Bu Kaç›nc› Katliam?
Ekmek ve
Adalet Haftal›k Dergi / Say›: 59 / Tarih: 4 May›s 2003 / F‹YAT (KDV Dahil) 750 000
www.ekmekveadalet.com Mail:info@ekmekveadalet.com
OL‹GARfi‹ HALKIN YAfiAM HAKKINI YOKED‹YOR Depremle öldürüyor! Açl›kla öldürüyor! ‹nfazlarla öldürüyor! Onlar için bizim ölümlerimiz ucuzdur. F tipleriyle öldürüyor! Hay›r, ucuz olmad›¤›n› Trafikle öldürüyor! göstermeliyiz. ...... Öldürüyor! Biz halk›z. De¤erliyiz! .... Öldürüyor! .. Öldürüyor! Ekmek ve
Adalet
www.ekmekveadalet.com
info@ekmekveadalet.com
✔
1 May›s
Bingöl’de Deprem!
‹KT‹DAR ÖLDÜRÜYOR!
Bizimdir
Halk›z biz y e n i d e n d o ¤ a r › z ö l ü m l e rd e
Sab›r Çiçekleri "Önümüz boylu boyunca ba¤l›k bahçelik... Bahçenin en güzel çiçekleri sab›r çiçekleriymifl... Her bir çiçe¤in tohumunun dikilmesi için yüzy›llar›n bilgeli¤i gerekmifl. Sab›r çiçeklerinin menekfleleri, gülen çocuklar›n, yoksul çocuklar›n gözlerinden, ezilmiflli¤in perdesini kald›rarak dermifl, kendi özsuyu ile birlefltirip yapraklar›na ifllemifl... Özsuyu umudunu hiç yitirmeyen insanlar›n döktü¤ü kandan gelmeymifl. Hakl› bir dava u¤runa dökülen kandan al›nan özsuyu, özsuyunu almas›n› bilen çiçe¤i f›rt›nalarda bükülmez k›larm›fl. F›rt›nalarda bafl e¤meyen sab›r çiçekleri her f›rt›nadan güzelliklerine güzellik katarak ç›karm›fl. Çiçek dedi¤in süsten baflka neye yarar diye düflünen yan›l›r. Bizim bahçemizde gördü¤ümüz sab›r çiçekleri insano¤lunun bütün dertlerine deva bir ilac›n hammaddesiymifl... Yere bast›k toprak... toprakta kan›n gücü var... Gö¤e bakt›k yaprak... yaprakta halk›n sevgisinin rengi var. Topra¤a bast›k, yapra¤› aralad›k, gö¤e gözümüzü çevirdik. Sab›r çiçeklerini kanatlar›na yüklemek için bekleyen atefl kufllar›n› gördük. Biz kufldili bilen insanlardan de¤ildik. Ama kufllar bizdendi. Konufltuklar› dil bizim dilimizdi. Bütün insanlar›n dilinden ve derdinden anlad›klar› için ateflten bir kufl olup gö¤ün 9 kat üstüne varanlardand›... Yere bast›k toprak... toprakta kan›n gücü var. Gö¤e bakt›k flafak... fiafakta atefl kufllar›n›n k›z›l bantlar› var. Durduk dinledik... Atefl kufllar›n›n dilinden anlamak
istedik. Sab›r çiçeklerini atefl kufllar›n›n kanatlar›na yüklesek mi bilemedik... Bir yandan gözümüzün bakmaya, gönlümüzün sarmaya k›yamad›¤› görkemli sab›r çiçekleri, öbür yanda sab›r çiçeklerini kucaklamaya sab›rs›z atefl kufllar›... Yere bast›k toprak... Toprakta kan›n s›cakl›¤› var... Gö¤e bakt›k flafak.. fiafakta yükünü almak için bekleyen atefl kufllar›n›n k›z›ll›¤› var... Yere bast›k toprak... Topra¤›n sahibi halk. Gö¤e bakt›k flafak... fiafa¤›n sahibi halk. Gözümüzün bakmaya k›yamad›¤› sab›r çiçeklerini yükledik atefl kufllar›n›n kanatlar›na, topra¤›n ve flafa¤›n sahibine hediye ettik... bütün dertlere deva olsun dedik... Sab›r çiçekleri atefl kufllar›n›n aflk›yla yan›p tutuflmufllard› çoktan... Biz atefl kufllar›n›n kanatlar›na sevdayla, sevdayla yanm›fl yürek yükledik... Sab›r çiçeklerinin f›rt›na kuflu oluflunu gördük. Me¤er çiçekler sevdaya bulan›nca kanatlan›rm›fl... Yere bast›k toprak... toprakta sab›r çiçeklerinden ayr›lman›n hüznü var Gö¤e bakt›k flafak... flafakta sevdayla yananlar›n sevinci var. Avucumuzu açt›k bakt›k... Avucumuzda zafer çiçeklerinin tohumu var... Sab›r çiçekleri bize hediye etmifl de gitmifl fark ettirmemifl. Açt›k kollar›m›z›, saçt›k tohumlar›m›z›... Me¤er avucumuzdaki tohum kan›m›za ifllemifl... Bir de bakt›k ne görelim... Zafer orman› hem Anadolu'da, hem de bizim yüre¤imizde boy vermifl... Bu orman› yok etmeye kimsenin gücü yetmezmifl..."
Gülnihal Y›lmaz (Ölüm Orucu fiehidi)
Ekmek ve
Adalet
INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com
Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Ali Ercan Göko¤lu Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks:0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST
Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro
Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro
‹ngiltere: £ 2.5 Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro
E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com
Bürolar›m›z Akcadag Verlag- Odenwaldstr. 72 51105 Köln Tel: 0049 221 6906692 0049 221 6906693 Faks:0049 221 6906694 E-mail adresi: ekmekveadalet@t-online.de Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Telfaks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 154 K›z›lay Tel-faks: 0 312 417 39 11 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Telfaks: 0 326 223 87 18 Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatarla Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey Hopa:Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No:28 HOPA Tel-Faks:0 466 351 42 08
‹zmir- 3. Beyler Cad. 850. Sokak Yaparsoy ‹fl Han› No: 31/501 Konak Tel-faks: 0 232 446 27 96 Kocaeli- Hürriyet Caddesi Gakko Kervan Saray ‹flhan› Kat:7 No:79 Tel-Faks: 0 262 332 41 70 Malatya- Dabakhane Mah. Eskihalep Cad. Kardefller ‹flhan› Kat: 3 No: 15 Tel-faks: 0 422 325 24 61 Mersin- Kiremithane Mah. 4406 sk. Müzeyyen Boro ‹flhan› No: 9 kat: 1 Dair e 13 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Pustular iflhan› Kat:1 No:33 Tel-faks: 0462 322 20 88 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9
Ekmek ve Adalet Say› 59 ‹çindekiler 3... 5... 11... 12... 16... 19...
20... 24... 26... 28... 29... 30...
32... 34...
35... 36...
38... 39...
40... 42... 44... 46... 48... 49... 50...
Cephesiz 1 May›s Olmaz! 1 May›s bizimdir Deprem de¤il oligarflinin katliam› ‹flgalci zulmü katliamlarla sürüyor Irak halk› direniyor 28 fiubat’tan 23 Nisan’a... ‹flbirlikçilerin iktidar kavgas› Kontrgerilla Kuzey Irak’ta “Stratejik Müttefik”ine yakaland›! Bunlar yönetiyor! ‹flkencecinin gözyafllar› Irak yanl›fllar› Ulusal bir hareket ne yapmal›? Emekçilerden: Tekel özellefltirilemez! Vergi bar›fl› kimin cebinden? Tarihimiz onurumuzdur 33 y›ll›k iddia ve kararl›l›k Bölüm-7 Küba direnecek! Emperyalist “Yol Haritas›” Filistin halk›n›n direnifline çarpacak Emperyalist zulüm “Örgüt ABD ve NATO karfl›t›” Haklar ve Özgürlükler Cephesi bütün Türkiye’de 1 May›s alanlar›ndayd› Tek bafl›na... Asla yaln›z kalmamak! “Terör” demagojileri emperyalist tekelin hizmetinde TÜS‹AD da bir dernek TAYAD da bir dernek Türkiye’liler Irak halk›yla türkülerle bulufluyor Devrimci Sol Ana Davas› “Baflta Kürt sorunu olmak üzere...” Yurtd›fl›ndan: 3 bin yürek umudu ve flehitleri selamlad› Kahramanlar ölmez Köyün delisi
Cephesiz 1 May›s Olmaz! ‹nançlar›m›zla, kararl›l›¤›m›zla, kitleselli¤imizle, tabutlar›m›zla, k›z›l sancaklar›m›zla zaptettik alanlar›. Alanlar, bir cevapt›. Bizi katlederek yokedebilece¤ini düflünenlere bir cevapt›. Halklar› bombalarla, iflgallerle y›ld›rabilece¤ini sananlara bir cevapt›. Bizi “alanlara sokmama” hesab› yapanlara bir cevapt›. Cevapt› “tarihin sonu”nu ilan edenlere, cevapt› devrimin yolunu terkedenlere. Emperyalizme s›¤›nmadan, oligarflinin icazetini almadan varolunamayaca¤›n›n teorisini yapanlara cevapt›. Cevap; ba¤›ms›zl›k demokrasi ve sosyalizm için dalgalanan k›z›l bayraklard›. Cevap, halk›z biz yenilmeyiz diyen tabutlar›m›zdayd›. Cevap, oligarflinin, emperyalistlerin “terör listeleri”ne onbinlerle meydan okuyan kitlesellikteydi. 1 May›s mücadelesi y›l›n 364 günündeki mücadelelerden, hayat›n her alan›ndaki direnifllerden ba¤›ms›z de¤ildir. Bu mücadele devrimci mücadelenin bir parças›d›r. Böyle ele almayanlar tabii ki Akif Dalc›lar›n ad›n› a¤›zlar›na almazlar. Böyle ele almayanlar tabii ki imzalardan, k›z›l bayraklardan korkarlar. 1 May›s mücadelesi, anti-emperyalist, antioligarflik mücadeleden ba¤›ms›z de¤ildir. 1 May›s mücadelesi flehitlerimizden ayr› de¤ildir. 1 May›s mücadelesi F tipleri mücadelesinden ayr› de¤ildir. Böyle ele almayanlar için o sadece ve sadece içi boflalt›lm›fl bir flenlik günüdür, yasak savmad›r, “dostlar meydanlarda görsün” diye ç›karlar oralara. Hay›r, biz devrim mücadelesini bir ad›m daha ileriye götürebilmek için, devrimci örgütlenmeyi bir sokak, bir semt, bir flehir daha yayg›nlaflt›rabilmek için, ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm fliar›m›z› genifl kitlelere ulaflt›rabilmek için 1 May›s’ta alanlarday›z. 1 May›s alanlar›n› kazanmak, bunun için önemliydi bizim aç›m›zdan. Bunun için flehitler verdik. 1 May›s üç-befl sendikac›n›n de¤ildir. Hiç bir zaman da olmam›flt›r. Devletin tüm icazetine ra¤men, alanlar› onlar de¤il, biz kazand›k. Onlar salonlardan burunlar›n› ç›karmaya korkarken, biz 1 May›s alanlar›ndaki iflgalleri, kuflatmalara karfl› direniyorduk. fiehitler tutsaklar verdik alanlar› kazanabilmek için ve kazand›k. 1 May›s alanlar›, ezilen tüm halk›nd›r, devrimci, demokrat, vatansever tüm ilerici güçlerindir. Ama bu alanlar üzerinde bir “söz hakk›”ndan sözedilecekse, bu hak, herkesten önce de devrimcilerindir. fiehitlerle, tutsaklarla alanlara ç›kabilmenin bedelini devrimciler ödedi. Alanlardaki o koca kürsüler, bizim ödedi¤imiz bedeller sayesinde kurulabiliyor. Bütün bunlara ra¤men birileri kalk›p, “flunlar 1 May›s gösterilerine kat›lamaz” diyemez, onbinleri görmezden gelemez. Akif Dalc›lar› ve onun bayra¤›n› tafl›yanlar› yok sayamaz. Biz var›z ve yokedilemeyiz. Biz var›z ve yok say›lamay›z. Y›l›n 365 gününün her an›nda atefl alt›nda, bask›lar, yasaklar aras›nda sürdürdü¤ümüz mücadelenin, can bedeli direnifllerimizin bir sonucu olarak alanlara onbinleri tafl›yoruz. Peki, düzenin her türlü izninden, icazetinden, hatta deste¤inden yararlanan sendikalar niye tafl›yam›yor? Sendikalar niye bu hale gelmifltir? Niye 1 May›s’ta flalterleri indiremiyorlar? niye flalterleri indirip “1 May›s yasallafls›n” bayra¤›n› yük-
seltemiyorlar? Yüzbinlerce üyesi olan sendikalar bak›n alanlara kaç kifli getirmifller? Bunu sorgulamayacaklar m›? Bunu sorgulamayanlar, bu durumlar›n› görmezden gelenler, hangi hakla ve hangi yüzle bir de alanlar› sahiplenmeye kalk›p, baflkalar›na “yasak” koymaya cüret edebilirler? Evet, dost düflman, herkesin teslim etti¤i gibi, biz farkl›yd›k alanlarda. Bu yaln›zca bir “görsellik” fark› de¤ildi. Kavgan›n içindeki yerimizin farkl›l›¤›d›r. Bizim kortejlerimizdeki disiplin kavgam›z›n disiplini, kortejlerimizdeki vakurluk, kavgam›z›n vakurlu¤udur. Kortejlerimizdeki coflku, emperyalizmin ve oligarflinin karfl›s›nda direnmenin, onlara meydan okuyabilme cüretine sahip olman›n coflkusudur. Hiç bir fley rastlant›sal de¤ildir. Bu kortejlerde, 33 y›ll›k bir mücadelenin birikimi vard›r. 33 y›ll›k mücadelenin de¤erleri vard›r. Bu kortejlerdekiler, ellerinde tafl›d›klar› k›z›l bayraklar›n anlam›n›, omuzlar›nda tafl›d›klar› simgesel tabutlar›n a¤›rl›¤›n› bilen ve hissedenlerdir. Gün gelir, bayraklar›m›zla k›z›llaflan alanlar, kan›m›zla da k›z›llaflabilir. Bunu bilmeyenler ve bunu göze almayanlar, sadece k›z›l bayrak tafl›may› taklit ederek hiç bir yere varamazlar. 33 y›ll›k onurlu tarihin tafl›y›c›s› Haklar Gün gelir, bayraklar›m›zla ve Özgürlükler k›z›llaflan alanlar, kan›m›z- Cephesi kortejleriyle olsa olsa ancak la da k›z›llaflabilir. Bunu bilmeyenler ve göze alma- biçimsel bir benzerlik sa¤lam›fl olurlar. yanlar, sadece k›z›l bayrak 1 May›s mücadeletafl›may› taklit ederek hiç si, devrim ve sosbir yere varamazlar. yalizm mücadelesinin bir parças› ola1 May›s üç-befl sendikarak, 80 y›l› aflan bir c›n›n de¤ildir. Alanlar› on- tarihe sahiptir. 1920’lerin TKP’sinlar de¤il, biz kazand›k. den T‹P’e kadar Marksist-Leninistler embelli dönemlerde devrimi ve sosyalizperyalizme karfl› ba¤›mmi savunmufl bir s›zl›k, faflizme karfl› deçok kesim yer almokrasi, kapitalizme karm›flt›r bu kavgan›n fl› sosyalizm hedefinde içinde. Bayrak 30 nettirler. K›z›l bayraklar y›l› aflk›n süredir revizyonizme, reforbu netli¤in sembolüdür. mizme sapmadan, ‹flte bu nedenledir ki, statükolara hapsolpratik olarak oldu¤u gibi, madan, reformizideolojik olarak da 1 Ma- me, düzen içi güçlere yedeklenme-
y›s bizimdir.
den anti-emperyalist, anti-oligarflik mücadelenin sürdürücüsü olan Türkiye’nin MarksistLeninistlerindedir. Marksist-Leninistler emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k, faflizme karfl› demokrasi, kapitalizme karfl› sosyalizm hedefinde nettirler. K›z›l bayraklar bu netli¤in sembolüdür. Emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k yerine ba¤›ms›zl›k olmadan demokrasinin, halk›n iktidar›ndaki demokrasi yerine Avrupa demokrasisinin savunucusu olanlar, sosyalizmi cüretle savunmak yerine “baflka bir dünya mümkün” belirsizli¤ine kaçanlar, proletaryan›n, yani sosyalizmi ve giderek s›n›fs›z bir toplumu yaratacak olanlar›n bayram›nda ancak tali bir güç olarak, deyim yerindeyse misafir olarak vard›rlar. ‹flte bu nedenledir ki, pratik olarak oldu¤u gibi, ideolojik olarak da 1 May›s bizimdir. Bizi infazlarla, katliamlarla, F tipleriyle yokedemeyenler, yok sayma politikas› izliyor. burjuva medya, y›llard›r yap›yor bunu. O meydanlarda ne kadar “medyatik” sahne varsa, gazetelerine, televizyonlar›na onlar› tafl›rken onbinlerin yürüdü¤ü devrimci kortejleri göstermiyor. Gösterdi¤inde ise “terör, yasad›fl› örgüt” demagojileriyle provokatif haberler yap›yor. Bunun “sosyalizm öldü, devrimler bitti...” diyen, “halk›n düzene karfl› mücadelesini” sindirip düzen içi kanallara çekmeye çal›flan karfl›-devrimciler için anlafl›l›r bir yan› vard›r. Ama 1 May›slar›n öncesinde, organizasyonunda ve sonras›nda ayn› yok sayma politikas›na baflvuran sol, devrimci, demokrat, ilerici güçler için bir aç›klamas› olamaz. Solda, oligarfliyle paralel olarak yürütülen “yok sayma” politikas›na son verilmelidir. Sadece 1 May›s’la s›n›rl› ele al›rsak bile, Türkiye gerçe¤i ortadad›r. Bizsiz 1 May›s olmaz, 1 May›slar bizsiz bir mücadele günü olmaz. Düflünün; devrimciler, flehitler vermeyi, her y›l yüzlerce tutsak vermeyi göze almasalard›, flimdi, sendikac›lar, reformistler, ya hala salonlardan d›flar› ç›kam›yor olacakt›, ya da oligarflinin izniyle ç›kt›klar› 1 May›s alanlar› tam da oligarflinin istedi¤i gibi “karnaval”, lunapark meydanlar›na dönecekti. Bu hiç bir zaman mümkün olmayacak. Çünkü biz var›z ve yokedilemeyiz. Biz oldu¤umuz için, Türkiye’nin dört bir yan›nda alanlar ezilenlerin öfkeli ad›mlar›yla sars›lmaya, alanlar›m›zda kurtulufla kadar, ba¤›ms›zl›¤›n, demokrasinin ve sosyalizmin sesi yank›lanmaya devam edecek.
1 May›s Bizimdir Yer Gök K›z›l Alanlar› Kazananlar Türkiye’nin Dörtbir Yan›nda Alanlardayd›
lükler Cephesi vard›. Cephe kortejleri görselli¤i, kitleselli¤i, disiplini, coflkusu, öfkesi ile dostlar›m›z›, tüm halk›m›z› yine sevindirdi. “‹flte bu biziz” dedirtti, “bu devrim için yürüyenlerin ayak sesleri” diyerek selamlad› kortejlerimizi.
K›z›l Sancaklar Önümüzde... ‹stanbul’daki miting Abide-i Hürriyet meydan›ndayd›. Sabah›n erken saatlerinde itibaren yürüyüfl güzergahlar›nda toplanan onbinlerin "Yaflas›n 1 May›s" sloganlar› hiç susmad›. Sendikalar›n bir k›sm› ve baz› partiler fiiflli yönünde toplan›rken, 1 May›s’› devrimci özüne uygun selamlayanlar Perpa yönündeydi. 7 bin kiflilik korteji ile DEHAP ile birlikte alan›n en kitlesel kortejini oluflturan Haklar ve Özgürlükler Cephesi de Perpa yönünden alana girifl için kortej oluflturdu. Burada iki saate yak›n bekleyen binlerce kifli pankartlar›, flamalar›, dövizleriyle, "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz", "Mahir, Hüseyin, Ulafl, Kurtulufla Kadar Savafl" sloganlar›yla Türkiye devrim tarihinin en görkemli direnifllerini hayk›rd›.
Türkiye’nin dört bir yan›nda alanlar onbinlerle doldu. Onbinlerce emekçi, devrimci, demokrat, ilerici 1 May›s Dünya Emekçiler Günü’nü büyük bir coflku, kararl›l›k ve sahiplenme ile kutlad›. K›z›ld› meydanlar›m›z. Çünkü k›z›l devrimin, zulme isyan›n, sosyalizmin rengiydi. Vatan›m›za k›z›l gelinli¤i giydirece¤imiz günü mufltulayan, o coflkuyla yürekleri ›s›tan, umudu büyüten sancaklar›m›z, k›z›lbayraklar›m›z, öfkemizi nak›fllad›¤›m›z k›z›l pankartlar›m›z bir kez daha devrimcilerin bu ülke topraklar›na kök salm›fll›¤›n› duyurdu, dosta düflmana. Katliamlarla, F tipleriyle, ölümle, zulümle, tecritle bizi yokedeceklerini zannedenler, bir daha alanlarda k›z›lbayraklar›m›z› dalgaland›ramayaca¤›m›z› düflünenler yine yan›ld›. Yine alanlarda biz vard›k. Yine alanlarda yüzlerce kahraman flehidimizin, tutsaklar›m›z›n sesi vard›. Yafll›lar›m›z, gençlerimiz, çocuklar›m›z, kad›nlar›m›z, erkeklerimizle, Türk’ü, Kürt’ü, Arap’›, Laz’›, Çerkes’i ile Türkiye’yi tafl›d›k kortejlerimize. ‹stanbul’dan, Anadolu’nun neresinde meydanlara ç›k›lm›flsa orada biz vard›k, Haklar ve Özgür-
Kortejlerin harekete geçmesi ile birlikte Haklar ve Özgürlükler Cephesi korteji yüzlerce metrelik yolu k›z›la boyad›. En önde Haklar ve Özgürlükler Cephesi pankart›, arkas›nda 1 May›s’› kanlar›yla kazanan 1 May›s flehitlerinden M. Akif Dalc›’n›n devasa resmi. May›s '77 flehitleri, 1 May›s 1988 flehitleri Öztürk Acari ve Salih Kul, M. Akif Dalc›, 1 May›s 1993 flehitleri U¤ur Yaflar K›l›ç ve fiengül Y›ld›ran, 1996 flehitleri Yalç›n Levent ve Ahmet Özdemir kortejin içine yay›layarak alana ak›yorlar. Abide-i Hürriyet’in gökyüzüne Anadolu halk›n›n isyan›n›n ›fl›klar›n› saçan sancak ekibi ise görkemi ve disiplinli yürüyüflü ile herkesin ilgi oda¤›. Beyaz gömlek, siyah pantolon ve ‘Che bereleri’ ile 250 kiflilik k›z›l sancakl›lar›n arkas›ndan ise "Biz Geliyoruz" pankart›yla yürüyen çocuklar, ve onlar›n arkas›ndan omuzlar› yüzlerce flehidimizi tafl›m›ktan nas›r tutmufl TAYAD’l› aileler. Tafl›d›klar› "Amerika ve ‹flbirlikçilerine Karfl› BirleflelimTAYAD'l› Aileler" pankart›n›n arkas›ndan omuzlar›nda k›z›la sar›lm›fl 15 temsili tabutla flehitlerimiz. Bu kava flehitlerle yürüyor, sözle de¤il. Bu alanlar, sadece y›lda bir kere ç›k›larak kazan›lm›yor. Türkiye devrim mücadelesinin bir parças› 1 May›s. Ve o kavgan›n en önünde yürüyen onlar. Y›llard›r alanlar› hiç terk etmediler. Kahramanlar kervan›na kat›ld›klar› andan itibaren, resimleriyle, k›z›l pankartlara ifllenmifl adlar›yla hep alanlarda oldular. Yine oradayd›lar, yine omuzbafl›n›zday›z dediler onbinlerce emekçiye. Tabutlar›n arkas›ndan her biri bir tarihsel dönemi simgeleyen flehitlerin resimleri.
Resim kortejinin en önünde K›z›ldere Direnifli'ni simgeleyen Mahir Çayan'›n onlarca resmiyle oluflan Mahir Çayan korteji. Onun arkas›nda 12 Temmuz Direnifli'ni simgeleyen Niyazi Ayd›n resimleriyle Niyazi Ayd›n korteji, 16-17 Nisan Direnifli'nde emekçilerin orak çekiçli bayra¤›n› ‹stanbul’un semalar›nda dalgaland›ran Sabahat Karatafl yine resimleriyle birlikte kortejde. Ve 19 Aral›k Direnifli. Tutuflan beden, devrim için kavrulan yürek, binlerce yüre¤i tutuflturan k›v›lc›m olan Fidan Kalflen’le selaml›yor onbinleri. Dünya tarihinde efli görülmedik bir destan haline gelen Ölüm Orucu Direnifli, iki çocu¤unu halk›na emanet ederek flehit düflen fedakarl›k timsali emekçi kad›n›m›z fienay Hano¤lu resimlerinden oluflturulan kortejle aram›zda. Her resim kortejnin önünde s›ras›yla bir “Haklar ve Özgürlükler Cephesi”, bir “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” pankart›. Ve halk›n her kesiminden korteje gelen, alanlar›n› tafl›d›klar› pankartlarla ifade eden, gecekondulular, gençlik, devrimci gazeteciler, memurlar, iflçiler, hukukçular, sanatç›lar... 7 bin kiflilik bir k›z›lbayrak denizi oluflturuyor. Dillerinde sloganlar›, ellerinde dalgalanan binlerce k›z›lbayraklar› ile alan› k›z›la boyamak, 1 May›s bizimdir, 1 May›s k›z›ld›r demek için meydana dalga dalga yürüyorlar. Yürüyüfl kolu alana yaklaflt›kça sloganlar daha bir coflkulu at›l›yor. "Yaflas›n 1 May›s- Biji Yek Gulan", "Kahrolsun ABD Emperyalizmi", "Kahrolsun ABD ‹flbirlikçi AKP", "Katil ABD Ortado¤u'dan Defol", "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir", "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz", "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez", "Tecrit Ölümdür Ölümleri Durdurun", "Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z" ve her mitingin en
gür at›lan sloganlar›; umudun ad›n›n hayk›r›ld›¤› sloganlar. Miting, kitlenin alana toplanmas›yla birlikte Tertip Komitesinden Musa Çam'›n aç›l›fl konuflmas›yla bafllad›. S›ras›yla Türk-‹fl ad›na Salih K›l›ç, Hak-‹fl ad›na Salih Muslu, D‹SK ad›na Süleyman Çelebi, KESK ad›na Sami Evren'in konuflmalar›n›n ard›ndan ortak metin okundu. Konuflmalar›n ard›ndan MKM, Mehmet Gümüfl, Onur Ak›n ve Ferhat Tunç türküleriyle alan› coflturdu. 2003 1 May›s’› 50 bine yak›n kat›l›mla ad›na yarafl›r flekilde coflkuyla kutland›.
‹flgal Alt›ndaki Irak Bayraklar› K›z›lbayraklar›m›zla Yanyana Ankara'da bu y›l 1 May›s mitingine yaklafl›k 7 bin kifli kat›ld›. Gar önünde toplanarak S›hhiye Meydan›'na yürüyen binlerce kifli en s›k ABD emperyalizmini protesto eden sloganlar› hayk›rd›. Haklar ve Özgürlükler Cephesi 500 kiflilik korteji, k›z›lbayraklar› ile yanyana tafl›d›¤› Irak bayraklar› ile enternasyonalist dayan›flman›n örne¤ini sergiledi. Haklar ve Özgürlükler Cephesi pankart›n›n ard›ndan Ankara’da da M. Akif Dalc›'n›n büyük bir resmi meydana tafl›nd›. Yine baflkentte de siyah pantalon beyaz gömlek, y›ld›zl› bereleri ile sancak korteji "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankart›n›n önünde coflkuyu büyüten bir kararl›l›¤›n simgesiydi. TAYAD'l› Aileler, "Amerika ve ‹flbirlikçilerine Karfl› Birleflelim" pankart›yla, Ankara Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Giriflimi, Memur Dergisi, Ankara Gençlik Derne¤i kendi pankartlar› ile Cephe korteji içinde yeral›rken, TAYAD kortejinde
Say› 59 7 4 May›s 2003
göl halk›n›n yan›nda olunurken, sloganlarda devrimci coflku doruktayd›. Mitingte gençlik örgütlenmeleri en kalabal›k ve coflkulu kortejleri olufltururken genel kat›l›m 3500 civar›nda oldu. Sivas'ta 800 kiflinin kat›ld›¤› mitingte polisin Gençlik Derne¤i’nin alana giriflini engelleme çabalar› bofla ç›kar›ld›. 100 kifli ile 1 May›s kutlamas›na kat›lan Sivas Gençlik Derne¤i "Amerika ve ‹flbirlikçilerine Karfl› Birleflelim" pankart› ve çok say›da k›z›lbayrakla ozanlar› yakan kente, sosyalizmin k›z›ll›¤›n› tafl›d›. Miting esnas›nda Gençlik Derne¤i pankart› arkas›ndaki kitle s›k s›k "Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl", "Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z", "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez", "YÖK'ü YEK De¤il Yok Edece¤iz" ve "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz" sloganlar› att›.
Akdeniz Sloganlar›m›zla ‹nledi ölüm orucu flehitlerini simgeleyen tabutlar zulmün baflkentinde hayk›r›yordu; bizi katledebilirsiniz, ama tüketemezsiniz.
Say› 59 8 4 May›s 2003
"‹flgalci ABD ‹flbirlikçi AKP", "Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede" sloganlar›, flehit resimleri ile alanda yerini alan Cephe korteji burada da ABD bayra¤› ve dolar yakarak Amerikan emperyalizmine karfl› halklar›n öfkesinin sesi oldu. "Titre Oligarfli Parti- Cephe Geliyor" slogan›n›n çevrede bulunan yüzlerce insan taraf›ndan coflkuyla alk›flland›¤› gözlenirken, yaklafl›k 10 bin kiflinin kat›ld›¤› miting konuflmalar›n ard›ndan söylenen marfllarla sona erdi.
1 May›s flehidi Akif Dalc› Adana’da düzenlenen mitingte de Cephe korteji ile birlikte alandayd›. Partiler, sendikalar ve DKÖ’ler mitinge kat›l›rken, Haklar ve Özgürlükler Cephesi t›pk› ‹stanbul ve Ankara’da oldu¤u gibi Dalc›’n›n büyük resmi, "Amerika ve ‹flbirlikçilerine Karfl› Birleflelim" pankart›, Mahir Çayan, Sabahat Karatafl, Niyazi Ayd›n, fienay Hano¤lu ve Gültekin Koç'un resimleri, "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankart› ile yaklafl›k 300 kiflilik kortej oluflturdu. K›z›lbayrakl› kortejin U¤ur Mumcu Meydan›'n› k›z›llaflt›rd›¤› mitingte, Adana Gençlik Derne¤i, ‹mamo¤lu E¤itim-Sen de Cephe kortejindeki yerlerini ald›lar.
Eskiflehir’de Gençlik Derne¤i’nin yüz kifli ile kat›ld›¤› mitingte 2 km’lik güzergah sloganlarla yüründü. Eskiflehir Gençlik Derne¤inin “Amerika ve iflbirlikçilerine karfl› birleflelim” pankart›yla kat›ld›¤› yürüyüflte “Yine deprem ölen yine halk, Bingöl halk› ac›lar›n›z› paylafl›yoruz” dövizleriyle Bin-
Yürüyüfl boyunca "Yaflas›n Halk›n Adaleti", "Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl" sloganlar› s›k s›k at›l›rken, umudun sloganlar› coflkunun doru¤a ç›kmas›na neden oldu. Tertip komitesi ad›na Güven Bo¤a’n›n yapt›¤› konuflman›n ard›ndan söylenen marfllarla miting sona erdi.
"Biz Geliyoruz" onlar. Onlar yoksul halk›n gelece¤i, onlar yoksul halk›n devrim umudunun yar›nki mirasç›lar›. Gecekondulular›n, iflçilerin, memurlar›n çocuklar›d›r onlar. Onlar›n “biz geliyoruz” dedi¤i yerde, bir halk hareketini yoketmek mümkün mü?
Çocuklar›m›z... Yüzleri benzemez burjuvalar›n çocuklar›na, elleri benzemez onlara. Oligarflinin politikac›lar›n›n nutuklar›ndaki çocuklardan de¤ildir
“Analar, bac›lar, kardefller, çocuklar, onlar›n çocuklar›, kaç y›l geçerse geçsin, neye malolursa olsun, direnece¤iz ve kazanaca¤›z” demifltik. Sözümüzün teminat› “biz geliyoruz” diyen çocuklar›m›zd›r. Onlar gelecek, düflenin elinden sancaklar›n› devral›p yürüyüflü sürdürecekler. Sancak belki onlar›n eliyle, belki onlar›n çocuklar›n›n eliyle dikilecek oligarflinin burçlar›na. Ama mutlaka dikilecek.
1 May›s Pikni¤i Haklar ve Özgürlükler Cephesi 1 May›s’a haz›rlan›rken ‹stanbul Kemerburgaz’da 2 bin beflyüz kiflinin kat›ld›¤› bir piknik düzenledi. Grup Liman, Grup S›la, Ercan Ayd›n ve Grup Yorum'un türküleri ve marfllar› ile coflan binlerce kifli, “biz bir aileyiz” sözünün resmini çizdi. Ahmet Kulaks›z’›n konuflmas›, Irak halk›yla dayan›flmaya giden Eylül ve Cihan’›n anlat›mlar› ile coflku doru¤a ç›karken, 1 May›s’›n coflkusuyla halaylara duruldu. Zehra Kulaks›z Ölüm Orucu Ekibi’nin ard›ndan, Gültekin Koç Ölüm Orcu Ekibinin de 10. ölüm orucu ekibi olarak direnifli büyütmek için haz›rland›¤›n›n duyurulmas› ise “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz” sloganlar›yla selamland›. Mersin'de Bingöl depremi mitingin sönük geçmesine neden olurken, 150 kiflilik Haklar ve Özgürlükler Cephesi kortejinde Mersin Gençlik Derne¤i de yerini ald›. Mitinge 6 bin kifli kat›ld›. Hatay’da yaklafl›k 3500 kiflinin kat›ld›¤› mitingte Haklar ve Özgürlükler Cephesi 500 kifliyle, k›z›l bayraklar›, pankartlar› ve sloganlar› ile alandayd›. Mitingte Arap halk›n›n öfkesi Amerikan iflgalcilerine yönelirken, coflku umudun sloganlar›y-
DALCI'n›n Elindeki Tafl Elimizde
1989 1 May›s'›nda 1 May›s meydan›n› kazanma mücadelesinin flehidi Mehmet Akif Dalc›, 30 Nisan günü, katledildi¤i yerde an›ld›. Haklar ve Özgürlükler Cephesi taraf›ndan yap›lan anmaya kat›lanlar, ertesi günü yap›lacak 1 May›s’a coflkunu, kararl›l›¤›n› tafl›yaca¤›z sözü verirken, yap›lan aç›klamada 1977’den, 1989’a, 1996 flehitlerine, 1 May›s’›n kanla, canla kazan›ld›¤› dile getirildi. Aç›klamada ayr›ca Mehmet Akif Dalc›’n›n dejenere edilmek, bir bayrama dönüfltürülmek istenen 1 May›s’›n karfl›s›na barikat oldu¤u vurguland›. Ve “bugün 1 May›s'lar alanlarda kutlanabiliyorsa, bu Dalc›'lar sayesindedir.” denildi. Eylemde, "Mehmet Akif Dalc›'n›n Bilinciyle 1 May›s'a" dövizleri tafl›nd›, "Mehmet Akif Dalc› Ölümsüzdür" solganlar› at›ld›.
la dile getirildi. Antalya’da 5 bin kiflinin kat›ld›¤› mitingte Gençlik Derne¤i "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankartlar›yla mitingteki yerini ald›.
