Ekmek ve
Adalet Haftal›k Dergi / Say›: 83 / Tarih: 26 Ekim 2003 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000
‹flbirlikçilik itiraf etti:
www.ekmekveadalet.com Mail:info@ekmekveadalet.com
“ABD istedi diye tezkereyi ç›kard›k” Amerika ve iflbirlikçilerini ➧ Filistin atefl alt›nda ➧ Suriye’ye ambargo kimse kurtaramaz! ➧ BM iflgali onaylad› ➧ ‹ran’a kuflatma
HALKLAR KAZANACAK!
Ekmek ve
Adalet
www.ekmekveadalet.com
info@ekmekveadalet.com
10. Ekip Ölüm Orucuna Bafllad›
Çorum’da iki ✔ gerilla şehit düştü! İsyanımız sürecek
D‹REN‹fi DESTANI SÜRÜYOR
Türkiye’de her fley yolunda... ‹flgal ortakl›¤›na karfl› irili ufakl› eylemler oluyor Türkiye’nin dört bir yan›nda. ‹rili ufakl› onlarca iflçi direnifli var. Gençlik yemek fiyatlar›n›n pahal›l›¤›n› protestodan iflgal ortakl›¤›na karfl› ç›kmaya kadar birçok konuda yürüyüfller yap›yor... Ve Türkiye halk›, tüm bunlardan haberdar olam›yor. Bir sendika 11 ayr› flehirde bölge mitingleri yap›yor, binlerce iflçi, memur kat›l›yor bu mitinglere, haber olmuyor. Üstelik bu sendika Kamu-Sen. Devletle öyle ciddi bir karfl›tl›¤› yok. Ama hay›r; iflçilerin sorunlar›n›n, taleplerinin oldu¤u, hele hele talepleri için mücadele ettikleri asla yans›mayacak medyaya. Türkiye tablosunun toz pembeli¤i bozulmayacak. Yans›t›lmayan sadece eylemler de¤il elbette. Eylemlere sald›r›lar da birkaç istisna d›fl›nda yans›m›yor. AKP’nin iflgal ortakl›¤›na karfl› yap›lan hemen tüm eylemler, çeflitli biçimlerde polisin sald›r›lar›yla, engellemeleriyle karfl›lafl›yor. En do¤al haklar› için direnen iflçiler, onar, yüzer gözalt›na al›n›yor, “haber de¤eri” görmüyor medya.
YR ÇA⁄ DUYU
I U
Aylard›r F tiplerinden ç›kan tabutlarda bir “haber de¤eri” görmedi¤i gibi... TERÖR ve SANSÜR; hep yanyana olmufltur bu ülkede. Yüzlerce tutsak ölüm orucundayd›. Ama bir tek gazete bile söz etmiyordu ölüm orucundan ve bütün gazetelerde ‹çiflleri Bakan› Sadettin Tantan’›n, Sa¤l›k Bakan› Osman Durmufl’un ve F tipleri bakan› Sami Türk’ün “ölüm orucu yok” aç›klamalar› vard›. Manfletleri “sahte oruç” kelimeleri süslüyordu. 19 Aral›k sonras›yd›. Sansürün çok ötesinde bir fleydi bu. Tecriti devam ettiren özel bir sansür biçimiydi. “TECR‹T” edilmesi hedeflenenleri, sadece hücrelere koymakla yetinmeyecekti oligarfli; hayat›n her alan›ndan koparacakt› onlar›. Sanki onlar bu ülkede yokmufl, sanki onlar bu ülkede mücadele etmiyormufl, sanki bu ülkede ne zulüm, ne direnifl yokmufl gibi davranacakt›. Ve herkesin de buna uygun davranmas›n› istiyordu. Peki tecrit edilmek, tecritle yaln›zlaflt›r›lmak ve giderek yok edilmek istenen sadece direnen devrimci tutsaklar m›yd›? Cevab› yukar›da anlatt›klar›m›zd›r! Hakk›n› arayan memur, ekme¤i için direnen iflçi, gelece¤ine sahip ç›kan gençlik, hepsi, herkes tecrit-
ten nasibini al›yor. Halk› onlardan haberdar etmemek tecritin ilk ad›m›d›r. TECR‹T ve SANSÜR, birbirini tamaml›yor. fiimdi herkes anl›yor mu F tipleri konusunda uygulanan sansürü? Tecritin ne demek oldu¤unu flimdi takdir edebiliyor mu? Tecrit karfl›s›nda, F tiplerinin, direniflin sansür edilmesi karfl›s›nda sessiz kalanlar, hatta bunun da ötesine geçip kendi yay›nlar›nda, aç›klamalar›nda “otosansür” uygulay›p bu sansüre kat›lanlar, gerçekte kendilerinin tecritinin de koflullar›n› haz›rlad›klar›n› flimdi farkedebilecekler mi? Büyük sermayelere hükmeden burjuva medya, iktidar ya¤c›l›¤›n› hep sürdürecek, iktidar›n istedi¤ini duyuracak, istemedi¤ini duyurmayacakt›r. Önce devrimciler, ard›ndan ad›m ad›m muhalif her kesim, sendikalar, dernekler, odalar, hak ve özgürlük isteyen her örgütlülük, yok say›lacak. TECR‹T, iki aflamal›d›r; yok saymak ve yok etmek. Birfleyin yok say›lmas›n› sa¤larsan›z, onu yoketmeniz art›k kolayd›r. Devrimci tutsaklar ve bütün olarak devrimciler, 4. y›la giren bir direniflle barikat ördüler tecritin ve sansürün karfl›s›na. Umar›z, bugün yaflananlar, tecrit edilmeye çal›fl›lan tüm kesimlere birlikte, dayan›flma içinde olmalar› gerekti¤ini ö¤retir.
Yunus Güzel, ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü’nün nezaret hücrelerinde katledildi! Katledilmesiyle ilgili davada, geçen hafta “keflif” yap›ld›. ‹stanbul Emniyeti, cinayetini gizlemek için hücrelerdeki ranzalar› de¤ifltirmiflti! Önümüzdeki duruflma, 31 Ekim saat 09.30’da Fatih Adliyesi’nde yap›lacak. ‹flkenceye karfl› olan herkesi, iflkencecilerin yakas›na yap›flmak için duruflmaya kat›lmaya ça¤›r›yoruz.
Ç I Gençlik Gelecektir... 10. Say› K kültür sanat yaflam›nda TAVIR.... 20. Say› T Anadolu Tutuklu Aileleri Bülteni... 3. Say› I
Dalg
al an› r d a ¤ l a r
›n d o r u¤u n
Bu ülkenin da¤lar› da, flehirleri de bizim. Tüm da¤lar›, tüm flehirleri... 80 küsur vilayet, bilcümle ovalar ve yaylalar ve Toroslar, Kaçkarlar, Munzurlar, Gölgeliler, Cudiler... bizim. Umudun ad›n› yazmad›¤›m›z tek bir sokak, tek bir koyak kalmayacak bu ülkede. Bir tek da¤ kalmayacak doruklar›nda umudun bayra¤›n›n dalgalanmad›¤›. Anadolu’nun da¤lar› bilir isyan›, tan›r umudu. Yüzy›llard›r koynunda saklad› nice isyankar›. “Bafl›na bir hal gelenler” kuflan›p silah›n›, ç›kmad› m› o da¤lara... Çok haller gelmifltir bu halk›n bafl›na. Onuru afla¤›lanm›fl, sofras› ekmeksiz b›rak›lm›fl, evlatlar› katledilmifltir. Bir aya¤› meydanlara, bir aya¤› da¤lara ç›kacakt›r çaresiz. Hesap soracakt›r açl›¤›na sebep olandan, hesap soracakt›r katline sebep olandan.
da um u d u n b ayra ¤ ›
Korkar egemenler da¤lardan da, alanlardan da. Korkar da¤lar›n ve alanlar›n öfkeyle kuflanmas›ndan. Gece gündüz, da¤ tafl demeden, cadde sokak demeden bunun için dolan›r iflkenceci katiller. Da¤lar› bombalar, alanlar› iflgal eder, evlere bask›nlar dü zenlerler. Umudun ad›n› kaz›mak isterler bu ülkeden. Kaz›yamazlar. Onlar yok ettik, bitirdik derken, bir yerden nazl› nazl› dalgalan›r o bayrak; Akdeniz’den, Karadeniz’den, Ege’den, Kürdistan’dan, ‹ç Anadolu’dan... Nicesini gördü bu da¤lar; Baba ‹shaklar’dan, Bedreddinler’den, Pir Sultanlar’dan, Seyit R›zalar’dan, Ali Hüseyinler’den, Mahsunlar’dan, Kemal Askeriler’den, Tar›klar’dan, Erhanlar’a... Ve daha niceleri dolaflacak umudun bayra¤›n› da¤lar›n rüzgarlar›yla savura savura...
Ekmek ve
Adalet
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com
Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Can Erkan Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks:0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST
Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
‹ngiltere: £ 2.5
Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com
Bürolar›m›z Yap›verlag Venloerstr. 507-A 50825 Köln Tel: 0049 221 280 87 74 0049 221 280 87 75 Faks:0049 221 280 90 84 E-mail adresi: ekmekveadalet@arcor.de Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Tel-faks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Tel-faks: 0 312 419 27 38 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Telfaks: 0 326 223 87 18 Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatarla Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 1 HOPA Tel-Faks:0 466 351 42 08
‹zmir- Milli-i Kütüphane Cad. No: 17/104 Tepeköylü ‹fl Merkezi Konak/‹zmir Tel-Faks: 0 232 482 29 54 Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 331 66 51 Malatya- Dabakhane Mah. Bak›rc›lar Çarfl›s› Sar›beyo¤lu ‹flhan› Kat:1 No:43 Tel: 0422 323 24 77 Mersin- Zeytinlibahçe Caddesi Petek Apartman› No:26 Kat:1/3 Mersin Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Pustular iflhan› Kat:1 No:33 Tel-faks: 0462 322 20 88 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9
Ekmek ve Adalet Say› 83 ‹çindekiler 3... 5... 7...
8... 12... 13... 15... 16... 17... 18...
19... 21... 23... 24...
26... 28... 30... 32... 34...
37... 38...
41... 42... 43... 45... 46... 47... 48... 49... 50...
4. Y›l; Direnenlerin destan› DHKP-C Tutsaklar Örgüt lenmesi’nden aç›klama: Türkiye devrimci hareketi, halka, devrime ve sosyalizme “Tecrit Nedir” paneli yap›ld› 4. Y›l haberleri AKP hiç bir sorunu çözemez! MGK savafl›r da, AKP savaflmaz m›? ‹flgal ortakl›¤›na karfl› eylemler sürüyor Tar›m tekellefliyor... Açl›k büyüyor! ‹TÜ’de yanan meflale Taksim’de Gençlik Dernekleri Federasyonu giriflimi Ankaraya yürüyor Telefon ihbar› dedi ki... Susurlukçulara “Onur” iadesi fiantaj arac› hukuk “OHAL Kalkt›” masal› ‹flgal ortakl›¤›na karfl› eylemlere... ‹syan›m›z sürecektir 2004 bütçe hedefleri aç›kland›... Sendika A¤as›na iflçi daya¤› ‹flçi k›y›m› sürüyor BM’nin iflgal ortakl›¤› da Amerika’y› kurtaramaz Halk kazanacak Küba’ya kuflatma Zafere kadar devrim Azerbeycan’da kan Uyuflturucuya, fuhufla, yozlaflt›rmaya karfl› kampanya ‹nsan haklar›n› savunmak Çocuk katilleri Bir “yerel platform” ve birlik kültürü ‘Asmal› Konak’taki yaflamlar Tecritten fliirler, öyküler, mektuplar Selhan Top resim sayfas› Kahramanlar ölmez Özkök, oligarfli ad›na konufluyor: Köyün Delisi
4. Y›l; Direnenlerin Destan› Direnifl D›fl›ndakilerin Sorumlulu¤u Türkiye solunun 4. y›l›na giren direnifl karfl›s›ndaki subjektivizmi ve sorumsuzlu¤u art›k tart›flma götürmez boyutlardad›r. S›radan olaylar›n y›ldönümlerini vesile say›p sayfalarca de¤erlendirmeler yapan, ço¤u emperyalist kurumlarca ilan edilmifl günleri, haftalar› “atlamayan” bir gelene¤e sahip olan solun, böyle bir direniflin 4. y›la girmesini, teoride de, pratikte de suskunlukla geçifltirmesinin elbette bir aç›klamas› vard›r. Bunun aç›klamas›n›n “baflka gündemlerin yo¤unlu¤u” olmad›¤›n›, bunu iddia edenler dahil, herkes çok iyi biliyor. Yaln›zlaflt›r, vur ve yok et. Tecrit politikas› dünya çap›nda da, ülkemizde de böyle uygulan›yor. Tecritin hedefinde, halklar, ülkeler, s›n›flar, örgütler, emperyalizme tam boyun e¤meyen her kesim var. Kimileri bu emperyalist politikay› görüyor, biliyor, fakat s›ran›n kendilerine gelmeyece¤i yan›lg›s› içinde susuyor, bir kenara sinip “f›rt›nan›n” dinmesini bekliyor. Kimileri ise, baflkalar›n›n yok olmas› sonucunda kendisinin güçlenece¤i hesaplar›yla tecrit ve yok etme politikalar›na sessizce onay veriyor. Bu büyük tarihi direnifli izleyenler bu kategorilerin içindedirler. Bu direnifli anlamayanlar, desteklemeyenler, hayat›n di¤er alanlar›nda da grupçuluk, sekterlik, entrikayla kimi nas›l yaln›z b›rak›r, nas›l güçsüzlefltiririz hesaplar› yaparlar. Yani mesele direniflle de s›n›rl› de¤ildir. Bu tutumun temeli s›n›fsald›r. Beyinleri, g›das›n› burjuvaziden al›r. Emperyalizmin halklara sald›r›lar› karfl›s›nda “tarafs›z”d›rlar. Ne Sam, ne Saddam, ne savafl, ne terör deyip sald›r›lar› seyrederler. Direnifl karfl›s›ndaki tutumlar› da benzerdir; ne devlet, ne örgüt deyip iflin içinden ç›karlar. S›n›fsal bak›fl aç›s› yoktur. Grupçuluk gözlerini kör etmifltir. Birço¤unun bugün Irak iflgaline karfl› görünmeleri kimseyi yan›ltmamal›d›r. G›das›n› Avrupa’dan ald›¤› için AB politikalar›yla uyumlu oldu¤u sürece iflgal karfl›tl›¤› yapar. Ama AB politikalar› tersine dönerse, onlar da kendilerini bu duruma uyarlarlar. AB’nin F tiplerine deste¤inin aç›k hale gelmesiyle birlikte direnifl konusunda çark ediflleri bunun somut tezahürüdür. Halklar›n ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm umudunu, sömürü ve zulme karfl› direniflini yok etme hesaplar› yapan emperyalizm yan›l›yor. Tecrit ve tasfiyecili¤in kendilerini güçlendirece¤ini sanan reformist, düzen içi sol güçler yan›l›yor.19 Aral›k ertesinde oldu¤u gibi, devrimci harekete karfl› gerçeklefltirilen her büyük katliam sonras› bitti¤imizi ilan edip, direnifli de bu ruh hali içinde izleyerek yok edilebilece¤imizi sananlar yan›l›yor. Yok edilmemizi isteyen, bekleyen hiç kimseye bu hazz› tatt›rmayaca¤›z. 33 y›l boyunca tart›rmad›k, yine tatt›rmayaca¤›z. Yine hüsrana u¤rayacaklar, tabanlar›na karfl› yalanc› durumuna düflecekler. 84’te de böyleydi. “Siyasi olarak intihar etti¤imizi” söylüyorlard›. Direniflin d›fl›nda kalmalar› kendi intiharlar› oldu. Hiç de¤iflmediler. Her zaman bir “teori” bulunur, bugün de bulabilirler, teorinin yetmedi¤i yerde, dedikodularla, spekülasyonlarla, karalamalarla, burjuvaziden al›nm›fl kavramlarla direnifli mahkum edip kendilerinin d›fl›nda kalmakla, desteklememekle “ne kadar do¤ru” bir ifl yapt›klar›n› kan›tlayabilirler; ama yar›n bugün söylediklerini savunamayacaklar, bu büyük direnifl karfl›s›ndaki büyük sorumsuzluklar›n›, büyük kaç›fllar›n› aç›klayamayacaklar. Onlara “gündeminiz nedir?” diye sormaya devam edece¤iz. “Biz cenazelerimizi kald›r›rken neredeydiniz?” diye sormaya devam edece¤iz. On-
larsa ya bu sürecin devrimci bir elefltirisini yapacak, ya da spekülasyona, dedikoduya devam edip, oligarflinin psikolojik savafl›na çanak tutacaklard›r. Direnenler, 4. y›la 10. Ölüm Orucu ekiplerinin dalgaland›rd›¤› direnifl bayra¤›yla girdiler. Da¤lardan gerillalar›n direnifl ve savafl haberleri geliyor. Aln›na k›z›l bant kuflanm›fllar›n veya da¤larda flehirlerde silah kuflanm›fllar›n varl›¤›, teslimiyete karfl› bir cevapt›r. Piflmanl›k yasalar›na bir cevapt›r. “Düflüncelerimizi inkar etmemizi, devrimden vazgeçmemizi” dayatan tecrit politikalar›na bir cevapt›r. Amerikan imparatorlu¤unun yak›p y›karak, hukuku, adaleti ayaklar alt›na alarak iflgallerle, terör listeleriyle teslimiyeti dayatt›¤› bir dünyada ve iflbirlikçili¤in iflgal ortakl›¤›na vard›¤›, demokrasicilik oyunu içinde zulmün sürdü¤ü bir ülkede, gün teslim olma dayatmalar›na, piflmanl›k dayatmalar›na, tecrit kuflatmalar›na karfl›, direnifli ve savafl› büyütme günüdür. Devrimcilerin tek kayg›s› bu direnifl ve savafl› büyütmek olmal›d›r. Bunun d›fl›ndaki hesap ve kayg›larla hareket edenler, devrimcilik iddias›nda bulunamazlar. F tiplerine karfl› direnifl, bugün ülkemizde devrim ve demokrasi ad›na, faflizmle sürdürülen en önemli mevzi çat›flmas›d›r. Devrimi hedefledi¤ini söyleyip de bu çat›flman›n d›fl›nda kalanlar, demokrasi mücadelesini verdi¤ini söyleyip de bu direnifli seyredenler, soruyoruz, neyle meflguller? San›rs›n›z ki, büyük ifllerle u¤raflmakta; ayaklanmalar, barikatlar örgütlemektedirler. “Bölge çap›nda” büyük taktikler yapmaktad›rlar. Tecrit gibi küçük sorunlar onlar› ilgilendirmez! Devrim diyenler, legal parti çevrelerine, demokrasicilik oyununa yedeklenmifl, legal parti çevreleri ise Avrupa’ya yedeklenmifl. Devrim mücadelesinin de, demokrasi mücadelesinin de temel noktalar› kayTüm devrimci hareketlerin m›fl onlarda. Ayn› netutsaklar›, d›flar›daki tüm dev- denle, tecrit onlar› ilgirimci, ilerici, demokrat örgüt- lendirmedi¤i gibi, örler, direniflin seyircisi olmak- gütler “terörist” ilan tan ç›kmal›d›rlar. Bu ç›k›fl, ay- edilmifl, öyle bir fley de onlar› ilgilendirmez. n› zamanda ideolojik olarak Aksine, ABD’nin, savrulduklar›, Avrupac›, düzen AB’nin terör listeleriyle içi zeminlerden devrimci de- uygulad›klar› yaln›zlaflmokrasi mücadelesi zeminine t›rma politikas›na onlar da baflka biçimlerde dönmek olacakt›r. Türkiye so- kat›l›rlar. Emperyalizlu bu dönüflü yapmak zorun- min, oligarflinin “terödad›r. Çünkü bugün üzerinde rist” dedi¤iyle yanyana durduklar› zemin, batakl›kt›r. gelmekten kaç›n›rlar.
Terörist mi ilan edildi, uzak durmak gerek. Tecrit riskli alan m›, uzak durmak gerek. Yapt›klar› budur, yapt›klar› baflka bir fley yoktur. Devrimci teori onlarda netli¤ini kaybetmifltir. “Ne Saddam, ne ABD” yaklafl›m›yla Amerikan imparatorlu¤una ne kadar karfl› ç›k›labilirse, “ne devlet, ne örgüt” kafas›yla da faflizme o kadar karfl› ç›k›labilir. Kafalar› hep kar›fl›kt›r. Bunun için ‹HD’lilerin psikolojik savafla çanak tutmas›na cevap vermezler. Sonuçta kendilerine devrimci parti, sosyalist örgüt deseler de, ‹HD’yle ayn› kafadad›rlar. Nerede bir hain, dönek var, onlar› sahiplenirler. Direnenler, kahramanlar onlar›n teorilerinde, propagandalar›nda yer almaz. Onlara burjuvazinin gözüyle bakarlar, onlar› sadece “kay›p” olarak görürler, beyinleri daha dejenere olanlar ise, “harcanm›fllar, kullan›lanlar, müritler” diye görür. Türkiye solunun direnifl karfl›s›ndaki sorumsuzlu¤unun derin ideolojik nedenleri ve düzen içili¤i tercihe yönelen politik nedenleri vard›r. Bu nedenler, hapishanelerdeki di¤er siyasi tutsaklar›n da, oligarfli Tek Tip Elbise gibi, “zorla çal›flt›rma” gibi yeni sald›r›lara haz›rlan›rken bile, “ya zafer, ya ölüm!” fliar›yla sürdürülen direnifli seyretmelerinin nedenidir. KADEK’li tutsaklar da içinde olmak üzere, tüm devrimci siyasi hareketlerin tutsaklar›, d›flar›daki tüm devrimci, ilerici, demokrat örgütler, direniflin seyircisi olmaktan ç›kmal›d›rlar. Bu ç›k›fl, ayn› zamanda bir ideolojik hesaplaflma ifllevi tafl›yacakt›r. ‹deolojik olarak savrulduklar›, Avrupac›, düzen içi zeminlerden devrimci demokrasi mücadelesi zeminine dönmek olacakt›r. Türkiye solu bu dönüflü yapmak zorundad›r. Çünkü bugün üzerinde durduklar› zemin, batakl›kt›r. Avrupac›l›k, icazetçilik, statükoculuk, grupçuluk, küçük hesaplar onlar› her gün bu batakl›¤›n daha derinlerine çekecektir. Türkiye devriminin, ülkemizdeki demokrasi mücadelesinin ç›kar›, bu batakl›¤›n kurutulmas›n› gerektiriyor. Elefltirilerimiz, uyar›lar›m›z bunu amaçl›yor. Direnifle ça¤r›m›z bunu amaçl›yor. Büyük direnifl, emperyalizmin ideolojik, fiziki sald›r›lar› karfl›s›ndaki en güçlü mevzidir. Bu mevzide yer almak, hem tüm devrimci örgütleri, demokratik kurumlar›, hem Türkiye halklar›n›n ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm mücadelesini güçlendirir. Ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizmden yana olanlar, direnifl karfl›s›ndaki sorumsuzluklar›na son verecekler, düzen içi hesaplarda ›srar edenler, sorumsuzlu¤u sürdüreceklerdir.
HÜCRELERDEN DHKP-C Tutsaklar Örgütlenmesi’nden Aç›klama:
Direniflimizin 4. y›l›na 10. Ölüm Orucu Ekiplerimizle Giriyoruz! emperyalizmin ve oligarflinin hücrelerine karfl› direniflte
4. y›l
Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibi, “ya zafer, ya ölüm!” yaz›l› bayra¤›m›zd›r. Direniflimizin 4.y›l›nda, oligarflinin hücrelerinde düflüncelerimizle yaflaman›n, düflüncelerimiz için direnmenin onuru ve gururuyla tüm halk›m›z› selam-
l›yoruz. ‹çeride, d›flar›da 107 flehit verdik üç y›lda. Bunlar›n 86’s›, Cephe’nin kadrolar›ndan, savaflç›lar›ndan, taraftarlar›ndan veya Cephe’ye gönül vermifl insanlar›m›zd›. 20 Ekim 2000’de direnifle bizim d›fl›m›zda iki siyasi hareketle birlikte bafllad›k. 19 Aral›k katliam› sonras›, ölüm orucuna kat›lan siyasi hareketlerin say›s› artt›. 2002 1 May›s’›ndan bu yana ise direnifli esas olarak biz sürdürüyoruz (TKEP/L’li bir tutsak da halen ölüm orucunu sürdürüyor.) Yoldafllar›m›z bombalar ve kurflunlar alt›nda, tek bafllar›na at›ld›klar› hücrelerde tecrit alt›nda, hastanelerde bafllar›nda “zorla müdahale” için bekleyen akbabalar›n aras›nda büyük kahramanl›klar yaratarak direnifl bayra¤›m›z› bugüne kadar dalgaland›rd›lar. Her bir flehidimizin öyküsü, kendi bafl›na bir destand›r. Nice kahramanl›klar yaratt›lar her biri. Direniflimizi k›rmak için baflvurduklar› tüm yollar, direniflçilerimizin iradesi karfl›s›nda etkisiz kald›. Fakat, bütün bu büyük kahramanl›klar›n ötesinde, bizim için en büyük onur ve gurur, halk›m›za karfl› görevlerimizi ve sorumluluklar›m›z› yerine getirmifl olmakt›r. Herkesin tarih içindeki yerini de belirleyecek olan budur. Art›k herkesin aç›kça gördü¤ü gibi, bu direnifl “hapishane koflullar›”yla s›n›rl› bir direnifl de¤ildir. Daha bafl›nda böyle de¤ildi. Emperyalizmin ve oligarflinin halk›n mücadelesini ezmek ve tasfiye etmek için bafllatt›¤› bir sald›r›yd› F tipi sald›r›s›. Devrim ve sosyalizm düflüncesini, umudunu yok etmek sald›r›s›yd›. Üç y›ld›r tecrit alt›nda düflüncelerimizle yafl›yoruz. Emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›¤›, faflizme karfl› de-
mokrasiyi, kapitalizme karfl› sosyalizmi savunuyoruz hala. Bu düflüncelerimizi yaflatmak için direniflimizi sürdürüyoruz. Tecrit, emperyalizmin ve oligarflik devletin, “düflüncelerinizi de¤ifltireceksiniz, bizim istedi¤imiz gibi düflünecek, bizim istedi¤imiz gibi yaflayacaks›n›z” dayatmas›d›r. Bu dayatmay› fiilen iflas ettirinceye kadar direniflimiz sürecek.
Direnifl Bayra¤›, Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibimizde! Kararl›l›¤›m›z›n ifadesi olarak 20 Ekim 2000’in 3. y›ldönümünde, direniflimiz dördüncü y›l›na girerken, 10. Ölüm Orucu Ekibimiz direniflin bayra¤›n› devral›yor. Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibi’nde (10.Ekip) yer alan direniflçilerimiz flunlard›r:
- Selami Kurnaz, Vedat Düflküner (Tekirda¤ F Tipi) - Muharrem Karademir (Kand›ra F Tipi) - Hüseyin Çukurluöz, Bekir Baturu (Sincan F Tipi) - Selma Kubat (Bak›rköy Kad›n ve Çocuk Tutukevi) - Raziye Karabulut (Kütahya Kapal› Hapishanesi) - Günay Ö¤rener (Uflak Hapishanesi) 8 ölüm orucu direniflçisi yoldafl›m›z, 20 Ekim Pazartesi gecesi direnifle bafllayacaklar. 10. Ölüm Orucu Ekibimize, 19-22 Aral›k katliam›n›n hemen ertesinde, 3 Ocak 2001’de hapishanelerde katledilen yoldafllar›n›n hesab›n› sormak için ‹stanbul fiiflli Emniyet Müdürlü¤ü’ne yönelik feda eylemi yapan yoldafl›m›z Gültekin Koç’un ad›n› verdik. Gültekin Koç, devrimci hareketin ilk feda savaflç›s›d›r. Onun nezdinde, 10. Ölüm Orucu Ekibimizle, bedeli ne kadar büyük olursa olsun, düflüncelerimizi de¤ifltirmeyi dayatan tecrite karfl› direnerek, devrim umudunu ve sosyalizm düflüncesini yaflataca¤›m›z› bir kez daha ilan etmifl oluyoruz. Gültekin Koç fedan›n ad›d›r; devrim ve sosyalizm u¤runa, halk›m›z›n kurtuluflu u¤runa kendimizi feda etmekte bir an bile tereddütümüz olmayacakt›r.
Say› 83 5 26 Ekim 2003
Tüm DHKP-C’li Tutsaklar, 10 Günlük Açl›k Grevindeyiz! Türkiye’nin de¤iflik yerlerinde bulunan hapishanelerdeki tüm tutsak kitlemiz de 20 Ekim’den itibaren, direniflin 4. Y›l›na girmesi ve 10. Ölüm Orucu Ekiplerine destek amac›yla 10 günlük Destek Açl›k Grevine bafllad›k.
Gültekin Koç Ölüm Orucu Ekibi, Üç Y›ll›k Ça¤r›lar›n Tekrar›d›r! F tipleri tüm halka karfl› bir tehditse, tecrit tüm muhalefeti teslim almay› amaçl›yorsa, buna karfl› direnmek, halktan yana oldu¤unu söyleyen, devrimci, demokrat, ilerici, muhalif oldu¤unu, emperyalizme, faflizme karfl› oldu¤unu söyleyen herkesin görevidir. Ne hapishanelerde direniflin d›fl›nda kalan Kürt milliyetçilerinin, ne devrimci gruplar›n, ne d›flar›da direnifli “gündemine” almayan parti ve demokratik kitle örgütlerinin hakl› ve geçerli hiç bir gerekçesi olamaz.
Say› 83 6 26 Ekim 2003
Bugüne kadar ileri sürdükleri her gerekçenin tutars›zl›¤› bizzat yaflan›larak görülmüfltür. Hiçbir fley direnifli desteklemenin önünde engel de¤ildir. Baflka hiç bir gündem, direnifli gündeme almaman›n gerekçesi olamaz. Bunlar› art›k tart›flmaya dahi de¤meyecek gerilikler olarak görüyoruz. Herkesin kendi düflünceleri, stratejileri do¤rultusunda yapmas› gerekenler vard›r. Üç y›ll›k direnifl süresince yap›lm›fl tüm ça¤r›lar›m›z henüz “tarih” olmayacak, “arflivlerde” kalmayacak kadar yenidir ve geçerlidir. Hayat›n her alan›ndaki iflçi, memur, köylü, esnaf, serbest meslek sahiplerinin örgütlülükleri ve siyasi hareketler bu direnifl karfl›s›nda sorumludur. K›z›l bantlar›n› al›nlar›na takma s›ras›n›n 10. Ölüm Orucu Ekiplerimize geldi¤i böyle bir günde, tüm kesimleri sorumluluklar›n› hat›rlamaya ve üstlenmeye ça¤›r›yoruz. fiunu da bir kez daha ilan ederiz ki; kuflat›lm›fll›¤›m›z, yaln›zl›¤›m›z devam etse de, devrim ve sosyalizm bayra¤›, DHKP-C’li tutsaklar›n elinde dalgalanmaya devam edecektir. Halk›m›z›n bundan hiç flüphesi olmas›n. Yeryüzünde, düflüncelerimizi, inançlar›m›z›, irademizi altedebilecek hiç bir güç yoktur.
TECR‹T TÜM HALKADIR! B‹RLEfiEL‹M, TECR‹T HÜCRELER‹N‹ YIKALIM! DHKP-C Tutsaklar Örgütlenmesi 20 Ekim 2003
Bask'l› Tutsaklardan Mesaj:
Direnifliniz örnektir Bask Ülkesindeki, ‹spanya ve Fransa'daki Baskl› yurtsever tutsaklar›n merkezi örgütlenmesi olan EPPK (Bask'l› Siyasi Tutsaklar Kolektifi), DHKP-C Tutsaklar Örgütlenmesi’ne yönelik yay›nlad›¤› mesaj›nda direnifle deste¤ini ifade etti. EPPK’n›n mesaj› flöyle: “DHKP-C TUTSAKLAR ÖRGÜTLENMES‹NE: TÜRK‹YE'L‹ TUTSAKLARLA DAYANIfiMA ... Bizler, Bask'l› siyasi kad›n ve erkek tutsaklar olarak, demokratik bir çözümün yok say›ld›¤› bir çat›flman›n sonuçlar›y›z. Sonuç olarak, Bask Ülkesinin ulusal ve sosyal kurtuluflu için mücadele etti¤imizden dolay› gözalt›na al›nd›k, iflkence gördük ve tutukland›k. Bu mücadelenin yolunda çok say›da Bask'l› öldü veya sürgüne zorland›. Bu çat›flman›n çözümünün vazgeçilmez aktörleri olarak, halk›m›z›n kurtulufl sürecine kat›lmak için, art›k kavgam›z› Bask'l› Siyasi Tutsaklar Kolektifi içinde hapishaneden sürdürmekteyiz. Bu gerçeklikten yola ç›karak, tüm Türkiye'li siyasi tutsaklara dayan›flmam›z› ve kardeflli¤imizi sunar›z. Türkiye'deki zindanlarda yaflad›¤›n›z tecrit ve iflkencelere ve bu yüzden fazla tutsak savaflç›n›n ve yak›nlar›n›n öldü¤ü örnek direniflinize iliflkin devaml› olarak haber almaktay›z. Türkiye'deki zindanlarda oldu¤u gibi, biz de ‹spanyol ve Frans›z zindanlar›ndan hayk›r›yoruz: YAfiASIN S‹YAS‹ TUSAKLARIN MÜCADELES‹! TÜM S‹YAS‹ TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK!”
Dünyadaki Tüm Sol ve Devrimci Güçlere Ça¤r› DHKC Enternasyonal, yapt›¤› aç›klamayla dünyadaki tüm sol ve devrimci güçlere, destek ça¤r›s› yapt›. Direniflin emperyalizmin tecrit hücrelerine karfl› sürdü¤ü belirtilen aç›klamada, direnifl süreci, siyasi anlam› anlat›larak flöyle denildi: “F Tiplerine karfl› ölümüne sürdürülen direnifl ayn› zamanda emperyalizmin tüm dünya halklar›na karfl› sürdürdü¤ü savafl, iflgal, yasaklama, ambargo politikalar›na karfl› sürdürülen bir direnifltir. Hak ve özgürlüklerden, ulusal, s›n›fsal mücadeleden yana olan her örgüt, çevre ve kifli de ölüm orucu direnifli çerçevesinde, tecrite karfl› mücadeleyi desteklemekle kendisini yükümlü görmelidir. Nas›l ki; emperyalizm tüm cephelerde dünya halklar›na karfl› ortak hareket ediyorsa, emperyalist politikalara karfl› olan tüm güçler de birleflmeli, ortak bir direnifl yürütmelidir.”
