ik%2071

Page 1

Şovenizmin panzehiri sınıf mücadelesidir! Faşist odaklar, İnegöl ve Dörtyol’da olduğu gibi ırkçı-şoven politikalarla zehirlenmiş güçleri Kürt halkına karşı çok rahatça harekete geçirebiliyorlar. Hiç şüphesiz ki bu politikaların tek sorumlusu faşist Kemalist diktatörlüktür. Faşist burjuva partilerin, militarist güçlerin, kaleminden ırkçılık zehri akan burjuva medyanın yıllarca Kürt ulusuna ve diğer azınlık milliyetlere yönelik yürüttükleri karşı devrimci pratiklerin yol açacağı sonuçlar da budur işte. Dolayısıyla ortada aniden gelişen, üç-beş kişinin yol açtığı bir provokasyon

yoktur. Ortada yıllardan beri yürütülen ırkçı politikaların şekillendirdiği sivil faşist güçlerin saldırıları vardır. Ve sistemin militarist güçleri de saatlerce bu saldırılara engel olmamışlardır, olmak gibi bir niyetleri yoktur. Çünkü onlar da bu saldırıların içindeler. Bugün bir yanda resmi ve sivil faşist güçlerin Kürt ulusuna, diğer azınlık milliyetlere dönük yürüttüğü saldırılara karşı tavır alarak ırkçılığı, egemen ulus şovenizmini teşhir ederken diğer yanda Kürt ulusunun, azınlık milliyetlerin demokratik ta-

leplerinin aktif savunucusu olmalıyız. Çeşitli milliyetlerden emekçilerin birliği ancak her türlü sömürüye, milli zulme karşı çıkarak, herkesin kendini özgürce ifade edebileceği bir ortam yaratarak sağlanabilir. Bu pratiğin somut sonuçlarının bugün zayıf olması onun gerçekliğine, doğruluğuna asla gölge düşürmez. Kısa dönemlerde de olsa yaşanan tarihi tecrübeler bunun böyle olduğunu bize göstermektedir. 4 Sayfa 3

İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin

Sayı: 71

* 6-19 Ağustos 2010

* Fiyatı: 1.50 TL

Ç I K T I * ISSN: 1307-878X

12 EYLÜL’E TAZE KAN OLMAYALIM! T O K Y BO Sınıfsal Yaklaşım 12 Eylül’e taze kan, sisteme soluk ve faşizme tahkim!

Sayfa 3

Emekçinin Gündemi Anayasa(k) Sayfa 8

Göğün Yarısı Güzel sözler duymak istemiyoruz! Sayfa 2

Pusula Hayatını halka adamış militanlar yaratmak Sayfa 12

Evrensel Bakış Kabil Konferansı ışığı bulamadı! Sayfa 11

İşçi-köylü’den Faşist-şovenist saldırılara barikat, referanduma boykot! 4 Sayfa 15

C

M

Y

K

Referandum tarihine yaklaştıkça egemenler cephesinde de emekçiler-ezilenler cephesinde de hava giderek daha da ısınıyor. Düzenin yeniden tahkimatını ve dizaynını amaçlayan ve en çok da meşruiyet paradoksuna kilitlenen bu sürecin taşları çeşitli düzen partileri ile örülmeye devam ediliyor. 12 Eylül’ün yıldönümünde onunla hesaplaşma söylemi/ yalanı ekseninde “evet”çiler ve “hayır”cılar olarak aynı değirmene su taşıyan düzen partileri propagandalarını giderek yoğunlaştırıyor. Düzenin yeninde yapılandırılması ve güçlendirilmesinden öte emekçiler için bir anlamı-getirisi olmayan bu anayasa değişikliği büyük bir sıçrama gibi sunuluyor. Egemenlerin bizi içine çekmeye çalıştığı bu oyunun farkındayız. Evet veya hayır demekle işçi ve emekçilerin günlük

Ne kırk satır ne kırk katır! Anayasa’da değişiklik paketine ilişkin referandumun, 12 Eylül AFC’nin yıldönümüne denk gelmesi egemenlerin bu oyunu avantaja çevirme çabalarında önemli bir unsur olmayı sürdürüyor. Bu durum tabi ki bu tarihin sadece bir “tesadüf” olmadığı kanısını da güçlendiriyor. Bu oyuna geniş kesimleri taraf yapma çabalarında 12 Eylül bağlantılı her türden argümanın pervasızca kullanılması da dikkatlerden kaçmıyor. Değişiklik paketine her kesimden destek alma yönlü sergilenen pervasızlıktan nasibini alan bu kez de 12 Eylül AFC’sinin idam ettiği devrimciler oldu. “12 Eylül’le hesaplaşma” iddialarına(!) kendini iyice “kaptıran” Erdoğan, “gözyaşları içinde” Necdet Adalı örneğini veri-

