Kaplanlar bir bir dökülüyor!
Dolarlarımızı kim çaldı?
İşçi-köylü
Türkiye 26 Kasım Cuma gününe kişi başına 2 bin 354 dolar daha zenginleşmiş olarak uyandı. Böylece kişi başına gelir, 15 bin 392 dolara yükselmiş oldu. GSYH (Gayri Safi Yıllık Hasıla) da 1 trilyon 119 milyar dolara çıkmış oldu. 2001 krizinden şimdiye kadar kişi başına düşen gelir 8 kat artmış durumda. Bu rakamlar bize birilerinin çok büyük oranda zenginleştiğini açık şekilde göstermektedir. Bu sü-
Küresel kriz alınan tüm önlemlere, piyasalara oluk oluk para akıtılmasına rağmen devam ediyor. Krizin bittiği, toparlanmanın başladığı şeklindeki ifadeler 2010 yılının başlarında çok sık kullanıldıysa da, gelinen aşamada krizin derinleşerek sürdüğü görülmektedir. Kriz derinleştikçe emperyalistler
reçte halkımızın payına düşen ise zenginliğin artması için daha fazla sömürü olmuştur. Krizle birlikte artan işsizlik oranını hesaba kattığımızda, Türkiye'de “birilerinin” yoksulluk arttıkça zenginleştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Sayfa7
arası çekişmeler şiddetlenmekte, her biri krizden en sağlam, en güçlü şekilde çıkmanın çabasını göstermektedir. Kapitalizmin tarihine baktığımızda sürekli krizleri, savaşları gördüğümüz halde, 21. yy'da “süper güç”lerin olgun ve hesaplı davranarak birbirleriyle artık dalaşmayacakları, küreselleşmenin yoksulluğu azaltacağı, krizlerin bittiği gibi fantazilere inananların şu anki durumu objektif şekilde sorguladığını pek sanmıyoruz. Sayfa7
Demokratik Halk İktidarı İçin
www.iscikoylu.net
Sayı: 78
* 10-23 Aralık 2010
Kadınlar Meclis’e gitti
Yeni Demokrat Kadın’ın da bileşeni olduğu Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak 25 Kasım’da Ankara’da Meclis önündeydik. q Sayfa 2
Kanla yazılan tarih silinmiyor
19 Aralık katliamının yaşandığı Bayrampaşa Hapishanesi’nde operasyona katılan 1000 askerden 39’unun yargılanmasına 22 Ekim’de başlandı. q Sayfa 6
Toplu yıkımın adresi: Tuzla
* F iyatı: 1.50 TL
S A D E C E K R A L L A R D E Ğ İ L , KU K L A L A R D A
ÇIPLAK!
DİRENEN DÜNYA HALKLARI KAZANACAK!
Dünya ve Türkiye kamuoyu Wikileaks’in aynasında yansıyan ABD’nin “çıplak/müstehcen resimleriyle” meşgul. 2004-2010 yılları arasını kapsayan, ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait 251 bin 287 belgenin sözü ediliyor. Bu belgeler sayesinde ABD’nin büyükelçilikleri üzerinden nasıl bir küresel casusluk ağına sahip olduğu da gözler önüne serildi.
Yıllardır Tuzla’ya yönelik yıkım saldırısı girişiminden, 10 Kasım günü tapulara gönderilen bilgi ile mahallenin haberi oldu bu kez. Aydınlı, Konaşlı ve Orhanlı bölgelerini kapsayan yıkım kararı mahalleliyi harekete geçirdi. q Sayfa 6
Görünen o ki, belgeler yayımlanmaya devam ettikçe tartışmalar ve yorumlar da sürmeye devam edecek. Ancak elbette herkes kendine ilişkin olan üzerinden yorumlarını yapmakta, meseleyi ABD ile olan
Bir özelleştirme efsanesi, ihanetler zinciri
Kardemir işçisi üzgün ve öfkeli... Yıllarca süren emeklerinin bir çırpıda ayaklar altına alınması onlarda bu etkiyi yaratmış. “Benim fabrikamdan beni attılar, bunun hesabını soracağım” diyorlar. q Sayfa 8
“10.Yılında Hapishanelerde Tecrit ve Tecride Karşı Mücadele Sempozyumu”na konuk olarak katılan Filipinli Axel Alexandro A. Pinpin ve Arjantinli Teresita Castrillejo yoldaşlarla Trakya köylerine gittik ve oradan da Çorlu’daki deri
Mersin’deki Akdeniz Demir-Çivi fabrikasından atılan ve CHP il binasını işgal eden işçiler gazetemize mektup yolladı. q Sayfa 8
Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı’na hayır diyen, doğanın satılığa çıkarılmasına karşı birlikte mücadeleyi öne çıkaran Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu 26 Kasım tarihinde TBMM önündeydi.