“Türkiye devrimci hareketi, halka, devrime ve sosyalizme ba¤l›l›¤›n› ve yokedilemeyece¤ini, 107 flehidiyle kan›tlad›” “Türkiye halklar›! Üç y›l önce 20 Ekim 2000’de hangi inanç ve kararl›l›kla seslendiysek size, bugün de ayn› inanç ve kararl›l›ktay›z.” F tiplerine karfl› Ölüm Orucu direniflinin 4. y›l›na girmesi nedeniyle Cephe taraf›ndan 21 Ekim’de yap›lan 313 No’lu aç›klama bu sözlerle bafll›yordu. D‹REN‹fi SÜRÜYOR bafll›¤›n› tafl›yan aç›klamada, üç y›ll›k direniflin ve direnifl flehitlerinin tarih içindeki yeri flu sözlerle anlat›ld›: “Yakt›lar, y›kt›lar, katlettiler, düflüncelerimizi de¤ifltiremediler. 3. y›l›n sonunda somut gerçek budur. Direniflimizin 4. y›l›na girmesi, oligarflinin de¤il, bizim irademizin zaferidir. Direniflin 4. y›l›na girmesi, oligarflinin “düflüncelerimizi de¤ifltirme” politikas›n›n iflas etti¤inin ilan›d›r. (...) Türkiye halklar›! ‹çeride ve d›flar›da, emperyalizmin tecrit politikas›na karfl› ölüme yatarak hücre hücre eriyerek, gerekti¤inde bedenlerini tutuflturarak, gerekti¤inde bedenlerini zulme karfl› bomba yaparak bu direnifl destan›n› yaratanlar, hepimizin onuru, vatanseverli¤in en yüksek temsilcileridirler. Onlar›n düflünceleri ve yapt›klar›, kad›n erkek, genç yafll› tüm halk›m›z için yol göstericidir. Bu büyük destan› yaratan 107 flehidimizin her milliyetten, her mezhepten Türkiye halk›na devretti¤i bayrak, kurtuluflumuzun bayra¤›d›r. Bu büyük direniflin tüm yükünü omuzlayan Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi olarak, direniflin 4. y›l›na girmesi vesilesiyle bir kez daha belirtiriz ki, yoldafllar›m›z›n devretti¤i bayrak asla yere düflürülmeyecek, kurtulufl savafl›m›z daha nice destanlar yaratarak zafere ulaflacakt›r. Kurtulufl Cephesi, hapishanelerde ve hayat›n di¤er alanlar›nda, bu direniflin zaferi için güçlerini seferber etti. Böyle de olmak zorundayd›. Çünkü bu direnifl, emperyalizm-oligarfli blokuyla halklar aras›ndaki savaflta, belirleyici bir öneme sahipti. Meselenin oligarfli taraf›ndan sadece bir “hapishane” meselesi olarak gösterilmesi veya solun bir k›sm›n›n da böyle görmesi, gerçe¤i de¤ifltirmezdi; tecrit, emperyalizmin tüm dünya halklar›na karfl› uygulad›¤› bir politikayd›.”
“Direnifl, emperyalizmin yaln›zlaflt›rma ve yok etme politikas›na karfl› koyufltur!” Aç›klaman›n bir bölümü ise, tecrit politikas›n›n dünya ve ülkemizde ald›¤› biçimlerin de¤er-
lendirilmesine ayr›lm›flt›: “Tecritle amaçlanan nettir; Yaln›zlaflt›r›p düflünceleri de¤ifltirmek, yaln›zlaflt›r›p yok etmektir. Bu, emperyalizmin politikas›d›r. Tecritin hapishanelerdeki biçimi, F tipi hapishanelerde somutlanm›flt›r. Fakat tecritin uyguland›¤› tek yer hapishaneler, tecritle kuflat›lan ise sadece tutsaklar de¤ildir. Tecrit, d›flar›da da, her alanda çok farkl› biçim ve araçlarla sürdürülmektedir. Ülkeler, halklar, s›n›flar, örgütler... flu veya bu biçimde tecrit edilip diz çöktürülmeye çal›fl›l›yor. Emperyalizm önünde diz çökmeyi kabul etmeyen ülkeler yak›l›p y›k›l›yor, iflgal ediliyor. Boyun e¤meyen halklar, bombalar alt›nda katlediliyor. Boyun e¤meyen siyasi örgütler, “terör örgütü listeleri”ne al›n›p yasaklan›yor, imha ve tasfiye edilmeye çal›fl›l›yor. Boyun e¤meyen sendikalar, dernekler, kitle örgütleri, yasaklar ve cezalarla etkisizlefltiriliyor. K›sacas›, emperyalizmin düzenini kabul etmeyen, oligarflilere karfl› halk›n iktidar›n› hedefleyen tüm muhalefeti yok etmeye çal›fl›yor emperyalizm. F tipleri bu sald›r›n›n bir parças›yd›. 4. y›l›na giren direnifl, bu yaln›zlaflt›rmaya, tasfiye ve imhaya karfl› direnifltir. Bu direnifli anlamayanlar, emperyalizmin ve oligarflinin ne yapmaya çal›flt›¤›n› anlayamayan ve dolay›s›yla buna karfl› da bir politika gelifltiremeyenlerdir.
Say› 83 7 26 Ekim 2003
“Daha birçok kez sald›r›lara maruz kalaca¤›z, birçok destanlar yarataca¤›z” Türkiye devrimci hareketinin, halka, devrime ve sosyalizme ba¤l›l›¤›n› ve yok edilemeyece¤ini, 107 flehidiyle kan›tlad›¤›n›n belirtildi¤i aç›klamada, Türkiye solunun direnifl karfl›s›ndaki tutumunu, yerini sorgulamas›n›n kaç›n›lmaz oldu¤u flu sözlerle vurguland›: “Türkiye solu, tüm demokratik kitle örgütleri, emperyalizme, faflizme karfl›y›z diyen tüm kesimler, direniflin tam üç y›l› bitirip dördüncü y›la girmesinin anlam› üzerine yeniden düflünmek zorundad›rlar. Bunun anlam›n› kavrayamamak, bu saflaflmada yanl›fl yerde olmaya devam etmektir.” Ayr›ca aç›klamada hapishanelerdeki di¤er siyasi tutsaklara direniflin “seyircisi” olma konumlar›n› de¤ifltirmeleri ça¤r›s› yap›ld›.
Türkiye devrimci hareketi, halka, devrime ve sosyalizme ba¤l›l›¤›n› ve yok edilemeyece¤ini, 107 flehidiyle kan›tlad›. Türkiye solu direnifl karfl›s›ndaki tutumunu, yerini sorgulamaktan kaçamaz
4. y›l “Tecrit nedir” paneli yap›ld›
‘Tecrit tasarlanm›fl suç’ Say› 83 8 26 Ekim 2003
TAYAD’l› Ailelerin, 18 Ekim günü düzenledi¤i panelde konuflan hukukçular, ayd›nlar, bilim adamlar› ve tutsak aileleri, tecritin iflkence oldu¤u konusunda hemfikir oldular. fiehit babas› Ahmet Kulaks›z’›n yönetti¤i panele, konuflmac› olarak yazar Ragıp Zarakolu, yazar Haluk Gerger, müzisyen ve tiyatro oyunu yazar› Bilgesu Erenus, flair Ruhan Mavruk, avukat Selçuk Koza¤açlı, yönetmen Hüseyin Karabey ve Özgür-Der Baflkanı Hülya fiekerci kat›ld›.
Tecrit s›n›fsald›r 150 kiflinin dinledi¤i panelde ilk sözü alan Rag›p Zarakolu, tecriti 12 Mart’la birlikte bafllayan bir süreçle ele alarak yapt›¤› konuflmas›nda, direniflin tarihsel öneme sahip oldu¤unu belirtti. Haluk Gerger, sorunun s›n›fsal oldu¤unu, sahibinin emperyalizm oldu¤unu belirtti ve “Buna karfl› di-
renmek meflrudur. Güç olmal›, birleflilmeli” dedi. Gerger’in ard›ndan konuflan Selçuk Koza¤açl› ise tecritin hukuki boyutunu ele ald›. Tecritin bir ceza olmad›¤›n›, düflünceyi de¤ifltirmeyi amaçlad›¤›n› anlatt› ve “300 y›l önce hapishaneler de yoktu, ilk baflta anlafl›lmam›flt› bu ceza. Çünkü o zamana kadar insanlar öldürülüyordu, bugün de tecrit böyle görülüyor kimilerince ve yeterince anlafl›lm›yor” dedi. Sanatç› Bilgesu Erenus ise, tekeller düzeninin insanlar› bencillefltirmesine de¤inerek, tecritin s›n›fsal yan›na vurgu yapt›. Erenus’tan sonra sözalan flair Ruhan Mavruk ise, tutsaklara duydu¤u yak›nl›ktan sözetti¤i konuflmas›nda elinden geldi¤ince direnifle destek olmaya çal›flt›¤›n› belirtti ve tutsaklar için yazd›¤› bir fliiri okudu. Tecriti anlatan filmiyle tan›d›¤›m›z Hüseyin Karabey de, filme konu olan, Avrupa’daki tecrit uygulamalar›n› anlatt› ve “tecrite karfl› örgütlenmeliyiz, bu mücadele sadece belli bir çevreyle s›n›rl› durumda” dedi.
Zulme karfl› direnifl namaz kadar gerekli Panelin son konuflmac›s›, ‹slamc› kesimden Özgür-Der baflkan› Hülya fiekerci, tecritle düflüncenin yok edilmek istendi¤ini, muhaliflere karfl› uyguland›¤›n› anlatt›¤› konuflmas›nda, buna karfl› yapt›klar› faaliyetlere örnekler verdi. Panelin soru cevap bölümünde ise kendisine yöneltilen, “‹slamc›lar›n ataletinin ne zaman bitece¤i” fleklindeki soruya, fiekerci flöyle cevap verdi: “Bu sorun sadece müslümanlarla ilgili de¤il, bütün halk olarak böyle bir sorun var. Ayr›ca bize ‹slami bas›n flikayet ediliyor; ancak bu bas›n› ‹slami olarak görmüyoruz. Zulme karfl› direnifl namaz k›lmak kadar gerekli. ‹slami bas›n denilen gazetelerde baflörtüsüyle ilgili bir aç›klama yapt›¤›m›zda yer veriliyor, ama F tipleriyle ilgili aç›klamalar›m›za yer verilmiyor.” dedi.
Gençlik Zehralar’›n Kararl›l›¤›yla Direniflin Yan›nda  ‹stanbul Gençlik Derne¤i 20 Ekim’de bir anma yapt›. Özgürlük Türküsü’nün marfllarla kat›ld›¤› anmada "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez" pankart› aç›ld› ve "Ölüm Orucu fiehitleri Ölümsüzdür" sloganlar› at›ld›. Dernek Baflkan›'n›n 4 y›ld›r süren ölüm oruçlar›yla ilgili yapt›¤› konuflman›n ard›ndan "Bir Mevsim Aç Olaca¤›z" marfl› söylendi.  S›vas Gençlik Derne¤i 15 Ekim’de AKP ‹l binas› önünde "Tecrite, ‹flgale ve YÖK'e Son" pankart› açarak bir eylem yapt›. Gençli¤e sald›ran polise, "Katil ABD, ‹flbirlikçi AKP, Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz, Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z" sloganlar›yla kar›fl›l›k verilirken, 14 kifli gözalt›na al›nd›.
4. y›l TAYAD’l›lar›n Açl›k Grevi Sürüyor
TAYAD’l›lar Adalet Bakanl›¤›’na yürüdü
Dile kolay... 3 y›l, 1095 gün, 12 mevsim, 107 ölüm Ankara’da Abdi ‹pekçi Park›’nda bir aydan fazla zamand›r açl›k grevi yaparak, tecrite ve iflgal ortakl›¤›na karfl› mücadele eden TAYAD’l› Aileler, di¤er kentlerden TAYAD’l›lar›n da kat›l›m› ile, 20 Ekim günü Adalet Bakanl›¤›’na yürüdü. Yürüyüfl öncesi parkta bir aç›klama yapan TAYAD’l›lar, tüm bask› ve sald›r›lara karfl›n mücadeleyi sürdürdüklerini belirterek, “Tecrit kalkana, ölümler son bulana kadar devam edece¤iz”, dediler. Aç›klamay› okuyan Bülent Özdemir, ölümlerden iktidar›n sorumlu oldu¤unu belirtti¤i konuflmas›nda, “Dile kolay... 3 y›l, 36 ay. 1095 gün, 12 mevsim!.. 107 ölüm, 500 haf›zas›, geçmifli çal›nm›fl insan!..” sözleriyle direniflin büyüklü¤üne dikkat çekerek, “Çözüm tecritin kald›r›lmas›d›r. Adalet Bakanl›¤›'na bir kez daha sesleniyoruz; Çözün, tecriti kald›r›n!" dedi. Ankara Gençlik Derne¤i de, Özdemir’in ard›ndan söz alarak, bundan sonra yapacaklar› destek açl›k greviyle TAYAD’l› Ailelerin yan›nda olacaklar›n› duyurdular.
Adalet Bakanl›¤›’na yürüyüfl Ölüm orucu direniflinin 4. y›l›na girdi¤i gün Ankara’da toplanan, ‹stanbul, Antalya, ‹zmit, Adana, Mersin, Antakya, Samsun ve Tokat'tan gelen TAYAD’l›lar, aç›klaman›n ard›ndan, tecritin kald›r›lmas› talebini içeren dilekçelerini vermek için Adalet Bakanl›¤›’na yürüyüfle geçti. 150 TAYAD’l›n›n kat›ld›¤› yürüyüflte, polisin sürekli sald›rganl›¤› ve engelleme giriflimleri bofla ç›kar›larak Baflbakanl›k önüne geldiler. Burada polis barikat›yla karfl›laflan TAYAD'l›lara, Savafl Karfl›t› Platform, ‹HD Ankara fib. EMEP, SES, Hal-
Gözalt›nda fiziki iflkencelere maruz kalan ö¤renciler serbest b›rak›l›rken, dernek üyeleri yapt›¤› aç›klamada, “eylemlerimize devam edece¤iz” dediler.
 Sakarya Gençlik Derne¤i, 20 Ekim’de il merkezinde yapt›¤› eylemde, "Büyük ve destans› bir direniflle F tiplerinde direnenlerin yan›nda olmak bir onurdur” dediler. SHP ve SDP’nin de destek verdi¤i eylemde, "Çözün, Tecriti Kald›r›n!" ve "Tecrite ve ‹flgal Ortakl›¤›na Son!" dövizleri aç›l›rken, dernek baflkan› Yücel Yalç›n bir aç›klama okudu.  Mersin Gençlik Derne¤i 20 Ekim’de Büyükflehir Belediyesi önünde, "‹flgal Ortakl›¤›na Tecrite ve YÖK'e Hay›r!" pankart› açarak yapt›¤› eylemle
kevleri, ESP ve ÇHD temsilcileri de kat›ld›. Uzun bir bekleyiflin ard›ndan 10 kiflilik bir heyet dilekçelerle Adalet Bakanl›¤›’na girdi.
‹pek, Ertosun’dan farkl› de¤il Ç›k›flta TAYAD ad›na bir aç›klama yapan Ayfle Arapgirli, “Tecrit kald›r›ld›¤›nda tutsaklar›n da ailelerin de sorunu çözülmüfl olacakt›r.” dedi. Adalet Bakan›’n›n kendileriyle görüflmedi¤ini, ceza ve tevkifevleri yeni genel müdürü Kenan ‹pek ile görüfltüklerini belirten Naime Kara ise görüflme hakk›nda bilgi verdi ve flöyle dedi: “Kenan ‹pek’in tutumu, bizlerin yak›ndan tan›d›¤› Ertosun’dan farkl› de¤il. ‹pek, Ertosun’dan ald›¤› görevi çok iyi yapmakta kararl› oldu¤unu bizlere gösterdi.” "‹flgal Ortakl›¤›na ve Tecrite Son" pankart› ve "Çözün tecriti kald›r›n, 20 Ekim 1999- 20 Ekim 2003. ölüm orucu 4. y›l›nda, tecrit öldürüyor ölümleri durdurun, öldüren meclis istemiyoruz" yaz›l› dövizlerin aç›ld›¤› eylem, aç›klamalar›n ard›ndan sona ererken, TAYAD'l›lar›n Abdi ‹pekçi’deki açl›k grevi ise, “AKP sesimizi duyana, görüflene kadar buraday›z” kararl›l›¤›yla sürüyor.
direniflin 4. y›la girmesini selamlad›. Ramazan fiah’›n okudu¤u aç›klaman›n ard›ndan, eylem “‹flgal Ortakl›¤›na Tecrite ve YÖK'e Hay›r", "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z" sloganlar›yla sona erdi.
 Bursa Gençlik Derne¤i taraf›ndan 22 Ekim günü düzenlenen panelde, iflgal ortakl›¤› ve F tiplerindeki tecrit tart›fl›ld›. Dernek ad›na, Evrim Baltac›’n›n konufltu¤u panelde, TAYAD üyesi Fahrettin Keskin ve HHB avukat› Güçlü Sevimli konufltu. Keskin, F tiplerinde yaflananlar›, kendi evlatlar›ndan örnekler vererek anlat›rken, Sevimli, tecrit uygulamas›ndan örnek verdi ve F tipleri politikas›n›n emperyalizmin politikas› oldu¤unu belirtti.
Say› 83 9 26 Ekim 2003
4. y›l Gecekondu halk› direniflin sesini AKP önlerine tafl›d›
Ba¤c›lar
Gazi Halk Meclisi: "‹flgale ve Tecrite Son" Demek ‹çin Her Cumartesi Yürüyece¤iz Say› 83 10 26 Ekim 2003
Gazi Halk Meclisi, 18 Ekim Cumartesi günü iflgal ortakl›¤›n› ve tecriti protesto eden bir eylem gerçeklefltirdi. Mahalle giriflinde toplanan 200 kifli "‹flgal Ortakl›¤›na ve Tecrite Son" pankart› açarak, "Katil ABD, ‹flbirlikçi AKP",
Direniflin 4. y›l›nda, “‹flgal Ortakl›¤› ve Tecrite Son” pankartlar›yla ‹stanbul’daki AKP binalar› önünde eylemler yap›ld›. Okmeydan› Halk›n›n Sesi Gazetesi, 18 Ekim günü Ça¤layan AKP il binas› önünde yapt›¤› gösteride tecrite son verilmesini isterken, gazetenin de bulundu¤u Okmeydan›ndaki Gençlik Gelecektir Dergisi’nin bask›n›n› protesto ettiler. "Tecrite ve ‹flgal Ortakl›¤›na Son-Ba¤c›lar Halk›" imzal› pankartla Ba¤c›lar ilçe binas› önünde eylem yapan halk, “Irak' ta askeri iflgal Türkiye'de F tipi hapishanelerdeki tecrit politikas›, sömürücü egemenlerin halklar›n direnifline karfl› uygulad›¤› politikad›r” dedi. Bahçelievler Temel Haklar da AKP ilçe binas› önünde yapt›¤› eylemle, “Tecrite ve ‹flgal Ortakl›¤›na Son” ça¤r›s›n› yineledi. "Bu Vatan, Bu Halk Bizim, Kahrolsun Emperyalizm" sloganlar›yla yürüdü. Polisin engelleme giriflimlerine ra¤men Cemevi önüne gelen kitle ad›na burada yap›lan aç›klamada iflgal ortakl›¤› ile tecritin neden birbirinden ayr›lamaz oldu¤u dile getirildi. Direniflte 107 insan›n flehit düfltü¤ü belirtilirken, AKP iktidar›na seslenildi; “Gazi Mahallesi'nden AKP iktidar›n› uyar›yoruz. Döktü¤ün kanda bo¤ulacaks›n.” Aç›klama "‹flgale ve Tecrite Son" diye bitirilirken, her cumartesi bu yürüyüflün tekrarlanaca¤› aç›kland›.
Direnifl Anadolu’da Selamland›  Malatya: Temel Haklar, 18 Ekim’de AKP önünde yapt›¤› eylemde “‹flgal ortakl›¤›na ve tecrite son” pankart› açarak, herkesi birlikte mücadeleye ça¤›rd›. “Emperyalizme uflakl›k onursuzluktur” slogan›n›n at›ld›¤› eylemde, Cihan Akdeniz bir konuflma yapt›.
 Hatay: Ölüm Orucu flehitleri için düzenlenen anma gecesinde direnifl destan›n› anlatan konuflmalar yap›ld›, coflku ve kararl›l›k söylenen marfllara yans›d›. Hatayl› flehitlerimizin mektuplar›n›n okundu¤u anmaya kat›lanlar ellerine direnifli simgeleyen k›nalar yakt›lar.
 Samsun:
Tecritin kald›r›lmas›n› isteyen TAYAD’l› Aileler Çiftlik Caddesi’nde yapt›klar› eylemin bitiminde polisin sald›r›s›na u¤rad›. Ailelerin dövülerek gözalt›na al›nmas›, Samsun Temel Haklar taraf›ndan aç›klama ile protesto edildi ve tecrite son verin ça¤r›s› yinelendi.
 Kocaeli:
Temel Haklar giriflimi taraf›n-
dan 20 Ekim’de Fethiye Caddesinde yap›lan eyleme, SES, TümBel-Sen, ‹HD, SDP, EMEP, Halkevi, Genel ‹fl ve ESP de destek verdi. “Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun”, “Katil Devlet Hesap Verecek”, “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylemde, iflgal ortakl›¤›na ve tecrite karfl› mücadeleyi yükseltelim ça¤r›s› yap›ld›.
4. y›l Halk, Kahraman fiehitlerini An›yor  Ba¤c›lar: 19 Ekim günü Ba¤c›lar'da düzenlenen anma ölüm orucu flehitleri için sayg› duruflu ile bafllad›. Ölüm orucu direniflinin halk›n mücadelesindeki yerinin anlat›ld›¤› konuflmalar›n yap›ld›¤› anmada, direniflin k›sa tarihçesi okundu. "Çok iyi biliyoruz ki e¤er tecrit uygulamalar› zaman›nda Avrupa’da geri püskürtülseydi bugün Türkiye’de tecrit olmayacakt›. E¤er bugün biz F tipleri sald›r›s›n› gö¤üsleyemezsek tecrit uygulamalar› çok daha fazla ülkenin gündemine girecektir." denildi. Konuflman›n ard›ndan dia gösterimi yap›ld›. Ercan Ayd›n’›n türkülerinin ard›ndan Karanfiller Kültür Merkezi çal›flanlar›n›n haz›rlad›¤› "Karanl›¤› Y›rtanlar BEDRETT‹N Y‹⁄‹TLER‹” adl› oyunun sergilenmesi ile program sona erdi. Programa 100'ün üzerinde kat›l›m oldu.
 Gazi Mahallesi: 20 Ekim günü Gazi Halk Meclisi üyeleri, Nail Çavufl'un mezar›n› ziyaret ederek, onun flahs›nda ölüm orucu flehitlerini and›. 10. ölüm orucu ekiplerinin bayra¤›
 AKP, F Tiplerine Bakmal› Hatay Demokrasi Platformu, 13 Ekim’de düzenledi¤i aç›klamayla AKP’ye seslenerek, Irak'›n sorunlar›n› çözme iddias›n› bir kenara b›rak›p yüzünü F tipi hapishanelerine çevirmelidir. 107 can kayb›na ra¤men AKP görmezden gelmektedir, dedi. Platform ad›na konuflan Av. fiükran Da¤, AKP’yi Irak’ta zalimin yan›nda yer ald›¤› için elefltirdi.
 Tecrit Kabul Edilemez SES Mersin fiubesi, birçok DKÖ'nün kat›l›m›yla, 18 Ekim günü sendika binas› önünde tecrite karfl› bir aç›klama yapt›. "‹flgale Ortak Olmayaca¤›z, F Tipi Tecrite Hay›r” sloganlar›n›n at›ld›¤› ve 100 kiflinin kat›ld›¤› eylemde konuflan flube baflkan› Abbas Koluaç›k, “tecrit kabul edilemez” dedi.
 Tek Tip Elbise’ye Protesto ‹zmir ‹HD, 18 Ekim günü Konak Sümerbank önünde yapt›¤› aç›klama ve oturma eylemi ile Tek Tip Elbise’yi protesto etti. ‹flgal ortakl›¤›na da de¤inilen aç›klamada, "‹nsanl›k Onuru ‹flkenceyi Yenecek” sloganlar› at›ld›.
 Adana’da Açl›k Grevi Adana Gençlik Derne¤i, TAYAD’l› aileler ve DEHAP Kad›n Kollar›, tecrite, iflgal ortakl›¤›na son
devrald›¤› belirtilen konuflmada, Türkiye devrim tarihi için kahraman flehitlerin yaratt›¤› direniflin önemi anlat›ld›. “Bu mirasa sahip ç›kacak olan bizler” oldu¤u belirtilen konuflmada, “4. y›l›na giren açl›k, kararl›l›k vicdan›m›z› sorgulat›yor. Onlar bize onurlu bir gelecek b›rakmak için ç›kt›lar yola... Ölümler sorguluyor bizi... Direniflimiz sorguluyor. Ya onurlu insanlar olaca¤›z, ya onursuzlu¤u seçece¤iz.” denildi. fiehit Ali Haydar Çakmak'›n babas›n›n Nail'i anlatmas›n›n ard›ndan, marfllar söylendi. verilmesi, ölümlerin durdurulmas› için, 22 Ekim günü üç günlük açl›k grevi bafllatt›lar. SDP il binas›nda yap›lan bas›n toplant›s›na ESP, SDP, EMEP ve EKB de destek verdi.
 Ünye’de Eylem Ordu Temel Haklar, Halkevleri ve SDP taraf›ndan oluflturulan platform, 15 Ekim’de iflgal ortakl›¤›na ve tecrite karfl› bir eylem gerçeklefltirdi. Yap›lan aç›klaman›n ard›ndan eylem, "‹flgal Ortakl›¤›na ve Tecrite Son", "Yaflas›n Tam Ba¤›ms›z Türkiye" sloganlar› at›ld›. Eylemin ard›ndan aç›lan imza stand›nda yüzlerce imza topland›.
 Gülsuyu’nda Panel 19 Ekim günü Gülsuyu Esenkent Halkevi’nde Tecrit ve ‹flgal konulu bir panel düzenlendi. Haklar ve Özgürlükler Cephesi ile BDSP'nin ortak düzenledi¤i panelde yap›lan konuflmalarda, iflgal ortakl›¤›na son verilmesi, tecritin kald›r›larak ölümlerin son bulmas› istendi. Panele HÖC ad›na Naciye Barbaros kat›l›rken, BDSP ad›na ‹mdat Babal›k konufltu.
Say› 83 11 26 Ekim 2003
V Tayyip Erdo¤an, Amerika’n›n istekleriyle karar ald›klar›n› itiraf etti V Maliye Bakan›, IMF’nin dedi¤i olur diyor V ‹çiflleri Bakan› Valiliklere kontrgerilla genelgesi gönderiyor
AKP Hiçbir Sorunu Çözemez!
Say› 83 12 26 Ekim 2003
‘‘Bizim ille de Irak'a asker gönderme gibi bir derdimiz, ihtirasımız yok. ‹stenmiyorsak gitmeyiz. Tezkere asker gönderme anlamına gelmiyor. Bu tezkere ABD istedi diye çıktı. Karar ABD'nin...’’ Bu sözler Baflbakan Tayyip Erdo¤an’a ait. ‹spanya gezisi s›ras›nda söyledi. Bu sözler bir itiraft›r. Hem tezkere karar›n›n Amerika’n›n karar› oldu¤unun, hem de kendisinin yalanc› oldu¤unun itiraf›d›r. Daha önce bu karar› “ulusal ç›karlar›m›z do¤rultusunda, Amerika istiyor diye de¤il, kendimiz uygun gördü¤ümüz için al›yoruz” diyen de Tayyip Erdo¤an’d›. fiimdi diyor ki, ben o zaman yalan söyledim. Bu sözler, bu ülkeyi hükümetin, meclisin de¤il, Amerika’n›n yönetti¤inin itiraf›d›r. Diyor ki, “ABD istedi¤i için ç›kard›k”. Bu meclis kimin öyleyse? “Milletin meclisi”nin ald›¤› karar, “milletin iradesi”dir. Bu meclis ise, Amerikan iradesiyle kararlar al›yor. Bir tek milletvekili de ç›k›p demiyor ki, ben ABD’nin emriyle de¤il, kendi irademle hareket ediyorum. Diyemiyor, hepsi ne yapt›¤›n›, kimin iste¤iyle evet oyu verdi¤ini gayet iyi biliyor. fiimdi bu ülkede seçimlerin ne anlama geldi¤ini bir daha düflünün. ‹ktidarlar›n, hükümetlerin de¤iflmesinin hiçbir anlam› yok; çünkü içte ve d›flta al›nacak her hayati karar, Amerika, AB ve onlar›n de-
“ABD istedi, karar ald›k” “Biz farkl›y›z” demiflti iktidara gelirken. Do¤ru! Bu gidiflle, Menderesler’i, Özallar’›, Ecevitler’i, Demireller’i bile geride b›rakacak uflakl›kta. Uflakl›¤›n› “Kas›mpaflal› kabaday›l›¤›”yla savunmas› da onun “fark›” olacak!
netimindeki emperyalist kurumlar taraf›ndan belirleniyor. Amerika’n›n emri alt›ndaki demokrasicilik oyunundan baflka hiçbir fley olmayan bir siyasi sistem var önümüzde.
‹flgal orta¤› olmakla övünen AKP iflbirlikçili¤i! Tayyip Erdo¤an bu sözleri söylerken, iflbirlikçilikte, emperyalizme uflakl›kta ne kadar pervas›z ve ars›z oldu¤unu da ortaya koyuyor. “ABD istedi biz de asker gönderme karar› ald›k” diye sanki çok do¤al, çok normal bir fley yapm›fl gibi söylüyor. ‹flbirlikçili¤in ar damar› çatlam›flt›r. 1920’lerin bafl›nda, ülkemiz emperyalistlerin iflgali alt›ndayken bile, mandac›lar bu kadar pervas›z ve bu kadar utanmaz de¤illerdi. Gelmifl geçmifl hiçbir iktidar, Amerika’n›n emri alt›nda olmay› sanki bir marifetmifl gibi böyle savunmam›flt›r. “‹flgal ortakl›¤›”, AKP ve Tayyip Erdo¤an için bir “suçlama” niteli¤i bile tafl›m›yor anlafl›lan; tersine, onlar asker gönderebilseler “biz Amerika’n›n iflgal orta¤›y›z” diye gö¤üslerine madalya takacak kadar milletle ve ulusal onurla iplerini koparm›fllard›r. Birleflmifl Milletler’in Amerikan iflgaline ortak olma karar›n›n ard›ndan Tayyip Erdo¤an kameralar›n karfl›s›na geçip “BM karar› da bizimkinin ayn›d›r, biz onlardan önce davrand›k” diyerek BM’den önce iflgal orta¤› olma karar›yla övünmekteydi.
‹stenmeyen, itilip kak›lan iflbirlikçili¤in rezilli¤i Bütün bu uflakl›k kararlar›, AKP’ye isted¤i konumu yine de sa¤lamad›. Çünkü Türkiye oligarflisinin askerini, Irak halk› istemedi¤i gibi, Irak’taki Amerikanc›lar da, hatta Irak Geçici Yönetim Konseyi’ndeki Türkmen üye bile istemiyordu. Herkes oligarflinin ordusunun katliamc›l›¤›n›, komploculu¤unu, provokatörlü¤ünü biliyor. K›sacas›, oligarflinin ordusunu isteyen tek bir Allah’›n kulu yok. Dün “gel” diyen Amerika bile yan çiziyor flimdi. Amerikal›lar “üniforma giymeden gelsinler”, “hiç ortaya ç›kmadan lojistik hizmet yaps›nlar” gibi yöntemle-
ri tart›fl›yor. Bir hükümet için, bir ordu için bundan daha büyük bir utanç düflünülebilir mi? Ama ne AKP, ne Genelkurmay utanmayacakt›r elbette. ‹flgal ortakl›¤› karar›n› alan utan›r m›? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmemifl bir durum var flimdi. Oligarfli, ilk tezkerenin ç›kmamas›ndan sonra kendini affettirmek için ABD’ye adeta yalvard›, bizden asker isteyin diye. Hadi gelin dedi ABD. AKP karar ç›kartt›. Ama flimdi ortada b›rak›lm›fl enik gibi, ne yapaca¤›n›, ne aç›klayaca¤›n› bilemez durumda. Efendisinin ayaklar› dibinde dolan›p duruyor. ABD istedi diye tezkereyi ç›kard›lar, ortada kald›lar. Uflakl›k ifle yaramad›. Belki de Amerika, bu defa böyle ortada b›rak›p rezil ederek, ilk tezkerenin reddediliflinin de intikam›n› al›p, oligarflinin burnunu sürtüyor!
Bu iflbirlikçilik, bu kifliliksizlik hangi sorunu çözebilir? Bu kadar iflbirlikçi, bu kadar kifliliksiz bir iktidar, bu ülkenin ve halk›n hangi sorununu çözebilir. Riyakarl›k, istismarc›l›k, takiyyecilik o kadar ifllemifl ki her yapt›klar›na, iflbirlikçili¤i bile ellerine yüzlerine bulaflt›r›yorlar. Bak›n iktidar oldu¤undan bu yana, içte veya d›flta gündeme getirdi¤i her konuda, iki gün sonra flu veya bu biçimde çarketti. Ne K›br›s konusunda, ne türban konusunda, ne ekonomik vaadleri konusunda, bir gün söyledi¤ini ertesi gün savunamam›flt›r. ‹stikrarl› oldu¤u iki konu vard›r: ABD’nin, IMF’nin dediklerini yapmak, halka karfl› bask› ve zulmü sürdürmek. Bu iki konuda hiç bir “yalpalama” göstermemifltir. Maliye Bakanl›¤›’n›n haz›rlad›¤› 2004 bütçesinde IMF’ye sadakatlar›n›n, ‹çiflleri Bakanl›¤›’n›n haz›rlad›¤› genelgede faflist terörü sürdürmekteki “istikrarl›l›k”lar›n› görmek mümkündür. Ama mesela, günlerdir Ankara’da bir parkta ya¤mur so¤uk alt›nda bekleyen birkaç yüz depremzedenin sorununu bile çözebilecek iradeleri yoktur. Hak ve özgürlük isteyen tüm halka karfl› tehditten, demagojiden baflka bir cevaplar› yoktur. AKP emperyalizmin iktidar›d›r. Ekonomik, politik ve askeri olarak onun hizmetinde olmaya devam edecektir. ‹flgal ortakl›¤› iflbirlikçili¤in vard›¤› noktad›r ve ABD’nin flimdilik Irak’a asker istememesi, iflgal ortakl›¤›na karfl› mücadeleyi savsaklatmamal›d›r. ABD’nin Ortado¤u’daki sald›r›s› sürüyor, AKP flu veya bu biçimde o sald›r›n›n içindedir ve içinde olmaya devam edecektir.
MGK SAVAfiIR DA, AKP SAVAfiMAZ MI? -AKP’nin halka karfl› “psikolojik savafl” belgesiHalka karfl› savaflta MGK ile AKP aras›nda hiçbir fark yoktur. MGK ne yapt›ysa, AKP iktidar›n›n ‹çiflleri Bakanl›¤› da onu yapar. MGK, gerekti¤inde ordu tanklar›n› yürütüyordu, AKP polis panzerlerini yürütür! MGK Genel Sekreterli¤i’nin halka karfl› psikolojik savafl belgesinin ortaya ç›kar›lmas›n›n ard›ndan, AB’ciler, “MGK yasas› AB’ye uydu, art›k eskisi gibi olmayacak” demifllerdi. Bunun mümkün olmad›¤›n›, halka karfl› savafl›n her türlü sürdürülece¤ini ›srarla belirtmifltik. Daha bu tart›flmalar›n mürekkebi kurumadan AKP iktidar›n›n halka karfl› savafl›n› kan›tlayan ‹çiflleri Bakanlı¤ı genelgesi ortaya ç›kt›.