Karadeniz Dalga Dalga Trabzon TEDAfi yokuflunda toplanan yaklafl›k 1000 kifli Meydan Park›'na do¤ru yürüyüfle geçti. Sendika, dernek ve partiler pankart ve sloganlar› ile yürüyüfle kat›l›rken, Haklar ve Özgürlükler Cephesi "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" pankart› ile yerini ald›. Deprem nedeniyle siyah kurdalelar›n tafl›nd›¤› ve slogan ve marfllar›n söylenmedi mitingte, bu kez öfke, kararl›l›k sessiz ve sert ad›mlarda ifadesini buldu. Karadenizin bir baflka yeri, Artvin Hopa’da ise 500 kiflinin kat›ld›¤› bir mitingi gerçeklefltirildi. Bütün kentlerde oldu¤u gibi devrimcilerin hakim oldu¤u mitingte Haklar ve Özgürlükler Cephesi, "Hakl›y›z Kazanaca¤›z" ve "Kurtuluflumuz Amerika ve ‹flbirlikçilerine Karfl› Kavgada" pankartlar› tafl›d›, "Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede", "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz" sloganlar›n› hayk›rd›. Konuflman›n ard›ndan 1 May›s marfl› ile son bulurken, uzun bir aradan sonra ilk kez miting düzenlenen Artvin’den de sloganlar yükseldi. Artvin ‹l Merkezi'nde düzenlenen mitinge kat›lan bin kifli “Yaflas›n 1 May›s” sloganlar›n› hep bir a¤›zdan hayk›rd›. Samsun’daki kutlamalarda ise polis sald›r›s› vard›. Haklar ve Özgürlükler Cephesi pankart›na sald›ran polis 12 kifliyi “bu pankart›n yasak oldu¤u” uydurmas›yla gözalt›na al›nd›. Daha sonra Koordinasyon kortejine sald›ran polis buradan da çok say›da kifliyi gözalt›na ald›. Gözalt›lar›n serbest b›rak›lmas› için kortejin önünde oturma eylemi yapanlar ise sendikac›lar›n tehditleri ile kald›r›ld›. Düzenlenen mitingte ise 800 kifli vard›. Gözalt›lara,
Say› 59 9 4 May›s 2003
derne¤in müzik grubunun marfllar› ile alanda 2 bin kiflinin içinde bulundu¤u miting, Mu¤la Milas, ‹zmir’de düzenlenen mitinge kat›lmayanlar›n düzenledi¤i 1 May›s kutlamas›, Akdeniz bölgesinden elimize ulaflan di¤er eylemlerdi.
Malatya’da Sald›r› ve Direnifl
tüm engellemelere ra¤men Haklar ve Özgürlükler Cephesi, Samsun Gençlik Derne¤i, Amasya Gençlik Derne¤i, "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz", "Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z", "F Tipi Üniversite ‹stemiyoruz", "Devrime Meflale Bizim Kad›nlar›m›z", "Heryer Irak Hepimiz Irak'l›y›z", "Yaflas›n Filistin Direniflimiz" ve "Mobil Santral Kanl› Sermaye" sloganlar›yla mitingteki yerlerini ald›lar. Say› 59 10 4 May›s 2003
Madenci kenti Zonguldak'ta ise 10 bin kifli kat›ld› mitinge. Haklar ve Özgürlükler Cephesi, “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” pankart›yla, Zonguldak Gençlik Derne¤i ise “Yaflas›n 1 May›s” pankartlar›yla mitingte yerlerini al›rken, Cephe korteji coflkusuyla madencilerle kaynaflt›. “Ege denizi karar›nca da¤lar uykuya dalar Yine ›ss›z ovalarda isyan ateflleri yanar”
Ege Bizimle K›z›llaflt› ‹zmir'de düzenlenen 1 May›s mitingi coflku içinde 15 bin kiflinin kat›l›m› ile gerçekleflti. Gündo¤du meydan›na yürüyüfle geçenler aras›nda Haklar ve Özgürlükler Cephesi k›z›lbayraklar›, flehit resimleri ve sembolik tabutuylar›, disiplini ve coflkusuyla, 700 kiflilik kortej oluflturdu. Mitinge kat›lanlar›n yer yer alk›fllar›yla karfl›lanan Cephe kortejinde tafl›nan “1 may›s'› Dalc›larla Kazand›k Dalc›larla Büyütece¤iz”, “Hakl›y›z Kazanaca¤›z”, “Amerikan Emperyalizmine ve ‹flbirlikçilerine Karfl› Birleflelim” pankartlar›na sloganlar ve Gündo¤du marfl› efllik etti. Alana umudun sloganlar› ve alk›fllarla giren Cephe korteji ABD bayra¤›n› yakarak emperyalizmi lanetledi. 1 May›s üzerine yap›lan konuflmalar›n ve marfllar›n ard›ndan miting sona erdi. Bal›kesir’de Gençlik Derne¤i’nin de yer ald›¤› miting, Burdur’da Gençlik Derne¤i’nin "Amerika ve ‹flbirlikçilerine Karfl› Birleflelim" pankart› ve
Bingöl depremi bahane gösterilerek Do¤u’daki bütün mitinglerin iptal edelmisenin ard›ndan Malatya’da Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin tertip komitesini ikna etmesi ile hem 1 May›’s› kutlama hem de depremde ölenleri anma karar› al›nd›. Emekçi Meydan›’na yürüyen kitleye sald›ran polis Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nden 250 kifliyi döverek, pankartlar›na, bayraklar›na el koyarak gözalt›na ald›. Sald›r›n›n ard›ndan Cepheliler yürüyüflte yer alan 1500 kiflinin oturma eylemine geçmesini sa¤layarak gözalt›lar›n serbest b›rak›lmas›n› talep etti. Gözalt›na al›nanlardan 200’ü serbest b›rakt›r›l›rken, Haklar ve Özgürlükler Cephesi pankarts›z, bayraks›zd›, ama yine fiili mitingin en coflkulu, kitlesel grubuydu. Kararl›l›k polisin moralini bozarken, dostlar›m›z›, halk›m›z› sevindirdi. Malatya Haklar ve Özgürlükler Cephesi Dalc›’n›n ruhunu böylece Kürt topraklar›na tafl›d›.
1 May›s’a Do¤ru... 1 May›s Pikni¤i: Ankara Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin 1 May›s pikni¤ine kat›lan 200 kifli, flair Mehmet Özer, Ankara Gençlik Derne¤i fiiir Toplulu¤u ve ‹dilcan Kültür Merkezi Müzik Grubunun fliir ve türküleriyle 1 May›s’a do¤ru coflkuyu yükseltti. BES 1 May›s Ça¤r›s›: BES Ankara flubeleri taraf›ndan, 200 kiflinin kat›ld›¤›, 1 May›s’a ça¤r› amaçl› bir etkinlik düzenlendi. 1 May›s'a ça¤r›n›n yap›ld›¤› ve 1 May›s'›n tarihçesinin anlat›ld›¤› etkinlikte ‹KM Müzik Toplulu¤u da türkü ve marfllar›yla yer ald›. Ankara Gençli¤i 1 May›s’a Ça¤r› Yapt›: Ankara Üniversitesi’nde 1 May›s ça¤r›s› etkinli¤i yap›ld›. Ankara Gençlik Derne¤i, Emek Gençli¤i, Kald›raç ve Özgür Gençlik'ten oluflan grup E¤itim Bilimleri Fakültesi önünden alk›fllarla yürüyerek Milli Piyango Yurdu önünde ‹KM Müzik Toplulu¤u’nun da kat›ld›¤› bir etkinlikle gençli¤i 1 May›s’a ça¤›rd›. Bask›lar: Dergimizin ‹zmir ve Gaziantep bürolar› 1 May›s öncesi polis taraf›ndan bas›larak gözda¤› verilmek istendi. ‹zmir Tav›r dergisi bürosunun da bas›ld›¤› polis teröründe ‹zmir büromuz, içeride kimsenin bulunmad›¤› saatte kap›lar› k›r›larak içeri girilmek suretiyle tam bir haydutluk sergilendi. Bursa’da Anadolu Haklar ve Özgürlükler Cephesi imzal› yasal 1 May›s afiflini asan Serkan fienol, Kavgam fiarkl› ve tesadüfen orada bulunan Özgür Çay isimli üç kifli keyfi flekilde gözalt›na al›nd›. Afiflin yasak olmad›¤›n› bilerek yap›lan gözalt›n›n ard›ndan savc›l›k üç kifliyi de serbest b›rakt›.
Deprem De¤il Oligarflinin Katliam›
Yaflam Hakk›m›z Yokedilmifltir Yine deprem, yine yüzden fazla can›m›z Bingöl’de topra¤a gömüldü. Halk›m›za baflsa¤l›¤› diliyoruz. Hiçkimse art›k kader, afet diyemez. Oligarflinin aç›k katliam›, cinayeti. Bu ülkeyi yöneten bütün sorumlular cinayetten, halk› katletmekten yarg›lanmal›d›r. Oligarfli halk›n yaflam hakk›n› yoketmifltir. Yaflam hakk›m›z› yokedenler yönetiyor bu ülkeyi. Ony›llard›r depremler oluyor, onbinlerce insan›m›z katlediliyor. Art›k Türkiye’nin neresinde, tahmini hangi zamanda, hangi fliddette deprem olaca¤› bilinmekte, bilim adamlar› Körfez depreminden beri bas bas ba¤›rmakta. Bu bilinmesine ra¤men, en küçük bir yat›r›m, al›nan en küçük bir önlem yoktur. Her deprem sonras›nda depremi tart›flmaktan midesi bulan›r hale geldi insanlar›m›z›n. Hiçbir karfl›l›¤› olmayan, yat›r›ma dönüflmeyen, tedbiri al›nmayan tart›flmalar›n hiçbir anlam› yoktur. Onlar sadece silahlanmaya, orduya, polise, M‹T’e, güvenli¤e yat›r›m yaparlar. Uçaklar, katrilyonluk Avacsklar, tanklar, toplar al›r bizi katlederler. Halk›n paras›n› halk› katletmek, sindirmek, korkutmak, örgütlenmesini engellemek için kullan›rlar. Hortumculara trilyonlar aktar›r, mütahitlere peflkefl çeker çocuklar›m›z› yat›l› okullar›n enkazlar› alt›nda katlederler. Okulda, evde, iflyerinde, köyümüzde, kentlerimizde, hapishanelerde hiçbir yerde cangüvenli¤imiz, yaflam hakk›m›z›n güvenli¤i yoktur. Katlederler, sonra gelip “geçmifl olsun, bafl›n›z sa¤olsun” derler. “Geçmifl olsun”.... ‹ktidar, bu düzenin yetkilileri bunu söylediklerinde, biz sizi katletmeye devam edece¤iz, geçmifl olsun, unutun, yenisini bekleyin diyordur. AKP ya da baflka bir parti, bu gerçek art›k tescillidir. Hiçbiri bizim yaflam hakk›m›z› düflünmez. Bizi depremle, selle, sa¤l›ks›zl›kla, açl›kla, iflsizlikle öldürürler. Ony›llard›r bu gerçekleri anlat›yoruz. Bunun için bize her türlü bask›y› uyguluyor oligarfli. Halk›n insan gibi yaflama hakk›n› savunmak, bask›n›n, yasaklar›n gerekçesi oluyor. ‹flte gerçek herkesin gözleri önünde. Onlar için bizim ölümlerimiz ucuzdur, de¤er-
sizdir. T›pk› Irak halk›n›n ölümlerinin Amerika için ucuz oldu¤u gibi. Hay›r ucuz olmad›¤›n› göstermeliyiz. Biz halk›z, de¤erliyiz. Yaflam hakk›m›z› korumak için örgütlenelim. Yakalar›na yap›flal›m. Hesap soral›m. Biz yakalar›na yap›flmazsak, hesap sormazsak, bunun için örgütlenmezsek onlar katletmeye devam edecekler. Biz kurbanl›k koyunlar gibi kendi ölümümüzü bekleyenler olmamal›y›z. Bize kendi ölümümüz beklemeyi dayat›yor bu ülkeyi yönetenler. Beklersek ölümlerimizin sonu hiç gelmeyecek. Bu ne bir tespit, ne bir tahmin. Bugünün Türkiyesinde ç›r›lç›plak bir gerçek.
Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i
Erdo¤an GÜLER An›ld› Ölüm orucu flehidi Erdo¤an Güler, Salihli'de mezar› bafl›nda an›ld›. 25 Nisan günü yap›lan anmaya ‹zmir'den TAYAD’l›lar kat›ld›. Erdo¤an Güler'in ailesini ziyaret eden TAYAD’l›lar daha sonra Erdo¤an Güler'in mezar› bafl›nda bir anma gerçeklefltirdi. Sayg› duruflunun ard›ndan "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz”, “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez”, sloganlar› at›ld› ve Bize Ölüm Yok marfl› söylendi.
Say› 59 11 4 May›s 2003
Amerikan iflgal ve katliam›
‹flgalci Zulmü Katliamlarla Sürüyor
Irak Halk› Direniyor ‹flgalin mimarlar›ndan Donald Rumsfeld zafer kazanm›fl komutan havas›nda Ba¤dat’a ayak bast›. O alayc›, afla¤›layan üslubuyla, yalan ve demagojileriyle Irak’a özgürlük götürdüklerinden sözetti. ‹flgalci askerler “voov...” u¤uldamalar› aras›nda alk›fllad›lar Rumsfeld’i. Ama yine alk›fllayan Irakl› bulamad›lar. Irakl›lara yönelik radyodan yay›nlanmak üzere bant kayd› yapan Donald Rumsfeld, “buraya el koymaya gelmedik” dedi ve ekledi, “milisleri ve eski yönetimdekileri bize ihbar edin”. Bir iflgalci baflka ne isteyebilirdi ki! “Biz bu ülkeyi sadece k›sa bir süre için iflgal ediyoruz.” (Türkiye, 29 Nisan) diyen Donald Rumsfeld, “özgürlük götürme”nin yalan oldu¤unu itiraf ederken, Irak halk› özgürlük götürme masallar›na hiç inanmad› zaten.
Say› 59 12 4 May›s 2003
Direnen halk gerçe¤i her geçen gün kendini dayat›yor. Emperyalist medya gizleyebilir, direniflleri, halk›n tepkilerini, iflgalcinin türlü türlü zulmünü duyurmayabilir, ama halk orada ve yafl›yor tüm bunlar›. Ve giderek direniflini iflgalciye dayatmaya devam edecektir.
Halka Gözda¤› ‹çin 4 Bin Yanki Daha Halk›n direnifli büyüdükçe, iflgalcinin zulmü de çeflitli biçimlerde art›yar. Katliamlar, iflkenceler, afla¤›lamalar, tutuklamalar art›yor. Halk›n tepkisi karfl›s›nda iflgalci yüzü daha da teflhir olan Amerika, bu nedenle Ba¤dat’a 4 bin asker takviye gönderme karar› ald›. Piyade ve askeri polislerden oluflan takviye güçle birlikte Ba¤dat’ta 12 bin olan (tüm Irak’ta
150 bin) yanki say›s› 15 bine ç›kacak. Amerikan Tümgenerali Glenn Webster, Irak'taki tek hakim güç olmakta kararl› olduklar›n› söylerken bir Amerikan gazetesinde yer alan haber asl›nda gerçe¤i daha net ifade ediyordu. Christian Science Monitör gazetesine aç›klama yapan bir Amerikan yetkilisinin takviye gücü gönderme amaçlar›n› aç›klarken söyledikleri, hem çaresizli¤in, hem özgürlük masal›n›n, hem de iflgalcinin gerçek yüzünün de ifadesi oldu: “Takviye birlikler, Amerikan aleyhtar› gösterileri cayd›rman›n yan›s›ra Irakl›lara iflgalin iyi niyetli oldu¤u mesaj›n› vermek hedeflidir.” (Hürriyet, 1 May›s) “‹yi niyetli iflgal” saçmal›¤›n› geçin, hani Irakl›lar gösteri yaparak Amerikan›n götürdü¤ü özgürlü¤ün nimetlerini kullan›yordu? Demek ki, s›n›ra dayand›. Üç befl protestoyla kalsa Amerika hiç rahats›z olmad›¤› gibi, bunu özgürlük propagandalar›n›n malzemesi yapacakt›. Oysa protestolar›n yayg›nl›¤› ve at›lan sloganlar ve yer yer çat›flmalara dönüflen gösteriler tüm bunlar›n büyük bir direniflin ön habercileri oldu¤unu da gösteriyor. O zaman götürdü¤ü “özgürlü¤ü” asker zoruyla almakta sak›nca yok! Ne de olsa emperyalizmin özgürlük s›n›rlar› bu; ç›karlar nerede riske girerse, özgürlük orada biter. Kendi ülkelerinde de böyle, iflgal ettikleri Irak’ta da.
Katliamlar Direnifli, Öfkeyi Büyütüyor Geçti¤imiz hafta içinde iki büyük katliam gerçekleflti. Bunlardan biri Ba¤dat merkezine 20 km uzakl›ktaki Zeferaniye’deki bir Amerikan cephanele¤inde gerçekleflti. Cephanelikte meydana gelen patlama sonras› füze ve bombalar›n f›rlamas› sonucu etrafta onlarca ev hasar görürken bir ev tamamen çöktü. Katliamda 40 kifli ölürken, yüze yak›n Irakl› yaraland›. Amerika katliam›, “cephaneli¤e iflaret fifle¤i at›ld›, kaza oldu” yalanlar›yla gizlemeye çal›flsa da halk gerçe¤i biliyor, görüyordu. Öfke iflgalcilere yöneldi. ‹flgalciler katlettiklerine “yard›m” ad›yla bölgeye geldiklerinde halk›n öfkesinden nasibini ald›lar ve silahl› ve tafll› sald›r›ya u¤rayan Amerikan askerlerinden ço¤u yaraland›. Ancak öfke bununla dinmedi, dinemezdi. Bu kez binlerce kifli Ba¤dat merkezine yürüyerek Firdevs oteli önünde gösteri yapt› ve katliam› protesto etti. Zeferaniye katliam›n›n duyulmas› üzerine, Ba¤dat’›n di¤er bölgelerinde de ABD iflgaline karfl› eylemler düzenlendi. T›pk› cephanelik katliam›ndaki gibi Ba¤dat’›n
50 km güneyindeki Felluce kentinde Amerika’y› protesto eden halk›n üzerine atefl açan iflgalciler 20 kifli katletti, 100’e yak›n Irakl›y› yaralad›.
‹flgalci ‹srail, Direnen Filistin Manzaralar› fiimdi Irak’ta Yaflan›yor Felluce kentinde 29 Nisan günü meydana gelen katliam, ayn› zamanda Ortado¤u’nun bir baflka iflgal alt›ndaki topra¤›nda, Filistin’de yaflanan görüntüler yafland›. Kentteki okulu iflgal eden ve halk›n evini dürbünlerle “röntgenleyen” iflgalcileri protesto eden, ço¤unlu¤u çocuk Irakl›lar Amerikan tanklar›n› tafllad›. ‹flgalcilerin cevab›, t›pk› ‹srail gibi kurflun oldu. Tafla karfl›n kurflun alçakl›¤› iflgalcilerin karakteriydi. Zulüm olmadan iflgal süremez. Tanklara tafl atan çocuklar ‹srail tarz› kurflunlan›rken, 6's› çocuk 18 kifli katledildi 75 kifli yaraland›. Katledilenlerin cenaze töreninde de öfke büyüktü. "Ruhumuz, kan›m›z siz flehitlere feda olsun" sloganlar›, iflgali protesto eden hayk›r›fllar yine zulmün kurflunlar›yla karfl›land›. ABD karfl›t› sloganlara kurflunla karfl›l›k veren iflgalciler kimisi a¤›r 7 kifliyi yaralad›. Aç›k ki, Amerika’y› protesto edenlere, iflgale hay›r diyenlere “ders” vermek istiyordu iflgalciler. ‹srail’in y›llard›r yapamad›¤›n› yapaca¤›n› zannediyordu oysa. 30 Nisan’daki gösteriler bunu perçinleyen bir katliama daha sahne oldu. Katliam› protesto eden halk›n üzerine yine atefl aç›ld› ve iki Irakl› daha katledildi. ‹flgalci, kendine ‹srail’i örnek alm›flt›, iflgal alt›ndakilerin alaca¤› örnek de belliydi; Y›llard›r zulme bafle¤memenin ve her koflulda direnmenin sembolü haline gelen Filistinliler. 1 May›s günü, yankilerin bulundu¤u karargaha el bombal› sald›r› düzenlendi, sald›r›da resmi aç›klamalara göre 7 Amerikan askeri yaraland›. Ertesi günü ise halk›n “defolun” sloganlar› aras›nda iflgalciler kasabay› terk etmek zorunda kald›. Direnifl bir mevzi kazanm›flt›. ‹flgalin, zulmün oldu¤u yerde direnifl daha da büyüyecektir, kimsenin kuflkusu olmas›n. ‹flgalcinin zulmünün, afla¤›lamalar›n›n büyümesi, takviye askerler göndermesi bu geliflimi engelleyemez. Aksine h›zland›racakt›r. ‹srail bunun en aç›k örne¤idir. Irak halk› bir Filistin halk› olabilir mi, bu ayr›ca tart›fl›labilir, ancak zulüm büydükçe direnifl de büyüyecektir. ‹flgalcinin yok bize atefl edildi o yüzden atefl ettik yalanlar› Filistin’de ‹srail’in düfltü¤ü duruma düflmesini engelleyemez. Tüm dünya iflgalcinin zulmüne her gün daha aç›k tan›k olacakt›r.
“Kurtulufl Savafl› Bafllatacaklar” Bu sözler, Irak’ta iki ay kald›ktan sonra dönen ‹ngiliz gazeteci Robert Fisk’e ait. Gözlemlerinin
‹flgale Karfl› Halk Direnifli “Amerika Irak’tan ç›k”: Irak’ta kukla hükümet kurma toplant›s›n›n ikincisi 28 Nisan günü Ba¤dat’ta düzenlendi. Toplant›y› protesto eden ço¤unlu¤u fiii binlerce kifli, ellerinde “‹flgalcilere Irak’ta yer yok”, “Amerika Irak’tan ç›k” pankartlar› açarak gösteri düzenlediler. Gösteri ABD tanklar›n›n gölgesinde gerçeklefltirildi. Tikrit’te Kitlesel ve Silahl› Direnifl: Kuzeydeki Tikrit kentinde, Saddam’a destek gösterisi düzenlendi. Gösteri Amerikan tanklar› ile da¤›t›l›rken, duvarlara yaz›lan Saddam yaz›lar› silindi. Gösteri yapan fiiiler için “özgürlü¤ü kullan›yorlar” diyen Amerika’n›n “özgürlü¤ü” Saddam’a sahiplenmeyi içermiyor demek ki! Bu arada Tikrit’te bir Amerikan kontrol noktas›na atefl aç›ld›. Pusuya düflen iki z›rhl› araçtaki bir yanki öldü, biri yaraland›. ABD olay› “kaza” olarak adland›rmaya devam ediyor!
En Anlaml› 1 May›s: Dünyadaki en anlaml› 1 May›slardan biri Ba¤dat’tayd›. Firdevs meydan›nda toplanan Irak Komünist Partililer, Amerikan iflgalinin son bulmas›n›, Irak halk›n›n kendi kaderini kendisinin tayin etmesini isteyen pankartlar tafl›d›lar. ‹flgal alt›nda gerçeklefltirilen ve k›z›l bayraklar›n dalgaland›r›ld›¤› 1 may›s gösterisine yüzlerce Irakl› kat›ld›. Din adamlar›ndan direnifl ça¤r›s›: fiiilerin ard›ndan Sünni din adamlar› da iflgale karfl› direnifl ça¤r›lar› yap›yor. Sünnilerin en önemli dini otoritelerinden Ba¤dat'taki Ebu Hanife Camii'nin imam› ‹brahim el Azami, Cuma hutbesinde, fiii, Sünni, Arap, Kürt, ay›r›m› yapmadan bütün Irak halk›n› Amerikan iflgaline hay›r demeye ça¤›rd›.
Say› 59 13 4 May›s 2003
Amerikan sald›rganl›¤› sürüyor “Fransa Cezaland›r›lacak”: ABD D›fliflleri Bakan› Powell, Fransa’n›n Amerka’y› Irak'a karfl› sald›r›da desteklememesinin sonuçlar›na katlanaca¤›n› aç›klad›. “Terörü destekleyen ülkeler, terörist ülkeler...”den sonra Amerika flimdi de, iflgal ve katliamlar›na destek vermeyen ülkeleri de “liste”ye al›yor. Sald›rganl›k politikas› elbette tek bafl›na iflgalle, katliamlarla somutlanm›yor. Tüm bunlar›n amac› dize getirmek, Amerikan imparatorlu¤una boyun e¤dirmek oldu¤una göre, ayn› amaçla baflka yöntemler de kullan›labilir. Özellikle Avrupa emperyalistlerine karfl› bu aflamada geçerli olan da iflte bu “baflka yöntemler”dir. Nedir mesela? Ekonomik, siyasi ambargolar, diplomatik s›k›flt›rmalar vb. Fransa’ya baflta NATO’daki fonksiyonunun azalt›lmas› olmak üzere bir dizi “yapt›r›m” tart›fl›l›yor. Tehdit, gözda¤› herkese yönelmeye devam edecek.
Say› 59 14 4 May›s 2003
Teröre karfl› savafl sürecek: Irak iflgalinin planlay›c›lar›ndan “karanl›klar prensi” Richard Perle, ABD'nin sald›rganl›k politikas›n›n devam edece¤ini aç›klad›. Malumun teyid edilmesi olan bu aç›klamada da demagoji “teröre karfl› savafl”. Silah tekelleri tam kapasite: Pentagon, binlerce Irakl›y› katleden ve katliam› gizleme amaçl› olarak “ak›ll› bomba” ad› verilen bombalar›n stokunu tüketti ve silah tekeli Boeing'e 30 bin adet acil silah siparifli verdi. Peki nas›l tükendi bu stoklar? Ço¤u Türkiye hava sahas› kullan›larak Irak halk›n›n tepesine ya¤d›r›ld›. fiimdi baflka hedefler için yeniden stoklanacaklar, sonra baflka bir halk katledilecek. Bu arada silah tekellerinin kasalar›na halklar›n kanlar› dolar olarak akacak. Kitle imha silahlar› masal›: Irak iflgalini “kitle imha silahlar›” bahanesine dayand›rm›flt› Amerika. Bahane oldu¤unu tüm dünya bilmesine ra¤men, öteki emperyalistler iflgali onaylad›lar, flimdi ABD’yi s›k›flt›rmak için “nerede silahlar” diye soruyorlar. Bush da cevap veriyor: "Yok etmifl, saklam›fl ya da baflka bir yere götürmüfl olabilirler!..” Nas›l olsa iflgal gerçekleflti, bahaneye ihtiyaç yok. Mesela “Saddam’›n silahlar›n›” Suriye’de, ‹ran’da veya hedef baflka bir ülkede aramaya ihtiyaç var!
sonucunu de¤erlendirdi¤i NTVMSNBC sitesindeki uzun röportaj›nda direnifli öne ç›kar›yor Fisk ve durumu flöyle özetliyor: “E¤er bir savafl ç›kacaksa, Sünniler ve fiiiler aras›nda olmayacak. Sünnilerle fiiiler Amerika'ya karfl› kurtulufl savafl› bafllatacaklar. Kan›mca zaten bu savafl devam ediyor. Kürtler bu savaflta farkl› bir durumdalar, ancak Sünni ve fiii Araplar kendi içlerinde iflgalcilerden kurtulmak için birleflecekler.” Bunun do¤rulu¤unu, ABD’nin huzur bulamayaca¤›n› anlamak için birkaç örnek ekleyelim: Sömürge valisi Garner, fiiilerin gösterilerinin örgütlülü¤ünü itiraf ediyor. BBC’nin haberine göre Basra’daki ‹ngiliz iflgalci gücünün komutan› Graham Binns, “halk›n ‹ngiliz kuvvetlerine karfl› isyan edebilece¤ini” itiraf ediyor ve uzun vadede bunun silahl› direnifle dönüflece¤ini dile getiriyor. Necef, Kerbela baflta olmak üzere, bir çok kentte ve Ba¤dat'›n özellikle fiii mahallelerinde, yönetim yerel liderlerin ve mahalle komitelerinin elinde. Ülkenin de¤iflik yerlerinde ABD askerlerine yönelik tek tek silahl› bombal› sald›r›lar düzenleniyor. Filistinliler gibi iflgalciyi tafllama manzaralar› sadece Felluce ile s›n›rl› kalm›yor. Amerikan kuklas› Ahmet Çelebi, iflgalcinin orta¤› Barzani ve ABD hükümetine kat›lmaktan sözeden Ahmed el Kubeysi gibileri dahi iflgalin sona erdirilmesinden sözetmek zorunda kal›yor. ‹flgalci halk› kontrol alt›na alamad›kça zulmünü büyütüyor, zulüm daha fazla direnifli gelifltiriyor. Ve daha bunlara eklenebilecek onlarca geliflmenin yafland›¤›, iflgalin kesin olarak reddedildi¤i böyle bir ortamda yönetemeyece¤i aç›kken, Amerika, “hükümet kurma toplant›lar›” ile oyun oynamaya devam ediyor.
Hükümet Kurma Toplant›lar› ‹flgali Meflrulaflt›ram›yor Afganistan’da da böylesi toplant›lar yapm›fl, hükümet kurmufllard›. Kabil’in d›fl›nda hükmü olmayan kukla hükümete ve iflgalcilere yönelik sald›r›lar son günlerde artmakla kalmad›, Taliban taban›n› oluflturan Pefltun güçlerin PakistanAfganistan s›n›r›na yak›n Copan bölgesindeki Zabol kentini ele geçirmesine engel olamad›. Irak’ta da bir hükümet kuracaklard›r, ama nas›l yönetecek, bunu da görece¤iz. Ya ba¤›ms›zl›k bayra¤›n› yükseltecek, iflgale karfl› ç›kacak ya da halkla iliflkisi olmayan bir kukla olarak çürüyüp gidecek. Üçüncü alternatif yok. ‹flgalcinin tercihi aç›k. Nas›l bir devlet, nas›l bir sistem istediklerini alenen söylüyorlar, flöyle olacak, böyle olmayacak. Peki kim verdi sana bu yetkiyi? Bu da m› yoksa o meflhur uluslararas› anlaflmalarda iflgalciye tan›nan “haklardan” birisi?
Sonuncusunu 28 Nisan’da büyük koruma alt›nda gerçekleflen toplant›da d›flar›dan duyulan slogan sesleri bu çabalar›n halk›n duvar›na çarpaca¤›n› dile getiriyor. Halk ayn› anda d›flar›da iflgale hay›r diyor, Amerika defol diyor. ‹flgalci öyle aciz ki, yeterince iflbirlikçi bulamam›fl sürgündeki 150 Irakl›y›, geçici yönetim kurma çal›flmalar›na kat›lmalar› için Ba¤dat'a yolluyor. Öyle ya, flimdi Irakl›lar da onlar› kucaklar! En son gönderdikleri iflbirlikçi fiii lider cami avlusuna kadar ç›kabilmiflti sadece! ‹flgal valili¤i, “Irakl›”larla perdelenmek isteniyor. Bütün manevralar, toplant›lar bunun için. “Irak yönetimi” demagojiden ibaret. O toplant›lardan Irak’› yönetmeyi uman Çelebiler, Kürt milliyetçiler, kimi fiii gruplar da gerçekte yöneten olamayacaklard›r. Rumsfeld’in Kerbela'da, Necef'te iflgale karfl› yükselen sesi “önemsiz az›nl›k, bir kaç çapulcunun sesi” olarak nitelemesi onun Irak’ta kuraca¤› hükümetin ipuçlar›n› da veriyor. Malumun ilan› olsa da belirtelim; halka birkaç çapulcu diyen, yar›n onun seçimine de birkaç çapulcunun oyu diyecektir. Dün Afganistan’da “demokrasi” bekleyenler hala bekliyor, bugün “Irak’ta demokrasi” bekleyenler de çok bekleyecekler! Ama flu kesin ki; Osmanl› istilas› döneminde en fazla “vali yiyen vilayet” olarak bilinen Ba¤dat, er geç Amerikan valisini de “yemesini” bilecektir. ‹flgal kolay oldu, ama meflrulaflt›rmak hiç de kolay olmayacak.
Amerikan özgürlü¤ünün resmidir!
“Özgürlefltirilmifl” topraklarda Amerikan tahakkümü! ‹flgalci ve Kürtler aras›ndaki iliflkilerin gelecekte nas›l flekillenece¤ine iliflkin kafa yoranlara bugünlerde kimi veriler sunuyor iflgalciler. Amerikan güçleri ile Musul’da Barzani’ye ba¤l› peflmergeler aras›nda yaflananlar ilk örnek oldu. Barzani güçlerine müdahale eden Amerikal›lar, peflmergelerin silahlar›n› b›rakmalar›n› istedi. Sadece komutanlar›n›n çevresinde azalt›lm›fl say›da silahl› korumaya izin vereceklerini söyleyen Amerikal›lar, PDK ve YNK peflmergelerinin gündüzleri silahla devriye gezmelerini ve nöbet tutmalar›n› yasaklad›. Amerikal› Albay Joe Anderson, tan›d›klar› sürede PDK ve YNK peflmergelerinin Musul çevresinde silahs›zlanmamas› durumunda “silahl› görülen olursa, silah zoruyla silahs›zland›r›laca¤›n›” aç›klad›. (29 Nisan, bas›n) Tehdit karfl›s›nda Kürt güçleri geri çekildi. ‹flgalci, kendisi d›fl›nda hiçbir gücün bölgede egemen güç olmas›na izin vermez. Bu emperyalizmin do¤as›na ayk›r›d›r. “Kazanç” diye gösterilenler, ABD’nin izin verdi¤i kadar, halklar›n kan› karfl›l›¤› elde edilenlerden ibarettir. Silahs›zland›rman›n ne anlama geldi¤ini anlatmayaca¤›z burada ancak, ülkemizdeki Kürt milliyetçili¤inin ABD iflgalini onaylamakta ve iflgali “özgürlük getirme” diye meflrulaflt›rmakta çok aceleci davrand›¤›, Barzanileri bile geride b›rakt›¤› aç›k. Peki “Musul ve Kerkük halk›n elinde” diyenlerin bu tablo karfl›s›nda en az›ndan utanmas›, yüzünün k›zarmas›, geliflmeleri do¤ru tahlil edemedi¤inin özelefltirisini vermesi gerekir. Kürtlerin bölgelerinin ne kadar özgürlefltikleri ortada!
