Skip to main content

gazete_10

Page 1

Gelece¤i birlikte kural›m Gençlerin gelece¤i demek Türkiye’nin gelece¤i demektir. Bugün düzen partileri hepimize ‘gelin benim peflime tak›l›n, ülkeyi ben kurtaraca¤›m’ diyor. Oysa biz biliyoruz ki, yoksulluktan, cahillikten, karanl›ktan kurtulmak için öncelikle kurtar›c›lardan kurtulmak gerekir

dayan›flma HAFTALIK ÜCRETS‹Z EK

●

20 EK‹M 2002

●

SAYI 21

Biz gençlere ‘bize onay verin, biz sizin için de düflünürüz ve yapar›z’ demiyoruz. Gelin, eflit ve özgür Türkiye’yi birlikte kural›m diyoruz.

✭ ‹stersek Türkiye de¤iflir ÖDP NE DİYOR?

10

Türkiye, çok büyük bir k›sm› genç olan bir çözmeye yönelik hiçbir çabalar› yok. nüfusa sahip. Buna ra¤men yönetenlerin Kentlerdeki e¤itimli gençlerin yüzde 30’u iflsiz. ülkenin gelece¤i olan genç nüfusun sorunlar›n› Üstelik bu oran azalm›yor, art›yor.

ÖDP gençlerle birlikte ne yapacak Parasız eğitim herkesin temel hakkı olacak. Bu alanda kâr amaçlı bütün faaliyetler kamusal yarar esasına tabi hale getirilecek. Harç ve katkı payı uygulamasına son verilecek. Ders kitapları ve araç, gereçler parasız sağlanacak. Çocuk yaşta işçi çalıştırma yasaklanacak. Her gencin kendi yeteneğine göre, insanca yaşam koşullarında eğitimi alması sağlanacak. ÖSS ve ve YÖK kaldırılacak. Eğitim düzeni yeniden yapılandırılacak. İdari, mali, bilimsel özerklik sağlanacak. Gençlerin dil ve bilgisayar

B u n l a r ı b i l i yo r mu s u nu z ? Ülkemizde ilkokula bafllayan her yüz kifliden sadece 9’u üniversiteye devam edebiliyor. Üniversite s›nav›na giren gençlerin ise sadece yüzde 10’u s›nav› kazanarak üniversiteli oluyor. ‹flsizlerin % 30’u e¤itimli iflsiz. Türkiye’de GSMH’n›n sadece %2.2‘si e¤itime ayr›l›yor ve bu oran dünyadaki en düflük oranlardan biri.

öğrenmesi için kamusal olanaklar yaratılacak. Herkes için anadilde eğitim hakkı sağlanacak, din dersleri zorunlu olmaktan çıkarılacak. Gençlerin boş zamanlarını örgütleyebilmeleri ve kültürel faaliyetleri için gerekli maddi fon ve olanaklar okullar, yerel ve genel yönetimlerce sağlanacak. Çalışan gençlerin diledikleri dalda öğrenim görmeleri, meslek içi eğitime devam edebilmeleri için çalışma saatlerinde özel düzenleme yapılacak.


Düzeni de¤ifltirmek için ÖDP ! ÖDP’yi desteklemek, ÖDP ile birlikte olmak düzeni de¤ifltirmek için at›lan bir ad›md›r.

Bu ülkede gençlerin siyaset yapmasından, memleket sorunları üzerine düşünmesinden her zaman korkuldu. Her zaman için politikleşmesinden en çok çekinilen, değişime en açık, dinamik ve haksızlıklara tahammülü en az olan kesim gençlik oldu ve olacak. O nedenle yasaklar en çok gençleri

vuruyor. Geçen yıl üniversitelerdeki moda, soruşturmalar, disiplin ve okuldan uzaklaştırma cezalarıydı. Anadilde eğitim için imza toplayan öğrencilerden, harçları protesto eden öğrencilere kadar pek çok genç çeşitli cezalar aldı. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu da düşü-

nülürse tehlike büyüyor tabii. Siyaset korkulacak bir öcü gibi gösteriliyor, ama oturanlar nedense bir daha koltuklarından kalkmıyor.Yüzler hiç değişmiyor. Bu geleneği bozmak; bu düzeni ve alışkanlıkları değiştirmek gerek. Bunları yapabilmek için ÖDP’yi güçlendirelim...