Halka Karfl› Savafl›n Uygulay›c›lar› Valiler Olacak 22 Ekim tarihli Cumhuriyet gazetesinde yay›nlanan, ‹çiflleri Bakanlı¤ı'nın genelgesiyle, MGK Genel Sekreterli¤i’nin, Toplumla ‹liflkiler Baflkanl›¤› (T‹B) taraf›ndan yürütülen halka karfl› psikolojik savafl, 81 ilin valileri taraf›ndan sürdürülecek. “AB’ye uyum”un nas›l bir uyum oldu¤u, de¤iflen MGK’n›n nas›l de¤iflti¤i bu belge ile bir kez daha ortaya ç›karken, hemen belirtelim ki, MGK da kendi savafl›n› baflka kurumlar, baflka yönetmeliklerle sürdürmektedir. Oligarfli içi kesimlerin her biri, kendi savafl›n› veriyor. Savafl hep halka karfl›, halk› aldatmak, sindirmek, beyinlerini, örgütlenmelerini yok etmek ve iktidar›n› sürdürmek için. Yeni oluflturulan “psikolojik harekât” yap›lanmas›nda uygulay›c› merci, iktidar taraf›ndan atanan valilikler olacak. Buna göre, valiliklerdeki Halkla ‹liflkiler Daire Baflkanlı¤ı, Toplumla ‹liflkiler Daire Baflkanlı¤ı'na dönüfltürüldü. ‹çiflleri Bakanı Abdülkadir
Say› 83 13 26 Ekim 2003
Aksu'nun genelgesine göre, halka karfl› savafl biriminin sorumlulu¤unu üstlenen vali yardımcısı, baflka bir ile atandı¤ında da aynı görevi yürütecek. Yani, kontra valiler alanlar›nda uzmanlaflacaklar. AB’cilik paralelinde MGK Genel Sekreterli¤i'nin “görev ve yetkilerinin daralt›ld›¤›” tart›flmalar›nda, “Devlet kendi toplumuna karflı psikolojik harekât mı yürütür” diyenler, bakal›m flimdi ne diyecekler? Anlamad›klar› ya da anlamamazl›ktan gelip halk› aldatt›klar› nokta flu; halka karfl› savafl devletin ilk görevidir. Bu savafl MGK ile yürütülür, hükümetlerle yürütülür, polisle yürütülür, valiliklerle yürütülür, M‹T’le yürütülür... De¤iflen hiçbir fley olmaz.
“Psikolojik Savafl›n Önemi Artm›flt›r”
Say› 83 14 26 Ekim 2003
“Ülkemiz menfaatlarının gerektirdi¤i konularda milli siyaset ilkelerinin psikolojik harekât ile desteklenmesi(nin)... önemi daha da artmıfltır” denilen, Abdülkadir Aksu imzal›, 30 Nisan 2003 tarihli ve “B050T‹B000000227” sayılı, '‹çiflleri Bakanlı¤ı Toplumla ‹liflkiler Daire Baflkanlı¤ı ve ‹l Toplumla ‹liflkiler Büroları Kurulufl Görev ve Çalıflma Yönergesi'ne göre, savafl›n merkezi ‹çiflleri Bakanl›¤›’na ba¤l›, 'Toplumla ‹liflkiler Daire Baflkanlı¤ı' olacak ve tüm illerde bu baflkanl›¤a ba¤l› olarak Toplumla ‹liflkiler Büroları kurulacak. Daha önce ‹çiflleri Bakanl›¤›’n›n MGK’ya ba¤l› olarak OHAL kapsam›ndaki 28 ilde yürüttü¤ü psikolojik savafl, bu genelgeyle birlikte, 81 ile geniflletiliyor. Böylece halka karfl› savafl›n tüm Türkiye’yi kapsad›¤› itiraf edilmifl oluyor.
maları durumunda aynı görevi yürütmesi konusunda hassasiyet gösterilecek... Gizli yazıflmalar faksla yapılmayacaktır. Yapılacak yazıflmalarda gereksiz ço¤altmalardan kaçınılacak, 'bilmesi ve bilinmesi gereken prensibi'ne göre hareket edilerek gizlili¤e azami özen gösterilecektir.” Halka karfl› savafl›n en önemli özelli¤i, halka uygulanan ama yönetmelikleri, uygulay›c›lar› ile halktan gizli olmas›d›r. MGK da böyle yap›yordu (hala yap›yor), AKP iktidar› da halka karfl› savafl›n örgütlenmesini MGK’n›n iflleyiflini esas olarak yürütüyor.
Ha Ordu Tank›, Ha Polis Panzeri Dönüp bak›n tarihe, emperyalistlerin teorize etti¤i psikolojik savafl›n ülkemizde uygulan›fl›n›n, halk› yalanla aldatmaktan ibaret oldu¤unu görürsünüz. Psikolojik savafl merkezleri, yalan merkezleridir. Valiliklerce koordine edilecek psikolojik savafl da, “d›fl düflman” için de¤il, halka karfl›d›r. Valiliklerin “d›fl düflman”a karfl› savaflla ilgisi olmad›klar› bilinir. O zaman MGK için sorulan sorular, AKP iktidar› için de sorulmak zorundad›r: Kendi halk›na karfl› psikolojik savafl yürüten bir iktidar, kimin ç›karlar›n› temsil etmektedir? Kendi halk›na karfl› psikolojik savafla, bir iktidar neden ihtiyaç duyar? Bu savafl›n pratik karfl›l›¤› nedir? Mesela ilk elden akla gelen;
Genelgenin uygulama flemas›nda dile getirilen örgütlenmede, gizlili¤e ve halka karfl› savafl› yürütecek vali yard›mc›lar›n›n kadrolaflmas›na, uzmanlaflmas›na özel önem veriyor. Genelgeden baz› bölümlerde bunu aç›k olarak görmek mümkün:
Faili meçhul cinayetlerle halk› sindirmek; halk güçlerini, demokratik muhalefeti provoke etmek; “milli ç›karlar” yalan›yla halka Amerikan iflbirlikçili¤ini flirin göstermek; devrimciler hakk›nda yalana dayal› propagandalar yürütmek; mezarlar› tahrip ederek halk›n moral de¤erlerini yok etmek; halk› “ifllerin iyi gitti¤i” yalan›na inand›rmak; flovenizmi körükleyerek halklar› birbirine düflmanl›flt›r›p halk›n bir kesimini devlete yedeklemek; mezhepler temelinde halk› birbirine düflmanlaflt›rarak zulüm ve sömürü düzenine karfl› birlikte mücadelesinin önünü t›kamak; tekelci medyan›n yan›s›ra illerdeki yerel medyay› da halk› yönlendirme ve aldatmada kullanmak; iflçi-köylü-gençlik-memur tüm halk kesimlerinin tek tek kentlerdeki hak ve özgürlük mücadelesini sindirmek, bu amaçla provokasyonlar yaratmak.... Listeyi ço¤altabiliriz. Tüm bunlar “psikolojik savafl” ad›na yafland› bu ülkede. AKP iktidar›n›n yapacaklar› da bunlard›r.
“Bu bürolarda... ketum ve nitelikli, personel görevlendirilecek... bu büroların sorumlulu¤unda görevlendirilen ve psikolojik harekât kursu alan Mülki ‹dare Amirlerinin baflka illere atan-
Halka karfl› savaflta MGK ile AKP aras›nda hiçbir fark yoktur. MGK, gerekti¤inde ordusunun tanklar›n› yürütüyordu, AKP ise polis panzerlerini yürütür; fark bu kadar nüanst›r.
“POL‹S DEVLET‹” böylece merkezilefltiriliyor, halka karfl› savafl daha koordine hale getiriliyor. ‹çiflleri Bakanl›¤› halka karfl› psikolojik savaflta “yabanc›l›k” çekmeyecektir. Uzman oldu¤u alanlardan biridir. Devrimcilere karfl› medyan›n nas›l kullan›ld›¤›n›, halk›n terör demagojisi ile nas›l aldat›ld›¤›n› hat›rlay›n.
Kontrgerilla Kurallar›yla Örgütlenme
‹flgal Ortakl›¤›na Karfl› Eylemler Sürüyor  ‹flgal Ortakl›¤›n›n Bekçisi Polis, Gaz Bombalar› ‹le Amerikan Ç›karlar›n› Koruyor: Irak'ta Savafla Hayır Koordinasyonu’nun Saraçhane Park›’nda toplanarak Beyaz›t Meydan›’nda yapmak istedi¤i eylem, polisin yollara barikatlar kurarak engellemesi sonucu parkta yap›ld›. Temel Haklar’›n da bulundu¤u Koordinasyon üyeleri burada yapt›klar› aç›klamada, “Asker gönderme, topraklarından iflgalcileri kovmak için direnen Irak halkının düflmanı ve hedefi olmak demektir” dediler. Eylemde, “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, “‹flgale Karfl› Genel Grev” ve “‹flçiyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z” sloganlar› at›ld›. Temel Haklar’›n '‹flgal Ortakl›¤›na ve Tecrite Son' pankart›yla kat›ld›¤› eylemde, aç›klama sonras›, “slogan at›lmaya devam edilmesi” bahane edilerek, kitleye gaz bombalar› ile sald›ran polis terör estirdi. 500’den fazla kiflinin kat›ld›¤› eyleme AKP iktidar›n›n ald›¤› merkezi kararla sald›ran polisin gaz bombalar›n›n etkisi ertesi gün dahi yafland›. Slogan atman›n suç olmad›¤› bir yana, bu bile bahaneden ibaretti. Sald›r› karar› önceden al›nm›flt›. “Slogan att›n›z, sald›r› oldu” diye DEHAP’l›lar› elefltirenler tam da polisin istedi¤i gibi düflünmeyi tercih etmifl olurlar. Temel Haklar’›n sald›r›y› protesto eden aç›klamas›nda da dile getirildi¤i gibi, ‹stanbul Emniyeti bir gün önce aç›klama yapm›fl, 'eylem yasad›fl›d›r, halk itibar etmesin kat›lmas›n' diyerek sald›raca¤›n›n iflaretlerini vermifltir.
 Haklar ve Özgürlükler Cephesi, ESP, Kald›raç ve Devrimci Hareket’in oluflturdu¤u ‹kitelli Emperyalist ‹flgal Karfl›t› Platformu, 18 Ekim günü yapt›¤› meflaleli yürüyüflle iflgal ortakl›¤› karar›n› protesto etti. “‹flgalin De¤il, Direniflin Saf›na” sloganlar›n›n at›ld›¤› eylem sonras› polis mahalleye güç y›¤arak halk üzerinde terör estirdi.  Temel Haklar’›n da aralar›nda bulundu¤u Kocaeli Irak’ta Savafla ve ‹flgale Hay›r Koordinasyonu 19 Ekim’de yapt›¤› eylemle “ABD halklara hesap verecek” dedi. 150 kiflinin kat›ld›¤› eylemde, “‹flgale De¤il Direnifle Destek Ver” sloganlar› at›ld›.  Polis Urfa’da 18 Ekim günü düzenlenen eyleme sald›rd› ve KESK üyelerini gözalt›na ald›.  Halkevleri, 18 Ekim’de Ankara’n›n üç semtinden K›z›lay’a “Emperyalistlerle Suç Ortakl›¤›na Karfl› Halk Yürüyüflü” yapt›.  Ankara Savafl Karfl›t› Platformu 20 Ekim günü Baflbakanl›¤a verdikleri dilekçelerle, iflgal or-
takl›¤›na karfl› ç›kt›lar.
 Kayseri Savafl Karfl›t› Platfromu 19 Ekim’de Hunat Medresesi önünde yapt›¤› eyleme sald›ran polis 15 kifliyi yakapaça gözalt›na ald›.  Yeni Demokrat Gençlik, Galatasaray Lisesi önünde yapt›¤› eylemle, “‹flgal Ortakl›¤›na ve YÖK’e Hay›r” dedi.  “25. Kıtalararası Avrasya Maratonu”nda, çeflitli gruplar yapt›klar› eylemlerle iflgale ve iflgal ortakl›¤›na karfl› ç›kt›lar. Eylemlere sald›ran polis çok say›da kifliyi gözalt›na ald›.  SP’li Gençler Ankara’da düzenledi¤i eylemde, “Kahrolsun ABD, ‹flbirlikçi AKP” sloganı attı.  ‹zmir’de düzenlenen mitinge kat›lan yaklafl›k 4 bin kifli, emperyalizme ve iflgal ortakl›¤›na karfl› sloganlar›n› hayk›rd›. ‹zmir Savafl Karfl›t› Platform’un Bornova’da 19 Ekim’de düzenledi¤i mitingte provokasyon yaratmaya çal›flan bir polis dövülürken, platform imzal› “Asker Gönderme ‹flgale Ortak Olma” pankart› tafl›nd›. Çok say›da siyasi grubun kat›ld›¤› mitingin ard›ndan, DEHAP kitlesinin yapt›¤› yürüyüfle polis sald›rd›. Â
Kocaeli Savafla Hay›r Koordinasyonu, 19 Ekim’de yapt›¤› eylemde, BM karar›na de¤inerek, emperyalistlerin halklara karfl› birlikte hareket ettiklerini dile getirdiler. “Zafer Direnen Irak Halk›n›n Olacak” sloganlar›n›n at›ld›¤› eyleme yaklafl›k 200 kifli kat›ld›.
 Akdeniz Üniversitesinde, Antalya Gençlik Derne¤i'nin de bulundu¤u gençlik örgütlenmeleri, yemekhanede düzenledikleri eylemle, gençli¤in neden AKP iktidar›na ve iflgale karfl› mücadele etmesi gerekti¤ini dile getirdiler.  Sald›r›lara protesto: ‹flgal ve tecrite karfl› eylemlere yönelik sald›r›lar, ‹stanbul ÇHD’de Koordinasyon taraf›ndan yap›lan bas›n toplant›s› ile protesto edildi. ÇHD yönetiminden Hüdayi Berber, Temel Haklar’dan Tigin Öztürk ve SDP’den Atefl Turan yapt›klar› konuflmalarda sald›r›lar› ve sald›r›lar›n hukuksuzlu¤unu anlatt›lar.
Say› 83 15 26 Ekim 2003
Tarım tekelleşiyor... Açlık büyüyor!
Say› 83 16 26 Ekim 2003
16 Ekim, Birleflmifl Milletler taraf›ndan “dünyada gıdanın önemine dikkat çekmek için”, Dünya Gıda Günü olarak ilan edilmifl. Gerçi, dünya halklar›n›n “g›dan›n önemine dikkat etmesi” için böyle bir güne ihtiyaç yok, onlar açl›klar›yla biliyorlar bu önemi. Ama “g›da”ya iliflkin baz› rakamlar›, “küreselleflme”nin avukatlar›n›n, emperyalizmin hükmetti¤i bir dünyan›n insanl›¤› gelifltirece¤ini iddia edenlerin dikkatine sunmakta yarar var. Açl›k, ülkemizde de büyük boyutlara ulaflan somut bir sorundur. Dünya G›da Günü vesilesiyle yap›lan çeflitli toplant› ve aç›klamalarda bu gerçek rakamlara döküldü. “Ekonomi t›k›r›nda” manfletleri atanlar›n, AKP iflleri iyiye götürüyor diyenlerin gözüne sokmak için bu rakamlar› da tekrarlamakta yarar var. Afla¤›daki tabloya bakal›m ve soral›m: Kim yaratt› bu tabloyu? Emperyalist tekeller, IMF gibi kurulufllar, dayatt›klar› ekonomik politikalarla hangi sonuçlara yol açt›klar›n›n çok iyi fark›ndalar. Dünyadaki açl›¤›n, sefaletin rakamlar›n› yine onlar›n kurumlar› ortaya koyuyor. Dünya Bankası’nın raporlar›na göre; - Dünya nüfusunun yarısı, yani 3 milyardan fazla insan günde 2 dolardan daha az, 1.5 milyar insan da 1 dolardan daha az bir gelirle yaflamaya çalıflıyor. K›sacas›, dünyan›n dörtte üçü, açl›k ve sefalet içinde. Ve bunlar›n ezici ço¤unlu¤u yeni-sömürgelerde yafl›yor. - Dolar hesab›ndan ç›k›p daha somut söylersek; 1,5 milyar kifli açlı¤ın pençesinde, 3 milyar ise, mutlak bir yoksulluk içinde. - Yılda 11 milyon çocuk açlıktan ölüyor. - Dünya nüfusunun yüzde 10’u, dünya toplam gelirinin yüzde 70’ini alıyor. Bunlar da tahmin edilece¤i gibi, emperyalist ülkelerde yaflayanlar ve yeni-sömürgelerin oligarflilerinden olufluyor. Raporda, bir baflka çarp›c› ayr›nt› da flu: - Dünyada günlük geliri 1 doların altında kalan insanların sayısı 1987’de 1,2 milyarken 2002’de 1,5 milyara çıktı. Bu rakam›n 2015’te 1,9 milyara ulafla-
ca¤›n› da hesapl›yor emperyalistler. Bütün ekonomik göstergeler, özellikle 1990’dan bu yana, açl›¤›n, yoksullu¤un ve adaletsizli¤in devasa ölçülerde artt›¤›n› söylüyor. Yani, küreselleflmenin propagandas›n›n en fazla yap›ld›¤› dönemde. Bu tablonun yarat›c›s›, emperyalistlerdir. IMF ve Dünya Bankas› arac›l›¤›yla tüm ülkelere dayat›lan programlar, bu sonucu yaratm›flt›r. Türkiye tablosunda da tar›m›n y›k›m› ve açl›k yanyana! Ayn› dönem, ülkemizde de tar›m›n IMF politikalar›yla yok edilme noktas›na getirildi¤i dönemdir. Tarım ve Köyiflleri Bakanlı¤ı ile Birleflmifl Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından Dünya G›da Günü nedeniyle düzenlenen toplant›da konuflan Tarım Bakanı Sami Güçlü, “Türkiye’de gıda yetersizli¤inden çok, gıdaya eriflilememesi problemi bulundu¤unu” söylüyordu. Cümlenin bafl› da yalan, sonu da. G›da yetersizli¤i yok da onun için mi bu ülke bu¤day› bile ithal eder hale geldi? “G›daya eriflilememesi” ne demek? Paras› olan erifliyor, sen halk› ne kadar yoksullaflt›r›yorsan, halk g›daya o kadar uzaklafl›yor. Cumhurbaflkanı Ahmet Necdet Sezer de yaptı¤ı açıklamada, “dünyayı ve Türkiye’yi tehdit eden açlık problemine” dikkat çekmifl. Ayn› Sezer, IMF talimatlar›yla ç›kar›lan yasalar› veto etmiyor. Oysa o “problemi” yaratan IMF. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası taraf›ndan yap›lan açıklamada, “IMF destekli yanlıfl tarım politikaları nedeniyle halk için yeterli gıdanın yerli kaynaklarla sa¤lanmasın›n tartıflılır noktaya geldi¤i” belirtilirken, sorunun sadece tar›m sektörüyle de¤il, gelir da¤ılımındaki eflitsizlikle yoksullaflt›r›lan halkın tümünün sorunu oldu¤u vurguland›. IMF, esas olarak Amerika’d›r. Ama k›smen de Avrupa’d›r. Türkiye Ziraat Odaları Birli¤i (TZOB) Baflkanı fiemsi Bayraktar ve Türkiye Ziraatçiler Derne¤i (TZD) Genel Baflkanı ‹brahim Yetkin taraf›ndan yap›lan ortak aç›klamada, AB arac›l›¤›yla dayat›lan politikalara dikkat çekilerek “Avrupa Birli¤i’ne uyum için gelifltirilen tarım politikalarına devam edildi¤i taktirde Türkiye’de tarım diye bir fleyin kalmayaca¤ı” belirtildi. Halklara açl›¤› dayatanlar bellidir. Hayat›n her alan›nda IMF politikalar›na direnmek, hayat-memat meselesidir ve bu mesele, iflçinin, köylünün, memurun, esnaf›n ortak meselesidir.
GENÇL‹K EYLEMLER‹NDEN  Manisa Gençlik Derne¤i 1. Ola¤an Genel Kurulu 16 Ekim’de yap›ld›. Ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm yolunda flehit düflenlerin an›s›na yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan yönetim kurulu raporu okunup onayland›. Yeni yönetimin belirlenmesi ve federasyonlaflma karar›n›n al›nd›¤› genel kurulu, karfl›daki binadan yasad›fl› flekilde kameraya çekmeye çal›flan polis teflhir edildi.
 Afyon ve Uflak Gençlik Dernekleri 19 Ekim’de Uflak’ta bir araya gelerek düzenledikleri bas›n toplant›s›nda Gençlik Dernekleri’ne uygulanan yasad›fl› sald›r›lar› protesto etti.  Ulafl›m ücretlerine zam yap›lmas›na tepki gösteren, aralar›nda Manisa Gençlik Derne¤i üyelerinin de bulundu¤u ö¤renciler Fen Edebiyat Fakültesi’nde toplanarak bas›n aç›klamas› yapt›. 250 kiflinin kat›ld›¤› eylemde, esas sorunun ö¤rencilerin müflteri olarak görülmesi oldu¤u belirtildi. Aç›klaman›n ard›ndan bir yürüyüfl ve oturma eylemi yap›ld›.  ‹zmir “Emperyalist ‹flgal Karfl›t› Ö¤renciler” 22 Ekim günü yapt›klar› eylemle iflgale ortak olmayaca¤›z dediler. Dokuz Eylül Üniversitesi T›naztepe Kampüsü’nde yap›lan eylemde “Susma Sustukça Cenazeler Gelecek” dövizleri açan gençlik, “Irak’ta Direnifl Kazanacak” sloganlar› att›.
SDP Konferans› SDP ‹stanbul 1. ‹l Konferans› 18 Ekim’de yap›ld›. Genel Baflkan Ak›n Birdal’›n Amerikan imparatorlu¤unun Ortado¤u politikalar› üzerine yapt›¤› konuflman›n ard›ndan, davetliler söz ald›. Konferansa çeflitli DKÖ ve partiler kat›l›rken, Temel Haklar ad›na konuflan, Tigin Öztürk, vatan›n iflgal alt›nda oldu¤unu, buna karfl› halklar›n ve tüm sol güçlerin bir arada olmas› gerekti¤ini söyledi.
Bayrak elimizden hiç düflmedi Anti-emperyalist mücadele tarihimizden
‹TÜ’de Yanan Meflale Taksim’de Anti-emperyalist mücadele deyince kuflkusuz ilk akla DEV-GENÇ gelir. 1960’l› y›llarda, FKF ile bafllayan gelenek Dev-Genç ile sürmüfltür. Emperyalizme karfl› örgütlenen say›s›z eylem ve kampanyalardan biri de, Eylül 1977’de NATO’nun ve bo¤azdaki ABD savafl gemilerinin protestosudur. 1977 y›l› daha çok anti-faflist mücadelenin ön plana ç›kt›¤› bir süreçtir. Ancak, Dev-Genç’in, ö¤renci gençli¤i ve halk› emperyalizme karfl› bilinçlendirme faaliyetleri hiç ihmal edilmez. Eylül ay›nda, NATO ülkemizde tatbikatlar yapmaktad›r. Bu kapsamda ‹stanbul bo¤az› Amerikan savafl gemileriyle dolmufltur. Gençlik, dünya halklar›na ölüm, ac›, yoksulluk ve iflgal getiren Amerikan savafl gemilerini protesto etme ve NATO’yu teflhir etme karar› al›r. Solun gazete sütunlar›ndaki protestolar›ndan farkl› olmal›d›r eylemler de. Onbinlerce bildiri, el ilan›, afifl, irili ufakl› forum ve gösteriler yap›l›r bu kapsamda. Toplant›lar düzenlenir emperyalizmi teflhir eden. ‹stanbul’un limanlar›nda, Befliktafl sahillerinde karaya ç›kan ABD askerleri dövülerek denize at›l›rlar. Dev-Gençliler, bu topraklar bizim diyerek, yankilerin topraklar›m›z› kirletmesinin karfl›s›na dikilmifltir. Kampanyan›n son eylemi ise, 28 Eylül 1977’de ‹TÜ Maçka Maden Fakültesi binas›n›n Dev-Genç taraf›ndan iflgali olur. Akflam okula girip polisleri ç›karan Dev-Genç militanlar› ve kitle, düzenli bir organizasyon sonucu bir anda tüm ‹stanbul Devrimci Gençli¤ini burada toplar. Dev-Genç, bu iflgal eyleminde, binan›n her yerini NATO ve ABD emperyalizmi ile girilen iliflkileri teflhir eden pankartlarla donatm›fl, içeride de seminerler, konuflmalar, tart›flmalarla ayn› konular› ifllemifl, çeflitli kültürel etkinliklerle (koro, gösteri, fliir, folklor vb.) anti-emperyalist bilincin güçlenmesini sa¤lam›flt›r. Emperyalizmin iflbirlikçisi iktidar zor durumdad›r. Polisi gençli¤in üzerine salar, içeri girmeyi baflaramayan polis, “anlaflma-görüflme” yoluyla amac›na ulaflmaya çal›fl›r. Türkiye halk›n›n ulusal onurunun sesi yükselmifltir iflgal eylemiyle. Eylem amac›na ulaflm›fl, emperyalizmin ve iktidar›n gerçek yüzü gösterilmifltir. 6. Filo’yu denize döken gençli¤in gelene¤ine sahip ç›k›lm›flt›r. Eylemin amac›na ulaflt›¤› karar›n› veren Dev-Gençliler, iflgali, bir yürüyüflle noktalamaya karar verir. Polisin çevredeki kuflatmay› kald›rmas› ve Taksim’e kadar yap›lacak yürüyüfle müdahale etmemesi koflulunun kabulü ile gece Saat 11.00’de meflalelerle Taksim’e yürüyüfl bafllat›l›r. Yürüyüfl Elmada¤’dan Taksim’e ilerlerken polis flefi fiükrü Balc› durumun önemini yeni anlam›flt›r. Taksim Meydan›’na 200 metre kala yürüyüflün önü kesilmek ve da¤›t›lmak istenir. Ancak, Dev-Gençlilerin, polislerin aras›ndan fiükrü Balc›’y› çekip almas› ve korteje dahil etmesi ile “sald›r›n” emrinin verilmesi engellenir. Böylece bir polis flefi ilk kez büyük bir anti-emperyalist yürüyüflün saflar›nda(!) istemeyerek de olsa yer al›r. Ve yürüyüfl Taksim Meydan›’nda an›ta as›lan Dev-Genç pankart›n›n alt›nda yap›lan bir konuflma ve devrim and›yla son bulur. fiükrü Balc›, “yakalay›n” emrini verece¤i polislerin yan›na vard›¤›nda, ortada yakalanacak kimse kalmam›flt›r.
Say› 83 17 26 Ekim 2003
Gençlik Dernekleri Federasyonu Giriflimi ‘YÖK'e, ‹flgal Ortakl›¤›na ve Tecrite Hay›r’ slogan›yla
ANKARA’YA YÜRÜYOR! Tüm Türkiye’de kurulan Gençlik Derneklerinin federasyonlaflma karar›n›n ard›ndan, ‘Gençlik Dernekleri Federasyonu Giriflimi’ ad›yla bir araya gelen gençlik, Ankara’ya yürüyor. Say› 83 18 26 Ekim 2003
“YÖK'e, iflgal ortaklı¤ına ve tecrite hayır” demek için Ankara yürüyüflü bafllatan Gençlik Dernekleri Federasyonu Giriflimi’nin ‹stanbul’dan yola ç›kacak üyeleri, 23 Ekim günü Kadıköy Haldun Taner Sahnesi önünde topland›. 14 gün sürecek ve YÖK’ün kurulufl y›ldönümü olan 6 Kas›m’da Ankara olacak ve o gün bir miting düzenleyecek olan ö¤renciler, gidifl amaçlar›n› bas›na aç›klamak için hareket geçtiklerinde, polis de harekete geçti.
“YÖK’te Reform”dan Sözeden AKP’nin Polisi, YÖK’ü Protesto Eden Gençli¤e Sald›rd› Gençli¤in YÖK’ü protesto etmesine, ülkede yaflanan sorunlara duyars›z kalmayarak, iflgal ortakl›¤›na ve tecrite hay›r demesine tahammül edemeyen AKP iktidar›n›n polisi, yürüyüflün ‹stanbul kolundan ilk yola ç›kan onlarca ö¤renciyi gözalt›na alarak, bu demokratik eylemi engellemeye çal›flt›. Gençlik, polisin sald›r›s›na “Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z”, “Tecrite, ‹flgal Ortakl›¤›na Son” sloganlar›yla cevap verdi. Gençlik Dernekleri Federasyonu Giriflimi, Ankara’ya yürümek için yola ç›kacak arkadafllar›n›n gözalt›s›n› protesto etmek için 24 Ekim günü ‹stanbul Üniversitesi Merkez Kampüs’ünde bas›n aç›klamas› yapt›. Aç›klamada gözalt›ndaki arkadafllarn›n derhal serbest b›rak›lmas›n› isteyen ö¤renciler, “Ankara Yürüyüflümüz Engellenemez”, “YÖK’e Hay›r”, “6 Kas›m’da Ankara’day›z” sloganlar›n› att›lar.
AKP iktidar›n›n “demokratikleflme, kat›l›mc›l›k, YÖK’te reform” sözlerinin yalandan ibaret oldu¤u bir kez de bu sald›r› nezdinde gözler önüne serilirken, Gençlik Dernekleri Federasyonu Giriflimi’ni hakl›, meflru ve demokratik mücadelesinden, bask› ve sald›r›larla döndüremeyece¤i bilinir.
Gençlik Dernekleri Federasyonu Kuruluyor ‹stanbul Gençlik Derne¤i’nden ald›¤›m›z bilgiye göre, Gençlik Dernekleri Federasyonu kurulufl çal›flmalar›n› tamamlamak üzere. “Türkiye genelindeki 30'u aflkın ilde örgütlenen dernek ve dernek giriflimleri aynı çatı altında toplanacak” diyen gençlik, uzun bir aradan sonra merkezi örgütlülü¤ünü yarat›yor.
TBMM’de Görüflme ve Ankara’da Kitlesel Miting ‹stanbul’dan Ankara’ya yürüyüflün program›na göre; yol güzergah› boyunca Gençlik Dernekleri taraf›ndan karfl›lamalar yap›lacak. 5 Kas›m’da di¤er kentlerden Gençlik Dernekleri üyelerinin de Ankara’ya yola ç›kaca¤› belirtilirken, 6 Kas›m günü, önce TBMM E¤itim Komisyonu üyeleriyle görüflme yap›lacak. Daha sonra, K›z›lay’da kitlesel bir miting gerçeklefltirilecek.
Telefon ihbar› dedi ki...
VE SONUÇ...
Gençlik Gelecektir Dergisi’nin bas›l›p talan edilmesiyle gözalt›na al›nan dergi çal›flanlar›n›n tümü serbest b›rak›ld›. Onlarca gençlik derne¤i, Temel Haklar dernekleri yapt›klar› aç›klamalarla bask›n› protesto ettiler.
“telefon ihbar›”ndan örnek verece¤iz.
Polisin, demokratik kurumlar› basmak, devrimcilere yönelik komplolar kurmak için nas›l hukuksuz, yasad›fl› ve keyfi davrand›¤›, DGM polis “kutsal ittifak›”n›n halk›n muhalefetine karfl› nas›l birlikte hareket etti¤i bu olay nezdinde bir kez daha gözler önüne serildi.
‹stanbul Polisinin Hukuksuzluk ve Keyfilik Örne¤i 1: “Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Baflsavc›l›¤›na / ‹stanbul
Polisin iste¤i, DGM savc›s› Mehmet Ergül’ün onay› ve hakimin “uygundur” demesiyle verilen “arama izni”nden sözediyoruz. Önce, bask›na onay veren karardan bir bölümü hat›rlayal›m:
‹lgi: 01-4-2002 gün ve b.05.1.EGM.4.34.00. 14.09.01.6119.202 say›l› yaz›m›z.
"... ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü Terörle Mücadele fiube Müdürlü¤ü’nün yaz›lar›nda ve telefon ihbar tutana¤›nda 15.10.2003 günü saat 00.15 s›ralar›nda Nöbetçi Amirli¤i’ne ba¤l› ...nolu tel.nu arayan bir erkek flah›s ismini vermeyerek bir ihbarda bulunaca¤›n› beyan etmesi üzerine... kendisinin DHKP/C örgütü içerisinde faaliyet yürüttü¤ü, s›k s›k Okmeydan› Piyale Pafla Caddesi No:148 say›l› yerde bulunan binada bu örgüt ad›na toplant›lar yapt›klar›n›... ”
fiefik Kul Her “Telefon ‹hbar›” ‹çin Bask›n ve Talan ‹zni Al›yor Mu? “Telefon ihbar›”n›n ucuz bir yalandan ibaret oldu¤u bir yana, tutal›m ki, böyle bir telefon geldi polise. Her gelen ihbar için geceyar›s› bask›n yapma izni al›yor mu polis? Tescilli iflkenceci ve infazc›lardan biri olan, ‹stanbul Emniyeti’nin siyasi flubeden sorumlu müdürü fiefik Kul, acaba DGM savc›s› hakk›nda, ya da kendi flubesindeki bir polisin evi hakk›nda veya sayfalarca s›ralanabilecek kurum ve kifliler hakk›nda böyle bir ihbar geldi¤inde, an›nda fezlekesini haz›rlay›p, DGM’ye koflturuyor mu? Kimin kime düflmanl›¤› varsa, 155’e bir telefon etsin, kafi. Hani polisin kendi istihbarat› vard›? Kald› ki, Gençlik Gelecektir Dergisi, herkesin gözleri önünde, yasal yay›n yapan bir kurulufltur. Varsa arad›¤› bir kifli, dergi bürosu basmadan da alabilece¤i çok aç›k ve tart›flmas›zd›r. Ama sorun bu de¤ildir. Amaç sindirme, gözda¤› ve devrimcilere komplolar kurulmad›r. Ve bu yeni de de¤ildir. Onlarca de¤iflik yöntemle, polisin s›kça baflvurdu¤u bir yoldur. Ama, biz bu yöntemleri hat›rlatmayaca¤›z, t›pk› bugünkü gibi
“Telefon ‹hbar›” Yeni De¤il!