Norveçli bir gazeteci çekti bu resmi. iflgalciler “h›rs›zl›k yapacaklar›ndan” flüphelendikleri 4 Irakl›y› sokakta ç›r›lç›plak soyup yürüttü. Amerikal› Te¤men “evet yapt›k” dedi. ‹flgalcinin halk› afla¤›lama yöntemlerinden sadece biriydi bu. Sadece onlar kuflkulanm›fllard› ya, bu yeterdi. Kendi h›rs›zl›klar›n› böyle unutturamad›klar› gibi (iflgalin birkaç saati içinde askerlerin milyoner oldu¤unu yazan ABD bas›n›n›n haberleri de küçük h›rs›zl›ktand›r), bu görüntülerle, Irakl›lar›n vücutlar›n› numaralayarak, bafllar›na kukaleta geçirerek, gö¤üslerine yaz›lar yazarak emperyalist demokrasinin, özgürlü¤ün resmini sunarlar tüm dünyaya.
‹flgalciyle birlikte hareket eden Barzani’nin bugün, “ABD-‹ngiliz güçleri ülkede kal›rsa, iflgal gücü olarak görülecekler” demesi her ne kadar pratikte çok bir anlam tafl›masa da, Irak’taki egemen havan›n da ifadesidir. fiiisinden Sünnisine, Arab›na herkes iflgale karfl› ç›karken, Kürtler uzun süre iflgalciyle birlikte haraket etmekte zorlanacakt›r. Çelebi’nin bile göstermelik de olsa iflgalden sözetti¤i yerde kimse bunun d›fl›nda kalamaz. Bu arada PDK ve YNK yasakç›l›¤› erken ö¤rendi. ABD ile birlikte yapt›klar› toplant›da Musul’da bulunan islamc› örgütlerin yasad›fl› ilan edilmesi karar› al›nd›. Kimin yasalar›na göre? ‹flgalcinin yasalar›na.
Say› 59 15 4 May›s 2003
28 fiubat’dan 23 Nisan’a... ‹flbirlikçilerin ‹ktidar Kavgas› ✔ CHP “devletcili¤i”nden, AKP “teslimiyetçili¤i”nden kim, ne bekleyebilir? ✔ Laiklik-fleriatç›l›k kavgas›, halk›n kavgas›, demokrasi-gericilik kavgas› de¤ildir. ✔ Bu kavgaya ortak olanlar, düzenin manevralar›n›n aleti olmaktan kurtulamazlar.
23 Nisan resepsiyonunda “Münevver Ar›nç’›n türban›” vesilesiyle gündem bir kez daha “laiklik-fleriat” tart›flmas›na döndürüldü. 30 Nisan’daki MGK toplant›s› bir çok kesimde 28 fiubat benzeri beklentiler yaratt›. “‹ki taraf”tan sözediliyor. MGK toplant›s› “iki taraf aras›ndaki” bir kap›flma biçiminde yans›t›l›yor. Peki neyin “taraf›” bunlar? Say› 59 16 4 May›s 2003
Bunlar bu ülkedeki iktidar odaklar› de¤il mi? Bunlar›n ikisi de düzenin taraf›ndan de¤il mi? “Taraf”lardan biri Genelkurmay ve CHP. Di¤er “taraf” ise AKP. Amerika’yla suç ortakl›¤›nda, hortumcular› affetmekte, IMF programlar›n› uygulamakta aralar›nda “kriz” ç›kmayan bu “taraf”lar, türban üzerinden neyin kavgas›n› yap›yorlar, hesaplar› ne? Türban aldatmacad›r. AKP hala “islami” kimlikle
Provokasyon Haberleri Gazetelerde, bu s›ralar peflpefle bir yerlerden dikte ettirildi¤i belli haberler yay›nlan›yor: “365 militan Türkiye’ye girdi...” “onlarca canl› bomba s›n›rlar›m›zda”, “Irak ordusundan kalan a¤›r silahlarla donanm›fl gruplar içeriye s›zd›”... Haberler yalan olunca, birinde “girdi¤i” söylenen militanlar, bir baflka gazetenin haberinde “girmeye haz›rlan›yor” oluyor. Bu haberler provokasyon haberleridir. ‹nfazlar›n, katliamlar›n, kaybetmelerin, yeni bask› ve yasaklar›n gerekçe yap›lmak istendi¤i aç›kt›r. OHAL, s›k›yönetim mant›¤›ndan hiç vazgeçmeyen oligarflinin ordusu ve polisi, bu tür haberlerle, haklar ve özgürlükler üzerindeki keyfi gasplar›n› sürdürmek istemektedirler.
ilgisi oldu¤unun propagandas›n› yapmak için türban› kullan›yor. Genelkurmay ise, hükümetler üzerinde bask› kurmak ve genel olarak bask›c› düzenini sürdürmek için gerektikçe “türban”lar›, “sar›k”lar› gündeme getiriyor. Klasik “komünizm, bölücülük, fleriat tehlikesi” üzerine flekillenen bask› politikalar›n› sürdürüyor. 28 fiubat’ta da Genelkurmay aç›s›ndan sorun ayn›yd›. D›fl politikada s›n›r tan›maz bir Amerikan iflbirlikçili¤i, içte her türlü bask› ve katliamc›l›¤› varl›k nedeni olarak gören Genelkurmay, bunun önünde flu veya bu nedenle pürüz ç›kartabilecek düzen güçlerine karfl› çeflitli biçimlere bürünen darbe ve muht›ralarla müdahaleyi sürdürmektedir. Laiklik-fleriat kavgas› olarak sunulan kavga, iflbirlikçiler aras› bir çeliflkidir; sorun iktidarda kimin nas›l, ne kadar pay alaca¤› kavgas›d›r. Laiklik-fleriat kavgas›, dinci bir düzen kurmak isteyenlerle demokratik düzen savunucular›n›n kavgas› de¤ildir. Çünkü esas›nda, düzen konusunda her iki “taraf” da büyük ölçüde “ittifak” halindedir. Faflist düzeni sürdürmekte hemfikirdirler. Pratikte de bunu yap›yorlar zaten.
Gerici-faflist kadrolaflma bu devletin tabiat› gere¤idir “Münevver Ar›nç’›n türban›” çeliflkinin a盤a ç›kt›¤› nokta. ‹flbirlikçilerin iktidar kavgas›n›n somutland›¤› iki konu var: Birincisi; AKP hükümetinin yurtd›fl›ndaki Fettullah okullar›n›n ve Milli Görüfl teflkilat›n›n büyükelçilikler taraf›ndan desteklenmesi, protokole dahil edilmesi do¤rultusundaki genelgesi. ‹kincisi; Çeflitli devlet kurumlar›ndaki AKP kadrolaflmas›. AKP’nin “dinci” kadrolar› bir çok kuruma yerlefltir-
di¤i bir gerçek. Ama Genelkurmay için temeldeki sorun bu de¤ildir. Bu, “iktidar kavgas›nda” AKP’yi güçlendirece¤i için önemlidir. De¤ilse, günü gelir, ayn› kadrolar› atayan bizzat Genelkurmay da olabilir; geçmiflte oldu¤u gibi. Bunun olabilirli¤ini görmek için 12 Eylül’ün tarikatlar›n önünü nas›l açt›¤›n›, MHP-MSP’li kadrolar› nas›l devletin önemli noktalar›na yerlefltirdi-
Sivil General Deniz Baykal
Darbeci CHP Halk›n sözcülü¤ünü üstlenmeyen CHP, generallerin borazanl›¤›n› yap›yor. Açl›k, iflsizlik içindeki, bask›, zulüm alt›ndaki halk›n sözcülü¤ünü üstlenmeyen muhalefet partisi CHP, generallerin borazanl›¤›n› yap›yor. Bak›n Baykal’›n yapt›¤› aç›klamaya: “23 Nisan’daki tav›rlar herkes için uyar›c›. Önce dikkat çekece¤iz, sonra uyar› yapaca¤›z, en son alarm verece¤iz. Birinci ›fl›k yand›.” (Milliyet, 28 Nisan) Darbeci bir general mi, yoksa siyasi parti baflkan› m›, farks›z. AKP’yi “darbe”yle tehdit ediyor. CHP milletvekilleri aras›ndaki demokrat, hatta “sosyalist” etiketli vekillerin sesi ç›km›yor. 23 Nisan resepsiyonunu “protesto”yla yetinmeyen CHP, önümüzdeki günlerde de Anadolu’da mitingler yaparak, halka AKP'yi flikayet edip, fleriat tehlikesini anlatacakm›fl... AKP’nin Amerikan iflgal ve katliam›n› destekleyen politikalar›na karfl›, bir kez olsun meydanlara ç›kt› m› CHP? Hay›r! Çünkü o zaman Amerika’y› da karfl›s›na alm›fl olacakt›. Amerikan iflbirlikçili¤i konusunda kimse sesini duymuyor CHP’nin, IMF anlaflmalar›na karfl› meydanlara ç›km›yor, F tiplerindeki zulmü durdurun demiyor, konu fleriat olunca, Genelkurmay’›n askeri olarak aslan kesiliyor. Düzenin solu, o kadar Amerikanc›laflm›fl, o kadar katliamc› ordunun orta¤› olmufl ki, art›k düzen solu olarak da, oligarflinin “aslan sosyal demokratlar›” olarak da hiç bir misyon üstlenemeyecek durumdad›r. Kitlelerin en s›radan ekonomik, demokratik taleplerinin sözcülü¤ünü bile üstlenemeyecek kadar kopmufllard›r kitlelerden. Baykal, kendisini de, CHP’yi de siyasi bir cesete çevirmifltir.
¤ini hat›rlamak yeterlidir. fiimdi Genelkurmay’›n AKP’ye karfl› ç›k›fl›n›n en önemli nedenlerinden biri olarak gösterilen Fettullah okullar›, oligarflinin emperyalizmin tafleronu olarak Balkanlar’a, Kafkaslar’a girme politikalar› çerçevesinde desteklenip teflvik edilen okullard›r. Keza Milli Görüfl de, yurtd›fl›nda Türkiyeliler aras›nda devrimcilerin etkisini azaltmak için zaman›nda devlet taraf›ndan korunup kollanan bir teflkilatt›r. “Kadrolaflma” kavgas›ndaki bir baflka çarp›kl›k, kavgan›n içeri¤ini anlamay› daha da kolaylaflt›racakt›r. AKP’yi fleriata göre e¤itim yapan “El Ezher Üniversitesi” mezunlar›n› at›yor diye elefltiren Genelkurmay ve di¤er “laikciler”, ayn› AKP, soygunculuktan tescilli, haklar›nda onlarca dava olan h›rs›zlar› en kritik makamlara atad›¤›nda hiç de böyle bir kavgaya giriflmediler. H›rs›z olsun, ama dinci olmas›n! Düzenin genel mant›¤›d›r bu. Okullarda, gecekondu semtlerinde “gençler devrimci olmas›n da ister kapkaçç›, ister tinerci, ister fahifle olsun..” diyen kafa yap›s›d›r bu.
Koltuk düflkünlü¤ünün zavall›laflt›rd›¤› AKP AKP, hiç bir düflünceyi, inanc› savunamaz. Peki neden bu aflamada bu genelgeler gündeme geldi sorusunun bir kaç cevab› var. AKP, kadrolaflmak için, taban›na “hala islamc›y›z” mesaj› vermek, Irak’taki katliam ortakl›¤›n› unutturmak için düzene yoklama yap›yor. Yap›yor ama, tepki görünce de hemen geri ad›m at›yor. Ar›nç’›n, Gül’ün “devlet cephesi”nden gösterilen tepki karfl›s›ndaki aciz, zavall› görünümleri trajiktir. CHP-Genelkurmay-Sezer üçlüsünün 23 Nisan resepsiyonuna kat›lmayacaklar›n› aç›klamas› üzerine, Ar›nç alelacele “kar›m› getirmeyece¤im” aç›klamas› yapt›. Bu da yetmedi; üçlüye tek tek telefon edip, “kar›m› getirmeyece¤im, lütfen kat›l›n” diye adeta yalvard›. Abdullah Gül, “D›fliflleri genelgesini özel niyetle haz›rlamad›k. Bundan sonra daha dikkatli oluruz.” aç›klamas›n› yapt›. Ama Genelkurmay cephesi, zay›fl›¤›n› yakalad›¤› AKP’lilerin burunlar›n› iyice sürtmek için bu yalvarmalar›, ricalar›, düzeltmeleri kaale almad›.
Çark ede ede, nereye? Sizde hiç onur, gurur yok mu? Genelkurmay›n söyledi¤i aç›k: “biz seni iktidar yapmay›z!” Bunun karfl›s›nda, AKP’lilerin tek yapt›¤›
Say› 59 17 4 May›s 2003
özürler, düzeltmeler, yanl›fl anlafl›ld›k yak›nmalar›.
dürülmesidir.
Düflünün; protokol masalar›nda, Genelkurmay Baflkan›’n›n efli var, Sezer’in efli var, yabanc› devlet adamlar›n›n efli var, ülkenin Baflbakan›’n›n, D›fliflleri Bakan›’n›n eflleri yok. Olam›yor. Onlar›n efllerine o masalar yasak! Hak, hukuk, özgürlük, onur diyen bir politikac›n›n herfley bir yana, bu afla¤›lay›c›, onur k›r›c› durumu kabul etmemesi gerekir.
Bölünmeler, “postmodern” veya baflka biçimdeki darbelerle oligarfli AKP ile oynamaya devam edecektir.
Ama düzen politikac›lar›nda bunlar yok; AKP’liler de bu de¤erlere sahip olmad›klar›n› gösterdiler. Onlar›n da koltuklara oturup soygun pastas›ndan pay almaktan baflka dertleri yok. Bunun için de her türlü afla¤›lanmaya raz›lar, bunun için her türlü iflbirlikçilik politikas›n›, her türlü katliamc›l›k politikas›n› uygulamaya haz›rlar. Bu geri çekilme, bu boyun e¤me, nereye var›r? Bunun cevab›n› biliyoruz. Böylesine onur k›r›c› bir teslimiyet içinde olanlar›n ak›beti, düzenin her türlü soygun, zulüm politikalar›n›n uygulay›c›s› olduktan sonra, seçimden önce veya seçimle, defterlerinin
‹slamc›lar! Say› 59 18 4 May›s 2003
AKP ne inanç özgürlü¤ünü, ne di¤er hak ve özgürlükleri kazanmak için “kavga” veremez. Son krizde buna bir kez daha tan›k oldunuz. Generaller önünde yaltaklanan, özürler dileyenler mi mücadele verecek, “ortam›” de¤ifltirecek? AKP budur. AKP benzeri partiler de budur. Bundan öteye geçemezler. Verdikleri kavga da, kendi finansörlerinin, holdinglerinin pay›n› art›rma kavgas›d›r. “Herfleye ra¤men”, “ehveni fler” diyerek AKP’yi destekleme politikas› ç›kmazd›r. Aldatmacaya ortak olmakt›r. Hak ve özgürlüklerin önündeki yasaklar›, fiili engelleri kald›rs›n, bunun için mesela Genelkurmay’la, mesela kontrgerilla politikalar›yla, Susurluk mahkemeleriyle kavgaya girsin, destekleyelim. Emperyalizmle iflbirli¤ine hay›r desin, destekleyelim. Ama AKP böyle bir kavgaya girmek bir yana, bu politikalar›n sürdürücüsü durumunda. Bu zihniyetten ne istenebilir? Siz ne yapacaks›n›z? Buna karar vermek durumundas›n›z. Ya AKP’nin yan›nda, yöresinde olmaya devam edip, düzen içi kavgalar›n bata¤›nda eritileceksiniz, ya da iflbirlikçili¤in her türüne karfl› kendinize ba¤›ms›z bir hat çizeceksiniz.
Böyle bir iktidardan kim ne bekleyebilir? AKP iktidar› alt›nc› ay›na giriyor. Peki ne yapt› bu sürede? Hat›rlamaya çal›fl›n, çözüm buldu¤u bir sorun, kald›rd›¤› bir yasak var m›? Zulüm, bask›, yasak politikalar›n› m› de¤ifltirdi? Türban yasa¤› m› kalkt›, F tipi hapishanelerdeki ölümler mi durdu? ABD’yle iliflkilerde ne yapt›? ABD’ye karfl› ç›k›yor, BM meflrulu¤unu ar›yor görünümü alt›nda, kendi söyledi¤i meflrulu¤u bile aramadan, iflgalin ve katliamc›l›¤›n suç orta¤› olmaktan baflka ne yapt›? “Kuzey Cephesi” havadan, karadan aç›kt›, befl on bin askeri topraklar›m›zdan geçirmemek, suç ortakl›¤›n›n niteli¤ini de¤ifltirir mi? IMF’yle iliflkilerde ne yapt›? Ne kadar uyum içinde olduklar›yla, iyi anlaflt›klar›yla övünmekten baflka birfleyleri var m›? Özellefltirme ad› alt›ndaki ya¤ma ve talan› “en iyi biz yapar›z” politikas›ndan baflka bir politikalar› var m›? Yoksullukla ilgili ne yapt›? Cevap yine koca bir hiçtir. IMF’ye direnmeyenlerin, IMF anlaflmalar›n› iptal ediyor diyemeyenlerin yoksullu¤u, iflsizli¤i çözmesi mümkün de¤ildir. Kürt meselesiyle ilgili ne yapt›? Hani herkes hak ve özgürlükleriyle yaflayacakt›? Hani dil, din, düflünce farkl›l›klar› bir zenginlikti? O “zenginli¤e” karfl› bask›dan, katliamdan baflka ne yapt›? Genelkurmay karfl›s›nda ne yapt›? “Parlamenter rejim”in bile savunucu olabildi mi? AKP yönetimi, kendini Genelkurmay’›n memuru yerine koydu, Genelkurmay istedi meclise tezkere götürdü. Genelkurmay istedi, türbanl› efllerini evlerine hapsetti, Genelkurmay AKP’ye sormadan, Amerika’ya topraklar›m›z üzerinde her türlü hizmeti sunarken sesini ç›karmad›. Gazeteler “izleme süreci sona erdi” diye yaz›yor. Kastedilen genelkurmay›n “izleme”si. Hiç bir AKP’li, hiç bir düzen politikac›s› kalk›p, generallere siz kimsiniz, ne ad›na, hangi hakla izliyorsunuz diyemiyor. Çünkü AKP dahil, tüm düzen politikac›lar›, bu sömürü düzenini sürdürmek için katliamc› orduya yaslan›yor. Demokrasiyi savunaca¤›z iddias›yla o koltu¤a oturan Abdullah Gül s›k›fl›nca “MGK, Türkiye için bir emniyet supab›d›r” diyor. Çok söz verdiler, hiçbirini yapmad›lar. Böyle bir iktidardan kim ne bekleyebilir?
Kontrgerilla Kuzey Irak’ta “Stratejik Müttefik”ine” Yakaland›! Haberi önce, yabanc› dergiler duyurdu: “Kuzey Irak'ta Türkmenleri silahland›ran 23 kiflilik Türk özel timi ABD askerleri taraf›ndan yakaland› ve s›n›r d›fl› edildi...”
neydi? Olay› gizleyemez hale gelen Abdullah Gül bu defa: “insani yard›m konvoyunun güvenli¤ini sa¤lamak için orada bulunuyorlard›...” aç›klamas›n› yapt›.
Abdullah Gül bu haberi yalanlad› ama “yalanlama” yalan›na kimse inanmad›. “Büyük devlet” için büyük bir fiyaskoydu yaflanan. ABD taraf›ndan Öcalan’›n “uçak içinde teslimini” bile kendileri için “kahramanl›k” hikayesine döndüren ordunun özel timlerinin, M‹T’in, s›radan bir operasyonu bile eline yüzüne bulaflt›rmas›n› gizlemek isteseler de baflaramad›lar.
Kontra timlerini bile “insani yard›m” için oradayd›lar diye aç›klayan yalanc›l›k baflka hangi konularda, hangi boyutlarda yalanlar söyler düflünün art›k siz... Kontra timleri, “insani yard›m” için yanlar›na AK-47'ler, M4'ler, el bombalar› ve gece görüfl dürbünleri al›p bir yard›m konvoyunun ard›na gizleniyorlar.
“Irak’ta bar›fltan, düzenden, toprak bütünlü¤ünden yanay›z” propagandas› yapan oligarflinin, Irak’ta nas›l provokasyon düzenlemek istedi¤i bir kaç gün içinde tüm ayr›nt›lar›yla ortaya ç›kt›. Önceki bütün fliflinmelerine, yüksekten at›p tutmalar›na ra¤men Kuzey Irak’a girememifl, k›rm›z› çizgilerini yalamak zorunda kalm›fllar, flimdi de kontrgerilla taktiklerine baflvuruyorlard›.
Yak›n dönemden “özel tim”lerin orada ne için ve nas›l bulundu¤unu, oligarflinin “insani yard›m›n›n” orada neler yapt›¤›na dair bir olay› hat›rlayal›m isterseniz:
Ama karfl›lar›ndaki Amerikayd›. Yani o kontra yöntemlerin e¤itimini onlara veren vard› zaten karfl›lar›nda. Provokatörlük, kontrgerillac›l›k oligarflinin en iyi bildi¤i ifllerdendir, ama ondan daha uzman› Amerika’d›r.
Kontra faaliyete “insani yard›m” k›l›f› Kerkük'te ABD’lilere 'yakalanan' özel timin orada ifli
SUÇ ORTAKLARININ MUHABBET‹ Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an, 23 Nisan’da ABD Baflkan› Bush'la telefonla görüfltü. Erdo¤an "1 milyar dolarl›k yard›m" için teflekkür ederken, “s›cak bir havada gerçekleflen görüflmede” Bush da "Türkiye'nin, Kuzey Irak'taki Amerikan askerlerine ikmal yapt›rmas›” nedeniyle teflekkür etmifl. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson da, Türkiye-ABD iflbirli¤inden memnuniyet duyduklar›n› ifade ederken, “savafl boyunca Türkiye üzerinden 4 bin uçufl yap›ld›¤›n›” belirtti. 4 bin uçufl, kaç bin bomba, kaç bin Irakl›’n›n ölümü demek?! Hala “Türkiye’nin savafla girmesini engelledik” diyenlere ithaf olunur!
Ama bu oligarfli aç›s›ndan yeni bir fley de¤il.
Tarih; 2 Nisan 1995: Zaho k›rsal alan›nda 7 çoban Türk Silahl› Kuvvetlerine ba¤l› özel timler taraf›ndan gözalt›na al›n›yor... Çobanlar›n hepsi 4 Nisan’da iflkence ile katledilmifl olarak bulunuyor... 5 Nisan’da yap›lan cenaze töreninde, Kuzey Irak halk›, yol kenar›nda bulunan K›z›lay arac›na tepki gösteriyor, bunun üzerine K›z›lay arac›nda bulunan 3 “K›z›lay görevlisi” ve 2 KDP’li koruma, halk›n üzerine atefl aç›yor. Bu atefl s›ras›nda da halktan 4 kiflinin ölmesi, 30 kiflinin yaralanmas› üzerine daha da öfkelenen halk, araca sald›rarak 3 “K›z›lay görevlisi”ni ve 2 KDP’li peflmergeyi öldürdü. O üç “K›z›lay görevlisi”, muhtemeldir ki, devletin resmi belgelerinde “K›z›lay›n flehitleri” listesinde de¤il, “kontrgerillan›n (veya M‹T’in, ordunun) flehitleri” listesindedir.
‹flgaller, provokasyonlar “Irak’›n toprak bütünlü¤ü” ad›na! Oligarfli, “Kürt düflmanl›¤›”yla gözleri dönmüfl vaziyette, Kürtlere sald›r› f›rsat› yakalayabilmek için “Türkmenleri silahland›r, halklar› birbirine düflür” plan›n› uygulamaya çal›fl›yor. Bu “özel tim”ler de bu ifl için gönderiliyor? Amerika, bu kontra faaliyete engel olarak “anlamad›ysan bir daha anlatal›m, buras› art›k benden sorulur, öyle elini kolunu sallayarak giremezsin” diyor. ABD, son olarak Türkmen’lerden yerlefltikleri binalar› boflaltmalar›n› istedi. “Stratejik müttefik”lerin ikisi de “Irak’›n toprak bütünlü¤ünden yana”! Bu sözü, hem ABD’nin, hem oligarflinin a¤z›ndan yüzlerce defa duyduk son zamanlarda. Ama bak›n, biri “Irak’›n toprak bütünlü¤ü” diye Irak’› iflgal ediyor, öteki “Irak’›n toprak bütünlü¤ü” diye, Kürt’ü, Türkmeni, Arap’› birbirine düflürmeye çal›fl›yor.
Say› 59 19 4 May›s 2003
Bunlar yönetiyor! Zulüm ve sömürü kararlar›n› bunlar al›yor! MGK Genel Sekreteri Org. Tuncer K›l›nç’›n Belçika’n›n baflkentinde 15 Nisan’da yapt›¤› (ancak bir hafta sonra haberi yap›lan!) toplant› ve konuflmalar›, bu ülkeyi kimlerin, hangi z›r cahillerin, despotlar›n, katilamc›lar›n yönetti¤ini bir kez daha gözler önüne serdi. Kendisi gibi düflünmeyen en küçük bir düflünceye, örgütlenmeye dahi tahammülü olmayan generalleri öve öve bitiremeyenler, bu befl y›ld›zl› cehalet karfl›s›nda ne diyorlar acaba?! Önce bu toplant› neyin nesi, yurtd›fl›ndaki Türkiyelilerin kurdu¤u dernek ve vak›flarla generaller neden ilgileniyor, buna bakal›m. Say› 59 20
‘STÖ’ler; Generallerin Emrine! Marfl Marfl! Sivil toplumcular ve halk› sivil toplum diye di-
ye uyutmaya çal›flan medya tart›flm›yor, ama biz söyleyelim; Org. Tuncer K›l›ç’›n Brüksel’deki toplant›s› “Sivil Toplum Örgütü” faaliyetlerinin bir parças›. Orduyu “en büyük sivil toplum örgütü” olarak niteleyen “ayd›nlar›n” bulundu¤u bir ülkede, ordu da ne yapacak, sivil toplum örgütlerini bizzat generaller eliyle örgütlemeye kalk›flacak. Karar 3 Kas›m seçimlerinin hemen sonras›nda henüz Ecevit iktidarda iken al›nd›. 7 Kas›m 2002 tarihli kararla “Sivil Toplum Örgütlerini Gelifltirme Kurulu” oluflturuldu ve kurul MGK’ya ba¤land›. Karar›n genelgesinde “STK’lar›n rolünün artt›¤›” belirtilerek, “Kurulun sekreteryas›n›n MGK genel sekreterli¤i taraf›ndan yürütülece¤i” söylendi. Kurulda kimler yok ki, devletin tüm kurumlar› “sivil toplum” için seferber olmufl! çeflitli bakanl›klardan temsilciler, M‹T’ten ordudan temsilciler... ‹flte bu kurulun faaliyetleri aras›nda bulunan ve daha önce de dönemin MGK Genel Sekreteri Org. Cumhur Asparuk taraf›ndan Avrupa ülkelerinde yap›lan toplant›lar›n sonuncusuydu Brüksel’de yap›lan toplant›.
4 May›s 2003
Bir Generalin Dahiyane Tespitleri ❖ “Baflörtüsünün din ile alakas› yoktur. Anadolu kad›n› rüzgardan, ya¤murdan korunmak için bafl›n› örtmüfltür. Olmufltur flall› baflörtü...” (Kürde y›llarca “Kürt yoktur, karda yürüyen Türklerin ayak seslerinden ç›kan ‘kart kurt’ seslerinden peydah olmufltur” diyenler de iflte bu kafa!) ❖ “Susun yobazlar, ba¤nazlar. Aymazlar, susun”, “Tayyip Erdo¤an’a dedim ki, aya¤›n› zincirlersen koflamazs›n, k›z›n›n bafl›n› örtersen, okutamazs›n.” (Tehdit, gözda¤›, katliam; beyinlerinin zerrece baflka bir fleye çal›flmad›¤›na binlerce örnekle tan›k olmad›k m›?) ❖ “‹çinizde az da olsa bas›n mensubu varm›fl. D›flar› ç›kartm›yorum ama en ufak haber yapmaya, konuflulanlar› d›flar› s›zd›rmaya kalkmay›n. Bafl›n›z› belaya sokmay›n.” (28 fiubat günlerinde muhalif gazeteciler için ‘ben onun makad›na süngü tak›p cepheleri gezdiririm’ diyen de bu generaller de¤il miydi?) ❖ “Alevilik yanl›flt›r, Cemevlerini kuranlar bölücüdür.” (Kendilerinden olmayan herkes bölücü, vatan haini, terörist...)
❖ “Biz istesek Öcalan’ı hemen idam ederiz. Ancak, memlekete bunca zarar vermifl adamın istedi¤i de bu zaten. Bir kez ölerek kurtulmak istiyor. Biz onu yaflatmakla her gün öldürmüfl oluyoruz. fiehitlerimizin intikamını alıyoruz böylece. Ayrıca orada çok kötü flartlarda yaflıyor. Hali çok periflan.” (‹flkencecilik, hukuksuzluk ruhlar›na sinmifl, kiflilik haline gelmifl. Hukuk devleti dillerinden düflmez, intikamdan, iflkeceden baflka bir fley bilmez. Bu arada yarg›n›n, mahkemenin hiçbir geçerlili¤i olmad›¤› da “istersek asar›z” sözleriyle bir kez daha itiraf edilmifl oluyor. ❖ "Dü¤üne giden dindar bir kad›n› oynamaya davet etseler önce günaht›r diye çekinir. Daha sonra ›srarlara dayanamaz. Allah›m beni affet diyerek oynamaya bafllar. Daha sonra müzik h›zlan›nca o da temposunu artt›r›r. Allah›m bir günah yaz bir yazma demeye bafllar. Daha sonra h›z›n› alamaz. Allah›m ister yaz ister yazma der. Sonra da yazarsan yaz demeye bafllar..." (Halk›n inançlar›na, de¤erlerine sayg› diye bir fley yok. Çünkü onlar›n inand›klar› ne bir dava ne de de¤erleri var. Bunun için bir davaya inanan devrimcileri ony›llard›r katlediyorlar.
Amaç, yurtd›fl›ndaki dernekleri denetlemek ve onlar› tek çat› alt›nda toplamak. Peki denetleme ifli MGK’n›n m› ifli? Cevap yok, generaller iflleri olmayan, yani yasalarla belirlenmeyen her türlü ifli yapmaya, itiraz edeni bask›yla sindirmeye öyle al›flm›fl ki, kimse bu soruyu sormuyor, soram›yor. Amaçlar›n› daha netlefltirirsek; yurtd›fl›ndaki dernekleri MGK’n›n güdümünde kurulufllar haline getirmek, ajan faaliyetlerinde kullanmak, kontra örgütleri için üsler haline getirmek, genelkurmaya kitle deste¤i yaratmak... olarak özetleyebiliriz. Siyonist ‹srail devleti de böyle örgütleniyor. ‹srail d›fl›nda yaflayan bütün yahudiler çeflitli yöntemlerle Siyonist ‹srail devletinin ajanlar› haline getiriliyor. Ama görünen o ki, oligarflinin generalleri Mossad kadar yetenekli de¤ilmifl! Emir vermeye, hayt huyt ile, daha olmad› tanklar› yürüterek halk› sindirmeye öylesine al›flm›fl ki, karfl›s›nda itiraz eden olunca, bütün halk› kendi emireri gibi gören zihniyet kendini aç›k ediyor. Resmen yalan söylüyor, kafadan at›yor, ama herkes inans›n, inanmasa da sussun itiraz etmesin istiyor generaller. Brüksel toplant›s›n›n ayr›nt›lar› bu tabloyu yeterince gözler önüne seriyor.
Susun! Herfleyi Bilen Generali Dinleyin Org. Tuncer K›l›nç: “Dünyanın hiçbir yerinde rastlamadı¤ım bir ba¤nazlı¤ı Brüksel’de Schaerbeek semtinde gördüm. Pantolon üzerine bayanların etek giydi¤i dünyada tek yer burası. Anadolu’da bile yoktur.” Bir dernek temsilcisi: “Beyefendi, 32 senedir Schaerbeek’te yaflıyorum. Bir tek Türk kadının pantolon üzerine etek giydi¤ini görmedim.” (Pafla’dan iyi mi bilecek!) Org. Tuncer K›l›nç: (yumru¤unu sert bir flekilde masaya vurarak) “Susun yobazlar, ba¤nazlar. Aymazlar, susun.” Generallerin tank›ndan, komplolar›ndan, sindirme operasyonlar›ndan, daha da olmad› yoketmelerinden uzakta olan bir baflkas› susmuyor, tehdide ald›rm›yor. Bir ö¤retmen: “Beyefendi, burayı kıflla, bizi de erat mı zannettiniz?” Medyan›n yalakalar›n›n çok sevdi¤i adland›rmayla “Tuncer K›l›nç Pafla” her fleyi biliyor, Brükseli, orada yaflayanlardan daha iyi bildi¤i gibi, islamdan, ekonomiye, d›fl politikadan tarihe kadar bilmedi¤i hiçbir fley yok. Asl›nda hiçbir fley bilmiyor. Bunlar›n hiçbirinden anlam›yor, ama konufluyor. Çünkü o bir
Van’da Jandarma ‹nfaz› 27 Nisan günü özel otomobiliyle Baflkale'den Van'a giden Çetin Kahraman, Kurubafl mevkinde jandarman›n “dur” ihtar›na uymad›¤› gerekçesiyle kurfluna dizildi. 25 yafl›ndaki Kahraman’›n vücudu kurflunlarla doldurulurken, cenazeyi Van valili¤inin önüne getiren yak›nlar›ndan oluflan 500 kifli jandarman›n infaz›n› protesto etti. Polisin atefl açarak da¤›tmaya çal›flt›¤› kitle polis araçlar›n› tafllarken, çok say›da kifli gözalt›na al›nd›. Kahraman’›n yak›nlar›, “hergün birimizi öldürüyorsunuz, nedir sizden çekti¤imiz” diye feryat ederken, devlet yine bildik aç›klamalar›n› yap›yordu; “olay› araflt›r›yoruz... soruflturma sürüyor...” Sokak ortas›nda, Do¤u’da, Bat›’da binlerce insan “dur ihtar›na uymad›” denilerek jandarma ve polis taraf›ndan infaz edildi bu ülkede. Eli so¤utulmayan katiller sürüsü her infazdan sonra yeni infazlar için cesaretlendirildiler. Bu olayda da halk›n öfkesini yat›flt›rmak için göstermelik olarak tutuklanan iki askerin sessiz sedas›z aklanaca¤›ndan kimsenin kuflkusu olmas›n. ‹flkencelerin, infaz›n ony›llard›r devlet politikas› olarak uygulan›yor Türkiye’de. Bu gerçek de¤iflmedikçe, infazlarda yaflanan bildik senaryolar da de¤iflmeyecektir.
