O hemen kesin bir ekilde “istemiyorumâ€? dedi, gazeteyi eline bile almadan. Tabii ki kardeĹ&#x;imin o ani cevab na Ĺ&#x;aĹ&#x; rd m ve ĂźzĂźldĂźm. Gerçi farkl bir Ĺ&#x;ey de bekleyemezdim, çßnkĂź hiç okumuyordu. Ben, “Gazeteye bir gĂśz gezdirebilir miyimâ€? diye ald m, ayfalar n çok k sa Ĺ&#x;ekilde okudum ve hemen o an içimden, “olamaz!â€? dedim, inananmad m. Nas l olurdu?.. Y llard r hayalini kurduÄ&#x;um gazete eli-

Y llard r bir deri bir kemik gezmenin verdiÄ&#x;i Ăśzlemle, hep gĂśbekli olmay istemiĹ&#x;imdir. Çoluk çocuÄ&#x;a kar Ĺ&#x; p da yaĹ&#x; kemale erince, kilolar da gĂśbek Ăźzerinde kendini gĂśstermeye baĹ&#x;lad . Sevincim bĂźyĂźktĂź, gĂśbeÄ&#x;imi

Ĺ&#x;iĹ&#x;ire Ĺ&#x;iĹ&#x;ire dolaĹ&#x; yordum! Obezitenin artt Ä&#x; , kilo vermenin sorun olduÄ&#x;u bu dĂśnemde, bĂśyle bir sevinç biraz tuhaf gelecek biliyorum ama Ăśzlem iĹ&#x;te!.. Tart larla bar Ĺ&#x; k gezmemin sevinci hala sĂźrererken, rutin kontrol için doktordan randevu ald m. KliniÄ&#x;e gittiÄ&#x;imde sekreter bayan yapmas gereken iĹ&#x;lemler için beni odaya ald . Kilo tartma , boy Ăślçme derken, bel kal nl Ä&#x; m da Ăślçmez mi! Belimin kal nl Ä&#x; 95 cm! “Hay rd r, mankenliÄ&#x;e mi alacaks n z?â€? dedim, gĂźldĂźk.

Bu y l da Newroz 21 Mart’ta geldi, hiç gecikmedi. Demek art k bahar geliyor. NE GĂœZEL! Almanya’n n bir çok eyalet ve Ĺ&#x;ehirlerinde hak gasplar na karĹ&#x; , nerdeyse her gĂźn yĂźrĂźyĂźĹ&#x; ve eylemler dĂźzenleniyor. Çiçekler açacak, fidanlar bĂźyĂźyecek, kelebekler uçacak. NE GĂœZEL! Irak’ n iĹ&#x;galinin y ldĂśnĂźmĂź nedeniyle; Londra, Tokyo, Basra, BaÄ&#x;dad, Madrid, Roma, Dublin, İsviçre, Amerika ve Toronto gibi Ĺ&#x;ehir ve Ăźlkelerde bĂźyĂźk yĂźrĂźyĂźĹ&#x;ler dĂźzenlenmiĹ&#x;. KuĹ&#x;lar daha ĂśzgĂźr uçacak, bĂźlbĂźller Ăśtecek. NE GĂœZEL! Haks z iĹ&#x;galci savaĹ&#x; ve baĹ&#x;ta Amerika olmak Ăźzere emperyalizm lanetlenmiĹ&#x;. Papatyalar, k rm z gelincik-

ler açacak, her yan uçsuz bucaks z yeĹ&#x;illiklere bĂźrĂźnecek. NE GĂœZEL! Fransa’da gençlerin iĹ&#x;ten ç kar lmas n kolaylaĹ&#x;t ran “Yeni İĹ&#x; Kontrat â€?na (CPE) karĹ&#x; iĹ&#x;çiler ve ĂśÄ&#x;renciler baĹ&#x;ta olmak Ăźzere tĂźm emekçilerin desteklediÄ&#x;i, Fransa’n n bir çok Ĺ&#x;ehrine yay lan direniĹ&#x; gĂźnlerdir devam ediyor. Yepyeni tomurcuklar filiz verecek, tabiat yeni doÄ&#x;umlarla bĂźyĂźyecek. NE GĂœZEL! 450 bin eylemci: “CPE geri çekilinceye kadar sokaklarday z!â€? diye hayk r yor. GÜçmen kuĹ&#x;lar yeni Ăźlkelere bĂźyĂźk mĂźjdeler taĹ&#x; yacak. NE GĂœZEL! İstanbul’da polis Ä°Ăœ Edebiyat FakĂźltesi ĂśÄ&#x;rencilerine sald r yor, ĂśÄ&#x;renciler kararl l kla “DireniĹ&#x;!â€? diyor. Akasya aÄ&#x;açlar , yeĹ&#x;il çam aÄ&#x;açlar , salk m sĂśgĂźtler, rengarenk gĂźller, bahar geliyor. NE GĂœZEL! Koskaca bir mahalle, Derbent halk sabaha karĹ&#x; evleri y -

Bir filmi izlerken

k lmak Ăźzere ablukaya al n yor. Geri ad m yok! bĂźtĂźn gĂźn halk polise karĹ&#x; çat Ĺ&#x; yor. “Sonuna kadar direniĹ&#x;‌â€? Bu bahar yeni doÄ&#x;umlar olacak, toprak bereketle yeni ĂźrĂźnler verecek. NE GĂœZEL! Diyarbak r’da bir ç rç r fabrikas sahibi, KĂźrt patrona y llard r iĹ&#x;çilik yapan bir KĂźrt iĹ&#x;çi, “KĂźrdistan kurulsa bile ben emekçiyim, sĂśmĂźrĂźlmek istemiyorum, gerçek bir sendika istiyorum!â€? diyor. Bu bahar yeni çicekler, mercan ve bal k tĂźrleri keĹ&#x;fedildi. Evlerin bacalar na leylekler daha çok yuva yapt . NE GĂœZEL!

Hakkari’de Belediye BaĹ&#x;kan tutuklan yor. KĂźrt halk sahip ç k yor, sokaklara dĂśkĂźlĂźyor. Polis, asker sald r yor. Halk direniĹ&#x;le karĹ&#x; l yor. Bir gĂźn tĂźm emekçiler, her milletten her rktan, her renkten birleĹ&#x;ecekler. Ne GĂœZEL! İstanbul’da “SĂśz Al nterinin Kurultay â€? yap l yor ve iĹ&#x;çiler ĂśncĂźlerini ar yor, ĂśncĂźlerle birlikte ç k Ĺ&#x; yollar n buluyor. Bir gĂźn bĂźtĂźn bu mĂźcadeleler birbirinden kopuk ve Ăśndersiz olmayacak. NE GĂœZELLLL!!!!!! Mehmet Çelebi/ Londra

Daha fazla yetki istiyorlar!

Bu filmin biz ezilen uluslara verebilece¤i bir-

ArkadaĹ&#x;larla Newroz etkinliÄ&#x;inde buluĹ&#x;mak için tam zaman nda oradayd k. Hava oldukça soÄ&#x;uk olmas na raÄ&#x;men Newroz’u anlam na ve Ăśnemine yak Ĺ&#x; r bir Ĺ&#x;ekilde kutlad k. YĂźrĂźyĂźĹ&#x;Ăź, sembolik bir ateĹ&#x; yak p etraf nda halay çekerek coĹ&#x;kulu bir Ĺ&#x;ekilde bitirdik. Buraya kadar herĹ&#x;ey çok gĂźzel ve keyifli idi. Sonra, daha Ăśnceden kararlaĹ&#x;t rd Ä&#x; m z gibi sinemaya doÄ&#x;ru yol ald k. O gĂźn yĂźrĂźyĂźĹ&#x;teki birçok arkadaĹ&#x; n da Avrupa’da gĂśsterime giren “Babam ve OÄ&#x;lumâ€? filmini izlemek için geldiklerini gĂśrdĂźk.

Uyar lara raÄ&#x;men‌

me geçmiĹ&#x;ti! Sanki ‘hokus pokus’ yapm Ĺ&#x;t m da gazete elime gelmiĹ&#x;ti. Birileri en sonunda tam da isteÄ&#x;im, ihtiyaç duyduÄ&#x;um, arzulad Ä&#x; m gazeteyi bas vermiĹ&#x;lerdi ve bana ulaĹ&#x;t rm Ĺ&#x;lard !

O kadar sevinmiĹ&#x;tim ki hemen, “Bana bunu her ay getirebilirsinizâ€? dedim. ÇßnkĂź diÄ&#x;er gazeteleri okuduÄ&#x;um zaman, bir kaç kĂśĹ&#x;e yazar hariç, beni tatmin etmiyordu. S radan gazeteleri de zaten okumak istemiyordum. GĂźnlĂźk gazetemizin sayfalar nda da daha çok kendi memleketimizin politikas yla, sorunlar yla ilgili haber ve yorumlar vard . Benim-bizim Avrupa’da yaĹ&#x;ayan insanlar n sorunu, yaĹ&#x;ad Ä&#x; bu deÄ&#x;ildi. Ama YaĹ&#x;anacak DĂźnya her sayfas yla bize; yani emekçiye, gençliÄ&#x;e, kad na, gĂźzel bir dĂźnyaya ve bĂźtĂźn insanlar n beraber paylaĹ&#x;acaÄ&#x; deÄ&#x;erlere hitap ediyordu. DĂźzenli olarak her say s bana ulaĹ&#x; yor, severek her sayfas n okuyorum.

ler, her milletten her ›rktan, her renkten birleecekler. Ne GĂœZEL!

ey yok.

“Y llard r hayalini kurdum!�

“Sanki ‘hokus pokus’ yapt m!�

E

Ne gĂźzellll!!!

EditĂśrden

Bahar geldi ve yine gĂźne dĂśndĂź yĂźzĂźnĂź tomurcuklar, sard kollar yla yaĹ&#x;am s ms k . GĂźneĹ&#x; bir baĹ&#x;ka doÄ&#x;acak Ĺ&#x;imdi ufuktan, bir baĹ&#x;ka yĂźrĂźyecek damarlara kan. Nisan geldi, sen geldin bahar! DoÄ&#x;an n renk renk biçimlendiÄ&#x;i, insana huzur verdiÄ&#x;i bir mevsimdeyiz iĹ&#x;te yine. Parklarda sazlar çal n yor, Ĺ&#x;ark lar sĂśyleniyor, çimenliklerde kuĹ&#x;larla oynuyor çocuklar‌ Bir kĂśĹ&#x;ede Ĺ&#x;airler oturmuĹ&#x; Ĺ&#x;iirler yaz yor zeytin karas gĂśzlere‌ Bahar mĂźjdeleyen ilk kelebek, ilk papatya, ilk menekĹ&#x;e‌ İlk kardelen, karlara gĂźlĂźmseyen daÄ&#x;lar n sevinci‌ Hem yaÄ&#x;mur yĂźklĂź bulut, hem de duygular s tan gĂźneĹ&#x;‌ Nisan, bahar n bereketli ay sanc l , doÄ&#x;urgan‌ Sen geldin hoĹ&#x;geldin bahar! S ms cak bir merhaba bizden siz okurlar m za bu baharda! Bir merhaba da yeryĂźzĂźnĂź s tan bahar gibi sokaklar eylemleriye s tan Frans z gençliÄ&#x;ine, ĂśÄ&#x;rencisine, iĹ&#x;çi s n f na! Onlar, ĂśnĂźmĂźzdeki mevsimin iĹ&#x;çi s n f ve emekçiler cephesinden s cak geçeceÄ&#x;inin habercisi. Her geçen gĂźn yeni kat l mlarla sokaklar dolduruyor, bahar n ilk yaÄ&#x;murlar n ç Ä&#x;laĹ&#x;an eylemleriyle karĹ&#x; l yorlar. Sistemin sald r s na karĹ&#x; ĂśÄ&#x;renci-iĹ&#x;çi-emekçi hep bir arada olmay baĹ&#x;arman n tad nda bahara ad m at yorlar... Gençlik sayfam zda eylemlerin s cak soluÄ&#x;unu taĹ&#x; yan rĂśportajlar m z bulacaks n z... İlgiyle okunan sayfalar m zdan biri olan Kad n sayfam zda bir dosya aç yoruz. BaĹ&#x;ta kad nlar olmak Ăźzere, okurlar m zdan gelen talepler doÄ&#x;rultusunda, çocuk eÄ&#x;itimi konusunda uzman gĂśrĂźĹ&#x;Ăźne baĹ&#x;vurduk. Sevgili dostumuz Pedagog Ali Erenler, bilgilerini ve uzun y llara dayanan deneyimlerini paylaĹ&#x;t bizimle. Bir yenilik de KĂźltĂźr Sanat sayfam zda var. “Tarih Gemisindenâ€? isimli yeni kĂśĹ&#x;emizle, s n f mĂźcadeleleri tarihinde iz b rakanlar anacak ve yaĹ&#x;atacaÄ&#x; z. Geçen say m zda davetlisiydik TĂźrkiye’de yap lacak SĂśz Al nterinin Kurultay ’n n. TĂźrkiye iĹ&#x;çi s n f mĂźcadelesinin s cak soluÄ&#x;unu taĹ&#x; yan Kurultay, baĹ&#x;ar yla sonland . Bu kez Kurultay’ n sonuç bildirgesini bu say m zda sizlerle paylaĹ&#x;acaÄ&#x; z. TĂźrkiye’nin deÄ&#x;iĹ&#x;ik illerinden iĹ&#x;çilerin kat l m yla gerçekleĹ&#x;tirilen Kurultay’da enternasyonal delegeler de bulunuyordu. Arjantin, Kolombiya, GĂźney Afrika ve Brezilya’dan kat lan temsilciler d Ĺ&#x; nda, dayan Ĺ&#x;ma mesajlar yla birçok dost da kurultayda yerini ald . Biz de mesaj m zla Kurultay’da yer alanlar aras ndayd k! Ĺžimdi gĂśnĂźlden geçen ve uÄ&#x;runa çabas n verdiÄ&#x;imiz, Ĺ&#x;airin dediÄ&#x;i gibi â€œĂźlkem her mevsim baharâ€? olsun isteminden baĹ&#x;ka bir Ĺ&#x;ey deÄ&#x;il‌ Ăœlkem her mevsim bahar Ăœlkem sars lmaz duvar Ne yaz k ki Ăźlkemde Hain var h rs z var!

DeÄ&#x;erli YaĹ&#x;anacak DĂźnya emekçileri ve okuyucular , bir bayan, anne ve eĹ&#x; olarak sizlere paylaĹ&#x;mak istediÄ&#x;im o kadar çok Ĺ&#x;ey var ki gĂźzeliyle, çirkiniyle‌ Bunlar belki ileride sizerle paylaĹ&#x; r m. Bu benim sizlere ilk yaz m olduÄ&#x;u için, Ăśncelikle YaĹ&#x;anacak DĂźnya gazetemizle nas l an Ĺ&#x;t Ä&#x; m anlatmak istiyorum.

M

Gazeteyi okudukça kardeĹ&#x;imin o ani tavr bana halen ac veriyor. O kadar istiyorum ki bu gazetenin gĂźzelliÄ&#x;ini, deÄ&#x;erini herkes kaĹ&#x;fetse de okusa‌ Ă–yle ki, baz lar na yalvar rcas na tavsiye ediyorum ama nafile, hiç bir Ĺ&#x;ey okumamak için direniyorlar. YaĹ&#x;anacak DĂźnya emekçileri ve okuyucular , bĂźyĂźk bir emek ve çabayla bana ulaĹ&#x;t rd Ä&#x; n z için, takdirimi sizinle paylaĹ&#x;may bir gĂśrev biliyorum. “Art k yazmal y m. Bana çok Ĺ&#x;eyler katan, ĂśÄ&#x;reten insanlara fazlas yla hak ettikleri teĹ&#x;ekkĂźrĂź iletmeliyimâ€? dedim. Çok daha uzun y llar beraber olmak dileÄ&#x;iyle, bu gazeteye emeÄ&#x;i geçen herkese sevgilerimi ve sayg lar m yolluyorum. Zeynep Dinç/Berlin

Ben, daha Ăśnceden bu filmi gĂśrdĂźÄ&#x;ĂźmĂź sĂśyleyip baĹ&#x;ka bir filme girmek istediÄ&#x;imi Ăśnceden belirtmiĹ&#x;tim. Bu film, reklam bolca yap lan “Kurtlar Vadisi-Irakâ€?t . Avrupa’da gĂśsterimden kalkt Ä&#x; n duymuĹ&#x;tum. Yol boyunca “EÄ&#x;er hala gĂśsterimde ise ben bu filme girerimâ€? diye dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyordum. ArkadaĹ&#x;lar n tĂźm uyar lar na raÄ&#x;men, “Hay r kĂśtĂź de olsa ben bu filmi izlemek istiyorumâ€? diye Ăźsteliyordum. Biletlerimizi ald k. Ayr lmak orada bile zor gelmiĹ&#x;ti arkadaĹ&#x;lar mdan. Yaln z, tek baĹ&#x; ma salona girecektim‌ Bir yandan “Olsun tum dikkatini filmde toparlars nâ€? diye içimden geçirdim. İçeri girdiÄ&#x;imde film baĹ&#x;lam Ĺ&#x;t . Konsantre olmaya çal Ĺ&#x; yordum. “Kßçßk bir salon ve gĂźrĂźltĂź kesilirâ€? diye bekliyordum. Ama ne mĂźmkĂźn! Bol kanl , ceset dolu sahnelerde salondan kahkaha sesleri geliyordu. Arada, kimi sahnelerde

“Allahuekber!â€? â€œĹžerefsizler!â€? sloganlar bile vard . “Daha fazla dayanamayacaÄ&#x; m, ç ksam m ?â€? diye dĂźĹ&#x;ĂźndĂźm ama bir kez izlemeye baĹ&#x;lam Ĺ&#x;t m ve yar da b rak p gitmek de iĹ&#x;ime gelmiyordu.

“Buras sinema salonu!“ Bir ara, normal bir ses tonuyla, herkesin duyabilecegi Ăślçßde “ArkadaĹ&#x;lar, buras sinema salonu, evde deÄ&#x;ilsiniz! LĂźtfen biraz sessiz olal mâ€? dememe raÄ&#x;men, arkamdaki bir bayan yak Ĺ&#x; ks z ve seviyesiz bir uslupla bana karĹ&#x; l k verdi. Bu yak Ĺ&#x; ks z konuĹ&#x;may uzatmadan k sa kestirdim. Ama ayn tav rlar , daha da katlayarak film boyunca devam ettirdiler. Bir ara salondan ç kt m, biraz hava ald m ve tekrar salona girdim. Azeri TĂźrklerini alk Ĺ&#x;lay p Arap ve KĂźrtleri yuhalad lar! “Amerikan yandaĹ&#x;lar â€? deyip kĂźfĂźr ettiler! O filmde bir sahnede, “Hepinizi birbirinize dĂźĹ&#x;ĂźrdĂźkâ€? dedi bir Amerikal . Bu cĂźmle ordakilerde bir çaÄ&#x;r Ĺ&#x; m yapt m bilmem! İĹ&#x;te bunun nas l becerildiÄ&#x;inin ĂśrneÄ&#x;ini o kßçßcĂźk sinema salonunda yaĹ&#x;ad m‌ Film için YaĹ&#x;anacak DĂźnya’da yeterince aç klay c bir yaz yaz lm Ĺ&#x;t . Tekrardan ziyade, ben salonun ortam n yazmak istedim. Bu filmin biz ezilen uluslara verebileceÄ&#x;i birĹ&#x;ey yok. DoÄ&#x;ru, gerçekçi bir gĂśzle bakan herkes bunu gĂśrecektir.BaĹ&#x; m çok aÄ&#x; rd . Apar topar ç kt m oradan. Sonras dost yĂźzler, dost sohbetler‌ HoĹ&#x;çakal n‌. Asl - KĂśln

İdeal gĂśbek! Sonra sohbet Ĺ&#x;Ăśyle devam etti: - Kardioloji bizden bel kal nl Ä&#x; n da Ăślçmemizi istiyor. - Sebep? - Kolestrol ve kalp krizi geçirme riski 102 cm bel kal nl Ä&#x; ndan sonra daha fazlad r dedi. - Benim ki 95’ti deÄ&#x;il mi? - Evet. - İyi, daha 7 santimlik kilo alabilirim! Tekrar gĂźlĂźĹ&#x;tĂźk‌ Benim gibi gĂśbekli olma sevdal lar na duyurulur: Aman gĂśbeÄ&#x;iniz 102 santimi geçmesin! Ruhat/ İsviçre

Sokaklarda aç evsiz çocuklar ve insanlar›n dolat›¤› kentte, trilyonlar harcanarak “MOBESEâ€? ad›nda bir sistem kurulmu. Her ne kadar Avrupa’da yaĹ&#x;asam da TĂźrkiye’deki geliĹ&#x;meleri yak ndan takip ediyorum. Size Emniyet’in yetki art r lmas istemi ve de çevremizi dolduran kameralarla ilgili yazmak istedim. Emniyet Genel MĂźdĂźrĂź Celalettin Cerrah, Avrupa BirliÄ&#x;i uyum yasalar çerçevesinde yetkisinin azald Ä&#x; n iddia ettiÄ&#x;i polis kuvvetleri için “yetki art r lmas â€? talebinde bulundu. GĂśzalt sĂźresinden, delillerin toplanmas na kadar polis, zaten yeterinden fazla yetkiye sahip. Ama “yetkisizleĹ&#x;tirilmiĹ&#x;â€? imaj yarat larak, yeni dĂźzenlemelerin ‘toplumsal huzursuzluÄ&#x;un ve s n fsal çeliĹ&#x;kilerin sebebi olduÄ&#x;u’ yan lsamas yarat lmak istenmekte‌

“MOBESEâ€? dedikleri TĂźrkiye’de bir Genetik Banka kurulmas n isteyen Cerrah, fiĹ&#x;ledikleri yetmiyormuĹ&#x; gibi, Ĺ&#x;imdi de tĂźm toplumun genetik bilgi kodlar na sahip olmay planl yor. Bilimsel ve de çaÄ&#x;daĹ&#x;m Ĺ&#x; gibi gĂśrĂźnen bu genetik banka uygulamas , Ăźlkenin her taraf n dolduran izleme kameralar da dĂźĹ&#x;ĂźnĂźldĂźÄ&#x;Ăźnde, “BIG BROTHERâ€?in gĂśrev baĹ&#x; nda olduÄ&#x;unu gĂśsteriyor. Devletin pilot bĂślge olarak kulland Ä&#x; İstanbul’da bir bĂźyĂźk sorun da gĂśzetleme kameralar . Sokaklar nda aç evsiz çocuklar n, insanlar n dolaĹ&#x;t Ä&#x; kentte, trilyonlar harcanarak

“MOBESEâ€? ad nda bir sistem kurulmuĹ&#x;. TĂźrkiye’de gĂśzetleme kameralar na karĹ&#x; ĂśrgĂźtlĂź tepki de h zla art yor. Bu karĹ&#x; duruĹ&#x;ta, “GĂśzetleme Kameras Oyuncular â€?n n, gĂśzetleme kameralar na karĹ&#x; uluslararas otonom protesto gĂźnlerinin etkisi var. İstanbul’da yap lan bir aç klamada, â€œĹžehir Ĺ&#x;u anda 570 kamerayla 24 saat izleniyor. Kurulan Modern Kent Bilgi ve GĂźvenlik Sistemi sayesinde, karakollar bir çantaya s Ä&#x;d r lacak. Sistemin çekirdek ekibinde yer alan Basri Aktepe’den, MOBESE’nin içinde farkl bir Ĺ&#x;ifre gizlediÄ&#x;ini de ĂśÄ&#x;rendik. Bu Ĺ&#x;ifre Ĺ&#x;Ăśyle: MOBESE nin M’si; Mustafa Hararc ve Murat Nazmi Akman’ , O’su; Osman Nihat Ĺžen’i, B’si; Basri Aktepe’yi, E’si; Ersin Çoban’ , S’si; SĂźleyman Demirci’yi, E’si ise ErdoÄ&#x;an Toprakman’ ifade ediyor. Sistemin çekirdek kadrosu olan emniyet gĂśrevlilerinin baĹ&#x; harfleri yan yana gelince MOBESE ortaya ç km Ĺ&#x;. Bunun resmi aç l m olan Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu da sonradan monte edilmiĹ&#x;.â€? deniyor. MOBESE’ye karĹ&#x; “NO-BESE!â€? diyen bu karĹ&#x; t grubun çabalar kßçßmsenmemelidir. Ancak insanlar, “BIG BROTHER’in kontrolĂź alt nda kĂśleler toplumuâ€? yaratma yĂśnelimleri konusunda daha çok ayd nlat lmal d r. Çal Ĺ&#x;malar n zda baĹ&#x;ar lar dilerim. Ela Deniz- KĂśln

Yaanacak

DĂźnya

AYLIK GAZETE

Verein fßr Freunschaft der Kulturen (V.f.f.K.) (Gazetemiz minimum 2 euro ba¤› kar›l›¤›nda verilmektedir.) Merkez Bßro: Lasallestr.54¡ 51065 KÜln Telefon: +49-(0)221- 99 28 115 - 116 - 123 ‚nternet adresimiz: www.yasanacakdunya.net e-Mail: info@yasanacakdunya.net Paris irtibat: e-mail: pydunya@hotmail.com

Bu çizim neyi anlat yor? GĂśrĂźĹ&#x;lerinizi yasanacakdunya@yahoo.com e-mail adresine gĂśnderebilirsiniz.

Berlin irtibat: ydberlin@yahoo.com ‚sviçre irtibat: ydisviçre@yahoo.com Deutsche Bank ¡ Konto Nr.: 343 34 55 ¡ BLZ 370 700 24 ¡ IBAN: DE31 3707 0024 0343 3455 00


Yaanacak

G

Ăœ

N

D

E

3 DĂźnya

M

İlticac lar ßzerinden 200 milyon euro tasarruf

TĂźrkiye-AB iliĹ&#x;kilerinde yeni sĂźreç DĂźnya

İsviçre, 2 y l içerisinde iltica baĹ&#x;vurusu say s n yar ya indirdi. “İlticac lar n Ăźlke ekonomiine bĂźyĂźk yĂźk olduÄ&#x;unuâ€? her rsatta dile getiren Bakan Blocher , 2003’te 20 bin iltica baĹ&#x;vurusunu 2004’te 14 bin’e, 2005’te de 10 bine indirdiklerini, bĂśylelikle 200 milyon Frank kazand rd Ä&#x; n aç klad . Bakan, "Bundan sonra iltica alebinde bulunanlar 60 gĂźn çinde çok s k sorgu ve kontrolden geçirilecek, baĹ&#x;vurular hiç uzat lmadan neticeye baÄ&#x;lanacak" dedi. İsviçre’nin son olaylardan onra yabanc lar ve ilticac lar zerine Ăźst Ăźste sert karar ve kanunlar ç karmas , dikkatleri yabanc dĂźĹ&#x;manl Ä&#x; Ăźzerine çekti.

AB, kendi çekirdek yap›s› ßzerinden yeniden

Konut hakk için yĂźrĂźyĂźĹ&#x; Paris’te yaklaĹ&#x; k 5 bin kiĹ&#x;i, konut hakk için yĂźrĂźdĂź. Droit au Logement (DAL) organizasyonu taraf ndan dĂźzenlenen gĂśsteride gÜçmenlerin evlerden at lmalar protesto edildi. “Herkes için bir lojmanâ€? slogan ile yap lan yĂźrĂźyĂźĹ&#x;te, on binlerce boĹ&#x; konut olmas na aÄ&#x;men gÜçmenlere konut hakk tan nmamas protesto edildi. DAL aç klamas na gĂśre, her y l 140 bin lojman n boĹ&#x;al l yor ve en az 10 binine polis zoruyla el konuluyor.

İngiltere’de hastane skandal İngiltere’de Parlamento’nun ç ayr komisyonunun haz rlad Ä&#x; ortak raporda, hastanelerdeki yaĹ&#x;l hastalar n ihmal edildikleri ve kĂśtĂź muamele gĂśrdĂźkleri aç kland . YaĹ&#x;l lar n, hastanelerde kalabal k koÄ&#x;uĹ&#x;larda tutulduÄ&#x;u, hemĹ&#x;ireler ve diÄ&#x;er personel taaf ndan ezildiÄ&#x;i, kendilerine olan sayg y kaybetme noktas na getirildiÄ&#x;ine dikkat çekilen aporda, “Bu kĂśtĂź muamelenin alt nda, yaĹ&#x;l lar bir an Ăśnce hastaneden ç kmaya ikna etme çabas da var’’ denildi. Ă–zellikle de Alzheimer hasalar n n, yaln z b rak ld klar çin sĂźrekli dĂźĹ&#x;Ăźp bir yerlerini k rd Ä&#x; , yemeklerini bitirmeden epsilerin Ăśnlerinden al nd Ä&#x; ve bak ma muhtaç olduklar halde taburcu olmak zorunda b rak ld klar belirtildi.

Okulda Ĺ&#x;iddet Berlin’in NeukĂślln semtindeki, yĂźzde 80’ini gÜçmen kĂśkenli çocuklar n oluĹ&#x;turduÄ&#x;u “RĂźtli Hauptschuleâ€? adl ilkĂśÄ&#x;etim okuluna giriĹ&#x;-ç k Ĺ&#x;lar pois kontrolĂźnde yap lmaya baĹ&#x;and . Ă–Ä&#x;retmenler, okulda meydana gelen Ĺ&#x;iddet olaylar ndan dolay okulun kapat lmas talebiyle Berlin Eyaleti EÄ&#x;itim Bakanl Ä&#x; ’na mĂźracaat ettiler. Erkek ĂśÄ&#x;renciler, b çak ve kasatura gibi kesici-delici aleterle okula gelmeyi sĂźreklileĹ&#x;irmiĹ&#x;ler. Son alt ayda ĂśÄ&#x;rencierden ziyade okulda gĂśrevli Ä&#x;retmenler hastalan yor. Alt ayd r raporlu olan mĂźdĂźr, rapor sĂźresinin sonunda emekliiÄ&#x;ini isteyecek. MĂźracaat yapan ĂśÄ&#x;retmenlere, okul idaesi taraf ndan gazetecilerle gĂśrĂźĹ&#x;me yasaÄ&#x; getirildi.

Rice’a protestolu karĹ&#x; lama ABD D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri Bakan Condoleezza Rice, İngiltere D Ĺ&#x;iĹ&#x;eri Bakan Jack Straw’un davetiyle yapt Ä&#x; iki gĂźnlĂźk ziyaetinde protestolarla karĹ&#x; land . Rice, protesto gĂśsterileri nedeniyle ziyaret edeceÄ&#x;i bir okul binas na arka kap s ndan girdi. Rice’ n program nda yer alan camii ziyareti de protestoara yol açmas endiĹ&#x;esiyle iptal edildi. Okul binas n n ĂśnĂźnde oplanan yaklaĹ&#x; k 150 kiĹ&#x;i Condoleezza Rice evine dĂśn!" loganlar att .

Yaanacak

Avusturya’da AB’nin geniĹ&#x;leme sĂźreci, gĂźncel politikalar , AB’yi bekleyen sorunlar tart Ĺ&#x; ld . TĂźrkiye-AB iliĹ&#x;kileri de gĂśzden geçirildi. TĂźrkiye’nin ĂśzelleĹ&#x;tirme, tar m ve KĂźrt sorunu baĹ&#x;ta olmak Ăźzere, “reformlardaâ€? yeterli bir geliĹ&#x;me saÄ&#x;lamad Ä&#x; belirtildi. Ĺžemdinli olaylar ve son bir ayda AB’ye gelenlerin istatistikleri Abdullah GĂźl’ßn ĂśnĂźne konuldu. GĂźl ise, kimi zorluklarla karĹ&#x; laĹ&#x;t klar n belirtti. DiÄ&#x;er taraftan “karikatĂźr krizindeâ€? ortaya ç kan mĂźslĂźman potansiyele dikkat çeken GĂźl, TĂźrkiye’nin AB ile İslam Ăźlkeleri aras nda kĂśprĂź olabileceni hat rlatarak, pazarl kta gĂźcĂźnĂź

İngiltere’de belediye iĹ&#x;çileri emeklilik yasas nda yap lan deÄ&#x;iĹ&#x;iklikleri protesto etmek için greve ç kt lar. Birbuçuk milyon iĹ&#x;çinin kat ld Ä&#x; grev, İngiltere’nin son 80 y l n n en geniĹ&#x; kat l ml grevi oldu. Yunanistan’da kamu çal Ĺ&#x;anlar ĂśzelleĹ&#x;tirmeler, esnek çal Ĺ&#x;ma ve TİS kazan mlar n n gasp na karĹ&#x; son 10 y l n en kitlesel grev ve gĂśsterilerini gerçekleĹ&#x;tirdiler.

artt rmaya çal Ĺ&#x;t . Toplant da AB’nin geniĹ&#x;leme konusunda ĂśnĂźmĂźzdeki dĂśnemde yeni bir sĂźrece evrileceÄ&#x;i, buna baÄ&#x;l olarak TĂźrkiye’nin de konumunun deÄ&#x;iĹ&#x;eceÄ&#x;i mesaj verildi.

Burjuvalar n kayg lar AB’nin yeni sĂźrecine iliĹ&#x;kin sĂśz sahibi olan Alman ideolag JĂźrgen Habermas, “AB’nin GeleceÄ&#x;i Ăœzerineâ€? konulu toplant s nda, AB’nin geniĹ&#x;leme sĂźreciyle beraber yaĹ&#x;ayacaÄ&#x; sorunlar Ĺ&#x;Ăśyle aç klad : “Irak savaĹ&#x; ndan bugĂźne AB’nin kendi içinde bĂślĂźnmesi, bir kĂźltĂźr savaĹ&#x; tehlikesi,

Sosyal y k ma karĹ&#x; AB’nin kuruluĹ&#x; normlar , toprak gibi kay yor. Bu da ABD’nin ittifaklar yla AB’yi ayn Ĺ&#x;ekilde eĹ&#x;it k lm yor. Ă–zellikle kritik ticaret durumunda AB’nin Ăźzerinde olan gßçlere karĹ&#x; ĂźstĂźn olmas gerektiÄ&#x;i için, AB’nin bĂźyĂźk bir ordu kurmas gerekiyor. AB Ĺ&#x;imdiye kadar NATO ve ABD’nin genarallerinin etkisinde hareket ediyordu. Avrupa’n n kendi biriliÄ&#x;i için de reformlar yapmas gerekiyor. Ă–rneÄ&#x;in, bir D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri

Bakan , bir AB BaĹ&#x;kan ve Finans Dan Ĺ&#x;man olmas laz m.â€? AB, kendi çekirdek yap s Ăźzerinden yeniden bir kurumlaĹ&#x;may ĂśngĂśrĂźrken, geniĹ&#x;leyen bĂślĂźmler Ăźzerinde ciddi bir hakimiyet kurmak istiyor. ABD’ye karĹ&#x; l k bir gßç dengesi oluĹ&#x;turmaya çal Ĺ&#x;an AB, bununla birlikte yeni ittifaklarda yeni Ăźye Ăźlkeler ve birbiriyle iliĹ&#x;kileri Ăźzerinde bir denge oluĹ&#x;turmaya çal Ĺ&#x; yor.

GÜçmen kamplar ndan hapishanelere Çeçenlerin, kafileler halinde Polonya ve Slovakya’ya gelmesi ve yolculuÄ&#x;un buralarda son bulmamas , gÜçmenlere yĂśnelik uygulamalar iyice sertleĹ&#x;tirmenin bahanesi oldu.

zetiminde tutuluyorlar.

KĂśtĂź elek!

Avusturya, Ăźlkeye gelen Çeçen mĂźltecilerin say s ndaki Ăśnemli art Ĺ&#x; Ăźzerine, Ăźlkedeki yasalarda deÄ&#x;iĹ&#x;ikliÄ&#x;e giderek, iltica baĹ&#x;vurusunda bulunanlar gÜçmen kamplar na deÄ&#x;il, gerçek hapishanelere kapatmaya baĹ&#x;lad . Kad n ve çocuklar yine kamplarda kalabiliyorlar. Ama mĂźlteci statĂźsĂź için baĹ&#x;vuran erkekler, “Avrupa BirliÄ&#x;i’nin baĹ&#x;ka Ăźlkelerine kaçmalar ihtimaliâ€? kuĹ&#x;kusuyla resmen hapishanelerde, gardiyanlar n gĂś-

Peki Avusturya neden rahats z? Viyana hĂźkĂźmeti, sadece geçen y l Ăźlkeye 2 bine yak n Çeçenin iltica için baĹ&#x;vurduÄ&#x;unu tespit etmiĹ&#x;. Ve bundan Polonya ve Slovakya’y sorumlu tutuyor. Viyana’ya gĂśre, “Polonya ve Slovakya kĂśtĂź bir elek gibi çal Ĺ&#x; yor; gelen ve baĹ&#x;vuran herkes geçiyor. Bu Ăźlkelerde s Ä&#x; nma alan Çeçenler orada kalm yor, bat Ăźlkelerine geçiyorlar.â€? Viyana, mĂźlteci ak m n n bu Ăźlkelerde durdurulmas n talep ediyor. Ăœstelik bu Avusturya’n n “bireysel tutumuâ€? da deÄ&#x;il. Polonya, Slovakya, Romanya gibi Ăźlkeleri birliÄ&#x;e kabul etme

Son seçimleri milleyetçi-muhafazakar partilerin kazanmas ndan sonra, Polonya’da rkç l k yĂźkseliĹ&#x;e geçti. Kendilerinden olmayanlar n yapt klar her yĂźrĂźyĂźĹ&#x;e ve gĂśsteriye polisin gĂśzĂź ĂśnĂźnde sald r yorlar. Demokrat, antifaĹ&#x;ist ve sol çevrelerin Ăśne ç kan isimlerini hedefe çak yorlar.

“Nigdy Wecijâ€? (Bir Daha Asla) adl insan haklar ĂśrgĂźtĂź yĂśneticisi Jacek Purski de bu grubun hedef listesinde. Purski, internette izlediÄ&#x;i rkç Blood and Honour (Kan ve Onur) adl grubun sitesinde kendi resminin teĹ&#x;hir edildiÄ&#x;ini gĂśrdĂź. Irkç Katolik Maria Radyosu, faĹ&#x;ist partilerin propagandas n yaparken “hĂźkĂźmet dĂźĹ&#x;manlar listesiâ€? dediÄ&#x;i sol ve demokrat politikac lar n isimlerini birer birez ihbar ediyor. Radyonun editĂśrĂź Tadeusz Rydzyk, 10 y l Ăśnce de Polonyal Yahudiler’in listesini yay nlam Ĺ&#x;t .

