‹fiKENCE YEN‹ DE⁄‹L! ADALETS‹ZL‹K YEN‹ DE⁄‹L!
Yunus GÜZEL Daha bir buçuk y›l önce EMN‹YET MÜDÜRLÜ⁄Ü’nde ‹fiKENCEYLE katledildi.
Ekmek ve
Adalet Haftal›k Dergi / Say›: 67 / Tarih: 6 Temmuz 2003 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000
www.ekmekveadalet.com Mail:info@ekmekveadalet.com
✔bir TAYAD’l›lar çok flehirde eylemdeydi: ÇÖZÜN! ‹ktidar meflru talebe SALDIRILARLA cevap verdi!
Daha iki buçuk y›l önce Bayrampafla Hapishanesi’nde D‹R‹ D‹R‹ YAKILARAK katledildiler. Ve onlar hep BERAAT ettirildiler!
AB rüzgar›yla demokrat kesilenler, rüzgar kesildi¤inde yine faflizmi savunur!
Te c r i t i ş k e n c e s i ve 1 0 7 ö l ü m d e n
Ekmek ve
Adalet
www.ekmekveadalet.com
info@ekmekveadalet.com
AKP SORUMLUDUR
Lanetleneceksiniz! AKP binalar› daha flimdiden, daha iktidar olufllar›n›n üzerinden bir y›l bile geçmeden protestolar›n merkezi oldu. Tayyip Erdo¤an, daha baflbakanl›k koltu¤una otural› üç-dört ay dolmadan, yuhalamalar aras›nda dolafl›yor. Protestolar, yuhalamalar, lanetlemeler aras›nda yaflamak, hangi insan, hangi parti, hangi hükümet için olursa olsun bir zul’dür. Yak›nd›r, kendilerinden önceki 57. hükümet gibi, halk›n karfl›s›na, kalabal›klar›n içine ç›kamayacaklar. fiu tabloya bak›n; Tayyip Adana’da; yeni adliye sarayın›n açılıflın› yapmak için gitti¤i yerde, onu Tekel iflçileri protesto ediyor. Giresun’da AKP il kongresi var. SEKA Fabrikası iflçileri, bina önünde AKP’yi protesto ediyorlar. Tayyip ‹stanbul’a geliyor; evleri y›k›lmaya çal›fl›lan Reflitpaflalılar ç›k›yor Tayyip’in yoluna. Yüzü aflk›n, kad›n çocuk bekliyor onu. Tayyip onlar›n önünde durmaya cüret edemiyor, gazl›yor gidiyor, arkas›nda yuhalamalar. Tayyip’in ‹stanbul’daki evinin, Tayyip’in Ankara’daki evinin önünde tabutlar uzan›yor. Polis sald›r›s›yla tabutlar›n evlerin önüne kadar getirilememesi, hiç bir fleyi de¤ifltirmiyor. Tayyip, lanetler aras›nda oturuyor. AKP lanetli bir iktidar olmaya gidiyor. “De¤ifltirece¤iz” diye iktidara gelen AKP, “statükonun” soyguncu, katliamc› savunucusu olarak 70 milyonun lanetini üzerine topluyor.
✹R ÇA⁄ DUYU
I U
‹dil Kültür Merkezi’nde Temmuz Etkinlikleri
✹ 12 Temmuz Cumartesi Diyarbak›r sinema atölyesi filmleri özel gösterimi ✹ 12 Temmuz Cumartesi NURETT‹N GÜLEÇ konseri
Ey AKP’liler, bunun için mi oy verdiniz AKP’ye. Bunun için mi hükümet oldunuz? ‹rili ufakl› onlarca protesto yap›l›yor hergün Türkiye’nin dört bir yan›nda. Her protestoda lanetler ya¤›yor üzerinize. Ekme¤ini gasbettikleriniz, evini y›kmaya çal›flt›klar›n›z, evlatlar›n› katlettikleriniz lanetliyor sizi. Evet, belki bugün iflçilerin direniflleri kölelik yasas›n›, ücret gasplar›n› engellemeye, tutsaklar›n ve ailelerinin mücadeleleri tecriti sona erdirmeye, halk›n mücadelesi Amerikan iflbirlikçili¤inizi durdurmaya yetmiyor olabilir; ama her gün her saat, her saniye, açlar›n, iflsizlerin, mazlumlar›n ah›n› al›yorsunuz. Çevrenizde oluflturdu¤unuz ya¤c›, yiyici tak›m›, sizi 70 milyonun lanetinden kurtaramaz. Generallere ya¤ çekmeniz, evlerinize “halka kapal›” yollar aç›p, korumalar›n›z› art›rman›z 70 milyonun lanetinden koruyamaz sizi. AKP ideolojisiz, kifliliksiz bir partidir. Siyasi arenada en tehlikeli partiler ve politikac›lar da böyleleridir. Onlar›n iktidar koldu¤u için yapmayacaklar› hiç ama hiç bir fley yoktur. En iflbirlikçi partilerden, en katliamc›, en soyguncu, talanc› hükümetlerden daha fazlas›n› yapmaya soyunmufl bir partidir AKP. Bu nedenle gelmifl geçmifl tüm düzen partilerinin lanetlendi¤inden daha fazla lanetlenecekler. “Döktü¤ü kanda bo¤ulmak” sözünü duymuflsunuzdur mutlaka. ‹flte tam o yoldas›n›z bugün. Tayyip’in evinin, AKP binalar›n›n önünde uzay›p giden o tabutlar, size o yola girdi¤inizi gösteriyor. Yolunuz aç›k olsun!
26-27-28 Temmuz’da Ankara’ya Yürüyoruz! Tecrite karfl›ysan›z, iflkenceye karfl›ysan›z, hak ve özgürlüklerden yanaysan›z, 107 ölüm yeter diyorsan›z, B‹RL‹KTE YÜRÜYEL‹M!
TAYAD’l› Aileler
bin 1 000 günlük destandan kareler
Gülsüman Dönmez 9 Nisan 2001
fienay Hano¤lu 22 Nisan 2001
Ekmek ve
Adalet
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com
Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Ali Ercan Göko¤lu Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks:0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST
Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
‹ngiltere: £ 2.5
Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com
Bürolar›m›z Akcadag Verlag- Odenwaldstr. 72 51105 Köln Tel: 0049 221 6906692 0049 221 6906693 Faks:0049 221 6906694 E-mail adresi: ekmekveadalet@t-online.de Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Telfaks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 151 K›z›lay Tel-faks: 0 312 419 27 38 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Telfaks: 0 326 223 87 18 Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatarla Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No:28 HOPA Tel-Faks:0 466 351 42 08
‹zmir- 3. Beyler Cad. 850. Sokak Yaparsoy ‹fl Han› No: 31/501 Konak Tel-faks: 0 232 446 27 96 Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 332 41 70 Malatya- Dabakhane Mah. Eskihalep Cad. Kardefller ‹flhan› Kat: 3 No: 15 Tel-faks: 0 422 325 24 61 Mersin- Kiremithane Mah. 4406 sk. Müzeyyen Boro ‹flhan› No: 9 kat: 1 Dair e 13 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Pustular iflhan› Kat:1 No:33 Tel-faks: 0462 322 20 88 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9
Ekmek ve Adalet Say› 67 ‹çindekiler 3...
Düzen islamc›l›¤›, bugünkü zulmün ve açl›¤›n mimar›d›r
5...
Diri diri yakt›lar
6...
AKP daha ne kadar bu ceset
Düzen islamc›l›¤›, bugünkü zulmün ve açl›¤›n mimar›d›r
da¤›n›n üzerinde.... 12...
AB’ye uyum, 12 Eylül’e dönüfl!
14...
Yakt›lar, Susmad›k!
16...
Onlar yine yoktular
18...
Sat›fla Ramak Kala!
19...
Sezer’in Maskesi
20...
Sadece bu kadar m›
23...
Riya ve ‹syan
24...
DEVR‹MC‹Y‹Z; AF D‹LEMEY‹Z, AFFETMEY‹Z!
26...
6 Y›lda 3.5 milyon ölü!
29...
BM kamp›ndan oligarflinin kamplar›na
30...
‹flkence; hep vard›, halen var!
32...
Adalet, icazetle savunulmaz!
34...
Bin gün-Bölüm 3
37...
Irak’tan iflgalcinin acizlik notlar›
38...
Irak direnifl eylemlerinin yay›nlanmayan ayr›nt›lar›
41...
Deneyimli ‹ngiliz
42...
Ateflkes, iflgal, direnifl, katliam yanyana
43...
Yeni sald›r› kararlar›n› bekleyin
44...
Sol ve örgütlenme
46...
12 Temmuz miras›m›z, kay›b›m›zdan daha büyük!
47...
Kahramanlar ölmez
48...
Bravo Kanal 7’ye
49...
‹pek da¤larda bir bayrak
50...
Köyün Delisi
Azg›nca sömürü, pervas›z ya¤ma ve talan, demokratikleflme demagojileri alt›nda kesintisiz zulüm; Türkiye’nin sosyo-ekonomik tablosunun güncel özeti budur. Bu tablodan daha da çarp›c› kesitleri ayr›flt›rabiliriz: Kölelefltirilmifl iflçiler... Herfleyi satan bir tüccarl›k... 107 tabut... Bunlar›n d›fl›ndaki her olgu, bu tablo içinde ya tali bir yer iflgal etmekte, ya da demagojik bir flekilde öne ç›kar›lmaktad›r. Bu tablonun siyasi sorumlulu¤u ise, AKP’dedir. AKP islamc› bir parti mi? Partinin yönetimi reddediyor böyle bir s›fat›. Fakat, kimi milletvekilleri, AKP’ye oy veren taban›n bir kesimi, AKP’yi islamc› olarak görüyor. Amerika’dan Avrupa’ya bir çok kesim de onlar› k›smen öyle görüyor. AKP’nin temel siyasi niteli¤ini belirleyeceksek, k›saca söylenecek olan fludur: AKP emperyalizmin ve oligarflinin partisidir. Fakat “islamc›l›k” AKP’ye tümüyle uzak bir kavram da de¤ildir, çünkü bu zemin üzerinde siyaset yapmaktad›r. “Müslüman demokrat” tan›mlamas› parti yönetimine ait bir tan›mlamad›r. Bu tan›mlaman›n aç›k karfl›l›¤› ise, düzen islamc›l›¤›d›r. Düzen islamc›l›¤›, konjonktürel koflullara ba¤l› olarak çeflitli k›l›flara girebilir, radikal görünmekten bat›c›l›¤a, türban savaflç›l›¤›ndan ‹srail müttefikli¤ine kadar her telde oynayabilir; ayn› AKP’nin bugün yapt›¤› gibi. Amerika, nas›l yeflil kuflak projesiyle ony›llar boyunca Ortado¤u’da, Kafkaslarda islamc›l›¤› kullanm›flsa, tekeller, flimdi de ayn› flekilde Türkiye’de AKP’yi kullan›yorlar. Amerikan senaryolar›nda yeflil kuflak projesinin Türkiye aya¤›nda bir çok kez “›l›ml› islam” modelinden sözedilmifltir. AKP, bu modelin mevcut koflullardaki tezahürü say›labilir. Düzen islamc›l›¤›n›n temel niteli¤i, emperyalizm ve oligarfliyle müttefik olufludur. Kitle taban›n› tutmak için kültürel, sosyal baz› noktalarda emperyalizm ve iflbirlikçi yönetimlerle çeliflki içinde görünmesi, bu temel özelli¤i de¤ifltirmemektedir. Bu müttefiklik, özünde kapitalizmi savunmakta, kitleler üzerinde sömürü ve tahakküm kurmakta ifadesini bulur. Bu noktada aralar›nda bir farkl›l›k olmad›¤› içindir ki, ony›llard›r emperyalizm ve çeflitli iflbirlikçi yönetimler, düzen islamc›l›¤›n› kullanabilmifl, onlar› devrimci, sosyalist hareketlerin ve ülkelerin üzerine salabilmifllerdir. AKP için dün kulland›klar› “müslüman demokratl›k” tan›m›, egemen s›n›flara Erbakan çizgisinden farkl› olduklar›n›n, öte yandan tabana da “müslümanl›ktan kopulmad›¤›” mesaj›n› vermeye hizmet etmifltir. AKP flu s›ralar bu mesaj için daha çok türban› kullanmaktad›r. Ancak türban bir mesajdan çok “perdeleme” görevi görüyor. AKP yöneticilerinin eflleri arac›l›¤›yla yapt›klar› ve inanç özgürlü¤üyle ilgisi olmayan türban flovlar›, AKP’nin sömürü ve zulmün mimarl›¤›n› üstlendi¤ini gizlemeye hizmet etmektedir. Çünkü, AKP haldeki durumda, kelimenin tam anlam›yla emperyalizme hizmete amade olmufl durumdad›r. ‹ran operasyonunda ABD’nin istekleri ikiletilmezken, AB’ye uyum konusunda da AB’nin dedikleri bir bir yap›l›yor. Medyada, halk nezdinde tart›fl›lan üç befl kanunun
d›fl›nda, mecliste durmaks›z›n kanunlar ç›kar›l›yor. Ecevit hükümetinin bir dönemindeki gibi adeta “gece gündüz çal›fl›p” kanunlar, yönetmelikler yap›l›yor. Hepsi emperyalist tekellerin veya oligarflinin flu veya bu iste¤ini karfl›lamak içindir. Bunlar›n ço¤u yans›m›yor halka. Oysa anlaflmalar›n her bir maddesi, vatana ihanet, her bir maddesi halka düflmanl›k. Öte yandan yine AKP, tekellerin istekleri do¤rultusunda Kölelik Yasas›’n› ç›kard›. S›rada “Yerel yönetim reformu” var. S›rada hapishanelerdeki iflkence ve zulüm düzenini daha katmerli hale getirecek yasalar var. Ve s›rada tabutlar var; açlar›n tabutlar›, iflkencede, hapishanelerde öldürüleceklerin tabutlar›... Dünya genelinde emperyalizm ve ülkemiz özelinde de oligarflinin özellikle 1970’lerin bafllar›ndan itibaren, dini, islamc›l›¤› nas›l kulland›klar›n› görmek, emperyalizmin bugünkü politikalar›n› anlamak, AKP’nin rolünü yerli yerine oturtmak aç›s›ndan Amerika, nas›l yeflil zorunludur.
kuflak projesiyle ony›llar boyunca Ortado¤u’da, Kafkaslarda islamc›l›¤› kullanm›flsa, tekeller, flimdi de ayn› flekilde Türkiye’de AKP’yi kullan›yorlar. kimse, AKP’lilerin bir zaman k›smi de olsa bask› görmelerinden, “ma¤dur” durumda bulunmalar›ndan ve hala Genelkurmay taraf›ndan “tehlike” gibi görülmelerinden, afla¤›lanmalar›ndan hareketle, onlardan “demokratl›k” beklememelidir. AKP, bu ülkenin gördü¤ü en katliamc›, en flovenist, en bask›c› iktidarlardan daha katliamc›, daha flovenist, daha bask›c› olabilecek ve zaten de olan bir partidir.
Emperyalizm ve oligarfli, Erbakan iktidar›n› da ayn› flekilde kullanmak istemifltir. Bir yere kadar kullanm›flt›r da. Ancak Refah Partisi’nin mevcut dinamiklerinin düzeni rahats›z etti¤i noktada, Erbakan iktidardan uzaklaflt›r›l›rken, partisi üzerinde oligarflinin bölme operasyonuna h›z verilmifl ve ortaya AKP ç›kar t›lm›flt›r. AKP, siyasi arenaya daha bafltan itibaren emperyalizmin ve oligarflinin sad›k partisi olmaya aday ve kullan›lmaya haz›r bir parti olarak ç›kt›. Buna ra¤men Refah taban›n›n büyük bir bölümünün AKP’ye yönelmesi ise, islamc› camiada “kullanmakullan›lma-takiyye” kültürünün yayg›n bir kabul görmesinin sonucudur. Bu kültürün mevcudiyeti, islamc›lar› en muhalif olduk-
lar› kesitlerde bile, pekala bask›, sömürü düzeninin hizmetine sokabilmektedir. Düzen islamc›l›¤›, bu kültürü sonuna kadar kullanmaktad›r. Düzen islamc›l›¤›n›n en karakteristik özelliklerinden biri “anti-komünistli¤i”dir. Düzenle “çat›flma” halinde olduklar› zamanda bile bundan vazgeçmezler. Çünkü anti-komünistli¤in, emperyalizm ve oligarflinin himayesinde kalmak için zorunlu oldu¤unu bilirler. Ülkemizde bunun çarp›c› örnekleri yaflanm›fl ve yaflanmaktad›r. Generaller 28 fiubat’la islamc› kesime sald›r›rken, k›smi de olsa bask› alt›nda olan düzen islamc›l›¤›, kendisine sald›ran katliamc›larla birlikte devrimcilere sald›rmaktan geri durmamaktad›r. AKP bu kültürün ve ideolojinin en rafine temsilcilerinden biridir. Bu nedenle, kimse, AKP’lilerin bir zaman k›smi de olsa bask› görmelerinden, zaman zaman “ma¤dur” durumda bulunmalar›ndan ve hala Genelkurmay taraf›ndan “tehlike” gibi görülmelerinden, afla¤›lanmalar›ndan hareketle, onlardan “demokratl›k” beklememelidir. AKP, bu ülkenin gördü¤ü en katliamc›, en flovenist, en bask›c› iktidarlardan daha katliamc›, daha flovenist, daha bask›c› olabilecek ve zaten de olan bir partidir. Bu onun ortaya ç›k›fl biçimine, siyasi kimliksizli¤ine de uygundur. Susurluk sürüyor. 107 ölümle sürüyor. Amerikan iflbirlikçili¤iyle sürüyor. Devletin himayesindeki uyuflturucu ve insan kaçakç›l›¤›yla sürüyor. Ve bu kez Susurluk’un içindeki iktidar partisi AKP’dir. Sömürü ve zulüm, sürdürüldü¤ü gibi, yeni yasalarla daha azg›n ve vahfli biçimlerde sürdürülmek üzere yeniden infla ediliyor. Bu koflullarda halka, mücadeleye de¤il, AB’ye güvenenler, hiçbir fley kazanamaz. Oligarfli hiç bir konuda sorunlar› temelden çözemez, her konuda demokrasicilik oyunu çerçevesinde manevralar, demagojiler gelifltirir, birbirinden farkl› kapsamdaki Kürt sorununda da böyledir, F tipleri konusunda da. Sistemin faflist niteli¤i her koflulda korunur: AB’ye uyum da, bu anlamda demokrasiyi de¤il, biçimsel demokrasiyi hakim k›lmak içindir. AKP iktidar›n›, asgari çözümlere, hak ve özgürlükleri gerçek anlamda tan›maya zorlayacak tek fley direnifl ve örgütlenmedir. Kan denizinin içinde att›klar› kulaçlarla AB’ye varmaya çal›flanlar, iflkencecileri, Susurlukçular› aklayarak AB’ye uyum masallar› anlatanlar, F tiplerinde katliam› sürdürenler, faflizmin temsilcileri ve uygulay›c›lar›d›r. Ve direnifl de faflizme karfl›d›r.
D‹R‹ D‹R‹ YAKTILAR!
ÇÖZÜN; TECR‹T‹ KALDIRIN!
107 TABUTLA DAYANDIK KAPILARINA
AKP Daha Ne Kadar Bu Ceset Da¤›n›n Üzerinde Oturacak?! Dört bir yanda ayn› talep yükseldi: ÇÖZÜN! TECR‹T‹ KALDIRIN! S›radan bir bas›n aç›klamas›n›n, eylemin slogan› da de¤ildi bu. Bin gündür her türlü ac›y›, bask›y› yaflam›fl olmas›na ra¤men direniflin sesi olmaktan vazgeçmeyen, kendisi direniflte flehitler veren TAYAD’l› Ailelerin, ülkenin dört bir yan›nda yitirdikleri yak›nlar›n›n tabutlar›n› omuzlar›na alarak iktidar partisinin kap›s›nda hayk›rd› bir slogand›. “Çözün; Tecriti Kald›r›n” talebini hayk›ranlar, ‹stanbul’dan Ankara’ya, Samsun’dan Hatay’a kadar 107 tabuttu. 107 tabutun parti binalar›n›n önüne, Baflbakan’›n evinin önüne dizilmesine neden olan bir iktidar bu ülkeyi zulümle yönetiyor demektir. “Zulümle abad olan›n ahireti berbat olur!” AKP, F tiplerindeki tecrit zulmünü daha ne kadar sürdürecek, daha ne kadar 107 tabutun üzerinde
oturmaya devam edecek? Merkezi sald›r› kararlar› almas›, tabutlar› parçalamas›, onlarca insan› gözalt›na ald›rmas›, evlerinin, parti binalar›n›n etraf›na etten duvar örmeleri, oturduklar› mahallelere tabutlar›n giriflini yasaklamalar›, genç yafll›, kad›n erkek, sakat insanlar› yerlerde sürüklemeleri, gaz bombalar›yla sokaklar› cehenneme çevirmeleri onlar› kurtarabilir mi? Gerçek, TAYAD’l›lar›n omuzlar›ndaki tabutlardad›r; direnenlerin gerçe¤ini, direnenlerin sesini gizleyebilecek, bo¤abilecek hiçbir zorbal›k, sansür yoktur!.. TAYAD’l› Aileler 29 Haziran günü dört bir yanda iflte bu gerçe¤i hayk›rd›lar. Duymayanlar için hayk›rmaya devam edeceklerinden kimsenin kuflkusu olmas›n. Ne meydanlarda estirdikleri terör, ne F tiplerinde
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
bask›y› koyulaflt›rmalar› bu sesi bo¤amaz.
Erdo¤an’›n Evinin Önünde AKP’nin Polisinin Vahfleti
‹stanbul
O gün, Tayyip Erdo¤an’›n evinin bulundu¤u Üsküdar Kısıklı Mahallesi kuflatma alt›ndayd›. Binlerce polis, mahalleye bütün girifl ç›k›fllar› kontrol alt›na alm›fl, araçlarda “tabut av›”na ç›km›flt›. TAYAD’’l› Aileler günler öncesinde duyurduklar› gibi, çalmad›klar› kap›n›n kalmamas›, tecritin ölümlerle sürmesi nedeniyle, katliamc›lar›n bafl›n›n evinin önüne 107 tabutu b›rakacaklar, “bu ceset da¤›n›n üzerinde oturmaya daha ne kadar devam edeceksiniz” diyeceklerdi. Ö¤le saatlerine do¤ru otobüslerle K›s›kl›’ya gelen TAYAD’l› Aileleri polis karfl›lad›! “107 can›m›z› kaybettik, sesimizi duyurmak, demokratik hakk›m›z› kullanmak istiyoruz” diyen TAYAD’l›lara demokratik hak yasakt›! Bir k›sm› omuzlar›na ald›klar› tabutlarla indiler otobüslerden. Yüzlerce insan AKP’nin içiflleri bakan›n›n emriyle yafll› genç, çoluk çocuk demeden, hasta sakat gözetmeden sald›r›ya u¤rad›. Amaçlar›n›n gözda¤› vermek oldu¤u tart›flmas›z ortadayd›. Vahflice sald›rd›lar. Otübüslerden inmelerini engellemek, tabutlar›n zulmün göstergesi olarak yollar› dizilmesine engel olmak
‹stanbul için gaz bombalar› at›lmaya baflland›. 19 Aral›k’ta 6 kad›n› diri diri yakt›klar›, bo¤duklar› gaz bombalar›n›n ayn›s›n› bu kez otobüslerin içindeki TAYAD’l›lar›n üzerine at›yordu AKP’nin polisleri. Y›lmad› TAYAD’l›lar, kararl›yd›lar. 107 canlar›n› yitirmifller, gaz bombalar›na, coplara, yerlerde sürüklenmeye de dayan›rlard›. AKP iktidar› ald›¤› merkezi kararla ülkenin dört bir yan›nda oldu¤u gibi ‹stanbul’da terör estirdi. "‹nsanl›k Onuru ‹flkenceyi Yenecek","Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz" sloganlar›yla direnen TAYAD’l›lar parçalanan tabutlarlar›yla, yumruklar›yla direndiler. Tafllar sopalar uçufluyordu havada; bay›lanlar oldu gazdan, bir ço¤u gözalt›na al›nd›. Kiminin kolunu k›rd›lar kiminin kafas›n›... Bir tutsak ba-
“Sizi getirdi¤iniz tabutlara gömerim” Bu sözler, en demokratik gösteri hakk›n› kullanarak AKP il binas› önüne tabutlar‹zmir la yürümek isteyen TAYAD’l›lara ‹zmir Emniyet Müdürlü¤ü Güvenlik fiube Müdürü Celil Taflk›n taraf›ndan söylendi. ‹l binas›na yaklaflmalar›na izin verilmeyen TAYAD’l›lar›n "Ölümlerin Sorumlusu Amerika ve AKP'dir Tecrit Kald›r›ls›n" pankart› ile yürüyüfllerinin önünü kesen polis flefi ald›¤› emri tam da ahlak›na, temsil etti¤i devletin gelene¤ine uygun olarak flöyle ifade ediyordu: "Kesinlikle sizin AKP önüne gitmenize izin vermem, sizi de bu tabutlara çeviririm, hepinizi da¤›t›r›m, gidin buras› dingonun ah›r› de¤il, vali kesin emir verdi sizi AKP önüne geçirtmem.” Kararl›l›k karfl›s›nda geri ad›m atan polis, Hilton Oteli önünde bas›n aç›klamas› yap›lmas›na izin vermek zorunda kal›rken, "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun” sloganlar›n›n öfkesi barikatlar›n arkas›ndaki AKP yöneticilerine kadar ulaflt›. Sayg› duruflunun ard›ndan yap›lan aç›klamada flöyle denildi: "107 tabutla geldik size. Bak›n tabutlardaki resimlere, ne görüyorsunuz? Bak›n kaç›rmay›n
bak›fllar›n›z›, çevirmeyin bafl›n›z›. Yüzünüzü tabutlara dönün. Pencereden dahi bakam›yorsunuz bu tabutlara de¤il mi? Kim ki bu direnifli görmüyor, duymuyor, konuflmuyorsa ve sormuyorsa vicdans›zd›r. Kim ki bu tabutlar› görmezden geliyorsa bu ülkede yaflam›yor demektir. Bu tabutlar›n say›s› daha da artmas›n diye Gültekin KOÇ Ölüm Orucu Ekibi (10. ekip) yola ç›kmak üzere.." Aç›klaman›n ard›ndan 5 dakika sessizce oturan TAYAD’l›lar tecritin kald›r›lmas›n› isteyen sloganlar›n yan›s›ra, “Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl, Canan Kulaks›z Ölümsüzdür, Devrim fiehitleri Ölümsüzdür” sloganlar›yla ‹zmir Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i önüne yürüyerek burada "Bize Ölüm Yok" marfl›n› söylediler. Bir saat süren eyleme yaklafl›k 150 ‹zmir kifli kat›ld›.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
etkilendi¤i sald›r›da tabutlar›n AKP’nin polislerince tekmelenmesi ahlaklar›n›n göstergesi olarak kaydedildi.
Tayyip’in Riyakarl›¤›, K›r›lm›fl Kol, Morarm›fl Gözlerle Anlat›ld›
‹stanbul / 30 TAYAD’l› AKP polisinin sald›r›s›nda yaraland› bas› ald›¤› darbe sonucu uzun bir süre yerden kalkamad›¤› gibi hastaneye götürülmesi bilinçli bir flekilde engellendi. Öte yandan kafas›na bir tafl isabet eden polisin avaz avaz 盤l›klar atmas› üzerine yoldan geçen taksiler durdurulup hastaneye kald›r›ld›. TAYAD’l›lar ölebilirdi, kafalar› k›r›labilirdi, AKP’nin polislerinin burnu bile kanamamal›yd›! Sald›r› sokak aralar›nda sürerken, Fadik Ad›yaman, Kenan ustabafl, Orhan Eski, Erhan Taçbafl, Okan Y›ld›r›m, Can Ertan, Mehmet Kaya, Necati Demirci, Cemal fiahin, Fahrettin Keskin gözalt›na al›nd›. Çevrede bulunan bir parka at›lan gaz bombalar›ndan orada oynayan çocuklar›n da
Yasak Kent! TAYAD’l› Aileler ülkenin her yan›nda oldu¤u gibi, Hatay’da 107 tabutu omuzlar›na alarak, direnenen yak›nlar›n›n yan›nda olmaya devam edeceklerini hayk›rmalar› yo¤un gözalt›larla engellendi. AKP il binas›na do¤ru yürüyüfle geçmeye haz›rlanan TAYAD’l›lar›n etraf› polis taraf›ndan kuflat›ld›. Kuflatmaya sloganlarla cevap veren ailelere sald›ran polis burada çak say›da kifliyi gözalt›na al›rken, eyleme kat›lmak üzere, Mersin'den, Dörtyol'dan, Adana ve ‹skenderun'dan gelmek isteyenler, kentin giriflinde gözalt›na al›nd›lar.
ADANA
Hatay’a girmek isteyen 20 kifli tutukland› Yaklafl›k 50 kifliyi bulan gözalt›lar›n bir k›sm› serbest b›rak›l›rken, Adana Dayan›flma Der ve Gençlik Derne¤i üyelerinin de bulundu¤u 20 kifli ç›kar›ld›klar› mahkemede tutuklanarak hapishaneye gönderildiler. Suçlar›; Hatay’a girmeye çal›flmak! AKP iktidar› kentleri yasakl›yor, en demokratik eylemlere sald›r›yor, hatta demokratik eylem yapmadan dahi tutukluyor. Hak ve özgürlük nutuklar›n›n at›ld›¤› flu günlerde, 107 tabutu omuzlar›na alanlara hak ve özgürlükler yasak, seyahat özgürlü¤ü ya-
Üsküdar’da yaflanan vahfli sald›r›n›n ertesi günü bir bas›n toplant›s› yapan TAYAD’’l›lar 30 kiflinin yaraland›¤›n› belirttiler ve suç duyurusnda bulundular. Bir ço¤unun gözleri morarm›fl, kafas›, kolu k›r›lm›fl flekilde yapt›klar› bas›n aç›klamas›nda vahfleti anlatan TAYAD’l›lar, “HAKLARIMIZI ‹ST‹YORUZ, ZULÜMLE ZORBALIKLA HAKLARIMIZI VE ÖZGÜRLÜKLER‹M‹Z‹ ENGELLEYEMEZS‹N‹Z” dedi. Herkesin düflüncesini dile getirmenin anayasal bir hak oldu¤u belirtilen TAYAD’l›lar, “Recep Tayyip Erdo¤an'›n evinin önünde bas›n aç›klamas› yapmak yasakt›r diye bir yasa yoktur” dediler. Onlarca insan›n coplarla dövüldü¤ünün, kiminin kafas›n›n, kiminin kolunun k›r›ld›¤›n›n, yo¤un olarak kullan›lan gaz bombalar› nedeniyle nefes alamaz duruma getirilerek yaflamlar›n›n riske sosak, bas›n aç›klamas› yapmak yasak. Bu arada, ortam› terörize etmek isteyen Tayyip Erdo¤an protestolar nedeniyle Hatay’daki program›n› iptal ederek kente gelmedi. Gözalt› ve tutuklamalar Adana’da yap›lan bas›n aç›klamas› ile protesto edildi. Dayan›flma Derne¤i yöneticisi Ömür Çal›fl›r’›n okudu¤u aç›klamaya, Gençlik Derne¤i, ESP, ÖG, Al›nteri, ‹flçi Mücadalesi, SDP, ‹HD, DEHAP, THAY-DER, BDSP imza atarken, "ÇÖZÜN TECR‹T‹ KALDIRIN" pankart› ve "Keyfi Tu t u k l a m a l a r a Son, Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz, Tecrit Ölümdür Ölümleri Durdurun" dövizleri aç›ld›. Tutuklamalar›n protesto edildi¤i aç›klama- Adana dan önce, 25 Haziranda da SDP il binas›nda yap›lan toplant›da da Dayan›flma Derne¤i F tipi hapishaneleri ve tecriti anlatm›fl, aileler görüfllerde yaflad›klar› sorunlarla ilgili bilgiler vermiflti. “Bu kadar ölüm, bu kadar zulüm, bu kadar sessizlik yeter” denilen ve 'Yaflatmak ‹çin Öldüler' filminin izlettirildi¤i toplant›y› ‹HD, THAYD DER, DEHAP, SDP, HAK PAR, At›l›m, EKB, Al›nteri kat›lm›flt›.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
kuldu¤unun belirtildi¤i aç›klamadan sonra söz alan TAYAD’ Baflkan› Tekin Tangün flöyle dedi: “Tayyip Erdo¤an'›n bir gün önce Adana'da söyledi¤i bir sözü hat›rlatmak istiyorum. ‘Düflüncenize güveniyorsan›z düflünce hürriyetinden korkmazs›n›z. ‹nanç hürriyetinden de korkmayacaks›n›z, b›rak›n inanan herkes inand›¤› gibi yaflas›n. Ama, ne yaz›k ki inanc›na güvenmeyenler inanç hürriyetinden korkuyorlar’... O, bu sözü ederken ayn› saatlerde Üsküdar’daki evinin önünde 60-70 yafl›ndaki analar›m›z babalar›m›z polisin vahflice sald›r›s›na maruz kalm›fllard›r.” ‹l Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Güvenlik fiube müdürü, Çevik Kuvvet fiube Müdürü ve ismi ve görevi soruflturmada tesbit edilecek Emniyet amir, memur ve çevik kuvvet polisleri hakk›nda suç duyurusunun okundu¤u aç›klamada tek tek söz alan aileler de, yaflad›klar› vahfleti “Hiçbir uyar› yapmadan joplarla sald›rd›lar. Polis, gözalt›na almak, insanlar› etkisiz hale getirmek amac›yla de¤il, do¤rudan yaralamak, kan ak›tmak amac›yla sald›rd›” sözleriyle anlatt›lar.