yor, onun idamının anısına yazılan dizeleri okuyordu! Ancak sol kitleleri-kesimleri etkilemek için yapıldığı açık olan bu şovun arasına aynı dönemde idam edilen bir ülkücüyü de sıkıştırmayı ihmal etmiyordu. Tıpkı “Kürt açılımı”nın ilk dönemlerinde Ahmet Kaya’ya değinip, araya Said-i Nursi’yi sokuşturması ve/veya “Alevi çalıştayı” denilen toplantıya Maraş katliamının bir numaralı sanığı Ökkeş Şendiller’in davet edilmesinde olduğu gibi... AKP’nin 8 yıllık hükümet dönemine baktığımızda onun her şeyden önce din olgusunun egemen sınıflar elinde en işlevli biçimde kullanılmasına dönük, uzun yıllara dayalı bir projenin ürünü olduğunu rahatlıkla görebiliriz. 4 Sayfa 6

yaşamlarında temel demokratik hak ve özgürlüklerinde bir değişim-iyileşme olmayacağını biliyoruz. Referandumla birlikte bize sunulanların koca bir yalan ve aldatmaca olduğunun farkındayız. İşte bu yüzden biz işçi ve emekçilerin hiçbir karar anına dâhil olmadığı ve hiçbir şey kazandırmayacak olan bu anayasa referandumunu boykot ediyoruz. Unutmamak gerekir ki, ayrı cephelerdeymiş gibi görünseler de “evet”çiler de “hayır”cılar da aynı cephenin iki ayrı kesimidir. Bizim cephemiz ise ezilenlerin, sömürülenlerin, yok sayılanların, kısaca çeşitli milliyetlerden ve azınlıklardan emekçi halkın cephesidir. Düzenin ciddi bir meşruiyete ve güven tazelemeye ihtiyaç duyduğu önümüzdeki günlerde ona bu istediğini vermeyecek, sandığa gitmeyecek ve referandumu boykot edeceğiz!

Kadıköy Belediyesi işçileri direnerek kazandı Kazanım elde etmenin en önemli yolu işçi sınıfının bilinçli ve örgütlü hareket etmesinden geçer. Sistemin krizine, baskısına boyun eğmeden direnen DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’nda örgütlü olan Kadıköy Belediyesi işçileri, birleşik ve örgütlü mücadeleyi seçerek 19 Temmuz’da başlattıkları grevi kazanımla sonuçlandırdı.

4 Sayfa 8

Grevin ayak sesleri duyuluyor TİS sürecinin tıkanması üzerine Belediye-İş Sendikası İstanbul Şubeleri grevin ayak seslerini, 13 Temmuz günü Edirnekapı’dan Büyükşehir Belediyesi önüne kadar gerçekleştirdiği ve binlerce emekçinin katıldığı yürüyüşle duyurmuştu. 30 bin belediye işçisini kapsayan sürecin tıkanmasının nedeni, İBB ve bağlı belediyelerinin uzlaşmaz bir tutum izleyerek güvencesizleştirme saldırılarını dayatması sonucu oluşmuştu. 4 Sayfa 9

Ne 12 Eylül Anayasası ne AKP aldatmacası! 12 Eylül’de gerçekleştirilecek olan Anayasa Referandumu öncesi bir araya gelen BDP, TÖP, SDP, ESP, Partizan, DHF, EHP, SGH, SBH, DİP-G, DÖH, SODAP, Köz, Türkiye Gerçeği ve Sosyalist Devrim Parti Girişimi “Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi”ni 3 Ağustos günü Taksim Hill Otel’de bir basın toplantısı ile kamuoyuna deklare etti. Toplantıda “Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi” adına açıklamayı ESP İstanbul İl Başkanı Hülya Gerçek yaptı.

Anayasa paketinin ne kadın-erkek arasında yasal ve fiili eşitsizlikleri giderecek düzenlemeler getirdiğini ne de 12 Eylül paşalarının yargılamasındaki engelleri kaldırdığını belirten Gerçek, AKP’nin de referandum ile 12 Eylül kurumlarında kendine yer açmaya çalıştığını belirtti. Referandum sürecinde emekçi halk kitlelerinin bir ikileme sokulduğunu belirten Gerçek, emekçilerin alternatifsiz olmadığını belirterek egemenlerin evet-hayır seçenekleri karşısında Boykot cephesini kurduklarını söyledi. 4 Sayfa 7


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Issuu converts static files into: digital portfolios, online yearbooks, online catalogs, digital photo albums and more. Sign up and create your flipbook.