Skip to main content

AdaletWeb106

Page 1

✺ ✺ ✺

fiiiler Silahl› Direnifle Bafllad› Sunniler-fiiiler Birlikte Direniyor Amerika Felluce’de Katliam Yapt›

Ekmek ve

Adalet Haftal›k Dergi / Say›: 106 / Tarih: 11 Nisan 2004 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000

www.ekmekveadalet.net Mail:info@ekmekveadalet.net

BİR OPERASYON: AVRUPA’NIN VE AKP’N‹N GERÇEK YÜZÜ

Ey Dünya Halklar›n›n Bafldüflman› ABD; Irak’tan sana ç›k›fl yok! Ey AKP’liler; “stratejik orta¤›n›z” flii-sunni demeden katlediyor, camileri bombal›yor... Sizde müslümanl›¤›n “m”si de mi kalmad›? Ekmek ve

Adalet

Hapishanelerde 110 ‹nsan›n öldü¤ü gerçe¤ini bu “operasyon” senaryolar›yla da gizleyemezsiniz!

www.ekmekveadalet.com

info@ekmekveadalet.com

AB’ciler, AB misyonerleri, hukukçular! AB’ye ve AKP’ye sormayacak m›s›n›z; “bu operasyonda, kaç hücre, kaç silah, bomba yakalad›n›z?” Düzmece Operasyon, tüm boyutlar›yla bu say›da


Ne Buldunuz? Aç›klay›n! Terör, terörist, terörizm... deyip iflin içinden s›yr›lamazs›n›z! Aç›kla Abdülkadir Aksu ! “Güzel neticeler ald›k” diyorsun bu operasyon senaryosuna iliflkin. Ald›¤›n neticeleri aç›kla? ‹çiflleri Bakan› olarak, kaç hücre evin a盤a ç›kar›ld›¤›n›, kaç silah, kaç bomba, kaç canl› bomba yakalad›¤›n›z› aç›kla! Tüm dünyaya aç›klay›n ald›¤›n›z neticeyi! E¤er “netice” sizin için sadece onlarca devrimciyi tutuklamak ise, o halde onlar› hangi kan›tlarla tutuklad›¤›n›z› aç›kla!

Aç›kla Emniyet Müdürü ! Daha “emniyet sorgusu” bile yap›lmadan, kimseyi hakim önüne ç›karmadan, 37 kifliyi neye dayanarak “örgüt üyesi” ilan ettin, aç›kla? Onlar›n örgüt üyeli¤ini gösteren hangi deliller var elinde, aç›kla? Her günü, her faaliyeti denetiminiz alt›nda olan dernek, dergi bürolar›, kültür merkezleri, ne oldu da bir günde “hücre evi” oldu, bask›n düzenledi¤iniz yerleri kamuoyuna neden böyle yans›tt›n›z, aç›kla!

Aç›kla ‹talya ! Sizin yasalar›n›z, hukukunuz kaç paraya sat›l›k? Aç›klay›n! ‹talya Baflbakan› Berlusconi, savc›lar›na ne emri verdi? Türkiye faflizminin ve o faflizmin bafl› dostun Tayyip Erdo¤an’›n hukukd›fl› isteklerini neyin karfl›l›¤›nda kabul ettiniz? Tayyip Erdo¤an, sizin kendi hukukunuzu bile çi¤neyip Avrupa’da yapt›rd›¤›n›z “operasyon”lar karfl›l›¤›nda, hangi tekelinize yeni ç›karlar sa¤layacak?

Aç›klay›n ‹stanbul DGM’nin Savc› ve Hakimleri ! Kendi yasalar›n›za göre bile “yasad›fl›” olan bir “arama izni”ni nas›l verdiniz polise? Polisin önünüze “örgüt üyesi” diye getirdi¤i onlarca kifliyi, hiçbir delil, kan›t olmadan neye göre, hangi kurumlar›n iste¤i, hangi makamlar›n talimat› üzerine tutuklad›n›z, aç›klay›n! Ya aç›klay›n, ya üzerinizdeki cüppeleri ç›kar›p iflkenceci polis üniformas›n› giyin.

Bunlar› aç›klayamazsan›z, bu operasyon senaryosunu yazanlar, yürürlü¤e koyanlar, komplocu, provokasyoncu olarak an›lacakt›r.

Ey Dersim... ‹syan›nla tarihimiz, da¤lar›ndaki flahanlar›nla gelece¤imiz... ‹çiflleri Bakan› fiükrü Kaya, 1930’lar›n bafl›nda TBMM kürsüsünde konufluyordu; “Yüksek da¤lar›, derin dereleri, ve genifl vadileri vard›r. Ve bu bölgenin k›smi azamisi tafll›k ve kayal›kt›r... Bugün buras› 91 aflirete münkasemdir. 1876’dan bugüne kadar muhtelif zamanlarSadeda Dersim üzerine harekat› asce askeri keriye yap›lm›flt›r. Halk› cahil, harekatlar biraz da topra¤›n fakirli¤i doladüzenley›s›yla halk› fakir olur ve de simekle lahl› bulunursa tabii böyle bir yerde vukuat eksik olmaz... Yukar›da da arzetti¤im gibi 1876 senesinden beri bugüne kadar muhtelif tarihlerde muhtelif kuvvetlerle on bir harekat› askeriye yap›lm›fl, fakat...” Fakat, Dersim teslim al›namam›flt›. 27 Mart’ta Kinzir ormanlar›nda “On bir harekat› askeriye”de yaflananflehit düflen Cephe gerillas› lar, Dersim’in kanl›, ac›l› ve isyankar tarihidir. H›d›r Demir’in Ma¤aralara s›¤›nm›fl kad›n ve çocuklar, ma¤aÇemiflgezek Oski ralar›n giriflleri örülerek diri diri mezara gömüldüler bu köyünde yap›lan harekat› askeriye’lerde. Dersim’in da¤lar›, köyleri, vadilecenaze töreri bombalara bo¤uldu. Ah keflke, keflke Dersim’i yeryüninden zünden silebilselerdi... O kadar çok istiyorlard› ki böyle k a l yapmay›; yapamay›nca, Tunceli il merkezini önce geçici mad›lar. olarak Elaz›¤’a, oradan da 4993 say›l› kanunla Kalan il- Özellikle son çesine naklettiler... Ama Dersim yokolmad›. on y›ld›r, kültürel Fakir b›rak›lm›fl, milliyeti hakir görülmüfl Dersim’de is- harekatlarla, yozlaflyan da yokolmad›. Elleri silahl› veya silahs›z, gönülleri t›rarak bitirmeye çal›fl›yorlar Dersim’i. Festivallerinin içi hep isyan dolu oldu. boflalt›l›yor, Munzuru sivil toplumculu¤a basamak yap›l›1938’de her bir vadisini, her koya¤›n›, ma¤aras›n› yor... Yeter ki bitsin Dersim! Bitsin, fakir b›rak›lm›fl ve ha“mezara” çevirdikleri Dersim’in da¤lar›nda, 1970’li y›lla- kir görülmüfl halk›n›n zulme isyan›! Tüm harekatlar›n›n r›n sonlar›nda yine silahl› isyan filizleri boy verdi. O gün amac› bu. bugün onlar› yoketmek için durmaks›z›n “harekat› askeHaydarlar, H›d›rlar, Erhanlard›r Dersim’in direnen dinariye”ler düzenleseler de, baflaram›yorlar. 28 Mart’ta Der- mi¤idir. Onlar Dersim’in yokedilemeyen tarihi ve bizden sim’in Kinzir ormanlar›n› kanlar›yla sulayan H›d›r DEM‹R, asla çal›namayacak gelece¤idir. Onlar varsa, Dersim var Erhan KÖKDEM‹R ve Haydar BOYRAZ, iflte o yokedile- demektir. Onlar hep olacaklar. Dersim varolmaya devam meyen, kökü kurutulamayan filizlerdendir. edecek; ve son söz: Dersim, Dersim olarak kalacak!

Ekmek ve

YR ÇA⁄ DUYU

I U fiEH‹TLER‹M‹ZDEN Ö⁄REN‹YORUZ!

30 Mart - 17 Nisan Devrim fiehitlerini Anma Partinin Kuruluflunu Kutlama Günleri

fiEH‹TLER‹M‹ZDEN DEVRALDI⁄IMIZ BAYRAK ELLER‹M‹ZDE, PART‹N‹N REHBERL‹⁄‹NDE DEVR‹ME YÜRÜYORUZ!

Adalet

INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.net

Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Mustafa Köflker Genel Yay›n Yönetmeni: Gülizar Kesici Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks:0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST

Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro

Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro

‹ngiltere: £ 2.5 Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro

E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.net

Bürolar›m›z Yap›verlag Venloerstr. 507-A 50825 Köln Tel: 0049 221 280 87 74 0049 221 280 87 75 Faks:0049 221 280 90 84 E-mail adresi: ekmekveadalet@arcor.de Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Tel-faks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Tel-faks: 0 312 419 27 38 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Telfaks: 0 326 223 87 18 Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatarla Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 1 HOPA Tel-Faks:0 466 351 42 08

‹zmir- Milli-i Kütüphane Cad. No: 17/104 Tepeköylü ‹fl Merkezi Konak/‹zmir Tel-Faks: 0 232 482 29 54 Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 331 66 51 Malatya- Dabakhane Mah. Bak›rc›lar Çarfl›s› Sar›beyo¤lu ‹flhan› Kat:1 No:43 Tel: 0422 323 24 77 Mersin- Zeytinlibahçe Caddesi Petek Apartman› No:26 Kat:1/3 Mersin Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Pustular iflhan› Zemin Kat No:4 Tel-faks: 0462 321 14 80


Ekmek ve Adalet Say› 106 ‹çindekiler

3... 5... 7... 8... 10...

11... 12... 15... 18... 20... 22... 24... 26... 29... 32... 34... 37... 39...

40... 42... 44... 46... 48... 49... 50...

Bir operasyon senaryosu ve fiyasko! Avrupa’da 23, Türkiye’de 40 örgüt üyesi yakaland› Hukuk d›fl› bask›n, talan, gözda¤› ve tutuklama Bir operasyon ve Türkiye gerçe¤i 4. güne kadar hakk›m›zdaki suçlamalar› ö¤renemedik Y›lmayaca¤›z AKP’nin ve AB’nin terörüne tepkiler ya¤›yor ‹mparatorlu¤un önünde halklar var Faflizmin Fehriye tak›nt›s› Amerika yalan söyler de AKP iktidar› durur mu? AKP’nin demokrasi diye bir derdi var m›? AB’nin demokrasi diye bir derdi var m›? Mutlaka tutuklayacaklard› 30 Mart 1972’den günümüze bir destan 1 May›s haz›rl›k komitelerini kural›m Devrimin reformizme, revizyonizme karfl›... Umudunuzu diri tutun, emperyalizm yenilecek... Direnenlerin yüre¤i dünyan›n her yerinde ayn› atar... Bu ülke böyle yönetiliyor Yüzeyselli¤in ve demagojilerin girdab›nda Yurtd›fl›ndan... Bir direnifl destan›... Kahramanlar ölmez Ümit Günger sloganlarla u¤urland› Amerikan uflaklar› içeride, vatanseverler d›flar›da

Bir ‘operasyon’ senaryosu

ve fiyasko !

Nas›l bir ülkede yafl›yoruz? fiu veya bu nedenle bu sorunun cevab›nda yan›lanlar, emperyalizm ve iflbirlikçileri taraf›ndan kullan›lmaktan, sömürülmekten, afla¤›lanmaktan, istismar edilmekten kurtulamazlar. Bu sorunun tek do¤ru cevab›n› devrimciler vermifltir. Yaflad›¤›m›z her olay, bu ülkeye dair sömürücülerin de¤il, devrimcilerin tesbitlerini do¤rulam›flt›r. Onlar demokrasi var diyorlar, biz faflizm diyoruz. Bir haftad›r burjuva bas›nda, televizyonlarda ilk s›ralarda verilen “uluslararas› DHKP-C operasyonu”na bakan herkes, bu ülkenin bir huhuk devleti olmad›¤›n›, demokrasiyle yönetilmedi¤ini, tersine tepeden t›rna¤a hukuksuzlu¤a kesmifl, halk›n mücadelesini bast›rmak için katliamdan komplolara kadar her türlü yönteme baflvuran bir faflizmle yönetildi¤ini görür. Bu öyle bir operasyon ki, nereleri bast›klar›n› bile aç›klayam›yorlar; bask›n düzenledikleri yasal, demokratik kurumlar› “örgüt üssü”, bu kurumlarda bulunan kiflileri de “örgüt üyesi” ilan edip, sorgusuz, kan›ts›z tutukluyorlar. Operasyona “ciddi, büyük” bir hava vermek için Avrupa da bu ifle ortak ediliyor. Türkiye, Avrupa’y› da yönlendirerek onlara da “operasyon” yapt›r›yor. Türkiye’de nas›l bir hukuk, nas›l bir adalet var? Avrupa bilmiyor mu? AB bunu nas›l onaylay›p ona ba¤l› operasyon yap›yor? Bu oyunu görmüyor mu? Görüyor ama oyun bir çok bak›mdan onun da ifline geliyor. Avrupa, Türkiye’yi AB’ye al›p askeri, siyasi, ekonomik bölgesel ç›karlar›n› sa¤lamak için, bu yalanlar› yutar görünüyor... Ülkemizdeki AB’ciler de, iflin içinde Avrupa da olunca bunun “teröre karfl› bir operasyon” oldu¤una inanmakta sak›nca görmüyorlar. Avrupa sözde iflgallere karfl›d›r, Amerikan hukuksuzlu¤una karfl› görünür, ama ABD’nin gitti¤i yoldan gider, alt düzeyde onu taklit eder... Bu operasyon Amerika’n›n terör demagojisinin taklididir. Avrupa emperyalizmi ve oligarflinin sürdürdü¤ü politika, Amerikan imparatorlu¤unun “teröre karfl› savafl” ad›na “her türlü muhalefeti yok etme” politikas›ndan baflka bir fley de¤ildir. F Tiplerindeki katliam› birlikte yapt›lar ve yapmaya devam ediyorlar. Operasyonun Türkiye aya¤›nda da, Avrupa aya¤›nda da her türlü hukuk ayaklar alt›na al›nm›flt›r. 19-22 Aral›k’taki ve F Tiplerindeki amac› hat›rlay›n; devrimcileri halktan tecrit etmek ve giderek yoketmek. ‹flte bu operasyonun amac› da ayn› hedefe yöneliktir. Hayat›n çeflitli alanlar›nda demokratik mücadeleyi yokederek, tüm di¤er ilerici kesimlerin devrimcilerden uzak durmas›n› sa¤layarak, devrimcileri tecrit etmek. “Teröre karfl› operasyon” ad› alt›nda yap›lan bu operasyon, halk›n devrimci muhalefetini, haklar ve özgürlükler mücadelesini bitirme operasyonudur. Terör nerede, teröristler nerede? Tam tersine, bas›lan kurumlar, tutuklanan kifliler, emperyalizmin ve faflizmin terörüne karfl› mücadele edenlerdir. ABD’nin Irak’taki terörüne, AKP’nin F tiplerindeki terörüne karfl› ç›kanlard›r. Bu gerçek aç›k oldu¤una göre, “uluslararas› operasyon” diye sahnelenen bu tezgah›n amac› da anlafl›l›r. Bu arada bir noktaya da dikkat çekelim; Nato Zirvesi’ne haz›rl›k, 1 May›s’› engelleme gibi amaçlar, bu operasyonun amaçlar›n›n yan›nda talidir; bunlar ancak zamanlamada etken olabilir; ama mesele bunun çok ötesindedir. Emperyalizm ve oligarfli için, Nato zirvesinin güvenli¤i, 1 May›s› engelleme gibi bir hedef, bu operasyonun as›l hedefinin yan›nda


küçük bir hedeftir. Demokratik alana yöneltilen bu sindirme ve tasfiye operasyonu, meydan› devlet solcular›na, düzeniçi muhalefete b›rakma operasyonudur. Amerikan›n imparatorluk stratejisinde de bu vard›r. Sadece icazetli muhalefete yer vard›r Amerikanc› dünya düzeninde. Amerikanc› AKP ve Avrupa da ayn› anlay›fltad›r. Asla iktidar hedeflenmeyecektir. “Protesto”nun ötesine geçilmeyecektir. K›sacas›, sistemin özüne elefltiri yöneltilmeyecektir. Yöneltenler, yokedilmelidir. fiimdi bir daha ayn› soruyu soral›m: Türkiye’de demokrasi var m›? Sadece bu operasyona bak›n, cevab›n› görürsünüz. Sadece TAYAD’l›lar›n “107 ‹nsan öldü! Duydunuz mu!” afifllerini, “afiflleriniz yasal ama ast›rmayaca¤›z!” diyerek ast›rmayan zihniyeti hat›rlay›n yeter. Bitmifl ve sürmekte olan yüzlerce iflkence, infaz davas›n›n seyrini hat›rlay›n yeter. Binlerce “kay›p” dosyas›n›n hala aç›lmad›¤›n›, Kopenhag kriterlerinin y›lmaz savunucular›n›n da, AB denetçilerinin de asla böyle bir istekte bulunmad›¤›n› hat›rlay›n... Grevlerin yasakland›¤›n›, meydanlara ç›k›p en s›radan özlük haklar›n› isteyen memurlar›n “terörist” ilan edildi¤ini hat›rlay›n... Sonra dönüp bu ülkede demokrasi var m› cevaplay›n. Say›s›z “demokratikleflme paketi”yle demokrasiden yana olduklar› yalan›n› yutturmaya çal›flan TÜS‹AD patronlar›n›n itiraz› var m› böylesine hukuksuz “operasyonlara”? Demokrasi flampiyonlu¤unu kimselere b›rakmayan medyadan bir itiraz var m›? Ekranlarda milyonlar›n gözünün içine bakarak okuduklar›n›n yalan, gazetelerde yazd›klar›n›n yalan oldu¤unu biliyorlar. Ama düzen onlar› öylesine kifliliksizlefltirmifl ki, bir haberde onlarca insan›n kalemini k›r›veriyorlar. “Ba¤›ms›z yarg›” ise zaten polisin emrinOnlar, halklar›n devrimci de. Parlamento deseniz, AB’nin, mücadelesinin ve örgüt- IMF’nin, ABD’nin isteklerini yalenmesinin tasfiye edildi- salaflt›rmaktan, onlar›n ¤i, emperyalizmin izin parmak indirip kald›ran verdi¤i kadar bir muhale- kuklalar› olmaktan baflfeti olan bir demokrasici- ka bir rolleri yok. Kim, hangi kurum, hangi zihlik oyunu peflindeler. Biz niyetle uygulayacak bu gerçek bir demokrasiden, ülkede demokrasiyi?

halk›n demokrasisinden yanay›z. Onlar, ipimizi kime teslim etsek diye tart›fl›yor. Biz ba¤›ms›zl›k için mücadele ediyoruz. Bu operasyonlar, iflte bunun için bize yöneliyor.

AKP’sinden CHP’sine, Kürt milliyetçilerinden reformistlere, MGK’s›ndan Tüsiad’›na, sendikalara kadar, bir çok kesim, emperyalizmin kuca¤›na kofluyor. AB’nin flemsiyesi alt›n-

da, ABD’nin himayesi alt›nda, demokratl›k, özgürlükçülük oynan›yor. Onlar, halklar›n devrimci mücadelesinin ve örgütlenmesinin tasfiye edildi¤i, emperyalizmin izin verdi¤i kadar bir muhalefeti olan bir demokrasicilik oyunu peflindeler. Biz gerçek bir demokrasiden, halk›n demokrasisinden yanay›z. Onlar, ipimizi kime teslim etsek diye tart›fl›yor. Biz ba¤›ms›zl›k için mücadele ediyoruz. Bu operasyonlar, iflte bunun için bize yöneliyor. F tiplerindeki duvarlar, halk›n etraf›na örülen bask›-yasak duvarlar›, komplolar, operasyonlar, ABD’nin, AB’nin ülkemizi sömürgelefltirme politikalar›n›n devam›d›r. Ba¤›ms›zl›ktan demokrasiden yana olmak, emperyalizme ve oligarfliye karfl› direnmektir. Emperyalizmin ve oligarflinin “terör” demagojisiyle gerçeklefltirdi¤i operasyonlar›n karfl›s›na dikilmektir. Ne yaz›k ki, kendine demokrat, vatansever, sol diyenlerin önemli bir k›sm› bu gerçe¤i görmekten uzakt›r. Uzak oldu¤u için de böyle bir operasyon senaryosu karfl›s›nda sessizdir. Böyle bir olay sizi ilgilendirmezse ne ilgilendirir? Bugünlerin revaçta tart›flmas› “Sol niye geliflmiyor” sorusunun cevab› da buradad›r iflte. Bu halinizle iflçilerin, köylülerin, yoksullar›n, iflsizlerin sorunlar›yla da ilgilenemezsiniz tabii. Bunlar solun ahlak›n›, vicdan›n› gösteren bir kriterdir. “Beni ilgilendirmez”; böyle bir sol anlay›fl olur mu? Biz kar›flmayal›m, sald›r›lar bize dokunmadan geçsin gitsin diye düflünenler, bu düflüncenin beyhudeli¤ini geçmiflte defalarca yaflad›lar. Yine yaflayacaklard›r. Tarihin tekerrür etmemesinin yolu, bütün bunlardan ders ç›karmakt›r. Ba¤›ms›zl›¤›, demokrasiyi, hukuku ve adaleti savunan tüm güçlerin bir blok olmas›d›r. Operasyonun kendisi bir “fiyasko”dur. AKP hükümeti ve polisi, iddia etti¤i hiç bir fleyi kan›tlayamayacak durumdad›r. Operasyonun esas amac› aç›s›ndan da sonucun bir “fiyasko” olaca¤›n› buradan tekrarlayal›m. Boyutlar›yla, biçimlenifliyle yak›n tarihimizde benzer örne¤i görülmese de, ayn› amaca yönelmifl çok operasyonlar›n hedefi olmufltur devrimciler. Ve hepsinde de operasyonlar› bofla ç›karmas›n› bilmifllerdir. Kimse sanmas›n ki, Ekmek ve Adalet kavgan›n sesi olmaktan vazgeçecek, kimse sanmas›n ki, TAYAD’l›lar 20 y›ll›k tarihlerinin üzerine bir çarp› çekecekler, kimse sanmas›n ki haklar ve özgürlükler mücadelesi durdurulacak! Kimse sanmas›n ki, ba¤›ms›zl›k demokrasi ve sosyalizm yürüyüflü duracak!.. 34 y›ll›k tarihimizde bunu bir çok kez gösterdik, yine herkes yaflayarak görecek.


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin

“Avrupa’da 23, Türkiye’de 40 Örgüt Üyesi Yakaland›!” Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi 2 Nisan tarihli 328 no’lu aç›klamas› ile, oligarflinin polisinin, medyas›n›n “uluslararas› DHKP-C operasyonu” olarak yans›tt›¤› operasyonda yalanlar› gözler önüne serdi ve operasyonun amac›n› ortaya koydu. Aç›klamada, Emniyet Genel Müdürlü¤ü sözcüsü Ramazan Er’in söyledi¤i ve bas›n›n da aynen tekrarlad›¤› “Avrupa’da 23, Türkiye’de 40 örgüt üyesi yakaland›...” sözleri hat›rlat›larak flöyle denildi: “Örgüt üyeleri yakalanm›fl, sorgulanm›fl, mahkeme aç›lm›fl, mahkeme sonuçlanm›fl, Yarg›tay’da onaylanm›fl ve örgüt üyelikleri kesinleflmifl!.. Yani hiçbir sorgu ve yarg› olmadan insanlar yarg›lanm›fl ve en az 12,5 y›l örgüt cezas› alm›fl durumdalar. Operasyonlar› yapan-yapt›ran polis, hükmü de çoktan vermifl. Bu tablo herkes için çok ö¤retici ve Türkiye tablosunun ne oldu¤unu gösteren önemli bir kriterdir. Türkiye’de hukukun, hak ve özgürlüklerin ne anlama geldi¤inin tarife gerek b›rakmayan örne¤idir.” “Kim bu örgüt üyeleri? Nerede yakalanm›fllar? Nas›l yakalanm›fllar?” diye soran Cephe, bas›lan yerlerin istisnas›z tümünün Avrupa’da ve Türkiye’de yasalar çerçevesinde kurulmufl, devletin ve kamuoyunun denetiminde, y›llard›r demokratik mücadele sürdüren, herkes taraf›ndan bilinen dernekler, kültür merkezleri, radyolar, dergiler oldu¤unu belirterek, bu kurumlar›n baflkanlar›n›n, yöneticilerinin, üyelerinin bir anda, bir gece bask›n› ile “örgüt üyesi” ilan edildi¤ini belirtti. Operasyonlar› yapan polisin, bir anda bu kurumlar› “suçlu” ilan etti¤ini dile getiren Cephe, suçlaman›n hep ayn› oldu¤unu, “falanca örgütle iliflki halindeler” yalanlar›na baflvuruldu¤unu söyledi. Polisin hukuksuzlu¤unun bununla da bitmeyip, Avrupa’daki bu tür çeflitli dernekleri, kurumlar› da bast›rd›¤› hat›rlat›lan aç›klamada, “Türkiye polisi bu derneklerin, Türkiye dahil olmak üzere, söz konusu ülkelerin kendi yasalar› ile kuruldu¤unu, denetlendi¤ini ve bütün etkinliklerini bildi¤i halde, Avrupa’ya, “bunlar terörist” diye göstermek için yalanlara, düzmece belgelere ve provokasyonlara baflvuruyor. Bu dernek ve kurumlar›n örgütümüzle hiçbir ilgisi yoktur. Bu konudaki bü-

tün iddialar, infazc›, katliamc›, kaybeden, iflkenceci, komplocu Türkiye polisinin yalan ve demagojilerinden ibarettir.” dedi.

hukuksuzlu¤u

Oligarflinin Amac› Nedir? Operasyonlar›n amac›n›n de¤erlendirildi¤i aç›klamada, “Amaç; Türkiye’de gerici-faflist AKP iktidar›n›, kapitalist sistemi elefltiren, muhalefet eden, sosyalizmi savunan hiçbir gücün kalmamas›d›r. Türkiye polisi bu amaçla demokratik her kurumu, muhalif her kifliyi suçlu göstermek için her türlü yönteme baflvurmaktad›r. “DHKP-C’ye Büyük operasyon” denilerek, demokratik hak ve özgürlükler yok edilmektedir.” ifadelerine yer verildi. Avrupa’n›n da bu operasyona kat›lmas›n›n, AB’ye girmek isteyen gerici-faflist AKP iktidar›n› rahatlatmak amac› tafl›d›¤› belirtilen aç›klamada, “Avrupa’da bas›lan, talan edilen hiçbir yerle örgütümüzün iliflkisi yoktur.” denildi. ‹talya’da “örgütün hücresi çökertildi” türünden haberlere de aç›kl›k getiren Cephe, bu konuda aç›klamada flu ifadelere yer verdi: “‹talya’da örgütümüzün hücresi oldu¤u, çeflitli eylemler yapt›¤› ve üstlendi¤i tamamen Türkiye polisinin uydurmas› ve komplosudur. ‹talya’daki anti-emperyalistlerden lojistik destek ald›¤›m›z iddialar› da tümden yaland›r. De¤il ‹talya’da, ülkemiz d›fl›ndaki hiçbir ülkede bu tarz bir örgütlenmemiz ve faaliyetimiz yoktur. Bu ülkelerdeki faaliyetimiz tamamen demokratik ve yasald›r.” Fehriye Erdal’la ilgili haberlerin tümden yalan oldu¤u dile getirilen aç›klamada, operasyonlar›n psikolojik savafl yönüne de yer verildi. “Polis neredeyse her gün bast›¤›, talan etti¤i, yönetici ve üyelerini gözalt›na ald›¤› dernek ve benzeri kurumlar› yeniden Avrupa ile ayn› gün basarak psikolojik savafl yapmaktad›r.” denilen aç›klamada, bunun nedeninin, dernek ve demokratik kurumlar›n terörize edilmesi, korku ve gözda¤› vererek ifllemez hale getirilmesi oldu¤u belirtildi. Yine, “Avrupa ile eflzamanl› operasyon” havas› vermesinin de, polisin kendi yasad›fl›l›¤›n›

Say› 106 5 11 Nisan 2004


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin gizlemek için baflvurulmufl bir taktik oldu¤u söylendi. “Tayyip Erdo¤an’›n o¤lunun dü¤ününe sald›racaklard›... canl› bomba olacaklard›...” gibi haberler tamamen polisin bask›nlar›n› meflrulaflt›rmak için uydurdu¤u yalanlar oldu¤u belirtilen aç›klamada, Avrupa’daki operasyonlar› koordine eden ‹talyan Hükümetine de yer verildi. Berlusconi’nin, ‹talya halk› nezdinde her yönüyle teflhir oldu¤u belirtilirken, Tayyip Erdo¤an’›n “özel dostu” oldu¤una vurgu yap›larak, “Anlafl›lan o ki, iki faflist-gerici bir araya gelmifl, muhaliflerimizi nas›l yok ederiz, konusunda planlar yapm›fl ve bu karar› alm›fllar. Türkiye Baflbakan› Tayyip Erdo¤an’›n, Berlusconi’nin ‹talyan tekellerinin Türkiye’deki ç›karlar›na iliflkin istekleriyle özel olarak ilgilenip yerine getirdi¤ini herkes biliyor. Anlafl›-

hukuksuzlu¤u lan ‹talyan tekellerinin ç›karlar› her fleyin üstünde. Hukuk ve adalet yok. Zaten Amerika’n›n suç ortaklar›ndan baflka bir fley beklenemez.” denildi. “Adalet, eflitlik, özgürlük için mücadele ediyoruz. Ba¤›ms›z, demokratik ve sosyalist bir Türkiye için savafl›yoruz.” diyen Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi, “karfl›m›zda, b›rak›n halktan yana hukuku, kendi hukukunu da hiçe sayan, gayrimeflru, yasad›fl› her yola baflvuran ahlaks›z bir güç var” diyerek oligarflinin ve emperyalizmin ahlak› olmad›¤›n› belirtti. Aç›klaman›n sonunda, “bunlar bizi devrim yolundan döndüremez, sindiremez.” denilirken, “34 y›ll›k tarihimiz buna tan›kt›r. Devrimcilere karfl› emperyalistleri arkas›na alarak savaflan iflbirlikçi oligarfli de bunu çok iyi bilir.” ifadeleri ile aç›klama sona erdi.

ABD ve ‹srail’i Destekleyen, ‹flbirli¤i Yapan Hiçbir Ülke Hukuk Uygulayamaz Say› 106 6 11 Nisan 2004

Demokratik kurumlara tahammül edemeyenler, demokratik mücadele yürüten devrimcilere, demokratlara sald›ranlar, “büyük terör operasyonu” diyenlerin kimler oldu¤una bak›n. Amerika ve ‹srail terörünü her yönüyle destekleyen, onunla her türlü iflbirli¤ini yapan gerici-faflist AKP iktidar› ve onu destekleyen Avrupa. Amerika ve ‹srail terörünü görmezden gelen, destekleyen hiçbir devlet kendi hukukunu uygulayamaz. Amerika’n›n hukuksuzluk düzenine boyun e¤en, o hukuksuzluktan kendi muhalif güçlerine karfl› güç alan bu tür ülkeler kendi meflruiyetini yitirirler. Amerika ve ‹srail’in katliamlar›na suç orta¤› olan bu devletler, Amerika ve ‹srail karfl›s›nda diz çökmektedirler. Bu diz çöküflün en basit ifadeyle anlam›, “bizde hukuk ve adalet yoktur” diye bas bas ba¤›rmakt›r. Zerrece hukuku olan, hukuka sayg›s› olan bir ülke, bir iktidar ilk önce Amerika ve ‹srail’in hukuksuzlu¤una karfl› ç›kar.

Bunlar› yapmazlar, yapamazlar. Sonra s›ra devrimcilere gelince binlerce silahl› gücünü, özel timlerini ve hukuksuzlu¤unu seferber etmekte ve “terör” demagojileriyle demokratik haklar› yok etmeye çal›flmaktad›rlar. TERÖR, halklar›n iradelerini yokederek, nas›l yönetilece¤ini, kimin yönetece¤ini onlara dayatmakt›r. TERÖR, halk›n evini bafl›na y›kmak, çocuklar›, gençleri, kad›nlar›, yafll›lar› roketlerle paramparça etmektir. TERÖR, bir halk› aç›k hapishaneye mahkum edip dört bir yan›n› dünyan›n gözleri önünde duvarlarla kuflatmakt›r. TERÖR, tekellerin ç›karlar› için ülkeleri iflgal etmektir. TERÖR, katliamlar yap›p “teröre karfl› savafl›yorum” yalan›yla üzerini örtmektir. TERÖR, Üç-befl tekelin kasalar›n› doldurup milyarlar› açl›¤a mahkum etmektir. Yoksul çocuklar› ilaç tekellerine kobay olarak sunmakt›r. TERÖR, halka karfl› savafl-

mak, Susurluklar örgütlemek, köyleri yak›p y›kmak, kad›nlara tecavüz etmek, genç k›zlar›m›z› ve o¤ullar›m›z› dipsiz kuyularda kaybetmektir. Bunlar› biz yapm›yoruz. Bize terörist diyerek sald›ran AKP iktidar› ve Avrupa yap›yor. Onlar›n destekledi¤i Amerika ve ‹srail yap›yor. Biz, dünyay› adaletsizli¤e mahkum etmek isteyenlere karfl› her alanda, halklar›n biny›llard›r meflru gördü¤ü yollarla savafl›yoruz. Bizi yok etmek isteyenler, adalet ve eflitlik mücadelesini yoketmek isteyenlerdir. Egemen s›n›flar›n ony›llard›r hedefidir bu. ‹flgalleri, talanlar›, katliamlar›, zulümleri, tekelleri, medyalar›, devletleri hep bunun için seferber edilmifl durumdad›r. TERÖR, bugün amaçlar›na ulaflmak için baflvurduklar› yegane demagojidir. Ne AKP iktidar› ne de Avrupa gerçekten teröre karfl› olamaz, hukuktan sözedemezler. Tüm dünya halklar›n›n terörist ilan etti¤i iki güçtür Amerika ve ‹srail. Bize terörist diye sald›ranlar Amerika ve ‹srail’in iflbirlikçileri ve ayn› terör demagojisiyle halklar›n haklar›n› yoketmek isteyenlerdir.