Ankara
Keçiören Kuflatmada AKP Önünde Barikat Yok Sayd›¤›n›z Zulmün Kan›t› 107 Tabutla Buraday›z
Tabutlar›n hayk›rd›¤› gerçek, AKP iktidar›n gerçek yüzüydü. Evlerinin, parti binalar›n›n önüne dizilecek tabutlar gerçek yüzlerinin daha da a盤a ç›kmas› demekti. Ankara’da ayn› karar hayata geçirildi. 107 ölümün siyasi sorumlusu Erdo¤an’›n evi, “flahsa ait özel alan” oldu¤u bahanesiyle TAYAD’l›lar›n
Ankara geçifline izin verilmeyince, aileler eylemlerini AKP Genel Merkezi önünde yapmaya karar verdiler. Burada da polis barikat› ile karfl›laflan TAYAD’l›lar›n sadece 1 tabutla geçifline izin verildi. 107 tabutu tafl›yan arac›n polis taraf›ndan engellendi¤i, floförünün tehdit ve taciz edildi¤i eylemde, “ÇÖZÜN TECR‹T‹ KALDIRIN” yaz›l› pankart› açan TAYAD’'l› Aileler sloganlarla barikata do¤ru yürüdü ve burada bir aç›klama yapt›lar. Ayfle Arapgirli aç›klama öncesi yapt›¤› konuflmada, eylem için yola ç›kt›klar›ndan beri polisin sürekli taciz, bask›, engelleme ve dayatmalar›yla karfl›laflt›klar›n›, anlatt› ve “evlat, kardefl ac›s› çeken insanlar›n önüne barikat kurulmas›n› k›n›yoruz” dedi. Baflbakan’a seslenilen aç›klamada ise flu görüfllere yer verildi: "‹nsan› yok eden, ç›ld›rtan ve tüm dünyada beyaz ölüm olarak bilinen tecritin kalkmas› için bugüne kadar tam 107 can›m›z› yitirdik. 1000 gün oldu gözlerimizin önünde, tecritte evlatlar›m›z›n ç›ld›rd›¤›na, intihar etti¤ine tan›k olduk ve her gün ölüm orucundaki evlatlar›m›z›n hücre hücre eriyiflini gördük. Onlarca tabut ald›k, hapishane ve hastane kap›lar›ndan... Art›k yeter!... iflte cesetlerimizden oluflan da¤, 107 tabut... AKP hükümetine, bu ülkenin baflbakan›na
“Direne Direne Kazanaca¤›z!” Tahammülsüzlü¤ün polis terörüne dönüfltü¤ü yerlerden biri de SamSamsun sun’du. Gazi Caddesi'ndeki AKP Gazi Belde Teflkilat› önüne tabutlarla ve "Çözün! Tecriti Kald›r›n!” pankart› ile yürüyen TAYAD’’l›lara bas›n aç›klamas›n› yapt›klar› anda polis sald›rd›. "Pek çok uygulamalarla halk›m›za açl›k ve zulüm dayat›l›yor, katletme politikas› devam ediyor. Muhalif kesimlere bask› politikalar› uygulan›yor. Yaklafl›k üç y›ld›r F tipi hapishanelerde tecrit uygulan›yor. F tipi hapishaneler kapat›lmal›d›r" denilen aç›klama devam ederken Çevik Kuvvet fiube Müdürü ve Güvenlik fiu-
be Müdürü ald›¤› emri yerine getirmeye bafllad›. "Bas›n aç›klamas› en demokratik hakk›m›zd›r, engellenemez" diyen TAYAD’l›lara sald›rmak için bir kez emir al›nm›flt›. Bunun için bir gerekçeye ihtiyaçlar›n›n olmad›¤› belli oldu. Yasad›fl›l›kta s›n›r tan›mayan polis, 18 kifliyi döverek zorla gözalt›na al›rken, TAYAD’l›lar "Direne Direne Kazanaca¤›z" slogan› att›lar. Yaralananlar›n oldu¤u eylemin ard›ndan gözalt›na al›nanlar 31 saat sonra zafer iflaretleriyle adliyeye ç›kar›larak serbest b›rak›ld›lar. Bu arada gözalt›nda bulunan dört kiflinin evleri bas›larak, komflular› üzerinde tedirginlik yarat›lmaya çal›fl›ld›.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
“107 tabutun alt›nda kal›rs›n›z, hesab›n› veremezsiniz, tecriti kald›r›n, yak›nlar›m›za hapishanede insanca yaflam ortam› sa¤lay›n" diyen TAYAD’l›lar›n AKP il yönetimi ile görüflme talebine Malatya Emniyeti Güvenlik fiube Müdürü, "bugün AKP binas›n› biz açt›k, içeride hiçkimse yok" cevab› verdi.
Malatya sesleniyoruz: Bugün evinizin önüne 107 tabutumuzla geldik. Yok sayd›¤›n tecrit zulmünün sonuçlar›yla, yok sayd›¤›n ac›l› yüreklerimizle... Daha ne kadar görmezden geleceksin, daha ne kadar sesimizi susturmaya çal›flacaks›n?” Çözün, tecriti kald›r›n! Sadece AKP'liler de¤il, bu ülkede vicdan sahibi her insan; görün gerçe¤i ve F tiplerinde tecrite karfl› sesinizi yükseltin. Tecrit ne sadece içeridekilerin, ne de sadece ailelerin sorunudur. Bu sorun herkesin sorunu. Bu ülke hepimizin. Bu suskunluk bitsin.” Bas›n aç›klamas›n›n ard›ndan tabut AKP önüne b›rak›larak sayg› duruflunda bulunuldu. Eylem süresince “Tecrit meflru de¤ildir, AKP iktidar› meflru de¤ildir, Kahramanlar ölmez halk yenilmez, Sonuna sonsuza sonuncumuza kadar direnece¤iz, Yaflas›n ölüm orucu direniflimiz, Ölüm orucu flehitleri ölümsüzdür" sloganlar› at›ld›.
Polis: “AKP ‹l Binas›n› Bugün Biz Açt›k” Malatya'da o gün s›k›yönetim ilan edildi. fiehir merkezi girifl-ç›k›fllar›, AKP önüne gidecek tüm yollar panzerler ve çevik kuvvet polisleri taraf›nMalatya dan kesildi. Eylem öncesi Ankara'da feda eylemi haz›rl›¤›ndayken flehit düflen fiengül Akkurt'un k›rk yeme¤i verildi. Yaklafl›k 200 kiflinin kat›ld›¤› yeme¤inin ard›ndan fiengül’ün mezar›nda yap›lan anmada özgür tutsaklardan Ümit ‹lter'in fiengül için yazd›¤› mektup okundu.
Partiyi polise teslim ederek halktan kaçan AKP yöneticilerine protesto eden TAYAD’'l›lar "kat›l›mc› demokrasi masallar› anlatan Tayyip Erdo¤an'›n partisinin halka verdi¤i de¤er budur; halktan korku iflte budur, suçlular suçunu dinlemek istemiyor, köfle bucak kaç›yor, kendi binalar›n› dahi b›rak›yorlar" dediler. "Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun, Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Katil AKP Hesap Verecek" sloganlar›n›n at›ld›¤› eyleme 70 kifli kat›ld›.
Tecrit Kalkmad›kça Tabutlar Ço¤alacak TAYAD’l› Ailelerin kampanyas›nda AKP önüne tabut b›rakan yerlerden biri de Kocaeli oldu. Temel Haklar ve ÖzgürKocaeli lükler Derne¤i Giriflimi taraf›ndan düzenlenen eyleme, -tüm kentlerde oldu¤u gibi- bütün demokratik kurum ve partilerin davet edilmesine ra¤men, sadece ‹HD, E¤itim-Sen ve SDP’den temsili kat›l›mlar oldu. AKP il binas› önüne tabut b›rak›ld›ktan sonra yap›lan aç›klamay› giriflimcilerden Hasan Biber okudu. F tiplerindeki tecriti dile getiren Biber flöyle dedi: “Sadece tutuklulara yönelik de¤il ailelere ve avukatlara yönelik de bask› iflkence ve hakaret vard›r... AKP hükümetine tüm yetkililere sesleniyoruz, çözüm tecritin kald›r›lmas›d›r. F tiplerinde yaflanan bütün bu sorunlar›n kayna¤› tecrittir ve bu nedenlerden dolay›d›r ki tecrite
"Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez, fiengül Akkurt Yoldafl Ölümsüzdür" sloganlar›n›n at›ld›¤› anman›n ard›ndan araçlarla AKP il binas› önüne gidildi. 107 tabutu tafl›yan arac›n, içerisindeki 4 kifli ile birlikte gözalt›na al›nd›¤›n› ö¤renen kitle, burada bir bas›n aç›klamas› yapt›. "107 tabutla birlikte Cihan Akdeniz, Gökmen Örnek, Bar›fl Karabulut, Mahir ... isimli kiflilerin gözalt›na al›nd›¤›n›” belirten TAYAD’l›lar AKP iktidar›na seslenerek, “Yine de buraday›z, AKP önündeyiz, 107 ölümü, 107 tabutu halktan kaç›ramazs›n, 107 insan bu ülkede öldü" dedi.
Kocaeli
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
karfl› direnifl 107 cana mal olarak 3 y›ld›r sürmektedir. Tecrit kalkmad›¤› sürece hapishanelerden tabutlar ç›kmaya devam edecektir. Zulmün oldu¤u yerde direnifl de olacakt›r.” Yaratt›klar› zulmün eseri olarak tabutun AKP il binas› önüne b›rak›lmas›n›n ard›ndan "Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar› at›larak eylem bitirildi.
Kampanyadan Notlar... TAYAD’’›n, direniflin 1000. Güne yaklaflmas› nedeniyle düzenledi¤i kampanya elbette sadece tabut b›rakma eylemlerinin yap›ld›¤› kentlerde sürmüyor. TAYAD’’l›lar›n, Temel Haklar’›n veya giriflimlerinin ya da Haklar ve Özgürlükler Cep-
hesi’nin oldu¤u her yerde ölüm orucu direniflinin sesi hayk›r›l›yor, katliamc› AKP teflhir ediliyor. Bu çerçevede bas›n toplant›lar›n›n yan›s›ra, birçok kentte haz›rlanan dosyalar DKÖ’lere, partilere ve sendikalara iletilerek, destek vermeleri, tecrite karfl› ç›kmalar› isteniyor. Kimi yerlerde “bizim gündemimiz de¤il” cevaplar› al›n›rken, kimi yerlerde de temsili de olsa destekler veriliyor. Yine kampanya çerçevesinde Anadolu kentlerinde, kasabalara köylere kadar imzalar toplan›yor. Gecekondu mahallelerinde, yoksul halk›n yaflad›¤› yerlerde bir günde yüzlerce imzan›n topland›¤› küçük kentlerimiz, tecrite halk›n büyük ço¤unlu¤unun karfl› oldu¤unun göstergesi olarak yeniden kaydediliyor.
AKP ‹SLAMCILI⁄ININ AHLAKI! 7 kentimizde yap›lan eylemlerde 150’ye yak›n insan gözalt›na al›nd›, 20 kifli, resmen “sudan” gerekçelerle tutukland›. Sald›r›lar›n, engellemelerin, gözalt›lar›n yaflanmad›¤› yerler neredeyse istisna durumundayd›. Bu sald›r›larda onlarca insan yerlerde sürüklendi, yaraland›, hastanelere kald›r›ld›.
AKP Sald›r› ‹çin Merkezi Karar Ald› Eylemlere sald›r›lar o kentteki polis flefinin yasad›fl›l›¤›n›n sonucunda yaflanmam›flt›r. Karar merkezi olarak AKP’nin ‹çiflleri Bakanl›¤› taraf›ndan al›nm›fl ve uygulat›lm›flt›r. Sald›ranlar, emir verenler AKP’nin valileri, emniyet müdürleri ve polisleridir. Hak, hukuk, özgürlükler demagojilerini dilinden düflürmeyen AKP islamc›l›¤›n›n riyakarl›¤› bütün ç›plakl›¤›yla ortadad›r. Bu ülkede yaflanan bir gerçek; tecrit ve 107 ölüm gerçe¤i AKP taraf›ndan yasakla, sald›r›yla yok say›lmak isteniyor. Kimsenin duymas› istenmiyor. Hukuk bunun neresinde vard›r? Adalet neresindedir? ‹sterseniz “temsili” deyin, tabutlar› parçalamak, özürlüleri yerlerde sürüklemek, yaralanan yafll› bafll› insanlar›n hastanelere kald›r›lmas›n› dahi engellemek hangi dinde vard›r? Bu zulmü islamiyet ö¤retmedi AKP’ye. Bütün dinler do¤as› gere¤i adaletli olmay›, zulme karfl› olmay› emreder. AKP b›rak›n bunlar› tersine zulmü ve adaletsizli¤i uygulayand›r. Müslümanl›klar› yüzlerine takt›klar› bir maskeden ibaret. Esas takiyye halka karfl›. Bu ahlak AKP islamc›l›¤›n›n ahlak›d›r. Burjuva ahlaks›zl›¤›n›n bir versiyonudur. ‹flkenceleri, hukuksuzluklar› “münferit” diye aç›klayan, bir iki dava ile insan haklar› flovlar› yapan AKP iktidar› merkezi olarak bir anayasal
hakk› yok etmifltir. Bu ülkede bütün “münferitler” iflte böyle yaflan›yor. “Münferit” olan hiçbir fley yoktur Türkiye’de. Bütün hukuksuzluklar, katliamlar, iflkenceler, hak ve özgürlük ihlalleri merkezi olarak al›nan kararlarla gerçeklefltirilmifltir. Susurluk da budur. Devletin tepesinde al›nan kararlar›n, devletin bütün kurumlar›nca hayata geçirilmesidir.
Erdo¤an Ortam› Terörize Ediyor! Polisin uydurma raporlar›yla, daha do¤rusu demokratik eylemleri terörize etmenin bir yöntemi olarak haz›rlanan raporlarla, “beni öldürecekler” diye çelik yelekleri kendine siper eden, geçti¤i güzergahlarda bariyerler inflaa ettiren, etten duvarlar ördüren, demokratik eylemlere yasaklar koyan, programlar›n› iptal eden Tayyip Erdo¤an ortam› terörize etmeye çal›flmaktad›r. Erdo¤an’a soruyoruz; Neden korkuyorsun; demek ki, sen büyük suçlar iflledin ki korku da¤lar› olufltu. Daha dün “halk›n içinde yaflayan Erdo¤an” havas› veriyordunuz, flimdi evlerinizin yak›n›na kimse yaklaflam›yor. Peki nereye kadar halktan kaçacaks›n›z? Biz halk›z, bu ülkede yafl›yoruz! Halktan kaçamazs›n›z. Bir TÜS‹AD’ç› patron, “halk bir gün gecekondulardan gelip g›rtla¤›m›z› kesecek” demiflti. Ayn› korkuyu yaflamaya bafllad›¤›n›z anda, bu ülke halk›yla hiçbir ilginiz yok demektir. Azg›n bir zulüm makinas›na dönüflmüfl, ölüm ve açl›ktan baflka bir fley üretemiyorsunuz demektir.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
crit’te e T
sunuldu.
zamana zulme karfl›
direniş 3. y›l... 33. ay 991. gün
107 fiehit Say› 67 12 6 Temmuz 2003
AB’ye Uyum, 12 Eylül’e Dönüfl! - F Tiplerini anlamayanlar flimdi anlayacak m›?Katliam ve Tecrit Bakanl›¤›, gece gündüz çal›fl›yor. Avrupa’dan, Amerika’dan, cunta dönemlerinden “tecrit politikas›n› koyulaflt›racak, teslim almaya hizmet edecek” ne varsa al›p, yasas›n› ç›kar›yor. Emperyalistlerden yeni modeller, cunta dönemlerinden yöntemler buluyor. Bir ço¤u direnifllerle iflas ettirilmifl yöntemler de olsa, çaresiz, yine onlardan medet umuyor. Prof. Sulhi Dönmezer baflkanl›¤›ndaki bir heyet taraf›ndan haz›rlanan “Ceza ve Tedbirlerin ‹nfaz› Hakk›nda Kanun Tasar›s› Tasla¤›”, geçen hafta Katliam ve Tecrit Bakan› Cemil Çiçek’e
Sulhi Dönmezer, 12 Eylül cuntas›n›n da dan›flman›yd›. Onun önerileriyle 12 Eylül cuntas›, say›s›z bask› yasalar› ç›kard›, bu yasalar do¤rultusunda hapishanelerde ve d›flar›da yeni terör biçimleri uyguland›. Devrimci Sol tutsaklar›n›n haz›rlad›¤› Hakl›y›z Kazanaca¤›z bafll›kl› savunman›n “12 Eylül teröristleri ve suçlular›” listesinde onun da ad›na rastlan›r. Ad›n›n karfl›s›nda “faflist ceza yasas›n›n haz›rlay›c›lar›ndan” diye belirtilir. ‹flte bu halk düflman›n›n haz›rlad›¤› yasa tasar›s›, Emperyalistlerin, Cuntac›lar›n Adalet Bakan› Çiçek taraf›ndan “çikolata kutusu gibi bir tasar›” övgüleriyle kabul edildi. Peki ne var ““çikolata kutusu gibi” kurdelelere sar›l› olarak sunulan bu tasar›da? K›saca özetlemek gerekirse; Cemil Çiçek’in emperyalistlerin Adalet Bakan›, Tecrit ve Katliam Bakan› oldu¤unu kan›tlayacak yeni hükümler var.
- “Ya düflünce de¤iflikli¤i, ya ölüm!” Tasar›daki amaç, “hükümlünün iyilefltirilmesi”! olarak ifade ediliyor. Oligarflinin “iyilefltirme”den ne anlad›¤›n› art›k herkes biliyor. Tasar›n›n as›l niteli¤ini belirleyen de bu. Maddeleri de buna hizmet ediyor. F tipleri de “rehabilitasyon”.
- Tek Tip Elbise Dayatmas› Tasar›n›n 64. maddesi, hükümlülere tek tip elbise giydirilmesini öngörüyor. Giydirme yetkisi güya hapishane idarelerine b›rak›l›yor. ‹dare buna karar verdi¤inde, giymek zorunlu. Tek Tip Elbise (TTE) ülkemizin hiç yabanc›s› de¤il. TTE, cunta y›llar› boyunca askeri, sivil tüm hapishaneleri birer iflkencehaneye dönüfltüren dayatman›n ad›d›r. TTE dayatmas› sonucu, her gün, her saat zulüm ve direniflin yafland›¤› yerlere dönmüfltür hapishaneler. 1984’te yap›lan ve dört tutsa¤›¤n flehit düfltü¤ü ölüm orucunun nedenlerinin bafl›nda TTE sald›r›s›n› püskürtmek vard›r. TTE bahanesiyle, y›llarca tutsaklar›n avukat, aile görüflleri, havaland›rmaya ç›kmalar›, hastanaye sevkleri engellenmifl, tutsaklar hücrelerde don-atlet yaflamaya mahkum edilmifltir. Katliam›n sözcüsü Cemil Çiçek’e ve AKP iktidar›na, F tiplerindeki zulüm yetmemekte, o günlerin hayalini kurmaktad›rlar.
- Ölüm Orucuna Zorla Müdahale Oligarflinin direnifl ve ölüm orucu korkusu, bu tasar›da da var. Bir kaç kez ç›kard›klar› yasa lar yetmemifl olacak ki, bu yasada da “ölüm
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
orucuna girenlere zorla müdahale edilece¤i”ne yer veriliyor. Ayr›ca ölüm orucu, açl›k grevi yapanlara “etkinliklere kat›lmama cezas›” verilecek. “Direnme hakk›”na sald›r› katmerlefltirilerek sürdürülüyor.
- Zorunlu kölelik Tasar›n›n bir di¤er maddesi, hükümlülere, hapishanelerde idarenin belirledi¤i yerlerde, idarenin belirledi¤i ücretle, idarenin belirledi¤i koflullarda çal›flma zorunlulu¤u getiriyor. Hükümlüler, hapishanelerdeki atölyelerde çal›flt›r›labilece¤i gibi, idare taraf›ndan hapishane d›fl›ndaki inflaatlarda, madenlerde çal›flt›r›lmak üzere de kiralanabilecekler. Hükümlünün buna da itiraz hakk› olmayacak! Tasar›n›n çarp›c› maddelerinden biri de “Disiplin cezas› alanlar›n bedavaya çal›flt›r›labilece¤i”; Soyguncu, köleci zihniyetin, bedavaya çal›flt›rmak için sa¤a bakt›n ceza, sola bakt›n ceza uygulayaca¤›n› tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Hayat›n her alan›nda katmerli sömürüyü, kölece çal›flt›rmay› yasallaflt›ran oligarfli, hapishanelerde, dört duvar aras›ndaki “mahkum”u sömürmeden, kölece çal›flt›rmadan “beslemesi” düflünülemezdi. Evren’in “asmay›p da besleyecek miyiz” sözü, flimdi “çal›flt›rmay›p da besleyecek miyiz”e dönüflecek. Ama nas›l bir çal›flt›rma?
- “‹yilefltirme”nin arac› ceza; slogan att›n ceza, sessiz kald›n ceza! Hücre ve tecrit, oligarflinin en temel “iyilefltirme” arac›. Bu nedenle, hemen her fley disiplin cezas› gerektiren suç say›l›p, tutuklular, hücreye mahkum ediliyor. Gürültü yapmak, slogan atmak, disiplin cezas› için yeterli neden say›lacak. Fakat “yönetimi protesto ederek sessiz kalanlara da” disiplin cezas› verilebilecek. “Sessiz protesto”ya bile tahammülü olmayan bir Nazi zulmü yasallaflt›r›l›yor.
Yine “uluslararas› standartlar”! Bu tasar› haz›rlan›rken “Avrupa Konseyi”, “Birleflmifl Milletler” kararlar›, A‹HM içtihatlar› gözönünde bulundurulmufl. Tek tip elbisenin, zorla çal›flt›rman›n model al›nd›¤› yer ise yine Amerika. Tek Tip Elbise’nin tarihi ve bu uygulaman›n çeflitli zamanlardaki uygulan›fl biçimleri, sonuçlar› üzerine solda 12 Eylül’den bu yana genifl bir literatür oluflmufltur.
Katliam Bakanl›¤›, herkese gidilen yönü gösteriyor! Birbiri peflis›ra “AB’ye uyum” paketleri ç›ka-
12 Eylül cuntas›, hapishanelerde TTE’yle özdeflti. AKP, F tipleriyle, tecritle özdeflleflmesinin ard›ndan TTE’yle ve 12 Eylül’le özdeflleflmeyi de gündemine ald›! Tarih, Tayyip Erdo¤an’›n ad›n› Evrenlerin yan›na kaydedecektir. r›l›rken, herkes “demokratikleflmeye” do¤ru gidildi¤ini san›rken, gündeme gelen bu yasa herkesin gözlerini açabilecek bir niteliktedir. Bu yasa tasar›s›, hiç tart›flmas›z, emperyalizmin üretti¤i en vahfli, insanl›k d›fl› yöntemleri, 12 Eylül cuntas›n›n iflkence ve yapt›r›m politikalar›n› günümüze getirmektedir. Bir yandan AB’ye uyum, bir yandan 12 Eylül’e dönüfl! Hangisi gerçek, hangisi zahiri? Sorunun cevab›n› 107 tabut yeterince aç›k biçimde veriyor zaten. Ama herkes, bu tasar›n›n hapishanelerden daha çok tabut ç›kartmaya aday oldu¤unu da bilmeli. Dün, F tiplerini “sosyal alanlar” vadetti¤i, o mahfleri kalabal›k(!) ko¤ufllar yerine “bireye” daha uygun “odalar”› gündeme getirdi¤i için “kabul edilebilir” görenler, F tiplerinin as›l niteli¤ini bir türlü görmek istemeyenler, F tiplerini “uluslararas› standartlara” uygun oldu¤u için kabul edenler, flimdi ne diyecekler? F tiplerini anlamayanlar, anlayacak m›? F tiplerini, sosyal alanlar›, hücreleri kabul edenler, yar›n tek tip elbiseyi de kabul edecek. Yar›n 12 Eylül’ün tart›flmalar›na geri dönülecek. Sadece tart›flmalara de¤il elbette; 12 Eylül uygulamalar›na dönülecek. TTE’yle bitmeyecek dayat›lanlar, yenileri izleyecek. Do¤ru tart›flmak ve do¤ru sonuçland›rmak için, 12 Eylül’den bugüne hapishanelerde yaflananlar›, oligarflinin bugünkü politikalar›n› ve F tiplerini yerli yerine oturtmak gerekir. Bugünden yine flunu söylüyoruz; Direnifl Kazanacak! 19 Aral›k’la, F tipleriyle sonuç alamayanlar, bu yeni yasayla da sonuç alamayacaklar. Bin güne uzayan direnifl bunun kan›t›d›r ve kan›t› olmaya devam edecektir.
Say› 67 13 6 Temmuz 2003
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
YAKTILAR, SUSMADIK! dulardan geliflimizin ateflini hissetsin diye en yüksek sesle hayk›r›ld›. Armutlu’nun yoksullar› yaflad›klar›ndan, devrimcilerin ö¤rettiklerinden biliyordu ki, bütün katliamlar, bütün sindirme operasyonlar›, atefli tutan el kimin olursa olsun, onlar›n düzenlerinin sürmesi içindi. "S›vas fiehitleri Ölümsüzdür", "S›vas'›n Ifl›¤› Sönmeyecek", "Dün Marafl'ta Bugün S›vas'ta, Çözüm Faflizme Karfl› Savaflta", "S›vas'›n Sorumlusu Devlettir" sloganlar›n› fliirler izledi. fiiirlerde yak›lan ozanlar›n nefesi vard›.
2 Temmuz 1993’te S›vas’ta yak›larak katledilen 37 can›m›z› baflta Mad›mak Oteli önü olmak üzere bir çok yerde düzenlenen eylemlerle and›k.
Yak›ld›¤›m›z Yerdeyiz
Say› 67 14 6 Temmuz 2003
SIVAS: Mad›mak Oteli önündeki anmaya bine yak›n kifli kat›ld›. DKÖ, parti ve sendika temsilcisinin kat›ld›¤› anmada katliam›n yafland›¤› yere karanfiller b›rak›ld›.
Armutlu’da 500 Öfkeli Can ‹STANBUL: Armutlu Cemevi’ndeki anma program›na yaklafl›k 500 kifli kat›ld›. Alevisi, Sünnisi, Türk’ü, Kürd’ü ile yoksullar›n yaflad›¤› Küçükarmutlu’daki anmada gözlerdeki öfke konuflmalara, dönülen semaha, söylenen deyifllere yans›d›. “BUNLAR ‘ZÜLF‹KAR’DAN ANLAR!” diyen yüreklerin öfkesi, S›vas katliam›n› anlatan belgesel filmin gösterimi ile daha da büyüdü. Belgeselin ard›ndan sayg› duruflu yap›ld›. Cemevi’nden yükselen sloganlar, bo¤az›n karfl› k›y›s›nda yaflayan villalarda yaflayanlar duysun diye, öte yan›m›zdaki Etiler’de sefa sürenler gecekon-
Katliam› anlatan ve diri diri yakanlar›n, 19 Aral›k’ta yakanlarla ayn› oldu¤unu belirten konuflman›n ard›ndan Grup Yorum'la beraber 500 kifli türküleri, deyiflleri, marfllar› S›vas flehitleri an›s›na söyledi. Program semah gösterileriyle sona erdi.
S›vas Ellerinde Saz›m›z Çal›nmaya Devam Edecek ‹stanbul’da Karacaahmet Mezarl›¤›nda Nesimi Çimen’in mezar› bafl›ndaki anma TAYAD’l› Aileler, Grup Yorum ve Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i üyeleri taraf›ndan gerçeklefltirildi. Sayg› duflunun ard›ndan Grup Yorum eleman› Cihan Keflkek konuflma yaparak "S›vas'ta 36 can›m›z›n yak›lmas›, bilnçliiradi bir flekilde örgütlenmifl, Susurluk Devletinin katliamd›r. Atefli tutan eller gerici, yobaz sivil faflistler olmufltur.” dedi. "Bizler Anadolu topraklar›nda yaflayan bütün halklar 'Zalimin zulmüne boyun e¤memeyi', gelecek güzel günler için bafl koydu¤u yoldan dönmemeyi Pir Sultanlardan ö¤rendik” diyen Keflkek’in konuflmas›n›n ard›ndan TAYAD ad›na konuflan Mehmet Güvel de "Egemenlerle ezilenlerin, zalimle mazlumun, hakl›yla haks›z›n kavgas›d›r bu. Tarihler de¤iflir, özü de¤iflmez. Dünün H›z›r Paflas›, bugünün Tayyip'leridir. Dünün Pir Sultanlar› bugün S›vas’ta katledilen canlard›r. 19 Aral›k'ta hapishanelerde direnen, katledilen devrimcilerdir” dedi.
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
Konuflmalar›n ard›ndan Grup Yorum “Bize Ölüm Yok” marfl›n› S›vas flehitleri için söyledi. Anmaya Çimen’in ailesi de kat›ld›.
Yoksa Ölümümüze Ferman Mı Çıkardılar? ANKARA: Düzenlenen mitingte yaklafl›k befl bin kifli S›vas’›n as›l katillerinin devlet oldu¤unu hayk›rd›. Toros Sokak’tan Sıhhıye Abdi ‹pekçi Parkı’na yürüyen Alevi dernekleri, DKÖ’ler, parti ve sendikalardan oluflan kitle flehitlerin resimlerini ve katilam› lanetleyen pankartlar tafl›d›lar. Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin k›z›l bayraklar› ve pankartlar› ile kat›ld›¤› mitingte yap›lan konuflmada flehit aileleri adına Hikmet Özkan “S›vas’ta devlet, güvenlik güçleri yok muydu? Yoksa ölümümüze ferman mı çıkardılar?” diyerek katliamda devletin sorumlulu¤una de¤indi. KESK Genel Baflkanı Sami Evren’in bir konuflma yapt›¤› mitingte, PSAKD Baflkanı Kazım Genç de katliamda kullan›lan fleriatçı güçlere de¤indi. Onlar› Unutmak ‹hanettir ‹ZM‹R: Akflam saatlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan ve aralar›nda Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin de bulundu¤u DKÖ, sendika ve partiler ile Alevi kurulufllar› katliam›, flehitlerini anarak lanetlediler. Meydanda oluflturulan kortejle kordon boyunca “Onları Unutmak ‹hanettir” pankart›n›n arkas›nda yürüyüfle geçen grup, “Asla Unutmayaca¤ız Asla Ba¤ıfllamayaca¤ız” ve daha onlarca pankartla öfkesini dile getirdi.