1.4.2002 günü saat 21.55 s›ralar›nda 155 polis imdat telefonunu arayan bir erkek flahs›n yapm›fl oldu¤u ihbarda; TAYAD’›n bugünkü yapm›fl oldu¤u toplant›ya kat›ld›¤›n›, burada TAYAD sorumlusu Tekin Tangün'ün ölüm orucunda kaybedilen arkadafllar›n›n kan›n›n yerde kalmayaca¤›n›, mutlaka bunun bedelini ödeteceklerini, bunu da Özkan Güzel ve Ferhat Ertürk isimli flah›slarla intihar sald›r›s› düzenleyerek yapacaklar›n› söyleyip telefonu kapatm›fl olup bu konuda tanzim edilen ihbar tutana¤› ekte sunulmufltur.... Bilgi ve gere¤ini arz ederim. Halil Karatafl (4. S›n›f Emniyet Müdürü) Terörle Mücadele fiube Müdürü V. Havale; ‹stanbul 6.Nolu DGM’sine, Es.2002/74 say›l› dosyaya... 2.4.2002 Cumhuriyet Savc›s›” ‹stenen arama karar› verildi, TAYAD bas›ld›, talan edildi. Ölüm orucu gazisi olan Özkan Güzel bir süre tutuklu kald›. TAYAD Baflkan› Tekin Tangün’e komplo kurulmaya çal›fl›ld›. Tam bir “kara mizah” örne¤i olarak arflivlere geçti olay. ‹stanbul Polisinin Hukuksuzluk ve Keyfilik Örne¤i 2: ‹stanbul 2 Nolu DGM'den al›nan bir baflka “arama karar›” ile dergimizin de aralar›nda bulundu¤u kurumlar bas›ld›. Özetle 2002/456 kararla verilen arama izninde flöyle deniliyordu: “‹stanbul DGM.C.Baflsavc›l›¤›’n›n 13.08.2002 gün ve 2002/18870 muh. say›l› yaz› ekinde ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü Ter. Müc. fib. Müdürlü¤ü’nün 19.08.2002 gün ve 2002/15297 say›l› yaz›s› gönderilerek, istem yaz›s›nda Marmara TAYAD adl› dernekte Alibeyköy semtinde oluflturulan ölüm orucu evine gitmelerinin sa¤lanarak feda eylemlerine haz›rland›klar›, Ekmek ve Adalet adl› dergi bürosu ve Gençlik Gelecektir adl›
Say› 83 19 26 Ekim 2003
derginin bürosunda DHKP/C örgütü militanlar›n›n e¤itildikleri belirtilerek... gündüzleyin bir defaya mahsus olmak üzere arama yap›lmas›na karar verilmesi talep edilmifl... GERE⁄‹ DÜfiÜNÜLDÜ: Marmara TAYAD adl› dernekte Alibeyköy semtinde oluflturulan ölüm orucu evine gitmelerinin sa¤lanarak feda eylemlerine haz›rland›klar›, Ekmek ve Adalet dergisi bürosu ve Gençlik Gelecektir adl› derginin bürosunda DHKP/C örgütü militanlar›n›n e¤itildikleri anlafl›ld›¤›ndan;... ARAMA YAPILMASINA...” Alibeyköy’de böyle bir ölüm orucu evinin bulunmamas› bir yana, yeniden okuyun bu karar›. Polisin yazd›klar›n› hiçbir araflt›rma, soruflturma yapmadan, aynen kendi karar›na geçiren bir hukuk var karfl›n›zda. Ve yine sözkonusu emniyet yaz›s›nda “istihbarat kayna¤›” meçhul!
Cemil Çiçek Ne Diyor?
Say› 83 20 26 Ekim 2003
“Biri” ihbar etmifl, demifl ki... Ad› yok, cismi yok. Do¤rulu¤unu, yanl›fll›¤›n› bile araflt›rm›yor polis, ne de olsa DGM savc›lar› haz›r, hemen al›yor karar›, bask›nlar yap›yor. Tepeden t›rna¤a ciddiyetsizlik, hukuksuzluk ve pervas›zca hayata geçirilen bir komploculuk. Böyle bir ülkede hiç kimsenin ne can güvenli¤i vard›r, ne de hukukun zerresi. Kimileri, “onlar nas›lsa terörist”, diye düflünüyorsa yan›l›r; muhalif olan herkese karfl›d›r bu hukuksuzluk. Bugün AKP iktidar›n›n yay›n organ› gibi çal›flan Yeni fiafak’›n, geçti¤imiz iktidar döneminde nas›l keyfi bir flekilde bas›ld›¤›n› hat›rlay›n. Dikkat edin, polis hukuk tan›mazl›¤› ile, baflka gerekçeler bulmaya bile tenüzzül etmemektedir. “Terör” dedi¤inde akan sular›n duraca¤›n›, yasalar›n rafa kald›r›l›p, Susurluk hukukunun keyfili¤inin hakim olaca¤›n› çok iyi bilmektedir. “Telefon ihbar› dedi ki...” diye tutanaklar haz›rlamas›ndaki rahatl›¤›n›n kayna¤› da buradad›r. Örnekler DSP-MHP-ANAP Hükümeti dönemindeydi, AKP iktidar›nda da de¤iflen hiçbir fley olmad›¤› aç›kt›r. Türkiye, göstermelik “arama izni”ni bile gereksiz gören polis fleflerinin ülkesidir. “Arama belgesi” sordu diye insanlar›n öldürüldü¤ü (Ayd›n, 15 Mart 2001), 9 hafta önce “haz›rda bulunsun” diye arama izinleri al›n›p dergilerin bas›ld›¤› (Yaflad›¤›m›z Vatan, 10 Aral›k 2001) bir ülkedir. Kimse, AB’ye uyum masallar›, de¤iflim, demokratikleflme yalanlar› anlatmas›n. Devrimciler sözkonusuysa emperyalizm için sorun yoktur, uyumludur k›saca! Hukuku, adaleti dilinden düflürmeyen Cemil Çiçek’in yapaca¤› bir aç›klama var m›, bu hukuksuzlu¤a karfl›? Bekliyoruz! Adaletten yanay›m diyenleri, hak ve özgürlükleri savunanlar› da, bask›n›n nas›l bir keyfiyet içinde yap›ld›¤›n› görmeye, seslerini yükseltmeye ça¤›r›yoruz.
Polis-‹dare-Mahkeme; Burdur Gençli¤ine Düflmanl›k ‹ttifak› BURDUR: Gençlik Derne¤i üyeleri Serkan Ac›bucu, Selda Çakmak ve o an tesadüfen yoldan geçen 3 ö¤renci 18 Ekim’de zorla gözalt›na al›nd›. Ertesi günü, tecrite ve iflgal ortakl›¤›na karfl› yap›lacak olan eylem, gözalt› gerekçesi oldu, polis Amerikanc›l›¤›n› bir kez daha sergiledi. Gözalt›na al›nanlar serbest b›rak›l›rken, ertesi günü yap›lan eyleme polis sald›rd›. Eyleme kat›lan baz› gruplar›n da¤›lmas›na karfl›n, Gençlik Derne¤i üyeleri, gözalt›na al›nmaya çal›fl›lan Ozan Köksal’› polisin elinden ald›. Gençlik Derne¤i üyesi Köksal, elindeki "Tecrite ve ‹flgal Ortakl›¤›na Son" dövizi bahane gösterilerek gözalt›na al›nmak istenmesi karfl›s›nda, polisi teflhir etmesi ve gençli¤in müdahalesi sonucu, polis gözalt›na alamad›. 60 kiflinin kat›ld›¤› eylemle ilgili olarak, 41 kifli hakk›nda gösteri ve toplant› yürüyüfllerine muhalefetten dava aç›l›rken, ayn› ö¤renciler hakk›nda okul idaresi de disiplin soruflturmas› bafllatt›. Burdur Gençlik derne¤i yapt›¤› aç›klamada "Tecrit ve iflgal emperyalizmin politikas›d›r. Buna karfl› mücadelemiz devam edecektir.” dedi.
“‹deolojik halay çekiyoruz” ADANA: Çukurova Üniversitesi ö¤rencileri 17 Ekim günü alternatif flenlik düzenledi. Adana Gençlik Derne¤i’nin de stant açt›¤› ve konuflma yapt›¤› flenli¤e 1500 ö¤renci kat›l›rken, gençlik örgütleri, “Üniversitelerimizi YÖK’ten Ortado¤u’yu ‹flgalden Kurtaraca¤›z” ve daha önce “ideolojik halay çekmekten ceza verme” olay›na at›fta bulunarak “‹deolojik Halay Çekiyoruz” yaz›l› ortak pankartlar açt›lar. Taleplerin dile getirildi¤i konuflmalar›n ard›ndan, Nisan Günefli, Güneflten Önce, Ç›¤l›k ve AKSM müzik gruplar›n›n türkülerinin ard›ndan, folklor ve tiyatro oyunlar›yla flenlik son buldu. Aç›l›flta YÖK ve iflgal ortakl›¤› konulu iki forum da gerçeklefltirildi.
Faflist Sald›r› Protesto Edildi D‹YARBAKIR: M. Ali USLU isimli ilerici ö¤renciye, 11 Ekim günü, bir grup faflistin Diyarbak›r flehir merkesinde sald›rmas›n›n ard›ndan, polis destekli provokasyon giriflimleri sürdü. Polis korumas›ndaki faflist grup provokasyonu okula tafl›mak isterken, faflist sald›r› 16 Ekim günü yap›lan bir eylemle protesto edildi. Fen-Edebiyat Fakültesi önünde Dicle Gençlik Derne¤i ile Özgür Gençlik ve Devrimci Demokrasi okurlar›n›n kat›ld›¤› eylemde, sald›r›n›n planl› bir sald›r› oldu¤u belirtildi. Sald›r›n›n tüm devrimci demokrat, yurtseverlere yönelik oldu¤u belirtilen aç›klama, "Faflizme Karfl› Omuz Omuza" slogan›yla sona erdi.
'Çiftehavuzlar Katliamı' Davas›nda ‹nfazc›lara Beraat
Susurlukçulara “Onur” ‹adesi Tan›klar, belgeler, raporlar yok say›larak verilen karar, ölüm mangas› elemanlar›na, “katliamlar›n›za devam edebilirsiniz” karar›d›r. ‹brahim fiahinler’i, Ayhan Çark›nlar’› aklayan devlet, “SUSURLUK SÜRÜYOR” diye hayk›ran devlettir. Her f›rsatta adaletsizli¤ini hayk›ran bir düzen, ayakta kalamaz. 11 y›ld›r süren Çiftehavuzlar davas›, ölüm mangalar›n›n ikinci kez beraatiyle sonuçland›. TAYAD’l› Aileler yapt›klar› aç›klamada, karar› protesto ederek, “Mahkeme, verdi¤i kararla yeni katliamlara davetiye çıkarmıfltır” dediler. Hat›rlanaca¤› gibi, Kayseri 2. A¤›r Ceza Mahkemesi iki y›l önce beraat karar› vermifl, karar Yarg›tay taraf›ndan bozulmufltu. Yargıtay’›n itiraz›, ölüm mangalar›n›n beraat ettirilmesine de¤ildi; “Ayhan Çarkın, ‹smail Alıcı ve Salih Tonga'nın ifadeleri alınmadı¤ı” gerekçesiyle verilen bozma, sadece usul yönündendi. Nitekim mahkeme, sözkonusu ifadeleri “talimatla” alarak karar›n› verdi. Talimatla al›nm›flt› ifadeler, çünkü hiçbir ölüm mangas› eleman›, infaz duruflmalar›na kat›lmaz, katlettiklerinin yoldafllar›n›n, yak›nlar›n›n gözlerinin içine bakamazd›. Onlar› Türkiye’nin dört bir yan›nda sadece ‹lhami Yelekçi isimli avukat savunur. ‹kinci bir avukat dahi bulamayacak denli zavall› durumdad›rlar.
katile, “onurlar›n›” iade etmifltir! Davan›n seyrini takip edenler bilir; sözkonusu silahlar konusunda dava süresince çeflitli tart›flmalar da yaflanm›flt›r. Soruflturma sürecinde, infaza kat›lan polislerin ismi sorulmufl ve ‹stanbul Emniyeti’nin “uygun görüp” verdi¤i isimler hakk›nda dava aç›lm›flt›. “Hangi silahlar›n kimler taraf›ndan kullan›ld›¤›, kimlerin ad›na kay›tl› oldu¤u” sorulmufl; ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü; bu tür durumlarda depolar›nda silahlar bulundu¤unu, görevli polislerin bunlar› alarak olay yerine gitti¤i, seri numaralar›na göre kimin hangi silah› kulland›¤›n›n belirlenemeyece¤i cevab› vermifltir. K›saca söylenen, biz yapt›k ve kimseyi de yarg›latmaz, mahkum ettirmeyiz olmufltur. Görevden al›nmalar›na, görevde kalsalar dahi, halk›n can güvenli¤i aç›s›ndan tehlike teflkil ettikleri için silahs›zland›r›lmalar›na, fleklindeki talepler, mahkeme taraf›ndan reddedilmifltir.
Aklama Davas›n›n Ölüm Mangalar› Bir de¤il, birçok infaz davas›ndan kamuoyu tan›yor onlar›. Her infaz sonras›nda terfi etmelerinden, her beraat ettikleri davan›n ard›ndan yeni bir infaz olay›nda adlar›n›n geçmesinden tan›yor. 1617 Nisan 1992'de Sabahat Karatafl, Eda Yüksel ve Taflkın Usta’n›n katledilmesi davas›ndan, Susurluk hukuku taraf›ndan “aklanan” ölüm mangas› elemanlar›n›n kimler oldu¤unu yeniden hat›rlayal›m: Susurlukçu ‹brahim fiahin, bu ve buna benzer infazlar› sonras›nda Özel Harekat Dairesi baflkanl›-
Susurlukçu Ölüm Mangalar›n›n Beraatine, “Onurlar›n›n” ‹adesine... 21 Ekim günü yap›lan karar duruflmas›nda, müdahil avukatlardan Süleyman fiensoy ile ölüm mangalar›n›n avukatı ‹lhami Yelekçi hazır bulundu. TAYAD’l›lar ise, mahkeme baflkan›n›n tamamen keyfi karar› sonucu salona al›nmad›lar. Üstelik flehitlerin resimlerini almak için polisi ailelerin üzerine salmaktan da geri durmad›. 22 polis hakk›ndaki beraat karar›na göre, görevde olmayan polisler görevlerine dönecek ve infaz› gerçeklefltirdikleri silahlar› da kendilerine iade edilecek. “Silah polisin onurudur” denir. Devlet, adlar› Susurluk’ta ortaya ç›kan polislerin de yer ald›¤› 22
TAYAD’l› Aileler, sald›r›lara ra¤men, "Katiller Hesap Verecek" sloganlar›n› atarak, “adaletin divana kalmayaca¤›n›” hayk›rd›lar.
Say› 83 21 26 Ekim 2003
Mesut Ya¤cıo¤lu, ‹smail Türk, Ali Türkan, Yahya Kemal Gezer, Zülfikar Çiftçi, Sönmez Alp, Salih Tonga ve Yaflar Karaçam. Bunlar› da araflt›r›n, nas›l terfi ettiklerini görürsünüz. Bu, devletin gelene¤idir.
Devlet Ad›na Suç ‹flleme Özgürlü¤ü Hiç De¤iflmeyen Gerçektir
Katliamlar›n› havaya atefl açarak kutlad›lar. Tüm deliller bir yana, bu bile “kasten adam öldürme”nin kan›t›d›r. Susurluk hukuku, iflte bu terörü onaylad›. Ama ne ölüm mangalar›, ne de Susurluk devleti Çiftehavuzlar’da dalgalanan bayraktan duyduklar› korkuyu hiç unutamad›lar. ¤›na yükselmifl ve son olarak ad› Susurluk’ta ortaya ç›kmas›yla k›za¤a çekilmifltir. Say› 83 22 26 Ekim 2003
Kendisi 80 kifliyi öldürdü¤ünü anlatan Susurluk tetikçisi Ayhan Çarkın bu davada, “onuru iade edilen” katillerdendir. Yine birçok infazda ad› geçen Reflat Altay aklananlardan birisi oldu. Halka karfl› suç iflleyenlerin, devrimcileri katledenlerin devlet taraf›ndan nas›l terfi ettirildi¤inin örneklerinden biri olarak, halen Bursa Emniyet Müdürlü¤ü yapmaktad›r. Ve “önü aç›kt›r”! Vasfi Kara, infaz ve iflkenceleri sonucunda yükselen bir baflka ölüm mangas› eleman›d›r. Vasfi Kara halen Asayifl Daire Baflkanı. Di¤er ölüm mangas› elemanlar› ise flunlar: Abdullah Dindar, Mehmet fiakir Öncel, ‹smail Alıcı, Adnan Tafldemir, Ruhi Fırat, Aslan Pala, Mehmet Düzgün, Adalet Üzüm, fienol Karaman, Ömer
Temel Haklar Üyelerine Bask› MERS‹N: Temel Haklar’›n kurulmas›ndan bu yana gündeme getirilen bask›, sindirme politikalar› sürüyor. Son olarak dernek üyesi Perihan Sarm›fl'›n evine 14 Ekim günü “pazarlamac›” k›l›f›yla gelen polis, Sarm›fl’› tehdit etti. Temel Haklar, polisin Sarm›fl’›, "evine devrimcileri ald›¤›n sürece bask›lar artar, biz daha önce de yapt›k, evine devrimcileri alanlar›n evlerini basarak hem devrimcileri hem de ailelerinden kiflileri öldürdük. Sen de evine devrimcileri al›rsan..." fleklinde tehdit etti¤ini belirtti ve bask›lar›n sonuçsuz kalaca¤› dile getirildi.
Çiftehavuzlar davas›n›n önceki katliam ve infaz davalar›ndan hiçbir fark› yoktur. Manisa Davas› ile AKP iktidar›n›n ve AB’cilerin birlikte kotard›¤›, “iflkenceye s›f›r tolerans” flovuna aldananlar bu davaya yeniden dönüp baks›nlar. Tümü tescilli iflkenceci, infazc›, kimisi resmen Susurlukçu. Ama fark etmez. ‹ktidarda AKP de olsa, “AB’ye uyum rüzgarlar›” f›rt›naya da dönüflse, adlar› Susurluk’ta da ç›km›fl olsa, devlet ad›na infaz, katliam düzenleme özgürlü¤ü her zaman vard›, bugün de ayn› durum devam ediyor. Susurluk’un A¤ar-Bucak-Çiller’den ibaret oldu¤u aldatmacas›n› halka anlatanlar, dönüp bu davaya bir kez daha baks›nlar; Susurluk düzeni, “ben buraday›m, de¤iflmedim, tüm kurumlar›mla var›m” diye hayk›rmaktad›r. Bu karar, iflte bu gerçeklerin yeniden tescil edilmesidir. Sistem ayn›. Yarg› ayn›. Hiç de¤iflmemifltir. Böyle onlarca katliam, infaz davas›n› sayabiliriz. Olaylar bile neredeyse ayn›d›r. Kaybedilen deliller, dikkate al›nmayan raporlar, cesetlere bile yap›lan iflkencelerin hukuken, ahlaken ne anlama geldi¤inin ›srarla gizlenmesi... ve bir dizi daha basmakal›p senaryo. Herfley, devlet ad›na suç iflleme özgürlü¤ünün korunmas› içindir. Sermayenin sözcülerinden, Hürriyet yazar› Ertu¤rul Özkök, “onlara yeniden ihtiyac›m›z olabilir” demiyor muydu; Türkiye Cumhuriyeti devletinin mahkemesi de t›pk› Özkök gibi, onlara yeniden ihtiyaç oldu¤unda kullanabilmek için akl›yor Susurlukçu katilleri.
‘Mezar Yapt›rma Suçlular›’ Serbest B›rak›ld› TUNCEL‹: Mezar yapt›rd›klar› için 15 Eylül’de tutuklanan ‹smail Gider, Sakine Aba, Mehmet Do¤an ve Mehmet Dolas tahliye oldu. “Mezar yapt›rma suçu” iflleyenler, Tunceli Temel Haklar’da yapt›klar› bas›n toplant›s›nda, "mezarlara sald›r›lar›n MGK'n›n halka karfl› savafl›n›n bir parças› oldu¤unu ve devrimcilerin öldükten sonra dahi tecrit edilmeye çal›fl›ld›¤›n›” belirterek, “görevimiz, hak ve özgürlüklerimize daha güçlü ve bilinçli sar›lmakt›r" dediler. Toplant›, Temel Haklar Müzik Toplulu¤u’nun dinletisiyle bitti.
fiantaj Arac› Hukuk 22 Ekim tarihli Hürriyet’te, Brüksel’den Zeynel Lüle yaz›yor; “Avrupa Birli¤i komisyonu ile görüflen Türk yetkililer, ‘KADEK’i terör listesine sokarsan›z, Leyla Zana ile arkadafllar›n›n davas›n›n seyri de¤iflebilir.” Hani “yarg› ba¤›ms›z” idi, “siyasi irade yarg›ya müdahale etmez” idi? Hepsi masal elbette. Ama ahlaks›zl›¤›n hangi boyuta vard›¤›n›, “resmi görüflmeler” dedikleri toplant›lar›n nas›l flantaj, rüflvet üzerine flekillendi¤ini görüyor musunuz? Tutsak DEP milletvekillerinin davas›n›n hukuki seyri ile AB’nin “terör listesi”ne KADEK’e dahil etmesi aras›nda do¤rudan bir iliflki var m›d›r? Hukuken yoktur. Ama siyaseten vard›r. Siz, benim düflman gördü¤ümü terör listesine al›n, ben de sizin Avrupa kamuoyuna insan haklar› konusunda nas›l duyarl› oldu¤unuz propagandas› yapman›z için malzeme vereyim... Tüccar siyasetçi AKP, emperyalist Avrupa ile masada bunun pazarl›¤›n› yap›yor. Peki böyle bir pazarl›k ne anlat›yor, k›saca özetleyelim: 1- “Hukukun ba¤›ms›zl›¤›” gibi fleyler safsatadan ibarettir, hukuk, mahkemeler dedi¤iniz oligarflinin siyasi, ekonomik ç›karlar›n›n yerine getirilmesinde araçt›r. Do¤ald›r bu; çünkü hukuk sistemleri, kurulu düzenin ç›karlar› üzerine flekillenir. Düzen halktan yanaysa, halk›n iktidar› sözkonusuysa, hukuk da halk›n hizmetindedir. Tersi durumda ise, tekellerin, flovenist kesimlerin, sömürücülerin hizmetinde. 2- “AB ile iliflkiler” dedikleri, hukuksuzluk ze-
minindeki pazarl›klardan ibarettir. Ve bu iliflkilerde halk›n ç›kar› de¤il, Kürt yurtseverlerinin, devrimcilerin, ilerici güçlerin imhas›na, bast›r›lmas›na yönelik pazarl›klar tart›fl›l›r. 3- “Terör listeleri” tamamen ç›karlar üzerine flekillenen, emperyalizmin siyasi, ekonomik ç›karlar›na göre belirlenen, kimi durumlarda da iflbirlikçi iktidarlardan kopar›lacak ödünler karfl›l›¤› belirlenen listelerdir. AB komisyonunun böyle bir pazarl›¤› oturup dinlemesi, oligarflinin bu pazarl›¤› dile getirebilmesi de, bu gerçekten kaynaklanmaktad›r. Oligarfli, “tamam halklar› aldatal›m, ama birbirimizi aldatmayal›m, terör listeleri böyle haz›rlan›yor” demektedir. 4- Terör demagojisi her türlü hukuksuzlu¤un ana kaynaklar›n›n bafl›nda gelmektedir. 5- Avrupa’n›n “Kürt aflk›” göstermeliktir. Kullanabiliyorsa kulland›¤› sürece, kendi kamuoyuna ve dünyaya “insan haklar›” demagojisi yapabilece¤i orandad›r. Gerisi yalandan ibarettir. 6- Yüzüne insan haklar› savunucusu maskesi takan, demokrat geçinen, hak ve özgürlükleri savunuyormufl gibi görünen AB’cilerin, “DEP’liler serbest b›rak›ls›n” 盤l›klar›, sadece AB ile iliflkilerde bir engel olmas›ndan dolay›d›r. Yoksa DEP milletvekilleri 9 y›ld›r tutsaklar ve aç›n bak›n arflivlere, DEP’liler yaka paça meclisten gözalt›na al›n›rken hiçbirinin sesi ç›kmam›flt›r.
DEHAP’l›lar, "Barıfl ‹çin Demokratik Çözüm Kampanyası" çerçevesinde, ‹stanbul, ‹zmir, Diyarbak›r, Mardin, Urfa, Mersin ve daha bir çok ilde gerçeklefltirdikleri eylemlerle, taleplerini dile getiriyorlar. Baflta “KADEK Genel Baflkan› Abdullah Öcalan’›n sa¤l›¤›, ‹mral›’n›n kapat›lmas›, Kürt sorunun demokratik çözümü” gibi taleplerle düzenlenen kampanya, yurtd›fl›nda da çeflitli etkinliklerle sürüyor. Oligarflinin, DEHAP’l›lar›n demokratik eylemlerine ve taleplerine cevab› ise coplu, gaz bombal› sald›r›, gözalt› ve tutuklamalar... DEHAP’l›lara yönelik sald›r›lara son verilmeli, Kürt halk›n›n talepleri koflulsuz kabul edilmelidir.
Say› 83 23 26 Ekim 2003
“OHAL Kalkt›” Masal› Gerilla k›yafeti giymifl özel timcilerin köyleri basarak halk› tehdit etmesi... Dersim’de yo¤unlaflan operasyonlar bahane edilerek yaylalara yasak konulmas› ve artan arama ve kontroller... Köylerin jandarmalarca taranmas›... Köy yakmalar› ve boflaltmalar› aç›klayan kurumlar hakk›nda davalar aç›lmas›... Diyarbak›r ‹HD’nin raporlar›yla da belgelenen, artan ihlaller, sokaklara taflan iflkence sesleri... Mezartafl› yapt›rman›n dahi suç haline getirildi¤i bir keyfilik...
Say› 83 24 26 Ekim 2003
Elbette Kürt halk›n›n yaflad›¤› bölgelerdeki sald›r›lar bunlarla s›n›rl› de¤ildir. Öcalan’a yönelik uygulamalar, Kürt halk›n›n demokratik eylemlerine yönelik vahflice sald›r›lar da bunlara eklenmelidir. Ve yine elbette, hiçbiri kendili¤inden, bölgedeki bir iki subay›n insiyatifiyle geliflen olaylar de¤ildir. Oligarflinin merkezi karar›d›r ve esas olarak Genelkurmay’›n iktidar›n› korumaya yönelik sald›r›lard›r.
Festivalli, AB’li Pembe Tablo ve Gerçek Oligarflinin iflgal ortakl›¤› karar›, bölge özelinde KADEK’in imhas›na dönük planlara paralel olarak artan sald›r›lar, ayn› zamanda, demokratikleflme diye sunulan “OHAL kalkt›” masal›n›n da sonunun geldi¤inin göstergesidir. Kürtçe isme (komediye dönüfltürerek) özgürlükle, karnavala döndü¤ü müddetçe festivallere verilen izinlerle, Kürt sanatç›lar›n Do¤an Medya’n›n TV’lerinde “büyük geliflme” diye konuk edilmesiyle... gizlenmek istenen tablo, yukar›da kendini aç›k olarak anlatan tablodur. Bir yandan halka bask›, iflkence, OHAL uygulamalar› dayat›l›rken, öte yandan AB’cilik oyunu sürdürülüyor. Tüm Türkiye’de yaflanan bu oyun flimdi.
Kürt bölgelerinde ise daha katmerli, daha pervas›z yaflanmakta, Kürt milliyetçili¤inin AB’cilik propagandas› ile bütünleflerek hayali tablo daha etkili olmaktad›r. MGK’n›n halka karfl› savafl›n›n seyrine paralel olarak medya da gerekti¤inde AB’ci maskesini indirip, ya sald›r›lar› aleni olarak destekliyor, ya da sansürleyerek sunuyor deste¤ini. Ki, ayn› kap›ya ç›k›yor. Kendi co¤rafyas›nda, köyünde, kentinde imha edilmek istenen bir halk›n gözlerine, festivallerle, “olumlu geliflmeler” aldatmacas›yla, Amerikan kurtar›c›l›¤›yla perde çekmek, en büyük kötülüktür. De¤iflen hiçbir fley yoktur. Yurtsever hareketin savafl›na paralel olarak, fliddet ve halka yönelik bask› art›p azalmakta, biçim de¤ifltirmekte ama süreklili¤ini korumaktad›r. AKP’nin t›pk› “ekonomideki bahar”› gibi, bölgedeki “bahar›” da aldatmadan baflka bir fley de¤ildir. Son süreçte yaflananlar, oligarflinin, Kürt halk›na dayatt›¤› imha politikas›ndan vazgeçmeyece¤inin de göstergesidir. MGK’n›n iktidar›n› sürdürebilmesinin en önemli ayaklar›ndan biridir Kürt düflmanl›¤›. Ve bu politika Amerikan icazetiyle sürdürülebilmektedir. Asker gönderme karar›n›n somut olarak yaflama geçirilmesiyle dozu daha da art›r›lacakt›r. Evet, büyük ac›lar yaflad›k, daha büyüklerini yaflayaca¤›z belki. Filistin halk›, kurtuluflun baflka bir yolunun bulunmad›¤›n› gösteriyor dünyaya. Kürt halk›n›n gerçek kurtuluflu da tüm Türkiye halk›yla birleflip, ac›lar›n› direnifle kat›p umudu yaratt›¤›nda mümkün olacakt›r.
Bir ‹lçe Komutan› ve Türkiye Tablosu Derik, Mardin’e ba¤l› bir ilçe. Yüzbafl› Musa Çitil, bu küçük ilçenin 1990’l› y›llarda jandarma komutanl›¤›n› yapt›. Ad›n› ilk olarak, 1993’te fiükran Esen’e tecavüzden yarg›lanan 405 subay ve asker vesilesiyle duydu kamuoyu. Ama onun suçlar› bu vahfletle s›n›rl› de¤ildi. Radikal’den Y›ld›r›m Türker, 20 Ekim tarihli yaz›s›nda “milli” ordunun “flerefli” subay›n›n sicilinde mahkemelere yans›yan iki olay› yazd›. Ki, mahkemelere yans›mayan daha yüzlercesinin oldu¤undan emin olabilirsiniz. Ve düflünün, küçük bir ilçede yaflan›yor bunlar. Böyle bir ülkenin nas›l bir zulüm ülkesi haline geldi¤ini, da¤lar›n tafllar›n nas›l zulme kesti¤ini tarife gerek var m›? ‹flte, görevine yükselerek devam eden flerefli subay›n seceresinden iki örnek: Özgür Gündem Gazetesi muhabiri Salih Tekin’e, fiubat 1993’te gözalt›na ald›¤›nda iflkence yapmak, bölgeyi terk etmesi için tehdit etmek. Dava oligarflinin mahkemelerinde her zaman oldu¤u gibi aklan›yor. A‹HM’e giden dosyadan Türkiye Cumhuriyeti devleti mahkûm ediliyor... Haziran 1993, yine Derik Karakolu’nda gözalt›nda tutulan fiükran Aydın, babası Seydo Aydın ve yengesi Ferrah Diba Aydın’a iflkence yapmak, fiükran Aydın’a t›pk› fiükran Esen’e benzer iflkence yöntemleri uygulayarak tecavüz etmek. ‹flkence ve tecavüz doktor raporuyla belgeleniyor. Musa Çitil, gözalt›n› dahi kabul etmedi¤i gibi, PKK itirafçısı Harun Aca’y› kullanarak, fiükran Ayd›n’› suçlat›yor. Oligarfli bu davada da A‹HM’de mahkum olurken, Türkiye’deki Musa Çitil’in tecavüzcü olarak yarg›land›¤› dava halen sürüyor. Yüzbaflı Musa Çitil ise hala ordunun “flerefli bir subay›” olarak hizmetlerine devam ediyor!..
iflgal ortakl›¤›na karfl› eylemlere sald›r›lar
AKP, Halk Muhalefetine Sald›r› Karar› Ald› AKP iktidar›n›n ald›¤› kararla, iflgale ve iflgal ortakl›¤›na karfl› eylemlere yönelik sald›r›lar yo¤unlaflt›r›ld›. Geçen hafta içinde, ‹stanbul’da, Anadolu kentlerinde yap›lan birçok eylem sald›r›, engelleme ve provokasyon giriflimleri ile karfl›laflt›. Saraçhane’de Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu’nun eylemine gaz bombal› coplu sald›r›, ‹zmir’deki mitingte yaflanan provokasyon giriflimleri, DEHAP’l›lar›n yapt›¤› eylemlere sald›r›lar, Kayseri’deki sald›r›, Gençlik Gelecektir dergisinin bas›lmas›, ‹stanbul Üniversitesi’nin kap›s›na kendini zincirleyen Gençlik Derne¤i üyelerinin tutuklanmas› ilk akla gelen örneklerdir. AKP iktidar›, Amerika’n›n talimat› ile al›nan asker gönderme karar›n›n ard›ndan muhalif bütün sesleri yok etmek, susturmak istiyor. Hat›rlanaca¤› gibi ilk tezkerenin geçmemesinin ard›ndan iktidara f›rça atan Amerika, AKP’yi elefltirirken “kamuoyunu ikna edemedi¤ini” de belirtmiflti. AKP iktidar›, halk› iflgal ortakl›¤›na ikna edecek en küçük bir argüman›, öne sürece¤i hiçbir gerekçesi kalmad›¤› noktada, “ikna” yöntemi olarak susturmay› denemektedir. Sald›r›lar, mecliste al›nan vatana ihanet karar›n›n devam› niteli¤indedir. Böyle bir karar, içte zulüm ve yoksullu¤u büyütmeden uygulanamazd›. Nitekim, karar›n prati¤e geçmesiyle birlikte sald›r›lar›n daha da art›r›laca¤› da beklenmelidir.
Sald›ranlar Vatan Hainleridir AKP’nin, halk muhalefetine tahammülsüzlü¤ü bir kez de, iflgal ortakl›¤›n› protesto eylemlerine sald›r›larla gün yüzüne ç›km›flt›r. Parti içinde ve ülkede, muhalif en küçük sese tahammülsüzlü¤ünü defalarca sergileyen Tayyip Erdo¤an, vatana ihanetini, gerçe¤i hayk›ranlar› susturarark gizlemeye çal›fl›yor. Bir yandan da, bu vesileyle, genel olarak halk muhalefetini sindirmek, böylece IMF patentli sömürü politikalar›n›, ucu tarikat holdinglerine döndürülen soygun ve vurgunu daha rahat sürdürmek istiyor. Ülkemizin iflgal orta¤› yap›lmas›na karfl› gösteriler yapanlar, bu ülkenin gururu, onurudur. Sald›ranlar, ülkemizin Amerikan iflgal gücü olmas›n› isteyen vatan hainleridir. Tayyip, sald›r› karar› ile suçunu unutturamaz.
Daha Güçlü Hayk›ral›m Vatana ihanet karar›yla, halk›n demokratik haklar›n› gasp etmesiyle, gayrimeflru olan, suçlu olan iktidard›r. Sokaklara, meydanlara daha kitlesel ç›kmal›, daha çok gösteri, eylem örgütlemeliyiz. Ülkenin her kenti, her gecekondu mahallesi iflgal ortakl›¤›na karfl› sloganlar›m›zla yank›lanmal›. Sald›r›larla ihaneti meflrulaflt›rmayaca¤›n› gösterelim.
Polise Tecavüz Özgürlü¤ü ‹çiflleri Bakanlı¤ı, gözaltında tecavüze u¤rayan DEHAP’l› Gülbahar Gündüz için arafltırmaya son verdi¤ini aç›klad›. 'Sanık polis bulunamadı' gerekçesiyle dosya rafa kaldırıldı. ‹flkenceci, infazc›, tecavüzcü polislerini “bulamamalar›” yeni bir durum de¤ildir. AKP de ayn› politikay› sürdürüyor. “Polislerin üzerlerine düfleni yaptı¤ını” söyleyen Abdülkadir Aksu, tecavüzcüleri çok iyi bilir, ama “polisinin elini so¤utmama” politikas›n› uygulamaktad›r.
Taranan Köylü Öldü Geçen say›m›zda duyurdu¤umuz, Mardin'in Derik ilçesine ba¤lı Kovalı (Endewl) köyünde Üçyol Karakolu'na ba¤lı askerlerin taramas› sonucu yaralanan 5 köylüden 80 yafl›ndaki Ramazan Demir hayatını kaybetti. Demir’in cenazesi öfkeyle kald›r›l›rken, DEHAP, 405 askerin tecavüz davasını hat›rlatarak, “Saldırı, fi.E.'nin intikamı mı?” diye sordu. Köyü tarayanlar ise görevlerinin bafl›nda, yeni sald›r›, provokasyonlara haz›rlan›yor.