Kaybedildi, Cesedi Bulundu! Kay›p, infaz; de¤iflmeyen Türkiye gerçe¤i. 5 ay önce, 20 Kasım 2002'de Mufl'un Varto ‹lçesi'ndeki evinden ç›kan ve bir daha kendisinden haber al›namayan S›dd›k Kaya'n›n cesedi Murat Nehri'nin kıyısında a¤z› bantlanm›fl, ayaklar›na tafl ba¤lanm›fl flekilde bulundu. Kaya'nın dayısı fievket Kılma, ye¤eninin yüzünün iflkencelerden dolay› tanınmaz halde oldu¤unu belirtti. Hat›rlanaca¤› gibi, Kaya evinden ayr›l›rken, “Beni Astsubay Celal fien ça¤›r›yor” diyerek ayr›lm›flt›. T›pk› Serdar Tan›fl, Ebubekir Deniz gibi, onu da bir subay ça¤›rm›flt›! Astsubay Celal fien, Kaya ailesine, Sıddık Kaya olayını ortaya çıkarabileceg˘ini söylemis¸ti. S¸en, Sıddık Kaya ile "Yes¸il Kart" olayı dıs¸ında herhangi bir konuyu görüs¸mediklerini söylemis¸ti. Cep telefonu kayıtlarına göre Sıddık Kaya'y› en son arayanlardan birinin de Varto Emniyet Müdürlü¤ü Terörle Mücadele fiubesinden Cengiz isimli polis olmas›, yap›lan baflvurulara Adalet Bakanl›¤›n›n astsubay Celal fien’in söylediklerini aynen tekrarlayarak cevap vermesi; kaybetme, infaz etmelerin aktörlerinin tamaml›yordu. Ordunun, polisin içinde olmad›¤›, siyasi iktidarlar›n onay›n›n bulunmad›¤› hiçbir kay›p, infaz, katliam yoktur bu ülkede. Polis, asker (ya da koruculara yapt›r›rlar) kaybeder, iktidar ve mahkemeler üzerini örter. Bu gerçek sadece kimi ayr›nt›larla farkl› olur, özü hep ayn›d›r. Çünkü iflkenceler, infazlar gibi kaybetmeler de devletin resmi politikas›d›r.
Say› 59 21 4 May›s 2003
general. Hiç bilmedikleri konularda dahi ahkam keserler. Konuflan beyinleri de¤il, tank paletleriyle sa¤lad›klar› bask›dan baflka bir fley de¤ildir. O dahiyane “fikirlerine” itiraz edeni nas›l susturacaklar›n›n örneklerini çok gördük ülkemizde. Kaba, ilkel, cahil kafa bak›n ekonomiyi nas›l hal yoluna sokuyor; “Al›rs›n mürekkebi, ka¤›d›, basars›n paray›. Bizim elimizde olsa darphaneyi yirmidört saat çal›flt›r›r›z... Amerika’n›n bast›¤› paran›n karfl›l›¤› m› var sanki....” O bir dahi, ama Türkiye’nin Amerika olmad›¤›n›n hala fark›nda de¤il. Çünkü o hala “Viyana kap›lar›na dayanan Osmanl›”dan sözediyor. Kafa iflgalci, istilac› asl›nda. Ama Amerika’n›n kuyru¤una tak›lm›fl, ancak art›klar›n› toplamakla yetinmek zorunda kal›yor. Zulüm ve Sömürü Bunlar›n Sayesinde Org. Tuncer K›l›nç bir istisna de¤ildir. Bütün generallerin kiflili¤inin, düflünce yaps›n››n, halka yaklafl›m›n›n bir prototipidir o.
Say› 59 22
Z›r cahillikleri hiçbir zaman s›r de¤ildi. En iyi bildikleri katliam, bask›, terördür. Bu generaller ony›llard›r ülkemizin gerçek yöneticileri. Bütün katliam kararlar›n›n, Susurluklar›n alt›nda onlar›n imzas› vard›r. “Genelkurmay dedi ki...” diye bafllayan tehdit, bask›, gözda¤› veren, hapishanelerde onlarca insan› katleden, yak›p y›kan, insanla-
r› diri diri yakan, Do¤u’da köyleri yakan, insanlar›m›z› katledenler bu generaller. IMF’nin sömürü ve talan programlar› onlar›n onay›yla uygulan›yor. Milyonlarca insan›m›z› aç, iflsiz b›rakan, yoksullaflt›ran bu programlar›n uygulanmas› için polisle birlikte bask›, terör uygulayan, halk örgütlenmelerini da¤›tan bu generaller. Halka karfl› aslan kesilen, Amerika karfl›s›nda suspus olan iflte bu generaller. Zulüm ve sömürü üzerine oturan faflist düzenin sürmesi için her türlü katliam› yapmaktan, bask›y› uygulamaktan, kendi halk›na karfl› savaflmaktan, ülkemizi kan gölüne dönüfltürmekten ony›llard›r çekinmediler. Ancak böyle bir düzende, OYAK Holdinglerinin soygunlar›n›n, iktidardaki saltanatlar›n›n sürece¤ini çok iyi biliyorlar. “Vatan borcu” diyerek halk evlatlar›n› kendi kanl›-kirli amaçlar› için kullan›yorlar. “fieriat”, iktidarlar›n› sürdürmenin sadece bir arac›. Bu sayede bask›lar›n› meflru gösteriyorlar. “Milli Görüfl”leri, Fetullahlar›, tarikatlar› geliflteren de kendileri. Da¤lara tafllara ayetli bildiriler atan, din dersini zorunlu hale getirenler, “tarikatlar denetimimizde” diyenler, Hizbullah’› kullananlar baflkalar› de¤ildi. Tarikatlar denetimlerinden ç›k›nca flimdi de “laiklik” yalan›yla kimi kesimleri yedeklemek istiyorlar. Kafa ayn›, amaç ayn›; cahil, zorba generallerden oluflan genelkurmay›n iktidar sultas›. Ötesi yalan ve demagoji.
4 May›s 2003
Alevi Halk›m›z, Alevi Örgütleri;
“Laik” Generalleri, CHP’yi Tan›y›n, Aldanmay›n! Ne diyor MGK Genel Sekreteri Org. Tuncer K›l›nç; Aleviler bölücü, alevilik yanl›fl! Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Baflkan› Turgut Öker inkarc›, katliamc›, demagog generali savunuyor, “yok öyle konuflmam›fl”, anlat›lanlar fleriatç›lar›n oyunuymufl. H›z›n alam›yor, K›l›nç’›n alevileri nas›l sevdi¤ini, eflinin dahi nas›l, 'Keflke dünyaya Alevi olarak gelseydik' dedi¤ini anlat›yor. (Radikal, 27 Nisan) Diyelim ki, Brüksel toplant›s›ndan anlat›lanlar fleriatç›lar›n oyunu olsun. Diyelim ki, d›flgüçler demagojisini Alevilikle bütünlefltirmemifl olsun; bu neyi de¤ifltirir? Katliamc› bir generali savunmak bir alevi örgütlenmesine mi düflmüfl? Özellikle son y›llarda generallerin “laiklik” diye diye Alevileri, alevi örgütlerini kendisine kitle taban› yapmak istedi¤ini kim görmezden gelebilir, kim inkar edebilir. Keza, kimi alevi örgütlenmelerinin generallerden icazet almak için, y›llard›r kullan›lan “fleriat” demagojisine aldanarak genelkurmay›n iktidar›na hizmet etti¤i de bir
gerçektir. Ayn› durum CHP için de geçerlidir. Ony›llard›r ayn› masallarla alevi halk›m›z›n oyunu çal›p bütün sömürü ve bask›lar› destekleyen CHP de¤il mi? Genelkurmay›yla, CHP’siyle devletin alevilere bak›fl› nettir; aleviler zulüm ve sömürü düzenlerine potansiyel olarak muhalif olmalar› nedeniyle düflmand›r. Devrimcilere yak›nl›klar› nedeniyle sindirilmeleri, susturulmalar› gereklidir. Cemevleri de bunun için bölücüdür.
“Ben zalimle birlikte varl›k içinde yaflamay› alçakl›k; Zalime karfl› gelerek bulaca¤›m ölümü ise yücelik sayar›m” (‹mam Hüseyin)
Bunun karfl›s›nda devrimcilerden uzak durularak ne alevi inanc›, ne de alevi örgütlenmeleri savunulabilir. Generallerin kuyru¤una tak›lm›fl alevi örgütlenmeleri, alevileri temsil yetene¤ini de yitirir. Zulmedenlerin yan›nda olmak Kerbela flehitlerinin yolu de¤ildir.
Jandarmadan Gazetecilere Tehdit Org. Tuncer K›l›ç gibi “üst”ün böyle “ast”lar› olur: Ardahan Jandarma ‹stibarat Komutanı Ahmet Güllerci gazetecileri makam›na ça¤›rarak tehdit etti. 27 Nisan günü bölgedeki bir çok muhabiri “haber var” diyerek makam›na ça¤›ran jandarma komutan›, “ “Hiç lehimizde haber yapmıyorsunuz. Bazılarının karnında bize karflı gaz var, bizimle ilgili haberleri çarpıtıyorlar. Ama bizim de onlara yapaca¤ımız çok fleyler var, gerekirse elimizde bulundurdu¤umuz devlet gücünü keyfi olarak kullanabiliriz” dedi. Gazetecilerin itirazlar› üzerine gazetecileri makam›ndan kovan jandarma komutan› “üst”lerinin daha üsturuplu yapt›¤›n› “kaba” yap›yor, yoksa “ast”›ndan “üst”üne tümünün kafa yap›s› ayn›. Bas›n sadece onlar›n yalanlar›n› yazs›n, katliamlar›n›, infazlar›n›, iflkencelerini görmesin istiyorlar.
“‹nsan Haklar›” fiovunda S›ra Jandarmada Polis, iflkencecili¤i ne zaman ayyuka ç›ksa mutlaka bir “insan haklar›” flovu yapar. Ya bir seminer tertip edilir, ya broflürler bas›l›r, ya da bilmem ne ad›yla bürolar kurulur. Polis yapar da jandarma bofl durur mu? Jandarma kendi bünyesinde “insan haklar› ihlallerini önlemek için” ‹nsan Hakları ‹hlallerini ‹nceleme ve De¤erlendirme Merkezi (J‹H‹DEM) ad›yla bir merkez kurdu¤unu duyurdu. ‹flkenceyi art›rd›kça, polis gibi ayn› manevralara baflvurmaya bafllad›lar. fieffaf karakollardan sonra, fleffaf jandarma karakollar› da siyasi literatüre girecek, ama gerçek de¤iflmeyecek. J‹TEM varken, J‹H‹DEM’ler sadece göstermelik flovlar olmaktan kurtulamaz. Ve bu flovlarla kimseyi aldatamazlar. Jandarma karakollar›nda, jandarman›n görev yapt›¤› bölgelerde sokak ortalar›nda infazlar›n, iflkencelerin, hak ihlallerinin sürdü¤ü, Jandarma ad›n›n yüzy›ld›r zulümle birlikte an›ld›¤› bir ülkede J‹H‹DEM’ler makyaj dahi olamaz. Bu ülkenin köylüleri, gecekondulular› jandarma dipçi¤ini çok iyi bilir. Devletin yapt›¤› ve içinde “insan haklar›” geçen her fleyin sadece göstermelik, aldatmadan ibaret olmas› ise devletin çok iyi bilinen bir politikas›d›r.
‹flkencecinin gözyafllar› Manisa davas›n›n san›k polislerinden, iflkencecilerin flefi Baflkomiser Halil Emir, 28 Nisan günü ç›kt›¤› Kanal 7 televizyonunda A‹HM’e baflvuru yapacaklar›n›, suçsuz olduklar›n› anlat›rken salya sümük a¤lad›. Kullan›l›p AB’ye yaranmak için “kurban” edilen bir iflkencecinin gözyafllar›yd› izlediklerimiz. Tam bir zavall›yd› “çifte tabancal›” Halil Emir. Kendine ac›nd›rma numaralar›n› da çok iyi ö¤renmiflti tecrübeli iflkenceci. ‹flkence tezgah›nda kahramand›, asland›, ast›¤› ast›k, kesti¤i kestik idi. Görev yapt›¤› kentlerde devrimci, ilerici, hatta sadece demokrat olmaktan öteye gitmeyen binlerce insana iflkence yapan Halil Emir, ailesiyle birlikte psikolojik iflkence alt›nda yafl›yorlarm›fl. Vah vah! Peki o iflkence yapt›klar›n›n, sakat b›rakt›klar›n›n aileleri? 30 sene diyor Halil Emir, 30 sene bu devlete iflkencecilik yapm›fl. Ama bir yan›yla, “suçum yok, ölüm yok, yaralama yok... Bu suçlamalarla bu kadar ceza olur mu?...” derken hakl›. O da biliyor ki, bu ülkede iflkencede insanlar› katleden niceleri ellerini kollar›n› sallayarak geziyor, terfi ettiriliyordu. Ne olmufltu yani bir elektrik iflkencesi yapm›fl, bir ask›ya alm›fl, haya burmufl, gencecik k›zlar›m›z›, delikanl›lar›m›z› ç›r›lk›plak soymufltu toru topu. Ölüm yoktu, sakatl›k yoktu ya... “Ülkenizin milli bütünlü¤ü, bölünmezli¤i için çal›flacaks›n›z, 30 sene sonra, kendi ülkenizin üzerinde siyasi emelleri olan bir ülkede kurulu mahkemede (A‹HM) hak arayacaks›n›z...” diyor A‹HM’e baflvurular›n› anlat›rken. Gururuna dokunmufl “milliyetçi polis”in. Ba¤›ms›zl›k diyenleri iflkenceye çekerken tersine gururlan›yordu. ‹flkencecilerin avukat› Oktar Aykut’un A‹HM baflvuru dilekçesi, kullan›l›p at›lanlar›n gerçe¤i ikrar›na örnekti: “... önce belirtmek istedi¤im, ülkemde iflkencenin var oldu¤u konusundaki gerçe¤i inkar etmedi¤imdir. Kabul etmek istemesem de var olmaya devam edecektir.” Bütün iflkenceciler, Halil Emir’in gözyafllar›na ibretle baks›n ve devletin ayn› flekilde kullan›p bir kenara ataca¤›n› unutmas›n!
Say› 59 23 4 May›s 2003
Irak Yanl›fllar› - Kuzey cephesi olmadan savafl olmaz - Türkiye ABD için vazgeçilmezdir - Bar›fl için savaflaca¤›z - Bu savafl› durduraca¤›z - Irak’ta Savafla Hay›r - Ölmeyece¤iz, öldürtmeyece¤iz ....
Say› 59 24 4 May›s 2003
Irak’a Amerikan sald›r›s›n›n gündemde oldu¤u ve iflgalin bafllad›¤› ve katliam›n tüm h›z›yla sürdü¤ü günlerde sol çevreler taraf›ndan kullan›lan slogan ve “tez”lerden baz›lar› bunlar. Gündeme getirildi¤i ilk günlerde de bu sayfalarda yazd›k, elefltirdik, kayna¤›n› nereden ald›¤›n› sorgulad›k. Bu nedenle de “klasik emperyalizm karfl›tl›¤›” ile, “dogmatik olmakla” suçland›k. Evet, bugünün dünyas›nda hiçbir “ama”ya, “fakat”a yer b›rakmayacak düzlükte Amerikan karfl›tl›¤›, antiemperyalizm gerekiyor. Çünkü bu “düzlü¤ün” bir gerçekli¤i var, bugüne de ›fl›k tutan, geliflmeleri aç›klayabilen ve kimilerinin “dogmatizm” dedi¤i Marksizm-Leninizm’den besleniyor bu “düzlük”! Peki birkaç örne¤ini ald›¤›m›z bu düflünceler kayna¤›n› nereden al›yor, ald›? Kim, nas›l, neye dayanarak, üretti bu düflünceleri? Kimisi soldan çok bir k›s›m köfle yazar›na, “savafl karfl›t›” burjuva yazara ait olan bu düflünceler nas›l sol taraf›ndan sahiplenilebildi? Unutulan Emperyalizm Gerçe¤ini Emperyalistler Hat›rlatt›. Bilindi¤i gibi, yukar›da s›ralad›¤›m›z sloganlar›n kimilerini baz› islamc› gruplar da kulland›, savundu. Ancak, AKP’ya yanl›fl misyon biçme gibi kimi ek etkenlerle birlikte bu kesimlerle, solun yan›lg› noktalar› aras›nda çok büyük fark yoktur. Yanl›fl emperyalizm tahlili ortak noktalar›d›r.
Bu savunulanlar›n kayna¤›nda emperyalizm gerçe¤inin unutulmas›, unutturulmak istenmesi vard›r. Globalizm, küreselleflme teorilerinin kaç›n›lmaz sonucudur bu yan›lg›lar. Ve esasen sola ait ideolojiden, Marksizm-Leninizm’den uzaklafl›lm›fl olunmas›n›n sonucu ideolojinin yokolmas›, gerçeklerin e¤ilip bükülmesi ile karfl› karfl›yay›z. Amerikan emperyalizminin dünya imparatorlu¤u politikalar›n› ilan etti¤i, bunun için ülkelere sald›rd›¤›, tehdit etti¤i bir süreç yaflanm›yormufl, onlarca geliflmeyle emperyalizm kendi gerçe¤ini anlatm›yormufl gibi savunulan bu düflüncelere ve at›lan bu sloganlara devrimci bir bak›fl aç›s›, devrimci ideoloji yön vermiyor. Kiminin kayna¤› Avrupa, kimi baz› köfle yazarlar›n›n ucube teorileri. Peki solu, bir k›s›m köfle yazarlar› bile nas›l yönetebiliyor, nas›l etkileyebiliyor? Devrimcili¤in unutuldu¤u, yanl›fl düflüncelerin despotizminin kurulup “farkl›” olan› (çarp›t›lmam›fl, e¤ilip bükülmemifl devrimci düflüncelerin) dile getirenlerin sekter ilan edildi¤i, bir ortamda elbette yönetilir ve elbette beyinlere emperyalistler hükmetmeye bafllar. Çünkü bu kesimlerin savundu¤u düflüncelerin kayna¤› emperyalistlerdir, Marksizm-Leninizm de¤ildir. Küreselleflme teorileri onlara aittir. Reformist Sol’a verilen görev ise, ‘siz de küreselleflmeyi insanilefltirin’dir, küreselleflme ad›na ‘emperyalizmi meflrulaflt›r›n’d›r. Öyle de yapt›lar, yapmaya çal›flt›lar. Böyle bir çarp›kl›k sol ad›na nas›l savunulacakt› peki? Devrimci olan düflünceler ucube teorilerle çarp›t›lmal›, devrimci olan› savunanlar tasfiye edilmeliydi. Emperyalizm gerçe¤inin çarp›t›lmas› karfl›s›nda devrimciler barikatt› çünkü. Bunun için de devrimci olan› tecrit etmekte emperyalistlerle dolayl›/dolays›z paralellikler kurulmal›yd›. Örnekleri biliniyor. Hiç kimse yanl›fll›¤› art›k alenileflen bu sloganlar›, “kitleleri korkutmama, kitlelere sak›ncas›z gelen ismi, slogan› seçme” ad›na savunamaz bunlar›. Kitleler kolay benimsiyor diye halka yanl›fl bilinç empoze edilemez, siyasi tav›r buna göre belirlenemez. Halkla iliflkiniz varsa, düflüncelerinize güveniyor, do¤rulu¤una inan›yorsan›z halk benimser. Bunun binlerce örne¤ini yaflad› bu ülke. En geri olan›n benimsendi¤i yerde ise, kitle eylemleri giderek radikalli¤ini kaybetti, Avrupai flovlara dönüfltü, hak alma hedefinden uzaklaflarak protestleflti. Böyle bir kitle hareketinin gerçek anlamda bir demokratik mücadelenin yerine getirebilece¤i fonksiyonu dahi yerine getirmekten uzak oldu¤u en çarp›c› flekilde Irak’a karfl› sald›r› sürecinde ortaya ç›km›flt›r. Kald› ki, reformizmin, “kolay benimsiyor” dedi¤i kitleler de¤il, üç befl medyatik sanatç›, sendika bürokratlar›, DKÖ yöneticileri ve esas olarak kendileridir. Halk gerçekleri reformizmden daha net olarak görmekte ve kendi üslubunca dile getirmektedir. Kitlelere gitmeyen, halk› örgütleme gibi bir derdi olmayan reformizmin halk›n
ne düflündü¤ünden, neyi benimseyece¤inden de haberi yoktur elbete. “Eylemler flöyle olursa geliriz, böyle olursa gelmeyiz” diyenler halk m›, yoksa beyinleri çarpt›lm›fl üç befl ayd›n m›, biliniyor. Ve yine kald› ki, “kolay benimsenen” sloganlar öyle kitleleri peflinden de sürüklemifl de¤ildir. “Örgütlü de¤ilsen halk› meydanlara dökemezsin” gerçe¤i bir kez daha herkesin yüzüne çarpm›flt›r bu süreçte. Emperyalizm Ö¤retti: Savaflan De¤il Sald›rgan›m, Sald›rganl›¤›m›n Hedefi Tüm Dünyad›r. ‹mparatorluk Sald›r›lar›m› Böyle Durduramazs›n›z. Bar›fl Ben Yokolmadan Gerçekleflmez... Mesela, koordinasyon için, “Irak’ta Savafla Hay›r” ad›n› kim, neden, neye göre seçti? ‹tirazlar, elefltiriler neden dikkate al›nmad›? Büyük oranda Avrupa emperyalistlerinin icazetinde geliflen sivil toplumcularla paralellik kurma ad›na, Amerikan sald›rganl›¤›na, “savafl” ad› neden verildi? Neden “Amerikan sald›rganl›¤›na hay›r” denilmedi mesela? Savafl›n de¤il, aç›k bir sald›rganl›¤›n oldu¤u, hedefin tüm dünya halklar›, muhalif ülkeleri oldu¤u bilinmeyen bir durum muydu? Biliniyordu elbette, ancak “Amerikan sald›rganl›¤›” denildi¤i noktada hem o savunulan küreselleflme teorilerinin iflas›n› kendi dilleriyle ikrar etmifl olacaklard›, hem de emperyalistlerin ve oligarflinin icazeti al›namayacakt›. Ayn› mant›k, flimdi de tüm gücüyle iflgale karfl› ç›kmak yerine “Ne Saddam Ne Bush Özgür Irak” sloganlar› at›yor. (Bu konuda Bkz. Ekmek ve Adalet Say› 58, ‘Ayn› Safta’ köflesi ve bu say›da ‘ulusal bir hareket ne yapmal›’ bafll›kl› yaz›lar›m›z) Ya da, halklara emperyalizme karfl› her yolla direnme ça¤r›s› yapmak yerine, “ölmeyece¤iz, öldürtmeyece¤iz” pankartlar› neden tafl›nd›? Her türlü fliddete karfl› olunarak m›, Amerikan emperyalizmine direnilecek? Halklar böyle mi yapmal›? Irak halk› öldü, bugün ölmeye devam ediyor. Hem de “bar›flç›l” gösterilerde üzerine kurflunlar ya¤d›r›l›yor. Öyleyse karfl›m›zda katleden, yokeden bir güç var. Ve siz o gücün öldürmesini, ancak o gücü yoketmeyi hedeflerseniz durdurabilirsiniz. Bunun ötesinde ne onun savafllar›n›, sald›r›lar›n› durdurabilirsiniz, ne de halklara yaflatt›¤›, yaflataca¤› ac›lara son verebilirsiniz, ne de bir türlü nas›l oldu¤u aç›klanamayan o “mümkün olan baflka bir dünya”y› kurabilirsiniz. Bu fiziken bugün mümkündür ya da de¤ildir, bu ayr› bir tart›flma. Ancak daha bafltan kendinizi “bar›fl savaflç›s›” ilan ederseniz, ne emperyalizme karfl› savaflabilir, ne de direnebilirsiniz. Irak özgülünde bunun prati¤i de bellidir; Birincisi, Irak halk›n›n silahl› direniflinin yan›nda olur, bu direnifli her zeminde savunursunuz. ‹kincisi, emperyalizmin “kolu-kanad›” iflbirlikçi iktidar›n›za karfl› mücadeleyi her türlü araçla yükseltirsiniz. Yapm›yorsan›z, ne enternasyonalist dayan›flman›z›n gerçekte bir anlam› vard›r, ne de emperyalizme karfl› mücadeleniz do¤ru hedefe yönelebilir ve samimidir.
Emperyalizm Ö¤retti: Kuzey Cephesiz De Olur, Türkiye De Vazgeçilmez De¤ildir. Oligarfli “stratejik ülke” demagojilerini yap›yor, solcu bu teorilere sar›l›yor. Ayn› mant›kla tezkereyi reddeden meclisi kutluyor. Öte yandan hava saham›zdan 4 bin uçufl yap›larak gerçeklefltirilen katliama ra¤men, “Türkiye’yi savafla sokmamakla” övünülüyor. Emperyalizmin imparatorluk planlar› karfl›s›nda, oligarflinin para pazarl›¤› ile, çeflitli etkenlerle tezkereye hay›r demesinin bu planlar› bozaca¤›n› düflünmek, emperyalizmi ve oligarflinin iflbirlikçili¤ini hiç tan›mamakt›r. Emperyalizm Ö¤retti: Çarp›k Olan Teori Bana Hizmet Eder. Emperyalizm kendini anlat›yor. Anlamak istemeyenler, ondan demokrasi, özgürlük bekliyor, halklar›n haklar›n›n ABD’den, AB’den gelece¤i hayallerine kap›l›yor. Hayalleri dünya gerçe¤ine her çarp›p tuzla buz oldu¤unda, do¤ruyu görmek yerine bir baflka emperyalist güç aran›yor. Reformist düflünceler, milliyetçilikten beslenen çarp›tmalar, halklar›n hak ve özgürlüklerinin gelifltirilmesine de¤il, emperyalizmin dünya düzeninin tahkimine hizmet ediyor. Emperyalizm gerçe¤ini kim çarp›t›yorsa, kim, emperyalizm gerçe¤ini “bunlar 20. yüzy›l›n teorileri” diyerek reddediyor, halklar›n beyinlerini dumura u¤ratmaya çal›fl›yorsa, o son tahlilde emperyalizmin dünya düzenine hizmet ediyor demektir. Unutanlara, unutmak ve unutturmak isteyenlere yeniden, b›kmadan hat›rlatmakta yarar var. Lenin, kapitalizmin ulaflt›¤› en üst aflama olarak belirledi¤i emperyalizmin tarihsel aç›dan yerini flöyle ifade ediyor: “Emperyalizm, kapitalizmin özel bir tarihsel aflamas›d›r. Bu özellik üçlüdür: Emperyalizm: 1) tekelci kapitalizmdir; 2) asalak ve çürüyen kapitalizmdir; 3) can çekiflen kapitalizmdir.” Ne, “teknolojinin ulaflt›¤› seviye” ne, “s›n›rlar›n yokoldu¤u” saçmal›klar›, ne “küreselleflme” masallar› bu tan›mda anlat›lan gerçe¤i zerrece de¤ifltirmiyor, aksine pekifltiriyor. Solun bu anlamda “20. yüzy›l›n solculu¤u”na canla baflla sar›lmaya ihtiyac› vard›r. Yanl›fllar› do¤rultman›n klavuzu oradad›r.
Say› 59 25 4 May›s 2003
Ulusal bir hareket ne yapmal›?
Say› 59 26 4 May›s 2003
Amerikan iflgali alt›ndaki bir ülkede, devrimciler, demokratlar, vatanseverler ne yapmal›? Gözümüzün önünde bir resim var; Amerika’n›n Irak’a atad›¤› sömürge valisi Garner, ve iki kolunda Barzani ve Talabani. “Ne yapmal›?” sorusunun cevab›n›n bu olmad›¤› aç›k. Bugün Irak’ta Barzani ve Talabani önderli¤indeki Kürt milliyetçi kesimler hariç hemen herkes direnifl içindedir. Gelece¤e yönelik hesap ve hedefleri, direnifl biçimleri farkl› da olsa, iflgale karfl› bir tutum vard›r. Barzani ve Talabani ise aç›k iflbirlikçilik içindedir. “Kürt ulusal haklar›”n›n gasbedilmifl oldu¤u da, “Saddam zulmü” de gerçektir, ancak hiç kimse hiç bir gerekçe ile bu iflbirlikçili¤i hakl› ve meflru gösteremez. Tarihsel ve siyasal olarak aç›k ve kesin olan fludur: ‹flbirlikçilik yaparak, bir ülkenin iflgal edilmesine ortak olarak, Amerikan katliamc›l›¤›na ve imparatorluk planlar›na destek vererek bir halk›n kurtuluflu sa¤lanamaz. Bunun ad›, hangi k›l›fa sokarsan›z, hangi bahanelere sararsan›z sar›n, iflbirlikçiliktir. Bu Kürt halk›n› satmakt›r. Bu Kürt halk›na ve tüm dünya halklar›na ihanettir. Bu aç›k gerçek hiç bir biçimde gizlenemez. Halktan yana olmak, vatansever olmak, Kürt ulusunun ba¤›ms›zl›¤›n›, ulusal hak ve özgürlüklerini savunmak, demokrat olmak, öncelikle iflgale karfl› koymakt›r. Milliyeti, dini ne olursa olsun, ‹flgal karfl›s›nda tüm halk kesimlerinin birlik içinde olmas›d›r. Bunu yapmayanlar, nesnel olarak da, ve Barzani-Talabani örne¤inde oldu¤u gibi, subjektif olarak da Amerikan iflbirlikçisi konumundad›r.
“Ne Bush, ne Saddam...” teorisi, sorumluluktan ve görevden kaç›fl k›l›f›d›r Kürt milliyetçili¤i aç›k iflgal karfl›s›nda “bölge gericili¤iyle uluslararas› gericilik aras›nda taraf olmay›z, biz kendimizden yana olmal›y›z” diyerek, Talabani-Barzani aç›k iflbirlikçili¤i karfl›s›nda “milliyetçi çizgi de¤il, demokratik çözüm çizgisi” diyerek politikas›n› net ortaya koymamakta, ABD düzenini kabul etti¤ini bu tür suni ikilemler aras›nda gizlemeye çal›flmaktad›r. Irak’›n iflgal edildi¤i, Saddam yönetiminin y›k›ld›¤› bir noktada, “ne Saddam ne Bush” slogan›n› kullanmak, ‹flgale, Amerika’ya karfl› mücadeleyi belirsiz hale getir-
ÖZGÜRLÜ⁄ÜN ‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹KLE KAZANILDI⁄I GÖRÜLMEM‹fiT‹R!
mektir. Bugün ç›plak, acil, yak›c› olan, iflgal gerçe¤idir. ‹flgale, Amerikan imparatorlu¤unun dünya hegomanyas› politikalar›na karfl› mücadeleyi yükseltmek yerine hedefler aras›na y›k›l›p gitmifl Saddam› kar›flt›rmak, iflgal hedefini pusland›rmaktan baflka bir ifle yaramaz. Bunun karfl›t› “Saddam’› savunmak” de¤ildir. Bu, Amerikanc›lar›n kaba bir demagojisinden ibarettir. Devrimciler, demokratlar, bu demagojinin bask›lanmas› alt›nda politika belirlemezler. Saddam bir küçük-burjuva diktatördür, bundan kimsenin flüphesi yoktur. Tutarl› bir anti-emperyalist de de¤ildir; demokrat da de¤ildir. Ama bunlardan hareketle Amerikan›n Irak’› iflgali meflrulaflt›r›lamaz. Aksi halde “haklar yapamad›, o halde Amerika’n›n müdahalesi, iflgali meflrudur” demek olur. Nitekim, Türkiye’ye iliflkin Kürt milliyetçili¤inin dile getirdikleri bu meflrulaflt›rman›n göstergesidir: “‹ran, Suriye ve Türkiye büyük bir de¤iflim bask›s› alt›ndad›rlar... kendisinden baflka kimseye yaflam hakk› tan›mayan ideolojik yap›lanmalar ve sembolleri, Ba¤dat'ta yaflanan ak›betle karfl›laflmak durumundalar. E¤er kendini de¤ifltirip demokratiklefltirmezlerse, bir tanka tak›lan halat, o sembolleri de yerde sürükler.” (11 Nisan 2003, Özgür Politika baflyaz›s›) Yazan, konuflan her KADEK’linin söyledi¤i budur. “E¤er demokratikleflmezlerse... ABD müdahale edecek”. Demek ki, ABD müdahalelerinin nedeni, rejimlerin anti-demokratik olmas›. ABD, sald›r›s›n› “Irak’a özgürlük operasyonu” diye adland›rarak tüm dünya halklar›n› ne kadar aptal yerine koyuyorsa, bu teorinin sahipleri de ayn› ölçüde dünya halklar›n›, devrimcilerini aptal yerine koymaktad›rlar. Bu düflüncelerde devrimcilik, demokratl›k, vatanseverlik ve halk›n ç›karlar› yoktur. Talabani’ler, Barzani’ler gibi, Amerikan imparatorlu¤unun flemsiyesi alt›na girmek için gerçekler göz göre göre çarp›t›lmakta, devrimcilik, demokratl›k, vatanseverlik ayaklar alt›na al›nmaktad›r. Bugün demokratlar devrimciler Amerikan imparatorlu¤unun Irak’taki iflgaline son talebiyle mücadele etmeli, “ba¤›ms›z ve demokratik Irak” fliar›n› esas almal›d›r. Bu Irak’›n devrimcileri, vatanseverleri, demokratlar› için de, Türkiye’nin devrimcileri, vatanseverleri, demokratlar› için de geçerlidir. Çözüm halklardad›r. Çözüm halklar›n birlikte direniflindedir. Ba¤›ms›z demokratik Irak,
KÜRT HALKI BU TABLOYA Irak’ta yaflayan bütün halklar için birincisi, emperyalist iflgalden kurtulmak, ikincisi kendilerinin yönetmesi, yani halk›n iktidar›d›r. ‹flgale tav›r almayan, ba¤›ms›zl›¤› savunmayan bir hareket, demokrat, ilerici bir “ulusal hareket” olma özelli¤ini de kaybeder. Günümüzün milliyetçi hareketleri, bu s›fat›n as›l anlam›na sad›k kalacaklarsa, ba¤›ms›zl›ktan yana iseler, genel anlamda bir ulus ad› zikretmekten çok, o ezilen ulusun ezilen kesimlerinin temsilcisi olmak durumundad›rlar. ‹ttifak yap›lacak “ilerici hakim s›n›flar” yoktur. Emperyalizmin de¤iflti¤i, demokrasi, özgürlük götürdü¤ü ise sadece bir safsatad›r. Ulusal ba¤›ms›zl›k mücadeleleri, halk›n, ezilenlerin mücadelesidir.