q Sayfa 9
İçerde “özgürlük” dışarıda cop!
Dolmabahçe’de rektörlerle biraraya gelen başbakan Erdoğan, içeride “özgürlük”ten söz ederken, öğrenciler dışarda coplanarak gözaltına alındı. q Sayfa 15
İşçi-köylü’den
Devrim sorumluluğumuzu yerine getirelim...
4 Sayfa 15
C
M
Y
K
ilişkileri üzerinden ele almaktadır.
Hiç şüphesiz bu tür belgelerin kamuoyuna yansıması yeni değildir. Yani emperyalistler ve uşakları ne bu tür belgelerin içeriğine ne de kamuoyuna yansımasına yabancılardır. Dolayısıyla kimileri tarafından koparılan gürültüler veya şaşkınlık görüntüleri tıpkı aralarında sürdürdükleri ikiyüzlü ilişkilerin bir yansıması gibidir.
Evet bu ikiyüzlü ve kirli ilişkiler ağıdır. Ve bu belgeler sayesinde “stratejik ortaklık”, “dostluk” kavramlarının nasıl da içi boş, bizleri kandırmak için uydurulduğunu bir kez daha görebiliyoruz.
“My name is Spartaküs!”
Akdeniz DemirÇivi’den mektup
Talanın yeni adı...
* IS SN: 1307-878X
işçileri ile buluştuk. Trakya’da köy kahvesinde biraraya geldeğimiz Trakyalı köylüler; mazot, gübre ve tohum gibi girdi fiyatlarının yüksekliğinden buna karşın ürün fiyatlarının düşüklüğünden dertli! q Sayfa 10
Yangın yerine dönen HAYDARPAŞA!
“Taşı toprağı altın” diye İstanbul’a koşan yüz binlerin, trenden iner inmez ilk gördüğü yerdir Haydarpaşa. Sultanahmet'in koca minarelerini, boylu boyunca Kadıköy’ü açık deniz dalgalarından koruyan mendireği, kendisini şehrin karmaşasına götürecek vapuru, ilk deniz fenerini, hatta çoğunlukla ilk defa denizi gördüğü yerdir. İstanbul’a gelip de hayatında yeni sayfa açabilenler için, geçmişlerinin son durağı; açamayanlar içinse hayal kırıklıklarının ilk durağıdır Haydarpaşa.
Sınıfsal Yaklaşım
“Muktedirmiş” iktidarsız, kusurluymuş “kusursuz”! Sayfa 3
Yoksulluğun canından bezdirdiği her insanın, üniversiteye girebilme hayaliyle gençliğini dersane, özel ders yüzünden harcayan her öğrencinin mesken ettiği İstanbul’u İstanbul yapan en temel güzelliklerden biridir Haydarpaşa… “İstanbul’u yenme”nin (ki bu kavram, insanı yoksulluğa mahkum ederek, insanlığından çıkaran düzene gol atmakla eş anlamlı kullanılıyor!) ilk adımı burada atılır çoğu zaman! Yeşilçam’ın nostaljisi, Nazım’ın dizelerinin döküldüğü yerdir Haydarpaşa’nın merdivenleri…
Göğün yarısı
Kadına yönelik şiddet ve sistem karşıtı mücadele
Sayfa 2
Emekçinin gündemi Ulusal İstihdam Stratejisi gelirken...
Sayfa 8
q Sayfa 14
Evrensel bakış
Emperyalizmin hedefindeki Asya-Pasifik
Sayfa 11
Pusula
Enerjimizi birleştirerek adımlarımızı hızlandırmalıyız
Sayfa 12