Bu ülkede herkes insanca yaşamayı hak ediyor”
Sizce Ağaoğlu tüm bunları hak ediyor mu? “Bu ülkede herkes insanca yaşamayı hak ediyor.” Bu sözler Ağaoğlu şirketler grubu başkanı Ali Ağaoğlu’na ait. Hani şu son günlerde suretini sıklıkla görmeye başladığımız “iyi niyetli, dürüst” iş adamına. Mustafa Kemal misali “istikbal göklerdedir” manzaralı fotoğrafları ile gazetelerin manşetlerinden inmeyen Ağaoğlu. 10. katta bahçeli, manzaralı, yüzde 87’si yeşil alan, hatta içinde golf sahası olan yaşam merkezinin mimarı Ağaoğlu… Her şey sudan ucuz olacak, 10 bin lira peşinat veren herkes bu süper lüks konutlarda hak ettiği yaşama
A noktasında şüpheleri artıran bir Y ortam. Üzerinde uçuşan alıcı kuşları, otlayan inekleri ve koyunları ile İstanbul’un bir “köyü” A sanki. Muş, Bitlis, Ağrı, Erzurum ve Dersim’den aldığı göçlerle Z emekçi Kürt halkının oluşturduğu bir mahalle. Burası güneş ışıklarının M düştüğünde ısıtacağı az sayıda evleri bulunan Ayazma-Hamamdere A Bölgesi. Sayfa 14
Merdivenleri yıkıntılara çıkan bir bölge
kavuşacak. Böyle söylüyor Forbes dergisinin milyarderler listesine giren Ağaoğlu televizyon reklâmında tüm kibiri ile bize bakarken. Basketbol Milli Takımı’na hediye ettiği dairelerle yoğun bir sempati de kazanmıştı üstelik. O depremle yerle bir olmuş bir ülkenin geçmişinden bir kopuşu temsil ediyor sanki. Artık binalar çökmeyecek, sallanmayacak, yaşam merkezlerinde havuzlar olacak ve herkes insanca yaşayacak.... Az şeyler değil söyledikleri.
Uzun bir yokuş ile birlikte yollara yayılan moloz yığınları, fabrika atıkları ve zehirli suların yaydığı kötü kokularla doludur Ayazma yolları. İstanbul’un mahrumiyet bölgesi… Yapısı ile savaş alanlarını andıran, sessizliği ile yaşamın varlığı
K
İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin
www.iscikoylu.net
Sayı: 75
* 29 Ekim-11 Kasım 2010
* Fiyatı: 1.50 TL
DDSB bülteni 1 Mayıs çıktı!
* ISSN: 1307-878X
AKP, Referandumun meyvelerini topluyor Star Wars ABD’yi kurtaracak mı?
YDK üyesi ve İşçi-köylü okuru Gülünay’a taciz ve kaçırma girişimi Henüz arkadaşımız Songül Araç’ın polis güdümündeki bir kişi tarafından evinin önünde cinsel tacize uğramasının üzerinden 1 yıl bile geçmemişken şimdi yine bir arkadaşımız polis tacizine maruz kaldı. 14 Ekim Perşembe günü arkadaşımız Deniz Gülünay, evine giderken arkasından yaklaşan siyah renkli 34 BH 1845 Plakalı Fiat Doblo marka araç tarafından takip edildiğini fark etmiş ve arkasını döndüğünde araçtan sarkan bir kişinin kendisini tutmaya çalıştığını görmüştür. Kendisini polis olarak tanıtan kişiler tarafından gerçekleştirilen kaçırılma girişimi Yeni Demokrat Kadın tarafından İHD’de yapılan basın açıklaması ve Taksim Meydanında gerçekleştirilen eylemle K Sayfa 2 protesto edildi.
12 Eylül 2010’da gerçekleştirilen referandum öncesi tartışmalarda sıkça söz edilen konuydu, AKP’nin yargıyı denetim altına alma, bu alanda da kadrolaşma çalışmaları. Referandum sonucunda AKP istediği sonucu elde etmiş ve Anayasa değişikliği kabul edilmişti. Şimdi sıra AKP hükümetinin bu doğrultuda çalışmalarındaydı. Nihayetinde yapılan çalışmalar meyvesini verdi ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 7 üyesi istifasını açıkladı Ardından yaşanan süreç elbette yargının düne kadar bağımsız, demokratik,
siyasi vesayin altında olmadığı anlamlarına gelmiyor. Devletin kurumları aygıtları gibi yargı da hiçbir zaman devletin ideolojisi dışında kalmamıştır. Bugün yaşananlar karşısında ayağa kalkan yargı mensupları daha düne kadar sayısız devrimci ve yurtsever için kalemi kıranla, faşist Kemalist ideolojinin temsilcileridir. İki gerici faşist klikten daha örgütlü olan kliğin diğeri üzerinde egemen hale gelmektedir. Bunun başta devrimci ve yurtseverilerici kesimleri olmak üzere toplumsal muhalefete ve de tüm ezilenlere yansıması ise her türden baskı ve sorun dozundaki artış olacaktır-olmaktadır.