Kilit nokta, ba¤›ms›zl›¤›n savunulup savunulmamas›d›r “Ba¤›ms›zl›k” fliar›n› yükseltmek, bu do¤rultuda mücadele, bafll› bafl›na farkl› bir durum tesbiti ve pratik olarak da farkl› bir politika demektir. Emperyalist hegamonyaya karfl› ç›kmakt›r. Ba¤›ml›l›¤a karfl› ç›kmakt›r. ‹flgale aç›k ve net karfl› ç›kmak, Amerikan iflgalini hiç bir biçimde meflru görmemektir. Ba¤›ms›zl›kla demokrasiyi birlikte ele almakt›r. Ba¤›ms›zl›k olmadan özgürlük veya demokrasinin olmayaca¤›n› kabul etmektir. Ba¤›ms›zl›¤›n sözünü etmemek, (yerine ister reformistlerin yapt›¤› gibi “Özgür Irak” slogan›n›, ister Kürt milliyetçili¤inin yapt›¤› gibi “demokratik cumhuriyet çözümü, Federal Irak” vb. deyin) anti-emperyalist tav›r almaktan kaçmakt›r. Bu kaç›flta, emperyalistlerin müdahalesi ve icazetiyle bir özgürlü¤ün mümkün oldu¤u düflüncesi gizlidir. Bu düflüncenin farkl› türevleri var; Avrupac›lar, demokrasiyi, özgürlü¤ü Avrupa Birli¤i’nin getirece¤ini düflünüyorlar. Amerikanc›lar ise demokratik geliflme koflullar›n›n Amerikan müdahaleleriyle sa¤lanabilece¤ini söylüyorlar. Aralar›ndaki ayr›m “hangi emperyalist daha iyi” tart›flmas› kadar anlaml›(!) bir ayr›md›r. Kendilerinin sol, sosyalist oldu¤unu söyleyip AB üyeli¤ini savunanlar birinci kategoride, Talabani-Barzani çizgisi ve daha farkl› bir söylemle bu çizgiyi meflrulaflt›ran KADEK ikinci kategoridedirler. Kürt milliyetçili¤i, bizim dilimiz, kültürümüz verilsin de, Kürtler iktidara ortak olsun da, bu kimin eliyle sa¤lan›rsa sa¤lans›n düflüncesindedirler. Amerikan iflgalini “demokratik geliflme için uygun ortam sa¤land›” diye de¤erlendirmenin, iflgal edilmifl Musul’u, Kerkük’ü “halk›n eline geçti, özgürleflti” diye adland›rman›n baflka bir anlam› yoktur. Amerikan iflgalcili¤inin Afganistan, Irak iflgaliyle süren, baflka ülkeleri de “hedef” listesine koyan politikalar›
karfl›s›nda “20. yüzy›l politikalar› sona erdi, Lozan y›rt›ld›...” tesbitleri de bunu ifade ediyor. Osman Öcalan, son yapt›¤› aç›klamalardan birinde flöyle diyor: “Bir zincirin halkalar› misali, statüko, siyasi, ekonomik ve askeri müdahalelerle y›k›lmaya mahkumdur. ... Egemen ülkelerin ç›rp›n›fllar›na ra¤men, Kürtlerin özgürlüklerini elde ederek eskiyi aflmalar› gündemdedir. Önümüzdeki bir kaç y›lda flekillenecek statükoda, Kürtler de yerlerini alacaklard›r.” (30 Nisan 2003, Özgür Politika) Bu de¤erlendirmeleri okuyanlar san›r ki, ABD’nin ne imparatorluk plan› var, ne emperyalistlik özelli¤i, oraya sadece anti-demokratik rejimleri y›k›p, Kürtlere haklar›n› vermek için geliyor. Mesele, Kürtlerin ABD hegomanyas›ndaki yeni bölge sisteminde “önemli bir yeri” olmas› de¤il, “do¤ru bir yeri” olmas›d›r. Oligarflinin de Amerikan düzeninde kendi çap›nda “önemli” bir yeri var, ama bu önemli yer, ne do¤ru, ne de onurlu. Önemli bir yerimiz olsun da nas›l olursa olsun yaklafl›m›, bütün Irak’a sald›r› süreci boyunca defalarca tan›k oldu¤umuz iflbirlikçi bir yaklafl›md›r. “Yeni bölge ve dünya sistemi” diyerek Amerikan imparatorlu¤unu kabul etti¤iniz yerde, tüm demokrasi, özgürlük sözleri bofltur. “Demokrasi, özgürlük” derken, ba¤›ms›zl›¤›n hedeflenmemesi, mevcut konjonktürde, iflgali veya iflgal olmadan emperyalist egemenli¤i ve onlar›n himayesindeki demokrasi anlay›fl›n› savunmakt›r. Talabani ve Barzani de bunu savunmaktad›r. Amerika olmadan demokrasi, özgürlük olmaz düflüncesini savunmufllar ve flimdi iflgalden sonra Amerika’n›n Irak’daki program› da “Demokratik Irak Federasyonu”dur. “Demokratik de¤erlere önem vermesi durumunda Amerika’yla iliflkiye geçebiliriz” diyor Osman Öcalan (22 Nisan 2003, Yeniden Özgür Gündem). ABD o “de¤erlere” nas›l, ne kadar, hangi koflullarda önem verir? Öcalan, ya ABD’yi tan›m›yor, emperyalizmi hiç bilmiyor, ya “demokrasi”den anlad›¤› farkl›: Ya da, gerçekte herfley bilinerek Amerikan düzeni içinde bir yer ve rol tercih ediliyor. Bu “önemli yer” ve bu “tercih”, ilerici, demokrat bir ulusal hareketin yeri ve tercihi olamaz. KADEK ad›na, hergün demeçler veriliyor, uzun uzun aç›klamalar yap›l›yor, ama iflgale karfl› tek kelime yok! Bunun olmad›¤› yerde Kürt ulusunun, halk›n›n ç›karlar› da yoktur. Bu yol ve tercih, Talabanileflme-Barzanileflme yoludur.
MAHKUM ED‹LEMEZ
Say› 59 27 4 May›s 2003
Emekçiler’den Özellefltirmeye Karfl› Kitlesel Eylemler
“TEKEL Özellefltirilemez” Emekçilerin özellefltirmeye karfl› direnifli, Tekel’in özellefltirilmesi girifliminde odakland›. Geçti¤imiz hafta bir çok kentte yap›lan gösterilerle Tekel’in özellifltirilmesine karfl› Tek G›da ‹fl taraf›ndan aç›klanan ve 11 hafta boyunca her cumartesi günü yap›lacak eylemlerin ilki gerçeklefltirildi.
Cevizli Tekel ‹flçileri: “Genel Grev Genel Direnifl” ‹stanbul’daki eylemlerden biri Beykoz Meydan›’nda gerçeklefltirilirken, en kitlesel eylem, Cevizli Tekel iflçilerinin eylemi oldu. Yaklafl›k bin kiflinin kat›ld›¤› ve Kartal Meydan›’nda yap›lan eylemde polisin ve sendikac›lar›n engelleme giriflimleri “Genel grev genel direnifl” sloganlar›yla karfl›land›. Burada yap›lan konuflmalarda IMF’nin talimat› ile Tekel’in tasfiyesine izin verilmeyece¤i vurguland›.
Petkim ‹flçisinin Gözündeki Öfke Say› 59 28 4 May›s 2003
Özellefltirme kapsam›ndaki Pekim iflçileri, fabrikay› sat›n almak için teklif veren 5 firmadan biri olan emperyalist tekel Chemorbis’in elemanlar› öncekiler gibi iflçilerin fabrika önüne dizilerek öfkelerini belli etmesi üzerine, polis ekortuyla fabrikay› terk etmek zorunda kald›.
Unak›tan Pazarlamada “Babalar gibi satar›z” havas›nda bu ülkenin zenginliklerini emperyalistlere peflkefl çekmek için Maliye Bakan› bizzat görev ald›. Kemal Unak›tan, özellefltirme program›ndaki K‹T’leri pazarlanmak için Londra'ya gitti. Gidiflinde yapt›¤› aç›klamada, “Bizim program›m›z, aktif pazarlama yapmak, özellefltirme kapsam›nda olan kurulufllar›m›z› müflterilerimizin yo¤un oldu¤u yerlere ve baz› pazarlara gitmek suretiyle tan›tmakt›r. En iyi fiyat› bulmak, en iyi flartlarda satmak gayesindeyiz” sözleriyle AKP’nin haraç mezat sat›fl›n› gözler önüne serdi.
Ekmek Tekneleri ‹mha Edildi Eminönü’ndeki seyyar sat›c›lar›n arabalar›na gece yar›s› yüzlerce zab›ta ve polisle gerçeklefltirilen operasyonla el konuldu ve imha edildi. Arabalar›n bulundu¤u depolar›n kap›lar›n›n k›r›larak gerçeklefltirilen operasyonda direnenler gözalt›na al›nd›.
“‹flçiyiz hakl›y›z, kazanaca¤›z” Ankara Tekel ‹çki Fabrikas› iflçileri fabrikadan Atatürk Orman Çiftli¤ine kadar sloganlarla yürüdü. “TEKEL ulusal varl›¤›m›zd›r, özellefltirilemez” dövizleri ve “‹flçiyiz hakl›y›z, kazanaca¤›z”, “IMF defol, bu memleket bizim” sloganlar›yla yürüyen iflçiler burada an›ta çelenk b›rakt›lar. Eylemin ard›ndan sendikac›lar AKP Çankaya ‹lçe yöneticileriyle görüfltü. ‹zmir’deki eylem Cumhuriyet Meydan›’ndayd›. An›ta çelenk b›rakan emekçiler burada yapt›klar› aç›klamada özellefltirmeye geçit vermeyeceklerini yinelerken Tek G›da ‹fl bölge baflkan› Do¤an Karay›lan “Karar›m›z sonuna kadar eylemdir. Bize ra¤men, özellefltirmeyi baflarmaya kimsenin gücü yetmeyecektir” fleklinde konufltu. ‹flçiler eylemde, “TEKEL’e uzanan eller k›r›l›r” ve “Kahrolsun IMF, ba¤›ms›z Türkiye” sloganlar› att›lar. Malatya’da Tekg›da-‹fl Sendikas›na üye iflçilerin düzenledi¤i ve kimi sendikalar›n da destek verdi¤i eylemde, "Tekel Bizimdir Bizim Olacak”, “Tekellere Uzanan Eller K›r›ls›n”, “Direne Direne Kazanaca¤›z" sloganlar› hayk›r›l›rken, 1 May›s'a ça¤r› yap›ld›. Fabrika önünde toplanan ve say›lar› 1500’ü bulan emekçiler “Tütünümüz, ekme¤imiz için elele” dövizleriyle AKP’ye do¤ru yürüyüfle geçtiler. Yolu trafi¤e kapatan iflçiler ad›na yap›lan konuflmada, AKP’ye seslenilerek, “‹flçilerin temsilcileriyle görüflmüyorlar ama IMF, ABD ve Philip Morris’in temsilcileriyle kapal› kap›lar ard›nda görüflüyorlar” denildi. Elaz›¤ Tekel fiarap Fabrikas› iflçileri, Samsun ve Yozgat Tekel iflçileri, Diyarbak›r Tekel Tütün ve Yaprak ‹flleme Fabrikas› iflçileri çeflitli eylemlerle özellefltirmeyi protesto ederken, Adana Tekel iflçilerinin eylemine bin kifli kat›ld›. ‹flçi ve memur sendikalar›n›n da destekledi¤i eylemde “Amerikan itleri satt›rmay›z K‹T’leri” sloganlar› at›ld› ve iflçiler AKP’ye seslenerek, “Verdi¤imiz oylar haram olsun” dedi.
“Vergi Bar›fl›” Kimin Cebinden? Hükümet “vergi bar›fl›” kanunu sayesinde 6.2 katrilyon toplam›fl olmay› büyük baflar› olarak sundu. IMF bile en fazla 750 trilyon toplars›n›z dedi, bak›n biz bu kadar toplad›k, dedi AKP. Bu vergilerin normal olarak ödenmesi durumunda 70 küsur katrilyon toplanmas› gerekti¤ini unutturarak, buna karfl›l›k 6’s›n› toplam›fl büyük baflar› diyor. Fark kimin cebinden ç›k›p kimin cebine giriyor? Elbette vergiyi kaç›ran kimse (tekeller, irili ufakl› patronlar oldu¤unu söylemeye gerek var m›?) onun cebine giriyor, bizim, yoksul halk›n cebinden ç›k›yor. Çünkü bizim, çal›flanlar›m›z›n zaten maafllar›ndan direk kesiliyor bu vergiler. Çal›flacak bir ifli olmayanlar ise çeflitli tüketim ürünlerine bindirilen ek vergilerle ödüyor vergilerini. fiimdi de s›rada kuyumcular›n vergi borçlar›n›n aff› gündemde. Buna da “vergi bar›fl›” ad›n› veriyor AKP hükümeti. Hükümet kuyumcularla da “bar›fl›yor”! O “bar›fl” halk›n cebinden trilyonlar›n çal›nmas›na neden oluyor. Hükümetin “bar›fl›” sadece egemenler, soyguncular için. Aç, yoksul, iflsiz onmilyonlarla neyin bar›fl›n› yapacak?
Gecekondular Zaten Halk›nd›r, Kaçak Villalar› Y›k›n! AKP hükümetinin batan ekonomiyi kurtarma giriflimlerinden biri de, gecekondu arazilerinin sat›fl›. Henüz haz›rl›k aflamas›nda olan kanuna göre, gecekondular›n arazileri, üzerinde oturan halka sat›fl› planlan›yor. Hükümet, “zaten üzerinde oturuyorlar, bari soyal›m” diyor. O arazileri kimse bahfletmedi halka. Can, kan vererek, emekleri bir gecede polis zoru, jandarma dipçi¤iyle yerlebir edilerek
kazand›lar. Ony›llarca iktidarlarla, polis-jandarmayla iflbirli¤i içinde olan arazi mafyas›na karfl› direnerek kazand›lar gecekondular›n›. Düne kadar y›kmaya çal›flt›klar› evleri flimdi halka satacaklarm›fl. Bu ülkenin bütün arazileri, yeralt› yerüstü zenginlikleri, her türlü varl›¤› halk›n mal›d›r. Kimin mal›n› kime sat›yorsunuz? Kaçak yap›lar m› diyorsunuz, kentlerin en güzel yerlerine ormanlar yokedilerek yap›lan villalara bak›n, onlar› y›k›n, onlara el koyun. Koyamazs›n›z elbette. Bugüne kadar binlerce gecekondu y›k›ld›. Bir tek villan›n y›k›ld›¤›n› gören oldu mu? Yoktur böyle bir fley. Orman arazilerinin sat›fl›, üzerine kaçak yap›lan arazilerin sat›fl› denilerek yine esas olarak villalar›n aff›, yeni villa arazilerinin aç›lmas› planlan›yor. Bir göz gecekonduyu zorla yapanlar›n, o arazilere biçilecek bedelleri zaten ödeyemeyece¤ini çok iyi biliyor iktidar. Ya ç›k›n, ya da y›k›p villa yapar›z dayatmalar›n›n bunun sonucunda halk›n karfl›s›na dikilmesi hiç de sürpriz olmayacakt›r. Ya da ‹stanbul, Okmeydan› mahallesinde oldu¤u gibi, “buralar vak›f arazisi, ya ç›k›n ya da kendi evinizde kirac› olun” denilecek. Bir biçimiyle halk› soyman›n yollar› aranacak.
Say› 59 29 4 May›s 2003
O araziler zaten halk›nd›r. Elbette halka tapular› verilmelidir. Meflru olarak halk›n olan arazilerin yasal olarak da halka verildi¤inin belgeleri elbette da¤›t›lmal›d›r.
Depremzedeler Sokakta M› Yaflayacak?! ‹zmit, Körfez ilçesindeki Yeniköy prefabriklerinde yaflamlar›n› sürdürmek zorunda kalan depremzedelerin, 30 Haziran’a kadar buradan ç›kmalar› istendi. Soka¤a atma karar› prefabrik alan›nda 3 bin kiflinin kat›ld›¤› eylemle protesto edildi. Zaten zor flartlar alt›nda yaflam›n› sürdüren depremzedeler, sokakta yaflamak zorunda kalacaklar›n› belirttiler. AKP iktidar›n›n da, kendinden öncekiler gibi yoksul halk›n sorunlar›na çözüm bulmaktan uzak oldu¤u depremzedelere karfl› al›nan bu kararla da bir kez daha görüldü.
33 Yıllık İddia ve Kararlılık 7
Say› 59
Önceki bölümün son altbafll›¤›nda söylendi¤i gibi, “düfl art›k gerçek”ti. Bu gerçeklik, ufka bakarken daha büyük bir güven duyulmas›n› sa¤layarak, o ufka var›laca¤›na dair inanc› pekifltirdi. Partinin kurulufl kongresi tamamlanm›fl, ancak henüz partiye iliflkin bir aç›klama yap›lmam›flt›. Kongreye kat›lanlar görev alanlar›na dönüyorlard›. Tam bu esnada kongreden dönen devrimci hareketin önderi Dursun Karatafl, 9 Eylül 1994’de Fransa’dan geçifl yaparken, Frans›z emperyalizmi taraf›ndan tutsak al›nd›. Burjuva bas›n olay› “Devrimci Sol lideri yakaland›” diye verdi. Oysa o s›rada Dursun Karatafl, DHKP Genel Sekreteri s›fat›n› tafl›yordu. Ama DHKPC’nin kuruluflu henüz aç›klanmam›flt› ve bunun için Türkiye ve dünya halklar›n›n fazla beklemesi gerekmeyecekti.
30 4 May›s 2003
PART‹ VE CEPHE’N‹N ‹LANI Dursun Karatafl’›n tutsak düflmesinin, oligarfli ve emperyalizm cephesinde yaflanan “devrimci harekete büyük darbe sevinci”nin üzerinden henüz üç hafta geçmemiflti ki, 30 Eylül 1994'te Türkiye bir eylemle sars›ld›. Eski Adalet Bakan› Mehmet Topaç cezaland›r›ld› ve eyleme iliflkin aç›klamada Devrimci Halk Kurtulufl Partisi-Cephesi'nin kuruldu¤u ilan edildi. Parti-Cepheli sürecin ilk kampanyas› da fiili olarak “Dursun Karatafl’a özgürlük!” kampanyas› oldu. Türkiye’nin hemen tüm illerinde, ilçelerinde aylarca sürdü bu kampanya. Yüzlerce eylem yap›ld›. Frans›z emperyalizmi, Dursun Karatafl’› 26 Ocak 1995’te serbest b›rakmak zorunda kald› ve DHKP Genel Sekreteri görevine döndü. PART‹L‹ YÜRÜYÜfi Devrim yürüyüflü, ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm mücadelesi, 1994’ten itibaren partili, cepheli bir yürüyüfl olarak sürüyor. Yine kah yavafllayarak, kah h›zlanarak süren bir yürüyüfl bu. Emperyalizmin ve oligarflinin kuflatmas›, katliamlar› hiç eksilmeksizin sürüyor.
Partinin kurulufl y›l›n› izleyen 1995, 1996 y›llar›, çok önemli geliflmelere sahne oldu. Bunlardan ilki, 1995 Mart›ndaki Gazi Ayaklanmas›, di¤eri ise 1996 Kas›m›ndaki “Susurluk kazas›”na ba¤l› geliflmelerdi. Her iki geliflme de Parti-Cephe ad›n›n öne ç›kmas›na neden oldu. Çünkü gerek Gazi ayaklanmas›nda, gerekse de Susurluk’a karfl› halk›n mücadelesinin örgütlenmesinde Parti-Cephe’nin damgas› vard›. O zamanki de¤erlendirmelerde dile getirildi¤i gibi; PartiCephe, Gazi’de “ayaklanmadan ö¤renmifl, ayaklananlara yol göstermifltir.” Ayn› dönemde, 1995 1 May›s’› ve 1996 1 May›s’›, cephe çizgisinin kitleselli¤inin göstergesi oldu. “DHKP-C” imzas› özellikle bu mitinglerde kitleselli¤i, coflkusu, kararl›l›¤› ve görselli¤iyle, görkemli bir biçimde herkesin önüne ç›km›fl oldu. Bir çok kesim “yasad›fl› bir örgüt”ün nas›l olup da onbinleri yürüttü¤ünü tart›flmaya bafllad›. SABANCI EYLEM‹ ve SUSURLUK DHKP-C’nin kuruluflunun ilan›, eski Adalet Bakanlar›ndan Mehmet Topaç’›n cezaland›r›lmas›yla aç›klanm›flt›. 9 Ocak 1996’da Sabanc› Holding’in ikiz kulelerinde Özdemir Sabanc›’n›n cezaland›r›lmas› ise, Parti-Cephe’yi genifl kitleler nezdinde (tabii oligarfli ve emperyalistler aç›s›ndan da) bir kez daha gündeme soktu. Sabanc› eylemi, çok genifl tart›flmalar› beraberinde getirdi. Oligarfli, komplo teorileri içinde eylemin amac›n›, devrimci hareketin hedefini gizlemeye çal›fl›rken, ilginç olan soldan da bu komplo teorilerine itibar eden bir çok kesimin ç›kmas› oldu. S›n›fsall›¤›n, devrimin gücüne güvenin kayboldu¤u yerde ç›k›yordu bu sapmalar. Oysa, Gazi direnifli de, Sabanca› eylemi de ayn› çizgide, halk›n kurtuluflu mücadelesinde anlam›n› buluyordu. Tüm bu komplo teorileri ve spekülasyonlar›na ra¤men, eylem genifl kitleler nezdinde büyük bir sempati yaratt›, tekellerin konumunu herkesin bir kez daha sorgulamas›na vesile oldu. Susurluk’a karfl› mücadelede gündemde yine Cephe vard›. “1 Dakika Karanl›k” eylemlerini gece-
kondu yoksullar›n›n alanlara ç›kt›¤› bir mücadele biçimine dönüfltürdü. Oligarfli, bu etki ve önderli¤i engellemek için “Mumun alt›ndan DHKP-C ç›kt›” söylemleriyle eylemlere sald›r› zemini yaratmaya çal›flt›ysa da baflar›l› olamad›. Halk›n “adalet” iste¤i, Cephe önderli¤inde geliflen mücadelede ifadesini buldu. Ayn› süreçte, halk kitlelerinin ekonomik, demokratik, siyasal çok çeflitli talepleri çerçevesinde, genifl kesimlerin içinde yer alabilece¤i örgütlenmeler konusunda politikalar gelifltirildi. ‹MHA VE TASF‹YE SALDIRILARI Oligarfli, devrimci hareketin 94-95-96 boyunca sürdürdü¤ü geliflmeyi engellemek, “gecekondulardan gelip g›rtlaklar›m›z› kesecekler” kabusunu bast›rmak için, yeni bir sald›r› dalgas›n› bafllatt›. Sald›r› tüm halka, devrimcilere yönelik olmakla birlikte, öncelikli hedef DHKP-C’ydi. ‹nfaz, kaybetme politikas› bu dönemde özellikle Parti-Cephe yönetici ve savaflç›lar›n› hedef ald›. Parti-Cephenin Sivas-Kayseri-Tokat sorumlusu Ayflenur fiimflek, ‹ç Anadolu Bölge Sorumlusu Mustafa Selçuk, ‹brahim Erdo¤an K›r Gerilla Birlikleri komutanlar›ndan Kemal Askeri katledildi. Sald›r›n›n hedeflerinden biri hapishanelerdi. Buca, Ümraniye hapishanesi katliamlar›nda do¤rudan Parti-Cepheli tutsaklar hedef al›nd›. Katliamlar›n ard›ndan süren sald›r› Cephe’nin politikalar›n›n önderli¤inde gerçeklefltirilen 1996 Ölüm Orucu direniflinde 12 flehitle püskürtüldü. Fakat sald›r› durmad›. Tersine, emperyalizmin do¤rudan müdahaleleriyle sald›r› daha da kapsaml› hale getirildi. ‹mha ve tasfiye politikas›, bir yandan infazlarla, iflkencelerle, tutuklamalarla, bir yandan da sivil toplumculu¤un, Avrupac›l›¤›n, reformizmin gelifltirilmesiyle sürüyordu. IMF arac›l›¤›yla ülkemizde tam bir talana giriflen Amerika ve “AB’ye uyum süreci” ad› alt›nda Türkiye’yi kendine tabi k›lmaya çal›flan Avrupa, bu amaçlar› için devrimci hareketin yokedilmesinde hemfikirdiler. ABD ve Avrupa’n›n teflvik ve finans›yla peflpefle bu do¤rultuda politikalar yürürlü¤e konuldu. F T‹P‹ HAP‹SHANELER, “TERÖR L‹STELER‹” Bu politikan›n uygulamaya sokulan aflamalar›ndan biri de F tipi hapishanelerdi. Genelde tüm muhalefete, özelde devrimci harekete yönelik bir sald›r›yd› F tipleri. Avrupa emperyalistle-
rinin ve oligarflinin “hapishaneler sorunu” derken, her aç›klamalar›nda en baflta DHKP-C’yi saymalar›, tesadüfi de¤ildi. As›l engel, dolay›s›yla “öncelikli hedef” cephelilerdi. F tiplerine karfl› DHKP-C’li tutsaklar›n önderli¤inde bafllat›lan direnifl, 19-22 Aral›k 2000 katliam›yla bast›r›lmak istendi. Ama tutsaklar buna izin vermediler. Oligarfli katliamlar›n› d›flar›ya tafl›d›. Yine istedi¤i sonucu alamad›. Bu dönem boyunca, oligarfli, emperyalizm nezdinde DHKP-C’nin yasaklanmas›, “terör listesi”ne al›nmas› için yo¤un bir çaba gösterdi. Zaten y›llard›r ABD’nin “terör listesi”nde bulunan DHKP-C, ABD’nin iste¤i üzerine Avrupa Birli¤i taraf›ndan da “liste”ye al›nd›. ABD ise, bir ad›m daha atarak DHKP-C’yi tüm dünyada “öncelikli hedef” olarak gördü¤ü 5 örgütün aras›na ald›. Ony›llard›r “devrimci örgütlerin d›fl mihrakl› oldu¤u” demagojisini yapan oligarfli, ABD ve AB’nin bu kararlar› karfl›s›nda zafer 盤l›klar› att›. Bu kararlarla DHKP-C’nin yokedilece¤ini sand›. Ama bu beklentiye kap›ld›¤› her seferinde oldu¤u gibi yine yan›ld›. Çünkü devrimci hareketin topra¤›, kökü, filizleri bu ülkedeydi. YÜRÜYÜfi SÜRÜYOR 2000 Ekimin’de bafllayan ölüm orucu, halen F tipi hapishanelerde Cepheliler taraf›ndan sürdürülüyor. 33 y›ll›k tarihlerinin bir çok kesitinde oldu¤u gibi, yine kendi güçleriyle, irade ve kararl›l›klar›yla, direniyor, kararl›l›kla, düflüncelerini savunmaya devam ediyorlar. Sadece hapishanelerde de¤il elbette; Hayat›n her alan›nda anti-emperyalist, anti-oligarflik mücadele bayra¤› Cepheliler taraf›ndan tafl›n›yor. Sosyalizmin kararl›l›kla savunulmas›, idelolojik sa¤laml›k, PartiCephe’yle özdeflleflmifl durumda. Hayat›n her alan›nda sahip olunun bu kararl›l›kt›r ki; 33 y›ll›k devrim yürüyüflünün kesintisizli¤ini sa¤lam›flt›r. Bu kararl›l›kt›r ki, emperyalizmin, oligarflinin tüm imha politikalar›na, “terör listeleri”ne ra¤men, varl›¤›n›, mücadelesini, örgütlenmesini, geliflimini sürdürmektedir. Bu kararl›l›kt›r ki, düflman› ve sahte dostlar›n› s›k s›k yan›ltm›fl, onlar›n “bittiler, tükendiler” beklentilerini bofla ç›karm›flt›r. Bu kararl›l›k, umudun, devrimin, sosyalizmin simgesi k›z›l bayraklar› dalgaland›rmaya devam ediyor.
- son -
Say› 59 31 4 May›s 2003
Küba Direnecek! Küba’y› k›nayanlar kime hizmet ediyor? “YAfiAM HAKKI KUTSALDIR!” bafll›kl› bir aç›klama var elimizde. Aç›klama ‹nsan Haklar› Derne¤i ‹stanbul fiubesi’ne ait. Ama hay›r, zulme karfl› ölümüne direnen tutsaklara karfl› yaz›lm›fl, direnmeyi b›rak›n, ölmeyin, yaflay›n diyen o bildik aç›klamalardan birisi de¤il. Bu kez direnmemesi söylenen Küba. B›rak›n Amerika sosyalizmi yoketsin, komplolar düzenlesin, ajan örgütlenmeleri yarats›n deniliyor. Avrupa’da, Felipe Gonzalez gibi “solcu” politikac›lar, Jose Saramago gibi “ayd›nlar” koro halinde Küba’y› k›nad› ya, ‹HD koroya kat›lmasa olur mu? O, Fidel’in Avrupa solcular›na, “Bush' un Küba'y› savafla sürüklemek istedi¤ini, rejimi devirmek sevdas›nda oldu¤unu, savafl koflullar›n›n geçerli oldu¤unu” söyledi¤i üç saatlik konuflmas›n› da ne duydu, ne dinledi.
Say› 59 32 4 May›s 2003
Peki neden? Çünkü “hayat kutsalm›fl”! S›rt›nda yumurta küfesi yok! Emperyalizme karfl› direnmenin ne demek oldu¤unu bilmeyen sorumsuz, sorumsuz oldu¤u kadar emperyalist medyan›n yalanlar›yla Küba’y› k›n›yor aç›klama. Bugünün dünyas›nda, “kimden gelirse gelsin...” diye bafllayan ve “her türlü fliddete karfl› oldu¤unu” söyleyen bir zihniyetin, emperyalist propaganda ile nas›l yönlendirildi¤i, hainlerin nas›l sahiplenildi¤i bir kez daha gözler önüne seriliyor. Bu kafa, Amerika’ya, “Küba’ya karfl› komplolar kurma” demiyor, Küba’y› k›namay› “görev biliyor.” Irak’ta da “Ne Saddam, Ne Bush” sloganlar› at›yor! Emperyalist medya, “rejim muhalifi üç kifli idam edildi” dedi ya, o da “rejim muhalifi” diyor ve üstelik Küba’da hukuk nas›l ifller, bu kifliler nas›l yarg›lanm›fl bilmeden, araflt›rmadan, “alelacele yap›lan yarg›lama”dan sözediyor, mahkum edilen 75 kifliye de “sistem muhalifi yazar, sendikac› ve gazeteci” ünvanlar›n› veriyor. Aç›klamada Küba’n›n uymas› istenen ‘insan haklar› ve demokrasi’nin emperyalizmin sahte demokrasisi, sahte insan haklar› maskaral›¤›yla kapitalist sistemin kutsanmas›, o sisteme karfl› bütün direnifllerin lanetlenmesi oldu¤unu anlatmayaca¤›z, biliniyor. Ancak ‹HD zahmet edip araflt›rsa, örne¤in bir Küba el-
çili¤ine sorsa gerçe¤i ö¤renecek, ama sormuyor. Çünkü beyin emperyalistlere ve onun medyas›na daha bafl›ndan teslim olmufl. Çünkü o sorumsuzlu¤u ifl edinmifl.
Hukuk Dersi Vermeden, Sorumsuz Aç›klamalar Yapmadan Önce Araflt›r›n, Ö¤renin! Küba’n›n Ankara Büyükelçisi M›guel Lamazares Puello’nun bas›nda yer alan yaz›s›nda “... Küba, insanl›k tarihinin görebilece¤i en tehlikeli sald›rganl›k karfl›s›nda, kendi gelece¤ini özgürce belirlemek ve ba¤›ms›zl›k hakk› için zorlu bir savafl vermek zorundad›r...” diyor. Böyle bir savafltan haberdar m›d›r “yaflam kutsal” diyenler? Küba elçisi devam ediyor; “Bush yönetimi, yasad›fl› göçe, Küba yerleflimlerine karfl› terörist eylemlere ve gemi ve uçaklar›n kaç›r›lmalar›na karfl›, daha önce hiç olmad›¤› kadar büyük bir hoflgörü ile yaklaflarak, bu tarz eylemlerin güçlenmesine neden olmufltur... Sadece son yedi ayda yedi Küba uça¤› ve gemisi kaç›r›lm›flt›r. ... Havana’daki ABD Ticaret Müsteflarl›¤›’n›n Misyon fiefi önde olmak üzere... diplomatik kurallar› aç›kça çi¤neyerek ve Küba’n›n içifllerine aç›kça müdahale ederek, Küba’da devlet ve mahalleler düzeyinde iç ayaklanmaya yol açmaya çal›flt›¤›na iliflkin göstergeler bulunmaktad›r.” “Durumun böylesi ciddi boyutlara ulaflmas› ve Küba’ya karfl› eylemlerin nüksetmesi nedeniyle, Küba Hükümeti, 24 Aral›k, 12 Mart ve 14 Mart tarihlerinde Kuzey Amerika Ticaret Müsteflarl›¤› Baflkan› ile toplant›lar yapan bir grup ifladam›n› 18 ve 19 Mart tarihlerinde tutuklamaya karar verdi. Sözü edilen toplant›lara kat›lan, para alan ve ‘Helms-Burton kanunu uygulanabilsin, ambargoyu meflru k›lmak için Küba’y› mahkûm eden Birleflik Devletler’in politikas›na katk›da bulunulsun ve uluslararas› toplumun gözünde abluka hakl› k›l›nabilsin’ diyerek Küba hakk›nda çarp›t›lm›fl bilgiler veren iflbirlikçi 75 ifladam› tutukland›.” Ablukay› hakl› k›lmakta, “yaflam kutsald›r” diyenler sorumluluk duyuyor mu, yoksa onlar her türlü sorumluluktan imtina m›? ‹flte size “alelacele yarg›lama”n›n nas›l yap›ld›¤›na birkaç ayr›nt›; “Yarg›lanmalar›nda, 29 mahkeme görev ald›. 75 kifli, bu mahkemelerde yarg›lanarak 6 ile 28 y›l aras›nda de¤iflen cezalar ald›lar. Gerçekte, yarg›lanan bu flah›slar çok daha a¤›r cezalar almay› hak ettiler. Nitekim bütün uluslararas› yasalar, iflledikleri suçlara çok daha a¤›r cezalar öngörür... Bütün san›klar, yarg›lama süreci boyunca kendilerine atfedilen suçlamalar› ö¤renmifl ve mahkemeye ç›kar›lmadan önce bu suçlamalar üzerine konuflma ve mutab›k olup olmad›klar›n› belirtme imkân› bulmufllard›r... 54 savunma avukat› görev yapt› ve bunlar›n 44’ü san›klar›n ya da ailelerinin tuttu¤u avukatlard›... Bütün vakalarda san›klar›n savunmalar› dinlendi. Yarg›lama süreci sözlü
ve halka aç›k olarak gerçekleflti. ... Toplam 3 bin kifli mahkemelerde yer ald›.” Lehlerine olabilecek delilleri ve tan›klar› da özgürce de¤erlendirdiklerini anlatan büyükelçi, hukuktan sözedenlere flu gerçe¤i hat›rlat›yor: “Mahkeme sürecinin bütününe dair flüpheli en küçük durum yoktur; zorlama, itham, bask›, tehdit veya flantaj olmam›flt›r, çünkü biz ahlakl›y›z, çünkü biz belirli de¤erlere inan›yoruz ve Küba Devrimi’nin bugüne kadar gelmesini sa¤layan özellik budur.” “Yaflam kutsald›r”c›lar, sivil toplumcular bu de¤erleri, bu ahlak›, devrimin kültürünü bilir mi; bilirse nas›l bir kafa yap›s› ile Küba’y› k›nar? Büyükelçi “ayd›nlar›n” kim oldu¤unu da aç›kl›yor: “Emperyalist bas›n ve kendilerini “demokratik” ilan eden baz› hükümetler, ülkede ayd›nlar›n, sanatç›lar›n, yazarlar›n cezaland›r›ld›klar›n› iddia ettiler... Kimler olduklar›na bakal›m. Suçlanan 75 kifliden sadece 12’si üniversite mezunudur ve sadece 4 kifli gazetecilik mezunudur. fiöyle bir ülke düflünün: 237’si dijital olmak üzere 548 farkl› bas›n ve yay›n kuruluflunda çal›flan 2 bin 175 Kübal› gazeteci. Bu Küba bas›n›d›r; bizim gazetecilerimiz, Miami Herald Gazetesi’nde patronlar›n›n onlara emrettiklerini yazan ve kendilerini demokrasi savaflç›lar› olarak gösteren paral› askerlerle kar›flt›r›lmamal›d›r.” Küba Büyükelçisi “muhalif” denilenlerin ne zaman, nereden, nas›l milyonlarca dolarlar ald›klar›n›, nas›l kullan›ld›klar›n› da ayn› yaz›da dökümleriyle birlikte sunuyor.