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin hukuksuzlu¤u

Hukukd›fl› Bask›n, Talan, Gözalt› ve Tutuklama Hala AKP’ye demokratl›k misyonu biçenler; aç›n gözünüzü ve okuyun! Bu tabloyu yaratan AKP iktidar›d›r. Hâlâ bütün pervas›zl›¤›yla gözalt› ve tutuklama terörü sürüyor 1 Nisan günü sabaha karfl› Türkiye ve Avrupa’da AKP iktidar›n›n ve emperyalistlerin “eflzamanl› terörü” yafland›. *** Avrupa’da, Belçika, ‹talya, Hollanda ve Almanya’da çok say›da yasal kurum ve Türkiyeli demokrat insanlar›n evleri bas›ld›. ‹talyan savc›l›¤›n›n talebi üzerine yap›ld›¤› aç›klanan tüm bu operasyonlar›n sonucunda, halen ‹talya’da Avni Er ve Zeynep K›l›ç isimli iki kifli d›fl›nda hiç kimse gözalt›nda bulunmuyor. “Büyük operasyon” havas› yaratmak, ilk andaki tepkileri geçifltirmek için yap›lan gözalt›lar hemen serbest b›rak›l›rken, son olarak Belçika’da Kaya Saz serbest b›rak›ld›. ‹talya ve AKP iktidar›n›n polisinin aç›klamalarla yalanlar s›ralan›rken, Kaya Saz’›n sözkonusu operasyonla hiçbir ilgisi bulunmayan Hollanda’da y›llar önce yaflanan bir baflka olaydan dolay› ifadesine baflvuruldu¤u ö¤renildi. Baflka bir zamanda, istenildi¤inde çok rahat ifadesi al›nabilirdi Kaya Saz’›n. Ama bu operasyonlara denk getirilerek, Avrupa’daki operasyonlar›n Türkiye’deki hukuksuzlu¤un üzerini örtmek, AKP’nin terörünü perdelemek için yap›ld›¤› bu örnekle de ortaya ç›kt›. Fehriye Erdal’a iliflkin haber ve aç›klamalar›n gerçekle ilgisinin bulunmad›¤› ise Cephe taraf›ndan yap›lan aç›klamada dile getirildi. *** Türkiye’de, komploya, hukuksuzlu¤a dayanan, tümü demokratik kurulufllarda çal›flan insanlara yönelik operasyonlar ise halen sürüyor. fiu ana kadar elimize ulaflan bilgilere göre; ‹stanbul’da 1 Nisan günü sabaha karfl› bask›n yap›lan yerler flunlar: Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i, TAYAD, Halk›n Hukuk Bürosu, ‹dil Kültür Merkezi, Anadolu’nun Sesi Radyosu, Gençlik Gelecektir Dergisi ve Ekmek ve Adalet Dergisi. Bu kurumlardan ve yollardan gözalt›na al›nan 39 kifliden 22 kifli tutukland›. Tutuklananlar›n isimleri flöyle: Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Üyeleri fiadi N. Özpolat, Gülsen Salman, Çayan Güner. Halk›n Hukuk Bürosu çal›flanlar› Av. Behiç Aflç›, Mehmet Do¤an, Kudret Sar›gül. Grup Yorum eleman› Ali Arac›, Tayad çal›flanlar›

Eylül ‹flcan, H›d›r Gül. Gençlik Gelecektir Dergisi çal›flanlar› ve ‹stanbul Gençlik Derne¤i Üyesi Ferhat Özdemir, Hasibe Çoban, Mehmet Yayla, Perihan Demirk›ran ve Serkan Onur Y›lmaz. Ekmek ve Adalet Dergisi çal›flanlar› Gülizar Kesici, Yeliz Türkmen, Seval Yaprak, Y›lmaz Kaya, Yalç›n Akar ve Alp Yarbafl. Yaflad›¤›m›z Vatan dergisi eski Genel Yay›n Yönetmeni Metin Yavuz ile fiiflli'de bir otobüs dura¤›ndan gözalt›na al›nan Zeliha Koyup›nar. Bursa’da yaflanan gözalt›lar sonucu, Münevver Köz Gölcük'te tutukland›. ‹zmir’de de terör hakimdi. Nurhan Y›lmaz, Cafer Sad›k Ero¤lu, Ozan Anar ve Sabahattin Filazo¤lu tutukland›lar. Ünye Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i de, bu hukuksuzluktan pay›na düfleni ald›. Temel Haklar baflkan› Bülent Yaz›c› ve dernek çal›flanlar›, Ceyhan Çavufl, ‹lker Keskin, Nihat Sönmez, Hüseyin Saka ç›kar›ld›klar› mahkemece tutukland›lar. Amasya’da yolda otobüsleri durdurularak gözalt›na al›nan Samsun Temel Haklar çal›flanlar› Sad›k Türk, ‹hsan Özdil, Günefl Erdemir de ç›kar›ld›klar› mahkeme taraf›ndan tutuklananlar aras›ndayd›. Halen, operasyonlar›n sürdü¤ü ‹stanbul’da Küçükarmutlu’dan al›nan Fadik Ad›yaman ve Necla Can tutuklan›rken; Kocaeli’de Temel Haklar ve Gençlik Derne¤i üyelerine, Samsun Temel Haklar ve Gençlik Derne¤i üyelerine yönelik gözalt› terörü sürüyor. *** Di¤er kurumlara yap›lan bask›nlarda oldu¤u gibi dergimizin teknik haz›rl›klar›n›n yap›ld›¤› Y›lmaz Yay›nc›l›k’›n bas›lmas›nda da “arama” ad› alt›nda tam bir talan gerçeklefltirildi. Tümü, yay›nc›l›k faaliyetlerinde kulland›¤›m›z, bütün bas›n kuruluflunlar›nda bulunan bilgisayarlar›m›za, cep telefonu kartlar›m›za, arflivlerimize, resim arflivlerine, CD kay›tlar›m›za, yaz›c›m›za (leaser printer), foto¤raf makinalar› ve kameralar›m›za, muhabirlerimize ait cep telefonlar›na el konuldu. Büromuzda bulunan tüm eflyalar da¤›t›larak parçaland›, kitaplar›m›z yerlere saç›larak ço¤u kullan›lamaz hale getirildi. Bask›n gibi, aramada da kendi yasalar›na dahi uymad›lar. Aramaya, avukat ya da büro yetkililerinden birinin nezaret etmesi gerekirken, bu hak keyfi flekilde kulland›r›lmad›.

Say› 106 7 11 Nisan 2004


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin

Bir Operasyon ve Türkiye Gerçe¤i ✖ Medya arac›l›¤›yla kamuoyu nas›l yan›lt›l›r? ✖ Hiçbir gerekçeye, kan›ta dayanmadan “operasyon” havas› nas›l yarat›l›r? ✖ Devlet ad›na nas›l yalan söylenir? ✖ Habercilik ad›na nas›l yalan yaz›l›r? ✖ Hukuk ad›na nas›l hukuksuzluk sergilenir? ✖ Komplo nas›l kurulur?

Say› 106 8 11 Nisan 2004

“Uluslararas› DHKP-C operasyonu” havas› yarat›larak, Avrupa ve Türkiye’nin birçok yerinde demokratik, yasal, meflru kurumlar›n nas›l bas›ld›¤›n›n, çal›flanlar›n›n nas›l gözalt›na al›nd›¤›n›n, tutukland›¤›n›n çeflitli ayr›nt›lar›n› dergimizde okuyorsunuz. Resmetti¤imiz bu gerçekler, Türkiye’de hukukun, adaletin nas›l iflledi¤inin göstergesidir. Birkaç örne¤i ele alarak, belli bafll› yalan ve hukuksuzluklar› s›ralayarak ülkemizin nas›l bir polis devleti oldu¤una, demokratiklefliyoruz ad› alt›nda AKP iktidar›n›n nas›l faflist politikalar› uygulad›¤›na bakal›m. Operasyon Avrupa ve Türboyutuyla tam bir komplo örne¤idir. “Yasad›fl›” denilebilecek hiçbir kifli ve kurum bu operasyonun kapsam›nda de¤ildir. Öyle gösterilmifl, medya kullan›larak komplo için hava yarat›lm›fl, Avrupa bu büyük hukuksuzlu¤un suç ortakl›¤›n› yaparak komploya ortak olmufltur.

Komplo !kiye

hukuksuzlu¤u

ekas›ndan da ancak bu kadar› ç›km›flt›r. Daha ilk aç›klamada, operasbüyüklü¤ünün en önemli kan›t› olarak “iki canl› bomba yakaland›” denildi. Birinin ad› bile Eyüp Beyaz olarak bas›na yazd›r›ld›. Nerede bu canl› bombalar?

Yalan !yonun

‹zmir’de tutuklananlardan SeFilazo¤lu ve Ozan Anar’›n, 24 Martta ‹zmir valili¤i önünde, tecriti protesto etmek için kendini yakan Yusuf Poyraz’› azmettirdikleri söylenmekte.

Yalan !bahattin

Dergimizin 105. say›s›nda k›sa haber olarak yer alan olay›n asl›n› anlatmadan, devrimci hareketin d›flar›da böyle bir eylemi oldu¤unda bunu bütün dünyaya aç›klayaca¤›n› hat›rlatal›m. Bundan birkaç ay önce demokratik kurumlara gidip gelmeye bafllayan Yusuf Boyraz, Muharrem ve Günay’›n kendilerini feda etmesinden etkilenmifl, psikolojik sorunlar› oldu¤u bilinen bir gençtir. Eylemi yapt›¤›nda üzerinden bir yaz› da ç›km›flt›r. Yaz›da, kendini neden yakt›¤›n› anlat›rken, bu konuda kimseye bir fley söylememesini flu sözlerle ifade etmektedir: “Size haber vermedim, çünkü bana engel olaca¤›n›z› biliyordum.” Yaz› tutana¤a da geçilerek, polis taraf›ndan avukatlara verilmifltir. Yine Yusuf Boyraz, Evrensel ve sosyalist bas›na kendini yakaca¤›n› önceden haber verirken, sadece dergimize haber vermemifltir. Olaya iliflkin ‹zmir Haklar ve Özgürlükler Cephesi de bir aç›klama aç›klama yapm›flt›r. 6 Nisan günü olaya iliflkin ha-

Çok iyi bilinen bir komplo,

Yalan !ber yapan bütün gazetelerde,

meyen bir kiflinin telefon ihbar›” ile insanlar bir anda örgüt üyesi, canl› bomba ilan edilir. Bursa’da Hayriye Gündüz'ün gözalt›na al›nma sebebi de polis taraf›ndan avukatlara flöyle bildirildi: "16 yafl›ndaki kimli¤i bilinmeyen bir kifli taraf›ndan 155 polis imdat’a telefon edildi ve “örgüt üyesi olmas› gerekti¤i yoksa Hayriye Gündüz'ün kendisini öldürece¤ini” söyledi.” Birilerinin buna inanmas›na gerek yoktur, polis, kendince bir gözalt› nedeni yaratmak için düflünür ve uydurur, itirazlar› da dinlemez. Polis devletinin iflleyifli böyledir. ‹çiflleri Bakanl›¤›, hak ve özgürlükler mücadelesinin oldu¤u, Temel Haklar, Gençlik Dernekleri, dergimizin bürolar› vb. kurumlar›n bulundu¤u illerin emniyet müdürlüklerine talimat göndermifl, “flu flu kiflileri gözalt›na al›n” demifltir. Bursa’n›n zavall› Emniyet Müdürü’nün parlak

fiadi Özpolat’›n dergimizde gözalt›na al›nd›¤›, kap›s›nda nöbetçilerin bekledi¤i... vb. yaz›ld›. fiadi Özpolat Temel Haklar üyesi olup, oradan gözalt›na al›nm›flt›r. Dergimize “Hücreevi” dedikten sonra dergimizin içine de bir “hücre” yerlefltirme ihtiyac› hissedip “labirent” tarifleri, “ses geçirmez” hücreleri uydurdular.

Komplo !yalan örne¤idir; “ad›n› ver-

Yine 6 Nisan tarihli gazeteler hikmetse hepsi cümlesi cümlesine ayn›) “yurtd›fl›ndan al›nan flifreleri eylem talimatlar›”ndan sözetmektedir. Hangi eylem, nas›l eylemler belirsiz. “Yurtd›fl›ndan” oldu¤unu üzerindeki “pul”dan m› anlam›fllar acaba? Bir baflka haberde, “DGM’ye gönderilen 29 kiflinin DHKP-C örgütünün beyin tak›m› oldu¤u ö¤renildi...” (6 Nisan Türkiye) deniliyor. Kimden ö¤rendin? Cevap yok! Madem 29’u da “Beyin ta-

Yalan !(ne


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin hukuksuzlu¤u

rebilecek kiflilerdir. Kurumlara iliflkin bir inceleme gerekiyorsa, bunu da hukuki bir çerçevede yapman›n önünde hiçbir engel yoktur. Böyle bir yol hiç düflünülmemifltir bile. Aksine “operasyon” havas› yaratmak için kap›lar balyozlarla k›r›lm›fl, yasal kurumlar bas›lm›flt›r. Bas›n operasyon havas›n›n yarat›lmas›nda özel bir rol oynad›. Tüm katliamlar, infazlar, iflkencelerde oldu¤u gibi, yine polisin faflist uygulamalar›n›n üzerini örtmek, zeminini haz›rlamak onlara düfltü. Hürriyet gibi, habercilikle alakas›z, patronlar ve devlet ad›na “savaflan” manfletler atanlar da vard›; yapt›¤› haberin tek kelimesi bile do¤ru olmayanlar da... ‹zmir’deki Ekspres gazetesi gibi, polisin “yerel bas›n”dan da kulland›¤› kifliliksizlefltirilmifl olanlar da az de¤ildi. Tümünü s›ralamak mümkün de¤il, sadece Vatan gazetesini örnek verelim.

Bas›na özel rol !

k›m›yd›” o zaman 7’si niye b›rak›ld›? Cevap yok! Beyin tak›m› ne demek, hangi kan›tla yaz›yorsun? Cevap yok! Komplo senaryosunu tamamlamak için bas›na yazd›r›lan yalanlar bunlar. Emniyet

Genel

Müdürlü¤ü

Yalan !aç›klamalar›nda, “Bir y›ld›r ha-

z›rlan›yorduk, böyle bir operasyon için” sözleri yaland›r. Yalan›n ötesinde komiktir. Bas›lan yerler gizli de¤il, herkesin bildi¤i kurumlard›r. Bu yalan›n bilinen nedenlerinin d›fl›nda bir di¤er yan› da, polisin, “büyük örgüt operasyonu” havas› yarat›p rant elde etmek istemesidir. Arama yap›lan bir mekanda, o mekan›n sahibinin, bir avukat›n, bunlar yoksa mekan›n bulundu¤u yerin muhtarl›¤›n›n nezareti gerekti¤i, bu ülkenin kanunlar›nda yazar. Dergimiz baflta olmak üzere buna gerek duyulmam›fl, “kanun biziz” denilmifltir. Avukat bürolar›n›n, masalar›n›n, çanta ve üzerinin aranmas› özel kanunlarla belirlenmifltir. Arama belgesinde bir avukat bürosunun aranaca¤› dahi belirtilmeden, s›radan bir “iflyeri” gibi gösterilerek Halk›n Hukuk Bürosu’nda arama yap›lm›flt›r. Keza, zorunlu olmas›na karfl›n, hangi avukat›n masas›n›n, evraklar›n›n incelenece¤i belirtilmemifltir. Bu hukuksuzluk, tutulan bir tutanakla da HHB avukatlar› taraf›ndan belgeli hale getirilmifltir.

Hukuksuzluk !

Hukuksuzluk !

Operasyonu ya-

Hukuksuzluk !pan devlet gücü (Emniyet) ad›na konuflan biri, gözalt›na ald›¤› kiflileri, yarg›lanm›fl, hüküm giymifl gibi gösteremez, bu aç›k bir suçtur. Emniyet Genel Müdürlü¤ü sözcüsü Ramazan Er, daha bask›nlar›n yap›ld›¤› gün “Avrupa’da 23, Türkiye’de 40 örgüt üyesi yakaland›” aç›klamas›n› tüm bas›n önünde yapm›flt›r. Bas›n bu hukuksuzlu¤a ortak olarak, günler boyunca, gözalt›na al›nan ve tutuklananlar için “örgüt üyesi” diye yazm›flt›r. Av u k a t l a r d a n , yasal derneklerin baflkan ve üyelerine kadar gözalt›na al›nan ve tutuklananlar›n tümü “davetiye ile” ifadesini ve-

Hukuksuzluk !

“Gazi Mahallesi baskınında 37 örgüt üyesi ele geçirildi... Operasyonun ‹stanbul aya¤ında ço¤unlu¤u bölge sorumlusu olan 37 kifli gözaltına alındı. Gazi Mahallesi, Küçükarmutlu, Yenibosna, Ba¤cılar, Okmeydanı ve Ümraniye'deki hücre evlerine yapılan baskınlarda örgüte yönelik pekçok kilit çözüldü. Gazi mahallesindeki operasyonda, bir örgüt üyesinin yakalandı¤ını anlayınca evde bulunan patlayıcıları ortadan kaldırmak isterken yaralandı¤ı saptandı.” (2 Nisan) Neresinin yalan oldu¤unu anlatacaks›n›z flu haberin. Gazi mahallesinden gözalt›na al›nan olmad›¤›n› m›? Say›lan mahallelerde bu haberin yay›nlanmas›ndan günler sonra ve sadece Armutlu’da gözalt›na al›nan oldu¤unu mu? Yoksa “patlay›c›” diye yazd›¤›n›n gaz s›k›flmas›ndan meydana gelen bir patlama oldu¤unu mu? Yoksa, elinde DHKP-C’nin örgütsel hiyerarflik yap›s›n›n çizelgesi varm›fl gibi, bölge sorumlular› ilan etmesini mi? “Kilit çözüldü” gibi, her operasyonda s›ralanan polis hamasetlerine ise hiç girmeye gerek yok zaten. Ama bir bas›n düflünün ki, bas›lan yerlerin tümünün yasal kurumlar oldu¤unu bilerek “hücreevi” diye yazabiliyor. Utanmas›, ahlak› olmad›¤› için, bu “hücreevi” diye yazd›klar›ndan iki yerin bas›n kuruluflu oldu¤unu bu kafaya hat›rlatmaya bile gerek yok ki! Anlay›fl flu; televolesi olmayan, iktidara ya¤ çekmeyen hiçbir bas›na, bas›n denilmez. Operasyonlarda ad› geçmedi¤i halde s›ralad›¤› mahallelere dikkat edin; yoksulllar›n, ço¤unlu¤u alevi halk›n yaflad›¤› yerler. Kafas›nda buralar zaten “örgüt yuvas›”, bas›lmal›, ordaki insanlar da “örgüt üyesi” olmal›. “Operasyon” laf›n› duyar duymaz otomatikman s›ral›yor mahalleleri. Son söz; Gazete mi flimdi bu? Habercilik mi yap›yor bunlar? Uydur uydur yaz!

Say› 106 9 11 Nisan 2004


Bir Operasyon;

“4. güne kadar hakk›m›zdaki suçlamalar› ö¤renemedik” Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i’nden gözalt›na al›n›p serbest b›rak›lanlar, yaflananlar› ve nas›l bir hukukla, nas›l bir yasad›fl›l›kla yönetildi¤imizin örneklerini anlat›yor Sabah kurumlar›n bas›ld›¤›n› ö¤rendik, baz›lar›n› arad›k, telefonlara ç›kan olmad›. Ekmek ve Adalet Dergisi'ni arad›¤›m›zda telefonu açan kifliye kim oldu¤unu sorduk, "Halkal›'dan Özgür" dedi. Bu cevab› daha önceki bask›nlardan tan›d›¤›m›zdan “anlad›k” diyerek telefonu kapatt›k.

Say› 106 10 11 Nisan 2004

Metin Yavuz, Halk›n Hukuk Bürosu’na haber vermeye gitmiflti. Bir süre sonra telefonu çalmaz oldu. Anlad›k ki, o da yolda gözalt›na al›nm›flt›. Biz telefonla bilgi almaya çal›fl›rken polis kap›ya dayand›. Kap›y› tekmeleyerek açmam›z için ba¤›rd›lar. Arama izinleri olup olmad›¤›n› sorduk. Aç›n diyorlard›. Aramay› ancak dernekler masas›n›n yapabilece¤ini söyledik. Bu s›rada derne¤imizin yönetiminde de bulunan Av. Özkan Köylüo¤lu yola ç›km›fl geliyordu. Bunu belirtmemize ra¤men kilidi patlatt›lar. Tam o s›rada Avukat Özkan Köylüo¤lu’nun binaya girdi¤ini gördük. Tahammülsüzdüler, avukat› beklemek istemiyorlard›. Dernek yöneticilerimizden Gülsen Salman’a "Sen git erkek yok mu o gelsin" diye tehdit ediyorlard›. Avukat›m›z geldi¤inde arama izinlerini göstermifller ve kap›y› açt›k. Girer girmez siviller sald›rganlaflt›, avukat›m›zla tart›flt›lar, hatta surat›na bir yumruk att›lar. Biz müdahale edince de bize sald›rd›lar. Bir arkadafl›m›z›n cep telefonunu duvara

vurarak parçalad›. Siyasi flubeden top sakall›, orta yafll› göbekli bu adam içip içip ortal›¤› da¤›tan ayyafllara benziyordu. Di¤erleri ona "savaflç›” diye sesleniyorlard›. ‹yi poliskötü polis oyunu oynuyorlard›. Sonra talana dönüflen arama yap›ld›. Aç›klamalar›m›z› yazd›¤›m›z bilgisayarlar›m›za, video kasetlerine el koydular. Kimliklerimizi ald›lar. Yapt›klar›n›n yasal olmad›¤›n› söyledi¤imizde "yasal olmad›¤›n› ben de biliyorum, flu anda yasa benim dedi¤imdir, daha sonra suç duyurusunda bulun" diyorlard›. Arama sürerken derne¤e gelen üyelerimizi geri gönderdik. En son fiadi Özpolat geldi. Polis “kimdi” diye sorunca, fiadi kendisi ismini söylemesi ile birlikte tüm polisler üzerine atlad›. Bizi gözalt›na alacaklar›n› söylediler, neden, GBT’ye bakt›n›z, aranmam›z yok dedik. “Nuray Ö¤rener’in var” diyerek yalan söylediler. Ama sadece onu de¤il, hepimizi almak istiyorlard›. En son birisi, “aç›klama yapmak zorunda de¤iliz, hepinizi götürece¤iz, inmezseniz zor kullanaca¤›z” diyerek o yasalarda yazanlar›n hiçbir anlam›n›n olmad›¤›n› göstermifl oldu. Karga tulumba, merdivenlerde sürüklenerek 8 kat afla¤›ya indirildik. ‹flkence uluorta sürüyordu, biz de "‹nsanl›k Onuru ‹flkenceyi Yenecek" sloganlar›yla yaflad›¤›m›z› protesto ediyorduk. Vatan Emniyet Müdürlü-

AB ve AKP’nin hukuksuzlu¤u

¤ü’ne giriflte de direnme hakk›m›z› kulland›k. Küfür, hakaret, tekmeler, sürüklenerek içeri ald›lar. Üst aramas› yerlere yat›rarak, her fleyi soyarak tam bir iflkence halinde yap›ld›. Di¤er kurumlardan al›nanlar›n her taraf› inleten sloganlar›na biz de kat›l›yorduk. fiadi Özpolat, Metin Yavuz, Mehmet Do¤an gibi baz› arkadafllar› tek hücrelerde tutuyorlard›. Su, fleker dahi vermiyorlard›. Sloganlarla, kap›lar› döverek protesto ediyorduk. Hiçbir fleye imza atmayarak bu hukuksuzlu¤a tav›r ald›k. ‹flkenceciler iradelerini kabul ettirmek için her yola baflvuruyorlard›. Bir çok insan› “avukat geldi” diye yalan söyleyerek ifadeye götürdüler. Bayanlar›n tuvaletleri arkadan kilitlenmiyordu. Bunu bile ahlaks›zl›klar›na malzeme yapt›lar, bir arkadafl›m›z içerideyken kap›y› açt›lar. Her fleyi iflkence arac›na dünüfltürme amac›yla hareket ediyorlard›. Hele kad›n polisler! Erkek arkadafllar›n karga tulumba tafl›nmas›na “b›rak ben tafl›y›m” diye gönüllü olmalar, erkek polislere y›l›flmalar, küfürlü konuflmalarla tam da içinde bulunduklar› çürümeyi gösteriyorlard›. Parmak izi almak bile iflkenceydi. Yüzüstü yere yat›rarak, irik›y›m polisler üzerimize bas›yor, öyle al›yorlard›. Dördüncü güne kadar neyle suçland›¤›m›z› dahi ö¤renemedik. O gün parmak izi al›rken, o da resmi de¤il, iflkencecilerin komplo senaryolar› ile övünmeleri sayesinde ö¤rendik. Savc›l›¤a ç›kt›¤›m›zda ö¤renmifltik suçlamalar› ve afla¤›l›k komplo senaryosunu. Adli tabibli¤e götürülürken bu komployu “Yalanlar› komplolar› bofla ç›karaca¤›z” sloganlar›yla teflhir ettik. Bu komployla 22 arkad›fl›m›z tutukland›, biz b›rak›ld›k.


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin hukuksuzlu¤u Yap›lan terör demagojileri, iktidar›n halka karfl› terörünü gizlemeye dönük çabalard›r. Kurumlar›m›z, haklar ve özgürlükler mücadelesinin en önünde yer alan kurumlard›r. Bizler ülkemizin emperyalist ülkeler taraf›ndan sömürülmesine karfl›y›z. Bizler halk›m›z›n açl›k yoksulluk çekmesini istemiyoruz. Halk›m›z›n depremlerde, trafik kazalar›nda, iflkencehanelerde, tecrit hücrelerinde ölmesine karfl›y›z. Bizler ba¤›ms›z, demokratik bir ülke istiyoruz. Yap›lan bask›nlar bu düflünceleredir. Yap›lan terör demagojileri bu düflünceleredir. Terör diyenler, terörizmi Ortado¤u halklar›n›n katliam›nda suç ortakl›¤› yapan AKP'de, halka karfl› 'Psikolojik Harp' uygulayan MGK'da, iflkencehanelerde devrimcileri katleden Emniyet'te aramal›d›r. Demokrasi ve ba¤›ms›zl›k mücadelesi verenler bitirilemez. ‹flbirlikçi AKP iktidar› san›yor ki bask›yla halk sindirilebilecek. Bunlar beyhude çabalard›r ve bilinmelidir ki temelini hakl›l›ktan alanlar hiçbir zaman yok edilemez.

Temel Haklar Ve Özgürlükler Derne¤i

Komplolar, gözalt›lar ve son perdede tutuklamalar!.. Ortaça¤ da bile türüne rastlanmam›fl bir hukuk(!) anlay›fl› ile karfl› karfl›yay›z. Bu hukuk kimin hukuku, bu hukuk nas›l bir hukuk anlay›fl› ki hiçbir dayana¤› olmayan gerekçelerle onlarca kifli gözalt›na al›n›yor ve tutuklan›yor. Bu komplonun arkas›nda yatan gerçe¤i biliyoruz. Her f›rsatta inasn haklar›nda dem vuran AKP ve Avrupa daha ne kadar demokratikleflme yalanlar›n› arkas›na s›¤›nabilecek. Biz biliyoruk ki temel haklar›n kazan›lmas› için sürdürdü¤ümüz mücadelenin önüne geçmek için gözalt› ve tutuklamalara devam edeceklerdir. Ama her seferinde bu komplolar bofla ç›kart›lm›fl, haklar ve özgürlükler mücadelesine devam edilmifltir. Kendi koyduklar› yasalar›n› çi¤neyen bir devlet, hukuk devleti olamaz. Bu komik senaryo bir an evvel son bulmal›, bu komplo kasam›n da tutuklananlar derhal serbest b›rak›lmal›d›r. BASKILAR B‹Z‹ YILDIRAMAZ!..

TAYAD'l› Aileler

Y›lmayaca¤›z!

Bilinmelidir ◆ Temel Haklar ki; halk hiçbir zaman ve Özgürlükler Derne¤i zülüm düzenine izin verme- b i l ◆ ‹stanbul Gençlik Derne¤i mifltir. Tarihin zülüm ve zorba- melidir ki; bizler hakl›l›¤›m›zdan all›kla halklara hükmetmeye çal›- d›¤›m›z güçle zorbal›¤a karfl› diren- ◆ Anadolu’nun Sesi Radyosu flan nice hükümdarlar› çöplü¤üne meye, insan haklar› ve hukuk ih- ◆ Ekmek ve Adalet Dergisi gönderdi¤ini herkes bilmektedir. lallerini takip etmeye devam ede- ◆ Gençlik Gelecektir Dergisi Bugün iktidar koltu¤unda otu- cek; halk›n eflit, özgür ve demok- ◆ ‹dil Kültür Merkezi ran ve hükümdarl›k öz- ratik bir ülke özlemi dinene kadar ◆ Halk›n Hukuk Bürosu lemleri duyan ege- hiçbir bask›ya boyun e¤meyecek Em◆ TAYAD Amerim e n l e r ve y›lmayaca¤›z. niyet Müdürlükanc›l›kta s›n›r ¤ü, dün yapt›¤› aç›klatan›mayan AKP iktidar›n›n mada, bu operasyon için bir y›ld›r haz›rl›k son icraat› yasal dernekleri bas, çal›flanlar›n› gözalt›içinde oldu¤unu aç›klad›. Bu kuruma herkes elini na al, hücre evine girdik de, örgüt üyesi de sonra tukolunu sallayarak giriyor. ‹steyen herkes buraya tukla. çok rahat girebiliyor. Polis de buraya çok rahat girKendisi gibi düflünmeyen herkese düflman olan mifltir. O zaman, bir y›ld›r neye haz›rland›lar? GünAKP, mualiflerini yok etmeyi düflünüyor. Bunu yaparledir okudu¤umuz komplo senaryolar›na m›? Görüken de arkas›na ABD'yi ve AB'yi almadan da yapm›nen o ki bu konuda da baflar›l› de¤iller yor. Grup Yorum; elemanlar› tutuklanarak, çal›flma Bu kadar yalan›, dolan› nereye kadar götüreceksimekan› daralt›l›p, kullan›lamaz hale getirilerek müniz. zik yapamaz hale getirilmeye çal›fl›l›yor. Bunlar Tüm bunlar› Irak halk›n› katleden, Filistin'i iflgal ucuz numaralard›r ve Grup Yorum üzerinde defalareden, dünyan›n bir çok bölgesine bar›fl diyerek zulüm ca denenmifl ama asla sonuç al›namam›flt›r. Biz bu kusan Bushlar, fiaronlar, Blairlar için yap›yor. bask› a¤›n› k›raca¤›z. Bugüne kadar nas›l k›rd›ysak öyle k›raca¤›z. Bizler Gençlik Dernekleri Federasyonu giriflimi olarak estirilen gözalt› ve tutuklama terörüne derhal ‹ktidar, demokrasi mücadelesi verenleri suçlu gison verilmesini istiyoruz. bi göstererek, anti-demokratik ve ba¤›ml› kimli¤ini belgeliyor. AB demokrasinden medet umanlara suBASKILAR KOMPLOLAR B‹Z‹ YILDIRAMAZ! nulur, iflte AB icraat›. Art›k AB üyesi say›labiliriz, art›k efl zamanl› iflkence görecek ve tutuklanaca¤›z.

GENÇL‹K DERNEKLER‹ FEDERASYONU giriflimi

GRUP YORUM / ‹D‹L KÜLTÜR MERKEZ‹

Say› 106 11 11 Nisan 2004


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin hukuksuzlu¤u

AKP’nin ve AB’nin Terörüne Tepkiler Ya¤›yor

Boyun E¤meyece¤iz Avrupa ve Türkiye’de gerçeklefltirilen hukuksuz, gayrimeflru operasyonlar, çeflitli aç›klamalar, bas›n toplant›lar› ve gösterilerle protesto edildi.

Say› 106 12 11 Nisan 2004

Sosyalist Bas›ndan Dayan›flma Eylemleri - 2 Nisan günü, 13 sosyalist bas›n kuruluflu, Türkiye Gazeticiler Cemiyeti önünde, "Ekmek ve Adalet Yaln›z De¤ildir!" dövizleri ile bas›n aç›klamas› yapt›, TGC’nin duyarl› olmas› istendi. 3 Nisanda, ‹stanbul’daki Avrupa Birli¤i Bilgi Merkezi önünde yap›lan bas›n aç›klamas›na yaklafl›k 100 kifli kat›l›rken, AB'nin demokrasi maskesinin alt›ndaki gerçek yüzünü gösterdi¤i belirtildi. Eylemde s›k s›k "Ekmek ve Adalet Yaln›z De¤ildir!, Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz!, Sosyalist Bas›n Susturulamaz!, AB, ABD, NATO Bizi Y›ld›ramaz!" sloganlar› at›ld›, dövizleri tafl›nd›. Yap›lan aç›klaman›n ard›ndan 13 de¤iflik Sosyalist Bas›n kuruluflundan temsilciler dergimizin ‹stiklal caddesinde sat›fl›n› yapt›lar. Ayd›nlardan Protesto - 2 Nisan’da TMMOB’da bir araya gelen Ayd›n ve Sanatç›lar ile DKÖ’ler bask›nlar› protesto ettiler ve bir süre önce komployla tutuklanan TAYAD Baflkan› Tekin Tangün'ün de serbest b›rak›lmas›n› istediler. TAYAD'l› Naime Kara’n›n ard›ndan Cezmi Ersöz yapt›¤› konuflmada; "TAYAD'›n "107 insan öldü duydunuz mu?" kampanyas›n› yürüten dernek üyelerinin özelinde bafllat›lan sald›r›lar›n amac›n›n hapishanelerde yaflanan gerçekli¤i sessizli¤e bo¤makt›r." dedi ve demokratik kurum ve kurulufllar›n bas›lmas›n› k›nad›. Ayd›n ve sanatç›lar ile DKÖ temsilcileri de söz alarak bask›nlar›n hak ve özgürlüklere sald›r› oldu¤unu belirten konuflmalar yapt›lar. Aç›klamaya sanatç›-yazar fianar Yurdatapan, yazar Abdurah-

man Dilipak, flair-yazar Cezmi Ersöz, flair Ruhan Mavruk, yazar Rag›p Zarakolu, ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› Hürriyet fiener, MKM Baflkan› Zübeyir Perihan, Türkiye PEN Baflkan› Üstün Ökmen, Mazlum-Der, Özgür-Der, BEKSAV, ‹LPS temsilcileri ile Grup Yorum üyelerinin de yer ald›¤› 100 kifli kat›ld›. Aç›klama, bask›lara karfl› dayan›flma ça¤r›s›yla son buldu. ÇHD’de Bas›n Toplant›s› - 2 Nisan günü Ça¤dafl Hukukçular Derne¤i'nde yap›lan bas›n toplant›s›nda, gözalt›na al›nanlara iflkence yap›ld›¤› belirtildi. HHB avukatlar›ndan Taylan Tanay’›n okudu¤u aç›klaman›n ard›ndan Temel Haklar’dan Tigin Öztürk, TAYAD ad›na Naime Kara ve Grup Yorum üyesi ‹nan Altun söz alarak yaflanan bask›n› anlatt›lar. Bursa’da Protesto Eylemi - Bursa’da dergimiz çal›flanlar› Hayriye Gündüz ve Nevzat Demir, Uluda¤ Gençlik Derne¤i baflkan› Ümit Yaflar Öztürk ve Bursa Temel Haklar Baflkan Yrd. Ahmet Burak Ery›ld›r›m’›n gözalt›na al›nmas›, bask›nlar, 3 Nisanda Heykel meydan›nda yap›lan bir eylemle protesto edildi. Özgür Gençli¤in de destek verdi¤i eylemde Hayriye Gündüz’ün gözalt›na al›nmas›na, “155 polis imdat”a gelen bir telefon gerekçe gösterildi¤i belirtildi ve telefonda, 16 yafl›nda kimli¤i bilinmeyen bir kiflinin, “Hayriye Gündüz örgüt üyesi olmam gerekti¤ini yoksa öldürülece¤imi söyledi” ifadelerinin yer ald›¤›n›n polis taraf›ndan avukatlara söylendi¤i belirtildi. Adana’da Protesto: Y›ld›ramazs›n›z! - ‹nönü Park›'nda bir eylem yapan Haklar ve Özgürlükler Cephesi, Adana’daki bask›nlar› protesto etti. Ömür Çal›fl›r, "Kurumlar›m›z›n balyozlarla, onlarca polisle bas›l›p, çal›flanlar›n gözalt›na al›nd›¤›, gece yar›s› evlerimizin bas›lmas›, en demokratik meflru eylemle-


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin rimize polislerin hukuksuzca sald›rmas› hangi hukukda var. Yapt›¤›n›z›n meflru oldu¤una inan›yorsan›z bunun aç›klamas›n› yap›n. Bask›lar›n›z, meflru mücadelemizde bizleri y›ld›ramaz" dedi. Ankara: Zulüm Uygulamaktan Vazgeçin- Ankara Temel Haklar 2 Nisan günü Yüksel caddesinde yapt›klar› eylemde sald›r›lar› protesto ederek, faflizm gerçe¤ini ve AB demokrasisi aldatmacas›n› teflhir etti. ESP, EKB, BDSP ve Kald›raç dergisinin destekledi¤i eylemde, “Zulüm uygulamaktan vazgeçin” ça¤r›s› yap›ld› ve zulmün er geç sahibini vuraca¤› hat›rlat›ld›. Kocaeli: Demokratikleflme Hikayeden ‹baret - Kocaeli Gençlik Dernekli Ö¤renciler, 2 nisan günü, bask›nlar› ve üniversite ö¤rencileri üzerindeki bask›lar› yapt›klar› aç›klamayla protesto etti. Ankara K›z›lay’daki sald›r›n›n, devrimci-demokrat kurumlara yönelik bask›nlar›n tümünün hak ve özgürlükler mücadelesine tahammülsüzlük oldu¤unun dile getirildi¤i aç›klamaya, ESP, SDP, DEHAP, EMEP, DPG, Temel Haklar, Kocaeli Üniversitesi Ö¤rencileri ve Halkevleri kat›larak destek verdi. ‹zmir: Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz - Konak Sümerbank önünde toplanan Haklar ve Özgürlükler Cephesi "Bask›lar komplolar tutuklamalar bizleri y›ld›ramaz" pankart› açarak tutuklamalar› protesto etti. AKP iktidar›n›n tüm ülkede sürdürdü¤ü “insan av›na son vermesi” ça¤r›s› yap›lan eyleme ESP ve Mücadele Birli¤i destek verdi. Samsun: Ülkede Terör Havas› Estiriliyor - Haklar ve Özgürlükler Cephesi 4 Mart günü Süleymaniye geçidinde “BASKILAR B‹Z‹ YILDIRAMAZ” pankart› açarak bir eylem yapt›. "Emperyalizmin tüm dünyada terör demagojisini sürdürdü¤ü” belirtilen aç›klamada, AKP iktidar›n›n da tüm ülkede terör havas› estirdi¤i vurguland›. Ekim Gençli¤i ve SDP'nin de kat›ld›¤› eylem at›lan sloganlarla sona erdi. ‹stanbul’da Bas›lan Kurumlarda Aç›klamalar - 2 Nisan’da, bir gün önce bas›lan kurumlarda bas›n toplant›lar› düzenlendi. Temel Haklar’da yap›lan toplant›da, "devrimci kurumlar›n ilk defa yaflad›¤› bask›lar de¤ildir bunlar.” denilerek, gözalt›ndakilerin serbest b›rak›lmas› istendi. ‹dil Kültür Merkezi’nde yap›lan bas›n toplant›s›nda ise, bas›n “‹dil Hücre Evine hoflgeldiniz” sözleriyle karfl›land›. ‹ktidar›n pervas›z yalan› teflhir edilirken, ‹KM çal›flanlar› Gamze Mimaro¤lu, Beril Güzel, Devrim Koç ve Eylem Yerli’nin mahkemeye bile ç›kar›lmadan serbest b›-ak›ld›klar› dile getirildi. Grup Yorum eleman› Ali Arac›’n›n

hukuksuzlu¤u

ise hala gözalt›na tutuldu¤u belirtilen aç›klamada, Grup Yorum’un susturulamayaca¤› söylendi. Aç›klamaya, Mazlum Çimen, Alaaddin Us, Metin Y›lmaz, Kaz›m Koyuncu, ‹brahim Karaca ve Ruhan Mavruk kat›l›rken; Halkevleri, Beksav, Demokratik Haklar ve Kültür Derne¤i , Yüz Çiçek Açs›n Kültür Merkezi , Vardiya Müzik Grubu, Osman Akgün Kültür Merkezi desteklerini belirten kurumlar aras›nda yer ald›.