Gerçek hapishane

(baĹ&#x;taraf birinci sayfada)

KonuĹ&#x;an direniĹ&#x;in dili!

bir kurumlamay› ÜngÜrßrken, genileyen bÜlßmler ßzerinde ciddi bir hakimiyet kurmak istiyor.

Avusturya D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri Bakan Ursula Plassnik nedenlerinden birinin, buralar “s n r karakoluâ€? yapmak olduÄ&#x;unu hat rlayal m. Gelmesi muhtemel mĂźltecileri burada tutmak, kesinlikle bat Ăźlkelerine geçirmemek karar ndalar. Durum bu iken, daha iĹ&#x;in baĹ&#x; nda ortaya ç kan “kĂśtĂź

elekâ€?ler, insanl k d Ĺ&#x; uygulamalar gĂśz gĂśre gĂśre hayata geçirmenin gerekçesi olabiliyor. Hele bir de Avusturya’n n AB DĂśnem BaĹ&#x;kan olduÄ&#x;u dĂźĹ&#x;ĂźnĂźlĂźnce iĹ&#x;in ciddiyeti daha iyi anlaĹ&#x; l yor. GÜçmenleri hapsetmenin hukuk d Ĺ&#x; olduÄ&#x;unu Avusturya da biliyor elbet. Bu yasan n Anayasa Mahkemesi taraf ndan iptal edileceÄ&#x;i kesin. Ama mesele bu deÄ&#x;il. Meselenin asl , Avusturya D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri Bakan Ursula Plassnik’in sĂśzlerinde sakl : “HĂźkĂźmet, yasalardaki kat laĹ&#x;man n mĂźlteciler Ăźzerinde cayd r c etkisi olacaÄ&#x; n umuyor.â€? Mesaj aç k: “Elinizi kolunuzu sallayarak istediÄ&#x;iniz yere gidebileceÄ&#x;inizi san yorsan z çok safs n z! Gelirseniz sizi hapisaneler bekliyor!â€?

Polonya’da rkç yĂźkseliĹ&#x; Politikac -çete elele Irkç politikalar n bizzat parlamento arac l Ä&#x; yla uygulanmas ve propaganda edilmesi rkç gruplar cesaretlendiriyor, faaliyetlerini artt r yor. Ayn durum tersi için de geçerli. Tabandan rkç ĂśrgĂźtlerin artmas , parlamentodaki yĂśneticileri ayn derecede etkiliyor, gßçlerini artt r yor. Polonya’da, tehlikeli rkç gruplar olarak bilinen, Kan ve Onur, Combat 18, Polonyal Aileler BirliÄ&#x;i, Ă–z Polonyal Gençlik gibi radikal neo-faĹ&#x;ist gruplar, Ĺ&#x;u an yĂśnetimde olan partilerle iliĹ&#x;ki içindeler.

Bu rkç partilerin yĂśneticileri “YaĹ&#x;as n Hitlerâ€? slogan yla birbirini selaml yorlar. Irkç l Ä&#x; n bu denli aç ktan yap ld Ä&#x; ve bizzat beslendiÄ&#x;i Polonya’y bĂźyĂźk bir tehlike bekliyor. BugĂźnden kendileri d Ĺ&#x; nda olanlara mĂźdahale edip, onlar n sesini boÄ&#x;maya ve sindirmeye çal Ĺ&#x;an mentalite, bir sĂźre sonra toplu katliamlar, seri cinayetler olarak Polonya halk n n yaĹ&#x;am alanlar n daraltacak. Hitler’in kara defterindekiler Ăśnce yaz ld lar, sonra da bir bir silindiler. Ĺžimdi benzer durum Polonya’da geliĹ&#x;tirilmeye çal Ĺ&#x; l yor.

BugĂźn grev ve direniĹ&#x; hareketleri, sosyal y k m sald r lar na karĹ&#x; geliĹ&#x;mektedir. Bu hareket ayn zamanda, Neoliberal sald rganl Ä&#x; n dayatt Ä&#x; toplumsal çÜzĂźlme, ĂśrgĂźtsĂźzleĹ&#x;me ve hak alma bilincinin geriletilmesine indirilen bir darbedir. Toplumsal olana sahip ç kma, onun için diĹ&#x;e diĹ&#x; dĂśvĂźĹ&#x;me “geride kalm Ĺ&#x;, demode olmuĹ&#x; tatl bir an â€? deÄ&#x;il art k. İĹ&#x;çi s n f n n, emekçilerin ve gençlerin sald r lara karĹ&#x; sokaÄ&#x; n ve direniĹ&#x;in diliyle konuĹ&#x;malar esinleyici ve umut verici. Ă–zelikle Fransa’daki birleĹ&#x;ik ve kararl duruĹ&#x; dikkat çekici. Avrupa çap nda uzun zamandan bu yana bu kapsamda birliktelik oluĹ&#x;mam Ĺ&#x;t . Bu Ăśnemli ve deÄ&#x;erli. Fakat Villepin hĂźkĂźmeti, sendikalar n içinde zay f noktalara oynayarak hareketi içten bĂślmeye çal Ĺ&#x; yor. Baz sendikalar n çabucak uzlaĹ&#x;maya yatk n olduklar gĂśz ĂśnĂźne al nd Ä&#x; nda, zamanla içten bĂślĂźnme tehlikesinin var olduÄ&#x;u unutulmamal d r. Bu yĂźzden birleĹ&#x;ik ve kararl mĂźcadeleye sĂźrekli vurgu yapmak, alt n çizmek her zamankinden daha Ăśnemlidir.

SĂźrece yayma taktiÄ&#x;i Avrupa burjuvazisi kurnazd r ve y llar n deneyimine sahiptir. DireniĹ&#x;leri içten çÜzmek, sĂśnĂźmlendirmek, parçalamak için binbir tĂźrlĂź oyuna baĹ&#x;vuracakt r. Ă–rneÄ&#x;in Hartz VI’e karĹ&#x; gerçekleĹ&#x;tirilen eylemlilikler, sĂźrecin uzamas yla birlikte yavaĹ&#x;ça kitleselliÄ&#x;ini yitirip sĂśnĂźmlenmeyle sonuçland . Alman burjuvazisi sĂźrece yayarak hareketi sĂśnĂźmlendirme taktiÄ&#x;i izlendi. Bu yeni ve bilinmeyen bir taktik deÄ&#x;il elbette ama hareketteki içsel zay fl klar, taktiÄ&#x;in baĹ&#x;ar kazanmas n n en bĂźyĂźk sebeplerinden biri. Ĺžu anda da sĂźrdĂźrĂźlen grev ve direniĹ&#x;ler için ayn taktiÄ&#x;i izliyorlar. Bununla paralel bir biçimde iç zay fl klara oynuyorlar. Hareketi parçalay p, bĂślerek bitirmek amaçlar . GeliĹ&#x;en sĂźrecin en bĂźyĂźk açmazlar ndan birisi, s n f çizgisinde tutarl ĂśncĂź gßçlerden yoksun olmas d r. Hareketin bĂźtĂźnlĂźÄ&#x;ĂźnĂź saÄ&#x;layan ve onu akmas gereken mecraya yĂśnlendiren bir gĂźcĂźn olmamas n n ac s n yaĹ&#x; yor s n f hareketi. Sadece sosyal haklar n korumas deÄ&#x;il, anti-kapitalist temelde mĂźcadelenin bĂźyĂźtĂźlmesi gerekiyor. ÇßnkĂź bĂźtĂźn bu sald r lar n sebebi ve sorumlusu kapitalist sistemin ta kendisi. Sistem sĂźrdĂźÄ&#x;Ăź sĂźrece iĹ&#x;çiler, emekçiler, gençler ayn sorunlarla boÄ&#x;uĹ&#x;mak zorunda kalacak. S n fa ve emekçilere bunun bilincini taĹ&#x; yacak ve bu temelde mĂźcadeleyi bĂźyĂźtecek gßçlerin geliĹ&#x;mesi, bĂźyĂźmesi hayati Ăśnemdedir.

Kazanarak sonuç alman n Ăśnemi Grev ve direniĹ&#x;lerin, baĹ&#x;ta Fransa olmak Ăźzere kitlesel ve militan temelde kazan mla sonuçlanmas , s n f hareketinin bundan sonraki seyri aç s ndan bĂźyĂźk Ăśnem taĹ&#x; yacakt r. Kararl l kla durup istenen doÄ&#x;rultuda sonuç al n rsa, siyasal ve moral aç dan s n f hareketi baĹ&#x;ar ve kendi gĂźcĂźne gĂźveni kazanacakt r. Bu kazan m kendi sonucuyla s n rl da kalmaz, doÄ&#x;as gereÄ&#x;i farkl coÄ&#x;rafyalar da etkileyecek ve esin kaynaÄ&#x; olacakt r. Bunu Avrupa burjuvazisi de biliyor ve bu yĂźzden direniĹ&#x;lerin baĹ&#x;ar yla sonuçlanmamas için ellerinden geleni yap yorlar. Avrupa burjuvazisi birlikte hareket ediyor. Buna karĹ&#x; Avrupa’da yaĹ&#x;ayan tĂźm emekçiler de birlikte hareket etmeli, bunun olanaklar n yaratmal d r. Enternasyonalist dayan Ĺ&#x;ma için bĂźtĂźn iĹ&#x;çiler, emekçiler kol kola, omuz omuza! Ĺžimdi grevlerin, direniĹ&#x;lerin, bahar n ve 1 May s’ n coĹ&#x;kusuyla hep birlikte hep bir aÄ&#x; zdan Enternasyonal’i sĂśyleme zaman .

“Standartlar bu tarafa!â€? İlaç denekleri yoÄ&#x;un bak mda 1.sf’dan devam

Bu gibi arat›rmalar-

â€œĂźlkeye çeĹ&#x;itli yollarla ak n edenlerâ€?den deÄ&#x;il; en az sekiz y ld r Almanya’da yaĹ&#x;ayanlardan, burada doÄ&#x;up bĂźyĂźyenlerden oluĹ&#x;uyor.

da temel ilkelerden biri, deneklerin kat›l›m›n›n parayla tevik edilmemesi!

Avrupa çap na yay ld Avrupal emekçiler art k biliyor ki, AB ne zaman tĂźm Avrupa emekçilerini ilgilendiren bir sald r yasas n ortaya atsa, bunun pratik uygulamalar n ilk olarak Almanya’da hayata geçirir. Bu da demek olur ki, yak n zamanda ayn sald r dalgas tĂźm Avrupal emekçilere yĂśnelir. Bu konuda da ayn politika gĂźndemde. Avrupa’da 6 Ăźlkenin İçiĹ&#x;leri Bakanlar , vatandaĹ&#x;l k testi ve bir uyum sĂśzleĹ&#x;mesi haz rlanmas n istedi. Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya ve Polonya İçiĹ&#x;leri Bakanlar , Heiligendamm’da bir araya geldi. GÜçmen emekçi dĂźĹ&#x;manl Ä&#x; yla sivrilen Fransa İçiĹ&#x;leri Bakan Nicolas Sarkozy’nin, sĂśzleĹ&#x;me

haz rlanabilmesi için bir uzmanlar grubu oluĹ&#x;turulmas Ăśnerisini kabul ettiler. Geri bilinçleri kolayl kla kendi yan na çekebilen “Dilimizi bile bilmiyorlar, vatandaĹ&#x; olacaklarsa asgari dĂźzeyde bu Ăźlkeyi tan mal larâ€? sĂśylemleri kimseyi aldatmamal d r. Sald r n n çap , derinliÄ&#x;i yaĹ&#x;ama geçme h z baz gerçekleri daha iyi gĂśsteriyor: Avrupa burjuvazisi, tĂźm sĂśylemlerinin aksine, baĹ&#x;ta gÜçmenler olmak Ăźzere bĂźtĂźn emekçileri “ayn tornadan ç km Ĺ&#x;â€? misali yeniden biçimlendirmek istemektedir. Hangi

ulustan olurlarsa olsunlar tĂźm emekçileri “entegrasyonâ€? k l f alt nda “kontrolĂź en mĂźmkĂźnâ€? ve bĂśylece “zarars zâ€? hale getirebilmek için yontmaya, olmuyorsa da gĂśzĂźnĂź k rpmadan kesip atmaya çal Ĺ&#x;maktad r. Buna karĹ&#x; gelmemek, deÄ&#x;iĹ&#x;ik sald r lar n gÜçmeniyle-yerlisiyle halka halka tĂźm emekçi y Ä&#x; nlara yay lmas na olanak tan makt r. Bir noktada durdurulamayan, geri pĂźskĂźrtĂźlemeyen bir sald r n n yol açt Ä&#x; y k m n boyutlar ve Ĺ&#x;iddeti bĂźyĂźmektedir. Seyirci kalmayal m!‌

İngiltere’de bir ilaç denemesi faciaya neden oldu! Londra’da yĂźrĂźtĂźlen araĹ&#x;t rmalar s ras nda alt erkek deneÄ&#x;in durumu kĂśtĂźleĹ&#x;ti. Organ yetmezliÄ&#x;i tan s konan deneklerden ikisinin durumunun aÄ&#x; r. Bu kiĹ&#x;ilerden birisinin k z arkadaĹ&#x; olan Mysanwy Marshall, erkek arkadaĹ&#x; n n baĹ&#x; n n anormal Ĺ&#x;ekilde Ĺ&#x;iĹ&#x;erek mor-sar bir renk ald Ä&#x; n belirtti. Marshall, ilac n bĂźnyeden at lmas için arkadaĹ&#x; n n vĂźcudunun her yerine tĂźpler baÄ&#x;land Ä&#x; n , solunumun da cihazlar yard m yla saÄ&#x;land Ä&#x; n sĂśyledi.

İlac n yan etkileri Ĺžimdilik “TGN-1412â€? olarak adland r lan ilaç kronik enflamasyon, romatizmal hastal klar

dayd

İnsan hayat n n bedeli!

ve lĂśsemi için tedavi geliĹ&#x;tirmek Ăźzere inceleniyordu. Deneklere ilk dozlar n verilmesinin Ăźzerinden ßç gĂźn geçmiĹ&#x;ti ki deneklerin saÄ&#x;l Ä&#x; h zla bozuldu. İlaçlar n geliĹ&#x;tirme sĂźrecinde Ăśnce laboratuvarlarda denenmesi ard ndan hayvanlar Ăźzerinde yap lan denemelerin de sorunsuz tamamlanmas gerekiyor. İnsanlarda ise ßç aĹ&#x;amal bir s nama yap l yor. İlk aĹ&#x;amada saÄ&#x;l kl deneklere ilac n bir yan etkisi olmad Ä&#x; n gĂśrmek için çok kßçßk bir doz veriliyor. Bu ilac n araĹ&#x;t rmas bu aĹ&#x;ama-

Gelelim bunca riski gĂśze ald ran faktĂśre: GĂśnĂźllĂź deneklerin her birine araĹ&#x;t rmaya kat lmalar için gĂźnlĂźk 2 bin’er sterlin (2 bin 900 euro) ĂśdendiÄ&#x;i sĂśyleniyor. İngiltere’de bu gibi araĹ&#x;t rmalarda normalde gĂźnlĂźk 150 -200 sterlin Ăśdeme yap lmas ise dĂźĹ&#x;ĂźndĂźrĂźcĂź. Oysa bu gibi araĹ&#x;t rmalarda temel ilkelerden biri, deneklerin kat l m n n parayla teĹ&#x;vik edilmemesi! Elbette gĂśzĂźnĂź kar h rs bĂźrĂźmĂźĹ&#x; kapitalistler için “ilkelerâ€?, gĂśz boyamak için kullan lan “gerekliâ€? perdeler. BĂźtĂźn kapitalist iĹ&#x;letmelerde olduÄ&#x;u gibi, son derece karl olan t p endĂźstrisinde de herĹ&#x;eyin bir fiyat var. İnsan hayat n n bile! İngiltere’de bu gibi araĹ&#x;t rmalar n ilk aĹ&#x;amalar na y lda birkaç yĂźz kiĹ&#x;inin, araĹ&#x;t rman n tĂźmĂź içinse yĂźz bin kiĹ&#x;inin kat lmas bu fiyat n ne kadar dĂźĹ&#x;Ăźk olduÄ&#x;unu gĂśsteriyor!


Yaanacak

DĂźnya 4 Irkç yasaya tepki Amerika’n n gÜçmenler yaas n n rkç yĂśnde deÄ&#x;iĹ&#x;tirilmesine karĹ&#x; 25 Mart’ta yap an gĂśsteriye 1 milyon kiĹ&#x;i kat ld . Ăœlkeye gÜçmenlerin gelmeini engellemek için Meksika n r na duvar inĹ&#x;a etme planar bĂźyĂźk tepkilere yol açt . Duvar n yan s ra, kaçak iĹ&#x;çi çal Ĺ&#x;t ranlara da aÄ&#x; r cezalar verilmesi hedefler aras nda. VahĹ&#x;i piyasa ekonomisinin hĂźkĂźm sĂźrdĂźÄ&#x;Ăź Amerika’da gÜçmenlerin kay tl olarak yaamas ve çal Ĺ&#x;mas zor. Yasa parlementodan geçerse, Amerika’da kaçak yaĹ&#x;amak zorunda kalanlar suç iĹ&#x;lemiĹ&#x; kabul ediecek ve cezaland r lacak.

Eski diplomat kurye ç kt Polonya D Ĺ&#x;iĹ&#x;leri Bakanl Ä&#x; ve Diplomatik Protokol ĹžefliÄ&#x;i’nde 4 y l dan Ĺ&#x;man olarak gĂśrev yapan ve Ăźlkenin tan nm Ĺ&#x; aristokrat ailesinin Ăźyesi Piotr Dzienduszyck, arac n n gizli bĂślmelerine saklad Ä&#x; , deÄ&#x;eri 3 milyon dolar olan 79 kilo kahverengi eroini Almanya’ya okmaya çal Ĺ&#x; rken suçßstĂź yakaland . 1960 y l nda Ăźlkesini terk ederek Brezilya’ya yerleĹ&#x;en Dzienduszyck, 90’l y llarda Ăźlkesine geri dĂśnmĂźĹ&#x;tĂź. Dzienduszycki’nin uyuĹ&#x;turucu kaçakç l Ä&#x; iĹ&#x;ine Brezilya’da buaĹ&#x;t Ä&#x; sĂśyleniyor.

Pinochet’nin servetinin sonu yok Eski Ĺžili diktatĂśrĂź Augusto Pinochet’nin gizli mal varl Ä&#x; n n izini sĂźren Amerikal bir avukat, Pinochet’nin bankaarda farkl isimler alt nda, 100’den fazla hesab nda 100 milyon dolar n Ăźzerinde paras n n bulunduÄ&#x;unu sĂśyledi. Pinochet, 1973’teki darbeden 1990’a kadar Ăźlkeyi demir yumrukla yĂśnetmiĹ&#x;, yĂśnetimi dĂśneminde on binlerce kiĹ&#x;i iĹ&#x;kence gĂśrmĂźĹ&#x; ve ĂślmĂźĹ&#x;tĂź. Avukat Fraga, gazetecilere yapt Ä&#x; aç klamada, yak nda Peru’nun eski devlet baĹ&#x;kan Alberto Fujimori ve iktidar n n hakk nda ciddi suçlamalar buunan istihbarat Ĺ&#x;efi Vladimiro Montesinos için de benzer bir operasyonla gĂśrevlendirilmeyi beklediÄ&#x;ini kaydetti

“Soros Darbesiâ€? Belarus’ta tutmad Belarus’ta yap lan seçimleri, Rusya yanl s olarak bilinen Devlet BaĹ&#x;kan LukeĹ&#x;enko yeniden kazand . Bunun Ăźzerine,seçim sonuçlar n kabul etmeyen ABD destekli “muhaliferinâ€? sokak gĂśsterileri yapt . Muhalif gruplar, para sihirbaz olarak tan nan ABD’li pekĂźlatĂśr George Soros taraf ndan finanse ediliyor. Soros, Ukrayna ve GĂźrcisan’daki Bat yanl s muhalif gruplar destekleyerek, iktidara getirmiĹ&#x;ti.

FHKC ideri tutsak dĂźĹ&#x;tĂź İsrail askerleri, Eriha kentinde tutsak bulunan Filistin Halk KurtuluĹ&#x; Cephesi Genel Sekreeri Ahmed Saadet’le, 5 FHKC militan n tutuklamak için bask n dĂźzenledi. Çat Ĺ&#x;malarda 3 Filistinli ĂśldĂź. El Cezire’ye konuĹ&#x;an Saadet, teslim olmayacaÄ&#x; n sĂśyedi. BĂźtĂźn gĂźn yaĹ&#x;anan çat Ĺ&#x;malar sonunda FHKC lideri srail’e tutsak dĂźĹ&#x;tĂź. Bask n Ăśncesi ABD’li ve İngiliz gĂśzlemcilerin çekilmesi Filistinlilerin tepkilerini İngilere ve ABD’ye yĂśneltti. Hamas ve FHKC, İsrail’i Saadet’e dokunmamas için uyar rken, Filistin lideri Abbas da olup bitenden ABD ile İngiltere’yi sorumlu tuttu. Gazze’de ise Ăśfke İngiliz KĂźlĂźr Merkezi’ne yĂśneldi. Filisinli militanlar binay hedef ald , araçlar ateĹ&#x;e verdi. Gazze’deki AB merkezine de bask n dĂźzenlendi.

D

Ăœ

N

Y

Irak iĹ&#x;gali 3. y l nda ABD’nin Irak iĹ&#x;gali 3. y l nda. 3 y ll k kirli savaĹ&#x; n Irak halk na blançosu 100 bini aĹ&#x;k n ĂślĂźm, 216 iĹ&#x;kence merkezli cezaevleri, 300 bin tutuklu onbinlerce tecavĂźz ve ßç y ll k cehenem yaĹ&#x;am . Onca iĹ&#x;kencelere katliamlara karĹ&#x; l k insanl k onurlar n çiÄ&#x;netmeyen Irak halk , ABD’ye karĹ&#x; diz çÜkmedi, onun kirli emellerine geçit vermedi. Irak’ta yĂźrĂźttĂźÄ&#x;Ăź kirli savaĹ&#x;ta dĂźnya halklar na teĹ&#x;hir olan ABD, savaĹ&#x; n 3. y l nda kamuoyuna “pardon yanl Ĺ&#x; istihbaratâ€? aç klamas nda bulundu.“Yanl Ĺ&#x; istihbarat ama savaĹ&#x; gerekliâ€? diyen Bush, BOP projesi dahilinde belirlenen “Ĺ&#x;er ekseni Ăźlkelerâ€?e karĹ&#x; savaĹ&#x; mesajlar n vermekten çekinmedi.

Irak halk na yaĹ&#x;am hakk Irak iĹ&#x;galinin 3. y l nda dĂźnyan n birçok yerinden, ABD ve iĹ&#x;birlikçi gßçlere karĹ&#x; , “Irak’tan çekilinâ€? sesleri yĂźkseldi. ABD, İngiltere, İtalya, Danimarka, Japonya, Australya, Malezya Pakistan, Almanya, Yunanistan, TĂźrkiye, İsveç ve daha birçok Ăźlkede emperyalist savaĹ&#x; karĹ&#x; t yĂźrĂźyĂźĹ&#x; ve gĂśsteriler yap ld . ABD ve İtalya’da 10 binler, İngiltere’de ise 80 binin

bo¤ulmas› için bßyßyen bir istenç var.

Ăźzerinde kitlesel kat l mlar gerçekleĹ&#x;ti. İngiltere’den yĂźkselen ses, “DĂźnyan n bir numaral terĂśristi George Bushâ€?, “Askerlerimiz Irak’tan çekilsinâ€? diyordu. ABD’den yĂźkselen ses, İngeltere ile ayn yd : “İkiyĂźzlĂźlĂźk ve yalana yeter tiyoruz!â€? “Askerlerimizin hemen eve dĂśnmesini istiyoruz!â€? “İĹ&#x;galci gßçler Irak’tan çekilsin!â€? DĂźnyan n her yerinden birbirine kar Ĺ&#x;an sloganlar benzer içerikteydi.

Sabah n bir sahibi var ABD’nin Irak’ iĹ&#x;galinin Ăźzerinden 3 koca y l geçti. SavaĹ&#x;la

geçen 3 y l boyunca direnen Irak’l lar, ilk y lda olduÄ&#x;u kadar dĂźnya halklar ndan yeterli dayan Ĺ&#x;ma gĂśremedi. İngiltere hariç, c l z geçen gĂśsteriler, savaĹ&#x;lara al Ĺ&#x;t Ä&#x; m z n gĂśstergesi. 4. y l nda Irak’ta katliamlar devam ediyor. Halklar birbirine dĂźĹ&#x;Ăźren komplolar, sabotaj ve kirli yĂśntemlerle her gĂźn kan dĂśkĂźlĂźyor her gĂźn insanlar katlediliyor. OrtadoÄ&#x;u halklar emperyalist ç karlar uÄ&#x;runa katledilecek, topraklar iĹ&#x;gal edilecek, kirli yĂśntemler iĹ&#x;kenceler devam edecek. Ama halk n yaralar daha doÄ&#x;urgan, dĂśkĂźlen kan sahibini boÄ&#x;acak!

Zenginli¤i ellerinde toplayanlar her ey gibi suyu da ellerinde tutuyor. çevrenin kirlenmesinin temel sorumlusu odur çßnkĂź. Ekolojik dengeyi yok eden ondan baĹ&#x;kas deÄ&#x;ildir. Susuzluk sorunu çekenler baĹ&#x;ta Afrika ve OrtadoÄ&#x;u olmak Ăźzere, sĂśmĂźrĂźlen yoksul halklard r.

Milyarlar susuzlukla boÄ&#x;uĹ&#x;uyor Su sorunu nedir, neden kaynaklanmaktad r, dĂźzenlenen bu tĂźrden forumlar bu sorunu çÜzmek için ne kadar çÜzĂźm olabilir? Ă–ncelikle k saca verilere bakal m: DĂźnya; 1,4 milyar km3 su hacmine sahip. Bu miktar n 1,36 milyar kilometrekĂźp’ß (yĂźzde 97,4) tuzlu su, 0,04 milyar kilometrekĂźp’ß ise (yĂźzde 2,6) tatl sudan oluĹ&#x;uyor. GĂźnĂźmĂźzde yeryĂźzĂźnde yeterli miktarda tatl su var. (7000-7250 m3/kiĹ&#x;i-y l) Ama dĂźnyada 1,2 milyar insan, gerçek içme suyundan yoksun. Ă–nlem al nmazsa ileriki y llarda bu oran daha da yĂźkselecek. 3 milyar kiĹ&#x;ininse evinde su bulunmuyor. Yani dĂźnya nĂźfusunun yaklaĹ&#x; k 1/3’ß su s k nt s çekiyor. ĂœĂ§ milyar kiĹ&#x;i kanalizasyonsuz yaĹ&#x; yor. Her gĂźn 35 bin kiĹ&#x;i bu yĂźzden yaĹ&#x;am n yi-

tiriyor. Her gĂźn 3 bin 900 çocuk, susuzluktan ya da kirli sudan kaynaklanan hastal klar yĂźzĂźnden ĂślĂźyor. Ă–nĂźmĂźzdeki 20 y lda, geliĹ&#x;mekte olan Ăźlkelerin artan nĂźfusunu beslemek için g da maddeleri Ăźretmek amac yla dĂźnyan n yĂźzde 17 daha fazla suya ihtiyac olacak, toplam su kullan m yĂźzde 40 artacak. 2025 y l na gelindiÄ&#x;inde toplam dĂźnya nĂźfusunun ßçte ikisi, orta ila ileri derecede susuzluk çeken Ăźlkelerde yaĹ&#x;ayacak.

GeleceÄ&#x;imizi tehdit ediyor Su sorunu da diÄ&#x;er bir çok yaĹ&#x;am ve çevre sorunu gibi insanl Ä&#x; n ĂśnĂźnde duruyor, geleceÄ&#x;ini ciddi anlamda tehdit ediyor. Bu sorunu ortaya ç karan ise ne dĂźnya nĂźfusunun artmas , ne buzullar n erimesi ne de ozon tabakas ndaki delikten kaynakl dĂźnyada s s n n artmas d r. Asl nda su sorunun nedeniymiĹ&#x; gibi gĂśsterilen bĂźtĂźn bu sayd klar m z birer sonuçtur. Ă–zĂźnde sorunun nedeni kapitalizmdir. Onun vahĹ&#x;i kar h rs d r. DoÄ&#x;an n ve genel olarak

Dßnyan›n sokaklar›...

Ahmet Vural

BugĂźn gĂśrkemli mimari yap s yla Parisliler’e hizmet sunan Paris Belediye Binas ’n n Ăźzerine inĹ&#x;a edildiÄ&#x;i alan n ad d r Grev Meydan . 16. yĂźzy l baĹ&#x;lar nda Paris’in taĹ&#x;ral lar , Sein Nehri’nin yan baĹ&#x; nda çak l ve kumun serpildiÄ&#x;i geniĹ&#x; ve boĹ&#x; araziyi pazar yeri olarak kullan rlard . Parisliler, baronlar, dĂźĹ&#x;esler taze turfanda sebzelerini buradan temin ederlerdi. Grev Meydan uzun y llar gĂźndelikçi, amele ve aylak tak m n n boĹ&#x; zamanlar n geçirmek için topland klar bir alan

Toplumsal saflamalar keskinleirken, emperyalizmin girdi¤i batakl›kta İĹ&#x;gal, çat Ĺ&#x;ma ve savaĹ&#x;lar n beĹ&#x;iÄ&#x;i konumuna gelen OrtadoÄ&#x;u, bir dizi yeni geliĹ&#x;meyle yĂźz yĂźze kald . Filistin seçimlerini kazanan Hamas, hĂźkĂźmet kabinesini kurdu. İsrail seçimlerini Ĺžaron’un Likud’tan ayr larak kurduÄ&#x;u Kadime partisi kazand . GeliĹ&#x;melerle birlikte emperyalist egemenlik iliĹ&#x;kilerindeki sĂźrtĂźnme artt , bu sĂźrtĂźnme Ăźzerinden de bĂślgedeki çat Ĺ&#x;ma yeni biçimler kazanmaya baĹ&#x;lad

Susuzluk da yoksula

4. DĂźnya Su Forumu Meksika’n n baĹ&#x;kenti Meksiko’da 120 Ăźlkeden 11 bin delegenin kat l m yla yap ld . Toplant lar bir hafta sĂźrdĂź.

A

Yoksulluk eken f rt na biçer

olarak hizmet gĂśrdĂź. Y lda birkaç kez lunapark ve bĂźyĂźk sirkler de Grev Meydan ’nda kurulurdu. İzleyen y llarda sanayileĹ&#x;menin geliĹ&#x;imiyle birlikte Grev Meydan ’n n çevresi h zla yap laĹ&#x;maya baĹ&#x;lad . Sein Nehri boyunca s ralanan binalar bir yandan meydan çevrelerken diÄ&#x;er yandan Grev Meydan ’n n ĂśzĂźnĂź de deforme ederek deÄ&#x;iĹ&#x;ime uÄ&#x;ratt .

Grev’in doÄ&#x;uĹ&#x;u “Grevâ€? sĂśzcĂźÄ&#x;ĂźnĂźn kĂśkĂź Latin dil grubundan gelir ve “sivri

Filistin ve İsrail İsrail 2005 AÄ&#x;ustos’unda Gazze Ĺ&#x;eridindeki yerleĹ&#x;im yerlerinden çekilmiĹ&#x;ti. İĹ&#x;galci konumda olduÄ&#x;u topraklardaki s n r kap lar n n denetimini kendi himayesinde tutarak, alan içerisindeki mĂźlklerini yerle bir edip bĂślgeyi terk etmiĹ&#x;lerdi. Filistin halklar n n açl k, yoksulluk k skac nda boÄ&#x;ulduÄ&#x;u, Gazze’nin M s r Ăźzerinden d Ĺ&#x; dĂźnyaya aç lan Karni kap s , İsrail’in keyfi tutumlar yla kapat larak, bĂślge halk n n çal Ĺ&#x;ma ve yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar alt Ăźst ediliyor. İsrail’in iĹ&#x;gal topraklar ndaki s n r kap lar nda mutlak kontrolĂź elinde tutmas , bĂślgeyi tam bir aç k hava hapishanesine çeviriyor. İki ayd r “gĂźvenlikâ€? gerekçesiyle kapal tutulan kap nedeniyle buÄ&#x;day depolar n n tĂźkenmesi nedeniyle, f r nlar n ekmek ç karamaz hale geldiÄ&#x;i Gazze’de insanlar en temel ihtiyaçlar n bile karĹ&#x; layamaz durumdalar. Filistin seçimleri sonras , Hamas’ n “burnunu sĂźrterekâ€?

Bir tarafta Irak topraklar nda emperyalist iĹ&#x;gal ve kirli iç savaĹ&#x; kareleri tam gaz yol al yor, diÄ&#x;er yanda İran, BM GĂźvenlik Konseyi’nin daimi Ăźyeleri Ăźzerinden al nan kararlarla kĂśĹ&#x;eye s k Ĺ&#x;t r lmaya çal Ĺ&#x; l yor. Beraberinde ABD-İngiltere emperyalist ittifak , bĂślgedeki sad k iĹ&#x;birlikçileri İsrail, TĂźrkiye, ĂœrdĂźn, M s r gibi Ăźlkeler Ăźzerinden GeniĹ&#x;letilmiĹ&#x; OrtadoÄ&#x;u Projesi’nin kanl pençelerini bĂślge halklar n n ensesine yerleĹ&#x;tirmeye çal Ĺ&#x; yor. Fakat tĂźm bu hamleler bir

Ĺžaron’un varislerinden Ehud Olmert, halklar n kan Ăźzerinden politika yapmaya devam edeceÄ&#x;inin sinyalini verdi. Filistinlilere boyun eÄ&#x;me ve İsrail’i iĹ&#x;gal ettiÄ&#x;i topraklarla birlikte tan ma çaÄ&#x;r s yapan Olmert, bunun kabul edilmemesi durumunda, İsrail’in kendi baĹ&#x; na daha geniĹ&#x; yerleĹ&#x;im birimleri oluĹ&#x;turarak, 2010 y l na kadar “nihai s n rlar n â€? belirleyeceÄ&#x;ini aç klad .

karĹ&#x; t hareket ve direniĹ&#x; mevzileri de yaratarak ilerliyor. Emperyalist politikalar n kirli yĂźzĂź halklar n gĂśzĂźnde her gĂźn biraz daha s r t rken, biriken Ăśfke çeĹ&#x;itli biçimlerde çarp yor suratlar na. Toplumsal saflaĹ&#x;malar keskinleĹ&#x;irken, emperyalizmin girdiÄ&#x;i batakl kta boÄ&#x;ulmas için bĂźyĂźyen bir istenç var. Bu istenç ve Ăśfke geniĹ&#x;ledikçe, halklar n Ĺ&#x;amar ndan kaçamayacaklar hiçbir yere.

Basklar, ETA ve ateĹ&#x;kes

Herkese yetecek su var Asl nda herkese yetecek kadar su var verilerde gĂśrĂźldĂźÄ&#x;Ăź Ăźzere. Ama sular da topraklar gibi sahiplenilmiĹ&#x; durumda. Su Ăźzerinde de paran n ve gĂźcĂźn hĂźkmĂź sĂźrĂźyor. ZenginliÄ&#x;i ellerinde toplayanlar her Ĺ&#x;ey gibi suyu da ellerinde tutuyor. Yap lan bu forumlar ise gĂśz boyamaktan, insanlara bir Ĺ&#x;eyler yap l yor gĂśrĂźntĂźsĂź vermekten baĹ&#x;ka bir iĹ&#x;e yaram yor. 2003 y l nda Japonya’da yap lan toplant dan bu gĂźne kadar pek bir Ĺ&#x;eyin deÄ&#x;iĹ&#x;mediÄ&#x;ini forumu dĂźzenleyenler sĂśylĂźyor. Su da petrol gibi elde tutulmak istenen bir metadan baĹ&#x;ka bir Ĺ&#x;ey deÄ&#x;il onlar için. Emperyalist-kapitalist Ăźlkeler bunu birbirlerine karĹ&#x; koz olarak kullan yor. Ayn zamanda tamamen paras olan n alabileceÄ&#x;i bir meta oluyor gittikçe. “Su sat l k deÄ&#x;ildir!â€? slogan n Meksiko’da hayk ran 10 binler çoÄ&#x;ald kça, emperyalist-kapitalist sisteme karĹ&#x; daha yaĹ&#x;an las bir dĂźnya kurmaya yĂśneldikçe, su yaĹ&#x;am kaynaÄ&#x; m z olmaya devam edecek.

Avrupa’n n Hint Avrupa kĂśkenli bir dil konuĹ&#x;mayan tek halk Basklar‌ Basklar, kendi dillerine “Euskaraâ€? diyorlar. İĹ&#x;in en ilginç yan bu dil, var olan hiçbir dille iliĹ&#x;kilendirilemiyor! Ancak son dĂśnemde yap lan baz dilbilimsel çal Ĺ&#x;malarda, Kuzey Afrika’n n yerli halk Berberiler’le bir akrabal k olduÄ&#x;u sav ortaya at l yor. Bask halk n n İberler’in bir devam olduÄ&#x;u sav kan tlanamad . Avrupal dilbilimciler, tarihçiler ve antropologlar bu eĹ&#x;siz halk n Avrupa’n n İberler’den de Ăśnce gelen en eski sakinleri olduÄ&#x;u konusunda bir sav geliĹ&#x;tirmeye

Grev Meydan çak l taĹ&#x; â€? anlam n taĹ&#x; r. “Greveâ€? 18. yĂźzy l n baĹ&#x; nda evrim geçirerek “grevâ€? olarak an l r. Grev Meydan , 1260’l y llarda boĹ&#x; bir araziyken, Paris’in birinci modern Ĺ&#x;ehirleĹ&#x;me at l m yla meydan n bulunduÄ&#x;u bĂślgeye Paris belediye binas inĹ&#x;a edilir. 1789 Frans z Burjuva Devrimi’nin meclisi de ayn yerde toplan r. ÇeĹ&#x;itli kararlar n al nd Ä&#x; , yasa tasar lar n n hararetli tart Ĺ&#x;malar na tan kl k eden Hotel de Ville (Grev Meydan ’n n bulunduÄ&#x;u semtin bugĂźnkĂź ad ), gĂźn gelir Paris KomĂźnß’ne de ev sahipliÄ&#x;i yapar. Paris belediye binas hem mi-

Halklar n Ĺ&#x;amar ‌

emperyalist politikalara yedeklemeye çal Ĺ&#x;mak ve halklar n direncini k r p zay flatmak için ellerindeki her tĂźrlĂź kozu kullanarak atak Ăźzerine atak geliĹ&#x;tiriyorlar. Yarat lan bu bas nç, halklar yoksulluk ve ĂśzgĂźrlĂźk yoksunluÄ&#x;u içinde boÄ&#x;ma, insanlar açl kla terbiye etme giriĹ&#x;imleri, ancak yeni direniĹ&#x; dinamiklerini ve intifadalar bĂźyĂźtecektir. “Filistin taĹ&#x; generalleriâ€?, bundan Ăśnce olduÄ&#x;u gibi bundan sonra da, kendi ĂśzgĂźrlĂźklerinin yollar n ancak dĂśvĂźĹ&#x;erek açabilecekler. İsrail seçimlerini kazanan,

mari aç dan, hem de siyasi iktidarlara ev sahipliÄ&#x;i yapmas ndan dolay hala tĂźm diriliÄ&#x;iyle, konumunu sĂźrdĂźrmektedir.

