ik 55

Page 1

Ekmek ve ölüm...

Bursa Kemalpaşa’daki maden ocağında 10 Aralık’ta grizu patlaması 19 işçinin yaşamına mal oldu. Patlamanın nedeni ve ihmaller araştırılıyor şimdi! Bakanlar ve yetkili ağızlar “üzüntülerini” belirtip, “gereğini yapacaklarını” söylüyorlar. Onlar ekmek parası için indikleri yeraltına her gün evlerinden çıkarken ve madene inerken “Allah’a emanet” ediliyorlar. Ne arkalarında bıraktıkları aileleri ne birkaç yıl sonra emeklilikleri ile

yabancısı değiliz aslında. Zonguldak’ta 1992 yılında “felaketlerin” en büyüğüne 263 işçinin ölümüyle tanık olmuştuk. Maden ocakları, ölüm ve direniş ocakları olarak yazıldı ülkemiz işçi sınıfının mücadele tarihine. Ekmeğin pahalı olan bedeli, direnmeyi, başkaldırmayı da öğretti. Yaşamak için direnmeyi öğrendi maden işçileri. O tarihten bugüne tabutlar çıkmaya devam etti kömür ocaklarından ve en son Kemalpaşa… Sonuncu olmadığını biliyoruz bu patlamanın, patlamayla ortaya çıkan gerçeklerin nasıl yabancısı değilsek. Sayfa 8

birlikte onları bekleyen rahat yaşamlar... Yerin 300 metre altındaki ekmeklerini almaya gidiyorlar her gün. Geri dönebilenler şanslı, ama ölenlerin şansı yaşayanlar kadar yolunda gitmiyor. Ve geride kalanlar, kendi geleceklerini gördükleri o beton ve kömür yığının altında kömür gibi yanan kendi bedenleriymişçesine acıyla bakıyorlar arkadaşlarına… Patlamanın ardından yansıyan görüntülerin

İşçi-köylü

99

Ç I K T I

Demokratik Halk İktidarı İçin

Sayı:

55

* 25 Aralık-7 Ocak 2009

* Fiyatı: 1.50 TL

* ISSN: 1307-878X

Ortak düşmana karşı birleşelim! Bir yandan ırkçı-şoven dalga yükseltilip halk karşı karşıya getirilirken, devlet tüm ezilenlere saldırıyor

İt fa i ye İş ç il e ri

D e m ir y ol u e m ekçi l er

İmha ve inkara “oybirliği” ile devam...

Kandil’den ve Maxmur’dan gelenlerin kuzu kuzu ana-baba ocağına gideceği beklentisi içersindeki devlet, Kürt halkının coşkulu karşılamaları ve sahiplenişinden rahatsızlıklarını “iyi niyeti suiistimal” olarak değerlendirerek, her an elinde değiştirdiği ikiliden biri olan sopayı eline tekrar alımşıtr. “Tek dil, tek bayrak, tek millet, tek vatan” ırkçı sloganı eşliğinde “Milli Birlik ve Kardeşlik” Projesi ismi ile süre giden “açılım” projesi, İzmir’de DTP konvoyuna saldırı ile farklı bir sürece evrilmiştir. TC’nin Kürt ulusuna yönelik saldırılarının bir halkası olan DTP’nin kapatılması da göstermektedir ki TC, imha, inkar ve asimilasyon politikasında bütün kurum ve kuruluşlarıyla “oy birliği” içerisindedir. Sayfa 6

İşçi-köylü’den

Tecrübeler militan

mücadelemize ışık olmalıdır!

Sayfa 2

C

M

“Açılım”da gelinen süreçte taktik hamleler birbirini izlerken, bir süredir çeşitli milliyetlerden emekçi halkımız, şovenizm zehiriyle karşı karşıya getirilmekte, şoven dalga yükseltilmeye çalışılmakta. Ancak son bir hafta içinde devletin saldırılarına baktığımızda meselenin hiç de “milli bir mesele” olmadığı ortaya çıkıyor. Devlet, Kürtlere “terörist” diyerek sivil ve resmi faşist güçleriyle saldırırken, TEKEL işçilerine işlerine sahip çıktıkları için, Demiryolu işçilerine arkadaşlarıyla dayanıştıkları için, İtfaiyecilere haklarının gasp edilmesine karşı çıktıkları için saldırdı. Bursa’da maden kazasında 19 işçi ihmalin ve denetimsizliğin kurbanı oldu. Kürtlere yönelik ise haftalardır tüm güçleriyle savaş yürütülmekte... Hepsinde saldıran devlet ve onun sivil, resmi faşist güçlerine karşı tüm ezilenler ortak düşmanı görmeli ve mücadelede birleşmelidir!

Kürt Çocukları

TE KEL i ş çi l er i

Y

K

Taraf Gazetesi Kürtlerin dostu mu?

