Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu İletişim Bülteni Sayı: 14 – Aralık 2005 / Ocak 2006
doğaya uyum ve ekolojik bilgelik endüstriyalist tüketim toplumuna karşı ekolojik, paylaşımcı ve çoğulcu toplum kapitalizme ve neoliberalizme karşı küresel mücadele erkek egemenliğinin reddi militarizme karşı sivilleşme, savaşa karşı barış doğrudan demokrasi yereli öne çıkaran merkezsiz ağ tipi örgütlenme birey özerkliğini geliştirici toplumculuk ve kolektif çalışma anlayışı otoriter ve tahakkümcü yapılara karşı duruş kültürel, dinsel, etnik cinsel ve düşünsel farklılıkların ve çok renkliliğin tanınması
Yeşillere Çağrı…
İçindekiler Yeşillere Çağrı 4. Yeşil Diyalog Toplantısı 3 Ekim Küresel Eylem Günü Nükleersiz Bir Dünya İçin Ankara Konferansı Yeşil Kutu AKP’ye Gerekli Bursa Yeşiller Yerel Konferansı Trabzon Yerel Konferansı Türkiye Yeşilleri Koordinatörler Kurulu Seçimleri Aynı Gökyüzü Altında Yeşil Nokta açıldı İnanca Tutulmak Takvim
3 4 7 7 8 9 10 10 11 11 11 12
Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu İletisim: Yeşiloda, İstiklal Caddesi Kurabiye Sokak No 13 Kat 3 Beyoğlu / İSTANBUL Telefon & Faks: 0 212 243 83 33 Pazartesi, Salı Çarşamba günleri 11.00 – 19.00 açıktır. Yeşil Nokta, Osmanağa Mah. Kırtasiyeci Sok. Yeşil Apt. No 23/2 Altıyol - Kadıköy / İstanbul Telefon: 0 538 546 35 02 Perşembe, Cuma, Cumartesi günleri 11.00 – 19.00 açıktır. Web Adresi: www.yesiller.org Elektronik Posta: yesillerinfo@yesiller.org, yesillerinfo@yahoo.com Kamuoyu letisim Listesi: yesiller-iletisim@yahoogroups.com Politik Tartısma Listesi: yesiller-tartisma@yahoogroups.com
Koordinatörler Kurulu Bilge Contepe, Eş Genel Koordinatör – bilgecontepe@yesiller.org Kadir Dadan, Eş Genel Koordinatör – kadirdadan@yesiller.org Aytaç Timur, Örgütlenme Koordinatörü – aytactimur@yesiller.org Ender Eren, Uluslararası Koordinatörü – endereren@yesiller.org Engin Berk, Basın-Yayın-İletişim Koordinatörü – enginberk@yesiller.org Mustafa C Arslan, Program Koordinatörü – mustafaarslan@yesiller.org Solmaz Karabaşa, Ankara Koordinatörü – solmazkarabasa@yesiller.org Onur Avcı, İstanbul Koordinatörü – onuravci@yesiller.org Raziye Anlı, Kadıköy Eş Koordinatörü – raziyeanli@yesiller.org Hüseyin Güngör, Kadıköy Eş Koordinatörü – huseyingungor@yesiller.org Ayşen Erdoğan, İzmir Eş Koordinatörü – aysenerdogan@yesiller.org İlker Varlı, İzmir Eş Koordinatörü – ilkervarli@yesiller.org
Çalışma Grubu Koordinatörleri Alper Akyüz, AB İzleme Koordinatörü - alperakyüz@yesiller.org Dilaver Demirağ, Hayvan Hakları Koordinatörü dilaverdemirag@yesiller.org Nermin Saatçioğlu, Enerji Koordinatörü – nerminsaatcioglu@yesiller.org Ümit Şahin, İklim Değişikliği ve Küresel Ekoloji Koordinatörü – umitsahin@yesiller.org
Türkiye Yeşilleri, Aralık ortasında yapılan Koordinasyon Grubu toplantılarıyla bir dönemeci daha geride bıraktı. Yeşiller Parti Program Taslağının ve Yeşillerin Çalışma Biçimi ve Örgütlenme İlkelerinin kamuoyuna sunulması bir yana, 2009 Yerel Seçimlerine Parti kurularak katılması kararının alınmış olması önemli bir gelişme. Bu bültenin yayımlanması ile aynı zamanda Yeşillere katılıma ve birlikte çalışmaya yapılan çağrı, önümüzdeki dönemde yeni gelişmeleri de beraberinde getirecek. 2006 yılı Yeşiller için politik söylemin, sivil toplum ile tartışılarak oluşturulacağı bir yıl olacak. Yıl sonunda düzenlenmesi planlanan program konferansı ile Türkiye Yeşilleri’nin temel politikaları ortaya konacak. Yeşillerin temel ilkelerini benimseyen ve çağrı metninde dile getirdiğimiz gibi geleceğe ilişkin kaygı duyan herkesi, süreci değiştirmek, dünyayı yaşamaya değer kılmak ve şenlikli, yaratıcı bir topluma ulaşmak için, Türkiye Yeşillerine katılmaya ve birlikte çalışmaya davet ediyoruz. Kadir Dadan
Yeşiller Ankara Grubu Toplantı Yeri ve Zamanı: Anares Cafe, Mesrutiyet Cad Hatay Sok No 7/11 Kızılay/Ankara Her Salı günü 18.30 yesillerankara@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-ankara@yahoogroups.com
Yeşiller İstanbul Grubu Toplantı Yeri ve Zamanı: Yeşil Oda, İstiklal Cad Kurabiye Sok No 13 Kat 3 Beyoğlu/İstanbul, Her ayın 1. ve 3. Çarşamba günü saat 19.00 Telefon/Faks: 0 212 243 83 33 yesilleristanbul@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-istanbul@yahoogroups.com
Yeşiller İzmir Grubu yesillerizmir@yesiller.org Elektronik İletişim Grubu: yesiller-izmir@yahoogroups.com