Faflist Bozmas› Vakit S›vas katliam›nda kullan›lanlar ve onlar›n sözcüleri de bofl durmad› katliam›n y›ldönümünde. Faflist bozmas› Vakit Gazetesi diri diri yakmay› savunurken, dünyan›n gördü¤ü gerçe¤i, “Arif Sa¤ halk› provake etti” safsatalar› ile sapt›rmaya çal›flt›. “Aziz Nesin k›flk›rtt›” masal› tükendi, flimdi s›ra “Ermeni” masal›na geldi anlafl›lan! Riyan›n, yalan›n sonu yok. Cem Vakf› S›vas fiubesi taraf›ndan ihraç edilmifl Ali Rıza Salman isimli birini “Alevi büyü¤ü” diye lanse edip konuflturan Vakit gazetesine ahlak ne, dürüstlük ne,anlatman›n elbette bir anlama yok. Ancak, bu vesileyle Vakit, islamiyetle zerre kadar ilgisi olmad›¤›n›, “Tanr› da¤› kadar Türk, Hira da¤› ka-
Küle Dönsek De Susmayaca¤›z ESK‹fiEH‹R: Gençlik Derne¤i düzenledi¤i bas›n aç›klamas›nda, S›vas katliam›n›n devletin katliam› oldu¤unun alt›n› çizdi ve flöyle dedi: "Halk› sindirmek, susturmak için yakt›lar. S›vas’ta Bayrampafla’da yakt›lar ama biz ateflle küle dönsek de susmayaca¤›z. Unutmad›k, unutmayaca¤›z. S›vas’›n Bayrampafla’n›n atefli diri diri yakanlar› tutuflturacak.”
Alevler Yükselmeye Devam Ediyor BURSA: ‹nsan Haklar› Derne¤i Bursa fiubesi’nde düzenlenen ve Haklar ve Özgürlükler Cephesi, At›l›m, ‹flçi Köylü, DEHAP, SDP, Halkevleri, Tunceliler Derne¤i’nin kat›ld›¤› bas›n toplant›s› ile katliam lanetlendi.
Binlerce Kilometre Uzaktaki Öfke YURTDIfiINDAN: 10. Y›l›nda S›vas katliam› yurtd›fl›nda düzenlenen etkinliklerle de an›ld›. Alevi Birlikleri Federasyonu, paneller, geceler ve yürüyüfllerle katliam› lanetlerken bir anma da Fransa da gerçeklefltirildi. Cephe Güçleri’nin yan›s›ra, Devrimci Demokrasi, At›l›m, ‹flçi Köylü ve Odak okurlar›n›n düzenledi¤i Paris’teki eyleme 200 kifli kat›ld›. Türkiyelilerin yo¤un yaflad›¤› bölgede yap›lan yürüyüflün ard›ndan S›vas katliam›n› anlatan bir konuflma yap›ld› ve müzik gruplar› ve sanatç›lar flehitleri için türkülerini söylediler.
Say› 67 15 6 Temmuz 2003
Katliam Her Yanda Lanetlendi Di¤er etkinliklerden baz›lar› flöyle: Zincirlikuyu’da yazar As›m Bezirci’nin mezar› bafl›ndaki anmada Halkevciler “S›vas’› Unutmad›k” pankart› tafl›d›lar. Halkevcilerin ard›ndan ayn› yerde ÖDP’li bir grup da katliam› sloganlarla lanetledi. Batman, Mersin, Adana, Kars, Eskiflehir, Antep ve daha onlarca kentte yap›lan anmalarda katliam protesto edildi, flehitler an›ld›.
dar Müslüman” tan›m›na uyan, flovenist faflist zihniyetini de tüm ç›plakl›¤›yla ortaya seriyor. “S›vas’› Ermeni örgütü Asala düzenledi. Zaten Arif Sa¤ da Ermeni as›ll›” diyen Vakit ile MHP’li faflistler ve oligarflinin en faflist kesimlerinin mant›¤› ayn›d›r. Yine bu kesimlerle ayn› kafaya sahip, S›vas’ta bir grup meslek kuruluflu ve örgüt de yapt›klar› aç›klamayla, suçlar›n› örtbas etmeye çal›flt› ve anma için S›vas’ta toplananlar› “provokatör” olarak niteledi. Katlet, katlettiklerinin an›lmas›n› da yasakla! Katliamc› oligarflinin yöntemlerini ne de güzel içsellefltirmifller. Haberi manfletine tafl›yan katliam savunucusu Vakit, devrimci düflmanl›¤›n›, Alevi düflmanl›¤›yla harmanlayarak faflist beynindeki k›vr›mlarda dolaflan tüm pislikleri ak›tt›.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
r›na, defalarca gidilir, defalarca telefon edilip randevular al›n›r, buna ra¤men, görüflecek bir yetkili bulunamaz. Binlerce sendika, dernek, oda binas›n›n oldu¤u ve bunlar›n bir ço¤unun yönetiminde kendine devrimci, demokrat, sosyalist diyenler bulundu¤u halde, açl›k grevi yapacak bir tek yer bulunamaz. Bu noktada sol tarih aç›s›ndan kimsenin savunamayaca¤›, sadece utançla hat›rlanacak cevaplar kaydedildi tarihe. Bir kaç cümle hat›rlatal›m: “Sürekli bask› alt›nday›z, flu an ... yer vermemiz de mümkün de¤il...” (TMMOB) “Kapat›lma kayg›m›z oldu¤u için yer veremeyiz, ancak maddi anlamda yard›m edebiliriz...” (E¤itim-Sen) “Yapacaklar›m›z s›n›rl›d›r... hücreler bizi ilgilendirir, ancak direk konumuz olmad›¤› için birfley yapamay›z...” (Mimarlar Odas›) “‹çiflleri Bakanl›¤› halkevlerini denetlemeye geldi¤i için... zarar görmek istemiyoruz...” (Halkevleri Genel Merkezi) “Kendi üzerimizde bask› var, flu an için birfley yapmam›z mümkün de¤il, yer dahi veremeyiz...” (Genel-‹fl) “Manevi olarak yan›n›zday›z, destekliyoruz, sald›r›larda aileleri içeriye al›p sahiplenmifltik ancak bu durumda yer vermemiz de mümkün de¤il.” (Pir Sultan Abdal Genel Merkezi) Bask› alt›nday›z, kapat›l›r›z, teftiflteyiz, kayg›lar›m›z var, yer veremeyiz, yard›m edemeyiz... fiu yaz›lan “sol tarih”e bak›n! Unutulacak m› san›yorsunuz bunlar? K›z›lay’daki sahneler, binalar›n›zdan açl›k grevcilerini kovmalar›n›z, unutulacak m›? Devrimci demokrasi yokoldu fetvalar›, cepte keklik mi sand›n›z deyiflleri, ayn› mahallelerden olmad›¤›m›z, fark koyduk iyi oldu deyiflleri unutulacak m›? E¤er unutulaca¤›n› san›yorsan›z, yan›l›yorsunuz. Tarih boyunca, dayan›flman›n karfl›t›n› anlatmak için bu örneklere baflvurulacak, devrimci, demokrat kimli¤in nas›l yokedildi¤inin kilometre tafllar› olarak an›lacak.
Onlar yine yoktular!
“Gündemimiz farkl›” diyenler; nedir gündeminiz, bilmek istiyoruz. Belki de gündeminiz yok! TAYAD’l›lar ona yak›n flehirde, 107 tabutu omuzlayarak “çözün, tecrite son verin!” diye eylemdeydiler. Bir kaç flehirde, tamamen temsili biriki kat›l›m› saymazsak, Türkiye solunun bir çok kesimi yoktu bu eylemlerde. Eylem biçimine kimsenin bir itiraz› olamazd›, (ölüm orucu önermemiflti en az›ndan TAYAD’l›lar), eylemin talebine de bir diyecekleri olamazd›; ne TMY’nin kald›r›lmas›, ne DGM’ler vard› eylemin talebi içinde; “Çözün, tecriti kald›r›n!” Ama yine de yoktular. Peki neden? Ayn› günlerde, ayn› süreçte, çok daha yo¤un eylemlilikler içinde miydiler? HAYIR! Yo¤unlaflt›klar›, baflka hiç bir konuyla ilgilenemeyecekleri bir gündemleri mi vard›? HAYIR! Say› 67 16 6 Temmuz 2003
Sol, TAYAD’l›lara, tutsaklara, halka, kendi tabanlar›na bir aç›klama borçludur: Neden kat›lmad›n›z, aç›klay›n! “Baflka gündemimiz var...” nakarat›n› tekrarlayamazs›n›z art›k. Art›k bunlardan vazgeçin. E¤er kendinize devrimci, demokrat diyorsan›z, tecrite karfl› bu eylemleri desteklemek görevinizdir; desteklemiyorsan›z, kendiniz, kendi bildi¤iniz biçimde yap›n. Ama onu da yapm›yorsunuz. Taban›n›z› aldatmaktan vazgeçin. Hepiniz ça¤r›ld›n›z ve gelmediniz. 3 y›l oldu. 3 y›ld›r ayn› kelimeleri söylüyorsunuz. 107 ölüm gündeminizde de¤ilse, hiçbir fley gündeminizde yoktur.
Bu cevaplar unutulacak m›? EMEP’den, ÖDP’den “gündemimiz de¤il, önceli¤imiz de¤il” cevaplar› al›nd› bir çok kez. Gündemleri “IMF program›”yd› mesela, veya özellefltirmeler, veya Filistin! Ama bir kaç aç›klama, baflkalar›n›n düzenledi¤i bir kaç mitinge kat›l›m d›fl›nda kimse bu gündemlerde onlara özgü bir pratik görmedi. SDP, k›sa bir süre yer ald›¤› ortak eylemlerden çekilirken “daha kapsaml› baflka programlar içinde olacaklar›n›” aç›klad›. Kürt milliyetçili¤inin bar›fl, af taleplerine yedeklenmenin d›fl›nda bir fley görünmedi. Sol, bu konuda o kadar ciddiyetsizdir ki, baz›la-
F tiplerindeki devrimci gruplar ne yap›yor? Reformizm kendi durumunu bafltan da ortaya koymufltu, bugün de koyuyor; ÖDP’liler daha bafltan yazm›fllard›: “Hapishanelerde bizden kimse yok ki...” EMEP’li Kamil Tekin Sürek daha geçti¤imiz
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
günlerde yazd›: “F tipi cezaevlerinde neredeyse siyasi mahpus kalmadı.” Peki henüz reformist kamp›n d›fl›nda olan ve F tiplerinde onlarca tutsa¤› bulunan siyasi hareketler niye yoktu bu eylemlerde? Bir aya¤› reformizmde, bir aya¤› direniflte yaflad›n›z bu süreci. Bafltan ölüm orucuna bafllamaya karfl› ç›kt›n›z; “d›flar›da yap›lacaklar var”d›! Ama d›flar›da da sizin fazla bir fley yapacak durumunuz yoktu, daha o günden umudunuz reformizmdeydi. 19 Aral›k sonras›nda ölüm orucuna bafllad›n›z, ama direniflin en kritik anlar›ndan birinde, “uluslararas› standartlar” talep ederek ç›kt›n›z ortaya, yine reformizmle paralellik kurmak ad›na. Biz sekterdik ya; sekter olmaman›n yolu, “uluslararas› standartlar”da reformizmle ortaklaflmaktan geçiyordu. D›flar›daki ölüm orucuna kararl›, istikrarl› biçimde kat›lamad›n›z, “d›flar›da ölüm orucu mu olur?” diyen reformist düflünce kemiriyordu çünkü beyinlerinizi. Sonra b›rakt›n›z ölüm orucunu; “bayra¤› d›flar›ya devrederek”. Peki TAYAD’l›lar omuzlar›nda 107 tabutla (ki o tabutlardaki flehitlerin bir k›sm› da sizin örgütlerinizin üyeleriydiler), ellerinde k›z›l bayraklarla yürürken d›flar›ya devretti¤iniz o bayraklar neredeydi? Sadece reformizm de¤il, siz de bir aç›klama borçlusunuz? Sizin de mi “baflka gündemleriniz” var? Neden yoktunuz, aç›klamak zorundas›n›z.
Faflizme, emperyalizme karfl› direnifl, devrimcilerin her koflulda gündemidir! Ne yaz›k ki, Türkiye solunda olumsuz bir gelenek olarak, “gündemimiz... taktiklerimiz... temel
Bir TKEP/L Tutsa¤› Ölüm Orucunda Ölüm orucundaki direniflçilere bir kifli daha eklendi. Mücadele Birli¤i dergisinden yap›lan aç›klamada, Tekirda¤ F tipindeki TKEP-L davas› tutsa¤› Remzi Ayd›n’›n 26 Haziran 2003 tarihinde ölüm orucu eylemine bafllad›¤› belirtilerek flöyle denildi: “Dergimize yap›lan aç›klamada TKEP-L davas› tutsa¤› Remzi Ayd›n'›n "Zindanlar YIk›ls›n Tutsaklara Özgürlük" fliar›yla ve F Tipleri Kapat›ls›n talebiyle ölüm orucu eylemine bafllad›¤› belirtildi. Aç›klamada ölüm orucu eyleminin zafere kadar sürece¤i vurguland›.” Ayr›ca Mücadele Birli¤i okurlar›n›n 26 Haziran günü Taksim'de Ölüm Orucu flehidi Aysun Bozdo¤an'› anma eylemine polisin sald›rmas› ve 18 kifliyi gözalt›na almas›yla ilgili olarak, 2 Temmuz’da ‹HD ‹stanbul fiubesi'nde bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. Aç›klamada polisin planl› bir sald›r› amac›yla geldi¤i belirtilerek sald›r› protesto edildi.
kuvvetler... as›l hedefler...” türü söylemlerin ço¤u kez somut görevlerden kaç›fl›n arac› oldu¤unu tan›k oluyoruz. Türkiye solunda, F tiplerinin gündeme geliflinden bu yana reformizmin yürüttü¤ü “gündem” tart›flmas›n›n özü de budur; çünkü gündem ad›na söyledikleri de, yapt›klar› da incir çekirde¤ini doldurmaz. Biz Türkiye’de ne varsa içinde, önünde olduk. En zor dönemlerimizde, en güç koflullarda dahi, elimizi uzatmam›z gereken bir yer varsa, oradan uzak durmad›k. ‹nfazlar›n, kaybetmelerin a¤›rl›kl› olarak bizi hedefledi¤i koflullarda, ekonomik, demokratik nitelikli hiç bir hak ve özgürlük mücadelesinin d›fl›nda kalmamaktan, iki y›ld›r, peflpefle onlarca ölümüzü topra¤a gömerken, iflçilerden, esnaflara, Kürt halk›ndan memurlara, her kesimin talepleri do¤rultusunda mücadelenin içinde yer ald›k. Halka yönelen her türlü bask›n›n karfl›s›nda durduk. 2,5 y›ld›r 107 ölüm verdi¤imiz bir direniflin içindeyiz. Ve 2,5 y›ld›r, 107 ölümüzü omuzlar›m›za alarak o gündemlerin içindeydik. Kim hangi konu “bizim gündemimiz” diyorsa, biz o gündemin içinde de vard›k. Reformizmin “içinde oldu¤u” ama devrimci hareketin içinde olmad›¤› tek bir mücadele gösteremez kimse. Ama tersi örnekler, boldur. 107 ölüm konusunda bir diyece¤iniz de, bir yapaca¤›n›z da yok ama, Filistin’den ‹ran’a kadar her yere dair ak›l verirsiniz. Eylem biçimleri üzerine tart›flmalar yap›l›r, sa¤duyu, ak›l da¤›t›l›r ama (oligarflinin icazeti d›fl›nda) kendilerine ait bir eylem biçimini de kimse görmez. Bu devrimcilik, solculuk de¤ildir.
Say› 67 17 6 Temmuz 2003
Adana Demokratik Kitle Örgütleri:
"Bask›lar Bizi Y›ld›ramaz" 30 Temmuz’da Adana’da çeflitli örgütlerin kat›l›m›yla yap›lan aç›klamada, AKP hükümetinin yerelde ve geneldeki sald›r›lar› protesto edildi. TAYAD, ESP, ‹HD, Adana Gençlik Derne¤i, K›z›l Bayrak, D‹SK/Emekli-Sen, ÇKM, Barikat Dergisi, SDP, Özgür Gençlik, Al›nteri Gazetesi, EKB, Halkevleri ve TUHAY-DER taraf›ndan yap›lan aç›klamada, Adana’da Yeni At›l›m Gazetesi okurlar› ve ‹HD çal›flanlar›na karfl› gerçeklefltirilen gözalt› sald›r›s›na, Dayan›flma-Der'li ailelerin ve TAYAD’l›lar›n "Çözün Tecriti Kald›r›n" kampanyas› çerçevesindeki eylemlerine birçok yerde yap›lan sald›r›lara de¤inilerek AKP'nin demokratikleflme söylemlerinin yalan oldu¤u belirtildi. Yaklafl›k 69 kiflinin kat›ld›¤› eylem boyunca "Tecriti Kald›r›n, Ölümleri Durdurun", "Gözalt›lar Serbest B›rak›ls›n" sloganlar› at›ld›.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
Emekçiler’den Tarikatç› Kombassan AKP iktidar›yla birlikte sermayesini katlamay› sürdürürken, Kombassan Holding’e ait Petlas Lastik Fabrikası’nda, Petrol-‹fl Sendikası üyesi iflçilerin dün bafllatacakları grev, AKP Hükümeti tarafından “milli güvenli¤i bozucu nitelikte” oldu¤u gerekçesiyle yasaklandı. Karar AKP il binas› önünde “Hükümet istifa” sloganlar› ile protesto edilirken, Petrol-‹fl Kırıkkale fiube Baflkanı Recep Sefer, burada yapt›¤› konuflmada, AKP’nin TÜS‹AD, MÜS‹AD ve TOBB’un masasına oturarak diyet ödedi¤ini söyledi. Ço¤unlu¤u AKP’ye oy verdiklerini belirten iflçiler “Aktınız ne zaman kara oldunuz” solganlar› att›lar. Büyük patronlar›n, iktidar çevresinde yuvalanm›fl sermaye gruplar›n›n ç›karlar› her dönem bu tür yöntemlerle korunmufltur. AKP de diyet borcu olanlar›n ç›karlar›n› koruyor, emekçi düflmanl›¤›n› azg›nca sürdürüyor.
Sat›fla Ramak Kala! Eminiz binlerce emekçi “biz bu oyunu daha önce görmüfltük” diyor bugünlerde. Kamu Toplu ‹fl Sözleflmeleri’nde hükümetin “s›f›r zam” teklifinin ard›ndan “esip gürleyen” TÜRK-‹fi, Hükümet Temsilcisi M. Ali fiahin ile yapt›¤› ikinci toplant›n›n “anlaflmaya yak›n›z” dedi. fiimdilik, “henüz anlaflma için yeterli de¤il” denilse de, senaryonun son perdesine do¤ru yol al›nd›¤› art›k aflikar. Bayram Meral’in baflkanl›¤› döneminde daha “pat›rt›l› gürültülü” oynanan oyun, Salih K›l›ç’›n baflkanl›¤›ndaki Türk-‹fl’te daha sinsi sergileniyor. Tayyip Erdo¤an en baya¤› demagojilerle, “ya iflsizler de sendika kurup, ifl isterlerse iflçi sendikalar› ne cevap verecek” diye iflçileri iflten atmakla tehdit ederken, Türk-‹fl’in buna karfl› tavr› uzlaflma yönündeki ad›mlar› oluyor.
Say› 67 18 6 Temmuz 2003
Bir yanda irili ufakl› onlarca yerde emekçilerin hak mücadelesinde, özellefltirmeye karfl› mücadelelerinde sesleri yükselirken, sendikalar tam tersine eylemsizli¤e daha s›k› sar›l›yorlar. Türk-‹fl bu gelene¤in bafl›n› çekmifltir her dönem. D‹SK “mücadelesini” Türk-‹fl’e endeksleyerek ayn› yoldan gitmifltir.
AB’ci Sendikac›l›k: “AB’ye Girmek ‹çin ‹flçiyi De Satar›z” Hak-‹fl Baflkan›, “Biz Avrupa Birli¤i’ni destekliyoruz. ‹fl yasas› AB’ye uyum yasalar›nda yer al›yorsa bir fley demeyiz.” Evet; Kölelik Yasas› AB’ye uyumun bir parças›. “AB’ye uyum”un “8. maddenin kald›r›lmas›ndan” ibaret oldu¤unu zannedenler belki fark›nda de¤iller, ancak AB’ye esas oyumu ekonominin, ifl yaflam›n›n emperyalist tekellerin ç›karlar›na göre düzenlenmesindedir. AB’cilik, temsil etti¤i emekçiyi satmaya, ihanete kadar iflte böyle götürüyor. Bu sendikac› iflçinin hangi hakk› için mücadele edebilir ki!
“Yeflil Sermaye” Kombassan’›n Petkim’inde Grev Yasa¤› ‹ktidar›n sald›r›lar› elbette sadece bu aç›klamalardan, s›f›r zamdan ibaret de¤il. Grev karar› al›nan Petlas’ta grevin hükümet karar›yla yasaklanmas›, AKP’nin emekçi düflmanl›¤›n›n bir baflka örne¤i oldu.
KESK: “Büyük Miting” Yapaca¤›z!” KESK üyeleri hükümetin yüzde 5’lik zamm›n› kabul etmeyeceklerini belirterek 1 Temmuz’da iflyerlerinde yapt›klar› eylemlerle hükümeti protesto ettiler. Memurlar, “‹flçi Memur El Ele, Genel Greve” sloganlar›n› att›klar› eylemlerde yüzde 5-7 aras›nda ifade edilen sefalet zamm›n› kabul etmeyeceklerini belirttiler. KESK Genel Baflkanı Sami Evren de yapt›¤› aç›klama ile, taleplerinin karfl›lanmamas› durumunda A¤ustos ayında büyük bir miting yapmaya hazırlandıklarını söyledi. ◆
Petkim Emekçisi Direniyor Uzan’lara sat›lan Petkim’de çal›flan Petrol-‹fl üyesi iflçiler 1 Temmuz’da yapt›klar› eylemle bir kez daha “Uzanlar› buraya sokmayaca¤›z” dediler. Yaklafl›k 3000 bin iflçinin sabah vardiya de¤iflimindeki yürüyüflünde sloganlar›n hedefi AKP ve muhalefet oyunu oynayan CHP oldu. Petrol-‹fl Alia¤a fiube Baflkanı ‹brahim Do¤angül, iflçilere yapt›¤› konuflmada, hükümetin IMF ve sermayeye özellefltirme konusunda ne kadar kararlı oldu¤unu göstermeye çalıfltı¤ını belirterek flöyle dedi: “Artık kimse flaflırmıyor. IMF uflaklı¤ında flampiyon sensin AKP.”
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
Sezer’in Maskesi! “TMY 8. madesinin kald›r›lmas› ‘terör yöntemlerine baflvurmay› özendirecek’ biçimde ifllenmesi durumunda, suçun cezas›z kalmas› sonucunu do¤urur... Do¤an bofllu¤u, TCK’n›n 312. maddesiyle doldurmak mümkün de¤ildir.... 8. maddenin kald›r›lmas›; “Türkiye Cumhuriyeti devletinin varl›¤›n› ve devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlü¤ü yönünden önemli sak›ncalar yaratmas› güçlü olas›l›k olarak ortaya ç›kmaktad›r.” Bu gerekçeler, Cumhurbaflkan› Necdet Sezer’in, “AB’ye uyum” paketinde yeralan 8. maddenin vetosuna iliflkin. Sezer’in cumhurbaflkanl›¤›n› “hukukun zaferi” olarak görenler flaflk›n. “Sezer de özgür düflünceden korkuyormufl” diyor AB’ci bir yazar. Faflist sistemde “düflünceye özgürlü¤ün” 8. maddelerle sa¤lanamayaca¤› ayr› bir konu, ama düzenin buna bile tahammülü yoktur. Sezer ise, bu düzenin, Susurluk’un Cumhurbaflkan›’d›r. Susurluk düzeninin hukukçusu da, hukukçu Cumhurbaflkan› da ayn› kafa ile düflünür. Düflünmüyorsa, devlet e¤itir, düflündürtür! Kald›ramazs›n›z, kald›rsan›z da yerine ayn›s›n› baflka bir adla koymal›s›n›z diyor hukukçu Sezer! Öyle ya, k›rk y›ll›k alavere-dalavere, gözboyama hukuku neyimize yetmiyor! Terör yasas›n›n sahibi iflte bunlard›r. Anayasa Mahkemesi, Yarg›tay baflkanlar›n›n y›ldönümlerindeki nutuklar›n›n demagojik niteli¤i bir kez daha görüldü; faflist, floven yasalar›n uygulay›c›s› ony›llard›r onlard›r. Ancak sorunun tek bafl›na Sezer sorunu de¤ildir. Sezer, Genelkurmay cephesinin sözcüsü durumundad›r. Sezer’in kimi nas›l temsil etti¤i konusunda kuflkusu
olanlar varsa, art›k kuflkular› silinmifl olmal›. Peki kendine sol, send i k a c › , emekten yana diyenler bu Sezer’e neden, hangi gerekçeyle güvendiler? Sorunlar›n›n çözümünde neden ondan medet umdular? Eski örnekleri bir yana b›rakt›k, daha dün iflçi sendikalar› kölelik yasas›n›n (ifl yasas›) Sezer taraf›ndan veto edilece¤i umuduna dahi kap›ld›lar. Umudumuz, “hukukun üstünlü¤üne inanan say›n cumhurbaflkan›m›zda” diyordu. “Denize düflenin” sar›ld›¤› Sezer patronlar›n yasas›n› oldu¤u gibi onaylarken, AKP ile ayn› düflünüyordu. Sermayenin istekleri konusunda aralar›nda çeliflki yoktu. fiimdi Genelkurmay-AKP çat›flmas›n›n yafland›¤› konuda tavr›n› ait oldu¤u cepheden yana koyarak veto silah›n› kulland›. Sezer’in neyi, neden veto edece¤i umar›z anlafl›lm›flt›r; Genelkurmay cephesinin istek ve ihtiyaçlar›d›r onun vetolar›. Kimi zaman “laik-fleratç›” çat›flmas›nda ortaya ç›kar, kimi zaman Genelkurmay iktidar›na yönelik kimi ad›mlar›n geri tepmesinde ifl Sezer’e düfler. fiovdan öte bir anlam tafl›mayan 8. maddenin kald›r›lmas›na itiraz eden zihniyet ony›llard›r halk›n hiçbir kesiminin hakk›na, hukukuna tahammül etmiyor. Sadece katlediyor, susturuyor, bask› alt›nda tutuyor, sonra “demokrasi, hukuk” nutuklar›yla gerçe¤in üzerini örtmeye çal›fl›yor. Sezer bu zihniyetin en son tezahür ediflidir. Yüzündeki “hukukçu” maskesi düflmüfl, gerçek yüzü; Susurlukçu, yasakç› yüzü a盤a ç›km›flt›r.
Polis teflkilat›: “Gelece¤imiz Yok!” Bu sonuç yüzde 75’e yak›n bir oranla, Emniyet Genel Müdürlü¤ü taraf›ndan yap›lan bir ankette ortaya ç›kt›. Ancak daha önce, malum(!) bir baflka sonucuna bakal›m anketin. “Polisin gerginlik kaynaklar›” araflt›rmas›na göre en “gergin” birim “Terörle Mücadele Polisleri” imifl... Can güvenlikleri kayg›lar› varm›fl “Terörle Mücadele Polisleri”nin. Neden can güvenli¤i kayg›lar› olmas›n, neden “en gergin” olanlar siyasi polis olmas›n ki! ‹nfazlar onlardan sorulur, iflkencecilik denildi¤inde onlar akla gelir, kaybetmeler, komplolar onlar›n ifli olmufltur hep. Bu kadar suç iflleyen bir güruh elbette can güvenli¤i kayg›s› tafl›r, elbette “gergin” olur. Biz onlar›n “gerginliklerinin” çok daha büyük korkulara dönüfltü¤ü anlar› da biliriz. Resimleri yans›m›flt›r bas›na; duvar diplerinden yürümeleri için genelgeler yay›nlanm›flt›r onlar için. Ezici bir ço¤unlu¤u “yapacak baflka bir ifl olmad›¤› için bu ifli yapt›¤›n›” söyleyen polislerin yüzde 75’ine yak›n›n›n “gelecek kayg›s› tafl›yor” olmas› bofluna de¤ildir. Binlerce örnek vard›r önlerinde. ‹nfazlarda iflkencelerde kullan›l›p bir kenara at›lm›fllard›r. Kimisinin mezarlar›n› ziyaret eden dahi yoktur. Ama biz yine de “yapacak baflka bir ifl yoktu” diyenlere eminiz duyduklar› bir sözü hat›rlatal›m; “simit sat›n, onurlu olun!”
Say› 67 19 6 Temmuz 2003
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
“Yolsuzlu¤un Bilançosu 160 Milyar Dolar”
(Bas›ndan)
SADECE BU KADAR MI? -
‹flbirlikçi tekeller servetlerini nas›l elde etti? Tekellere hangi servetlerimizi satt›n›z? Kimin ç›karlar› için emperyalistlerle iflbirli¤i yapt›n›z? Oyunu b›rak›n, bunlar› aç›klay›n!
Günlerdir tam bir oyun oynuyor AKP iktidar›. Baflbakan Erdo¤an her gün “yolsuzluklar› aç›klay›nca Türkiye’nin nas›l soyuldu¤unu göreceksiniz” aç›klamalar› yap›yor. Bu düzen yolsuzlu¤u temelinden ele alamaz. Temeline uzansa, varaca¤› yer bellidir. Peki o zaman bu soruflturmalara ne diyeceksiniz?
Say› 67 20 6 Temmuz 2003
Bu soruflturmalar, düzen güçlerinin aras›ndaki çat›flmalardan ibarettir. Birbirlerine karfl› üstünlük kurmak için, tehdit ve flantaj için zaman zaman gündeme getirilen ve sonuçta da genelde taraflar›n “uzlaflma”s›yla sonuçlanan düzen içi manevralard›r. Sözkonusu soruflturmalar halka farkl› yans›t›larak, temizlik, hukukun üstünlü¤ü propagandas›yla bir taflla iki kufl vurulmufl olmaktad›r. B›rak›n bu oyunlar›, b›rak›n bu numaralar›; AKP’nin bakanlar›ndan baflbakan›na, milletvekilinden yöneticilerine kadar hangi batakl›¤›n içinden ç›k›p o koltu¤a oturduklar›n› çok iyi biliyoruz. Dokunulmazl›k z›rh›n›n arkas›nda yolsuzluk flovlar› yaparken, AKP kendi gerçe¤ini, temsilcisi oldu¤u kesimlerin çok daha büyük soygunlar›n› gizlemeye, unutturmaya çal›fl›yor.
160 Milyar Dolar Yolsuzluk TBMM Yolsuzlukları Arafltırma Komisyonu'nun bas›na yans›yan taslak raporunda, Türkiye’de yaflanan yolsuzlu¤un boyutlar›n›n 160 milyar dolar oldu¤u belirtiliyor. Türkiye’nin AKP taraf›ndan Irak iflgalinde ABD’ye birkaç onmilyar dolara sat›l›¤a ç›kar›ld›¤›n› düflünürseniz, sözkonusu rakam›n hiç de küçük olmad›¤› aç›k. Ancak, bu denizde damlad›r. Bir halk›n serveti milyon dolarlarla he-
sap edilemez. AKP, bu halk›n servetlerini, de¤erlerini, ormanlar›na varana kadar sat›fla ç›karm›flt›r. Yolsuzluklar›n, vurgunun as›l kaynaklar›na ise yaklafl›lmam›flt›r bile. O kaynaklar iflbirlikçi tekellerdir, TÜS‹AD’t›r. AKP iktidar› b›rak›n onlar›n yolsuzluklar›n› soruflturmay›, ekonomi politikalar›n› onlara dan›fl›yor, oligarflinin en büyük aileleri ile özel zirvelerde bulufluyor Erdo¤an. Ülke yönetiminde onlar›n sözünü dinliyor. Eme¤inin hakk›n› isteyen iflçilere karfl›ysa en baya¤› demagojilerle cevap veriyor. AKP, oligarflinin ç›karlar›n› temsil ediyor. 160 milyar dolarl›k yolsuzluk, siyasi hesaplaflmalar›n sonucunda ortaya ç›kan ve bir dönemin iktidar›n› kapsayan bir sonuçtur. Bu miktar hükümetteki partilerin ald›¤› “avanta”dan ibarettir. As›l vurgun ise tekeller taraf›ndan gerçeklefltirilmektedir. AKP iktidar› iflte bu gerçe¤i gizlemek istiyor.