YÖK tasar›s› çöpe ÖFKEN‹N SES‹ SORU: Gençli¤in bugün yaflad›¤› en önemli sorun nedir?

Eğitim sisteminin, öğrencilerin de fikrini alarak sil baştan Gülşen Çakır yeniden (Öğrenci ) düzenlenmesi gerekiyor. En önemli sorunumuz özel okullar ve devlet okulları arasındaki Hasan Öztürk eşitsizlik. Bu (Öğrenci ) eğitimdeki ayrımcılığın en açık göstergesi. Eğitime kaynak yok diyorlar. Oysa sadece hortumcuların cebine İlker Altınay giden para (Sinemacı) kadar eğitime ek kaynak ayırsalar, bir çok sorun çözülür.

eni YÖK Yasa Tasarısı,Türkiye’de üniversiteleri ticarethaneye dönüştürme çabasında gelinen son noktadır. Özellikle teknik üniversitelerde başlayan sermaye ile işbirliği, bu tasarı ile kurumsallaşmış olacak. Üniversitelerin bir şirket gibi çalışmalarının önü açılacaktır. Bu tasarı en düşük harç ücretini 450 dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Bu girişim, dershane ve sınav sistemi yüzünden dışarıda kalan milyonlarca gence yenilerinin eklenmesi demektir.YÖK Başkanı, “Bu yasaya karşı çıkan 3- 5 tane ne olduğu

Y

Yeni YÖK tasar›s› ne getiriyor

belli adam” diyerek öğrencilere bakışını özetliyor. Bu kafadan demokratik ve özgür bir üniversite sistemi çıkmaz. Daha fazla insanın kendi yetenek ve ihtiyaçlarına uygun olan eğitim

hakkından faydalanabilmesi için, gençler demokratik bir ortamda bilimsel eğitim alabilmelidir. Bu nedenle üniversitenin yeniden yapılandırılması ÖDP’nin öncelikli hedefidir.

Neo liberal mant›k tasar›ya hakim; tasar›n›n gerekçe bölümünde yüksek ö¤retimin rekabet gücünü artt›rd›¤› ifade edilerek, vak›f üniversite pay›n›n % 2’den 12’ye ç›kar›lmas› öneriliyor. Sermayenin hizmetinde üniversite; tasar›n›n 6. maddesinde, üniversitenin kendi kaynaklar›yla üretece¤i hizmet ve mallardan elde edilecek gelirler olarak belirtilen bölüm, üniversitelerin, flirketlerin AR-GE’ leri olarak kullan›laca¤›n› gösteriyor. Paral› e¤itimin aç›kça ilan›; en az 450 dolarl›k harçlarla, giderlerin ö¤renciler taraf›ndan karfl›lanmas› amaçlan›yor. Bileflenlerinden özerk üniversite; sözleflmeli ö¤retim üyesi ve yönetici düzenlemeleriyle, üniversitenin kendisinden ba¤›ms›z bir yönetici kesim oluflturulmaya çal›fl›l›yor. Ucuz emek gücü olarak üniversite; ö¤rencilere k›smi zamanl› çal›flma usulü getirerek, ö¤rencileri ucuz emek gücü olarak istihdam etmeyi amaçl›yor.

Siyaset yasaklar›na son ! ÖDP diyor ki; Gençlerin siyasetle ilgilenmelerini engelleyen tüm yasaklar kaldırılmalı; gençlerin ve öğrenci örgütlerinin siyasal partilerle bağ kurmalarına getirilen kısıtlamalar sona ermelidir. Üniversiteler demokratik hakların kullanılabildiği ve örgütlenme özgürlüğünün

tanındığı mekanlar olmalıdır. Okullardaki siyasi nedenli soruşturma ve cezalar tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmalıdır. Siyasette gençlerin önü açılmalı, siyasetin yaşlı çehresi değişmeli, gençleşmesi sağlanmalıdır. Seçilme yaşı 18 olmalıdır.