Yeşiller Kadıköy Grubu Toplantı Yeri ve Zamanı: Yeşil Nokta, Osmanağa Mah. Kırtasiyeci Sok. Yeşil Apt. No 23/2 Altıyol - Kadıköy / İstanbul Telefon: 0 538 546 35 02 Elektronik İletişim Grubu: yesillerkadikoy@yahoogroups.com
YEŞİLLERE ÇAĞRI Ülkemiz, küresel ve ulusal çıkar odakları tarafından yönlendirilen siyasi partilerin iktidarlarının elinde ve bu partilerin aynı anlayışta ve birbirine benzer liderlerinin yönetiminde bir ülkedir. Yeşiller olarak kendi tercihlerimize ilişkin bir yaşam için, gönüllü kuruluşlarda verdiğimiz mücadelenin yanı sıra, parlamenter sistem içerisinde de bir mücadele yürütmeyi gerekli olarak görmekteyiz. Şimdi daha da fazla gereksinim duyulan Türkiye’ye özgü yeşil politikaları oluşturmak ve uygulamak üzere, yeniden partileşmek için çalışmalarımıza hız veriyoruz. Bu amaçla oluşturduğumuz Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu, 18 Aralık’ta yaptığı toplantıda işbölümüne ilişkin seçimlerini yaparak, partileşme çalışmalarına temel olacak Yeşiller Parti Program Taslağı ile Yeşillerin Çalışma Biçimi ve Örgütlenme İlkelerini kamuoyuna açıklamıştır. Yeşiller herkesin siyasete katılabilmesini, ilkeleri arasında yer alan doğrudan demokrasinin, bir gereği olarak görür. Bu bağlamda yürütülecek Yeşiller Parti Programı çalışmaları, bireylerin katılımıyla, yerel, ulusal ve küresel ölçekte sağlanacak işbirliğiyle gerçekleştirilecektir. Geleceğe ilişkin, ekolojik yıkımdan, toplumda artan şiddet ve silahlanmadan, etnik, dinsel ve cinsel ayrımcılığın yerleşik kılınmasından, toplumsal adaletsizlikten, yaşamların tüketilmesinden ve kirletilmesinden ve yeni dünya düzeninden kaygı duyan herkesi, süreci değiştirmek, dünyayı yaşamaya değer kılmak ve şenlikli, yaratıcı bir topluma ulaşmak için, Türkiye Yeşillerine katılmaya ve birlikte çalışmaya davet ediyoruz.
3
4. YEŞİL DİYALOG TOPLANTISI YAPILDI Bu sene dördüncüsünü düzenlediğimiz yeşil diyalog toplantısı 17 Aralık 2005 Cumartesi günü İstanbul'da yapıldı. Toplantı, Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubundan Ender Eren, Gazihan Çağlar, Alper Akyüz ve Neriman Gül Eren'in katıldıkları basın toplantısı ile başladı. Neriman Gül Eren, Türkiye Yeşilleri adına toplantılar nedeniyle hazırlanan “Başka Bir Seçenek Var!”, Ender Eren Genel Koordinatör olarak “Yeşillerin Hedefleri”, Gazihan Çağlar Program Koordinatörü olarak AKP İktidarı – Geçmişin Yeni Yüzü, Alper Akyüz ise Avrupa Birliği İzleme Koordinatörü olarak “Türkiye’nin ve AB’nin Krizine Karşı Yeşil Politika” başlıklı basın açıklamalarını yaptılar. Karşı sayfada bulabilirsiniz. Daha sonra Hollanda Yeşil Sol Partisi Avrupa Milletvekili, Avrupa Parlamentosu TBMM Karma Komisyonu Eş Başkanı Joost Lagendijk, Avrupa - AB - Yeşiller başlıklı bir konferans verdi. Basına da oldukça geniş şekilde yansıyan bu konferansta Lagendijk, Türkiye'deki siyasi tarafların tavırları konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Özelleştirme ve Toplum Öğleden sonraki oturumda gerçekleştirilen ve Kolaylaştırıcılığını Türksen Başer Kafaoğlu'nun yaptığı ve yaklaşık 100 kişinin katıldığı Özelleştirme ve Toplum panelinde ise, son yıllarda yapılan özelleştirmelerin toplum üzerinde etkileri tartışıldı. Hollanda'dan katılan ve UNDP gibi bir çok uluslararası kuruluşta çeşitli konularda çalışmalar yürüten Michel Van Hulten, yolsuzluk başlığında tarafların ortak çıkarı nedeniyle yolsuzlukların büyük bölümünün görünür hale getirilemediğini, yolsuzlukların çoğu zaman sahtecilikle karıştırıldığını, bu nedenle yürütülen hukuksal mücadelelerin doğru çerçeveye oturtulamadığını belirterek, yolsuzluklara karşı sivil toplum örgütlerinin mücadelesinin de büyük önem taşıdığını, küresel çapta yolsuzluklara karşı çalışan International Transparency adlı kuruluşla işbirliği yapılabileceğini dile getirdi. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr Fuat Ercan ise, eğitim alanında gelişmelere değindiği konuşmasında, yaşananların bir fabrika özelleştirmesi gibi kesin ve görünen etkileri olmaması nedeniyle toplum tarafından algılanmasında bir kafa karışıklığı olduğunu, herkesin nitelikli bir eğitimin peşinden koştuğunu, özelleştirmeyle birlikte fırsat eşitliğinin de ortadan kalktığını dile getirdi. Özelleştirmenin İstanbul ve kentleşmeye etkileri konusunda konuşan Dr Asu Aksoy da, yaşananların "İstanbul'u nasıl satmalı?" söylemiyle örtüştüğünü, modernleşme kavramının özelleştirmelere öncülük yaptığını ve bu anlamda sermayenin özel alanların genişletilmesi üzerinden tüm kamusal alanları hedeflediğini belirterek, kamusal alanları savunacak yeni bir söylemin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Devamı karşı sayfada