Hareketin beĹ&#x;iÄ&#x;i Fransa iĹ&#x;çi hareketi 1840’l y llarda giderek geniĹ&#x;lerken, Parisli emekçiler ve proleterler “iĹ&#x;çi pazar â€? olarak da an lan Place de la Greve meydan nda iĹ&#x; bulma umuduyla bekleĹ&#x;irler. BaĹ&#x;ka bir deyiĹ&#x;le, o y llarda Grev Meydan iĹ&#x;çi ve patron borsas gibidir. İĹ&#x;çi ve patron aras nda ç kan tart Ĺ&#x;malarda patronlar n iĹ&#x;çileri meydana

çal Ĺ&#x; yorlar. AraĹ&#x;t rmalara gĂśre Basklar’ n nĂźfusu 1 milyonu geçiyor. Ama İspanyol ve Frans z resmi ideolojilerinin bu say y manipĂźle ettiÄ&#x;i gerçeÄ&#x;i gĂśzard edilmemelidir. Tabii ki anadilleri Euskara’y konuĹ&#x;an Baskl ’n n say s da 300 ila 500 bin civar nda. Bu da doÄ&#x;al veya zorunlu asimilasyonun etkilerini gĂśzler ĂśnĂźne seriyor.

s z Bask bĂślgesinin ulusal kurtuluĹ&#x;u ve bu bĂślgede çokca dile getirilmese de sosyalist bir halk yĂśnetimi kurmak. Bask dilinde “Euskal Herriaâ€?, “Bask Ăźlkesiâ€? demek. ETA’n n kuruluĹ&#x;u, Sabino Arana Goiri ve Bask Ulusal Partisi’nin 1895 y l nda kuruluĹ&#x;una kadar gerilere gidiyor. Eta İspanya’da Franko faĹ&#x;izminin olduÄ&#x;u çok zor bir dĂśnemde, 1959 y l nda bir baĹ&#x;ka parti içinde gizlice kuruluyor. ETA’n n bu y ldan itibaren baĹ&#x;layan silahl mĂźcadelesi, son ateĹ&#x;kese kadar 817 ĂślĂźme yol aç yor. Bunlardan 339’u sivil, 478’i polis ve asker.

AteskeĹ&#x;

ETA diye bilinen Bask Ăœlkesi Kurtulus Ordusu‌ Eta’n n amac İspanya s n rlar ndaki Bask bĂślgesi, Navarra ve Fran-

Yap lan bir araĹ&#x;t rmaya gĂśre İspanyollar’ n yĂźzde 80’i hĂźkĂźmetin ETA ile anlaĹ&#x;mas ndan yana. Halk n yĂźzde 68,1’i, ETA’n n ateĹ&#x;kesini İspanya için olumlu karĹ&#x; l yor. YĂźzde 21,6’s , hiçbir Ĺ&#x;eyin deÄ&#x;iĹ&#x;meyeceÄ&#x;i kan s nda. ETA’n n bu karar , yak nda yap lacak seçimlerin, İspanya İĹ&#x;çi Sosyalist Partisi’nin yarar na olabileceÄ&#x;i dĂźĹ&#x;ĂźnĂźlĂźyor.

gĂśndermekle tahdit ettikleri de olur. 1845 y l Frans z iĹ&#x;çi s n f n n en keskin savaĹ&#x; m y llar ndan biridir. Fakat iĹ&#x;çi s n f n n kanla bast r lan savaĹ&#x; m sonras baĹ&#x; gĂśsteren ekonomik kriz sĂźreçlerinde henĂźz genç ve deneyimsiz olan iĹ&#x;çiler, kendilerini sokakta bulurlar. 1831 y l nda Lyon Ĺ&#x;ehrindeki tekstil iĹ&#x;çilerinin ilk direniĹ&#x;inin deneyimlerinden de yararlanan Paris proletaryas , 1848 Ĺžubat’ nda yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar n deÄ&#x;iĹ&#x;tirmek, insan gibi yaĹ&#x;amak için barikatlar bir kez daha kurar. Paris yeni bir devrimci durumla karĹ&#x; karĹ&#x; ya kal r. Devrimci ĂśncĂźden yoksun Paris proletaryas her Ĺ&#x;eye raÄ&#x;men kahramanca direnir. Ayak-

lanma yine kanla bast r l r. İĹ&#x; baĹ&#x; yapmay reddeden proleterler, Place de la Greve meydan nda toplan r. Bu toplanma ayn zamanda proletaryan n ilk grevinin de muĹ&#x;tulay c s d r. Meydan uzun y llar, karĹ&#x; t s n fla ihtilaf yaĹ&#x;ayan iĹ&#x;çilere ev sahipliÄ&#x;i yapar. Takip eden y llarda meydanda birçok grev ve direniĹ&#x; yaĹ&#x;an r. Grev Meydan , 20. yĂźzy lda yeni imaj na bĂźrĂźndĂźrĂźlĂźr. Ad , Lois Bonaparte’ n emriyle “Hotel de Ville Meydan â€? olarak deÄ&#x;iĹ&#x;tirilen Grev Meydan , bugĂźn Paris Belediyesi’nin tertiplediÄ&#x;i turnuva, aç k hava sergileri bazen de mĂźzik eÄ&#x;lencelerine ev sahipliÄ&#x;i yapmaktad r. Ama o, emekçilarin tarihinde hala “Grev Meydan â€?d r!

Bask Ăœlkesi ve ĂśzgĂźrlĂźk


Yaanacak

E

Sendikal Forum

R za DoÄ&#x;an

M

E

K

D

Ăœ

N

Y

A

S

5 DĂźnya

I

Almanya grevlerle kayn yor! ‚çilerin, emekçilerin yaam alanlar›n›, sosyal

İĹ&#x;çilerin k rm z çizgileri Ĺžubat eylemlerinden sonra Fransa’da hĂźkĂźmet, Mart ay nda da gençlerin ve emekçilerin eylemleriyle sars ld . Dominique Vilpin hĂźkĂźmeti, “iĹ&#x;sizlikle mĂźcadeleâ€? ad na ve istihdam için peĹ&#x; peĹ&#x;e iki yasa ç kard . CNE (Yeni İĹ&#x; Kontrat ) ile CPE (İlk İĹ&#x; Kontrat ). CNE’ye gĂśre; 20 kiĹ&#x;iden az iĹ&#x;çi çal Ĺ&#x;t ran iĹ&#x; iĹ&#x;yerlerinde, yeni iĹ&#x;e al nacak bir iĹ&#x;çiye, 2 y l deneme sĂźresi getiriyor ve bu sĂźrede iĹ&#x;veren istediÄ&#x;i an, hiç bir gerekçe gĂśstermeden iĹ&#x;çinin iĹ&#x;ine son verebiliyor. CPE ise, CNE’nin 26 yaĹ&#x; ndan kßçßk olan gençler için dĂźzenlenmiĹ&#x; bir versiyonu. Aras ndaki fark, yaĹ&#x; s n rlamas getirilirken, 20 kiĹ&#x;iden az iĹ&#x;çi çal Ĺ&#x;t ran iĹ&#x;yerleri s n rlamas kald r l yor. Bu yasa, iĹ&#x;siz gençleri olduÄ&#x;u kadar meslek liselerinde ve Ăźniversitelerde okuyan gençleri de yak ndan ilgilendiriyor. Fransa’da iĹ&#x;sizlerin yĂźzde 25’ini oluĹ&#x;turan gençler ile liseli ve Ăźniversiteli gençlik yasan n geri çekilmesi isteÄ&#x;i ile mart ay boyunca boykot, direniĹ&#x; ve gĂśsterilerine aral ks z olarak devam ettiler.

Ă–fkenin d Ĺ&#x;a vurumu Bir kaç ay Ăśnce Paris’in varoĹ&#x;lar nda baĹ&#x;lay p tĂźm Ăźlkeyi saran yabanc kĂśkenli gençlerin isyan ile Mart ay nda liseli, Ăźniversiteli ve tĂźm emekçi gençlerin eylemleri aras nda sosyal bir baÄ&#x; vard r: Y llard r sĂźrdĂźrĂźlen neoliberal politikalar, sosyal adalet ve eĹ&#x;itlik gibi kavramlar n giderek tersten iĹ&#x;letildiÄ&#x;i gĂźnĂźmĂźzde, hemen her kesimden gençler, sisteme olan Ăśfkesini d Ĺ&#x;a vuruyor. VaroĹ&#x;larda patlak veren gençlerin isyan kendiliÄ&#x;inden olduÄ&#x;u gibi, baz çevrelerin istismar na da aç kt . Mart eylemleri, doÄ&#x;rudan sisteme ve onun politikalar na karĹ&#x; yd ‌ Bu nedenledir ki çok k sa zamanda iĹ&#x;çi ve emekçi kitlelerin eylemleriyle bĂźtĂźnleĹ&#x;ti. Ăœlke genelinde 18 Mart’ta 1 milyon 600 bine, 28 Mart’ta 3 milyona ulaĹ&#x;an kitle gĂśsterileri ve grevler bu bĂźtĂźnleĹ&#x;menin baĹ&#x;ar s d r. Sistem, geleceÄ&#x;i ellerine tutacak bir gençlik deÄ&#x;il, sisteme her koĹ&#x;ulda boyun eÄ&#x;ecek bir gençlik istiyor. Genç, meslek lisesini veya Ăźniversiteyi bitirip elindeki diplomas ile iĹ&#x; bulsa bile, daha ilk tan Ĺ&#x;t Ä&#x; iĹ&#x; hayat nda her Ĺ&#x;eyden Ăśnce iĹ&#x;verene kĂślece boyun eÄ&#x;meyi ĂśÄ&#x;renecek. Zam istemesi, sedikalaĹ&#x;mas veya iĹ&#x;verenin hoĹ&#x;una gitmeyecek bir davran Ĺ&#x;ta bulunmas iĹ&#x;inin sonu olabilecek. Bu iki y l boyunca evlenmek, ev kurmak gibi hayallere kap lman n sonu da hĂźsran olabilir! Diyelim ki gençler 26 yaĹ&#x; na kadar sab rla beklediler bulacaklar iĹ&#x; yeri 20 kiĹ&#x;iden az iĹ&#x;çi çal Ĺ&#x;t r yorsa, yine iĹ&#x; gĂźvencesi olmayacak. Tabii bir kaç y l sonra bu iĹ&#x; yasas na tĂźm iĹ&#x;yerleri ve yaĹ&#x; guruplar dahil edilmezse!.. İĹ&#x; Yasas , CPE’den Ăśnceki haliyle de demokratik deÄ&#x;ildi. İĹ&#x;veren isterse yine iĹ&#x;çinin iĹ&#x;ine son verebiliyordu ve deneme sĂźresi 18 ayd . Ayr ca kadrolu iĹ&#x;çi de olsa iĹ&#x;veren, çeĹ&#x;itli bahane ve gerekçelerle iĹ&#x;çilerin iĹ&#x;ine son verebiliyordu. CPE, iĹ&#x;verenleri rahats z eden bu mevzuatlar da ortadan kald r yor.

Neoliberalizme baĹ&#x;kald r Ă–ncelikle gençlerin baĹ&#x;latt Ä&#x; , iĹ&#x;çi sendikalar n n da aktif olarak destek verdiÄ&#x;i anti-CPE hareketi ĂśzĂźnde y llard r uygulana gelen neoliberal politikalara karĹ&#x; bir baĹ&#x;kald r hareketidir. Bu eylemlerin çap CPE ile s n rland r lamaz. Liberal saÄ&#x; hĂźkĂźmet, “Avrupa Anayasas Referandumuâ€?ndan sonra, “anti-CPE hareketiâ€? karĹ&#x; s nda da derin bir krizle karĹ&#x; karĹ&#x; ya kald . Politik olarak aÄ&#x; r bir yenilgi almas na raÄ&#x;men yasay geri çekmemek için direniyor. Eylemler boyunca diyalog çaÄ&#x;r s na ĂśÄ&#x;renci sendikalar , Ăśnce CPE’nin geri çekilmesini Ĺ&#x;art koĹ&#x;arken, BaĹ&#x;bakanla gĂśrĂźĹ&#x;meye giden 5 bĂźyĂźk iĹ&#x;çi sendikas da ilk Ĺ&#x;art olarak CPE’nin geri çekilmesini istedi. Gerçekte hĂźkĂźmet diyalog yoluyla sorunu çÜzmek deÄ&#x;il, direniĹ&#x;i içten bĂślmek istiyor. Fransa’da gençlerin, iĹ&#x;çi ve iĹ&#x;sizlerin milyonlarla ifade edilen kitlesel grev ve direniĹ&#x;i, Avrupa Ăźlkelerinde iĹ&#x;çi s n f ve sendikalar taraf ndan da ilgiyle izleniyor. ÇßnkĂź bir çok Avrupa Ăźlkesinde iĹ&#x; gĂźvencesi de dahil, sosyal gĂźvenceler konusunda durum daha vahimdir. AB’ye yeni kat lan Ăźlkeleri bir yana b rakal m İspanya, Yunanistan gibi Ăźlkelerde de iĹ&#x; gĂźvencesi yok. Sosyal gĂźvencelerin nispeten ileri olan Ăźlkelerde ise benzer yasalar ç karma haz rl Ä&#x; ndalar. Almanya bunun sinyallerini Ĺ&#x;imdiden veriyor. Uluslararas tekelci sermayenin neoliberal uygulamalar n Avrupa’n n her yerinde egemen k lmaya çal Ĺ&#x;t klar art k biliniyor. Ancak iĹ&#x;çi s n f ve emekçi kitlelerin de “k rm z çizgileriâ€? var! Bu k rm z çizgiler her Ĺ&#x;eyden Ăśnce iĹ&#x; gĂźvencesi de dahil, tĂźm kazan lm Ĺ&#x; demokratik hak ve ĂśzgĂźrlĂźklerdir.

hak gasplar›yla yeni getirilen yasalarla yok etmeye çal››yorlar larsa, greve gidecekleri tehdidinde bulunuyorlar.

“40 y ld r gĂśrĂźlmedi!â€?

Almanya’da kamu çal Ĺ&#x;anlar aylard r grevde. Grevler gittikçe art yor ve Ăźlkenin ßçte ikisine yay ld . Kamu emekçilerinin çal Ĺ&#x;ma saatlerinin uzat lmas , dĂźĹ&#x;Ăźk Ăźcretle çal Ĺ&#x;t r lmalar ve iĹ&#x; yerlerinin gĂźvenceli olmamas Almanya’da kamu çal Ĺ&#x;anlar n greve gĂśtĂźrdĂź.

Yayg n ve kitlesel! BaĹ&#x;ta hastaneler olmak Ăźzere, temizlik iĹ&#x;çileri, yol onar m çal Ĺ&#x;anlar , çocuk yuvalar nda çal Ĺ&#x;anlar, ĂśÄ&#x;retim gĂśrevlileri, itfaiyeciler, polis sendikas Ăźyeleri, kamu dairelerindeki memurlar, haklar n almak için eyleme ve greve ç kt lar.

BaĹ&#x;ta on binlerle baĹ&#x;layan grevler, gĂźn geçtikçe yeni grevcilerin kat l m yla ve halk n desteÄ&#x;i ile elli binlere ulaĹ&#x;t . Aylard r sĂźren doktor eylemleri, kararl l kla devam ediyor. Hafta içi olmas na raÄ&#x;men Almanya’n n belli Ĺ&#x;ehirlerinde yap lan eylemlere yaklaĹ&#x; k 100 bin kiĹ&#x;i kat ld . Grevler halen birçok hastanede devam ediyor. Doktorlar, hĂźkĂźmetin taleplerine cevap vermediÄ&#x;i takdirde eylemlerine yaz ay nda yap lacak DĂźnya Kupas maçlar na kadar sĂźrdĂźreceklerini aç klad lar. Ayr ca Almanya’n n dev mĂźhendislik sektĂśrĂźnde çal Ĺ&#x;anlar da Paskalya’ya kadar kabul edilebilir bir Ăźcret Ăśnerisi almaz-

IG Metal de uyar grevine gitti. 10 bin civar nda metal iĹ&#x;çisi uyar grevine ç kt . Grevciler kamu sektĂśrĂźnde olduÄ&#x;u gibi uzun soluklu bir eyleme girdiklerini ve haklar n al ncaya kadar devam edeceklerini belirtiler. Patronlar, eylemlerin kamu sektĂśrĂźnde olduÄ&#x;u gibi uzamas ndan ediĹ&#x;eliler. “Almanya’da 40 y ld r bĂśyle bir Ĺ&#x;ey gĂśrĂźlmediâ€? diyen Ver.di Genel BaĹ&#x;kan Frank Bsierske, “Hem greve kat lan arkadaĹ&#x;lar n ruh hali hem de grev beklentileri olaÄ&#x;anĂźstĂź yĂźksek. Ayn zamanda uzun sĂźreli çal Ĺ&#x;maya evet dersek, bu 250 bin iĹ&#x;yerinin tehlikeye girmesi demektir. Almanya reel maaĹ&#x;lar n gerilediÄ&#x;i tek sanayi Ăźlkesidirâ€? aç klamalar n yapt . Alman İĹ&#x;verenler BirliÄ&#x;i (BDA) BaĹ&#x;kan Dieter Hundt ise, “Bu grevler sorumsuzluktur, Ăźlkemize zarar veriyor. Kamu kasalar bomboĹ&#x;â€? diye grevcile-

re grevi brakmalar çaÄ&#x;r s nda bulundu. Araya arabulucular n girmesine raÄ&#x;men anlaĹ&#x;ma saÄ&#x;lanamad .

GeleceÄ&#x;imize sahip ç kmal y z! Almanya uzun zaman dan beri bĂśyle bir grev dalgas yaĹ&#x;amad . İĹ&#x;çilerin, emekçilerin yaĹ&#x;am alanlar n , sosyal hak gasplar yla yeni getirilen yasalarla yok etmeye çal Ĺ&#x; yorlar. Fakat grevciler bu konuda karal bir Ĺ&#x;ekilde eylemlerine devam ediyorlar. Grevciler taleplerinde geri ad m atmayacaklar n sĂśylĂźyorlar. Almanya’daki sendikalar, y lard r toplu iĹ&#x; sĂśzleĹ&#x;melerinde hep sermayenin taleplerini savundu. Kendi enkaz politikalar ndan halen vazgeçmiĹ&#x; deÄ&#x;iller elbete. Bu iki yĂźzlĂź politikay alt etmek için, iĹ&#x;çi ve emekçilerin taleplerine sahip ç k p destek vermek zorunday z. ÇßnkĂź uygulamaya sokulmak istenen karar ve yasalar, bizim sadece bugĂźnĂźmĂźzĂź belirlemiyor, geleceÄ&#x;imizi de etkiliyor. BugĂźnĂźmĂźze ve geleceÄ&#x;imize sahip ç kmal y z!

İngiltere’de 1.5 milyonluk grev!

Alkol ve uyuĹ&#x;turucu kullan m artt . Alkolle MĂźcadele DerneÄ&#x;i’nin yapt Ä&#x; araĹ&#x;t rmaya gĂśre Fransa’da, kßçßk ve orta iĹ&#x;yerlerinde çal Ĺ&#x;an iĹ&#x;cilerin onda birinin alkol problemi var. Bu durumda olan her 5 iĹ&#x;çiden biri iĹ&#x;ten at l yor. Tedaviye gelen hastalar n otuzlu yaĹ&#x;larda olmas , problemin baĹ&#x;ka bir yan n oluĹ&#x;turuyor. Sorunlular n yĂźzde 42’si kad n iĹ&#x;çiler. 13,1 milyon Frans z, dĂźzenli alkol kullan yor. 850 bin kiĹ&#x;i haĹ&#x;haĹ&#x; içiyor. 700 bin kiĹ&#x;i de kokain kullan yor. 2,4 milyon Frans z dĂźzenli olarak psikolojik tedavi ilaçlar kullan yorlar. İlaç kullan m oran , son y llarda en az on misli art .

Dubai’de grev

yon belediye çal›an›, 2013 y›l› itibariyle 65 ya›na kadar çal›mak zorunda kalacak. Blair hĂźkĂźmetinin iĹ&#x;çi karĹ&#x; t politikalar emekçilerin tepkisiyle karĹ&#x; land . Fransa’daki bir gĂźnlĂźk genel grevle ayn gĂźne denk gelen greve 1,5 milyon emekçi kat ld . Belediye iĹ&#x;çileri, bir gĂźnlĂźk protesto greviyle, emeklilik sisteminde yap lan deÄ&#x;iĹ&#x;iklikleri protesto etti. Greve temizlik iĹ&#x;çilerinden aĹ&#x;ç lara, sosyal hizmet gĂśrevlilerinden baz ulaĹ&#x; m çal Ĺ&#x;anlar na kadar farkl hizmet sektĂśrlerinin çeĹ&#x;itli kollar ndan iĹ&#x;çiler kat ld .

“85 kural â€? HĂźkĂźmet ve sendikalar aras ndaki sorun, “Emeklilik yasas n n 85 kural â€? olarak an lan hĂźkĂźm. Bu hĂźkĂźm uyar nca,

60 yaĹ&#x; n dolduran kiĹ&#x;iler, yaĹ&#x;lar ve çal Ĺ&#x;t klar y l toplam 85’e ulaĹ&#x; yorsa, tĂźm haklar ndan yararlanarak emekli olabiliyorlard . İĹ&#x;te hĂźkĂźmet, bu hĂźkmĂź deÄ&#x;iĹ&#x;tirmek istiyor. EÄ&#x;er bu deÄ&#x;iĹ&#x;iklik uygulamaya girerse, 2 milyon belediye çal Ĺ&#x;an , 2013 y l itibariyle 65 yaĹ&#x; na kadar çal Ĺ&#x;mak zorunda kalacak. BaĹ&#x;bakan Yard mc s John Prescott, “Halen yĂźrĂźrlĂźkte olan yasan n ayr mc l k yaratt Ä&#x; n ve Avrupa yasalar na da uymad Ä&#x; n ’’ belirterek, hedeflenen hak gasp na meĹ&#x;ruiyet kazand rmaya çal Ĺ&#x; yor. Sendika temsilcileri ise, bugĂźn yap lacak grevin ard ndan May s’ta yap lacak belediye seçimleri Ăśncesinde baĹ&#x;ka eylemler de yapacaklar n belirttiler.

Taban bask s gerek Grev nedeniyle Ăźlke çap nda kamu hizmetleri aksarken, çÜp toplama ve defin gibi hizmetler bir gĂźn sĂźreyle yap lamad . YĂźzlerce okul ve kĂźtĂźphane aç lamad . Eylem, 1926 y l nda maden iĹ&#x;çilerinin Ăźcretlerinde kesinti yap lmas planlar na karĹ&#x; geliĹ&#x;en 9 gĂźnlĂźk bĂźyĂźk grevden bu yana (yani son 80 y l) yaĹ&#x;anan

en bĂźyĂźk iĹ&#x;çi eylemi. Uzun zamandan beri hĂźkĂźmetin çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar n zorlaĹ&#x;t ran, Ăźcretlerde ve kimi bĂźtçelerde kesintilere gitmek isteyen politikalar ndan huzursuz olan emekçiler, tepkilerin art k kitlesel eylemlerle dile getiriyorlar. Sendikalar n gelenekselleĹ&#x;miĹ&#x; uzlaĹ&#x;mac politikalar ise, ancak taban bask s sĂśz konusu olursa k r labiliyor.

1 May s’ta buluĹ&#x;acaÄ&#x; z! İlk yumruÄ&#x;u s kma f rsat ! 2006 1 May s’ , tĂźm emekçilere olduÄ&#x;u gibi, biz gÜçmen emekçilere de f rsat ve olanaklar sunuyor. Kapitalistlerin birbiri ard na yĂśnelttiÄ&#x;i sosyal y k m paketleri en çok bizi vuruyor ve yaĹ&#x;am koĹ&#x;ullar m z gittikçe kĂśtĂźleĹ&#x;iyor. Bu da yetmezmiĹ&#x; gibi, paketlerin aç lmas ndan biz sorumlu tutuluyoruz, bĂśylelikle bizim Ăźzerimizden yabanc

dĂźĹ&#x;manl Ä&#x; geliĹ&#x;tiriliyor ve bu yolla da s n f kardeĹ&#x;lerimizle aram za kama sokuluyor. Alman yla, Frans z yla, İngiliziyle, tĂźm s n f kardeĹ&#x;lerimizin karĹ&#x; s nda deÄ&#x;il, ayn s n f n bileĹ&#x;enleri olarak yan yana, onuz omuza olduÄ&#x;umuzu gĂśstermenin, kapitalistlerin yalanlar n yere çalman n zemini var 2006 1 May s’ nda. Hangi ulustan olursak olal m, emekçi dĂźĹ&#x;man politikalara kabul etmeyeceÄ&#x;imizi, bunlarla

mĂźcadele edeceÄ&#x;imizi duyurman n olanaÄ&#x; var 2006 1 May s’ nda. BugĂźne kadar sald r lar karĹ&#x; s nda tepkisiz kalm Ĺ&#x; olsak bile, ilk slogan atman n, ilk yumruÄ&#x;u s kman n f rsat var 2006 1 May s ’nda. Elimizde olanlar korumak, ezilmeden ve sĂśmĂźrĂźlmeden; insanca yaĹ&#x;aman n olanaklar n yaratmak istiyoruz. Bu nedenle, 1 May s’ta alanlarda olacaÄ&#x; z! Umutla, coĹ&#x;kuyla!

AEG direniĹ&#x;inin anlatt klar ‌ Kokartlar›n Ăźzerinde direniin balama ve biti Ulusal farkl l klar Ăśne ç tarihi yaz›l›yd›! HenĂźz içiler son sĂśzlerini sĂśylemeden sendika son sĂśzĂź sĂśylemiti bile! cisi ise tehditvari bir ç k Ĺ&#x;la; “Bizden bu kadar! Daha iyisini yapabileceÄ&#x;ini dĂźĹ&#x;Ăźnen varsa yaps n. Ama biz yokuz!’’ demiĹ&#x;. kan n daÄ&#x; tt Ä&#x; kokartlar gĂśsterdiler. Kokartlar n Ăźzerinde direniĹ&#x;in baĹ&#x;lama ve bitiĹ&#x; tarihi yaz l yd ! HenĂźz iĹ&#x;çiler son sĂśzlerini sĂśylemeden sendika son sĂśzĂź sĂśylemiĹ&#x;ti bile! Bir gĂźn Ăśnce iĹ&#x;çilere anlaĹ&#x;ma aç klad Ä&#x; nda, Ăśzelikle TĂźrkiyeli gÜçmen iĹ&#x;çilerden itiraz edenler olmuĹ&#x;. Sendika temsil-

Yunanistan’da kamu ve Ăśzel sektĂśr çal Ĺ&#x;anlar , bir gĂźnlĂźk genel greve ç kt . Grevin, hĂźkĂźmetin ekonomi politikas n ve çeĹ&#x;itli sektĂśrlerde toplu sĂśzleĹ&#x;me gĂśrĂźĹ&#x;melerinin t kanmas n protesto amaçl olduÄ&#x;u belirtildi. Banka, postane, elektrik, su ve telekomĂźnikasyon hizmetlerini veren kamu kurumlar çal Ĺ&#x;anlar iĹ&#x;baĹ&#x; yapmad . Yunanistan Devlet Demiryollar ve Olympic Havayollar her istikamete yaln zca tek sefer yapt . TĂźm Ĺ&#x;ehir içi toplu taĹ&#x; ma araçlar yla deniz yolu çal Ĺ&#x;anlar da grevdeydi. Ă–Ä&#x;retmenlerin de greve kat lmas nedeniyle okullar tatil edildi.

E¤er bu de¤iiklik uygulamaya girerse, 2 mil-

1.sf’dan devam

NĂźrnberg AEG iĹ&#x;çilerinin haftalard r sĂźrdĂźrdĂźkleri direniĹ&#x;in bitiĹ&#x; gĂźnĂźnde çad rlarday z. IG Metal’in İsveç tekeli Electrolux’le imzalad Ä&#x; “sosyal planâ€? o gĂźn oylamaya sunulmuĹ&#x;tu. KonuĹ&#x;tuÄ&#x;umuz TĂźrkiyeli Üçmen iĹ&#x;çilerin hemen hepsi sat ld klar n â€? sĂśylĂźyordu! Daha oylama sĂźrerken sendi-

Yunanistan’da Genel Grev

“Sendika satt â€? IG Metal’in baĹ&#x;lang çtaki ‘tazminat’ ve ‘istihdam-yeni bir iĹ&#x;e haz rlama Ĺ&#x;irketlerine Ăśdeme’ Ăśnerisini iĹ&#x;çilerin ezici bir çoÄ&#x;unluÄ&#x;u onaylam Ĺ&#x;. Yap lan anlaĹ&#x;ma ise, bundan farkl . İĹ&#x;çiler sendikan n, stoklar n erimeye baĹ&#x;lad Ä&#x; ve Po-

lonya’daki Ĺ&#x;ubede de bir grevin sĂśzkonusu olabileceÄ&#x;i kritik bir anda direniĹ&#x;i ’’satt Ä&#x; n ’’ sĂśylĂźyorlar! Ayr ca NĂźrnberg’den ve baĹ&#x;ka kentlerden olaÄ&#x;anĂźstĂź bir halk desteÄ&#x;i ald klar n , bunu kendilerinin bile beklemediÄ&#x;ini ifade ediyorlar! Bu avantajlar onlar daha da fazla Ăśfkelendiriyor. Ancak sendikay daha gßçlĂź bir tarzda zorlay p, direniĹ&#x;i devam ettirmek konusunda da kendilerine gĂźvenleri yok! Ă–fkeleri içlerinde kal yor!

k nca‌

Bin 750 iĹ&#x;çilik bu dev komplekste, çal Ĺ&#x;anlar n yar s TĂźrkiyeli, Yunan ve İtalyan gÜçmen iĹ&#x;çilerden oluĹ&#x;uyor. Almanlar as l olarak bĂźro iĹ&#x;lerinde istihdam edilmiĹ&#x;. Bu aç dan, “iĹ&#x;çiler aras nda ulusal farkl l klardan oluĹ&#x;an bir kastlaĹ&#x;ma varâ€? demek çok abart l olmayacakt r! TĂźrkiyeliler de, yĂśresel ve mezhepsel farkl l klarla kendi aralar nda bĂślĂźnmĂźĹ&#x;ler, kaynaĹ&#x;amam Ĺ&#x;lar. Almanlar zaten iĹ&#x;çi olmad klar için yap lan anlaĹ&#x;may tezahĂźratla karĹ&#x; lam Ĺ&#x;lar ve bu tav rlar ile gÜçmen iĹ&#x;çilerin tepkilerini çekmiĹ&#x;ler.

Bu aç dan bir okul olan direniĹ&#x; boyunca AEG iĹ&#x;çileri aras nda emek kardeĹ&#x;leĹ&#x;mesinde gßçlĂź halkalar n yakalanamad Ä&#x; n hissettik. TĂźrkiyeli iĹ&#x;çilerin gelecek kayg s Ĺ&#x;u sĂśzlerde ifadesini buluyordu; “Biz kalifiye deÄ&#x;iliz, bu yaĹ&#x;tan sonra da olmam z pek mĂźmkĂźn deÄ&#x;il. Olsak bile iĹ&#x; bulabilmek art k çok zor. Verilen tazminatla ne yapacaÄ&#x; z? Ăœlkemize dĂśnemeyiz. ÇßnkĂź çocuklar m z burada bĂźyĂźdĂź, burada okuyorlar. Ayr ca bir çoÄ&#x;umuz emekli olamayacaÄ&#x; z. Bu aç dan geleceÄ&#x;imiz de tehlikede.â€? Bu sĂśzler asl nda ĂśnĂźmĂźzdeki sĂźreçte pek çok gÜçmen iĹ&#x;çinin trajik sonunun ifadesidir!

DĂźnyan n en yĂźksek binas Dubai Burcu’nun inĹ&#x;aat nda çal Ĺ&#x;an 2 bin 500 kadar iĹ&#x;çi, dĂźĹ&#x;Ăźk Ăźcret ve kĂśtĂź muameleye karĹ&#x; isyan ederek iĹ&#x;i durdurdu. İĹ&#x;çiler gĂźvenlik gßçlerine sald rd , Ĺ&#x;antiye binalar n bast , bilgisayarlara ve dosyalara zarar verdi, 20’nin Ăźzerinde otomobil ve inĹ&#x;aat makinesini tahrip etti. İçiĹ&#x;leri Bakanl Ä&#x; ’ndan bir yetkili, isyanc lar n 1 milyon dolarl k zarara yol açt Ä&#x; n sĂśyledi. Uluslararas Dubai Havaalan inĹ&#x;aat n n iĹ&#x;çileri de kule iĹ&#x;çileriyle dayan Ĺ&#x;ma grevine baĹ&#x;lad . Devasa terminal binas n n inĹ&#x;aat nda çal Ĺ&#x;an binlerce iĹ&#x;çi de iĹ&#x;baĹ&#x; yapmad .

K y mlarla kar yĂźkseltiyorlar Frans z Ĺ&#x;irketleri karlar n yĂźkseltti. 2003’e bĂźyĂźk Ĺ&#x;irketlerin karlar 37 milyar euro iken, 2004’te 50 ve 2005’te de 84.5 milyara yĂźkseldi. Bu karlar bĂźyĂźk Ĺ&#x;irketlerin birleĹ&#x;mesi, iĹ&#x;ten ç karmalar ve daha çok da iĹ&#x;çi Ăźcretlerinin dĂźĹ&#x;ĂźrĂźlmesi ile saÄ&#x;land . Ă–te yandan, bilgisayar Ăźretiminde ßçßncĂź bĂźyĂźk tekel olan Lenovo grubu, bine yak n iĹ&#x;çiyi ç karma karar ald . Ĺžirket, 12 aya yay lacak ç k Ĺ&#x;lardan 250 milyon dolar kar beklediÄ&#x;ini belirtti. Lenovo, 2005’te IBM bilgisayar Ăźretiminde 1,25 milyar dolar ciro yapm Ĺ&#x;t .

GĂźney Afrika’da Grev GĂźney Afrika Cumhuriyeti’nde 90 bin gĂźvenlik çal Ĺ&#x;an greve ç kt . Çal Ĺ&#x;anlar, Ăźcretlerine zam yap lmas n ve çal Ĺ&#x;ma Ĺ&#x;artlar n n iyileĹ&#x;tirilmesini talep ediyorlar. GĂźvenlik elemanlar oldukça zor Ĺ&#x;artlarda çal Ĺ&#x; yorlar. Bir çoÄ&#x;unun tuvalete gitme hakk dahi yok. BĂźyĂźk çoÄ&#x;unluÄ&#x;u kar n tokluÄ&#x;una çal Ĺ&#x; yor. Çal Ĺ&#x;anlar n ĂśrgĂźtlĂź olduÄ&#x;u sendikan n aç klamalar na gĂśre çal Ĺ&#x;anlar n yar s ndan fazlas ayl k 250 dolar dahi alam yor. GĂźvenlik elemanlar , GĂźney Afrika’n n Pretoria Ĺ&#x;ehrinde 10 binden fazla çal Ĺ&#x;an n kat ld Ä&#x; bir de yĂźrĂźyĂźĹ&#x; organize etti. Çal Ĺ&#x;anlar, hakl talepleri kabul oluncaya dek iĹ&#x; baĹ&#x; yapmayacaklar n aç klad lar.


Yaanacak

N

R

E

N

*** “İnsan n ne konuĹ&#x;tuÄ&#x;u deÄ&#x;il, karĹ&#x; s ndakinin ne anlad Ä&#x; Ăśnemlidir. Seni anlayan biriyle konuĹ&#x;, anlaĹ&#x; lm yorsan da sus; sus ki konuĹ&#x;tuÄ&#x;un kiĹ&#x;iye bir de kendini anlatmak zorunda kalmayas n!.. Ne kadar sĂśylersen sĂśyle, bĂźtĂźn sĂśylediklerin karĹ&#x; ndakinin anlayabildiÄ&#x;i kadard r‌â€? Mevlana

“Biletimden gĂśreceÄ&#x;iniz gibi New York’a gidiyorum. Ancak,

verdiÄ&#x;im yeĹ&#x;il valizin Londra’ya, mavi olan n da Paris’e gitmesini istiyorum.â€? GĂśrevli k z Ĺ&#x;aĹ&#x;k nl kla ; â€œĂ–zĂźr dilerim, ancak bunu yapmam mĂźmkĂźn deÄ&#x;ilâ€? der. Bunun Ăźzerine genç adam gĂźlĂźmser: “Bunu duyduÄ&#x;uma çok sevindim. Geçen sene yapm Ĺ&#x;t n z da!â€?

Trende muhabbet

Hakemler bizde

Bir day bir yeÄ&#x;en, trende seyehat etmektedir. YeÄ&#x;en iltica için baĹ&#x;vurmuĹ&#x;tur. Ĺžimdi konuĹ&#x;maya kulak verelim: - Ne didi len dercuman saa? - Sen ilticay milticay unut, alaman didi‌ - Dooru dimiĹ&#x;. Len o gedder de aÄ&#x;nattum saa! Emme sendeki gafa gafa deel ki‌ Zebahdan aaĹ&#x;ama gader Alman gar lar n n peĹ&#x;inde goĹ&#x;aas n anca‌ - Sankim gabahatli benim dayu yaaa?.. Bi sĂźrĂź bi Ĺ&#x;ey sordu herif. -Soracah dabii! Ne zand yd n? Yoh bi de ĂśpĂźp çicek neyin duduĹ&#x;turayd lar eline! Memlekette aÄ&#x;natt m, burda aÄ&#x;natt m; bunlar bunlar zorarlar didim. Sen de giddin KĂśr

S ¸ art midur? Dursun Temel’e dĂśnĂźp; - “Sen deli musun ki politikaci olacaksun‌â€? diye yan tlam Ĺ&#x;. Temel Dursun’a dĂśnmĂźĹ&#x;: - â€œĹžart midur?â€?