Diplomal› iflsiz olmak istemiyoruz IMF’nin sömürü program› e¤itimli gençlerin dahi gelecekten umut kesti¤i bir ortam yarat›yor. Art›k ifl bulabilmek için üniversiteyi bitirmifl olmak da yetmiyor. lkemizde eğitimli gençlerin işsizlik oranı %30’u buluyor. Bunun yarattığı en önemli etki ise gençlerin gelecekten umutlarını kesmeleri ve iyi eğitim almış insanların ülke dışına göç etmeleri oluyor. Günümüzde bir ülkenin dünyada üretilen gelirden daha fazla pay alması için bilginin ve teknolojinin daha yoğun uygulandığı sektörlerde gelişme göstermesi gerekiyor. Bu gelişmenin sağlanması için ise eğitime bütçeden büyük miktarda para ayrılması gerekiyor. Oysa ülkemizde tam tersine borçların ödenmesi için önce eğitim ve sağlık bütçesinden kesinti yapılıyor. Yani IMF’nin borcunu ödemek için geleceğimizden çalınıyor.

Ü

aşbakan Ecevit,“İstemeden savaşa sürükleniyoruz. Maalesef onbinlerce gencimiz ölecek” dedi. Büyük bir soğukkanlılıkla bu ifadeler ağzından çıktı. Peki bu gençlere soruldu mu,“siz savaşmak istiyor musunuz” diye. Elbetteki hayır. Kim koşa koşa savaşa gitmek ister? Üstelik petrol için, ABD’nin çıkarı için olan bir savaşa. Ama yine birileri gençler adına karar veriyor. “Şimdi savaşılacak, savaş!” Gençler bu karara karşı

Binlerce öğretmen açıkta

Bugünkü hükümet hepimizin bildiği gibi IMF heyetinin onaylamadığı hiç bir şeyi yapamıyor. Hükümetin elindeki ekonomik irade o kadar azalmış durumda ki, artık saçma uygulamalar gündeme gelmeye başladı. Şu anda öğretim kurumlarında çok yoğun olarak öğretmen açığı problemi yaşanıyor. Bu yüzden aylarca ders yapamayan okullar var. Garip olan durum ise şu; binlerce öğretmen adayı da öğretmenlik bekliyor ve işsiz. IMF kamu harcamalarını yükselteceği için yeni kadro alımlarına izin vermiyor. O yüzden çocuklar okuyamıyor, üniversite mezunları ise iş bulamıyor.

✔

Türkiye, dünyada bütçeden eğitime en az pay ayıran ülkelerden biriyken, tersine silaha en çok yatırım yapan ülkelerden biri. Verilere göre son krizde sadece finans sektöründe işsiz kalan insan sayısı 50.000 Son iki yıldır ise ekonomik küçülme yüzünden üniversiteyi bitiren insanlar işsiz dolaşıyorlar. Daha kötü yaşam şartlarından insanlarımızın kurtul-

ması için önceliğimiz, emperyalist ülkelere artı değer aktaran borç politikaları değil, üretimi ve istihdamı arttırıcı politikalar olmalıdır. Bugün sağından soluna IMF programını devam ettireceğini söyleyen partiler, nitelikli iş gücünü umutsuzluğa sevk etmekle kalmıyor, ülkemizin daha yoksul ve anti-demokratik bir ülke olmasına da evet diyorlar.

Savafl partilerine oy yok ! B

✔

tepkili. “Hayır savaşmayacağız! Ortadoğu’da ABD askeri olmayacağız! Petrol için kan dökmeyeceğiz!” diyorlar. Amerika ve İngiltere’deki, dünyanın birçok ülkesindeki savaş karşıtları gibi sokaklara çıkmak gerekiyor. 3 Kasım seçimlerinde savaşa yandaş olan ve hayırhah tutum takınan partilere tepki göstermek gerekiyor.ANAP, DYP ve MHP savaş istiyor.

