Bayramlar, çocuk “teröristler” ve yaşamı “değersiz” insanlar
İşçi-köylü
16 Ağustos’ta Şehit Kemal Mahallesi’nde ara sokaklara giren kolluk kuvvetleri 7 yaşındaki Hasan Borak’ın peşinden evlerine kadar gelerek, evinin avlusunda hem çocuğu hem de onlara engel olmaya çalışan annesini darp etmişlerdi. Bu sırada evde bulanan baba Nezir Borak da olaya müdahale etmiş ve bunun üzerine çocuğu gözaltına alamayan faşist kolluk kuvveti, Borak’ı başından silahla vurarak ağır yaraladı. Hastaneye kaldırılan ve ölüm-
den dönen Borak, şimdi yatalak durumda... 5 çocuklu Borak ailesinin geçimi de ailenin 15 yaşındaki tamirci çırağı olan ve 40 TL haftalık alan Mazlum’un küçük omuzlarına kalmış durumda. Akrabaların cüzi yardımları ve ayarlanmaya çalışılan “engelli maaşı” ailenin tek umudu… 7 yaşındaki bir çocuğu terörist ilan eden faşist devletin kolluk kuvvetleri, hiçbir yerde zulmünü “esirgemedi” Borak ailesinin üzerinden. Şırnak’ta
köylerini yaktı, büyük kardeş İbrahim’i bu köy yakmaları sırasında katletti, Mersin’e göçe zorladı. Ne de olsa Borak ailesi Kürt ulusundandı. Yani devlet, bu aileyi “öldürebilir”, cesedini yakabilir, tanınmaz hale getirebilir, çocuklarını “terörist” ilan edebilir, Enver Turan’ı katledebilir, küçük bedenlerini roketatar ya da yaşından büyük sayıda mermiyle parçalayabilir ya da hapse atabilirdi! İmha da edebilirdi K Sayfa 4 inkar da!
Demokratik Halk İktidarı İçin
Demokrasi masalı buraya kadar!
Sayı: 73
* 1-14 Ekim 2010
* F iyatı: 1.50 TL
Referandum öncesi, demokrasi için oy isteyen AKP, sandıklar açılır açılmaz gerçek yüzünü göstermekte gecikmedi. Bize anlatılan “demokrasi masalı” da sona ermiş oldu. Hakkâri’de yaşanan saldırıda 9 kişi katledildi. AKP suçluyu birkaç saniyede buldu. Ancak adres gösterdiği PKK, saldırıyla ilgisi olmadığını açıkladı. Köylüler saldırıyı devlet güçlerinin yaptığına inanıyor. TZP-Kurdi’nin anadilde eğitim talebiyle başlattığı okulları bir hafta süreyle boykot eylemi de AKP’nin saldırılarından nasibini aldı. Özellikle bölgedeki okullar polis, asker ve jandarma terörüne sahne oldu.
Avcı iken av olan bir kontrgerillanın çırpınışları
Ünlü polis/kontrgerilla şeflerinden, kitabı yazmadan ve kendi isteğiyle merkeze alınmadan önce Eskişehir Emniyet Müdürü olarak görev yapan Hanefi Avcı, “Haliç’te Yaşayan Simonlar. Dün Devlet Bugün Cemaat” adıyla bir kitap yazdı. Yer yerinden oynadı! Kitap yüksek tirajlarla 5 baskı yaptı. Korsanlarının miktarını bilinmiyor. Yaklaşık 600 sayfalık kitap iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm Devlet, ikincisi Cemaat! Birinci bölümde devletin yaptıklarını, ikinci bölümde ise Cemaatin (Fetullah Gülen Cemaatinin) icraatlarını, esas olarak da polis içindeki örgütlenmesini anlatıyor K Sayfa 7 Avcı kitabında.
İşçi-köylü’den
Referandum sonuçları ve olası bazı gelişmeler 4 Sayfa 15
C
M
Y
K
Hakkâri’de boykotun intikamı: KATLİAM
Sosyalist Demokrasi Partisi ve Toplumsal Özgürlük Platformu’na yapılan operasyon, Devrimci Karargâh operasyonu olarak lanse edildi, 13 kişi hukuksuz bir şekilde tutuklandı. Hapishanelerde tecridin kaldırılması talebiyle Ankara’ya yürüyen TAYAD’lılar Bolu’da faşistlerin linç saldırısına uğradı. Saldırı sırasında hiçbir şey yapmayan polis, saldırıdan sonra TAYAD’lıları gözaltına aldı. AKP’nin demokrasisi bir avuç asalağın dizginsiz sömürüsüdür. Hukuksuzluğun, temel hak ve özgürlüklere saldırıların artmasıdır.
16 Eylül günü Hakkâri’nin Geçitli (Peyanis) köyü yakınlarında yola döşenen mayının köylüleri taşıyan minibüsün geçişi sırasında patlaması sonucu dokuz kişi öldü. Referandum tartışmaları sıcaklığını korurken, Hakkâri’de yaşanan saldırı ile ülke gündemi bir anda değişti. Benzerlerine daha önce sıkça tanık olduğumuz katliamın üzerinden birkaç dakika geçmeden devlet failleri buldu. BDP ile hükümet arasında yapılması planlanan görüşmelerden hemen önce ve PKK’nin ilan ettiği tek taraflı eylemsizlik kararının bitmesine dört gün kala gerçekleşen bu saldırı yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
“ASILMAYIP BESLENEN”LERE UYGULANAN HÜCRE TİPİ ZULÜM; DİRİ DİRİ GÖMME...