"Büyük Holdingler Her Dönemde Siyaseti Yönlendirmifllerdir" Bu sözler bize ait de¤il. 57. hükümetin bir bakan›na, Yaflar Okuyan’a ait. Bir sendikan›n kongresinde konuflan Okuyan flöyle diyor; "Büyük holdingler, büyük sermaye grupları, Türkiye'de, benim bakanlık yaptı¤ım 57. hükümet de dahil her dönemde sayıları az olmasına ra¤men parasal güçleri, sermaye birikimleriyle Türkiye'deki siyaseti yönlendirmifllerdir, baskı altına almıfllardır. Zaman zaman öyle bir noktaya gelmifllerdir ki, Türkiye onlardan sorulurdu. Onlar emredecek, 70 milyon onların dedi¤ini yapacak. Siyaset kurumu dahil." (30 Haziran Bas›n) Ayn›
flekilde
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
bir
gerçe¤e daha de¤iniyor Okuyan; “Türkiye'de her dönemde yolsuzluk yapıldı ve bu artarak devam ediyor.”
bakanlar? Mesela imara aç›lan orman arazilerinde AKP’li bakanlar›n binlerce dönümlük arazilere sahip olmas› hangi hukuka uygundur?
Bu gerçekler elbette devrimcilerin her zaman dile getirdi¤i gerçekler. Yaflar Okuyan’›n bugün bunlar› siyasi hesaplarla söylüyor olmas› da önemli de¤ildir. Bir bakan kendi dönemi dahil, ülkeyi yönetenlerin patronlar oldu¤unu söylüyor ve kimse ç›k›p bunu tart›flm›yor bile.
Kald› ki, bu komisyonlar ilk kez kurulmuyor, bu operasyonlar ilk kez yap›lm›yor. DSP-MHPANAP hükümeti, her hafta yeni bir yolsuzluk soruflturmas› bafllat›yordu. Operasyonlara verecek hayvan isimleri bulmakta zorlanacak kadar çok soruflturma açm›fllard›. Sonucu biliyoruz.
Bugün de tablo aynen böyledir. Erdo¤an, TÜS‹AD’ç›lar›n sözünden ç›km›yor, onlar›n yolsuzluklar›na dair tek bir söz edemiyor.
48 yolsuzluk komisyonu kuruldu, sonuç fiyasko! (Zaman, 30 Haziran) AKP de flimdi ayn› oyunu, TBMM’deki soruflturma komisyonu arac›l›¤›yla oynuyor.
AKP; Siz Kimin ‹çin ‹ktidar Oldunuz? ‹ktidar oldu¤unuzdan bu yana kaçakç›ya, vurguncuya aflar ç›kard›n›z. Emekçiye düflmanl›k yasalar›na imza att›n›z. Dokunulmazl›k z›rh›yla yarg›lanmaktan kurtuldunuz. Siz kimin ç›karlar› için iktidar oldunuz? Peki siz, IMF anlaflmalar›yla kime hizmet ediyorsunuz? Bunlar› aç›klay›n! Aç›klayamazs›n›z! Her fley aç›kt›r; büyük patronlar›n ve emperyalist tekellerin ç›karlar› için. Böyle bir iktidar yolsuzluklara karfl› mücadele edemez. Demirelleri, generalleri, TÜS‹AD’ç›lar› san›k sandalyesine oturtamaz. TBMM Yolsuzlukları Arafltırma Komisyonu Mesut Y›lmaz, Hüsamettin Özkan, Koray Aydın, Günefl Taner, Cumhur Ersümer, Yaflar Okuyan, Recep Önal ile Zekeriye Temizel hakk›nda yüce divanda yarg›lanmak üzere, 4 ayr› soruflturma komisyonu kurulmas›n› isteyecekmifl. Sadece 57. hükümetin bakanlar› m› yolsuzluk yapm›fl bu ülkede? Ya ondan öncekiler? Ya AKP’li
Bat›k bankalar olay› bile tek bafl›na bu ülkede yolsuzluklara karfl› mücadele flovlar›n›n gerçek yüzünü göstermeye yetiyor. Baflbakan Yardımcısı Abdüllatif fiener aç›kl›yor: “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen bankaların sahip ve ortakları hakkında bugüne kadar 858 dava açıldı, 17.3 milyar dolar devir zararı olan bu bankaların sahip ve ortaklarından sadece 234.9 milyon dolar tahsilat yapılabildi... Sorumlulukları belirlenen kifliler hakkında açılan davalarda, eski Etibank Genel Müdürü Zeki Ünal dıflında halen cezaevinde hiçbir bankan›n ortak ve yöneticisi bulunmuyor.” (30 Haziran bas›n) Nas›l akland›klar›n›, kimlerin, hangi baflbakanlar›n, cumhurbaflkanlar›n›n sözkonusu bat›kç›lar›n arkas›nda oldu¤unu, tutuklu kalmalar›n›n “ifl dünyas›n› tedirgin etti¤i”ni kimlerin söyledi¤ini herkes biliyor.
Say› 67 21 6 Temmuz 2003
Bu düzen, iflkenceciyi, infazc›y›, soyguncuyu yarg›lamaz. AKP iktidar› da bunun d›fl›nda de¤ildir. Yok de¤il mi deniliyor. ‹flte büyük flovlarla yapt›klar› Neflter Operasyonu’nun ilk sonucu.
Awacs Belgeleri TBMM’ye S›r, ABD Kongresi’ne Aleni! Genelkurmay’›n iste¤iyle al›nan ve “Amerika’ya k›yak” olarak de¤erlendirilen 4 AWACS uça¤ının alımındaki yolsuzluklar› araflt›rmak için Milli Savunma Bakanl›¤› müsteflarl›¤›ndan TBMM’nin istedi¤i belgelerin “s›r” oldu¤u gerekçesiyle verilmedi¤ini geçen hafta yazm›flt›k. Ayn› belgelerin bütün detay›yla Amerikan Kongresinde tart›fl›ld›¤›, Amerika taraf›ndan bütün ayr›nt›lar›yla bilindi¤i ortaya ç›kt›. Sömürge ülke meclisinin fark›! Sat›n alan Türkiye, 1,5 milyar dolar› ödeyecek olan Türkiye, ama onun meclisine s›r, imparatorlu¤un meclisinde çarflaf çarflaf. Demek ki, sat›fl›n s›r olacak bir yan› yokmufl. Peki o zaman “s›r” gerekçesi neden uyduruldu? Geçen haftaki
yaz›m›zda örneklerle anlatt›¤›m›z gibi, generallerin yolsuzluklar›n›n da “yolsuzlukla mücadele flovu” çerçevesinde ortaya dökülme riskine karfl› al›nan bir önlemdi. ABD kongresi bir y›l belgeleri inceleyip onaylad›. TBMM ise s›r’ra tak›ld›. Bu da yetmezmifl gibi, yolsuzluk soruflturmas›n›n gündemde oldu¤u bir süreçte MSB, 23 Haziran’da anlaflmay› yürürlü¤e soktu. Genelkurmay aç›k bir flekilde soruflturma komedisine meydan okuyor; ben istedi¤imi al›r›m, satar›m, yolsuzlu¤u da yapar›m, kimse benden hesap soramaz! Peki AKP hesap sorabilecek mi generallerden? Bas›nda meselenin MSB bürokratlar› göndermiyor diye tart›flt›r›lmas› da bir aldatmadan ibaret. Böyle büyük bir ihalenin bütün ayr›nt›lar› ile Genelkurmay taraf›ndan verildi¤i herkesçe biliniyor.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
AKP’nin “Neflter Operasyonu” fiovu 100 Bin Dolarla Söndü AKP iktidar›n› yolsuzlukla mücadele flovundaki en önemli propaganda malzemesi olan Neflter Operasyonu davas›n›n ilk duruflmas›nda TUTUKLU H‹ÇB‹R SANIK KALMADI! Hem de AKP iktidar› yönetimindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin mahkemelerinin TL yerine DOLAR kefaleti ile tümü serbest b›rak›ld›lar. SSK'daki katrilyonluk yolsuzluk soruflturmasından yargılanan dokuz tutuklu 100 biner dolar kefalet ücreti karfl›l›¤›nda tahliye edildiler. Yoksa bu da AKP’nin “tüccar siyaseti”nin sonucu mu? “Neyi bulursan sat, nereden kaynak yarat›rsan yarat” felsefesi adaletinizi de dolara endeksledi? B›rak›n bu h›rs›zlar›n en a¤›r cezalara çarpt›r›lmas›n›n gereklili¤ini, “devlet memuru” s›fat› tafl›yan san›klar›n bir gün içinde yüzer bin dolar› nereden bulduklar› bile yeniden sorgulama nedeni olmal›yd›. Olmad›, çünkü AKP flovunu yapm›flt›, bu ona yeterliydi. Düzenin yolsuzluk soruflturmalar›n›n ve yarg›lamalar›n›n resmi bu davadad›r.
Say› 67 22 6 Temmuz 2003
“Din Baronlar›” AKP’de “... Bir tak›m din baronlar› için her y›l milyarlarca dolar para toplad›k... Zengin olan müslümanlar›n ço¤u ipin ucunu kaç›rd›, flafl›rd›, da¤›tt›. Milyon dolarl›k lüks meskenler, yüzbinlerce dolarl›k yazl›klar, lüks limuzinler, israf, safahat, rezalet, g›rtla¤a kadard›. ... Biz mahvedenler militan din düflmanlar› de¤il, içimizdeki din sömürücüsü, din rant› yiyen iflbirlikçi, hain alçaklard›r.” (M. fievket Eygi, Milli Gazete 30 Haziran)
Onu yolsuzluklar ilgilendirmedi¤i gibi, Neflter davas›n›n dosyas›nda yer alan yoksullar›n kobay olarak kullan›lmas› gibi insani, ahlaki en a¤›r suçlardan birinden de yarg›lan›yor olmalar› da ilgilendirmedi. AKP için yoksul halk›n zaten hiçbir de¤eri yoktur.
fiova Son Verin; ‹flbirli¤ini Aç›klay›n Amerikanc›l›¤›n en tepede yuvaland›¤›, yönetti¤i bir ülkede mahkemeler de Amerikan yarg›s› gibi çal›fl›r, Amerikan paras›yla tahliyelere verir. Onurlu bir iktidar, sen hangi ülkenin mahkemesisin diye sorar, niye dolar der. Ama AKP yapamaz. Çünkü onlar›n beyinleri de dolara endeksli. Baflbakan›, dü¤ünde geline dolar tak›s› takarsa, mahkemesi de dolarla tahliye verir! ‹flbirlikçilik her türlü yolsuzlu¤un, h›rs›zl›¤›n zeminidir. Emperyalist tekellerin ç›karlar› için yasalar ç›karan, IMF program› uygulayan bir iktidar h›rs›zlar›n karfl›s›na dikilemez. Sistem h›rs›zl›k sistemidir. AKP o sistemin has partisi oldu¤unu en iyi flekilde ispat etmifltir. “Aç›klayaca¤›z...” diyor Tayyip Erdo¤an; Aç›klayamaz. Hiçbir fleyi aç›klayamaz. Tehdit ediyor, flantaj yap›yor, gerisi fasa fiso. Aç›klad›¤›, aç›klayaca¤› TBMM komisyonun rakamlar›d›r. ‹flbirlikçi tekellerin ülkemizi nas›l soyduklar›n›, bu servetlerin nereden nas›l elde ettiklerini aç›klayabilir mi? O servetin her kuruflu h›rs›zl›k, her tu¤las› yolsuzlukla elde edilmifltir.
Peki nerede bu din baronlar›? Kimdirler? Zengin olup flafl›ran “müslümanlar›n” ç›karlar›n› flimdi kim temsil ediyor?
Sabanc›lar›n, Koçlar›n, Ayd›n Do¤anlar›n, Zorlular›n kaç onbin emekçinin al›nterini, kan›n› emerek büyüdü¤ünü, devletin olanaklar›n› nas›l kasalar›na ak›tt›klar›n›, IMF kredilerini sadece bize verin diye nas›l iktidarlar üzerinde bask› kurduklar›n› aç›klayabilir mi? 1 Temmuz’da “Zirvede” bulufltu¤u Sabanc›, Koç, Tuncay Özilhan, R›fat Hisarc›kl›o¤lu, fiahenk, Ayd›n Do¤an... Oligarflinin en irilerinin dosyalar› için de komisyonlar kurdurabilir mi?
Sözü edilen baronlar, din tüccarlar› baflta AKP olmak üzere düzeniçi islamc› parti ve tarikatlardad›r, Fetullahlard›r, Aksular, Erdo¤anlard›r.
Ya, emperyalist tekellere ülkemizin nas›l peflkefl çekildi¤ini aç›klayabilir mi? Özellefltirmelerde yaflanan peflkefli rakamlara dökebilir mi?
En büyük din baronlar›, halk›m›z›n inanc›n› kullanarak, sömürerek iktidar koltu¤una oturup Amerika’ya hizmet edenler, TÜS‹AD’ç›lar›n sözünden ç›kmayanlard›r. Baflbakanl›ktan bafllayarak, bütün bakanl›klar› dolafl›n, din baronlar›n›n suretleri ile karfl›lafl›rs›n›z. Yoksullar›n düzene öfkesini yat›flt›ran bütün tarikatlara bak›n, onlar› görürsünüz. Hiçbirinin dilinden “din, allah” düflmez, bir yandan soyup öte yandan katletmeye devam ederler.
Bunlar›n hiçbirini yapamaz AKP. Çünkü o sistemin içinde, bütün iktidarlar gibi sermayenin emrindedir. Yolsuzluklar›n kayna¤› emrinde oldu¤u oligarfliden baflkas› de¤ildir. fiimdi soyma s›ras›n› rahat kullanabilmek için önce “Yolsuzlukla savafl” flovundalar. Bunlar da yar›n unutulup gidecek, bütün “operasyonlar”›n sonu “Neflter”leflecektir! AKP yolsuzlukda hesap soran de¤il, hesap vermesi gerekenlerin aras›ndad›r.
Eksi¤i var fazlas› yok! fievket Eygi de s›k s›k bu tür “mektuplar” yazar, ama kimse bu baronlar nerededir, kimdir aç›klamaz.
AKP’liler “yard›m”› flova dönüfltürdü
Riya ve ‹syan Bu kaç›nc› yard›m flovu, bu kaç›nc› afla¤›lanma, yoksullu¤umuzun bu kaç›nc› ranta dönüfltürülmesi... AKP Diyarbakır milletvekilleri Cavit Torun ve ‹rfan Yazıcıo¤lu'nun TV kameralar› ve onlarca gazetecinin patlayan flafllar› eflli¤inde yapt›klar› “yoksula yard›m” flovu, riyakarl›¤›n, halk› afla¤›laman›n en son örne¤i oldu. Burjuva bas›n, kameralardan utanc›n› gizlemeye çal›flan yoksul kad›nlar›m›za “utanmay›n” bafll›klar› att›lar. Sanki bu tablonun yarat›lmas›nda onlar›n hiç pay› yoktu. Bu yoksulluk tablosunu birlikte yaratm›fllard›r. Medya patronlar›n›n, yoksullara “utanmay›n” diye sözde arka ç›kanlar›n, emeklinin üç kurufl maafl› üzerine nas›l k›yametleri kopard›klar› unutulmad›. Yoksullar ordusuna her gün binlerce insan› katan bu çark onlar›n ç›kar› için de dönmüyor mu? En az, AKP milletvekilleri kadar riyakar ve utanmazd›rlar bu bafll›klar› atarken.
Bunlar›n Neresi Müslüman?! Sözde yoksula yard›m ediyorlard›. AKP Diyarbak›r il teflkilat›n›n belirledi¤i 250 kifliye, içinde 60’ar milyonluk g›da malzemesi bulunan paketler da¤›tacaklard›. Yoksullardan önce medya ordusunu toplad›lar Ofis semtindeki bir ifl merkezinin önüne. Flafllar patlad›, kameralar›n ›fl›klar› yand›, yoksullar yüzlerini kapatt›lar utançlar›ndan... Riyakarlardan biri yaratt›klar› tablo karfl›s›nda, “bas›n› biz ça¤›rmad›k” diye bir de utanmadan yalan söylerken, öteki riyakar, “bu tür etkinliklere riyanın karıflmamasın›n önemi” üzerine nutuk att›. Kameralar önünde da¤›t›m ve utanç ise sürdü. Yoksullar› afla¤›laman›n, yapt›¤› “yard›m›” flova dönüfltürmenin, propagandas›n› yapman›n neresi müslümanl›k! Bu riyakar zihniyetin ranta çeviremeyece¤i hiçbir fley yoktur. Her fley ç›kar pazar›nda sat›l›k maldan ibarettir onlar için. Rejimin karfl›s›nda inançlar›n› pazara ç›ka-
ranlar için yüzlerce yoksulun afla¤›lanmas›n›n ne önemi olabilir ki! Yoksullu¤umuzu rant arac› olarak kullananlar bu düzenin çocuklar›d›r. Bu düzen Darülaceze’de yard›m›n› dayakla da¤›tan bir düzendir. ‹nsan›n zerre kadar de¤eri yoktur onlar›n gözünde.
Riyakarl›¤›n Öteki Boyutu Yoksullu¤un utanc›n› gizlemeye çal›flan nas›rl› elleriyle analar›m›z›n, bac›lar›m›z›n, k›zlar›m›z›n, gelinlerimizin yüreklerinde içine düflürüldükleri duruma karfl› isyan büyüdü. Çaresizli¤in ellerini kollar›n› ba¤lad›¤›n› düflünüp, baflörtülerini yüzlerine kapatarak paketleri ald›lar. Hay›r, kardefllerimiz; Çaresiz de¤iliz! Böyle düflünmemizi istiyorlar. Riyakarl›¤›n öteki boyutu da iflte burada. Yoksullu¤u onlar yarat›yor, sonra da sanki böyle bir fley yokmufl gibi yard›m flovlar› yap›yorlar. Yoksullu¤un iktidarlar›n d›fl›nda ortaya ç›km›fl, ezelden beri varolan ve ebediyete kadar da varolacak bir durum oldu¤unu düflünmemizi istiyorlar. Böyle düflündü¤ümüzde “yard›m” flovlar› hem öfkemizi yat›flt›rman›n arac›, hem de soygun ve sömürü düzenlerini sürdürmeleri için propaganda malzemesi haline geliyor.
Say› 67 23 6 Temmuz 2003
Riyakarl›¤a, Yoksullu¤a ‹syan›m›zla Son Verebiliriz Bu tablonun sorumlusu soygun ve zulüm düzeni. Ama biz sustukça, “yard›m” flovlar›n› “allah raz› olsun” diye karfl›lad›kça, flovlar›n arkas› da kesilmez, açl›¤›m›z da son bulmaz. Bizi afla¤›layan, insan yerine koymayan riyakarl›¤a ve her gün büyüyen yoksullu¤umuza örgütlenerek, bu düzenin böyle gitmeyece¤ini hayk›rarak son verebiliriz. ‹syan› yüreklerimize hapsetmedi¤imizde bizi afla¤›layamayacaklar›n›, aç b›rakamayacaklar›n› gösterebiliriz. Halk›z biz; halk›n yoksullu¤a, afla¤›lanmaya isyan› en meflru hakt›r.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
DEVR‹MC‹Y‹Z; AF D‹LEMEY‹Z, AFFETMEY‹Z! Oligarflinin katliamç›, ›rkç›, imhac› kafas›ndan baflka bir fley ç›kmas› mümkün de¤ildi. Çeflitli kesimlerin farkl› beklentilerine, yorumlar›na ra¤men, oligarfli yine yeni bir “piflmanl›k yasas›” ç›kartt›. Bu defa, öncekilerden farkl› olarak ad›na “piflmanl›k yasas›” de¤il de, “Topluma Kazand›rma Yasas›” denilmifl olmas› biçimsel bir fark yaratacak önemde bile de¤ildir. Zaten, ertesi gün,‹çiflleri Bakan›, D›fliflleri Bakan› yapt›klar› aç›klamalarda, amaçlar›n›n ”örgütleri çökertmek”, “teröristlerin kökünü kaz›mak” oldu¤unu teyid ettiler.
“Topluma Kazand›rma” veya “Kökünü Kaz›ma”; Oligarflinin Dilinde, ‹kisi Ayn› Kap›ya Ç›kar! Say› 67 24
Oligarflinin sosyal, s›n›fsal, ulusal her sorunun çözümüne bak›fl› “kökünü kaz›mak”tan ibarettir. Katliamc›l›k, bask› ve imha, oligarflinin öylesine iliklerine ifllemifltir ki, klasik deyiflle
“havuç ve sopa” politikas›n› uygularken dahi, havucu, sopa gibi kullanmaktad›r. Ç›kar›lan yasa, iflte bu kafan›n sonucunda tam bir ucubedir. Bir yandan “topluma kazand›rmaktan” sözedilirken bir yandan “piflmanl›k duyanlara” yeni yüz yapmaktan sözedilmekte; bir yandan “bar›fl, huzur” denilirken, öte yandan “çökertece¤iz!..” diye a¤›zlar›ndan salyalar ak›tmaktad›rlar. Tek bildikleri budur. Y›llard›r gündeme getirdikleri her politikan›n, ç›kard›klar› hemen her yasan›n dolayl› ve dolays›z amac›nda bu vard›r: Devrimcileri yoketmek, örgütleri çökertmek. Ölüm mangalar› kurflun s›karken de, “ya teslim olacaks›n›z, ya öleceksiniz” diye hapishanelerde operasyon yap›l›rken de, “bar›fl, huzur” ad›na TBMM’den yasa ç›kar›l›rken de yap›lan ifl ayn›d›r. ‹yi bilirler ki, devrimciyi kurflun da, piflmanl›k
6 Temmuz 2003
Sabanc›’n›n avukatlar› diken üstünde!
“Ya Fehriye de yasadan yararlan›rsa”... Piflmanl›k Yasas›’n›n gündeme gelmesiyle Güneri Civao¤lu’ndan bafllayarak Sabanc›’n›n avukatlar›n›n uykusu kaçt›. Mesela Cengiz Candar da bu kesimlere tercüman olarak flöyle diyordu bir röportaj›nda: “... mesela Fehriye Erdal var. Özdemir Sabancı'nın katili olarak biliniyor. Siyasi genel af
DHKP-C unsuru olarak Erdal'ı da kapsamak durumunda. ... fiimdi siz siyasi genel af bafllı¤ı içinde Ercan Kartal ve Fehriye Erdal gibi isimleri de içerecek formatta bir fley öneriyorsanız, ilk ‘yandım Allah’ sesini Sabancı ailesinden iflitirsiniz.” Ne zavall›lar. Asl›nda “ya Fehriye de yararlan›rsa...” diye anlatt›klar› kendi ruh halleridir. Kendi kifliliklerini ortaya seriyorlar. Bir gün hapis yatmak veya gizli yaflamak zorunda kalsalar, önlerine gelene yalvar yakar olacaklard›r. Biz onlar›n ruh hallerini biliriz; karfl›lar›na birileri hesap sormaya geldi¤inde, ne yapt›klar›n›, nas›l dizlerinin ba¤›n›n çözüldü¤ünü biliriz.
Bunlar tarihe kaydedilmifltir. Onlar ne Ercan Kartallar gibi boyunlar›nda idam ilmi¤ini tafl›yabilir, ne hücrelerde yatabilirler. Eskaza bafllar›na böyle bir fley gelseydi, flimdiye kadar yüz defa düflüncelerini inkar etmifl, bin defa nedamet getirmifllerdi. Herkesi kendileri gibi sand›klar› için acaba Fehriye de “yasadan yararlan›r m›?” kayg›s›n› düflmüfller. Merak etmeyin, Fehriyeler, Ercanlar, piflmanl›¤›n p’sini bile akl›ndan geçirmez. Çünkü onlar›n devrimcili¤i, piflmanl›k duymayan bir devrimciliktir. Ayr›ca Sabanc›lar ve avukatlar› flunu da hat›rlar›ndan ç›karmamal›lar: Onlar af dilemedikleri gibi, affetmezler de.
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
Biz böyle bir devrimcili¤i savunuyor ve uyguluyoruz. Piflman olman›n alternatifi, imha olmaksa, devrimcilik, bunu da göze almakt›r. Emperyalizm ve oligarfli, her türlü de¤erin ve idealin terkedilmesini dayat›yor. Savunulabilecek tek de¤er, Amerika’n›n ç›karlar›d›r. Dayat›lan budur. Bunun d›fl›ndaki her fley yokedilmelidir. “Bar›fl”, “huzur” ad›na ç›kar›ld›¤› iddia edilen “Topluma Kazand›rma Yasas›”n›n amac› da bundan bir santim ileride de¤ildir. da öldürür. Bu noktada oligarfli için nas›l öldürdü¤ünün bir önemi yoktur. Ama kurflunla, piflmanl›k aras›nda bir fark vard›r; kurflunla öldürülen ama teslim al›namayan devrimcinin idealleri öldürülmüfl olmaz. ‹mha ettikleri yaln›zca devrimcinin fiziki varl›¤›d›r, düflünceleri de¤il. Piflmanl›kta ise, düflünceler öldürülür. Oligarfli bu nedenle kurflunla öldürmektense, piflmanl›kla öldürmeyi tercih edebilir.
Piflmanl›k Duymayan Bir Devrimcilik ve Vatanseverlik! Oligarfliye bu yasay› ç›karma cüretini biraz da Kürt milliyetçili¤i ve k›smen reformizm vermifltir. Kürt milliyetçili¤i tam bir mezhebi genifllikle, Öcalan’›n a¤z›ndan “piflmanl›k yasas›n›n da bir tür af say›labilece¤ini” söyleyerek, bafltan oligarfliye aç›k çek vermifltir. Sonra bu düflüncesini “konjonktürel olarak” de¤ifltirmifl olmas›n›n fazla bir önemi yoktur. ‹deolojik olarak piflmanl›k veya aff›n kabul edildi¤i nokta, ideolojik bir yenilgi noktas›d›r. Oligarflinin ç›kard›¤› yasa karfl›s›nda “Halk›n beklentilerine karfl›l›k vermiyor” diyor Kürt milliyetçileri ve reformizm: Halk›n beklentileri ne? Piflmanl›k de¤il de, “af” olunca iflin özü de¤iflmifl mi olacak? Bunlar reformist, uzlaflmac› düflüncenin kavramlar›d›r. Niye tutsaklara özgürlük diyemiyorsunuz? Halk›n beklentilerine bu daha denk düflmez mi? “Af”f›n devrimci bak›fl aç›s›nda hiçbir aç›klamas› yoktur. “Af karfl›l›kl› özürdür”, “bar›fl yolunda bir ad›md›r” safsatalar›, halk› aldatmaktan baflka bir fley de¤ildir; sol ad›na bu saçmal›klar savunulamaz, söylenemez. Devrimcilik, vatanseverlik, halk› ve vatan›, ba¤›ms›zl›¤›, demokrasiyi, hak ve özgürlükleri savundu¤u için piflman olmamakt›r.
Burada sakatl›k fludur; oligarfli de, Kürt milliyetçili¤i ve reformizm de ayn› kavramlar› kullan›yor. “Toplumsal bar›fl”, “huzur, istikrar” diyorlar. Bunlar hiç bir dönem egemen s›n›flar ve halk için ayn› anlamlar› tafl›mam›fllard›r. Ezenlerin ve ezilenlerin birbirini affetmesi sözkonusu de¤ildir. Ezenler ezilenler aras›nda “toplumsal bar›fl” sözkonusu de¤ildir. Biz affetmeyiz. Bar›flmay›z. ‹ktidarda ya oligarfli olacak, ya halk. Bu ülkede ya faflizm olacak, ya halk için demokrasi. Bunun için düflüncelerimizi savunmaya, mücadelemizi sürdürmeye devam ederiz. Devrimcilik ve vatanseverlik bunu gerektirir. Bu düflünceleri ve mücadeleyi yokeden her fley, burjuvaziye aittir.
Say› 67 25 6 Temmuz 2003
Sanatç›lardan Hükümete: “Çözüm ‹çin Samimi Olun!” Ayd›n ve sanatç›lar yay›nlad›klar› deklerasyonla “demokratik kat›l›m için tüm siyasi tutuklular› kapsayacak yasal düzenleme” ça¤r›s›yapt›lar. Nur Sürer, Ferhat Tunç, Haluk Levent, ‹lyas Salman, Yusuf Çetin, Vecdi Sayar ve Selda Ba¤can’ın da aralarında bulundu¤u çok say›da ayd›n ve sanatçı, “flarkı, fliir ve oyunlarımız artık acıyı dillendirmesin” derken, Ferhat Tunç, iktidar›n sorunun çözümü konusunda samimi ad›mlar atmas› gerekti¤ini belirtti. 31 Haziran’da Pera Palas Oteli’nde düzenlenen basın toplant›s› ile duyurulan deklerasyonun okunmas›n›n ard›ndan söz alanlardan Yaflar Günel de, “Sanatçı tarafsız olamaz, sorunları tartıs¸mak ve taraf olmak zorundadır” fleklinde konufltu.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
Sömürgeci Avrupa’n›n Kongo Katliam›
6 Y›lda 3,5 Milyon Ölü! mperyalist tekellerin, alt›n, elmas, koltan gibi madenleri, Kongo’nun zenginliklerini azg›nca talan› için 3,5 milyon Kongolu katledildi.
E
Dünya savafl›ndan bu yana en büyük insan k›y›m› sürüyor, sömürgeci Avrupa “bar›fl› tesis etme” ad›na bu kez de ülkeyi yeniden iflgale giriflti. Avrupac›lar ve emperyalist medya katliam› görmüyor, göstermiyor.
2
Say› 67 26 6 Temmuz 2003
“Özgür gözlerimiz flimdi yeni ufuklara do¤ru aç›l›yor ve dün, sömürge köleleri olarak göremediklerimizi görebiliyoruz: "Bat› uygarl›¤›"n›n gösteriflIi cephesinin arkas›nda bir s›rtlanlar ve çakallar tablosunun gizlendi¤ini görebiliyoruz. Kongo'ya böylesine "insani" görevleri yerine getirmek için gidenlere verilebilecek yegane isimler bunlard›r. G›das›, silahs›z insanlar olan etobur bir hayvand›r onlar. Emperyalizmin insana yapt›¤› budur. Emperyal "beyaz adam"›n ard›nda gizledi¤i budur. Dünyan›n
tüm özgür insanlar› Kongo'daki cinayetin intikam›n› almaya haz›r olmal›d›rlar!” Bu sözler, 1960’l› y›llarda BM Genel Kurulu'nda Küba delegasyonu ad›na konuflan enternasyonalist devrimci Ernesto Che Guavera’ya ait. Emperyalizmin Kongo’daki katliamlar› o günden bu yana çok daha devasa rakamlara ulaflt›. O gün yurtsever lider Lumumba’y› katleden emperyalistler, sadece 1997 y›l›ndan bu yana Kongo’da 3,5 milyon insan›n kan›n›n dökülmesine neden oldular. Üçbuçuk milyon insan... Bu rakam, 2. Dünya Savafl›’ndan bu yana bir ülkede yaflanan iç savafl ve savafllardaki en büyük rakam› ifade ediyor. Ve yüzy›llar öncesinin klasik sömürgecilik döneminde yaflanm›yor bu ölümler. Bugün, “küreselleflme” ad›na, Avrupa “demokrasisi” ad›na nutuklar›n at›ld›¤› bir süreçte, ayn› güçler taraf›ndan gerçeklefltiriliyor. Bugün 18. yüzy›ldaki gibi, söylemlerinde ‘medeniyet götürme’ yok belki, ancak de¤iflen de gerçekte sadece
Kara Afrika’n›n Ba¤r›ndaki Sömürgeci Avrupa Hançeri Kongo’nun tarihi, bütün kara Afrika ülkelerine benzerdir. 18. yüzy›lda sömürgeci Avrupa emperyalistleri Afrika’y› ya¤malarken, Kongo da Fransa, Almanya ve Belçika aras›ndaki paylafl›mda, 1885 y›l›ndan itibaren Belçika krall›¤›na pay edildi. Patrice Lumumba liderli¤inde Kongo Ulusal Kurtulufl Hareketi’nin sömürgecili¤e karfl› mücadelesi sonucunda 1960’ta ba¤›ms›zl›k kazan›ld›. Ülkenin Zaire olan ad› Kongo Demokratik Cumhuriyeti oldu. Sömürgecilik y›llar›nda yüzbinlerce Kongolu’nun kan›n› döken emperyalistler sömürgecilikten, zengin alt›n, elmas, kobalt madenleri üzerinde oturan Kongo’yu ya¤malamaktan vazgeçemezdi. Bu kez iflbirlikçiler yarat›ld›. Amerika ve Avrupa emperyalistlerinin deste¤iyle, birkaç ay sonra Temmuz 1960'da, Moise
bu. Yani iflgalin, katliam›n gerekçesi. Bu kez “iç savafl› önleme” ad›na gidiyorlar Kongo’ya. O iç savafl› yaratanlar›n kendileri oldu¤unu dünya bilmesin, duymas›n diye, vahfli bir insan k›y›m›n›n yafland›¤›ndan dünya halklar› haberdar olmas›n diye medyalar›na yasaklar koyuyorlar. Yöntem de¤iflmiyor; önce birbirine düflürüyor, sonra “bar›fl” ad›na müdahale edip iflgallerini meflrulaflt›r›yorlar. Avrupa Birli¤i ilk kez Amerika olmaks›z›n bir askeri operasyon gerçeklefltiriyor Kongo’da. Karar BM’de al›nd› ve ilk birlik olarak Fransa 1500 askerle operasyonlara bafllad›. ‘Akan kan› durdurmak’tan sözetti emperyalist efendi. Halbuki yüzy›l önceki gidifllerinin alt›nda yatan neyse bugün de odur. Sadece teknolojinin geliflimi ile birlikte ya¤malanacak madenlerin türleri zenginleflti, emperyalist ç›karlar devasa hale geldi.