Hatay: Keyfi Gözalt› - 5 Nisanda ‹HD’de düzenlenen bas›n toplant›s›nda, keyfi gözalt›, iflkence uygulamalar›n›n sürdü¤ü dile getirildi. Bask›nlar›n protesto edildi¤i aç›klamaya HÖC’ün yan›s›ra, sosyalist bas›n temsilcileri, sendikalar ve DKÖ temsilcilerinden oluflan 50 kifli kat›ld›. ‹stanbul: DGM Önünde Dayan›flma - Gözalt›na al›nanlar›n DGM’ye ç›kar›ld›¤› gün, çok say›da sosyalist bas›n temsilcisi, sendika, DKÖ temsilcileri destek verdi. Yap›lan aç›klamada, “Onlar gerçeklerin, emekçi halk kitlelerine aç›klanmas›ndan korkuyorlar." denildi. “Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz! ABD, AB, NATO Bizleri Susturamaz, Ekmek ve Adalet Yaln›z De¤ildir, Sosyalist Bas›n Susturulamaz” sloganlar› at›lan aç›klamaya; Yeni At›l›m, Sosyalist Demokrasi,Hareket, Sosmokrasi, Yeni Dünya ‹çin Ça¤r›, Direnifl, Devrimci Haraket, K›z›l Bayrak, Sömürüsüz Bir Dünya ‹çin Dayan›fl-

HHB: ‹flkence, Taciz ve Hukuksuzluk Halk›n Hukuk Bürosu'nda 2 Nisan günü yap›lan bas›n toplant›s›yla, bask›nlar protesto edildi. HHB'nin de bulundu¤u kurumlar›n bas›lmas›n›n hukuksuz ve gayri meflru oldu¤u dile getirildi. “DHKP-C'ye yönelik büyük operasyon” izlenimi yarat›larak, demokratik kurumlar›n bas›ld›¤› vurgulanan aç›klamada konuflan Av. Zeki Rüzgar, arama karar›nda gerekçenin dahi belirtilmemesini örnek vererek, keyfili¤e dikkat çekti. Gözalt›ndakilerle görüflen Av.Taylan Özgür de, gözalt›na alma s›ras›ndaki ve Emniyet’teki iflkencelere de¤indi. Özellikle Gençlik Der-

ne¤i'nden ve Ekmek ve Adalet dergisinden gözalt›na al›nanlar›n feci flekilde dövüldüklerini, baz›lar›n›n ç›plak oldu¤unu söyleyen Özgür, açl›k grevi yapan müvekkillerinin su ve fleker dahil hiçbir ihtiyaçlar›n›n karfl›lanmad›¤›n›, tuvalete dahi götürülmediklerini, avukatlar›n›n götürdükleri elbise, ayakkab›, çorap gibi eflyalar›n›n kendilerine verilmedi¤ini aç›klad›. Eylem Yerli ve Ferhat Özdemir'in baflka insanlar üzerine ifade vermeye zorland›¤›n› dile getiren avukatlar, Nuray Ö¤rener’in de polislerin cinsel tacizine maruz kald›¤›n› tespit ettiklerini belirttiler.

Say› 106 13 11 Nisan 2004


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin ma, Özgür Gençlik dergi ve gazetelerinin yan›s›ra, Tuzla Deri ‹fl, ‹LPS, DDSB, Halkevleri, Tohum Kültür Merkezi, EHP, BEKSAV, TUYAP, ESP temsilcileri kat›ld›. Okurlar›m›z, DGM önüne gelmeden önce Taksim’de "Bask›lara ra¤men yay›n›m›z kesintisiz sürüyor" diyerek dergimizin sat›fl›n› yapt›lar ve halka gerçekleri anlatt›lar. Esenyurt’ta jandarma terörü - 6 Nisan günü ‹stanbul Esenyurt’ta bas›n aç›klamas› yapmak isteyen kitleye jandarma sald›rarak 4 kifliyi gözalt›na ald›. Temel Haklar ve TAYAD’l›lar›n, Cumhuriyet meydan›nda yapmak istedi¤i bask›nlar› protesto eylemine kat›lmak isteyen Ayd›n Mahir, Havali Mengi, Niyazi Göz ve Sevgi Göz’ü keyfi bir flekilde gözalt›na ald› ve dövizlere de el koydu. Say› 106 14 11 Nisan 2004

Nurtepe’de yürüyüfl - Tutuklamalar 7 Nisanda Nurtepe’de yürüyüflle protesto edildi. Devrim fiehidi Hüseyin Aksoy park›nda toplanarak meflale ve sloganlarla yürüyüfle geçen kitle "Tutuklamalar bask›lar bizi y›ld›ramaz" pankart› açt›. Nurtepe Temel Haklar giriflimcilerinin yan›s›ra ESP’lilerin de kat›ld›¤› yürüyüfl boyunca oligarflinin sald›r›lar›n› protesto eden sloganlar hayk›r›ld›. Yap›lan aç›klamada “Devrimciler bu sald›r›lara boyun e¤meyecektir” denildi.

D‹⁄ER TEPK‹LER

hukuksuzlu¤u

, Gözda¤›-AKP’nin demokratikleflme söylemlerinin göstergesi olan... muhalefeti bask› alt›na alma ve gözda¤› giriflimi olan bu uygulamay› k›n›yoruz. D‹SK/Genel ‹fl 2 ve 3 nolu bölge Bflk. ve sekreterleri, 7 No’lu ve Trakya fib. Bflk., Konut-‹fl fib. Bflk.

, Bask›lara son-Hükümet, emekten yana demokrat kifli ve kurulufllardan elini çekmeli. Muhalifler üzerindeki bask›lara son vermeli ve yeni gözalt›na al›nanlar ve tutuklananlar derhal serbest b›rak›lmal›d›r. TÜM-BELSEN ‹stanbul 1-3-4-5 No’lu fiube

, Kurumlar›n yasal oldu¤unu biliyoruz-Bu kurumlar›n tamamen yasal, her an her türlü denetime aç›k oldu¤unu ve gözalt›na al›nanlar›n da bu kurumlar›n ayn› durumdaki yönetici ve üyeleri oldu¤unu biliyoruz. BES ‹stanbul 1-2-3 No’lu fiube

, Behiç Aflç› serbest b›rak›ls›n-Avukatlar gününü bu y›l da kutlayam›yoruz. ‹flkenceye karfl› mücadelede, temel haklar ve özgürlüklerin korunmas› ve gelifltirilmesi çabalar›nda en ön saflarda bulunan meslektafllar›m›z y›ld›r›lmak ve cezaland›r›lmak istenmektedir. Behiç Asç› serbest b›rak›lmal›d›r. Ankara ÇHD

, Endifle verici!-Yasal kurulufllar olan dernek ve kültür merkezi gibi yerlere, yasad›fl› çal›flma, yasad›fl› örgütle iliflkili olma gibi suçlamalar yöneltilmesi ve bu kurumlar›n yönetici ve üyelerinin gözalt›na al›n›p tutuklanmalar› endifle vericidir. D‹SK, KESK, TMMOB, TTB

, Zorbal›k Emperyalistlerin ve Uflaklar›n›n Karakteridir-Sald›r›ya u¤rayan kurumlar› sahiplenmek, tüm devrimci-demokratlar›n görevidir. Devrimci Hareket Dergisi

, Susturamazs›n›z-Faflist TC kendisine muhalif, anti-emperyalist devrimci-demokrat kifli ve kurumlar› hedef alarak tutuklama, gözalt›, iflkence vs. sald›r› furyas›n› yo¤unlaflt›rd›. Partizan, ‹flçiKöylü, YDG

, Sermayenin terörü-Bu bir terör operasyonudur! Uluslararas› sermaye egemenli¤inin emekçi halklara karfl› terörist sald›r›lar›lar›n›n parças› olan bir ‘terör operasyonu’ Mücadele Birli¤i Platformu

Hakl›y›z kazanaca¤›z - Temel Haklar 3 Nisanda K›fllahan otel önünde yapt›¤› eylemde, ABD’nin terörizm demagojisinin AKP iktidar›nca sürdürüldü¤ü dile getirildi. K›z›lbayraklar›n tafl›nd›¤› eylemde, “Bask›lar bizi y›ld›ramaz, Halk›z hakl›y›z kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld›.

, Sald›r› hepimize-AKP hükümeti s›n›fsal özüne uygun bir flekilde

Komplolar engelleyemez - Sivas Gençlik Derne¤i, di¤er gençlik örgütlenmelerinin kat›l›m› ile 7 Nisan’da bir bas›n toplant›s› yapt›. F Tiplerindeki tecrite ve gençli¤e yönelik sald›r›lara de¤inilen aç›klamada, “Bu tür komplolar halk›n demokratik örgütlenmesini ve mücadelesini engelleyemeyecektir.” denildi.

, Bütün gücümüzle destekliyoruz-‹KM, Tav›r ve Grup Yorum'a yöne-

devrimcilere sald›rmaya devam ediyor. Sald›r›lar hepimize. Kimsenin flüphesi olmas›n ki gerici iktidarlar›n bütün tehdit ve bask›lar›na ra¤men bu ülkede devrimciler vard›, var olmaya devam edecek! Ürün Sosyalist Dergisi

, NATO zirvesi öncesi sald›r›-Bu sald›r›lar ‹stanbul'da yap›lacak NATO zirvesi öncesi devrimci demokratik muhalefeti engellemek amaçl› yap›lm›flt›r... TUYAB lik sald›r›lar›n bir an önce durmas›, sanatç›lar›n serbest b›rak›lmas› ve bu pervas›z sald›r›y› düzenleyenlerin yarg›lanmas› yönündeki çal›flmalar› bütün gücümüzle destekliyoruz. BEKSAV ***

, Protesto eden di¤er kurumlar- BES Ankara flubeleri, Tutuklu Gazetecilerle Dayan›flma Platformu, Irak’ta ‹flgale Hay›r Koordinasyonu, Devrimci Demokrasi, EHP, AG‹F, ‹G‹F-G, FG‹F-G, Hollanda VEKSV, Londra G‹K-DER, Özgür Gençlik...


‹mparatorlu¤un önünde halklar var! ✺ Irak direnifli yeni bir aflamada; fiiiler Silahl› Direnifle Geçti ✺ ‘‹ç savafl’ hesab› yapanlara karfl› Sunniler-fiiiler Birlikte ✺ Amerika Felluce’de katliam yaparak halka karfl› sindirme operasyonu sürdürüyor... Dünya halklar›n›n kalbi flimdi Felluce’de kuflat›lan, iflgal içinde iflgal edilen Irakl›larla at›yor. Dünya halklar›n›n kalbi, Necef’te, Nasiriye’de, Kut’da, Basra’da, Amara’da ayaklanan fiiilerle at›yor. Dünya halklar› Felluce’yi savunmak için birleflen, ayn› ortak düflmana birlikte vuran fiiiSunni Irakl›lar› selaml›yor. Son bir haftad›r hemen herkesin a¤z›nda “Savafl yeni bafll›yor gibi” sözü var. Irak’taki tablo gerçekten de böyle düflündürüyor. Onlarca kentte direnifl iflgalcilere kafa tutacak güçte sürüyor. Baz› yerlerde iflgalci güçler, iflgal ettikleri yerlerden ç›kar›ld›. Irak’› iflgal etti¤inden bu yanaki en büyük kay›plar›n› veren iflgalci ABD, direnen halk› sindirmek için Felluce’de katliam operasyonu bafllatt›.

‹flgalin birinci y›ldönümünde, iflgale karfl› ayaklanma Irak’›n (Kürtlerin egemenli¤indeki Kuzeyi hariç) hemen her yerini iflgalciye karfl› s›k›lan kurflun seslerinin kaplad›¤› geliflmeler, esas olarak 4 Nisan’da bafllad›.

AKP Yöneticileri! Sünnisi fiiisi ile müslüman halk katlediliyor; Stratejik müttefikiniz, Amerika camileri bombal›yor; Tafleronlu¤una talip oldu¤unuz “Büyük Ortado¤u Projesi”, halklara kan ve gözyafl› getiriyor. ‹flbirli¤ine devam edecek misiniz?

Ey AKP’liler; Oy verdi¤iniz partinin “stratejik orta¤›” fiii-Sunni demeden katlediyor, camileri bombal›yor... Sizde müslümanl›¤›n “m”si de mi kalmad›? Hala AKP’yi savunmaya devam m› edeceksiniz?

fiii liderlerden Mukteda Sadr taraftarlar›n›n 4 Nisan’da, kapat›lan El Havza gazetesinin aç›lmas› ve Sadr'›n Necef temsilcisi Mustafa el Yakubi’nin serbest b›rak›lmas› talebiyle bafllatt›¤› gösteriler, birkaç gün içinde çeflitli flehirlerde ayaklanmalara dönüfltü. Necef’te yap›lan ve 15 bin kiflinin yürüdü¤ü gösteriye El Salvador ve ABD askerleri atefl açarak 20’yi aflk›n Irak’l›y› katlettiler. Yüzlerce Irakl› da kurflunla yaraland›. Bunun üzerine Sadr iflgalcilere anlad›klar› dilden cevap verilmesi ça¤r›s› yapt› ve ayaklanma bir anda, fiiilerin bulundu¤u hemen tüm kentlere yay›ld›. Burjuva medya, direnifli Sadr’›n milis örgütlenmesi olan “Mehdi Ordusu”na maletmeye çal›flsa da Irak’tan yans›yan görüntü ve bilgiler, bütün bir halk›n silahl› direnifle kat›ld›¤›n› gösteriyordu. fiii halk, Basra, Necef, Nasiriye gibi kentlerde valilik binalar›na, karakollara ve iflgal yönetim binalar›na karfl› sald›r›lar düzenlediler. Çeflitli yerlerde iflgalcilerden silah ele geçirildi. Basra Valili¤i’ne el konuldu. Ayr›ca Necef ve Kufe’deki kutsal mekânlar fiii milislerce denetim alt›na al›nd›. ‹flgalci ABD, bir yandan direnifli küçümseyen aç›klamalar yaparken, öte yandan bir çok yerde sald›r›ya geçti; helikopter ve uçaklarla halka karfl› hava sald›r›lar› düzenlendi.

Ba¤dat’tan Felluce’ye Örülen fiii-Sunni Dayan›flmas› 8 Nisan’da Ba¤dat’ta toplanan binlerce fiii ve Sunni, Felluce’ye do¤ru yürüyüfle geçti. “Sunni yok, flii yok, biz kardefliz, ülkemizi satmay›z!” sloganlar›yla yürüyen, Felluce’ye, ilaç, yiyecek, giyecek, para, kan yard›m› götüren halk, Irak halk›n› birbirine düflürmek isteyenlerin hevesini

Say› 106 15 11 Nisan 2004


kursaklar›nda b›rakacak bir tablo yaratt›lar. fiiilerin direniflinin ertesi günü, burjuva medyada “Irak iç savafla sürükleniyor...” yorumlar› öne ç›kt›. Oysa, Irak’ta çat›flan tek bir fiii ve Sunni yoktu. Araplarla Kürtler aras›nda da somut olarak bir çat›flma sözkonusu de¤ildi. Peki öyleyse nereden ç›k›yordu bu bafll›k? Bizzat ABD taraf›ndan empoze edilen bir bafll›kt› bu. Direniflin tüm Irakl›lar› kapsamas› ihtimaline karfl› ABD’nin alttan alta halk› birbirine düflürmeye yönelik politikalar› k›flk›rtt›¤› bilinmeyen bir fley de¤ildi. Ama son direnifl bu oyunu da büyük ölçüde bozmufltur. Düne kadar “sünni üçgeni” diyerek, direnifli bir kesime s›k›flt›rmaya çal›flanlar›, hatta daha ileri giderek, “üç befl Baasç›, yabanc›lar, teröristler” demagojileri yapanlar› yalanl›yor iflgalin 1. y›l›ndaki Irak tablosu. Amerikanca düflünen ve konuflanlar bu yalanlara sar›l›p “Irak’ta halk direnifli olmad›¤›n›” ispatlamaya giriflecek kadar ölçüyü kaç›rm›fllard›. Say› 106 16 11 Nisan 2004

fiimdi Irak’›n her yeri yang›n yeridir. Yang›n, iflgalcileri yak›yor. Halklar› birbirine düflürme

Amerika’n›n ‹NSAN’a ve ‹NANÇ’lara Sayg›s›! ‹flgalci Amerika’n›n, Felluce’de bir camiyi “direniflçilerin s›¤›nd›¤›” gerekçesiyle bombalamas› sonucunda camideki 40 kifli katkledildi. Amerikal› iflgal komutan› Tu¤general Brennan Byrne, bu katliamdan sonra verdi¤i demeçte flöyle diyordu: “Yaklafl›k 40 kifli öldürüldü... amac›m›z camideki herkesi öldürmekti.” Sanmay›n ki sadece bir generale ait bu zihniyet: Bush, ayn› gün Teksas'taki çiftli¤inden verdi¤i demeçte “Katiller ve teröristler bizi sarsamayacak. Bu katillerin hiçbir de¤eri yok...” diyerek zihniyeti aç›kça ortaya koyuyordu. ABD’nin Irak’a sald›r› gerekçelerinden biri “Irak’ta inanç özgürlü¤ünün olmamas›, fiiilerin bask› alt›nda olmas›”yd›. ABD’nin getirdi¤i inanç özgürlü¤ünde camiler de art›k pervas›zca katliamlar›n gerçeklefltirildi¤i mekanlara dönüfltürüldü. Bush’un “Bu katillerin hiçbir de¤eri yok...” sözünü ise herkes flöyle okumal›d›r; “Bu Ortado¤u halklar›n›n hiç bir de¤eri yok. Onlar› istedi¤in gibi yönetebilir, öldürebilirsin... Ortado¤u’ya müdahalesiyle “insan haklar›, demokrasi” getirece¤i söylenen ABD’nin halklara bak›fl› iflte tam böyledir.

plan›, flu aflamada tam ters etki yapm›fl, fiii, Sünni halklar direnifl cephesinde birleflmifltir. Bu birlikteli¤in tohumu, fiiilerin ayaklanmas›n›n hemen bafllang›c›nda at›lm›flt›. Felluce ve Bakuba’daki Sünni direniflçilerden oluflan silahl› heyetler, Ba¤dat’taki fiii camilerini ziyaret ederek Sadr taraftarlar›n› desteklediklerini aç›klad›lar. fiimdi de Sadr taraftarlar›n›n fiiilerin tümünü temsil etmedi¤i demagojisiyle direnifl küçük gösterilmeye çal›fl›l›yor. Ülkenin di¤er önemli fiii liderlerinden Sistani, bafllang›çta halka sakin olmalar› ça¤r›s› yaparken, geliflmeler karfl›s›nda, Sadr taraftarlar›n›n mücadele hakk› oldu¤unu aç›klayarak direnifle karfl› ç›kmad›. Ayr›ca Sadr’›n önderli¤inde bafllayan direniflin di¤er fiii kesimlerin tabanlar›nda da belli ölçülerde etkili oldu¤u belirtiliyor. K›sacas›, direnifl her geçen gün daha genifl kesimleri içine çekiyor, aç›k gerçek budur.

Felluce’ye katliam sald›r›s› ve sokak sokak direnifl ‹flgalci ABD’nin direniflin yayg›nlaflmas›na ve iflgale karfl› eylemlerin boyutunun yükselmesine cevab› Felluce’yi kuflat›p katliama giriflmek oldu. Kentin d›fl dünyayla tüm ba¤lar›n› kesen Amerika, Felluce’ye dört gün boyunca havadan bombalad›. Helikopterlerle bafllayan sald›r›lar, iki helikopterin direniflçiler taraf›ndan düflürülmesi üzerine savafl uçaklar›yla bombalamaya dönüfltü. Resmi aç›klamalara göre, güya iflgal yönetimi, Felluce sakinlerinden 4 paral› askeri öldürenleri teslim etmesini istemifl, onlar da kimseyi teslim etmeyince, “katilleri aramak için” operasyona bafllam›flt›. Havadan Felluce’yi bombalayarak yap›lan bir arama! Elbette kimse inanmad› Amerika’ya. Burjuva bas›n bile bunun bir “intikam” sald›r›s› oldu¤unu yazd›. Ama “intikam”dan da öte, esas›nda yayg›nlaflan halk direnifline karfl› bir sindirme katliam›d›r Felluce. Sald›r›lar›n ilk üç gününde katledilen Irakl›lar›n say›s› 300’ü aflt›. Sald›r›, Irak’› iflgal etmek için yap›lan sald›r›lardan daha vahfliceydi. Ortada bir “askeri hedef” de yoktu. Amerikan uçaklar›ndan f›rlat›lan bombalar do¤rudan evleri, camileri hedef ald›.

‹flgalciler bedel ödüyor! Dünya halklar›n›n bafldüflman› Amerika, iflgalden bu yana, en büyük darbeleri ald› geçen hafta boyunca. Mesela 5 Nisan’daki çat›flmalardan birinde, Ba¤dat’›n Sadr semtinde Amerikan askerleriyle fiii milisler aras›ndaki çat›flmalarda 8 ABD aske-


ri öldü, 24’ü yaraland›. Ramadi’deki çat›flmalarda ise, Amerika ‹flgalin gerçekleflti¤i 9 Nisan 2003’ten bu yana, “tek bir sald›r›da en büyük kayb›n›” verdi. Direniflçilerin sald›r›s›nda 12 Amerikan deniz piyadesi iflgal suçunun bedelini ödediler. Dünya halklar›n›n bafldüflman› Amerika, Irak’tan sana “sa¤-salim” ç›k›fl yok! ‹flgal ederek, katlederek, mezarl›¤›n› seçtin! Sadr’› haydut ilan ederek, direniflçileri üç-befl haydut diye göstererek iflgale karfl› direnifl gerçe¤ini ne gizleyebilirsiniz, ne de o direniflin fliddetinden kurtulabilirsiniz. Savaflt›¤›n›z sadece Irak halk› de¤il, direnenler tüm dünyan›n ezilen halklar›d›r. Dünya halklar›, Amerikan imparatorlu¤una yeni Vietnamlar yaflatacakt›r, bundan emin olun.

Amerika iflgali baflaramam›flt›r; flimdi fiiiler de düflman! ‹flbirlikçilerin ifli art›k daha zordur... Amerika iflgali baflaramam›flt›r. Kürt milliyetçileri ve az›nl›k bir grup iflbirlikçi d›fl›nda hiç kimseyi kazanamam›flt›r. Onlar›n da bu ihanet çizgisini ne kadar sürdürebilecekleri tart›flmal›d›r. (Direniflin yayg›nlaflmas› karfl›s›nda kukla Geçici Hükümet Konseyi ‹çiflleri Bakan›’n›n istifa etmesi, direniflin er geç kukla yönetimi bile açmaza sokaca¤›n›n göstergesidir.) fiu anda dayand›klar› tek nokta, Güney Kürdistan’daki iflbirlikçi Barzani ve Talabani milliyetçili¤idir. Kuzey Irak d›fl›nda iflgalcilerin tam denetiminin oldu¤u bir yer yoktur. 12 Nisan’da Kerbala’n›n 40. günü nedeniyle kutsal kentleri ziyaret etmeyi düflünen fiiilere, iflgal yönetimi “kutsal kentler tehlikeli” uyar›s› yapt›. ABD’nin Irak’a getirdi¤i “güvenlik” de iflte bu kadard›r. ‹flbirlikçilerin ifli art›k daha zordur. Kürt milliyetçili¤inin iflbirlikçili¤inin oynad›¤› halk düflman› rol, bu geliflmelerle birlikte daha da a盤a ç›km›flt›r. Kürt milliyetçi hareketin yöneticilerinden D›fliflleri Bakan› Zebari, direnifl karfl›s›nda kendi konumlar›n› de¤erlendirmek yerine “Irak’a daha fazla yabanc› asker gönderilmesini istiyoruz.” aç›klamas› yapt›. Ayn› Ba¤dat’›n bombaland›¤› günlerde “Saddam rejiminin bir an önce düflmesi için daha yo¤un bombalama yap›lmas›n›” istedikleri gibi. Ama bu yol ç›kmazd›r. Bu ç›kmaz onlar› iflgalcilerden daha katliamc› yapacakt›r. fiimdi ABD’nin “kurtar›c›l›¤›na” soyundu¤u fiii’ler de “düflman” ilan edilmifltir. fiiiler, yaklafl›k bir y›l boyunca, iflgale karfl› aç›k direnifle geçmemifllerdir. Ama Amerika’n›n dayatmalar› bitmemifl; ya direnifl, ya teslimiyet dayatmas› içinde bugüne gelinmifltir. ‹flgalin oldu¤u bir ülkede “arada” uzun süre kalmak mümkün de¤ildir. Ya iflgalciden yana, ya direniflin içinde olunacakt›r. fiu an hala aç›k direniflin d›fl›nda kalan kesimler de eninde sonunda bu tercihi yapacakt›r.

BM, israil Terörizmine Teslim! Gazze’deki mülteci kamplar›nda bar›nmak zorunda b›rak›lan Filistinlilere Birleflmifl Milletler taraf›ndan gönderilen yard›mlar durduruldu. BM’nin yard›mlar› durdurma gerekçesi, ABD destekli israil terörünün nas›l pervas›zca, ve nas›l insanl›k d›fl› boyutlarda sürdürüldü¤ünün yeni bir kan›t›d›r. BM sözcüsü, yard›mlar›n ‹srail taraf›ndan engellendi¤ini, ‹srail hükümeti nezdinde yapt›klar› giriflimlerden bugüne kadar bir sonuç alamad›klar›n› belirterek yard›mlar› durdurma karar› ald›klar›n› aç›klad›. Asl›nda flafl›lacak bir fley yok. O ‹srail ki, bugüne kadar BM’nin kendisine dair ald›¤› hiç bir karar› uygulamam›flt›r. Çünkü arkas›nda ABD vard›r ve BM’nin efendisi de ABD’dir. BM, Amerika olmad›n bir hiç oldu¤unu ilan etmifltir bu kararla. fiaron, fieyh Yasin’i katlettikten sonra, Arafat’› yine “öldürmekle” tehdit etti! ‹srail Baflbakan› Ariel fiaron, HAMAS’›n liderlerinden fieyh Yasin’in katledilmesinin ard›ndan yapt›¤› bir aç›klamayla, Filistin lideri Arafat'a “zarar vermeyecekleri” yönünde ABD'ye verdikleri sözün art›k geçerli olmad›¤›n› aç›klad›. fiaron ayn› aç›klamada Hizbullah lideri Nasrallah’›n da “hedefleri” oldu¤unu ilan etti. Burjuva bas›n bu geliflmeyi “fiaron, Arafat konusunda ABD ile köprüleri att›” fleklinde yans›tt›. Oysa bu Ortado¤u’da y›llard›r süren bir “dan›fl›kl› dö¤üfl”. ‹srail’in Ortado¤u’daki katliamc›l›¤›n›n ve sald›rganl›¤›n›n ekonomik, askeri, siyasi bafldestekçisi olan ve Irak’a müdahalenin ard›ndan ‹srail’le politikalar› daha da bütünleflen ABD, zaman zaman ‹srail’i “dizginleyen” rollere bürünerek dünya halklar› gözünde tam teflhir olmaktan kendini korumaya çal›fl›r. Arafat konusundaki tav›r da bu çerçevededir. ‹srail Arafat’› katlederse, bilinmelidir ki, bu ayn› zamanda bir Amerikan cinayeti olacakt›r. (Tabii Amerikanc› ve ‹srail’in Ortado¤u’daki has müttefiki AKP’nin de cinayeti olacak.) Irak’ta tafl üstünde tafl b›rakmamacas›na aynen ‹srail yöntemleriyle katliamlar yapan, Sadr’›n bulundu¤u yerleri hedef alan, Arafat’›n üç y›ld›r kuflatma alt›nda tutulmas›na onay veren ABD’nin israil katilamc›l›¤›na karfl› ç›kaca¤›n› düflünmek ancak Amerikanc› kafayla mümkün olur.

Say› 106 17 11 Nisan 2004


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin mutluluk ve umut yarat›rken, oliFaflizmin Fehriye tak›nt›s› büyük garfli cephesinde korku, panik, suçüstü

- hazmedilemeyen bir darbe -

Say› 106 18 11 Nisan 2004

“9 Ocak saat 10.30’da Sabanc› Holding Merkezi AHMET FAZIL ÖZDEM‹R S‹LAHLI PROPAGANDA B‹RL‹⁄‹M‹Z taraf›ndan bas›lm›flt›r. Sabanc› Holdingin yönetim kurulu üyesi ve önemli adam› ÖZDEM‹R SABANCI, yine holdingin en büyük kurulufllar›ndan Toyota-Sa Genel Müdürü HALUK GÖRGÜN ve Sak›p Sabanc›’n›n Sekreteri N‹LGÜN HASEFE cezaland›r›lm›flt›r.” Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi’nin 9 Ocak 1996 tarihli, 26 no’lu aç›klamas›n›n “Halk›n Adaleti” arabafll›¤›ndan sonraki bölümde yazan bu ifadaler hâlâ haf›zalarda taze, hala oligarflinin irin kaplam›fl yaralar›n› kanatmay› sürdürüyor. Sabanc› Center bask›n› oligarfliye öyle etkili bir vurufltu ki, aradan 7 y›l geçmesine ra¤men hazmedemiyorlar hala. Eylemin etkisi, siyasi ve askeri cüretinden, üstü örtülmek istenen gerçeklere ›fl›k tutmas›ndan kaynakl›d›r. Fehriye Erdal ad›n›n bu eylemle birlikte an›lmas›, bu haz›ms›zl›¤›n “Fehriye’yi iade edin...” 盤l›klar›na dönüflmesine neden oluyor. Hukuksuz bir düzenin iktidarlar› Sabanc›lara yaranmak için, baflka ülkelere “yasalar›n›z› bir yana b›rak›n, Fehriye’yi verin, asal›m, keselim...” diye bast›r›yor. Sabanc› eylemi devrimci halk›n cephesinde

Sabanc› Center bask›n› oligarfliye öyle etkili bir vurufltu ki, aradan 7 y›l geçmesine ra¤men hazmedemiyorlar hala. ‹stiyorlar ki, biz sömürelim, sömürü düzenimiz sürsün diye her türlü zulüm yöntemine baflvural›m ama kimse bizden hesap sormas›n. Bu ülkede halk›n da bir adaleti vard›r

hukuksuzlu¤u

yakalanm›fll›¤›n telafl›na neden oldu. Oligarflinin beynine vurmaya kimsenin cüret edemeyece¤ini düflünenler hala o floku atlatabilmifl de¤illerdir. Oysa, düflünmedikleri, devrim yapmak için, yani bir düzeni alt üst edip, yeni bir düzen kurmak için yola ç›kanlar bu cürete bafltan sahiptirler. Devrimci hareketin siyasi ve askeri cüreti, bugün art›k tart›fl›lamayan bir gerçektir. Eylem iflbirlikçi tekellerin yerlefltirmek istedikleri statükolar› alt üst etmifltir. ‹flbirlikçi tekeller istiyorlar ki, biz sömürelim, sömürü düzenimizin sürmesi için her türlü katliam›, infaz›, iflkenceyi yapal›m, akla hayale gelmedik bask› ve zulüm yöntemlerine baflvural›m, Susurluklar örgütleyelim, halk›n binlerce evlad›n›n kan›n› ak›tal›m... ama kimse bizden hesap sormas›n. Üstelik öyle ars›zlar ki, “demokrasi, hukuk devleti, iflçi babas›” gibi yalanlar›na herkesin inanmas›n›, “memleketin yüzak› ifladam›” diye bafltac› edilmeyi bile istiyorlar. Bilime, diyalekti¤e ayk›r›d›r bu. Halklar adaletsiz yaflayamazlar. Adaletsizli¤in kayna¤› düzenin kendisiyse, halk kendi adaletini yarat›r. Bu ülkede de halk›n bir adaleti vard›r. Sabanc› eylemi, bu yalan›, demagojiyi paramparça eden bir eylemdi. Sömürenin, katledenin as›l olarak iflbirlikçi tekeller oldu¤unu Türkiye halk›na en aç›k flekilde gösterdi. Oligarflinin kiral›k kalemleri, komplo teorisyenleri, halk›n fliddetine karfl› olan her türden düzenin solcular› ve burjuva bas›n, eylemi karalamak için görülmedik bir kampanya yürüttü. Devrimci adaleti tekellerin tafleronu gibi göstermek ifllerine geliyordu. Eylemin gösterdi¤i ç›plak gerçe¤in üzerini böylece örteceklerini düflündüler. Hiçbiri cevaps›z b›rak›lmad›. Denilebilir ki, arflivlerde bu konuya iliflkin yap›lan tart›flmalardan bir külliyat olufltu. 4 Ocak Ümraniye Hapishanesi katliam›n›n hemen ard›ndan yap›lan eyleme iliflkin bildirisinde Cephe, herkesin çok iyi bildi¤i zulmün ve sömürünün Türkiyesinin tablosunu s›ralad›ktan sonra flu sözlerle eylemin nedenini aç›kl›yordu: “Her yer kan dolu, her yere pislik bulaflt› ve kapkara bir tablo olufltu. Bu tabloda tek bir ›fl›k var; o da yükselen halk›n kurtulufl savafl›d›r. Bu tablo Türkiye’nin resmidir. Bu kara tabloyu yaratanlar, iki elin parmaklar›n› geçmeyen bir avuç sömürücü az›nl›kt›r. Emperyalizmle iflbirli¤i yaparak ülkeyi ve halk› sömüren iflbirlikçi tekellerdir. Hükümetler kuran, hükümetler y›kan, cuntalar ilan eden demokrasi deyip halk› katleden, iliklerine kadar sömüren


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin ve sayesinde zenginliklerine zenginlik katan SABANCILAR’d›r. Ülkemizin ekonomisine, politikas›na yön veren, denetleyen, e¤itim ve kültürün nas›l ve neye göre oluflturulaca¤›na karar veren SABANCILAR’d›r: Hükümetleri oluflturan bütün burjuva partileri bu sermaye güçlerine ba¤l›d›r ve esas olarak bunlar›n denetimi d›fl›na ç›kmazlar. SABANCI gibi, iflbirlikçi sermaye kesimleri, emperyalizmle iflbirli¤i yaparak varolmufl, büyümüfl ve ülke yönetimine hakim olmufllard›r. Ülkemizin ba¤›ms›zl›¤›n›n yok edilmesinden, faflizmle yönetilmesinden, sömürü ve zulümden Sabanc›lar›n, Koçlar›n bafl›nda bulundu¤u tekellerin örgütü TÜS‹AD’› vb. di¤er sermaye örgütlerini sorumlu tutuyoruz.” Oligarfli beyninden yedi¤i darbenin etkisini hafifletmek için 7 y›ld›r ç›rp›n›yor. Ac› o kadar derin ki, kendilerine s›¤›nan itirafç›y› bile öldürtmekten çekinmediler. Oligarfli kendi hukukunu, yasalar›n› bir yana b›rakarak devrimci av›na ç›kt›, efendisine yaranmak isteyen bütün iktidarlar, tüm güçlerini seferber ettiler. ‹flkencehanelerde, “Niye polis vuruyorsunuz, gidin Sabanc›lar›, Koçlar› vurun” diyen iflkenceci polisler, canh›rafl operasyonlar yapt›lar, binlerce evi bast›lar, binlerce insan› iflkencelerden geçirdiler. Sabanc› da bofl durmad›. “Hukuk devleti” dilinden düflmeyen flarlatan sömürücü, mafyac›lardan, ölüm mangalar›ndan kiral›k katiller tuttu. Bu ülkede onbinlerce anan›n, kardeflin, eflin gözyafllar›n› ak›tan onlar de¤ilmifl gibi; vatan›m›z› emperyalist tekellere satan iflbirlikçi tekellerin ç›karlar› için satamayaca¤› ne ana, ne kardefl varm›fl gibi; “kardefl ac›s›” demagojisi yapan Sabanc›’ya yaranma s›ras› flimdi AKP iktidar›nda. Fehriye’nin tutsak edilmesinden bugüne siyasi-ekonomik flantajlarla, rüflvetlerle yapamad›klar›n›, Amerika’n›n yaratt›¤› “teröre karfl› mücadele” havas›nda yapabilme hayalleri ile ç›rp›n›yor AKP. Fehriye’nin hukuki statüsünü bilmesine ra¤men, Belçika’ya “bofl ver hukuku” dayatmas›n› sürdürüyor. Çünkü “beyninden vurulan” AKP’nin düzenidir, sermayenin partisi oldu¤unu bir buçuk y›l gibi k›sa zamanda icraatleriyle kan›tlam›flt›r.