J‹TEM’li Duruflma Diyarbakır Baro Baflkanı Sezgin Tanrıkulu ile üç meslektaflının, yak›lan, boflalt›lan köylere iliflkin aç›klamalar›ndan dolay› jandarman›n suç duyurusu ile aç›lan davanın duruflmasına silahla giren üç kifliden Mehmet fiahin'in silahına hakim el koydu, ikisi ise salondan kaçtı. Üç kiflinin J‹TEM eleman› oldu¤u belirtildi. X-ray cihazl› salona elini kolunu sallayarak giren J‹TEM’ciler, OHAL uygulamalar›n›n mahkemelere yans›yan yüzüdür. Her türlü hukuksuzluk, provokasyon onlardan sorulur.
Say› 83 25 26 Ekim 2003
Çorum’da iki gerilla şehit düştü! 20 Ekim’de Çorum'un ‹skilip ‹lçesi'ne ba¤l› Ferhatl› Köyü yak›nlar›nda DHKC gerillalar›yla jandarma komanda birlikleri aras›nda ç›kan çat›flmada, iki gerilla flehit düfltü. Saat 17.00 s›ralar›nda meydana gelen çat›flman›n yaklafl›k yar›m saat sürdü¤ü ve çat›flmada bir askerin de vuruldu¤u ö¤renildi. Cephe taraf›ndan yap›lan aç›klamada flehit düflen gerillalar›n Karadeniz Recai Dinçel K›r Silahl› Propaganda Birlikleri’ne mensup Gazi Ar›c› ve Selhan Top oldu¤u, bir görev nedeniyle içinde bulunduklar› gruptan ayr›larak sözkonusu bölgeye gittikleri ve orada çat›flarak flehit düfltükleri belirtildi. Say› 83 26 26 Ekim 2003
Çorum Valili¤i taraf›ndan yap›lan aç›klamada “bölgede silahl› kiflilerin görüldü¤ü... bunun üzerine operasyon yap›ld›¤›” anlat›l›yor. Kim bu silahl› kifliler, niye silahlanm›fllar, ne istiyorlar, bunlar yok devletin resmi aç›klamas›nda. Bunlardan sözettiklerinde bu ülkede iktidarlar›n iflbirlikçili¤ine karfl›, ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm için savaflanlar oldu¤u kabul edilmifl olacak. Bu ülkedeki tek silahl› gücün oligarflinin ABD’nin emrine verdi¤i TSK olmad›¤›, devrimci silahl› güçlerin de oldu¤u kabul edilmifl olacak. Tüm varl›¤›n› yoketmek ve yok edemedi¤ini sansür etmek üzerine kurmufl olan oligarfli elbette Çorum’daki çat›flma konusunda da do¤ru bir aç›klama yapamazd›. Oligarflinin katletmek için e¤itilmifl askeri birlikleri taraf›ndan katledilen Gazi Ar›c› ve Selhan Top, yoksul halk›n içinden gelen iki kurtulufl savaflç›s›yd›. Biri 23, biri 26 yafl›nda olan iki gerilla, gerilla olmadan önce iki emekçiydi. Çal›flt›lar, sömürüldüler, sömürüye karfl› ç›kt›lar, zulüm gördüler. Kurtuluflun halk›n silahl› savafl›ndan geçti¤ini yaflayarak ö¤renmifllerdi.
Gerillan›n anlatt›¤› Türkiye gerçe¤i Devrimci gerilla halkt›r, zulme u¤rayanlard›r. fiehit düflen iki gerilla da Çorumlu’ydu. fiehit düfltükleri o topraklarda do¤up büyümüfl, yoksullu¤u, zulmü o topraklarda tan›m›fllard›. ‹çinde yaflad›klar› düzeni tan›d›kça, mücadeleye kat›ld›lar. Bildiri da¤›tt›lar, mitinglere kat›ld›lar, karfl›-
‹syan›m›z katlederek,
l›¤›nda iflkenceleri, hücreleri gördüler. Bunun için devrimci oldular. Bunun için silah kuflan›p da¤lara ç›kt›lar. Cephe Bas›n Bürosu’nun 314 No’lu aç›klamas›nda belirtildi¤i gibi “Türkiye’nin da¤lar›ndaki gerilla da, Türkiye’nin F tiplerinde 4 y›ld›r 107 flehit vererek direnen devrimci tutsaklar da, Türkiye gerçe¤ini anlat›yorlar. Karadeniz’den Akdeniz’in da¤lar›na, Ege’nin da¤lar›ndan Kürdistan da¤lar›na kadar her yerde gerillalar ç›k›yorsa, tart›fl›lmas› gereken iflte bu Türkiye gerçe¤idir. Devrim için illegal örgütlenmeyi, devrim için silaha sar›lmay› zorunlu hale getiren bu düzendir. Ve yine bu düzen, katlederek, zulmederek, terörle halk›n ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm mücadelesini yoketmeye çal›fl›yor. Yokedemezler. Halk› öldürerek bitiremezler. Biz halk›z. Hapishanelerdeyiz, alanlarday›z, da¤larday›z, fabrikalarday›z, okullarday›z, gecekondularday›z; halk›n oldu¤u her yerde devrimciler de vard›r. Bizi infazlarla, kaybetmelerle bitiremediler, F tipleriyle, tecritle de bitiremezler. ‹flte biz her yerdeyiz. Çorum’un da¤lar›nda sosyalizm bayra¤›n› dalgaland›ran biziz, alanlarda iflgal ortakl›¤›na karfl› mücadele bayra¤›n› yükselten biziz, F tiplerinde tecrite karfl› direnen biziz, her yerde biz var›z.” Hücrelerde yüzlerce gün açl›kla direnen tutsaklar›n flehit düfltüklerindeki bir deri bir kemik yüzlerini hat›rlay›n. Ve bu foto¤raflar›n yan›na, 1 yafl›ndayken, 1,5 ayl›kken açl›ktan ölen bebeklerin “Afrikal› çocuklar› hat›rlatan” resimlerini koyun. ‹flte özet bir Türkiye tablosu; açl›k da var, zulüm de var bu tabloda.
fiiddeti do¤uran düzendir! ‹flçi, memur hakk›n› istiyor, kulak veren yok. Köylü hayk›r›yor, sesi duyulmuyor. Resmi rakamlar, milyonlarca insan›m›z›n iflsiz, açl›k, sefalet içinde oldu¤unu söylüyor. Halk›n öfkesi büyüyor. Peki ne olacak bu öfke? Cevab›n› Gaziler, Selhanlar veriyor: “Bu öfke, kahvehanelerde iktidarlara, burjuvaziye a¤›z dolusu küfürlerle s›n›rl› kalmayacakt›r. Halk›n öfkesinin s›n›fsal bir karfl›l›¤› vard›r. Bu karfl›l›k, halk›n silahl› savafl›-
Sürecektir zulmederek bitiremezsiniz! d›r. Gaziler, Selhanlar bu öfkenin bayraklar›d›r. fiehit gerillalar›m›zdan Selhan Top, Kurtulufl Cephesi’ne kat›lmas›ndaki nedeni, çok yal›n biçimde flöyle anlat›yordu: “örgütlü iliflkiye girmemdeki nedenler, bask› ve sömürü düzeninin varl›¤›n› bile bile boyun e¤meyi, bu düzenin sonucu olarak ortaya ç›kan mevcut yaflam koflullar›n›, y›llarca ezilen bütün halklar›n çekti¤i ac›lar› bir "insan" olarak hazmedemedi¤imden, emperyalistlerden ve iflbirlikçilerinden, sömürü düzeninin sürmesinde pay› ve ç›kar› olanlardan, ezilen halklar ve kurtulufl yolunda düflen bütün devrim flehitleri ad›na hesap sormak için örgütlenmenin flart oldu¤unu gördü¤ümden örgütlü iliflkiye girdim.” Silahl› savafl ve gerilla gerçe¤i iflte bu kadar yal›nd›r. Halk›n taleplerini kaale almayanlar, halk›n en demokratik eylemlerini bile copla, iflkenceyle ezenler, infazlarla, faili meçhullerle, F tipleriyle ülkeyi mezarl›¤a çevirenler, silahl› savafl›n, halk›n fliddetinin koflullar›n› bizzat yaratanlard›r. Halk›n isyan› iflte bu objektif koflullar nedeniyle hayat›n her alan›nda, mücadelenin tüm biçimleriyle sürecektir.
Gazi ve Selhan; Do¤duklar› topraklara umudun tohumlar› olarak ekildiler! Çorum’daki çat›flmada flehit düflen iki gerillaya ait özgeçmifl bilgileri, yoldafllar› taraf›ndan yap›lan aç›klamadan özetlenmifltir: Gazi ARICI, 1980 Çorum Ferhatl› Köyü do¤umludur. Lise mezunudur. Liseyi bitirdikten sonra, garsonluk, inflaat iflçili¤i, anketörlük gibi çeflitli ifllerde çal›flt›. ‹lk ve ortaokulu Çorum’da okumufl, liseyi Ankara’da tamamlam›flt›. ‹flte bu dönemde 1998’de devrimcilere ulaflt›. Demokratik lise mücadelesinde yer ald›. Okulunun olmad›¤› zamanlarda da gecekondu semtlerinde, özellikle Mamak’ta mücadelesini sürdürdü. Emperyalizme, oligarfliye karfl› yap›lan her eyleme hiç tereddütsüz kat›ld›. 31 Ekim 1998'de gözalt›na al›narak tutukland›. “Suçu”, halk›n› bilinçlendirmek, örgütlemekti. Tahliye edildikten bir süre sonra, 2000
Temmuz’unda gerillaya kat›ld›. Mücadelenin neresinde, nas›l yer almak istedi¤i sorusuyla her karfl›laflt›¤›nda “SPB savaflç›s› olmak istedi¤ini” söylerdi; 2000 Temmuz’unda o art›k bir SPB savaflç›s›yd›. Havas›n›, suyunu, geleneklerini göreneklerini iyi bildi¤i Karadeniz topraklar›nda sürdürecekti art›k savafl›n›. 20 Ekim 2003’te flehit düfltü¤ünde Grup Komutan›yd›. “Tereddütsüzlük” ve ald›¤› iflin en iyisini yapmaya çal›flmas› onun özelliklerinden biriydi. Selhan TOP, 1977 Çorum merkez do¤umludur. ‹lkokul mezunudur. 92-96 aras›nda da ç›rakl›k e¤itim merkezine devam etmifltir. Mesle¤i oto elektrikçiliktir. Fakat bunun d›fl›nda fleker fabrikas›nda, tu¤la oca¤›nda sanayide de çal›flt›. Ailesi Alevi-Caferi mezhebindendir. Emekçi bir ailedir. 1997-1998 y›l›nda Antalya ve Kars’ta piyade olarak oligarflinin ordusunda askerlik yapt›. Mekanize bir birlikte bulundu¤undan dört ay kadar Tunceli Pülümür'de bir üsde kald›. Oligarfli onu halk›n savafl›na karfl› kullanmak istemiflti ama o halk›n kurtulufl cephesinde oligarfliye karfl› savafla kat›ld›. 1998’den, yani askerli¤ini bitirdikten sonra çeflitli biçimlerde mücadele içinde yer almaya bafllad›. Bu süreçte dergi, bildiri da¤›tma gibi çal›flmalara, 1 May›s gibi çeflitli eylemlere, Amerikan emperyalizmine karfl› gösterilere kat›ld›. Ölüm orucunda flehit düflen Çorumlu Özlem Durakcan'la ilgili TAYAD'l› Aileler imzal› bir bildiriyi da¤›tmaktan dolay› Çorum’da gözalt›na al›nd›. “Yard›m yatakl›ktan” tutukland›. Çorum Hapishanesi’nde bir buçuk ay tutuldu, hücreye kapat›ld›. Tahliye olduktan k›sa bir süre sonra, 2003'ün fiubat ay›n›n ortalar›nda, “savafla hay›r” referandumunda halktan oy toplad›, yine gözalt›na al›nd›. AKP önünde F tipleriyle ilgili bas›n aç›klamas›na kat›ld›, yine gözalt›na al›nd›. Karakol hücrelerinde robokoplar›n sald›r›lar›na maruz kald›. Ve yine tutukland›. Onun için devrimcilik art›k net bir tercihti, kurtuluflun yolu da netti art›k, gerillaya kat›lmak istedi ve memleketinin da¤lar›ndaki silahl› propaganda birliklerine savaflç› olarak kat›ld›.
Say› 83 27 26 Ekim 2003
2004 Bütçe Hedefleri Aç›kland›:
Vergi+Faiz=Yoksullaflma ve Açl›k Maliye Bakanı Kemal Unakıtan 2004 bütçe hedeflerini düzenledi¤i basın toplantısıyla açıkladı. Hemen, bu bütçenin AKP taraf›ndan “ekonomideki baflar›” olarak nitelendirildi¤ini hat›rlat›p, flu baflar›n›n halka ne getirece¤ine bakal›m. 149 katrilyon 708 trilyon liralık toplam ödenek ayr›lan bütçeden en büyük pay› yüzde 50.15 ile Hazine ald›. Maliye Bakanlı¤ı 23 katrilyon 263 trilyon, Milli E¤itim Bakanlı¤ı 12 katrilyon 803 trilyon, Milli Savunma Bakanlı¤› 10 katrilyon 889 trilyon, Sa¤lık Bakanlı¤ı ise 4 katrilyon 777 trilyon lira ödenek ald›. Halk› do¤rudan ilgilendiren Tar›m, Köy Hizmetleri, DS‹, üniversiteler vb. ise her zaman oldu¤u gibi bütçeden en düflük pay› ald›lar.
Say› 83 28 26 Ekim 2003
Halk›n ihtiyaçlar›na harcaman›n asgari düzeyde tutuldu¤u bütçede, “gelir” ise halk›n s›rt›ndan. Devlet, halktan 34 katrilyon 147 trilyon lira KDV, 26 katrilyon 898 trilyon lira da özel tüketim vergisi (ÖTV) toplayacak. Asgari ücretten yüzde 15’in üzerinde vergi alan devlet, yine rantiyecilerden, soygunculardan, sermayeden vergi almamay› binbir türlü entrika ile baflaracakt›r! Bütçesinin “baflar›s›n›n” s›rr› da buradad›r. Halk için de¤il, sermaye için yap›l›yor bütçe.
Deniz Nakliyat Da Yesin! Ayd›n Do¤an’›n orta¤› oldu¤u POAfi'›n borçlar›n›n ertelendi¤inin anlafl›lmas›n›n ard›ndan, bu kez de, Deniz Nakliyat'ın borçlarının 2010 yılına kadar düflük faizle ertelendi¤i ortaya ç›kt›. POAfi’›n borç ertelemesinin s›rr› malum; Do¤an Medya AKP’yi desteklemenin karfl›l›¤›n› böyle al›yor. AKP, Do¤an Medya’n›n TV. ve gazetelerinde hükümet elefltirisine dair tek bir sat›r›n ç›kmamas›n›, ülke tablosunun toz pembe gösterilmesini bu tür rüflvetlerle sa¤l›yor. Peki Deniz Nakliyat? O da “aileden”! AKP ‹stanbul Milletvekili Cengiz Kaptano¤lu Deniz Nakliyat'ın ortakları arasında. Yolsuzlukla mücadele eden AKP’nin gerçek yüzüne bir örnek sadece. AKP iktidar›, tekellerin ve tarikat holdinglerinin ülkeyi soymaya devam etmesinin güvencesidir. Bofl yere desteklemediler AKP’yi, ödülünü al›yorlar. AKP’ye oy veren yoksul halk, yarat›lan sahte tablolarla uyutulmaya, islamc› kesimler ise “kufla bak” misali, “türban gündemi, imam hatip oyunu” ile oyalanmaya devam ediyor.
Memur Maafl›nda Rakam Oyunu Hileye, takiyyeye al›flm›fl olan AKP iktidar›n›n Maliye Bakan›, memur zamlar›n›n hesaplanmas›nda, resmen herkesin gözünün içine bakarak yalan söyledi, halk› aldatmaya çal›flt›. Bir gazeteci, “memura Ocak ve Temmuz’da yüzde 6’flar zam yapaca¤ınızı söylüyorsunuz. Toplam zam yüzde 12.36 oluyor. Oysa siz 13.8 artıfl oldu¤unu belirtiyorsunuz. Bu rakama nasıl ulafltınız” diye soruyor. “Herfleyi sataca¤›m” diyerek ortal›kta dolaflan Unakıtan, rakam oyunlar›ndan, halk›n anlamakta güçlük çekece¤i hesaplamalardan medet umarak, “kümülatif hesap yapınca o rakam çıkar” cevab› veriyor. Gazetecinin, “aynı fleyi yapıyorum. Yüzde 12.36’ya ulaflılıyor” demesi üzerine Unak›tan, demagojiye bo¤arak geçifltiriyor. KESK Genel Baflkanı Sami Evren, “AKP’nin sermayeye teslimiyet belgesi” olarak niteledi¤i bütçe üzerine yapt›¤› aç›klamada ise, memur maafllar›na yap›lan zamm›n, “ortalamalar üzerinde yüzde 9.18 oldu¤unu” belirterek, “Israrla rakam çarpıtılmakta, yüzde 13.8 olarak ifade edilmektedir. Kamuoyu aldatılıyor” dedi.
Bütçeyi Haz›rlayan IMF’dir Tabi, bütçede bütün rakamlar›n bizzat IMF taraf›ndan belirlendi¤ini, inisiyatif d›fl›ndaki belirlemeleri ise daha sonra nas›l düzelttirdi¤ini unutmamal›y›z. Nitekim AKP Hükümeti IMF program›n› aynen uygulayaca¤›n› tahahhüt etmifl ve son olarak imzalanan 6. gözden geçirme sonras›ndaki niyet mektubunda da, bütçenin nas›l belirlenece¤ini önce IMF’ye bildirmifltir. Rakamlar incelendi¤inde, bütçenin yüzde 40’›n›n borç faizi ödemesine göre flekillendirildi¤i görülecektir. ‹ç ve d›fl borcun sadece faizinden sözediyoruz. Kald› ki, yeni krediler, yeni borçlar al›nmaktad›r. “Baflar›”y› görüyor musunuz? Tam bir illüzyon yaratarak, emperyalist tekellerin ve iflbirlikçilerinin çark›n›n dönmesine ba¤l› bir “baflar›”. Soyguncular›n, tarikat holdinglerinin mutlulu¤u üzerine kurulu bir “baflar›”. Halka ise yeni vergiler, yeni zamlarla dayat›lan yoksulluk.
38 Bin Depremzede Prefabrikte Deprem Vergisi Kal›c› Oluyor 1999 Gölcük-Adapazar› depreminin ard›ndan, depremzedelerin “yaras›n› sarma” ad›na, konut, ifl ihtiyac›n› karfl›lama gibi ulvi amaçlar
u¤runa “deprem vergisi” ad›yla geçici bir vergi getirildi¤i biliniyor. Önceki iktidar›n depremzedeler için toplanan paralar› nas›l yedi¤i, MHP’li bakan Koray Ayd›n’›n ortaya ç›kan yolsuzluklar› ile görülmüfltü. Peki bugün farkl› m›? Unak›tan, deprem vergisinin kal›c› hale getirilece¤ini aç›klad›. Halk›n dayan›flma duygular›n› kullanarak geçici vergi koy, sonra 38 bin depremzedeyi hala prefabriklerde yaflamaya mahkum et, Ankara’n›n göbe¤inde “ev istiyoruz” diyen depremzedelerin sesine kulak t›ka, sonra utanmadan, arlanmadan deprem gibi bir olay› da sömürünün kal›c› arac› haline getir! Kapitalizm azg›n sömürü sisteminin, h›rs›zl›¤›n ad›d›r. Tekellerin doymak bilmeyen kar h›rs›yla milyonlar›n yokedildi¤i, açl›¤a mahkum edildi¤i sistemin ad›d›r. Kafas›na yeflil takke giyip, dilinden “milletin iktidar›y›z” laf›n› düflürmeyerek, kapitalizmin en kaba halini, en azg›n sömürüyü uygulayan AKP, yoksul halk›n, emekçilerin düflman›d›r.
FETHULLAH’›n ‘Sponsoru’ AMER‹KA MI? 102 ülkeden 7 bine yakın yayımcının katıldı¤ı 55. Frankfurt Kitap Fuarı’nda, Amerika’da yaflayan Fethullah Gülen'in yabanc› dile çevrilmifl kitaplar›, cemaatin yay›nlar› ve gazeteleri, Türkiyeli yayımcıların bulundu¤u salonda de¤il, Anglosakson dünyasının yayınevlerinin bulundu¤u 8 numaralı salonda ''Paris Yayımcılık'' standında sergilendi. Emperyalistler neden islamc›l›k propagandas› yap›yor dersiniz? “Yeflil kuflak” projesi ABD’nin boynuna doland›, ama “aç›k yeflil kuflak” Fethullahlar’la, AKP islamc›l›¤› ile sürdürülüyor. Amerika’ya karfl› olan islamc›l›k yerine, Amerika’n›n himayesindeki islamc›l›¤›n propagandas›n› yapmak elbette ABD’nin ifline gelir. Filistin’e, Irak’a düflen bombalar kadar elzemdir bu politika. Tabi, bu arada Fethullah’›n gazetelerinin devrimcilere düflmanl›¤›n›n arkas›ndaki sponsor da görülüyor!
Yoksullu¤umuzun ad› ‘eski Türkiye’! ‘Yeni Türkiye’ ise güllük gülistanl›k! Önce IMF ekonomisti, IMF program›n› uygulad›kça AKP’yi yere gö¤e s›¤d›ramayan, Akflam Gazetesi yazar› Deniz Gökçe’den uzun bir al›nt› yapal›m: “Gazetelerden birinde manflette 'Mucize hayatlar' bafllı¤ı vardı. T. ve B. Demirel adlı bir çift manflete çıkmıfltı. 16 yıllık evli olan bu çift, 6 çocuk sahibi imifl. Tabii kadın çalıflmıyor. Çocuklar küçük, dördü de okula gidiyormufl. ‹ki oda bir mutfak evin kirası 50 milyon TL imifl. Evin çalıflan tek ferdi olan baba ise beyaz badanacı imifl, ayda en fazla iki ifl bulur, elli milyon kazanırmıfl, komflu, efl dost, belediye ekmek vermezse aç kalıyorlarmıfl. Bütün bunlar bir tercih sorunu de¤il mi? Bu kifliler neden manflette? Altı çocuk neden do¤uruldu? Kadın neden çalıflmıyor? Adam neden beyaz badanacı da baflka bir iflte de¤il? Yenge börek yapıp eniflte de sokakta satsa günde on milyon kazanamazlar mı? Gazete ruhumu karartıyor, televizyona geçiyorum! Bu haber eski Türkiye'den!” (21 Ekim) Yoksullar› afla¤›l›yor, milyonlarca insan›n aç, yoksul, iflsiz oldu¤u bir ülkede bir gazetede es kaza yap›lan bir habere bile tahammül edemiyor, çünkü yoksulluk “eski Türkiye” imifl! Ya da baflka bir aç›dan ifade edersek; tamam yoksulluk var, ama flimdi iktidar› y›pratman›n zaman› de¤il, bunlar› yazmay›n, bu tür haberleri önceki iktidar› devirme operasyonumuzda yapt›k, ama flimdi görülmemeli, gösterilmemeliyiz, halk mutlu oldu¤una inand›r›lmal›, ülkenin “iyi yolda oldu¤u” masal› sürdürülmeli. Ars›z televole ekonomistinin söyledi¤i bunlar. Ama kafa ona ait de¤ildir, sadece onun mant›¤› de¤ildir böyle iflleyen. AKP iktidar›ndan bafllayarak, halk›n yoksullu¤una s›rt›n› dönen, ekonomiyi piyasalardan, borsadan ibaret gören ve öyle gösteren, tekellerin ç›karlar›n› savunanlar›n tümünün mant›¤›d›r. Tayyip Erdo¤an’›n ifl isteyen gencin cebindeki Samsun sigaras›n› alarak, “bu ne, iflsizsen neden içiyorsun” demesinin, zam isteyen iflçiye, “ifl bulmuflsunuz daha ne istiyorsunuz” diye azarlamas›n›n, Altı çocuk neden do¤uruldu? Kadın neden çalıflmıyor? Adam neden beyaz badanacı da baflka bir iflte de¤il? diye saçmalayan televolecinin mant›¤› aras›nda bir fark var m›? Ya da, memur sendikalar›n›n iste¤ine, “sendikalar gökkubbeyi bile ister” diye ç›k›flan Cemil Çiçek’in, ekti¤imiz ürünün hakk›n› istiyoruz diyen köylüye, “gözünüzü toprak doyursun...” cevab› veren Tar›m Bakan› Sami Güçlü’nün kafa yap›s› ile televolecininki aras›ndaki ayn›l›k dikkat çekici de¤il mi? Mant›k flu: Halk ölsün, kuru ekme¤e talim etsin, yeter ki, tekellerin ekonomisi iyi olsun!
Say› 83 29 26 Ekim 2003
Emekçiler’den TEKEL iflçisi özellefltirmeye direniyor
SEND‹KA A⁄ASINA ‹fiÇ‹ DAYA⁄I Uzun süredir özellefltirmeye karfl› direnen TEKEL iflçileri 21 Ekim’de AKP ‹stanbul il binas› önünde eylemdeydi. ‹stanbul’daki fabrikalarda çal›flan TEKEL iflçileri AKP önünde toplan›rken, eyleme, programland›¤› üzere, ‹stanbul d›fl›ndan iflçilerin kat›l›m› Kavac›k’ta kurulan polis barikat› ile engellendi.
Barikat›n öte yan›nda polis ve sendika a¤as› ‹stanbul d›fl›ndan gelen 30 otobüslük iflçi kafilesinin polis taraf›ndan durdurulmas› üzerine, Tek G›da-‹fl Bölge Baflkan› Özcan Mete gelerek, eylemi burada yapmaya çal›flt›. ‹flçiler “Uyuyan Sendika ‹stemiyoruz” sloganlar›yla sendika a¤as›n› protesto ederken, bir yandan da polisin sald›r›s›na karfl› direndi. Sendika a¤as›n›n gerçek yüzünün ortaya ç›kmas› içinse, çok beklemek gerekmedi. ‹flçileri da¤›tmay› beceremeyen polis, bu görevi sendika a¤as›na b›rakm›flt›.
Say› 83 30 26 Ekim 2003
‹flçilerin da¤›lmalar›n› söyleyen Mete, önce “Y›lg›nl›k Yok Direnifl Var” sloganlar›yla protesto edildi. ‹flbirlikçi sendikac›n›n t›pk› polis gibi iflçileri ‹stanbul’a sokmama konusundaki tavr› üzerine öfkenin biçimi de¤iflti. Yüzlerce iflçi, topu Türk‹fl’e atarak öfkeden kurtulmaya çal›flan sendika a¤as› Özcan Mete’yi döverken, kurtaran polis oldu. ‹flçiler, ‘Kahrolsun Sendika A¤alar›’, ‘Genel Grev, Genel Direnifl’ sloganlar› att›lar. Kavac›k’taki bu resim, ülkemizdeki sendikac›l›¤›n geldi¤i son noktaya iflçilerin isyan›n›n resmiydi. ‹flçinin hak arama eyleminin önüne kurulmufl barikat›n iki yan› vard›. Bir yanda iflçiler, öte yanda oligarflinin, patronlar›n ç›karlar›n› koruyan polis ve ayn› ç›karlar için iflçiden yana rolü oynayan sendika a¤as›. Resim netti! Resim Türkiye’de sendikac›l›¤›n resmiydi! Y›llard›r çeflitli biçimlerde iflçiler, sar› sendikac›lara memnuniyetsizliklerini dile getiregeldiler. Ancak iflçi s›n›f›n›n sat›fl› aral›ks›z sürdü. Nitekim, hat›rlanaca¤› gibi, TEKEL iflçileri, Ankara’da yap›lan Tek Gıda-‹fl Sendikası’nın 12. Ola¤an Genel Kurulu’nda, bu anlay›fl› “Suskun Sendika ‹stemiyoruz”, “Suskun Türk-‹fl ‹stemiyoruz” sloganlarıyla protesto etmifl, Tek Gıda-‹fl Genel Baflkanı Hasan Hüseyin Karakoç ve Türk-‹fl Genel Baflkanı Salih Kılıç’ı “Türk-‹fl uyuma, sırası sana gelecek” sloganlar› atarak konuflturmam›flt›.
Mücadelenin önündeki en önemli barikat ‹flçiler bir sendikac›y› yumruklayarak saflar›ndan at›yorsa, bunun üzerine sadece Tek Gıda-‹fl de¤il, tüm sar› sendikac›lar ve reformist, AB’ci sendikac›lar düflünmelidir. Bu tabloyu yaratan onlardan baflkas› de¤ildir. Ve iflçi s›n›f›n›n önündeki en büyük engeldirler. Özellefltirmeler, ifl yasalar› ve toplu sözleflmelerdeki sat›fllar hep onlar›n sayesindedir. ‹flçi s›n›f› bu barikat› aflmadan, devrimci ve s›n›f bilincine sahip iflçilerin öncülü¤ünde bu sendika a¤alar›n› bafl›ndan defetmeden, patronlar›n sald›r›lar›n›n karfl›s›ndaki güçsüzlükten kurtulamaz.
Tüprafl ve ‹gsafl’ta ifl b›rakma TÜPRAfi ve ‹GSAfi iflçileri 20-24 Ekim aras›nda özellefltirmelere karfl› ifl durdurma eylemi bafllatt›. Petrol‹fl fiube Yöneticisi Salih Mehmet Ayd›n, Alia¤a tesislerindeki 2 bin iflçinin kat›ld›¤› eylemin bütün TÜPRAfi tesislerinde yaflama geçirilece¤ini belirtirken, Kocaeli fiubesi Baflkanı Ali Ufuk Yaflar, “kimsenin tafleronu de¤iliz, olmayaca¤ız" dedi. ‹flçiler, özellefltirilme durdurulmazsa, daha etkili eylemler yapacaklar›n› belirtiyorlar.
Köle de¤iliz iflçiyiz Birleflince güçlüyüz Bahçelievler Posta Da¤›t›m Merkezi’nde tafleron olarak çal›flan iflçiler, 17 Ekim günü bir günlük ifl b›rakma eylemi yapt›. Düflük ücret, çal›flma koflullar›n›n iyilefltirilmesi, ve iflyerlerindeki yolsuzluklara karfl› yap›lan eylemde, “Köle De¤iliz ‹flçiyiz, Birleflince Güçlüyüz” pankart›n›n aç›ld›, “Eflit ‹fle Eflit Ücret” sloganlar› at›ld›. Direnifllerinin 4. günü olan 20 Ekim’de polis, patronun talebiyle iflçilerin PTT önünde kurduklar› çad›r› kald›rmaya çal›flt› ve 4 kifliyi gözalt›na ald›. Sald›r› bununla bitmedi, direnifli sürdürmekte kararl› olan iflçilere ertesi gün sald›ran polis, direniflteki 137 iflçiyi gözalt›na ald›.
Polis-Patron Elele Oligarflinin polisi, tarih boyunca iflçilerin düflman›, patronun dostu olmufltur. PTT iflçilerinin karfl›s›na ç›kanlar, patronun beslemeleridir.
Dönmek yok! D‹SK’e ba¤lı Birleflik Metal-‹fl Sendikası'na üye oldukları için iflten at›lan Karyer iflçileri, 17 Ekim’de fabrika önünde yapt›klar› eylemle, at›lan iflçilerin geri al›nmas›n› istedi. D‹SK ad›na Musa Çam’›n konufltu¤u eyleme sendikal› iflçiler de destek verirken, ''Ölmek Var Dönmek Yok, Atılan ‹flçiler Geri Alınsın'' sloganı at›ld›.
Türk-‹fl-AKP Protokolu Paçavra Oldu
Paflabahçe Kararl›l›¤›
‹flçi K›y›m› Sürüyor
Eskiflehir Paflabahçe iflçisi direniflini kararl›l›kla sürdürüyor. Geçti¤imiz hafta ‹stanbul’a gelerek, Paflabahçe sahibi ‹fl Bankas› kuleleri önünde eylem yapan iflçilere, de¤iflik sektörlerden çok say›da iflçi sendikas› destek verdi. Patron ise, iflçileri Kristal-‹fl’ten istifa ettirip iflbirlikçi Çimse-‹fl’e geçmeleri için bask›, tehdit ve flantajlar›nda s›n›r tan›m›yor. Kimi iflçilerin yak›nlar›n›n cenazeleri için izin istemesi, patronun “Kristal-‹fl’ten istifa edin izin verelim” ahlaks›zl›¤›, s›n›r tan›maz düflmanl›¤› ile karfl›lafl›yor. Bask›, flantaj direnifli k›ram›yor. Paflabahçe flimdi s›n›f dayan›flmas›n›n en anlaml› hale geldi¤i direnifllerden biridir.
Hat›rlanaca¤› gibi, hükümet ile Türk-‹fl arasında, toplu sözleflme döneminde, Temmuz’da imzalanan protokolde, "Hükümet istek dıflı emeklili¤i gündeme getirmeyecektir" maddesi bulunuyordu. Türk-‹fl bunu “büyük kazan›m” diye sunmufl, iflçiyi sat›fl›n›, “bak›n bu hakk› ald›k” diyerek gizlemeye çal›flm›flt›. Protokol flimdiden paçavraya döndü; Türk Telekom'da 1200 iflçi zorunlu emekli edildi. AKP’nin imzas›na sad›k kalmas› beklenemezdi. O, sadece Amerika’ya verdi¤i sözlere, IMF anlaflmalar›n›n alt›na att›¤› imzalara sad›kt›r. Gerisi, aldatma, hile, takiyye ile günü kurtarma, emekçilere düflmanl›¤› her f›rsatta göstermedir. AKP’nin durumu anlafl›l›rd›r, iflçi düflmanl›¤›n›, patrona dost oldu¤unu ispatlamak için bir y›ll›k icraat›na bakmak yeterlidir. Peki kap›ya konulan iflçilerde Türk-‹fl’in sorumlulu¤u yok mudur? Temmuz’daki sat›fl anlaflmas›n›n nas›l yap›ld›¤›n› hat›rlay›n. ‹flçinin alanlara ç›kmamas› için ne oyunlar oynad›¤›n›, sat›fl sözleflmesini nas›l baflar› gibi sundu¤unu hat›rlay›n. Peki ne yap›yor Türk-‹fl bu duruma karfl›? Yarg›ya tafl›yacakm›fl! Elbette bu da yap›lmal›, ama bir iflçi sendikas›n›n tek silah› bu mu? Hükümet, Telekom’da bafllad›¤› protokolü çi¤nemeye, baflka sektörlerde devam edecektir. Yani sorun orayla da s›n›rl› de¤ildir. Türk-‹fl Genel Baflkanı Salih Kılıç, “protokolü ihlal etmesinin AKP'nin sorunları sivil toplum örgütleriyle çözme yönteminden hızla uzaklaflmasının en önemli iflareti oldu¤unu” söylüyor. Bu yeni bir durum de¤il ki, daha hükümetin kuruldu¤u ilk günde söylenen “kat›l›mc›l›k” yalanlar›n›n mürekkebi kurumadan ortaya ç›km›flt›. Tabi, Türk-‹fl kendisi yaflayana kadar bu konudaki hiçbir fleye sesini ç›karmad›. fiimdi de özünde rahats›z de¤ildir. Mahkemelerle, bas›n aç›klamalar›yla görev savmaktad›r.