Sağlık ve sosyal güvenlik başlığında konuşan Yeşiller İstanbul Grubundan Dr Kadir Dadan ise, sürecin 1980 sonrası neoliberal politikalar ile ilişkisine dikkat çekerek, sağlık alanındaki özelleştirmelerin büyük bir sermaye girişi ile gerçekleştirilmediğini, ancak sektör içinde bir tekelleşme yaşandığını, kamu kaynakların özel sektöre açılması ile sürecin hızlanacağını, artan maliyetlerin çalışanların sırtına yükleneceğini dile getirdi. Sosyal güvenlik alanında IMF baskısıyla gündeme getirilen yeni düzenlemelerin "reform" olarak nitelendirilemeyeceği gibi, var olan düzenlemelerin de "sosyal" olarak nitelendirilemeyeceğini dile getiren Dadan, özelleştirmeye yada devletleştirmeye değil sosyalleştirmeye gereksinim olduğunu, vergilerin yalnızca % 2'sinin beyan ile toplanan gelir vergisi olduğunu, bu anlamda birey ile devlet arasındaki toplumsal sözleşme niteliğini kaybeden Anayasanın yeniden yazılması gerektiğini vurguladı. Toplumla sürekli etkileşim gösteren bir yerin özelleştirilemeyeceğini savunan Dadan, bu anlamda mekanların ve kamu kurumlarının yaşamın içerisinde olması gerektiğini savundu. Doğanın Yıkımı başlığında ise, Sanatçı Harun Tekin, bireysel olarak destek verdiği Sorgun ormanına yapılması düşünülen golf oteline karşı yürütülen mücadeledeki deneyimlerini paylaştı. Tekin, orman alanlarının özel mülkiyete kiralanmasına ilişkin düzenlemelerin sorunun kaynağını oluşturduğunu, işin içerisine girdikçe ve araştırdıkça şirketlerin çizdiği pembe tablonun altındaki yalın gerçeklere ulaşıldığını belirterek, 1980 sonrası toplumda yaşanan duyarsızlaşmanın aşılması gerektiğini, sanatçıların da bu anlamda üzerilerine düşen görevler olduğunu, kendisinin de bu sorumluluk anlayışıyla sürece katıldığını ifade etti.
BAŞKA BİR SEÇENEK VAR! Dünyadaki neoliberal ekonomi politikalarıyla eş zamanlı olarak, ülkemizde 24 Ocak 1980 ile başlayan ve serbest piyasa ekonomisine geçis olarak adlandırılan süreç 25 yılını doldurdu. Geçen bu uzun sürede hükümetler değişse de, bu temel ekonomi-politik tercih değişmedi. Uğruna açık yada gizli darbeler yapılan, anayasalar değiştirilen, büyük ölçüde uluslararası sermaye çevreleriyle işbirliği içerisinde ve onların talep ve öneriyle gerçekleştirilen bu sürecin gerekçesi olarak, aynı kelimeleri farklı yüzlerden dinleyip durduk; “başka bir alternatif yok!” Gelinen noktada, insanların huzur ve mutluluğuna zerre katkı yapmaması bir yana, yaşattığı ekonomik krizlerle toplumsal yıkımlara neden olan bu modelin, uygulayıcıları kadar kendisinin de Türkiye’nin kendine özgü toplumsal yapısına uygun bir model olmadığı artık herkes tarafından kabul edilmelidir. Yeşiller olarak, devletin yurttaşların üzerinde olduğu, gücün merkezde toplandığı, zorunlu çalışmanın olduğu, tüm ekonomik faaliyetlerin devlet eliyle sunulduğu modellere karsı olduğumuz gibi, şirketlerin insanların üzerinde olduğu, doğaya ve insana saygı göstermeyen, her mal yada hizmet üretimini bir kâr fırsatı olarak gören, insanları tüketim kapasitelerine göre sınıflayan modellere de karşı olduğumuzu vurgularız. Yeşiller olarak, iç tüketime dayalı yerel üretim biçimleri, gereksinimlerin karşılanmasına dayanan tüketim biçimleri, ortaklık ve birlikteliğe dayalı değişim biçimleri ve herkesin bireysel yeterliliğe ulaşmasını güvence altına alacak paylaşım biçimleri gibi temel bileşenleri içeren yeşil bir ekonomik model seçeneğini savunuyoruz. Türkiye’nin coğrafyası, kültürel ve toplumsal yapısı itibariyle, böyle bir modelin yeşermesi için uygun toprak olduğunu düşünüyoruz. Onu hep birlikte yetiştirmek için kamuoyuna çağrı yapıyoruz. Başka bir seçenek var, Yeşiller! 17 Aralık 2005 Yeşiller Türkiye