Receb’in eĹ&#x;Ĺ&#x;eÄ&#x;e gibi duruverdin herifin garĹ&#x; s nda‌ Bi daa aÄ&#x;nat bahiyim; herif ne sordu, sen ne didin? - Dercumaninan birlikte herifin yan na gitik. Kaatlar neyin doldurduhtan soora, herif sormaya baĹ&#x;lad . Memleketi sordu, ben de soyledim. “KĂźrt mĂźsĂźn?â€? didi, “KĂźrt’ßmâ€? didim. “KĂźrt adam n oralarda iĹ&#x;i ne?â€? diyiverince “SĂźrgĂźnĂźzâ€? didim, sebebini soruverdi, ben de senin bellettiÄ&#x;in gibi dedim, “Bizimkiler isyana neyim gat lm Ĺ&#x; da ondan sĂźrĂźvermiĹ&#x;lerâ€? didim. “Ne isyan , hangi isyan?â€? diye sorunca Ĺ&#x;aĹ&#x;alad m. “Dersim isyan â€? diyeceem yerde, “Mersin isyan â€? didim‌

- Tuu Allah senin belaan versin e mi?! Mersin’i nerden ciharttiydin leeen? Eee, soora? - Dercumanla herif bir olup gĂźlĂźveediler. O vahit aÄ&#x;nad m yann Ĺ&#x; didiÄ&#x;imi emme, doorusu bi tĂźrlĂź ahl ma gelmediÄ&#x;inden laf da çeviremedim. Ay p olmas n diye ben de onlar nan birlik gĂźldĂźm, koyuveedik hep berabar maharalar !

Haz rlayan:

Çengel Bulmaca

→

→

Fotograftaki Alman dßßnßr (Emmanuel ‌)

‚sa' nĹn yaydŤŠdinden olan, Hristiyan

Bir erkek ismi Fransa’da yayg›n →

→

↾

↾

→

Sßmer su tanr›s›

Kurtçuk

↾

Azot elementinin imi

↾

Av ii Alkollß sert bir içki

↾

YaĹ&#x;anacak DĂźnya bulmaca ekibi ĂœnlĂź bir rus çaricesi

bir mßzik tßrß Rßzgar›n ilk hecesi →

→

HogÜrß, mßsamaha Bir besteyi oluturan temel motif ↾

Bir eyin yukar› k›sm›

→

bir alfabe

→

→

→

→

→

Mavi

Do¤ma Bir ßlkede ithal edilecek mallarĹn çeitlerini, oranlarĹnĹ veya miktarlarĹnĹ gÜsteren liste

Kal›t›msal

Sarho Çengel Bulmaca BulaĹcĹ hastalĹklara neden olan bÜceklerin genel adĹ, Sak›rga

→

→

→

Bu aralar misafirler yĂśnĂźnden oldukça Ĺ&#x;ansl y m. Geçen hafta İngiltere’den çok sevdiÄ&#x;im ve uzun zamand r Ăśzlemini çektiÄ&#x;im bir çocukluk arkadaĹ&#x; m geldi. Bir hafta kald , bol bol Ăśzlem gidermeye çal Ĺ&#x;t k. GĂśrĂźĹ&#x;mediÄ&#x;imiz dĂśnemde yapt klar m z, uÄ&#x;raĹ&#x;t klar m z, hal hat r derken konu annesine ve annesinin saÄ&#x;l Ä&#x; na geldi. Annesi İngiltere’de uzun y llar konfeksiyonda çal Ĺ&#x;m Ĺ&#x;, konfeksiyon iĹ&#x;leri durunca çal Ĺ&#x;acak bir alan olmad Ä&#x; için uzun zamandan beri iĹ&#x;siz. Zaten iĹ&#x; bulsa da çal Ĺ&#x;acak durumda deÄ&#x;il. Uzun y llar çal Ĺ&#x;man n getirdiÄ&#x;i yorgunluk ve saÄ&#x;l k sorunlar pek de el vermiyor çal Ĺ&#x;mas na. YĂźksek tansiyon, Ĺ&#x;eker, gĂśz tansiyonu, vb. hastal klar. Ama arkadaĹ&#x; m n anlatt Ä&#x; na gĂśre İngiliz devleti rahat b rakm yormuĹ&#x; annesini, çal Ĺ&#x;mas için s k s k iĹ&#x; gĂśsteriyormuĹ&#x;. Ben de neden hastal k paras na ya da farkl Ĺ&#x;eylere baĹ&#x;vurmad klar n sordum. ArkadaĹ&#x; m baĹ&#x;lad anlatmaya: “Annem için hastal k paras na baĹ&#x; vurduk, bĂźtĂźn bu hastal klar ve çal Ĺ&#x;amayacak durumda olduÄ&#x;unu belirten bir rapor ald k doktorundan. Ama hastal k paras n almak için onlar n, yani baĹ&#x;vuru yapt Ä&#x; kurumun kendi doktoru gĂśrmek istedi. Biz de raporlarla birlikte verdikleri randevuya gittik. Doktor annemi kontrolden geçirdi, iĹ&#x;te tansiyonunu, Ĺ&#x;ekerin ĂślçtĂź. Bizi ‘gidebilirsiniz’ diyerek gĂśnderdi. Arandan bir hafta geçti bir mektup geldi “size hastal k paras veremiyoruz, çßnkĂź gelen kiĹ&#x;i iki ad m yĂźrĂźdĂźâ€? yani annemin bu paray almas için yatalak olmas gerekiyormuĹ&#x;. Biz de pes ettik. Zaten annem bir y l sonra emekli olacak.â€? Gel de sinirlenme! Gerçekten Ĺ&#x;unlar n yapt Ä&#x; na bakar m s n z, kad ncaÄ&#x; z ikinci ad mdan sonra ßçßncĂź ad m atamasa, iki ad m yĂźrĂźdĂźÄ&#x;Ăź için hastal k paras alam yor. Bunlardan bahsedip sinirlenirken arkadaĹ&#x; m birden kat la kat la gĂźlmeye baĹ&#x;lad . İçimden “Allah allah bu olaylar k zcaÄ&#x; z n sinirlerini bozmuĹ&#x; herhaldeâ€? diye dĂźĹ&#x;Ăźnmeden edemedim doÄ&#x;rusu. Benim Ĺ&#x;aĹ&#x;k nl Ä&#x; m fark edince bu defa gĂźlmesi krize dĂśnĂźĹ&#x;tĂź. Ben karĹ&#x; s nda bĂśn bĂśn ona bakmaya devam ederken, o gĂźlme aras nda bir soluk al p, “Ya kusura bakma, day m n hastal k paras almak için yapt klar geldi akl ma ondan gĂźlĂźyorum. Dur bir kendime geleyim onu da anlatacaÄ&#x; mâ€? dedi ve kriz bir sĂźre devam etti. Meraktan çatlamamak elde deÄ&#x;il, onun bu denli gĂźldĂźrecek hatta krize dĂśnĂźĹ&#x;tĂźrecek ne yapm Ĺ&#x; olabilirdi day s ? Sonunda krizi durdu ve baĹ&#x;lad anlatmaya: “Day m (56 yaĹ&#x; nda) Sosyal Sigorta’n n anneme bĂśyle yapt Ä&#x; n duyunca, kollar s vad . O da hastal k paras almak istiyordu. O yĂźzden Ăśnce aile doktoruna gitti. Aile doktoruna depresyonda olduÄ&#x;unu, hatta kafay yediÄ&#x;ini ispatlamak için tahmin edemeyeceÄ&#x;in, tiyatrolar çevirdi. Onunla birlikte tercĂźmanl Ä&#x;a giden arkadaĹ&#x;, maalesef seans bitiremeden ç kmak zorunda kald . Day m n doktorun yan nda yapt klar na art k dayanamay p gĂźlme krizine girdiÄ&#x;i için odadan ç kmak zorunda kalm Ĺ&#x;. Art k tahmin et neler yapt Ä&#x; n ! Day m ant içti onu bir daha tercĂźmanl Ä&#x;a gĂśtĂźrmeyeceÄ&#x;ine. Neyse ki ikinci denemesi, “deli raporuâ€? ve bir sĂźrĂź yat Ĺ&#x;t r c hapla baĹ&#x;ar yla sonuçland . S ra Sosyal Sigorta’y ikna etmeye gelmiĹ&#x;ti. Day m, eĹ&#x;i ve bir arkadaĹ&#x; yla gittiler sigortan n doktoruna. Arabadan inerken, yengem ve arkadaĹ&#x; day m n yĂźrĂźyemediÄ&#x;ini fark etmiĹ&#x;. Hemen paniÄ&#x;e kap lm Ĺ&#x;lar, att Ä&#x; her ad mda hem tuhaf tuhaf sesler ç kart yormuĹ&#x;, hem de korkunç ac çekiyormuĹ&#x;. Yengem ve arkadaĹ&#x; hemen koluna girmiĹ&#x;ler. Bunu gĂśren gĂśrevliler hemen bir tekerlekli sandalye yetiĹ&#x;tirmiĹ&#x;ler. Yengem bĂźyĂźk bir panikle neler olduÄ&#x;unu sormuĹ&#x;. Day m b y k alt ndan gĂźlerek â€œĂ§oraplar m n içine taĹ&#x; koydumâ€? demiĹ&#x;. Bizimkiler gĂźlsĂźn mĂź, aÄ&#x;las n m ? Day m hemen yengeme tembih etmiĹ&#x; “Doktor ayaÄ&#x; ma dokunmaya kalkarsa, hemen mĂźdahale et, sana bile dokundurtmad Ä&#x; m sĂśyleâ€? demiĹ&#x;. Neyse bizimki hem deli, hem de yĂźrĂźyemez bir Ĺ&#x;ekilde girmiĹ&#x; doktora. Tuhaf tuhaf hareketler yapmaya baĹ&#x;lam Ĺ&#x;. Deli ya, saç n çekmeler, durup dururken ç Ä&#x;l k atmalar. Doktor kesin kafay yediÄ&#x;ine kanaat getirmiĹ&#x; ama neden yĂźrĂźyemediÄ&#x;ini merak etmiyor da deÄ&#x;ilmiĹ&#x; “Yat r n bir ayaÄ&#x; na bakal mâ€? demiĹ&#x;. Yengem hemen mĂźdahale etmiĹ&#x; “olmaz o kimseye ayaÄ&#x; n dokundurmaz sald r râ€? demeye kalmadan, day m yap Ĺ&#x;m Ĺ&#x; doktorun saç na b rakm yor! Bir telaĹ&#x;, bir baÄ&#x; rt çaÄ&#x; rt , zorla açm Ĺ&#x;lar ellerini. Doktor panik halinde bunlar odas ndan ç kartm Ĺ&#x;. Tekerlekli sandalye ile day m arabaya kadar gĂśtĂźrmĂźĹ&#x; gĂśrevliler. Bir hafta sora day ma hastal k paras , yan s ra sakatl k paras baÄ&#x;lad lar. Ĺžimdi day m gururlu gururlu dolaĹ&#x; yor. Anneme de sĂźrekli tak l yor, “bir hastal k paras bile almay beceremedin, bak ben hem hastal k, hem de sakatl k paras ald mâ€? diye. Tabii bu yapt Ä&#x; tiyatroyu dĂźnya aleme kahkahalarla anlat yor.â€? Evet iĹ&#x;te bĂśyle‌ ArkadaĹ&#x; m n anlatt klar na hem çok gĂźldĂźm, hem de çok ĂźzĂźldĂźm. İngiltere’de çal Ĺ&#x;ma koĹ&#x;ullar n n art k eskisi gibi olmad Ä&#x; n ve insanlar n iĹ&#x;sizlik yĂźzĂźnden, bu tĂźr yollara baĹ&#x;vurduÄ&#x;unu anlatt . ÇßnkĂź ald klar iĹ&#x;sizlik paras çok komik bir miktarm Ĺ&#x;: Haftada 55 sterlin. İnsanlar m z nelere katlan yor, neler yapmak zorunda kal yor yaĹ&#x;amlar n sĂźrdĂźrmek için. Tabii ki bu sadece bir Ăśrnek, kim bilir daha kimler ne gibi tiyatrolar oynamak zorunda kal yordur?.. Bilinmez!

Haz rlayan: YaĹ&#x;anacak DĂźnya bulmaca ekibi

→

→ Beyaz

Engel

↾

→

→

Utanma, utanç duyma IĹk saçacak beyazlŤa varĹncaya kadar ĹsĹtĹlmĹ olan

→

Fakat, lakin

Zeynep GĂźnel

Avrupa’dan insan manzaralar

SayĹ boncu¤u.

↾

A Kitleleri harekete geçiren,k›k›rt›c›

Gßn gece eitli¤i

Hidrojen’nin imi

Merkeziyetçi

A

Bir tßr beyaz, ipek kuma

→

→

Bir devlete vatandalĹk ba¤›yla ba¤lĹ lma durumu, tebaa

→

→

Bir kad›n ismi

→

BĂźtĂźn

K›saca Anadolu Ajans›

Ezgi

↾

Dileri temizlemek için kullanĹlan kßçßk çÜp

↾

Postu için avlanan kßçßk hayvan

Kabuklu deniz hayvanlarĹn› avlamak çin kulan›lan bir a¤ ↾

→

Baz› bÜlgelerde a¤abey

→

Geçmi

Alfabe’de sesiz

‚

Ăœ

Ajla’n›n ilk hecesi

B

A

A

J

H

Verme Ăśdeme

N

Metre’nin k›saltmas› Kazak bakan›na verilen unvan.

Alfabenin ilk harfi →

‚

M

A

Saf, ç›plak

→

‚lkel bir silah

↾

HavaalanÄą Genç adam uçaÄ&#x;a binmek Ăźzere havaalan na gelir ve bilet kontrolĂź yap lan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder. GĂśrevli; “Biletinizi alabilir miyim?â€? der. Adam biletini verir ve ekler;

R

‚çinde bulundu¤u ortamdan s›yr›lma,kendinden geçme →

Bir devrin tĂźm as ve klas futbolcular cennette buluĹ&#x;muĹ&#x;. Cennetin baĹ&#x; meleÄ&#x;i de futbol

merakl s ym Ĺ&#x;. Ĺžeytan çaÄ&#x; rtm Ĺ&#x;: “Cennetle cehennem aras nda bir maç dĂźzenleyelim ne dersin?â€? “BoĹ&#x;una oynamayal m, biz kazan r zâ€?, demiĹ&#x; Ĺžeytan. “Olur mu, en iyi futbolcular bizde, ne kadar da kĂśtĂź futbolcu varsa sizde‌â€? Ĺžeytan Ĺ&#x;eytanca gĂźlĂźmsemiĹ&#x;: “Ama bĂźtĂźn hakemler de bizde‌â€?

ma ç kart p bana ‘ilk gĂźnah ’ hat rlatt . Herifin her Ĺ&#x;eye bir cevab var. Ne yapabilirdim ki?..â€? Ayn s rada Yahudi cemaati de Moiz’in etraf n sarm Ĺ&#x;, ona nas l baĹ&#x;ard Ä&#x; n sormaktad r. Moiz; â€œĂ–nce bana 3 parmaÄ&#x; n gĂśsterip 3 gĂźn içinde buray terk etmemizi istedi. Ben de ona bir tekimizin bile ayr lmayacaÄ&#x; m z sĂśyledim. Sonra bĂźtĂźn Ĺ&#x;ehrin Yahudilerden temizleneceÄ&#x;ini sĂśyledi. Ben de, hiç bir yere gitmeyip olduÄ&#x;umuz yerde kalacaÄ&#x; m z sĂśyledim‌â€? “Sonra ne oldu?â€? diye kalabal k heyecanla sorar. “Valla, sonras n ben de pek anlamad m. Adam biraz hiddetlendi ve ĂśÄ&#x;le yemeÄ&#x;ini ç kartt . Bunun Ăźzerine ben de kendi yiyeceÄ&#x;imi ç kartt m. Hepsi bu!..â€?

E

→

H rs z gßlßmser. Avukat n yard m yla h rs z n takma kolunu ç kart rlar ve dÜnßp giderler‌

iki taraf karĹ&#x; l kl yerlerini al rlar ve bir sĂźre bak Ĺ&#x; rlar. Sonra Papa elini kald rarak 3 parmaÄ&#x; n gĂśsterir. Buna karĹ&#x; l k Moiz tek parmaÄ&#x; n kald r r. Papa parmaklar n sallayarak baĹ&#x; n n etraf nda çevirir. Moiz ise parmaÄ&#x; yla oturduÄ&#x;u yeri gĂśsterir. Papa yan ndaki çantadan bir parça ekmek ve Ĺ&#x;arap ç kart nca Moiz de bir elma ç kart r. Bunun Ăźzerine Papa ayaÄ&#x;a kalkarak, “Ben pes ediyorum,Yahudiler kalabilirlerâ€? der. MĂźzakere sonras nda Papa’n n etraf na toplanan kardinaller Papa’ya ne olduÄ&#x;unu sorduklar nda Papa; “Ben Ăśnce 3 parmaÄ&#x; m gĂśsterip ‘Kutsal ĂœĂ§lß’yĂź iĹ&#x;aret ettim. Buna karĹ&#x; l k o bana tek parmaÄ&#x; n gĂśsterip her iki dinin de tek tanr y tan d Ä&#x; n sĂśyledi. Ben parmaklar m sallay p baĹ&#x; m n etraf nda çevirerek tanr n n bizim etraf m zda olduÄ&#x;unu gĂśsterdiÄ&#x;imde o da oturduÄ&#x;u yeri iĹ&#x;aret ederek tanr n n onlar n durduÄ&#x;u yerde de olduÄ&#x;unu iĹ&#x;aret etti. Ben kutsal ekmek ve Ĺ&#x;arap ç kart p tanr n n bizim gĂźnahlar m z baÄ&#x; Ĺ&#x;lad Ä&#x; n gĂśstermek istediÄ&#x;im zaman da hemen bir el-

L

Felsefik dßßnceler

T

Kin,‚ntikam →

Birkaç yĂźzy l Ăśnce‌ Papa bĂźtĂźn Yahudilerin Roma’y terk etmeleri gerektiÄ&#x;ine karar verir. DoÄ&#x;al olarak Yahudi toplumundan bĂźyĂźk bir tepki gelir. Bunun Ăźzerine, Papa ile Yahudi toplumundan Ăśnde gelen birisiyle karĹ&#x; l kl dini bir mĂźzakere yapmalar Ăśnerilir. Yahudiler kazan rsa kalacaklar, Papa kazan rsa gidecekler. Yahudiler çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz’i seçerler. Ancak Moiz’in Papa ile ayn dili konuĹ&#x;amamas nedeniyle, mĂźzakerede sadece iĹ&#x;aret dilinin kullan lmas n teklif ederler. Papa kabul eder. MĂźzakere gĂźnĂź geldiÄ&#x;inde

YaratÄącÄą avukat

Bireyin edindi¤i bilgi ve deneyim

K

→

I

↾

tetik yapt rmaya karar veriyor. YĂźzĂźnĂź gerdirtiyor, dudaklar n doldurtuyor ve de gĂśÄ&#x;Ăźslerini dĂźzelttiriyor. K sacas yeniden doÄ&#x;muĹ&#x; gibi oluyor. Daha uzun bir sĂźre yaĹ&#x;ayacaÄ&#x; n bildiÄ&#x;i için, o kadar ameliyata deÄ&#x;diÄ&#x;ini dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi ç k yor. KarĹ&#x; dan karĹ&#x; ya geçiyorken, ambĂźlans çarp yor ve orac kta ĂślĂźyor. Cennette Azrail’e soruyor: “40 seneden fazla yaĹ&#x;ayacaÄ&#x; m san yordum! Bunun için onca ameliyat ac s na katland m. Neden bana o ambĂźlans n çarpmas n saÄ&#x;lay p, beni ĂśldĂźrttĂźn?â€? Azrail cevap veriyor: “K z, ben seni hiç tan yamad m!!!â€?

Avukat h rs zl kla suçlanan mĂźvekkilini yarat c bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir. Yarg ca hitaben; - “MĂźvekkilim, araban n cam ndan içeri sadece kolunu sokup çantay alm Ĺ&#x;t r. MĂźvekkilimin kolu, mĂźvekkiimin bizzat kendisi deÄ&#x;ildir. Sadece bir kol taraf ndan iĹ&#x;lenen bir suç için niye bĂźtĂźn bir kiĹ&#x;iyi cezaland r yorsunuz?â€? der‌ Yarg ç , gĂźlĂźmseyerek; - “Peki o zaman ayn mant ka gidiyorum ve mĂźvekkilinizin kolunu 1 y l hapse mahkum ediyorum.â€?

Bir gĂźn Temel ile Dursun birgĂźn otururlarken Temel Durun’a; - “Ula uĹ&#x;agum ben politikaci olacagum.â€? demiĹ&#x;

M

“Ne anlattÄąm ne anladÄą!..â€?

“HenĂźz zaman varkenâ€?

Kad n n biri, 46 yaĹ&#x; ndayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kald r l yor. Ameliyat masa ndayken, ĂślĂźme yak n, birden bir hayal gĂśrĂźyor. Azrail’i gĂśrĂźyor ve soruyor: “Benim saatim geldi mi?â€? Azral cevap veriyor: “Hay r, senin daha 43 sene, 2 ay vede 8 gĂźnĂźn var.â€? Narkozdan uyand Ä&#x; nda, es-

A

↾

ďŹ

→

A

↾

Y

F kralar

→

DĂźnya 6

R

‚

T

A

T

Ă–

T

A

R

A

Ç

A

‚

M

Temelsiz e¤reti yapĹ

N

→

↾

Teras

H

Eski Roma yĂśneticiler meclisi.

A

S

Saat’in k›saltmas›

‚lave

S

A

Kad›n bilimci

Ăœ Y

R Bir kad›n sinema oyuncumuz (Aliye‌)

T →

Gelikin bir fren sistemi Ekonomik gereksinimlerini kendi karĹlamaya yÜnelen tutum

→

R

→

A

O

N

D

E

T

Radyum elementinin imi Molibden elementinin imi

O

N

A

M

Bir nota →

S

A

A

G

A

L

Bir ii do¤ru ve uygun bulmak,tasvip etmek

A

Kßçßk limon

→

S

Kokulu bir bitki (Eruca sativa)

L

‚

M

yiyecek

T

A

A

M

Almanca’da “gibiâ€? anlam›na gelen edat

B

O

L

K

E

S

→

Yemek,

K›rm›z›

→

Tek t›rnakl›, binek hayvan› →

B

S

A

Tehlikeli, sarp ve zor geçit

→

R

A

A

K

→

→

R

N

↾

O “AB hizmetler yĂśnergesiâ€? ad›yla da bilinen yasaya isim veren Avrupal› parlamenter

B

E

E →

Oksijen’in imi

Tertemiz derken kullan›lan niteleme

A Ruentgeniyum elementinin imi

D

→

→

→

↾

B

→

ďŹ imendifer

→

R

O

A

L

S

Eski dilde su

A

T

E

‚

N

Ayntaynyum elementinin simgesi

Kßrtçe’de bir seslenme ßnlemi

A

K →

→

Nesli tßkenmekte olan bir hayvan (... Kaplan›) ↾

→

P ‚stanbul’un eski → adlar›ndan biri

Birden bire

→

→

Dil ßzerinde oluan beyaz tabaka,bar. ↾

→

→

→

Erek

E

→

↾

Lityum’um imi →

‚aret, alamet

R

→

Saçma, anlamsĹz

Yeralt› Ülßler ßlkesinin tanr›s›

Bulunak

Eski dilde ayak KĹna a¤acĹnĹn kuruulmu yapraklarĹndan elde edilen

Ăœ

→

‚drarla dĹarĹ atĹlan → azotlu madde 1993’ßn Ekim ay›nda ikencede katledilen devrimci (Remzi‌)

→

→

→

Yanarda¤ a¤z›

Dß, hayal

→

→

→

K

→

O

Seki

B →

→

E


aa a a Yaanacak

K

A

D

I

7 DĂźnya

N

Bir annenin portresi

‚çimdeki Pencere

Ancak o s›ralarda hayat ona Ăśzlemini çekti¤i â€œĂśzgĂźrlߤßâ€? verece¤ine, Ăśz-

Aysel Ĺženyurt

gĂźrlemesinin yolunun da toplumsal kurtulutan geçece¤ini gĂśsteren yeni mĂźcadele gerekçelerini ܤretmeye haz›rlanmaktad›r‌ Bir çocuÄ&#x;un gĂśzĂźnden bir annenin portresini çizmek, ondaki yaĹ&#x;anm Ĺ&#x;l Ä&#x; , ondaki renkiliÄ&#x;i bu boĹ&#x; kaÄ&#x; tta hareketlendirmek oldukça zor. Sadece cĂźmleleri deÄ&#x;il, bu cĂźmlelerin hayattaki karĹ&#x; l Ä&#x; olan hisleri de verebilmeliyim. Bunun Ăźzerinde çok dĂźĹ&#x;ĂźndĂźm. Daha fazla erteleyemeyeceÄ&#x;imi bilerek, senin yaĹ&#x;am n zerinden, asl nda belki binlercesini anlatm Ĺ&#x; olacaÄ&#x; m; herkesin kendinden bir Ĺ&#x;eyler buabileceÄ&#x;ini bilerek. Binlerce tan d k yaĹ&#x;amdan ve yĂźzden biriydi o da. O bir kad n, o bir anne, o bir emekçi‌ YĂźzĂźndeki çizgiler ele verir inanin yaĹ&#x;ad Ä&#x; ac lar . Bazen annemin yĂźzĂźne bakar dalar m; yĂźzĂźndeki her bir çizgi onun geçmiĹ&#x;ine gĂśtĂźrĂźr beni‌ Tan kl k ettiÄ&#x;im ve edemediÄ&#x;im geçmiĹ&#x;ine. YaĹ&#x;ad Ä&#x; m z coÄ&#x;rafyan n “doÄ&#x;uâ€? diye adland r lan bĂślgesinde baĹ&#x;lad hayat annemin. Kendi akranlar , hemcinsleri gibi her Ĺ&#x;eyden uzak, her Ĺ&#x;eyden habersiz. Kalabal k, yoksul ve babas z bir ailenin ferdiydi. Ailece rgatl k yapt lar kar n tokluÄ&#x;una y llarca. Bir umut Ĺ&#x;ehre taĹ&#x; d onlar ; duymuĹ&#x;lard bĂźyĂźk Ĺ&#x;ehirde emeklerini satabilme imkanla n n daha fazla olduÄ&#x;unu. Elde-avuçta ne varsa sat p Erzuum’a, oradan Adana’ya pamuk rgatl Ä&#x; na. Ailenin kimi fertleri de zengin ailelerin temizlikçisi olarak çal Ĺ&#x;t lar bir mĂźddet. Bir umut demiĹ&#x;tik ya onlar dĂźĹ&#x;Ăźren bĂźyĂźk Ĺ&#x;ehir yollar na, ayn umut tekrar dĂźĹ&#x;ĂźrmĂźĹ&#x;tĂź “taĹ&#x; -topraÄ&#x; alt nâ€? denilen İs-

tanbul’a. İstanbul, birçok aç dan annemin hayat nda toplumsal çeliĹ&#x;kilerin tamam yla mĂźcadele etmesi bak m ndan belirleyici olmuĹ&#x;. Kendisi çocuk denilecek yaĹ&#x;ta evleniĹ&#x;. Zorla yapt r lan bir evlilik deÄ&#x;ildi ama â€œĹžimdiki akl m olsa evlenmezdim o yaĹ&#x;taâ€? der hep. Kendi ailesi gibi kalabal k olan bir aileye gelin gitmiĹ&#x;ti. Ard arda gelen dĂśrt çocuk‌

Toplumsal kurtuluĹ&#x; EĹ&#x;i askerde iken iki y l boyunca perdeleri kapal bir evden d Ĺ&#x;ar dahi ç kmad . Ailenin feodal-tutucu yaklaĹ&#x; mlar na o dĂśnemde karĹ&#x; gelecek bilinçsel bir dĂźzeyi yoktu. İçinde bulunduÄ&#x;u yaĹ&#x;am n deÄ&#x;er yarg lar , ĂśzgĂźrlĂźk anlay Ĺ&#x; , dĂźnya kad n n n dĂźĹ&#x;Ăźnsel dĂźnyas na ulaĹ&#x;mas aç s ndan mĂźmkĂźn deÄ&#x;ildi. Annem de kendi aç s ndan gĂśrece ĂśzgĂźrlĂźk denebilecek yaĹ&#x;ama ulaĹ&#x;abilmenin yolunun babam n askerliÄ&#x;inin bitip de gelmesiyle baĹ&#x;layacaÄ&#x; n n umuduyla aile bask s ile mĂźcadele etmiĹ&#x;. Ancak o s ralarda hayat ona Ăśzlemini çektiÄ&#x;i â€œĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźâ€? vereceÄ&#x;ine, ĂśzgĂźrleĹ&#x;mesinin yolunun da toplumsal kurtuluĹ&#x;tan geçeceÄ&#x;ini gĂśsteren yeni mĂźcadele gerekçelerini ĂśÄ&#x;retmeye haz rlanmaktad r‌ 1968’li y llar n yaratm Ĺ&#x; olduÄ&#x;u devrimci-sosyalist dalga, yoksul-emekçi y Ä&#x; nlara yay lmaya baĹ&#x;lad kça, bundan etkilenmemeleri mĂźmkĂźn deÄ&#x;ildi. Bu dĂśnemlerde çevresi devrimcileĹ&#x;irken kendisi hep koruyan,

Dosya: Çocu¤um bĂźyĂźyor! Çocuk eÄ&#x;itimi asl nda anne karn nda baĹ&#x;lar. Modern psikoojide, pedagojide çocuÄ&#x;un

doÄ&#x;madan Ăśncede bir eÄ&#x;itime abi tutulduÄ&#x;u kabul ediliyor. Hamile annenin karn ndaki çocuÄ&#x;un, fiziki ve sosyal iletiim içinde olduÄ&#x;u, kabul edilen bir gerçek. ÇocuÄ&#x;un anne karn nda sesleri duymas ndan tuun da dokunma duygusunun oluĹ&#x;umu gibi olgular doÄ&#x;um ncesi eÄ&#x;itiminin bir parças olarak dĂźĹ&#x;Ăźnebiliriz. Bu vesileyle Ĺ&#x;unu sĂśylemek stiyorum, hamile bir annenin hamilelik sĂźrecini bu bilinçle bu anlay Ĺ&#x;la yaĹ&#x;amas gerekiyor. Klasik olarak “beslenmeye, aÄ&#x;l Ä&#x;a dikkat etmek gerekirâ€? denir. Onun Ăśtesinde bir annenin, hareketlerini çocuÄ&#x;un doÄ&#x;madan Ăśnce alg lad Ä&#x; n ; rneÄ&#x;in eÄ&#x;er anne hamilelik dĂśneminde çok stres yaĹ&#x;am Ĺ&#x;sa, bunun çocuÄ&#x;a da yans d Ä&#x; n Ăśyleyebiliriz. K saca annenin, çocuk doÄ&#x;madan Ăśnce de anne karn nda es ve harekete baÄ&#x;l bir sosyaliasyon yaĹ&#x;ad Ä&#x; n bilerek davanmas gerekiyor. İnsan hayat n n baĹ&#x;lang c kabul edilen doÄ&#x;um olay n n

çocuk Ăźzerindeki fizyolojik, psikolojik etkileri ile ilgili deÄ&#x;iĹ&#x;ik bilimsel yorumlar var. Bunlardan biri doÄ&#x;al, saÄ&#x;l kl bir doÄ&#x;umun t bbi olarak ‘az’ mĂźdahaleli olmas . Hatta bu doÄ&#x;all Ä&#x; sunmak için suda doÄ&#x;um yĂśntemini uygulayan klinikleri var. DoÄ&#x;umun insan Ăźzerindeki psikolojik etkileri de dikkate almaya deÄ&#x;er. Sezeryanla doÄ&#x;um ve diÄ&#x;er ‘mĂźdahaleli’ doÄ&#x;umlar n insan n psikolojik geliĹ&#x;imine etkileri olduÄ&#x;unu savunan bir hayli bilimsel yorum mevcut. DoÄ&#x;umun saÄ&#x;l kl gerçekleĹ&#x;mesi için Ăśn bilgilenme, haz rl k ve kontrol imkanlar n n kullan lmas çocuk için hayati bir Ăśneme sahip.

Anne, ilk hayat pusulas d r DoÄ&#x;um sonras çocuÄ&#x;un geliĹ&#x;imini belirleyen Ăśnemli baÄ&#x;, anne ile çocuk aras ndaki iletiĹ&#x;imdir. Emzirme, kucaÄ&#x;a alma, dokunma, beslenme, uyku periyotlar , bak m ve tabii ki sevgi çocuÄ&#x;un geliĹ&#x;iminin en Ăśnemli etkenleridir ve çocuk bu ihtiyaçlar n Ăśncelikle anneden edinir. Bu nedenle bir çocuÄ&#x;un ilk hayat pusulas n n, ĂśÄ&#x;retmeninin anne olduÄ&#x;unu sĂśyleyebiliriz. Bu olgu annenin ruhsal durumunun çocuÄ&#x;a yans mas aç s ndan da belirleyicidir. Stresten uzak, rahat bir gĂźnlĂźk hayat planlamas na sahip annenin çocuÄ&#x;u da daha saÄ&#x;l kl geliĹ&#x;ir. İçinde yaĹ&#x;ad Ä&#x; m z toplum ve çaÄ&#x;da tĂźm bu sorumluluklar n anne taraf ndan gerçekleĹ&#x;tirilmesinin bir zorunluluk olmad Ä&#x; n biliyoruz. ÇoÄ&#x;unluÄ&#x;u teĹ&#x;kil etmeseler de ilk y ldan itibaren babalar n

gĂśzeten oldu. ÇßnkĂź o bir anneydi ve kendisi aç s ndan en Ăśnemli Ĺ&#x;ey ailesini korumakt . 1980 askeri darbesi geldiÄ&#x;inde siyasi faaliyet yĂźrĂźten kurumlarda yer alan eĹ&#x;i, kardeĹ&#x;i ve yak nlar devlet taraf ndan yakalan p aylarca sĂźren iĹ&#x;kenceli sorgulamalardan sonra cezaevlerine konulmuĹ&#x;lard . Y llarca cezaevi yollar nda geldi-gitti. Siyasi nedenlerle içeride bask gĂśren insanlar n aileleri de d Ĺ&#x;ar da bask alt nda tutuluyor, cezaevi ve mahkeme kap lar nda hakarete, sald r ya uÄ&#x;ruyorlard . Bu bask lar n yan s ra birde dĂśrt çocuk bĂźyĂźtmek, onlara hem anne hem baba olabilmek hem de evdeki bask lara direnmek zorunda kalm Ĺ&#x;t . Yani s n fsal çeliĹ&#x;kilerin yaratm Ĺ&#x; olduÄ&#x;u zorluklarla birlikte geri-feodal aile bask s yla da mĂźcadele etti. Bizler bĂźyĂźyorduk‌ Annem ise geliĹ&#x;iyor ve her gĂźn biraz daha devrimcileĹ&#x;iyor-emekçileĹ&#x;iyordu. GeliĹ&#x;en devrimci dalgan n 1980’de askeri cuntan n gelmesiyle birlikte ald Ä&#x; aÄ&#x; r darbe, siyasi tutsak ailelerinin Ăźzerine y km Ĺ&#x;t hayat n birçok aÄ&#x; r yĂźkĂźnĂź. Annem bu arada bir yandan geçimimizi saÄ&#x;lamak için çal Ĺ&#x; yor, bir yandan da cezaevlerinde direnen siyasi tutsaklar n sesi olma gĂśrevini yerine getirmeye çal Ĺ&#x; yordu. 1984 Ă–lĂźm Orucu’nda yaĹ&#x;ad klar n anlat rken gĂśzleri dolar ama gururla anlat r. Art k 1 May slar, 8 martlar ve Newrozlar annemin bayramlar na dĂśnĂźĹ&#x;mĂźĹ&#x;tĂź.

Topluca bunal yoruz...