Hekimler Greve Gidiyor 8. Pratisyen Hekimlik Kongresi’nde doktorlar, Sa¤lık Bakanlı¤ı bütçesinin TBMM komisyonunda görüflülece¤i gün, acil servisler d›fl›nda hizmeti durdurma karar› ald›lar. TTB Merkez Konseyi Baflkanı Füsun Sayek, Sözleflmeli Personel Yasası ile sa¤lık çalıflanlarının ifl güvencesinin ortadan kalkaca¤ını belirterek, “dur” diyebilmek için sürekli hareket halinde olacaklarını söyledi. SES ‹zmir fiubesi üyesi sa¤l›k
emekçileri ise, 20 Ekim günü Hayri Üstünda¤ Kad›n Hastal›klar› ve Do¤um Hastahanesi’nde eylemdeydi. Döner sermaye uygulamalar›na karfl› yap›lan eylemde “Eflit ‹fle Eflit Ücret”, “Döner Sermaye Hakk›m›z Gasp Edilemez” sloganlar› at›ld›. Eylemde konuflan ‹flyeri Temsilcisi Bar›fl Bulut, çal›flma koflullar›n›n kötüleflti¤ini belirterek, “sa¤l›k emekçileri köle, halk müflteri olarak görülmektedir” dedi.
‹flçi k›y›m›na onay Karamehmet’in Çukurova Tekstil’inden 550 iflçi, iflten ç›kar›ld›. ‹flçilerin örgütlü bulundu¤u Türk-‹fl’e ba¤l› TEKS‹F Sendikası Tarsus fiubesi, iflten ç›karmalara tepki göstermeyerek sessiz onay verdi. Komite kurarak eylem yapma karar› alan iflçiler, sendikan›n patronla iflbirli¤i yapt›¤›n› belirttiler.
Özellefltirme taland›r Beykoz Deri Kundura Fabrikası iflçileri, TEKEL, Bak›rköy Sümerbank iflçileri, çeflitli sendikalar›n da destekledi¤i bir eylemle özellefltirmeleri protesto etti. 20 Ekim’de Beykoz’daki eylemde, “Söz Bitti Sıra Eylemde”, “Yaflasın Sınıf Dayanıflması” sloganlar› at›l›rken, 600 iflçiye seslenen Petrol ‹fl fiube Baflkan› Mustafa Uzun, “Özellefltirmeye karflı topyekun mücadele etmek zorundayız” dedi. Petrol-‹fl Genel Baflkan› Mustafa Öztaflkın ise, özellefltirmeyi yalan ve talan olarak nitelendirdi.
Rafineride eylem K›r›kkale rafinerisinde çal›flan iflçiler, iktidar›n özellefltirme politikas›na karfl› 21 Ekim’de bir yürüyüfl yapt›lar. Bir konuflma yapan Petrol-‹fl fiube Baflkan› Recep Sefer, 08.00-10.00 saatleri aras› tanker dolumu yapmayacaklar›n›, eylemin bir hafta sürece¤ini aç›klad›.
Say› 83 31 26 Ekim 2003
BM’nin iflgal ortakl›¤› da Amerika’y› kurtaramaz:
Direnen halklar kazanacak! Girdikleri her tünel, araçlar›n› sürdükleri her yol, her semt, iflgalciler için bir tuza¤a dönüflmüfl durumda. Amerika, Irak’ta hergün kay›plar vermeye devam ediyor. Hergün Irakl› direniflçiler taraf›ndan iflgalciye ve iflbirlikçilerine karfl› onlarca sald›r› düzenleniyor. ‹flgale karfl› direniflin giderek daha örgütlü hale geldi¤ini, daha kitleselleflti¤ini ortaya koyan geliflmeler gözleniyor. ‹flgalci Amerika, Irak halk›na karfl› terör estirse de, direnifli k›ram›yor. ‹flte bu durum karfl›s›nda Amerika, bir yandan iflbirlikçi ülkelerden “kiral›k asker” ararken, di¤er yandan bir kez daha BM’yi devreye soktu.
BM’den iflgale ikinci kez onay!
Say› 83 32 26 Ekim 2003
ABD’nin sundu¤u karar tasar›s›, 16 Ekim’de, Birleflmifl Milletler Güvenlik Konseyi’nde oybirli¤iyle kabul edildi. Bu kararla, Irak’ta “güvenlik ve istikrarın sa¤lanması için çokuluslu bir kuvvetin kurulması” öngörülüyor. BM ça¤r›s›yla oluflturulacak bu çokuluslu kuvvet ise Irak’taki iflgal güçlerinin, yani ABD-‹ngiltere iflgal koalisyonunun komutas› alt›nda olacak!
‹flgal, BM taraf›ndan zaten daha önce, 22 May›s’ta al›nan kararla “uluslararas› hukuk” k›l›f›na uydurulmufltu. 22 May›s karar›yla Birleflmifl Milletler, “ABD ve ‹ngiltere'ye, Irak'›n ekonomik (petrolün yönetimi dahil) ve siyasi yönetiminde ola¤anüstü yetkiler” veriyor, Irak ad›na ABD ve ‹ngiltere’nin muhatap al›naca¤› aç›klan›yordu. Alman gazetesi Süddeutsch Zeitung bu karar›, “eski uluslararas› yasa öldü, yaflas›n Imperium Americanum yasalar›” sözleriyle yorumlam›flt›. 16 Ekim’deki karar, BM’nin, Amerikan iflgalini onaylamas›n›n ötesinde, Amerika’n›n emrine girmesidir. BM ve onun oluflturaca¤› “çokuluslu askeri güç” Amerikan komutas›nda “iflgal orta¤›” olmay› kabul etmifltir. Kararda, BM’nin “Irak'taki yaflamsal rolü”nden sözedilmesi ise, BM’nin iflgaldeki rolünü gizlemeye yöneliktir. Çünkü karar›n ayr›nt›lar›ndan anlafl›l›yor ki, BM’nin “Irak’taki yaflamsal rolü”, “insani yard›m” faaliyetlerini ABD’nin bilgisi ve onay› dahilinde organize etmektir.
BM Karar›, ABD ve Avrupa’n›n Irak direniflini ortak bast›rma karar›d›r! Amerika’n›n Irak’ta içine düfltü¤ü zor durum, Avrupa emperyalizmi için de bir “f›rsat”t›; bu f›rsat› kullan›p iflgale ortak olup Irak pazar›ndan pay alabilirlerdi. Birleflmifl Milletler’de konu iflte bu çerçevede görüflüldü. Karar tasar›s› birkaç de¤iflikli¤e u¤rad›. De¤ifliklikler esas olarak ABD ve Avrupa aras›ndaki pazarl›klar›n sonucuydu.
Irakl›lar’›n vatan›n› iflgal eden Amerika, flimdi kad›nlar›n›n namusuna el uzat›yor. Bugüne kadar sadece kayda geçmifl tecavüz vakalar›n›n say›s›n›n 4 bin oldu¤u belirtiliyor. Halk›n milli, dini de¤erleri ayaklar alt›na al›n›yor... Irak ya¤malan›yor, Irakl› afla¤›lan›yor ve iflte bu tablo karfl›s›nda iflgalciye öfke, bomba olup, kurflun olup iflgalcilerin üstüne ya¤›yor...
Sonuçta, Amerikan imparatorlu¤uyla, Avrupa emperyalizmi, Irak’taki direnifli k›rmakta anlaflt›. Çünkü direnifli bast›rmadan ne Irak’› istedikleri gibi ya¤malayabileceklerdi ne de öteki ülkeleri kolayca teslim alabilirlerdi. BM Güvenlik Konseyi’nin karar›n›n “Irak’ta güvenlik ve istikrar› sa¤lamak için” diye bafllamas›, bu amac›n ifadesidir. Avrupa emperyalizminin “iflgal karfl›tl›¤›” görünümünün alt›ndaki riyakarl›k ve emperyalist amaç, bu kararla bir kez daha görülmüfl oldu. Hala görmek istemeyenler olsa da!..
Suriye’ye “Ceza”: Ambargo Amerika, Irak direniflinin dünya halklar›na moral vermesini engellemek için tüm Ortado¤u’daki sald›rganl›¤›n› t›rmand›rmaktan baflka
çare bulam›yor. ‹srail’in Filistine sald›r›s› sürerken, Suriye ve ‹ran üzerindeki bask› çemberi de her geçen gün biraz daha daralt›l›yor. Amerikan Temsilciler Meclisi geçen hafta Suriye’ye yönelik yapt›r›mlar› görüflerek “Suriye'yi cezalandırma yasasını” onayladı. Çünkü Suriye “fler ekseni”nde yer alan ülkelerden biriydi; “teröre destek veriyor”du. Böyle olunca imparatorlu¤un da Suriye’yi “cezaland›rma” hakk› vard›! Suriye’nin “teröre destek vermesi”nin kan›t› ise, Filistin halk›n›n ‹srail iflgaline karfl› direniflini desteklemesinden baflka bir fley de¤ildir. Suriye, Amerikan dayatmalar›yla, Filistinli örgütlerin Suriye’deki baz› kurumlaflmalar›n› kapatarak bu deste¤i belli ölçülerde s›n›rlasa da, politik olarak Filistin halk›n› desteklemeye devam edece¤ini aç›kl›yor. Suriye’nin Filistini destek politikas› hakl› ve meflrudur ve tüm dünya halklar› taraf›ndan sahiplenilmelidir. Elbette, Filistin direniflini desteklemesi Suriye’nin Amerika gözündeki “günahlar›”ndan sadece biridir. Esas sorun, Suriye’nin Ortado¤u’da emperyalizmin politikalar› karfl›s›nda hala bir direnifl noktas› oluflturmas›d›r. Suriye, hala IMF’nin, Dünya Bankas›’n›n cirit atamad›¤› bir ülkedir. Siyasi olarak siyonizmin-emperyalizmin planlar›n›n karfl›s›ndad›r. Amerikan Temsilciler Meclisi’nin geçen hafta Suriye’ye ambargo uygulanmas› karar›n› almas›, Irak’a sald›r› sürecinin benzerinin yürürlükte oldu¤unu gösterir. Amerikan Meclisi’nde bir çok üye ise ambargoyla u¤rafl›lmay›p “Suriye'nin derhal iflgal edilmesini” istiyorlardı.
‹ran’›n kuflat›lmas›nda Avrupa emperyalistleri ön safta! Almanya, Fransa, ‹ngiltere D›fl›flleri Bakanlar›’n›n geçen hafta ‹ran D›fliflleri Bakan›’yla yapt›klar› görüflmeler sonucunda ‹ran “nükleler silahlar›n yay›lmas›n› önleme anlaflmas›n›n ek protokolünü imzalamay› ve uranyum zenginlefltirme program›n› ask›ya almay›” kabul etti. Emperyalizmin tehdit ve flantajlar› alt›nda yap›lan bir görüflmeydi bu. ABD’nin “Uluslararas› Atom Enerjisi Ajans›” arac›l›¤›yla ‹ran’a verdi¤i ültimatomun süresinin dolmas›na on gün vard›. Dahas›, üç Avrupa emperyalistinin D›fliflleri Bakanlar›, aç›kça da tehdit ettiler: “Buradan sonuçsuz kalkmam›z, kötü sonuçlara yol açar”! Evet, “diplomasi” masas›nda ‹ran’a söylenen buydu. Avrupal› emperyalistler, Irak’›n iflgali ve ya¤malanmas›nda belli ölçülerde d›flta kalm›fllard›,
bu defa ‹ran’da d›flta kalmamak için bafltan iflin içindeydiler. Amerikan tehditlerinin sözcülü¤ünü üstlenmifllerdi. “Buradan sonuçsuz kalkmam›z kötü sonuçlara yol açar” derken, herkes kastedilenin gökten Amerikan bombalar›n›n ya¤mas› oldu¤unu biliyordu.
Direnen halklar, imparatorluk plan›n› bozacak tek güçtür Amerikan bombalar›, Afganistan’da Taliban iktidar›n› y›kt› ama, halk›n iflgalciye karfl› direniflini y›kamad›. Amerikan bombalar›yla Irak iflgal edildi ama Irakl›lar’›n beyinleri, yürekleri, ulusal onurlar› teslim al›namad›. Filistin y›llard›r iflgal alt›nda, bombalar, kurflunlar ya¤›yor sürekli üzerlerine ama direnen Filistin’i yok edemiyorlar. Bu üç ülke, emperyalizmin teslim almak için askeri, siyasi, ekonomik tüm gücünü seferber etti¤i ülkelerdir. Emperyalizmin güçsüzlü¤ü iflte bu noktada bu üç ülke nezdinde ç›plak hale gelmifltir. “Güçlü olan emperyalizm de¤il, halklard›r” siyasi gerçe¤i, iflgal alt›nda ete kemi¤e bürünmüfltür. Halklar direniyor. Amerikan emperyalizmi Irak’a sald›r›ya haz›rlan›rken, burjuva medyada yay›nlanan haberleri hat›rlay›n; ka¤›t üzerinde her fley ne kadar da kolayd› onlar için, flu kadar asker, flöyle ak›ll› bombalar, flu kadar günde, herfley tamam olacakt›. Hepsi iflas etti. Evet, anlat›lanlar bir yere kadar “gerçek”ti; ama o hesaplarda hiç yer almayan birfley vard›: Halk! ‹flte o -halk- direnerek emperyalizmin hesaplar›n› alt üst ediyor. ‹mparatorluk stratejisiyle baflta Ortado¤u olmak üzere dünyaya hükmetmeye soyunan Amerikan emperyalizmi, emperyalist cepheyi geniflletmeye çal›fl›yor. Avrupas›, BM’si, Amerika’n›n yan›nda saf tutuyor. Emperyalistlerin ve iflbirlikçilerinin yer ald›¤› hiçbir “uluslararas›” örgüt, hiçbir iflbirlikçi iktidar, Amerikan imparatorlu¤unun karfl›s›na ç›kamaz. ‹flgali yasallaflt›ran BM karar›nda da, “Irak iflgalinin sona ermesi için takvim belirlenmesini” istemeye kalk›p ABD dayat›nca bundan vazgeçen ‹slam Konferans› Örgütü de, AKP’nin iflgal ortakl›¤› karar› da, bunun göstergesidir. Dünya halklar›n›n teslim al›nmas›na, sefalete mahkum edilmesine karfl› direnebilecek ve direnen tek güç halklard›r. Amerikan›n imparatorluk plan›n›, dünya halklar›n›n direnifl cephesi bozacakt›r. Emperyalizme karfl› olanlar, her yerde, her biçimde bu direnifl cephesini örgütlemeyi amaçlamal›d›r.
Say› 83 33 26 Ekim 2003
Dünya’dan
HALK KAZANACAK!
Bolivya’da Halk›n Kurtulufl Aray›fl›
‹flçisi, köylüsü, gençli¤i ile tüm halk›n direniflini, k›smi tavizlerle, katliamlarla k›ramayan devlet baflkan› De Lozada, istifa etti. Yerine eski Devlet Baflkan› Yard›mc›s› Carlos Mesa geçerken, ilk “ziyaretçisi” ABD Büyükelçisi oldu. Mesa, köylülerin talebi olan koka üretimi konusunda ABD politikalar›na ba¤l› kalaca¤›n›n mesaj›n› verdi. Baflta Sosyalizm Hareketi ve Yerli ‹flçiler Konfederasyonu olmak üzere muhalif gruplar, Mesa’y› taleplerin yerine getirilmesi konusunda izleyeceklerini aç›klad›lar. Yoksul köylüler ise, eski devlet baflkan›n›n topraklar›na el koydu. Efendisinin yan›na, Amerika’ya kaçan De Lozada ise, tüm iflbirlikçi iktidarlara örnek olmas› gereken aç›klamalarda bulundu.
Salya Sümük Bir ‹flbirlikçi
Say› 83 34 26 Ekim 2003
Halk, De Lozada’n›n istifas›n› sevinç gösterileriyle kutlarken, ABD iflbirlikçisi salya sümük a¤l›yordu Amerika’da. Grevler bafllamadan önce Bush’la yapt›¤› görüflmeyi hat›rlatan De Lozada, bak›n Miami Herald Gazetesi’ne neler anlat›yor; “ABD bize yardım etmek için daha çok fley yapabilirdi. Ne yapaca¤ımı bilmiyorum. fiok ve utançtan sıyrılmaya çalıflıyorum... Bush ile görüfltü¤ümde ona sosyal patlama tehlikesinden bahsettim. ‘Bu ziyaretten faydalanıp sizden 150 milyon dolar istedi¤im için beni ba¤ıfllayın. Bu parayı alamazsak, bir yıl sonra karflınıza devlet baflkanı de¤il, siyasi mülteci olarak çıkarım. O zaman bana, ne oldu diye sormayın’ demifltim.”
Tam bir iflbirlikçi, tam bir uflak ve sonu ortada! Tüm iflbirlikçiler ibret almal› De Lozada’n›n sonundan! Öyle bir uflak ki, hala halka düflmanl›k kusuyor. Ayn› röportajda, tek geçim kayna¤› olan koka ekBir aç›klama yapan Küba mek zorunda olan, baflka hiçhükümeti, “Bolivya’da yafla- bir alternatif ürün gösterilmenanlar, ABD’nin dayattı¤ı yen köylüleri “uyuflturucu ticaneoliberal politikaların so- retiyle” suçluyor ve iflçi liderlenuçlarını göstermektedir. Bu ri ile köylü ittifak›n›n “bir narpolitikalar, yoksulluk ve eflit- kotik iflçi devletine yol açabilesizli¤in artmasına, ülke kay- ce¤ini” söylüyor. naklarının ya¤malanmasına yol açmıfltır. Halk bunlara karflı patlamaktadır” dedi ve Hat›rlanaca¤› gibi, direnifl deste¤ini flu sözlerle ifade ilk olarak özellefltirmelerde etti: “Sorunlar, halkın kendisi somutlaflan, kapitalist polititarafından çözülmelidir. Kü- kalara karfl› geliflmiflti. Halk›n ba, kahraman Bolivya halkını talepleri; IMF politikalar›ndan selamlar.” vazgeçilmesi, do¤algaz›n em-
“Küba, kahraman Bolivya halkını selamlar”
Halk›n Gücü ve Güçsüzlü¤ü
peryalist tekellere peflkefl çekilmemesi ve yoksul köylülü¤ün tek geçim kayna¤› olan koka üretimine ABD bask›s›yla getirilen engellerin kald›r›lmas›yd›. Kapitalist politikalar›n, IMF paketlerinin halklar hesaba kat›lmadan pürüzsüz uygulanamayaca¤›, tekellerin önünün dikensiz gül bahçesi olmad›¤› bir kez de Bolivya’da kan›tlanm›flt›r. Yoksul halk, iflçiler, köylüler radikal kitle hareketiyle Amerikanc› iktidar› devirmek için bedeller ödemifl, gecekondulardan kent merkezlerine yürüyüflleri kurflunlarla, bombalarla karfl›lanm›fl, 80’den fazla kay›p vermifl ama y›lmam›fl direniflinden vazgeçmemifltir. Tüm bu yanlar› de¤erlendirildi¤inde, Bolivya’da yaflananlar, halk›n gücünün aç›k bir göstergesidir. Latin Amerika halklar›n›n devrimci dinamiklerinin yokedilemedi¤inin de göstergesi olmufltur ayn› zamanda. Ancak sorun burada bitmiyor. Çünkü, kapitalist sistemden kopulmad›kça sömürü sürecek, Bolivya emperyalizmin bir sömürgesi olmaya devam edecektir. Brezilya’n›n Lulas› gibi “solcu” bir iktidar da bu durumu rötufllar d›fl›nda de¤ifltiremez. Ülkemizde reformizmin rüyalar›n› süsleyen Lula’n›n Brezilyas›’nda, IMF politikalar› uygulanmakta, yoksul halk, emekçiler bu kez Lula’ya karfl› direnmek durumunda kalmaktad›r. Bolivya halk› bir aray›fl içindedir. Tüm dünya halklar›n›n emperyalist kapitalist sömürüden kurtulma aray›fllar›n›n bir parças›d›r bu yan›yla. Güçsüzlü¤ü, iktidar perspektifinden yoksun oluflundad›r. Bu da elbette yoksul halk kitlelerini devrim için örgütleyecek önderlik sorunudur. Halklar bunu da yaratacakt›r. Kapitalist sömürüden kurtulufla devrimlerle ulaflaca¤›n› görecektir. Halk gücünü gördü. Bu, aray›fl›nda büyük bir avantajd›r ayn› zamanda. Reformizm devrimci dinamikleri yokedemiyor. Bu dinamik devrimi yaratacak güçtür. Buna da tan›k olacak dünya.
Küba’ya kuflatma; kuflatmada AB’nin rolü
Küba, Ezilen Halklar›n Onurudur ABD Baflkan› Bush, Küba’y› dize getirmek için beyhude çabas›n› yeni bir aflamaya s›çratarak, sald›rganl›¤›n› art›rma karar› ald›. Bunun için Powell ile Küba as›ll› karfl›-devrimci, ‹skan Bakan› Mel Martinez'i özel olarak görevlendirdi. Emperyalizm, devrimin düflman›d›r. Sosyalist Küba’ya karfl› her türlü komplo, suikast, provo-
Temel Haklar: KÜBA B‹Z‹MD‹R Temel Haklar, sosyalist Küba’ya sahip ç›kt›: “Castro gerçek bir halk lideridir... Küba halk› emperyalizmin 'genelevi' olarak kulland›¤› bir ülkeyken ba¤›ms›zl›¤›n› kazanm›fl bir ülkedir. Eflitlik ve adaletin oldu¤u bir Küba, Halk ‹ktidar›, Halk Demokrasisi sayesindedir. Böyle bir tablo emperyalizmin sömürgesi hiçbir ülkede rastlanamayacak bir tablodur. Ve sorun da buradad›r. Emperyalizm, tüm yoksunluklara karfl›n halk›n, ülkesini ve Castro'yu sahiplenmesinden, emperyalist tekellerin ya¤ma alan› yap›lmas›na karfl› durmas›ndan rahats›zd›r... Küba bizimdir, Küba dünya halklar›n›nd›r. Bizler ve halk›m›z ABD emperyalizminin sald›r›lar›na karfl› Küba halk›n›n ve Castro'nun yan›nday›z.”
Türkiye Büyükelçisi’nin Dilinden Küba Oligarflinin Küba büyükelçili¤ini yapan Vefahan Ocak’›n Küba’y› anlat›mlar›, sosyalizmle alakas› olmayanlar›n dahi, bilinçli bir düflmanl›¤› sözkonusu olmad›¤›nda hayranl›¤›n› gizleyemeyece¤inin bir örne¤ini teflkil ediyor. “Ambargo hem direkt hem dolaylı yoldan ülkeyi sıkıntıya soktu, buna karflın sa¤lık ve e¤itim hizmetlerinin kalitesi çok yüksek. Hizmetler büyük ölçüde devlet tarafından karflılan›yor. Barınak problemi yok. Devlet her Küba vatandaflına flu ya da bu ölçekte bir ev temin ediyor. Bunun dıflında verilen aylık erzak paketleri var. Tıp alanında dünya ölçe¤inde ileri giden ülkelerden biri. Elektrik, su, havagazı, telefon vs. gibi belediye imkânlar› çok ucuz. Küba dünyanın çeflitli bölgelerindeki insanların gönlünü kazanmıfl ve kazanmaya devam etmekte olan bir ülke. Küba'nın e¤itim ve sa¤lık hizmetlerini bu bölgelere taflımasının bunda büyük etkisi var. 4 bini aflkın Kübalı doktor Afrika, Güney Amerika ve Orta Amerika ülkelerinde faaliyet gösteriyor. 11 milyon nüfuslu bir ülkenin 4 bin doktorunu di¤er ülkelere gönderebilmesi, karflılı¤ında sıfır ödeme alması takdir edilecek bir uygulama. ‹drak ve takdir etmek gerekir.” (Cumhuriyet 5 Ekim 2003)
kasyon, yani gayrimeflru her türlü yolu kullanarak devrimi yoketmek istemektedir. Küba’n›n emperyalizm aç›s›ndan özel bir yeri vard›r. Karfl›devrimci dalgadan bafl› dik ç›kan Küba, sadece ilericilerin, sosyalistlerin de¤il, ezilen, emperyalizme karfl› direnen bütün halklar›n onuru, gururu olmufl, ba¤›ms›zl›¤›n ve direniflin timsali haline gelmifltir. Direnen kale yokedilmelidir. Halklar›n moral olarak çökertilmesinde, ‘devrim dahi yapsan›z direnemezsiniz’ mesaj›n›n verilmesinde önemli bir aflama olarak görmektedir Küba’y›.
“‹nsan Haklar›” ve Devrim Düflmanl›¤› Avrupa emperyalizmi bu noktada, ABD ile birleflmekte, önceki süreçteki çeliflkilerini k›smen bir yana b›rakmaktad›r. Ancak Avrupa’n›n Küba’ya yönelik ABD politikalar›na yedeklenme karar›, kimi kesimlerin yan›lg›lar›n› da beraberinde getirmektedir. Bu yan›yla daha sinsi, daha tehlikelidir denilebilir. Avrupa, bütün ikiyüzlülü¤ü ile, Küba’ya “insan haklar›” demagojisini kullanarak sald›rmaktad›r. Tarihi, iflgal, sömürü, katliam, vahflet dolu olan emperyalistler, insan haklar›n› devrim düflmanl›¤›n›n arac› olarak kullanmaktad›r. Halk›n demokrasiye kat›l›m›nda, hak ve özgürlüklerin halk için alabildi¤ine genifl olmas›nda Küba’n›n yak›n›ndan bile geçecek durumda olmayan emperyalistler, kimi “sol”, ayd›n çevreleri de bu kampanyada kullanmaktad›r. Ülkemizdeki ‹HD bunun tipik örne¤idir. 11 milyondan 8 milyonunun Devrim Savunma Komiteleri baflta olmak üzere çeflitli halk örgütlülükleri içinde örgütlü oldu¤u, yönetime kat›ld›¤›, örne¤in gençlik örgütlerinin b›rak›n üniversite yönetimini ülkeyi yöneten parlamentoda temsilcilerinin yer ald›¤› bir halk demokrasisidir yokedilmek istenen. Okuma yazma oran›n›n yüzde yüz, lise e¤itiminin yüzde 98.5, e¤itim ve sa¤l›¤›n paras›z oldu¤u, ezilen yoksul halklarla dayan›flman›n, o ülkelerin gençli¤ine ücretsiz t›p e¤itimi örne¤inde oldu¤u gibi, sözde de¤il pratikte gösterildi¤i, tüm dünyada eflitli¤in ve adaletin hakim olmas› için kapitalist sömürü politikalar›na karfl› ideolojik mücadeleyi, yoksullarla dayan›flman›n bir gere¤i olarak gören Küba’d›r yokedilmek istenen. ‹nsan haklar› demagojisinin bir ülkenin gelece¤inin yokedilmesi için nas›l kullan›ld›¤›n›n çarp›c› bir örne¤i sergilenmektedir. Bu demagojinin görünürdeki “masumiyeti” kimseyi, hiçbir zaman aldatmamal›d›r. Kime nas›l hizmet etti¤i aç›kt›r. Ayn› demagoji ülkemizde de, yeni Kübalar’›n yarat›lma-
Say› 83 35 26 Ekim 2003
s›na karfl›, eflitli¤in, adaletin oldu¤u, ba¤›ms›z, demokratik bir Türkiye mücadelesinin karfl›s›na ç›kar›lmaktad›r.
engeldir. ABD’nin yönlendirmesindeki karfl›-devrimci faaliyetler, emperyalizmin ambargo ve provokasyonlar› Küba halk›n› teslim alamaz.
Karfl›-devrim dalgas›yla y›k›lan Sovyet ve Balkan ve Do¤u Avrupa ülkelerindeki halklar›n, nas›l yoksulluk, fuhufl bata¤›na düfltü¤ü, kapitalizmin pazar› haline geldi¤i, emperyalizm karfl›s›nda onurlar›n›n yerlere serildi¤i düflünüldü¤ünde, Küba halk›n›n direnifli, tüm dünya halklar›n›n emperyalizme karfl› mücadelesi, ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm mücadelesindeki moral de¤eri daha bir net anlafl›lmal›d›r.
Küba’n›n direnifli, tüm dünya halklar›n›n direniflidir, bizim direniflimizdir. Küba, diktatörlüklere, oligarflilere karfl› direnen Latin Amerika halklar› olmak üzere, tüm dünya halklar›n›n, ba¤›ms›zl›k ve sosyalizm mücadelesinin cephaneli¤indeki ideolojik ve moral güç olmaya devam edecektir. Küba’y› savunmak tüm ilerici güçlerin, ezilen halklar›n görevi ve sorumlulu¤udur. “Onurumla yafladım, yüzüm günefle dönük ölece¤im” diyen, Jose Marti’nin, Küba’y› emperyalizmin sömürgesi olmaktan kurtaran Fidel’in, Che’nin, Camillo’nun ve tüm ezilenlerin Kübas› yaflayacak, emperyalizmin planlar› bofla ç›kar›lacakt›r.
Küba Direnecek, Ezilen Halklar Kübayla Birlikte Direnecek Küba, emperyalizme karfl› bir meydan okumad›r. Dünyay› imparatorlu¤u haline getirmek isteyen Amerika’n›n önünde, en büyük ideolojik
Yer, Gök Kan›m›zla Sulansa Da “Zafere Kadar Devrim” Say› 83 36 26 Ekim 2003
Tüm dünyan›n gözleri önünde ‹srail terörü 20 Ekim’den bu yana fliddetini art›rarak sürüyor. Tek silah› bedeni ve özgür ve ba¤›ms›z Filistin inanc› olan halka, F-16 uçaklarla, helikopterlerle ölüm ya¤d›r›l›yor. Sadece 24 saat içinde, Gazze’ye düzenlenen hava sald›r›lar›nda onlarca Filistinli öldü, yüzlercesi yaraland›. Suikast politikas› ile, genç yafll›, çocuk tüm Filistin halk›na yönelik terörün içiçe geçti¤i bu sald›r›lar, Amerika sayesindedir. Filistin halk›n›n direnifline her ne gerekçeye dayand›r›rsa dayand›rs›n “terör” diye sald›ranlar; ‹srail sald›r›lar›na “misilleme” diyenler, ‹srail terörünü destekleyen, Filistin halk›n›n direniflinin bo¤ulmas›n›, yokolmas›n› isteyenlerdir.
Çocuklar›m›z›n akan kan›, iflgalcinin ölümüdür ‹srail roketlerinin düfltü¤ü yerde bedenleri parçalanan çocuklar›m›z, 盤l›¤› dünyan›n yüre¤ini yakan analar›m›z, iflgalcinin yenemeyece¤inin kan›t›d›r. Tüm bir halka karfl› savaflanlar›n kazand›¤› hiçbir savafl yoktur. ‹srail, Amerikan deste¤iyle de kazanamayacak. Avrupa emperyalizmin “endifle” duy-
man›n ötesine geçmeyen sözde k›namalar›yla verdi¤i destek de yetmeyecek.
BM Genel Kurulu’nda dünya lanetledi, ‹srail ve ABD yaln›z ‹srail terörünün simgesi olan DUVAR yap›m›n›n durdurulmas› konusunda BM Güvenlik Konseyi’nde ABD’nin engellemeleri ile karar al›namamas› üzerine, tasar› Genel Kurul’a getirildi. Tüm dünya ülkeleri, ‹srail’in k›nanmas›, duvar yap›m›n›n durdurulmas› do¤rultusunda karar›n› verirken, sadece ‹srail, ABD ve her oylamada ABD’nin yan›nda yer alan Marshal Adalar› red oyu verdi. Bu, ‹srail terörizminin tüm dünyaca lanetlenmesinin, halklar›n oldu¤u gibi, ezilen ülkelerin deste¤inin de Filistin’den yana oldu¤unun en aç›k ifadesidir. ‹srail, ABD ile birlikte tüm dünyada yaln›zlaflm›flt›r. Bu sonucu yaratan Filistin halk›n›n merflu ve hakl› direniflidir. Karar, ayn› zamanda terör demagojilerinin de reddidir. Amerika ve ‹srail’in iflgallerini, Ortado¤u’yu teslim alma politikalar›n› “terörizmle savafl” ile aç›klamas› kabul görmemektedir. ‹srail’in, tüm dünya ülkelerinin ald›¤› bu karara cevab›; “duvar yap›m› sürecek, iflgal sürecek” oldu. Bu aç›k meydan okuyufl, Amerikan imparatorlu¤unun deste¤iyledir. Bu meydan okuyufl, ayn› zamanda Amerikan imparatorlu¤unun tüm dünya halklar› için nas›l bir “tehlike” oldu¤unun da göstergesidir. Ama unutulmamal› ki, Filistin halk›n›n direnifli de, bu “tehlike”ye karfl› direnilebilece¤inin de kan›t›d›r.
AZERBEYCAN’DA KAN
“Terörist Bush”
“Ya ölüm, ya azadl›g!”
Filipinler/Tayland: Asya halklar›n› teslim alma gezisine Bush protestolarla karfl›land›. Filipinler’de binlerce kifli sokaklara döküldü. Manila’daki gösterilerde yüzlerce ABD bayra¤› yak›l›rken, Filipin askerlerinin Irak’a gönderilmesine ve imparatorluk politikalar›na karfl› ç›kan halk, Bush kuklalar› yakt›, “bir numaral› terörist Bush” sloganlar› att›. Tayland'da da binlerce kifli Bush'u bir yürüyüflle protesto etti.
Azerbeycan’da yay›nlanan solcu Yeni Zaman Gazetesi yazar› Mammad Suleymanov, Azerbeycan seçimlerini dergimiz için yazd›. Baz› ifadeleri, Azeri Türkçesi olarak b›rakt›k. Hasta cumhurbaflkan› Heydar Aliyev’in sa¤ olup olmad›¤› gizlenirken, o¤lu kumarbaz ve ayyafl ‹lham Aliyev, Azerbeycan’a yeni devlet baflkan› seçtirildi. 15 Ekim seçimlerinde oylar›n yüzde 80’ini ald›¤›n› aç›klad›lar. Bununla da, Azeri halk›n›n düflman oldu¤u rejimden kurtulma flans›n› yeniden bo¤dular. 10 y›ld›r bugünü beklemifl bahts›z halk flimdi de ‹lham Aliyev döneminde aç, sefil, hukuksuz, umutsuz yaflamaya mahkum oluyor. Dünya devletleri susuyor ya da ‹lham Aliyev’e destek veriyor. Direnifller s›ras›nda Aliyev’i, Tayyip Erdo¤an tebrik etti. Ankara rejimi ona uygun olan bask› rejimini destekledi. Emperyalizme, Azerbeycan’›n nefti ve servetleri laz›m! Biz halk olarak bir defal›k anlamak zorunday›z, bizim bizden baflka sahibimiz yoktur. Halk, özü özüne hilas etmezse hiç kimse onu hilas etmeyecek. Halk, adaylar›n sahte neticelerine isyanla cevap verdi; seçimin bitmesinden sonra muhalif Musavat Partisi’nin önüne geldi. Burada milliyetçiler tek de¤ildi. Biz solcular
da onlarla idik. Hedefimiz bir idi, düflman›m›z Aliyev’in kurdu¤u halka düflman rejimdi. Polislerin sald›r›s›na, halk gö¤üs gerdi. Polis geri çekildi. Bu durum saatlerce sürdü. Gece saat 02.00’de bir kez daha sald›rd›lar. “Ya ölüm, ya azadl›g!” diye hayk›ran halk› vurdular, tutuklad›lar, ama, herkesi da¤›tamad›lar. Halk bilir ki, her fley bitmedi. Yar›n daha çetin olacakt›. Oldu da, 6 Ekim’de binlerce eylemci, Azadl›g Meydan›’na akt›. Aliyev’in 10 y›l evvel halka yasak etti¤i meydan halk›n eline geçti. Savunma Bakanl›¤›’n›n askerleri geri çekildiler. Amma onlar›n ard›ndan meydana polisler ve ‹lham Aliyev’e ba¤l› olan baflkesenler geldi. Ellerinde avtomat ve sopalar vard›. ‹tleri halk›n üstüne b›rakt›lar. Su makinlar› ile insanlar›n üzerine su s›kt›lar, vahflice dövdüler. Biri 5 yafl›nda olmak üzere 5 neferi flehid ettiler. 500 insan hastanelere götürüldü. 500 insan mahpuslara apar›ld›. Polisler, gazetecileri ve seçim için gelmifl Avrupal› gözlemcilere de vurdular. Meydan kana bulafld›. Tutuklamalar flimdi de davam ediyor. Yaklafl›k 1000 kifli tutukland›. Bakü’nün yollar› kesildi. Bugün milletvekili ‹gbal Agazadeni‘yi de tutuklad›lar. ‹lham Aliyev susuyor. Onun yan›ndakiler halk› huligan, hasta, vahfli adland›r›r. Azerbeycan tarihinde yeni sayfa aç›l›yor. Bu sayfay› halk galabe ile kapamal›d›r! Mücadele davam ediyor. Bize destek veren herkese minnetdar›k! YA AZADLIG, YA KUL OLMAG! SEÇ‹M B‹Z‹MD‹R!
