Yeşiller bülteni – Sayı: 10 – 3 Mayıs 2005
Türkiye’yi Nükleere teslim etmeyeceğiz! Nükleer enerji santrallerinin, Hükümet tarafından yeniden ülke gündemine getirildiği şu günlerde düzenlediğimiz basın toplantısıyla Yeşiller olarak ayrı bir nükleer karşıtı kampanya yürüteceğimizi kamuoyuna duyurduk. Yeşiller Türkiye Koordinasyonundan Enerji Çalışma Grubu Üyesi ve Nükleer Karşıtı Kampanya Politika Sorumlusu Bilge Contepe, Basın-Yayın Koordinatörü Ender Eren, Genel Koordinatör Kadir Dadan, Program Çalışma Grubu Koordinatörü Gazihan Çağlar, Yeşiller Türkiye Koordinasyonu Üyesi Enver Avcı’nın yer aldığı basın toplantısında, kaza nedeniyle hayatını kaybedenler için 10 saniyelik bir saygı duruşundan sonra, Türkiye’nin nükleer enerjiye mahkum olmadığı vurgulanırken hükümetin alternatif enerji kaynaklarını göz ardı ettiği dile getirildi. Önceki hükümetlerin uzun tartışmalardan sonra rafa kaldırdığı bir projenin yeniden gündeme getirilmesinin, enerji gereksinimi ile açıklanamayacağı belirtilirken, enerji bakanlığındaki yolsuzluklara da dikkat çekildi. Yanda sunulan basın açıklamasının ardından, aşağıda önsözünü bulacağınız Avrupa Parlamentosu Yeşiller/EFA Grubu tarafından iki bağımsız uzmana hazırlatılan Dünya Nükleer Endüstrisinin Durum Raporu 2004’ün Türkçe basımının tanıtımı yapıldı. Daha sonra Taksim Postanesine gidilerek Enerji Bakanına nükleer santrallerden vazgeçmesine yönelik talebin faksı çekildi.
BASIN AÇIKLAMASI Çernobil Felaketinin 19.yılında Dünya Nükleerden vazgeçiyor Biz de Nükleer Belaya bulaşmayalım! Nükleer santraller dünya ülkelerine tehdit olmaya devam etmektedir. Almanya 1998 yılında başlattığı programla Nükleer çağdan çıkmaya karar vermiştir. Almanya ikinci nükleer santrali devreden çıkarttığı haberini daha dünyaya yeni lanse etmişken, Türkiye’de iktidarda bulunan AKP Enerji bakanı, bir değil üç nükleer santralin yapımından söz etmektedir.Türkiye’de enerji politikalarını hep, yap işlet cebini doldur mantığıyla, halka rağmen yapmaya çalışan iktidarlar, yıllarca alternatif enerji kaynakları konusunda kulaklarını tıkamışlardır! Şimdi de bu konuda maliyetleri bahane eden hükümetin hazineden sorumlu bakanı, alternatif enerji kaynaklarının Türkiye’de gelişmesinin önüne ket vurmaktadır. Kendilerinin işine yaramayan politikaları tasfiye etme amacıyla davranan mevcut iktidarının öteki yüzü yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. Daha Yatağanda radyasyonlu kömürü kullanan Termik santralın bacasına filtre taktırma becerisi gösteremeyen hükümet neye hizmet ederek böyle bir işe kalkışmaktadır? Bizler yaşadığımız coğrafyada Bulgaristan ve Ermenistan’da nükleer santrallerin mevcudiyetini biliyoruz.Ama ayrıca biliyoruz ki, komşumuz Yunanistan, İtalya ve Avusturya’da halkın iradesi ile yapılan referandum neticesinde nükleer santral yapımından ya da işletmeye alınmasından vazgeçilmiştir. Bugüne kadar iktidarları bu konuda uyaran bizler, şunun da bilinmesini istiyoruz ki; Türkiye’yi Nükleere teslim etmeyeceğiz! YEŞİLLER 26 NİSAN 2005
Dünya Nükleer Endüstrisinin Durum Raporu 2004 Nükleer enerji, elektrik enerjisi üretiminde kullanılmaya başlanmasının ellinci yılında dünya çapında bir çöküşün içinde bulunuyor. İlk ortaya çıktığında sonsuz enerji kaynağı diye ilan edilen nükleer enerjinin ne kadar pahalı, ne kadar tehlikeli ve ne kadar kontrol edilmesi güç bir enerji üretim biçimi olduğu kısa zamanda anlaşıldı. 1970’li yıllarda son çıkışını yaşayan nükleer enerji, ekonomik açıdan yarattığı büyük yükün yanısıra ardarda gelen kazaların ve özellikle de dünyanın en büyük endüstriyel kazası ve çevre felaketi olan Çernobil kazasının ardından tam bir çöküş dönemine girdi. Ne yazık ki dünyanın nükleerde öncü ülkeleri bile nükleer enerjiden kurtulmaya çalışır ve ardarda kademeli kapatma kararları alırlarken (Almanya, İsveç, vb.) ülkemizde etkisini sürdürmeye çalışan nükleer lobi yıllardır savundukları aynı gerçekdışı savlarla Türkiye’yi bir kez daha nükleer tehlikenin eşiğine getirmiş bulunuyor. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu tarafından bağımsız bir komisyona hazırlatılan bu rapor, nükleer enerjinin, nükleer santral pazarlayan şirketlerin ve onların etkisi altındaki lobilerin ve siyasi çevrelerin iddia ettiği gibi bir canlanma döneminde değil, bir çöküş döneminde olduğunu, neredeyse bütün dünya ülkelerinin nükleerden vazgeçmeye başladığını rakamlar ve açık belgelerle ortaya koyuyor. Çernobil felaketinin 19. yılında ortak bir çeviri çalışmasıyla Türkçe’ye kazandırarak yayımladığımız bu raporun, ellerinde nükleer enerjiyi savunmak için gerçekleri çarpıtmak dışında hiçbir silahları olmayan nükleer yanlılarına karşı en açık bilgi ve belgelerle dolu olduğuna ve son derece güncel verileri topluma yansıtarak nükleer karşıtı mücadelemize önemli bir destek sunacağına inanıyoruz. Dünya nükleerden vazgeçerken Türkiye’yi nükleere teslim etmemek için herkesin gücünü ve olanaklarını birleştirmesini, gerçeklerden yana birey ve çevrelerin bu mücadeleye bir katkı sunmasını diliyoruz. Web: www.yesiller.org adresinden raporun tamamına erişebilirsiniz.
Yeşil Oda: İstiklâl Cd., Kurabiye Sk., No: 13, Kat: 3 (Parsifal'in üstü), Tarlabaşı-Beyoğlu/İstanbul (Hafta içi her gün 13:00-18:00 arası açıktır) Tel/Faks: (212) 243 83 33 E-Posta: yesillerinfo@yesiller.org Web-URL: www.yesiller.org