YEŞİLLERİN SİYASİ YOLCULUKTA ÖNCELİKLİ HEDEFLERİ 1. Yeşillerin Türkiye'de hedefi partileşmek 2. Avrupa Yeşillerine kabul edildikten sonra ve bölgedeki diğer ülkelerle örneğin kuzeyde-Ukrayna-Rusya-Gürcistan’la ilişkilerini geliştirmek 3. Başlatılan Yunanistan ve Kıbrıs ile Barış Diyaloglarını arttırmak 4. En önemlisi iç politikada Anayasa'nın yetersiz kaldığını görerek bu konularda çalışma yapmak. Yeni anlayışla bir Anayasanın hazırlanması için kamuoyu desteğini oluşturmak. 5. Siyasi partiler kanunu ve seçim sistemlerindeki adaletsizliği çok açık görüldüğünden bu kanunların kıyısından dolaşmak değil, bu kanunları da Demokrasinin önünde asılması muhakkak engeller olarak görerek siyasi çalışmaları çoğaltmak. 6. Yasaların bir kısmının değiştirilmiş olmasına rağmen gazetelerin keyfi aranmasıfikir ve basın özgürlüğünü kısıtlanması (aktüel örnekler biliniyor) bu sürecin en önemli aşamaları. Bütün bunlara rağmen, örneğin Demokrasi için önemli gördüğümüz konulardan kişinin bilgi edinme hakkı içinde mücadele etmek önemlidir diyoruz. ENDER EREN Türkiye Yeşilleri Genel Koordinatörü İstanbul,17/12/2005
5
Türkiye’nin ve Avrupa’nın Krizine Karşı Yeşil Politika! Yeşiller Türkiye Koordinasyonu olarak 2005’in Avrupa ve Türkiye açısından tarihi önemde bir yıl olduğunu gözlüyoruz. 3 Ekim 2005 günü başlayan Türkiye ve Hırvatistan’ın Avrupa Birliği Katılım Müzakereleri süreci ile Makedonya’nın adaylığı tartışması, Avrupa Anayasası ve AB bütçesi krizi, Fransa’da göçmen kökenli yurttaşların dışlanma sonucu sosyal patlaması ve bunun diğer batı Avrupa ülkelerine yayılması kaygısı ile Avrupa genelinde gözlenebilen dışa kapanma eğilimi, Avrupa’nın ve AB’nin geleceği konusunun birbiriyle ilintili parçalarını oluşturmaktadır. Yeşiller için AB, üye ülkelerle sınırlı olmayan ve Türkiye ve Balkanları da kapsayan Avrupa politik alanından bağımsız düşünülemez. Biraz önce sıraladığımız olaylar zinciri ve bunların uzun dönemli olası sonuçları nedeniyle Türkiye kökenli bir politik hareket olarak bu alanın dışında kalmamız düşünülemez. Yeşiller için önemli olan Yeşillerin ilkeleri ve öncelikleri açısından Avrupa politik alanında ekolojik ve sosyal Türkiye ve Avrupa mücadelesini sürdürmektir. 3 Ekim’de müzakerelerin resmen başlaması sonrasında bazı başlıklarda tanıtıcı ve ayrıntılı tarama süreci başlatılmış ve gerek hükümet, gerekse de AB Komisyonu ve üye ülkelerin yetkilileri tarafından teknik bir süreç olarak algılanması telkinlerinde bulunulmaya başlanmıştır. Görüşmelerin hükümetler arasında yürüyen ve Türkiye’nin AB müktesebatını benimsemesinden ibaret resmi bir süreç olması doğaldır, ancak başlıkların açılma zamanları ve müzakere konusu olan uyum ve uygulamanın gerçekleşeceği sürecin uzunluğu başlı başına politik kararlardır. Bu nedenle süreci teknik olarak lanse etmek politik tartışmayı ve katılımı engelleme veya erteleme sonucuna yol açacaktır. AB müzakere süreci politik alanda da yeni olanaklar ve zorlukların oluşmasana neden olacak yeni bir olgudur. Bu olgu Yeşillerin ekoloji, insan hakları, sosyal haklar, toplumsal cinsiyet eşitliği, yerel ağırlıklı doğrudan demokrasi, toplumsal yasamda çeşitlilik ve toplumsal barış için endüstriyel tüketim toplumuna, neo-liberalizme, erkek egemenliğine, militarizme ve tahakküme karşı mücadelesinde sürekli göz önünde bulundurulacaktır. 9 Kasım 2005’te AB Komisyonu tarafından yayımlanan ilerleme Raporu ve Katılım Ortaklığı Belgesi basta ifade özgürlüğü ve işkence ve kötü muamelenin önlenmesi konularında somut olayların da belirtildiği ayrıntılı bir döküm ortaya koyması memnuniyet vericidir. Öte yandan vicdani ret hakkında Mehmet Tarhan’ın durumuna, çevre ve hukukun üstünlüğü konularında Bergama ve diğer yörelerde yargı kararlarına karşı açılmak istenen altın madenlerine, yine Yatağan örneğinde olduğu gibi yargı kararlarına karşı isletilmeye devam edilen termik santrallere ve koruma kurulu ve yargı kararana karşın yapımı süren Munzur ve Allianoi gibi baraj inşaatlarına değinmemektedir. Yine raporda belirtildiği gibi insan hakları alanında 2005’te reform süreci yavaşlamış ve Orhan Pamuk örneğinde olduğu gibi birçok yazar ve eylemci hakkında yeni TCK’nýn 301.maddesinden davalar açılmış, barışçıl gösterilere karşı şiddet kullanımı sürmüştür. AKP hükümeti insan hakları konusunda samimiyetsizdir, AB sürecini de temelde ekonomik ilişkilerden ibaret bir al-ver ticareti seklinde algılamakta ve insan hakları reformlarını yalnızca yapılmış gibi göstermek pesindedir. Türkiye yeniden Kopenhag siyasi kriterlerini oluşturan insan hakları, hukukun üstünlüğü ve azınlıkların korunması ilkelerinden ciddi ve sistematik bir sapmaya doğru ilerlemektedir. Avrupa’nın içinde bulunduğu kriz durumunun gerek ülkelerin, gerekse de AB’nin kendi içine kapanma eğilimlerine yol açmasını ise kaygıyla izliyoruz.