Ağırlaştırılmış müebbet cezası olan tutsaklara uygulanan tecrit, son süreçte özellikle Tekirdağ F Tipi Hapishanesi’nde yaşanan yeni hak gasplarıyla yeniden gündeme geldi. Çeşitli hapishanelerde günde 5-6 saat uygulanan havalandırma haklarının daha da kısıtlanması ve koşullarının sürekli ağırlaştırılması üzerine tutsaklar çeşitli biçimlerde direnişlerini sürdürüyor. Ağırlaştırılmış müeb-
Sınıfsal Yaklaşım
Ne 12 Eylül mazidir ne de ona karşı mücadele!
Sayfa 3
Hakkâri uzunca bir süredir devletin özel olarak üzerinde durduğu-hedef seçtiği illerin başında geliyor. Kürt halkına yönelik her türlü saldırıya karşı en radikal duruşun sergilendiği bölgede, gerillanın büyük bir prestiji var. Sandıklar açılırken beklentisi sorulan Erdoğan’ın “Hakkâri dışında bir sorun olacağını sanmıyorum” sözleri de bu yönelimin işaretlerini taşıyor. Hakkâri halkı referandumda yüzde 94’lük bir boykot oranı ile taK Sayfa 4 rihi rekora imza atmıştı.
SİZE BOYKOT DA YASSAAK!
İmha ve inkâr politikaları, Kürt ulusu ve en çok da Kürt çocukları her gün yeni bir saldırıya maruz bırakılıyorlar. Her seferinde dile getirilen Kürt ulusunun anadil talebi, bu kez de Kürt Dili ve Eğitim Hareketi (TZP-Kurdi) Platformu’nun başlattığı okul boykotu eylemiyle gündeme getirilmiş oldu. Kürt ulusunun haklı ve meşru mücadelesinin önemli bir ayağını oluşturan anadilde eğitim bu kez de hakkın bizzat sahipleri, bozuk eğitim sistemlerinin belki de en mağdurları tarafından K Sayfa 5 talep edildi.
betten hükümlü tutsaklardan Ali Gülmez ve Muzaffer Öztürk içinde bulundukları koşulları anlatan ayrıntılı bir mektubu gazetemize yolladılar. İdam cezasının kaldırılmasından sonra yerine getirilen “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezasıyla tutsakların hangi ortamda yaşama mahkûm edildiği, “ölünceye kadar” tek kişilik hücrelerde fiziki ve psikolojik ne tip tahribatlar yaşandığının anlatıldığı mektupta özellikle hapishane idarelerinin kendilerine verilen geniş yetkilere dayanarak bir de disiplin cezalarıyla ağır olan tecrit koşullarının daha da ağırlaştırılması vurgulanmaktadır. K Sayfa 5
Göğün yarısı
Her gün Fatmagül’le aynı suçu işliyoruz!
Sayfa 2
* IS SN: 1307-878X
Evrensel bakış
Irkçı yükselişe inat, emekçiler hedefe kilitleniyor
Sayfa 11
Pusula
Sınıf mücadelesinde eğitilmiş güçlerin rolü
Sayfa 12
Esenyurt işçileri hukuk mücadelesini kazandı
Sendikadan istifa etmedikleri için işten çıkartılan belediye işçilerinin hukuk mücadelesinde mahkeme heyeti, 54 işçi için işe iade K Sayfa 8 kararı verdi.
Sisin ardında uzanan bir tarih: Ahtamar Kilisesi 19 Eylül günü, inkarla geçen 95 yılın ardından, uzunca süredir tartışmalı olan ayin gerçekleştirildi. Ahtamar; kiliseleri tahrip etmek, ya camiye ya da müzeye çevirmek politikasından kurtarılmayı bekliK Sayfa 6 yor hala. Allianoi antik kenti gömülüyor Bergama ilçe sınırları içinde yer alan Allianoi antik kentindeki tarih katliamı sadece tesadüftür. Su kaynağı az uzağında bulunsaydı, kent sular altında kalmayacaktı. O zaman da bu alanda yapılan baraj haklı mı sayılacaktı? K Sayfa 13 Asrın projesinde direniş kazandı Asrın projesi olarak tanıtılan Marmaray, sadece devasa bir yapıt olarak değil, bünyesinde yaşanan direniş ve zaferleri de beraberinde alarak tarihe geçecek. K Sayfa 9 Kadın cinayetleri ve bir İstanbul “masalı” 3 Mart 2009’da Etiler’de bir çöp konteynırında parçalanmış cesedi bulunan Münevver Karabulut cinayetinin faili Cem Garipoğlu’nun duruşması 24 Eylül günü Bakırköy Adliyesi’nde görüldü. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu da sabah saat 09.00’dan itibaren oradaydı… K Sayfa 2