ik%2077

Page 1

Devrimcilerin adresi mi dediniz? CHP mi?

Silahlı mücadelenin tasfiyesi için “radikal” bir adım

İşçi-köylü

Baykal’a yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından, Mayıs 2010’da, CHP’nin genel başkanlığına seçildiği Genel Kurul’da “Devrimci Kemal” sloganlarıyla karşılanmıştı Kemal Kılıçdaroğlu.

Aradan geçen aylarda devrimciliğine bir türlü vakıf olamadık ama bu kez, kendisi “halkın devrimcisi” olduğunu iddia edip, Ecevit’in ölüm yıldönümünde kitleye “yoldaşlar” diye

hitap etti ve -bu da yetmedi- bir de CHP’yi “devrimcilerin adresi” olarak gösterdi. Duy da inanma!

Devrimciler, bu ülkede on yıllardır işkencelere, katliamlara, baskılara maruz kalmışlardır ve kalmaktadırlar. Bugüne kadar, pragmatist ve popülist söylemleri kullananlar da dahil, devrimcilere adres olabilecek tek bir düzen partisi olmamıştır, olamaz da! q Sayfa 3

Yeni Radikal gazetesi, “Medyada Radikal Devrim!” sloganıyla tam da Rus Devrimi’nin yıldönümü olan 17 Ekim’den itibaren gazete boyutundan, yazar kadrosuna kadar çeşitli yeniliklerle bayilerde yerini aldı! İlk basıldığı 90’lı yıllarda da, diğer gazetelerden farklı olacağını, “radikal bir gazetecilik” yapacağını iddia eden Radikal gazetesi, günden güne burjuva-feodal medya diline daha da bulanmış, günümüze doğru demokrat

köşe yazarlarını tasfiye etmişti.

Değişimin ilk sinyalleri, Referans gazetesiyle bileşileceğine dair açıklamalarıyla verildi. Giderek AKP politikalarının sözcülüğüne soyunan genel yayın yönetmeni İsmet Berkan’ın gazeteden ayrılması ve sonrasında kendini “işçi yanlısı” olarak göstermesine rağmen Radikal’de çalışan basın emekçisini işten çıkarılması da “radikal değişimin” diğer işaretleri oldu. q Sayfa 4

Demokratik Halk İktidarı İçin

www.iscikoylu.net

Sayı: 77

Akdeniz Demir-Çivi’de

direniş sürüyor

* 26 K asım-2 Aralık 2010

Mersin’de bulunan Akdeniz Çivi işçileri DİSK’e bağlı Birleşik Metalİş sendikasına üye olduktan sonra patronun saldırısına maruz kaldı. Sendika çalışmalarının ilk başladığı süreçte çalışma yürüten 3 işçi, hiçbir gerekçe gösterilmeden işten atıldı ve hakkı olan tazminatları ödenmedi. İşçilerin direnişi sürüyor! q Sayfa 8

Hasta tutsak Nurettin

Soysal tahliye edildi

16 yıldır hapishanede bulunan ve tedavisi yapılmayınca ölümün eşiğine gelen lenf kanseri hastası Nurettin Soysal, İHD Diyarbakır Şubesi’nin girişimleri sonucu tahliye edildi. 12 Kasım günü Diyarbakır D Tipi Hapishane’den çıkarılan Soysal, tedavi için Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. q Sayfa 5

Alaattin Karadağ davasında ikinci duruşma

Esenyurt Avcılar’da 19 Kasım 2009’da polis kurşunu ile katledilen TKİP militanı Alaattin Karadağ davasının ikinci duruşması 9 Kasım günü Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Karadağ, ayrıca katledilişinin birinci yıldönümünde Esenyurt Depo Durağı önünde BDSP tarafından örgütlenen bir yürüyüşle anıldı. q Sayfa 6

TEKEL ateşi yanıyor!

4/C köleliğine ve sendikal ihanete karşı mücadelelerini sürdüren TEKEL işçileri 14 ve 21 Kasım tarihlerinde Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelerek Taksim Tramvay Durağı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. 14 Kasım’daki eyleme HSGG Platformu bileşenleri ve Pınar Sağ, Ahmet Aslan, Mehmet Ekici gibi sanatçılar da destek verdi. 21 Kasım’da ise açıklama yapan TEKEL işçisi Arzu Güneş, zafere kadar direneceklerini söyledi. q Sayfa 9

Dünya halkları için işgal, ölüm, sömürü, katliam, zorunlu göç, tecavüz vb. demek olan emperyalistlerin projeleri; bir kez daha ülkemiz ve Ortadoğu halkları için işletilmeye başlanıyor. 19 Kasım’da Lizbon’da gerçekleştirilen NATO zirvesinde Füze Kalkanı Projesi’nin Türkiye’de kurulmasına karar verildi.