AKP İKTİDARI- GEÇMİŞİN YENİ YÜZÜ Antidemokratik seçim sisteminden yararlanarak tek basına iktidarı parselleyen AKP, bugüne kadar yaptıklarıyla Türkiye’nin önünü tıkayan önceki iktidarların yeni bir versiyonu olmaktan öteye gidememiştir. Gelen her hükümetin doyurmak zorunda kaldığı yandaş kitlesi yeni yolsuzluklar furyasına yol açarak AKP’nin kendi anketinde bile birinci sırayı almıştır. Bireysel ve organize şiddet artık günlük hayatımızın içindedir. Bireysel silahsızlanma AKP’nin gündemine girmediği gibi Türkiye’nin doğal gerçeği olarak kabul edilmektedir. Şemdinli’de yaşananlar bu iktidarın da öncekiler gibi sorunun çözümünü(!) başka odaklara havale ettiğini açık bir şekilde göstermektedir. Demokratik, şiddeti dışlayan, barışı ve kardeşliği öne çıkaran insani çözümler yerine aynı bulanık suda yıkanmaya devam etmektedir. AKP insan hakları ve özgürlükleri sorununu sadece imam hatipler, türban sorunu, içki yasağı, yeşil alana cami yapılması gibi kendi tabanının gönlünü okşayacak yerlerde aramaktadır. Fakat iş Orhan Pamuk, Hrant Dink gibi aydın ve yazarların konuşma ve yazma özgürlüğüne gelince karşılarına TCK’nın 301.Maddesi giyotin olarak çıkarılmaktadır. Kısacası AKP’nin de foyası kısa zamanda ortaya çıkmıştır. Türkiye Erdoğan-Baykal atışması gibi içi boş diyaloglara sürüklenmiştir. Görünen muhalefet odakları ise bu iktidarı bile mumla aratacak düzeydedir. YEŞİLLER TÜRKİYE’NİN SEÇENEĞİDİR! Gazihan ÇAĞLAR, Türkiye Yeşilleri Program Koordinatörü Avrupa Anayasası referandumları sonrası ve halen çözümlenemeyen son bütçe krizinde de izlendiği gibi özellikle AB üyesi zengin ülkelerin AB ile ve diğer ülkelerle ilişkilerinde sergiledikleri ‘verdiğim kadarını geri isterim’ seklinde ifade edilebilecek ticari zihniyet, ortak Avrupa alanının altında yatan güven ve dayanışmayı yeni üye olan, aday ve potansiyel aday ülkeler aleyhine geriletmektedir. Avrupa bu basit anlayışın, sıfır toplamlı bir olgunun ötesinde bir gelecek görüsünü temsil etmelidir. Büyük olasılıkla kabul edilecek bütçe önerilerinde 2007-2013 arasında çevre koruma, gençlik, kültür, eğitim, sosyal Avrupa ve kırsal kalkınma kalemleriyle birlikte aday ülkelere katılım öncesi yardımlar ve diğer doğu Avrupa ülkeleriyle Akdeniz ülkelerine yönelik komşuluk politikasında ciddi indirimler öngörülmesi, Lizbon stratejisinin temelini oluşturan rekabetle birlikte çevreci ve sosyal Avrupa ilkeleri arasında her fırsatta rekabetin tercih edilmesi ve Türkiye ile sınırlı olmayan genişlemeye karşı bazı üye ülkelerin hükümetlerinin tutumları, AB’nin bugüne kadar en başarılı olduğu alanların birer birer terk edilmesi anlamına gelmektedir. Dışa karşı kapalı ve kendi içindeki “ötekilere” karşı da içerme yerine şüpheye ve güvenliğe dayalı bir politika izleyen kale Avrupasından ilk zarar görecek olan yine Avrupa’nın kendisi olacaktır. Yeşiller olarak bu zor süreçte politika süreçlerine toplumdan ve sosyal hareketlerden beslenen müdahalemizin Türkiye ile birlikte Avrupa'yı da dönüştürme mücadelesini içerdiğini, bu amaçla süreç içerisinde Avrupa ve çevresindeki coğrafyadaki tüm Yeşiller ve diğer ekolojist ve demokratik güçler ile karşılıklı güven ve saygıya dayanan bir işbirliği içerisinde olacağımızı bir kez daha kamuoyuna açıklarız. Alper Akyüz, AB İzleme Koordinatörü
"Bu rüzgar, bu güneş bize yeter!" 3 Aralık Küresel Isınma Eylem Günü Mitingleri gerçekleştirildi İstanbul Kadıköy meydanında yapılan yürüyüş ve mitinge yaklaşık 2000 kişi katıldı. Yeşiller olarak, İstanbul ve Kadıköy Yerel Gruplarının organizasyonuyla yaklaşık 100 kişi katılım sağlandı. "Yeşiller", "Güneş Bize Yeter" ve "Gereksiz Ampulleri Söndürelim" pankartları ile yürüyüş gerçekleştirilirken, "Bu rüzgar, bu güneş bize yeter", "Alternatif enerji, alternatif Yeşiller", "Güneşi petrolle sıvayamazsın", "Petrol akıyor, Dünya yanıyor", "ABD, gezegeni kirletme","ABD, Kyoto'yu imzala","Yeşiller geliyor, petrol devri bitiyor" sloganları atıldı. İstanbul'un yanı sıra Türkiye'de sekiz ayrı yerde, Dünyada ise 32 ülkede eylem gerçekleştirildi.
NÜKLEERSİZ BİR DÜNYA İÇİN ANKARA KONFERANSI YAPILDI Nükleersiz bir dünya için Ankara Konferansı, 19 Kasım Cumartesi günü, Ankara Regency Hotel'de yapıldı. yaklaşık 80 kişinin katıldığı konferans, Nükleer karşıtlarının bir buluşması niteliğindeydi. Kolaylaştırıcılığını Yeşiller Ankara Grubundan Solmaz Karabaşa'nın yaptığı toplantının birinci bölümünde Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubunun hazırlattığı "Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu - 2004" ün yazarlarından Mycle SCHNEIDER, rapor hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Daha sonra Özgür GÜRBÜZ "Türkiye'nin Enerji Gerçeği" başlıklı ve İlk bölümün son konuşmacısı olarak Ender EREN de "Enerji Politikalarında Mücadele yöntemleri" başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdiler. İkinci bölümde ise, konuşmacılara Arif KÜNAR, İnci GÖKMEN ve Ümit ŞAHİN'in de katılımıyla bir forum tartışma gerçekleştirildi.