Do¤an Medya’n›n Sabanc› Dalkavuklu¤u Operasyonlarda gözalt›na al›nan devrimcilerin, daha hiçbir yarg› karar› yokken “örgüt üyesi” olarak ilan eden polisin bu hukuksuzlu¤unu aynen kabul ederek yayanlar›n bafl›n› Do¤an Medya çekti. Devlet gazetesi Hürriyet ve Do¤an Medyan›n Tv’leri, di¤er gazeteleri, emniyetin yalanlar› ile de yetinmeyerek yeni yalanlar› kendileri ürettiler. Fehriye Erdal’a iliflkin haberleri bunun somut örne¤iydi. Do¤an Medya, Sabanc› ad›na savafl›yor, habercilik yapm›yordu. Do¤an-Sabanc› ortakl›¤›n›n ç›karlar› için söylenen yalanlar, halka haber diye yutturulmak isteniyor. Lümpen manfletler atarak “aç›kla bakal›m Belçika” diyor Hürriyet. (5 Nisan) “Kanl› terör örgütü ile anlaflma m› yapt›n›z? Yoksa siz bir teröristi mi koruyorsunuz?” Fehriye Erdal’›n hukuki durumunu çok iyi biliyor. Ama onun hesab›, bu yarat›lan hukuksuzluk havas›ndan bir pay ç›kartabilir miyiz? Sanki Fehriye’nin hukuki durumunda bir de¤iflme olmufl da “iade et” bask›s› yap›yor. Üstelik bir de hukuktan sözediyor utanmadan.

hukuksuzlu¤u

Daha bir hafta önce, Ertu¤rul Özkök, (ve kendi deyifliyle yay›n kurulunun yüzde 90’›) hukuktan ne anlad›¤›n› çok aç›k gösterdi. Devletin Bayrampafla hapishanesindeki katliam› idare mahkemesi taraf›ndan tescillenmifl ve katledilen tutsaklardan birinin ailesine tazminat ödeme karar› verilmifltir. “Olur mu böyle fley” diye isyan ediyordu Özkök. Yani devlet katledecek, diri diri yakacak, ama hukuk olmayacak. Niye, çünkü onlar terörist. Ne hukuku ulan diyen kafa flimdi ç›km›fl hukuktan, terörden sözediyor. Senin ne hakk›n var hukuktan söz etmeye? Senin kafana göre; vur, as, kes, k›r! Hürriyet’in kafas› baflka fley bilmez. Yeter ki, Sabanc›lar, Do¤anlar semirsin.

Say› 106 19 11 Nisan 2004

Hürriyet Muhabirlerini Kifliliksizlefltiriyor Hürriyet’in Brüksel muhabiri Zeynel Lüle, bir muhabirin nas›l kifliliksizlefltirilece¤inin, patronun ç›kar› için nas›l yalan söyletilece¤inin en güzel örneklerinden biridir. Fehriye Erdal’a, DHKC enformasyon bürosuna ve operasyona iliflkin yazd›klar›n›n, CNN Türk’te anlatt›klar›n›n yalan oldu¤unu çok iyi biliyor oysa. Yalanlar›na mutlaka bir gerekçesi vard›r; mesela “ekmek paras›” diyecektir. Ya da “flöyle haber yap dediler” diyecektir. Kifliliksizlefltirme de böyle oluyor zaten. Al maafl›, sat kiflili¤ini. Zeynel Lüle


Amerika Yalan Söyler De AKP ‹ktidar› Durur Mu?

yor, baz›lar›n› da BM denetçilerinden sakl›yor. Görgü tan›klar› anlat›m›, Irak'ta mobil biyolojik silah laboratuvarlar› oldu¤unu gösteriyor.” (6 fiubat 2003 tarihli tüm gazeteler) Ve bugün...

Tarih 5 fiubat 2003. Irak sald›r›s›n›n günler öncesi, zemin haz›rlama çal›flmalar› alabildi¤ine yo¤un, dünya halklar›n›n beyinleri korkunç bir yalan bombard›man›na tutulmufl durumda. ABD D›fliflleri Bakan› Colin Powell BM Güvenlik Konseyi’nde konufluyor, bütün dünya medyas› canl› yay›nl›yor konuflmay›. Elinde bir tüp, dev ekranda uydudan çekilmifl görüntüler, hopörlerde “kitle imha silahlar› üzerine konuflan iki Irakl› subay›n sesi”... Amerikan hükümetinin “güvercin” k›l›¤›na sokulmufl D›fliflleri Bakan› Powell di¤er ülkeleri, neden Irak’›n iflgal edilmesi gerekti¤ine ikna etmeye çal›fl›yor. “Bak›n bak›n seyyar laboratuvar nas›l da hareket ediyor, bu kamyonlarda kitle imha silahlar› üretiyorlar” diyor zencilerin yüzkaras› bir adam. Say› 106 20 11 Nisan 2004

Asl›nda aç›klad›klar›n›n hiçbirinin “kan›t” olmad›¤›n› herkes biliyor, görüyor. Powell de kan›t sunmuyor gerçekte herkesi tehdit ediyor. Yalan g›rla gidiyor; “Bu uydu foto¤raflar›, grafikler Irak'›n cephaneliklerini gösteriyor. Bu tesislerin içinde kitle imha silahlar› var.

Konuflan yine Powell: “BM’de sunumumu haz›rlarken, bu bana sa¤lam temellere dayanan bir istihbarat gibi sunuldu, ancak flu an öyle de¤ilmifl, o kadar sa¤lam temellere dayanm›yormufl gibi görünüyor.” Peki sonuç? Irak iflgal edildi, onbinden fazla insan katledildi, zulüm sürüyor... Basit bir yalan ve “demokratl›k, fleffafl›k” soytar›l›¤› ile bugün itiraf.

‹ktidar›n Yalanlar›n› Halka Anlatal›m Peki Amerika yalan söyler de AKP durur mu? Emperyalizmin ve iflbirlikçileri yalan söylemeden iktidarlar›n› sürdüremezler. Mutlaka halklar› aldatmak zorundalar. Türkiye iflbirlikçi iktidarlar›n›n yönetmek için yalan›n en büyük silah› oldu¤unu, alfabenin ABC’si gibi bilmeliyiz. Üstelik iflbirlikçiler sahiplerinden daha beter, daha rezilce yalana baflvururlar. Çünkü taklitçidirler, Amerika’dan ne görürlerse onu taklit ederler. Dergimizin sayfalar›nda s›kça bu yalanlar› okuyorsunuz, son yalanlar silsilesini kurumlar›n bas›lmas›nda yaflad›k.

Bu elimde gördü¤ünüz tüp, Irak'›n çiçek virüsü üretebilecek ve bunu silah olarak kullanabilecek kapasiteye sahip oldu¤unu gösteriyor.

“Canl› bomba yakalad›k” diyor; yalan!

Dinleyin kasetteki albay ve generalin konuflmalar›n›... Buradaki anahtar noktalar› ele alal›m. Bir endifle var. Demek ki ellerinde bulundurmamalar› gereken birfley var. Onu de¤ifltirmediniz mi diyor.... Söz konusu flirket gizli silah sistemleri ile ilgili tan›t›lan bir kaset.

“Eylem flifreleri” diyor; yalan!

Irak lideri Saddam Hüseyin'in El Kaide örgütüyle aras›nda tehditkar bir ba¤lant› var. Irak; Rusya, Romanya, Slovenya ve Hindistan'dan uranyumu zenginlefltirmekte kullan›lacak elektromanyetik malzeme alma girifliminde bulundu. Irak'›n 100 ila 500 ton kimyasal silah malzemesi bulundu¤unu tahmin ediyoruz. Saddam bilim adamlar›n› ölümle tehdit edi5 fiubat 2003’te, “Bu elimde gördü¤ünüz tüp, Irak'›n çiçek virüsü üretebilecek ve bunu silah olarak kullanabilecek kapasiteye sahip oldu¤unu gösteriyor.” diyordu. Bugün yalan söyledi¤ini itiraf ediyor. AKP iflte bu efendilerini taklit ediyor.

“Örgüt üyelerini yakalad›k” diyor; yalan! “Hücreevleri” diyor; yalan! “Ekonomi düzeldi” diyor, kendi kurumu D‹E iflsizli¤in 2003’te de büyüdü¤ünü aç›kl›yor. “Biz yoksuldan yanay›z” diyor; patronlar “Baflbakan’›n bizim için ifl takibi yapmas›ndan çok memnunuz” aç›klamalar› yap›yor. “‹flkenceye s›f›r tolerans” diyor; iflkence soka¤a tafl›yor. Örnekler ço¤alt›labilir. Kitlelere bu yalanlar› göstermezsek; kimin hukuktan, adaletten, hak ve özgürlüklerden yana oldu¤unu, kimin halk› gerçekten sevdi¤ini bilemeyecek, göremeyeceklerdir. ‹ktidar da bu durumu kullanarak yalanlar›n› sürdürüyor ve yönetiyor. ‹ktidar din dahil her fleyi sat›yor, yalanla kitleleri uyutuyor. Onlar›n ahlak› yoktur. Ahlaklar› kapitalizmin, Amerika’n›n ahlak›d›r. Amerikan ahlak›n›n ne oldu¤unu en iyi Powell anlat›yor. Tekellerin ç›karlar› için her türlü yalan, katliam, iflgal mübah. AKP de ayn› yoldan yürüyor.


Powell’in ‘Gaf’› De¤il AKP’ye Biçilen Rol ABD D›fliflleri Bakan› Colin Powell Irak’›n yeni yönetiminin nas›l olaca¤›na iliflkin konuflmas›nda, Pakistan ve Türkiye’yi örnek vererek, “Neden Türkiye gibi bir ‹slam ülkesi olmas›n” dedi. (3 Nisan Radikal) Burjuva bas›n “gaf” dedi, baz› generaller “Türkiye laiktir” aç›klamalar› yaparken, AKP’den hiçbir itiraz, elefltiri gelmedi. Powell’in gaf yapmad›¤› aç›kt›r. Burjuva bas›n, Amerikan planlar›n›n üzerini örtmek için iflgüzarl›k yap›yor.

Amerika, Türkiye’nin “laik-demokratik” görüntüsüyle müslüman ülkeler taraf›ndan “model” al›nmas›n›n zor oldu¤unu biliyor. “‹slami kimlik” daha belirgin olmal›d›r “modellik” için. Amerika’n›n AKP’ye verdi¤i deste¤in, Fetullah Gülen’in parlat›lmas›n›n bir yan›n› da bu oluflturuyor. Onlar iflbirlikçi “›l›ml› islam”›n (aç›k yeflil kuflak) temsilcileridir. ‘Yeflil kuflak’ta Bin Ladin’ler kullan›ld›, ‘aç›k yeflil kuflak’ta AKP kullan›l›yor. Fetullah’›n Zaman gazetesinde yay›nlanan röportaj›ndaki vurgular› da, kendilerine biçilen misyonun fark›nda oldu¤unu gösteriyor.

Amerikan emperyalizminin, “Ortado¤u ülkelerine demokrasi götürme” yalan›yla süslenen ‘Büyük Ortado¤u Projesi’ (BOP) konuflturuyor Powell’i. BOP’da, AKP iktidar›n›n Türkiyesine biçilen rol, müslüman ülkelere model olmas›. ‘Model’in merkezinde ise, “›l›ml› islam” var. Powell, Türkiye’ye biçilen role tam uymas› için içine girmesi gereken kal›b› tarif ediyor.

“Gaf yapmak”, Amerika’n›n s›kça baflvurdu¤u bir yöntemdir. Bir kavram›, bir politikay› do¤rudan tart›flt›ramayacaklar› durumda, “gaf” yaparak tart›fl›r, tepkilere göre yeni flekiller verir ve resmilefltirirler. 11 Eylül’ün ard›ndan Bush’un “Haçl› Seferi” ifadesiyle nas›l kendi halk›n›n dini duygular›n› tekellerin ç›karlar› için kullanmak istediyse, “islam cumhuriyeti” tan›mlamas› ile de, islam› kullanmak istemektedir. ‹kisi de “gaf”!

Irak’a Türkiye ve Pakistan’› örnek vermesi de s›radan de¤ildir. Bu iki ülkenin ortak özelli¤i Amerikanc›l›kta en önde gidenler olmas›d›r.

Dini Amerikan tekellerinin hizmetine sunan, Powell’i konuflturan AKP iktidar›ndan, iflbirlikçi tarikatlardan, Fetullah’lardan baflkas› de¤ildir.

AKP ‹ktidar› NATO ‹çin Terör Estirmeye Haz›rlan›yor Haziran’da yap›lacak NATO zirvesi için iktidar haz›rl›klara bafllad›. Ortado¤u, Kafkaslar, Asya ülkelerine yeni operasyonlar›n tart›fl›laca¤›, Amerika’n›n “teröre karfl› savafl”›n›n resmi politika haline getirilece¤i haydutlar toplant›s›na haz›rl›¤›n ilk örne¤i, 4 Nisan’› “NATO Günü” ilan etmek oldu. NATO’ya jest olsun diye o gün okullar tatil edilecek. Uflakl›¤›n böylesi hiçbir Amerikanc› ülkede görülmemifltir. Ama bu uflak ruhlu iktidar›n haz›rl›klar› bu yalakal›kla bitmiyor. As›l olarak antiNATO, anti-emperyalist gösterilere karfl› terör estirmeye haz›rlan›yor. Bas›na yans›yan bilgilere göre, ABD ülkemizde deniz-kara-hava güvenli¤ini kendisi sa¤lamak istiyormufl. ‹stanbul’da zirve boyunca 30 bin polis sokaklar› iflgal edecek. CIA elemanlar› bugünden itibaren her gün brifinglerle iflkencecileri e¤itiyor. “Güvenlik” ad›na estirilecek terör, her alana yans›yacak, demokratik kitle örgütlerine bask›lar yo¤unlaflt›r›lacakt›r. ‹stanbul halk›na hayat› zehir etmek için yasak bölgeler ilan edilecek, halk›m›za potansiyel suçlu muamelesi yap›lacakt›r.

Say› 106

AB ‘Terör’ Demagojisinde ABD’yi ‹zliyor Avrupa Birli¤i yeniledi¤i “terör örgütleri listesi”ne, oligarflinin iste¤i ile, DHKP-C’nin yan›s›ra DHKP ve DHKC isimlerini de koydu. Yine PKK’nin yan›s›ra KADEK ve KONGRA-GEL de dahil edildi. ABD ne yaparsa Avrupa takip ediyor. Türkiye faflizmiyle terör iflbirli¤i yapan Avrupa, faflizme karfl› mücadelenin meflruiyetini listelerle, yasaklarla yok edemez. Faflizme karfl› halklar›n savafl›, direnifli meflrudur. Bu meflrulu¤a dayanmayanlar, ne yapar›z da emperyalizmden icazet al›r›z diye düflünenler yan›l›rlar. Halklar›n ba¤›ms›zl›k, özgürlük, adalet yürüyüflü sürecektir.

ABD ‹çin Avrupal›lar da “fiüpheli” Bugüne kadar geri b›rakt›r›lm›fl, özellikle antiamerikanc›l›¤›n geliflkin oldu¤u, ço¤u müslüman ülkelerin halklar›na, ABD’ye giriflte flüpheli muamelesi yap›l›yor, parmak izleri al›n›yor, foto¤raflar› çekiliyordu. Hukuksuz ve dünyay› nas›l bir adaletsizlikle yönetmek istediklerinin örneklerinden biri olan bu uygulama, flimdi ABD iflgaline ortak olan ülkelerin vatandafllar› ve Avrupa ülkeleri için de gündeme geldi. 30 Eylül’den itibaren daha önce ilan edilen ülkelere 27 ülke daha ekleniyor. Bunlar aras›nda, ‹ngiltere, Japonya, ‹spanya, ‹talya ve Avustralya gibi Amerikan müttefiki ve çok say›da Avrupa ülkesi de bulunuyor.

21 11 Nisan 2004


AKP’nin demokrasi diye bir derdi var m›? AKP’nin iktidar oldu¤undan bu yana halk›n tüm kesimlerine yönelik tavr›, bu operasyonun da nedenidir. fiu bir buçuk y›ll›k süreçte, AKP iktidar›n›n terörist ilan etmedi¤i, mücadelesini yok etmek için her türlü yalana, demagojiye, sald›r›ya baflvurmad›¤› tek bir kesim kald› m›? Yoktur. ‹flçisi, memuru, ö¤rencisi, köylüsü bir flekilde bu bask›lardan, terörden, faflist zihniyetten nasibini ald›. AKP’den memnun olan yok mu? Var elbette; emperyalist ve iflbirlikçisi tekeller memnun. Riyakar islamc›lar ve tarikat holdingleri memnun. AB’ci sahte demokratlar memnun.

Say› 106 22 11 Nisan 2004

Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, halk›n herhangi bir kesiminin talepleri karfl›s›nda “bunlar marjinal bir kesimin talebidir” demez. Kald› ki, bu cevaplar yüzbinlerce üyeli sendikalar, Tabib odalar›na verilmekte. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, kendi yönetimindeki hapishanelerde insanlar ölüme yürüyorsa, en az›ndan “neden?” diye sorar, üzerini örtmek için sansüre baflvurmaz. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, “kat›l›mc›l›¤›” bol bol sözü edilip uygulanmayan bir fley olarak görmez. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, yaflamak için insanca taban fiyat isteyen köylüye, “gözünüzü toprak doyursun” demez. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar,

IMF’yi elefltirdi¤i için “zaten sicilliymifl” diye insanlar› yakapaça gözalt›na ald›rmaz. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, 12 Eylül cuntas›n›n çocu¤u YÖK’e hay›r dediler diye gençlerimizin üzerine panzerler, binlerce polis salmaz, gaz bombalar›na bo¤maz, tutuklatmaz. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, Türkiye halklar›n›n lanetle and›¤› bir katliam›n hükümlüsünü kurtarmak için dünyan›n gözleri önünde bu kadar aleni bir flekilde yetki kullanmaz. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, bana muhalefeten edenin, sistemimi rahats›z edenin örgütlenme hakk›n› yok ederim, bafl›na belalardan bela açar›m demez. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, dünya halklar›n›n kan›n› döken bir emperyaliste hizmet etmek için bu kadar canh›rafl ç›rp›nmaz. Asgari demokratl›k ölçütlerine sahip bir iktidar, kad›nlar›n diri diri yak›ld›¤›, 110 insan›n katledildi¤i bir vahfletin sorumlular›na madalya takmaz, aksine lanetler ve cezaland›r›r. Daha ço¤altabilece¤imiz bu gerçekler, AKP iktidar›n›n bir buçuk y›ll›k iktidar› sürecinde herkesin gözleri önünde yafland› ve yaflanmaya devam ediyor. AB’cili¤i kendine maske olarak kullanmas›, kimi kesimlerin bu gerçekleri görmezden gelmesine neden oluyor. Özellikle Avrupa Birlikçiler büyük bir ikiyüzlülük içinde, AKP ne yaparsa gözlerini kapat›yorlar. Burjuva medya ç›karlar› için iktidar›n bütün suçlar›n›n üzerini örtüyor, tek bir elefltiri dahi yay›nlam›yor. Ve böyle bir havada, AKP “statükoyu de¤ifltiren, demokratikleflme ad›mlar› atan” bir iktidar olarak pazarlan›yor. AKP iktidar›, ne s›n›fsal niteli¤i ne de beslendi¤i, içinde büyüdü¤ü ideolojik kaynak gere¤i demokratl›¤›n “D”sini bilmez. Bir siyasi ak›m olarak varol-

Bahçelievler’de katledilen 7 gencimizden art›k Çiçek de sorumludur

HESAP VER CEM‹L Ç‹ÇEK Ve bu ülke tarihinin en vahfli katliamlar›ndan birinin sorumlusu Haluk K›rc› aram›zda dolafl›yor. Ellerindeki kanla, o gün 7 gencimizi bo¤du¤u tel sicimle aram›zda. Bo¤ma tellerini tutan elin yan›nda flimdi kanl› bir el daha vard›r. O el, K›rc›’y› bilerek, isteyerek, planlayarak, hukuk maskesini kullanarak serbest b›rakt›ran bu ülkenin Adalet Bakan› Cemil Çiçek’in elidir. Çiçek hesap vermelidir. Nas›l bir adalet bakan› ki, yaz›l› emirle katilleri b›rakt›r›yor. Tutuklama karar› ç›karm›fllar da, tüm Türkiye’de polis ar›yormufl da... Halkla alay ediyorlar, faflistlerle nas›l kucak kuca¤a olduklar›n› gizlemek istiyorlar. Demokratik mücadele yürütenleri tutuklat›p katliamc›lar› b›rakan Cemil Çiçek ç›k›p konuflmal›d›r; Kimin adam›s›n sen? Hangi faflist komando kamp›nda e¤itim gördün? “Ülküdafllar›nla” kaç insan›m›z›n kan›na girdin? Ç›kar art›k yüzündeki o hukukçu maskesini, herkes kanl› bir fafliste, Susurlukçulara nas›l sahip ç›kt›¤›n›, insanlar› diri diri yakanlarla nas›l madalyalar takt›¤›n› gördü, maske düfltü.


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin duklar› günden bu yana Amerika’ya hizmet etmekten baflka hiçbir fley yapmayan bir islamc›l›¤›n damar›ndan beslenmektedir AKP. Ya “komünizme karfl› savaflta” Amerika’n›n vurucu gücü olmufl, “yeflil kuflak”larda rol alm›fllard›r, ya da “›l›ml› islam” diyerek bu kez farkl› bir role soyunmufllard›r. Ama her koflulda zulmedenin cephesinde olmufllard›r. Ülkemizde de cuntalar› destekleyenlerin bafl›nda onlar gelmifl, 12 Eylüllerin deste¤iyle serpilip geliflmifllerdir. Demokrasiden, hak ve özgürlüklerden anlamazlar, sadece kendilerine demokrat, kendileri için özgürlük isterler. AKP iktidar›n›n “fleriatç›” oldu¤unu, takiyye yapt›¤›n› söyleyenler bir konuda hakl›d›rlar. AKP takiyyecidir. Ama en büyük takiyyesi halka karfl› baflvurdu¤u takiyyedir. Bu da, yoksuldan yana olmak ve demokratl›k takiyyesidir. AKP iktidar›n›n demokrasi, hak ve özlükler diye hiçbir sorunu yoktur. Onun, ç›karlar›n› nas›l koruyaca¤›, iflbirlikçi tekellere, emperyalistlere hizmet ederek iktidar koltu¤unu nas›l sa¤lama alaca¤› derdi vard›r. AKP iktidar›na baflka misyonlar biçenler, tarih ve halk›m›z önünde suçludurlar, zulmünde, bask›lar›nda suç orta¤›d›rlar. Ve onlar, dün faflist MHP için “de¤iflti” diyerek halk› aldatanlarla ayn› kesimlerdir. Bugün onlara bir k›s›m solcu geçinen AB’ciler de eklenmifl, suç ortakl›¤› cephesi büyümüfltür.

Jitemciler Dersim’de Terör Estiriyor

hukuksuzlu¤u

Kafana kurflun s›kar yol kenar›na atar›z Dersim'in Nazimiye (Gerifl) köyünde, Özcan Duta¤ac› isimli ö¤renci evinde J‹TEM taraf›ndan hiçbir hukuki dayana¤› olmadan gözalt›na al›n›p sorguland› ve saatler sonra tutanak tutulmadan tehdit edilip serbest b›rak›ld›. Yaflad›klar›n› dergimize anlatt›. 13 Martta K›z›lay’da ö¤renci gençli¤inin kitlesel bas›n aç›klamas›n› bas›ndan ö¤renip kat›ld›k. Yolda kimlik sormalar, keyfi bekletmeler gibi engellerle karfl›laflarak Ankara’ya ulafl›p eyleme kat›ld›k. Polis sald›rd› ve “da¤›l›n” bile demeden coplu, biber gazl› sald›r›ya maruz kald›k. Çekildi¤imizde Ulucanlar civar›nda polis ekip otosundan ç›k›p sa¤a sola atefl etmeye bafllad›lar. Kendimi korumak için soka¤a girdim, orada çevik kuvvet s›k›flt›r›p coplarla, tekmelerle vurmaya bafllad›, ben de "insanl›k onuru iflkenceyi yenecek, iflkence yapmak flerefsizliktir." sloganlar›n› atmaya bafllad›m. Ve yüzüme biber gaz› s›k›p beni bay›ltt›lar. Sonra Ankara Emniyet Müdürlü¤ü’nde gözümü açt›m. ‹flkence yapt›lar, tutuksuz yarg›lanmak üzere serbest b›rak›ld›m ve buraya döndüm. Dersim’e geldi¤imde ailemin polis taraf›ndan telefonla arand›¤›n› ve tehdit edildi¤i ö¤rendim. 3 Nisan günü köye giderken flehit Mehmet karakolunda kimlik aramas› yap›ld› ve üzerim arand›. Eve gittikten yar›m saat sonra, Nazimiye jandarma karakolundan telefon geldi, karakola gelmem söylendi. Abimle birlikte karakola gittik. Karakol komutan›, “seninle sonra görüflece¤iz, flimdi kimse burada yok” deyip eve gitmemi söyledi. Eve giderken beyaz toros marka araçla yolum kesildi. Karakola gelmem söylendi. 5 sivil giyimli Jitemci yakapaça araca bindirip karakola götürdü. Üç saat ellerime kelepçe tak›l›p nezarethanede bekletildim. Ard›ndan beni odaya al›p "Kim sizi yönlendiriyor? Murat Kaymaz’›n resmini gösterip tan›yor musun? ‹mam BOZTAfi'›n cenazesine kat›ld›n m›? Çemiflgezek'te 3 kifli geberttik, cenazeye kat›ld›n m›?” Sorular›n› sordular. Cevap vermeyince tekme tokak dövdüler. Bana "bize yard›mc› olursan bizde sana yard›mc› oluruz. Aya¤›n› denk al. Kafana kurflun s›kar›z ve yol kenar›na atar›z. Ne yapt›¤›n› biliyoruz” fleklinde tehditler savurdular. Ayr›ca Ankara'ya kim gönderdi. Bas›n aç›klamas›na neden kat›l›yorsun fleklinde sorular soruldu. Beni tekrar ça¤›racaklar›n› söyleyip hiçbir evrak imzalatmadan serbest b›rakt›lar. Ben duyarl› bir insan›n yapmas› gerekeni yapt›m, ülkemizde demokratik hakk›n› kullanan herkese bu ve buna benzer sald›r›lar yöneltiliyor. Bir de AKP iktidar› ç›k›p “hukuk devleti” diyor. Bu nas›l hukuk devletidir ki, keyfi flekilde gözalt›na al›p, hiçbir belge bile düzenlemeden 18 yafl›ndan küçük insanlara tehditler savurup iflkence yap›l›yor. Ayr›ca bana "yafl›m küçük oldu¤u için serbest b›rak›ld›¤›m› yoksa sen flu an F tipindeydin. Davan› uzat›p seni F tipine koyaca¤›z" denildi. Birde ekranlarda sürekli yarg›n›n ba¤›ms›z oldu¤u söyleniyor.

Bu Jitemci Bu Ülkede Konufltu! Y. Özgür Gündem gazetesinde Jitemci Abdulkadir Aygan’›n anlatt›¤› cinayetlere iliflkin hala iktidardan ses yok. Bu cinayetler, kay›plar, katliamlar bu ülkede yafland› ve devlet ad›na bu suçlar› iflleyen biri ç›k›p anlat›yor. AKP hala susacak m›? Susmak, Jitemcilere “devam edin” demektir.

Say› 106 23 11 Nisan 2004


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin

AB’nin demokrasi diye bir derdi var m›? Bafll›ktaki sorumuza, “hay›r” cevab› vermek, düne göre herkes için daha kolayd›r. 11 Eylül sald›r›s›, Amerika’n›n “teröre karfl› savafl” ad› alt›nda sürdürdü¤ü iflgal, sald›rganl›k politikalar› ve son olarak ‹spanya’da yaflanan katliam bu gerçe¤in görülmesinde dönüm noktalar› oldular. Devrimciler aç›s›ndan bu konuda tart›fl›lacak hiçbir yan yoktu bafltan bu yana. Çünkü, AB tekellerin örgütlenmesidir. Tekeller burjuva demokrasisini, ç›karlar›na hizmet etti¤i oranda uygularlar. Burjuva demokrasisinin özü de, tekellerin halklar› oyalama, aldatma arac› olmas›d›r. ‹flte bu gerçek, özellikle 1990’lardan bu yana büyük bir yalan ve demagoji kamyanyas› ile gizlenmekte, AB demokrasi savunucusu, hak ve özgürlük kabesi olarak pazarlanmaktad›r.

Say› 106 24 11 Nisan 2004

11 Eylül’den bu yana Avrupa’da hakim k›l›nmaya çal›fl›lan “demokrasi” anlay›fl›: “Terörle mücadele” demagojisi sadece iflgallerin, muhalif ülkelere ve örgütlere yönelik bask›, katliam, yasak ve yapt›r›mlar›n arac› de¤ildir. Ayn› zamanda emperyalist ülkelerin kendi içindeki muhalefeti kontrol alt›na alma, giderek polis devletini kurumlaflt›rman›n da arac›d›r. Ve bu durum sadece Amerika için de¤il, Avrupa için de geçerlidir. Ço¤unlu¤u Avrupa ülkelerinden oluflan NATO’nun halklara karfl› savafl›n›n yeni argüman› olan “terörle mücadele” ad› alt›nda, birçok Avrupa ülkesinde 11 Eylül sonras› yeni yasalar ç›kar›ld›. Fiflleme, telefon dinlemeler, s›n›r kontrolleri, fiengen anlaflmas›n›n s›k s›k ask›ya al›nmas›, yabanc›lara yönelik bask›lar›n yo¤unlaflt›r›lmas› bu süreçte daha da h›zland›, “terör listeleri” ile faflizme karfl› mücadele eden örgütler “terörist” ilan edildi. Burjuva demokrasisinin dahi s›n›rlar› ad›m ad›m daralt›l›rken, ‹spanya katliam› bu yöndeki ad›mlar› h›zland›rmak için kullan›l›yor. Sald›r›n›n hemen ard›ndan toplanan Avrupa ülkeleri, yeni bask› kararlar› ald›lar. Dillerinden düflürmedikleri iletiflim özgürlü¤üne önemli darbeler vurulurken, yeni “güvenlik örgütlenmeleri” gündeme al›nd›. ABD, 11 Eylülde dökülen Amerikan kan›n› kullanm›flt›, Avrupa ‹spanyol halk›n›n kan›n› tekellerinin istikrar› için kullan›yor. Gerçekte Avrupa emperyalizmi ile ABD’nin “demokrasi”, hukuk anlay›fl›nda hiçbir fark yoktur. Avrupa makyajla bu gerçe¤in üzerini örtmeye özen gösterir, ikiyüzlülük daha derindir. Ame-

rikan iflgallerine karfl› görünür, ama peflin- hukuksuzlu¤u den gider. Amerikan hukuksuzlu¤unu elefltirir görünür ama o hukuksuzlu¤a karfl› ne ciddi bir ad›m› vard›r ne de rahats›zd›r, Guantanamo, Avrupa’n›n da hukukudur. Avrupa her alanda Amerikan taklitçisidir. Yugoslavya iflgalinde oldu¤u gibi, beceremedi¤inde Amerika’y› yard›ma ça¤›r›r. Türkiye faflizminin iste¤i do¤rultusunda yap›lan “DHKP-C operasyonlar›” da bu hukuksuzlu¤un aç›k bir göstergesidir. Taklit edilen Amerikan hukuksuzlu¤udur, onun “terör” demagojisidir. Öyle dayanaks›zd›r ki operasyon, ‹talya d›fl›ndaki ülkelerde demokratik kurumlar, evler bas›l›yor ve “ne ar›yorsunuz” sorusuna verilen cevap “Avni Er’i ar›yoruz” oluyor. Oysa sözkonusu kifli, o s›rada ‹talya’da zaten gözalt›nda bulunmaktad›r ve bask›nlar› yapan ülkeler de bunu çok iyi bilmektedirler.

Avrupa Türkiye’de demokrasi mi istiyor? Avrupa’n›n demokrasi havarisi olarak gösterildi¤i ülkemizde, AB konusunda büyük bir yan›lg› havas› yarat›lm›fl durumda. Emperyalist tekellerin ajanlar›, ayd›n-yazar-solcu k›l›¤›ndaki emperyalist politikalar›n papa¤anl›¤›n› yapanlar bu havan›n yarat›lmas›nda baflsorumludurlar. “Bizim Türkiye’nin üyeli¤i ile ilgili demokratikleflmesi umurumuzda de¤il, as›l kayg›m›z serbest dolafl›m” diyen Alman CDU yetkilisi Avrupa gerçe¤ini bu kadar aleni ortaya koyarken, AB’ciler tekellerin ç›kar ortakl›¤›n› “demokratikleflmenin tek yolu” olarak pazarlamaya devam ediyorlar. AB’ye karfl› ç›kman›n büyük günah, hatta “statükocu, bask›dan, faflizmden yana” gibi gösterildi¤i bir hava ad›m ad›m yarat›ld›. Peki, Avrupa Türkiye’de burjuva anlamda dahi olsa demokrasi mi istiyor? ‘AB’ye uyum’un ekonomik boyutundaki dayatmalar› AB’ciler hep gizler. Yoksa, tekellerin ülkemize dayatt›¤› talan ve sömürgecili¤in derinlefltirilmesi aç›k hale gelecektir. Bu ayr› bir konu oldu¤u için bir yana b›rakarak, Türkiye-Avrupa iliflkilerine “demokratikleflme” aç›s›ndan bakal›m. Bugün demokratikleflmenin önünde en büyük engeller olarak s›ralanan bask› yasalar›n› ç›karan iktidarlar›, cuntalar› destekleyen de bu Avrupa’yd›. 19 Aral›k gibi bir katliama aç›k onay veren, hücrelerde uygulanan tecrit politikalar›n›n mimarl›¤›n› yapan da Avrupa’d›r. ‹flkenceye karfl› “Manisa Davas›” flovlar› yapan, ama sokaklara taflan iflkencelere gözyuman da; iflkencecilerin aklanmas›na sessiz kalan da; yasalar çerçevesinde kurulmufl demokratik kurumlar›n terörize edilmesine ortak olan da Avrupa’d›r. Bir yandan “sendikal hak ve özgürlükler gelifltirilmeli”


der, öte yandan Avrurpa tekelleri de dahil emperyalist tekellerin ç›karlar› için grevleri yasaklatan da onlard›r. Türkiye’deki rejimin niteli¤i Avrupa için önemli de¤ildir. O rejim, Avrupa tekellerinin siyasi-ekonomik-askeri ç›karlar›n› yerine getiriyor mu, sorun buradad›r. Türkiye’yi neden AB’ye alman›n gerekli oldu¤unu söyleyen Avrupal› politikac›lar bu gerçe¤i bir çok kez aç›k olarak dile getirmifllerdir. “Avrupa’n›n Ortado¤u, Balkanlar ve Kafkaslar’da güç kazanmas› için Türkiye stratejik ülke” aç›klamalar› defalarca yap›lm›flt›r. AB’ciler “karfl›l›kl› ç›kar” diye bu çarp›c› aç›klamalar›n üzerini örterken, halk›m›z›n ç›kar›n›n ne olaca¤›n› bir türlü söylemez, “ifl olana¤›, refah” yalanlar› ile aldat›rlar. Oysa, bugün Avrupa emekçileri tekellerin yeni sömürü politikalar›n› protesto ediyorlar. AB’nin AKP gibi gericifaflist bir iktidar› niteli¤ini bilerek desteklemesi, demokrasi diye bir derdi olup olmad›¤›n› da gösteren önemli bir kriterdir. AKP’nin AB’ci görüntü vermesinin, kendini meflrulaflt›rmak, güç kazanmak için oldu¤unu en iyi onlar bilirler. Ama bugünkü ç›karlar› bunu gerektirdi¤i için AKP’ye övgüler düzmektedirler. AKP ülke içinde katlediyor, iflkenceyi sürdürüyor, hak ve özgürlükleri muhalifler için yokediyor, bunlar Avrupa’n›n umurunda de¤il, hemfikirdir. Avrupa’da yap›lan operasyonlara da iflte bu Avrupa gerçe¤i çerçevesinde bak›lmal›d›r.