Sistem içindeki klik ve güç çatışma-

sında “militan” bir duruş sergileyen, ABD emperyalizminin ve AKP’nin projelerine arka çıkan Taraf gazetesi orduya “posta ko-

yarak” büyük bir sükse ile ana akım medya

bunu başarmak için de bu kesimlere en çok zulmü yapan orduya ve Kemalizm’e muhalif bir görüntü çizmektedir. Artık Kemalizm’in dar sınırları günümüzde sistemin ihtiyaçlarına yanıt olmamaktadır. Kürtler, Ermeniler, diğer azınlıklar, Kıbrıs, Ortadoğu vb. gündemlerde takip edilen geleneksel politikanın iflas ettiği daha net görülmektedir. Bu politikalarla kriz döneminde emperyalizmin beklentilerine cevap bulmak mümkün de-

ğildir. O zaman bir yandan Kemalist ideolojiden güç alan geleneksel devlet siyasetinde rötuşlar yapmak, sistemin dökülen yanlarını tamir etmek gerekir. Bunun bir yanı 86 yıldır ezberlettirilen dogmaların ve ezberlerin güncellenmesi ve yeni ezberlerin belletilmesi iken diğer yanı da Ermenistan’dan Arap devletleriyle ilişkilere, Kürtlerden ve Alevilere çok çeşitli konularda açılımlar yaparak sisteme yeni nefes sahaları açmaktır. Sayfa 9

?? ?? ?

içindeki yerini almıştı. AKP’nin temsil et-

tiği egemen sınıflar bloğunun arkasında li-

berallerden sosyalistlere, İslamcılardan

Kürtlere ve azınlıklara kadar geniş bir ke-

simi birleştirmeye çalışan Taraf Gazetesi

Anayasa Mahkemesi DTP’yi kapattı! Halk ne diyor?

Milyonlarca Kürdün oylarını alan DTP’nin kapatılması ülkemizde olduğu iddia edilen demokrasiden ne anlaşıldığını da bir kez daha gösterdi. DTP’nin

Sınıfsal Yaklaşım

Sine-i millet, sine-i meclis, sine-i mücadele...

Sayfa 3

kapatılması ile Kürt halkının siyasi iradesi ve tercihi yok sayılmış oldu. Devlet bu kararla Kürt halkının kendini ifade etme, söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğünü tanımadığını da ilan etmiştir. Ne var ki Kürt halkının 30 yılı aşkın bir süredir büyük bedellerle yürüttüğü mücadele sayısız engellere inat bugünlere gelmeyi başardı. Geçmişte birçok partisi kapatılan Kürt halkı kendi irade-

Emekçinin Gündemi

TEKEL işçileri mücadeleyi öğretiyor; Kazanan işçi sınıfı olacak

Sayfa 4

sine ve tercihine sahip çıkmasını ve her defasında mücadelesini ileri taşımayı başarmıştır. DTP’nin kapatılması sonrası sokaklardan yansıyan direniş görüntüleri de bu geleneğin devam edeceğini göstermektedir. Her kesim tarafından farklı bir şekilde yorumlanan bu gelişmeleri Türk ve Kürt milliyetine mensup emekçilere sorduk, sokağın sesine kulak verdik. Sayfa 2

Pusula

İrade ve eylem birliği üzerine

Sayfa 11

Demiryolu

emekçilerine saldırı

Kamu emekçilerinin hak arama mücadelesine tahammül edemeyen TCCD yönetimi, 25 Kasım günü greve çıkan Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) üyesi 16 kişiyi işten çıkardı. Keyfi bir şekilde gözdağı verme amacıyla gerçekleştirilen bu saldırıyı protesto eden ve arkadaşlarının geri alınmasını isteyen demiryolu emekçileri 15 Aralık’ta greve çıktı. Sayfa 4-16

Sinan köylüleri

direniyor

2003 yılında DGD ödemeleri için Tarım İlçe Müdürlüğü’ne giden Sinan köylüleri, tarlalarının ve babadan kalma evlerinin dahi kendilerine ait olmadığını örendiler. O zamandan bu yana topraklarını geri alma mücadelesi veriyorlar ve ağanın tarlalarını sürmesine izin vermiyorlar. Amed YDG, Sinan köylülerini ziyaret ederek sorunlarını bir kez daha dinledi. Sayfa 5

Kadın emeği yine ucuz emek

Krizler birlikte “yedek işgücü” olarak görülen kadınların ilk elden işten çıkartıldıkları bir gerçek. Bunun yanında krizden sonra kadınların çalışma yaşamında daha fazla yer aldıkları da başka bir gerçek. İlk bakışta bir çelişki gibi görünüyor. Oysa her iki durumda da kadın emeğinin ucuzluğu her şeyi açıklıyor. Sayfa 10

Filipinler’de sıkıyönetim

Filipinler’de Maguindanao bölgesinde 23 Kasım günü 57 silahsız insanın yerel savaş ağaları tarafından öldürülmesi üzerine Mindanao adasında 5 Aralık’ta ilan edilen sıkıyönetim, Filipinler Komünist Partisi ve Ulusal Demokratik Cephe tarafından protesto edilmekte. Tüm dünyada haberlerde ilk sıralarda yer alan katliam dünya kamuoyunun da nefretini üzerinde toplamıştır. Sayfa 13

Evrensel Bakış

Çevre kirliliği ne zaman sona erecek?

Sayfa 13


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
Issuu converts static files into: digital portfolios, online yearbooks, online catalogs, digital photo albums and more. Sign up and create your flipbook.