7
Uluslararası bir çevre kuruluşu ile birlikte, davranış değişikliğini sağlamak amacıyla çocuklarda çevre bilinci oluşturmak için okullara "yeşil kutu" göndermek üzere AKP hükümetinin Milli Eğitim Bakanı ile Çevre ve Orman Bakanın protokol imzalaması üzerine, Türkiye Yeşilleri olarak bir basın açıklaması yaparak hazırladığımız 2005 yılına ait Yeşiller'in Yeşil Kutusunu 31 Aralık 2005 günü hükümete gönderdik. Yeşiller'in Yeşil Kutusunda neler var? Bergama'da işletmeye tekrar açılan Siyanürlü Altın Madeni hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin aldığı kararlara ilişkin haberler, Yatağan termik santralinin çalıştırılmasının yol açtığı tahribat hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin aldığı kararlara ilişkin Yeşillerin Yeşil Kutusu yola çıkarken haberler, Faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin YEŞİL KUTU AKP’YE GEREKLİ hakkında yargı kararı bulunan İznik AKP hükümetinin iki bakanı şiirler eşliğinde çevre eğitimi için Gölünün yanındaki nişasta fabrikasının okullara “yeşil kutu” gönderilmesine ilişkin bir protokole imza attılar. yer aldığı bölgenin Hükümet Geçen üç yıl gösteriyor ki, AKP hükümetinin çevre alanındaki sabıkaları, tarafından özel endüstri bölgesi ilan çocuklarımıza edindirmeyi düşündükleri çevre bilincinin yanına bile edilmesi, yaklaşmadıklarını açıkça ortaya koyuyor. Bursa Kestel'de özel izinle çalışan ve Çevre bilinci, pet şişeyi denize atanları suçlamak değil, pet şişenin "sofra içeceği" üretilmesinde kullanılmasına engel olmak, musluklardan içilebilir su sağlamak demektir. Çevre bilinci, etrafına hastalık saçan termik santrallerin yenilerini kullanılan derin kuyu sondajı ile programına almak değil, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek bozulan ekolojik dengeye ilişkin demektir. haberler, Çevre bilinci, mülkiyeti kime ait olursa olsun, toprağımızı Yeşiller'in Bülteni Gün Döndü'nün kullanılmaz, havamızı solunmaz, suyumuzu içilmez hale getiren fabrikaları sayıları (Munzur Vadisine yapılacak tereddüt etmeksizin kapatabilmek demektir. barajlar,Gökkafes, Karadeniz'deki Çevre bilinci, başta baraj projeleri olmak üzere, ekolojik dengeyi Zehirli Variller, Sorgun ve Belek'te alt üst edecek tüm endüstriyel yatırımları rafa kaldırabilmek demektir. Golf Oteli için Ormanların talan Çevre bilinci, ağaç dikmek kadar, ormanların rant uğruna talan edilmesini engelleyebilmek demektir. edilmesi, MV Ulla umursamazlığı, Oysa yargı kararlarını hiçe sayarak Bergama’da siyanürlü altın GDO'ya Hayır Platformu etkinlikleri madenini açtıran AKP hükümetidir. Milli Parklara baraj yaptırmaya kalkan vs....) AKP hükümetidir. 2B düzenlemesiyle ormanların talanına bayrak açan AKP Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu hükümetidir. Ömerli Barajının su toplama havzasına formula 1 pisti tarafından hazırlatılan Dünya Nükleer yaptırarak İstanbul’un musluklarından su içme şansını ortadan kaldıran AKP Durum Raporu 2004, hükümetidir. İthal kömürle çalışacak Sugözü termik santralini açan, Üç Ekoloji Dergisinin dört sayısı, yenilerini proje eden AKP hükümetidir.Enerji verimliliğine yönelmek yerine Etkinliklerimize katılan bireylerin nükleer santraller yapmaya yeltenen AKP hükümetidir. Uranyumlu kömür konu ile ilgili görüşleri, yakarak etrafına zehir saçan Yatağan termik santralinin çalışmasına izin veren AKP hükümetidir. Cargill nişasta fabrikasına yönelik yargı kararını by2006 Yılında Sürekli Yenilenen bir pass edebilmek için “özel bölge” ilan eden AKP hükümetidir. Derin kuyu Yeşiller'in Yeşil Kutusu İçin; sondajlarından elde edilen kuyu suyunun, “sofra içeceği” olarak satılmasına Öyle görülüyor ki, Hükümetin 2006 müsaade eden AKP hükümetidir. İstanbul ormanlarını ortadan kaldıracak yılında da çevre alanındaki icraatları Boğaza üçüncü köprü yapmaya kalkan AKP hükümetidir. Golf otelleri için yeni yeşil kutular gerektirecek. Bu ormanları feda eden AKP hükümetidir. Zehirli atıkların kara sularında cirit nedenle Sürekli Yenilenen bir atmasına engel olamayan AKP hükümetidir. Yeşiller'in Yeşil Kutusu hazırlamayı Her şeyden öte “Bu çevrecileri ne yapacağız? Hayat mücadele, düşünüyoruz. Bu kutuya katkı için; 0 onlarla da mücadele edeceğiz” diyen bir Başbakan’a sahiptir AKP hükümeti. 212 243 83 33 Nolu hatta Faks Yeşiller olarak bizler de diyoruz ki, davranış değişikliğine gereksinimi olan AKP hükümetinin ta kendisidir. Boşuna göz boyamaya gönderebilir yada çalışmayın. Güneş etrafımızı aydınlatırken, AKP ampulü ise çevremizi de yesillerinfo@yesiller.org adresine içimizi de karartıyor. elektronik posta iletisi Bu vesile ile çevre konusunda dosyalardan hazırladığımız Yeşillerin gönderebilirsiniz. Yeşil Kutusu’nu kamuoyuna açıklıyor, bir örneğini Hükümete gönderiyor, Aşağıda basın açıklamamızın tam tüm çevre, ekoloji ve doğa dostu kuruluşları da kendi yeşil kutularını metnini bulabilirsiniz. hazırlayarak hükümete göndermeye davet ediyoruz.