Avrupa Birlikçiler; Niye Suskunuz? Avrupa ve Türkiye’deki yasad›fl› bask›nlar, operasyonlar konusunda, demokratikleflmeyi dilinden düflürmeyen, hergün gazetelerden, Tv’lerden nas›l demokrat olduklar›n› anlatan AB’ciler suskun. Sanki böyle bir olay yok. Burjuva bas›n›n manfletlere tafl›d›¤›, AKP iktidar›n›n seferber oldu¤u böyle bir olay onlar› ilgilendirmiyor? Bugün yasal DKÖ’lerin, dergilerin bas›lmas›n› izler, yar›n ç›k›p “örgütlenme özgürlü¤ünden”, “bas›n özgürlü¤ünden” söz ederler utanmadan. Tüm AB’cilere sesleniyoruz; Niye sesiniz ç›kmaz, yoksa hayal k›r›kl›¤›na m› u¤rad›n›z? Ülkemize demokrasi ihraç edecek olan Avrupa’n›n bu kadar keyfi, faflizme destek için bu kadar mesnetsiz bir hukuksuzlu¤a ortak olmayaca¤›n› m› düflünmüfltünüz? Yoksa baflka bir hesab›n›z m› var? Aç›klay›n ki, herkes ö¤rensin, bilsin bu derin sessizli¤inizin alt›nda yatan nedeni. Suskunluk, destektir, onayd›r. Onaylad›¤›n›z Amerikan terör demagojisinin taklidi bir hukuksuzluk örne¤idir.

‹talya; Hukukunuz Kaç Para? Avrupa’daki bask›nlar›n prosedürünü ‹talya yerine getirdi. Di¤er ülkelere “fluralar› bas›n” dedi ve bilinen hukuksuzluklar yafland›. ‹talya Avrupa kamouyuna aç›klamal›d›r; neyin karfl›l›¤›nda yap›ld› bu operasyonlar? Berlusconi’nin ‹talyan telekomun ç›karlar› için Erdo¤an ile pazarl›klar› biliniyor; bu operasyonun karfl›l›¤›nda hangi sözleri ald›n›z Erdo¤an’dan? Erdo¤an-Berlusconi dostlu¤u, terör, hukuksuzluk, hak ve özgürlük düflmanl›¤› üzerine mi oturuyor? Baflta ‹talya halk› olmak üzere, Avrupa halklar›na, hukukunuzu kaça satt›¤›n›z› aç›klay›n!

Almanya Karfl›l›¤›n› Böyle Al›yor Avrupa tekellerinin Türkiye faflizmine deste¤inin, askeri-siyasi-ekonomik ç›karlar› için oldu¤u bilinmektedir. Bunun son örne¤ine iliflkin bir haber, Avrupa’da devrimcilere yönelik bask›lar›n yo¤unlaflt›¤› geçen hafta bas›na yans›d›. Habere göre, “Türkiye, bir süredir gündemden düflen Alman Leopard-2 ana muharebe tanklarına yeniden ilgi göstermeye baflladı. Tankların alımı için fizibilite çalıflması yap›lacak.” ‹zlemeye devam edin, baflka örnekler de birer birer ortaya ç›kmaya devam edecektir.

‹talya’dan ‘Önleyici Operasyon’ Amerika’n›n ülkeleri iflgal ve katilamlar› “önleyici operasyon” doktrinine dayand›r›l›yordu. Yani, flüphelendi¤ini yok et. ‹talya'da 161 göçmenin evlerinin bas›lmas›na da hükümet 'Önleyici Operasyon' ad›n› verdi. Yani, göçmenler flüpheli, öyleyse sindir. Ülkede de tart›flma yaratan bu uygulaman›n, haklar›nda hiçbir delil bulunmayan göçmenlerin evlerinin bas›lmas›yla s›n›rl› kalmayaca¤› dile getiriliyor. Berlusconi hükümetinin fiflleme, bask›n, s›n›rd›fl›lar için flu üç k›stas›n yeterli oldu¤u belirtiliyor: “Köktendinci olma iddias›yla hakk›nda suç duyurusu yap›lan ancak herhangi bir ceza verilmemifl yabanc›lar. Güvenlik birimlerinin terörü önleme çal›flmalar›na konu olmufl, fakat bir netice elde edilememifl yabanc›lar. Terör iddias›yla haklar›nda yarg› taraf›ndan soruflturma aç›lm›fl ancak hüküm giymemifl yabanc›lar.” Yani hukuk, mahkemeler “bu iddialar do¤ru de¤il” demifl olsa bile, fiflleme sürüyor, ispatlanmam›fl suçlamalardan s›n›rd›fl› ediliyorlar. Amerikan iflbirlikçilerinden de bu beklenir.

Say› 106 25 11 Nisan 2004


Bir Operasyon; AB ve AKP’nin

Mutlaka Tutuklayacaklard›!.. AKP iktidar›n›n, polisinin, medyay› ve AB’yi kullanarak “uluslararas› büyük DHKP-C operasyonu” diye yans›tt›¤› bask›nlarda, Türkiye’deki demokratik kurumlar içinde gözalt›na al›nanlardan 22 kifli ‹stanbul’da, 4 kifli ‹zmir’de, 3 kifli Amasya’da, 1 kifli Gölcük’te tutukland›. Gözalt› ve tutuklamalar, bütün ülkede devam ediyor. Mutlaka tutuklayacaklard›! Aylard›r, her türlü hukuksuzlu¤u kullanarak haz›rlan›yorlard›. Aylard›r, ‹stanbul polisi, gözalt›na ald›¤› hemen herkese; “TAYAD’›, Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i’ni, Halk›n Hukuk Bürosu’nu, ‹dil Kültür Merkezi’ni, Gençlik Derne¤i’ni ve dergisini, Ekmek ve Adalet Dergisi’ni, Anadolu’nun Sesi Radyosu’nu...bu kurumlar› ifllettirmeyece¤iz, mahvedece¤iz” diyordu. Bas›lan yerler iflte bu kurumlar, tutuklananlar›n tümü, bu kurumlar›n yöneticileri, üyeleri, çal›flanlar› ya da o anda, o kurumlarda misafir olarak bulunan insanlardan oluflmaktad›r. Say› 106 26 11 Nisan 2004

Mutlaka tutuklayacaklard›!.. Bunun için ilk önce, Erdo¤an Kaldi isimli, zavall›, s›radan bir genci afifl asarken gözalt›na ald›lar. Düzmece listeler haz›rlay›p, herkese “fluran›n, buran›n sorumlusu” diye örgütsel kariyerler biçtiler ve zorla, tehditle Erdo¤an Kaldi’nin imzas›n› att›rd›lar. Tam 148 insan›n ismi bu komplo tutana¤›na geçirildi. Ama olmad›, kimse bu ucuz, basit komploya inanmad›... Polis komployu sürdürdü. Mutlaka tutuklayacaklard›!.. “Avrupa’yla birlikte operasyon” diyerek yeni bir komplo tezgahlad›lar ve operasyonlar yapt›lar. Emniyet Genel Müdürlü¤ü Sözcüsü Ramazan Er, daha insanlar›n gözalt›na al›nd›¤› anda aç›klama yapt›: “37’si örgüt mensubu, ikisi örgütle iliflkili 39 kifliyi yakalad›k”. Bu, mutlaka tutuklayaca¤›z’›n aç›k kan›t›yd›. 37 kiflinin örgüt mensubu oldu¤una, yarg›s›z, sorgusuz karar verilmiflti çoktan. Bas›n tekrar etti Ramazan Er’in aç›klamalar›n›. Hukukçular sesini ç›karmad›. Herkes sustu.... Konuflan polisti. Ne gözalt›na al›nan insanlar›n örgüt üyeliklerine iliflkin bir kan›t vard›, ne bir mahkeme karar›. Savc›l›¤a bile ç›kar›lmam›fllard›. Mahkeme de, yarg› da polisti. Binlerce örne¤i görüldü¤ü gibi, infaz›n› da kimi zaman “olay yerinde” yaparlard›. Bas›lan yerlerin hepsi dernek, dergi, radyo, kültür merkezi gibi y›llard›r önce, yasal olarak kurulmufl, herkes taraf›ndan bilinen, polisin sürekli

hukuksuzlu¤u

gözetiminin oldu¤u, mevcut yasalar›n gerekliliklerini yerine getiren, bunun için s›k s›k Emniyet Müdürlü¤ü, valilik gibi kurumlarla resmi ifllemleri olan kurumlard›. Ama mutlaka tutuklayacaklard›!.. Bunun için, bütün bu kurumlar bir anda “hücreevi” oldu. Bas›lan yerlerin niteli¤ini gizlemek, o ilk anda geliflebilecek tepkileri önlemek için önemliydi. Aç›klamalar›nda nereleri bast›klar›n› bile söyleyemediler. “‹stanbul’da 6 adrese operasyon yapt›k” diye aç›klad›lar. Medyay› ve kamuoyunu yalan söyleyerek yönlendirmek istediler. Bafltan beri, “biz flu flu dernekleri, dergileri bast›k” deselerdi, insanlar soracakt›: Bütün bu örgüt üyeleri derneklerde mi toplanm›fl? Nas›l örgüt üyesi oldular bir gecede? Bunlar örgüt üyesi olarak oralarda faaliyet gösterdiler de sizin nas›l haberiniz olmad›, nas›l polis siniz? “Canl› bomba”lar da m› dernekteymifl?.. diye soracakt› insanlar. Hukuksuzluk s›r›tacakt› böylece. Bunun için, ‘hücreevi’ dediler. Bu nedenle derneklerin ad›, ‘flu kadar adres’ oluverdi. Mutlaka tutuklayacaklard›!.. Bir anda bütün dernekler hücreevi, çal›flanlar› ve misafirleri örgüt üyesi yap›ld›lar. Kimse, “neden, nas›l” diye sormad›. Sormak için sosyalist, devrimci, hatta solcu olmaya bile gerek yoktu oysa. Türkiye’de, hukuku, adaleti savunan, gerçekten demokrat olan herkesin isyan etmesi gereken bir oyun, herkesin gözleri önünde oynanmaktayd›. Operasyon öylesine saçma, arama karar› isteme gerekçeleri o kadar mesnetsizdi ki, DGM yedek hakimli¤i, “kurumlar bu flekilde bas›lamaz” diyerek arama iznini vermedi. Ama iktidar olarak en üst düzeyde karar alm›fllard›. Mutlaka tutuklayacaklard›!.. DGM Baflsavc›s› devreye girdi ve nöbetçi


DGM’den karar ç›kard›. ‹ktidar polis arac›l›¤›yla senaryo oluflturuyor, savc›y› yan›na al›yor ve karar ç›kar›yordu. Hani “AB’ye uyum” gere¤i, “arama karar› olmadan kimse aranamaz” oyunu oynan›yordu ya; iflte bu ülkede, “arama kararlar›” böyle al›n›yordu. Bütün kurumlar› da, “iflyeri” diye gösterdiler. Böyle yap›l›nca bask›nlar daha kolay olacakt›. Oralar›n hukuk bürolar›, dergiler, dernekler oldu¤unu bile gizlediler. ‹ktidar polisti. Savc› ve hakimler yoktu. Onlar kimliklerini atm›fl, inkar etmifl polis olmufllard›. Polis belirliyordu; yasalar›n ne kadar uygulanaca¤›, kime uygulanmayaca¤›, kimin tutuklanaca¤› ondan soruluyordu. ‹lk anda 37 kifliyi “örgüt üyesi” ilan eden Ramazan Er, daha savc›l›¤a bile ç›kartmadan bunlardan 10’unun nas›l ve neden b›rak›ld›¤›n› aç›klamaya bile gerek duymuyordu. Tutuklanacaklar belliydi. Polis listeyi haz›rlam›fl, savc›n›n, hakimlerin önüne koymufltu. Mutlaka tutuklayacaklard›!.. Çünkü bu kurumlar, hak ve özgürlükler mücadelesi veriyordu. Bu kurumlarda çal›flan insanlar, her türlü bask›, yasak karfl›s›nda y›lm›yor, “bizim ülkemizde de hak ve özgürlükler olacak ve bunu Avrupa de¤il, biz halk olarak mücadelemizle kazanaca¤›z” diyorlard›. AKP’yi, sistemi rahats›z ediyordu bu mücadele kararl›l›¤›. AKP halktan yana olan ne varsa, hak ve özgürlükler mücadelesi ad›na, emekten yana mücadele ad›na ne varsa ona düflmand›. Bu iktidar›n dost oldu¤u, sadece sermaye ve katliamc› MHP’li faflistlerdi. Adalet Bakan› Cemil Çiçek, faflist katliamc›lar Mustafa ‹zol ve as›l olarak Bahçelievler katliam›n›n faillerinden Haluk K›rc›’y› kurtarmak için, mahkemelere yaz›l› emir göndererek, yarg› üzerinde bask› kurup katili tahliye ettirerek bunu aç›kça göstermiflti. Kurtarma operasyonu herkesin gözleri önünde yafland›. K›rc›’y› kurtaran faflist Cemil Çiçek, ayn› yetkisini hak ve özgürlükler mücadelesi veren devrimci, demokrat insanlar› tutuklatmak için de kulland›. Mahkemeler onun talimat› ile, verilen listeye uygun flekilde kimleri tutuklayacaklar›n› biliyorlard›. Mutlaka tutuklayacaklard›!..

Bunun için de, mutlaka o dernekler, dergiler, kültür merkezleri, radyolar, “örgüt yeri” olmal›, insanlar “örgüt üyesi” olmal›yd›. Polis aylar öncesinde isim isim say›yordu kimlerin tutuklanaca¤›n›. fiadi Özpolat, Behiç Aflç›, Metin Yavuz... diye bafllayarak, tam da bugün tutuklananlar›n isimlerini say›yordu. Gözalt›na ald›¤› herkese, bu insanlar›n üzerine ifade vermeleri için iflkenceler yapt›lar, bask› uygulad›lar.

Avrupa, Polisin Faflist Uygulamalar›n›n Suç Orta¤›d›r Hiçbir bask›, bu kadar pervas›zca sergilenen bir hukuksuzlu¤un üzerini örtmeye yetmezdi. Türkiye’de her türlü hukuksuzlu¤un, bask›, yasak ve katliamlar›n meflru gösterilmesinin, kitlelerin tepkisiz b›rak›lmas›n›n yolu, Avrupa Birli¤i’ni kullanmakt›. AB deyince, akan sular duruyordu bir süredir ülkemizde. “AB onaylad›” deyince, hapishanelerde 110 insan› da gözünü k›rpmadan öldürüyordu iktidar. Avrupa Birli¤i bu operasyonda kendisini bilerek kulland›rtt›. Türkiye’deki polisin nas›l bir tezgah kurdu¤unu çok iyi biliyordu. As›l sorunun demokratik kurumlar› etkisiz hale getirmek oldu¤unu biliyordu Avrupa. “Uluslararas› operasyon” komedisi yarat›ld›, ‹talyan hükümeti Avrupa aya¤›nda rol ald›. Türkiye polisi bunu yaln›z bafl›na yapm›fl olsayd› tepki çok daha büyük olacakt›. Bu nedenle Avrupa Birli¤i polisin bütün hukuksuzluklar›n›n k›l›f› oldu. ‹kiyüzlü Avrupa, demokrasi ve hukuku savunur gözükerek, Türkiye polisinin faflist uygulamalar›na, komediye dönüflen rezalete ortak oldu. fiimdi susuyorlar, tek kelime yok. Susmak bu kepazeli¤e, bask›ya orta¤›z, birlikte yapt›k demektir.

Bu Kadar Bask›n, Talan, Yalan; Peki Bu Kadar “Büyük Operasyon”da Ne Buldunuz, Aç›klay›n! Avrupa’da ‹talyan polisi ve Tayyip’in “dostu” Berlusconi’nin bir savc›s› oyun oynuyor. Birçok Avrupa ülkesinde operasyonlar yapt›r›yor. Peki sonuç ne, ne buldular? Hiçbir fley. Bas›lan, talan edilen birçok yasal kurum ve bilinen, demokrat insanlar›n evleri ve uydurma gerekçelerle gözalt›na al›nan iki kifli... Baflka hiçbir fley yoktur “büyük Avrupa operasyonu”nda. “Emperyalist tekellerin siyasi, ekonomik ç›karlar› için Erdo¤an hükümetini destekledik, rüflvet verdik” diyemeyecekleri için oyun oynuyorlar. Türkiye’deki operasyonlar ise, tam bir hukuksuzluk rezaletidir. Ekmek ve Adalet dergisinde, yani bir bas›n ku-

Say› 106 27 11 Nisan 2004


ruluflunda bulunmas› en do¤al olan, bilgisayarlar, disketler, çeflitli yay›nlar, telefon kartlar› bile suç delili olarak gösteriliyor. Hukuksuzlu¤u perdelemeye o kadar ihtiyaçlar› var ki; “canl› bomba yakalad›k... Erdo¤an’›n dü¤ününe eylem yapmaya haz›rlanan Eyüp Beyaz’› yakalad›k...” haberleri yay›nlat›yor, ama ne yakalanan böyle bir kifli var, ne de ortada “canl› bomba” var. “‹flte örgüt üyeli¤inin delilleri” diyebilecekleri, “büyük operasyon” iddias›n› kan›tlamak için gösterebilecekleri hiçbir fley yoktur.

Bütün Mesele Hak ve Özgürlükler Mücadelesini Engellemektir. Engelleyemezsiniz; Hak ve Özgürlükler Mücadelemiz Sürecek! Bizim Ülkemizde De Gerçekten Demokrasi ve Hukuk Düzeni Olacak

Say› 106 28 11 Nisan 2004

Tüm bu senaryoda as›l mesele, Türkiye polisinin, ülkemizdeki kurumlar›, hak ve özgürlük mücadelesini engellemek için basmas›, insanlar› suçlu ilan etmesi ve tutuklamas›d›r. Bunun ötesinde sergilenen bütün oyunlar düzmece, yap›lan aç›klamalar yaland›r. Türkiye’de iktidar ve polis diyor ki; Dernekler, demokratik kurumlar olacak, ama asla ifllevli olmayacak. Sadece demokrasicilik oyununun vitrini olacak. Demokratik Kitle Örgütü de¤il, “sivil toplum kuruluflu” olacak, yani gerçek demokrasi, hukuk, adalet, özgürlükler mücadelesi vermeyecek. Buna uymayan olursa, belalardan bela be¤ensin! Böyle çal›fl›yor ülkemizde “demokratik sistem” ve onun polisinin kafas›. Polis, bir sa¤c› gazetenin yazar›n›n, Tercüman’dan Serdar Arseven’in 4 fiubat 2004 tarihli köflesinde Gençlik Dernekleri’nin dile getirdi¤i talepleri hakl› bulup yay›nlamas›nda da, görmek isteyen herkese göstermiflti beynin k›vr›mlar›ndaki hukuksuzlu¤u. Emniyet Müdürü rütbesindeki polis hemen cevap verdi yazara; “siz onlar› bilmezsiniz...” Taleplerine de¤il kimin talep etti¤ine bak›n! Demokratik kurum olup olmamalar›na bakmay›n, siz bizim terör demagojimize inan›n... ‹flkenceci polislerin sorununun ‘e¤itim’ oldu¤unu söyler iktidarlar. Bu kafa bir Emniyet Müdürü’ne ait. Bu kafa hukuka, hak ve özgürlü¤e, hak aramaya inanmaz; o bunlar› nas›l yok edece¤ini düflünür, bunun için her türlü demagojiyi, yalan› kullan›r. Devam edin! Bütün çirkefli¤inizi, pisli¤inizi, komplolar›n›z›, yalanlar›n›z› emperyalistlerden ald›¤›n›z destekle

kusmaya devam edin. Demokrasi ad›na faflist yüzünüzü göstermeye devam edin. Bunlarla mücadelemizi engelleyemezsiniz. Biz çok “imhalar” yaflad›k. Binlerce kez “bitirdik” dediniz. ‹flte buraday›z. Hak ve özgürlükler mücadelesinde yine biz var›z. Bu soytar›l›klarla, bu kepazeliklerle bizi engelleyemezsiniz, halk›n mücadelesini durduramazs›n›z.

Demokratlar, Ayd›nlar, ‹lericiler, Hak ve Özgürlükleri Savunuyoruz Diyenler, Demokratik Kitle Örgütleri, Sendikalar, Barolar...

Sormayacak M›s›n›z? fiimdi sormak zaman›d›r! Herkes sormal›d›r; ✔ Bu yasal kurumlar nas›l bir gecede örgüt yeri oldu? ✔ Bu kurumlarda bulunan insanlar bir gecede nas›l örgüt üyesi oldu? ✔ Bas›na ve kamuoyuna aç›klanan “hücreevleri, canl› bombalar” nerede? ✔ Bu insanlar›n örgüt üyesi oldu¤unu gösteren kan›tlar›n›z nerede? ✔ Sormal›s›n›z; buralarda kaç bomba, kaç eylem plan›, kaç silah yakalad›n›z? ✔ Sorun; “flifreli emirler al›p eylemler yap›yorlard›” diyordu polis. Hangi eylemleri yap›yorlard› bu insanlar, hangi eylemlerden söz ediyorsunuz diye sorun. Yoktur böyle bir delil, sadece polisin “fezleke” ad›n› verdi¤i metindeki yalanlar vard›r. Bu tür kurumlar hangi eylemleri yap›yorlarsa, onlar da o eylemleri yapm›fllard›r. Suç nerede diye sormayacak m›s›n›z? Tüm bunlar düzmecedir, yaland›r, komplodur. Bütün mesele, dernekleri, hak ve özgürlük mücadelesi veren kurumlar› ifllevsiz hale getirmektir. Bunun için kah birine düzmece ifadeler imzalatt›r›l›r. O yetmezse, yasal kurulufllar›n üyeleri örgüt üyesi ilan edilip operasyon yap›l›r. Hala yap›l›yor, her gün ayn› keyfi gerekçelerle insanlar gözalt›na al›n›yor, tutuklan›yor. Bu komediyi Türkiye’de hukukla, politikayla ilgili hiç kimse yutmaz. Susarsan›z, yar›n s›ra herkese gelecektir. Operasyon öylesine komikliklerle doludur ki, Avukat Süleyman fiensoy duruflmay› izlemeye gidiyor, “gel sen de aran›yorsun” deniliyor. Sanki kaçan biri var. Ve savc›lar hakimler bu komediye ortak oluyorlar. Sessiz kalan herkesin suç ortakl›¤› büyüyecektir.

Haklar ve Özgürlükler Cephesi


30 Mart 1972’den Günümüze

Bir Destan deki bir baflka Zehra’dan sözedece¤iz. Tarih, 25 Haziran 1995; Dersim ‹brahim Erdo¤an K›r Gerilla Birliklerine ba¤l› 5 gerillayd›lar. S›cak bir Haziran gününde, Ovac›k'›n Burnak köyü yak›nlar›nda, oligarflinin askeri güçlerinin cehennemi atefli alt›nda kald›lar. 5 gerilla, say›lar› binleri aflan, a¤›r silahlarla donat›lm›fl bir güçle kuflat›lm›flt›.

Bölüm 3

30 Mart 1972’den günümüze bir destan; veya destan destan yaz›lan bir tarih... Destan içinde destanlar... Küçüklü büyüklü yüzlerce direnifl; ve her direniflte gösterilen bir çok kahramanl›k... 34 y›ll›k bu tarihi iyi okuyanlar görür ki, uzlaflmac›l›¤›n, pasifizmin, legalizmin afl›lmas›yla, bu destanlar›n ortaya ç›kmas› ve gelenekselleflmesi aras›nda do¤rudan bir ba¤ vard›r. Destanlar› tarihe kazand›ran devrimci çizgidir. Türkiye devriminin yolunun netlefltirilmesiyle, bu yol, destanlar yaz›larak yürünen bir yola dönüflmüfltür. Bu yoldan, uzlaflmac›l›¤›n, pasifizmin, teslimiyetçili¤in tüm kal›nt›lar› temizlenmifl, iflte bu temizlik ve safl›k içinde kahramanl›klar do¤mufltur. K›z›ldere’de ölümsüzleflen Mahirler bu yolun savaflç›lar›d›r. ‹zmir’de Faruk’lar, Olcay’lar, tek bafl›na kahramanl›klar yaratan Perihan’lar, 12 Temmuz’da “bize ölüm yok”u kan›tlayan kadrolar, 17 Nisan’da sosyalizmin bayra¤›n› dalgaland›ranlar, Adana’da Esmalar, Ankara’da Vehbi’ler, Bahçelievler’de Recailer, ve sonra Kayhan’lar, Makbule’ler, Erol’lar, fierafettin’ler... Tar›k’lar, Bahattinler, Gülnaz’lar, Osman’lar, ve da¤larda Halil ‹brahimler, Askeriler, ve hapishanelerde Haydar Baflba¤lar, Abdülmecitler, ‹smetler, U¤urlar... ve 19 Aral›k’ta Fidanlar, ibililer, Armutlu’da Gülsümanlar, F Tiplerinde Cengizler, Muharremler, Günaylar... bu yolun savaflç›lar›d›r. Uzar gider gelenek. Umut büyür, inanç pekiflir.

Zehra’dan Gültekin’e Belki bu bafll›¤a bak›nca okurlar›m›z›n ço¤unun akl›na ölüm orucunda flehit düflen Zehra Kulaks›z gelmifltir; hay›r, tarihimiz-

5 gerilla farkedildiklerinde düzlük bir alandayd›lar. Askerler ise onlara göre yüksek bir yerde mevzilenmifllerdi. Bu da onlar›n direnifl karar›n› de¤ifltirmedi. “Teslim olun” ça¤r›lar›na K›z›ldere’deki, Çiftehavuzlar’daki gibi cevap vereceklerdi. Çat›flmada saatler geçiyordu, ama bini aflk›n asker, bir türlü “imha” edemiyordu bu befl gerillay›. Canlar› tatl›yd›, kafalar›n› bile ç›karam›yorlard› bulunduklar› yerden. 3 saat, 5 saat, direnifl sürüyordu. 10. saat... Gerilla flehitler vermeye bafllad›. Çat›flman›n 14. saatinde komutan yard›mc›s› Kenan Gürz, Do¤an Genç, henüz 16's›ndaki Cem Güler ve Figen Yalç›no¤lu birbiri peflis›ra flehit düfltüler. 15 saat dolmufltu direniflte... sadece Zehra Öncü vard› çat›flmay› sürdüren.

Say› 104

Zehra bir sa¤l›k emekçisiydi gerilla olmazdan önce. Lice’de hemflireyken oligarfliyle halk›n savafl›na pratik olarak tan›k olmufltu. Diyarbak›r Sa¤l›k-Sen’in kurulmas›nda görev alm›flt› ve iki y›ld›r da gerilla olarak da¤lardayd›.

28 Mart 2004

Çember daral›yordu Burnak köyü yak›nlar›ndaki arazide. Ama Zehra, yoldafllar›n›n hesab›n› sormadan flehit düflmek istemiyordu. Elinde kalan son bombas›n› bunun için kullanacakt›. “Teslim oluyorum” diye seslendi katliamc›lara. Oligarflinin yüzbafl›s› inanam›yordu. Daha önce hiç bir Cephe gerillas›n›n teslim oldu¤una tan›k olmam›flt›. Subay, “öyleyse aya¤a kalk, ellerini bafl›n›n üzerine koy ve yavafl yavafl bize yaklafl” dedi. Zehra bombas›n› elinin içinde iyice kavrayarak, iki elini bafl›n›n üzerine koyarak yürüdü yoldafllar›n›n katillerine do¤ru. ‹nfaz mangalar›n›n bafl›, bir devrimciye boyun e¤dirmenin zevkini ç›kar›yordu; ama çok sürmeyecekti. Zehra yüzbafl›ya yaklaflt›¤›nda bir hamleyle onu tutarak avucunun içindeki bombay› patlatt›. Katliamc› yüzbafl›, iki katil asker suçlar›n›n hesab›n› verirken kendisi de flehit düfltü. *** Gültekin Koç da, o anda sadece Zehra’n›n düflündüklerini düflünüyordu; yoldafllar›n›n he-

29


sab›n› sormak. Yan›bafl›nda yoldafllar› katledilen Zehra’yla ayn› duygular› yafl›yordu Gültekin de. 19 Aral›k’ta katledilen yoldafllar› Zehra’n›n gerilla yoldafllar› kadar yak›n›nda de¤ildi, ama ne farkederdi, onlar›n ac›s›n› en az Zehra kadar içinde duymufltu. Bir savaflç›yd›. 19 Aral›k katliam›n›n ard›ndan örgütüne gönderdi¤i notta “feda savaflç›s› olmaya haz›r›m” dedi. Oysa, hareketin o güne kadar ki tarihinde böyle bir eylem türü yoktu. Ama o hesap sormak istiyordu ve onu flimdi ancak böyle, Zehra gibi yapabilirdi. O Zehra’dan farkl› olarak, kuflat›lm›fl durumda olmamas›na ra¤men girecekti katillerin aras›na. Girecek ve ayn› Zehra gibi patlatacakt› bombas›n›. Ayn› Zehra gibi, bedenini bomba yapacakt›. Haz›rl›klar›n› yapt›. fiiflli Emniyet Müdürlü¤ü’nün kap›s›ndan içeri girdi... Akl›nda sadece 19 Aral›k’ta katledilen yoldafllar›n›n hesab›n› sormak vard›...

Gültepe’den K›z›lay’a Say› 104 30 28 Mart 2004

1996’n›n Temmuzunday›z... Hasan Hüseyin Onat, ölüm orucu direniflçisi Berdan Kerimgiller’in görüntülerini izledi haberlerde. Ölüyordu iflte yoldafllar› hücre hücre. Onlar›n ölümünü beklemek, izlemek dayan›lmazd›. Ekipteki di¤er savaflç›lar da onunla ayn› duygular› paylafl›yordu. Birfley yapmal›yd›lar; bir çok eylem biçimi üzerinde durdular. Komutan›yla ilk görüflmesinde önerilerini aktard›. Komutan› “düflünelim” dedi. Ertesi gün yine görüfltüler; bu kez yeni öneriler tesbit etmifllerdi ekip olarak. Önerilerinden birini harekete kabul ettirmek ›srar›ndayd›lar. Önerilerinin hepsinde tutsak yoldafllar›n›n, dört duvar aras›nda hücre hücre eriyifllerini durdurma hedefi vard›. “Onlar› öldürtmeyece¤iz” sözü, o günlerde a¤›zlar›nda bir slogan olmufltu sanki. Ölüm orucuna yatan yoldafllar› gibi onlar da gönüllüydü. Ama bir türlü hareketten önerilerine olumlu cevap gelmiyordu. Acaba bizim ekibe böyle bir görev verilmeyecek mi diye düflünüp duruyorlard›. Sonunda bekledikleri cevap geldi; onlar›n ekibinin de içinde yeralaca¤› büyük çapl› bir eylemdi sözkonusu olan. Gültepe semt merkezine girecek, çeflitli hedeflere vuracaklard›. Hiçbir eylemde rastlanmayan bir coflkuyla haz›rland›lar eyleme. Ölüm Orucundaki yoldafllar›na lay›k olduklar›n› göstermeliydiler. 15 Temmuz akflam üzeri, görevlerini yerine getirdiler. 3

dakika boyunca onlar›n silah sesleri duyuldu Gültepe merkezinde. Baflta karakol olmak üzere resmi binalar› tahrip ettiler. fiimdi h›zla çekileceklerdi. Üç yoldafl›yla birlikle daha önceden tesbit ettikleri eve yöneldiler. Emine Tunçal ve Gülizar fiimflek önde, Hasan Hüseyin’le Ali Ertürk arkada eve ulafl›p kap›y› çald›lar. Han›m Gül, her zamanki gülümsemesiyle açt› kap›y›. ‹çeride de efli Yusuf Gül vard›, yatalakt› Yusuf Gül. Hemen aç m›s›n›z diye sordular gelenlere. Hasan sa¤olun, hemen ç›kaca¤›z dedi. Banyoya gidip ellerini yüzlerini y›kay›p biraz solukland›lar. Silahlar›n› oraya b›rakt›lar. Tam ç›kmak üzerelerken, Hasan Hüseyin aralad›¤› perdeden, evin etraf›n›n›n sar›lmaya baflland›¤›n› gördü... Kuflat›lm›fl evde, yatalak durumdaki Yusuf Amca, ev sahibi Han›m Teyze, evin 25 yafllar›ndaki büyük o¤lu ve 9-10 yafllar›ndaki küçük o¤ullar› vard›. Hasan Hüseyin güvenle yoldafllar›na bakt›. K›saca aç›klad› düflüncelerini: - Eyleme giderken “Mutlaka baflaraca¤›z” demifltik. ‹stedik ki, eylemimizle Ölüm Orucu direniflçilerini selamlayal›m. Yaln›z olmad›klar›n› gösterelim. Eylemimiz Ölüm Orucu eylemine yarafl›r bir eylem olsun diye düflündük. Hergün alanlarda coplanan analar›m›za moral, pervas›zl›¤›n› sürdüren düflmana uyar› olsun istedik. Bunun için elimizden geleni yapt›¤›m›za inan›yorum. Ama görüyorsunuz görevimiz as›l bundan sonra bafllayor. Tarihimize, flehitlerimize yarafl›r bir direnifl yaratmal›y›z. Ölüm orucundaki yoldafllar›m›z 57 gündür düflmanla çat›fl›yor. Kararl›l›klar› bizim de kararl›l›¤›m›z olmal›... O andan itibaren de, her fley Hasan Hüseyin’in sözlerindeki gibi olacakt›. Dört savaflç›, ilk ifl olarak evdekilerin güvenli¤ini almaya çal›flt›lar. Yusuf Amcay› banyoya tafl›y›p çat›flmadan zarar görmeyece¤i bir biçimde yerlefltirdiler. Bu arada infaz mangalar› kap›ya gelmiflti; içeriye atefl açt›lar, Hasan da atefl etmeye bafllad›. Hemen ard›ndan polislere hitaben, evde zarar görmemesi gereken insanlar›n oldu¤unu, onlar› d›flar›ya ç›karmak istediklerini söyledi. Ulafl’›n Arnavutköy’de, Recai’lerin Bahçelievler’de, Sibel’in Okmeydan›’nda yapt›¤› gibi, önce kendileri d›fl›ndaki halktan insanlar›n güvenli¤ini düflünüyorlard›. Ama katliamc›lar bu uyar›ya atefli yo¤unlaflt›rarak cevap verdiler. Hasan Hüseyin, Han›m


Gül ve çocuklar›n› evin arka cam›ndan ç›karmaya çal›flt›. Sonunda üçü de ç›kt› evden. Savaflç›lar flimdi daha huzurlu çat›flacaklard›. Emine Tunçal, k›sa süre önce bir baflka eylemde yaralanm›flt›. Bu nedenle onu bu eyleme almak istememelerine tepki göstermiflti Emine: - Yoldafllar›m›z›n günleri say›l›yken bizden oturup yaralar›m›z› sarmam›z› m› bekliyorsunuz? Hay›r kabul etmiyorum böyle bir fleyi. Gültepe’de kuflat›lan evde, son kurflunlar›na kadar görevlerini sürdürdüler. Kendileri için de¤il, ölüm orucundaki yoldafllar› için bast›lar teti¤e. ‹lk Ali flehit düfltü. Pencereden seslendiler katiller sürüsüne: - Devrimciler ölüm ama teslim olmaz.. - Bu vatan sizin de¤il... - Yaflas›n ölüm orcu direniflçilerimiz... 4 saat süren çat›flmada dört savaflç›n›n ilk sözleri de son sözleri de böyle oldu... *** Hasan Hüseyin’in Berdan’›n görüntülerini izledikten sonraki sab›rs›zl›¤›n›n bir benzerini yafl›yordu fiengül Akkurt da. Aylard›r görev bekliyordu. “S›ra bizim ekibe gelmeyecek mi?” deyip duran Hasan Hüseyin gibi, o da s›ran›n ne zaman kendine gelece¤ini sorup duruyordu. Sorusunun cevab›n› ald›¤›nda, huzurla ve kararl›l›kla masaya oturup flu sat›rlar› yazmaya bafllad›: “Hareketimizin s›ra neferlerinden biri olarak bana lay›k görülen bu görevden büyük bir onur duydu¤umu hemen belirteyim. Çok mutluyum. Yoldafllar›m›n söyledi¤i gibi bin can›m olsa hepsini bu u¤urda feda ederdim. Sab›rla bugün için bekledim hep. Do¤rusu bu görev baflka bir yoldafl›ma verilmifl olsayd› çok üzülürdüm... Çünkü s›ram›n çoktan gelip geçti¤i kan›s›nday›m. ... Düflen her direniflçi, direniflin böylesine büyüklü¤ü hesap sorma iste¤imi sürekli büyüttü... Yoldafllar›na ailesine mektubunu yaz›p bitirdikten sonra, bir kez de kamera karfl›s›nda halk›na eylemini aç›klay›p

son sözlerini iletmek istedi: “... art›k misilleme hakk›m›z› kullan›yoruz. fiiddete fliddetle cevap verece¤iz. Bu yolu tercih eden biz de¤iliz. Bu yolu iflbirlikçi AKP iktidar› tercih etmifltir ve sonuçlar›na da katlanacakt›r. Katledilen 106 yoldafl›m›n hesab›n› sormak için, tecritin kald›r›lmas› için, bask› ve zulme son verilmesi için, yaflam›m› ortaya koyarak katliamc› iktidardan hesap soraca¤›m. Yaflatmak için, Ülkem ve Halk›m için can›m› verece¤im, can verirken can da alaca¤›m...” Söyleyece¤ini söylemiflti art›k. Son bir sözü kalm›flt›, onu da kendini feda ederek söyleyecekti. Kufland›, donand› ve hedefine do¤ru yola ç›kt›... Bedeninde patlayan bomba K›z›lay’› sarst›.