GELECEĞİMİZ VE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ İÇİN 6 KASIM’DA ANKARA’DAYIZ! 1980 Askeri Faşist Cuntası’nın ürünü olan YÖK kurulduğu günden bugüne üniversitelerin demokratik, özerk ve bilimsel misyonuna tüm araçlarıyla saldırdı. Tüm icraatlarıyla üniversiteleri market, öğrencileri müşteri, eğitimi ise alınır satılır bir meta haline daha fazla getirdi. Yıllardır demokratik halk üniversiteleri mücadelesi veren Yeni Demokrat Gençlik olarak 6 Kasım’da Genç-Sen, Ekim Gençliği,
İşçi-köylü’den Gerçek gündemleri örtmenin adresi: Türban 4 Sayfa 15
C
M
Y
K
Kaldıraç, PDG ve Tüm-İGD ile birlikte YÖK protestosu için ortak miting örgütleyeceğiz. Miting için 6 Kasım günü saat 10.00’da Cebeci’de toplanıp Sakarya’ya yürüyeceğiz. YDG olarak özgür bir gelecek için herkesi 6 Kasım günü Ankara’ya davet ediyoruz. Yaşasın Demokratik Halk Üniversiteleri Mücadelemiz!
YENİ DEMOKRAT GENÇLİK
Sınıfsal Yaklaşım Temelli değişimi engellemek için yeniden biçimleme Sayfa 3
Sınır ötesi operasyon için tezkereyi meclisten geçiren AKP hükümeti bu arada “Füze Kalkanı Projesi” içinde fazla mesai yapıyor. Kamuoyuna yansıyan “Füze Kalkanı Projesi” bir dizi karmaşık faktörü de içinde barındırıyor. Türk egemen sınıflarının; Amerika’nın NATO üzerinden bu talebine karşı direndiği, sürecin bu yüzden uzadığı ve görüşmelerin devam ettiği basına yansıyanlar arasında. Füze Kalkanı Projesinin görece uzun bir zamana yayılmasının gerçek nedeni Türk egemen sınıflarının direnişi değil uluslararası planda diğer emperyalist devletlerle yaşanan pazarlıklar, karşılıklı restleşmeler ve manevralardır. Ülkemiz egemenlerinin ABD emperyalizminin isteklerine karşısında bir takım şartlar ileri sürse de direnemeyeceği bilinmektedir. Hele de 2009 Nisan ayı başında NATO’nun 60. yılı nedeniyle Strasbourg’daki NATO zirvesine katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 28 ülkenin üye olduğu NATO içerisinde Türkiye’nin daha fazla rol almak istediğini, sorumluluklarının gereğini her koşulda yerine getireceklerini söylemişken. 2007 yılı sonlarında ABD’ye giden A. Gül, ABD’nin füze kalkanı projesi için dönemin Savunma Bakanı Robert Gates ile ön müzakereler yürütmüştü. Trabzon’da ABD’nin askeri üs açma isteği de bu görüşmede kabul edilmişti. K Sayfa 3
DEVRİMCİ TUTSAKLARI SAHİPLENELİM Hapishanelerde ağırlaştırılmış müebbetlik tutsaklara uygulanan hak gasplarının ve tecridin son bulmasını isteyen TUYAB (Tutuklu ve Hükümlü Yakınları Birliği) üyeleri, 24 Ekim günü Taksim Tramvay Durağı’ndan Galatasaray Lisesi’ne kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi.
K Sayfa 6
Göğün yarısı
Evrensel bakış
Şiddete karşı susmayalım... Kendimiz için... Sıdıka için...
NATO’nun 3. Dönem “Stratejik saldırı konsepti”
Sayfa 2
Sayfa 11
Pusula Kitle çalışmasına dair bazı notlar Sayfa 12
Demo Plastik patronundan sendikal örgütlülüğe saldırı Bursa Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet yürüten Fransız sermayeli Demo Plastik Fabrikası’nda, baskı ve sömürü uygulamaları yeni bir aşamaya sıçradı. İnsanca yaşanacak koşullar ve ücret için Petrol-İş Sendikası’na üye olan Demo Plastik K Sayfa 8 işçileri işten atıldı. Şehit Pale Eylem Timinden Dersim merkezde eylem Dersim’de 14 Ekim günü yaşamını yitiren 4 gerillanın anısına bir misilleme eylemi gerçekleştiren HPG güçleri, Dersim merkeze bağlı Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan emniyet müdürlüğüne yönelik bir eylem K Sayfa 6 gerçekleştirdi. Süryanilerden Bakan Çelik’e binyıllık sitem “Tek millet, tek devlet ve tek dil” anlayışı ile her türlü farklılığı bir tehdit olarak algılayan ve hedef tahtasına koyan zihniyetin en büyük mağdurlarındandır biridir Süryaniler. Kendisi dışındaki herkesi öteki olarak kabul eden bu anlayış, gerektiğinde fiziki bir soykırım uygulamaktan kaçınmamış bunun bir ihtiyaç olarak görünmediği durumlarda da bunu kültürel olarak uyguK Sayfa 5 lamıştır. Özel Tim’in İşçi-köylü korkusu Dersim’in Ovacık ilçesi Aslandoğmuş köyünde Özel Timlerin köylüler üzerindeki baskıları sürüyor. Geçtiğimiz hafta ormanda sürüsünü otlatan bir köylünün önüne çıkan 13 kişilik bir özel tim grubu, köylüyü tehdit etti. Gazetemiz İşçi-köylü’yü soran Özel Timler, arkadaşımıza “sana gazete geliyor, sen okuyorsun” diyerek tehdit etti. Arkadaşımıza küfür eden Özel Timler, gazetemizi okumaya devam ettiği durumda “daha farklı şeyler” yapacaklarını söylediler. K Sayfa 6