Emekçiler eylemde Yunanistan: Hükümetin sald›r› paketine karfl› halk sokaklara döküldü. 17 ve 23 Ekim günlerinde, Yunanistan genelinde düzenlenen gösterilere çok say›da iflçi, emekçi kat›ld›. Sosyal güvenlik sisteminde emekçiler aleyhine düzenlenmeler, özellefltirmeler ve iflsizlik protesto edilirken, ‹çiflleri Bakanlı¤ı önünde gösteriler, kamu kurulufllar›nda ifl b›rakma eylemleri yap›ld›.
Temel Haklar›m›z Paneli “Temel haklar›m›z” panelleri sürüyor. 19 Ekim günü, Almanya’daki ‘Üçüncü Dünya Evi’ isimli kurumda yap›lan panele kat›lan Alman avukat Marcus Künzel, Alman vatandafllar› ve yabanc›lar için ç›kar›lan yasalar› anlatt›¤› konuflmas›nda, yasalar›n Almanlar için geçerli oldu¤unu, 11 Eylül sonras› yabanc› haklar›n›n k›s›tland›¤›n› belirtti. Avukat Waltraud Verleih ise, antidemokrtik bir uygulamada ne gibi haklara sahip olundu¤u konusunda bilgi verdi ve anayasan›n ‘insan onurunu korumak’, ‘her insan düflünce özgürlü¤üne sahiptir’ gibi temel maddelerinin pratikte olmad›¤›n› söyledi. ‹kinci bölümü soru-cevaplarla geçen panelin son bölümünde, demokratik mücadele ve meflruluk tart›fl›ld›.
Say› 83 37 26 Ekim 2003
Uyuflturucuya, Fuhufla, Yozlaflt›rmaya Karfl› Kampanya
Gençlerimizi Birlikte Kurtaral›m
Say› 83 38 26 Ekim 2003
Temel Haklar ve Özgürlükler Dernekleri, ‹stanbul’un gecekondu mahallelerinde uyuflturucuya, fuhufla, çeteleflmeye ve düzenin her türden yozlaflt›rma araçlar›na karfl› bir süredir kampanya yürütüyor. Kampanya çerçevesinde çeflitli etkinlikler örgütlenirken, halk birçok yerde deste¤ini çal›flmalara kat›larak, derneklere ulafl›p yard›m isteyerek gösteriyor.
genç k›zlar›m›z›n, delikanl›lar›m›z›n, kad›nlar›m›z›n türlü nedenlerle batakl›¤a sürüklenmesinin önüne geçmek devrimcilerin görevidir. Sorun bizimdir, yaratan düzen de olsa, yaflayan ve ac›s›n› çeken yoksul halkt›r.
Yoksullu¤un gecekondular›m›z›n duvarlar›na, sokaklar›m›za yans›d›¤› mahallelerimiz, flimdi yoksullu¤un, oligarflinin bask› ve terörünün yan›s›ra, son y›llarda baflka sorunlar› da yaflar oldu. Devrimcilerin etkinli¤ini k›rman›n, gençli¤i devrimcilerden uzaklaflt›rman›n yolu olarak yozlaflt›rmay› gören oligarfli, alabildi¤ine pompalad›, önünü açt›. Buna iflsizlik, korkunç boyutlara ulaflan yoksulluk da eklenince, çeteleflme, fuhufl, kapkaç, tiner ve uyuflturucu sat›fl› ve ba¤›ml›l›¤› gibi sorunlar gecekondular›m›z› bo¤an, çürüten sorunlar olarak karfl›m›za ç›kt›.
Yap›lan çal›flmalarda halk›n en s›k dile getirdi¤i, özellikle fuhufl ve uyuflturucunun polis taraf›ndan örgütlendi¤i. "Ahlaks›zl›k o kadar boyutlu ki art›k kendi soka¤›m›zda bu iflleri yapanlar var" diyen Bahçelievler halk›ndan bir kad›n bu gerçe¤i kendi yaflam›ndan flöyle koyuyor;
‹stanbul’da yap›lan araflt›rmalara göre; En büyük “suç” oran› uyuflturucuda. 2003 y›l›nda, geçen y›la göre yüzde 32 artan uyuflturucuyu, fuhufl, kapkaç ve h›rs›zl›k izliyor. Bu veriler adliyelere yans›yan vakalardan, yans›mayan, günlük yaflam›n parças› haline gelen tablo ise çok daha devasad›r.
Görev Devrimcilerindir; Sadece Biz E¤itebilir, Sadece Biz Yozlaflmayla Mücadele Edebiliriz Oligarflinin hiçbir kurumu yozlaflma diye ifade etti¤imiz, uyuflturucu, fuhufl, kapkaç, çeteleflme gibi sorunlar›n önüne geçemez, gençlerimizi e¤itemez. Aksine, tüm bunlar› yayan gelifltiren onlar›n düzenidir. Uyuflturucuya, çeteleflmeye, fuhufla karfl› kampanya da iflte bu gerçekten yola ç›karak örgütlendi. Sorunu “düzen yarat›yor” deyip bir kenara çekilemez devrimciler. E¤itmek, önlemek,
Temel Haklar Kampanyas› Sorunun Kayna¤› ve Çözümüne Ifl›k Tutuyor
"Benim eflim kad›n sat›c›l›¤› yap›yor. Ben bunu görmeye daha fazla dayanamad›¤›m için eflimi polise flikayet etmek istedim. Bir gün kap›n›n önünde araban›n içinde eflimle polislerin içki içti¤ini gördüm. O zaman eflimin bu ifli polislerle birlikte organize etti¤ini anlad›m. Kimi kime flikayet edece¤im ki deyip vazgeçtim." Temel Haklar çal›flanlar›n›n kap›s›n› çald›¤› insanlar›n, "bu iflte polislerin parma¤› var siz bir fley yapamazs›n›z" demeleri de yine bu gerçe¤in herkes taraf›ndan çok iyi bilindi¤ini gösteriyor. Halk, özellikle fuhufl konusunda bir fleyler yap›lmas› gerekti¤ine inan›yor. Yine Bahçelievler’de yafll› bir insan›n tek bafl›na bu konuda imza kampanyas› bafllatmas›, derne¤in çal›flmas›n› duydu¤unda, tek tek dernek çal›flanlar›n›n gözlerinden öperek kutlamas›, imza ka¤›tlar›n› onlara teslim etmesi, bunun bir örne¤idir. Sorunlar›n ekonomik boyutunun herkes fark›nda. Bu nedenle uyuflturucu, fuhufl, çeteleflme en yoksul gençlerimizi bata¤›na çekiyor. Anadolu’nun yoksul kentlerinden, Kürt illerinden çeflitli nedenlerle ç›k›p gelmifl birço¤u. Hepsi bizim çocuklar›m›z yani. Sistem çürütüyor, bir girdap gibi içine çekip yok ediyor insanlar›m›z›. Temel Haklar Derneklerinin çeflitli mahallelerdeki çal›flmalar›nda bu olgular net olarak karfl›m›za ç›k›yor. Öfkeli sesler, yak›nmalara kar›fl›yor, çare arayan, çözüm bekleyen gözlerle karfl›lafl›yor devrimciler. So¤anl› Mahallesi’nde birçok insan, uyuflturucu ve fuhuflla ilgili çal›flmalar› sevinçle karfl›larken, “bu pislikleri mahallemizde istemiyoruz, hepimizin anas› bac›s› var, akflam saat dokuzdan sonra soka¤a ç›kam›yoruz. Hele hele hepimizin
okula giden çocuklar› var. Okul ç›k›fl› kap›n›n önünde bir sürü pislik dönüyor. Onlar eve gelene kadar ana-baba olarak bafllar›na bir fley gelecek diye ödümüz kopuyor” fleklindeki düflüncelerini dile getirirken, aralar›nda çocuklar› uyuflturucu, tiner ba¤›ml›s› olanlar da var. "Benim çocu¤um tiner ba¤›ml›s›. Onu bir türlü vazgeçiremedim. Babas› yafll› oldu¤u için yeterince ilgilenemiyorum. Siz bu çocuklar› d›fllayarak-horlayarak de¤il, konuflup tedavisini yapt›r›rsan›z ne iyi olur" diyor yafll› bir kad›n, birçok aile her an, “benim çocu¤um da uyuflturucuya al›flacak” korkusunu yafl›yor. Esenler’in yoksul semtlerinin duvarlar›nda afifller göze çarp›yor, Temel Haklar’›n uyuflturucuya ve fuhufla karfl› kampanyas›n› anlatan. 10 bin insana bildirilerle ulaflt›klar›n› anlat›yor dernek çal›flanlar›. Hummal› bir faaliyet içinde toplant›lar yap›l›yor, çözümler tart›fl›l›yor. Özellikle esnaflar›n, uyuflturucu ba¤›ml›lar›n›n b›çak çekip para ald›klar› flikayetleri yo¤un. Neler yap›labilece¤i konusunda düzenlenen toplant›lardan ikincisine kat›l›m›n daha yo¤un oldu¤u belirtiliyor. ‹lkö¤retim okulunun aile derne¤i yöneticileri, muhtar, spor klübünden insanlar, esnaf yeralm›fl bu toplant›da. Toplant› sonras› mahalledeki ‹lkö¤retim Okuluna gidilerek ö¤retmenler ile görüfltüklerini belirten dernek çal›flanlar›, bütün ö¤retmenlerin veli toplant›s› düzenleyip bu konuyu görüfleceklerini ve imza toplayacaklar›n› söylediklerini belirtiyor ve kendilerinin de kat›ld›klar› bir veli toplant›s›n›n sonuçlar›n› anlat›yor. Özellikle kad›nlar›n bu konuda daha duyarl› oldu¤unu belirtmeyi de unutmuyor. Duvarlardaki afiflleri gören halktan telefonlarla ihbarlar da geliyor derne¤e. So¤anl›'dan arayan biri, fuhufl yap›lan bir evin adresini veriyor örne¤in, Haznedar’dan arayan bir baflkas› kendi ifl yerine çetelerin el koydu¤unu anlat›yor. Küçükçekmece’den bir baba o¤lunun uyuflturucu komas›na girdi¤ini ne yapaca¤›n› bilmedi¤ini söyleyip yard›m istiyor. Tozkoparan’dan bir kad›n, tüm komflular›yla toplan›p derne¤i, faaliyetlerini konufltuklar›n› belirtip, “ne yapabiliriz” diye soruyor. Temel Haklar, tek tek bütün telefonlar› ciddiyetle ele al›p de¤erlendiriyor. Ba¤c›lar’da da tablo çok farkl› de¤il. Yozlaflmaya karfl› 1 ay önce bafllat›lan kampanyada Ba¤c›lar'›n birçok yerinde 2 bin kadar afifl yap›ld›¤›n› ö¤reniyoruz. Karanfiller Kültür Merkezi uyuflturucuya, fuhufla, yozlaflmaya karfl› kampanyan›n, bölgedeki merkezi durumunda. Bildirilerle halka ça¤r› yap›l›yor, bilgilendiriliyor, mücadele edelim deniliyor. Her hafta yap›lan düzenli toplant›lar sonucunda oluflturulan komiteler fuhufl, uyuflturucu, çete
Çözüm bulmaya çal›fl›yoruz Hasan Boyo¤lu (Emekli, 45 yafl›nda, Esenler) Yozlaflmay› yoksullara sistem dayat›yor. E¤itmemifl, yaflam koflullar› yok, çaresiz, kaderci, iflsiz, yani sistem hiçbir fley vermemifl. Uyuflturucu bu güçsüzlü¤ü aflmak için bafll›yor. Sonras› felaket... Can› ucuz görülen insanlar›n uyuflturucusu da ucuz oluyor. Bali’den tutun da vücudun kimyas›n› bozan hap denilen uyuflturuculara kadar kullan›yor gençler. Tabi bunun pazarlamas›n› yapan, ç›kar sa¤layan çevreler var. Gençlerimiz, iyi niyetli, sahipsizlikten batakl›¤›n içine düflüyorlar. Yoksul gençlerimizi kurtarmaya çal›fl›rken güçlüklerle karfl›lafl›yoruz. Özellikle uyuflturucu, bali gibi sorunlarda tedavi gerekiyor. Esnaf, halk olarak toplan›p konufluyor çözümler bulmaya çal›fl›yoruz.
Vatandafl sahipsiz... Cemal Sayim (Emekli, 60 yafl›nda, Esenler) Bu tür sorunlar 3-4 senedir devam ediyor. Küçük yaflta bali çekmeler, sonra eroine bafllamalar›, arabalar› çalmalar›, evlere girip h›rs›zl›klar›, genç k›zlara sark›nt›l›k, gözümüzle görüyoruz. Yani ne önleyen var ne bakan var, ne eden var. Yani sahipsiz vatandafl. Ancak örgütlü toplum olursa bertaraf eder. Bunlar yoksullukla ilgili sorunlar. Yoksullukta alm›fl bafl›n› gidiyor.
Uyuflturucu teslim al›yor Nadir Afl (Tekstilci, 38 yafl›nda, Esenler): Uyuflturucu öyle teslim al›yor ki, de¤erler kayboluyor. Bu de¤erler kaybolunca tinerden tutun, baliden tutun bu sefer esrara dönüflüyor. Bu böyle sürüp gidiyor. Sorunun kayna¤›n› ben ekonomik olarak görüyorum. Bunun için ne yapmam›z laz›m. ‹flte semtimizde güzel bir dernek aç›ld›, Temel Haklar diye bir dernek. Buralara öncelik verip kendimizi düzeltece¤iz. Önce aile reisleri düzeltirse çoluk çocu¤unu daha iyi düzeltir.
Sa¤c›s›, solcusu, islamc›s›... Herkese ulaflmaya çal›fl›yoruz Zafer Do¤an (Esenler Temel Haklar Gençlik Komisyonu Üyesi 17 yafl›nda): Uyuflturucu, h›rs›zl›k yapanlar›n yafllar› 11-12’lere kadar düflmüfl vaziyette. Bali çeken gençlerle konufluyoruz. Birkaç genci kurtarm›fl durumday›z. Derne¤imize gelip giden gençler var. Onlara anlat›yoruz. Tedavi yollar›n› gösteriyoruz. Bir de aile sorunlar› var. Ailelerinin durumu kötü oldu¤u için böyle yap›yorlar. Baz› aileler de kolay para kazanmas› için h›rs›zl›k yapmas›n› istiyorlar. Hatta evinde uyuflturucu yapanlar›n oldu¤unu duyuyoruz. Çal›flmalar›m›zda halk›n tepkisi çok olumlu. 3 kez topland›k, herbirinde farkl› yüzler vard›. Sa¤c›s›ndan, solcusuna, islamc›s›na kadar herkese ulaflmaya çal›fl›yoruz. Bildiriler, imza kampanyas›, afifller yapt›k. Tek tek insanlarla, köy dernekleri, spor kulüpleri, esnaflarla görüflmeler yap›yoruz.
Say› 83 39 26 Ekim 2003
gibi konularda imza topluyor, yerel derneklerle görüflerek, kampanyay› tüm halk›n kat›ld›¤›, Ba¤c›lar’›n yoksul semtlerinde yaflayan herkesin kampanyas› haline getirmeye çal›fl›yor. Sorun tüm halk›n oldu¤u için, olmas› gerekenin bu oldu¤u çok aç›k. T›pk› 1 May›s Mahallesi’nde, Okmeydan›’nda, Gazi Mahallesi’nde, Esenyurt’ta, Alibeyköy’de ve daha onlarca yerde oldu¤u gibi. Alibeyköy’de bir yandan Eyüp Yerel Platformu içinde, benzeri bir çal›flma içinde olan Alibeyköy Temel Haklar, bir yandan da, tüm ‹stanbul’da süren kampanyan›n içinde yerini al›yor.
Say› 83 40 26 Ekim 2003
Uyuflturucu, fuhufl ve yozlaflmaya karfl› afiflleri asan dernek çal›flanlar›na Saya Yokuflu’nda, bir grup çetenin sald›rmas› sorunun boyutlar›n› hemen gözler önüne seriyor. Bu olay›n ard›ndan yap›lan araflt›rmada, gençleri aldatarak etraf›nda toplayan, h›rs›zl›k yapt›ran, hap kullanan, mahallede terör estiren bir çeteye ulafl›ld›. fiimdi sorunun çözümüne çal›flt›klar›n› belirten Temel Haklar üyeleri, geçti¤imiz günlerde uyuflturucu ba¤›ml›s› iki genci tedavi için ikna ederek, Bak›rköy hastanesine götürdükleri örne¤i anlat›yorlar. “‹ki genç, uyuflturucu hap ba¤›ml›s›, ileri düzeyde, içkiyle beraber kullan›yorlar haplar›. Kesinlikle yatarak tedavi ettirilmesi gereken insanlar. Bak›rköy'de ilgili bölümlere yat›r›lmas› için görüflmelerde bulunduk. Derne¤imize engeller ç›kar›l›p para talep edildi. ‹steneni karfl›layabilmemiz mümkün de¤ildi.” Bir yanda devrimciler; tek düflünceleri yozlaflt›r›lman›n, gençli¤in yok edilmesinin önüne geçebilmek. Olanaklar› s›n›rl›. En büyük avantajlar› halka dayanmalar›, halkla birlikte, onlar›n sorunlar›yla kaynaflm›fl, sorunlar›n› birlikte çözme çabalar›. Öte yanda hastane örne¤inde bütün zihniyetini yans›tan; hiçbir insan de¤eri yok. Her fleye halk› nas›l soyar›m gözüyle bakan, gençli¤ini yok eden, sonra yok olmas›n› izleyen, hiçbir sorunu çözemeyen, çözmeyen devlet. Sorunun as›l sahibinin neden devrimciler oldu¤u ve kimin nas›l bir düzeni temsil etti¤i yeterince aç›k.
 Rantç› Belediyeye Protesto Alibeyköy Binevler’de bulunan Cumhuriyet ‹lkokulu ve çevresinde bulunan ve yeflil alan olarak kullan›lmas› planlanan parka, heyelan bölgesi olmas›na ra¤men özel bir kooperatife sat›lmas› halk›n tepkisine neden oldu. Alibeyköy halk›, 19 Ekim günü parkta toplana gerçeklefltirdi¤i eylemle Eyüp ve Büyükflehir Belediyelerini protesto etti. Ellerinde yerel yöneticileri protesto eden dövizler ve "Park›m›z Gaspedilemez", "Buras› Bizimdir Bizim Olacak", "Park›m›z› ‹steriz" sloganlar›n› atarak bas›na aç›klama yap›lan eylemde konuflan Sabri Ataseven, yedi y›ld›r kaymakaml›k ve belediyelere defalarca müracat ettiklerini, fakat baflvurular›na duyars›z kal›nd›¤›n› belirterek, birinci dereceden heyelen bölgesi olan yerlere rant için kooperatiflere belediye taraf›ndan peflkefl çekildi¤ini söyledi. Eyleme yaklafl›k 500 kifli kat›ld›.
 Çorap Emekçileri Derne¤i Kuruldu Eylül 2003’te "Art›k biz de var›z... Zams›z çal›flmayaca¤›z" diyerek aya¤a kalkan ve gasp edilen haklar› için soka¤a ç›kan, üretimden gelen gücünü kullanan Çorap ‹flçileri, yürüttükleri bu mücadele içerisinde kendi kurumlar›n› da yarat›yorlar. ÇORAP EMEKÇ‹LER‹ DERNE⁄‹ (ÇEM-DER), çorap sektöründe y›llar›n örgütsüzlü¤üne, güçsüzlü¤üne son veren güçlü bir ad›m olacak iflçiler için. Görüfltü¤ümüz ÇEM-DER kurucular›, derneklerinin mücadelenin içerisinde, fabrikalarda direnifllerin içinde kurulaca¤›n› söylediler. Çorap iflçilerinin çok zor koflullarda, birçok iflyerinde sigortas›z, her türlü sosyal haktan yoksun, resmi olarak çal›fl›p çal›flmad›¤› bile belli olmayan biçimde, 12-13 saat ayakta, iplik tozlar›n› yutarak, son derece sa¤l›ks›z koflullarda, kimi iflyerlerinde yemek molas› bile verilmeden, itile kak›la çal›flt›r›ld›klar›n›, kendilerine dayat›lan koflullar›n kapitalizm en vahfli dönemini and›rd›¤›n› anlatan ÇEM-DER’liler, “bu gerçe¤i de¤ifltirmek için var›z” diyorlar ve hedeflerini flöyle aç›kl›yorlar: “‹nsanca yaflanacak bir ücret, 8 saat çal›flma hakk›, sigorta ve nihayet sendikal› çal›flma hakk›.”
 Eskiflehir’de Demokratik Ö¤renci Platformu Irak'ta iflgale ve iflgal ortakl›¤›na, tecrite, YÖK'e ve YEK'e karfl› mücadele etmek amac›yla, Eskiflehir Üniversiteleri Demokratik Ö¤renci Platformu kuruldu. Aralar›nda Gençlik Derne¤i’nin de bulundu¤u Platform, kuruluflunu 20 Ekim günü Anadolu Üniversitesi önünde yapt›¤› eylemle duyurdu. Gençli¤i bu mücadele içerisinde yer almaya ça¤›ran platform üyeleri, "Katil ABD, ‹flbirlikçi AKP ", "YÖK’ü YEK De¤il Yok Edece¤iz", "Çözün Tecriti Kald›r›n", "Yaflas›n Halklar›n Kardeflli¤i" sloganlar› att› ve 25 Ekim’de de bir yürüyüfl gerçeklefltireceklerini aç›klad›.
İnsan haklarını savunmak ve ülkemizde insan hakları savunuculuğu “‹nsan haklar›” y›llard›r ülkemizin siyasi gündeminin de¤iflmez kavramlar›ndan biridir. “‹nsan haklar›” ne demek peki diye sorsak, büyük ço¤unluk diyecektir ki, ad› üstünde zaten. Do¤ru, ad› üstünde; ama mesele siyaseten o kadar basit de¤il. Niye mi? En yak›n örnek; Irak’›n iflgalinde bile “insan haklar›” gerekçe gösterilmedi mi? Pek çok emperyalist komploda, ony›llar boyunca sürdürülen karfl›-devrimci propagandada bu kavram kullan›ld›. Dolay›s›yla, “insan haklar›” ad› üstünde olmaktan ç›kt›, çarp›t›lan, kullan›lan bir siyaset arac› haline getirildi. Hala da böyledir. Halklar, ekonomik-demokratik mücadelesinin bir parças› olarak insan haklar› mücadelesi de verirler; bununla emperyalizmin rotas›ndaki “insan haklar› savunuculu¤u”nu ay›rdetmek için kavram›n kim taraf›ndan, nas›l, nerede, hangi amaçla kullan›ld›¤› bilinmelidir. De¤ilse, “insan haklar› savunuculu¤u”, halklar›n mücadelesini gelifltiren de¤il, halklar›n mücadelesinin karfl›s›na ç›kan bir olguya dönüflür. Ülkemizdeki “insan haklar› savunucular›”n›n bu ayr›m› -bilinçli veya bilinçsiz- defalarca yok sayd›klar› da bir gerçektir. Bu ayr›m›n nas›l olufltu¤unun tarihsel geçmifline k›saca bakal›m:
Halklar›n kazan›m› olan “insan haklar›”ndan, emperyalizmin sosyalizme karfl› silah› olarak kullan›lan “insan haklar›”na! "‹nsanlar hür ve hakça eflit olarak do¤arlar, öyle yaflarlar"! Bu sözler, 1789 Frans›z Devrimi’nde ilan edilen "Haklar Bildirgesi"nin bafllang›c›nda yer al›r. Bu bildirge, burjuva devriminin ürünü olsa da, burjuvaziyle birlikte feodalizme karfl› savaflan ezilen halklar›n kazan›m›yd›. Bildirge, 1948’de Birleflmifl Milletler taraf›ndan kabul edilen "‹nsan Haklar› Evrensel Beyannamesi"nin de kayna¤› olmufl, bu haklar, dünya çap›nda bir kazan›m olarak tarihe yaz›lm›flt›r. 1948’ler, sosyalizmin dünya çap›nda büyük mevziler ve prestij kazand›¤› bir dönemdir; emperyalistler BM’de o dönem bunlara karfl› ç›kamam›fllard›r. Emperyalizm, bir dönem sonra ise, “insan hak-
lar›” kavram›n› sosyalist sisteme karfl› kullanmaya bafllam›flt›r. Ekonomik ve sosyal planda sosyalizmin elde etti¤i baflar›lar karfl›s›nda adeta ezilen emperyalistler, önce yo¤un bir propaganda bombard›man›yla “demir perde” imaj›n› oluflturup, “insan haklar›” konusunu sosyalist sisteme karfl› kullanmaya bafllam›flt›r. Emperyalizmin iflbirlikçisi olan ülkelerdeki her türlü insan haklar› ihlalini bizzat gerçeklefltiren emperyalizm, sosyalist ülkelerdeki s›radan olaylar› kullanarak, hatta ço¤u kez bir olay olmas›na da gerek kalmaks›z›n tümüyle uydurma senaryolar üzerinden anti-sosyalist bir kampanya yürütmüfltür. Avrupa, Amerika merkezli “insan haklar› örgütleri”nin ço¤u bu dönemde flekillenmifltir. Ve as›l “ilgi” alanlar›, faflist diktatörlüklerin hüküm sürdü¤ü ülkeler de¤il, sosyalist, anti-emperyalist ülkeler olmufl; çeflitli faflist cuntalar›n uygulamalar› ancak zevahiri kurtarmak için bunlar›n raporlar›na girmifltir. 1980’lerden itibaren ise, emperyalizm bu kavram› daha genifl bir sahada kullanmaya bafllam›fl, kah ulusal ve s›n›fsal kurtulufl savafllar›n› mahkum etmenin arac› olarak, kah iflbirlikçi yönetimler üzerinde emperyalist politikalar›n› kabul ettirmenin arac› olarak kullanm›flt›r. Herkesin bildi¤i örnek; ABD’nin veya AB’nin “Türkiye’deki insan haklar› ihlalleri” üzerine yüzlerce raporu vard›r. Ama ABD’nin ve AB’nin insan haklar›na ne kadar “duyarl›” oldu¤u, mesela Irak’ta görülüyor. Yani k›sacas›, ABD’nin ve AB’nin bu raporlar› haz›rlarken as›l derdi, Türkiye’de insan haklar›n›n uygulanmas› de¤il, oligarfliye istedi¤i fleyleri kabul ettirmektir. Avrupa ve Amerika merkezli insan haklar› kurulufllar› da, ne kadar “devletten ba¤›ms›z sivil toplum örgütleri” görünümünde olsalar da, esas olarak devletlerinin politikalar› do¤rultusunda “insan haklar› mücadelesi”(!) verirler. ABD veya Avrupa, hangi ülkeyi hedefine koymuflsa, onlar da oraya yönelirler. Çünkü zaten tüm faaliyetleri de yine emperyalist devlet taraf›ndan finanse edilmektedir.
Burjuva insan haklar› savunuculu¤u farkl› bir fleydir; halklar›n haklar ve özgürlükler mücadelesinin bir parças› olarak insan haklar›n› savunmak farkl›!
Say› 83 41 26 Ekim 2003
K›sa tarihsel geçmiflten de anlafl›laca¤› gibi, emperyalizmin, burjuvazinin “insan haklar›”ndan anlad›¤›yla, halklar›n “insan haklar› mücadelesi” ayr› fleylerdir. Amerika ve Avrupa merkezli “insan haklar› kurulufllar›”n›n hemen hemen tamam›, bu ayr›m› yok sayan bir “insan haklar› anlay›fl›”na sahiptirler. Bunda kendileriyle bir çeliflki veya tutars›zl›k içinde de de¤illerdir; çünkü tüm amaçlar›, emperyalist demokrasiyi daha az kusurlu hale getirmekle s›n›rl›d›r. burjuva demokrasisini savunurlar; örgütlülükleri de burjuva ve küçük-burjuvalardan oluflur, onlar taraf›ndan finanse edilir. Fakat ülkemizdeki “insan haklar› savunuculu¤u”, bu noktada tümüyle çarp›k bir zeminde kurumlaflm›flt›r. Teoride burjuva düzenini savunmazlar. Teoride ilerici, devrimci, demokrat, sosyalist, komünisttirler. Ama savunduklar› insan haklar› anlay›fl›, burjuvad›r.
Say› 83 42 26 Ekim 2003
Bu çeliflki, ‹HD’de somutlanan bu kurumlaflman›n tüm tarihi boyunca tutars›zl›klar›n›n, çarp›kl›klar›n›n kayna¤› olmufl, pek çok kez onlar›n, devrimcilere, halklar›n direnifllerine karfl› emperyalizm ve oligarflik devlete hizmet etmelerine neden olmufltur. Ülkemiz solunun büyük bir bölümü ve ‹HD, “insan haklar› mücadelesi”ni, burjuvazinin bu alana hakim k›ld›¤› sloganlarla yürütür. "Yaflam hakk› kutsald›r", "‹nsan haklar› s›n›flar üstüdür" sözleri burjuvaziye aittir. Halk›n fliddetinin meflrulu¤unu reddeder. “S›n›flar üstülük” demagojisiyle gerçekte burjuvaziden yana saf tutar. Bu meseleyi kavramamaktan de¤ildir; bir tercih meselesidir. ‹HD bilir ki, insan haklar›n›, burjuvazi gibi savunmazsa, ABD’li, AB’li bakanlar, komisyonlar onlar› desteklemez, AB’nin fonlar›ndan yararlanamazlar ve tabii oligarflinin daha büyük bask› ve fliddetine maruz kal›rlar. “Tarafs›zl›k” çizgisi, onlar›, “devrimcilere karfl› taraf” olmaya getirmifl, say›s›z devrimci eylem bunlar taraf›ndan “k›nanm›fl”, hainler, iflbirlikçiler bunlar taraf›ndan sahiplenilmifltir. Ülkemizdeki insan haklar› savunuculu¤u böyle bir zeminde geliflti¤i için, bizzat o insan haklar› savunucusunun ihbarc›l›k yapmas› da yad›rganmamaktad›r art›k. ‹nsan haklar› mücadelesi de, sonuçta s›n›fsald›r. Devrimciler bu mücadeleyi halklar ad›na verir. Bu mücadeleye kimi burjuvazinin anlay›fl›yla, kimi proletaryan›n anlay›fl›yla, kimi mevcut düzeni sürdürerek, kimi onu devrim mücadelesinin bir parças› yaparak kat›l›r. Ülkemizdeki “insan haklar› savunuculu¤u” reformizmin elinde, birinci cepheye dahil olmufltur.
EMPERYAL‹ST ZULÜM imparatorluklar da yıkılır
Çocuk Katilleri Dünya bankas› raporu söylüyor: “Yılda 11 milyon çocuk açlıktan ölüyor.” HER YIL... ONB‹R M‹LYON ÇOCUK! Demektir ki, her gün onbinlerce çocuk ölüyor açl›ktan. Göz göre göre! Bundan daha büyük, bundan daha sistemli, bundan daha aç›k zulüm mü olur? Açl›ktan ölüm de bir zulümdür. Faili belli bir katliam bu. Her emperyalist tekel, bir katliamc›d›r. Her tekelci burjuva, eli kanl› katildir. O tekeller ne kadar “ça¤dafl bir kurum” görünümünde olurlarsa olsunlar, o burjuvalar ne kadar kibar, hümanist, sanatsever görünürse görünsünler, onlar›n gerçe¤i budur. Emperyalist tekeller, yeni-sömürgelere diyorlar ki, flunlar› özellefltir, flunlar› üretme, bunlar› ek, bunlar› ekme... Sonuç; 11 milyon çocuk açl›ktan ölüyor! Tekeller diyor ki, flu flu ürünleri benden alacaks›n? Bunlar› üreten ba¤›n›, bahçeni, fabrikan› tasfiye et. Diyor ki, flunlar› üretip sadece bana satacaks›n, fiyat›n› da, pazar›n› da ben belirleyece¤im. Senin köylün topraks›z, iflsiz kalm›fl, senin iflçin et, süt, yumurta alamaz olmufl, beni ilgilendirmez... Sonuç; 11 milyon çocuk açl›ktan ölüyor! Tüm dünyan›n gözleri önünde. Bundan büyük “cinayet ortakl›¤›” olur mu? Evet, emperyalizmin dünya düzenine karfl› ç›kmayanlar, IMF programlar›na karfl› ç›kmayanlar, Avrupa emperyalizminin “Kopenhag veya bilmem ne kriterleri...” ad› alt›nda dayatt›¤› ekonomik politikalara karfl› ç›kmayanlar, bu katliam›n orta¤›d›rlar. Hangi düzen partisinde IMF programlar›n› savunan bir politikac› varsa, hangi gazetede IMF programlar›n›n avukatl›¤›n› yapan bir yazar varsa, bilin ki onlar ÇOCUK KAT‹L‹’dir. Bir b›çakla deflmediler belki o çocuklar›n karn›n›, c›l›z bedenlerine kurflunlar ya¤d›rmad›lar ama ald›klar› kararlarla, yazd›klar› yaz›larla, emperyalizmin iflbirlikçili¤iyle, o katliam›n faillerinden biridirler. Emperyalizmin zulmü, yaln›z iflkencehanelerde, zindanlarda de¤il; yaln›z bombalarla, kurflunlarla gelmiyor zulüm. Açl›kla, yoksullukla geliyor. Emperyalizm ekenonomisiyle de, politikas›yla da, ordusuyla da öldürüyor!
A yn› S afta Birleşen halk yenilmez!..
Bir “yerel platform” ve birlik kültürü
Halk güçlerinin birli¤i için, programlar, tüzükler tespit edilir, fakat bu iflin sadece bir yan›d›r. Birlik bir yan›yla da bir kültür ve gelenek meselesidir. Onlarca siyasi hareketi veya demokratik kitle örgütünü bir araya getirmek üzere bugüne kadar belki yüzlerce son derece baflar›l› “protokoller” haz›rlam›fl olan Türkiye solunun birlik kültürü ve gelene¤i ise, hep zay›f kalm›flt›r.
E¤er mesele gerçekten yozlaflmaya, uyuflturucuya karfl› mücadeleyse, elbette kimse bundan rahats›z olamaz. Demek ki farkl›, “subjektif” gerekçeler var.