Elden ele devredilen bir bayrak; Cem’den Canan’a... Hatice’den Sevgi’ye, Gülsüman’a... Abdullah Meral’den Cengiz’e... Cem Güler, 16 yafl›nda bir delikanl›yd›. Gerillayd› o yafl›nda. ‹çinde bulundu¤u grup oligarflinin askeri güçleri taraf›ndan kuflat›ld›¤›nda daha bir kaç ay bile olmam›flt› gerillaya kat›lal›. Ama o komutanlar›ndan, yafll› yoldafllar›ndan geri kalmad› çat›flmada... Canan, henüz devrimcili¤e ad›m atal› birkaç ay ancak olmufltu; devrimcilerin, halk›n umudu, ülkenin gelece¤i olarak gördü¤ü o güzel insanlar›n F tiplerine karfl› girdi¤i savafl›n seyircisi olamazd› art›k. Ben de var›m dedi. Demekle kalmad›, “dur, bekle, yavafl...” diyenlere ald›rmadan en ön siperlere f›rlad›... Bu tarihte bir “ilk” daha yaratarak Kardefli Zehra Kulaks›z’la birlikte ölümsüzleflti... Hatice Özen, devrimci hareketin ilk kad›n flehitlerinden biriydi. 16 Mart 1978 katliam›nda flehit düflmüfltü. Katliam›n protesto edildi¤i eylemlerde vard› Sevgi Erdo¤an. Bayra¤›, ta 2000’li y›llara kadar hiç düflürmeden tafl›d›... 25 y›ll›k devrimciydi Sevgi ölüm orucunda flehit düfltü¤ünde. Ve bir çocuklu ev kad›n› Gülsüman Dönmez, 25 y›ll›k devrimci Sevgi’yle ayn› siperlerde ölüme yatt›, ayn› kararl›l›kla tafl›d› bayra¤›, ayn› kararl›l›kla ulaflt›rd› zafere... Abdullah Meral, 12 Eylül cuntas›nda hapishanelerden yükselen bir direnifl meflalesiydi; d›flar›n›n karanl›klar› o meflaleyle ayd›nlanmaya bafllam›flt›. Cengiz Soydafl, 19 Aral›k karanl›¤›n› y›rtan meflale oldu 2001 Mart›nda... Yaz›m›z›n bafl›nda dedi¤imiz gibi, destan içinde destan... Kahramanl›klar içinde kahramanl›klard›r bu tarihin esas›. Yazmakla, anlatmakla bitmez...

Say› 104 31 28 Mart 2004


1 May›s’ta Alanlarday›z! Bu Yang›n› Söndüremezsiniz!

1 May›s Haz›rl›k Komiteleri’ni Kural›m! 11 May›s 1887'de idam edilen devrimci iflçi önderi August Spiels; "Bizi asarak iflçi hareketini yok etti¤inizi san›yorsan›z... As›n! Burada bir k›v›lc›m› yok edeceksiniz. Ama burada önünüzde, arkan›zda, her yerde yeniden alevler parlayacak. Bu, yerin alt›ndan gelen bir yang›n, onu söndüremezsiniz." diyordu mahkemede Yang›n her yerde. Yang›n yüreklerimizde. Yang›n ülkemizde. Yang›n dünyam›z›n dört bir yan›nda. Yanan ateflleri söndürmek için her yöntemi deniyorlar; komplolor, provokasyonlar, burjuva propaganda bombard›man›, ak›ll› füzeler, iflgaller, katliamlar...

Say› 106 32 11 Nisan 2004

Ama 115 y›l önce söylenen o sözü yine de de¤ifltiremiyorlar; yang›n sönmüyor. Açl›¤›n ve adaletsizli¤in hüküm sürdü¤ü bir dünyada, halklar›n direnifliyle tutuflan yang›n söner mi?

Devrimciler! AKP seçimlerde yüzde k›rk oy alm›fl, seçimlerde “sol” erimifl... Bütün bunlar güncel gerçekler olsa da, bunlar s›n›flar mücadelesinin bütün gerçeklerinin aç›klamas› de¤ildir. Bunlar, devrimci alternatifin kendini kitlelere gösteremedi¤i burjuva siyaset sahnesinin ölçüleridir. Açl›k ve adaletsizlik ülkemizde bir gerçekse e¤er, açl›¤a ve adaletsizli¤e mahkum edilen onmilyonlarca emekçinin açl›k ve adaletsizlik düzenini de¤ifltirmek isteyece¤i de o kadar gerçektir. Bunun ötesi, yoksul halka yol yöntem gösterebilmek, güven verebilmek, uygun araçlar› sunabilmektir. 40 milyonun sefalete, 10 milyonun açl›¤a mahkum edildi¤i bir ülkede yafl›yoruz. Adaletsizli¤in, eflitsizli¤in gizlenemez halde oldu¤u bir ülkede yafl›yoruz. Hiç bir seçim gerçe¤i, bu gerçe¤i de¤ifltirmez. 1 May›s çal›flmalar›n› bu bilinçle yapmal›y›z. Milyonlar› alanlara tafl›ma inanc› ve iddias›yla haz›rlanmal›y›z. Hangi düzen partisine oy vermifl olursa olsun, tüm emekçilerin kap›s›n› çalmal›y›z. Halk›n “birlik, mücadele, dayan›flma günü!” 1 May›s’a kat›l›m›n› organize etmeliyiz. Ça¤r›larla yetinemeyiz. Burjuvazi bile, o kadar medya imkan›na ra¤-

men, halk›n kendisine oy vermeye ça¤›rmakla yetinmiyor; sokak sokak örgütlenerek oy verme iflini organize ediyor. Siyasi çal›flman›n hiç bir biçiminde ve alan›nda, kolay baflar› yoktur. Masa bafllar›nda, bürolar›nda oturup sadece ça¤r›lar yapanlar, bir kaç mitingle, bir kaç bin bildiri ve afiflle yetinenler, ister seçim olsun, ister 1 May›s mitingi veya baflka bir eylem, baflar›s›zl›¤a mahkumdurlar. ‹flte bunun için bugünden bafllayarak 1 May›s haz›rl›klar›n› örgütlemeliyiz. 1 May›s Haz›rl›k Komitelerini kurmal›, ulafl›lan her yerde 1 May›s Komitelerini ço¤altmal›y›z. *** AKP’nin yaratt›¤› açl›¤› ve adaletsizli¤i teflhir ederek, halk› 1 May›s’a haz›rlayal›m. Açl›¤a ve adaletsizli¤e karfl› ç›kmak için halka cesaret verelim, güç verelim, yol açal›m. 1 May›s’ta alanlarda yarataca¤›m›z tablo, halk›n mücadelesinin

Hak ve Özgürlükler Mücadelesini Savunanlar;

AÇLI⁄A VE ADALETS‹ZL‹⁄E KARfiI 1 MAYIS’A! AKP iktidar›n›n sald›r›lar›, komplolar›, emperyalistlerin kuflatmas› topraklar›m›zda hak ve özgürlükler mücadelesini, Anadolu halk›n›n direniflini durduramaz. Yap›lan bu adaletsizli¤i halka gösterelim. 1 May›s’ta ülkemizdeki adaletsizli¤in ve zulmün nas›l uyguland›¤›n› hayk›ral›m. ‹ktidara bu bask›larla ve zulümle hiçbir fley elde edemeyece¤ini gösterelim. fiimdi her zamankinden daha kararl› olmak, daha çok çal›flmak zaman›d›r. Faflistlere, halk düflmanlar›na devrimci irademizi, halk›n gücünü gösterme zaman›d›r. 1 May›s’a haz›rlanal›m! Dünden daha büyük bir enerjiyle, istekle kit-


durdurulamayaca¤›n›n, devrimci mücadelenin yokedilemeyece¤inin tablosu olmal›d›r. “Sol yok” tart›flmas› yapanlara cevap olacakt›r 1 May›s alanlar›. Sol mücadeledir; sol, zulme isyand›r. Sol, haklar›n› söke söke almakt›r. AKP iktidar›, Amerikan ve Avrupa emperyalizminin deste¤inde, halk›n muhalefetini tasfiye etmek için her alanda sald›r›yor. F Tiplerindeki imha sald›r›s›, d›flar›da da çok çeflitli biçimlerde sürdürülüyor. Direnifli, mücadeleyi, halk örgütlülüklerini halk›n gündeminden ç›karmak istiyorlar. Bunun için açl›k, sadaka, iflkence, katliam, komplo, ceza, her yöntem kullan›l›yor. Alanlar›n kitlelerle doldurulmas› gereken bir zamanday›z. Ama biliyoruz ki, kendili¤inden akmayacakt›r o kitleler alanlara. 1 May›s’›n yarat›c›lar›ndan devrimci iflçi önderi Albert Parsons son mektubunda flöyle diyordu: “Sevdiklerimiz için yaflamakla gösteririz sevgimizi, ve gerekti¤inde sevdiklerimiz için ölmekle de gösteririz sevgimizi.” ‹flçi s›n›f›n›n yüzlerce y›ll›k miras›n› omuzlay›p devrim ve sosyalizm kavgas›n› sürdürenler, sevgilerini bedenlerini tutuflturarak göstermeye devam ediyorlar. Halka sunulan bu sevgiye karfl›l›k vermek için doldurmal›y›z alanlar›. Bu sevgiye lay›k olmak için, eme¤imizi, enerjimizi son s›n›r›na kadar zorlay›p halk›n gücünü alanlara ç›karmay› örgütlemeliyiz.

lelere gerçekleri anlatal›m. Türkiye’de nas›l bir hukuk, nas›l bir demokrasi var, halka gerçekleri ›srarla, inatla aç›klayal›m. Biz anlatmazsak, biz ayd›nlatmazsak, biz örgütlenmeye ve mücadeleye, meydanlara ça¤›rmazsak, iktidarlar yalanla, bask›yla, adaletsizlikle yönetmeye devam edeceklerdir. Buna izin veremeyiz. 1 May›s, bu inanc›m›z›n, halk›n gücünün aç›k bir gösterisi olmal›d›r. Bulundu¤umuz bütün alanlarda; mahallelerde, iflyerlerinde, fabrikalarda, okullarda, köylerde, kentlerde, kasabalarda 1 MAYIS KOM‹TELER‹ kural›m. Bu görev, hak ve özgürlükler mücadelesinde yer alan herkesindir, bütün devrimcilerin, demokratlar›nd›r. 1 May›s’ta açl›¤a ve adaletsizli¤e karfl› susmayaca¤›m›z› gösterelim. Açl›¤› ve adaletsizli¤i yaratanlar› 1 May›s alanlar›nda mahkum edelim. 7 Nisan 2004

Haklar ve Özgürlükler Cephesi

GEL-AL Çorap’da Sendikalaflma ve ‹flçi K›y›m› Geçti¤imiz y›l ÇEM-DER’de örgütlenmeye bafllayan çorap iflçileri sendikalaflmada da ad›m at›yorlar. Hiçbir fabrikada sendikan›n olmad›¤› çorap sektörünün en büyü¤ü say›lan, bin kiflinin çal›flt›¤› GEL-AL Çorap, sendikalaflma çal›flmas›nda da öncü oldu. Çorap Emekçileri Derne¤i (Çem-Der) öncülü¤ünde ocak ay›nda bafllayan çal›flmalar, % 7 gibi komik zamlar dayat›lmas›, iflten ç›karmalar›n gündeme gelmesi üzerine h›zland›. D‹SK/TEKST‹L’e üye olmaya bafllayan iflçiler bu kez de patronun, nazi yöntemlerini and›ran yasad›fl› bask›lar› ile karfl›laflt›lar. Vardiyas› tamamland›¤› halde iflçilerin üzerine kap›lar› kilitleme, iflçileri sorgulama gibi yöntemlere baflvuran patronlar Hüseyin, Erol, Ahmet ve Salih BEKMEZC‹ kardefller ve Müdür Veysel ÖZBÜK, “D‹SK zaten terörist sendika, teröristlere yard›m ediyor" demagojilerine baflvurmaktan da çekinmediler. ‹flçiler anayasal haklar›n›n zorbal›kla engellenmesine karfl› adli makamlara baflvurma, polise flikayette bulunma yoluna gittilerse de, polisten “bu ifller bizi ilgilendirmez” cevab› ald›lar. Yaklafl›k 250 kifli iflten at›l›rken, bir k›sm› da bask›larla sendikadan istifa ettirildi. Bask›lar›n art›k dayan›lamayacak boyuta gelmesi ile iflçi aileleri fabrika önünde toplanarak patronu protesto ettiler. Polisin hemen fabrika önüne gelmesi, onlar› neyin ilgilendirdi¤ini gösterirken, bask›lara, istifalara ra¤men sendikalaflma çal›flmas› tüm h›z›yla sürüyor.

BES üyeleri: “Yaflas›n Örgütlü Mücadelemiz” Büro Emekçileri Sendikas› (BES) Ankara fiubeleri, Adalet Hizmetleri Tazminat›n›n yükseltilmesi talebiyle 6 Nisan’da Adalet Bakanl›¤› Ek Binas› önünde bir eylem yapt›lar. Yaklafl›k 100 BES üyesinin kat›ld›¤› eylemde, “Tazminat hakk›m›z Söke söke alaca¤›z”, “Yaflas›n örgütlü mücadelemiz” sloganlar› at›l›rken, yap›lan konuflmalarda hakim ve savc›lara yönelik düzenlemeler yap›l›rken yarg› emekçilerinin “iyilefltirme” kapsam› d›fl›nda b›rak›lmas› protesto edildi. Memurlar, aç›klaman›n ard›ndan dövizleriyle birlikte K›z›lay Postanesi’ne kadar yürüyerek, oradan Adalet Bakanl›¤›’na taleplerini içeren fakslar çektiler.

Say› 106 33 11 Nisan 2004


Devrimin Reformizme, Revizyonizme Karşı 34 Yıllık Mücadelesi (1960-70) Emperyalizmin zoruyla “proletarya diktatörlü¤ünün kötülükleri”ni farkedip(!) demokrasiyi keflfedenler, faflizmin zoruyla silahl› mücadeleden, illegaliteden vazgeçip, demokrasicilik oyununda legalizmi seçenler; iflte 80 sonras›n›n reformizminin omurgas›n› bunlar oluflturacakt›...

Say› 106 34 11 Nisan 2004

12 Eylül darbesinin ard›ndan siyasetin yeniden flekillenmeye bafllad›¤› 1980’lerin ikinci yar›s›nda, ve hemen hemen 1990’l› y›llar›n tamam› boyunca, reformizme karfl› mücadele, devrimci sol aç›s›ndan son derece öncelikli bir konu oldu. Öyle de olmak zorundayd›; çünkü parlamenter hayaller yaymak gibi, reformizmin karakteristik tehlikeleri bu süreçte de geçerliydi, ama reformizmin sola verdi¤i zarar bunun çok ötesindeydi art›k. Emperyalizm ve oligarfli taraf›ndan tüm yöntemler seferber edilerek teflvik edilen, önü aç›lan reformizm, herhangi bir sapma ak›m olman›n ötesinde, sola, devrime, sosyalizme ait tüm de¤erleri yoketmeye yönelmiflti. Bu reformizm, belli aç›lardan 1980 öncesi, hatta 60’lardaki reformizmin devam› olmakla birlikte, çok daha tahripkar, çok daha tehlikeli ve ideolojik-politik anlamda çok daha “burjuvalaflm›fl” bir görünüm arzediyordu. Sonraki y›llarda, 90’larda “MGK solculu¤u” diyebilece¤imiz bir noktaya kadar sa¤c›laflacak olan reformizmin bu noktaya gelmesindeki belli bafll› etkenler flöyle s›ralanabilir: “...Bu noktaya geliflte, -80 sonras›hapishanelerdekiteslim iyetçilikten, -80’lerin sonunda d›flar›ç›kan ‘eskiönderlerin’ düzenin s›n›rlar›içinde m eflruluk aray›fllar›na,

ribata maruz kalm›flt›”r.(Devrimci Sol, S: 9, Kas›m 1997, ‹htilalci solculuk ve MGK Solculu¤u)

12 Eylül terörü, sosyalist sistemin y›k›l›fl› ve ülkemiz solunda “Yeni aç›l›m”lar Reformistleflmenin ilk iflaretleri hapishanelerde ve oligarflinin mahkemelerinde ortaya ç›kt›. Geçmiflte silahl› mücadeleyi savunanlar›n kimileri silahl› mücadeleyi inkar ediyor, silahl› mücadeleye geçmiflte de “goflizm” vb. diyerek karfl› ç›kan ama “devrimci zor”u da savunuyor görünenler ise, art›k fliddeti “terörizm” diye mahkum ediyor, illegal örgütlenmeyi, devrimci örgütü savunmay›p kendilerinin ne kadar “yasal” oldu¤unu veya “örgüt olmad›klar›n›” kan›tlamaya çal›fl›yorlard›. (Bütün bunlara, tabii ki, hapishanelerdeki zulüm karfl›s›nda da teslimiyetçi bir politika efllik ediyordu.) Elbette 12 Eylül öncesinin muhasebesini yapmak, tüm örgütler için bir gereklilikti. Ama geçmifl de¤erlendirmesi ad›na yap›lanlar, veya dünyadaki de¤iflmeleri kavrama ad›na söylenenler, varolan teslimiyetçili¤i, uzlaflmac›l›¤› teorilefltirmekten baflka bir anlam tafl›m›yordu. Tüm söyledikleri, faflizmin zoruyla yap›lan muhasebeler, ve faflizmin zorundan kurtulmak için yap›lan “yeni” kefliflerden ibaretti. Belli bir döneme kadar hapishanelerde veya yurtd›fl›nda mayalanan reformizm, 1987-88’lerden itibaren yavafl yavafl siyaset sahnesinde boy göstermeye bafllad›. 12 Eylül’ün yaratt›¤› pasifikasyonun k›r›lmas›, mücadele ve örgütlenmenin meflrulu¤unun yeniden dayat›lmas›n›n bedelini içeride de, d›flar›da da yine devrimciler ödemiflti. fiimdi dergicilik yaparak, oligarflinin icazetinde kurumlaflarak onlar da ortaya ç›kabilirdi. Art›k “yeni aç›l›m”lar zaman›yd›. TKP’lilerin ç›kard›¤› “Yeni Aç›l›m” adl› dergi, devrim ve sosyalizmden uzaklafl›p, burjuvazinin düzeninde yelken açman›n simgesi durumundayd›.

Reformizmin eski ve “yeni” aktörleri 1980’lerin ortalar›nda siyaset sahnesine arz-› endam etmeye bafllayan reformizmin bafl›n› TKP ve T‹P revizyonistleri çekiyordu. Ama art›k yaln›z de¤illerdi. Eski Devrimci Yolcular, eski KSD’liler, eski TKEP’liler... de art›k reformizm kulvar›nda onlar›n yan›bafl›nda olacakt›.

1987’de “solun birli¤ini” sa¤lama ad› alt›nda yap›lan Kuruçeflme toplant›lar›, asl›nda refor- sosyalist ülkelerdeki karfl›-devrimleremizmin kadar toplant›lar›yd›. O toplant›larda görüldü pekçok etkenin rolü vard›r. Bu noktaya ge- ki, devrimci hareket ve bir kaç siyasi hareket d›lindi¤inde Türkiye solu art›k ideolojik, teorik, fl›nda, solun neredeyse tamam›, legal particilik örgütsel anlam da çok ciddi bir tasfiyeyi yafla- kulvar›nda boy göstermeye haz›rlanmakta, geçm›fl, herfleyiyle büyük bir dejenerasyon ve tahmifl çizgilerini reddetmektedirler.


Gün, Yeni Öncü, Görüfl, Yeni Aç›l›m, Yeni Aflama bu dönemin reformist tezlerinin teorilefltirildi¤i yay›n organlar›n›n bafl›nda geliyordu. Bu yay›nlar, T‹P, TS‹P, KSD, TKP gibi gruplar›n eski kadrolar› taraf›ndan ç›kar›l›yordu. Bunlara k›sa süre sonra, Devrimci Yol kesiminin legalleflmesinin teorilefltirildi¤i yay›nlar eklenecekti. Oligarfliden çok devrimci mücadelenin ve eylemlerin elefltirildi¤i, oligarflinin ahlak›ndan çok, sosyalizmin ahlak›na karfl› yaz›lar›n yerald›¤› bu yay›n organlar›n›n gündeminde, devrim yoktu. 12 Eylül’ün serpti¤i ölü topra¤›n›n halk›n üzerinden at›ld›¤› ilk alanlardan biri gençlik alan›yd›. Bu dönemde, gençlik içinde üç kesim öne ç›k›yordu; o günün koflullar›nda daha çok dergilerin ad›yla an›lan bu çevreler, Yar›nc›lar, Gökyüzücüler ve Yeni Çözümcüler’di. TKP çevresindeki Yar›nc›lar’la, Ayd›nl›k çevresinden Gökyüzücüler, daha o günden Dev-Gençlilere (yani Yeni Çözümcülere) karfl› oligarflinin icazetini kazanm›fllard›. Oligarfli devrimci hareketin geliflmesindense, reformizmlerinden emin oldu¤u di¤erlerinin geliflmesini tercih ediyordu tabii. Kuruçeflme’de boy gösteren legalleflme taraftarlar›, gerek gençlik alan›nda, gerekse de di¤er alanlarda, her türlü “radikalli¤e, militanl›¤a” sald›rmay› adeta kendilerine görev edinmifllerdi. Devrimci her eylem, her politika, onlar taraf›ndan sekterlikle elefltiriliyordu. Devrimci hareketin örgütlenmesini ve geliflmesini engellemekte ittifak içindeydiler. Devrimci hareket 12 Eylül’ün yaratt›¤› korku ve y›lg›nl›¤› yoketmeye çal›fl›rken, eski ve yeni reformistler, adeta bu korku ve y›lg›nl›¤› sahiplenmifl, onu sürdürmek istiyor ve onun üzerine hesaplar yap›yordu.

Y›lg›nl›¤›n, inançs›zl›¤›n teorilefltirdi¤i reformizmin cephaneli¤inde yeni bir fley yok Devrimci hareket, hayat›n her alan›nda bedeller ödeyerek yeniden örgütlenmeye çal›fl›rken, karfl›s›na 12 Eylül’ün kurdu¤u statükolar ç›k›yordu. Statükonun soldaki savunucular›n›n, geliflmenin en önemli engellerinden biri olaca¤› görülmüfltü art›k. ‹flte bu nedenle, 1986 sonunda yay›nlanmaya bafllayan Yeni Çözüm dergisinin hemen her say›s›nda reformizme yönelik yaz›lara rastlamak mümkündü. Bu bafll›klardan baz›lar› flöyleydi: “12 Eylül’ün Dünü, Bugünü Ve Reformizmin Günahlar›” (Say›: 7, Eylül 87) “Ayd›nl›k Çevresi Ve Sol Reformizm” “Birlik Edebiyat›, Gün Ve Di¤er Reformistler” (Say›: 6, Temmuz-A¤ustos 87) “Reformizm Bilimsel Sosyalizm Maskesiyle Gizlenemez” (Say›: 9, Ocak 88)

“Anti-ML Sapmalar ve Stalin Düflmanl›¤› Üzerine Birkaç Söz” (Say›: 9, Ocak 88) “Kutlu ve Sarg›n’›n dönüfllerine dair” (Say›: 9, Ocak 88) “Yeni Reformistlerin Demagojileri Ve Baz› Gerçekler” (Say›: 11, Mart 88) Aktard›¤›m›z bafll›klar, reformizmin o dönemdeki ana özelliklerini de yans›t›yor asl›nda. “Sosyalist demokrasi” tart›flmalar›, bunlar›n en gözde konular›n›n bafl›nda geliyordu. Bu bafll›k alt›nda hem sosyalizm, hem de 1980 öncesi devrimci örgüt anlay›fl› mahkum edilmeye çal›fl›l›yordu. Stalin düflmanl›¤› revaçtayd›. Proletarya diktatörlü¤ünün reddi, tüm reformistlerin ortaklaflt›¤› bir baflka noktayd›. 1905 yenilgisinden sonra Marksizmi elefltirmek moda haline gelmiflti. 12 Eylül yenilgisinden sonra ise ülkemizde de benzer bir moda olufltu; ama zehirli oklar öncelikle Marksizme yöneltilmedi. Ülkemiz reformizmi, cepheden bir ideolojik mücadeleyi de¤il, sinsi bir tasfiyecili¤i tercih edece¤i için, hedefe önce Stalin konuldu. Ard›ndan Lenin... Tabii s›ra sonunda Marksizm-Leninizme de gelecekti... Eski örgütler de “Stalinist”ti; afl›r› disiplinliydi, bireyi yoketmiflti o örgütler. Reformizmin yeni dönemdeki en büyük kefliflerinden biriydi “birey özgürlü¤ü”; örgüt içinde örgüte karfl› birey haklar›n› savunuyordu art›k dönek ve y›lg›nlar. Tabii bir de “kad›n sorunu” ve cinsel özgürlük üzerine dergiler dolusu yaz›lar. Proletarya diktatörlü¤üne karfl› çok partililik, devrimci örgüt anlay›fl›na karfl› “parti içinde ço¤ulculuk” savunuluyordu. Savunuluyordu, ama asl›nda bu tart›flmalar teorik, ideolojik bir a¤›rl›k ve ciddiyetten de yoksundu. Bütün söylediklerinin legalleflmeyi, düzen içinde yaflamay›, düzen içinde solculuk oynamay› mazur gösterecek gerekçeler yaratmaktan baflka bir anlam› yoktu. Söylediklerini her ne kadar “yeni düflünceler” diye pazarlasalar da, asl›nda yeni bir fley yoktu. 2. Enternasyonalcilerden Menfleviklere, TKP revizyonizminden Troçkistlere kadar, MarksizmLeninizme karfl› olan kim varsa, hepsinden biraz birfleyler çalm›fllar, yeni diye savunuyorlard›. Herkeste bir “olgunluk” sevdas› bafllad›. Dün toydular, amatördüler, dogmatiktiler, flabloncuydular vs. vs. Ard›s›ra, ilkesiz birliktelikler, burjuvaziyle uzlaflmalar, devrimci ilkeleri reddetmeler, “olgunlaflma”yla mazur gösterilmeye çal›fl›ld›. ‹lkesizlik, devrimci de¤erlerden uzaklaflma o hale geldi ki, ihbarc›l›k “masum” hale getirildi. Burada yasad›fl› ifller yap›l›yor, örgüt faaliyeti yürütülüyor ihbarc›l›¤› reformizmin klasik propaganda

Say› 106 35 11 Nisan 2004


tarz›na dönüfltü.

TBKP ile aç›lan legalleflme yolu 1980’lerin ikinci yar›s›n›n reformizminin, revizyonizminin ortak özelliklerinden biri de “Gorbaçovculuk”tu. SBKP Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov, Yeniden Yap›lanma, Aç›kl›k ad› alt›ndaki teorilerle kapitalist restorasyonun yolunu düzlüyordu. Ama ilginçtir ki, tüm reformistler, revizyonistler gibi, o da kendini “Yolumuz Ekimlerin Yoludur” gibi sözlerin arkas›na gizliyor ve dünyan›n öteki revizyonistleri de, onu “Ekimin yolunda” diyerek sahipleniyordu. Devrimciler, Gorbaçov teorilerinin karfl›-devrimci içeri¤ini görmekte gecikmediler. Ama her dönem k›blesi SBKP olanlar, o yoldan yürümeye devam ettiler.

Say› 106 36 11 Nisan 2004

‹flte bu karfl›-devrim rüzgar›yla, önce T‹P’le TKP birleflip TBKP’yi kurdular. Sonra liderleri Haydar Kutlu ve Nihat Sarg›n, Türkiye’ye demokrasinin geldi¤i iddias›n› fazla ciddiye al›p oligarflinin icazetinde ülkeye döndüler. TBKP solun düzeniçileflmesinin teorik ve pratik ifadesiydi. Kutlu ve Sarg›n dönüflten sonra mahkemelerde düzene ne kadar sad›k olduklar›n› söylese, devrimci mücadeleyi “terörizm” diye k›nasalar da bekledikleri hüsnü kabulü görmediler. Ama kendilerinden sonra kurulacak legal partilerin yolunu açm›fl oldular. Art›k arkadan gelenler, onun açt›¤› kulvardan ilerleyecek, ilk iflleri oligarfliye “güven vermek” olacakt›. Bunun yolu da belliydi tabii; devrimcilerle iliflkilerini asgariye indirecek, halk›n fliddetini mahkum edecek, asla militan ve radikal olmayacaklard›. Sonraki tüm legal partiler istisnas›z bu “kurallara” uydular. Cunta, “12 Eylül öncesi”ni bir “fobi” haline getirmiflti. Art›k legalizm bata¤›nda siyaset yapacak bu kesimlere göre de, 12 Eylül öncesi, “asla dönülmemesi gereken” bir dönemdi. Bir daha hapishaneler, iflkenceler yaflamak istemiyor, ve buna göre statükocu, düzeniçi bir solculu¤un teorisini yap›yorlard›. 1980’lerin ikinci yar›s›nda, Stalin düflmanl›¤›, devrimci örgütün reddi, devrimci kültürün reddi, bireyin kutsanmas›... diye uzay›p giden tüm burjuva tezler, reformizmin ana malzemesi olurken, devrimci hareket, bir yandan 12 Eylül terörüne, bir yandan da bunlara karfl› mücadele ederek devrimci mücadeleyi yeniden aya¤a kald›rd›. 1990’lar›n bafllar›nda oligarflinin infazlar, kaybetmeler, faili meçhullerle sürdürdü¤ü (12 Eylül’ü bile aratan) terör karfl›s›nda ise, reformizm kalan son devrimci, sosyalist de¤erlerini ve söylemlerini de kaybedecek ve ortaya MGK solculu¤u diyece¤imiz, reformizmin en düflkün hali ç›kacakt›... -sürecek-

Konut ‹stediler, Yarg›lan›yorlar Konut sorunlarını dile getirmek için Abdi ‹pekçi Parkı'nda çadır kurarak haklar›n› arad›lar. Günlerce so¤ukta beklediler, AKP’li bakanlar sözler verdiler. Ama bu sözlerin alt›n›n bofl oldu¤unu, geçifltirme oldu¤unu çok iyi bildikleri için haklar›n› aramaya devam ettiler. Polis, depremzedelerin bu hak aramas›na bile tahammül edemedi. Çad›rlar›n› söküp gözalt›na ald›. Çünkü onlar AKP iktidar›n›n “halk› düflünüyoruz, yoksullar› düflünüyoruz...” gibi demagojilerini teflhir ediyorlard› orada varl›klar›yla. Bu da yetmedi, haklar›nda dava aç›ld›. ‹flte bu davada yarg›lanan 45 depremzedenin duruflmas›na 7 nisan günü devam edildi. Yarg›lananlara destek vermek için Gebze’den 3 otobüsle Ankara’ya giden halk, ‘Biz yargılanıyoruz, gerçek sorumlular nerede? ve Sa¤lıklı, güvenli konut hakkımızı istiyoruz’ pankartlar›yla iktidar› protesto etti.

Peki Nas›l Yaflas›nlar? Ankara’da ka¤›t toplayarak yaflam›n› sürdüren yoksullar›n barakalar› panzerli, gaz bombal› bir operasyonla 7 nisanda y›k›ld›. Yüzlerce insan›n çocuklar› ile birlikte bafllar›n› soktuklar› barakadan kondular alev alev yand›. AKP’li Belediye Baflkan› Melih Gökçek’in ald›¤› yüksek oyla, ilk icraat› bu olmufltu. Yoksullar “görüntüyü bozuyordu”. ‹ktidar›n karayolu kenar›ndaki kondular› “yurtd›fl›ndan gelen heyetler görüyor” diyerek y›kmaya çal›flt›¤› bir ülkeydi buras›. Gökçek de bu iktidar partisinin belediye baflkan›yd›. Yüzlerce insan nerede, nas›l bar›nacak, geçimlerini nas›l sa¤layacaklar? sorular›n›n cevab› yoktu. Onlar sadece yakt›lar, y›kt›lar ve gittiler. Geride gözüyafll› çocuklar ve yoksullar›n gözbebeklerine oturan büyük öfke kald›. AKP iktidar›n›n yoksullar›m›za söyledi¤i tek fley var; ölün!


30 Mart-17 Nisan Etkinlikleri

Umudunuzu Diri Tutun, Empeyalizm Yenilecek Direnen Halklar kazanacak K›z›ldere’nin Ifl›¤›yla Yürüyenler Tükenmez 30 Mart-17 Nisan Devrim fiehitlerini Anma, Umudun Kuruluflunu Kutlama Günleri etkinlikleri, bask›, gözalt›, bask›nlar, komplolara ra¤men Türkiye ve yurtd›fl›nda sürüyor. K›z›ldere’nin yakt›¤› meflalenin ›fl›¤›yla yürüyenlerin teslim al›namayaca¤›, mücadeleden döndürülemeyece¤i bir kez daha dünyaya ilan ediliyor.

, Eskiflehir Gençlik Derne¤i'nde düzenlenen K›z›ldere anmas›nda, K›z›ldere’den hücrelere direnifl destan›n› anlatan konuflmalar yap›ld›. Direniflini anlatan oyunlar›n sergilendi¤i anma marfllar ve film gösterimi ile sürdü. , Amasya Gençlik Derne¤i'nde yap›lan anmada direnifl marfllar› ve fliirleri ile K›z›ldere flehitleri an›ld›. , Gençli¤in flehitlerine sahip ç›kt›¤› yerlerden biri de Kocaeli’ydi. Gençlik Dernekli ö¤rencilerin düzenledi¤i anmaya, Temel Haklar da kat›ld›. "Devrim fiehitleri Ölümsüzdür" sloganlar›n›n at›ld›¤› anma toplant›s›nda Gençlik ve Temel Haklar ad›na konuflmalar yap›ld›. K›z›ldere'nin Türkiye devrimci aç›s›ndan tarihselli¤inin anlat›ld›¤› anmada, K›z›ldere'yi anlatan tiyatro gösterimi sunuldu. "K›z›ldere Son De¤il Savafl Sürüyor" sloganlar›yla biten oyunun ard›ndan fliirler okundu ve Grup K›v›lc›m marfllar söyledi.

, Kocaeli gençli¤inin bir baflka anma etkinli¤i de Üniversite kampüsünde yap›ld›. Anmada "Mahir, Hüseyin, Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl", "K›z›ldere Son De¤il Savafl Sürüyor", "K›z›ldere'den F Tiplerine Direnifl Sürüyor", "Hapishanelerde 109 ‹nsan Öldü Duydunuz Mu?" dövizleri ve Mahir'in bez üzerine çizilmifl bir portresi aç›ld›. K›z›ldere’yi anlatan konuflmalar›n yap›ld›¤› eylemin ard›ndan, Gençlik Dernekli bir ö¤rencinin hakk›nda soruflturma aç›lmas›, rektörlük önüne "Soruflturmalar Geri Çekilsin" sloganlar›yla yürünerek protesto edildi. Rektörün görüflmeyi reddetti¤i ö¤renciler sloganlarla eyleme son verdiler. , Gözalt› ve tutuklamalar›n yafland›¤› ‹zmir’de, 4 Nisan günü Temel Haklar’da düzenlenen etkinlikte, flehitler selamlan›rken, umudun kuruluflu kutland›. Yap›lan konuflmada, "Ölüm orucu direniflinin 4. y›l›nda, yasad›fl› gözalt›lar, tutuklamalar ve

bask›nlarla bizden ne kadar korktuklar›n› birkez daha göstermifllerdir. Gözalt›lar, tutuklamalar, komplolar bizi asla y›ld›rmaz" denildi. Konuflman›n ard›ndan direnifl fliirleri ve Gençlik Dernekli ö¤rencilerin müzik grubunun marfllar›yla direnme kararl›l›¤› hayk›r›ld›.