Formasyon hakkı engellenemez Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve küçülme istihdamda ciddi bir gerilemeye yol açtı. Fakat işsizlik sorunu sorumsuz hükümetin uygulamalarıyla daha da arttı. Son dönemde yapılan önemli yanlışlardan biri de genelde mezunlarının çoğu öğretmen olan, Edebiyat Fakültelerinde formasyon hakkının kaldırılması. Öğretmenlik için formasyon almayı mecbur kıldıktan sonra, formasyonu ders programından kaldırmak ancak kötü niyetle açıklanır.Yetkililerin mazereti ise komik; “Biz bu okullardan mezun olanların bilimle uğraşmasını istiyoruz”. Neyle, % 2’lik eğitim bütçesi ile mi?

✔

Dörtbin doktor adayı işsiz !

CHP,AKP ve Uzan Partisi susuyor,‘yan cebime koy’ diyor. Diğerleri ne istediklerinin bile farkında değil. Ortadoğu’da savaş Türkiye için ekonomik ve siyasal felaket demektir. Buna boyun eğilemez...

Eskiden tıp fakültesine girmenin bir karşılığı, önemi vardı. Artık pek çok meslek gibi doktorluk için de fakülte bitirmek yetmiyor. O kadar yıl okuyorsunuz ama eğitimin işe yaraması için önce uzmanlık sınavını kazanmanız gerekiyor. Diyelim ki üniversiteyi kazandınız, tıp fakültesinden de mezun oldunuz. Şimdi de Sağlık Bakanı Osman Durmuş engelini geçmeniz gerekiyor! MHP’li Bakan, doktorların kadro almaları için mecburi hizmet getirdi, ama IMF ona da kadro vermedi. Ne oldu? Olan doktorlara oldu. 4000 doktor işsiz ve kadro bekliyor. Pek çok hastane de doktor!

ÖDP ad›na sahibi: Ufuk Uras, Sorumlu Yaz›iflleri Müdürü: Necdet Okcan Genel Merkez: Necatibey Cad. 23/11 S›hhiye Ankara. Tel: (0312) 231 72 32 Faks: (0312) 231 33 12 Bas›ld›¤› yer: Ça¤dafl Matbaas›


Çocuk iflçi çal›flt›rmaya son esmi verilere göre ülkemizde okula gitmesi gereken, 12-17 yaş grubundan 1 milyon çocuk-genç çalışıyor. Gerçekte ise bu sayı birkaç milyonu buluyor. Düşük ücretle ve sigortasız çalıştırılan bu çocuklar, işverenlerin üretimde maliyetleri düşürmesinde önemli bir rol alıyorlar. Bu yüzden de yasaklanmış olmasına rağmen devlet bu uygulamaya göz yumuyor. Devlet, çocuk işçi çalıştırılmasını engellemeli ve bunu sağlamak için caydırıcı yaptırımlar uygulamalıdır. Gençlerin kendi yeteneklerine ve ihtiyaçlarına göre yetişmeleri için 12 yıllık zorunlu eğitime geçilmesi gerekiyor. Fakat sadece bu uygulamanın bugünkü şartlarda yaşadığımız sorunlara çözüm getirmesini beklemek hayalcilik olur. Ülkemizde ekonominin küçülmesi ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin gün geçtikçe artması nedeniyle aileler çocuklarını erken yaşta okuldan alıp işe yerleştiriyorlar. Bunu engelleyebilmenin yolu eğitimin parasız olmasının yanı sıra zorunlu eğitim süresince ailelere bunu sağlayacak sosyal yardım verilmesidir.

R

e Eğitim d tliği fırsat eşi ! istiyoruz

Devlet, öğrencilerin eğitim hayatları boyunca okuyabilme imkanlarını garanti edecek bir sosyal güvenlik uygulamasını 12 yıllık zorunlu eğitim ile birlikte hayata geçirmelidir.