“Buradan cenazem ç kar!â€? Zaman, içindeki gĂśzyaĹ&#x; ve zorluklar na raÄ&#x;men h zla geçiyordu. Çocuklar olan bizlerde yetiĹ&#x;kin olmuĹ&#x;tuk. Her birimizin arkas nda deÄ&#x;il yan nda yer ald . Tabii bu y llar geliĹ&#x;miĹ&#x;liÄ&#x;i zorluksuz ve ac s z b rakmad . Bir gece yar s evimizin zili acele acele çalmaya baĹ&#x;lad . Belli ki bir Ĺ&#x;eyler olacakt . Babam n cezaevinden ç k Ĺ&#x; ve bizlerin de devrimci mĂźcadele içerisinde yer al Ĺ&#x; m zdan dolay evimiz s k s k polis taraf ndan denetlenir, bas l r olmuĹ&#x;tu. “Acaba kim için geldiler?â€? diye dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyordum ki, babama “giyinâ€?, dediler. “Neden, ne için?â€? diye soruyordu polislere annem. Sesi kayg l yd . S k s k tutunmuĹ&#x;tu babama. DiÄ&#x;er koluna da ben tutunmuĹ&#x;tum babam n. “Elinizde arama izni var m , ç k n gidin evimizden!â€?, dedik. Bizi zorla ay rd lar birbirimizden. Silahlar n annemin anl na dayay p iÄ&#x;renç kĂźfĂźrler ediyorlard . Babam baĹ&#x;ka bir odaya al p

kelepçe takmak istiyorlard . Kap y ĂźstĂźmĂźze kilitlediler. İçeride onlara karĹ&#x; direnen babama vurmaya baĹ&#x;lad lar. Dayak seslerini duyuyor ne yapacaÄ&#x; m z bilemiyorduk. Annem birden polislerin ellerinden kurtulup var gĂźcĂźyle babam n içinde olduÄ&#x;u odan n kap s n n camlar na vurdu ve k r lan camlar iki bileÄ&#x;ini birden kesti. O manzara kars s nda ben Ĺ&#x;oka girmiĹ&#x;tim. Annemin kollar ndaki damarlar kesilmiĹ&#x; ve gĂśrĂźnĂźyordu. Bir anda ortal k kan içinde kalm Ĺ&#x;t ve buna raÄ&#x;men annem soÄ&#x;ukkanl l Ä&#x; n koruyordu. Polislerin “seni hastaneye gĂśtĂźrelimâ€? tekliflerine karĹ&#x; l k “Evimden defolup gidin! Defolup gitmezseniz buradan cenazem ç kar!â€? karĹ&#x; l Ä&#x; n verdi‌ Annemin direniĹ&#x;i karĹ&#x; s nda Ĺ&#x;aĹ&#x;k na dĂśnen polisler evi terk ettiler. Hayat n zorluklar na karĹ&#x; bana direnmeyi ĂśÄ&#x;reten, yoktan kendisini var eden anneme ve hala benzeri yaĹ&#x;amlar , ac lar yaĹ&#x;ayan annelere sonsuz Ĺ&#x;Ăźkran ve sevgilerimle‌ Asl Bilgili

GeçmiĹ&#x; haftalarda uzaktan gelen bir konuÄ&#x;um olmuĹ&#x;tu. BeklemediÄ&#x;im bir ziyaretti bu. Kendisi ile yaklaĹ&#x; k bir y ld r gĂśrĂźĹ&#x;mĂźyorduk. İlk gĂśrĂźnĂźmĂź beni Ĺ&#x;oka uÄ&#x;ratt . Zay flam Ĺ&#x;, diĹ&#x;leri dĂśkĂźlmĂźĹ&#x;, yĂźz çizgileri derinleĹ&#x;miĹ&#x;, vs‌ Kayg yla halini hat r n sordum, ani geliĹ&#x;inin nedenini anlamaya çal Ĺ&#x;arak‌ Bana iyi olamad Ä&#x; n , kimi s k nt ve problemler yaĹ&#x;ad Ä&#x; n sĂśyledi. Ruhsal dengesinin bozulduÄ&#x;unu, cinnet geçirdiÄ&#x;ini, buraya geliĹ&#x; sebebinin de bu olduÄ&#x;unu anlatt . Sohbetimiz Ăśylesine derinleĹ&#x;miĹ&#x;ti ki, saatin epeyce ilerlediÄ&#x;ini fark etmemiĹ&#x;tik bile. Yatmaya gittiÄ&#x;imde anlat lanlar n Ĺ&#x;okuyla uyuyamad m. Neler oluyordu bize, biz insanlara?! Etraf mdaki insanlar dĂźĹ&#x;ĂźndĂźm, en yak nlar mdan baĹ&#x;layarak, biraz daha geniĹ&#x; aç ld m‌ Herkes bir biçimde bunal mda ve ç k Ĺ&#x; ar yor‌ Son zamanlarda toplumsal bunal mlar, yozlaĹ&#x;ma, çßrĂźme, vb. benzer durumlar çok fazla duyar olduk. Ă–zellikle TĂźrkiye televizyon kanallar nda sĂźrekli tekrarlanan “cinnetâ€?, “vahĹ&#x;etâ€?, “intiharâ€? kelimeleri, yaĹ&#x;am m z n bir parças haline getirildi. Normal programlar, haberler, korku filmlerinin yerine geçti. Psikolojilerimiz alt-Ăźst‌ Bunal m toplumu haline geldik. İĹ&#x;in garip yan , hem hoĹ&#x;nut deÄ&#x;iliz, hem de kabulleniyoruz. Seyircilikten Ăśte birĹ&#x;ey yapm yoruz‌Her gĂźn pahal laĹ&#x;an hayat Ĺ&#x;artlar , iĹ&#x;sizlik, gelecek korkusu, bireycilik‌ genel toplumsal huzursuzluÄ&#x;a ve aile içi geçimsizliÄ&#x;e neden oluyor. YaĹ&#x;am m z ĂśzelleĹ&#x;tiriyoruz. İnsanlar n dĂźnyaya bak Ĺ&#x; darald kça, kendileriyle s n rl bir pencereden dĂźnyaya bakt kça kßçßk kßçßk olaylar bĂźyĂźyĂźp, ç Ä&#x; haline gelebiliyor. Ev, araba bunlar olduktan sonra, bir iĹ&#x;yeri‌ Bunlar elde edildikçe, bir baĹ&#x;kas bir baĹ&#x;kas . Asla bitmeyen doyumsuz bir arzuyla Ăśzel yaĹ&#x;am m z bencilce “garantilemeyeâ€? çal Ĺ&#x; yoruz. Bunlar için feda ettiÄ&#x;imiz yaĹ&#x;am m z, bir de bak yoruz ki bizden çok Ĺ&#x;ey al p gĂśtĂźrmĂźĹ&#x;. İnsani ve sosyal iliĹ&#x;kilerimiz, en Ăśnemlisi insani duygular m z, bencilleĹ&#x;en yaĹ&#x;am karĹ&#x; s nda kaybolup gidiyor. YaĹ&#x;amda sanki baĹ&#x;ka bir alternatif yokmuĹ&#x; gibi biz de bunu rahatl kla kabulleniyoruz‌

Aliye bize ne ĂśÄ&#x;retiyor? Hiç kimse televizyon programlar›n›n arka plan›n›, ekranlara yans›d›¤› gibi “masumane bir filmden ibaretâ€? gĂśrmesin.

“HoĹ&#x;geldin bebek!â€? K›saca annenin, çocuk do¤madan Ăśnce de anne karn›nda ses ve harekete ba¤l› bir sosyalizasyon yaad›¤›n› bilerek davranmas› gerekiyor. da çocuk yetiĹ&#x;tirme gĂśrevini Ăźstlendiklerini sĂśyleyebiliriz. Bu sĂźreçte çocukla ilgilenen, yetiĹ&#x;tiren ebeveynin, art k hangisi ise, çocukla iletiĹ&#x;imi Ăśnemli. ÇocuÄ&#x;a sevgisini gĂśstermesi, çocuÄ&#x;a çok fazla gerilim vermemesi, çocuÄ&#x;un aÄ&#x;lamalar n anlamas gerekiyor.

AÄ&#x;laman n 28 anlam İletiĹ&#x;ime Ăśrnek vermek gerekirse; çocuk aÄ&#x;lamalar n n anlamlar n betimleyen bir eÄ&#x;itim-araĹ&#x;t rma kitab na gĂśre, çocuk aÄ&#x;lamalar n n 28 anlam ifade ettiÄ&#x;ini tespit etdilmiĹ&#x;. Açl Ä&#x; , susamay , ilgiyi, merak , k zg nl Ä&#x; , rahats zl Ä&#x; , korkuyu ve daha nice anl k tepkiyi çocuklar n aÄ&#x;layarak ifade ettiÄ&#x;ini dĂźĹ&#x;ĂźnĂźrsek, çocukla iletiĹ&#x;imin Ăśnemini de anlar z. Çocuk belli bir sĂźre, Ăśzellikle ilk yaĹ&#x;ta, bĂźtĂźn iletiĹ&#x;imini aÄ&#x;la-

ma ve beden hareketleriyle saÄ&#x;l yor. Bu sĂźreçte iletiĹ&#x;im asl nda geliĹ&#x;im psikolojisinde en Ăśnemli konu. BaĹ&#x;ka bir ifadeyle çocuÄ&#x;un her aÄ&#x;lamas na biberonla koĹ&#x;mamak, Ăśnce çocuÄ&#x;u anlamak gerekir. İhtiyac n bilmek ve ço-

cukla 24 saat ilgilenmek gerekir. EÄ&#x;er çocuÄ&#x;un uyku, beslenme periyotlar , dĂźzenli ise, çocuÄ&#x;un verdiÄ&#x;i tepkileri daha doÄ&#x;ru anlamak mĂźmkĂźn.

İradeli kiĹ&#x;ilik oluĹ&#x;umu EÄ&#x;itimin en Ăśnemli Ăśnermesi iradeli kiĹ&#x;ilik oluĹ&#x;umudur. Çocuklarda irade kendini isteklerle ifade eder. Bu nedenle çocuk eÄ&#x;itiminin en Ăśnemli arac çocukla iletiĹ&#x;im ve çocuÄ&#x;u anlamad r. ÇocuÄ&#x;un o yaĹ&#x;ta bir birey olduÄ&#x;unu kabul etmek gerekiyor. Yeni doÄ&#x;an bir çocuÄ&#x;un da bir iradeye sahip olduÄ&#x;unu, bunun dil iradesi deÄ&#x;il, duygu ve davran Ĺ&#x; iradesi olduÄ&#x;u bilerek çocukla iletiĹ&#x;im kurmak ve o iradeyi anlamak gerekiyor. EÄ&#x;er saÄ&#x;l kl bir iletiĹ&#x;im saÄ&#x;lanm Ĺ&#x;sa, annenin ya da baban n çocuÄ&#x;u anlamas daha ko-

lay. Burada beslenme ile ilgili bir vurgu yapmakta yarar var. Ă–zellikle ilk alt ayda çocuklar n mĂźmkĂźnse anne sĂźtĂź ile beslenmesi konusunda uzmanlar nerdeyse hemfikir. GeliĹ&#x;im aç s ndan çocuÄ&#x;un

ilk bir y ldaki beslenmesi ve bak m yan nda, çocukla ilgilenme, oyun ve hareketler, çocuÄ&#x;un hem fizyolojik hem de ruhsal geliĹ&#x;imini belirliyor. Aile içerisindeki imkanlar yan nda, Almanya’da çocuklara yĂśnelik oyun gruplar yayg n. Çocuklar n bu gruplara ilk yaĹ&#x;tan itibaren kat lmalar sosyal iletiĹ&#x;imi geliĹ&#x;tirici. Çocuklar n yaĹ&#x; tlar na daha merakl olduÄ&#x;unu ve yaĹ&#x; tlar ndan bir Ĺ&#x;eyleri daha h zl ĂśÄ&#x;rendiklerini rahatl kla sĂśyleyebiliriz.

Merak duygusu Burada çocuÄ&#x;un merak duygusundan bahsetmenin tam da zaman . Merak, çocuÄ&#x;un çevresini anlamas n ve geliĹ&#x;imini saÄ&#x;layan en Ăśnemli duygu. Bir anlamda çocuÄ&#x;un merak n gidermek, eÄ&#x;itimin en Ăśnemli hedefidir. ÇßnkĂź çocuk yeniye ilgi gĂśsterir ve bu yolla bilmediklerini anlamaya, ĂśÄ&#x;renmeye çal Ĺ&#x; r. SaÄ&#x;l kl bir geliĹ&#x;im için çocuÄ&#x;un merak n beslemek ve gidermek çocuk eÄ&#x;itiminin temel yĂśntemidir. DoÄ&#x;um sonras ilk y l nda çocuk eÄ&#x;itimi için sĂśylenecekler elbette yukar da anlat lanlarla s n rl deÄ&#x;il. Ama çocuk eÄ&#x;itiminin her koĹ&#x;ulda ĂśnceliÄ&#x;ini çocuÄ&#x;a ilgi ve sevgi oluĹ&#x;turur. ÇßnkĂź saÄ&#x;l kl bir ruhsal geliĹ&#x;imin mayas sevgidir. Ve sevgi çocuÄ&#x;un Ăśncelikle kendine gĂźvenmesini ve iradeli olmas n saÄ&#x;lar, korkular n azalt r, merak n geliĹ&#x;tirir. SĂśzĂź İlhan Berk ile noktalayal m: “SĂśzcĂźklerin ilk anlamlar , yani çocukluklar yla yazar bĂźtĂźn ozanlar/ Ve hayat ilk anlamlar yla anlar tenleri, kulaklar ve gĂśzleriyle, birer Ĺ&#x;airdir çocuklar.â€?

ATV’de oynayan “Aliyeâ€? dizisinin oyuncular kaçamak yaparken, kendi yaratt klar izleyicinin gazab na uÄ&#x;rad ! Sonra‌ Sonras hepimizin malumu‌ “Aliye fena yakaland â€?, “Aliye yĂźzy l n skandal n yapt â€?, “Aliye’nin yasak aĹ&#x;k â€?, “Aliye’nin evli sevgilisiyle gĂśrĂźntĂźleri bu akĹ&#x;am sadece bizdeâ€? vs., vs. “DĂźnya meselesiâ€? olarak gĂźnlerce televizyon ekranlar n , gazete sayfalar n , kĂśĹ&#x;e yaz lar n meĹ&#x;gul etti Aliye. T pk “Semra han mâ€? gibi, “Babam duymas nâ€? gibi, “Ataâ€? gibi, “Star Akademi’nin yar Ĺ&#x;mac lar â€? ve daha bizi televizyon baĹ&#x; na kilitleyen onlarca dizi ve benzeri programlar gibi‌

Bir virĂźs gibi‌ Yoksulluk ve yoksunluÄ&#x;un gereÄ&#x;i tek lĂźksĂźmĂźz olan tele-

vizyonlar n tĂźm dezavanjlar ndan nasibimizi al yoruz. Dizilerin, dedikodu Ăźreten magazin programlar n n manipĂźle edilmiĹ&#x; haberlerin ucuz izleyicisi oluyoruz. Dizi film kahramanlar na Ăśzeniyoruz, onlar gibi davranmaya, onlar gibi olmaya çal Ĺ&#x; yoruz. DĂźnyaya onlar n penceresinden bak yoruz, onlar n gĂśzĂźyle yorumluyoruz. K sacas bir virĂźs gibi giriyorlar yaĹ&#x;am m za.

Arka plan ‌ Aliye ya da benzerleri arac l Ä&#x; yla bir toplumun sosyal psikolojik dengelerine oynan yor. Bir toplumdan istenen insan tipi, gazete ve televizyonlar arac l Ä&#x; yla empoze edilmeye çal Ĺ&#x; l yor. Hiç kimse televizyon programlar n n arka plan n , ekranlara yans d Ä&#x; gibi “masumane bir filmden ibaretâ€? gĂśrmesin. Arka plan, bizim kafalar m za, bilincimize, beÄ&#x;enilerimize deÄ&#x;erlerimize, bizi biz eden her Ĺ&#x;eye oynuyor. Medyan n arka plan gibi diziler ve oyuncular da gerçekten uzaklar. Dizide oynad klar rollerden uzak karakterler. İzleyicisini art rd kça fiyat n yĂźkselten ve bunu en yoz ve çirkef bir biçimde tĂźken oyuncular, izleyicilerde hayal k r kl Ä&#x; yarat yor. Topluma ahlak dersi veren Aliye, gerçek bĂślĂźmde sergilediÄ&#x;i rolden dolay diziden at lma cezas yla karĹ&#x; karĹ&#x; ya.


aanacak

DĂźnya 8

G

E

N

Ç

L

‚

K

Gençler geri çektirmesini bilecek!

GençLink

Gençlik, hareketin içinden çok ey ܤreniyor. Her eyden Ünce, kendi yaam›na, gelece¤ine dair tepki gÜstermeyi, sÜz sahibi olmay› ܤreniyor. Bu eylemlerde sendikalar n z nas l bir aktivite içinde?

Sorbonne Ăœniversitesi, CPE karĹ&#x; t eylemlerde Ăśne ç kt . Bu sĂźreç hakk nda ne dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorsunuz? Paul (20 yaĹ&#x; nda Sorbonne Ăœniversitesi Yabanc Diller Ă–Ä&#x;rencisi): Bizim okul genel olarak sakindir. Ama biz Ăśnce de eylemler yapm yor deÄ&#x;ildik. Bu kez eylemin içeriÄ&#x;i ve biçimi farkl laĹ&#x;t . ÇßnkĂź CPE bizim için çok Ăśnemli. Direkt olarak hayat m z etkiliyor. Zaten bir çoÄ&#x;umuz zor iĹ&#x; buluyoruz. CPE bu zor olan sĂźreci imkans zlaĹ&#x;t racak. Sorbonne ĂśÄ&#x;rencilerinin bu nedenle çok hareketli olduÄ&#x;unu dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Angela ( 21 yaĹ&#x; nda, Sosyoloi Ă–Ä&#x;rencisi): Bizler sosyal alanarda okuyoruz. Bu, iĹ&#x; bulma olas l Ä&#x; m z dĂźĹ&#x;ĂźrĂźyor zaten. Bu nedenle bile CPE geçmemeli. Mutlaka iptal edilmeli. BugĂźn biz biraz Ĺ&#x;ansa sahibiz. Ama bizden sonra gelecek gençler giderek Ĺ&#x;ans n yitiriyor. ÇßnkĂź onlar daha kĂśtĂź koĹ&#x;ular karĹ&#x; layacak. Burada eÄ&#x;itim alman n koĹ&#x;ullar daha kolayd diÄ&#x;er Ăźlkelere gĂśre. Ĺžimdi bu sĂźreci deÄ&#x;iĹ&#x;tirmek istiyorlar. BaĹ&#x;bakan Villepin, “GençliÄ&#x;in Ĺ&#x; sorunu kalmayacak, çÜzece-

Ä&#x;izâ€? demiĹ&#x;ti. Ĺžimdi çÜzĂźyorlar iĹ&#x;te! Bu bizim için çÜzĂźm deÄ&#x;il. Evet, bu kez Sorbonne ĂśÄ&#x;rencisi bile Ĺ&#x;iddet kullan yor. Ă–Ä&#x;renciler k zg n olduÄ&#x;u için Ĺ&#x;iddet kullan yorlar. Yasa onaylansa da onaylanmasa da bu eylemler bir tepkinin, karĹ&#x; ç kman n simgesi. Kimse bir çÜzĂźm yolu gĂśstermeyince, ĂśÄ&#x;renciler kendi yĂśntemlerini yaratmaya çal Ĺ&#x; yor. Bak n bugĂźn hĂźkĂźmet, polisle Ăźniversiteleri ĂśÄ&#x;rencilere karĹ&#x; korumaya alm Ĺ&#x; durumda. Bu çok komik bir olay! Polisler de ĂśÄ&#x;rencilere Ĺ&#x;iddet uyguluyor. Neden bu gĂźndem olmuyor?! Paul: Bizim eylemlerimiz 68’e de benzetiliyor. Bilmiyorum ama farkl Ĺ&#x;eyler diye dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Biz onlar kadar politik deÄ&#x;iliz galiba. Politik arkadaĹ&#x;lar m z var ama onlar s n rl . Ayr ca CPE karĹ&#x; t olmak için politik olmak gerekmiyor. Ama genelde bizi bir politik simgeye angaje etmek istiyorlar. Biz genciz ve çoÄ&#x;unluktay z. Enerji de var. Bize CPE ile iĹ&#x;sizlik vermelerini istemiyoruz. Buna karĹ&#x; olduÄ&#x;umuz içinde her gĂźn eylemde olacaÄ&#x; z. Biraz zorunluluk gibi. CPE bir biçimde geri çekilmeli-çekilecek!

Christian (22 yaĹ&#x; nda,Frans z Dili ve Edebiyat Ă–Ä&#x;rencisi) : Bizim okulda sendika çok aktif deÄ&#x;il. DiÄ&#x;er okullar çok ayr nt l bilmiyorum ama Ĺ&#x;imdi eyleme geçen ĂśÄ&#x;rencilerle birlikte sendikalar daha h zl hareket etmeye baĹ&#x;lad diye dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Bu eylemlerde tĂźm insanlar var. Aileler, sendikalar, dernekler, birçok kurum ve kiĹ&#x;i. ÇßnkĂź CPE herkesi ilgilendiriyor. Paul: Sendikalar n çok çal Ĺ&#x;mas gerekiyor. ÇßnkĂź, Ĺ&#x;imdi gençleri ilgilendiren daha fazla sald r var. Ve yenileri gelebilir. Buna karĹ&#x; durmak ve direnmek için her an eylem yapmak gerekebilir. Ama yĂśntemler bulmak gerekiyor. Sendikalar n, ĂśÄ&#x;renciler içinde aktifleĹ&#x;mesi gerekiyor. Mart ay n n baĹ&#x; ndan itibaren tĂźm Ăźniversiteler ve liseler eylemde. YĂźzbinlerce kiĹ&#x;iyle say s z eylem yap ld .

Ĺžu ana kadar hĂźkĂźmet geri ad m atmad . Bu aĹ&#x;amada ne yapmak gerekiyor? Paul: ‘94 ve daha Ăśnceki bir-

çok eylemde hĂźkĂźmetle ĂśÄ&#x;rencilerin karĹ&#x; laĹ&#x;mas olmuĹ&#x;. Bu bĂźyĂźk eylemlerle çÜzĂźlmĂźĹ&#x;. O zaman da gençler çok kararl davranm Ĺ&#x;. BugĂźn say olarak rekorlar da yakalad k. Ĺžuna inan yorum ki ĂśÄ&#x;renciler kadar ailelerin de kararl olmas gerekiyor. BĂźtĂźn bir blokaj daha etkili olur.

bourg’u ve geliĹ&#x;en sĂźreci nas l deÄ&#x;erlendiriyorsunuz? Ç ng Kocadost (Strasbourg Grev Komitesi): 7 Mart Ăźniversite genel eylemlerinden sonra Strasbourg’da da hareketlendik. 30’la baĹ&#x;latt Ä&#x; m z toplant lar, 150-250 ve 500’e kadar ç kt . Strasbourg’da ßç Ăźniversitede grev karar ald k. Grev baĹ&#x;lad Ä&#x; ndan beri kimi arkadaĹ&#x;lar geceleri de burada, Ăźniversitede kald lar. Bu eylemin içinde yer alarak neler ĂśÄ&#x;rendiniz?

Angela: Ailelerimiz Ĺ&#x;u ana kadar olan bĂźtĂźn eylemlerde yer ald . Ama bu yetmedi. ÇßnkĂź okula gitmememiz Villepin için çok Ĺ&#x;ey ifade etmiyor. DiÄ&#x;er sektĂśrler ve servisler Ăśnemli. Onlar da kapanmal . Biz CPE’nin geri çekileceÄ&#x;ine inan yoruz. Çok Ăśnemli bir sorun çßnkĂź. TĂźm ailelerle birlikte sokaktan hiç ayr lmadan CPE geri çekilene kadar beklemek gerekiyor. Biz Ĺ&#x;u an yĂźzde 68 ile çoÄ&#x;unluÄ&#x;uz. Bu bĂźyĂźk bir rakam. Christian: Gençlerin hayat 2007 seçimleri için bu hale getirilmek isteniyor. Bu nedenle hĂźkĂźmet kararl durmaya çal Ĺ&#x; yor. Ama gençler geri çektirmesini bilecek!‌ CPE karĹ&#x; t eylemlerde Stras-

Benim ĂśÄ&#x;rendiÄ&#x;im, çok farl ya da hiç ĂśrgĂźtlĂź olmayanlarla hep beraber, bir Ĺ&#x;eye karĹ&#x; birlikte hareket etmek. Bu eylemler sayesinde ortak yaĹ&#x;amay ĂśÄ&#x;rendik. Beraber yedik, beraber tart Ĺ&#x;t k, beraber kararlar ald k. Bu tart Ĺ&#x;malar kalabal k kitleyle yap l nca çok zengin sonuçlar ç k yordu ortaya. Eylemin yĂśneticileri nas l belirleniyor? Cem (Strasbourg Grev Komitesi): Eylemciler yĂśneticilerini, temsilcilerini yeni yeni eylemlerin içinde seçiyor. Ă–rneÄ&#x;in grev komitesi var, bunlar her gĂźnĂźn sonunda oylamaya sunuluyor eÄ&#x;er gĂśrevini yapm yorsa gĂśrevden al n yor. Gençlik neler ĂśÄ&#x;reniyor? Cem: Gençlik, hareketin içinden çok Ĺ&#x;ey ĂśÄ&#x;reniyor. Her Ĺ&#x;eyden Ăśnce, kendi yaĹ&#x;am na, geleceÄ&#x;ine dair tepki gĂśstermeyi, sĂśz sahibi olmay ĂśÄ&#x;reniyor.

Sercan

Selam! YaĹ&#x;am AteĹ&#x;i Bu say da sizlere geçen ay okuduÄ&#x;um ve etkisi alt nda kald Ä&#x; m, yaĹ&#x;ama bak Ĺ&#x; aç m deÄ&#x;iĹ&#x;tiren ve beni inand Ä&#x; m deÄ&#x;erlere daha s k baÄ&#x;layan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Selam YaĹ&#x;am AteĹ&#x;i! Bu kitap, Sovyetler BirliÄ&#x;i dĂśneminde yaĹ&#x;am Ĺ&#x;, K z l Ordu’da gĂśrev yapm Ĺ&#x; ve Genç KomĂźnistler BirliÄ&#x;i Ăźyesi, ayn zamanda yazar Nikolai Ostrovski’yi anlat yor. Bu ad geçen yazar n diÄ&#x;er yazarlardan biraz fark var. Kendi tabiriyle diÄ&#x;er yazarlar n eli tutarken, bununki tutmuyor. DiÄ&#x;er yazarlar yĂźrĂźrken, bu yĂźrĂźyemiyor. DiÄ&#x;er yazarlar gĂśrĂźrken, bu gĂśremiyor ve daha sayamayacaÄ&#x; m bir çok hastal k‌ Ama fiziksel engelleri dĂźĹ&#x;Ăźncelerini esir alam yor ve yaĹ&#x;ad Ä&#x; sĂźre içinde inand Ä&#x; deÄ&#x;erlerin geliĹ&#x;imi için çal Ĺ&#x; yor. Bu kadar hastal kla pençeleĹ&#x;irken bile mutlu ve bu hastal klardan daha ileri boyutta bir hastal Ä&#x; n olduÄ&#x;unu sĂśylĂźyor. Ĺžimdi sizin “Hoppala!.. Bunlardan kĂśtĂź hastal k m olur?â€? dediÄ&#x;inizi duyar gibiyim. Ĺžimdi size yazar n bu konuyla ilgili deÄ&#x;erlendirmesini aktarmak istiyorum: “İnsan n en kĂśtĂź dĂźĹ&#x;man hastal k deÄ&#x;ildir. KĂśrlĂźk dehĹ&#x;et verici bir Ĺ&#x;ey ancak kĂśrlĂźk bile fethedilebilir. Bundan çok daha tehlikeli bir Ĺ&#x;ey var: tembellik. S radan insan tembelliÄ&#x;i. Evet ne zaman insan çal Ĺ&#x;ma gereÄ&#x;i hissetmiyorsa, ne zaman kalbi boĹ&#x;sa ve ne zaman ki gece uyumadan Ăśnce gĂźn içinde ne yapt m sorusuna cevap bulam yorsa korkulacak Ĺ&#x;ey budur. Tehlikeli olan budur‌â€? Bu kitapta beni etkileyen bir baĹ&#x;ka Ĺ&#x;ey de Ĺ&#x;u oldu: Doktorlar Ostrovski’ye çok az bir zaman n n olduÄ&#x;unu sĂśyler. Ostrovski, Ăźzerinde çal Ĺ&#x;m Ĺ&#x; olduÄ&#x;u kitab yar m b rakmamak için, sabah dokuzdan gece ikiye kadar çal Ĺ&#x;arak kitab n bitirir. Yani bu haldeyken bile bĂźyĂźk bir sorumlulukla, ĂślĂźmden çok kitab n yar m kalacaÄ&#x; ndan korkar. Bir arkadaĹ&#x; Nikolai’ye Ăślmeden çok k sa bir sĂźre Ăśnce mektubunda sorar “mutlu musun?â€? diye. O da cevap verir: “Evet çßnkĂź bu sabah yine uyand m ve yaĹ&#x; yorum. Çok ac çekiyorum, ĂźzĂźlĂźyorum, seviniyorum bunlar yaĹ&#x;am n birer parças . Ben de bunlar hissettiÄ&#x;ime gĂśre yaĹ&#x; yorum. YaĹ&#x;ad Ä&#x; m içinde mutluyum!..â€? Hani bizim sorun olarak gĂśrdĂźÄ&#x;ĂźmĂźz ve bazen bunal m tak ld Ä&#x; m z sorunlar vard r. â€œĂ–lmek istiyorum, sevgilim beni terk ettiâ€? diyenlere eskiden teselli verirdim. Ama Ĺ&#x;imdi, “Senin soluduÄ&#x;un havaya yaz k! Git ne halin varsa gĂśr!â€? diyorum. Ya da “Banka kart m bloke olduâ€?. Yok efendim “Benim internet bozulduâ€?. Yok efendim “DiĹ&#x;imin dolgusu dĂźĹ&#x;tĂźâ€? gibi saçma sapan sorunlar‌ Gerçi bu kitab okumadan Ăśnce benim de bu tip sorunlar m vard !.. Ama Ĺ&#x;imdi art k bitti ve bu tip sorunlar olan herkese “Selam YaĹ&#x;am AteĹ&#x;i!â€? diyorum‌

“BoĹ&#x;luklar n nas l dolacaÄ&#x; Ăśnemli â€? Fransa’da konuĹ&#x;an sokaÄ&#x; n gĂźcĂź! Bu hareketler sadece kendi dertleriyle s›n›rl› kald›¤› sĂźrece, yani di¤er ezilen toplumsal kesimlerin ç›karlar›yla bĂźtĂźnleen bir genili¤e ulaamad›¤› mĂźddetçe, ‘kendili¤inden hareketler’ kategorisinin d››na ç›kam›yor. Emre Arslan, ODTĂœâ€™de Siyasal Bilimler BĂślĂźmß’nĂź bitirip, Bilkent Ăœniversitesi’nde 3 y l asistan olarak çal Ĺ&#x;t . Ayn Ăźniversitede mast r n yapt . Sonra Almanya’ya doktara yapmak çin geldi. Ĺžu anda Bielefeld Ăœniversitesi Sosyoloji BĂślĂźmß’nde doktora ĂśÄ&#x;rencisi. Emre le dĂźnya gĂśrĂźĹ&#x;Ăź ve yaĹ&#x;amdan beklentileri Ăźzerine bir ropĂśrtaj yapt k. Almanya’ya niçin geldin? Emre: TĂźrkiye’de Bilkent Ăœniversitesi’nde doktara program na kay tl yd m. Yani orada da doktora yapma durumum vard . Fakat İngilizce d Ĺ&#x; nda yeni bir dil ĂśÄ&#x;renmek ve TĂźrkiye’de hakim olan –Üzellikle de ODTĂœ ve Bilkent’te- Anglosakson geleneÄ&#x;i d Ĺ&#x; nda yeni bir Ăźniversite sistemi tan mak için Almanya’ya geldim. EÄ&#x;itmen olacaks n ve sonuçta sistemin verdiÄ&#x;i s n rlar içerisinde eÄ&#x;itim vereceksin. Bunu nas l deÄ&#x;erlendiriyorsun? Emre: Ă–zellikle sosyal bilimerde ĂśÄ&#x;retim Ăźyelerinin bir harekat alan var. Yani sistemin nĂźfuz edemediÄ&#x;i boĹ&#x;luklar var. Bunun hangi doÄ&#x;rultuda doldurulabileceÄ&#x;i Ăśnemli. Sistem

her noktay istediÄ&#x;i gibi kontrol edemez. Dolay s yla her ĂśÄ&#x;retim gĂśrevlisi kendi dĂźnya gĂśrĂźĹ&#x;Ăźne gĂśre bu alan kullanabilme Ĺ&#x;ans na sahip. ‘Bir ĂśÄ&#x;retim gĂśrevlisi tamamen sistemin her dediÄ&#x;ini yapmak zorunda olan bir kurband r’ diyemeyiz. Senin dĂźnya gĂśrĂźĹ&#x;Ăźn nedir? Emre: Sosyalist bir dĂźnya gĂśrĂźĹ&#x;Ăźne sahibim. Burada ODTĂœâ€™de okuman n ve Ăśzellikle siyaset bilimi bĂślĂźmĂźndeki baz hocalar n etkisi olduÄ&#x;unu sĂśyleyebilirim. Sistem eleĹ&#x;tirisi yapan bir çok yap tla tan Ĺ&#x;mam o dĂśnemde olmuĹ&#x;tu. Ayr ca Ăœniversite’nin kendisi de politik olarak canl bir yerdi. Derslerin d Ĺ&#x; nda kendi dĂźzenlediÄ&#x;imiz bilimsel ve siyasal etkinliklerden de çok Ĺ&#x;ey ĂśÄ&#x;rendim. DĂźnya gĂśrĂźĹ&#x;Ăźn doÄ&#x;rultusunda neler yapabiliyorsun? Emre: Benim sosyalist gĂśrĂźĹ&#x;ten anlad Ä&#x; m ilk Ĺ&#x;ey materyalist dĂźnya alg s . Bu da insan n yaĹ&#x;ad Ä&#x; yer ve dĂśnemle doÄ&#x;rudan iletiĹ&#x;im ve iliĹ&#x;ki kurmas na dayanan bir Ĺ&#x;ey. Dolay s yla benim Almanya’daki yaĹ&#x;ant m da bu çerçevede gĂśrĂźyorum. Ben buraya geldiÄ&#x;imde siyasi

Satranç Tahtas›

Bu ayki say m zda bir karikatĂźr ve ay n satranç sorusuyla satrançsever okurlar m za eÄ&#x;lenceli bir say haz rlad k. Sorumuzda beyaz oynar ve 4 hamle sonra kazan r.

olarak da, akademik olarak da Alman kurumlar dahil,bir çok çevre ile buluĹ&#x;tum, siyasi etkinliklere kat lmaya çal Ĺ&#x;t m. Her yerde siyasi olarak yap lacak çok Ĺ&#x;ey var. Ă–nemli olan yaĹ&#x;an lan toplumun gerçek sorunlar yla, gerçek olanaklar yla, gerçek iliĹ&#x;kileri kurabilmeye çal Ĺ&#x;mak. Almanya’da yaĹ&#x;ad Ä&#x; m dĂśnemi de kendi beklentilerim aç s ndan olumlu bir dĂśnem olarak gĂśrĂźyorum. Avrupa’da geliĹ&#x;en gençlik hareketi hakk nda ne dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorsun? Emre: Ă–Ä&#x;renci harçlar n n art r lmas na karĹ&#x; yap lan eylemliliklere aktif olarak kat lm Ĺ&#x;t m. Bu tĂźr konularda Alman gençliÄ&#x;inin oldukça h zl ve etkili bir organize olabildiÄ&#x;ini gĂśrmĂźĹ&#x;tĂźm. Bu sĂźreçler benim aç mdan ĂśÄ&#x;retici olmuĹ&#x;tu. Ancak bir noktay da vurgulamak gerekiyor. Bu hareketler sadece kendi dertleriyle s n rl kald Ä&#x; sĂźrece, yani diÄ&#x;er ezilen toplumsal kesimlerin ç karlar yla bĂźtĂźnleĹ&#x;en bir geniĹ&#x;liÄ&#x;e ulaĹ&#x;amad Ä&#x; mĂźddetçe, ‘kendiliÄ&#x;inden hareketler’ kategorisinin d Ĺ&#x; na ç kam yor. Yani ilerletici bir siyasal dil ve eylemlilik geliĹ&#x;tiremiyor. Almanya’da 60’l ve 70’l y llar n gençlik hareketinde farkl olan belki de

buydu. Kendine gĂźvenen, egemen ideolojiye mesafe koyabilen bir dile sahiptiler o zamanlar. Geçen y llardaki harç protestolar s ras ndaki konuĹ&#x;malarda dikkatimi çeken Ĺ&#x;u oldu: Ă–Ä&#x;renciler, baĹ&#x;lar na geleni kabullenmek istemiyorlar ve kararl lar. Ama var olan durumu tespit edebilmek, ona gerekli eleĹ&#x;tiriyi geliĹ&#x;tirebilmek ve alternatif gĂśsterebilmek konusunda bĂźyĂźk bir tutukluk ve kafa kar Ĺ&#x; kl Ä&#x; var. Bu nedenle de çok s k biçimde egemen dĂźĹ&#x;Ăźncenin kal plar içinde yan t geliĹ&#x;tirilmeye çal Ĺ&#x; ld Ä&#x; na tan k oluyoruz. GidiĹ&#x; yĂśnĂź nereye doÄ&#x;ru sence? Emre: YaĹ&#x;ad Ä&#x; m z dĂśnemi, egemen sistemin sorgusuzca kabul edildiÄ&#x;i ve eleĹ&#x;tirel dĂźĹ&#x;Ăźncelerin yenildiÄ&#x;i dĂśnem olarak tarif etmek art k mĂźmkĂźn deÄ&#x;il. 90’lar n baĹ&#x; ndaki o sĂźreç bitti bence. Ama ortada hatalar keskin, belirli bir sĂźreçte gĂśrĂźnmĂźyor. Bu belirsizlik, ayn zamanda bir olanak. SĂźreci olumlu yĂśne evriltebilmek için, sistem eleĹ&#x;tirisi yapan grup ve kiĹ&#x;iler aras nda teorik ve pratik iletiĹ&#x;imlerin hayati Ăśneme sahip olduÄ&#x;unu dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum.

Bu bilinçle her koulda yasan›n çÜpe at›lmas› için giderek kitleselleerek militanlaan bir sokak hareketi geliiyor. korktuklar n yans t yor. Polisin okulu iĹ&#x;gal etmesi neredeyse her gĂźn Sorbonne ĂśnĂźnde yap lan eylemleri engelleyemiyor. “Sorbonne’u ĂśzgĂźrleĹ&#x;tirinâ€? temel slogan bĂźtĂźn eylemlerde bayraklaĹ&#x;t .

“Sefalet eken Ăśfke biçer!â€?