Yurtd›fl›: “Herfley Umudumuz Varolsun Diyedir”

, Almanya’n›n Köln kentinde 4 Nisan günü "fiehitlerimizi an›yor, umudun kuruluflunu kutluyoruz" ad›yla bir etkinlik düzenlendi. Anadolu Halk Kültür Federasyonu baflkan›n›n yönetti¤i panelde konuflmac› olarak Av. Ahmet Düzgün Yüksel, bir ölüm orucu gazisi ve Avrupa HÖC temsilcisi kat›ld›. Tüm dünya flehitleri için sayg› duruflu ça¤r›s› ile konuflmas›na bafllayan HÖC Temsilcisi, dünyadaki ve ülkemizdeki geliflmeleri de¤erlendirdi. "Emperyalizmin vahfli sald›r›lar›yla imparatorluk kurma çabas›nda oldu¤unu ancak gerek Iraktaki, gerek dünyan›n baflka yerlerindeki ezilen halklar›n mücadelesinin emperyalizmin imparatorluk planlar›n› bozdu¤u gibi, direnifllerin ve direniflçilerin ABD'nin kabusu haline geldi¤ini" vurgulayan HÖC temsilcisi Türkiye hapishanelerindeki direnifle de¤inerek, “herkes umudunu diri tutsun ve fluna emin olsun ki; emperyalizm mutlaka yenilecek ve direnen halklar kazanacakt›r.” Daha sonra söz alan ölüm orucu gazisi de, direnifl sürecinin ve direniflin misyonunun iyi anlafl›lmas› gerekti¤ini vurgulad› ve feda ruhunu anlatt›. Av. Ahmet Düzgün Yüksel de, halklar›n mücadele tarihinden örneklerle flehitlik kavram›n› ele alan bir konuflma yapt› ve flehitlerin de¤erlerimiz oldu¤unu, sosyalizme inanc›n somutlanm›fl örnekleri ol-

Say› 106 37 11 Nisan 2004


kararl›l›k daha da artt›. Anmada 3 Nisan 2001’de Graz’da yakaland›¤› hastal›k sonucu yaflam›n› yitiren Mustafa Kuran’› anlatan konuflmalara da yer verildi. 4 Nisan günü Viyana Anadolu Kültür Merkezinde bir panel düzenlendi. Umudun 10. kurulufl y›ldönümünün selamland›¤› panele kat›lan Türkiyeli sol örgüt temsilcileri de k›sa konuflmalar yapt›lar. Marfllar ve flehitlerin an›s›na verilen yemekle anma sona erdi. duklar›n› söyledi. 250'den fazla kiflinin izledi¤i panelin ard›ndan sinevizyon gösterimi yap›ld›. fiehitlerin resimleri yo¤un alk›fllarla karfl›lan›rken, Köln Anadolu Halk Kültürevi fliir grubu bir dinleti sundu. 5 saat süren etkinlik Grup Boran ve Dortmund Yedi Yöre müzik gruplar›n›n söyledi¤i türkülerle sona erdi.

Say› 106 38 11 Nisan 2004

, Almanya’daki bir baflka etkinlik de Dortmund’da yap›ld›. 30 Mart günü "K›z›ldere son de¤il savafl sürüyor" pankart› aç›larak yap›lan yürüyüflte, direnifl flehitlerinin resimleri ve k›z›lbayrak tafl›nd›. 120’den fazla kiflinin kat›ld›¤› yürüyüflte umudu selamlayan sloganlar hayk›r›l›rken, eylem flehir merkezinde yap›lan konuflmalarla sona erdi. , Avusturya’da ilk etkinlik 3 Nisan günü Neunkirchen Anadolu Kültür Merkezi'nde gerçeklefltirildi. “30 Mart halka ba¤l›l›k, vatanseverlik feda ve parti çizgisi” üzerine yap›lan konuflman›n ard›ndan, Avusturya HÖC’ün Dersim’de 3 DHKC savaflç›s›n›n flehit düfltü¤üni bildirmesi ile öfke ve

Direne Direne Kazanaca¤›z Dersim Yeralt› çarfl›s› üzerinde 3 Nisan günü yap›lan eylemde, Temel Haklar üyeleri "Tecrite Bask›lara Son, Direne direne kazanaca¤›z, Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz, Tecriti Sansürü Kald›r›n, Hapishanelerde 110. Ölüm" dövizleri açt›. S›k s›k “Tecridi kald›r›n Ölümleri Durdurun” ve “Ümit Günger Ölümsüzdür” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde, 1 Nisan bask›nlar› da protesto edildi. Teröre karfl› savafl ad› alt›nda ezilen dünya halklar›n›n adalet ve özgürlük taleplerinin bo¤ulmaya çal›fl›ld›¤› belirtilen aç›klamada, Dersim halk›na da zulme karfl› direnifl ça¤r›s› yap›ld›.

Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz Eskiflehir’de 3 Nisan günü Adalar Migros önünden toplanan kitle, "Hapishanelerde 110 insan öldü Duydunuz mu?, Ümit Günger Ölümsüzdür" pankart›yla bir eylem yapt›. "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Kahramanlar Ölmez

, ‹ngiltere’deki etkinliklerin ilki Londra Anadolu Halk Kültür Merkezinde yap›ld›. Anmaya kat›lanlar, ‹ngiltere’den giderek ölüm orucunda flehit düflen Meryem Altun’un kendi sesiyle kasetten devrim flehitleri için sayg› durufluna ça¤›r›ld›. Dersim’de flehit düflen gerillalara iliflkin konuflmalar›n yap›ld›¤› anmada, direniflin son flehidi Ümit Günger’i anlatan Cephe aç›klamas› okundu. Ayr›ca Türkiye elçili¤i önünde yap›lan protesto gösterisinde, "Türkiye hapishanelerinde 110 insan öldü duydunuz mu?” yaz›l› ve teciriti anlatan çeflitli dövizler tafl›nd›. , ‹sviçre’nin Basel kentinde düzenlenen 30 Mart paneline, ‹sviçre HÖC temsilci¤inin yan›s›ra, flair Nihat Behram da kat›ld›. Behram bir dönem ayn› hapishanede birlikte kald›klar› MAH‹R ve arkadafllar› ile ilgili an›lar›n› anlatt› ve o dönem yazd›¤› fliirleri okudu. Ard›ndan yap›lan konuflmalarda K›z›ldere’nin miras›n›n bugün direnifl ve iktidar mücadelesi çizgisinde sürdürüldü¤ü vurguland›. Etkinlik marfllarla sona erdi. Halk Yenilmez, Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun, Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl" slogan ve dövizleriyle Esnaf Saray›na kadar yürüyen kitle, burada bir aç›klama yapt›. Eyleme, E¤itim-Sen, EMEP ve Mücadele Birli¤i de kat›larak destek verdi.

Anadolu Temel Haklar Kongresi Anadolu Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i'nin 1. Ola¤an Genel Kurulu 4 Nisanda yap›ld›. Hak ve özgürlük mücadelesine sald›r›lar›n yo¤unlaflt›¤› günlerde yap›lan kongrede, örgütlenme mücadelenin önemi vurguland›. Ba¤›ms›zl›k, sosyalizm mücadelesinde flehit düflenler için yap›lan sayg› durufluyla bafllayan kongrede yönetime tek bir aday liste gösterildi. Yap›lan oylama ile yeni yönetim belirlendi. Seçilen yeni yönetim, haklar ve özgürlükler mücadelesinin sald›r›lara, gözalt› ve tutuklamalara karfl› kararl›l› bir flekilde sürece¤ini dile getirdi.


HÜCRELERDEN

Direnenlerin yüre¤i dünyan›n her yerinde ayn› atar... emperyalizmin ve oligarflinin hücrelerine karfl› direniflte

4. y›l Gültekin KOÇ Ölüm Orucu Ekibi iki flehit verdi Ölüm yürüyüflündeki di¤er direniflçiler

177. Günde “Ya ateflte eritip bedenimi Ya da zamanla eriyip gelece¤im Sal taht›mda hafif olacak konuklu¤um Söz; yük olmayaca¤›m dost omuzlar›m›zda Ama siz yüre¤inizde ve bilincinizde a¤›r tafl›y›n beni... 14 Ekim 2001 Sincan

Serdar Karabulut (2000-2004 Ölüm Orucu flehidi)

Felluce... sadece Irak’ta bir kentin ad› de¤il flimdi. Felluce, 19-22 Aral›k’ta Bayrampafla’n›n, Ümraniye’nin, Çanakkale’nin kuflat›ld›¤› gibi kuflat›lm›fl. D›flar›dan içeriye, kuflatanlar kuflat›lanlara bombalar, kurflunlar ya¤d›r›yor. Direniyor “içerideki”ler. Felluce’dekilerin Bayrampafla’dakilerden farkl› olarak silahlar› var. Ama yine de kuflatanla, kuflat›lanlar›n silahlar› çok eflitsiz. Geriye bir tek fley kal›yor eflitsizli¤i dengeleyecek; direnen bir halk›n iradesi. 19-22 Aral›k’ta maltalar›, ko¤ufllar› görmeliydiniz. En genç yoldafllar›m›zla en yafll› yoldafllar›m›z kolkola koflturuyorlard› barikatlar› sa¤lamlaflt›rmak için. Yönetici yoldafllar›m›zla henüz üç befl ay devrimcili¤i olan taraftarlar›m›z, kendini ilk feda eden olmak, kurflunlar›n önüne siper olmak için yar›fl›yorlard›... Kiminin elinde bir sopa, kiminin elinde f›rlat›labilecek herhangi bir fley, kiminin elinde bir flifle su, yaralanacak ilk yoldafl›na vermek için... K›sacas› herkesin savaflç› oldu¤u bir an... Yafll› kad›nlar›n ellerinde kaleflnikoflarla, gençlerin omuzlar›nda roketatarlarla dolaflt›klar› Felluce sokaklar› gibi... 19-22 Aral›k’ta bu irade oldu¤u için teslim alamad›lar bizi. Bu irade oldu¤u için teslim al›namayacak Felluce. Belki, 19 Aral›k’ta kald›¤›m›z hapishanelere “girdikleri” gibi Felluce’ye de girecekler. Maltalar›m›z›n kan gölüne dönmesi gibi, kan gölüne dönecek Felluce sokaklar›. Ama direnenlerin iradesi teslim al›namayacak. Al›namayacak, çünkü;

ADALETS‹Z B‹R DÜNYADA, ADALETS‹Z B‹R ÜLKEDE ADALET ‹Ç‹N YAfiIYOR, ADALET ‹Ç‹N ÖLÜYORUZ! ‹flgalin adaletsizli¤ini yafl›yor Felluce. ‹flgali onaylayan “uluslararas› hukuk”un hukuksuzlu¤unu yafl›yor. Faflizmin adaletsizli¤ini yafl›yoruz ülkemizde. F tiplerini onaylayan Avrupa hukuku’nun hukuksuzlu¤uyla katlediliyoruz. Adalet için direnenler, gelece¤i temsil ediyor. Adaletsizli¤i yaratanlara ve sürdürenlere karfl› mücadele ve direnifl yolunu gösteriyoruz. Adaletli bir dünyan›n yolunu gösteriyoruz. Babas› bir polis olan ve devrimciler taraf›ndan cezaland›r›lan Günay Ö¤rener’in devrimci saflarda yeralmas›n›n gösterdi¤i gibi, e¤er yeryüzünde adalet olacaksa, bu devrimcilerle olacak. Birtan Altunbafl davas›n›n iflkencecilerinden Hasan Cavit Orhan, “Amerikan de¤il, Türk adaletine hesap veririm” diyordu mahkemede. Zavall›, bilmiyor ki, Amerikan adaletiyle, Türk adaleti dedi¤¤i ayn› fleylerdir. Emperyalizmin ve iflbirlikçilerinin adaleti ayn›d›r; ayn› ölçülere sahiptir. Sömürenlerin, katliamc›lar›n, iflgalcilerin, iflbirlikçilerin adaletidir o adalet. Felluce’de ve F tiplerinde katledenlerin adaletidir. Adalet için direnmeliyiz halk›m›z. Fellucedekiler gibi, F tiplerindeki biz devrimci tutsaklar gibi... Adaletsiz bir dünyada yaflan›lmaz. Öyle yaflamaktansa, böyle direnelim!

Say› 106 39 11 Nisan 2004


Bu ülke böyle yönetiliyor

Say› 106 40 11 Nisan 2004

bölüm 4

“Uluslararas› DHKP-C Operasyonu” ad›n› verdikleri terör harekat›, ülkemizin nas›l yönetildi¤ini, bu yaz› dizimizde anlatt›¤›m›z ve anlataca¤›m›z yöntemlerin AKP taraf›ndan da nas›l kullan›ld›¤›n› gözler önüne sermifltir. Psikolojik savafl, operasyonun önemli bir yan›n› oluflturuyor Yasal dernekleri bas›p “örgüt üyelerini yakalad›k” aç›klamalar›, “örgüte büyük darbe” yaygaralar›, bas›na “hücre evleri tek tek tespit ediliyor” gibi gerçekle alakas› olmayan haberler yapt›r›lmas›, “Baz› Avrupa ülkeleri devrimcileri koruyor” havas› verilerek “arkalar›nda d›fl güçler var” demagojisi yap›lmas›, hep bu savafl›n malzemeleridir. Hedef hem devrimci hareketin taraftarlar›nda, kadrolar›nda ve emekçi halkta güvensizlik yaratmak hem de demokratik mücadeleye sald›r›daki hukuksuzluklar›n› “örgüt operasyonu” havas› vererek gizlemektir. Dergimizin sayfalar›nda konuya iliflkin ayr›nt›l› haber ve yaz›lar›m›zda okuyaca¤›n›z gibi, dizginsiz bir yalan bombard›man› zincirlerinden boflalm›fl flekilde sürmekte.

Psikolojik Savafls›z Yönetilemeyen ülke Psikolojik savafl, ABD kontrgerilla talimnamelerinde, “düflman›n, mahalli halk›n, tarafs›zlar›n ve dost unsurlar›n düflünce, duygu, tav›r ve daran›fllar›n› milli amaç ve hedeflerin elde edilmesini destekleyecek flekilde etkilemek üzere, propaganda ve di¤er araçlar›n planl› olarak kullan›lmas›d›r” fleklinde tan›mlanmaktad›r. "As›l hedefin insanlar›n beyni oldu¤u kabul edilmekte ve beyinler etki alt›na al›nd›ktan sonra, mücadelenin kazan›lmas›n›n kolaylaflaca¤›na inan›lmaktad›r.” Oligarflinin “teröre karfl› savafl›n›n” hocas› CIA literatüründe de aç›kça belirtildi¤i gibi, “Psikolojik propaganda” iki temel üzerine oturur. Birincisi, merkezi ve de¤iflik kurumlar kullan›larak yap›lmas›, ikincisi ise yalan›n propagandan›n temel malzemesi olmas›d›r. Yani, “psikolojik savafl yap›yoruz” denildi¤i yerde, “biz yalan söylüyoruz” anlafl›lmal›d›r. Bir savafl hukuku çerçevesinde, iki güç aras›ndaki bir savaflta psikolojik savafl çeflitli biçimlerde kullan›lagelmifltir. Ancak, Amerikan emperyalizmi öncülü¤ündeki emperyalist cephenin komünizme karfl› savafl›y-

la birlikte, psikolojik savafl da tam anlam›yla yalan, spekülasyon ve demagoji üzerine oturmufltur. Birçok ülkede oldu¤u gibi, ülkemizde de, CIA üretimi yöntemlerle uygulanm›flt›r. Ülkemizde psikolojik savafl›n temel hedefi halkt›r. Çünkü oligarfli ony›llard›r “düflman” diye kendi halk›na karfl› savaflmaktad›r. fiu örnek bile, halka karfl› savafl›n resmi itiraf›d›r. 1966 y›l›nda Da¤ ve Komando Okul Komutanl›¤›'nca yay›mlanan “Komando ve Özel Harp Muht›ras›” adl› yap›t›n “Psikolojik Haz›rl›k” bölümünde “Ayaklanmalara karfl› koyma kuvvetlerinin” ne amaçla yetifltirildikleri flu ifadelerle aç›klanmaktad›r: “kendi memleketinin vatandafllar›na karfl› savaflmaya haz›rlar”. (Aktaran Talat Turhan, Özel Savafl ve Kontrgerilla) Halka karfl› savafl bu kadar aç›k olarak ilan edilen Türkiye gerçe¤i 1960’larda da ayn›yd›, bugün de. Bugün, halk›n mücadelesinin geliflimine paralel olarak daha pervas›z sürmekte. Hele Amerikan hukuksuzlu¤unun tüm dünyaya dayat›ld›¤› bir süreçte, oligarfli de f›rsat bu f›rsat halka karfl› savaflta azg›nlaflmaktad›r. Yalan tüm iktidarlar›n ortak karakteridir. Yalan olmadan, “Ba¤›ms›z, demokratik bir Türkiye istiyoruz” diyen devrimcileri neden katlettiklerini aç›klayamazlar. Yalan olmadan, kay›plar, infazlar, tecavüzler, iflkenceler, susurluklar örgütleyip sonra da “hukuk devleti” masallar› anlatamazlar. Yalan olmadan k›saca yönetemezler. Oligarflinin, halk›n örgütlü ve öncü güçleri nezdinde yürüttü¤ü savaflta her türlü yalan propagandan›n kullan›lmas›, gerçekler gizlerken, halk›n beyninin teslim al›nmas› içindir. Beyni teslim al›nan halk› yönetmek, yönlendirmek kolayd›r. Halk›n gerçekleri ö¤renmesi, bu ülkenin nas›l bir sömürü ve zulüm düzeni oldu¤unun, nas›l hukuksuzlukla, gayrimeflru yöntemlerle yönetildi¤inin aç›k hale gelmesi, ifllerine gelmez. Bunun için onlarca kurumu, kuruluflu kullanarak psikolojik savafl yürütürler. Psikolojik savafl salt yalan propagandalar› içermez. Devrimcilere karfl› bir operasyon, bir kontra cinayeti, devrimci adaleti karalamak için yap›lan bir karfl›-devrimci eylemin devrimcilerin üzerine at›lmas› vb. bir çok biçimde karfl›m›za ç›kar. “‹syanc›y› halk›n gözünden düflürmek” hedeflendi¤i için, bu amaçta her yol mubaht›r. 19 Aral›k 2000’deki hapishaneler katliam› s›ras›nda, Ümraniye Hapishanesi’nde devrimci tutsaklar›n diriniflin uzun sürmesi üzerine, operasyonun bafl›ndaki isimlerden ‹çiflleri Bakan› Sadettin Tantan “psikolojik savafl yapt›¤›m›z için uzad›” diyordu. Aç›klaman›n bir yan› direniflin gücünü gizlemekti, ama bir psikolojik savafl


yapt›klar› da aç›kt›. Hem içeride direnen tutsaklara karfl›, hem de d›flar›da halka karfl›yd› bu savafl. ‹çeride yalanla moral bozma, direnifli k›rma, devrimci inançlara, de¤erlere yönelik sürdü bu savafl. D›flar›da ise daha boyutluydu. Halk›n gerçekleri ö¤renmesini engelleyerek bas›n› tek merkezden yönlendirdiler. Yalanlar birbirini izledi. Her fley katliamc› devlet gerçe¤inin üzerini örtmek içindi. Terör demagojisinden, tutsaklar›n birbirini öldürdüklerine kadar her türlü yalan s›raland›. Operasyonun ad› bile, psikolojik savafl›n kara mizaha dönüflen bir örne¤iydi. Katliam›n ad›na “hayata dönüfl” demifllerdi. Halk buna inanmal›, ölüm orucundakilerin ölümden kurtar›ld›¤›n› düflünmeliydi. Bunun zemini de ayn› psikolojik savafl yöntemleriyle önceden haz›rlanm›flt›. Çünkü “örgüt zorla yapt›r›yor, öldürüyordu”, flefkatli devlet kurtarand›. Tüm bunlar›n yalan oldu¤u bugün art›k kimse için tart›fl›l›r de¤ildir, kan›tl›, belgelidir. Ama flu da bir gerçek ki, o gün için genifl kitleler nezdinde, en az›ndan devrimcilerin ulaflamad›¤›, gerçekleri anlatamad›¤› halk nezdinde etkili olmufltur. Böylece milyonlarca insan›n gözleri önünde gerçekleflen, kad›nlar›n diri diri yak›ld›¤› bir vahflete, halk›n en az›ndan sessiz deste¤i sa¤land›. Psikolojik savafl kontrgerilla politikalar› ile yönetilen ülkemizde günlük yaflam›n bir parças›d›r. Bu ifl için özel örgütlenmifl kurumlar her gün düzenli yalan üretmektedir. Polis, M‹T içinde özel birimler kurulmufltur bu amaçl›. Ama en tepesinde, ülkeyi gerçek yöneten merkez olan MGK vard›r. Özel Harp Dairesi’ne ba¤l› olarak 1983 y›l›nda kurulan Toplumla ‹liflkiler Baflkanl›¤› (T‹B), ony›llard›r ülkemizde halka karfl› psikolojik savafl›n karargah›d›r. Resmi olarak MGK’ya ba¤l› olmakla birlikte, as›l olarak ülkemizde kontrgerilla yönetim merkezi olan Özel Harp Dairesi’ne (ÖHD) ba¤l›d›r. T‹B’in ilk baflkan›n›n, eski ÖHD baflkan› emekli general Do¤an Beyaz›t olmas› tesadüf de¤ildir. 27 A¤ustos 2003 tarihli Radikal Gazetesi’nde yay›nlanan MGK Genel Sekreterli¤i Gizli Yönetmeli¤i, bu kurumun halka karfl› savaflt›¤›n› genifl kitlelerin görmesini sa¤lad›. Temel görevinin, halk› yönlendirmek, oligarflinin Amerikanc› politikalar›na yedeklemek oldu¤u aç›kça görüldü. “Demokratikleflme” olarak sunulan bu deflifrasyonun kendisi de, psikolojik savafl›n bir biçimiydi gerçekte. Böylece, art›k gizlenemeyecek duruma gelen halka karfl› savafl›n üzeri “demokratiklefliyoruz” yalan›yla örtülecek, savafl yeni biçimlerle sürdürülecekti. Nitekim birkaç hafta sonra, AB’cilerin demokratikleflme flampiyonu AKP iktidar›n›n ‹çiflleri Bakanl›¤› 81 il valilikleri-

ne gönderdi¤i genelge ile, psikolojik savafl› daha yayg›n olarak sürdürece¤ini ilan etti. Bu sistem halka karfl› savaflmadan, yalanla aldatmadan ayakta duramaz. Ortada bir ülkeyle savafl yokken, durmadan “psikolojik savafl flart” denilmesinin s›rr› da buradad›r. Savaflt›¤›n bir düflman ülke yoksa, kime karfl› bu savafl? Aç, yoksul b›rak›lan kitleler bu yalan ve demagojik propagandalarla aldat›lmazsa, muhalif bütün seslerin önü böyle kesilmezse, açl›¤›, yoksullu¤u nas›l kabul ettirecekler halka? ‹lk OHAL valisi Kozakç›o¤lu bunu, “Güneydo¤u olaylar›nda milli maçlardaki gibi taraf tutulmal›” sözleriyle ifade ediyordu. Yani orada yaflanan zulüm duyulmamal›yd›. OHAL valisi ne derse bas›n onu yazmal›yd›. Nitekim öyle oldu. Bunun “hukuki” alt yap›s› Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) denilen hukuksuz belgelerle oluflturuldu. Yasalar›, kanunlar› olan bir devletin bu kadar çok KHK ç›karmas› bile, ülkemizin nas›l yönetildi¤inin göstergesidir. 430 say›l› KHK’da, aç›kça “OHAL aç›klamalar›na ters yay›n yapan organlara” yasaklama, kapatma, cezalar verilmesini yasal hale getirildi. Terörle Mücadele Yasas›’nda da, psikolojik savafl yay›nlar› için ödenekler ayr›ld›. Yani halk› aldatmada oligarfliye yard›m eden bas›nd› ödüllendirilen. Yalan›n ödülüydü bu. Bas›n sadece yasalar emretti¤i için de¤il, gönüllü olarak halka karfl› savaflta rollerini oynamay› hala sürdürüyor. Karfl›l›¤›nda çeflitli k›l›flar alt›nda maddi olarak destekleniyor. Örne¤in 1991’de DYP-SHP hükümeti taraf›ndan bas›na da¤›t›lan 2 trilyon 606 milyar 503 milyon “Teflvik”in karfl›l›¤›, katliamlar›n üzerinin örtülmesi, köy yakmalar›n, tecavüzlerin, kaybetmelerin, iflkencelerin, infazlar›n haberlerinin yap›lmamas›, flovenizm propagandas›, devrimcilerin hedef gösterilmesi ve en genelde “terör” demagojisiydi. Bas›n tek araç de¤il elbette. Milli E¤itim Bakanl›¤›, YÖK, M‹T, faflist “bilim adamlar›”, “düflünce üretme kurulufllar›”, çefltil vak›f ve dernekler bu savafl›n araçlar›d›r. Bu kurumlar›n kimisi ç›karlar› nedeniyle bu savaflta yer al›rken, bir k›sm›n› da oligarfli bizzat örgütlemektedir. Oligarfli bütün kurumlar›n› halka karfl› psikolojik savaflta seferber etmektedir. Devrimcilerin ony›llard›r dile getirdi¤i gerçeklerdi bunlar. Biz bu gerçekleri dile getirdikçe, oligarfli “terörizm” demagojisiyle üzerini örtmek istemifltir. T›pk› Susurluk’ta oldu¤u gibi, psikolojik savaflta da devrimcilerin tarif etti¤i devlet vard›r. Kendi halk›na karfl› savaflan, halk› yalanla, yanl›fl yönlendirmelerle yöneten devlet. - sürecek -

Say› 104 41 28 Mart 2004


A yn› S afta

Yüzeyselli¤in ve Birleşen halk yenilmez!.. demagojilerin girdab›nda bo¤ulan seçim de¤erlendirmeleri

Radikal gazetesinde 30 Mart’ta bafllayan bir yaz› dizisinde “sol” tart›fl›l›yor. “Türkiye’de Sol Nerede?” bafll›kl› yaz› dizisinde, solun bir çok kesiminin seçim de¤erlendirmelerini de topluca okuma f›rsat› bulmufl olduk. Demokratik Güçbirli¤i’ne iliflkin daha önce bir de¤erlendirme yapt›¤›m›z için bu yaz›da esas olarak yaz› dizisine konuflan ÖDP sözcüsünün görüfllerini ele alaca¤›z. Ancak ona geçmeden yine de solda yap›lan seçim de¤erlendirmelerinin genel baz› özelliklerine dikkat çekmekte yarar var.

Say› 106 42 11 Nisan 2004

Gerek bu yaz› dizisinde gerekse de seçim çal›flmalar›n› siyasi faaliyetlerinin merkezine koymufl kesimlerin kendi yay›n organlar›nda seçim de¤erlendirmesi ad› alt›nda, basbaya¤› burjuva ölçüler içinde yorumlar, k›yaslamalar yap›lmakta, rakamlar kendilerinin iflas›n› kan›tlad›¤› için de düpedüz demagojilere baflvurulmaktad›r. Baykalvari hesaplarla “flu kadar belediyeye kaybettik ama asl›nda oylar›m›z› art›rd›k...” demenin, veya “seçimlerin iki galibi var, biri AKP, biri ESP...”, “Son üç seçimde, 39-60-85 bin oy almam›z sistematik bir yükselifli gösteriyor...” sonuçlar› ç›karman›n, veya seçim baflar›s›zl›¤›n› y›llard›r söyledikleri “ideolojik yenilenmeyi sa¤layamad›k, kadro yoktu, kitleleri etkileyecek sloganlar›m›z yoktu, büyük medya etkiledi...” sözleriyle aç›klamak, devrimci bir de¤erlendirme olarak kabul edilebilir mi? Bunlar birincisi burjuva ölçüler esas alan›rak yap›lm›fl demagojilerdir; ikincisi, seçim de¤erlendirmesi de¤il, de¤erlendirmekten kaç›fl söylemleridir. Öyle ruhsuz ve heyecans›z ve iddias›zd›rlar ki, seçim için özgün bir kaç slogan bile üretmekten acizdirler. Demek ki mesele, slogan tesbit edememek meselesi de¤ildir. Özcesi, bu de¤erlendirmelerde yüzeysellikten, demagojiden baflka bir fley yoktur. Çünkü DEVR‹M tart›fl›lm›yor. De¤erlendirme devrimci mücadele aç›s›ndan yap›lm›yor. O zaman geriye burjuva ölçüler kal›yor: Seçim ve oy; bunlar tart›fl›l›yor sadece. Bunlar›n devrimle iliflkisi gündeme bile al›nm›yor. K›smen devrimci mücadeleyle ilgisi kurulabilecek tesbitler ise, nedenlerine inilmeden geçifltiriliyor. Mesela “kadro yok” deniliyor, ama niye yok, belirsiz... Mesela Güçbirli¤i’nin bir üyesi “çat› SHP de¤il, DEHAP olmal›yd›” diyor ama Demokratik

Güçbirli¤i’ni varedenin zaten SHP çat›s›na s›¤›nmak isteyen anlay›fl oldu¤unu görmezden geliyor. Hal böyleyken, DEHAP’›n, Kürt milliyetçili¤inin temel politikalar›n› tart›flmadan seçim de¤erlendirmesi yap›labilir mi? Yap›lam›yor tabii. Neden-sonuç iliflkilerinin olmad›¤› yüzeyselli¤in içinde bu nedenle bo¤uluyorlar.

*** Sözkonusu röportajda ÖDP Genel Baflkan Yard›mc›s› Alper Tafl, “solun baflar›s›zl›¤›n›” çeflitli tesbitlerle aç›klamaya çal›fl›yor. Bu tesbiterin belli bafll›lar›na bakal›m:

❖ Alper Tafl'a göre, “baflar›l› bir taban çal›flmas› ile ideolojik yenilenmenin gerçeklefltirilmesi, neo liberalizmi geriletebilir.” “Taban çal›flmas›”na ayr›ca de¤inece¤iz. Hangi ideolojik yenilenmeden sözediyor ÖDP acaba? Zaten habire “yenilenerek” gelmediniz mi bugüne? Eski görüfllerinizi inkar ettiniz. Örgüt, silahl› mücadele, fliddet düflman› oldunuz, proletarya diktatörlü¤ünü, sosyalizmi reddedip, “Özgürlükçü sosyalizm” diye bir fley uydurup, Avrupa demokrasisinin savunucusu oldunuz. Emperyalizme karfl› olmaktan vazgeçip AB’ci oldunuz... “Yenilenip” de daha ne olacaks›n›z? Bak›n, de¤erlendirmesinde bile “neo liberalizmi geriletmekten” sözediyor; emperyalizmi geriletmekten, “neo liberal” dedi¤i politikalar›n ülkemizdeki uygulay›c›s› faflist iktidara karfl› mücadeleden sözetmiyor, onlar› a¤z›na bile alm›yor, küreselleflme, küreselleflme karfl›tl›¤›, neo liberal politikalar, icazetci solun bugünkü söylemleridir. Onu tercih ediyor. (Dünya tablosunu tarif ederken bile, kitlelerin anlamayaca¤› kavramlar kullan›yor, sonra da taban çal›flmas› yapmaktan sözediyor, bu da ayr› bir açmaz...) Asl›nda Alper Tafl, sosyalizme, devrime dair ne varsa, onlar› literatürümüzden silip atmakta daha cesur olmal›yd›k diyecek ama onu aç›kça diyemiyor. ÖDP’nin y›llard›r s›k›nt›s› budur. Burjuvazinin de¤erlerini kabul edip, onun çizdi¤i çerçevede siyaset yapt›kça, geliflece¤ini san›yor, “baflar›s›zl›¤›n›” hala sosyalist söylemden, devrimci çevrelerden tam kopamamaktan kaynakland›¤›n› düflünüyor. Ama yan›l›yor. Çünkü, daha da “yenilenerek” gidecekleri yer, “düzen solu” olmakt›r; o durumda da kimse asl› var-


ken “sonradan olma”y› tercih etmeyecektir. ÖDP’nin yaklafl›k on y›ll›k tarihi bunu yeterince göstermifl olmal›d›r. Soldan, devrimcilikten uzaklaflt›kça küçülüyor ÖDP.

❖

Alper Tafl, “Demokratik Güçbirli¤i'ne” ilifl-

kin bir soruyu da flöyle cevapl›yor: “Bundan sonra sol içinde bir birlik, bir güç birli¤i olacaksa, bu birlik tepeden inme de¤il, solun de¤erleri üzerinden yap›lacak. Demokratik Güçbirli¤i'ni de biz böyle ele ald›k... CHP ve ‹flçi Partisi sözünü etti¤imiz Gökkufla¤› Projesi'nin genel çerçevesine uygun partiler de¤ildi. O nedenle parti düzeyinde onlarla birlik yapmad›k.” Solun de¤erleri üzerinden ele alm›fllar Demokratik Güçbirli¤i’ni. SHP’de temsil edilen solun hangi de¤erleri temsil ediliyordu acaba? “CHP ve ‹P Gökkufla¤› projesine uygun de¤il” diyor. Peki SHP uygun mu? SHP’yle, CHP’nin s›n›fsal anlamda, politika anlam›nda temel nitelik fark›n› ortaya koyabilir misiniz? Bu soruyu çok sorduk, ama Demokratik Güçbirli¤i’nin içinde yeralan kimse bir cevap veremedi. Hergün biraz daha geriye! ÖDP projesini ilk ortaya koyduklar›nda SHP’yle, CHP art›¤› sosyal demokratlarla birli¤i telaffuz edemezdi ÖDP-DY’liler. fiimdi ad›m ad›m o noktaya geldiler. Merak etmeyin, “ideolojik yenilenmeyi” biraz daha sürdürürlerse, yar›n CHP’yi, ‹P’i de “Gökkufla¤›”na lay›k göreceklerdir.

❖ AIper Tafl bir baflka yerde de “3 Kas›m seçimleri öncesinde tart›flt›¤›m›z bir 'Gökkufla¤› Projesi' vard›. Neo liberal kapitalist, küreselleflmeci sald›r›ya karfl› en genifl kesimi bir araya getirme program›yd› bu. 3 Kas›m öncesinde bu projeyi gerçeklefltiremedik.” diyor. ABD’nin Irak’› iflgali, IMF politikalar›, F Tipleri, o telaffuzu zor “Neo liberal kapitalist, küreselleflmeci sald›r›n›n”, yani Türkçesi emperyalist sald›r›n›n bir parças› de¤il miydi peki? Onun için mi Irak’ta Savafla Hay›r koordinasyonu’nda bozgunculuk yapt›n›z? Onun için mi, bu birlikteli¤in mücadele alan›n›n geniflletilmesi önerilerine hep karfl› ç›kt›n›z? ÖDP, düzene angaje olmufllu¤unu gizlemek için gerçek olmayan fleyleri anlat›yor. Gökkufla¤› dedikleri, ‹talya’daki düzen solunun “Zeytindal›” projesinin taklididir. Hiç bofluna ona anti-emperyalist bir ifllev yüklemeye kalk›flmas›n. (Zaten ÖDP, bafltan beri kah Brezilya iflçi Partisi’ne, kah Guatemala’da silah b›rakan Tupamarolara, kah ‹talya’ya, kah Arjantin’e özenmekten bir türlü Türkiye’ye gelemedi...) ÖDP’nin derdi, emperyalizmin sald›r›lar›na karfl› en genifl kesimi biraraya getirmek olmad› hiç; tersine o sadece düzen soluyla bütünleflmeye çal›flt›.

❖

ÖDP Genel Baflkan Yard›mc›s› mevcut bafla-

r›s›zl›klar›n› aç›klamak için “ÖDP'nin ciddi bir kadro problemi var” diyor. Peki niye kadro sorunun var? Kim imha etti kadrolar›n›z›? Oligarfli mi, kendiniz mi? Devrimci örgütler gibi, kadrolar›n›z oligarflinin infazlar›nda öldürülmüyor, F Tiplerine at›lm›yor, aç›k bir bask› ve terör alt›nda de¤iller, ne oldu bu kadar kadro? Kadrolar› düzene yerlefltirerek imha eden kendileridir. Ne ilginçtir, kitleselli¤i, yayg›nl›¤› konusunda kimsenin kuflkusunun olmad›¤› DEHAP da ayn› sorundan yak›n›yor. DEHAP Genel Baflkan› Tuncer Bak›rhan da seçim de¤erlendirmesi yaparken “‹ddial› oldu¤umuz yerlerde bile çal›flabilecek çok fazla insan bulamad›k..” diyor. Alper Tafl, “yap›lmayan›, yani halk y›¤›nlar›n› örgütleme derdi olan insanlar› örgütleme s›k›nt›m›z› aflmam›z laz›m” diye ekliyor. Halk y›¤›nlar›n› örgütleme derdi olan insan, böyle bir ülkede fedakar olmak zorunda, cüretli olmak zorunda, flu veya bu biçimde bedeller ödemeyi göze almak zorunda. Ama ÖDP, neredeyse 15 y›ld›r, “birey özgürlü¤ü”ne, “tembellik hakk›”na sahip olmay›, partinin disiplinli olmamas›n›, isteyenin istedi¤i karara uyup istedi¤ine uymamas›n› savunmuyor mu? Böyle bir burjuva bireycili¤ini savunurken, halk y›¤›nlar›n› örgütleme derdi olan insanlar› nerede bulacak, bu kafayla nas›l yetifltireceksiniz? Alper Tafl “Parti kuruldu¤undan beri kadro siyaseti ihmal edildi.” derken yan›l›yor. Hay›r, bir kadro siyaseti vard› ÖDP’nin ama o kadra siyaseti kokuflmufl, çürümüfl bir siyasetti. Burjuvazinin yoz bireycili¤ini esas alm›flt›. ÖDP’nin afifle ç›karacak insan bulamad›¤› bu seçimlerin de¤il, kuruldu¤undan bu yanaki sorunudur. ÖDP’li bir gençlik yoktur. Üç befl sendikac›n›n d›fl›nda iflçiler de yoktur ÖDP’de. Gecekondulular yoktur, olmaz da. Bu kokuflmufl bireycili¤in flekillendirdi¤i kadro siyasetiyle gecekondular›n çamurlar›n› çi¤neyecek kadroyu nereden bulacaks›n›z? Y›lg›nl›¤›, düzen içi statükolar› teorilefltiren yorgun kadro anlay›fl›n›zla gençli¤in dinamizmine, coflkusuna nas›l cevap vereceksiniz? Görülece¤i gibi, sorun, seçimlerde flu kadar oy al›p alamamaktan öte, çok daha derinlerdedir. “Tabanm çal›flmas› yapamam›fl olmak” sadece bir sonuçtur. Düzen partileri ç›kar vadederek, paray› kullanarak, düzen imkanlar›n› seferber ederek yap›yor o çal›flmay›. Sol bir parti ancak devrimcili¤i seferber edebilir; ama devrimcilik tüketilmiflse, neyi seferber edecek?