YEŞİL KUTU AKP'YE GEREKLİ
Yeşiller, 24 Aralık 2005
"Mozaik" değil "Ebru" toplumu “Kültürler arası diyalog” başlıklı Yeşiller Bursa Yerel Konferansı, 10 Aralık 2005 tarihinde Bursa Doğader’de gerçekleştirildi. 30’u aşkın katılımcının yer aldığı toplantı öncesinde, Bursa’daki çeşitli siyasal ve sivil oluşumlar tarafından insan hakları günü nedeniyle düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasına katılındı. Toplantı başında insan hakları günü nedeniyle Yeşiller tarafından yapılan basın açıklaması okundu. İlk olarak Yeşiller Bursa Girişimi Temsilcisi Sevgi Mutlu, Bursa’da göç ve kentlilik bilinci konusunda yapılan bir anket çalışması hakkında bilgiler sundu. Bursa’ya Göçün %18’inin yurt dışından, kalanının ise başta Diyarbakır olmak üzere özellikle Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinden yaşandığını belirten Mutlu, göçün büyük ölçüde ekonomik nedenlerden kaynaklandığını, ikinci olarak ise eğitim nedeniyle göç edildiğini vurguladı. Göç edenlerin % 80’inin Bursa’da yaşamaktan memnun olduğunun ifade edildiğini, yarısından fazlasının kendilerini Bursalı olarak gördüklerini belirten Mutlu, araştırmada % 10’a yakın bir kesimin aynı yerden göç edenlerle aynı mahallelerde yaşadığının bulunduğunu dile getirdi. Daha sonra Bursa’da yayımlanan “Demokrat Bakış” dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yürüten Yüksel Baysal ise, gözlemlerinin araştırmada ifade edilenlerden kısmen farklılıklar gösterdiğini, Bursa’da bir gettolaşmanın yaşandığını, kendilerinin de yer aldığı bir başka araştırmada Bursa’ya göç edenlerin yarısından fazlasının henüz Uludağ’la tanışmadığı, % 30’unun ise kent merkezini tanımadığı sonuçlarına ulaştıklarının altını çizdi. Baysal ayrıca farklı yerlerden göç eden kişilerin oluşturdukları örgütlenmelerin düzenlediği etkinliklerde de eğlencelerin farklılıklar gösterdiğini ve diğer kişiler tarafından zaman zaman yadırgandığını dile getirdi. Yeşiller Basın Yayın İletişim Bürosundan Dilaver Demirağ ise, kültürler arası diyalogun gelişebilmesi için her kültürün kendisini ifade edebileceği kentsel mekanlara gereksinim duyulduğunu, yerel yönetimlerin bu tür kamusal alanları yaratması gerektiğinin altını çizdi. Kültürlerin iyisi kötüsü gibi ayrımların yapılamayacağını vurgulayan Demirağ, Türkiye’deki toplum tanımlaması yapılırken arada sınırların olduğu “mozaik” tanımlaması yerine, birbirine doğrudan geçişlerin yaşandığı, ancak bu geçişlerin bütüne bakıldığında büyük bir uyum sağladığı “ebru” tanımlamasının yapılmasının, ulaşılması gerekeni daha doğru tanımlayacağını dile getirdi. Demirağ, insanların, giderek kültürlerini kaybettiklerini, sermayenin küreselleşmesiyle birlikte, modern yaşam adına, aynı tip beton evlerde barınan, aynı hazır yiyeceklerle beslenen, aynı marka giysilerle giyinen monokültür yaratıklar oluşturulmaya başladığını, yüzlerce yılda oluşan birikimlerin yok olmaya yüz tuttuğunun altını çizdi. Yeşiller Barış ve Silahsızlanma Koordinatörü Kadir Dadan ise, son dönemde yürütülen kimlik tartışmalarına atfen, küresel ısınmanın bir gerçeklik olarak ortaya çıktığı, insanlığın ortak geleceğimiz sorusunu sorduğu bir dönemde farklılıkların birlikteliğinin sağlanması gerektiğini dile getirdi. Dadan, bunu sağlaması gereken anayasanın toplumsal sözleşme niteliğini yitirdiğini, devlete güvenin ve bağlılığın ortadan kalktığını, gelir vergisi beyannamelerinin bunun açık bir göstergesi olduğunu, bir askeri darbe sonucu ve tek taraflı bir propaganda eşliğinde topluma dayatılan var olan anayasa yerine, yurttaşların katılımıyla oluşturulacak bir anayasaya gereksinim olduğunu, böylelikle bir ortaklığın yeniden kurulabileceğini dile getirdi. İnsanları torna tezgahından geçirerek tek tipleştirmeye çalışan ideolojilerin 21. yüzyılda yerinin olmadığını ifade eden Dadan, anadilde eğitim olmadan ekonomik gelişmenin de, feodal toplumun çözülmesinin de gerçekleşemeyeceğini savundu. Birbirini tanıma ve anlama açısından kültürler arası diyalogun öneminin altını çizen Dadan, Anadolu kültürünün Mevlana, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli gibi hümanist örneklerinin, bu diyalogun nasıl sağlanacağına ilişkin açılımlar ortaya konulabilmesi açısından yol gösterici olabileceğini dile getirdi. Daha sonra yapılan tartışma bölümünde katılımcıların yönelttikleri sorulara yanıt verildi.
9
Yeşiller Trabzon Yerel Konferansı Yapıldı…
Karadeniz Enerji Yol Ayrımında 3 Aralık Küresel Eylem Gününe rastlayan konferans öncesinde Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde bir basın toplantısı düzenlendi. Türkiye Yeşilleri Genel Koordinatörü Ender Eren, Karadeniz Çevrecileri Başkanı Kenan Kuri ve Artvin Yusufeli’nden Sırali Aydın’ın katıldığı basın açıklamasında Ender Eren, Türkiye’de ve tüm dünyada küresel ısınmaya karşı ayağa kalkanlarla birlikte Trabzon’da dayanışma içinde olduklarını söyledi. Dünyada sera gazlarına katkısı olan ülkelerin sanayileşmiş ülkeler olduğunu ve bu ülkelerin küresel ısınma karşısında sorumlulukları olduğunu vurgulayan Eren, “Diğer yandan küresel ısınmadan en fazla yoksulların ve yoksul ülkelerin etkilendiğini, su taşkınlarıyla televizyonlarda onlarca kez izliyoruz. Ama görünen odur ki felaketler artık bütün insanlığı ve canlıları kapsayacaktır” dedi. Tüm dünyada endemik bitkilerin hızla yok olduğuna ve temiz suyun önemli bir yaşamsal kaynak olarak hızla azaldığına dikkat çeken Eren, “Malataya’da yaşanan ishal vakaları gözlerimizin önündeyken, su kaynaklarımız boşa harcanmakta yada satılmaya çalışılmaktadır” diye konuştu. Eren son olarak “Fosil yakıtların da sonu gelmiştir. İnsanlık yeni alternatif temiz enerjilere yönelmelidir. Bunların başında da rüzgar gelmektedir. Avrupa bu yolda hızla ilerlemiş ve rüzgar enerjisi yatırımları istihdam sağlayan bir iş dalı haline gelmişken, bizim Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız hala bürokratik engellere takılmaktadır. Birleşmil Milletler’in hazırladığı Kyoto anlaşması yeterli olmamakla birlikte gelinen noktada sanayileşmiş ülkelerin imzalaması kaçınılmazdır” dedi. Ender Eren, “Karadeniz Enerji Yol ayrımında” panelinde de “Kurulması düşünülen nükleer santrallerden birisi de Karadeniz bölgesinde olacak. Bu Karadeniz ve Karadenizli için felaket olur. Bu bölgede kurulacaksa rüzgar santralleri kurulmalıdır. Aksi takdirde Karadeniz’in ekolojik dengesi bozulur” dedi. Aynı toplantıda konuşan Sırali Aydın ise Çoruh nehri üzerinde kurulmakta olan barajların ömrünün 80 yılı geçmeyeceğini ve geride bir bataklık bırakacağını söyleyerek, yörede doğa turizmi olanaklarını ortadan kaldıracak olan barajlara karşı çıktı.