1.sf’dan devam Bu gĂśsterilere de yar m milyon insan kat l yor. Her seferinde kitleselleĹ&#x;ip, yay lan gĂśsteriler sendikal bĂźrokrasinin bar Ĺ&#x;ç l s n rlar n da zorlayarak, militan mĂźcadele hatt yla buluĹ&#x;uyor. Her gĂśsteri sonras , Ăśyle yaygaras yap ld Ä&#x; gibi banliyĂślerden gelen, “kara kafal â€? kitleyle falan s n rl olmayan, “beyaz tenli-sar saçl â€? Frans z gençliÄ&#x;inin militan, diĹ&#x;e diĹ&#x; çat Ĺ&#x;mas na tan k oluyor. Kitlesel gĂśzalt lar, panzerli sald r lar, katletme derecesindeki polis vahĹ&#x;eti ancak bir sonraki eylemin daha fazla militanlaĹ&#x;mas n getiriyor.

baĹ&#x;lad . Eyleme geçen kesimler bu sald r geri çektirilmediÄ&#x;i koĹ&#x;ulda, ard ndan gelecek iĹ&#x; yasalar n n yaĹ&#x; s n rlamas n da aĹ&#x;arak bĂźtĂźnĂź kapsayacaÄ&#x; n biliyor. Bu bilinçle her koĹ&#x;ulda yasan n çÜpe at lmas için giderek kitleselleĹ&#x;erek militanlaĹ&#x;an bir sokak hareketi geliĹ&#x;iyor. DĂźnya çap nda bir dĂśnemi simgeleyen ’68 hareketinin tetiklendiÄ&#x;i simge yerlerden olan

Sorbon’a ĂśzgĂźrlĂźk Fransa’da 84 Ăźniversiteden 67’si iĹ&#x;gal, boykot, blokaj eylemlerine sahne oluyor. Yine yĂźzlerce lise benzer eylemlerin yaĹ&#x;and Ä&#x; yerler haline geldi. Fransa EÄ&#x;itim Bakan Gilles de Robien, liselerdeki blokaj eylemlerine bast rmas için polise çaÄ&#x;r yapt . Bu ancak çat Ĺ&#x;man n Ĺ&#x;iddetlenerek yay lmas n getirecek. Tren garlar n , oto yollar bloke eylemleri de h z kazanmaya

Sorbonne Ăœniversitesi iĹ&#x;galine, polis bir gece yar bask n ve yaĹ&#x;anan çat Ĺ&#x;mayla son verip okulu panzerlerle iĹ&#x;gal etmesi geliĹ&#x;en hareketten hangi dĂźzeyde

BĂźyĂźk mĂźcadele ve çarp Ĺ&#x;malarla elde edilmiĹ&#x; sosyal hak kazan mlar tĂźm AB Ăźlkelerinde, zorla kopar l p al nmaya çal Ĺ&#x; l yor. YoksullaĹ&#x;ma ve ĂśzgĂźrlĂźk yoksunluÄ&#x;unu derinleĹ&#x;tiren sald r lar karĹ&#x; hareketin ivmesini yĂźkseltti. Ă–yle boyun sunmak yok diyor emekçiler: “Sefalet eken Ăśfke biçer!â€? Fransa tarihi, keskin toplumsal altĂźst oluĹ&#x;lar n tarihidir. “18. yĂźzy l n 17. yĂźzy l karĹ&#x; s ndaki zaferiâ€? olarak tan mlanan 1789 bĂźyĂźk burjuva devrimine tan kl k etti bu topraklar. Lyon’da dokuma iĹ&#x;çilerinin ayaÄ&#x;a kalk Ĺ&#x; yla ilk iĹ&#x;çi ayaklanmas (1831) yaĹ&#x;ad . GĂśÄ&#x;Ăź fethe ç kan KomĂźnarlar n ilk iĹ&#x;çi iktidar n (1871) kurduÄ&#x;u ve yeni bir toplumsal sistemin olabilirliÄ&#x;ine esin kaynaÄ&#x; olan Paris KomĂźnĂź yaĹ&#x;and . ’68 hareketi ne ĂśncĂźlĂźk etti. Aylarca sĂźren ’95 bĂźyĂźk genel grev genel direniĹ&#x;ini ĂśrgĂźtledi. HĂźkĂźmetler devrildi, meclisler feshedildi, baĹ&#x;bakanlar istifa etti. Noliberal sald r lar merkezileĹ&#x;tiren AB Anayasas ‘HAYIR’ yumruÄ&#x;u ile karĹ&#x; land . Bu tarihsel birikimin kazand rd klar yeni kuĹ&#x;aklara eylem alanlar nda rehber oldu. Toplumsal dengeleri alt Ăźst eden, s n fsal çeliĹ&#x;kileri bĂźyĂźten, emekçilerdeki yoksunlaĹ&#x;maya h z kazand ran sald r lar n kapsam tarihsel bilgi hazinesinin de aÄ&#x;z n açt . 21. yĂźz y l n ilk eĹ&#x;iÄ&#x;inde Ĺ&#x;iddetlenen toplumsal krizin dikiĹ&#x;leri sokaklardan patlad ‌


Yaanacak

B

‚

L

‚

M

¡

T

E

K

N

‚

Zor bir karar ve Max Planck Mesle¤ine, hayata, insanlara kar› ciddi bir

egemen kuvantum mekaniÄ&#x;ine dĂśnĂźĹ&#x;Ăźr. Planck, istemeyerek de olsa bu bĂźyĂźk devrimin ĂśncĂźsĂźydĂź.

sayg›s› olan bu erdemli adam, ne yaz›k ki, uzun yaam›n› trajik bir kararla noktalamak zorunda b›rak›l›r. Max Planck EnstitĂźsĂź, Almanya’n n ve dĂźnyan n sayg n bilimsel araĹ&#x;t rmalar n yap ld Ä&#x; ve bilim çevrelerince de refeans olarak kabul edilen ender nstitĂźlerinden biridir. Peki bu nstitĂźye ismini veren bilim inan hakk nda ne biliyoruz? Onun kiĹ&#x;isel ve bilimsel serĂźveni, bir dĂśnemin de resmini verir bize. FaĹ&#x;izmin bilime hĂźkmetme ve onu kendi politikalar n n arka ayaÄ&#x; yapma gayretini ac ac duyumsar z.

YaĹ&#x;am ve çal Ĺ&#x;malar

ya’n n Kiel Ĺ&#x;ehrinde doÄ&#x;ar. YĂźksek ĂśÄ&#x;renimini MĂźnih ve Berlin’de yapar. As l ilgi alan matematiksel fizik olan Planck, olaÄ&#x;anĂźstĂź yeteneÄ&#x;iyle k sa sĂźrede meslek çevresinin dikkatini çeker; daha otuz yaĹ&#x; nda iken Berlin Ăœniversitesi Fizik KĂźrsĂźsß’ne atan r. Fizik ĂśÄ&#x;renimi için Ăźniversiteye baĹ&#x;vurduÄ&#x;unda, dĂśnemin bĂźyĂźk fizikçisi Hermann Helmholtz, “Fizik’te art k yap lacak fazla bir Ĺ&#x;ey kalmam Ĺ&#x;t r; ilerlemeye aç k baĹ&#x;ka bir bilim dal n seçsen daha iyi olur.â€? demiĹ&#x;tir. Ama Max, çocukluk hayaline kararl l kla sad kt r. 1885’te Kiel Ăœniversite’sinde profesĂśr olur, 1918’de Nobel ĂśdĂźlĂźnĂź al r.

MĂźtevaz ve tutucu

O dÜnemin kurbanlar ndan, hßmanist bilim insan , fizikçi Max Planck, 1858’de Alman-

Bilimsel çal Ĺ&#x;malar yla Planck, dĂśnemin fizik alan ndaki Ăśnyarg ve temel kuramlar n sarsmak gibi bir amac taĹ&#x; m yor, Ăźstelik yaĹ&#x;amda tutucu yanlar yla tan n yordu. Planck’ n, getirdiÄ&#x;i çÜzĂźmle devrimsel bir geliĹ&#x;meyi baĹ&#x;latt -

Ve yßrekli‌

Ä&#x; n n fark nda olduÄ&#x;u; dahas çÜzĂźmĂźnĂźn, baÄ&#x;l olduÄ&#x;u klasik fiziÄ&#x;i sarsabileceÄ&#x;ini ĂśngĂśrdĂźÄ&#x;Ăź sĂśylenemez. Ama onun yads namaz yan , karĹ&#x; laĹ&#x;t Ä&#x; soruna gĂśsterdiÄ&#x;i olaÄ&#x;anĂźstĂź duyarl l kt r. Bir ĂśzelliÄ&#x;i de mĂźtevaz olmas d r: ÇÜzĂźmĂźne, deneysel verileri matematiksel olarak dile getiren masum bir formĂźl gĂśzĂźyle bak yordu. Planck’ n ĂśnerdiÄ&#x;i hipotez baĹ&#x;lang çta hiç deÄ&#x;ilse Ĺ&#x; Ä&#x; n dalga teorisine doÄ&#x;rudan bir tehlike oluĹ&#x;turmuyordu belki. Ama klasik fiziÄ&#x;in Ăśnemli bir ilkesi olan doÄ&#x;an n sĂźrekliliÄ&#x;i varsay m sars l-

GĂśkyĂźzĂź neden mavidir? GĂźzelim bahar mevsiminin, nsan Ĺ&#x;air k lan havas nda, ĂśkyĂźzĂźnĂźn s n rs zl Ä&#x; nda Ăśzlerini uçsuz bucaks z bir ĂśzĂźrlĂźÄ&#x;e b rak p kaybolmak, hayallere dal p gitmek sonsuzluunda maviliÄ&#x;in‌ Bu ç ld rtan, le avuca s Ä&#x;maz mavinin kaynaÄ&#x; nedir diye belki sormuĹ&#x;uzdur kendimize. ĹžiirselliÄ&#x;inden birĹ&#x;ey yitirmez yine de gĂśkmavi, bilimsel bir aç klamas var diye. Peki gĂśkyĂźzĂźnĂź bazen renk ĂźmbĂźĹ&#x;Ăźne çeviren bu doÄ&#x;a olay nas l gerçekleĹ&#x;mektedir?

GĂśkyĂźzĂź neden mavidir? Atmosfer, daha doÄ&#x;rusu hava, renksiz gazlardan oluĹ&#x;mak r. Atmosfere gelen gĂźneĹ&#x; Ĺ&#x; Ä&#x; , atmosferdeki gaz molekĂźllerine ve toz parçalar na çarparak sa l r.Yani, gĂśkyĂźzĂźnĂźn renginin deÄ&#x;iĹ&#x;imi, Ĺ&#x; Ä&#x; n k r lmas ile ililidir.

Hßcresel telefon fikri Lamarr’ nd r. İlginç ve pek bilinmeyen bir

baĹ&#x;ka buluĹ&#x; ĂśrneÄ&#x;i de, hĂźcresel elefon fikrinin patent aĹ&#x;amas na kadar bir kad na ait oluĹ&#x;udur. Daha da ilginci, bu kad n bir sinema sanatç s olan Heddy

KurbaÄ&#x;a’n n bilinmeyen ĂśzelliÄ&#x;i Amolops tormotus, bilim adamlar› taraf›ndan incelenmeye devam ediyor.

GĂźn, Ĺ&#x; Ä&#x; deÄ&#x;iĹ&#x;ik dalga boylu Ĺ&#x; nlardan oluĹ&#x;ur. Bu yĂźzden hava aç k olduÄ&#x;unda, en k sa dalga boylu Ĺ&#x; n olan mavi Ĺ&#x; nlar, atmosferin Ăźst tabakalar ndaki kßçßk parçac klar taraf ndan hemen saç l rlar. Bu yĂźzden gĂśkyĂźzĂź mavi gĂśrĂźnĂźr. GĂśkyĂźzĂź dumanl veya bulutlu olduÄ&#x;unda, tĂźm Ĺ&#x; nlar hemen hemen ayn oranda sa-

Kad nlar n gizli kalm Ĺ&#x; tarihi İlk otomatik bulaĹ&#x; k makina n bir kad n n bulduÄ&#x;unu biliyor muydunuz? Bu kad n n ad , Josephine Garis Cochrane. 893 Chicago DĂźnya Fuar ’nda bu buluĹ&#x;u ile bir ĂśdĂźl alm Ĺ&#x; ve rĂźnĂźnĂź pazarlayan bir de Ĺ&#x;irket kurmustu.

m Ĺ&#x;t . “DoÄ&#x;a asla s çramazâ€? anlam na gelen eski Latince ĂśzdeyiĹ&#x;, “Natura non facit saltusâ€?, geçerliliÄ&#x;ini sĂźrdĂźremezdi art k! Kald ki, çok geçmeden Einstein’in 1905’te ortaya koyduÄ&#x;u “Fotoelektrik etkiâ€? diye bilinen teorisiyle Ĺ&#x; k da kuvantum teorisinin kapsam na girer. BĂśylece s , Ĺ&#x; k, elektromanyetizma, vb. radyasyon tĂźrlerinin tĂźmĂźnĂźn kuvanta biçiminde verilip al nd Ä&#x; hipotezi doÄ&#x;rulanm Ĺ&#x; olur. Bu hipotez daha sonra Bohr, SchrĂśdinger, Heisenberg vb. bilim adamlar n n Ăśnemli katk lar yla çaÄ&#x; m z fiziÄ&#x;ine

ÇaÄ&#x; m z n ĂźnlĂź fizikçisi Born, Planck’ n bilimsel kiĹ&#x;iliÄ&#x;ini k saca Ĺ&#x;Ăśyle belirtmiĹ&#x;ti: “Yarat l Ĺ&#x;tan tutucu bir kafa yap s na sahipti; ‘devrimsel’ diyebileceÄ&#x;imiz hiçbir eÄ&#x;ilim ve Ăśzentisi yoktu. Olgular aĹ&#x;an spekĂźlasyonlardan da hoĹ&#x;lanmazd . Ne var ki, salt deney verilerine olan sayg s nedeniyle, fiziÄ&#x;i temelinden sarsan en devrimci dĂźĹ&#x;Ăźnceyi ileri sĂźrmekten de kendini alamad .â€? MesleÄ&#x;ine, hayata, insanlara karĹ&#x; ciddi bir sayg s olan bu erdemli adam, ne yaz k ki, uzun yaĹ&#x;am n trajik bir kararla noktalamak zorunda b rak l r. Yedi çocuÄ&#x;undan yaĹ&#x;amda kalan tek oÄ&#x;lu, 1944’te Hitler’e suikast suçlamas yla yakalananlar aras ndad r. Nazi yĂśneticilerinin yaĹ&#x;l Planck’a Ăśnerileri “basitâ€? olduÄ&#x;u kadar korkunçtur: “Nazizme inanç ve baÄ&#x;l l k duyurusunu imzala, oÄ&#x;lun idamdan kurtulsun!â€? Planck, tek umudu olan oÄ&#x;lunun ĂślĂźmĂź pahas na, yaĹ&#x;am anlay Ĺ&#x; na ters dĂźĹ&#x;en duyuruyu imzalamaz!

Lamarr’d r. Kendisi, Naziler’e tav r alarak eĹ&#x;inden ayr l p, Ăźlkesini terk etmiĹ&#x; bir sanatç d r. SavaĹ&#x; sanayisinde â€œĂźreticilikâ€? yapan eski eĹ&#x;i dolay s ile, radyo dalgalar n n ne kadar çabuk bloke edilip denetlendigini bilen Lamarr, besteci arkadaĹ&#x; George Antheil ile birlikte dĂźĹ&#x;ĂźndĂźkleri “gizli komĂźnikasyon sistemiâ€?ni,1942 y l nda patent alt na al rlar. Bu fikirlerinden yola ç k larak ve de transistĂśrĂźn bulunmas ile çok daha kullan Ĺ&#x;l hale gelen dĂźsĂźnceleri için hiçbir ĂśdĂźl alamad lar. Y llar sonra, 1997’de bilgisayar, vs. teknolojisine katk lar ndan dolay kßçßk bir ĂśdĂźle lay k gĂśrĂźldĂźler. İlk kad n astronomlardan olan bir kad n n, kariyerine bir sark c olarak baĹ&#x;lad Ä&#x; n biliyor muydunuz? Lucretia Herschell adl Almanya doÄ&#x;umlu bu kad n, erkek kardeĹ&#x;i dolay s ile ilgi duydugu astronomi bilimine, 1789 y l nda bir kuyruklu y ld z (komet) bularak hizmet etmeye baslam Ĺ&#x;. Ve 10 tane daha keĹ&#x;federek, o zamana kadar kad nlar n kabul edilmediÄ&#x;i Kraliyet Astronomi Akademisi’ne onur Ăźyesi olmuĹ&#x;tur.

ç l rlar. Bu nedenle gĂśkyĂźzĂź gri gĂśrĂźnĂźr. GĂźn bat m nda gĂśkyĂźzĂźnĂźn k rm z gĂśrĂźnmesinin nedeni ise Ĺ&#x;udur: GĂźneĹ&#x; Ĺ&#x; nlar atmosfere eÄ&#x;ik olarak geldikleri için, daha fazla yol katetmek zorunda kal rlar. Bu yĂźzden daha çok Ĺ&#x; n ve renk saçarlar. Ayn zamanda k rm z da soÄ&#x;rulduÄ&#x;u için gĂźneĹ&#x; daha sĂśnĂźk gĂśrĂźnĂźr.

Daha Ăśnce bilinen bir tĂźr olan, eĹ&#x;ine az rastlan r bir Çin kurbaÄ&#x;as n n yeni bir ĂśzelliÄ&#x;i daha keĹ&#x;fedildi. Çin’in Anhui bĂślgesinde yaĹ&#x;ayan bu kurbaÄ&#x;a, kulland Ä&#x; “ses ĂźstĂź iletiĹ&#x;imâ€? (ultrasound) yĂśntemi ile bilinen ilk amfibi (karada ve denizde yaĹ&#x;ayan) canl olma ĂśzelliÄ&#x;ine sahip oldu. Ĺžu ana kadar sadece yarasa, yunus bal Ä&#x; ve balina gibi birkaç memeli hayvan n iletiĹ&#x;im kurmak için aĹ&#x; r yĂźksek frekansl ses kulland Ä&#x; biliniyordu.

Amolops Tormotus “Amolops tormotusâ€? olarak isimlendirilen Çin kurbaÄ&#x;as n n vokalizasyonu, bilim

adamlar taraf ndan oldukça s ra d Ĺ&#x; olarak nitelendiriliyor. Pek çok kurbaÄ&#x;a sesi sadece yukar veya aĹ&#x;aÄ&#x; yĂśnelimli ses frekans kullan rken Amolops tormotus; kuĹ&#x;lar n, balinalar n ve primatlar nkine benzer bir biçimde, iniĹ&#x;li ç k Ĺ&#x;l ani ses ifadeleri kullan yor. 20 Kilohertz’in Ăśtesi için tan mlanan ses ĂźstĂź frekanslar n kullanan Amolops tormotus, bilim adamlar taraf ndan daha ileri araĹ&#x;t rmalar için incelenmeye devam ediyor.

Metan gaz Ăźreten canl lar Arat›rmac›lar metan›n Ăźretiminin, yeryĂźzĂźnde ilk organizmalar›n ortaya ç›k››na olanak verdi¤ini dßßnĂźyor derece Ăśnemli ipuçlar taĹ&#x; yor. Bu kayal klar n içindeki minerallerin oluĹ&#x;turduÄ&#x;u kĂśpĂźkler, 700 milyon y l Ăśnce ĂźretilmiĹ&#x; olan karbonlar içeriyor. Uzmanlar bu karbonu metan Ăźreten canl lar n sald Ä&#x; n tahmin ediyor.

9 DĂźnya

K

Bilimde yolculuk

Derya Tanr vermiĹ&#x;

Sabah mahmurluÄ&#x;u Biyolojik saatimiz, bedensel verimimizin zaman n ve temposunu belirler ve sabah mahmurluÄ&#x;unda Ăśnemli bir rol oynar. Beynin hipotalamus bĂślgesinde bulunan yaklaĹ&#x; k 10 bin adet sinir hĂźcresi, biyolojik saatin merkezidir. Biyolojik saatimiz, uyku-uyan kl k dĂźzenimizi, melatonin hormonu sayesinde dĂźzenler. Melatonin hormonu, uykumuzun gelmesini ve uyumam z saÄ&#x;lar. GĂśzĂźn aÄ&#x; tabakas na dĂźĹ&#x;en Ĺ&#x; k miktar na baÄ&#x;l olarak, bu merkezden, melatonin Ăźretiminden sorumlu olan pineal beze uyar lar gĂśnderilir. Pineal bezin melatonin salg s gĂźn saatlerinde bask lan rken, geceleri faaliyete geçer. Gece saat 2’de salg en Ăźst dĂźzeye ulaĹ&#x; r. Benzer Ĺ&#x;ekilde vĂźcutta k Ĺ&#x; aylar boyunca, yaz mevsiminde olduÄ&#x;undan çok daha fazla melatonin salg lan yor. Geceleri verimli olan insanlarda bu salg , gĂźndĂźz insanlar na gĂśre geç saatlerde baĹ&#x;l yor. Bu yĂźzden gece insanlar geç uyuyup geç uyan yorlar. Gece insan olmak sadece yaĹ&#x;am tarz yla, tercihlerle ve al Ĺ&#x;kanl klarla ilgili deÄ&#x;il. DoÄ&#x;uĹ&#x;tan ‘gece kuĹ&#x;u’ olan insanlarda “saat geniâ€? olarak da bilinen PER3 geninin bir bĂślĂźmĂźnĂźn eksik olduÄ&#x;u saptanm Ĺ&#x;. GĂśrme engellilerin de sabah mahmurluÄ&#x;undan ciddi olarak rahats z olduklar biliniyor. IĹ&#x; k uyar s almayan pineal bez, uykuyu dĂźzenleyemediÄ&#x;i için bu kiĹ&#x;ilerin biyolojik saati gĂźnde 25 saate ayarl . Bu yĂźzden, yard m almad klar takdirde 1 hafta iyi, 2 hafta kĂśtĂź bir uyku dĂźzenine sahipler. Uyand Ä&#x; nda herkesin ‘ay lmak’ için zamana ihtiyac olur. Kimilerinde bu zaman uzun sĂźrebilir. Ă–zellikle uykunun hangi aĹ&#x;amas nda uyand Ä&#x; n z Ăśnemlidir. RĂźya safhas olan REM uykusunda uyand ysan z sorun yok. Ancak derin uyku safhas ndan uyanmak ‘ay lma’y geciktirebilir. Neyse ki teknoloji bu konuda da imdad m za yetiĹ&#x;ti. Amerika’da Brown Ăœniversitesi ĂśÄ&#x;rencilerinin geliĹ&#x;tirdiÄ&#x;i saatin alarm , uyanmak için en uygun zamanda çal yor. Uykumuz ortalama 1,5 saatte bir deÄ&#x;iĹ&#x;en evrelerle ilerliyor. Ve bu evrelerde vĂźcutta s , kan bas nc ve beynin aktivitesindeki frekanslarda deÄ&#x;iĹ&#x;meler oluyor. Bu yeni çalar saat de beyin dalgalar n n frekans n izleyerek, kiĹ&#x;iyi derin olmayan uyku s ras nda uyand r yor. İstediÄ&#x;iniz saatten erken uyan yorsunuz ama yataktan dinç kalk yorsunuz. Ancak bu y l piyasaya sĂźrĂźlen bu saat için 300 ile 400 dolar gĂśzden ç karman z gerekiyor. Sabah mahmurluÄ&#x;una baĹ&#x;ka bir çare olarak “ Ĺ&#x; k saatiâ€? de kullan labilir. K Ĺ&#x; depresyonu geçiren hastalar için geliĹ&#x;tirilmiĹ&#x; bu (çalar deÄ&#x;il ama Ĺ&#x; yan) saatin lambas , gĂźneĹ&#x;in doÄ&#x;uĹ&#x;unu taklit ederek vĂźcuttaki melatonin salg s n etkiliyor. Biyolojik saatimiz, sabah olduÄ&#x;u sinyalini alarak vĂźcudu uyanmaya haz rl yor. BĂśylece uyanman n, sona eren melatonin salg s nedeniyle doÄ&#x;al olarak gerçekleĹ&#x;mesi umuluyor. Tabii derin uykucular n bir lambayla uyanacaÄ&#x; n n garantisi yok!

O sadece bir bĂścek deÄ&#x;il! ďŹ imdi de bĂścekleri istihbarat için kullanmak Ăźzere projeleri arat›r›yor ve bunun için bĂźyĂźk mali kaynaklar ay›rmakta sak›nca gĂśrmĂźyor. ABD’nin silah sanayisine ay rd Ä&#x; bĂźtçe inan lmaz boyutlara ulaĹ&#x;t . ABD, paranoya dĂźzeyinde bir istihbarat aÄ&#x; ile tĂźm dĂźnyay kontrol alt na almak istiyor. “11 EylĂźl TerĂśr Konseptiâ€?nin peĹ&#x;i s ra, birçok Ăźlkede oluĹ&#x;turduÄ&#x;u terĂśr kamplar ile dĂźnyay koca bir cezaevine çevirdi. Ĺžimdi de bĂścekleri istihbarat için kullanmak Ăźzere projeleri araĹ&#x;t r yor ve bunun için bĂźyĂźk mali kaynaklar ay rmakta sak nca gĂśrmĂźyor. İngiliz The Guardian gazetesine gĂśre Amerikan Savunma Bakanl Ä&#x; , vĂźcutlar na yerleĹ&#x;tirilen mikro vericilerle patlay c lar tespit edebilecek ve dĂźĹ&#x;man olarak gĂśrdĂźÄ&#x;Ăź gruplar n

yerleĹ&#x;tirilen patlay c lar n tespit edilmesinde de kullan lacak. Bush, bu tĂźr patlay c lardan kaynaklanan tehdidi ortadan kald rmak için bu y l 3 milyar dolar harcayacaklar n , paran n bir k sm n n Ăźlkenin en iyi beyinlerinin yeni fikirler Ăźretmesi için kullan lacaÄ&#x; n aç klam Ĺ&#x;t . SĂśzĂź edilen casus bĂścekler de bu yeni fikirlerden biri.

haberleĹ&#x;mesini dinleyebilecek yar bĂścek-yar robot yarat klar Ăźzerinde çal Ĺ&#x; yor.

uygulamak ve bilime hĂźkmetmenin bir arac haline getirmek amac gĂźdĂźyor. ABD, demokrasi ve insan haklar bahanesi ile “nĂźkleer silah Ăźretiyorlar ve dĂźnya için bĂźyĂźk tehlike oluĹ&#x;turuyorlarâ€? gerekçesini Ăśne sĂźrerek kĂźkrediÄ&#x;i Ăźlkelere karĹ&#x; , silahlanma teknolojisini son h zla art rmaya devam ediyor.

HĂźkmetmenin arac Geçen say m zda bilim sayfam zda yer verdiÄ&#x;imiz gibi, bioteknik yĂśntemi kullan larak insanlar n yarar na bilimsel çal Ĺ&#x;malar yapmak yerine; onlar daha fazla kontrol etmek, “gĂźvenlikâ€? ad alt nda devlet terĂśrĂź

Metan sera etkisi yaratt Metan Ăźreten mikroskobik canl lar, dĂźnyan n oluĹ&#x;umunun en erken y llar nda, bundan 3.7 milyar y l Ăśnce ortaya ç karak, yaĹ&#x;am n geliĹ&#x;mesinde pay sahibi oldu. Bundan 700 milyon y l Ăśnce, dĂźnya henĂźz soÄ&#x;ukken Ăźrettikleri metan, yeryĂźzĂźnde sera etkisi yaratarak, s nmaya neden oldu. YeryĂźzĂźnĂźn s nmas da yaĹ&#x;am n geliĹ&#x;mesinin ĂśnĂźnĂź açt . Bu teze gĂśre, soÄ&#x;uk bir iklim, yeryĂźzĂźnde canl lar daha kĂśk salmadan tĂźm canl hayat n sonu olabilirdi. DĂźnya’da metan ßç kaynaktan geliyor; organik maddelerin termal olarak çßrĂźmesi, inorganik bileĹ&#x;enlerin girdiÄ&#x;i kimyasal reaksiyonlar veya metan Ăźreten canl lar n gaz aç Ä&#x;a ç -

karmas . Her bir kaynaktan ç kan metan n izotopu da farkl oluyor.

Geriye karbonlar kald Ĺžimdiye dek metan Ăźreten canl lar n, dĂźnya 1.5 milyar yaĹ&#x; ndayken ortaya ç kt Ä&#x; tahmin ediliyordu. Ancak Tokyo Teknoloji EnstitĂźsĂź uzmanlar yapt klar karbon 13 izotopu Ăślçßmlerinde, metan Ăźreten canl lar n asl nda ilk dĂźnya 750 milyon yaĹ&#x; ndayken ortaya ç kt Ä&#x; n Ăśne sĂźrĂźyor. Bilim insanlar , Bat Avustralya’daki Pilbara kayal klar nda hidrotermal su yoluyla kayalar n içine iĹ&#x;leyen mineralleri inceledi. Pilbara kayal klar , 700 milyon y l Ăśncesine ait son

Metan, sal nd ktan sonra atmosferde bir sĂźre kal yor ve daha sonra daÄ&#x; l yor. Ancak, atmosferde kald Ä&#x; esnada sera etkisine neden oluyor. AraĹ&#x;t rmac lar metan n Ăźretiminin, yeryĂźzĂźnde ilk organizmalar n ortaya ç k Ĺ&#x; na olanak verdiÄ&#x;ini dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyor. Bilim insanlar na gĂśre, dĂźnyan n Ĺ&#x;ans , metan n saÄ&#x;lad Ä&#x; sera etkisiyle gĂźneĹ&#x; Ĺ&#x; nlar n n yĂźzeyde tutularak atmosferin s nm Ĺ&#x; olmas . GĂźneĹ&#x;in 4 milyar y l Ăśnce bugĂźne gĂśre daha az parlak olduÄ&#x;u dĂźĹ&#x;ĂźnĂźldĂźÄ&#x;Ăźnde, sera etkisinin, en az ndan o zamanlar için, olumlu etkiler yapm Ĺ&#x; olabileceÄ&#x;i de sĂśylenebilir. Not: AraĹ&#x;t rmay konu alan makale, İngiliz bilim dergisi Nature’da yay mlanm Ĺ&#x;t r.

Uzaktan kumandal ! Vericiler, bĂśceklerin içine larva veya krizalit evresinde yerleĹ&#x;tirilecek, uzaktan kumandayla yĂśnlendirilecek. Bu bĂścekler, Irak’ta yol kenar na


aanacak

DĂźnya 10

K

Ăœ

L

T

Ăœ

R

¡

S

A

N

A

T

Kurtlar Aras nda Ç plak 50 bin insan›n kurtuluu için yarat›lan direni a¤›n› korumak m›, yoksa bir bebe¤i her eyi gÜze alarak saklamak m›?!

FaĹ&#x;ist barbarl Ä&#x; n kol gezdiÄ&#x;i; ĂślĂźmĂźn, iĹ&#x;kence ve bask n n “s radanlaĹ&#x;t Ä&#x; â€? Nazi toplama kamplar ndan biridir Buchenwald‌ Bu, kampta yaĹ&#x;ayanlar n al Ĺ&#x; k olduklar bir durum. Fakat bir gĂźn, hiç al Ĺ&#x; k olmad kar bir durumla karĹ&#x; rlar. Bir çantan n içinde, ßç yaĹ&#x; nda bir çocuk gizlice kampa sokulmuĹ&#x;ur. Dikenli teller, gaz odalar , krematoryumlar yla her an ĂślĂźm kokusu yaĹ&#x;ayan ve Nazi ubaylar n n s k denetiminde oluk al p veren bir kamptaki esirler için bu çocuÄ&#x;a sahip ç k p- ç kmaman n yan t , s rat kĂśprĂźsĂźnden geçmek gibi bir ey olsa gerek‌ Zaman n ve mekan n anlam-

s zlaĹ&#x;t Ä&#x; bu cehennemi dĂźnyada, bu soruyu ancak bir direniĹ&#x; iradesi yan tlayabilir. ZulmĂźn ve barbarl Ä&#x; n en koyu karanl Ä&#x; nda bile direniĹ&#x; filizlenir! Buchenwald’ n o cehennemi karanl Ä&#x; için de bu bĂśyledir! Ve filizlenen o soylu direniĹ&#x;in iradesi, Uluslararas Kamp Komitesi’dir. UKK kamptaki 50 bin insan n kurtulmas için, az say da komĂźnist militan n can pahas na varettikleri bir direniĹ&#x; ĂśrgĂźtĂźdĂźr.

S r saklamak Ülßm demektir! Naziler’in s k kamp sisteminde, kßçßcßk bir s rr n sak-

lanmas n n karĹ&#x; l Ä&#x; ĂślĂźmdĂźr! UKK bu koĹ&#x;ullarda sars lmaz bir irade ile yarat lm Ĺ&#x; bir direniĹ&#x; aÄ&#x; d r. Bir çantada getirilen 3 yaĹ&#x; ndaki bebeÄ&#x;in varl Ä&#x; ile birlikte yok edilme tehlikesi ile karĹ&#x; karĹ&#x; ya kal r! â€œĂ‡ocuk SS’ler den korunmal m , yoksa bir baĹ&#x;ka toplama kamp na m gĂśnderilmeli?â€? gibi insan n akl yla yĂźreÄ&#x;i aras nda s k Ĺ&#x; p kalacaÄ&#x; ac mas z bir soru ile karĹ&#x; karĹ&#x; ya kal rlar. Herbiri aç s ndan yan t zor bir sorudur. “Siz olsan z nas l bir karar verirdiniz?â€? Zorlu iç muhasebe ve hesaplaĹ&#x;ma ile karĹ&#x; karĹ&#x; ya kalacaÄ&#x; n z bir roman Kurtlar Aras nda Ç plak. Evet siz olsan z ne yapard n z? Roman boyunca, “hĂźmanizm nedir?â€? ve “gerçekte kimler hĂźmanisttir?â€? sorusuna yan t bulmak için anlat lmaz bir aray Ĺ&#x;a girersiniz. “50 bin insan n kurtuluĹ&#x;u için yarat lan direniĹ&#x; aÄ&#x; n korumak m d r, yoksa savunmas z bir bebeÄ&#x;i her Ĺ&#x;eyi gĂśze alarak saklamak m d r?!â€? İkisi de karĹ&#x; karĹ&#x; ya konulamayacak aÄ&#x; rl ktad r. İkisinde de direniĹ&#x;çilerin ya-

Bir DireniĹ&#x; Ruhu: Paris KomĂźnĂź ÇßnkĂź emekçiler sokaklarda, barikat balar›nda sald›r›lara kar› eme¤in

Ĺ&#x;am sĂśzkonusudur. San r z bu noktada sorun, genel ve Ăśzel anlamlar ustaca dengelemek ve tĂźm birikim ve beceriyi bu dengenin saÄ&#x;lamca kurulmas için ayakland rmakt r. UKK bunu yapar‌

İdealler ve ĂśzgĂźrlĂźk Kurtlar Aras nda Ç plak, İkinci DĂźnya SavaĹ&#x; ’n n son gĂźnlerini, on binlerce insan n katledildiÄ&#x;i Buchenwald toplama kamp ĂśzgĂźlĂźnde anlat r. Yahudi, Frans z, Portekiz, Polen, Alman ve Avrupa’n n bir çok Ăźlkesinde getirilen anti-faĹ&#x;ist, komĂźnist tutsaklar var. İdealler ve ĂśzgĂźrlĂźk tutkusu sĂśz konusu olunca bask , iĹ&#x;kence, korku o idealerin gĂślgesinde kal yor. UKK militanlar ĂślĂźmĂź gĂśze alarak gizli toplant lar n ĂśrgĂźtleyip, askeri eÄ&#x;itimlerini yap p, silahl direniĹ&#x;e haz rlan rlar. SS subaylar Buchenwald kamp na “dĂźĹ&#x;manlar â€?n n yaklaĹ&#x;t Ä&#x; n bilirler. Kampta bir çocuÄ&#x;un sakland Ä&#x; n n kokusunu al nca daha da sald rganlaĹ&#x; rlar.

İnat Hikayeleri

savunmas› için, yine sava meydanlar›nda, direni saflar›ndalar. O k sac k zamanda‌

Tarih Gemisinden Fransa, 1870’te Prusya’ya savaĹ&#x; açt ve 1871’de yenildi. Paris’i savunmak Ăźzere silah iĹ&#x;çi birliklerinden oluĹ&#x;turulmuĹ&#x; olan Ulusal Muhaf z gĂźcĂź, Thiers HĂźkĂźmeti’nin emirlerini dinlemeyerek Paris kuĹ&#x;atma ndaki toplar Ĺ&#x;ehrin deÄ&#x;iĹ&#x;ik kesimlerine ve Ăśzellikle iĹ&#x;çi mahallelerine kayd rarak saklad lar. BĂśylelikle Ulusal Muhaf z gßçleri, Paris’in iĹ&#x;çi emekçi isyanc lar na kat lacakt . Alman ordular n n 1 Mart’ta Paris’e girmelerine izin verildiÄ&#x;i haberi Parislileri harekete geçiren k v lc m oldu. HĂźkĂźmet Ulusal Muhaf z n ilahlar na el koymaya kalk Ĺ&#x; nca Ĺ&#x;ehirde kalabal klar toplanmaya baĹ&#x;lad . Montmartre’de askeri birliker halka ateĹ&#x; açmay reddettier. Halkla asker kaynaĹ&#x;t . Thiers hĂźkĂźmeti Versailles’e çekilmek zorunda kald . Halk ayaklanmac lar Ĺ&#x;ehri iĹ&#x;gal ederek, hem hĂźkĂźmete hem de Alman ordular na karĹ&#x; tĂźm ana yollara barikatlar kurup mitralyĂśzler yerleĹ&#x;tirdi. 28 Mart’ta KomĂźn, Hotel de Ville’de silahlar ateĹ&#x;lenerek ilan edildi.

KomĂźn, gĂśrevde kald Ä&#x; k sa sĂźre içerisinde, kuĹ&#x;atma içinde olmas na raÄ&#x;men kiralar dĂźĹ&#x;ĂźrdĂź ve zaman gelen borçlar n Ăśdenmesini ßç y ll Ä&#x; na erteledi. İĹ&#x;sizlerin deÄ&#x;iĹ&#x;imini dĂźzenleyerek f r nc lar n geceleri çal Ĺ&#x;mas n yasaklad . Çal Ĺ&#x;mayan fabrikalar tekrar faaliyete geçirmek için onlar sendikalara ve iĹ&#x;çi kooperatiflerine verdi. Fabrikalar n yak nlar na kreĹ&#x;ler kurdu. Yetimhaneler açt . Mecburi askerliÄ&#x;i sona erdirdi ve orduyu silah kullanabilen bĂźtĂźn Ĺ&#x;ehirlilerden kurulu Ulu-

sal Muhaf zla deÄ&#x;iĹ&#x;tirdi. Kilisenin bĂźtĂźn mĂźlkĂźnĂź devletin yapt ve dini okuldan uzaklaĹ&#x;t rd . K sa varl Ä&#x; boyunca KomĂźn, teknik ve genel eÄ&#x;itim ile kad n eÄ&#x;itimi gibi pekçok konuya el att . Karl Marx, KomĂźncĂźlerin Versailles’tekilerin iĹ&#x;ini ilk ve son olarak bitirmek dururken,

demokratik seçimler dĂźzenlemesiyle â€œĂ§ok k ymetli anlar kaybettikleriniâ€? sĂśyledi. İçinde milyarlarca frank n olduÄ&#x;u Frans z Ulusal Bankas , KomĂźncĂźler taraf ndan dokunulmadan ve korumaya al nmadan b rak ld . KomĂźncĂźler bankadaki paralara dokunmaya çekindiler çßnkĂź eÄ&#x;er bĂśyle yaparlarsa dĂźnyan n onlar k nayacaÄ&#x; ndan korkuyorlard . BĂśylece bĂźyĂźk miktarda para, Paris’ten Versailles’e, KomĂźnĂź ezen ordunun kurulmas için nakledildi.