Kadı Efendi Dilimize Bilinmeyen Demiş

Duyduk ki, kadı efendi dilimize bilinmeyen demiş... İtikadımızca kendisi cühela takımındandır. Yani, en iyi ihtimal budur. Yoksa bellidir, dürtülerine kadar içselleştirdiği faşizmi temsil eder, kendileri... Mevzu şudur: Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan KCK/TM davasında yargılanan yurtseverler gayet tabii bir haklılıkla anadillerinde savunma yapmak istemektedirler. Mahkemenin bu meşru talebi reddine karşılık yurtseverler tutumlarında ısrarcı olmuşlardır. Kürtçe söylenen ifadeler, duruşma tutanaklarına bilinmeyen bir dil ibaresi altında geçirilmek istenmiştir. Bir dil neden kabullenilemez ola ki! Yoksa siz, hâlâ onların kendilerini Kürt zannettikleri varsayımından mı yola çıkarsınız! Varsın öyle olsun. Varsın anlamayın bu dili. Anlamıyor olmak başkadır, “bilinmeyen” kategorisinde addetmek başka. İşte bu saygısızlıktır. q Sayfa 3

İşçi-köylü’den

Egemenler “çözüm”de değil, tasfiyede ısrarlı!

4 Sayfa 15

C

M

Y

K

G-20 zirvesi sona erdi!

Sayfa 3

* IS SN: 1307-878X

Başbakanın “kumanda bizde olacak!” şeklindeki sahte restine karşın kumandanın da NATO’da olacağı kesinleşti. Projenin koordinatları direkt Ortadoğu’yu hedef tahtasına koyarken, halklar için daha fazla işgal, daha fazla zulüm, daha fazla göç yolları görünüyor. Emperyalistler bir kez daha dünyayı, halkların kanıyla yıkamaya hazırlanıyor!

Gelişmiş ve “gelişmekte olan” 20 ülkenin biraraya geldiği G-20 zirvesi Güney Kore’nin başkenti Seul’de gerçekleştirildi.

Zirve, 11 Kasım günü açılışla birlikte başlayan eylemlerle 15 Kasım’da sona erdi. Zirvenin gündemini; sürdürülebilir kalkınma ve finans piyasalarında yapılabilecek yeni düzenlemeler oluşturdu. Başka bir deyişle krizle birlikte giderek kızışan “kur -para savaşları”, çatışmaların merkezini işgal etti. Zirveye ABD’nin özellikle Almanya ve daha çok da Çin’le yaşadığı ekonomik hegemonya çatışması damgasını vurdu.

G-20 zirvesinin en önemli kararı emperyalist-kapitalist sistemin içine girdiği küresel krizden çıkabilmesi için yarı sömürge, sömürge ülkelerin “daha fazla sorumluluk” alması gerektiği oldu. Alınan bu karar, sözü edilen ülkelerde yaşayan milyarlarca işçi ve emekçiyi çok daha zor günlerin beklediğini gösteriyor. Seul’da yapılan eylemler ise bu zor yıllara çetin mücadele günlerinin eşlik edeceği müjdesini veriyor! q Sayfa 11

Füze kalkanında imzalar atıldı!

ABD’nin talepleri doğrultusunda NATO tarafından kurulması hedeflenen Füze Kalkanı Projesi’nde tartışmalar sona erdi. 19 Kasım günü Lizbon’da başlayan ve 28 NATO ülkesinin katıldığı zirvede Füze Kalkanı Projesi’nin Türkiye’ye kurulmasına karar verildi. Komuta ise NATO’da olacak. NATO’nun gelecek 15 yılının masaya yatırıldığı ve planların hazırlandığı zirvede Fransa’nın belgede “İran yerine Ortadoğu” ibaresinin yer alması şeklindeki talebi de reddedildi. Belgede

Sınıfsal Yaklaşım Şaşırtmaca ve Kandırmaca

Türkiye, NATO’nun kanlı saldırı rampası olmasın * Fiyatı: 1.50 TL

Emekçinin gündemi

Sınıfın örgütlenmesinde genç bir soluk...

Sayfa 8

İran ismi de yer almadı. Buna rağmen projenin koordinatlarına bakıldığında en önemli hedeflerden birinin İran olduğunu söylemek mümkün. NATO, Füze Kalkanı’nı önce Polonya ve Çek Cumhuriyetine kurmak istemiş ancak Rusya’nın itirazları ile geri adım atmak zorunda kalmıştı. Bunun üzerine kalkanın NATO üyesi olan ve projenin kapsamı içinde “en ileri” noktada bulunan Türkiye’ye kurulması gündeme gelmişti. q Safya 11

Evrensel bakış

Emperyalist tekellerin ittifakı güçlendi!

Sayfa 11

Pusula

Örgütlenerek örgütlemeliyiz, öğreterek öğrenmeliyiz

Sayfa 12


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Issuu converts static files into: digital portfolios, online yearbooks, online catalogs, digital photo albums and more. Sign up and create your flipbook.