‹flbirlikçileri De¤il, Küba’y› Savunun! Peki ‹HD’nin elinde emperyalizme karfl› direniflin sembolü olan Küba’y› “k›namak” için ne kan›t, belge var? Sadece emperyalist medya! Küba’n›n Amerika’n›n ilk hedeflerinden birisi olmas› da onu ilgilendirmez, “hayat kutsal ya”: bu hayat, hainin hayat› dahi olsa de¤iflmez. Geçmiflte devrimci hareket taraf›ndan cezaland›r›lan hainlere sahip ç›kan, devrimcileri “k›nayan” kafa, emperyalistlerin insan haklar› oyununa alet olmakla kalm›yor, görüldü¤ü gibi ABD propagandalar›n›n tafl›y›c›s› haline de geliyor. Birileri, “‹HD ne kadar objektif bak Küba’y› bile k›nad›... Bak KADEK’i elefltirdi... DHKP-C’nin eylemini k›nad›...” desin. Mesela, savafl k›flk›rt›c›s› diye protesto edilen Ertu¤rul Özkök bu aç›klamalara çok sevinir. Devrimci gibi düflünmeyince, emperyalizmin egemen oldu¤u bir dünyada insan haklar› mücadelesinin emperyalizme karfl› mücadele oldu¤unu anlamay›nca, o protestolar da nas›l anlams›zlafl›yor! Niyetin ne olup olmad›¤› de¤ildir sorun, ama iflte as›l mesele de burada ya; nas›l bir politika, nas›l bir beyin Amerika ile paralellefltiriyor? “‹HD’cilik” diye adland›ral›m bu kafa yap›s›n›. Ama bunun sadece ‹HD’ye özgü olmad›¤›n› da belir-
telim. Ülkemizdeki tafl›y›c›lar› reformizm olan, emperyalist demokrasiden beslenen bu kafa yap›s› devrimci saflara da yer yer s›zmaktad›r. Bu kafaya göre; Ölümüne direnifller anlams›zd›r, sivil toplumculuk esast›r. Hapishanedekileri “demokratik mücadele vermelerini” tavsiye etme mant›ks›zl›¤› da bu kafan›n ürünüdür. Hümanistlik, insan haklar› ad›na, ihanet meflrulaflt›r›l›r. Hiçbir fley için ölmeye de¤meyece¤i gibi, hiçbir fley için hiç kimseyi öldürmeye de gerek yoktur. Amerikan zulmüne karfl› halklar›n fliddetini, direniflini meflru görmez. Sadece protesto edilmelidir Amerika. Dinlemezse, ki öyledir, umutsuzlu¤u büyütüp oturulmal›d›r. Ba¤›ms›zl›k, vatan gibi kavramlar uzakt›r bu kafaya. “Hiçbir gerekçe ve hiçbir kayg›n›n insan yaflam›ndan daha önemli olamayaca¤›n›” söylerken, buna bir ülkenin gelece¤i de dahildir. “Özgürlük”ten sözeder, özgürlü¤ünü, ba¤›ms›zl›¤›n› korumaya çal›flan bir ülkenin direniflini meflru görmez. Çünkü o “özgürlü¤ün”, ba¤›ms›zl›¤›n yokolmas›yla birlikte yokolaca¤›n› göremez. Çünkü o emperyalizmin sahte özgürlük masallar›na inan›r, bu yüzden demokrasiyi, hak ve özgürlükleri emperyalistlerden, AB’den bekler. Bu kafa yap›s›n›n hakim oldu¤u bir dünyay› düflünün; emperyalizme karfl› ne tek bir direnifl ne devrimler olur, ne de halklar iradelerine, ba¤›ms›zl›klar›na sahip ç›kabilir. Sorumsuzluklara son verilmeli, beyinler emperyalist ideolojilere kapat›lmal›d›r. Küba’n›n hakl› ve meflru direniflinin yan›nda olunmal›d›r.
‹flte Bir Ayd›n-Sanatç› “Küba ABD'nin bo¤az›nda kalan bir k›lç›k, bir saplant›d›r. Uçaklar› kaç›ranlar ABD'de birer kahraman gibi karfl›land›. ABD provokasyon yap›yor. Küba'n›n tepkileri de bu yüzden sertleflti... Küba bugün ABD'ye kafa tutabilen tek ülke. Ve hâlâ ayakta. Hangi ülke buna cesaret edebildi? Güney Amerikal›lar Kübal›lara hep 'Siz bizim yapamad›¤›m›z› yapt›n›z' diyorlar. Duvar›n y›k›lmas›ndan sonra bafl›na gelenler herhangi bir baflka ülkenin bafl›na gelseydi çoktan çökerdi. Bu da ço¤unlu¤un hâlâ rejimi destekledi¤ini gösteriyor. Castro benzersiz bir liderdir... Küba'y› da ülkemi de çok seviyorum...” (Küba’da yaflayan Amerikal› yönetmen Estela Bravo, Aktaran Nilgün Cerraho¤lu, 28 Nisan Cumhuriyet)
Say› 59 33 4 May›s 2003
yap›lm›flt› zaten planda. Harita sözde “ABD, Rusya, AB ve BM'nin yer aldı¤ı dörtlü komite” tarafından oluflturuldu. Ancak belirleyici rol ABD’nin olurken, 3 y›la yay›lan aflamalarda BM, AB ve Rusya'ya 'tali roller' biçiliyor. Elbette esas olan onlar›n da asli roller almas› de¤il, Filistin halk›n›n taleplerinin kabul edilmesidir. Amerikan›n haritas›, direniflin bask›s› nedeniyle ‹srail’in itiraz etti¤i kimi noktalar içerse de, Filistinlilerin ony›llard›r savunduklar› en temel noktalar› içermiyor. Örne¤in mülteci Filistinlilerin topraklar›na dönüflü yok. En net olarak içerdi¤i ise, “terör” dedikleri Filistin intifadas›n›n yokedilmesi. ‹lk aflamada yap›lmas› gerekenlerin ilk iki maddesinin, “- Filistin hükümetinin intifadayı her yerde sonuçlandırması. - ‹srail egemenli¤ine karflı kıflkırtmaların durdurulması.” olmas› bile her fleyi anlat›yor. ‹srail’in iflgal etti¤i topraklardan çekilmesi ise ilk aflaman›n son maddesi olarak say›l›yor. Ki, her f›rsatta “terör” bahanesiyle, “flu örgüte operasyon yap›yoruz” ad›yla iflgalin sürece¤i biliniyor. K›saca yeni bir Oslo süreci ile karfl› karfl›ya Filistin. Arafat’›n imzalad›¤› Oslo sürecinin binlerce flehide, binlerce tutsa¤a, büyük y›k›m ve ac›ya neden olmakla kalmad›, bu süreçte ‹srail, Filistin topraklarında 87 yeni yerleflim alanı infla etti, % 60 oranında iflgal etti¤i toprakları geniflletti ve % 90 oran›nda su kaynaklarına el koydu. ‹kinci intifadan›n koflullar›n› yaratan da, katliamc›l›k ve iflte bu gerçeklerdi. Halk, kendi gelece¤i için direnifle geçti ve emperyalistlerin sahte bar›fl süreci direniflle bitirildi.
Emperyalist “Yol Haritas›” Filistin Halk›n›n Direnifline Çarpacak
Say› 59 34 4 May›s 2003
‹flgal, katliam ve operasyonlar sürerken, Filistin davas› yeni bir aflaman›n efli¤inde. ABD ve ‹srail’in dayatmalar›, Rusya, AB’nin desteklemeleri ile, Filistin’e yeni bir baflbakan atand›. Yolsuzluklar› ve direnifl örgütlerini yoketme, intifaday› bitirme düflünceleri ile bilinen Mahmud Abbas (Ebu Mazen) 30 Nisan günü Filistin parlamentosunda yap›lan oylama ile resmen baflbakan oldu. Ancak bu göstermelik seçimin ötesinde ataman›n emperyalizmin ve ‹srail’in zorlamas› ile gerçekleflti¤ini tüm dünya biliyor. Mazen’in ilk ifli ise, direniflçi Filistinlilere karfl› operasyonlar› ile tan›nan eski Gazze güvenlik flefi Muhammed Dahlan'› içiflleri bakanl›¤›na atamak oldu. Arafat’›n itiraz›na karfl›l›k, Mazen’i atayanlar devreye girdi. Önce, ABD D›fliflleri Bakanl›¤› Arafat’› arayarak, “Abbas hükümeti gerçekleflmezse sorumluluk senin” diye tehdit etti. Daha sonra Filistin direniflini (kendilerince gerekçelerle) bitirmeye çal›flanlar devreye girdi. Arap Birli¤i Genel Sekreteri Amr Musa, M›s›r Devlet Baflkan› Hüsnü Mübarek, AB dönem baflkan› Yunanistan'›n D›fliflleri Bakan› Papandreu ve ‹ngiltere Baflbakan› Tony Blair ayr› ayr› telefonla arayarak Filistin lideri Arafat'› tehdit ettiler, bask› yapt›lar. Atama krizi, Ortado¤u’da ABD’nin araplara att›rmak istedi¤i bütün geri ad›mlarda kulland›¤› Hüsnü Mübarek'in gönderdi¤i istihbarat flefinin “ara çözümü” ile Mazen’in önü aç›ld›. Buna göre Ebu Mazen hem baflbakanl›k hem içiflleri bakanl›¤› yapacak. Dahlan ise güvenlikten sorumlu devlet bakan› olacak. Tam bir oyun! Filistin’de yeni hükümet emperyalizmin talimatlar›yla kuruldu, ancak direniflin önündeki tek tehlike bu de¤il. As›l tehlike, onlarca ülkeden bildi¤imiz emperyalist bar›fl›n yeniden gündemlefltirilmesi. “Yol Haritas›” Emperyalizmindir Mazen hükümetinin atanmas› ayn› zamanda ABD taraf›ndan haz›rlanan “bar›fl için yol haritas›”n›n taraflara sunulmas›n›n da önkoflulu idi. Yol haritas› 30 Nisan günü sunuldu. ‹srail’in itirazlar› ile defalarca düzeltmeler
Direnifl Sürecek Emperyalist plan uygulamaya konulurken, devrimci, islami, ulusalc› güçler haritaya karfl› ç›kt› ve Mazen’in Filistin halk›n› temsil etmedi¤ini belirttiler. FHKC, özünde Arafat ile Mazen aras›nda bir fark›n bulunmad›¤›n› belirterek koltuk kavgas›n› teflhir ederken, plan›n sunuldu¤u gün ‹srail’de bir feda eylemi daha gerçeklefltirildi. Halk›, direnifl güçlerini hesaba katmayan hiçbir plan›n uygulama flans›n›n olmad›¤›na bir kez daha Filistin’de tan›k olaca¤›z.
‹srail’in Sevinci ‹srail askeri istihbarat flefi Aharon ZeeviFarkafl, “Saddam Hüseyin’in devrilmesinin, ‹srail’e yönelik büyük bir stratejik tehdidi ortadan kald›rd›¤›n› ve ‹srail’in iki düflman komflusu, Suriye ve Lübnan üzerindeki bask›y› art›rd›¤›n›” söyledi. “Saddam rejiminin sonu” diyerek ‹srail ile ayn› sevinci duyanlara ithaf olunur!
EMPERYAL‹ST ZULÜM imparatorluklar da yıkılır
Irkç›l›k, Hukuksuzluk Amerika’dan Sorulur Powell, C. Rice gibi, devflirdi¤i zencilerin görüntülerini ayn› zamanda “bak›n zenciler yönetimde istedi¤i yere geliyor” havas› yaratmak için de kullan›yor Amerika. T›pk› Özal, Kamuran ‹nan örnekleriyle, oligarflinin “iflte Kürtler de en tepeye kadar ç›kabilir” dedi¤i gibi. Oysa ›rkç›l›k yoksul zenciler üzerinde çeflitli biçimlerde sürüyor. Af Örgütü’nün idamlar için haz›rlad›¤› rapor bunu belgeliyor. Amerikan ›rkç›l›¤›’n› belgeleyen rapora göre, ABD’de idam edilenlerin ezici ço¤unlu¤u zenci. Amerikan “ba¤›ms›z mahkemeleri”nin, zencilere daha çok ceza vermesiyle ünlü oldu¤u biliniyordu, idamlarda da ›rkç›l›¤›n çarp›c› rakamlar›yla teyid edilmifl oldu. Raporda, beyaz ve siyahlar›n cinayete kurban gitme oranlar›n›n ayn› olmas›na karfl›n, 1977'den sonra infaz edilen 840 kiflinin yüzde 80'inin beyaz kurbanlar› öldürmekle suçlanan ve Amerikan nüfusunun yüzde 12'sini oluflturan zenciler oldu¤unun alt› çizildi. Bu say›, siyahlar› öldüren beyazlar›n ölüm cezalar› infazlar›n›n 15 kat›n› oluflturuyor. Yine “1977'den bu yana beyazlar› öldürdü¤ü için idam edilen 5 siyahtan en az›ndan biri, tamam› beyaz jürilerin oldu¤u mahkemelerde yarg›land›” ifadelerine yer verilen raporda “ABD'de idam davas› jürileri toplumu temsil etmiyorlar” denildi.
*** Hukuksuzlu¤un abidesi oldu¤u gerçe¤inin tüm dünya taraf›ndan görülür hale geldi¤i ABD’nin Adalet Bakan› J. Aschroft konufluyor: “göçmenlerin, ulusal güvenlik aç›s›ndan tehdit oluflturdu¤u sonucuna var›l›rsa, süresiz olarak gözalt›nda tutulabilirler.” Guantanamo Üssü'nde, hangi hukuka göre yarg›layacaklar›n› dahi aç›klamad›klar› ve aralar›nda 16 yafl›ndan küçük çocuklar›n da bulundu¤u esirleri tutan Amerika hukuksuzlu¤unu “terörle mücadele” yalan›na dayand›r›yor. Bu mücadele çok yo¤unmufl da, bu nedenle kaçak göçmenlerle ilgili detayl› araflt›rma yapamazlarm›fl ve yine bu nedenle de kaçak göçmenler “toplu halde tutuklanabilir ve güvenlik tehdidi oluflturduklar› takdirde kefaletle de serbest b›rak›lmayabilirler”mifl...Art›k Amerikan rüyas›na kap›l›p kaçak olarak ABD’ye gidenler de Amerikan hukuksuzlu¤undan nasibini alacaklar demektir. “Sak›ncal› 26 ülke” vatandafllar›na Amerika’ya girifl k›s›tlamas› getiren hukuksuzlu¤un varaca¤› son nokta de¤il elbette bu. Daha da fazlas›na tan›k olacaks›n›z.
“Tahir efendi bana kelp demifl / iltifat› bu sözde zahiridir / ‹tikad›m odur ki / as›l kelp Tahir’dir”
ABD’den Yeni ‘Terör Listesi’
“ÖRGÜT ABD VE NATO KARfiITI” Demagoji art›k bütün etkisini yitirmifl, art›k inanan kimse kalmam›fl, ama o hala “terör listeleri” yay›nlamaya devam ediyor. Terörünü sürdürmek, iflgallerini, zulmünü meflrulaflt›rmak için buna ihtiyaç var. Devrimcilere “Terörist” Diyene Bütün Dünya Terörist Diyor Terör listelerinin art›k her ülkenin kendi ç›karlar› için haz›rlad›¤› paçavralar oldu¤u öylesine teflhir oldu ki komediler yaflan›yor. ‹flte Almanya’n›n Milli Görüfl’e terörist demesi, ya da yine Almanya’n›n Bavyera eyaletinin “terör listesi”nde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini oluflturan AKP’yi de terörist olarak saymas›, son örnekler. Amerika, onmilyonlar›n kat›ld›¤› gösterilerde, bütün dünyada global terörist, terörist devlet olarak ilan edilirken, o utanmadan yine “Global Terörizm Raporu” haz›rlad›. Raporda yine ülkeler s›ralan›p tehdit edilirken, önceki listelerde bulunmayan Çeçenler ve birçok islami grup da listeye eklendi. Türkiye ile ilgili bölümünde ise yine KADEK, DHKP-C ve Hizbullah “terörist” olarak say›ld›. CIA Baflkan› Tenet, “örgüt Afganistan operasyonunu aç›kça elefltirdi” diyerek DHKP-C’yi yokedilmesi gereken örgütler aras›nda saym›flt›. “Global Terörizm Raporu” da DHKP-C’yi flöyle tan›mlad›: "Amerika ve NATO karfl›t›"! Evet DHKP-C bunu her f›rsatta, ony›llard›r ilan ediyor. Devrimci bir örgütün en temel niteliklerinden birinin anti-emperyalistlik oldu¤unu program›nda, yaz›lar›nda, bildirilerinde söylüyor. "Amerika ve NATO karfl›t›" olmak halklar›n cephesinde yer almakt›r. Terör listelerinin paçavralar haline gelmesinin nedeni iflte bu mant›kt›r. Benden olmayan teröristtir. Kimse Amerika’y› elefltirmeyecek, ona karfl› olmayacak, olursa yokedilmesi mubaht›r. ‹flte size terörizm tan›m›n›n özü özeti.
Say› 59 35 4 May›s 2003
Haklar ve Özgürlükler Cephesi, bütün Türkiye’de 1 May›s Alanlar›ndayd› 1 May›s bizimdir ve Cephe bunun en önündedir. Provokatif haberlerle kimse bunu silemez, de¤ifltiremez. m›flt›r. K›z›l bayraklar, bizim için halklar›n iflgallere, katliamlara, zulme karfl› direniflinin, bu düzene alternatif olarak savundu¤umuz sosyalizmin simgesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi yasas›nda k›z›l bayrak tafl›nmas› suç say›lmaktad›r? Hangi yasas›, mesela mor bayrak tafl›may› serbest b›rak›rken, k›z›l bayrak tafl›may› “yasad›fl›” göstermektedir? Haklar ve Özgürlükler Cephesi, di¤er il ve ilçelerin yan›s›ra, ‹stanbul’da Abide-i Hürriyet meydan›nda binlerce kifliyle 1 May›s Miting’ine kat›lm›fl, görkemli ve baflar›l› bir flekilde 1 May›s’› kutlam›flt›r.
Say› 59 36 4 May›s 2003
Bu görkem ve baflar›, düzeni rahats›z etmifl, polisi, medyas› bu görkemi ve baflar›y› bulan›klaflt›rabilmek için an›nda harekete geçmifltir. Kortejimize ait görüntüler eflli¤inde “yasad›fl› örgütlerin mitinge kat›ld›¤›ndan üniformal› gövde gösterisi yap›ld›¤›na” kadar bir çok haber verildi. Bu haberleri kim neden yapt›r›yor? Bunlar kontrgerillan›n provokasyon yöntemleridir. Biz bu yöntemleri iyi tan›r›z, 1977, 1989, 1996 1 May›slar›’ndan biliriz. Önce suçla, zemin olufltur, sonra sald›r takti¤idir.
Savundu¤umuzu yap›yor, yapt›¤›m›z› savunuyoruz! Bu bir miting ve gösteridir. Halk›n talepleri, düzene yönelik elefltiri ve protestolar› çok çeflitli biçimlerde dile getirilir ve alternatifi olanlar, alternatiflerini çeflitli sloganlarla, sembollerle ortaya koyarlar. fiiflli Abide-i Hürriyet meydan›nda da bu yap›lm›flt›r. Haklar ve Özgürlükler Cephesi kortejine baz› insanlar›m›z siyah kot pantolon, beyaz gömlek ve kepten oluflan bir giysiyle kat›lm›fllard›r. Ad› üstünde miting ve gösteri; o meydanda dans etmek, göbek atmak, zil çalmak suç olmuyor da, neden bu suç gibi gösteriliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi yasas›, hangi maddesi siyah pantolon, beyaz gömlek kep giyilmez veya “birden fazla kifli bu k›yafeti giyemez” diyor? Kortejimizde, çok say›da k›z›l bayrak tafl›n-
Görkemli 1 may›s›m›z, provokasyonlarla karart›lamaz! Burjuva bas›n yay›n kurumlar›n›n dikkatini çekiyoruz: Kimi, neyi, neye dayanarak “suçlu”, “yasad›fl›” gösteriyorsunuz? Sorun provokasyondur. Bu tür haberlerinizle, polisin, M‹T’in direktifleriyle bu provokasyonun zeminini haz›rl›yorsunuz. Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin gizlisi sakl›s› yoktur. Herkesin, kameralar›n gözleri önündedir herfley. Haklar ve Özgürlükler Cephesi’ni olmayan biçimde adland›rman›n, Türkiye Cumhuriyeti yasalar›n›n bile suç saymad›¤› fleyleri, gazetelerinizden, televizyonlar›n›zdan “suç, yasak”, olarak göstermekle, siz suç iflliyorsunuz. Taleplerimizi, alternatiflerimizi dile getirirken, haklar ve özgürlükler için mücadele ederken, bunun biçimini bu hak ve özgürlükleri gasbedenlerin kültürüne, de¤er(siz)liklerine göre belirleyecek de¤iliz. Bizim tarz›m›z onlar›n hofluna gider veya gitmez. Bu onlar›n bilece¤i ifltir. Birilerine hofl görünmek, birilerini k›zd›rmamak için k›z›l rengimizi alacal› bulacal› hale getirmeyiz, sloganlar›m›z› yumuflatmay›z. Dünya halklar›n›n ve bu ülkenin halk›n›n bir mücadele tarihi var, gelenekleri, de¤erleri var. Bizim ölçülerimiz bunlard›r.
Biz var›z ve hep olaca¤›z! Herkesin flunu anlamas› gerekir: Bu ülkede k›z›l bayraklar›yla, devrim ve sosyalizm sloganlar›yla, marfllar› ve pankartlar›yla, devrimciler var. Oligarfli istemese de var. Sadece 1 May›s alanlar›ndan de¤il, her alanda bizi yoketmek için bu devletin baflvurmad›¤› yöntem kalmam›flt›r. Ama biz var›z iflte. Onbinlerle alanlarday›z. Herkes gördü; Cephesiz 1 May›s olmaz. Alanlar Cephesiz olmaz.
Baz› bas›n yay›n organlar› “olayl› 1 May›s” spotlar›yla duyurdular onbinlerin bu görkemli ve coflkulu kutlamas›n›. Hay›r! Olay yoktur. Onbinlerce kiflinin birlikte gerçeklefltirmek istedi¤i bir organizasyon için fazla yads›nmayacak küçük baz› münakaflalar, kavgalar olmufltur, bunlar talidir. Onbinlerce insan, sonuç olarak baflar›l› bir flekilde kutlam›flt›r 1 May›s›. Polisin icazetindeki sendika a¤alar›n›n damgas› de¤il, devrimcilerin damgas›yla gerçekleflmifltir kutlamalar. Dileyen bu devrimci damgay› elefltirebilir, ama çarp›tamaz karalayamaz. 1 May›s bizimdir ve Cephe bunun en önündedir. Cephemiz, haklar ve özgürlükler mücadelesinin gelifltirilmesinde hep önde olacakt›r. Provokasyona hizmet eden haberler, bunu silemez, de¤ifltiremez.
En önde, mücadeleye devam edece¤iz! Haklar ve Özgürlükler Cephesi, yasal bir kurumdur. Gizlisi sakl›s› yoktur. Yeri, adresi bellidir. Halk›m›z›n da, medyan›n da, polisin de istedi¤i zaman ulaflabilece¤i yak›nl›ktad›r. 1 May›s öncesinde da¤›tt›¤›m›z yüzbinlerce afifl, özel say›, el ilan› yan›s›ra, 23 Nisan’da yay›nlad›¤›m›z 11 No’lu aç›klamam›zda, flu daveti yapm›flt›k: “Halk›m›z! Dostlar›m›z! 1 May›s’ta Birlik, mücadele ve dayan›flma için yürüyece¤imiz, ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm bayra¤›n› dalgaland›raca¤›m›z Haklar ve Özgürlükler Cephesi kortejlerinde birleflelim!” Halk›m›z bu davetimize, Türkiye’nin dört bir yan›nda cevap verdi; Onlarca ilimizde ve ilçemizde yap›lan 1 May›s mitinglerinde kortejimize kat›ld›. Haklar ve özgürlükler mücadelemiz daha da büyüdü, güçlendi. Türkiye’nin her yan›nda 1 May›s mitinglerine kat›lan, coflkuyla, kararl›l›kla, cüretle ba¤›ms›zl›k, demokrasi ve sosyalizm fliarlar›n› hayk›ran halk›m›z› kutluyoruz. Haklar ve Özgürlükler Cephesi, 1 May›s alanlar›ndan ald›¤› flevkle, flimdi daha güçlüdür; halk›m›z›n haklar ve özgürlükler mücadelesini daha da güçlendirecektir.
Haklar ve Özgürlükler Cephesi
Haklar ve Özgürlükler Cephesi, 1 May›s mitingine iliflkin polis kaynakl›, provakatif haberler yapan çeflitli TV kanallar›na elefltiri ve uyar›lar›n› içeren aç›klamalar gönderdi. Afla¤›da bunlardan özetler sunuyoruz:
Kanal 7 Haber Merkezi’ne 1 May›s tarihli haber bültenlerinizde, ‹stanbul Abidei Hürriyet Meydan›’nda yap›lan 1 May›s Mitingi’nin haberini verirken, kortejimizin de içinde bulundu¤u görüntüler eflli¤inde “tüm kontrollere ra¤men yasad›fl› örgütler bu y›l da alanda yerini ald›... Baz› örgütler tek tip k›yafetlerle kat›ld›” fleklinde ifadeler kulland›n›z. Bu ifadeler, yanl›flt›r, önyarg›l›d›r, polis kaynakl›d›r. Haklar ve Özgürlükler Cephesi yasal bir kurumdur. Yeri, adresi bellidir. Sorumlusu bellidir. Gizlisi sakl›s› yoktur. Bu flekilde bir haber yapman›n “muhtemel” sonuçlar›n› kuflkumuz yok ki, biliyorsunuzdur. Kortejimizde 1 May›s Mitingi’ne kat›lan insanlar, “yasad›fl› örgüt üyesi” suçlamas›yla gözalt›na al›n›rsa, bunda hiç kuflkunuz olmas›n, sizin de pay›n›z olacakt›r. Polisin bu tür haberler yapt›rmaktaki amac› da bu sald›r›lar›na zemin haz›rlamakt›r zaten. (...)
NTV Haber Merkezi’ne (...) Peki nereden ç›kard›n›z kortejimizin “DHKP-C korteji” oldu¤unu? Size kim bu bilgiyi verdi, sizi kim yan›ltt›, kim yönlendirdi? Bu haber, yanl›fl, yan›lt›c› bir provokasyon haberidir. Polisin kortejimizde yer alan insanlara karfl› komplolar› için bir ön haz›rl›kt›r. (...) Haberi yap›fl biçiminizin aç›k bir “suç at›m›” oldu¤unu, aç›kça insanlar› “hedef gösterdi¤inizi” siz de biliyor olmal›s›n›z. Haberi verifl tarz›n›z gazetecilik ahlak›na da uygun de¤ildir. Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin nas›l bir kurum oldu¤unu bilmiyorsan›z, araflt›r›rs›n›z. (...)
TGRT Haber Merkezi’ne (...) Sol, devrimci olan herfleyi “suçlu, yasad›fl›” göstermek sizin göreviniz mi? Bu haber bir provokasyon haberidir ve TGRT de daha önce de defalarca oldu¤u gibi, bu haberi yapm›flt›r. Kortejimizdeki binlerce insan›n bafl›na gelecek herfleyden siz de sorumlusunuz. Haklar ve Özgürlükler Cephesi olarak kortejimizde 1 May›s Mitingi’ne kat›lan binlerce insan› zan alt›nda b›rakan, polise hedef gösteren haberinizi düzeltmenizi talep ediyoruz. Gerekirse, bunu sa¤lamak için yasal haklar›m›z› da kullanaca¤›z.
Haklar ve Özgürlükler Cephesi ad›na Mehmet Yayla
Say› 59 37 4 May›s 2003
crit’te e T zamana zulme karfl›
direniş 3. y›l... 31. ay 928. gün
106 fiehit Say› 59 38 4 May›s 2003
Tek bafl›na... Asla yaln›z kalmamak! Sadece hücrede tek bafl›na de¤iller; ölüm orucu direnifli mevzisinde tek bafllar›nalar. Ölüm orucu, aylard›r sadece Cepheli tutsaklar taraf›ndan sürdürülüyor. Ve Cepheli tutsaklar, önceki say›m›zda duyurdu¤umuz gibi, yeni ölüm orucu ekibini ilan etmeye haz›rlan›yor... 28 May›s 2002’de, DHKP-C ve TKEP/L d›fl›ndaki siyasi hareketler, ölüm orucunu b›rakt›klar›n› aç›klad›lar. Cepheli tutsaklar, o günden bu yana, yani yaklafl›k 11 ayd›r direnifl mevzisinde al›nlar›nda k›z›l bantlar›yla zulme ve zamana karfl› zafer yürüyüflünü sürdürüyorlar. "Bir biz kald›k can›m tek bafl›m›za bir biz al labirentin ç›kmaz›n› gören Vurduk kinimizi duvarlara hayk›rd›k öfkemizi düflman surat›na öldük öldük dirildik de bir Haziran s›ca¤›nda kap›lar› açt›k o ç›kmazlara" Bu dizeler günümüze ait de¤il. 1984 ölüm orucunu anlatan bir kitaptan al›nd›. O zaman da durum farkl› de¤ildi çünkü. Devrimci Solcular omuzlam›flt› o gün de direniflin as›l yükünü.
Neden böyle? Neden kavgan›n en sertleflti¤i, bedellerin büyüdü¤ü, zafer kazanman›n uzun soluklu, sab›rl› kavgalar gerektirdi¤i anlarda yoklar onlar? 11 Ayd›r tek bafl›na ölüm orucu bayra¤›n› al›nlar›nda tafl›yor Cepheli tutsaklar. Peki di¤er gruplar ne yap›yor? fiehitlerin say›s›n›n 106’ya ulaflt›¤›, 10 Ekiplerin haz›rland›¤› bir noktada bu sorunun bir cevab› olmal›. Sadece hapishanedekileri kastetmiyoruz. ‹çeride ve d›flar›daki di¤erleri, siz F tipleriyle ilgili flu anda ne düflünüyorsunuz, bu konuda taktikleriniz, güncel politikalar›n›z yok mu? F tiplerini bofl mu verdiniz yoksa? Sendikalar, kitle örgütleri, legal parti çevreleri, F tipleri hala sizin gündeminize girmiyor mu? Mesela, ne olmas› gerekiyor sizin gündeminizde olmas› için? ‹çeride tutsaklar› olan gruplar; Size, ölüm orucunu b›rak›rken söylediklerinizi hat›rlatmayaca¤›z. O kadar iddial›, o kadar kapsaml› fleyleri neden yapmad›¤›n›z› sormuyoruz. Daha mütevazi ölçülerde yapman›z gereken fleyler yok mu? F tiplerindeki bask› ve zulmü, sürmekte olan ölüm orucu direniflini ve ölüm orucunun flehitlerini yazmad›klar› için burjuva bas›n ve yay›na bofluna k›zmay›n. Solun dergilerine bak›n. Bak›n da duyars›zl›¤›n, sorumsuzlu¤un hangi boyutlara ulaflabildi¤ini görün. F tiplerine karfl› ölüm orucu direniflinde bir devrimcinin flehit düflmesi haberini, ancak Hürriyetle, Tercümanla k›yaslanabilecek küçüklükteki bir kutu haber içine s›¤d›ranlar›n aymazl›¤›n› ve utanmazl›¤›n› görün. O küçük, k›sa haberleri de yapmas›nlar. F tiplerine iliflkin, kat›ls›nlar veya kat›lmas›nlar, dünya çap›nda boyutlar› olan bir direnifle iliflkin hiç bir sorumluluk duymayanlar, o küçük, göstermelik haberleri de yapmas›nlar. Çünkü hiç bir anlam› yok. Bir sevdad›r böylesine yaflamak, Tek bafl›na Ölüme bir soluk kala, Tek bafl›na Zindanda yatarken bile, Asla yaln›z kalmamak. Hiç kuflku yok, siyasal mücadelenin bütünü için, siyasal hareketler için de geçerli flairin dedi¤i. Kuflatmalar, zadece düflman›n kuflatmas› olmaktan ç›km›fl, sol da fluradan buradan bu kuflatmaya kat›lm›flken bile, asla yaln›z kalmad› bu hareket. Tarihin içindeki gelenekleri ve halk›n içindeki kökleriyle direnmesini, kuflatmalar› yarmas›n›, yürüyüflünü sürdürmesini bildi. Yine biliyor. Yine bilecek.
“Terör” Demagojileri Emperyalist Tekelin Zehir Saçan Santralinin Hizmetinde GENÇL‹K SUSSUN, HALKIN SORUNLARINA SAH‹P ÇIKMASIN, EMPERYAL‹ST TEKELLER TOPRAKLARIMIZI MI ZEH‹RLES‹N; POL‹S‹N ‹STED‹⁄‹ BU MU?