Alt›n Da¤› Üzerindeki Dilenciler Ülkesi Fidel Castro BM'yi ilk ziyaretinde yapt›¤› konuflmada emper-
Tshombe, güney eyaleti Katanga'y› ele geçirdi ve kendisinin devlet baflkanl›¤›n› ilan ederek yeni rejime karfl› savafl açt›. Lumumba hükümeti yard›m için BM'ye baflvurdu ve "bar›fl gücü" olarak BM askerleri ülkeye gönderildi. ABD ve Avrupa ilk ifl olarak Lumumba'n›n birliklerini h›zla silahs›zland›rmaya koyuldu ve Belçika ile BM askerlerini baflkent Leopoldville'ye gönderdiler. Ayr›ca Tshombe taraf›ndan Katanga'da kurulan ayr›l›kç›, emperyalizmin ufla¤› rejimi desteklediler ve ayr›l›kç› hareketleri teflvik ettiler. ABD önderli¤indeki müdahale 1960'›n sonlar›nda Kongo hükümetine karfl› Genelkurmay Baflkan› Mobutu Sse Seko'un bafl›n› çekti¤i bir darbeyi örgütledi. Lumumba görevden al›narak tutukland› ve Tshombe'nin askerlerine teslim edildi ve 17 Ocak 1961'de öldürüldü. Mabutu y›llarca ülkeyi kan deryas›nda yönetti, servetini görülmedik flekilde büyüttü. Emperyalistler kendi ç›karlar› korundukça seslerini ç›karmad›.
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
yalistlere flöyle diyordu; "Ya¤ma felsefesine son verin savafl felsefesi de sona erecektir." Bugün Irak’› iflgal edenler, yüzy›llar boyu Kongo’da kan ak›tt›lar. Sebep; Kongo’nun muazzam zenginli¤i. Kongo halkı “bir altın kümesi üstünde oturan bir dilenci” olarak bilinir. Y›llarca Belçika’n›n Anvers kentinden kalkan gemiler, geri dönüfllerinde fildifli, kauçuk, kereste tafl›d›lar. Teknolojinin geliflimiyle birlikte sömürgecilerin tafl›d›klar› yükler de¤iflti; petrol, alt›n, elmas, manganez, kobalt, uranyum ve bak›r gelmeye bafllad› Avrupa’ya. fiimdi bunlara bir de Koltan’› eklemek gerekiyor. Ki, Koltan’›n 3,5 milyon insan›n ölümündeki pay› önemlidir. 36 milyon Kongolu ise, 2.3 milyon kilometre karelik zengin ülkelerinde büyük açl›k içinde b›rak›ld›. Belçika sömürge polisinin eski bir muhbiri olan Kongo diktatörü Mobutu’nun, yerli oligarflinin ve emperyalist tekellerin elbirli¤i içinde ya¤mas› alt›nda iken, yüzbinlerce insan›n açl›ktan öldü¤ü, IMF kredilerine muhtaç, “dünyanın en yoksul sekizinci ülkesi” durumundayd› Kongo.
Emperyalist Demokrasi Diktatörün Destekçisi Lumumba’n›n iktidardan devrilmesinin ard›ndan 30 y›ll›k Mobutu diktatörlü¤ü dönemi, emperyalist tekellerin ya¤mas›n› azg›nca sürdürdü¤ü dönemdir. Bir yandan Mobutu ülkeyi ya¤malay›p, dünyan›n say›l› zenginleri aras›na girerken, Amerika ve Avrupa emperyalistlerinin diktatöre hiçbir itirazlar› yok, aç›k destekleri vard›. Bir yandan da onlar, özellikle Fransa, Almanya ve Belçika azg›nca Kara Afrika ülkesini ya¤malamaktayd›. Ki, ülkenin istikrars›zlaflt›r›lmas›nda, bugün onlarca kabilenin birbiriyle çat›flt›r›lmas›nda bu ülkelerin belirleyici bir rolü varUzun y›llar “Lumumba’n›n nas›l öldürüldü¤ü” üzerine tart›flmalara ise, 39 y›l sonra bir Belçikal› polis flefi son verdi. K›sa süre önce, yine kabile savafllar›n›n en yo¤un yafland›¤› ve 700 bin insan›n katledildi¤i Ruanda’daki ölümlerin “52 bininden biz sorumluyuz” diye günah ç›karan Belçika emperyalizmi, bu kez de Lumumba’n›n vahflice katledilmesinin dolayl› itiraf›n› yapt›. “Belçikal› yetkililerin gözetiminde önce cesetleri parçalad›k... sonra sülfirik asitle eriterek yok ettik...” 39 y›l sonra, Belçika ad›na Katanga’da polis teflkilat› kurmakla görevlendirilen Gerard Soete adl› bir Belçikal› komiser söylüyordu bunlar›: Soete yapt›¤› itiraflar›nda cinayeti; “bir beyaz ve birkaç Kongolu” ile ifllediklerini, cesetleri önce ormana att›klar›n›, daha sonra Belçikal› yetkililerin yan›nda Katanga ‹çiflleri Bakan›’n›n “cesetleri yok
d›r. Kongo halk›n›n deste¤ini kazanan Laurent Kabila liderli¤indeki devrimci gerillalar iflte bu ya¤maya son vermek, açl›ktan ölümlere dur demek için 1997 y›l›nda iktidar› ele geçirdi. Bu tarihte ülkenin IMF’ye borcu 9 milyar dolard›. Y›llarca diktatör Mobutu’ya, kiflisel servetine aktard›¤›n› bilerek verilmiflti bu krediler. Halk›n Mobutu’yu devirmesinin ard›ndan ise, IMF diktatöre ak›tt›¤› “borç”lar› halktan tahsil etmek için bask› uygulamaya bafllad›. Kabila iktidar›, Fas’a kaçan Mobutu’nun ‹sviçre bankalar›ndaki hesaplar›n›n dondurulmas›n› istedi¤inde resmi olarak (kendisi ve akrabalar› üzerine) sadece 6 milyon dolar› dondurdu ‹sviçre. Çünkü, diktatör, bir yandan ülkesini ya¤malat›rken ald›¤› pay›n yüzde 99’unu, ‹sviçre'nin en iyi bankacılarının uzmanlı¤ından yararlanarak, offshore flirketlere, Liechtenstein'in Anstalten'ine, saymaca hesaplar›na aktar›yordu. H›rs›zl›¤›n en iyisini bilen kapitalistler, Kongo cumhuriyet hükümetinin resmi araflt›rmas›nda belirlenen 11 milyar doların geri kalanın› ise sözde bulamam›flt›! ‹sviçre'nin çokuluslu banka oligarflisi de, tüm tekeller gibi, dünyam›z›n en yoksul üç kıtasında haraca zorlanan tutsak halkların eti ve kanıyla beslenmekte. Öte yandan iktidar de¤ifliminde ç›karlar›n›n tehlikeye girdi¤ini gören emperyalistler, Ruanda ve Uganda’daki iflbirlikçi iktidarlar› Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne karfl› kullanmaya bafllad›lar. Avrupa emperyalistleri, tekellerin ç›karlar› için bu iki ülke üzerinden, Kabila’ya karfl› oluflturulan silahl› gruplara yard›mlar yapt›lar. Önce silahland›rd›lar, ülkeyi bir savafl alan›na çevirdiler, kan oluk oluk akt›, sonra da “bar›fl masas›” kurdular.
Say› 67 27 6 Temmuz 2003
1999 Temmuz'unda imzalanan ateflkes anlaflet” emriyle ormandan al›p önce parçalara ay›r›p sonra asitle eriterek yok etti¤ini aç›klad›. Kendisini “barbar” olarak hissetti¤ini söyleyen emperyalist tetikçisi, bak›n katliam› nas›l anlat›yor; “Ben Bruges’lü küçük bir komiser, üç uluslararas› flahsiyetin cesediyle baflbafla kalm›flt›m. Bütün Belçikal› yetkililer oradayd›, ama hiçbir fley yapmad›lar. Önce cesaretimizi toplamak için iyice içtik. En zoru cesetleri parçalamakt›. Bütün gece eritmeye çal›flt›k. Sadece difller kald›. Kokuyu üzerimden atabilmek için 3 kere y›kand›m.” (16.05.2000 Hürriyet) Avrupa emperyalistlerinin gerçek yüzünün, sömürgecilik, katliamc›l›k oldu¤unun ç›plak hale geldi¤i bir olay; Üç insan›, bir halk›n ‘ulusal kahraman›’n›, ba¤›ms›zl›k umudunu temsil edenleri Naziler gibi asit kazanlar›nda yok et sonra da “insan haklar›” dersi ver sa¤a sola.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
ması, uzun sürmedi, bunu yine emperyalistlerin denetiminde 1999 yılında imzalanan Lusaka Anlaflması izledi. Kongo Demokratik Cumhuriyeti, av›n› parçalayan bir s›rtlan›n eline düflmüfl ceylan gibi parçalara bölünüyordu. Ülke, Kabila hükümet güçleriyle Kongo Demokrasi Hareketi ve Kongo Kurtulufl Hareketi isimli silahl› gruplar arasında paylafltırıldı. Ancak, bu da emperyalistler için yeterli de¤ildi, onlarca kabilenin yaflad›¤› bölgelerde, her flehir bir kabilenin eline geçti. Ç›kar çat›flmalar› kabilelerin k›y›m› noktas›na ulaflt›. Kabileler kendi ç›karlar› için savaflt›klar›n› düflünürken, esas olarak sömürgeci Avrupa tekellerinin talan› için uygun ortam› yaratmaya devam ettiler. Bu arada Kabile kuflkulu bir flekilde öldürüldü. Zemin olgunlaflm›flt› art›k.
‘Tarihin Tekerrürü’ De¤il Emperyalizm Gerçe¤i: AB’nin Kongo’yu ‹flgali
Say› 67 28 6 Temmuz 2003
Emperyalistler Tshombe’yi kullanarak Katanga diye bir kukla devlet yaratt›klar›nda, Lumumba BM’yi yard›ma ça¤›rm›flt›. Karfl›l›¤›nda utanç verici bir “uluslararas› ihanet”le ülkesi iflgal edildi, kendisi yard›ma ça¤›rd›klar›n›n gözetiminde katledildi. Binlerce insan öldü. ‹ngiliz üslerinden kalkan ABD uçaklar› taraf›ndan tafl›nan Belçikal› paraflütçülerin iflledi¤i bu suçlar› bugün AB silahl› gücü yerine getirmek için Kongo’da. Son olarak Ituri bölgesinde yaflanan büyük katliamı müdahale için bahane yapan AB’nin Dıfl Politika Sorumlusu Haviar Solana, "Kongo'ya gönderdi¤imiz AB askeri çevik güçlerinin görevi etnik gruplar arasında meydana gelen çatıflma ve katliamlara müdahale edip Kongo'da barıflın sa¤lanmasıdır" sözleriyle emperyalizmin üçyüzy›ld›r de¤iflmeyen ulvi(!) amaçlar›ndan sözetti. Oysa art›k herkes biliyor ki, sorun emperyalist tekellerin ç›kar›.
Kara Afrikal›’n›n Ölüm Ferman›n›n Ad›: Koltan Kongo’nun emperyalist tekellerin ifltah›n› kabartan, iflbirlikçi komflular› arac›l›¤›yla ya¤ma edilmesini sa¤layan, ülkenin her kasabas›n›n bir kabilenin, bir silahl› gücün denetimine verilmesine giden kat-
liam süreci, cep telefonu ve bilgisayar endüstrisinin geliflimi ile birlikte daha da h›zland›. Çünkü, zengin Koltan yataklar› cep telefonu ve bilgisayar tekelleri için vazgeçilmez bir maddeydi. Mikro teknolojide kullan›lan Koltan’› ya¤malayarak kasalar›n› dolduran emperyalist tekellerden 21'i Belçika, 12'si ‹ngiltere, 8'i ABD ve 5'i de Almanya'da bulunmakta. En büyük al›c› ise, 1980’lerden bu yana Alman ilaç tekeli Bayer'e ba¤lı H.C. Starck. ‹flte Kara Afrikal›’n›n ölüm ferman›n› yazanlar bunlar. Bu tekellerin ç›karlar› için katledildi 3,5 milyon insan. Bunun için AB iflgal ediyor. Tabii siz buna, y›llard›r alt›n, elmas maden tekellerini de eklemelisiniz.
3,5 Milyon Ölüm Var M›? AB’nin iflgaline Kabila’n›n katledilmesinden sonra iflbafl›na gelen hükümet de onay vermifl durumda. Çat›flmalar›n ve katliamlar›n en yo¤un yafland›¤› ve hükümetin denetiminde bulunmayan, çeflitli “gerilla” gruplar› ve yerel kabile güçlerinin denetimindeki Kuzey ve Do¤u bölgelerinde sözü edilen “bar›fl›n” inflaas› ise sadece masal. Amaç da zaten bu de¤il. “Etnik çat›flmalar... kabileler çat›flmas›...” diye lanse edilen çat›flmalar›n özü, nas›l ki, bölgenin sahip oldu¤u zenginliklerse, 3,5 milyon insan›n ölümünün seyredilmesinin ard›ndan yaflanan Avrupa iflgali de ayn› zenginliklerdir. Emperyalist medyaya bakarsan›z böyle bir vahflet yaflanm›yor. Arada bir verilen haberler, ikinci paylafl›m savafl›ndan bu yana yaflanan en büyük vahfleti anlatm›yor. Çünkü katliamlar›n arkas›nda Avrupa emperyalistleri bulunuyor. Ülkenin bugünkü duruma getirilmesinin ard›nda onlar var. “Günümüz dünyas›n›n tarihinde benzeri olmayan ve kesin olarak ceza görmeden ve en küstah ikiyüzlülükle halklar›n haklar›yla nas›l dalga geçildi¤ini gösteren, ac›larla dolu Kongo olay›” (Che) emperyalist Avrupa demokrasisinin gerçek yüzünü bütün ç›plakl›¤›yla ortaya koyuyor. Bir ülkenin tekellerin ç›karlar› için nas›l paramparça edilece¤inin, afliretçi, milliyetçi feodal yap›lar›n nas›l emperyalizme hizmet edece¤inin ve 3,5 milyon kiflinin ölümünün emperyalist medyada nas›l yok say›labilece¤inin örne¤i en trajik boyutuyla yaflan›yor Kongo’da. Yararlan›lan kaynaklar: Küba Emperyalizmi Yarg›l›yor Sömürgecilik Tarihi Kapitalizmin Kara Kitab› Meydan Laurosse Reflad Özkan (MHA)
Kürte Dönüfl Yolu;
BM Kamp›ndan Oligarflinin Kamplar›na “Kürt sorunu”nu çözüyorum diye piflmanl›k yasas› ç›karan, inkar› dayatan oligarfli, Irak’a göç eden ve halen BM’ye ba¤l› Maxmur mülteci kamp›nda bulunan 12 bin kürde de dönüfl için ayn› zihniyetle koflullar öne sürdü. ‹çiflleri Bakanl›¤› Kürtlerin dönüflüne tümden karfl› ç›karken, D›fliflleri Bakanl›¤› BM kamp›ndan oligarflinin toplama kamplar›na dönüfl “formülü”nü buldu; Bas›na yans›yan “formüle” göre, Türkiye’ye dönmek isteyen tüm Kürtler, flu uygulamalar› kabul ettiklerine dair bir form imzalayacaklar: - Uygun görülecek bir yere yerlefltirilmeyi,
türlü iflkenceyi yaflayacaklar› oligarflinin kamp›na esir olarak gelecekler.
- PKK’ye kat›lanlar dahil cezai kovuflturmaya u¤ramay›,
Bu zihniyetin en küçük bir sorunu çözebilmesi, demokratikleflebilmesi mümkün mü?
- Gözalt›na al›nma dahil takibata u¤ramay›,
12 bin Kürte suçlu muamelesi yapan oligarfli önce kendi hesap vermelidir; yakt›klar› köylerin, katlettiklerinin, sürgünlerin hesab›n› vermelidir. ‹ster Maxmur’da isterse dünyan›n, Türkiye’nin baflka yerlerinde yaflamaya mahkum edilen halk›m›za oligarflinin hiçbir flart sürmeye hakk› yoktur. Koflulsuz geri dönüflleri kabul edilmeli ve u¤rad›klar› zararlar bütünüyle tazmin edilmelidir.
- Askere gitmeyi... Oligarfli önce bask›yla, katliamla, iflkenceyle onbinlerce insan› topra¤›ndan etti, köyleri yakt›, y›kt›, boflaltt›. Sonra inkar etti. fiimdi de t›pk› “köye dönüfl projesi” gibi dönmemeleri için koflullar öne sürüyor. Bu koflullar›n kabul edilmesinin bir tek anlam› var; Kürtler BM kamp›ndan ayr›lacaklar, ama her
Say› 67 29 6 Temmuz 2003
cin olup demir par maklıklar arasından uçarak her yere ulafltık ve barıfl için Ankara'ya yürüdük" dedi.
Ankara’da Kadın Mitingi
“Çözüm ‹stiyoruz”
10 bine yak›n kad›n, 29 Haziran günü Ankara’da düzenledikleri mitingde, 'Barıfl hemen flimdi' pankart›n›n arkas›ndan yürüdü; tecritin kald›r›lmas›n›, F tipi cezaevleri uygulamas›n›n son bulmas›n› hayk›rd›. Barıfl ‹çin Sürekli Kadın Platformu'nun düzenledi¤i "Barıfl Hemen fiimdi" mitingine partilerin kad›n kollar›n›n yan›s›ra, çok say›da kad›n örgütü kat›ld›.
Diyarbak›r’dan, Mardin’den, Urfa’dan, ‹stanbul’dan otobüslerle Ankara’da toplanan kad›nlar, "piflmanlık yasası"n› elefltiren slogan ve dövizler tafl›d›lar. Kad›na yönelik fliddetin dile getirildi¤i mitingdeki konuflmalarda çat›flmalar›n yeniden yaflanmamas› temennisi dile getirilirken, polisin tecavüzüne u¤rayan Gülbahar Gündüz’e destek sloganlar› gür bir flekilde hayk›r›lan sloganlar aras›ndayd›. “Bar›fl”›n sa¤lanmas› için taraflar›n diyalo¤a ça¤›r›ld›¤› mitingte, KATAG‹ ad›na konuflan Yeflim Baflaran, Bingöl'deki müdahaleyi hat›rlatarak "bizi döverek, coplayarak dıfları atmaya çalıfltılar, ama biz güver-
F Tiplerine ve Tecrite Son Verilsin Kimileri “F tipleri gündemimiz de¤il” derken, F tipleri ve tecrit 10 bin kad›n›n gündemindeydi. Miting tertip komitesinin Kürtçe ve Türkçe okunan bildirisinde, “F Tipi cezaevi uygulamasına ve tecride son verilmelidir, sorun çözülmelidir” ifadelerine yer verilirken, ölümler ve tecrit hat›rlat›ld› ve F tiplerinin, bu ülkede yaflayan herkesin gündeminde olmas› gereken bir sorun oldu¤u gösterilmifl olundu.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
‹fiKENCE; hep vard›, halen var! ADALET; hiç yoktu, halen yok! Diyarbak›r Hapishanesi’nde iflkencede öldürülenleri keflfettiniz, anlat›yorsunuz;
Ya 107 ölüm? Adaletsizli¤i keflfettiniz! Ya yüzlerce infaz, katliam, iflkence davas›ndaki adaletsizlikler?
Say› 67 30 6 Temmuz 2003
Burjuva medya ve baz› ayd›nlar, geçti¤imiz günlerde iki keflif yapt›lar; Bir; iflkencenin oldu¤unu ve iki; adaletin olmad›¤›n› keflfettiler. Birinci keflfi yapt›ran Nefle Düzel’in 23 Haziran’da yay›nlanan Selim Dindar röportaj›yd›. Dindar, Diyarbak›r Hapishanesi’nde 12 Eylül döneminde yap›lan iflkenceleri anlat›yordu. ‹kinci keflfi yapt›ran ise, birbirinden farkl› konulardaki davalarda, katiller, susurlukçular, iflkenceciler, h›rs›zlar için peflpefle beraat, tahliye kararlar› verilmesiydi. Bunlar ülkemizin gerçekleriydi. Ama bunlar yeni a盤a ç›km›fl gerçekler de¤ildir. Yeni olan, kimilerinin “görmezlikten gelme” tav›rlar›n›n k›smen de¤iflmesiydi. Peki neden ve nas›l de¤iflti “görmemezlik”?
Medya ve ayd›n ikiyüzlülü¤ü Kimileri bunlar› büyük bir flaflk›nl›k havas›nda yans›tt›lar. Kimileri “bu kadar da olmaz ki!” tav›rlar›ndayd›lar. Diyarbak›r Hapishanesi’ndeki iflkenceleri sa¤›r sultan bile duymuflken, duymayanlar varm›fl! Bunlar, Türkiye’nin dünyada y›llard›r “iflkence ülkesi” olarak an›ld›¤›ndan da habersiz de¤illerdi herhalde. Bu ülke bu s›fat› durup dururken kazanmam›flt›?! Onbinlerce kiflinin adli t›p kurumlar›ndan ald›¤› “iflkence görmüfltür” raporlar› ortadayken, devletin resmi rakamlar›na göre bile, onbinlerce polis hakk›nda iflkence dava-
s› aç›lmak zorunda kal›nm›flken, emniyet müdürlüklerinde, hapishanelerde ölenlerin say›s› yüzlerle ifade edilirken, niye bu kadar flaflk›nl›k? 1970’lerin en bafl›ndan bugüne, sistemli iflkence ve sistemli adaletsizlik bir devlet politikas› olarak süregelmifltir. Yüzlerce “iflkenceyi önleme” genelgesine ra¤men, iflkence sürdürülmüfl, iflkenceciler, aç›lan davalarda beraat ettirilmifllerdir. De¤iflik zamanlarda devletin resmi raporlar›nda 60, 70, 80 kiflinin iflkenceden öldü¤ü alenen kabul edildi¤inde bile, hiçbir zaman hapishanelerde 60, 70, 80 iflkenceci olmam›flt›r. 12 Eylül’ün hapishaneleri, birer iflkencehaneydi. Do¤ru. Diyarbak›r iflkence yap›lan tek yer mi? Hay›r. Metris’ten Mamak’a, Gölcük’e, Erzurum’a, ‹zmir fiirinyer’e, Davutpafla’ya... Hangisinde iflkence yap›lmad› ki? Bunlar› anlatan say›s›z kitap, dergi yay›nland› bugüne kadar. Bugün “flaflk›nl›k” havalar›na girenler, bunlar›n hiçbirini duymam›fl, görmemifl, okumam›fl olabilir mi? Elbette mümkün de¤il. Sorun bugüne kadar bilmiyor olmalar› de¤ildi. Sorun baflka yerdedir.
‹flkence “dünkü” olay m›? Bütün bu iflkence üzerine yaz›larda, televizyon programlar›nda en dikkat çekici noktalardan biri de, iflkencenin hep “düne ait” bir olay gibi sunulmas›d›r. Bu, tam burjuva medyan›n istedi¤i gibi, hem sak›ncas›zd›r, hem düzenin ve iktidar›n aklanmas›na hizmet eder. Bu kafan›n yapt›¤› programlarda röportaj için seçilenler de ço¤unlukla devrimcili¤i b›rakm›fl, nedamet getirmifl tiplerdir. Onlar›n anlat›mlar›nda da hep geçmifle dair iflkenceler vard›r ve programc›lar, hiçbirinin iflkenceden hareketle düzeni mahkum etmeyece¤inden, iflkenceye karfl› mücadele ça¤r›s› yapmayaca¤›ndan emindirler. Sözü en fazla “demokratikleflmeye”, “AB’ye” ba¤layacaklard›r. Burjuva medyan›n “iflkenceyi gündemlefltirmesi”nin amac› da budur zaten. Diyarbak›r Hapishanesi’ndeki 20 y›l önceki iflkence üzerine yazanlar›n, mesela daha bir buçuk y›l önce ‹stanbul Emniyet Müdürlü¤ü’nde katledilen Yunus Güzel’i yazmamalar›n›n baflka nas›l bir
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
aç›klamas› olabilir? Ayn› kalemlerin, kendisi bir iflkence olan tecrit statüsü konusunda, F tiplerindeki iflkence konusunda kalemlerinin tutuklaflmas›n›n baflka ne aç›klamas› olabilir?
Gerçekler, burjuva medya yaz›nca m› gerçek olur? Yirmi y›ld›r anlat›lan gerçekleri ancak burjuva medya yaz›nca gören, kabul eden bir beyin, bofl bir beyindir. Onun kendine ait bir beyni yoktur. O tüm k›vr›mlar›na medyan›n, tabii burjuva medyan›n hükmetti¤i bir beyindir. Ne yaz›k ki, sadece burjuva, küçük-burjuva ayd›n çevreler içinde de¤il, solda da var ayn› durumda olanlar. Ayn› fley 19 Aral›k katliam›nda da olmad› m›? Radikal Gazetesi’nin “Gerçe¤e dönüfl” manfletiyle yazmas›na kadar bir çok kesim, gerçe¤i görmezden gelmedi mi? Bizim “diri diri yakt›lar” hayk›r›fl›m›z karfl›s›nda kulaklar kapat›lmad› m›? 19-22 Aral›k’ta katledilenlerin otopsi raporlar›n› tüm ayr›nt›lar›yla yay›nlad›k. Görmezden gelindi. Ne zaman ki bu kez Milliyet Gazetesi o raporlardan bir bölümünü bafll›¤a ç›kard›, o gerçek de baz› beyinlerde ancak o zaman “geçerlilik” kazand›. Gerçe¤in “geçerlilik” kazanmas› için burjuva medyada m› yer almas› gerekiyor? Gerçe¤in “geçerlili¤inin” yalanc›l›¤› sab›kal› burjuva bas›na kald›¤› bir ülkede tüm ölçüler yerinden oynam›fl demektir.
“AB’ye uyum” Demokratl›¤›! Evet, ne flaflk›nl›klar› gerçek bir flaflk›nl›k (çünkü bal gibi biliyorlard› Diyarbak›r Hapishanesi’nde de, baflka yerlerde de olanlar›) ne de demokratl›klar› gerçek bir demokratl›kt›r. Sadece dün bu konuda seslerini ç›karmaya cüretleri yoktu. fiimdi AB rüzgar› sayesinde yaz›yorlar. Dün korkup yazmad›klar›n› gizlemek için de yeni duymufl, flafl›rm›fl gibi yap›yorlar. AB’nin karfl› ç›kt›¤›na ç›k›yor, ç›kmad›¤›na onlar da karfl› ç›km›yorlar. Böyle bir iflkence karfl›tl›¤›n›n, böyle bir demokratl›¤›n hiç bir hükmü yoktur. Çünkü rüzgarlar ters esmeye bafllad›¤›nda hemen vazgeçilir. Ayn› kalemlerin gün gelip 28 fiubatç› oldu¤una, gün gelip Kenan Evren’in savunuculu¤una soyundu¤una, gün gelip infazlar› alk›fllad›¤›na da tan›¤›z biz. ‹flkence yap›lan, katledilen devrimciler ya da onlar›n deyifliyle “yasad›fl› örgüt üyeleri” oldu¤unda, onlar›n kaleminin mürekkepi kurur. Dilleri tutulur. Daha kötüsü, devrimcileri suçlarlar iflkenceye maruz kald›klar›, infaz edildikleri için.
Diri diri yakt›lar! Görülmeyecek mi? Anlat›lmayacak m›? Yaz›lmayacak m›? 19 Aral›k 2000’de Bayrampafla Hapishanesi’nde yafland› bu katliam. 6 kad›n tutsa¤› diri diri yakt›lar. Tart›flmas›z. Belgeler, kan›tlar, tan›klar ortada! Hepsi bugünde. Katledenler hala görevde. Katliam, göstermelik de olsa yarg› aflamas›nda.
Say› 67 31
Bu katliam› yazmayanlar›n, Bu katliama iliflkin belgelerin, tan›klar›n ortaya koydu¤u gerçekleri gazetelerine televizyonlar›na tafl›mayanlar›n,
6 Temmuz 2003
Bu katliama iliflkin davay› izlemeyenlerin, Katillerin cezaland›r›lmas›n› talep etmeyenlerin, ‹flkenceye karfl› söyledi¤i yazd›¤› tüm sözler bofltur. Bunlar› yapmayanlar›n demokratl›¤› sahtedir. Avrupac›lar, gerçek anlamda iflkenceye karfl›, demokrasiden yana olamazlar. ‹flbirlikçilerin zulme karfl›tl›lklar›, Avrupa’nin izin verdi¤i kadard›r. ‹flkence sürüyor. Emniyet müdürlüklerinde, jandarma karakollar›nda ve hapishanelerde sistemli, devlet politikas› olarak uygulan›yor. Meydanlarda, kameralar›n önünde o vahflete her gün baflvuran polisin hücrelerde neler yapt›¤›n› tahmin etmek hiç zor olmasa gerek. 12 Eylül iflkencelerinde öldürülenleri yazanlar, flu soruya verecekleri cevapla gerçek yerlerini bulacaklard›r:
Ya 107 ölüm?
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
ADALET, ‹CAZETLE SAVUNULMAZ! SUSURLUK’UN SÜRDÜ⁄Ü YERDE SUSURLUK’A KARfiI MÜCADELE ED‹LMEDEN Say› 67 32
ADALET ‹STENEMEZ!
6 Temmuz 2003
12 Eylül iflkencelerini keflfettiniz;
Ya Tecrit iflkencesi? Adaletsizli¤i keflfettiniz?
Ya 107 ölüm’deki adaletsizlik? Susurlukçu Sedat Bucak’›n beraati, ard›ndan 13 yafl›ndaki NÇ’ye tecavüz edilmesi davas›nda tecavüzcülerin tahliye edilmesi, Neflter davas›nda yolsuzluk san›klar›n›n 100 biner dolar kefaletle tahliye edilmeleri, iflkenceci polislerin beraat ettirilmesi veya cezalar›n›n tecil edilmesi ardarda gelince, burjuva bas›nda (aynen Diyarbak›r hapishanelerindeki iflkence konusunda oldu¤u gibi) peflpefle “adalet” üzerine yaz›lar yay›nland›. ‹flte bunlardan birkaç›: “Adalet Ne Kadar Var?” (Okay Gönensin, 28 Haziran Vatan), “Adalet ‹stiyoruz” (Güngör
Mengi, Vatan, 28 Haziran), “Adaletin Bu Mu Türkiye?” (Enis Berbero¤lu, 29 Haziran, Hürriyet)... Oysa bu ülkede onlarca infaz davas› ölüm mangalar›n›n beraatiyle sonuçland›r›l›rken sesleri ç›km›yordu bunlar›n, itirazlar› bile yoktu!.. Hala da yok.
Susurluk sürüyor;
Bu nedenle ne Bucak’›n beraat ettirilmesinde, ne de di¤er davalarda “Susurluk tarz›” kararlar verilmesinde flafl›r›lacak bir fley yok. Mahkemelerin kararlar›na flafl›ranlar›n aldand›¤› veya aldatt›¤› nokta da tam buras›. “AB’ye uyum” yasalar› ç›k›nca, Susurluk’un da art›k devrinin bitti¤ini düflünüyorlar. “Adalet yok mu?” diye “isyan” ettikleri davalara bak›n; benzer yüzlerce dava, ayn› flekilde sonuçland›r›lm›flt›r daha önce de. Bucak, Susurluk’un halkalar›ndan biriydi; o davay› devlet çoktan bitirmiflti. Bucak’›n beraati kapanm›fl dosyan›n gere¤iydi. Peki bu karara itiraz edenler, Susurluk’un gerçekten yarg›lanmas›n› istediler mi? Mesela, Susurluk davas›nda yarg›lanan özel timci polislerin Ömer Lütfü Topal cinayetinin d›fl›nda, onlarca devrimciyi katletmekten de yarg›lanmas›n› istemifller miydi? Hay›r! Mesela, En basitinden; tecavüz denilen afla¤›l›k iflkenceye bugüne kadar esas olarak devrimci kad›nlar maruz kalm›flt›r. Ve istisnas›z, yarg›ya yans›yabilen her tecavüz davas›, iflkenceci tecavüzcülerin beraatiyle sonuçland›. Bir tek tecavüzcü polis, Türkiye Cumhuriyeti hapishanelerinde yatmad›. fiimdi bugün bak›yoruz, Ertu¤rul Özkök’e kadar tüm medya, tecavüzün nas›l afla¤›l›k bir suç oldu¤unu anlat›yor. Tam bir ikiyüzlülük ve namussuzluk.