Say› 106 43 11 Nisan 2004


Yurtd›fl›ndan Cepheliler, Avrupa Hukuksuzlu¤unu Protesto Ettiler Belçika'n›n baflkenti Brüksel'de 7 Nisan’da iki ayr› gösteri yap›larak, “DHKP-C operasyonu” ad› alt›ndaki hukuksuzluklar protesto edildi. Gösterilerden ilki, Brüksel’deki ‹talyan konsoloslu¤u önünde gerçeklefltirildi. Bunun ard›ndan Avrupa Komisyonu binas› önünde düzenlenen mitingde de, dev bir Cephe y›ld›z› aç›ld›, onlarca cephe bayra¤› dalgaland›r›larak pankartlar tafl›nd›. At›lan sloganlarla Avrupa'n›n ve özellikle ‹talya'n›n Türkiye faflizmine suç ortakl›¤› teflhir edildi. Gösterilerde s›k s›k "Yaflas›n Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi", "Katil ABD, iflbirlikçi AKP" sloganlar› at›ld›. Eylemlere Alman ANT‹FA grubu da destek verdi. Ayr›ca ayn› gün Brüksel DHKC Enformasyon Bürosu'nda bir bas›n toplant›s› yap›larak, “operasyon” diye gösterilen hukuksuzlukta, Avru-

Say› 106 44 11 Nisan 2004

pa’n›n faflizme destek oldu¤u belirtildi. Bas›n toplant›s›nda operasyonun Avrupa çap›nda bir fiyasko oldu¤u belirtilerek Belçika'da gözalt›na al›nanlar›n b›rak›n savc› karfl›s›na ç›kart›lmay›, ifadelerinin dahi al›nmas› için bir giriflim olmad›¤› aç›kland›. 6 Nisan’da, Amsterdam Cephe Bürosu’nda da bir bas›n toplant›s› düzenlenerek, operasyon ad› alt›nda sahneye konan hukuksuzluklar teflhir edildi.

Sinan Bozkurt’un tutuklanmas›na protesto Yunanistan’da 30 Mart gecesi Türkiye hapishanelerinde ölüm orucu direnifline kat›lan ve sa¤l›k nedenleriyle tahliye edilen 3 ölüm orucu gazisi ile birlikte Türkiyedeki Politik Tutsaklarla

Emperyalizm-Oligarfli ‹ttifak›na Karfl› Halklar›n ‹lerici Güçlerinin Enternasyonalist Dayan›flmas› Avrupa ve Türkiye’nin devrimcileri, hak ve özgürlükler mücadelesini yoketme amaçl› sald›r›lar›na karfl› bir çok ülkeden siyasi parti ve tan›nm›fl kifliler dayan›flmalar›n› ilan ettiler ve gözalt›lar› protesto eden bir metni imzalad›lar. Elimize ulaflan bilgilere göre, flu ana kadar gözalt› ve tutuklamalar› protesto eden örgütler flöyle: ‹talyan Örgütler: Komünizm için Direnifle Destek Komiteleri (CARC), Avamposto degli Incompatibili, Associazione Nicaragua-Nicaraguita O.N.L.U.S., Collettivo Politico Universitario - Redazione de "Il Buio, Laboratorio Marxista örgütü, Yugoslavya için Ulusal Koordinasyonu, Proletari Comunisti, Proleter K›z›l Yard›m, Centro Popolare Autogestito, Soccorso Popolare, ANA Linea Rossa, Confederazione COBAS sendikas› konfederasyonu, Nuova Unita gazetesi, K›z›l Umut, Komünistler ligi, Comitato politico della federazione di Parma del

PRC, Associazione Progetto Comunista - sinistra del PRC, PRC Bölge Meclis grubu ve Bölge Sekreterligi-Sardunya, COBAS Terni, RSU Prefabbricati Manini Spa (Bastia Umbra), Birlik Sendika Temsilcili¤i, K›z›l Hat, Redazione di Vis-a-Vis, Modena "Le Radici" Kültür Dernegi Di¤er ülkelerden örgütler: Askapena (Bask Ülkesi), Arap Davas› Dayan›flma Komitesi (‹spanya), ‹flçi Devrimci Partisi (EEK, Yunanistan), Yunanistan Komünist Partisi/ML (KKE/ML), Birleflmifl Halklar (ABD), ‹flçi Eylemi (ABD), Sosyalist Tercih (Ukrayna), Shayhka Maulani Aeisha Muhammad (ABD), Poetas Antiimperialista de America (Kanada), Sosyalist Fikir Forumu (Ürdün), Bask›lara Karfl› Kampanya (Breton), Polonya Komünist Gençli¤i, Demokratik Yol (Fas), Marksizmin Savunucular› (‹spanya), Halk Demokratik Solu- IDP (Meksika), Construction Committee of the

Revolutionary Workers Party (Arjantin) , COFI (Arjantin), Abnaa elBalad (Filistin), Greek Trotskyists-KDE (Yunanistan), Left Front Communist Youth Alliance (Macaristan), Sardinia Natzione Indipendentzia (Sardunya), Consurta Comunista Sarda (Sardunya), Comunardi (Sardunya), Komünist ‹flçiler Partisi (Norveç), Bayan International (Avrupa), 5. Enternasyonal Ligi, Irak Direniflle Dayan›flma (ABD), Taller de Arte e Ideologia, (Meksika), Komünist Yeniden ‹nflaa (Porto Rico), Committee Against the U$ Empire (ABD), Initiativ e.V. (Duisburg-Almanya), Bangladefl Ulusal Kurtulufl Konseyi, Yeni Sol Ak›m-NAR (Yunanistan), Venezüela Üniversite Ö¤renciler Federasyonu-FEUV, Mücadele ‹nsiyatifi (Yunanistan) * Ayr›ca, baflta ‹talya olmak üzere, birçok ülkeden tan›nm›fl ilerici kifliler de oligarflinin ve emperyalizmin sald›r›s›n› protesto eden metni imzalad›lar.


Dayan›flma Komitesi Temsilcisi olan Sinan Bozkurt da gözalt›na al›nd›. Ç›kar›ld›klar› mahkemede 3 ölüm orucu gazisine “yasa d›fl› s›n›r geçmek”ten 10 gün ceza verilirken, Sinan Bozkurt’a “yasa d›fl› kaçak göçmenlere yard›m etti¤i” gerekçesiyle 12 ay ceza verildi. Sinan Bozkurt, Politik Tutsaklarla Dayan›flma Komitesi Temsilcisi olarak Yunanistan’da y›llard›r tüm demokratik çevrelerle iliflki içinde olan bir devrimcidir. Onu yak›ndan tan›yan iflçi konfederasyonlar›, memur konfederasyonlar› ve birçok sendika, parti ve çeflitli platformlar, Sinan Bozkurt'un tutuklanmas›n› protesto eden aç›klamalar yaparak, Almanya’ya iadesinin durdurulmas›n› talep eden aç›klamalar yay›nlad›lar. Konfederasyon temsilcilerinin, Yunanistan Komünist Partisi, Sol Birlik’in de içinde oldu¤u 40'› aflk›n kurum, ortak bir toplant› yaparak Sinan Bozkurt’a destek mesajlar› vererek, bu kurumlar› temsilen Adalet Bakanl›¤› ile görüflmeye giderek taleplerini ilettiler.

Tecrite Son! Dortmund Tayad Komite taraf›ndan 1 Nisan’da düzenlenen bir gösteriyle tecrit protesto edildi. Kent merkezinde yap›lan ve yaklafl›k 100 kiflinin kat›ld›¤› yürüyüflte “Tecrite son!” slogan-

lar› at›ld›. Yap›lan konuflmalarda ölüm orucunda 110 kiflinin yaflam›n› yitirdi¤i ve iktidar›n görmezden gelme politikas›n› sürdürmeye çal›flt›¤› dile getirildi. Almanca ve Türkçe pankartlar tafl›nd›.

Belmarsh hapishanesi önünde tecrite ve terör yasas›na protesto ‹ngitere’de “terör yasas›” gerekçe gösterilerek tutuklanan 14 tutsak için Belmarsh hapishanesi önünde bir gösteri yap›ld›. 14 tutsak “terörist” olduklar› gerekçesiyle yaklafl›k 1 y›ld›r yarg›lanmaks›z›n, iflkence ve tecrit koflullar›nda tutuluyor. Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin kat›ld›¤› gösteri yaklafl›k 2 saat sürdü. Gösteri s›ras›nda tecriti temsilen demir kafes tafl›nd›. HÖC temsilcisi burada “terör yasas›”n› k›nayan ve Türkiye hapishanelerinde süren Ölüm Orucu direnifline de¤inen bir konuflma yapt›. Gösteri tecrit ve terör yasas›n› içeren bir skeçle sona erdi.

Sosyal Haklar› Yokedilen Avrupal› Emekçiler Sermayeyi Uyard› Avrupa Sendikalar Birli¤i’nin ça¤r›s› ile 2-3 Nisan günlerinde Avrupa kentlerinde soka¤a dökülen emekçiler, sosyal haklar›n k›s›tlanmas›n› protesto ettiler. En büyük gösterilerin yafland›¤› Almanya’da kat›l›m›n beklenenden de fazla olmas›, 1990’lardan bu yana yo¤unlaflan emekçi haklar›na yönelik sald›r›lara bir cevap olarak de¤erlendirildi. ‹flçiler, iflsizler, göçmenler, demokratik kitle örgütleri, Almanya Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin de bulundu¤u Türkiyeli devrimcilerin kat›ld›¤› eylemlerde, Berlin’de 200 bin, Stuttgart’ta 50 bin, Köln’de 200 bin kifli yürüdü. Birçok kentte de gösteriler yap›l›rken, hükümetin “Ajanda 2010” bafll›¤› alt›nda süren sermayenin sald›r›lar›n› protesto eden pankartlar tafl›nd›. Fransa’n›n baflkendi Paris’te düzenlenen yürüyüfle 15 bin emekçi kat›l›rken, kortejin en önünde “Sosyal bir Avrupa istiyoruz” pankart› yer ald›. Cepheliler de bayraklar› ve “Türkiye'de

halklar›m›z katlediliyor, emperyalizm faflist Türkiye iktidar›n› destekliyor.” pankart› ile yerlerini ald›lar. Paris d›fl›nda, Lyon, Montpellier, Bordeaux, Rouen, Strasbourg, Lille, Marsilya ve Rennes’de de binlerce emekçinin kat›ld›¤› gösteriler düzenlendi. ‹talya’n›n baflkenti Roma’da ise en büyük gösteri düzenlendi. 500 bin emekçinin kat›ld›¤› görkemli yürüyüflte, emekçiler Silvio Berlusconi hükümetine meydan okudu. Emeklilik yasas› baflta olmak üzere Berlusconi hükümetinin emekçi düflman› politikalar›n›n protesto edildi¤i pankartlar tafl›d›, sloganlar hayk›rd›. Portekiz baflta olmak üzere, di¤er Avrupa kentlerindeki gösterilerde de Avrupa tekellerinin sosyal haklara yönelik sald›r›lar› protesto edildi.

Say› 106 45 11 Nisan 2004


A Sinan KUKUL Sabahat KARATAfi

na ra¤m

Devrim için savaflmayana sosyalist denmez! 1992’nin 17 Nisan›nda, ‹stanbul’un Çiftehavuzlar semtinde bir Devrimci Sol üssünün penceresinde dalgalanan bu bayrak, “sosyalizm öldü” 盤l›klar›na karfl›, sosyalizme inanc›n bayra¤›yd›. Dalgalanan, emperyalizmin dünya halklar›na, ulusal ve devrimci kurtulufl hareketlerine boyun e¤meyi dayatt›¤› bir dünyada, emperyalizme karfl› savafl kararl›l›¤›yd›... Kuflatma alt›nda direnerek ölümsüzleflenler, devrimci hareketin devrim ve sosyalizm için her türlü bedeli ödemeyi göze alm›fl, K›z›ldere’nin yolunda ilerlemeye andiçmifl kadro ve taraftarlar›yd›lar. Bu inanç ve kararl›l›kla, oligarflinin imhay›

amaçlayan katliam›n› bir direnifl destan›na dönüfltürerek, halk›m›za ve devrimcilere moral ve coflku oldular. 16-17 Nisan direniflinin yarat›c›lar›ndan Sabahat KARATAfi, 1953 Nusaybin do¤umluydu. Yoksul bir Kürt ailesinin k›z›yd›. 1976’ya kadar ‹YÖKD içinde çal›flt›. Ayn› dönemde iflçi örgütlenmesi içinde bulundu. 1976’da bir grup arkadafl›yla birlikte DKD’yi kurdu. Devrimci Sol’un oluflumuyla birlikte yeralt› örgütlenmesinde çeflitli görevler üstlendi. 12 Eylül sonras›nda sorumluluklar› artt› ve 83 bafllar›nda Devrimci Sol Merkez Komitesine getirildi. ‹hanetlere, kaç›fllara, y›lg›nl›klara karfl› bir barikatt› o. 22 y›ll›k devrimci yaflam›nda bir kez olsun düflman›n eline geçmedi. 12 Temmuz sonras› süreçte yeniden Devrimci Sol Merkez Komitesi üyesi oldu. fiehit düfltü¤ünde fiehir SDB’leri ve bir k›s›m örgütlenmelerden sorumluydu. ✪✪✪ 16 Nisan 1992’de Üstbostanc›’da yoldafllar›yla birlikte kuflat›lan ve kuflatmay› yarmak için evin d›fl›na ç›kt›¤› s›rada yolda katledilen Sinan KUKUL, 1956’da Trabzon Beflikdüzü’nde do¤du. Laz milliyetindendi. 1974 y›l›nda ‹TÜ’de devrimci mücadele ile tan›flt›. 1977 bafllar›nda ‹YÖD’ün fiili yönetim kuruluna seçildi. ‹stanbul DEVGENÇ’in Genel Sekreteri oldu. Devrimci Yol tasfiyecili¤ine tav›r al›nmas›nda önemli görevler üstlendi. ‹flkencecilerle defalarca karfl›laflmas›-

seferinde yendi onla Merkez Komite üyeli¤in tutsak düfltü. 10 y›l tutuk lük eylemiyle tutsakl›¤›n mite’sine atand›. fiehit d bir k›s›m alan örgütlenm ✪✪✪ 16-17 Nisan destan› münün komutan› Ahme M‹R’di. 1954 Adapazar milliyetindendi. 1974 y mücadeleye kat›ld›. 197 yönetim kurulunda yera ren iflçi ve memur alanla tü. 12 Eylül öncesi bir d rumlulu¤unu üstlendi. 1 kez Komite içinde yerala lulu¤unu üstlendi. Ma 91’in ilk günlerinde gerç miyle tekrar görevlerine de görevi Devrimci Sol Birlikleri Genel Komutan ✪✪✪ Çiftehavuzlar’da Sab Eda YÜKSEL. 1962 Artv Devrimci mücadele ile DEV-GENÇ’li oldu. Oku Mühendisleri Odas›nda vam etti ve odan›n yönetim kurulunda görev ald›. fiehit düfltü¤ünde

Eda YÜKSEL

Taflk›n USTA

Sat› TAfi

Hüseyin KILIÇ


A. Faz›l ÖZDEM‹R

men her ar›. 12 Eylül sonras›nda ne atand›. Aral›k 1980’de klu kald›. 1990’da özgürna son verdi. Merkez Kodüfltü¤ünde Anadolu ve meleri sorumlusuydu. ›n›n Erenköy’deki bölüet Faz›l Ercüment ÖZDEar› do¤umluydu. Gürcü y›l›nda ‹TÜ’de devrimci 976’da kurulan ‹YÖD’ün ald›. 1977 y›l›ndan itibalar›nda çal›flmalar yürütdönem Ege Bölgesi so12 Eylül’den sonra Merarak Askeri Birim sorumart 81’de tutsak düfltü. rçekleflen özgürlük eylee kofltu. fiehit düfltü¤ünol fiehir Silahl› Devrimci nl›¤›yd›. bo’yla omuz omuzayd› vin Borçka do¤umluydu. e lise y›llar›nda tan›flt›. ulu bitirdi¤inde Elektrik a devrimci faaliyete deöv e

Devrimci Sol üyesiydi ve bir üssün kurumlaflmas›nda görev yap›yordu. ✪✪✪ Sabo ve Eda, Çiftehavuzlar’›n penceresinden bayra¤› dalgaland›r›rken, Taflk›n USTA bir yandan barikatlar› sa¤lamlaflt›r›yor, bir yandan onlar›n sloganlar›na kat›l›yordu. 1962 Gümüflhane do¤umluydu. Çocuklu¤undan beri tüm yaflam› çal›flmak ve üretmekle geçti. fiehit düfltü¤ünde Devrimci Sol üyesiydi ve bir üssün kurumlaflmas›nda görevliydi. ✪✪✪ Sat› TAfi (KILIÇ) ve Hüseyin KILIÇ, Erenköy’deki üssü kurumlaflt›rmakla görevli Devrimci Sol üyeleriydiler. Sat›, 1963 Çorum do¤umluydu. Bir burjuva kad›n klubü halindeki Türkiye Hemflireler Derne¤i ‹stanbul fiubesi yönetiminin devrimcileflmesini sa¤lad›. Baflkan yard›mc›s› oldu. Bir süre sonra illegal örgütlenmede yerald›. Hüseyin ise 1961 Tunceli do¤umluydu. Kürt milliyetindendi. Özverili ve yorulmak bilmeyen bir insand›. Gecekondu mahallelerinde çal›flmalar yürüttü. ‹llegal örgütlenmede yerald›¤›nda da direniflçi ve emekçi özellikleriyle görev insan› oldu. ✪✪✪ Arif ÖNGEL, 1963 do¤umluydu. Lise ö¤retmeniydi. 1988-89 y›llar›nda mücadeleye kat›ld›. E¤it-Der içinde devrimci mücadelede ö¤retmenler hareketinin kararl› bir militan›yd›. fiehit düflmesinden bir y›l öncesine kadar Devrimci Memur-Ö¤retmen Hareketinin yöneticilerinden biriydi. Son görevi bir üssün kurumlaflt›r›lmas›yd›. fiadan ÖNGEL, 1966 do¤umluydu. Devrimci mücadele ile bir ev kad›n› olarak tan›flt›. Eflinin mücadelesine omuz verdi ve o da efliyle birlikte bir Devrimci Sol üyesi olarak önder yoldafllar› Sinan K u kul’la

B ir dir eniş destanı: 17 Nisan 1992

birlikte çat›flarak flehit düfltü. ✪✪✪ 16 Nisan’da katillerin kuflatt›¤› dördüncü yer, Sahray› Cedit’ti. Sanatç›l›klar›n› devrimci yaflamlar›yla bütünlefltirmifl iki Ayfle kal›yordu o evde. Ayfle Nil ERGEN, 1968 do¤umluydu. Mühendis Mimar Odalar›’nda çeflitli çal›flmalar yürüttükten sonra devrimci yaflam›n sorumluluklar›n› omuzlamaya bafllad›. Devrimci kültür ve sanat›n gelifltirilmesinde aktif görevler ald›. fiehit düfltü¤ünde Devrimci Sol üyesiydi. Ayfle GÜLEN, 1964 Rize do¤umluydu. Devrimci Kültür ve sanat faaliyetlerinde tiyatro oyuncusu olarak yerald›. fiehit düfltü¤ünde Devrimci Sol taraftar›yd›. ✪✪✪ Devrimci Sol önder kadro ve taraftarlar›n›n direnifli o kadar büyük bir güç yaratt› ki, imha operasyonuyla y›lg›nl›k, korku yaratmak isteyen oligarfli, tam tersi bir sonuçla karfl›laflt›; art›k 16-17 Nisan da, K›z›ldere gibi, 12 Temmuz gibi, devrim yolumuzu ayd›nlatan bir meflale olarak yanacak, direniflte as›lan bayrak, ülkemizin her taraf›nda dalgalanacakt›...

Ayfle GÜLEN Ayfle Nil ERGEN

B ayrağımız ülkenin her tarafında dalgalanacak

fiadan ÖNGEL Arif ÖNGEL


Büyük direniflte ölümsüzlefltiler Fatma Ersoy (DHKP-C) 11 Nisan 2001 1974’te Dersim’de Kürt, alevi bir ailenin k›z› olarak do¤du. Sa¤l›k meslek lisesini bitirip ebe hemflire olarak çal›flt›¤› y›llarda devrimci olmaya karar verdi. Malatya’da Kemal Askeri ile birlikte çal›flt›. ‘94’te Malatya’da tutsak düfltü. Hapishanede çeflitli görevler ald›. F tipleri sald›r›s› gündeme geldi¤inde Çanakkale hapishanesindeydi. Ölüm orucunun 1. ekiplerinde yeralarak ölümsüzleflti.

Abdullah Bozda¤ (DHKP-C) 12 Nisan 2001 1975’de Adana’da do¤du. Aslen Mardin K›z›ltepe’lidir. Devrimci Hareketle 92 y›l› ortalar›nda tan›flt›. Adana’da demokratik kurumlarda çal›flt›. Sonraki y›llarda Adana ve ‹stanbul’da de¤iflik görevler ald›, 96 y›l›nda Ege Bölge Sorumlulu¤unu üstlendi. Biri 93 di¤eri 96’da olmak üzere iki kez tutsak düfltü. ‹kinci tutsakl›k sürecinde Buca hapishanesinde ölüm orucu ekibi içinde yer ald›.

Celal Alpay (TKP(ML)) 12 Nisan 2001 1973’te Dersim Mazgirt’te do¤du. Genç yafllarda mücadeleye kat›ld›. Menemen ve Bergama’da faaliyet yürütürken, 1998’de ‹zmir’de tutsak düfltü. Kald›¤› Bergama ve Buca Hapishanesi’nde TKP(ML) hapishane Temsilcisi ve Siyasi sorumlusuydu. ‹zmir’de ölüm orucu direniflçisi olarak flehit düfltü.

Murat Çoban (DHKP-C) 14 Nisan 2001 1973, Denizli do¤umludur. Lise y›llar›nda devrimci düflüncelere sempati duymaya bafllad›. ‘90’lar›n bafllar›nda mücadele içinde yer ald›. 91-92 döneminde üniversiteyi kazan›p gitti¤i Mu¤la’da gençli¤in akademik-demokratik haklar› için mücadele ederken, tutukland› ve Buca hapishanesine konuldu. Tahliye olduktan sonra, bir dönem Denizli’de mücadeleyi örgütledi. 1994’te yeniden tutsak düflmeden önce Ege Kültür Sanat Merkezi bünyesinde Grup Gün›fl›¤› eleman› olarak kültürel çal›flmalar yürütüyordu. F Tipi hapishane sald›r›s› gündeme geldi¤inde, ölüm orucuna gönüllü oldu.

Nergiz Gülmez (TKP/ML) 11 Nisan 2001 1970 Dersim do¤umludur. 1996’da tutsak düfltü. 19 Aral›k’ta Ümraniye’deydi. 10 Aral›k’ta bafllad›¤› süresiz açl›k grevini katliamdan sonra Ölüm Orucuna çevirdi. Hastaneye kald›r›ld›¤› günden flehit düfltü¤ü tarihe kadar su almad›. Fatma Ersoy’la ayn› gün direniflin 35. ve 36. flehitleri oldular.

Tuncay Günel (T‹KB) 12 Nisan 2001 1975 Tokat do¤umlu olan Tuncay, tekstil iflçisi olarak çal›flt›, iflçiler içinde ve gecekondu semtlerinde faaliyet yürüttü. Aral›k 1995'te iflkencelerden tutuklanarak Bayrampafla Cezaevi'ne konuldu. 19 Aral›k katliam›ndan sonra sevkedildi¤i Edirne F Tipi'nde Ölüm Orucu’nda ölümsüzleflti.

Erol Evcil (DHKP-C) 13 Nisan 2001 1966 Tokat-Almus Çambulak Köyü do¤umludur. “K›z›ldere’nin etkisiyle büyüdü”, 1989’da ‹stanbul Ba¤c›lar-Çiftlik’te mücadele içinde yer almaya bafllad›. Mahalli bölgelerde sorumluluklar üstlendi. 1992’de, halk›n kurtulufl savafl›n› sürdürmek için da¤lara ç›kt›. Karadeniz da¤lar›nda tutsak düfltü. Ölüm orucu 3. Ekibi direniflçisi olarak Sincan F tipinde ölümsüzleflti.

Canan Kulaks›z (TAYAD) 15 Nisan 2001

D›flar›da ölüme yat›p Gülsüman Dönmez’den sonra ölümü kucaklayan ikinci direniflçi oldu. Canan Kulaks›z 17 Kas›m 1981 y›l›nda Rize’de do¤du. fiehit düfltü¤ünde Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji bölümü birinci s›n›f›nda ö¤renciydi. Gençli¤in mücadelesinde yer al›rken Ege TAYAD’da da bulundu. F tipi sald›r›s› bafllad›¤›nda ‹zmir’de Ölüm orucuna bafllad›. Kardefli Zehra da ‹stanbul’da TAYAD’l›lar›n Gürsel Akmaz (DHKP-C) yapt›¤› ölüm orucu eylemindeydi. Bir süre sonra Canan da ‹stanbul’a geldi 16 Nisan 2001 ve Küçükarmutlu’nun yoksul gecekon1960 Denizli Ac›payam ilçesi Yaz›r köyü do¤umluydu. du evinde ölüm orucunu sürdürdü. Mücadeleye 12 Eylül öncesi Ac›payam’da yoksul köylülü¤ün örgütlenmesinde yer alarak kat›ld›. Tutsakl›klar yaflad›. 1988’de yurtd›fl›na ç›kan Gürsel, Avrupa’da da mücadelenin d›fl›nda kalmad›, görevler üstlendi. Bir süre sonra ülkeye, kendi bölgesinin da¤lar›na gerilla olarak döndü. 1998’de tutsak düfltü. Buca Hapishanesi’nde ölüm orucunun 3. ekibinde yeralarak ölümsüzleflti.


kahramanlar ölmez 10 Nisan - 16 Nisan fiehitlerimiz

Mustafa SELÇUK Seyhan AYYILDIZ fiirin EROL 12 Nisan 1995

Muharrem KARAKUfi Mustafa BEKTAfi 10 Nisan 1996 Bir hainin ihaneti sonucu istanbul Göztepe kavfla¤›nda kuflat›ld›lar. Muharrem Karakufl, polisin “teslim ol” ça¤r›s›na polisin üzerine yürüyerek ve silah›yla karfl›l›k vermifl, son mermisine kadar direnerek sloganlar atarak flehit düflmüfltür. Mustafa Bektafl ise Göztepe’deki çat›flmada yaral› olarak kuflatmay› yarm›fl, ancak Üsküdar K›s›tl›’daki baflka bir kuflatmada çat›flarak flehit düflmüfltür. Muharrem ve Mustafa, gecekondu halk›n›n mücadelesi içinde yer alm›fl, Muharrem Gazi ayaklanmas›nda ön saflarda bulunmufltu. Her ikisi de son olarak bir Silahl› Propaganda Birli¤i’nde yeral›yorlard›.

Ankara Bat›kent’te kald›klar› evde silahs›z, savunmas›z durumda ölüm mangalar› taraf›ndan infaz edildiler. Mustafa Selçuk, 1978’de mücadeleye. kat›ld›. Cunta y›llar›nda tutsakl›k koflullar›nda direnifl saflar›nda yer ald›. fiehit düfltü¤ünde ‹ç Anadolu Bölge Sorumlulu¤unu sürdürüyordu. Seyhan Zile Halkevi’nin kurucular›ndan, fiirin ise lisede mücadeleye kat›lm›fl genç devrimcilerdi.

Niyazi Tekin 11 Nisan 1971 ‹stanbul’da Üniversitesinde okuyan bir Dev-Genç’liydi. Bal›kesir Ö¤renci Yurdu’na sivil faflistlerin gerçeklefltirdi¤i bir bask›nda a¤›r yaraland›. Kald›r›ld›¤› hastanede kurtar›lamayarak flehit düfltü

Adil CAN 16 Nisan 1980 ‹stanbul Beyaz›t’ta faflist bir oda¤›n da¤›t›lmas› eyleminde jandarmalarla girdi¤i silahl› çat›flmada yaral› ele geçti. Tedavisi geciktirilince 16 Nisan’da flehit oldu. FTKSME içerisinde yer alan bir militand›.

Ümit Günger Sloganlarla U¤urland›

Art›k fiavflat'ta Da Direnifl Tohumlar› Var 31 Mart günü bedenini tutuflturarak tecriti ve sansüre son verilmesini isteyen Ümit Günger, 2 Mart'ta Artvin'e ba¤l› fiavflat ilçesi Kayadibi Köyünde topra¤a verildi. TAYAD'l›lar›n da kat›ld›¤› cenazede, ilk önce aile evinde haz›rlanan katafalka konulan Ümit, çiçeklerle süsledi ve ellerine k›na yak›ld›. Katafalk›n etraf›nda, ellerinde Ümit’in foto¤raflar›yla çember oluflturan kitle marfllar söyledi. Sayg› nöbetlerinin ard›ndan ö¤le namaz› sonras› tören yap›ld›. Törende Ümit Günger nezdinde tüm devrim flehitleri için sayg› duruflunun ard›ndan Ümit'in mücadele yaflam› anlat›ld›. Direnifl flehitlerinden Muharrem Çetinkaya’n›n ve kendisinin yazd›¤› fliirler okunurken, Ümit'in mektuplar›ndan al›nt›lar yap›ld›. Son mektuplardan birinde ken-

dinden önceki 109 can› anm›flt› Ümit. "Hoflçakal yok, görüflece¤iz güneflin sofras›nda..." diyordu. Gidenlere hoflçakal demek yoktu Ümit'in kitab›nda. "Da¤larda uçan Karadeniz yelkenlimizi sayg›yla selaml›yor ama hoflçakal demiyoruz, görüflece¤iz Ümit" denildi ard›ndan. "Bize Ölüm Yok" ve "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez" marfllar›n›n okunmas›yla fiavflat'› Ümit'in sloganlar› sard›. "Ümit Günger Ölüm-

süzdür", "Devrim fiehitleri Ölümsüzdür", "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz", "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez" sloganlar›yla topra¤a verildi Ümit. fiavflat topra¤›na da direniflin topumlar›n› tafl›yan Ümit’in cenazesine 120 kifli kat›ld›. Karadeniz da¤lar›n›n doruklar›nda flimdi Boranlaflan yi¤itlerin türküleri söylenecek.


Gençlik’ten Amerikan Uflaklar› içeride, Vatanseverler D›flar›da

‹çeride ABD Milli Marfl›, D›flar›da Emperyalizme Lanet 6 Nisan 2004 tarihi, Türkiye iflbirlikçilik tarihinde bir ilke sahne oldu. ‹zmir’de NATO Genel Sekreterli¤i ve Ege Üniversitesi iflbirli¤iyle düzenlenen “NATO’daki De¤iflim ve Türkiye’nin Konumu” konulu konferans ABD milli marfl› okunmas›yla bafllad›. Sadece Türkiye’de de¤il, dünyan›n hiçbir iflbirlikçi ülkesinde bir üniversite konferans›n›n efendinin milli marfl›yla bafllad›¤› görülmemifl, böylesine onursuzluk, böylesine Amerikanc›l›k ruhunun hakim oldu¤u bir örnek yaflanmam›flt›r. Konferans› düzenleyen rektör de¤ildir tek bafl›na sorun; o bu ruhu bu ülkenin iktidar›n›n yaratt›¤› havadan al›yor. “Beni Bush gibi koruyun” diyen, ABD politikalar›nda rol almak için dinini satan bir baflbakan yönetiyor ülkemizi. Ama bu ülkenin vatanseverleri, devrimcileri de var. Onlar ‹zmir’de, toplant›n›n düzenlendi¤i AKM’nin önünde de vard›lar. Say› 106 50 11 Nisan 2004

‹zmir Gençlik Derne¤i, DGH, Özgür Gençlik, HÖC, ESP, EKB, Halkevleri, ‹flçievleri, Ö¤renci Koordinasyonu’ndan oluflan 100 kiflilik kitle, "Kahrolsun ABD emperyalizmi” sloganlar›n› hayk›rd›. AKM önüne Varyant’tan yürüyüflle gelmek isteyen kitleye sald›ran polis, çok say›da kifliyi yaralad› ve 6 kifliyi gözalt›na ald›. ‹çeride bu ülkenin ö¤retim üyeleri Amerikan milli marfl›na sayg› duruflu yaparken, d›flar›da Amerikanc› polis bu ülkenin vatanseverlerini coplad›. ‹çerisi-d›flar›s›-polisi ile her fley bu ülke gerçe¤inin bir yans›mas›yd›. ◆ Isparta Gençlik Dernekli ö¤renciler, 3 Nisanda Kaymakkap› Meydan›’nda yapt›klar› eylemle, K›z›lay sald›r›s›nda tutuklanan arkadafllar›na sahip ç›kt›lar. Tutuklamalar›n keyfi oldu¤u belirtilen aç›klamada, gençli¤in demokratik hakk›na gaz bombas›, tazyikli su ve panzerlerle cevap verildi¤i belirtildi ve sald›r› anlat›ld›. Sald›r›n›n sorumlusunun AKP ve Ankara valili¤i oldu¤u dile getirilen aç›klamada, tutuklu ö¤rencilerin serbest b›rak›lmas› istendi. ◆ Çukurova Üniversitesi'ndeki ö¤rencileri de 7 nisan günü E¤itim Fakültesi R1 kantini önünde toplanarak yapt›klar› eylemde, gençlik üzerindeki bask›lar› protesto ettiler.

Soruflturma ve Sald›r› Protestolar› Sürüyor ◆ Malatya Gençlik Dernekli ve Yeni Demokrat Gençlik Ö¤rencileri 3 Nisan günü, polisin müdahale tehdidine ra¤men Merkez Postane önüne "YÖK'e Hay›r", "F Tipi üniversite ‹stemiyoruz", "Yaflas›n 13 Mart Direniflimiz" sloganlar› at›ld›. Yap›lan aç›klamada K›z›lay’da tutuklanan ö¤rencilerin serbest b›rak›lmas›, soruflturmalara son verilmesi istendi. ◆ Ankara Gençlik Dernekli ö¤renciler 2 Nisan günü Yüksel Caddesinde YÖK yasa tasar›s›n› ve 13 Mart’ta K›z›lay’da estirilen terörü protesto etti. Aç›klamada demokratik hakk›n› kullanan ö¤rencilerin hakl› ve meflru oldu¤u vurguland›. Soruflturma, gözalt› ve tutuklamalar›n protesto edildi¤i aç›klamada, "Ö¤renciyiz, hakl›y›z kazanaca¤›z! Bask›lar bizi y›ld›ramaz! Halk için bilim halk için e¤itim!” sloganlar› at›ld›. ◆ Burdur Gençlik Derne¤i 3 Nisan günü yapt›¤› eylemde soruflturma ve tutuklamalar› protesto etti. K›z›lay sald›r›s›na dikkat çekilen eylemde “soruflturmalar tutuklamalar gözalt›lar bask›lar bizi y›ld›ramaz, YÖK’e hay›r yaflas›n özgür üniversite” pankart› aç›ld› ve “tecriti kald›r›n ölümleri durdurun” sloganlar› at›ld›. ◆ 2 Nisanda "Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz-Eskiflehir Gençlik Dernekliler" pankart›yla esnaf saray› önünde eylem yapan gençli¤e DKÖ ve partiler de destek verdi. Eylemde “Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z, Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl, F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz" sloganlar› at›ld›. ◆ Dersim Temel Haklar ve Dersim Gençlik Derne¤i Giriflimi ö¤rencilerinin de oldu¤u bir grup, K›z›lay sald›r›s›n› ve soruflturmalar› protesto etti. Ders›m Ö¤renci Gençlik Birli¤i imzas›yla yap›lan aç›klamay› okuyan Ufuk Kalanç, AKP'nin demokratikleflme sözlerinin yalan oldu¤unun, 13 martta K›z›lay'da görüldü¤ünü belirterek, “Gençli¤in en demokratik taleplerinin üzerine gaz bombalar›, coplar ve iflkence mangallar›yla gidenler mücadelemizi engelleyemiyeceklerdir. Dersim gençli¤i olarak mücadelemizi, örgütlenmemizi sürdürecek ve Ankara'ya gene gelecek, gene hayk›raca¤›z." dedi. Eylemde "ö¤renciyiz hakl›y›z kazanaca¤›z, bask›lar bizi y›ld›ramaz” sloganlar› at›ld›.


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
AdaletWeb106 by sol yayin - Issuu