Emperyalist santralin topraklar›m›z› zehirlemesine karfl› ç›kan halk›n yan›nda yeralan yasal bir dernek, Samsun Gençlik Derne¤i’ne polisin hukuksuz, keyfi bask›lar›... Halk ne zaman hakk›n› arasa, gençlik ne zaman halk›n sorunlar›na sahip ç›ksa, ne zaman tekellerin, emperyalistlerin ç›karlar›yla halk karfl› karfl›ya gelse hemen terör, provokatörler demagojileri bafllar. Samsun’da, halk›n can›n›n, topra¤›n› zehirleyen Mobil Santral› ve binlerce kiflinin geçti¤imiz günlerde gerçeklefltirdi¤i eylemi yazm›flt›k. Halk›n öfkesinin ad› “terör, provokatörler araya s›zd›...” oldu yine. Gençli¤in örgütlenmesine düflman olan, sonuncusunu Gazi üniversitesinin yapt›¤› araflt›rmada ç›kan sonuç gibi, “bireyci, apolitik” kalmas›n› isteyen polis hemen harekete geçti. Bask›lar›n› ö¤renci gençlik üzerinde yo¤unlaflt›ran Samsun polisi, kentteki kafeteryalar›, evleri basarak, yollardan yaka paça gözalt›na alarak tam bir terör estirdi. Son olarak da Samsun Gençlik Derne¤i baflkan›, derne¤in önünden gözalt›na al›nd›. Ertesi günü dernek baflkan› serbest b›rak›l›rken, Samsun Gençlik Derne¤i yapt›¤› aç›klama ile hukuksuzlu¤u ve zehir saçan santralleri kimin savundu¤unu gözler önüne serdi. Samsun Gençlik Derne¤i flöyle dedi: “... Zehir saçan Mobil Santrala halk›n tepkisi
Gençlik Derneklerinden... Isparta Gençlik Derne¤i’nin Gönüllü E¤itim Toplulu¤u bünyesinde ders verdi¤i ö¤rencilerin ailelerine, polis taraf›ndan bask› uygulan›yor. Örne¤in birinin babas›n›n iflyerine gidiyor polis ve "bu dernektekiler solcu, bunlara bulaflmay›n. Zaten biz onlar› tutuklayaca¤›z ama bahane bulam›yoruz", diye tehdit ediyor. Tabii, halk çocuklar› ile kimse ilgilenmesin, hatta okuma yazma bile ö¤renmesinler de¤il mi; istedikleri bu. Hukuk devletinin polisi dedi¤iniz zaten bahane arar, olmazsa
sürerken D‹SK Karadeniz fiubesi sorumlusu taraf›ndan ilginç aç›klamalar yap›l›yor ve mobil santral onaylan›yor. Santral çevreye zarar vermiyormufl.... halk›n zehirlenmesini onayl›yorlar. ‹ki y›ld›r Samsun halk› çeflitli eylemler düzenledi. Biz de Samsun Gençlik Derne¤i olarak bu faaliyetler içerisinde yer ald›k. Son olarak Tekkeköy'deki mitingde Samsun halk› tepkilerini gayet net bir flekilde gösterdi. Evet, biz bu mitingte vard›k. Ama sanki orada yaflananlar halk›n tepkisi de¤ilmifl gibi davran›l›yor. Temel hak ve özgürlükleri savunaca¤›n› söyleyerek halktan oy isteyen AKP bu olayda temel hak ve özgürlüklerden ve ülkemizin ç›karlar›ndan ne anlad›klar›n› göstermifllerdir. Meydanlarda “santrali kapataca¤›z” diyen AKP mecliste aylard›r bir araflt›rma komisyonu kurmad›. Santrale izin veren valiyi terfi ettirip ülkenin en büyük flehrine atad›lar. Gençli¤in üzerinde terör estiriliyor. Sanki gençlik bu halktan de¤ilmifl gibi, gençli¤i terörist olarak lanse etmeye çal›fl›yorlar. As›l tarörist Samsun halk›na ra¤men bu santrali aç›k tutanlar ve onlara destek olanlard›r. Samsun halk›n›n kendi hakk›n› aramas› onlar› o kadar rahats›z etmifl ki, sürekli bir sorumlu arama telafl› içerisindeler. Biz yine Samsun halk›n›n hakk›n› aramaya devam edece¤iz. Etkisini flimdilik hayvanlar›n ve bitkilerin ölümü ile göstermeye bafllayan mobil santralin insanlar›m›z› da öldürmesini beklemeyece¤iz. Rant u¤runa ülkemizin emperyalistlere ve iflbirlikçilerine peflkefl çekilmesine seyirci kalmayaca¤›z. Biz bunlar› yaparken birilerini rahats›z edece¤imizi biliyoruz. Ama hiçbir güç bizi do¤rular› savunmaktan al›koyamaz.”
uydurur. 17 Nisan günü Bursa Uluda¤ Üniversitesi’nde protesto gösterisinde gözalt›na al›nan ve aralar›nda Bursa Gençlik Derne¤i ö¤rencilerinin de bulundu¤u 20 kifli, Bursa Adliyesi'nde suç duyurusunda bulundu. Adliye ç›k›fl›nda, alk›fll› protestoyla tepkilerini gösteren ö¤renciler daha sonra da¤›ld›. Aralar›nda Kocaeli Gençlik Derne¤i’nin de bulundu¤u ö¤renciler Amerikan iflgalini ve rektörlü¤ün hukuksuz soruflturmalar›n› "Yankee Go Home, ‹flgal Son Bulsun ABD Defolsun” sloganlar›yla
protesto etti. Yap›lan aç›klamada soruflturmalardan örnekler verildi. Soruflturmalarla ilgili bir baflka eylem de 24 Nisan günü gerçeklefltirildi. Burada da, rektörlük önüne siyah çelenk b›rak›ld›. Kocaeli Gençlik Derne¤i’nin düzenledi¤i aç›l›fl flenli¤ine 350 kifli kat›ld›. 28 Nisan’da yap›lan flenlikte sanatç› Kaz›m Koyuncu flark›lar söylerken, Dernek Baflkan› N. Zeynep fiimflek derne¤in kurulufl amac›n› anlatan bir konuflma yapt›. Gençlik Derne¤i’nin kuruluflunu kutlayan çok say›da dayan›flma mesaj› coflkuyla karfl›land›.
Say› 59 39 4 May›s 2003
TÜS‹AD da bir dernek TAYAD da bir dernek Tüm Türkiye’de Kurulmufl GENÇL‹K DERNEKLER‹ de bir DERNEKT‹R. Ayn› dernekler yasas›na göre kurulmufllard›r. Ayn› dernekler yasas›na tabiidirler. ARADAK‹ FARK NED‹R? Av. Behiç AfiÇI TÜS‹AD, Türkiye Sanayici ve ‹fladamlar› Derne¤i ve TAYAD, Isparta Gençlik Derne¤i, ‹zmir Gençlik Derne¤i ve tüm Türkiyede kurulmufl 20 gençlik derne¤i de DERNEKD‹R. Hepsi Dernekler Kanununa göre kurulmufltur ve bu kanun çerçevesinde faaliyetlerini sürdürürler. TÜS‹AD hiç polis taraf›ndan bas›lm›flm›d›r, bilen var m›; Hiç böyle bir bask›n olmam›flt›r. Oysa muhalif bir derne¤i polis istedi¤i zaman istedi¤i anda basar, talan eder, gözalt›na al›r ve hatta tutuklar, neden?
Say› 59 40 4 May›s 2003
TÜS‹AD yapt›¤› her bas›n aç›klamas› için izin mi alm›flt›r, savc›l›ktan, polisden, valilikten? Hay›r hiç birisi için böyle bir izin almam›flt›r. Ve bas›n toplant›lar›yla, aç›klamalarla, gazetelere verdikleri ilanlarla TÜS‹AD hükümet devirir, hükümet kurar. TÜS‹AD’›n tüzü¤ünün birinci maddesi hükümet kurmak ve devirmek hakk›n› m› tan›r? Bir muhalif dernek, veya bir bülten, dergi ad›na ilan m› verdik, mutlaka devletin bütünlü¤ünü bozar›z veya bir örgüte yatakl›k etmiflizdir, hemen y›llarca hapis ve milyarlarca para cezas›na mahkum ediliriz. Neden? Biz bir katliamla ilgili, sorgusuz yarg›s›z öldürme ile ilgili, iflkence ile ilgili bir aç›klama yapmak istesek ne olur, bir ço¤umuz yaflam›fl ve görmüflüzdür, önce aç›klama yapaca¤›m›z alan veya kurum yüzlerce polis taraf›ndan çembere al›n›r. Ve ilk soru; izin ald›n›z m›? Hay›r izin almak gerekmiyor. Bir bas›n aç›klamas› yapmak için izin almak gerekmiyor. Ya da, dernek kuflat›l›r bu kez, aç›klamaya gelmek isteyenler gözalt›na al›n›r veya soka¤a bile sokulmaz. Bu da m› olmad› o zaman derne¤i basar. Gerekçe haz›rd›r "yasad›fl› toplant› yap›l›-
yor". Hay›r toplant› yasad›fl› de¤ildir, hiçbir yasa ile yasaklanmam›flt›r. Ülkemezideki yasad›fl›l›klar, hak ihlalleri, do¤rudan halk›n yaflam›n› etkileyen her türlü olumsuzluk hakk›nda aç›klama yapmak, protesto etmek, çözüm üretmek her demokratik kitle ögrütünün tüzü¤ü çerçevesinde hakk›d›r. Çünkü bu tüzü¤ü bilerek izin verilmifltir bu derne¤in kurulmas›na. Bu izin al›nd›ktan sonraki yasaklamalar›n uygulanmas›, hele bir bas›n aç›klamas› için yasaklar›n uygulanmas› TAMAMEN KEYF‹D‹R. Son derece s›n›rl› say›da durumlarda bu faaliyetler yasaklanabilir, bu durumda önceden yasaklan›r ve bu yasak da duyurulur. Polis yasalar›n üzerinde de¤ildir. Yasalarla yasaklanmayan bir eylemi polis yasaklayamaz. Peki TÜS‹AD yapacak bir bas›n aç›klamas› diyelim. Ne yapar polis, TÜS‹AD’c›lar›n toplant› yapt›¤› lüks otelin de¤il kap›s›nda içeri girmek önüne bile yaklaflamaz. Gençlik Dernekleri “Tan›flma Çay›” m› yapacak, önce çay›n yap›laca¤› kafe veya dü¤ün salonu sahibi tehdit edilir, bunu baflaramazsa bu kez basar. Yapamazs›n, neden yapamas›n, çünkü yasak, neden yasak, buras› belli de¤ildir... Polis yasak dediyse yasakt›r. Öyle mi, hangi yasada vard›r bir kafede otuz tane ö¤rencinin bir araya gelip çay içmesinin, birlikte türkü söylemesinin yasak oldu¤u. Hangi yasa tüzük kararnemede vard›r bu. Dünyan›n hiç bir yerinde böyle bir YASA yoktur. Dünyan›n hiç bir yerinde böyle bir YASAK yoktur. Bunlara karfl› ç›kmal›y›z. Karfl› ç›kmazsak ne olur biliyor musunuz; sokakta yürürken yüksek sesle konuflmam›z› bile yasaklarlar. Gülmek kahkaha atmak bile yasak hale gelir. Peki TÜS‹AD’c›lar›n çocuklar›n›n zengin, burjuva çocuklar›n›n en lüks diskoteklerde yapt›klar› gece e¤lencelerinin hepsi için izin mi al›yorlar. Dolarlar›n havada uçufltu¤u, e¤elence ad›na pahal› ceketlerin atefle verildi¤i lüks otomobillerin park yeri bulamad›¤› kapal›aç›k diskotlerde yap›lan her e¤elence, gece yar›lar›na kadar son ses dinlenen müzik polisin iznine mi tabiidir? Yoktur böyle bir fley. Hatta Emniyet Müdürü’nün o¤lu olacaks›n böyle bir diskotekte çatlay›ncaya kadar içeceksin iki kad›nla birlikte de atlayacaks›n lüks bir arabaya çarpacaks›n bir trafik levhas›na. Bunun ad› "genç çocuk e¤lenmifl biraz ne var bunda” olacak. Ama gençlik dernekleri bir tan›flma çay› yapamaz, saz çal›p türkü söyleyemez. Neden? Bir bas›n aç›klamas›n› yapamaz. Emniyet müdürü, il valisi, kaymakam›
yasaklar. Ve aynen flöyle der; "...flu örgüt var bunlar›n arkas›nda ama elimizde delil yok bir delil bulsak ataca¤›z sizi F tiplerine, anan›zdan do¤du¤unuza piflman edece¤iz sizi ..." Bizim elimizde delil var: Tüm TÜS‹AD’c›lar h›rs›zd›r ve ahlaks›zd›r. Dolar› dalgalanmaya b›rak›p halk›m›z› bir gecede yüzde otuz befl yoksullaflt›ranlar onlard›r. Bunun ad› h›rs›zl›kt›r, baflka ad› yoktur. Bunu da hükümet arac›l›¤›yla yapm›fllard›r. Kendilerinin kuklas› olan hükümetler arac›l›¤›yla yapm›fllard›r. BU ÜLKEN‹N MAL‹YE BAKINI ‹NT‹HARA KALKIfiMIfi ve yaral› kurtulmufltur bu intihardan, BUNDAN BÜYÜK DEL‹L OLURMU, hiçbir savc› harekete geçmemifltir, intihar nedenini araflt›rmam›flt›r. Bu kadar insan bu h›rs›zl›¤›n arkas›ndan iflsiz kalm›fl, iflyerleri kapat›lm›flt›r. Neden hiç bir savc› iflaslar ardarda gelmeye bafllam›flt›r diye harekete geçip soruflturma açmam›flt›r? Ama iki tane ö¤renci saz çal›p türkü söyleyince devletin güvenli¤ini tehdit ettikleri iddias› ile gözalt›, tutuklama hatta y›llarca ceza alabiliyor. Ülkemizde açl›¤›n, h›rs›zl›¤›n, ahlaks›zl›¤›n sorumlusudur TÜS‹AD. Ve üyeleri h›rs›zd›r. Halk›m›z› soyup so¤ana çeviren onlard›r. ‹flaslar›n açl›¤›n, intiharlar›n, iflsizli¤in sorumlusu TÜS‹AD’d›r, Gençlik Dernekleri de¤il. Isparta Gençlik Derne¤i referandum çal›flmas› yapar. Savafl konusunda halk›n düflüncesini sorar, halka düflüncesinin sorulmas› gerekti¤ini savunur. Ve böylece bask› unsuru olma fonksiyonunu yerine getirecektir. Bu onun yasal hakk›d›r, tüm demokratik kitle örgütlerinin en önemli fonksiyonu hükümet ve politikalar› üzerinde bask› unsuru olmak, kararlar›n› etkilemek, de¤ifltirmeye çal›flmak, tüm bunlar› baflaramasa bile düflüncelerini aç›klamak ve bu düflüncesinin propogandas›n› yapmakt›r. Bu yasal hakk›d›r. Ama bir meydan savafl›na döner Isparta sokaklar›, polis sald›r›r, referandum sand›klar›n› bafllar›nda k›rar ö¤rencilerin, bu da yetmez hepsini gözalt›na al›r. Kimisinin burnu k›r›l›r kimisinin diflleri dökülür. Neden? Her fleyleri yasald›r, hepsi izinlidir. Neden? Ya TÜS‹AD ne yapar. Aç›ktan iflbirli¤i yapar. Irak halk›n›n katledilmesi gerekti¤ini savunur. Bu konuda tüm düflüncelerini aç›k aç›k ifade eder. Çünkü hesaplar›n›, karlar›n› buna göre belirlerler. Çünkü halklar›n kan›d›r onlar›n sermayesi. Sermayelerini kanla büyütür, beslerler ve kar için her yol mübaht›r. Ahlak› yoktur onlar›n. Amerikan elçisiyle gizli toplant›lar yapar, Irak’›n yak›l›p y›k›lmas›ndan sonra kendilerine düflecek ç›karlar›n pazarl›¤›n› yaparlar. ‹flbirlikçilik suçtur, katliama onay vermek, katliam› desteklemek suçtur. Ama hiçbir TÜS‹AD’c›n›n ne difli k›r›l›r, ne de burnu. Savc›lar neden harakete geçmezler; katliamc›l›¤›n, katliam› alk›fllaman›n, ortak olman›n suç oldu¤unu belirterek? Neden hiçbir dava açamazlar TÜS‹AD’c›lara? Hiçbir savc› JENOS‹D (soyk›r›m) diye uluslaras› bir suç duymam›fl m›d›r? Hepsi bilirler, ve buna destek vermenin cezas›n›n ne oldu¤unu da çok iyi bilirler.
Y›l 1789 ‹NSAN VE YURTTAfi HAKLARI B‹LD‹RGES‹, yani bugünden tam 214 y›l önce evet tam› tam›na ikiyüz ondört y›l önce yay›nlanm›flt›r bu bildirge... Madde 6: Yasa genel iradenin ifadesidir, yasa, korurken ve cezaland›r›rken, herkes için ayn› olmal›d›r. Bu yasa önünde eflitl›k prensibidir. Y›l 1948 insan haklar› evrensel bildirgesi... Bugünden 55 y›l önce Türkiye’nin de imzalad›¤› bir birdirgedir. Madde 7: Herkes yasa önünde eflittir ve ayr›m gözetilmeksizin yasa taraf›ndan eflit korunmaya hakk› vard›r. Cezaland›r›rken de yasalar ayn› olmal›d›r. Ve 1924 y›l›ndan beri yap›lan tüm Türkiye Cumhuriyeti Anayasalar›nda da KANUN ÖNÜNDE, CEZADA VE KORUMADA Efi‹TL‹K yer alm›flt›r. Hala yürürlükte olan anayasada da vard›r bu madde. Ama uygulamada, adeta Solon yasalar› denilen MÖ 630 y›l›nda yaflam›fl bir yarg›c›n yasalar›na dönülmüfltür. Bu yarg›ç bir düzenleme yapm›fl siyasal hak ve yetkilerin kullan›lmas›n› sahip olduklar› mal-mülke göre belirlemifl. Zaman›nda devrim niteli¤indeymifl bu yasalar. Çünkü küçük de olsa topra¤› olan›n›n hak sahibi olmas›na yaram›fl. Bu yasalar›n üzerinden 2400 y›l geçmifl ama anlafl›lan bizim ülkemizde hala yürürlükte olan Solon yasalar›. Hay›r biz MÖ 630 y›l›nda yaflam›yoruz, 2003 y›l›nda yafl›yoruz ve bu haklar bize Solon gibi bir yarg›ç taraf›ndan verilmedi. 1789 y›l›ndan beri oluk oluk kan›m›z› ak›tarak kazand›k bu haklar›. Tüm derneklerimiz TÜS‹AD ile ayn› haklara sahiptir ayn› dernekler yasas›na tabiidir. Tüm üyelerimiz TÜS‹AD’c›larla ayn› haklara sahiptir, düflüncelerini aç›klayabilir, propogandas›n› yapabilir. Tüm gençlik derne¤i üyeleri en az istanbul emniyet müdürlerinin o¤lu kadar e¤lenme hakk›na sahiptir. Yasalar önünde korumada ve cezaland›rmada tüm halk eflittir bu anayasal hakk›m›zd›r. Bu hakk›m›z› kullanmal›y›z, kullanmas›n›n engellenmesine izin vermemeliyiz.
Halk Hakk›n› Arad›, Karakol Kuruldu Bir süredir ABD karfl›t› eylemlerin yo¤un olarak gerçeklefltirildi¤i Elaz›¤ Fevzi Çakmak Mahallesi'nde polis karakolu aç›ld›. Bir süre önce bir sap›¤›n tecavüz olay› ve ard›ndan gerçekleflen protestolar› örnek gösteren Emniyet Müdürü, bu olay› devrimci demokratlar›n yaflad›¤› mahalleye karakol kurmak malzemesi yapt›. Emniyet Müdürü’nün “halk›n talepleri nedeniyle açt›k” aç›klamas›na tepki gösteren mahalleliler, “ahlaks›zl›klar›n protesto edilmesinde karfl›m›za polis ç›km›flt›, burada her talebimizi dile getiriflimizde karfl›m›zda onlar vard›, kimi aldat›yorlar, yalan söylüyor” dedi.
Say› 59 41 4 May›s 2003
‹flgal alt›nda Irak halk›n›n yan›nda Ba¤dat Günlü¤ü
Türkiyeliler Irak Halk›yla Türkülerle Bulufluyor
Irak halk› ile enternasyonalist dayan›flma amac›yla Ba¤dat’a giden Grup Yorum eleman› Cihan Keflkek ve ‹stanbul Gençlik Derne¤i üyesi Eylül ‹flcan, gidifllerinden itibaren yaflad›klar›n› anlatt›, onlar›n kaleminden, günlüklerinden aktar›yoruz. Yola Ç›k›fl: S›n›ra Kadar U¤urlama 10 fiubat 2003; ‹stanbul Sultanahmet Meydan›'nda yurt›fl›ndan gelen canl› kalkanlarla bulufltuk. Yaklafl›k 45 kifli, Türkiyeliler olarak da 24 kifliyiz. Bizleri u¤urlamaya gelen arkadafllar›m›z da var. Onlarla birlikte halaylar çektik, türkülerimizi söyledik. Onlardan ayr›l›rken duygulu anlar yaflad›k, y›llard›r ac›s›yla tatl›s›yla beraber yaflad›¤›m›z arkadafllar›m›zdan ayr›l›yorduk ve gidip geri dönece¤imiz kesin de¤ildi. Gece Ankara’day›z. Bizi karfl›lamak isteyenlerin bekledi¤i yerin aksine polis eskortluk yaparak Irak Konsoloslu¤u'na götürdü. Ama yine de arkadafllar›m›z burada da bizi buldu ve çok sevindik. Vizeleri ald›ktan sonra gece konaklamak üzere Maden-‹fl tesislerine gittik. Say› 59 42 4 May›s 2003
11 fiubat 2003; Sabah Ankara-Adakule'nin önünde bir bas›n aç›klamas› yaparak Ankara'dan ayr›ld›k. Akflam Aksaray'da A¤açl› Oteli'ne yerlefltik. Gelen çift katl› otobüslerin eski olmas›ndan kaynakl› yol boyunca
Duygular Kine Dönüfltü Ba¤dat'ta savafl sonuna kadar kalan Cihan Keflkek ve Eylül ‹flcan 28 Nisan’da TMMOB'da bir bas›n aç›klamas› yaparak Ba¤dat’› anlatt›lar. Irak'ta yaflad›klar›ndan çok etkilendiklerini, daha çok kinlendiklerini, t›rlar dolusu ceset gördüklerini anlatan Eylül ve Cihan heykel y›kma olay›n› da tiyatro olarak niteledi ve flöyle dediler: “Bu ‘özgürlük’ operasyonu Amerika'n›n sald›r›s›n›, katliam›n›, kirli iflgalini hiçbir flekilde gizleyemedi. fiu anda Irak halk› direniyor, silahl› veya silahs›z bir flekilde, Amerika'y› istemiyor. Onlar gerçek demokrasi, özgürlük, yoksulluklar›n›n son bulmas›n› istiyorlar, Amerika'n›n sahte özgürlü¤ünü de¤il..."
sürekli duraklamak veya yavafl gitmek zorunday›z. Bas›na k›rm›z› otobüsler olarak yans›yan bu araçlar›n üzerinde 'Human Shields' (canl› kalkan) ve bar›fl mesajlar› içeren sloganlar yaz›yor. 12 fiubat 2003; Adana'ya çok coflkulu bir karfl›lama eflli¤inde girdik. En kalabal›k karfl›lama Adana'dayd›. Bir bas›n aç›klamas› yapt›k. Aç›klamay› Cihan yapt›. Ard›ndan ‹ncirlik üssünde yap›lan bir eyleme kat›ld›k. Jandarma eylemi engellemeye çal›flt›. Yine de yapt›k. Büyük bir f›rt›na ve ya¤murla birlikte ‹skenderun'a giriyoruz. Ya¤mur alt›ndaki karfl›lama coflkulu ve kalabal›k. Savafl Karfl›t› Platform’dan, islami kesimden ve orada da bizim arkadafllar›m›z yine bizi karfl›lad›. Her durakta arkadafllar›m›z›n büyük bir coflkuyla bizi karfl›lamas› insana daha fazla güç ve moral veriyor. Biz böyleyiz diyoruz. Platform masraflar›m›z› karfl›l›yor, islami kesimden olan arkadafllar›n bize gösterdikleri yak›nl›klar› ve kendi aralar›nda toplay›p bize verdikleri paralar bizleri sevindirdi. Anlaml› bir dayan›flma oldu. 13 fiubat 2003; Sabah hep beraber bizi u¤urlayacak olanlarla beraber Cilvegözü'ne do¤ru yola ç›kt›k. Antakya Gençlik Derne¤i’nden arkadafllar›m›z da bir minibüs tutarak s›n›r kap›s›na kadar efllik etti. S›n›r kap›s›na gidene kadar, havan›n çok so¤uk ve ya¤murlu olmas›na ra¤men, 45 dakika boyunca arac›n penceresinden zafer iflaretleri yaparak ve sloganlar atarak bize büyük bir moral veriyorlar. S›n›ra geldi¤imizde de araçlardan inip halaylar çekip türkülerimizi söyledik. D›flar›dan gören di¤er yabanc› ve Türkiyeli canl› kalkanlar da halay›m›za efllik ediyor. Arkadafllar›m›zla vedalaflt›ktan sonra araçlarla s›n›r›n öbür taraf›na geçip ifllemlerimizi yapt›k. Tekrar görmemek var. Halep'te halk çok coflkulu sloganlarla karfl›lad›. Oradaki karfl›lama bir eyleme dönüfltü. Ard›ndan geceyi Vennizia Oteli'nde geçirdik 14 fiubat 2003; Sabah yola devam etmek üzere otelden ayr›l›p Rakka fiehri'ne gittik. Rakka'da yap›lan karfl›laman›n ard›ndan Üveydi Aflireti bizi evinde konuk etti. Orada yapt›¤›m›z sohbetin ve yedi¤imiz yeme¤in ard›ndan Suriye - Irak s›n›r kap›s›na akflam saatlerinde vard›k. Irak taraf›ndaki Cemrah Kaim s›n›r kap›s›nda ifllemlerimizin bitmesini beklerken sabahlad›k. Ba¤dattay›z: Türkülerimizle Birlikte 15 fiubat 2003; Art›k Ba¤dat yoluna girmifltik. Uzun bir yolculuk görünüyordu Ba¤dat'a. Yol boyunca, molalarda halaylar çektik, karfl›laflt›¤›m›z Irakl›lar'la sohbet ettik. Kendi arabam›z›n içinde de sürekli türküler söylüyor, sohbetler ediyoruz. Gece saat 22.00’de Ba¤dat'›n merkezine varm›flt›k. Yol boyunca ve Ba¤dat içerisinde halk›n sevinç gösterileriyle karfl›laflt›k. Irakl› görevliler bizleri kalaca¤›m›z otellere yerlefltirdiler, biz de Cedar Oteli'ne yerlefltik. Sonra, daha önce kald›¤›-
m›z yerlerde de yapt›¤›m›z gibi canl› kalkanlar olarak genel bir toplant› yapt›k. Özellikle yabanc› gruplar aras›ndaki sorunlarda, bölünme, birbiriyle çekiflme sorunlar›nda Türkiye'li grubun çözüm noktas›nda belirleyicili¤i olmaya bafllad›. 16 fiubat 2003; Ö¤leye do¤ru Ba¤dat'›n merkezinde bulunan Al-Ameriya S›¤›na¤›'nda yap›lan anmaya kat›ld›k. Bu s›¤›nakta '91 Körfez Savafl›'nda 418 kad›n ve çocuk katledilmiflti. Amerika s›¤›nak delici bomba kullanm›flt› burada. Olay›n yafland›¤› günkü görüntülerden oluflan bir belgesel izledik. Ard›ndan hayat›n› kaybeden insanlar›n k›yafet ve eflyalar›ndan oluflan sergiyi ve katliamla ilgili foto¤raf sergisini gezdik. Slovenyal› arkadafllar, katliam› anmak için üzerlerindeki "unutma", "hat›rla" yaz›l› ka¤›tlarla yere yatarak 20 dakika yerde hareketsiz, ölü pozisyonunda kald›lar. CNN Türk ve Irak kanallar›yla röpörtaj yapt›k. Akflam 18.00'de toplant›m›z› yapt›k. Bizim d›fl›m›zda da savafl karfl›t› gruplar›n oldu¤unu ö¤rendik. "S›n›r Tan›mayan Doktorlar", “S›n›rdaki Ses”, "Çöldeki Ses”, "Irak'a Köprü”, Japon Müzisyenler, ‹spanyol "Irak'taki Savafl› Durdur”, Arap ülkelerinden gruplar. En kalabal›k grup ise Canl› Kalkan grubu. Masraflar›n tümünü hükümet karfl›l›yor. 17 fiubat 2003; Canl› Kalkan olarak yerleflilecek yerlerden Saba Nisan Su Tesisleri'ni ve Güney Ba¤dat Elektrik Santrali'ni gezdik ilk önce. Ard›ndan Om AlMairih Camii'ni gezdik. Bu cami, 1991 y›l›nda Amerika taraf›ndan bombalanm›fl ve sonras›ndan yeniden yap›lm›fl. Sonra El-Gazali semtindeki Ummu'l Mahal Kilisesi'ni gezdik. 18 fiubat 2003; Sabah 08.30'da Dr. Haflimi'yle görüfltük. Dr. Haflimi, "Irak Bar›fl, Dostluk ve Dayan›flma Derne¤i"nin baflkan›. Irak'a gelen bütün yabanc›lardan o sorumlu. Bu dernek devlete ba¤l› çal›flan bir kurum. Türkiye'nin Irak Büyükelçili¤i'ne gittik. Büyükelçili¤e isim ve telefon listemizi b›rakt›k. Büyükelçili¤e bu sald›r›n›n haks›z oldu¤unu tekrar vurgulad›k ve bunu iletmesini istedik. Buradan ayr›larak baz› yabanc› arkadafllarla birlikte El-Mansur Hastanesi'ni ziyarete gittik. Hastane hakk›nda bir doktor bize seminer verdi. Bugünkü toplant›da eylem önerileri yap›ld›. Komiteler de belirledik. Yerleflim Komitesi, Politik Aktivite Komitesi, ‹nternet Sitesi Komitesi, ‹lk Yard›m Komitesi, ‹letiflim Komitesi ve yeni gelenler için Karfl›lama Komitesi fleklindeydi. Biz, Politik Aktivite ve ‹lk Yard›m Komitesi'ndeyiz. 19 fiubat 2003; Sabah, "Amerika'n›n Sald›r›s›na Karfl› Uluslararas› Ö¤renci ve Gençlik Fo-
Kanl› bir tarihiniz var Amerikal›lar’›n Irak halk›na, bizlere karfl› i¤renç bir tav›rlar› var. Tanklar›n üzerindeler zaten. Bütün dünyan›n sahibi onlar, bütün dünyan›n kotrolü ellerinde o küstahl›k var askerlerde. Siz katilsiniz, sadece Irak de¤il dünyan›n her yerinde katliamlar gerçeklefltirdiniz. Kanl› bir tarihiniz var. Savafllar›n›z sadece ç›kar amaçl›, herfleyiniz para, halklar›n kültür ve de¤erleri, bu tür de¤erler yok sizde. Bunlar› dile getirdi¤imizde adamlar›n söyleyecekleri hiçbir fleyleri olmuyor, sadece tehdit savuruyorlar. A¤›zlar›nda sak›z, gözlerinde günefl gözlü¤ü. Otellerde e¤lendikleri oluyor. Sanki o katliam› onlar gerçeklefltirmemifl, o kadar kan› o kadar bebe¤in can›n› onlar almam›fl gibi rahatlar. Bayan ABD askerleri de öyle. Vicdan yok. Ald›klar› kültür o. Irak halk› onlar için hiçbir fley. rumu"nun etkinli¤ine kat›ld›k. Etkinlikte çeflitli sahne gösterileri yap›ld›. Program sonunda biz de sahneye ç›karak halaylar çektik ve Irakl›lar'la birlikte Amerikan karfl›t› sloganlar att›k. Devlet yetkililerinin de kat›ld›¤› etkinlikte yaklafl›k 1000 kifli vard›. Bu görüntüler çeflitli dünya televizyonlar›nca ilgiyle yay›nland›. Lübnan televizyonuyla röpörtaj yapt›k. Ard›ndan Cumhuriyet Köprüsü'nden BM binas› önüne kadar yap›lan halk koflusuna kat›ld›k. BM binas›n›n bahçesinde "Irak Halk›n›n Yan›nday›z" pankart›m›zla birlikte slogan atarak eylem yapt›k. 20 fiubat 2003; Yeni gelen yabanc› gruplarla tan›flmaya, sohbet etmeye çal›flt›k. Bahreyn'den, M›s›r'dan, ‹spanya'dan, ‹talya'dan yeni gruplar›n geldi¤ini ö¤rendik. Ba¤dat'ta 132 kifliyiz canl› kalkan gurubu olarak. Ayr›ca bu günden itibaren Andalus Oteli'nin bir odas› canl› kalkanlar›n ofisi olacakt›. Telefon ve internet ba¤lant›s› da var. 21 fiubat 2003; Sabah saatlerinde Türkiyeli grup olarak Medya Binas›'nda bir bas›n aç›klamas› yapt›k. Aç›klamada Türkiye'nin üslerini ve limanlar›n› açmas›n› elefltirdik. Sonra Babil ve Kerbela ziyaretlerine gittik. ‹lk önce Babil Harabeleri'ne gittik. Orada Babil'liler kalabal›k bir flekilde karfl›lad›lar. Yöresel davul ve zurnalar›yla, oyunlar›yla hep beraber harabeleri gezdik. Halk›n yaklafl›m› çok s›cak. ‹ki tane Babil'li arkadafl›m›z oldu. 22 fiubat 2003; Ba¤dat'ta Sahad Al-Tahrir Meydan›'nda Türkiye grubu olarak 'Türkiye'liler Irak halk›yla türkülerle bulufluyor' ad›yla bir eylem gerçeklefltirdik. Yap›lan k›sa bir aç›klaman›n ard›ndan Cihan ba¤lama çald›. Grup Yorum türküleri eflli¤inde halaylar çektik, türküler söyledik. Yabanc› gruplardan da kat›l›m›n oldu¤u eyleme halk›n ilgisi de iyi. Yürünerek halk›n bulundu¤u Pazar yerine sloganlarla girildi. Pazar yerinde yap›lan yürüyüflün ard›ndan eylem sona erdi. Sürecek
Say› 59 43 4 May›s 2003
Tarih geleceğe giden yolda fenerdir
Siyasal davalara örnek bir dava
Devrimci Sol Ana Davas›
Dergimizin 57. say›s›nda yay›nlad›¤›m›z, Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i’nin “23 Y›ld›r Bitmeyen Dava... Kaybolan 100 Dosya: Türkiye’de Adalet Gerçe¤i” bafll›kl› aç›klamas›nda bir davadan sözediliyordu: Devrimci Sol Ana Davas›. Dava 12 Eylül’ün ard›ndan aç›lan siyasal davalar aras›nda önemli bir yer tutmaktad›r. Dava süresince yaflananlar, bu davay› devrimin faflizmin kürsülerinde savunuldu¤u bir dava olarak tarihe kaydederken, davan›n as›l önemli yan›, ülkemizde bu konudaki olumsuz “miras”›n tersine çevrilmesi oluflturur. Bu reddedifl, bugün F tiplerinde 106 flehitle süren tarihte efli görülmedik direnifli yaratan tohumlar›n at›ld›¤› bir davay› ve o davan›n bir parças› olarak hapishaneler direnifllerini ve özgür tutsakl›¤› do¤urdu.
Say› 59 44 4 May›s 2003
Bütün siyasal davalar gibi, bu dava s›n›flar mücadelesinin bir yans›mas›, hayat›n çeflitli alanlar›nda süren ezen-ezilen aras›ndaki kavgan›n mahkeme kürsüleri arac›l›¤›yla sürdürülmesidir. Devrimci Sol Ana Davas›’nda, kavgada tavizsiz olundu, s›n›flar›n mahkeme salonunda mevzilenifli tart›flmas›z olarak aç›kt›. Bir yanda Amerikan emperyalizmi, iflbirlikçi oligarfli ve onlar›n temsilcisi faflist cunta, di¤er yanda ise emekçi halk›n devrim davas›n› savunan devrimciler. Devrimciler, mahkeme kürsüsünü emperyalizmin, faflizmin, cuntan›n yarg›land›¤› bir kürsüye çevirirken, cuntan›n savc›s›, yarg›c›, tanklarla sa¤lad›klar› kolay zaferi siyasi bir zafere dönüfltürme u¤rafl›ndayd›lar.