Kameralar›n önündeki iflkenceyi affeden adalet! Bunlar›n “adalet yok mu?” yaz›lar› yazmas›n›n ard›ndan ö¤renci Veli Kaya’y› Ankara’da kameralar›n önünde bir depoya sokup döven iki polisin yarg›land›¤› davada da karar verildi; suç aç›kt›, bu nedenle beraat ettirilemedi polisler; ama birincisi, verilebilecek cezan›n en az› verilerek iki çevik kuvvet polisi 6’flar ay hapis cezasına çarpt›r›ld›lar. ‹kincisi, bu cezay› yatmalar›na
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
da k›yamad›(!) Susurluk yarg›s› ve cezalar› tecil edildi. Tecilin gerekçesi; “sanıkların bir daha suç ifllemeyece¤ine kanaat getirildi¤i”... diye aç›kland›. Susurluk yarg›s›, y›llard›r benzer kararlarla, iflkencecileri, ölüm mangalar›n› “görevinin bafl›nda” b›rakt›. Ölüm mangalar› onlarca infaz davas›n›n san›¤› yap›ld›lar böyle böyle. Susurluk yarg›s› onlar› da her seferinde ayn› gerekçeyle ya beraat ettirdi, ya cezas›n› tecil etti... Bütün bunlar, hakimlerin “AB’ye uyum”u kavrayamamas›ndan m› kaynaklan›yor? Oysa tersinden sorulmal›; bu kadar demokratikleflme, uyum demagojisi aras›nda bile bu hakimler, böyle kararlar› vermeye nas›l cüret ediyorlar? “Adalet ne kadar var?” diye soran burjuva bas›n, bu sorunun köküne inmiyor. Adaletsizli¤i sistemin üretti¤ini, h›rs›z›, katili, infazc›y›, iflkenceciyi, tecavüzcüyü sistemin korudu¤unu görmezden geliyor. Bu düzenin tüm yasa ve kurumlar›yla faflist niteli¤ini görmezden geliyor. Onun bir günde “adaletçi” kesilmesi, yine malum AB rüzgarlar›n›n sonucudur. Adalet Bakan› Cemil Çiçek, hakimlere “AB’yle müzakereler bafllay›ncaya kadar kararlar›n›za dikkat edin!” dedi ya; bunlar›n adalet savunuculu¤u da bu çerçevededir.
Siz görmezden gelmifl olsan›z, düzenin hukuku yok saym›fl olsa da;
Onlarca Kitap, Binlerce Sayfa ‹flkenceyi Belgeledi: Türkiye kadar, iflkence üzerine kitap, rapor yay›nlanan ülke azd›r. Bugün Diyarbak›r’daki iflkenceleri flafl›rm›flcas›na yaz›p söyleyenlere soruyoruz; hiç mi görmediniz bunlar›, hiç mi duymad›n›z. Duydunuz da okumad›n›z m›? Yine suçlusunuz. Kendi ülkesinden, insan›ndan, hapishanelerinden bu kadar habersiz bir “ayd›n” olur mu? Suçlusunuz. ‹flte yaz›l›, belgeli yay›nlardan bir kaç örnek:
Tarihçesi ve Yaflayanlar›n Anlat›mlar›yla
‹fiKENCE ‹steme adresi:
Avrupac› beyinle adalet savunulamaz! Çünkü sorun faflist sistem sorunudur. Sorun bu temelde ele al›nmad›¤›nda, adalet mücadelesi, faflizme karfl› mücadele olarak görülmedi¤inde, faflizme karfl› mücadele cüretle yürütülmedi¤inde, o zaman sonuçta düzenin sahiplerinin propagandalar› önünde sürüklenen bir ayd›n ve demokrat tipi ortaya ç›kar. Avrupa infazlara karfl› ç›kma diyor; Avrupa’n›n kendisi de karfl› ç›km›yor; beyni Avrupa’ya ba¤l› ayd›n, demokrat, hatta kendine devrimci diyen de karfl› ç›km›yor infazlara. Onu demokrasi mücadelesinin, adalet mücadelesinin d›fl›nda görüyor. Ayn› kafan›n tezahürünü bugün çok somut olarak F tiplerinde sürdürülen katliam karfl›s›nda görüyoruz. Avrupa F tiplerini onaylam›fl; Avrupac› kafa, 107 tabutu bu yüzden görmezden geliyor. Devrimci, demokrat, ayd›n her durumda adaleti savunur, her durumda faflizme karfl› mücadele eder; sadece arkas›nda Avrupa veya TÜS‹AD oldu¤unda de¤il. Bu tutars›zl›klardan ç›kan tek bir sonuç vard›r. Emperyalizmin istedi¤i gibi ve onun yönlendirmesiyle hareket eden devrimci ve ayd›n; adaleti savunamaz.
‹nebey Mah. Koçibey Sok. Yüksel ‹flhan›: 22-23 Fatih/‹stanbul
Say› 67 33 6 Temmuz 2003
Bir Direnifl Oda¤›
METR‹S ‹steme adresi: Baflmusahip Sok. 10/1 Ca¤alo¤lu/‹stanbul Tel: 0212 511 69 11
Yaflad›¤›m›z Vatan Yaz› Dizisi:
Bir devlet politikas›: ‹fiKENCE Yaflayanlar Anlat›yor
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
bin 1000 GÜN
“bütün güzellikleri, insana dair her fleyi halk›m›zdan ö¤rendik ve diyorum ki bu halk için ölmeye de¤er. Ve diyorum ki bu can halk›m sana feda olsun...”
Ya Zafer Ya Ölüm!
Say› 67 34 6 Temmuz 2003
21 May›s 2000 Ankara Yürüyflü
153. gündü Cengiz Soydafl flehit düfltü¤ünde. F tipi hapishanelerin etraf›na örülen sansür duvarlar› parçalanm›flt› onunla. Destan›n yeni bir aflamas› bafllam›flt› adeta. Bu zaten öyle bir destand› ki, destan içinde destanlar yaflan›yordu. F tiplerinin hücrelerinde direnifl sürüyordu. Kopkoyu tecrit koflullar›nda “Burada fliirler ve haberler çat›larda uçufluyor...” diye yaz›yordu tutsaklar. Ölüm orucundakiler art›k 200’lü günleri say›yordu. Bir deri bir kemiktiler ve sanki salt iradeye kesmifllerdi. Direniflçileri bu halde gören doktorlar›n bir aç›klamas› yoktu; onlar›n bildiklerinin gördüklerinin
ötesindeydi her fley. “bu durumunuzu t›bb›n aç›klamask› zor” diyorlard›. T›bb›n bir aç›klamas› olmayabilirdi ama “siyaset bilimi”nin, “s›n›flar mücadelesi teorisi”nin aç›klamas› vard›. T›bba göre mümkün olmasa da, Marksist-Leninist ideolojiye göre mümkündü yüzlerce günlük açl›klar. O ideolojinin insan beynini ve bedenine verdi¤i irade yarat›yordu bu ola¤anüstülü¤ü. 153. gün, spekülasyonlara da kesin bir darbe günüydü. “Ölmüyorlar” diyenler, “bittiler” diyenler, “direnifl art›k fiilen bitmifltir” teorileri yapanlar, yüzleri olsayd› e¤er, yüzlerini art›k yerden kald›ramazlard›.
Ölüm Orucu Direniflçileri Küçükarmutlu
Zeynep Ar›kan bölüm:4
156. gün; kararl›l›k ve karars›zl›k Oligarflinin kararl›l›k gösterisiyle, tutsaklar cephesinin bir bölümünde karars›zl›k ilan›, ayn› günlere rastl›yor. Aileler, 24 Mart’ta, Cengiz Soydafl’›n flehit düflmesinden sadece üç gün sonra katliam bakanl›¤›n›n bafl bürokratlar›ndan Cezaevleri Genel Müdürü A. Suat Ertosun ile görüflüyorlar. O katliamc›lar›n kararl›l›¤›n› sergiliyor; ailelere “çok fley istiyorlar, ölüm orucunu b›raks›nlar tart›flal›m.,olmazsa yeniden ölüm orucuna bafllarlar...” diyor. Ahlaks›z, utanmaz, imhac›. Aileler 28 Mart’ta bu kez katliamc› bakanla konufluyorlar. Bakan Göbels, yaverinin söylediklerini tekrarl›yor. “mecliste yasa haz›rl›yoruz, flimdi b›raks›nlar e¤er yasalar› be¤enmezlerse yeniden bafllarlar”... dedikten sonra ekliyor: “Avrupa F tiplerini onaylad›.” Ayn› günlerde, ölüm orucuna 19 Aral›k sonras› zorunlu olarak bafllayan baz› siyasetler, ortak bir ilan
verip “yeni taleplerini” aç›kl›yorlar. Yeni taleplerin en önemli yan› “uluslararas› standartlara uygun” olmas›. Sami Türk, Avrupa F tiplerini onaylad› derken (ve bu noktada do¤ru söylerken) sol ad›na baz›lar› da “uluslararas› standartlar›” talep ediyorlar. Bizi katledenin o “standartlar” oldu¤unu göremeyecek kadar bir körlük hakim art›k onlarda. Art›k onlar direniflin d›fl›na do¤ru savruluyorlar h›zla. “DHKP-C, TKP(ML) ve TK‹P davas› tutsaklar› ad›na” yap›lan bir aç›klamayla bu tutum elefltirildi ve “bu taleplerin 160’l› günlere gelmifl, 29 flehit vermifl, onlarcas› yaral› ve felç kalm›fl ve büyük bir kararl›l›kla halen süren direniflle hiçbir ilgisinin olamayaca¤›” belirtildi.
204. gün; F tiplerinde örgütlü irade! Birinci, ikinci, üçüncü ölüm orucu ekipleri, henüz F tiplerine sevkler yap›lmadan önce bulunduklar› hapishanelerde ilan edilmiflti. fiimdi art›k F tiplerindeydiler. Tecrit alt›ndayd›lar. Birbirleriyle haberleflmeleri, paylafl›mlar› s›n›rl›yd›. Ama devrimci irade, o koflullarda bile kendi iç örgütlülüklerini oluflturdu; O koflullarda tart›fl›ld›, konufluldu, kararlar al›nd›. ‹flte o kararlar›n en önemlilerinden biri, 11 May›s 2001’de 4. ölüm orucu ekiplerinin ilan edilmesiydi. F tipi hapishanelerden ilan edilen ilk ölüm orucu ekibiydi bu.
r ki, t›r e l z ö ›fl “O s ez ç›km Yoldafllar, Siper Yoldafllar›; bir k ›zdan...” Tarih, ak sayfalar›na, bir kez daha hücre hücre ölen Özgür Tutsaklar›n a¤z›m
bafle¤mez direniflini yazacak. Tarih bir kez daha son sözü direnenlerin söyledi¤ine tan›kl›k edecek. Bu güç bizim. Bu güç flehitlerimizin. ... Söz hükmünü yitirdi art›k. Gün, flehitlerimize, yoldafllar›m›za, halklar›m›za lay›k olma günüdür. Gün, Devrimci Hareketimizin direnifl gelene¤ine bir halka daha ekleme günüdür. Gün, düflman› ve ölümü yere serme günüdür. Ölüme yatarken... yüzlerce Ölüm Orucu gönüllüsü yoldafl›m›n; her koflulda, “evlatlar›m›z onurumuzdur” diye hayk›ran ailelerimizin, bize güvenen halklar›m›z›n; umutlar›n›, özlemlerini, düflmana duyduklar› kini s›rtlad›¤›m›z›n bilincindeyim. Bu bilinçle bir kez daha söz veriyorum; ölümü gülerek karfl›layaca¤›m. (...) Zaferi fiehitlerimizle Kazanaca¤›z! Yaflas›n Siper Yoldafll›¤›! 22 Kas›m 2000 Cengiz Soydafl’›n Band Takma Törenindeki Konuflmas› Say› 67
D›flar›da TAYAD’l›lar›n ölüm yürüyüflleri de, yürüyüfl eylemleri de sürüyordu. 21 May›s’ta TAYAD’l›lar›n Ankara’ya girifli polis taraf›ndan engellendi. 25 May›s’ta TAYAD’l›larla birlikte, çeflitli demokratik kitle örgütlerinin kat›l›m›yla, “tutsaklarla görüflmelerin bafllat›lmas›” talebiyle, Ankara’da bir yürüyüfl yap›ld›.
224. gün; düzenin en büyük rüflveti devrede May›s›n sonlar›yd›. ‹zmir’de hastanede ölümün efli¤inde direnifli sürdüren tutsaklar, hiç beklenmedik bir fleyle karfl›laflt›lar; yataklara zincirlendikleri ko¤ufllar›na iflkenceci askerler, zorla müdahale f›rsat› kollayan Mengelelerin d›fl›nda bir gelifl vard›. Gelen görevli “tahliye edildikleri-
ni” söylüyordu. Siyasi olarak, hukuksal olarak mümkün görmediler. Dahas› aya¤a kalk›p bir ad›m atacak halleri yoktu. Ama oligarfli rüflvet ve flantaj politikas›nda kararl›yd›. Ayakta duramayacak haldeki direniflçileri bile apar topar hapishanenin önüne b›rakt›. Tarih, 31 May›s 2001’di. Direnifli sürdüren veya sakat b›rak›lm›fl 14 tutsak tahliye edildi o gün. Oligarfli bir yandan ölümlerin yükünden, hapishanelerde ölüm olmas›ndan kurtulmak isterken, e¤er bu rüflvet ve flantaj tutarsa, direnifli bu yöntemle k›rabilece¤i hesab› yap›yordu. Tahliyeler, sonraki günlerde de sürdü. ‹lk tahliye edilen tutsak-
35 6 Temmuz 2003
lardan Sevgi Erdo¤an ve Gökhan Özocak, ertesi gün, ölüm orucunu d›flar›da da sürdürdüklerini aç›klad›lar. ‹flte destan›m›z›n yeni bir aflamas› da böyle bafll›yordu. Oligarflinin rüflveti, surat›na okkal› bir flamar gibi geri dönüyordu. Tahliye edilen direniflçilerin att›¤› flamar, iki gün sonra içeriden tamamland›. 3 Haziran 2001’de, yani direniflin 227. gününde 5. ölüm orucu ekiplerinin al›nlar›na k›z›l bantlar›n› kufland›klar› aç›kland›.
228. gün: TAYAD’l›lar›n ikinci ekibi
Say› 67 36 6 Temmuz 2003
4 Haziran’da TAYAD’l› ailelerin 2. ekibi de, ölüm orucuna bafllad›. Kimilerinin o günlerdeki deyimiyle “ölüm orucu d›flar›ya tafl›nm›flt›” adeta. Ölüm orucunun d›flar›ya tafl›nd›¤› yoktu, içeri ve d›flar›, tarihte ilk kez bu kadar bütünlefliyordu, olan buydu. Mersin’de, ‹stanbul’da, ‹zmir’de direnifl evleri aç›lm›flt› birer birer. Gülsümanlar, Kulaks›zlar, fienaylar, U¤urlar, Gökhanlar, Sevgiler, “Haber edin azraillere biz de var›z...” diyorlard› cüretle. “... Biz de var›z” diyen o
Ölüm Orucu Direnifli’nin 250. Günü Gazi Mhallesi
bin gün’den... dönüm noktalar›
➥
20 May›s 2001; Zorla müdahale sonucu sakat b›-
rak›lanlar›n say›s› 40’› aflt›.
➥ 7 Haziran 2001; Avrupa Parlamentosu Heyeti, Kand›ra F Tipi’nde tutuklu temsilcilerinden fiadi Özbolat’la görüfltü.
➥9
Haziran 2001; Ankara’da tutsaklarla görüflmelerin bafllat›lmas› ça¤r›s›yla yap›lan mitinge 3000 kifli kat›ld›.
➥8
Temmuz 2001; Armutlu’da direniflle dayan›flma flenli¤i yap›ld›.
➥ 4-14- Temmuz; Tahliye edilen tutsaklardan Gökhan Özocak ve Sevgi Erdo¤an flehit düfltüler. ➥ 28 Temmuz 2001; 6. Ekipler, ölüm orucuna bafllad›. ➥ A¤ustos 2001 - TAYAD’l›lar, ablukay› parçalamak için “Bir karanfil al gel!” ça¤r›s›yla herkesi Armutlu’ya ça¤›rd›.
cümle, bir siyasi silgi gibiydi. ‹çeride ya da d›flar›da, direniflin d›fl›nda kalmak için üretilen tüm teorik bahaneleri d›flar›daki bu direnifl silip at›yordu.
250. gün; Ölüm orucunda ulafl›lan en uzun gün! 26 Haziran, ölüm orucunun 250. günüydü. Bir ölüm orucunda bu kadar uzun süreye rastlan›lmam›flt› daha önce. Bu nedenle özel ve özgün bir gündü. Direniflin “uzun süreli” oldu¤u ve olaca¤› art›k bu rakamla sabitti; ama 1000. güne ulafl›laca¤› o gün kaç kiflinin akl›ndan geçiyordu acaba, bilinmez. Haklar ve
19-21 Ekim 2001 Küçükarmutlu
Özgürlükler Platformu, direniflin 250. gününde, Gazi’de bir yürüyüfl düzenledi. Yürüyüfl, yürüyüfl, yürüyüfl... Kah Ankara’ya, kah mezarl›klara, kah ölüme.... Temmuz rüflvet tahliyelerinin ve d›flar›daki direniflin sürdü¤ü ay oldu. Tahliye edilen onu aflk›n devrimci tutsak, ölüm orucunu Armutlu’da sürdürdüklerini aç›klad›lar. Tutsaklar›n hepsi DHKP-C davas› tutsaklar›yd›. Di¤er siyasi hareketlerden tutsaklar da tahliye ediliyordu, onlar da tahliye oyununu bozmak üzerine çok söz ediyorlard› ama... Ama, oyunu bozman›n prati¤ini sadece aln›nda k›z›l y›ld›zl› tutsaklar sürdürüyordu. Armutlu, onlarla bir direnifl oda¤› olmufltu. F tipleri ulafl›lamaz, tecrit edilmiflti ama, Armutlu ulafl›labilir yerdeydi... Çok geçmeden, Armutlu’da abluka bafllad›. Destan›m›z, Armutlu’nun kahramanl›klar›yla sürecek...
IRAK’tan ‹flgalcinin Acizlik Notlar› “Türk askeri Irak’a!” ‹flgal ettikleri Irak’› incelemeye giden bir grup Amerikal› senatörün aç›klamalar› yans›d› bas›na. Tümünün ortak kan›s›, “ifllerin kötüye gitti¤i” yönündeydi. Bunlardan birinin aç›klamas›, burjuva medyada, istisnas›z tüm gazetelerde, büyük bafll›klarla verildi. Senatör Joseph Biden flöyle demiflti: “Frans›zlar›, Almanlar› Irak’ta görmek istiyorum. Türk askerlerini köflebafllar›n› tutarken görmek istiyorum. Avrupal›lar›n ve NATO’nun Irak’a giremeyece¤i yönündeki saplant›y› aflmal›y›z. ABD askerleri ciddi tehlikeyle karfl› karfl›ya ve deste¤e haz›r oldu¤unu söyleyen NATO Irak’a davet edilmeli.” Amerika’n›n askeri olmaya dünden hevesli medya, bunu bafll›¤a ç›karmakta gecikmedi. Amerikan bas›n› da bu arada Pentagon’un, “Hindistan, Pakistan ve Türkiye gibi ülkelerden ek müttefik kuvvet toplad›¤›n›” yazd›. Tayyip Erdo¤an hükümeti de iflgalcinin tetikçili¤ini yapmaya haz›r. Henüz Genelkurmay’›n sesi ç›km›yor, ama onlar›n da haz›r oldu¤unu tahmin etmek zor de¤il. Dün BM’ye dinlemeyen, AB’yi afla¤›layarak ezip geçen Amerika, Irak’ta direnifli k›ramaman›n sonucunda, baflta AB ülkeleri olmak üzere, iflgalcili¤ine ortaklar ar›yor, baz› ihalelerden vazgeçme karfl›l›¤›nda “uluslararas› güç” oluflturma aray›fl›nda. Irak halk›na karfl› bir “uluslararas› güç”! Türkiye oligarflisinin iflgale do¤rudan, tetikçi olarak, Irak halk›n›n direniflini k›rmak amac›yla ortak olmas›na karfl›, tüm vatanseverler sesini yükseltmelidir.
Amerikan demokrasisi! Baflta fiiiler olmak üzere, Irak’ta kimi kesimler bir an önce özgür seçimlerin yap›lmas› talebini dile getiriyorlar: Amerika’n›n iflgal yöneticisi Bremer seçim taleplerine flu cevab› veriyor: “E¤er böyle bir durumda seçim yaparsanız sizi reddedenler kazanabilir. Seçimlerde en iyi örgütlenenler kazanır. Ve bu durumda en iyi örgütlenenler eski Baasçılar ve aflırı dinciler?” Amerikan demokrasisinin veciz bir ifadesi. Benim istediklerim kazanacaksa, demokrasiden yanay›m; benim istemediklerimin kazanmas› ih-
timali varsa, seçim demokrasisini rafa kald›rmakta bir mahzur yok.
Bombalarla yapamad›! S›ra “Wanted” afifllerinde: “Bulana 55 Milyon Dolar!” “Irak iflgalcilere mezar olacak...” Bu söz, her geçen gün, bir slogan olman›n ötesinde bir somutluk kazan›yor. ‹flgalcilere yönelik üç befl sald›r›n›n olmad›¤›, yankilerin cesetlerle iflgal topraklar›n› terk etmedi¤i gün geçmiyor art›k. Ba¤dat’›n her mahallesi, soka¤› iflgalci için bir tuzak. Kasabalar›n, kentlerin ad› de¤ifliyor, kimisinin ad› “direniflin merkezi” diye geçiyor haber bültenlerinde, kimisinin ad› her gün yankilere lanetler ya¤an sloganlar›n hayk›r›ld›¤› ya da roketlerin ya¤d›¤› yerler olarak an›l›yor. Dünyan›n en büyük ve modern askeri gücü, direnifl karfl›s›nda bilinen en eski yöntemlerden birinden medet umarak, Saddam ve o¤ullar›n›n bafl›na “ödül” koydu. Saddam’›n yerini bildirene 25 milyon dolar! Say› 67
O¤ullar› Uday ve Kusay için konulan ödül miktar› ise 15’er milyon dolar!
“8 günde ifl tamam” manfletleri yerini “korku” manfletlerine b›rakt›
37 6 Temmuz 2003
Irak’› iflgal etmekte, kendi deyimleriyle “Irak’›n iflini bitirmekte” Amerikan generallerinden bile h›zl›yd› Do¤an Medya’n›n yazarlar› ve televizyoncular›. Ama direnifl, nas›l da gerçe¤e döndürüyor herkesi. Hürriyet’in geçen haftaki bafll›klar›ndan biri “Korku Siperi”ydi. 3 Temmuz’da ise, Hürriyet Amerikan askerlerinin “Ölmeden ABD’ye bir dönebilsek” sözünü bafll›k yap›yordu. “ABD askerleri korku içinde yaflad›klar›n› Hürriyet’e anlatm›flt›... New York’lu Coni, Barbra’y› özlemiflti... Ba¤dat’ta ABD askeri araçlar›n›n içinde veya yak›n›nda bulunmak bile çok tehlikeliydi...” ‹flgal etti¤i her ülke, iflgalci emperyalist için bir batakl›kt›r. Bu tarihsel bir gerçektir. Amerika ve Amerikanc›lar bu gerçe¤i unutmufl olsa da, hayat yeniden hat›rlat›yor. Tarih hükmünü Ortado¤u’da dayat›yor. “Irak, ABD için Vietnamlafl›r m›”; bunu süreç gösterecek. Bu korku, “Vietnam bata¤› korkusu”, baflta ABD olmak üzere emperyalist merkezlerde bugünden tart›fl›lmaya bafllanm›flt›r.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
Irak Direnifl Eylemlerinin Yay›nlanmayan Ayr›nt›lar› Saddam’›n Görüntülü Kaseti Amerikal›lar› Delirtti Afla¤›daki yaz›, Suriye’de yay›nlanan ve Irak eski yönetimine ve Saddam’a muhalif görüflleri ile tan›nan haftal›k siyasi bir dergi olan Di¤er Do¤rultu’nun, 28 Haziran tarihli 123. say›s›ndan çevrilmifltir. Ara bafll›klar bize aittir.
“Onlara Bütün Kollar›n› Koparaca¤›m›z› Söylemedin Mi” 20 dakikal›k küçük video kaseti, Irak’›n kuzeyindeki ve bat›s›ndaki çat›flmalar› bafllatt›. Amerikan güçlerini farkl› adlar alt›nda Yar›mada ve Çöl Akrebi gibi yeni operasyonlar yapmaya itti.
Say› 67 38 6 Temmuz 2003
Kimli¤i belirsiz kifliler taraf›ndan Ba¤dat’taki Amerikan güçlerinin karargah› önüne at›lan kasette, Saddam Hüseyin kuzeyde kalabal›k bir grubun aras›nda görülüyor. Saddam Hüseyin’in yan›nda ‹zzet ‹brahim El Duri (eski cumhurbaflkan› yard›mc›s›), Ali Hasan El Mecid (‘Kimyasal Ali’ -Basra bölgesinde ABD ve ‹ngiliz sald›rganlar›na karfl› yürütülen direniflin sorumlusu. BN-) ve Muhammed Said El Sahaf (eski Enformasyon bakan›) görülüyor. Saddam Hüseyin Amerikal›lara hiç beklemedikleri sertlikte bir cevap verme sözü veriyor. Irak Eski Baflkan› Saddam Hüseyin’in sa¤l›¤›n›n iyi oldu¤u görülüyor. Etraf›n› omuzlar›nda üst rütbelerin oldu¤u genç Irakl› subaylar kuflatm›fl. Bununla bu subaylar›n, baz›s› kaçan baz›s› yakalanan eski önderlerin alternatifi yeni nesil askeri önderler oldu¤una iflaret ediliyor. Kasetin bir bö-
lümünde Saddam, El Sahaf’la konuflurken görülüyor. El Sahhaf’a; “Onlara bütün kollar›n› koparaca¤›m›z› söylemedin mi” diyor. Ard›ndan hep birlikte kahkahalar at›yorlar. Bu kaset Amerikan güçlerine, Irak’ta bu güçlere yönelik giderek artan direnifl eylemleriyle birlikte bir meydan okuma gibi oldu.
Direnifl Örgütleri Irakl› kaynaklar, direnifl eylemlerini temel birkaç grubun yapt›¤›n› vurguluyor. Bu gruplar aras›nda Mücahitler Tugaylar›, El Faruk Tugaylar›, Saddam Fedaileri, Hüseyin Gruplar› ve Irak Silahl› Kuvvetleri Genel Komutanl›¤› bulunuyor. Kaynaklar iflgal alt›nda Irak’taki durumlar›n kötüleflmesiyle özellikle de Irak ordusunun la¤vedilmesi ve Savunma Bakanl›¤›’ndaki memur ve di¤er çal›flanlar›n at›lmas›ndan sonra, çok say›da Irakl› subay ve erlerin bu gruplara kat›lmas›na yol açt›¤›na iflaret ediyorlar. Irakl› kaynaklar, Amerikan güçlerinin yar›mada operasyonunda 13 saat kesintisiz süren ve zorlu çat›flmalar sonras›nda yerle bir edilen Beled bölgesindeki askeri kampla ilgili olarak buran›n Mücahitler Tugaylar›n›n (Arap ülkelerinin vatandafllar›n› kapsamaktad›r) üslendi¤i bir yer oldu¤unu ve de Saddam Hüseyin’in üç hafta kadar önce buray› ziyaret etti¤ini aç›klad›lar. Askeri eylemlerde direnifl gruplar› aras›nda tam bir koordinasyon bulunmaktad›r. Bu koordinasyonun en üst boyutu, büyük bir askeri kargo uça¤›n›n düflürülmesine yol açan Saddam havaalan› eyleminde görüldü. Irakl› silahl› güçlerin elemanlar›, Ba¤dat’›n güneyindeki Amerikan güçlerinin mevzilerine yönelik sald›r›da bulundu. Ayn› anda Saddam fedailerinden bir grup havaalan›n›n ana girifl kap›s›na bask›nda bulunurken, Mücahitler Tugaylar›’na ba¤l› elemanlar da havaalan› çevresindeki üç Amerikan mevzisine sald›r›da bulundu. Direniflçiler, uçak inifle geçerken üç Frans›z yap›m› Mister L roketi f›rlatt›lar. Roket uça¤a isabet etti. Uçak tekrar yükseldi ve Ba¤dat’›n bat›s›nda patlayarak yere çak›ld›.
Ba¤dat’ta Gün Sabah Bafllam›yor Irakl› kaynaklar, ba¤›ms›z Alman gazeteci Fu-
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
ortez Bekahlo’nun tan›k olduklar›na dikkat çekiyorlar. Bekahlo, “Amerikal›lar’›n Irak rejiminin devrilmesinden sonra, büyük bir devletin baflkenti ve de büyük bir flehir olan Ba¤dat’a hakim olacaklar›na inanmalar› çok safçayd›” diye belirtti. Bekahlo, “Ba¤dat’ta günlük rutin yaflam de¤iflmeye bafllad›. Ba¤dat’ta gün art›k gerçek anlamda sabah bafllam›yor. Aksine bütün s›cak geliflmeler akflam saat 18.00’den sonra bafll›yor. Irakl›lar gündüz istihbarat toplamak için dolafl›yorlar ve Amerikal›lar› nerede görürlerse selam veriyorlar. Ne zaman ki karanl›k Ba¤dat’›n üzerine çöküyor bu Irakl› vatandafllar Amerikal› askerlere tekrar selam vermek için kendilerini d›flar›ya at›yorlar. Ama bu sefer farkl› bir yolla. Irakl›lar, terkedilmifl hükümet binalar›ndan elde edilmesi çok kolay olan suikast silahlar›, el bombalar› ve bazuka roketleriyle daha önce yani gündüz kestirdikleri Amerikan mevzilerine sald›rmak üzere çok küçük gruplar halinde ayr›l›yorlar. Akflam saat 20.00 gibi ise Amerikal›lar› avlama sanat› bafll›yor. Baflkentin bir çok yeri Irakl› gençlerden oluflan gruplar›n denetimine geçiyor. Amerikan devriyesi geçti¤inde devriye elemanlar›na, çelik yelek giymifl olmalar›na ra¤men vuruflu garantilemek için profesyonelce bafl ve boyun bölgesine atefl ederek avlamaya bafll›yorlar. Bazen de Irakl› gruplar Ba¤dat’›n çeflitli bölgelerine yay›lm›fl olan Amerikan kontrol noktalar›na susturuculu silahlarla sald›rarak askerlerin silahlar›n› ve elbiselerini al›yorlar” dedi.
Amerikal›lara selam vererek oradan uzaklafl›yor. Baflka bir soka¤›n girifline gelince kimsenin anlamad›¤› bir fleyleri yüksek sesle söylüyor. Söyler söylemez de Amerikan askerlerinin üzerine ya¤mur gibi roket mermileri ateflleniyor. Bunu da yo¤un, tüfekle taramalar takip ediyor. Hiçbir Irakl› eylemci görünmeden sald›r› birkaç dakikada bitiyor. Amerikan askerleri delik deflik olmufl cesetlere ve araçlar› da yanm›fl demir y›¤›n›na dönüyor. Neler olup bitti¤ini gözlemlemek için hemen bir helikopter ihtiyatla olay yerine geliyor. Olay yerini ve etraf›n› taramaya bafll›yor. Burada dikkat çeken bir durum ise Irakl› vatandafllar pencerelerini açarak sanki çok güzel bir tiyatro izliyor gibi olaylar› izlemeleridir” diyerek gördüklerini anlat›yor. Irakl› kaynaklar Arap gönüllüler ordusunun Irak’ta tekrar görülmeye baflland›¤›na vurgu yap›yorlar. Bu gönüllülerin ço¤u Irak sahas›nda Amerikan güçlerinden intikam alma f›rsat› bulduklar›na inanan köktendincilerden oluflmaktad›r. Bunlar örgütlü gruplar içinde çal›fl›yor ve direnifle kat›lan di¤er gruplarla ba¤lant›lar› bulunmaktad›r. Falluce ve ona ba¤l› Beled kentlerinde olan çat›flmalarla ilgili olarak Irakl› kaynaklar, Falluce’nin kuzeyindeki ormanl›k bölgenin son süreçte direnifl güçlerinin üssü haline geldi¤ini ve Amerikan güçlerinin bu bölgede bulunan gruplar› bitiremedi¤ini aç›klad›lar.