Kadınlar eşitlik istiyor! lkemizde e¤itimde f›rsat eflitli¤inden söz edebilmek mümkün de¤il. Koflullar› ve para durumlar› uygun olmayan erkek ve k›z çocuklar› iyi bir e¤itim alam›yor. Ancak k›z çocuklar› eflitsizlikten çok daha fazla zarar görüyorlar. Kültürel yap› içindeki din anlay›fl›, küçük yaflta evlendirilmeleri, anneye yard›mc› olarak görülmeleri, nüfusa geç kaydettirilmeleri gibi sebeplerle e¤itim alam›yorlar. 8 y›ll›k zorunlu e¤itimi uygulamayan velilere verilen cezalara ra¤men, bu gibi sebeplerle okula gönderilmeyen 152 bin k›z çocu¤u var. K›z çocuklar›n›n okula gönderilmeyiflinin önemli sebeplerinden biri de yoksulluk. Maddi koflullar elvermedi¤inde toplumdaki cinsiyetçi bak›fl aç›s› gere¤i erkek eve ekmek getiren, kad›nsa yemek yapan, çocuk bakan, evi çekip çeviren oldu¤undan bir tercih yap›lmas› gerekti¤inde feda edilen hep k›z çocuklar› oluyor. Çünkü k›zlar okumadan da temizlik yap›p bulafl›k y›kayabilirler ama para kazanamayan, ekonomik özgürlü¤ü olmayan bir erkek olamaz diye düflünüyorlar. Daha ilk ö¤retimde bafllayan bu eflitsizlik kad›nlar için zincirleme bir ikinci s›n›f muamelenin bafllang›c› oluyor. Okuyamam›fl, ekonomik olarak erke¤e ba¤›ml› kad›n özgürleflemiyor. Bu sebeple ÖDP, e¤itimde f›rsat eflitli¤ini savunuyor. K›z çocuklar›n›n e¤itimlerinin güvence alt›na al›nmas› gerekti¤ini söylüyor. E¤itimde f›rsat eflitli¤i için, kad›nlar›n özgürleflmesi için Oy’umuz ÖDP’ye!

Ü

Liselere özgürlük Gerici-faflist anlay›fl›n ve cehaletin kol gezdi¤i yerler liseler. Ders kitaplar›ndaki hurafelerden, giyim-kuflam ve özgürlük gibi bir çok konuda çözülmemifl sorunlar› var liselilerin.

G

enç olmak bu ülkedeki en zorlu işlerden biri. Gençlerle ilgili herşey gençlerin dışında gelişiyor. Sormadan ve fikir danışmadan eğitim sistemini, sınav sistemini, okul üniformasını hatta okulun yerini değiştiriyorlar. Orta öğretim sistemi alacakaranlık kuşağı gibi... Müfredat çağdışı, ırkçı ve gerici. Uyuşturucu ve "ahlaksızlığa" karşı panzehir olarak görülen zorunlu din dersinde, fen derslerinde öğretilenlerin tam tersi anlatılıyor. Kayıt parası, karne parası, servis parası derken öğrenciler müşteriye, öğretmenler tahsilat memuruna dönüyor. Katkı payı uygulamasının

yerleşmesiyle birlikte devlet okullarının bazıları özel okullar ile yarışır hale geldi. Parası olan özel okullarda özel şartlarda okurken; işçi, memur, öğretmen çocukları dolmuş kadar kalabalık sınıflarda kışın donarak,yazın terleyerek birşeyler öğrenmeye çalışıyorlar. "Aydınlık Geleceğimiz" denilen öğrenciler daha çocuk denilecek yaşlarda en yakın arkadaşlarıyla rekabet ettikleri sınav maratonuna (fen liseleri sınavı, ÖSS) giriyorlar. Çocuk, ailesinin dershane ve özel derslere ayıracak milyarları yoksa, bu yarışta en baştan kaybetmiş oluyor, geri kalıyor. Düşük gelirli bir ailenin

çocuğunun gelecek umutları daha ortaöğretim döneminde karartılıyor. ÖSS'ye giren her 10 kişiden 1'i açıkta kalıyor.Meslek liselerinde öğrenciler ücretsiz işçi olarak görülüyorlar ve istedikleri fakültelere giremiyorlar.Tek tip elbiseler öğrencileri kişiliksizleştiriyor, gençlik psikolojisinden anlamayan pek çok öğretmen öğrencileri notla tehdit ediyor. Orta öğretim sorunlarının çözümü için öncelikle eğitim,bir özgürleşme ve gelişme süreci olarak anlaşılmalıdır. Eğitimin ticarileştirme sürecinin parçası olan ortaöğretimin özelleştirilmesi ve katkı payı uygulamasına derhal son verilmelidir.


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
gazete_10 by sol yayin - Issuu