“Siz Mi Yarg›lan›yorsunuz, Baflkalar› M›?" Devrimci Sol Ana Davas›’n›n yarg›c›, daha önce hiç görmedi¤i, devrimcilerin faflizmin bütün bask›, yapt›r›m ve dayatmalar›na kafa tutan, mahkemeyi gayri meflru ilan eden tav›rlar› karfl›s›nda k›zg›nl›k ifadeleri ile böyle yak›n›yordu. Davan›n, cunta aç›s›ndan hiç de istedikleri gibi olmayaca¤›n›n belirtisi, Nihat Erim-Mahmut Dikler Davas› olarak da bilinen Devrimci Sol 1 Davas›’nda Tv kameralar›n›n tutsaklar› “yorgun, bitkin, piflman” görüntülerini yakalamak için bofluna beklentileriyle verilmiflti. Devrimci Sol 2 Davas› da yapt›r›mlara uymama, iflkencelerin dile getirilmesinin engellenmesine karfl› sorgu vermeme vb. tav›rlarla bafllad›. ‘Kimlik tespiti’ne gelindi¤inde ise, cunta, karfl›s›nda yarg›lanan de¤il, yarg›layanlar oldu¤unu anlayacakt›. Mesle¤iniz sorusuna devrimci tutsaklar›n cevab› tekti: DEVR‹MC‹. 1982 Mart›’ndan bafllayarak her duruflmas›nda yeni bir olay, yeni bir coflku, devrimcili¤in onuru-
nun sergilendi¤i bir alana dönüfltü mahkeme salonu. Verilen aralarda ise tutsak ailelerinin e¤itildi¤i, bas›na verilen demeçlerle siyasi tav›rlar›n kamuoyuna iletildi¤i yerler haline geldi. Cunta mahkemelerindeki tav›r, ayn› zamanda 12 Eylül cuntas› karfl›s›nda halk›n mücadelesinin sürdü¤ünün bir kan›t› olarak seyretti. Devrimci Sol tutsaklar›, mahkemelerde, hapishaneler direnifllerinde bunun bilinciyle hareket ettiler. Dediklerini yapan, yapt›klar›n› her koflulda savunan MarksistLeninistler, halk›n davas›n› cuntan›n temsilcilerine yarg›latmad›lar. Yarg›layan oldular. Haz›rlad›klar› “Karfl› ‹ddianame” ile, gerçek suçlular› gözler önüne sererken, “Hakl›y›z Kazanaca¤›z” isimli savunmalar› ile egemenlerin sömürü ve zulüm düzenini teflhir ettiler, devrim davas›n›n hakl›l›¤› ve kaç›n›lmazl›¤›n› savundular.
Yapt›r›mlar, Dayatmalar Kabul Edilmedi Cunta gerek hapishane koflullar›nda, gerek mahkemeye gidifl gelifllerde, gerekse de duruflmalar s›ras›nda dayatt›¤› yapt›r›mlarla devrimci iradeyi k›rmaya çal›flt›. Devrimci Sol tutsaklar›n›n buna cevab› da net oldu. Hiçbir yapt›r›ma, dayatmaya boyun e¤ilmedi. Ahlaks›z, onursuz arama dayatmalar›na karfl› direnifller, sald›r›lar yafland›. Mahkemelere üstleri parçalanm›fl, her yanlar› morluk içinde ama bafllar› dik ç›kt›klar› onlarca duruflma oldu. Mahkeme hiçbir fley olmam›fl gibi davrand›. ‹flkence onlar›n da bilgisi dahilindeydi. Hukukun zerresi bafltan beri Metris Bafltabya’daki mahkeme salonuna u¤ramam›flt›. ‹flte bu yapt›r›mlardan en önemlisi ve en uzun süreli olan› “Tek Tip Elbise” (TTE) idi. 1983 seçimlerinden demokrasi bekleyenlerden de¤ildi Devrimci Sol tutsaklar›. Yan›lmad›lar. 1983 seçimlerinin ard›ndan iflkence, bask›, dayak sürerken, TTE sald›r›s› gündeme getirildi. TTE ile hedeflenen siyasal kimliklerinden soyundurulmufl suçlular yaratmak, halka teslim olmufl devrimci görüntüleri sunarak devrim umudunu yok etmekti. “Cesetlerimizle bu sald›r›n›n önüne barikat kuraca¤›z” diyen Devrimci Sol tutsaklar› bedenlerini ölüme yat›rd›lar. Tarihe geçen 1984 Ölüm Orucu Direnifli sonucunda 4 devrimci flehit düfltü. TTE elbise sald›r›s› fiili olarak son bulmad›. Ancak cuntan›n hapishanelere sald›r›lar› bir noktada direnifl sayesinde durduruldu. TTE’ye karfl› fiili direnifller ise sürdü. “Eylemimizin siyasal sonuçlar› süreç içinde daha iyi görülecektir” diyen devrimcilerin hakl›l›¤› bugün tart›flmas›z olarak herkesçe kabul edilmek-
Rakamlarla Bir Tarih Devrimci Sol Ana Davas›’na ait baz› istatistiki bilgiler: ✓ Mesleki da¤›l›m: Ö¤renci: % 29; Memur: % 9; ‹flçi: % 23; Serbest % 28; Ö¤retmen % 3; Esnaf: % 7; Polis, asker % 1.... ✓ Gözalt› tarihi itibariyle yafllar: 15-20 yafl: % 40.5, 20-25 yafl: % 34, 25-30 yafl: % 17.5, 30-40 yafl: % 6.5, 40 yafl ve üstü: % 1.5... ✓ Hakk›nda dava aç›lan san›k say›s›: 1243 kifli ✓ Tutuklananlar›n say›s›: 756 kifli ✓ Hakk›nda idam istenen: 285 kifli ✓ ‹ddianamedeki eylem say›s›: 742 ✓ Açl›k grevlerinde geçen ortalama gün say›s›: 350 gün. ✓ 1984 ölüm orucunda yaflam›n› yitiren: 3 (Abdullah Meral, Haydar Baflba¤, Hasan Telci) ✓ fiubede iflkence sonucu katledilenler: 2 kifli (Hayrettin Eren, Ahmet Karlangaç) ✓ ‹flkence sonucu sakat kalanlar: 11 kifli. ✓ Kurflunlanarak katledilenler: 4 kifli (Selçuk Küçükçiftçi, S.Mehmet Yücel, Mustafa Ifl›k, Tahsin Elvan) ✓ Dava boyunca verilen dilekçelerden dolay› verilen hapis cezalar›: Toplam 266 y›l ✓ Ana Davay› oluflturan davalar›n bafllama tarihleri 1. Dava: (Erim-Dikler davas›) 24 Temmuz 1981, 2. Dava: (Ana dava) 15 Mart 1982, 3. Dava: 2 Kas›m 1982, 4. Dava: 5-12 Eylül 1983, 5. Dava: 11 Haziran 1984, 6. Dava: 2 May›s 1985, 7. Dava: 15 Kas›m 1985 ✓ Davan›n bitifl tarihi (mahkeme aflamas›) 1 Kas›m 1991. ✓ 400 klasörden oluflan dava dosyas›n›n 100 klasörünün “kayboldu¤u” davan›n yarg›tay aflamas›nda ortaya ç›kt›.
tedir. O gün TTE’yi giyenler ise süreç içinde 1984 direniflinin alt›nda ezilmeye devam ettiler. Mahkemelere flort-atlet gidildi. Protestolar, yapt›r›mlara boyun e¤meme nedeniyle cunta mahkemesi tam 2,5 y›l davalar› san›ks›z yürüttü. Bu iki buçuk y›l›n sonunda sorgulanan yine cunta mahkemesiydi. Davan›n bir numaral› san›¤› Dursun Karatafl 2,5 y›l aradan sonra ç›k›lan duruflmada flöyle diyordu mahkeme heyetine: “Bu davay› bizsiz yürütmekle ne kazand›n›z? Biz ne kaybettik? Söyleyelim: Biz bir fley kaybetmedik. Siyasal kimli¤imizi ve devrimci onurumuzu koruduk. Sizse keyfi ve yasad›fl› uygulamalarla, iflkencelere, bask›lara, yapt›r›mlara ortak oldunuz, hukukçu kimli¤inizi yitirdiniz... Evet, bu salonda iki buçuk y›l boyunca biz yoktuk, ama biz yokken de direnifl ruhumuz buradayd›. Biz kazand›k, siz kaybettiniz...”
Her Koflulda Sözlerini Söylediler: Dilekçeler Dilekçeler, söyleyecek sözü olan›n yerinde ve zaman›nda söylemesi, tutsakl›k koflullar›nda dahi halk› ayd›nlatmas›n›n bir arac› haline getirildi. Filistin halk›na karfl› giriflilen katliamlardan, Kürt halk›na karfl› uygulanan bask›, sindirme, asimilasyon politikalar›na, halk›n üzerinde estirilen her türlü terörden demokrasicilik oyunun maskesinin düflürülmesine kadar yüzlerce konuda dilekçeler verildi cunta mahkemelerine. Her dilekçe ayn› zamanda onlarca y›l “ceza” demekti. Ama her dilekçe ülkemizde ve dünyadaki geliflmelere karfl› al›nan siyasi bir tav›r, halka gerçekleri aç›klama, tarihe kaydetme de demekti. Bugün herkesin dile getirdi¤i cunta anayasas› gerçe¤ini onlar o gün, 19 A¤ustos 1982 tarihli duruflmada, Devrimci Sol lideri Dursun Karatafl’›n imzas›n›n da bulundu¤u “... Cunta anayasas› aç›k faflizmi kurumsal hale getirmektedir” dilekçede anlat›yorlar ve “halk›m›z›n böyle bir anayasadan bekledi¤i bir fley olamayaca¤›, çünkü bu anayasan›n bask›, terör iflkence ve yo¤un sömürünün yasallaflm›fl hali” diyorlard›. Bugün herkesin söyledi¤ini, devrimcilerin mahkeme kürsülerinde hayk›rd›¤› y›llar, cüret isteyen y›llard›r. Devrimciler cunta anayas›na hay›r dilekçesinden toplam 50 y›l 8 ay ceza ald›lar. Dilekçe içeri¤indeki düflüncelerinden dolay› aç›lan davadan al›nan 36 y›l ile birlikte, böylece “anayasaya hay›r” demenin bedelini toplam 86 y›l 8 ay ceza ile ödediler. Bu dilekçe sadece bir örnek. Her biri siyasal gerçeklerin aç›kland›¤› bildirilere dönüflen, enternasyonalist dayan›flman›n, geliflmeler karfl›s›nda siyasi tav›r›n ifadesi olan dilekçelerde söylenen her söz, bugün do¤rulu¤u kan›tlanan sözler oldular.
“Son Sözler” Dava boyunca devrimi, sosyalizmi savunan, faflizmi yarg›layan tutsaklar, 13 Nisan 1990 günü
“son sözler”inde de kurtulufla kadar savaflacaklar›n› hayk›rd›lar. “Son sözleri biz de¤il, siz söyleyeceksiniz” bafll›¤›n› tafl›yan ‘son sözler’, “Bir mücadelenin, bir kavgan›n ateflinde yanan bizlerin ilk sözü de, son sözü de DEVR‹M’dir” diye bafll›yor, “... biz Devrimci Sol savaflç›lar› mutlaka ama mutlaka zaferle sonuçlanacak olan Türkiye halklar›n›n kurtulufl mücadelesinde kan›m›z›n son damlas›na kadar çarp›flaca¤›z; and içiyoruz ki, s›n›fs›z toplumu kurana kadar bile¤imizin gücü, yüre¤imizin atefliyle en a¤›r yüklerin alt›na girmekten kaç›nmayaca¤›z. Ve tüm bu sözlerimiz yerine gelene kadar son sözümüz olmayacak. Kahrolsun Oligarfli! Yaflas›n Devrimci Sol! Biz konuflmaya devam edece¤iz, ama siz buyrun bu davadaki son sözlerinizi söyleyin” diye bitiyordu.
✎ Devrimci Sol Ana Davas›’n› belgelerden ö¤renelim ✎ -
Hakl›y›z Kazanaca¤›z (Haziran Yay.) Direnifl Ölüm ve Yaflam-1 (Boran Yay.) Bir Direnifl Oda¤› Metris (Yar Yay.) Bir Savafl Bir Dava Ve Zafer (Haziran Yay.) 12 Eylül Mahkemeleri Dosyas›-1-2 (Haziran Yay.) Dara¤açlar›nda yap›lan siyaset: ‹DAM (Haziran Yay.)
Say› 59 45 4 May›s 2003
A yn› S afta
Birli¤in önünü t›kayan, Bütünün görülmesini engelleyen Demokrasiyi Kürt sorununa Kürt sorununu dil sorununa indirgeyen “Sorun”un da, “Çözüm”ün de içini boflaltan Ve demokrasi deyince ufku Avrupa demokrasisine tak›l›p kalm›fl bir yan›lg› üzerine
“Baflta Kürt sorunu olmak üzere...”
Say› 59 46 4 May›s 2003
HADEP’in yay›nlad›¤› çözüm deklarasyonu üzerine çeflitli partiler ve kitle örgütleri düflüncelerini aç›klad›lar. 20-25 Nisan aras›nda Yeniden Özgür Gündem Gazetesi’nde “Kürt Sorununa Çözüm Tartıflması” bafll›¤›yla yay›nlanan bu aç›klamalarda görülüyor ki, “Kürt sorunu” denile denile, “Kürt sorunu”nun içi boflalt›lm›fl. Kürt sorununu kimi “dil sorunu”na, kimi “insan haklar› sorunu”na, kimi “af” sorununa indirgiyor. Ama daha da garip olan›, Kürt sorununun içini boflaltanlar söze yine de “Baflta Kürt sorunu olmak üzere...” diye bafll›yorlar. ‹çi boflalm›fll›k bu sözle birlikte daha da vahimlefliyor: demokrasi sorunu Kürt sorunuysa, Kürt sorunu da bir dil, biraz da insan haklar› sorunuysa, eh, demokraside fazla bir eksik kalmam›fl demektir! Kürt sorunu Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakk›na sahip olabilmesi sorunudur. Reformizm, bu literatürü, modas› geçmifl olarak görse de, sorun budur. “Kürt sorunu”nun içini boflaltanlar, do¤al olarak “çözüm”ün de içini boflaltm›fl oluyorlar. Bu bak›fl aç›s›na göre, dil, Kürtçe TV konusundaki pürüzler, yasaklar ortadan bir biçimde kalk›nca “sorun” da “çözülmüfl”(!) olacak.
Reformizm neden bu söylemi kullan›yor? “Baflta Kürt sorunu olmak üzere...” söylemi, Kürt milliyetçili¤inin söylemidir. Milliyetçi bir bak›fl aç›s›ndan, soruna “sömürgecilik teorisi” aç›s›ndan bakan; dahas› pragmatizmi ve benmerkezcili¤i çizgi haline getiren bir hareket aç›s›ndan bu söylem, do¤ru ve kabul edilebilir olmasa da anlafl›labilir. Ama bu söylem, Kürt milliyetçili¤inin söylemi olmaktan ç›k›p, hemen tüm reformistlerin söylemi haline gelmifltir. Peki onlar neden kullan›yorlar bunu? Geçen say›m›zda bir ‹stanbul Sendikalar Birli¤i
aç›klamas›ndan son örne¤ini aktard›¤›m›z gibi, bas›n aç›klamalar›na, yaz›lar›na “baflta Kürt sorunu olmak üzere” diye bafllayanlar, Kürt sorununa herkesten fazla önem verenler, çözümünü herkesten fazla isteyenler midir? Veya tersinden, “baflta Kürt sorunu olmak üzere” söylemini yanl›fl buldu¤unu söyleyenler, Kürt sorununu önemsiz mi görmüfl oluyorlar. Bu sorunun cevab› sorun’dan ve çözüm’den ne anlafl›ld›¤›ndad›r. Sorunun içini boflaltm›fl, sorunu s›radanlaflt›rm›flsan›z bafla da koysan›z, sona da koysan›z zaten farketmez; bafla koyuyorsan›z, zaten sizin gerçek anlamda demokrasi, halk iktidar› gibi bir hedefiniz yok demektir.
AB Yasalar›, Ça¤dafl Demokrasi, Çok Kültürlülük... Bu anlay›fl›n karakteristik bir ifadesi, SDP Genel Baflkan› Ak›n Birdal’›n aç›klamalar›nda bulunuyor. Yeniden Özgür Gündem’den sözünü etti¤imiz aç›klamalardan baz› bölümlere bakal›m flimdi: “Emek Barıfl Demokrasi Bloku önemli bir adım atmıfltır. Bu Blok'un flimdi bir hukuka dönüfltürülmesi gerekiyor. Bu da ortak bir çatı parti projesidir. Böyle bir proje, öncelikli olarak Kürt sorununun çözümünü önüne koyacaktır. Kendi sorunlarını çözemeyen ülkelerin sonunda ne oldu¤u, en son Ortado¤u'da yaflanan örneklerle görülüyor. ... Bugün Türkiye'nin uluslararası mali finans kurumlarının kapısında bekler duruma gelmifl olması da yine Kürt sorununun çözümsüzlü¤ünden kaynaklanmaktadır. ... Türkiye'nin öncelikli meselesi Kürt sorununun çözümüdür ve demokraside hukukun üstünlü¤ü, insan haklarına ba¤lılı¤ın gere¤i olarak ve yine uluslararası platformlarda Türkiye'nin yalnızlaflmasına neden
olan bu durumun giderilmesi gerekiyor.” (Akın Birdal, SDP Genel Baflkanı) Emek, Bar›fl ve Demokrasi Bloku kuruyor, ve önüne, öncelikli olarak Kürt sorununun çözümünü koyuyor. ÖDP de ona kat›l›yor: “Türkiye birçok kültürden, birçok kimlikten insanların yafladı¤ı bir ülke. Bu nedenle baflta Kürt sorunu olmak üzere çeflitli sorunların çözümü için...” (Hayri Kozano¤lu, ÖDP Genel Baflkanı) Peki “baflta gelen” bu sorun ne? “Kürt sorunu, insan hakları, demokrasi ve bir kimlik tanıma sorunudur.” (Kaya Güvenç, TMMOB Genel Baflkanı) “‹HD, baflından beri Kürt sorununun insan hakları ve demokrasi sorunu oldu¤unu belirtmifltir.” (Hüsnü Öndül, ‹HD Genel Baflkanı) Sorunun “çap›” bu. Peki nas›l çözecekler? SDP Genel Baflkan› Ak›n Birdal söylüyor, “demokratikleflemeyen ülkelerin bafl›na ne geldi¤ini Ortado¤u’da gördünüz...” Devam ediyor: Hukukun üstünlü¤ü ve insan haklar›na ba¤l›l›k olursa, sorun çözülür. Çözmezseniz, Amerika çözer. “Kürt sorununun çözümünde öncelikli olarak çok kimlikli ve çok kültürlü ço¤ulcu bir rejim yapısının esas alınması ve demokratikleflme adımlarının zaman geçirilmeden atılması önemlidir.” (KESK Genel Baflkan› Sami Evren) ÖDP de farkl› düflünmüyor:“Biz sorunların çözümü için flimdi topun Türkiye devletinde oldu¤unu düflünüyoruz. Türkiye verdi¤i sözleri yerine getirmeli. Özellikle AB'ye uyum yasaları çerçevesinde çıkartılan yasalar prati¤e dökülmelidir.” (Hayri Kozano¤lu, ÖDP Genel Baflkanı) Kürt sorunu çözülünce, açl›k, iflsizlik, adaletsizlik sorunu da çözülüyor. Çünkü Ak›n Birdal’›n belirtti¤i ve asl›nda tüm reformistlerin ortak görüflü olan düflünceye göre, “IMF’ye ba¤›ml›l›k da Kürt sorununun çözümsüzlü¤ünden” kaynaklan›yor. Bu kafa “Kürt sorunu” çözülünce, veya baflka deyiflle Kürt halk›n›n mücadelesi tümüyle düzen içinde eritilince, Türkiye’nin bir Avrupa demokrasisi olaca¤›n› san›yor. Bunlar› alt alta s›ralad›¤›n›zda ç›kan sonuç fludur: Söze “baflta Kürt sorunu olmak üzere” diye bafllayanlar, Kürt sorununun gerçekten çözümünü istemekten uzakt›rlar. Hepsi için olmasa da ço¤unlu¤u için geçerli olan,
gerçekte bu sorundan “kurtulmak” istemeleridir. Ayn› F tipleri konusuna yaklafl›mlar›ndaki gibi. F tiplerinde “sorunun çözümü” ad›na direniflin bitirilmesini istemeleri gibi, Kürt sorununda da “haz›r Kürt milliyetçi hareket silahl› mücadeleden vazgeçmiflken” dil, TV gibi hak k›r›nt›lar› da verilsin ve mesele bitsin mant›¤›ndad›rlar. “Baflta Kürt sorunu olmak üzere” mant›¤›, gerçekte Kürt sorununun çözülmeden rafa kald›r›lmas›n› isteyen mant›kt›r.
“Baflta ba¤›ms›zl›k ve demokrasi sorunu olmak üzere...” 5 gün boyunca Yeniden Özgür Gündem’de yay›nlanan bu aç›klamalar›n ço¤unda “Kürt sorununun çözümü demokratikleflmeden geçer” sözünü görebilirsiniz, ama hiçbirinde “ba¤›ms›zl›k”tan, “halk›n iktidar›”ndan geçer sözünü göremezsiniz. Ba¤›ms›zl›ktan hiç sözedilmez. Kürt sorunu, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakk›n› kullanabilmesidir ve ancak “Anti-emperyalist, anti-oligarflik halk devrimi emperyalizmin ve oligarflinin egemenli¤ine son vererek ulusal bask›n›n sosyal temelini ortadan kald›racak ve ezilen ulusun kendi kaderini tayin hakk›n›n nesnel temelini yaratacakt›r.” (Hakl›y›z Kazanaca¤›z) E¤er baz› demokratik haklardan de¤il, bütün olarak “Kürt sorununun çözümü”nden bahsediliyorsa, çözüm buradan geçer. Çözümün maddi temeli, emperyalizmi kovup, oligarflik iktidar› y›k›p halk›n iktidar›n› kurmakt›r. Bunu hedeflemeyenler, bunun için mücadele etmeyenler, dil hakk› isteyebilirler, baz› insan haklar› ihlallerine karfl› ç›kabilirler, ama “Kürt sorununun çözümünü” istediklerinden sözedemezler. Ederlerse, bu aldatma olur. Devrimciler, bu çözüme ulaflmak için görevlerini flöyle ayr›nt›land›r›rlar: “ML’lerin görevi, uluslar aras›ndaki güvensizli¤i mücadele içinde yok etmeye çal›flmak, ulusal bask›ya karfl› mücadele vermek ve baflta proletarya olmak üzere, Türk-Kürt ulusundan ve çeflitli milliyetlerden emekçileri, emperyalizm ve oligarfliye karfl› birlefltirmektir. Bu görevin baflar›lmas›, emperyalizm ve oligarfliye karfl› verilecek devrimci mücadeleye ba¤l› oldu¤u kadar, ezen ulus flovenizmiyle, ezilen ulus milliyetçili¤ine karfl› mücadele ederek her iki ulus aras›nda güven oluflturmaya da ba¤l›d›r.” (Hakl›y›z Kazanaca¤›z)
Say› 59 47 4 May›s 2003
“Baflta Kürt sorunu olmak üzere...” diyenler, ezilen ulus milliyetçili¤inin pragmatizmine, benmerkezcili¤ine, yanl›fl eylem çizgisine karfl› hiç bir dönem mücadele etmemifllerdir. Çünkü, bu noktada en az onlar da Kürt milliyetçileri kadar pragmatisttirler ve küçük hesaplar peflinde olmufllard›r. Bu pragmatizm, bugün “Blok” ortaklar›n›n Kürt milliyetçili¤inin Amerikan müdahalesini meflrulaflt›ran politikas›n›, hatta Barzani-Talabani iflbirlikçili¤ini bile görmezden gelmeye, geçifltirmeye yöneltmektedir. Kürt milliyetçileri de, reformistler de içinde olmak üzere “Baflta Kürt sorunu olmak üzere...” mant›¤›n›n savunucular›, ba¤›ms›zl›k mücadelesini d›fllayan, demokrasiyi de emperyalist demokrasiye indirgeyen bir mant›¤›n savunucular›d›r. Bu bak›fl aç›s›yla, ne haklar ve özgürlükler mücadelesini, ne de devrim, halk iktidar› mücadelesini sa¤l›kl› ele alabilmeleri, gelifltirebilmeleri mümkün de¤ildir.
“Sol” 28 fiubatç›lar! 23 Nisan resepsiyonunu Genelkurmay, CHP ve Sezer’le birikte “protesto” eden baflka kurumlar da vard›. Say› 59 48 4 May›s 2003
KESK, D‹SK, TMMOB ve TTB de 23 Nisan resepsiyonuna kat›lmad›lar. Gerekçe “AKP’nin fleriatç› kadrolaflmas›n› protesto etmek”. Ayn› günlerde T‹HAK ad›na Nevzat Helvac›: “Hükümetin amac› ‹slam Cumhuriyeti... Olaylar›n seyrinden, ülkenin bir kaosa sürüklenece¤i kayg›s›n› tafl›yoruz...” aç›klamas› yapt›. Elbette “gerici kadrolaflmay›” protesto edebilir sol. Etmeli. Ama bunu Genelkurmay’›n 28 fiubat türü manevralar›yla birlikte yapmamal›. Sol, 28 fiubat’tan hiç ders ç›karmad› m›? Hangi konuma düflmüfltünüz, sonra ne olmufltu, hat›rlay›n. “fieriata karfl› mücadele” diye Genelkurmay›n düzen partilerine çeki düzen verme operasyonunun, Susurluk’un üstünü örtme manevras›n›n parças› oldu¤unuzu unuttunuz mu? AKP’yle Genelkurmay aras›ndaki “kadrolaflma” kavgas›, olsa olsa, belli makamlara dinci gericilerle mi, yoksa Genelkurmay’a sadakati kan›tlanm›fl Susurlukçularla m› doldurulaca¤› kavgas›d›r. Ama Genelkurmay, bu kavgan›n içinde, tüm halk›n hak ve özgürlüklerini gaspetme politikas›n› sürdürmekte, türban› buna alet etmektedir. Solun, kitle örgütlerinin mücadelesi, Genelkurmay’la paralel olamaz. E¤er bu tür toplant›lar› protesto edecekseniz, IMF politikalar› uyguland›¤› için, F tiplerinde insanlar›m›z katledildi¤i için, Amerikan iflbirlikçili¤i yap›ld›¤› için protosto edin; tabii protesto nedeni bunlar olursa, protesto edilecek de sadece AKP de¤il, AKP’yle birlikte Genelkurmayd›r!
Yu r t d › fl › n d a n
3 Bin Yürek Umudu ve fiehitleri Selamlad› 26 Nisan günü Hollanda’n›n Rotterdam kentinde; “Herkesin inanc›yla yaflama hürriyeti tan›ns›n istiyorum; Halk›m açl›¤a ve sefalete mahkum edilmesin istiyorum; Amerikan gazetelerinde ülkemi ve halk›m› afla¤›layan kar›katürler yay›nlanmas›n istiyorum; Ülkemi ve halk›m› afla¤›latan yöneticiler istemiyorum; ‹IMF'’yi Dünya Bankas›’n›, Amerikan üslerini, askerlerini ülkemde istemiyorum; Üçüncü s›n›f bir ülkenin üçüncü s›n›f vatandafllar› olmak istemiyorum; Amerikan sald›rganl›¤›yla baflka halklar ölmesin istiyorum. Çünkü ben; HALKIMI SEV‹YORUM. MEMLEKET‹M‹ SEV‹YORUM.” Ça¤r›s›yla yap›lan flölende türküler devrim flehitlerini anmak ve umudun ad›n›n kuruluflunun 9. y›l›n› selamlamak için söylendi. Sayg› durufluyla bafllayan gecede yap›lan aç›l›fl konuflmas›nda devrimci hareketin direnifl ve kahramanl›klarla dolu tarihinden sözedilirken, 30 Mart - 16-17 Nisan günlerinin önemi vurguland›. Konuflma s›k s›k coflkulu sloganlarla kesildi. Dortmund Yedi Yöre Halk Oyunlar› Ekibi’nin ard›ndan, Köln Halk Sahnesi’nin sergiledi¤i Büyük Kahramanl›k Destan›’n›n anlat›ld›¤› oyunu 3 bin yürek nefeslerini tutarak izledi. Dortmund Sevcan Çocuk Korosu’ndan sonra Kubat, ard›ndan Grup Yorum Anadolu’nun dört bir köflesinden türküler sundular. Grup fiah ve Roterdam Anadolu Kültür Merkezi saz ekibinden sonra, fiair ve tiyatrocu Erdo¤an Egemeno¤lu fliir dinletisi sundu. Ferhat Tunç ve Haluk Levent'in türküleriyle ve çekilen halaylarla, çoflkuyla son bulan flölen boyunca, s›k s›k “Umudun ad› DHKP-C, Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl, Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz, Önder Yoldafl Dursun Karatafl, Irak Halk› Yanl›z De¤ildir” sloganlar› at›ld›. Hamburg’da Panel ve Yürüyüfl. 21 Nisan günü Hamburg’da “Gençlik Çevre Kongresi” ad›yla düzenlenen etkinliklere TAYAD KOM‹TE de ölüm orucu direniflini, katliamlar› anlatan panel düzenledi. Geleneksel dini tatil olan Paskalya Bayram›’nda Hamburg’da "Paskalya Bar›fl Yürüyüflü" ad›yla yap›lan yürüyüflte TAYAD KOM‹TE emperyalist sald›rganl›¤a karfl› pankart ve sloganlar›yla kat›ld›. Berlin’de Panel: 24 Nisan günü Teknik Üniversite’de "Dünyada hapishaneler ve direnifller tarihi" konulu panel yap›ld›. Panelde, Almanya’da RAF tutsaklar› ve Kolombiya devrimcilerinin tutsak edildi¤i koflullar› anlatan panelistler konuflmalar yaparken, Türkiye'den TAYAD Komite ad›na bir Ölüm Orucu Gazisi konufltu ve katliam›, F tiplerini, direnifli anlatt›.
kahramanlar ölmez
Halil ATEfi
Solmaz KARABULUT
Fikri KELEfi
Ali YILMAZ
4 May›s 1992 Ankara Dikmen’de bir Devrimci Sol üssü polis taraf›ndan kuflat›ld›. Çat›flma sonunda Solmaz Karabulut ve Fikri Kelefl flehit düflerken, Halil Atefl ve Ali Y›lmaz kuflatmay› yar›p evden ç›kt›lar. Sokaklarda devam eden çat›flma sonucunda onlar da flehit düfltüler. Dördü de Silahl› Devrimci Birlikler üyesiydiler. 12 Eylül öncesinden beri mücadele içinde olan, SDB’lerin kuruluflundan itibaren bu örgütlenmede yeralan Halil Atefl, birli¤in komutan›yd›.
Ercan GÜNDO⁄DU 6 May›s 1980 DEV-GENÇ içinde ö¤rendi, ö¤retti. Düzenin ona verdi¤i tüm imkanlar› reddederek devrimci hareketin sorunlar›n› omuzlad›. Do¤u Karadeniz sorumlulu¤una atand›. Bulundu¤u bölgede bir göreve giderken faflistlerin kurdu¤u pusu sonucu katledildi.
Hasan OKUT Serpil YILMAZ
Ayten Yüksel KELEfi
4 May›s 1994 Dersim’in Pertek ilçesine ba¤l› Ard›ç ve Alt›nçevre Köyü civarlar›nda Devrimci Sol gerillalar›yla jandarma ve özel tim aras›nda ç›kan ve 15 saat süren çat›flmalarda flehit düfltüler.
Serap fi‹MfiEK 6 May›s 1980 Haydarpafla Teknik Ö¤retmen Okulu’nda Deniz’ler için düzenlenen anma s›ras›nda jandarman›n açt›¤› atefl sonucu DEVGENÇ’li Serap katledildi.
Renan ER‹fi
9 May›s 1978 Y›ld›z Üniversitesi’nde gece bölümünde okuldan ç›karlarken, faflistlerin kurdu¤u pusuyla katledildiler.
Müjdat ÇEL‹KYAY Deniz GEZM‹fi, Hüseyin ‹NAN, Yusuf ASLAN 6 May›s 1972
KAYIP Soner GÜL Hüsamettin YAMAN 4 May›s 1992 Soner, Cerrahpafla T›p Fakültesi, Hüsamettin ise ‹.Ü. ö¤rencisiydi. Okulda DEVGENÇ’in bir çok faaliyeti içinde yerald›lar. 4 May›s günü ‹stanbul’da gözalt›na al›nd›lar ve onlardan bir daha haber al›namad›.
1960’lar›n ikinci yar›s›nda gençli¤in anti-emperyalist mücadelesinin ve örgütlenmesinin önderleri aras›ndayd›lar. Amerikan emperyalizmine karfl› mücadeleyi ba¤›ms›zl›k hedefine ulaflt›rmak için silahl› mücadelenin flart oldu¤unu söyleyerek yeni bir örgütlenmeye yöneldiler. 12 Mart’›n bask› koflullar›nda mücadeleyi sürdürerek, silah kuflan›p da¤lara ç›karak silahl› devrim cephesinin bir parças› oldular. 6 May›s’ta idam edilen Türkiye Halk Kurtulufl Ordusu’nun üç önder kadrosu, dara¤açlar›nda Amerikan emperyalizmini lanetleyerek, “Yaflas›n Kürt ve Türk Halklar›n›n Kardeflli¤i” sloganlar›yla ölümsüzlefltiler.
köyün !Delisi Susurlukçular›n Havuzu
Susurlukçu Sami Hofltan ve Ayhan Çark›n, K›rklareli Cezaevi’ne plastik havuz getirmifller. Getirirler getirirler, kime ne keyif onlar›n de¤il mi? Diyebilirsiniz. Hakl›s›n›z. K›rklareli Cezaevi ‹zleme Komitesi de öyle demifl zaten. Sonra ifl a盤a ç›k›nca ‹zleme Komitesi’ne sormufllar, siz görmediniz mi bunu? ‹zleme Komitesi’nin baflkan› Dr. Safi Kemal’in cevab›d›r: “Büyütülecek bir fley de¤il... Bu konuyu raporumuza almad›k, a¤›rl›kl› olarak insan haklar› ihlallerine bak›yoruz” dedi. Ne derin görev aflk›. Torpillere bakm›yor, ihlallere bak›yorlar.
Say› 59 50 4 May›s 2003
Kot ve Moda
Çok da dayan›ks›zm›fls›n›z yahu! Manisa davas›ndaki iflkencecilerden Baflkomiser Halil Emir’in Kanal 7 ekranlar›ndaki halini görmüflsünüzdür. On y›l hapis yatacam diye hüngür hüngür a¤l›yor, salya sümük büyüklerine s›zlan›yordu. Bütün iflkenceciler senin gibidir allah bilir. ‹flkence tezgah› bafl›nda hafla allah kesilirler,
sonra salya sümük. Kaç kifliye iflkenceler yap›p, fezlekeler yaz›p onlarca y›l hapse yollad›n bir düflün iflkenceci bafl›. Düflün bakal›m, hiç biri senin gibi, salya sümük a¤lad› m› hapishane kap›s›nda? Bak, bak da örnek al. Befl dakika delikanl› ol!
Teselli
Amerika ‹ncirlik’i terkedebilir diye Amerikanc›lar yasta. Merak etmeyin, Sam Amcan›z, kovulmad›kça gitmez. Kovulup gitti¤inde ise siz de zaten onla beraber defolup gideceksiniz, yani yine ayr›lmayacaks›n›z. Görüyorsunuz, amcam›zdan ayr›l›yoruz diye üzülmenize gerek yok.
“Emniyet Müdürlü¤ü sol gruplar›n 1 May›s’ta gövde gösterisi yapmaya haz›rland›¤› duyumu ile alarma geçti. Yasad›fl› sol örgüt DHKP-C’nin örgüt üyelerine ‘Siyah kot pantolon ve beyaz gömlek’ giydirece¤i ö¤renildi.” (Zaman, 1 May›s 2003) Haber aynen böyle. Zaman bir moda gazetesi de¤il, siyah kot ve beyaz gömlek niye bu kadar ilgisini çekti acaba?
Ç‹ZG‹YLE