Birliklerin iflleyifline ve çal›flma tarz›na iliflkin yerleflmifl gelenekler olmad›¤› için, birliklerde hiç tart›flma konusu olamayacak fleyler, bizde tart›flma konusu olabiliyor; ittifaklar sa¤lam bir birlik kültürüyle birleflmedi¤i için, birlikler bozguncu, bölücü tav›rlar karfl›s›nda fazla dirençli olam›yor.
Ne yaz›k ki bu çarp›k gerekçeyi öne sürenler biriki grupla s›n›rl› de¤ildi.
Eyüp Yerel Platformu’nda geçti¤imiz hafta yaflanan tart›flmalar, solun birlik kültüründeki bu zaaf› yeniden gündeme getirdi.(*) Sözünü etti¤imiz yerel platform, 20’yi aflk›n kurumun bir araya gelmesiyle oluflturulmufltur. Semtteki yozlaflmaya, uyuflturucu, çeteleflme olaylar›na karfl› mücadele gibi son derece önemli, ertelenemez bir sorun temelinde birlik yap›lm›flt›r. Alibeyköy Temel Haklar, bu platformun kurulmas›na önayak olmufl, kuruldu¤undan bu yana da tüm faaliyetlerinin yükünü tereddütsüz üstlenmifltir. ‹flte bu platformda geçen hafta bir toplant› vard›: Gündem: “Platformun iflleyifli ve gelece¤i”. Peki ne olmufltu da, “platformun gelece¤i” tart›flma konusu yap›l›yordu? Gösterilen “gerekçe”, Temel Haklar’›n yozlaflmaya karfl› ‹stanbul genelindeki program› do¤rultusunda Alibeyköy’de de platformun d›fl›nda çal›flma yürütmesiydi. Temel Haklar, ‹stanbul’un onlarca semtinde bir kampanya halinde yürütüyordu bu çal›flmay›. Afifller bas›l›yor, bu afifller her yerde oldu¤u gibi Alibeyköy’de de as›l›yordu. “Rahats›zl›k” bundand›; ama bundan neden ve nas›l rahats›z olunabilirdi ki? Platformdaki çeflitli gruplar, platformun devam›n› “Temel Haklar›n bu konuda ayr› çal›flma yürütmemesi flart›na” ba¤lamaya çal›fl›yorlard›. Toplant›da aç›klay›n denildi, e¤er yüz afifl as›l›yorsa bu konuda, Temel Haklar buna yüz tane daha ekliyorsa, kim bundan niye rahats›z olsun? Platformun ortak faaliyetleri d›fl›nda Temel Haklar ev ev dolaflmaya devam ederek halk› bu mücadeleye kazanmaya devam ediyorsa, kim bundan rahats›z olsun?
Tart›flmada makul gerekçeler getiremeyenler ‹stanbul genelinde o faaliyetinizi yürütün ama Alibeyköy özelinde olmas›n gibi garip öneriler yapt›lar. Alibeyköy’ün özelli¤i neydi?
Baflta vurgulad›¤›m›z noktaya geliyoruz. Birlikler içinde böyle bir tart›flma olamaz bile. Birli¤i, birlik yap›nca kimsenin birbirini elefltirmeyece¤i, birlik yap›nca “ba¤›ms›z” ifl yap›lmayaca¤›” olarak kavrayan bir birlik kültürü olamaz. Birlikler, içinde yer alan gruplar›n ba¤›ms›z faaliyetini engellemez. Bu birliklerin alfabesidir neredeyse. Zaten bu tart›flmay› açan gruplar da kendi ba¤›ms›z faaliyetlerini yapm›yor de¤iller. Temel Haklar’›n faaliyeti orada sadece bir bahanedir. Orada denilen fludur: “Sen eme¤inle, örgütlülü¤ünle de olsa öne ç›kamazs›n”! “Sol içi demokrasi”, “sosyalist demokrasi” savunuculu¤unu kimseye b›rakmayanlar bile ba¤›ms›z çal›flma “olmaz” diyor. Peki niye? Grupçulu¤un mant›¤› köreltti¤i noktada, saçma sapan tart›flmalar gündeme geliyor. Körelme art›k neredeyse sürekli bir durum arzetti¤i için de, Türkiye solu son on y›lda, ola¤an koflullarda sol içinde tart›fl›lmas› bile düflünülemeyecek neleri tart›flt›. Bu tart›flma da ayn› kategoride bir tart›flmad›r. Sözkonusu tart›flma, bu mant›¤›n ilk tezahürü de¤ildir. Bu do¤rultuda Eyüp Yerel Platformu’nda daha önce de “garip” giriflimlere tan›k olundu. ‹lk manevra: “platformu yerel seçim platformuna çevirelim” önerisiyle yap›ld›. Bunun kabul edilmeyece¤i, do¤ru da olmad›¤› bafltan belliydi, ama yine de bu zorlama yap›ld›. ‹kinci manevra; çetelere karfl› mücadele için kurulmufl platformun toplant›s›na çeteleri getirmekti. Çeteleri, çetelere karfl› mücadele için kurulmufl halk güçlerinin toplant›s›na getirmek platformda bozgunculuktan baflka ne anlama gelir? Nitekim ÖDP, bu noktadaki tart›flmay› bahane edip platformdan ayr›ld›. Üçüncü manevra, siz ayr› çal›flma yapamazs›n›z. Ve bunu takip eden yeni manevra: Platformu “iflgale karfl› birli¤e çevirelim”. O zaman sorulur:
Say› 83 43 26 Ekim 2003
Koordinasyonun yerel örgütlülü¤ünü olufltur orada da. Engel olan m› var? Ama tamamen farkl› bir konuda oluflturulmufl bir örgütlülü¤ü niye sabote ediyorsun? Amaç üzüm yemek mi, ba¤c›y› dövmek mi? Peki bu “manevra”lar niye? Mesele flu; baz› gruplar, baflkalar›n› “kullan›lacak” biri olarak görüyor. “Ba¤›ms›z” faaliyet, buna ters düfltü¤ü için onu sorun yap›yor. Bir baflkas›, oradan birilerini tasfiye edip onu seçimler için kullanma hesab› yap›yor. Kimileri, baflkas›n›n eme¤i üzerinden kendini tafl›tmak istiyor vs. vs. Bir grup, a¤›r havalarda söz al›yor ve sözüne flöyle bafll›yor: “Bir yol ayr›m›na gelinmifltir.” Her türlü reformizmle, teslimiyetçilikle uzlafl, y›llard›r senin çizginle ba¤daflmayan fleyler söylendi¤i halde, baz› kurumlarla yolunu ay›rmay› bir kez da-
hi düflünme, sonra, devrimci bir çal›flmaya karfl› “yol ayr›m›”ndan sözet. Burada hangi anlay›fl›, hangi politikay› tart›flacaks›n›z. Burada politik bir sorun yok ki. Sorun subjektivizm. Sorun küçük hesaplard›r. Bunlar halk›n sorunlar›na karfl› sorumluluk tafl›mayan yaklafl›mlard›r. Bu subjektif hesaplarla, kurulmufl birlikler sabote edilmemeli, solun birlik kültürüne yeni olumsuzluklar eklenmemelidir. (*) Eyüp Platformu’nun mevcut sorunu çözmesini, birlik kültürü ve gelene¤ine uzak anlay›fllar› aflarak çal›flmalar›n› sürdürmesini diliyoruz. Bu yaz›m›zda Eyüp Platformu’nu örnek vermemizin nedeni, oradaki sorunu genellefltirmek de¤ildir; tersine, oradaki -veya yar›n baflka yerlerde de ç›kabilecek benzer sorunlar›n- asl›nda soldaki genel bir zaaf›n yans›mas› oldu¤unu göstermek içindir.
Psikolojik savafla ortak olmak, geçifltirilecek bir sorun mudur? Say› 83 44 26 Ekim 2003
Polis, Cumhuriyet muhabiri Ecevit K›l›ç ve Hürriyet’ten Ertu¤rul Özkök, devrimci avukatlara karfl› bir komplo haz›rlayacaklar ve bu komplonun en “önemli” silah› da ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› olacak. ‹HD ‹stanbul fiube Baflkan› bu komploya bal›klama atlay›p, onlar›n istedi¤i sözleri söyleyip, devrimci avukatlar› ‹HBAR edecek. fiube Baflkan›, belki kendisine o sorular yöneltildi¤inde, komplonun tüm boyutlar›yla fark›nda olmayabilir; ama sonras›nda Hürriyet’in manfletiyle komplo tüm ç›plakl›¤›yla a盤a ç›km›flt›r. fiube Baflkan› Kiraz Biçici, buna ra¤men, “ben söyeyece¤imi söylerim, kimin nas›l kulland›¤› benim problemim de¤il” demeye devam ederek, ‹HBARCILI⁄INI savunacak. Ve sol, en baflta da ‹HD içinde yeralan sol, sanki böyle bir fley olmam›fl gibi susmaya, kaale almamaya, “baflkan›n›” korumaya devam edecek. Hay›r, buna izin vermeyiz. Bu olayda rolü olan, siyasi sorumlulu¤u olan herkes, tavr›n› aç›klayacak, sorumlulu¤unu üst-
lenecek. Unutulur, arada kaynar diye düflünülüyorsa, yan›l›yorlar. Üç y›l sonra, befl y›l sonra yine hat›rlat›r›z. Bunun siyasi faturas›n›, herkesin önüne mutlaka koyar›z. Bu nas›l bir “demokratik” kurum? Bu nas›l “insan haklar›” savunuculu¤u yap›yor? Biçici’nin tavr›n›n anti-demokratik oldu¤u aç›k m›, aç›k! Biçici’nin avukatlara karfl›, cahilce, ukalaca ve düflmanca davran›p “yarg›s›z infaz” yapt›¤› ortaya ç›kt› m›, ç›kt›. B›rak›n siyasi sorumlulu¤u, o derne¤in ifllevine bile ayk›r› olarak avukatlar›n haklar› çi¤nendi mi, çi¤nendi. ‹HD içinde kimse kalk›p bunun elefltirisini yapam›yor mu? ‹HD içinde yer alan siyasi anlay›fllardan, en az›ndan beklenen fluydu: “Bu mesele, kurum içinde tart›fl›lm›fl, böyle bir fley olmamas› gerekti¤i noktas›nda hemfikir olunmufl, bunlar›n tekrar etmemesi için al›nmas› gereken önlemler belirlenmifltir” diyebilme-
liydiler. Yok mu bunu diyebilecek kimse? Siyaset bu kadar gayr›-ciddi bir ifl de¤ildir. Olmufl bitmifl bir kere anlay›fl›yla, bu psikolojik savafl çanakç›l›¤› meflrulaflt›r›lamaz. Yar›n bu kafan›n daha baflka olumsuzluklara yol açmayaca¤›n›n garantisini veremez kimse; olumsuzluklar›n hesab›n› da veremez. Yaz›k ve ay›p. ‹HD içinde yer alan ve bu tavr› sorgulamayan tüm devrimciler, demokratlar için bu bir ay›pt›r. Onlar ad›na yaz›kt›r; ne kadar iradesizleflmifllerdir ki, bu kadar aç›k bir olumsuzlu¤u bile tart›flam›yor, elefltiremiyor, bunun özelefltirisini yapam›yorlar. Sol ad›na, ilericilik, demokratl›k, sosyalistlik s›fatlar› kullan›larak kimse ihbarc›l›k, komplo ortakl›¤›, psikolojiik savafl çanakç›l›¤› yapamaz. Bu böyle bilinmeli. Bu noktada, do¤rudan, dolayl› sorumlu¤u olan herkes, sorumlulu¤unun gere¤ini yapmal›.
Kültür Sanat
‘Asmal› Konak’taki Yaflamlar ve Kapitalist Yoz Yaflama Övgüler Kapitalizmin beyinlerimize sald›r›s›n›n en önemli araçlar›ndan biri haline geldiler. Hangi TV kanal›n› açarsan›z aç›n karfl›n›zda mutlaka birisini bulursunuz. Tam bir furya halinde pompalanan dizi filmlere dikkat edin, tümü ortak özellikler gösterir. Birbirinin kopyas› gibidirler. Ezici bir ço¤unlu¤unda halka dair hiçbir de¤er yoktur. Halk›n sorunlar›, günlük yaflama dair sorunlar yoktur. Halk›n yaflam› da yoktur. Hatta halk diyebilece¤iniz, milyonlar› oluflturan yoksul, iflçi, iflsiz, memur, köylü tiplemeleri dahi ender ve figüran düzeyindedir. Olaylar›n oda¤›na zengin yaflamlar, burjuvazinin ahlaks›zl›kta s›n›r tan›mayan yoz kültürü, “kimin eli kimin cebinde” belli olmayan iliflkiler yuma¤› vard›r. Dizilere bakan, bu ülkede hiçbir sorunun bulunmad›¤›n› düflünmelidir. Herkes mutlu, mutsuz olanlar da burjuva ve küçük-burjuva bunal›mlar içindeki “sorunlu” kifliliklerdir. Milyonlara izlettirilen de onlar›n bunal›mlar›, ahlak›n zerresini bar›nd›rmayan “aflklar›”d›r. Yine en önemli ortak özellik, sanki bu ülkenin hiçbir yerinde siyasi hiçbir olay yaflanmamakta, herkes apolitik, herkes dedikodu ve alavere dalavere ile meflguldür.
Grup Yorum ‹zmir’de Grup Yorum 17 Ekim günü Fuar Aç›khava Tiyatrosu’nda 4 bin kifliye seslendi. "Türküler Susmaz Halaylar Sürer" sloganlar›yla sahneye ç›kan Grup Yorum’un türkülerini binlerce kifli hep bir a¤›zdan söyledi. "Kahrolsun ABD Emperyalizmi, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz" sloganlar›n›n da at›ld›¤› konserde kitlenin coflkusu, son olarak söylenen "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" marfl› ile doru¤a ç›kt›.
Gençlik Derne¤i’nden
Hilmi Yaray›c› Konseri Kocaeli Gençlik Derne¤i, 16 Ekim günü, Hilmi Yaray›c›’n›n kat›ld›¤› bir konser düzenledi. Leyla Atakan Kültür Merkezi’nde polisin "yo¤un güvenlik" önlemleri alt›nda sayg› duruflu ve konuflmalarla bafllayan konser, Gençlik Derne¤i fliir grubunun dinletisiyle sürdü. Hilmi Yaray›c› kitleyi türkü ve marfllarla cofltururken, gençlik s›k s›k "Ö¤renciyiz Hakl›y›z Kazanaca¤›z" slogan› att›.
Tüm bunlar›n hiçbiri, “filmdir, senaryodur” vb. diyerek masumlaflt›r›lmamal›d›r. Emperyalist ideologlar laboratuvarlarda halklar›n beyinlerini nas›l yok edeceklerinin projelerini gelifltirirken böyle düflünmezler. Diziler, sinemalar her fley mutlaka bir amaca hizmet eder. S›radan, seyirlik olsun diye çekilmez hiçbir film, dizi. Amerikan emperyalizminin tüm dünyaya yayd›¤› yoz kültürün en önemli araçlar›ndan birinin Amerikan filmleri oldu¤u unutulmamal›d›r. Ama, buradan yola ç›karak, “yerli” filmlerin de “yerli kültürü” iflledi¤ini düflünmemeliyiz. Zira yukar›da anlatt›¤›m›z tablo bu ülkenin tablosu de¤ildir. Bir avuç az›nl›¤›n lüks ve sefahat içindeki yaflamlar› ve bunal›mlar›d›r. Sinemaya çekilen “Asmal› Konak” en çarp›c› örnek haline gelmifltir ve tüm say›lan özellikleri üzerinde toplar. Yo¤un medya propagandas› bofluna de¤ildir. Her fley bir yana b›rak›lsa dahi, konusu bile olmayan bir film “fenomen” haline getiriliyor. Asmal› Konak’taki yaflamlar gençli¤e hedef olarak gösteriliyor. Genç k›zlar›m›z›n ve delikanl›lar›m›z›n, dizilerle yarat›lan sanal yaflamlara özenmesi, onlar gibi yaflama yollar›n› aramas› ve buradan da her türlü ahlaks›zl›¤a, yozlu¤a, çürümeye aç›k hale gelmesi demektir. Bunun karfl›s›nda en önemli silah›m›z ise, halk›n kültürünü, devrimci kültürü, sanat› daha fazla halka götürebilmektir. Bunun araçlar› da burjuva medya olmayacakt›r elbette.
18 Ekim günü Dersim’de anlaml› bir aç›l›fl yap›ld›. Ezilmiflli¤in ve isyanlar›n ozan› Pir Sultan’›n heykeli. En çok Dersim’e, isyanlar topra¤›na yak›flt›, isyanlar›n ozan›. Pir’in gözleri flimdi, yozlaflt›r›lmak, yokedilmek istenen Dersim halk›na, gençli¤ine bak›yor...
Say› 83 45 26 Ekim 2003
Tecrit’ten fiiirler/Öyküler/Mektuplar
Y›k›l›r bir gün...
Say› 83 46 26 Ekim 2003
Hem de yüzlerce geldiler. Hat›rlar m›s›n geldikleri o günü! O bitmek bilmeyen geceyi? Gecenin en koyu an›nda, uykumuzun derinli¤inde, koparmak için bizi birbirimizden at›ld›lar üzerimize. Girdiler içeri sinsice, girdiler haince ve korkarak sevgiyle kar›lm›fl, ba¤l›l›kla sürülmüfl, paylafl›mla, dayan›flmam›zla s›vanm›fl o inanc›n duvar›n› y›kmak için... Bilirsin anam, görmüflsündür babam, gardafl›m, bac›m, görmüflsünüzdür kabinlerin ard›ndaki kardeflli¤i, vefay›, dostlu¤u... Hani birimizin kanayan parma¤›n›n hepimizin parma¤› oldu¤u, birimizin sanc›lanan midesinin hepimizin midesi oldu¤unu. Hele hele sevinçlerimiz... Birimizin bac›s› evlense hepimiz giderdik o dü¤üne, tey tey de çeker Ankara havas›na misket de oynard›k... Ya birimizin yak›n› ayr›lsa aram›zdan, yine cümleten giderdik baflsa¤l›¤›na... Birdi ac›lar›m›z, üzüntülerimiz ve de seviçlerimiz... Her yere giderdik, her yerde vard›k, hep birlikte. Bazen 1 May›s olur, yürürdük ayn› kortejde emekçilerimizle. Bazan Kurban bayram› olur halk›m›z›n bayram›n› kutlard›k, fieker Bayram›’nda flekerini yemeye giderdik. Enkaz alt›nda, ac›lar içinde kalm›flt›r halk›m›z, ac›l›d›r. Elde avuçta birfley yoktur ama kan›m›z› veririz, bir can› dahi hayata ba¤lamak için... Evet mapustuk, etraf›m›z sar›l›d›r kocaman duvarlarla, lakin biz yine de giderdik yüre¤imizle... Düfltük mapus dam›na iflte. ‹nançlar›m›z vard›. Halen var ya... ‹stedik ki dünyaya gözünü açan bebelerimiz Kaderler gibi açl›ktan ölmesin bir sabah vakti. Minik elleriyle araba alt›na girmesin çocuklar›m›z. Okusun, çocuklu¤unu yaflas›n, bahçelerde koflsun, oyuncaklar› olsun güzel güzel. Penseler, tornavidalar de¤il uçurtmalar olsun ellerinde. Emin çocuk, cam›n› silmek için arabalar›n de¤il, Ali'nin arkas›nda koflsun "ebe" demek için. Ahmet de kat›ls›n onlara Zeynep de. Mehmet amca bir vardiya bitiminde y›llarca emek verdi¤i fabrikadan kovulmas›n kolayca. Taner para bulup oku-
yamad› diye can›na k›ymas›n bir gece karanl›¤›nda... Çok fley mi bunlar? Budur gayemiz anam, budur. Duvarlar bundan y›k›ld› 19 Aral›k’ta üzerimize, biz kald›k t›pk› 17 A¤ustos'ta halk›m›z›n enkaz y›¤›nlar› alt›nda kald›¤› gibi. Sonra yine ördüler, bu kez çoktu aram›zdaki duvarlar›n, ard›m›zdan kapanan demir kap›lar›n say›s›. Duvarlar arkas›ndaki sevgimiz bir o kadar artt›. Aram›zdaki kap›lar ço¤al›nca, bir o kadar ba¤land›k birbirimize s›ms›k›. Ne kap›lar, ne duvarlar hükmedebildi bu sevgiyle bu ba¤l›l›¤a... Çat›lardan süzülüp gelen bir top içindeki ‘Hoflgeldin’ notu oldu sevgimiz. Öteki havaland›rmalara yetifltirdi¤imiz sloganlar›m›z oldu ba¤l›l›¤›m›z. Pencerelerden avaz›m›z ç›kt›¤›nca söyledi¤imiz türküler hasretimiz, okudu¤umuz fliirler inanc›m›z oldu. Yine bir araday›z iflte. A bloktan, C blo¤a yine birlikteyiz. Edirne'den, Sincan'a, Kand›ra'ya, K›r›klar'a kadar sesimiz gider gelir. Görüldü damgas› vurulmufl mektuplar›m›zda hala bir inanc›n, bir s›cakl›¤›n, bir ba¤l›l›¤›n, bir kucaklaflman›n sat›rlar› yaz›l›d›r alt alta. A bloktaki bir can›m›z›n tahliye sevinci C bloktaki ihtiyar› da sevindirir ayn› anda. Türküler, fliirler bir kez de onun için okunur. Bilirsin anam bu yürek iflidir, onur, namus iflidir. Yüre¤iyle olanlar vard›r bu kavgada. Onuruna sahip ç›kan kal›r bu kervanda. Di¤erleriyse kaç›p gider zaten bir tas çorba için. Onursuz da olur, namussuz da. Sevgi de kal›r art›k sayg› da. Gözlerinin feri söner, yüre¤inin ›fl›lt›s› da. ‹ki y›l olacak neredeyse, bildi¤in gibiyiz ama, nefleli, mutlu, inançl› ve kararl›. Duvarlar n'eyler böylesi yüreklere. O duvarlar ki bir beton y›¤›n›ndan ibaret. Uzun da de¤ildir ömrü. Çünkü hem fizik hem de bizim kurallar, izin vermez dikilip kalmas›na, y›k›l›r birgün. Sen de gel anam sen de. Omuz ver bu hayata. Y›k›lmaz k›l, evlad›n›n, evlatlar›n›n ördü¤ü bu yap›da bir Gülsüman ana da sen ol. Güzel anam, gelecektir bilesin ki, güzel olan ne varsa. Yeter ki so¤umas›n yüre¤in, s›cak kals›n her daim. Susmas›n, anlas›n, bilsin neyin ne oldu¤unu. Gülücükler eksik olmas›n yüzünden. Alal›m yine haberlerinizi meydanlardan, alanlardan. Bizim toplar yine uçuflacak çat›lardan s›cac›k kucaklaflmalar için. Bize güvenin... Bize güvenin sar›p sarmalay›n, ba¤r›n›za bas›n. Bas›n ki s›cak kals›n yüreklerimiz...
S elhan T OP 2003 / Kır Gerillası Şehidi
kahramanlar ölmez 25 Ekim - 31 Ekim fiehitlerimiz Mustafa KAMACI 25 Ekim 1989 Bir trafik kazas›nda aram›zdan ayr›ld›.
Burhan Remzi KAFADENK 26 Ekim 1991 ‹stanbul Gayrettepe’de sokak ortas›nda polis taraf›ndan katledildi.
26 Ekim 1994 Mersin Arapaçbahflifl’te kald›klar› eve yönelik olarak polisin yapt›¤› bask›nda 2.5 saat süren bir direnifl sonunda polis taraf›ndan katledildiler. Ahmet ÖZTÜRK Zeynep 1968 Antakya HarGÜLTEK‹N biye do¤umlu Ahmet ÖZTÜRK gençlik örgütlenmesinde yer alarak bafllad›¤› mücadelesini bir süre Adana Mücadele Gazetesi muhabirli¤i ve temsilcili¤i ile sürdürdükten sonra, farkl› alanlarda görevler ald›; 1970 Antep Kilis do¤umlu Zeynep GÜLTEK‹N, fakülte y›llar›nda mücadeleye kat›ld› ve flehit düflene kadar herfleyiyle kendini mücadeleye sundu.
26 Ekim 1993 Ankara Balgat’ta kuflat›ld›klar› üste saatlerce bomba ve kurflun ya¤d›r›larak polis taraf›ndan katledildiler. 1967 Konya Tayyar Turhan do¤umlu Tayyar Yaflar YILMAZ SAYAR ve 1970 Tekirda¤ do¤umlu Yaflar, 1990’da DEV-GENÇ saflar›nda yer ald›lar. Gençli¤in cüretli militanlar› oldular. 1992’de Silahl› Devrimci Birlikler’e kat›ld›lar.
Ali DEM‹RALP 27 Ekim 1987 Cuntan›n zorlu y›llar›ndan flehit düfltü¤ü ana kadar kesintisiz kavgas›n› sürdürdü. ‹stanbul Çengelköy Kuleli’de polisle girdi¤i silahl› çat›flmada flehit düfltü.
fiükrü SARITAfi 29 Ekim 2000 15 yafl›nda bir Cephe sempatizan›yd›. ‹stanbul Ümraniye’de MHP’li faflistlerin kurflunlar›yla katledildi.
Hasan BALIKÇI Anma Etkinlikleri Adana Ekmek ve Adalet - Hasan Bal›kç› ölümünün 1. y›ldönümünde 3 günlük bir etkinlikle an›ld›. EMO, ESM ve Haklar ve Özgürlükler Cephesi taraf›ndan düzenlenen anman›n 16 Ekim’de yap›lan ilk etkinli¤i, Kültür Soka¤›nda yap›lan bas›n aç›klamas› ile bafllad›. Bu toplant›da Grup Nisan Günefli de bir dinleti verdi. Ayn› gün Hasan Bal›kç› satranç turnuvas› bafllad›. 17 Ekim’de devam eden anma etkinliklerinin bir
parças› olarak Adana TEDAfi önünde sloganlarla Bal›kç› an›l›rken, ö¤leden sonra Büyükflehir Belediyesinde "Mühendislik eti¤i" bafll›kl› panel yap›ld›. Panelde konuflan fiengül Bal›kç› "gün Hasan'›n mücadelesini omuzlama günüdür. Hasan' ›n ölümü s›radan de¤ildir, o bölgesel Susurluk devletinin katletti¤i biridir" dedi. 18 Ekim’de ise Hasan Bal›kç›'n›n mezar› ziyaret edilerek baflucunda Bize Ölüm Yok marfl› okundu, “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, Devrim fiehitleri Ölümsüzdür" sloganlar› at›ld›. Ayn› gün Mavi Bulvarda düzenlenen törenle de Hasan Bal›kç› Park›’n›n aç›l›fl› yap›ld›.
Medya Özkök, oligarfli ad›na konufluyor:
Ya futbolcu olacaks›n›z, ya dönek! Ertu¤rul Özkök, 18 Ekim tarihli köflesinde “Futbolculuk mu döneklik korkusu mu” bafll›kl› ayd›nlara yönelik bir yaz› yazd›. Gülay Göktürk, Necla Zarakol gibi baz› yazarlar›n son yaz›lar›nda ayd›nlar›n içine düfltü¤ü boflluktan, bunun sonucunda futbol taraftarl›¤›na yöneldi¤inden sözetmesini ele alarak flöyle diyor: “Bence buradaki durum, ‘aydınlarımızın fikirlerini söyleme konusundaki korkaklıklarından’ kaynaklanıyor. Ama bizim aydınlarımızın pek ço¤unun mazisinde radikal bir hareketin müritli¤i vardır. Ve o müritlikten bize kalan en a¤ır yük, ‘döneklikle suçlanma’ korkusudur.” Ertu¤rul Özkök bu “tarihi saptama”y› yapt›ktan sonra da ayd›n›n önünde iki tercih oldu¤unu söylüyor: “Döneklikle suçlanmaktan korkmayarak fikrini söyleyebilmek veya futbolculuk.” K›sacas›, Özkök’ün ayd›nlara sundu¤u iki seçenek var; ya döneklik, ya futbolculuk. Baflka bir fley olmayacaks›n›z diyor. Ayd›nlara yeni bir tuzak haz›rl›yor Özkök. ‹lk tuzak, örgütsüzlefltirmeydi. Bunu baflard›lar. 12 Eylül’den bu yana ayd›n örgüt düflman› hale getirildi. fiimdi bir ad›m daha at›yor burjuvazi. Örgütsüzlük yetmez; apolitiklefleceksiniz! Sadece tekellerin egemenli¤i olacak, sadece “tekellerin” avukatl›¤›n› üstlenecek “ayd›n” türüne yer var bu dünyada. Sanat da, edebiyat da, bilim adam› da apolitikleflecek. Hiçbir sorunla u¤raflmayacak. Sadece burjuvazinin medyas›n›n, burjuvazinin kültür-sanat(!) kurumlar›n›n yer verebilece¤i ürünler üretecek. Belgeselcisi, flairi, yazar›, ressam›, gazetecisi, oligarflinin istedi¤i s›n›rlar içinde kalacak. Özkök, ya futbolcu, ya dönek olacaks›n›z derken, pratikte zaten sürdürülen bu dayatmay› teorilefltiriyor. Burjuvazinin çizdi¤i s›n›rlar› kabul etmeyen ayd›nlar, sanatç›lar, ya ceza tehditleriyle, veya “piyasa” denilen silah kullan›larak zaten yok edilmeye çal›fl›l›yorlar.
LONDRA’DAK‹ SOYTARI VE SOYTARI MEDYA Londra’daki tarihi Tower Köprüsü’nün üzerine as›lan cam fanus içinde 44 gün sadece su içerek yaflayan illüzyonist David Blaine, günlerce medyan›n gündeminden düflmedi. Blaine’nin soytar›l›k flovunun ard›ndan gazetelerde, “bilmem kaç gün yemek yiyemeyece¤i, kaç gün mama yemek zorunda olaca¤›...” türünden haberler, sanki böyle bir fley ilk kez yaflan›yormuflcas›na uzman görüflleri eflli¤inde yay›nland›... Emperyalist medya neyse de, ülkemiz medyas›n›n hali tam soytar›l›kt›. Bir soytar› flaklabanl›k yap›yor, soytar› medya göklere ç›kar›yor. Ayn› medya, kendi ülkesinde yüzlerce gün aç kalan, ölen, bir deri bir kemik kalan yüzlerce insan› görmez. Onlar sansürlüdür soytar› medyada. Açl›k grevleri sonras›nda kaç gün yemek yenmez, ondan sonra vücut nas›l kendini toparlar, onlar› bu ülkenin insanlar›ndan iyi kim bilebilir. Emperyalist medyadan tercüme yapmalar›na hiç gerek yok bu konuda. Ama tabii onlar›n ki, herhangi bir gerçe¤i yazmak, haber yapmak de¤il, magazin ve soytar›l›k. Halka, halk›n direnifline dair her fley sansürlenir, nerede emperyalistlerin pompalad›¤› bir soytar›l›k var, halk›n gündemine sokulmaya çal›fl›l›r.
‹stanbul Polisi Yalan Söylüyor ‹nan Gök adl› devrimcinin ‹stanbul polisi taraf›ndan tutsak edilmesi üzerine, polis ‹stanbul’da yap›lan bir çok eylemi ayd›nlatt›¤›n› aç›klad›. Cephe taraf›ndan bu konuda yap›lan aç›klamada, “polisin dikte ettirmesiyle burjuva medyada yaz›lan haberlerin yalan oldu¤u” belirtilerek, “polisin kendini ‘baflar›l›’ göstermek için uydurdu¤u yalanlardan ibarettir.” denildi. Burjuva bas›nda birkaç istisna, polisin iddialar›n› “iddia ediliyor” diye verirken, ço¤u sanki kesinmifl gibi yans›tt›. Aç›klamada vurgulanan
bir nokta çok çarp›c›yd›. Ankara’da KESK eyleminin ard›ndan gelifltirilen ve polisin “DHKP-C operasyonu” olarak lanse etmek istedi¤i gözalt›lar da da fiengül Akkurt’un feda eyleminde bombay› Mustafa Gök’ün (Yani ‹nan Gök’ün a¤abeyinin) yapt›¤› iddia edilmiflti. O tutmay›nca, “a¤abeyi olmad›, kardefline y›kal›m” demifl polis de. Aç›klamada belirtildi¤i gibi “O bombay› yapan befl-on fail daha bulurlarsa kimse flafl›rmas›n.” Medya, polisin her gözalt›n›n ard›ndan “yakalad›k, bulduk, tesbit ettik” havas›n›n yalanc›s› olmaya devam edebilir.
Say› 83 49 26 Ekim 2003
köyün !Delisi “Yüzde yüz kusurlu!”
Say› 83 50 26 Ekim 2003
Mersin’de 2002 Newroz’unda bir panzerin seyyar sat›c› Mehmet fien’i ezerek öldürmesi olay›n›n davas›nda, Adli T›p’›n seyyar sat›c›n›n “sekizde sekiz” kusurlu oldu¤unu belirtmesi üzerine, mahkeme de panzeri kullanan polisi beraat ettirdi. Devletin panzeri, devletin polisi, suç ifller mi hiç? Bu ülkede hep böyle de¤il mi zaten? ‹flkencede öldürülenler “kafas›n› duvara vura vura” ölmüfl olur. ‹nfaz edilenler, havaya s›k›lan kurflunlar›n önüne geçmifl olur. Polis hakk›n› isteyenleri mi coplad›, mutlaka vatandafl›n bir kusuru vard›r... K›sacas›, infaz davas›yd›, iflkence davas›yd› ne u¤rafl›p duruyorsunuz her olayla. Tek maddelik bir TCK ç›kar›n olsun bitsin; yaz›n “halk her durumda yüzde yüz kusurludur!”
Ç‹ZG‹YLE
Erdo¤an’›n cebinde ne var? Erdo¤an, K›rg›zistan gezisindeki konuflmas›nda “siyasete girerken bir cebimizde kefenlik, bir cebimizde bayraml›k vard›” demifl. Vallaha inanmay›z, ç›kar ceplerinden görelim. Bize sanki bir cebinde islamc›l›k, bir cebinde Amerikanc›l›k varm›fl gibi geliyor. *** “Bizim polisin k›ymeti” Yine Tayyip’in K›rg›zistan gezisinden: Yalaka bas›na göre, K›rg›z polisinin sert yöntemleri Tayyip’in tepkisini çekmifl. Özellikle bir fakültenin aç›l›fl töreninde polisin ö¤rencilere yönelik sert davran›fl› Tayyip’in keyfini bozmufl. Sonra polis gazetecilere de çok sert davranm›fl. Tayyip bunun üzerine gazetecilere dönüp flöyle demifl: ‘Bu polisler çok gaddar. Bizim polisin k›ymetini bilin. Bak›n, bunlar neler yap›yor.” Tabii, gazetecilerden hiçbiri de kendisinin gözü önünde ö¤rencilerin polis taraf›ndan tuvalete sokulup sorguland›¤›n›, “bizim polisin” kaç gazeteciyi iflkenceyle öldürdü¤ünü hat›rlatmam›fl Tayyip’e. Bak›rköy’de tren istasyonunun duvarlar›na Grafiti ad› verilen türde yaz› yazarken yakalanan genç, an›nda sorguya götürülmüfl. Polis malum soruyu soruyor: “seni hangi örgüt yönetiyor?”. Genç, yapt›¤› iflin siyasi bir fley olmad›¤›n›, Grafitinin “bir sanat oldu¤unu” anlatmaya çal›flm›fl, ama Türk polisi yutar m›? Basm›fl daya¤›!...
Ne sanat› lan!