Alman gazeteci, Ba¤dat’ta meydana gelen ve bizzat kendisinin tan›k oldu¤u bir Amerikan kontrol noktas›na yönelik eyleme dikkat çekiyor.
Buna ek olarak Amerikal›lar›n Irak Eski Baflkan› Saddam Hüseyin’in burada bulundu¤una dair flüpheleri de vard›. Bu durum Amerikal›lar›, s›rf Saddam’› aramalar› için bu bölgeye uydu arac›l›¤›yla görüntüler alan aletler ve telefon dinleme cihazlar›yla desteklenmifl 1400 askerden oluflan özel bir tümen göndermesine itti.
“Bir Irakl› kontrol noktas›nda aran›yor ve
Fakat bu güçler flu ana kadar hiçbir sonuç ala-
Teknoloji, Askeri Güç ve Direnifl
Irak Halk› Direniflçilerine Sahip Ç›kt› Çeflitli Arap ülkelerinden gelip Irak’› iflgale karfl› savunan Arap gönüllü direniflçilerinden 17 flehidin cesedi Amerikal› iflgalciler taraf›ndan Irak halk›na teslim edildi. Halk direniflin flehitlerini cenaze töreni yaparak topra¤a verdi. Cenazeler kald›r›l›rken imam yapt›¤› konuflmada “Bu insanlar Saddam’› savunmak için gelmediler. Onlar Irak vatan›n› savunmak için geldiler ve flehit düfltüler” dedi. fiehitler Ba¤dat’›n kenar›nda Irak halk›n›n sonradan oluflturdu¤u, Arap Gönüllüleri fiehitli¤i Mezarl›¤›’na gömüldü. Al›nan bilgilere göre savafl›n son günlerindeki havaalan› yak›nlar›ndaki çat›flmalarda yaklafl›k 2000
Say› 67 39 6 Temmuz 2003
Arap gönüllüsünün öldü¤ü ve cesetlerinin Amerikal› iflgalcilerin ellerinde oldu¤u söyleniyor. (Bilindi¤i gibi Ba¤dat havaalan›n› ele geçirmeye çal›flan Amerika çeflitli Irakl› güçler taraf›ndan imha edilmek üzere kuflat›lm›fl ve bu kuflatmadan kurtulmak için ABD hava kuvvetleri taraf›ndan 9.5 tonluk bombalar kullan›lm›flt›. Ayr›ca o çarp›flmalarda Amerikal›lar›n insanlar› adeta bir anda eriten ve flu ana kadar tan›mlanamayan kimyasal silah kulland›klar›, baz› Irakl› subaylar ve gönüllüler taraf›ndan ileri sürülmüfltü. Bn.) (Al Jazeera TV’den çevrilmifltir.)
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
mad›. Yine Falluce’ye yak›n El Habbaniye ve El Halidiye belediyeleri, burada Amerikan lojistik konvoylar›na yönelik tekrarlanan sald›r›lardan sonra Haziran ay› bafl›ndan bu yana Amerikan 2. Tugay› taraf›ndan kuflat›lm›fl durumda.
Aç›klanmayan Eylemler Direnifl eylemleri sadece kuzeyle s›n›rl› de¤il, Amerikan güçlerinin, liman›n aç›k olmas› ve Amerikan deniz piyadeleri taraf›ndan korunuyor olmas›ndan dolay› aç›klamad›¤› Irak’a ba¤l› El Bak›r liman›na yönelik birkaç eylem gerçeklefltirildi. Direnifl güçleri, Irak’ta gelifltirilen ve Frans›z karadan karaya füzesi olan Mister L’in bir benzeri olan MM33 roketlerini, defalarca Amerikal› petrol mühendislerini Irak’a ba¤l› Fao yar›madas›na tafl›yan limandaki küçük Amerikan gemilerine f›rlatt›lar. Bu eylemler ve baz› bölgelerdeki petrol boru hatlar›n›n bombalanmas› fluana kadar Irak petrolünün ihraç edilmesini engelledi.
“Direnifl Bafllam›flt›r” Fakat acaba Irak direnifli kapsaml› gerilla savafl›na do¤ru geliflebilir mi ve de Amerika ve ‹ngiltere iflgal güçlerini ülkeyi terk etmeye zorlamay› baflarabilecek mi? Say› 67 40 6 Temmuz 2003
Bu sorulara cevap arayan Irakl› kaynaklar, “direnifl bafllam›flt›r” diyorlar ve “Amerikal› iflgalcilerin flu anda Irak’› yönetmede bocalamas› ve ülkeyi yönetecek geçici hükümeti oluflturmadaki baflar›s›zl›¤›n›n gölgesinde bu direnifli tamam›yla bitirmeleri çok zordur.
Fakat direnifl eylemlerinin artmas›, kapsaml› hale gelmesi, varolan de¤iflikliklere ra¤men -bunlar aras›nda Irakl›lar›n elinde bulunan ve hükümet binalar› ve cephaneliklerinde bulunan silahlar›n Amerikal›lar taraf›ndan ele geçirilmesindeki baflar›n›n boyutu ve de kuzeydeki direnifl güçlerinin kamplar›n› hedefleyen çat›flmalar›n sonuçlar›, buna ek olarak genel hizmetlerdeki durumun yak›nda eski durumuna dönüp dönmeyece¤i gibi- bu eylemlerin titizlikle örgütlendirildi¤ini” gösterdi¤ine dikkat çekiyorlar. Ayn› flekilde güneydeki fiii gruplar ve partiler özellikle Irak ‹slam Devrimi Yüksek Konseyi’nin direnifl eylemlerine kat›l›p kat›lmamas›yla ilgili tav›rlar› Irak’taki bu direnifl eylemlerinin genel durumunu önemli ölçüde etkileyecektir ve artmas›na olanak sa¤layacakt›r. Bilinen, fiii partiler özel olarak bu direnifle resmi olarak kat›lmamaktad›rlar. Sadece Hüseyin gruplar› olarak adland›r›lan grup çerçevesinde ferdi giriflimleriyle kendilerini s›n›rland›r›yorlar. Her halükarda, Amerikan birliklerine yönelik Ba¤dat’ta ve di¤er büyük flehirlerdeki günlük sald›r›lar tekil veya örgütlü sürecektir. Bu durum, e¤er geçici hükümeti ve yerel yönetimleri oluflturmada baflar›l› olursa Amerikan güçlerini kendilerini yeniden konumland›rmaya f›rsat verecektir. Böylece flehirlerin merkezinden uzaklafl›p flehirlerin etraf›nda güvenliklerini alabilecekleri büyük askeri kamplarda güçlerini birlefltireceklerdir. Önemli olan Direnifl bafllam›flt›r. ‹flgalin oldu¤u yerde Direnifl de vard›r.
4 TEMMUZ: ABD MALLARINI BOYKOT GÜNÜ 4 Temmuz Amerika’n›n kurulufl y›ldönümü olarak kutlan›rd› bugüne kadar. Bu y›l 4 Temmuz’un bir baflka anlam› daha var: bütün dünyada ABD mallar›n› boykot günü. Bu çerçevede Türkiye’deki kampanyan›n ça¤r›s›n› yapan “Irak'ta Savafla Hay›r Koordinasyonu” 30 Haziran günü ‹stanbul Tabipler Odas›’nda bir bas›n toplant›s› gerçeklefltirdi. Koordinasyon içerisinde yer alan ayd›nlardan, yazar Vedat Türkali "K›lavuzu Amerika olan›n burnu savafltan kurtulmaz. Sistemin iki flah damar› vard›r. Üretim ve pazar" diyerek "tüm dünyada ABD emperyalizmine karfl› bir birlik oluflmas› için tüm insanlar tek yürek halinde 4 Temmuz'da boykota" ça¤r›s› yapt›. Bas›n toplant›s›nda konuflan TÜMT‹S Genel Baflkan› Sabri Topçu, "AKP hükümeti, Türkiye devleti Amerikan›n yan›nda Ortado¤u halklar›na karfl› sald›r›n›n içinde” derken, EMEP ‹stanbul ‹l Sekreteri Kamil Tekin Sürek ise "Bütün dünyan›n tepkisine ra¤men ABD'nin Irak'a yönelik gerçeklefltirdi¤i sald›r› bugün kanl› bir iflgal olarak sürüyor.” dedi ve herkesi kampanyaya kat›lmaya ça¤›rd›.
Yine kampanya çerçevesinde 4 Temmuz günü Amerika Konsoloslu¤u önünde bir bas›n aç›klamas› yap›ld›. 300 kiflinin kat›ld›¤› aç›klamada “ABD iflgalinin sürdü¤ü belirtilerek ‹ktidar›n Irak’a asker gönderilmesine olanak tan›yan Baanlar Kurulu karar› da protesto edildi. Ayn› gün “Savafla karfl› flark›lar” ad› alt›nda Eminönü Kad›rga Kültür Merkezinde bir gece düzenlendi. Gecede 'Savafla Karfl› Dünyan›n Sokaklar›' Sinevizyon Gösterimi’nin ard›ndan Cengiz Bektafl aç›l›fl konuflmas› yapt›. Ayd›n Hatipo¤lu fliirleri, ÖzgürDer Çocuk Korusu, Ekrem Ataer, Kutup Y›ld›z›, Grup Yorum, U¤ur Karatafl türküleriyle gece sona erdi.
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
EMPERYAL‹ST ZULÜM imparatorluklar da yıkılır
“Deneyimli” ‹ngiliz ‹ngiltere, Irak polisini e¤itmek üzere “Kuzey ‹rlanda’da tecrübeli” oldu¤u aç›klanan bir polis müdürü yard›mc›s›n› (Stephen White) Irak’a, denetimindeki Basra’ya gönderiyor. Amerika da Vietnam tecrübeli elemanlar›n› doldurmufltu Irak’a. (Direnifl karfl›s›nda Irak’taki ABD’li komutanlar hala “terörle mücadelede deneyimli elemanlar gönderin” 盤l›klar› at›yorlar) Peki neydi bu tecrübeler? Amerika’n›n Vietnam’daki tecrübeleri biliniyor. Vietnam’dan büyük bir hezimetle döndüklerinde geride 2 milyon ölü Vietnaml› ile yanm›fl ve y›k›lm›fl bir Vietnam b›rakm›fllard›. Tecrübe dedikleri buydu. Peki ya “Kuzey ‹rlanda” tecrübesi neydi ‹ngiltere için? Yüzlerce y›ll›k bir iflgal, terör, bask›ya dayan›r bu tecrübe. ‹flgalin ve direniflin tarihi 12. yüzy›llara dayan›r. Ama biz o kadar gerilere gidip, o tarihte yer alan bir seferdeki 700 binleri bulan ölümleri, k›l›çtan geçirilenleri anlatmayaca¤›z. Sadece “Kanl› Pazar” tecrübesini hat›rlataca¤›z.
‹NG‹L‹ZLER’‹N “KANLI PAZAR”I ‹ngiltere’nin böl-parçala-yönet politikalar› sonucu yaflanan Protestan - Katolik çat›flmalar›nda, ‹ngiltere protestanlar› aç›k olarak desteklemekte, IRA’ya destek veren Katolikler üzerindeki bask›y› ve sald›r›lar› yo¤unlaflt›rmaktad›r. Protestanlar› k›flk›rtarak sald›rtan ‹ngiltere, adaya “Katolikleri koruma” yalan›yla yeniden asker gönderir. Ancak Ingiliz ordusu, Katolikleri korumaktan çok, onlar› imha etmek için gelmifltir Kuzey ‹rlanda’ya. Ve tarihe “Kanl› Pazar” olarak geçecek katliam 30 Ocak 1972 günü gerçeklefltirilir. Kuzey ‹rlandal› Katolikler; o gün bar›flç›l talepleri için Dery kentinde yürüyüfl düzenleme karar› ald›. Ancak bu demokratik eylemi ‹ngiliz askerleri önce yasaklamak istedi; ama bunun önüne geçemedi. Daha sonra ‹ngiliz yetkililer, binlerce kiflinin kat›ld›¤› büyük yürüyüfle IRA üyelerinin de kat›ld›¤›n› iddia ederek yürüyüfle müdahale etti. Yürüyüflçüler ‹ngiliz askerlerinin tüm provokasyon çabalar›n› bofla ç›kard›lar. Ancak yürüyüfl tamamlanmak üzereydi ki, ‹ngiliz askerleririnin silah sesleri her yeri sard›. Aç›lan atefl sonucu 14 kifli öldü, yüzlerce kifli yaraland›. Bu konuda ‹ngiliz hükümeti, kendisini “yürüyüflçülerin içinden atefl aç›ld›” fleklinde savunurken olay yerinde toplanan tüm kurflunlar›n ordu mal› oldu¤u ortaya ç›kt›. Kuzey Irlanda'da IRA’n›n hakl› ve meflru direnifli uzun y›llar sonra yeniden böyle ortaya ç›kt›. Halka yap›lan bu alçakça sald›r› ‹rlanda halk›n›n bilincine kaz›nd›. Yak›nlar›n› kaybedenlerin ‹ngiltere’ye karfl› hukuk savafl› ise ony›llard›r sürüyor.
‹mparatorlu¤un “yarg›” düzeni Malavi’de Afrika ülkesi Malavi’de El Kaide’ci olduklar› iddias›yla tutuklanan ikisi Türk 5 kifli ABD’ye teslim edildi. Kimi bas›n kurulufllar› “kaç›r›ld›lar” diye yazd›. Özünde hiçbir fark› yoktu; ha CIA taraf›ndan kaç›r›lm›fllar, ha iflbirlikçi bir hükümet taraf›ndan teslim edilmifller. Amerikan imparatorlu¤unun dayatt›¤› dünya düzeninde hukuk sistemi yok. Tek bir sistem var, o da hukuksuzluk üzerine flekillenen Amerikan hukuku. Bu durumda Yeni-sömürgelerde mahkemeye, yarg›ya ne gerek var? Herkesi ABD’ye teslim edin gitsin! Zaten “terörle mücadele” demagojisi zemini de haz›r. Olmazsa baflka k›l›flar da bulunur. Mahkemeye dahi ç›karmadan bir ülkenin “suçlu” diye yakalad›¤› birini Amerika’ya teslim etmesi, kendi hukuk sistemini Amerika’ya teslim etmesiyle ayn› anlama gelir. Malavi’de örne¤i görülen ve daha yüzlerce görülecek olan durumda, sorunu “suçlular›n iadesi” gibi bir zemine dahi oturtma ihtiyac› hissetmiyor imparatorluk. Nerede olduklar›, kimin sorgulad›¤›, nerede hangi mahkemeye ç›kacaklar› dahi bir “s›r”a dönüflüyor. Sonras› ise Guantanamo Esir Kamp›!
Say› 67 41 6 Temmuz 2003
Malavi Halk›n›n Öfkesi 5 kiflinin ABD’ye teslim edilmesinin ard›ndan Malavi halk›n›n öfkesi sokaklara taflt›. Baflkent Blantyre'de bafllayan gösteriler Kasungu kentinde de gerçeklefltirildi. Müslüman halk›n gösterilerinde, iflbirlikçi polis halka atefl açt› ve çok say›da kifli yaraland›. Devlet Baflkanı Bakili Muluzi'yi ABD'nin baskılarına boyun e¤mekle suçlayan halk›n Amerika’ya öfkesi giderek büyüyor. Mangoçi kasabas›nda kiliseler ve ABD yard›m kurulufllar› önünde yap›lan gösterilerde de Amerikan hukuksuzlu¤u protesto edildi.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
Ateflkes, ‹flgal, Direnifl, Katliam Yanyana Filistin yeni bir “bar›fl” oyununun arenas›. “Bar›fl” görüflmeleri, ABD’nin denetiminde sürüyor. ABD Baflkanı'nın Ulusal Güvenlik Danıflmanı Condoleezza Rice’in “yol haritas›”ndan sorumlu olarak atanm›fl olmas› ise ayr› bir ironi. Tehdit etmedik ülke b›rakmamakla tan›nan Rice’nin, daha geçen ay ‹srail gazetesine verdi¤i demeçte, “‹srail'in güvenli¤i yalnız bölge için de¤il, tüm dünya için vazgeçilmez temel bir flarttır. Amerika, ‹srail'in bir Yahudi devleti olarak sonsuza dek yaflaması için elinden gelen her fleyi yapacaktır” sözleri kulaklarda ç›nlamaktad›r.
3 Ayl›k Ateflkes Amerikan-‹srail bast›rmas›yla baflbakanl›¤a atanan Mahmud Abbas ile fiaron aras›ndaki görüflmelerde ateflkes ilan edildi ve bunun karfl›l›¤›nda da ‹srail’in iflgal etti¤i yerlerden kademeli olarak çekilmesi öngörüldü. Say› 67 42 6 Temmuz 2003
Filistinli örgütlerin toplant›lar› sonucunda Hamas, ‹slami Cihad ayr› bir metin haz›rlayarak ateflkesi belli koflullarda kabul ettiklerini duyurdular. FKÖ içindeki örgütler ise, sürgün edilen Filistinlilerin geri dönüflü de dahil olmak üzere kimi noktalardaki farkl› taleplerini içeren ayr› bin metinde anlaflt›lar. Filistin'in Kurtuluflu ‹çin Demokratik Halk Cephesi de ‹srail’e karfl› ateflkes ilan edenler aras›nda yer al›rken Filistin Halk Kurtulufl Cephesi, 3 aylık ateflkese imza atmayacaklarını, ancak ateflkese karflı gelmeyeceklerini söyledi. El Aksa fiehitleri Tugay›’n›n ateflkesi kabul etti¤i belirtilmesine karfl›n, 3 Temmuz günü yahudi yerleflimcilere yönelik sald›r›s›n›n ard›ndan “ateflkes bizi ilgilendirmiyor, savafl›m›z sürecek” dedi. Filistin’de bar›fl oyunu sürerken, öte yandan ‹srail’in çekilme manevralar› ertesi günü yeniden iflgallerle, kuflatman›n daralt›lmas›yla paralel gidiyor. Yine ‹srail siyonizminin Amerikan destekli katliamlar›nda da “ateflkes” geçerli de¤il. Emperyalistlerce “terörün kaynaklar›n› kurutma” diye formüle edilen ve bütün halk› hedef alan sald›r›larda, 28 Haziran günü 4 Filistinli katledildi. ‹srail askerlerinin helikopterli, tankl› sald›r›lar›nda bir Hamas üyesinin 15 yaflındaki o¤lunun ve 21 yaflındaki akrabasının da aralar›nda bulundu¤u 4 Filistinli katledildi. Öldürülenlerden biri ‹slami Cihad üyesi iken, di¤eri de görgü tan›¤› olan bir Filistinli’ydi. ‹srail as›l hedefi olan Hamas üyesinin evde bulunmad›¤› saatte eve düzenlenen sald›r›, ‹srail’in “bar›fl›”n›n ne anlama geldi¤inin bir örne-
¤i oldu.
“Bar›fl”›n Dili Ayn›: Tasfiye Emperyalistlerin ve onun iflbirlikçilerinin dilinde “bar›fl” hep ayn› anlam› tafl›r: D‹RENENLER‹N TASF‹YE ED‹LMES‹. Filistin “bar›fl›”n›n ne anlama geldi¤ini de, o “bar›fl”›n zoraki mimar› Amerika’n›n ABD Dıfliflleri Bakanı Colin Powell dile getiriyor: “Filistin devleti olacaksa... Örgütlerin hepsinin tasfiye edilmeli.” (1 Temmuz Radikal) Direniflten vazgeçmenin, iflgalciler, emperyalistler ne verirse ona raz› olman›n ad›d›r “bar›fl.” Filistin’de de böyledir, “piflmanl›k yasas›”n›n amac›n› “örgütlerin kökünü kaz›mak” olarak aç›klayan Türkiye’de de... ABD’nin hesab›, Ortado¤u halklar›n›n moral ve direnifl kayna¤› Filistin direniflini, özellikle Irak’ta direniflin yükseldi¤i bu dönemde küllemeye daha fazla ihtiyac› olmas›d›r. ‹srail’in hesab›; Sapland›¤› bataktan “taviz” ad›yla gaspettiklerinin küçük bir k›sm›n› geri vererek kurtulmakt›r. Direnen halklar›n teslim al›namayaca¤›n›n görkemli kan›t›d›r Filistin. Direnifl kararl›l›klar› pratikleriyle tart›fl›lmaz olan Filistinli örgütlenmelerin ateflkesinin nas›l flekillenece¤ini de hep birlikte görece¤iz. Ancak her fleye ra¤men, fiaron’a dahi “sürekli iflgalle nereye kadar gidece¤iz” sözünü söyletenin direniflten baflka bir fley olmad›¤›n›n alt›n› çizmekte yarar var.
Kara Hücreler! ‹srail iç istihbarat örgütü fiin Bet’in, gözaltına alınan Filistinlilerin, hiçbir kurala, hukuka tabi olmaks›z›n gizli bir hapishanede haftalarca tuttuldu¤u belirlendi. Bu hapishanede esirler sürekli gözleri ba¤lı olarak duvarları siyah hücrelerde kal›yor ve nerede olduklar›n› sorduklar›nda, “aydasınız” cevab› veriliyor. fiin Bet olay› kabul ederken, ‹srail bu hapishanenin nerede oldu¤unu ve kimlerin tutuldu¤unu aç›klamad›. Tüm dünyan›n gözleri önünde o katliamlar› gerçeklefltiren terörist ‹srail’in böyle bir hapishaneyi kullan›yor olmas› kimseyi flafl›rtmamal›d›r. Emperyalistler ve onlar›n himayesindeki iflbirlikçiler için hukuk, yasa, kural yoktur. Sadece azg›n bir terör ve zulüm çark› ifller.
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
Tayyip Patronlarla Zirvede
Yeni Sald›r› Kararlar›n› Bekleyin Halk›, emekçileri dinlememek, sorunlar›n› anlatt›klar› pankartlar›n› görmemek için geçti¤i yollara barikatlar ördüren, protestolardan kaç›p toplant›lar›n› iptal eden Baflbakan Tayyip Erdo¤an, hizmet etti¤i s›n›f›n en irileri ile baflbakanl›k konutunda 3 saat süren bir toplant› yapt›. Bas›na kapal› yap›lan toplant›ya, 5 bakan ile Rahmi Koç, Sak›p Sabanc›, Tuncay Özilhan, Ayd›n Do¤an’›n da aralar›nda bulundu¤u oligarflinin en büyük holdingleri kat›ld›.
AKP Sermayenin Emirlerini Dinledi Hiç kimse bu zirvenin s›radan bir toplant› oldu¤u masal›n› anlatamaz. TÜS‹AD toplant›lar›nda hesap verip, sermayenin ihtiyaçlar›n› karfl›lamaya yemin billah eden Tayyip Erdo¤an, bu kez iflbirlikçi tekelci burjuvalar›n en irileri ile saatlerce görüflüyor ve yan›nda ülkenin siyaseti, ekonomisi üzerinde “söz sahibi” konumundaki bakanlar. IMF program›n›n uygulan›fl›ndan, AB’nin özellikle ekonomideki taleplerinin yerine getirilmesine, tekellerin kaynak ihtiyaçlar›n›n karfl›lanmas›ndan, kredilerin onlar›n kasalar›na ak›t›lmas›na, ‹fl Yasas›’nda oldu¤u gibi emekçilere, halka düflmanl›k yasalar›n›n ç›kart›lmas›ndan iflbirlikçisi olduklar› emperyalist tekeller için yasal düzenlemelerin yap›lmas›na kadar, büyük patronlar›n iste¤i olan ne varsa, onun sözünü verdi¤inden emin olabilirsiniz. Peki Erdo¤an, halk›n sorunlar›n› dinler mi bu flekilde? Mesela hak ve özgürlüklerini dile getirmek isteyen DKÖ’leri dinler mi? Dinlemeyi b›rak›n evinin önüne, parti binalar›n›n yan›na yaklaflmak isteyen genç, yafll›, sakat, çocuk yüzlerce kifliyi coplatt›¤› olaylar yeni yafland›. AKP, patronlarla kolkola, onlara diyet borçlar›n› ödeyerek iktidar koltu¤unda oturuyor. Sermaye ile her toplant›s› halka bask›, sömürü olarak yans›yacakt›r. Bugüne kadar pratikle ortaya ç›kan bu gerçek AKP iktidar›nda da de¤iflmedi. ‹fl yasalar›, IMF anlaflmalar› bunun kan›t›d›r. Daha fazla kan›t istiyorsan›z, fazla beklemeyeceksiniz demektir. Okullara kadar ülkenin sat›fla ç›kar›ld›¤› iflbirlikte, sat›flta bir azg›nlaflma dönemindeyiz.
“Hapishanelerde Sa¤l›k ve Yaflam” ‹zmir Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i 1 Temmuz günü “hapishanelerde sa¤l›k ve yaflam” konulu bir bas›n toplant›s› düzenledi. Hapishanelerdeki koflullar›n örneklerle anlat›ld›¤› bas›n toplant›s›nda devam eden ölüm orucu direnifli ve 19 Aral›k'la tüm ülkeye dayat›lan tecrit politikas›na de¤inildi. Konuya iliflkin dia gösteriminin de yap›ld›¤› bas›n aç›klamas› fliirlerin okunmas›yla sona erdi.
Adana Gençlik Derne¤i 1. Ola¤an Genel Kurulu Adana Gençlik Derne¤i 22 Haziran günü 1. Ola¤an Kurulunu gerçeklefltirdi. Dernek binas›nda yap›lan genel kurul, dernek baflkan› Özcan H›r'›n aç›l›fl konuflmas›yla bafllad›. Konuflmada gençli¤in örgütlenme sorunundan, akademik sorunlar›ndan, tecritten ve ABD sald›rganl›¤›ndan bahsedildi ve “sorunlar›m›z karfl›s›nda gücümüzü Adana Gençlik Derne¤i'nde birlefltirelim” ça¤›r›s› yap›ld›. Devrim flehitleri için yap›lan sayg› duruflunun ard›ndan Divan seçimi ve faaliyet raporlar› okundu. Yönetim kurulu seçildikten sonra yeni yönetim kurulu "özgür, ayd›nl›k ve onurlu bir gelecek için mücadelemize devam edece¤iz ve tüm gençli¤i sorunlar›m›za sahip ç›kmaya ça¤›r›yoruz" diyerek, kongreyi bitirdi.
Say› 67 43 6 Temmuz 2003
Gözalt›lara Protesto Bas›na, “Adana’da MLKP operasyonu” olarak yans›t›lan bask›nlarda gözalt›na al›nanlar›n demokratik mücadele içinde yer alan devrimciler oldu¤u belirtildi. 26 Haziran günü Adana ve Ceyhan'da yaflanan ve aralar›nda ‹HD üyeleri ve Ezilenlerin Sosyalist Platformu taraftarlar›n›n bulundu¤u 15 kifli kafalar›na silah dayanarak gözalt›na al›nm›fl ve Eser Yang›n, Çi¤dem Mirço¤ullar› ve Serdar Tanr›kulu tutuklanm›flt›. “Eylem haz›rl›¤›ndayd›lar” fleklinde yans›t›lan haberlerin uydurma oldu¤unu belirten ‹HD, ESP, SDP, EKB, Al›nteri ve At›l›m Gazetesi olay› k›nayan bir bas›n toplant›s› düzenledi.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
A yn› S afta
Sol ve Örgütlenme;
“Birey olun!” Ça¤r›s› Örgütsüzlü¤e Ça¤r›d›r 65. Say›m›zda Ayn› Safta köflesinde “Sol ve Örgütlenme” konusuna bir girifl yapm›flt›k. Solun örgütlenme aç›s›ndan mevcut durumunun tafl›d›¤› temel zaaf ve zay›fl›klara maddeler halinde de¤inmifl ve as›l olarak tart›flmak istedi¤imiz çerçeveyi flöyle belirlemifltik: “Nas›l bir örgüt, nas›l bir çal›flma tarz› ve örgütlenme anlay›fl›?” Bu köflede, zaman zaman konuya de¤iflik noktalara de¤inerek devam edece¤iz. *** Bu yaz›da, örgütlenmenin önüne dikilen en önemli “kültürel, ideolojik” barikata de¤inece¤iz. Herkes s›zlan›yor. Örgütsüzlükten yak›n›yor.
Say› 67 44 6 Temmuz 2003
Oysa bu sonuç ad›m ad›m haz›rland›. Sadece oligarfli taraf›ndan de¤il; soldaki savrulmalar haz›rlad› bu sonucu. Bak›n 80’lerin sonundaki reformist sol yay›nlara; mücadelenin, örgütlenmenin ihtiyac› olan kavramlar de¤il baflka fleyler tart›fl›ld›¤›n› görürsünüz. En baflta da birey! 12 Eylül yenilgisini bile “birey olamamaya” ba¤layan ucubelikler teori ad›na yaz›l›p çizildi bu yay›nlarda. Birey özgürlü¤ü, birey iradesi, bireyin yaflam›, bireysel tercihler... diye uzay›p gitti liste. Burjuvazi, s›n›f bilinci ve tecrübesiyle solu fiili sald›r›larla yok edemeyece¤ini bilir; Sol, ekonomik, sosyal, siyasal temelleri son derece sa¤lam olan bir olgudur. Bu temeller yok olmadan onu yok etmek mümkün de¤ildir. Bu temellerin yok olmas› demek ise kapitalist sistemin kendi kendini yok etmesi demektir ki, bu imkans›zd›r. Bu nedenle burjuvazi, fiili sald›r›lar› hep gündemde tutmakla birlikte, ideolojik sald›r›lara da büyük önem vermektedir. Denilebilir ki fiili sald›r›lar ideolojik sald›r›lar›n yolunu düzlemek için kullan›lmakta, fiili sald›r›larla “geriletilen, yumuflat›lan, kabu¤una hapsedilen” bir solda, düflünce de¤iflikli¤ini sa¤lamak nisbeten kolay olmaktad›r.
Sadece sol oldu¤unu söyleyen ama kat›ks›z iflbirlikçi olan, hatta klas›k iflbirlikçilerden daha iflbirlikçi olan bir sol yarat›lmak isteniyordu. Bu amaçla "emperyalizmin de¤iflti¤i, demokratik emperyalizm" gibi temelsiz teoriler ortaya sürülmeye, burjuva kültür “soldan” pompalanmaya baflland›. Bireycilik teorileri iflte bu amaca hizmet etmek üzere revaçta hale getirildi. Birey olun, birey olun, birey olun... Reformizm, bazen Stalin elefltirisi ad›na, bazen cinsel özgürlük ad›na, bazen geçmifl muhasebesi ad›na, hep bu söylendi. Sindirme politikalar› da buna hizmet ediyor; “birey olun!” Oligarfli zulümle, reformizm burjuvaziden al›nm›fl düflüncelerle, ortaklafla, sola örgütsüzlefltirilmifl bir gelecek kuruyorlard›. Bireyin kutsanmas›, örgüt düflmanl›¤›yla eleleydi. Devrimci, demokratik örgütlenmeleri, kitle içinde çal›flmay› sabote eden bu anlay›flt›r. *** Yak›n zamanda bir kez daha yaflad›k: Koordinasyon içinde belli bir mücadele yürütülüyor. Bu mücadele ve örgütlenmeyi gelifltirmek için demokratik bir cephe öneriliyor, örgütlenmeyi yayg›nlaflt›rmak için meclisler önerilliyor. Cevap, hay›r! Peki niye? Çünkü o, hep daha gevflek, daha az ba¤lay›c›, daha bireyci olandan yana. Önerilen kitlelerin iradesini hakim k›lacak örgütlenme modelleridir. Ama “söz yetki karar halka” anlay›fl› da terkedilmifl çoktan; “söz yetki karar bireye” demekten ötesi düflünülmüyor.
Soldaki legal partici, icazetci ve bireyci düflünce ve politikalar›n 12 Eylül’ü, infaz, katliam süreçlerini takip etmesi hiç rastlant› de¤ildir.