Türkiye Yeşilleri Koordinatörler Kurulu Seçimleri Yapıldı…
Bilge Contepe
Kadir Dadan
Solmaz Karabaşa
Onur Avcı
Alper Akyüz
Aytaç Timur
Raziye Anlı
Dilaver Demirağ
Ender Eren
Hüseyin Güngör
Nermin Saatçioğlu
Engin Berk
Ayşen Erdoğan
Ümit Şahin
Mustafa C Arslan
İlker Varlı
“Dünyanın son kullanma tarihi geçiyor!”
AYNI GÖKYÜZÜ ALTINDA Türkiye Yeşillerinden Gültekin Tetik’in yönetmenliğinin yaptığı “Aynı Gökyüzü Altında” belgeselinin gala gösterimi yaklaşık 150 kişinin katılımıyla 24 Aralık 2005 akşamı İstanbul’da yapıldı. Aynı zamanda bir doğa fotoğrafçısı olan Gültekin Tetik, Galada yaptığı konuşmada Munzur dağlarında çektiği görüntülerin çalışmaya kaynaklık ettiğini, Munzur Vadisine yapılacak barajlarla ilgili bir belgesel hazırlığında olduğunu ve 2006 yılında bu belgeselin gösteriminin yapılacağını belirtti. Doğa ve insan ilişkisinin günümüzde geldiği açmazlar üzerine kurulan belgesel, kırsal ve kentsel alandan çekilmiş görüntüleri bir arada sunarak, insanlığın doğayla uyumlu yaşamı terk edişini ve bunun diğer canlıların yaşamlarına olan olumsuz etkilerini ortaya serdikten sonra, küresel ısınma gerçeğinin altını çizerek, aynı gökyüzü altında yaşadığımızı, gidilecek başka bir dünya olmadığını, diğer insanların ve canlıların yaşamlarının değerlerini hatırlatıyor.
YEŞİL NOKTA AÇILDI 18 Ocak Çarşamba günü Yeşiller Kadıköy Grubunca düzenlenen açılışta 70'in üzerinde katılımcı vardı. Yeşil Oda ile birlikte Türkiye Yeşilleri Sekreteryasının birlikte yürütüleceği Yeşil Nokta'nın iletişim bilgileri şöyle: Adres: Osmanağa Mah. Kırtasiyeci Sok. Yeşil Apt. No 23/2 Altıyol - Kadıköy / İstanbul Telefon: 0 538 546 35 02 Yeşil Nokta'da her Cumartesi gün boyu çalışma grupları toplantı düzenleyecek ABD kamuoyunun Irak’ın işgali için yapılan saldırının hemen öncesinde ve saldırı sonrasında konu hakkında görüşlerini birinci Yeşiller ile Küresel BAK’ın ortak film gösterimi yapıldı… ağızdan dile getirmeyi, böylelikle ABD medyasında yapılmayan tartışmayı gerçekleştirmeyi amaçlayan “Leaps of Faith” – “İnanca Tutulmak” adlı belgeselin gösterimine, yaklaşık 50 kişiyle birlikte yapıtın yönetmenlerinden Andrew Davison da katıldı. Gösterim sonrasında Türkiye Yeşillerinden Ayşem Mert’in kolaylaştırıcılığında kısa bir sunum ve tartışma yapıldı. Ayşem Mert ve Andrew Davison
İNANCA TUTULMAK
Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Yaklaşan Etkinlikler & Takvim Şubat 2006 16 Şubat 2006
İklim Değişikliği Kampanyası Başlangıcı
Mart 2006 11-12 Mart 2006
Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Toplantısı – Marmaris/Bodrum
Nisan 2006 22 Nisan 2006 26 Nisan 2006
Dünya Günü Etkinlikleri Çernobil Nükleer Kazasının 20. Yıl Dönümü
Mayıs 2006 4-7 Mayıs 2006 5-7 Mayıs 2006
Avrupa Sosyal Forumu / Atina – Yunanistan Avrupa Yeşil Parti Konsey Toplantısı / Helsinki – Finlandiya
Haziran 2006 3-4 Haziran 2006 21 Haziran 2006
Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Toplantısı – Ankara Enerji Verimliliği Günü Etkinlikleri
Ağustos 2006 5. Bozcaada Yeşiller Buluşması
Eylül 2006 23-24 Eylül 2006
Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Toplantısı - İzmir
Ekim 2006 13-15 Ekim 2006
Avrupa Yeşil Parti Kongresi / Cenevre – İsviçre
Kasım 2006 8-9 Kasım 2006
Avrupa Yeşil Yerel Temsilciler Toplantısı – Barselona/İspanya
Aralık 2006 16-17 Aralık 2006
Türkiye Yeşilleri Koordinasyon Grubu Toplantısı