Tarihi sokaklar ad mlamak 2 Nisan’da Bismarck’la KomĂźn’e karĹ&#x; anlaĹ&#x;an Thiers hĂźkĂźmeti, Ĺ&#x;ehiri bombard mana tuttu. YiÄ&#x;itçe direniĹ&#x;lere raÄ&#x;men, 28 May s’ta son barikat da dĂźĹ&#x;tĂź. BugĂźn o meydanlardan geçenler, bir kez daha durup etraflar na daha dikkatli bakmal d rlar. Durup çevrenizdeki sokak ve bulvarlar n isimlerine Ĺ&#x;Ăśyle bir bak n. Blanqui, Vaillan ve diÄ&#x;erleriyle bir tarih karĹ&#x; n zda durur‌ Paris KomĂźnĂź, bu y l Frans z emekçisi, ĂśÄ&#x;rencisi, kad n ve iĹ&#x;çisiyle Ăśnemli bir zamanda kutlan yor. ÇßnkĂź emekçiler sokaklarda, barikat baĹ&#x;lar nda sald r lara karĹ&#x; emeÄ&#x;in savunmas için, yine savaĹ&#x; meydanlar nda, direniĹ&#x; saflar ndalar. Frans z emekçisi bu y l Paris KomĂźnß’nĂź lay k olduÄ&#x;u Ĺ&#x;ekliyle, mĂźcadele meydanlar nda kutluyor. Ne mutlu onlara‌

ÇßnkĂź çocuÄ&#x;un saklanmas demek, bir ĂśrgĂźtlenmenin varolmas demektir. Birçok komĂźnisti bu ĂśrgĂźtĂź aç Ä&#x;a ç karmak için iĹ&#x;kencede katlederler‌ BaĹ&#x;ar l olamay nca, kokusunu ald klar ĂśrgĂźtĂź daÄ&#x; tmak için 46 kiĹ&#x;inin sevkini ç kar rlar. Fakat UKK gĂźcĂź ve iradesi ile 46 kiĹ&#x;iyi saklamay baĹ&#x;ar r. Nazileri ç ld rt r bu, sald rganl Ä&#x; n dozunu artt r rlar! Kampta sessiz bir meydan okuyuĹ&#x; yaĹ&#x;an r adeta. Naziler art k çaresizliklerinden birbirlerine dĂźĹ&#x;erler! Bir yandan da kap lar na dayanan dĂźĹ&#x;man gßçlerinin yaratt Ä&#x; can korkusu ile kamp teker teker terk ederler. İki ideolojinin ç plak karĹ&#x; laĹ&#x;ma anlar d r bunlar. Biri gßçlĂź olduÄ&#x;u anda vahĹ&#x;et estirip, zay flad Ä&#x; nda can telaĹ&#x; na dĂźĹ&#x;en faĹ&#x;izmdir. Biri en zifiri karanl kta bile tĂźm yoldaĹ&#x;lar , kardeĹ&#x;leri için her Ĺ&#x;eyi gĂśze al p, direniĹ&#x; filizini can ve ruhuyla sulayan komĂźnizmin s n rs z hĂźmanizmas d r! Ve kamp arkas nda bu bĂźyĂźk anlam b rakarak kurtulur!

2003 yap m bir Reis Çelik filmi. Diyaloglar n n çoÄ&#x;u doÄ&#x;açlama. Film, AÄ&#x;r DaÄ&#x; ’n n eteklerinde geçen ßç orijinal hikayeyi, otantik yĂśnleriyle sunuyor. Bu yar belgesel filmin mekan , Ardahanl olan Reis Çelik’in kĂśyĂź. Tek profesyonel oyuncusu Tuncel Kurtiz. DiÄ&#x;erleri çekimlerin yap ld Ä&#x; kĂśyden. Film, aÄ&#x; rl kl olarak doÄ&#x;açlamalara dayand Ä&#x; ndan gerçekçi ve deneysel bir film niteliÄ&#x;inde. Bu ĂśzelliÄ&#x;i ile 2004’te Strasburg’da gerçekleĹ&#x;tirilen Avrupa Yarat c Belgesel Filmler Festivali’nde “Prix Alsace Europeâ€? ĂśdĂźlĂźnĂź alm Ĺ&#x;. Filmin birinci hikayesi, halk n sosyo-kĂźltĂźrel yaĹ&#x;am nda bireylerin konumlar n ve psikolojilerini anlatmaktad r. İkinci hikayede, bir sevdan n bĂźyĂźklerin tĂźrlĂź oyunlar yla sĂśndĂźrĂźlemeyeceÄ&#x;i gibi tutuĹ&#x;turulamayacaÄ&#x; n anlat r anadolu insan n n gßçlĂź hĂźmanitesi ile. Son hikaye ise kĂśylĂź kurnazl Ä&#x; n iĹ&#x;ler. Yar komedi pasajlar n da yer ald Ä&#x; orijinal konular , yĂśre uslubuyla anlat r. Filmden sonra Reis Çelik’le seyircilerle birlikte Ĺ&#x;u sĂśyleĹ&#x;i yapt k. Filmi çekme fikri nas l oluĹ&#x;tu?

Ben Filmdeki bĂślgede bĂźyĂźdĂźm. Dedem yĂśrede sĂśzel hikayecidir. KĂśylĂź toplan r ve her akĹ&#x;am dedemin anlatt Ä&#x; hikayeleri dinlerdi. Onun bir haftada anlatt Ä&#x; hikayeyi ben iki saatte çocuklara anlat rd m. BĂśyle bir doÄ&#x;açlama film projesini y llard r dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyordum. Filmi çekmeye karar verdiÄ&#x;imizde ekipte sadece ben ve Tuncel Kurtiz vard k! Anadolu kĂźltĂźrĂźnĂźn verdiÄ&#x;i cesaretten bu filmi oluĹ&#x;turduk. Neden İnat Hikayeleri? Bunca yok edilmeye, kĂźltĂźr emperyalizmine karĹ&#x; , koca Anadolu’nun kĂźltĂźrĂźnĂź, ayakta duruĹ&#x;unu bir biçimde anlatmak gerekiyordu. Son dĂśnem TĂźrk Sinemas hakk nda ne dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorsunuz? TĂźrkiye’de faĹ&#x;izm hiç eksik olmad ve bu, en çok sanat vurdu. Biz gene inatla sinemay canland rmaya çal Ĺ&#x; yoruz. Hollywood ve 11 EylĂźl Ăźzerine gazetelerde k sa bir habere rastlad k. TĂźrk sinemalar nda Amerikan filmlerinin k s tlanmas giriĹ&#x;imine karĹ&#x; Pentago’nun devreye girdiÄ&#x;i yaz l yd . Bunu nas l yorumluyorsunuz? DoÄ&#x;rudur. Amerikan sinemas , TĂźrkiye’de yĂźzde 10, TĂźrkiye sinemas ise hep yĂźzde 65 vergi vermiĹ&#x;tir. Bunu demokratik mĂźcadeleyle aĹ&#x;maya çal Ĺ&#x; yoruz. Emperyalizmin karakteri yerel kĂźltĂźrleri yok etmektedir. Her Ăźlke kendi sinemas n sĂźbvanse ediyor. Bizimkilere bunu bir tĂźrlĂź anlatam yoruz. Ama yine de inatla İnat Hikayeleri’yle anlatacaÄ&#x; z!

TĂźrkĂźlerin Ala Geyik: Ben de gittim bir geyiÄ&#x;in av na Ben de gittim bir geyiÄ&#x;in av na Geyik çekti beni kendi daÄ&#x; na TĂśvbeler tĂśvbesi geyik av na. Siz gidin kardaĹ&#x;lar kald m burada Aman amman, kayada

ĂśykĂźleri

Toroslar’da yaĹ&#x;ayan gÜçmen TĂźrkler geyik av na dĂźĹ&#x;kĂźndĂźrler. Genellikle avc l kla geçindiklerinden avc l k bĂźyĂźk Ăśnem taĹ&#x; r. Geyik av ise TĂźrkler’in kendilerini bir bak ma yetiĹ&#x;kin olduklar n gĂśsteren bir faaliyettir. Geyik av diÄ&#x;er avlar gibi deÄ&#x;ildir, gßç kuvvet sab r ve iyi bir niĹ&#x;anc l k ister. Bunun yan nda da baz yerlerde geyik kutsal bir

hayvand r, vurulmaz. Ă–zellikle MuÄ&#x;la’dan Adana’ya kadar geyik av ile ilgili hikayeler bulunur. Çukurova’da K zlaç KĂśyß’nde bĂźyĂźkçe bir kayan n dibinde bir ev vard r. SĂśylentiye gĂśre bu ev lanetlidir, etraf nda ot bitmez. Bunun sebebi ise evin oÄ&#x;lunun geyik av hikayesidir. Evin oÄ&#x;lu DurmuĹ&#x; Ali, bir gĂźn geyik av na gider ve bir yavru geyik vurur. Eve dĂśndĂźÄ&#x;Ăźnde at n n terkisindeki yavru geyiÄ&#x;in gĂśzlerindeki ac bak Ĺ&#x;lar gĂśren anas oÄ&#x;luna beddua eder. Yavru geyiÄ&#x;i vurmas na k zar. DurmuĹ&#x; Ali de geyik avlad Ä&#x; için bĂśbĂźrlenir. Geyik

av n n her babayiÄ&#x;idin harc olmad Ä&#x; n sĂśyler. Yine bir gĂźn DurmuĹ&#x; Ali geyik av na ç kar. BĂźyĂźkçe bir geyiÄ&#x;in karda ayak izlerini sĂźrer. Geyik sivri kayalara doÄ&#x;ru gitmektedir. GeyiÄ&#x;i gĂśrdĂźÄ&#x;Ăźnde niĹ&#x;an al r ateĹ&#x; eder fakat geyik f rlayarak dik kayalara doÄ&#x;ru gider. Geyik tekrar kendini gĂśsterir, tekrar ateĹ&#x; eder, geyik gene kaçar. Sarp kayalarda DurmuĹ&#x; Ali ile geyik aras nda bir kovalamaca baĹ&#x;lar. Geyik sonunda bir uçurumun baĹ&#x; nda tekrar gĂśrĂźnĂźr. DurmuĹ&#x; Ali geyiÄ&#x;e niĹ&#x;an al r ve vurur. Geyik kendini uçurumdan aĹ&#x;aÄ&#x; atarak bir ç k nt kaya

Ăźzerine dĂźĹ&#x;er. DurmuĹ&#x; Ali de geyiÄ&#x;i almak için uçurumdan aĹ&#x;aÄ&#x; doÄ&#x;ru inmeye baĹ&#x;lar. GeyiÄ&#x;in olduÄ&#x;u karl ç k nt ya geldiÄ&#x;inde ise geyik kaybolur. DurmuĹ&#x; Ali bu karla kapl uçurumdan da yukar ya t rmanamaz. Hikayeye gĂśre bu koca geyik, daha Ăśnce vurduÄ&#x;u yavrunun anas d r. Bunu anlayan DurmuĹ&#x; Ali çaresizliÄ&#x;in de vermiĹ&#x; olduÄ&#x;u ac yla “Ben de gittim bir geyik av na‌â€? diye baĹ&#x;layan tĂźrkĂźyĂź sĂśylemeye baĹ&#x;lar. Bir sĂźre sonra sesin geldiÄ&#x;i yĂśne doÄ&#x;ru giden avc lar DurmuĹ&#x; Ali’nin cesedini bulurlar.

Kßltßr Deryas›

Cem GĂźnhan

Boksun Tarihi Boks, bat dillerinde “belirsiz kĂśkenâ€? olarak aç klanan ama “buc, buceâ€? gibi, “blowâ€? (havay itme, hava ak m yaratma) sĂśzcĂźkleri ile ilintilendirilen bir sĂśzcĂźk. Afrika’da bulunmuĹ&#x; 7 bin y ll k prehistorik duvar resimlerinde, elleri eldiven gibi bir koruyucu ile kapl insanlar n birbirleri ile yumruklaĹ&#x;malar ya da M s r’ n tarihinde birbirini bir spor karĹ&#x; laĹ&#x;mas içinde yumruklayan sporcular, bugĂźn birçok çeĹ&#x;idi olan boksun tarihinin insanl Ä&#x; n yaz l tarihi kadar eski olduÄ&#x;unu gĂśsteriyor.

Eski ve yayg n Eski Grek figĂźrleri de, spor mĂźsabakalar aras nda yumruk dĂśvĂźĹ&#x;ĂźnĂźn epey beÄ&#x;enilen bir kategori olduÄ&#x;unun kan t gibi. Hindistan’da MĂ– 1300 y llar ndaki bir yazmada, yumruk dĂśvĂźĹ&#x;ĂźnĂźn k l ç ve m zrak dĂśvĂźĹ&#x;leri ile eĹ&#x;it aÄ&#x; rl kta olduÄ&#x;u yaz l . Tabii ki elimizde kurallar n , karĹ&#x; laĹ&#x;man n ne kadar sĂźreceÄ&#x;ini gĂśsteren yaz l belgeler çok az. SĂźmer yaz tlar nda yine bu tarz bir dĂśvĂźĹ&#x;ten bahsedildiÄ&#x;ini biliyoruz. M s r’da yumruk dĂśvĂźĹ&#x;Ăź yapanlar rakiplerinin sadece kafas na vurabilirlerdi ve dĂśvĂźĹ&#x; alanlar 1 metreye 2 metrelik bir aland . Homeros’un İlyada Destan da savaĹ&#x;ta dĂźĹ&#x;mĂźĹ&#x; yiÄ&#x;itler onuruna yap lan yumruk dĂśvĂźĹ&#x;Ăź ile baĹ&#x;lar. Eski Isparta’da MĂ– 6. ve 7. yy’larda bĂźtĂźn ĂśzgĂźr bireylerin yumruk dĂśvĂźĹ&#x;Ăź konusunda eÄ&#x;itim almas bir zorunluluktu! Isparta’da dĂśvĂźĹ&#x;ler, taraflardan biri art k dĂśvĂźĹ&#x;emez hale gelinceye kadar devam ederdi. Milattan Ăśnceki olimpiyatlarda boks, olimpik sporlar aras nda yer almaktayd , hatta MĂ– 688 y llar nda boksun ilk kahramanlar oluĹ&#x;muĹ&#x;tu bile! Tasoslu Teojen, o dĂśnemin binden fazla galibiyeti olan ve 22 y l boyunca yenilmemiĹ&#x; Ăśnemli kahramanlar ndan (!) biriydi. Her ne kadar koruyucu bezler yumuĹ&#x;at c malzemeler kullan lsa da ĂślĂźm ve de yaralanmalar çok s kl kla gĂśrĂźlĂźyordu. Hatta bu dĂśnemde atletlerin finansal ve çeĹ&#x;itli haklar n koruyan bir çeĹ&#x;it “atletler sendikas â€? bile oluĹ&#x;muĹ&#x;tu. GladyatĂśrlerin Romal lar eÄ&#x;lendiren dĂśvĂźĹ&#x;leri aras nda â€œĂ§ivili eldivenâ€? ile ĂślĂźm ve aÄ&#x; r yaralanmalarla sonuçlanan boks karĹ&#x; laĹ&#x;malar olduÄ&#x;unu da ekleyelim.

Modern boksun doÄ&#x;uĹ&#x;u İngiltere’nin, vahĹ&#x;i kapitalizmin ve sanayileĹ&#x;menin baĹ&#x;lang ç y llar nda bu gĂźnkĂź modern boksun temellerinin at lmas na ev sahipliÄ&#x;i yapt Ä&#x; n sĂśylemeliyiz. Bu dĂśnemde proleterleĹ&#x;en fakir kĂśylĂźler kadar zenginler aras nda da tekme ve diz vuruĹ&#x;lar na da izin veren bir tĂźr yumruk dĂśvĂźĹ&#x;Ăź h zla yay lmaktayd . James Figg ad nda bir İngiliz boksĂśr ilk boks okulunu kurduÄ&#x;unda y l 1719’du. 1743 y l nda yine Broughton ad nda bir İngiliz, boks karĹ&#x; laĹ&#x;malar n n ilk kurallar n belirledi. Yine 1867 y l nda Queensberry Markizi, dĂśvĂźĹ&#x;çßlerin boks eldiveni takmas kural n koydu. 1904 y l nda boks, modern zamanlar n olimpik bir kategorisi haline geldi ve ilk mĂźsabakalar yap ld .

Sorgulama zaman ! Ĺžimdi gelelim iĹ&#x;in en zor k s mlar ndan birine‌ Yani bu yaz n n yazar da dahil olmak Ăźzere belki de kendimizi, deÄ&#x;er yarg lar m z ya da fark na varmad Ä&#x; m z, çokça dĂźĹ&#x;ĂźnmediÄ&#x;imiz “zevklerimizinâ€? bir sorgulamas n bu kavram alt nda yapmaya‌ K sacas boksu sevmeyi ya da seyretmekten zevk almay ya da tĂźm dĂśvĂźĹ&#x; sporlar temelinde insanoÄ&#x;lunun bu tĂźr Ĺ&#x;iddet eÄ&#x;ilimini kamç layan sporlara eÄ&#x;ilimini çÜzmeye çal Ĺ&#x;arak bir sonuca ya da çeliĹ&#x;kiye ulaĹ&#x;acaÄ&#x; z. Çok kßçßkken babam n beni uykudan kald r p “OÄ&#x;lum kalk M.Ali’nin maç baĹ&#x;l yor!â€? dediÄ&#x;ini an ms yorum. Yine y llar sonra k z kardeĹ&#x;imle bir boks karĹ&#x; laĹ&#x;mas n izlerken, k sa boylu Afrika kĂśkenli sporcunun rakibi karĹ&#x; s ndaki ilginç mĂźcadelesi s ras ndaki kahkahalar m z! Ama bĂźtĂźn bu an lar m n yan na Ĺ&#x;imdi bir de dĂźnya Ĺ&#x;ampiyonluÄ&#x;u için ringe ç km Ĺ&#x; ama ald Ä&#x; yĂźzlerce aÄ&#x; r yumruÄ&#x;a raÄ&#x;men “havlu at lmad Ä&#x; â€? için ringde ç rp narak ve beyni parça parça kesilmek zorunda kal narak Ăślen bir boksĂśr daha eklendi‌ O an “Art k boksun ya da Ĺ&#x;iddete dayal diÄ&#x;er mĂźsabakalar n spor olup olmad Ä&#x; ya da ne kadar uygar ne kadar insani olup olmad Ä&#x; n daha ciddi tart Ĺ&#x;mal y mâ€? diye dĂźĹ&#x;Ăźnmeye baĹ&#x;lam Ĺ&#x;t m. Biliyorum k sa bir yaz kapsam nda binlerce y ll k tarihi olan, her kĂźltĂźrde rastlan lan ve beÄ&#x;enilen ve resmi olarak da spor olarak tan nan bir “Ĺ&#x;iddet ve gßç gĂśsterisiâ€?, iĹ&#x;in içine birçok faktĂśrĂź bile katsam yetersiz kalacakt r. İnsanoÄ&#x;lunun hemcinsine gĂśsterdiÄ&#x;i Ĺ&#x;iddet, Ĺ&#x;iddetin toplumsal, s n fsal, kĂźltĂźrel ve tarihsel temelleri ya da insan psikolojisi ile bile elimizdeki konuyu doyurucu biçimde sorgulamam z çok zor. Ama bir yerinden baĹ&#x;lamal y z. En az ndan hep birlikte sorgulamal y z ki ortak bir sonuca ulaĹ&#x;mak kolaylaĹ&#x;s n. İnsanoÄ&#x;lunun Ĺ&#x;iddet tarihinde Ăśrnekler bol ama gladyatĂśrlerin yok olmas nda direniĹ&#x;çi SpartakĂźs adl kĂślenin de bir rolĂź olduÄ&#x;una inan yorum. Bu baÄ&#x;lamda boks da bir gĂźn devrini tamamlayacak ama her zaman SpartakĂźs bekleyemeyiz!..


Yaanacak

‚

N

S

A

N

Sedat AygĂźn (38): Bu uyguamalar bugĂźn bu Ĺ&#x;ekilde, baĹ&#x;ka bir zaman baĹ&#x;ka bir baĹ&#x;lÄąk altÄąnda ĂśnĂźmĂźze sunulacak. ArtÄąk burada kalmanÄąn fazla bir anlamÄą yok. İnsanlar bu tesi cevaplasalar bile ne gibi bir deÄ&#x;iĹ&#x;iklik bekleniyor ki? Sonuçta aynÄą uygulamalara biz maruz kalacagÄąz. Kriminalize etmektedir bana Ăśre bu test insanlarÄą. Erkan AydÄąn (31): Bu testi açma buluyorum. Ailem ile liĹ&#x;kilerim veya çocuÄ&#x;umun eĹ&#x;insel olmasÄą veya olmamasÄą ki-

mi niçin ilgilendiriyor ki? Biz yaĹ&#x;anacak bir dĂźnya istiyoruz sadece ama o da Almanya’da mĂźmkĂźn deÄ&#x;il. Ă–rneÄ&#x;in ben sĂźresiz oturum için baĹ&#x;vurdum 2004 yÄąlÄąna kadar vatandaĹ&#x;lÄąk veriliyordu. Fakat benim için bu mĂźmkĂźn olmadÄą ve ben zorunlu olarak hem kursa hem de teste tabii oldum. Ben evlenerek buraya geldim. İnanÄąn 4-5 yÄąldÄąr buraya gelmiĹ&#x; herkes buradan dĂśnmek istiyor. Ahmet Geyik: Bence Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; n n da fazla bir Ăśnemi kalmadÄą. Burada sosyal haklar da yavaĹ&#x; yavaĹ&#x; ellerinden alÄąnÄąyor insanlarÄąn. GeldiÄ&#x;imden beri çalÄąĹ&#x;Äąyorum. Bir 10 y l daha çalÄąĹ&#x;ÄąrÄąm. Hadi diyelim yaĹ&#x;lanÄąp gideceÄ&#x;im belki. AyrÄąca burada yaĹ&#x;amak F-tipinden farksÄąz. İnsanlar daha fazla geri dĂśnme dĂźĹ&#x;Ăźncesindeler. Britta Meinicke (Alman): EÄ&#x;er biri Alman pasaportu al-

U

11 DĂźnya

M

mak isterse, bence sorun deÄ&#x;il. Onlardan Alman devlet sistemindeki kĂźltĂźr ve temel tarih bilgileri talep edilebilir. Benim gĂśrdĂźÄ&#x;Ăźm, sorular n baz lar na cevap vermek çok zordu. Onlar ben kendim bile cevaplayamazd m. Ĺžu tuhaf bulduÄ&#x;um zihniyet: “EÄ&#x;er oÄ&#x;lunuzun eĹ&#x;cinsel olduÄ&#x;unu duysayd n z ne yapard n z?â€? Bunun arkas nda “yabanc lar eĹ&#x;cinselliÄ&#x;i kabullenemez ve sevmezâ€? mant Ä&#x; var. (Ve kimse Alman bir babaya bĂśyle sorular sormuyor.) BĂśyle sorular mant ks z buluyorum. TuÄ&#x;ba Ă–zen (KĂźrt-14): Bence bu sorular mant ks z. ÇßnkĂź Almanya ĂśzgĂźr bir Ăźlke. Yabanc lar n Alman vatandaĹ&#x;l Ä&#x; na geçmeleri bu kadar sorun olmamal . K sacas vicdan testini doÄ&#x;ru bulmuyorum. Ve yetkililerin bu uygulamay kald rmalar n daha uygun buluyorum. Bence aram zda bĂśyle saçma Ĺ&#x;eylere yer vermemeliyiz.

“Cenetim nerde, nas›l’’ diye?Bak imdi buras› ĂślĂźlerin mekan› olmu, “neden’’ diye sordun mu hiç? GĂśzler diyar nda gĂśzlerin kapal olsa da gezebilmek ax, var ya gezebilmek‌ Kapa gĂśzlerini hiç kormadan kapa ki gĂśresin gĂśzlerdeki yaĹ&#x;am ve Ĺ&#x; lt y . Bak Ĺ&#x;u an kendi gĂśzlerinin içine nerelerde geziyor? Ĺžu an Sipan daÄ&#x; n n baĹ&#x; ndas n‌ GĂśkyĂźzĂźne yak n daÄ&#x; n uçlar ndas n, yĂźksekte bir Ĺ&#x;ahin gibisin. Hiç korkma! GĂśzlerin seni koruyacakt r! Etraf na bir bak, bu daÄ&#x;lar, bu vadiler, yaylalar senin! ÇßnkĂź bu senin Ăźlken‌ÇaÄ&#x;lay nca coĹ&#x;an F rat’ , Dicle’yi, Murad’ , Munzur’u gĂśrĂźyor musun? Bu nehirler uÄ&#x;runa Ăślen nice insan ‌ GĂśzleri kapal gĂśrĂźyor musun, bu tek tek açan gĂźlleri? Bir gĂźl bahçesine dĂśnmĂźs memleketin‌ YaĹ&#x;am gĂśr, gerçeÄ&#x;i gĂśr‌

Peki sen ? Hiç sordun mu kendine gĂśzlerin kapal yken, “Ben neyim, kimim’’ diye? Ĺžu ormanlar gĂśrĂźyor musun, onlar da senin. Her bir aÄ&#x;ac n bir mazisi vard r‌ Bir dinle yapraklar , sana neler anlatacaklar. “Benim mazim nedirâ€? diye hiç sordun mu kendine? Dinle rĂźzgar n sesini, sana anlatacaklar var‌ ÇßnkĂź o senin gĂśzlerin aç kken bile gezmediÄ&#x;in diyarlar dolaĹ&#x;m Ĺ&#x;, her saat, her vakit olanlar gĂśrmĂźĹ&#x;. Hiç sordun mu kendine gĂśzlerin kapal yken, bu aÄ&#x; tlar kimlerin sĂśylediÄ&#x;ini ve niçin aÄ&#x; t yakt klar n ? Dinle, rĂźzgar n bir Ĺ&#x;ark gibi sĂśylediÄ&#x;ini! ÇßnkĂź bu Ĺ&#x;ark lar senindir.

GĂśzlerin seni koruyacakt r!

Bu daÄ&#x;lar birer efsane, birer masal birer isyand r. Hem çok sade, hem nadir, hem kendine has, bir o kadar da korkunç, ac d r gerçeklikleri.GĂśr içlerinde yanan ateĹ&#x;i, sevgiyi. Bak aĹ&#x;aÄ&#x; ya, kĂśylerden kalan y k nt lara, bunlar senin y k nt lar n. Bir zamanlar burada yaĹ&#x;am varm Ĺ&#x;, çocuklar oyunlar oynar, gençler halaylar çeker, yaĹ&#x;l lar masallar anlat rlarm Ĺ&#x;. Bir zamanlar buras bir “cennetmiĹ&#x;â€?. GĂśzlerin kapal yken sordun mu kendine hiç, “Cenetim nerde, nas l’’ diye? Bak Ĺ&#x;imdi buras ĂślĂźlerin mekan ol-

Korkma gĂśzlerin seni koruyacakt r. Bak uçan kuĹ&#x;lara, tepenin baĹ&#x; nda otlayan daÄ&#x; keçisine, bak ne gĂźzel bir ceylan seni izliyor karĹ&#x; dan. GĂśr sana kayal klar n dibinden, dipçiklerin içinden selam veren insanlar ‌ Ĺžimdi yana dĂśn, ne gĂśrĂźyorsun? Nemrut’u, AÄ&#x;r ’y , Zagros’u‌ Her biri birinden daha gßçlĂź, kudretli ve direngen! Peki sen nas ls n? Bu daÄ&#x;lar tarihtir, isyand r, hayatt r, birer kaledir, kaynakt r.

Onlar senin de gĂśzlerin!

gßç gĂśndermesiyle Osmanl lar yenilmiĹ&#x;. F r nc lar ĂśdĂźllendirmek maksad yla hĂźkĂźmdar, f r nc lara croissant yapmas n sĂśylemiĹ&#x;. BĂśylelikle Osmanl bayraÄ&#x; n n sembolĂź olan hilal ay Ĺ&#x;eklindeki krusan (HĂśrnchen) yapm Ĺ&#x;lar. BaĹ&#x;ka bir rivayete gĂśre de Viyana’da Polonya as ll , f r nc l k mesleÄ&#x;ini de bilen Kolschitsky ad nda cafe iĹ&#x;letmecisi varm Ĺ&#x;. Kolschitsky, Osmanl lardan kalan kahve torbalar n toplam Ĺ&#x;. O zamanlar Viyan l lar kahveyi pek tan m yorlarm Ĺ&#x;. Kolschitsky, kahveyi sĂźtle kar Ĺ&#x;t rarak mĂźĹ&#x;terilerine sunmuĹ&#x;. Fakat kahve pek tutulmam Ĺ&#x;. Bunun Ăźzerine, hilal Ĺ&#x;eklindeki

Av. GĂźlĹ&#x;en Çelebi

Ĺžimdi Ĺ&#x;ehirlere in gĂśzlerinle. GĂśrĂźyor musun gĂśzlerdeki titremeyi. Onlar ĂźzĂźntĂźden, hasretten, yanl zl ktan, kimsesizlikten, sĂźrgĂźnlerden, yoksulluktan, iĹ&#x;kencelerden, korkulardan‌ titreyen gĂśzler. Bak açmadan gĂśzlerini, bak ki aç kken gĂśzlerin unutmayas n bu gĂśzleri! Ĺžehirlerde divane gezen gĂśzleri gĂśrĂźyor musun? Sor bir o gĂśzlere, “Neden bĂśyle belirsiz, aray Ĺ&#x; içinde, ĂźzgĂźn, korkak, kaçarcas na bak Ĺ&#x;lar at yorlar’’ diye! Biliyor musun, onlar da senin gibi kendilerine uzaklar!

Onlar da senin gibi gĂśzleri aç kken gĂśrmeyenlerdenler. Onlar topraÄ&#x; ndan, kĂśklerinden, cennetlerinden uzaklaĹ&#x;t r lm Ĺ&#x; gĂśzler‌. DaÄ&#x; n baĹ&#x; ndan gĂśzleri izle! Tek tek izle, sab rl ol, dolaĹ&#x; bu aç k, ama uyuyan gĂśzlerin aras nda. Sonunda sana cevap olacak gĂśzlere raslay p, o gĂśzlerde herĹ&#x;eye raÄ&#x;men seni tan yan, seni sana gĂśsteren, seninle yolculuk eden, yar nlara umutla bakan, yaĹ&#x;ama Ăśfke ve cesaretle baÄ&#x;l olan gĂśzleri yakalayacaks n. GĂśzlerin kapal iken de ara bu gĂśzleri‌ Ama Ĺ&#x;imdi gĂśzlerini aç ve ç k art k gecikmis bu seyhatine! ÇßnkĂź kaybettiÄ&#x;in her saniye senden gidecektir. Korkma aç gĂśzlerini! Ĺžimdi unutma gĂśzlerin kapal yken gĂśrdĂźÄ&#x;Ăźn gĂśzleri! ÇßnkĂź onlar senin de gĂśzlerin!.. MuĹ&#x; Ovas ’n n Asi k z

HerĹ&#x;ey onlar için‌

“Tete de Turcâ€? â€œĂ‡ok ilginçâ€? dedim. “Bir de Frans zcada kullan lan ‘Tete de Turc’ var onun da bir hikayesi var m ?â€? “Evetâ€? dedi. “O da Osmanl n n Avrupa istilas na dayan r. Avrupal lar n, Osmanl larla karĹ&#x; laĹ&#x;t klar ilk gĂźnlerden beri, askeri eÄ&#x;itim çal Ĺ&#x;malar nda çeĹ&#x;itli materyallerden; bezden, tahtadan, vb. yap lm Ĺ&#x; TĂźrk kafalar n simgeleyen maket kafalar kullan l yormuĹ&#x;. Bu maket kafalara tĂźfek, k l ç ve m zrakla at Ĺ&#x; talimi yap lmaktaym Ĺ&#x;. BaĹ&#x;ka bir deyiĹ&#x;e gĂśre; karnavallarda maketten bir TĂźrk baĹ&#x; yap l p, buna at Ĺ&#x; yap l rm Ĺ&#x;. BĂśylelikle TĂźrklere olan tepkiler dile getirilirmiĹ&#x;. GĂźnĂźmĂźzde ise Tete de turc, Frans zcada “gĂźnah keçisiâ€? veya “grup içinde alaya al nan kiĹ&#x;iâ€? olarak kullan lmaktad r.â€? Sohbetimizdeki sessiz anda bu bilgileri edinmeme çok sevindim. Sohbetlerde bu sessiz anlar n n yaĹ&#x;anmas na her zaman izin vermiĹ&#x;imdir‌

muĹ&#x;, “neden’’ diye sordun mu hiç? DaÄ&#x; n ucundas n, kimsenin ulaĹ&#x;mad Ä&#x; yerdesin‌ GĂśzlerin kapal korkmadan sor kendine, “Ben nereye gidiyorum, kiminle, nas l gidiyorum’’ diye? Merak etme dĂźĹ&#x;meyeceksin‌

GĂśzlerin seni tutacakt r!

kruasan yaparak mĂźĹ&#x;terilerinin ilgisini çekmiĹ&#x;. Farkl anlat mlar olsa da hepsinin ortak yan , krusan n ç k Ĺ&#x; n n Osmanl lara dayand Ä&#x; d r.â€?

Hukuk Ç k Ĺ&#x;lar için Ăśdenen tazminatlar n bir k sm vergiden muaf tutuluyordu. Bu uygulama 01.01.2006 tarihinden itibaren eçtiÄ&#x;imiz y l haz rlanan bir yaa sonucu maalesef kald r ld . Yani al nan tazminat n tĂźmĂź art k vergiye tabi. Ancak tazminat n “beĹ&#x;te birâ€? FĂźnftelungsregelung) dĂźĹ&#x;Ăźk vergilendirmeye tabi tutulabiliyor. Bir de tazminat n eski uyguamaya m yoksa yeni uygulamaya m tabi olduÄ&#x;unun da aĹ&#x;aÄ&#x; daki s n fland rmaya gĂśre ek tek incelenmesi gerekiyor. 1) Tazminat hakk 01.01.2006’ dan Ăśnce doÄ&#x;muĹ&#x; se, 2) Tazminat hakk 01.01.2006 arihinden Ăśnce bir mahkeme karar sonucu doÄ&#x;muĹ&#x; ise, 3) 01.01.2006 tarihinden Ăśne iĹ&#x;verene karĹ&#x; bir tazminat

L

GÜzlerin kapal›yken sordun mu kendine hiç,

sa da hepsinin ortak yan›, krusan›n ç›k››n›n Osmanl›lara dayand›¤›d›r.�

BildiÄ&#x;iniz gibi, croissant, cafe-restoranlarda, daha çok sabahlar , kahvenin yan nda al nan, hilal ay Ĺ&#x;eklinde, simitgilerden bir yiyecektir. BaĹ&#x;lad Elvio anlatmaya: “Osmanl lar, Viyana KuĹ&#x;atmas ’nda (1683) surlar aĹ&#x;amay nca, çareyi gece hendek kazmada gĂśrmĂźĹ&#x;ler. Gece çal Ĺ&#x;an f r nc lar, hendek kaz lar n duyarak alarm vermiĹ&#x;ler. Polonya Kral ’n n takviye

P

GĂśzlerde UMUDU yakalamak

Sohbetlerdeki sessiz anlar

Croissantlar n hikayesi

O

RĂśportajlar

“Farkl› anlat›mlar ol-

TĂźrkçe aç klamal Frans zca kursu program n haz rlamak çin, Frans zca ĂśÄ&#x;retmeni Elvio le, bir cafe-restoranda oturuyoruz. Sohbetlerde sessiz anlar vard r. BĂśyle bir sessizlik an nda Elvio, ĂśnĂźmĂźzde sepetin içinde duran croissantlara (kruasanlara) bakarak gĂźldĂź. “Neden gĂźlĂźyorsun?â€? dedim, “Croissantlar n hikayesini biliyormusun?â€? dedi. “Hay r‌â€? diye yan tlad m.

T

Sokak Bu say m zda mikrofonumuzu çeĹ&#x;itli uluslardan insanlara yĂśnelttik. â€œĂ–nce Baden WĂźttenberg Eyaleti’nde baĹ&#x;lat l p daha sonra diÄ&#x;er eyaletlere ve sonra da bĂźtĂźn Almanya geneline yay lmaya çal Ĺ&#x; lan ‘vicdan testi’ uygulamas hakk nda ne dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorsunuz?â€? diye sorduk. İĹ&#x;te ald Ä&#x; m z cevaplar...

Nina (İranlÄą/40): Benim dßßnceme gĂśre onlarÄąn amacÄą yabancÄąlar için iĹ&#x;leri daha da orlaĹ&#x;tÄąrmak. Oysa bize sorduklarÄą birçok oruyu AlmanlarÄąn kendileri dahi bilmiyor. Umud ediyorum ki Almanya’nÄąn bĂźtĂźnĂźnde geçerli olmaz. AynÄą zamanda yĂźrĂźrlĂźkte olduÄ&#x;u eyalette kĂśtĂź bir tecrĂźbe olarak bir daha yaĹ&#x;anmasÄąn.

¡

Ă–nce emeÄ&#x;imizi sat n ald lar â€œĂ§aÄ&#x;daĹ&#x; kĂślelikâ€? ad alt nda. Sonra kiĹ&#x;iliÄ&#x;imizi, benliÄ&#x;imizi, dĂźĹ&#x;lerimizi, her Ĺ&#x;eyimizi‌ Ĺžimdi çocuklar m z istiyorlar bizden‌ Her ne kadar bir çoÄ&#x;umuz kabul etmezse de bunu, bu gerçeklik temelinde dĂśnĂźp duruyor gÜçmenlerin yaĹ&#x;am ve her gĂźn yĂźzlerce kiĹ&#x;i kat l yor bu serĂźvene.