Kural m› koymak istiyorsun, de¤erler mi eklemek istiyorsun, itiraz haz›rd›r; bireyin iradesi! Gerçekte grupçuluklar›, tekkecilikleri, o iradeye sayg› göstermelerine bile engeldir; ama birey meselesini sonuna kadar istismar etmifllerdir.
"Terör" demogojisi ile sömürge ülkelerde tek kurtulufl seçene¤i olan silahl› hareketler tasfiye edilmeye çal›fl›l›rken, bu politikaya yedeklenen ve emperyalizmle iflbirli¤ini savunan yeni bir sol yaratma yoluna gidildi. Emperyalizm, bu çerçevede reformist solu da de¤ifltirmeyi hedefledi. Ve de¤ifltirdi de. Bizim zaman zaman 1980 öncesi reformizme at›f yaparak, o dönemin reformizminin bugünküler kadar ilkesiz, de¤erlere yabanc› olmad›¤›n› vurgulamam›z, bu de¤iflikli¤in sonucudur.
Bu kesimler, burjuvaziden çok, oligarflinin icazetini, küçük-burjuva yaflam statükolar›n› reddedip, devrimci mücadele ve çal›flma tarz›nda ›srar edenlere karfl› propaganda yapm›fllard›r. DKÖ’lerde en çok yapt›klar› ifl bu olmufltur. ‹deolojik bir mücadele de yoktur. Basit dedikodular, spekülasyonlar, karalamalar... ve esas olarak da burjuvaziden (ç)al›nm›fl klifleler... Devrimci, silahl›, illegal anlay›fllara karfl›, DKÖ’lerde propaganda, idelojik mücadele(!) böyle sürdürüldü.
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
Bunu yapanlar, ço¤unlukla, ideolojik, siyasi anlamda kifliliksiz, küçük-burjuva yaflam statükolar› için inkarc›l›kta s›n›r tan›mayan “eski”lerdi. Her türlü mücadele ve örgütlenmenin önünde engeldirler. Toplant›lara gelmez, eylemlere kat›lmaz... hiç bir disipline, emek sarfetmeye, risk üstlenmeye gelmez... ama bolca ahkam keserler. Bunlar› herkes kendi çevresinde görebilir. Bu kesim, aç›kça görmek gerekir ki, 15 y›ld›r oligarflinin koruma flemsiyeleri alt›nda siyaset yap›yor. Bunlar öyle “devrimci, sosyalist, komünist parti” yöneticileridir ki, on befl y›ld›r baz› kaç›n›lmaz “yol kazalar›” d›fl›nda bafllar›na hiç bir fley gelmez. Evet, bir yan›yla oligarflinin onlar› “suçlayabilece¤i” bir fley de yoktur. Çünkü, ahkam kesmekten, tasfiyecilikten, devrimci geliflmenin önüne set örmekten baflka bir fley yapmamaktad›rlar.. “Birey” iflte onlar›n kutsal teorisidir. Oligarfli devrimcilere karfl› imha politikas› sürdürürken, onlar bulduklar› boflluklarda, bu teoriyi, demokratik kitle örgütlerine hakim k›lmaya çal›flt›lar. Bugün herkesin hay›fland›¤› örgütsüzlük, iflte bunlar›n eseridir. Bunlar için örgüt, kifli ad› vermek gerekmez. Yukar›da dedi¤imiz gibi, bak›n çevrenize, onlar› tan›yacaks›n›z.
Bar›fl ve Adalet Koalisyonu’na: Bu Grupçuluk ve Parsac›l›kla Adalet Nas›l Savunulabilir? Parsac›l›k, siyasette baflkas›n›n eme¤i, eylemi üzerinden prim yapmaya çal›flmakt›r. Grupçuluk, kendi d›fl›ndaki herkesi yok sayan, ve herfleyi kendine yontan bir faydac›l›k ve tekkeciliktir. ‹kisi de dürüst olmayan, ikisi de ilkeli olmayan tav›rlard›r. Mevcut bir birlikteli¤e karfl› bozgunculukla kurulan Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu siyasi arenaya da bu iki özellikle ç›kt›. Karakteristik bir örnek olmas› aç›s›ndan Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu’nun ‹zmir’deki kurulufl aç›klamas›ndan bir kaç paragraf› aktaral›m (Bu aç›klama 25 Haziran’da yap›ld›): “Küresel sermayeye, ABD emperyalizmine karfl› mücadeleye devam edece¤imizi ve... Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu'nu ‹zmir de de kurdu¤umuzu ilan ediyoruz. Bugün kendimize çok daha güvenliyiz çünkü, dünyadaki savafl karfl›tlar›yla birlikte ABD'nin Irak'a sald›r›s›n› aylarca geciktirdik... ABD'nin politik olarak köfleye s›k›flmas› savafl karfl›t› hareketin bir baflar›s›d›r. Üstelik, biz Türkiye'den sesleniyoruz. Mitingler düzenledik. Büyük Ankara yürüyüflünü örgütledik ve Meclis ABD askerlerinin Türkiye'de konufllanmas› tezkeresini oylarken, biz Ankara meydanlar›nda ‘Savafla ve ABD askerlerine hay›r!’ sloganlar›yla Meclis üzerinde bask› uygulad›k. Ve tezkereyi durdurduk. Koalisyonumuzu birlik-çeflitlilik-direnifl esprisi içinde kurduk ve savafla karfl› olan halk›n %94'lük büyük ço¤unlu¤unu ifade eden bir yayg›nl›kta ve çeflitlilikte olmakla gurur duyduk. fiimdi yine bir araday›z.” Sanki bunlar›n hepsini “koalisyon” olarak yapm›fllar. Bütün o anlatt›klar› sürecin temel organizasyonu olan Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu’nun ad›n› bir kez bile anm›yorlar. Sanki yok öyle bir fley yok ve sanki, bafl›ndan beri hep bu “koalisyon” var. Bu anlat›mda samimiyet, dürüstlük, hakkaniyet yok. Yaln›z parsac›l›k var. “Eylem çalma”ya tan›k olduk zaman zaman. Ama bu “koalisyon” büyük oynuyor; koca bir süreci çalmaya soyunmufl. Bu h›rs›zl›¤a tüm koalisyon üyelerinin bilinçli kat›ld›¤›n› sanm›yoruz. Ama koalisyonun merkezindeki güç (ÖDP-
DY) h›rs›zl›¤›na herkesi ortak etmektedir. ÖDP ve onun politikalar›na yedeklenen Koalisyon, bozgunculuk yap›p da¤›tmak istedikleri ama da¤›tamad›klar›, Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu’nun eme¤ini çalmak, onun yaratt›¤› sonuçlar›n üstüne oturmak istemektedir. ÖDP’liler, içinde yer ald›klar› halde son dönemde Irak’ta Savafla Hay›r Koordinasyonu’nun ad›n› hiç kullanmamaya büyük bir “özen” sarfetmekteydiler. Dervifl’in fikri ve zikri meselesi! Onu da¤›tmay›, yoketmeyi kafas›na koyan bir kafaya ba¤l› dil, tabii Koordinasyon’un ismini telaffuz etmez. Bunlar dernekçi yöntemlerdir. Kullanma mant›¤›yla bak›l›r her fleye. T›pk› oligarfli veya burjuva politikac›lar gibi. “Koalisyon” üyeleri, bozgunculu¤un orta¤› oldular, ÖDP reformizminin orta¤› oldular, en az›ndan bu h›rs›zl›¤a ortak olmamal›d›rlar. Parsac›l›¤›, baflkalar›n›n eme¤ini çalmay› siyasetinin temeline koyan bir grubun “adalet”ten sözetmesi abestir. Bu kafa, halk› yok say›yor. O kadar siyasi hareketi, kitle örgütünü, kifliyi yok say›yor.
Say› 67 45 6 Temmuz 2003
Basit, s›radan ve s›r›tan bir grupçuluk. Küresel Bar›fl ve Adalet Koalisyonu, reformist ve icazetci bir tercihin sonucu olarak ortaya ç›km›flt›r. Ad›ndan bafllayal›m; Hangi bar›fl›, hangi adaleti savunacak? Uzaktan ABD’yi yarg›la, ABD’ye karfl› aç›klamalar yap... Nas›l olsa, kimse bir fley demez. Peki bu “bar›fl ve adalet savunucular›”, 107 ölümü görüyor mu? Hay›r, görmezden geldi ve görmezden gelmeye devam edecek. 107 ölümü görmeyen, Türkiye’de adaleti savunamayan, “küresel” çapta neyi savunabilir? Adalet, kapsaml› bir kelime. U¤runa mücadele edilmesi gereken bir ideal. Burnunun dibindeki adaletsizliklere karfl› sesini ç›karmayanlar›n, “küresel adalet” sözleri inand›r›c› olabilir mi? Böyle çok “küresel” olabilirsiniz, ama bu topraklar›n devrimcisi, demokrat›, adalet savaflç›s› olamazs›n›z.
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
12 Temmuz Miras›m›z, Kayb›m›zdan Daha Büyük!
‹ki kelime: “Öldüler Yenilmediler”. Ve üç kelime daha: “Bize Ölüm Yok!” Say› 67 46 6 Temmuz 2003
Güçlü, dopdolu kelimeler. Omuzlar›nda 107 tabutu tafl›yanlar bunlar› söylüyor. S›vas’ta yak›lanlar›n mezarlar› bafl›nda bu kelimeler yank›lan›yor. Da¤larda flehit düflenlerin ard›ndan bu sloganlar yay›l›yor ovalara. Devrimci hareketin yenilmezli¤ini ve süreklili¤ini anlatan toplam befl kelime. 12 Temmuz’un ard›ndan sloganlaflt› bu kelimeler. Bu kelimeleri bu kadar güçlü, bu kadar dolu k›lan, 12 Temmuz’dur. Befl kelimenin içini dolduran, otuz y›ll›k bir tarih, devrim ve sosyalizm idealini yaflatmak için kay›plardan korkmayan kararl›l›kt›r. 12 Temmuz 1991’de ‹stanbul’da Niyazi AYDIN, ‹brahim ERDO⁄AN, ‹brahim ‹LÇ‹, Ömer COfiKUNIRMAK, Yücel fi‹MfiEK, Nazmi TÜRKCAN, Bilal KARAKAYA, Zeynep Eda BERK, Cavit ÖZKAYA ve Hasan EL‹UYGUN ve yine bu operasyonun devam› olarak da 14 Temmuz’da Ankara’da
Fintöz D‹KME ve Buluthan KANGALG‹L katledildiler. Niyazi Ayd›n, hareketin Merkez Komitesi’nde yer alan, hareketi 1985’lerden o günlere getiren önder kadrolardand›. ‹brahim Erdo¤an k›rsal alan›n, ‹brahim ‹lçi iflçi alan›n›n sorumlular›yd›lar, di¤er kadrolar, askeri örgütlenmenin kilit noktalar›nda yer al›yorlard›. Devrimci harekete yönelmifl boyutlu bir imha operasyonuydu 12 Temmuz. Sald›r›da, devrimci hareketin önder kadrolar›n›n bir k›sm›na ulafl›lm›fl olmas›, oligarfliyi “imha” noktas›nda umutland›rm›flt›. Solda de benzer yorumlar vard›. Bittiler, da¤›lacaklar, toparlanamazlar yorumlar› hakimdi. Bu yorumlar›n hesaba katmad›¤› bir fley vard›. Devrimci Sol tutsaklar›n›n o günlerde yapt›¤› de¤erlendirme, “hesaplanmayan” bu olguyu flöyle ortaya koyuyordu: "Bu katliam, Devrimci Solculara... ancak büyük düflünme ufku verebilir; y›lg›nl›k de¤il. Çünkü Temmuz direnifllerimiz de, 30 Mart ve 1984 ölüm orucu gibi, devrimci mücadelemizde at›l›m gücü yaratacak siyasi, devrimci, psikolojik ve moral dinamiklere sahip büyük bir direnifltir.” (Bize Ölüm Yok, sf. 82, Haziran Yay›nevi)
Say›s›z imha ve katliam operasyonlar›ndan, cuntalardan geçerek sosyalizm kavgas›n› sürdüren devrimciler, 12 Temmuz’da katliama de¤il, 12 Temmuz’un a盤a ç›kard›¤› dinami¤e bak›yorlard›. Bu nedenle yine o günlerde flu tesbit yap›lm›flt›: “Onlar› yitirmek büyük bir kay›psa, onlar›n bu an›lar›, bu kay›ptan onlarca, yüzlerce kez daha büyük bir devrimci mirast›r.” ‹flte bu mirast›r yenilmezli¤imiz. ‹flte bu mirast›r kesintisizli¤imiz.
12 Temmuz ve “demokrasi mücadelesi” Tarih 2 Kas›m 1982... ‹stanbul’da Devrimci Sol 2. Davas›n›n bafllad›¤› gün. Mahkeme salonunda bir tutsak, elindeki metni okumaya bafllamak için Niyazi Ayd›n’›n iflaretini bekliyor. Biraz sonra “haydi baflla” diyor Niyazi Ayd›n. Okunmaya bafllanan metin, “12 Eylül Anayasas›'n› protesto” metni. Metin, Niyazi’nin kaleminden ç›km›fl. Sonraki ony›llar boyunca tart›fl›lacak, tatl› su demokratlar›n›n ancak y›llar sonra “muhalefet” etmeye cesaret edebilece¤i 12 Eylül Anayasas›’na karfl› tav›r daha o günden ortaya konuluyor. Tutsaklar hep birden metni tekrar ediyor: "Biz devrimciler, yurtseverler,
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
kahramanlar ölmez demokratlar, faflizme karfl› mücadele edenler olarak halk›m›za bask› ve fliddet uygulayan, Türkiye halklar›na açl›k, yoksulluk, sefalet getiren bu anayasay› protesto ediyoruz." Devrimciler, 12 Eylül mahkemelerinde olsun, sonraki y›llarda d›flar›da olsun, bir çok demokratik talebi ilk dile getirenlerdir. Ama ülkemizin demokratlar›, düzenin flu veya bu kesimi bu talepleri dile getirmedi¤i sürece, devrimcilerle ayn› demokratik talepler için mücadeleye giriflmedi hiçbir zaman. Bu 12 Eylül Anayasas› konusunda da böyle oldu, Terör Yasas› konusunda da, F tipleri konusunda da. 12 Temmuz’da katledilenler, devrimci hareketin önder kadrolar› olduklar› kadar, ülkemizdeki demokratik mücadelenin de çeflitli alanlar›ndaki önderleriydiler. Fakat onlar katledildi¤inde, hak ve özgürlükler çerçevesinde bile ayd›n, demokrat kesimler, katliama karfl› ç›kamad›lar. Katliam operasyonunun flefi Mehmet A¤ar, ölüm mangalar›n›n “gözlerinden öperken”, Ankara Valisi Saffet Ar›kan Bedük "Gerçekten fevkalade iyi bir sonuç, harika, fevkalade baflar›l› bir operasyon...” aç›klamas› yap›yordu. Bugün Diyarbak›r’daki iflkenceler karfl›s›nda “kan›m dondu, flafl›rd›m” diye yazanlar, bu apaç›k katliam karfl›s›nda da seslerini ç›karmam›fllard›. 12 Temmuz katliamc›lar›n›n beraat ettirilmesinde de bu kesimler “adalet nerede?” demediler. Demedikleri için, onlar tarih karfl›s›nda hep yeniktirler. Ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm mücadelesini, 30 Martlar’dan, 12 Eylüller’den, 12 Temmuzlar’dan, 19 Aral›klar’dan geçerek savunanlar, hiç ölmeyen ve hiç yenilmeyenlerdir.
Ahmet KÖKSAL 6 Temmuz 1988 Hollanda’da faflistler taraf›ndan katledildi.
‹smail KARAMAN 6 Temmuz 2001 Devrimci hareketle 1996 ölüm orucu direnifli döneminde tan›flt›. 2001 ölüm orucu döneminde, ad›n› ölüm orucu flehitlerinden alan bir savaflç› birli¤in (F›rat Tavuk Ölüm Orucu Birlikleri’nin) komutan› olarak flehit düfltü. ‹smail, Malatya-Akçada¤Kepez köyün do¤umluydu. Mücadeleye ‹stanbul’a göçettikten sonra kat›ld›. Mahalli alanda çeflitli sorumluluklar üstlendi. Son olarak, 19 Aral›k’da, ölüm oruçlar›nda katledilen yoldafllar›n›n hesab›n› sormak için kufland› silah›n›. Hakl› ve meflru bir kavgan›n savaflç›s›yd›. ‹stanbul polisinin ölüm mangalar› taraf›ndan infaz edilerek katledildi. Gidelim dostum Öcünü almak için haks›zl›klar›n Asi y›ld›zlar parlas›n aln›m›zda Yenemezsek ölürüz ne ç›kar!... Che
Osman KORKMAZ U¤ur KORKMAZ 7 Temmuz 1980 Sirkeci’de polisle ç›kan çat›flmada flehit düfltüler. Dev-Genç’in faflist teröre karfl› mücadele ekiplerinde savaflç›yd›lar.
Metin TOPAL 8 Temmuz 1989 Samandra’da faflist mafya taraf›ndan öldürüldü.
Düzeltme: Halk ‹çin Ekmek ve Adalet’in 1. say›s›nda flehitlerimiz Tahsin Elvan ve Metin Türker’in resimleri yanl›fl kullan›lm›flt›r. Okurlar›m›zdan, ailelerinden, yoldafllar›ndan özür dileyerek resimlerini yeniden yay›nl›yoruz.
Aynur CEYLAN 7 Temmuz 1980 Anti-faflist mücadele içinde flehit düfltü.
Tahsin ELVAN
Metin TÜRKER
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
Medya
Paris'te Politik Tutsaklar Günü
Say› 67 48 6 Temmuz 2003
Fransa'n›n baflkenti Paris'te 22 Haziran günü APA dernek lokalinde "Secour Rouge" Platformu içinde bulunan örgüt, kurum ve kurulufllar taraf›ndan yap›lan Politik Tutsaklar Günü’ne Türkiye'den TAYAD’l› bir aile kat›ld›. TAYAD’l› Ailenin yapt›¤› konuflmada halen ölüm orucunun sürdü¤ü ve yeni yüksek güvenlik hapishanelerin inflaas›na devam edildi¤i anlat›ld›. F tiplerinin tecrit mant›¤›na göre yap›ld›¤› belirtilen konuflmada, amac›n bütün halk güçlerinin tecriti oldu¤u dile getirildi. Toplant›ya kat›lan örgütler, TAYAD’l›n›n, direniflin 1000. gününe girifli dolay›s›yla yapt›¤› ça¤r›ya uyarak etkinliklere kat›lacaklar›n› belirttiler.
Kanal 7 TV, Ahmet Hakan Coflkun’un sundu¤u 3 temmuz günkü ana haber bülteninde yay›nlad›¤› haberle, Fetullah’›n Zaman gazetesinin, faflist art›¤› Vakit’çilerin, AKP sözcüsü Yeni fiafak’›n yolunda bir ad›m daha att›. ‹ktidar oldu art›k O. ‹ktidar gibi düflünüyor, AKP’nin hesaplaflmalar›n›n, it dalafllar›n›n tetikçili¤ini yaparak rant elde etmeye çal›fl›yor.
Mültecilere Bask›lara Protesto
Haber konusu, ölüm orucu gazisi Enis Aras’›n Adli T›p raporuyla tahliye edilmesi ve ard›ndan Cumhurbaflkan› Sezer taraf›ndan “affedildi¤i” halde, TAYAD’›n 107 tabutun omuzlarda tafl›nd›¤› eylemlerinden gözalt›na al›nmas› ve tutuklanmas›. Ne büyük suç!
Avustralya’n›n baflkenti Sydney'in merkezindeki düzenlenen "mültecilere evet" mitingine yaklafl›k 3000 kifli kat›ld›. Avustralya devletinin mültecilere uygulad›¤› gözalt› kamplar›n›n kapat›lmas› istendi ve bu kamplar›n çölün ortas›nda ve Nazi kamplar›ndan farks›z oldu¤u belirtildi. 5 y›la varan gözalt›lar›n uyguland›¤› kampta 4 y›l kalan iki mülteci yaflad›klar› bask›y› anlat›rken, mitingin ard›ndan yap›lan, "Socialist Alternative" toplant›s›nda tecrit ve izolasyona karfl› ölüm oruçlar› kitleye ingilizce olarak anlat›ld› ve DHKP-C’li tutsaklar›n 3. y›l›n› dolduran direniflinin, zaferle sonuçlanaca¤› belirtildi.
‹flkenceye Protesto 26 Haziran ‹flkence Görenlerle Uluslararas› Dayan›flma Günü nedeniyle ‹zmir ‹HD üyeleri Konak Kemeralt› Girifli'nde bir aç›klama yapt›lar. ÇHD flube Baflkan› Mustafa Ufac›k, Prof. Dr. Veli Lök ve ‹flkenceyi Önleme Grubu avukatlar›n›n da kat›ld›¤› aç›klamada “‹flkence insana karfl› sistemli bir sald›r› ve cezaland›rma yöntemidir.” denildi ve "‹nsanl›k Onuru iflkenceyi Yenecek” slogan› at›ld›.
Bravo Kanal 7’ye ‹ktidar› Çabuk Ö¤rendi
Akl›n›n hayalinin alamayaca¤› zulümleri yaflam›fl, yüzlerce günlük açl›¤a, iflkencelere direnmifl bir insandan söz ediyor, ama onun beyni it dalafl›yla meflgul oldu¤u için alayc› bir dil kullanmay› da ihmal etmiyor. Fethullah’›n “CHA” ajans› menfleeli ve polis kaynakl› “özel haber”in amac› malum; Cumhurbaflkan› Sezer ile AKP (en genelde islamc›lar) aras›ndaki it dalafl›. Sezer’e vurufl yapmak için devrimcileri kullanmaktan onlar›n ahlak› rahats›z olmaz. Her yol mübah, her fley pazarda! Zulümmüfl, katliamm›fl, 107 ölümmüfl, bin günlük açl›km›fl... umurunda de¤ildir. Size, ölüm oruççular›n› tahliye edin, “affedin” diyen mi oldu? B›rakmasayd›n›z! Kanal 7 de bilir ki; direnifli k›rmak için baflvurulan yüzlerce yöntemden birisi ve en uzun sürelisi olarak gündeme geldi tahliyeler. Ama ne gam! O hesab›na bak›yor. Kanal 7 iktidar oldu, zulme karfl› oldu¤unu unuttu! AKP, en demokratik eylemlere vahflice sald›r›r, tabutlar› parçalar Kanal 7’nin ahlak› rahats›z olmaz. O da ayn› eylemlere “yasad›fl›” der. Daha dün düzenin “yasad›fl›” gördükleri aras›nda siz de vard›n›z. Ama flimdi iktidar o! Bir ölüm orucu gazisinin, daha fazla ölüm olmas›n diyerek can›ndan bir parça gördü¤ü 107 arkadafl›n›n ac›s›n› yüre¤ine gömüp temsili tabutlar›n› omuzlamas›n› anlamaz bu kafa. Utanma, edep kalmam›fl. Bu arada A. Hakan Coflkun’a da aferin! “Haks›zl›¤a karfl› olmaktan, islamc› solculuktan, adalettin” sözedeceksin, sonra it dalafl›nda devrimcileri alet edip hayas›zca hakk›n, hukukun ›rz›na geçeceksin; Aferin sana Ahmet Hakan Coflkun!
107 TABUTUN ÇA⁄RISI
lanm›fl flahin olup çok sevdi¤in, do¤up büyüdü¤ün da¤lara, Karadeniz’in yaylalar›na kanat ç›rpm›fls›n ve gökyüzündeki y›ld›zlardan birini kopar›p sevdam›z›n rengine bulay›p ilmek ilmek ifllemiflsin gö¤süne. K.Armutlu seni, sizleri düflünürken kendileriylede hesaplafl›r olmufllar. Hep kafalar›nda, ‹pek senelerdir da¤larda. Nas›l dayan›r? Ne yapar? Ne yer, ne içer? Nerelerde kimin köyüne u¤ray›p misafir kalm›flt›r? derler. Ve sen an an cevap vermiflsin yine bu sorulara, ö¤retmiflsin her birine. Sevdan›z› ve bitmeyen türkümüzü söylerken "elimde namusum, silah›m, gö¤sümde parlayan onurum, y›ld›z›m ve yüre¤im..." Kendini bilmez USA damgal›lar kaç kez almaya çal›flm›fllard›r bunlar› elinizden ya da vazgeçirmek istemifllerdir sevdan›zdan. Bedeniniz yere düflerse ‹pekler ölür sanm›fllar, hep kendilerini kand›r›rlar Sam Amca’n›n güdükleri. Ve hep oldu¤u ve olaca¤› gibi ‹pekler basm›fllar tetiklerine, "cesaretiniz varsa gelin, al›n, beden yere düflmeyle can teslim olmaz..!" Onursuzluk geleneklerini yine sürdürmüfller Sam Amca’n›n akbabalar› ve pervas›zca sald›rm›fllar bedenlerinize ve yine sanm›fllarki tetik çeken parmaklar›n›z› keserek kabuslar› azal›r... Cevap yeni ‹peklerden geldi. Sen ‹pek, da¤larda asla yere düflmeyecek bir bayrak. Bilirsiniz bir gidip bin gelece¤inizi. Topra¤›m›z›n verimini, bilgeli¤ini, sabr›n›, inanc›m›za yönelik ba¤l›l›¤›n›z› ve kararl›l›¤›m›z›n öncülerinin Pir Sultanlar, Bedreddinler ve Börklüceler ve Hakikat Bac›lar, Suphiler ve Nene Hatunlar ve Mahirler ve Niyaziler ve Sabolar....... oldu¤unu bilirdiniz. Türküler susmaz halaylar sürer diyerek dü¤ünümüzü sürdürdünüz ve ölümsüzler halaya dururken gö¤sünüzdeki y›ld›z mendiliniz oldu. Çünkü feda kufla¤›yd› ad›n›z. ... T›pk› gidiflinde oldu¤u gibi geliflin de sabah›n erken vaktinde. K›z›l gelinli¤ini giymifl, k›nas›n› yakm›flt›, anan, bac›n, saçlar›n› örmüfl, z›lg›tlar çekiyordu K.Armutlu. Küçükarmutlu halk›ndan bir arkadafl›
‹pek Da¤larda Bir Bayrak Sevgili ‹pek... Derlerdi ki, bir ‹pek’imiz vard›; Bir kara k›z›m›z, kara gözlü, uzun simsiyah saçl›, güler yüzlü ‹pek’imiz vard›. Sen anayd›n dosttun, herkesin dert orta¤›yd›n. Çocukla çocuk, büyükle büyük olurdun. K.Armutlu senin parçand›. Sevinçleriniz hüzünleriniz hep bir. Her direniflte senin eme¤in oldu¤u söyleniyor. Direnifl senin onurun, namusundu. Sende bayraklaflm›flt›. K.Armutlu'da gece konan evlerde göz nurun, çamurlu yollar›nda ayak izlerin vard›. K.Armutlu'nun köklerindeydin. K.Armutlu'ya yol mu yap›ld›, su mu getirildi, çocuklar için park m› kuruldu, elektrik, telefon mu... hepsinde senin eme¤in vard›. Eme¤ini cömertçe harcad›n. Bir ad›m geri durmadan, hep ileriye koflarak sevdan› Anadolu ve dünya halklar›na sundun. Anayd›n sen, çocuklar için bir baflka atard› yüre¤in. Bu çocuklar yaflamal› dermiflsin ve sevgini verdin onlara ay›rmaks›z›n. Hepsine açt›n yüre¤ini ve ba¤r›na bast›n. Bencil de¤ildin ki, sadece bugün demedin, yar›n var, yar›nlar›m›z var derdin. Daha da h›zland›rd›n ad›mlar›n›. Sonra büyüdün iyice ‹pek. Vatan ve halk sevdas›n›n arkas›nda durdun. Sevgili ‹pek ben hayal meyal hat›rl›yorum bunlar› ve seni... Ba¤›flla 96 Ölüm Orucu'nun bizlere b›rakt›¤› unutkanl›k niflan›ndan kaynakl›d›r. Çay sohbetlerinde kafama canland›rmaya çal›flt›m. Lakin yüre¤imizin aynas› demli çaylar› her yudumlay›fl›m›zda flekerin tad›nda, çay›n kokusunda sen vard›n ‹pek. Sohbetler seninle bafllar ve biterdi. fiimdi kimbilir nerede denir ama cevab› zaten bilinirdi. Çünkü sen giderken bütün sorular› cevaplam›fls›n. Gözünün nuru K.Armutlu'dan büyük ailemizle sevdam›z› kuflan›p doruklara tafl›mak için flah-
HKO Savaflç›lar›n› An›yoruz 26 Haziran 2003 tarihinde Tokat'ta ç›kan çat›flmada Murat POYRAZ ve Dursun ÖNDER isimli Halk Kurtulufl Ordusu savaflç›s› flehit düfltü. HKO savaflç›lar›n› sayg›yla an›yoruz, kavgalar›n› devrim kavgam›zda tafl›yaca¤›z. Maoist Komünist Partisi taraf›ndan yap›lan aç›klamada Murat POYRAZ’›n S›vasl› oldu¤u, 1995 y›l›nda gerillaya kat›ld›¤› belirtilirken, Dur-
Say› 67 49 6 Temmuz 2003
sun ÖNDER’in Ekim 2002 tarihinden bu yana gerilla olarak savaflt›¤› dile getirildi. Aç›klamada flöyle denildi: “Örgütlü ZOR ancak alternatif örgütlü ZOR'la alafla¤› edilebilir. Partimiz önderli¤indeki Halk Kurtulufl Ordusu, bu görevi icra etmek için vard›r... Sald›rganl›¤›n› en uç boyuta vard›ran egemen s›n›flar, Halk Savafl›n›n kudretli gücü karfl›s›nda "Ka¤›ttan Bir Kaplan" olduklar›n› mutlaka göreceklerdir.”
Çözün; TECR‹T‹ KALDIRIN!
BUSH’UN RÜYASINDAK‹ DÜNYA
köyün !Delisi Ya¤ Tenekeleri ve Meclisin S›n›fsal Niteli¤i
Say› 67 50
Patron ve toprak a¤as›, Halis Komili, geçen hafta milletvekillerine tenekelerle 20’fler kiloluk zeytinya¤ gönderdi. Ya¤lar, meclis personeli taraf›ndan her milletvekilinin odas›na tek tek da¤›t›ld›. Ad›yla san›yla ya¤c›l›k derler buna. Ama örnek tekil de¤il. ‹flte biri daha. Nokia da, “reklam amac›yla” her milletvekiline birer adet foto¤raf çeken Nokia cep telefonu ve buna ilaveten her birine ücretsiz konuflacaklar› befler sabit hat tahsis etmifl... Bu da aleni k›yakç›l›k. Bu meclisin niye hep tekelci burjuvalara, tekellere k›yak yasalar› ç›kard›¤› anlafl›l›yor. ‹flçide, memurda, köylüde zaten yok ki, bir de vekile tenekelerle ya¤ göndersin! Vekilleri kim beslerse, onlar da beslendikleri kap›ya hizmet ediyorlar.
6 Temmuz 2003
Ç‹ZG‹YLE
Koskoca Birleflik Devletler’in Baflkan›; adam kalkt› geçen dedi ki; “Ben Irak’ta kitle imha silah› demedim, silah programlar› var dedim!” Bütün dünya da inanacak! Amerika, biliyor ki, ancak saçma da, yalan da, demagoji de olsa, her dedi¤inin kabul edildi¤i bir dünyada imparatorluk kurabilir. Bombalar da, o aptal Amerikan kültürü de bunun için. Bush, tüm dünyay› en az kendisi kadar aptallaflt›rabilirse, hayalindeki dünyay› kurmufl olacak. Bombalar alt›nda bile, “emperyalizm de¤iflti”, bak›n özgürlük, demokrasi getiriyor...” diyen saçmal›¤a tüm dünyay› inand›rabilirse, tamam! O zaman dünya iflte yandaki gibi, huniyi takabilir. Neyse ki dünya bu komikli¤i kabul etmez.
ASKER‹ GÖBEK DANSI! Kara Kuvvetleri Komutanlı¤ı'nın 2212. kurulufl yıldönümünü generaller, askeri bando eflli¤inde göbek dans›yla kutlad›! Türbana karfl› göbek! Laiklik-fleriat kavgas› sürüyor!
TBMM’de CHP ile AKP milletvekilleri aras›nABD Aflk›! da “ABD-Türk Dostluk Grubu” baflkanl›¤› için tam anlam›yla büyük bir savafl yaflan›yor... Ar damarlar› çatlam›fl bir kere!