â€œĂ‡alm Ĺ&#x;lar beni sizlerdenâ€? “Ben bĂźtĂźn ailemi geride b rak p geldim. Y llarca gĂśremedim onlar . Son bir defa gĂśrmek isterdim anne ve babam , sonsuzluÄ&#x;a yol ald klar nda ama olmad

maalesef. Onlar da çok istemiĹ&#x;ti bunu. Ve ben her gĂźn, onlar son b rakt Ä&#x; m halleriyle dĂźĹ&#x;lerimde yaĹ&#x;at yorum halen hayattalarm Ĺ&#x; gibi. Affedin anne, baba! Çok gelmek istedim ama izin vermediler, çok gĂśrdĂźler bunu‌ Son bir kez baĹ&#x; m gĂśÄ&#x;sĂźnĂźze dayay p beni okĹ&#x;aman z isterdim, hani hep kßçßkken yapt Ä&#x; n z gibi. Ben onlara aittim art k, onlar ne derse onu yap yorum. Çalm Ĺ&#x;lar beni sizlerden. Affedin beni‌â€? “Ben hayat arkadaĹ&#x; m , uÄ&#x;runa ĂślĂźmlere gidip geldiÄ&#x;im sevgilimi b rak p geldim geride. Onsuz nefes alamayacaÄ&#x; m dĂźĹ&#x;ĂźndĂźÄ&#x;Ăźm sevgilim‌ DĂźĹ&#x;ler kurmuĹ&#x;tuk birlikte buraya gelmeden.

Avrupa’ya yerleĹ&#x;tiÄ&#x;imde onu da alacakt m yan ma sonras nda dĂźĹ&#x;lerimizdekileri yaĹ&#x;amaya baĹ&#x;layacakt k birlikte. Fakat kendi sorunlar mla, kaÄ&#x; t kĂźrek iĹ&#x;leriyle uÄ&#x;raĹ&#x;maktan onu dĂźĹ&#x;Ăźnemez oldum. Art k yaĹ&#x;ant mda bir yer ay ram yordum ona. Ĺžimdi nerdedir, ne yapar hiç haberim yok. Zamanla kendimi tan maz oldum ne istediÄ&#x;ini bilmeyen kßçßk çocuklar gibi‌ İlginçtir ama bir Ĺ&#x;eyler de hissetmiyorum insanlara karĹ&#x; ac ma, aÄ&#x;lama, gĂźlme, eÄ&#x;lenme bu reflekslerimi kaybediyorum san r m‌ Sevgilim! Bunlar sana anlatsam da beni anlayamazd n burda yaĹ&#x;amad Ä&#x; n sĂźrece. Umar m mutlusundur Ĺ&#x;imdi, bir zamanlar benimle mutlu olduÄ&#x;un gibi‌â€?

“En deÄ&#x;erli varl klar mâ€? “Ben yaĹ&#x;amdaki en deÄ&#x;erli varl klar m b rak p geldim geride: Çocuklar m ve eĹ&#x;imi. Bir dikiĹ&#x; tutturamay nca burda, onlar da getiremedim. Zaten bir çok problem ç kar yorlar getirmemem için. DoÄ&#x;ru dĂźrĂźst bir iĹ&#x;im bile yok, kar n tokluÄ&#x;una cal Ĺ&#x; yorum desem yeridir. Onlar getirsem ne

yapar m sonr! Hem burdaki gençlerin ne yollara duĹ&#x;tĂźÄ&#x;ĂźnĂź gĂśrĂźyorum. Aç kcas korkuyorum, getirmek için uÄ&#x;raĹ&#x;m yorum art k‌â€? Her yĂźrekte bir s z , bir Ăśzlem, derin bir yara. Dokunsan k r lacak kadar hassas. Belki de, sald racak kadar asabileĹ&#x;miĹ&#x;‌ BĂśyle deÄ&#x;illerdi ama kendilerini bu hallere getirmelerine de izin verdiler‌ Sustular! Derin bir sessizliÄ&#x;e terkettiler kendilerini‌ YaĹ&#x;ant lar n alt n tepsiler içinde onlara verdiler. Y llarca kullanabilecekleri deÄ&#x;erli bir hediyeydi bu‌ Onlar n zenginlik içinde yaĹ&#x;amalar n saÄ&#x;layacak â€œĂźreten gßçâ€?tĂź bu!.. Ve elden ayaktan dĂźĹ&#x;tĂźklerinde, bir koĹ&#x;eye at lacaklar: Yaln zl Ä&#x;a!.. Ĺžimdi bizlerden, çocuk yap p onlara vermemizi istiyorlar; ev kredileri ya da ayda bir kaç euro karĹ&#x; l Ä&#x; nda. Yani doÄ&#x;mam Ĺ&#x; çocuklar m z sat n almaya çal Ĺ&#x; yorlar. Sonra empoze ettikleri kĂźltĂźrle çocuklar m z bizlere ve kendi emeklerine yabanc laĹ&#x;t r p, modern kĂślelere dĂśnĂźĹ&#x;tĂźrecekler‌ Çocuklar m z n kĂśle olmas n durdurabilecek miyiz?..

Ç k Ĺ&#x; tazminat n n vergilendirilmesi MutluluÄ&#x;un s rr ‌

davas aç lm Ĺ&#x;, fakat bu dava yasan n yĂźrĂźrlĂźÄ&#x;e girdiÄ&#x;i tarihten sonra sonuçlanm Ĺ&#x; ise, her ßç durum için de geçerli olan ĂśnkoĹ&#x;ul, tazminat n 01.01.2008 tarihinden Ăśnce Ăśdenmesidir. EÄ&#x;er bu koĹ&#x;ullar yerine getiriliyorsa, tazminat n vergi d Ĺ&#x; tutulacak bĂślĂźmĂź esas olarak 7 bin 200 eurodur. 50 yaĹ&#x; n doldurmuĹ&#x; ve en az 15 y l çal Ĺ&#x;m Ĺ&#x; olanlar için bu miktar 9 bin eurodur. 55 yaĹ&#x; n doldurmuĹ&#x; ve en az 20 y l çal Ĺ&#x;m Ĺ&#x; olanlar için 11 bin eurodur. Ă–nemli bilgi: Tazminat n vergi d Ĺ&#x; tutulmas için, aĹ&#x;aÄ&#x; daki koĹ&#x;ullar n da mevcut olmas gerekmektedir. - Ă–denen paran n vergi d Ĺ&#x; tutulmas , Ĺ&#x;ahs n yarar na olmal d r.

- Tazminat alan kiĹ&#x;inin iĹ&#x; aktinin fesh edilmesi gerekir. - İĹ&#x; aktinin feshi, iĹ&#x;veren taraf ndan yap lm Ĺ&#x; olmal d r. Tazminat, iĹ&#x; aktinin fesh edilmesinden dolay verilmiĹ&#x; olmal d r. Al nan tazminat miktar vergi d Ĺ&#x; say lan miktardan yĂźksek ise, tĂźmĂźyle vergilendirilmesi mecbur deÄ&#x;ildir. “BeĹ&#x;te birâ€? (FĂźnftelungsregelung), uygulamas ndan yararlanarak dĂźĹ&#x;Ăźk vergilendirme mĂźmkĂźn olabilir. Bu konuda vergi dan Ĺ&#x;manlar ndan bilgi alarak hareket edildiÄ&#x;i taktirde, tasarruf edilebilir.

“BeĹ&#x;te birâ€? uygulamas “BeĹ&#x;te birâ€? uygulamas , tazminat n beĹ&#x;e bĂślĂźnerek hesaplanmas ve ç kan sonucun yine beĹ&#x;le çarp lmas yĂśntemidir. Bu uygulama Ăśzellikle yĂźksek

kazanç sahibi kiĹ&#x;iler için tazminat n bĂźyĂźk bĂślĂźmĂź vergiye kesilebileceÄ&#x;inden dolay uygun deÄ&#x;ildir. Kazanc bekarlarda 55 bin, evlilerde 110 bin euroyu aĹ&#x;anlar için “beĹ&#x;te birâ€? uygulamas uygun deÄ&#x;ildir. Al nan tazminat n iĹ&#x;sizlik paras na hesaplan p hesaplanmayacaÄ&#x; da çoÄ&#x;u zaman tereddĂźt konusu olmakta ve al nan paran n bir faydas olmayacaÄ&#x; zannedilmektedir. Bu yayg n anlay Ĺ&#x; n nedeni birkaç sene Ăśnceki uygulamalara dayanmaktad r. Tazminat n iĹ&#x;sizlik paras na hesaplanmas uygulamas y llar Ăśnce kald r ld Ä&#x; için, gĂźnĂźmĂźzde -Ăśzel durumlar hariç olmak Ăźzere- sĂśzkonusu deÄ&#x;ildir. Bu Ăśzel durumlar ise §143 a SGB III say l yasaya gĂśre dĂźzenlenmiĹ&#x;tir. Buna gĂśre, eÄ&#x;er yasal ç k Ĺ&#x;

sĂźresi gĂśzetilmemiĹ&#x; ise iĹ&#x;sizlik paras Ăśdemesi bir y la kadar dondurulabilir. Bu nedenle, iĹ&#x;verenle yap lan anlaĹ&#x;mada bu yasal sĂźrenin kesinlikle k salt lmas na mĂźsaade edilmemelidir. Ă–rneÄ&#x;in baĹ&#x;ka bir iĹ&#x; bulduÄ&#x;u için iĹ&#x;sizlik paras na mĂźracaat etmek istemeyenler, ç k Ĺ&#x; için iĹ&#x;verenle istedikleri gibi anlaĹ&#x;abilirler. Yasal ç k Ĺ&#x; sĂźresi gĂśzetilmediÄ&#x;i durumda, tazminat n yĂźzde kaç n n iĹ&#x;sizlik paras na hesaplanabileceÄ&#x;i konusunda ise Ăśzel durum da dikkate al narak dan Ĺ&#x; lmas n Ăśneriyorum.

Avukat GĂźlĹ&#x;en Çelebi Graf-Adolf-Str. 80 40210 DĂźsseldorf Tel: 0211-355 83 14 Fax: 0211-355 83 15

Siz d›ar›ya bakmay›n, kendi içinize bak›n. İnsanoÄ&#x;lu mutluluÄ&#x;u hep hor kullan yormuĹ&#x;. Hep Ĺ&#x;ikayetçi hep b kk nm Ĺ&#x;. Rivayet odur ki bir gĂźn tanr lar mutluluÄ&#x;u saklamaya karar vermiĹ&#x;ler. “Saklayal m, zor bulsunlar. Zor bulduklar için belki k ymetini bilirlerâ€? diyerek baĹ&#x;lam Ĺ&#x;lar tart Ĺ&#x;maya‌ Sorun bĂźyĂźkmĂźĹ&#x;. MutluluÄ&#x;u saklamak kolay deÄ&#x;ilmiĹ&#x; çßnkĂź. Kimisi, “Everest’in tepesine saklayal mâ€? demiĹ&#x;, kimisi, “Atlas Okyanusu’nun dibineâ€? demiĹ&#x;. “Tac Mahal’in kubbesi, Mekke sokaklar , İtalyan sofras ‌ Bir hastanenin yenidoÄ&#x;an odas , dondurma kĂźlah , Ĺ&#x;arap Ĺ&#x;iĹ&#x;esi‌ Sigara paketi, lale bahçesi‌â€? Pek çok yer dĂźĹ&#x;ĂźnmĂźĹ&#x;ler

ama hiçbiri yeterince zor gelmemiĹ&#x;. Derken tanr lardan biri, â€œÄ°Ă§lerine saklayal mâ€? demiĹ&#x;. “Kimsenin akl na gelmez içine bakmak!â€? İĹ&#x;te o gĂźn bugĂźndĂźr mutluluk insan n kendi içinde sakl ym Ĺ&#x;. Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor. Kolay kolay gĂźlmĂźyor insan n yĂźzĂź. Emekte ve insan n içinde sakl mutluluk. Ne baĹ&#x;kas n n ekmeÄ&#x;inde, ne baĹ&#x;kas n n evinde, ne de baĹ&#x;ka bir Ĺ&#x;eyde‌ Bu yĂźzden gĂśzĂźnĂźz hep içerde olsun. Siz d Ĺ&#x;ar ya bakmay n, kendi içinize bak n. Ancak bĂśylelikle iç huzuru yakalay p çevrenizdeki insanlara da mutluluk taĹ&#x; ma olanaÄ&#x; n elde etmiĹ&#x; olursunuz. Ve ancak çevrenizdeki insanlar mutlu ise siz gerçek mutluluÄ&#x;a kavuĹ&#x;abilirsiniz‌


Dßnya Yaanacak

Dßnyay› istiyoruz, k›r›nt› de¤il !..

“Disa disa serhildan!�

Bir Newroz daha geldi, ama geçip gitmedi. Haftalar Ăśncesinden baĹ&#x;layan gerilim ve sanc lar, 21 Mart’ izleyen gĂźnlere de taĹ&#x;t ve devam ediyor. YĂźz binlerin kat l m yla kutlanan Newroz’dan ßç gĂźn sonra, en bĂźyĂźÄ&#x;Ăź 28 yaĹ&#x; nda olan 14 genç gerilla, kimyasal silahlarla katledildi. Bu, faĹ&#x;ist devletin KĂźrt halk n n bilincinde sĂśndĂźremediÄ&#x;i Newroz ateĹ&#x;ine bir misillemeydi. Bir halk korkuya boÄ&#x;arak, tarihi ve kĂźltĂźrel birikimlerini bast rarak, siyasal anlamda manipĂźle ederek, zor yoluyla boyun eÄ&#x;direceÄ&#x;ini san yordu. Hesaplar tutmad . Cenaze tĂśrenlerinde on binlerce

yoksul KĂźrt genci, Amed sokaklar na bahar taĹ&#x; d .

Ă–fke, Ăśfke, Ăśfke!.. Militan eylemleriyle ĂśzgĂźrlĂźÄ&#x;Ăźn taze havas n yoksul kentin tĂźm mahallerine yayan KĂźrt halk , 90’l y llar n militan serhildanlar n unutmad klar n gĂśsterdiler. Amed serh ldana durdu; KĂźrdistan serhildanla çalkaland . Sokaklar devlet gßçleriyle halk aras ndaki çat Ĺ&#x;malarla savaĹ&#x; alan na dĂśndĂź. Okullar boykot edildi, kepenkler kapand . AyaÄ&#x;a kalkm Ĺ&#x; yoksul KĂźrt gençliÄ&#x;inin coĹ&#x;kusu, Ăśfkesi, militanl Ä&#x; gĂźnlĂźk

Bahar Ery lmaz

kaklar devlet gßçleriyle halk aras›ndaki çat›malarla sava alan›na dÜndß.

“Hayat sizin ona bakt Ä&#x; n z yĂśnde gĂźzeldir‌â€?

hayat durdurdu. KurĹ&#x;una karĹ&#x; taĹ&#x;, panzere karĹ&#x; molotof‌ SaÄ&#x;duyu çaÄ&#x;r lar na karĹ&#x; Ăśfke, Ăśfke, Ăśfke!.. Polis karakollar , askeri nizamiyeler, bankalar, plazalar, MHP, AKP teĹ&#x;kilatlar , lĂźks araçlar, kepenk kapatmayan esnaf Ăśfkenin hedefindeydi. Polis inine t k l p kal rken, asker 15 y l aradan sonra Ĺ&#x;ehre girerek KĂźrt emekçilerle çat Ĺ&#x;t . Diyarbak r’da gĂśsteriler s ras nda aralar nda 6 yaĹ&#x; nda bir çocuÄ&#x;un da bulunduÄ&#x;u 6 kiĹ&#x;i katledildi. Batman’da parkta oynayan 3 yaĹ&#x; ndaki çocuk boÄ&#x;az na saplanan polis kurĹ&#x;unuyla ĂśldĂźrĂźldĂź. YĂźzlerce insan gĂśzalt na al nd . Amed serhildan y llard r Ăśzlenen kitle militanl Ä&#x; n n yolunu açt ; eylemler Van’a, Siirt’e, Batman’a, Adana’ya, İstanbul’a yay ld .

Serhildan İstanbul sokaklar nda Amed serhildan , İstanbul’un

emekçi semtlerinde de yank s n buldu. 29 Mart akĹ&#x;am TİKB, MLKP, MKP ve PKK militanlar n n yapt Ä&#x; eyleme sald ran çevik kuvvet, birçok kere geri pĂźskĂźrtĂźldĂź. Devletin yoÄ&#x;un sald r s nda, gaz bombalar ndan etkilnen Vahdettin Toprak isimli mahalleli kalp krizi geçirerek ĂśldĂź. Eylemler ertesi gĂźn de devam etti. Yap lan bas n aç klamas nda : “Vahdettin Toprak’ n katili; mahalleyi, evlere iĹ&#x; yerlerine kadar gaza boÄ&#x;an devlettir. 14 gerillan n katledilmesine ve Amed halk n n yapt Ä&#x; eylemlere, direniĹ&#x; geleneÄ&#x;i ile Ĺ&#x;ekillenen devrimci-demokrat-yurtsever 1 May s Mahallesi halk n n sessiz kalmas beklenemezdiâ€? denildi. AkĹ&#x;am saatlerinde molotoflar n fitili tekrar ateĹ&#x;lenerek faĹ&#x;ist devletten hesap sorma bilinci harekete geçti. Tarih hĂźkmĂźnĂź yĂźrĂźtĂźyor: BĂźtĂźn toplumsal sorunlarda olduÄ&#x;u gibi KĂźrt sorunu da, faĹ&#x;ist zor ile bast r ld Ä&#x; oranda kitle

zoruyla yeniden aç Ä&#x;a ç k yor. Ăœstelik bu defa tĂźm metropol kentlere de yay larak. Ve eski dar ulusal zeminden emekçi s n flar n ayn potada buluĹ&#x;mas n n artan imkanlar n sunan geniĹ&#x;leyen emekçi zeminiyle beraber.

Azadiya Karkeran Azadiya Kurdan e! Newrozlar, kitlesel ve militan gerilla cenazeleri, Ĺžemdinli, Batman ve Amed serh ldan ‌ Yeni bir baĹ&#x;lang c n aÄ&#x; r aÄ&#x; r gelen sanc l ilk ad mlar . Son on y l n gerileme ve teslimiyet sĂźrecinin bas nc n , ideolojik-politik blokaj n ve izlerini de taĹ&#x; yan bu ad mlar bĂźyĂźtmeliyiz. Art k her yer serhildan, her sokak eylem alan ‌ Amed’in vuruĹ&#x;a vuruĹ&#x;a, dĂźĹ&#x;e kalka aç lan eylem yolu, yeni serhildanlarla ileri taĹ&#x; n yor. Newroz’dan 1 May s’a, oradan da geleceÄ&#x;e!

Kurultay:CoĹ&#x;ku,İrade,Gßç! SĂśz Al›nter›n›n Kurultay›, bĂźyĂźk bir coku, moral, inisiyatif, s›n›fa gĂźven ve ĂśzgĂźven yaratarak kararlar›n› alanlarda yaama geçirecek iradeyi ortaya koydu.

Kurultay Sonuç Bildirgesi SĂśz Al nterinin Kurultay 16 ay sĂźren çal Ĺ&#x;malar n ard ndan 11-12 Mart 2006 tarihlerinde stanbul’da topland . İstanbul, Gebze, Bursa, Çoru, İzmit, MuÄ&#x;la, Adana, Ankara, Bolu, Mersin, NiÄ&#x;de, Trabzon ve Antep’den, Arçelik, Vesel, Ariva, Grammer, Mert Çeik, Tekel, THY, OYAK Çimeno, DitaĹ&#x;, ĹžiĹ&#x;e Cam, Ăœlker, Besler, İsdemir, BPO, Fresh’n Soft, Meka, Megaplast, Farpas gibi fabrikalardan, İstanbul 3. BĂślge Sanayi BĂślgesi, Dudulu, Gebze, Çorlu, İzmir ÇiÄ&#x;li, Menemen, AliaÄ&#x;a, Çukurova, Ankara OSTİM, İvedik, gibi iĹ&#x;çi havzalar ndan, İMES, Aymakoop, Demirciler, Bak rc lar, Mermerciler, DĂśkĂźmcĂźler, Keresteciler, IĹ&#x; kkent gibi sanayi itelerinden, otomotiv, metal, CAD/CAM, CNC metal, maen, plastik, ilaç, petrol, elektrik, cam, çimento, g da, inĹ&#x;aat, kaÄ&#x; t, tekstil, konfeksiyon, deri, kundura, aÄ&#x;aç iĹ&#x;leri, tersane, havayollar , liman, nakliyat, belediye, turizm, hipermarket, aÄ&#x;l k, eÄ&#x;itim, bĂźro iĹ&#x;çileri, iĹ&#x;izler, emekliler, emekçi kad nar, çocuk, KĂźrt ve gÜçmen iĹ&#x;çier, mĂźhendisler, meslek liselier, çal Ĺ&#x;an ĂśÄ&#x;renciler, ev ekseni çal Ĺ&#x;anlar‌ olarak 700 civar nda iĹ&#x;çi ve emekçi biraraya geldik. Kurultay m za Brezilya’dan MST temsilcisi Alipio Freire, Kolombiya’dan Petrol İĹ&#x;çileri Sendikas temsilcisi Freddy Pueio Perez, Arjantin’den İĹ&#x;siz Ĺ&#x;çiler Hareketi temsilcisi Tomas Eliaschev, GĂźney Afrika

Cumhuriyeti’nden Ă–zelleĹ&#x;tirme KarĹ&#x; t Forumu temsilcisi Richard Mokolo da kat ld lar. DeÄ&#x;iĹ&#x;ik konularda çok say da tebliÄ&#x; okundu ve Ăźzerine konuĹ&#x;malar yap ld . İĹ&#x;çiler, kendi sanatsal Ăźretimlerini sundular. Temposunun yoÄ&#x;unluÄ&#x;una karĹ&#x; n, kurultay m z, giderek yĂźkselen s n f coĹ&#x;kusu ve mĂźcadele istekliliÄ&#x;i ile sĂźrdĂźrĂźldĂź. 60’ n Ăźzerinde iĹ&#x;çi tebliÄ&#x;lere iliĹ&#x;kin ve serbest kĂźrsĂźde sĂśz ald . Kurultay m z, iĹ&#x;çilerin soluk borusu ve esin kaynaÄ&#x; oldu. Kurultay m zda, toplam 75 iĹ&#x;çinin imzalad Ä&#x; Ăśnergeler ele al narak; 1) Deri, konfeksiyon, tekstil ve kundura sektĂśrlerinde yaĹ&#x;anan krizin faturas n n iĹ&#x;çilere Ăśdetilmesine karĹ&#x; s n fa karĹ&#x; s nf tavr n ortaya koyma, sigorta ve koĹ&#x;ulsuz iĹ&#x; gĂźvencesi, Ăźcretlerin insanca yaĹ&#x;anabilecek bir dĂźzeyde olmas , zaman nda ve tam Ăśdenmesi, 8 saatlik çal Ĺ&#x;ma sĂźresinin keyfi olarak 1214-16 saate yĂźkseltilmesine son verilmesi ve diÄ&#x;er talepler için “KĂślece Çal Ĺ&#x;maya ve KĂślece YaĹ&#x;amaya Hay râ€? kampanyas bĂźtĂźnlĂźÄ&#x;Ăź içinde s n f tavr n n yĂźkseltilmesini karar alt na ald . 2) Sermayenin neoliberal sald r lar karĹ&#x; s nda emeÄ&#x;in korunmas için mĂźcadelenin iĹ&#x;çi s n f n n fiziksel, dĂźĹ&#x;Ăźnsel, moral çßrĂźmesini Ăśnlemenin yan s ra, s n ftaki iç daÄ&#x; lma ve çÜzĂźlmeyi Ăśnlemenin, s n f n birliÄ&#x;ini geliĹ&#x;tirmenin de koĹ&#x;ulu olmas ndan dolay ; EmeÄ&#x;in korunmas hedefine dĂśnĂźk “KĂślece Çal Ĺ&#x;maya, KĂś-

Tßrkiye’den mektup var

Amed serh›ldana durdu; Kßrdistan serhildanla çalkaland›. So-

lece YaĹ&#x;amaya Hay râ€? kampanyas n n baĹ&#x;lang ç ad mlar n n fabrika, iĹ&#x;yeri, sektĂśr ve bĂślgelerden baĹ&#x;layarak, her bĂślge ve iĹ&#x;yerindeki yerel sorunlarla da birleĹ&#x;tirilerek geniĹ&#x;letilmesini karar alt na ald . Bu kampanyan n bugĂźnkĂź acil gĂźndemlerinden biri olarak iĹ&#x;çi ve halk saÄ&#x;l Ä&#x; ndaki y k ma karĹ&#x; Genel SaÄ&#x;l k Sigortas yasa tasar s na karĹ&#x; iĹ&#x;çi s n f n n ĂśncĂźlĂźÄ&#x;Ăźnde, emekçi kad nlar ve tĂźm emekçi halk kesimlerinin kat l m yla mĂźcadele verilmesi kararlaĹ&#x;t rd . 3) Ă–ncĂź İĹ&#x;çi Kurullar ’n n oluĹ&#x;turulmas hakk nda Ĺžu kararlar al nd . Bizi ileriye doÄ&#x;ru taĹ&#x; yacak, Kurultay n karar ve hedeflerini gerçekleĹ&#x;tirmemizin gĂźvencesi olacak, kendimizi ĂśrgĂźtleyeceÄ&#x;imiz bir ad m n at lmas doÄ&#x;rultusunda, çeĹ&#x;itli fabrika, iĹ&#x;yeri, iĹ&#x;kollar ve bĂślgelerde bugĂźne dek s n f bilinçli ĂśncĂź iĹ&#x;çiler olarak ve Kurultay Haz rl k Komiteleri kurarak yĂźrĂźttĂźÄ&#x;ĂźmĂźz çal Ĺ&#x;malar n Kurultay sonras nda Ă–ncĂź İĹ&#x;çi Kurullar ad al-

G.Afrika Cumhuriyeti’nden Özelletirme Kar›t› Forumu temsilcisi Richard Mokolo

t nda yeni bir dĂźzleme taĹ&#x; narak sĂźrdĂźrĂźlmesi. Ă–ncĂź İĹ&#x;çi Kurullar ’n n, “KĂślece Çal Ĺ&#x;maya, KĂślece YaĹ&#x;amaya Hay râ€? kampanyas n n yĂźrĂźtĂźcĂźsĂź olmas , bulunduÄ&#x;u bĂślgede s n f n sorunlar na çÜzĂźm Ăźretmesi, grev ve direniĹ&#x;lere mĂźdahale ederek ĂśncĂźlĂźk etmesi, desteklemesi, yeni bir

devrimci sendikal hareket yaratman n fiili ad mlar n atmas . Ă–ncĂź İĹ&#x;çi Kurullar ’n n, iĹ&#x;çilerin sadece fiziksel çßrĂźtĂźlmesine karĹ&#x; deÄ&#x;il sosyal, kĂźltĂźrel, ahlaki yozlaĹ&#x;ma ve çßrĂźmeye, s n f n içten çÜkertilmesine, yoksulluk ve yoksunluÄ&#x;un bĂźtĂźn biçimlerine karĹ&#x; s n fsal toplumsal temelde, yaĹ&#x;am alanlar n da kapsayacak biçimde, s n f dayan Ĺ&#x;mas n , birlik ve moralini gßçlendirecek çok yĂśnlĂź militan bir mĂźcadele vermesi. Ufkuna sĂśmĂźrĂźden tam kurtuluĹ&#x; hedefini dikmesi. Kurultayda al nm Ĺ&#x; kararlar karar ve hedefler doÄ&#x;rultusunda gĂśnĂźllĂźlĂźkle, s n f kararl l Ä&#x;l , disiplin ve Ăśzverisiyle çal Ĺ&#x;may kabul eden her iĹ&#x;çinin Ă–ncĂź İĹ&#x;çi Kurullar ’nda yer almas .

Hedef bĂźyĂźtmek 4) Kurultay m z n hedeflerini bĂźyĂźterek çal Ĺ&#x;malar n sadece ulaĹ&#x; lm Ĺ&#x; olanlar deÄ&#x;il bugĂźne kadar ulaĹ&#x; lmam Ĺ&#x; fabrika, iĹ&#x;yeri, sektĂśr ve bĂślgelere doÄ&#x;ru geniĹ&#x;letme, stratejik fabrika ve sektĂśrlere yĂśnelmeyi; Alan ve bĂślgelerde Kurultay kararlar n n yaĹ&#x;ama geçirilmesini de-

Brezilya’dan MST (Topraks›z KÜylß Hareketi) temsilcisi Alipio Freire

netleyen toplant lar n periyodik olarak dĂźzenlenmesini; Ă–ncĂź İĹ&#x;çi Kurullar ’n n, komite ve platformlar n çal Ĺ&#x;malar yla ulaĹ&#x; lmad k alan b rak lmadan s n f n en geniĹ&#x; temsiliyle karar sĂźreçlerine kat l m n saÄ&#x;layarak sektĂśrel ve bĂślgesel kurultaylar n ĂśrgĂźtlemesini; Alanlarda pilot çal Ĺ&#x;malarla,

gßç yoÄ&#x;unlaĹ&#x;t rmas yla yeni ĂśrgĂźtlenme ve grev taktiklerini uygulayarak direniĹ&#x;lere Ăśnderlik etmeyi, iĹ&#x;çi s n f için umut oluĹ&#x;turacak mĂźcadele Ăśrnekleri yaratmay , yeni devrimci sendikal hareketin tohumlar n atmay hedefleyerek; TĂźm bu çal Ĺ&#x;malar n sonucu ve ĂźrĂźnĂź olarak fabrika iĹ&#x;yeri, bĂślge ve sektĂśrlerin en geniĹ&#x; kat l m yla s n f n kitlesel temsilini saÄ&#x;layacak, sektĂśrel ve bĂślgesel kurultaylardan ilerlenerek ayn zamanda s n f n bĂźtĂźnĂźne hesap vermeye yĂśnelik bĂźyĂźk bir kurultay gerçekleĹ&#x;tirme hedefini ĂśnĂźne koydu. 5) Kurultay m z, iĹ&#x;çi s n f n n birlik, dayan Ĺ&#x;ma ve mĂźcadele gĂźnĂź 1 May s’a en geniĹ&#x; kitlesel kat l m için vargĂźcĂźyle çal Ĺ&#x;may , bunun için kad n ve erkek iĹ&#x;çileri ayd nlatmay , ĂśrgĂźtlenmeye ve mĂźcadeleye seferber etmeyi karar alt na ald . 6) Kurultay m z, iĹ&#x;çi s n f n n dikkatini emekçilere, KĂźrt halk na, kardeĹ&#x; halklara karĹ&#x; OrtadoÄ&#x;u’daki emperyalist iĹ&#x;gal ve sald r planlar , iĹ&#x;birlikçi tekelci burjuvazinin taĹ&#x;eronluk ve yay lma çabalar na karĹ&#x; , s n f n ĂśncĂź sorumluluklar Ăźzerinde toplama, iĹ&#x;çi ve emekçilerin Ĺ&#x;oven milliyetçi ideolojinin zehriyle yan lt l p birbirine dĂźĹ&#x;ĂźrĂźlmesine izin vermeme, AB’ci neoliberal siyasal ve toplumsal sald r lar Ăźzerinde toplama ve bunlara karĹ&#x; mĂźcadele etme hedefini ĂśnĂźne koydu. KĂźrt ulusal sorunu TĂźrkiye iĹ&#x;çi s n f n n asla Ăźzerinden atlay p geçemeyeceÄ&#x;i en Ăśnemli siyasal sorunlardan biridir. Devrimci sosyalist bilinçli iĹ&#x;çiler, KĂźrt sorununun kendi kaderini kay ts z koĹ&#x;ulsuz tayin hakk temelinde demokratik ulusal kurtuluĹ&#x;çu ve sosyalist çÜzĂźmĂźnĂźn kararl savuncusudur. 7) İki gĂźn sĂźren kurultay m za damgas n vuran, gerek kurultay n içeriÄ&#x;i, gerekse de enternasyonal proletarya temsilcilerinin coĹ&#x;kulu kat l m yla proletarya enternasyonalizmi oldu. Kurultay m z, iĹ&#x;çi s n f n n uluslararas devrimci sendikal birliÄ&#x;inin, dayan Ĺ&#x;mas n n ĂśrgĂźtlenmesini ve eylemli dayan Ĺ&#x;man n geliĹ&#x;tirilmesini ĂśnĂźne gĂśrev olarak koydu. Kurultay, bĂźyĂźk bir coĹ&#x;ku, moral, inisiyatif, s n fa gĂźven ve ĂśzgĂźven yaratarak kararlar n alanlarda yaĹ&#x;ama geçirecek iradeyi ortaya koydu.

Ĺžu dĂśnem iĹ&#x;siz bir gazetecinin kendine sĂśyleyebileceÄ&#x;i en gĂźzel sĂśz bu olsa gerek san r m. OkuduÄ&#x;um kitaplardan birinden “iyi sĂśzlerâ€? daÄ&#x;arc Ä&#x; m için hediye olarak kald . İnsan iĹ&#x;siz kal nca, yaĹ&#x;ad Ä&#x; stresi atman n da bir yolu olarak, daha fazla kitap okumaya zaman ay rabiliyor. Yeni ĂśykĂźler, hikayeler, sĂśzler bu okuma sĂźrecinde birbirini izliyor. İnsan n okuduklar n , ĂśÄ&#x;rendiklerini sevdikleriyle, dostlar yla paylaĹ&#x;mas n n çok Ăśnemli olduÄ&#x;unu dĂźĹ&#x;ĂźnĂźyorum. Bu nedenle ben de siz YaĹ&#x;anacak DĂźnya okurlar yla yeni okuduÄ&#x;um bir ĂśykĂźyĂź k saltarak paylaĹ&#x;ay m diyorum. Olumlad Ä&#x; n z Ĺ&#x;imdiden duyar gibiyim! Bir defas nda Rus Çar at arabas yla Ăźlkesini dolaĹ&#x; yormuĹ&#x;. Araba yoldaki kanal inĹ&#x;aat n n ĂśnĂźnde durmak zorunda kalm Ĺ&#x;. Yolunun Ăźzerinde kanal kazan iĹ&#x;çiler, Çar’ n arabas n gĂśrĂźnce heyecanla irkilmiĹ&#x;ler. Çar arabadan inmiĹ&#x; ve kan ter içinde kalan bir iĹ&#x;çiye sormuĹ&#x;: “Bu kadar yoruluyorsun, kan ter içinde kal yorsun. Peki iyi parakazanabiliyor musun?â€? “Bana yetecek kadar kazan yorum efendimâ€? diye yan t vermiĹ&#x; iĹ&#x;çi. “Yani ne kadar?â€? diye tekrar sormuĹ&#x; Çar. İĹ&#x;çi baĹ&#x; n Ăśne eÄ&#x;miĹ&#x; ve Ĺ&#x;Ăśyle yan t vermiĹ&#x;; “Borçlar m Ăśdeyebiliyorum, gelecek için faize yat rabiliyorum, Kalan ile de hergĂźn s cak tasta yemek yiyebiliyorum efendim â€? Çar çok Ĺ&#x;aĹ&#x; rm Ĺ&#x;. â€˜Ăœlkede bu kadar az para kazanan, boÄ&#x;az tokluÄ&#x;una çal Ĺ&#x;an bir kanal iĹ&#x;çisi nas l olur da bu kadar az paray , bu kadar çok yerde, bu kadar verimli kullanabilir?’ diye merak etmiĹ&#x;. Dayanamadan tekrar sormuĹ&#x;: “Peki paran nas l yettirebiliyorsun da bu kadar faydal iĹ&#x;e f rsat bulabiliyorsun?â€? İĹ&#x;çi yan t vermiĹ&#x;: “Babama bak yorum: Bu eski borçlar m ĂśdediÄ&#x;im anlam na gelir. OÄ&#x;lumun nafakas n ç kar yorum: Bu ise gelecek için yat r m yapt Ä&#x; m anlam na gelir. Yani bĂśylece param faize yat rm Ĺ&#x; oluyorum. HergĂźn bahçemde tek yetiĹ&#x;en sebzeyi, lahanay yiyoruz: Olsun! Lahana da s cak yemektir. Karn m z doyuyor sevgili Çar mâ€? demiĹ&#x;. Çar fakir iĹ&#x;çinin verdiÄ&#x;i yan ttan çok etkilenmiĹ&#x; ve hemen onu bir kese alt nla ĂśdĂźllendirmiĹ&#x;. Ama Çar, bu alt n ona baĹ&#x;ar s için vermemiĹ&#x;ti. İĹ&#x;çi, Çar’ n diÄ&#x;er iĹ&#x;çiler Ăźzerindeki kontrolĂź için iyi bir taktik sunmuĹ&#x;tu ona. Bu da onun ĂśdĂźlĂźydĂź!..

Bir direniĹ&#x; odaÄ&#x; : Derbent Dizginsiz devlet terĂśrĂźne kar› emekçilerin cevab› direni oldu.

Sar yer’de uzun zamand r y k ma karĹ&#x; direniĹ&#x;te olan bir semt Derbent. Derbent Mahallesi’nin bir de derneÄ&#x;i var. Derbent Mahallesi GĂźzelleĹ&#x;tirme DerneÄ&#x;i, 23 Mart gecesi y k m ekipleriyle yerle bir edilmek istendi. Ard ndan dizginsiz bir devlet terĂśrĂźnĂźn estiÄ&#x;i mahallede, halk n ĂźstĂźne ateĹ&#x; aç ld ; sabah okula giden ilkĂśÄ&#x;retim ĂśÄ&#x;rencileri, at lan yĂźzlerce gaz bombas ndan zehirlenerek hastaneleri

doldurdu. Evlerin içine ve dĂźkkanlara gaz bombas at ld . Plastik mermiler insanlar yaraland . Onlarca Derbentli dayakla gĂśzalt na al nd ; gĂśzalt nda kĂśtĂź muamele, kĂźfĂźr ve hakarete maruz kald . Dizginsiz devlet terĂśrĂźne Derbent ve çevre semtlerden gelen emekçilerin cevab ise direniĹ&#x; oldu. Barikatlar kuruldu, çat Ĺ&#x;malar saat 18:00’e kadar sĂźrdĂź ve bir panzer de yak ld . Derbent halk bir gĂźn sonras nda Galatasaray Lisesi ĂśnĂźnde bas n aç klamas yapmak istedi. Yapacaklar aç klama, yine ayn zihniyet taraf ndan yasakland .


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
pdf24 by sol yayin - Issuu