Skip to main content

AdaletWeb051

Page 1

Haftal›k Dergi

Kim ki tecriti görmezden geliyorsa, ülke gerçeklerinden kaç›yordur!

TECR‹T

9 Mart 2003 F‹YAT (KDV Dahil) 750 000 EUROPE: 3 EURO

www.ekmekveadalet.com

ABD’ye ba¤›ml›l›¤›n sonucu:

Kim ki F tiplerindeki katliama karfl› ç›km›yorsa onun baflka bir katliama karfl› ç›kmas› samimiyetsizdir! Kim ki savafla, yoksullu¤a, ABD’ye karfl› ç›karken tecrite hay›r demiyorsa onun mücadelesi sonuçsuzdur!

Say›: 51

Orhan O⁄UR F tiplerine karfl› direniflte 105. flehit

ÖLDÜRÜYOR www.ekmekveadalet.com

info@ekmekveadalet.com

SAVAfi YOKSULLUK TECR‹T ABD’ye ve ABD iflbirlikçilerine Irak’ta karfl› direnifli AKP büyüterek tecritte sürdürelim! ÖLDÜRÜYOR!


Foto¤raflarla Tarihimiz

re e k z Te edildi; redd likçilik r i ş b i yo r ! sürü

◆ ◆ ◆

Tarih:

◆ Üsler kapat›ls›n! ◆ Amerikan askerleri topraklar›m›zdan ç›kar›ls›n! Kuzey Irak’taki ordu güçleri geri çekilsin! Amerika ile tüm anlaflmalar iptal edilsin! IMF program› ve anlaflmalar› iptal edilsin!

30 Kas›m 1996

Yer: ‹stanbul Galatasaray Lisesi Önü

Unuttunuz mu onlar›? Belki! Ama onlar unutmad› hala mezars›z ölülerini... Onlar›n ac›s› hala taze, çünkü hala bir mezarlar› yok yak›nlar›n›n... Bu ülkede, hangi parti, hangi iktidar ne yapacak sorusunun cevab› için öyle çok fazla göstergeye bakman›za gerek yok. Bu tabloya bak›n mesela... Kay›plar dosyas›n› açmayan hiç bir parti, hiç bir iktidar, demokratik de¤ildir, demokrasiyi getiremez... ‹ki kere ikinin dört etti¤i kadar kesin bir gerçek bu... Sadece kay›plar m›? ‹nfazlar, iflkenceler, F tipleri... Bunlardan daha net baflka bir ölçü olamaz! Bunlar›n hesab›n› sormayan hiç bir meclis, hiç bir hükümet, bizim de¤ildir!

Ekmek ve onur ve adalet... hiçbirinden vazgeçemeyiz!

Ülkemiz topraklar›nda binlerce Amerikan askeri var bugün. Bir halk›n katledilmesi için tarihin en kanl›, en onursuz pazarl›klar›ndan biri yap›l›yor. ABD teslim olmayan tüm dünya halklar›na meydan okuyor. Dünya halklar› emperyalizme teslim olmuyor. Ekmek için, adalet için, onur ve özgürlük için meydanlara ç›k›yor. Halklar, ba¤›ms›zl›k, demokrasi, sosyalizm bayra¤›n› yükseltecek. Bedeli neyse ödenecek.

INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Ali Ercan Göko¤lu Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nk›lap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul ‹rtibat Telefonu: 0212 347 69 66 Faks:0212 347 69 65 Hesap No: 0041310 -4 Y›lmaz Bas. Yay. Da¤. Org. Akbank Yusufpafla fiubesi/‹ST

Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama Fiyat›: 750 000 Avrupa: 3 Euro Almanya:3 Euro

Fransa:3 Euro ‹sviçre:3 Euro Hollanda:3 Euro

‹ngiltere: £ 2 Belçika: 3 Euro Avusturya: 3 Euro

E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com

Ekmek ve

Bürolar›m›z Akcadag Verlag- Odenwaldstr. 72 51105 Köln Tel: 0049 221 6906692 0049 221 6906693 Faks:0049 221 6906694 E-mail adresi: ekmekveadalet@t-online.de Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Telfaks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 154 K›z›lay Tel-faks: 0 312 417 39 11 Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Telfaks: 0 326 223 87 18 Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatarla Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey Hopa: Hopa ‹fl Merkezi Zemin Kat No: 28 HOPA Tel-Faks: 0466 351 42 08

‹zmir- 3. Beyler Cad. 850. Sokak Yaparsoy ‹fl Han› No: 31/501 Konak Tel-faks: 0 232 446 27 96 Kocaeli- Ömera¤a Mah. Atça Cami Cad. No: 30 Kat: 2 Tel-fax: 0262 325 58 06 Malatya- Dabakhane Mah. Eskihalep Cad. Kardefller ‹flhan› Kat: 3 No: 15 Tel-faks: 0 422 325 24 61 Mersin- Kiremithane Mah. 4406 sk. Müzeyyen Boro ‹flhan› No: 9 kat: 1 Dair e 13 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel-faks: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemerkaya Mah. Kundurac›lar cad. Dedeo¤lu sokak Pustular iflhan› Kat:1 No:33 Tel-faks: 0462 322 20 88 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9

Adalet

“Ya ekmek, ya onur” diyor afla¤›l›k Amerikanc›lar... Böyle bir ikileme mahkum de¤iliz. Amerikanc›lar “uyan›k”! Ulusal onurumuzu ayaklar alt›nda çi¤neten de onlar, ekme¤imizi gasbedenler de. Ölümü gösterip s›tmaya raz› edecekler ak›llar› s›ra. Ölüm de s›tma da onlardan. Ölümü de s›tmay› da reddediyoruz. Ne ekmek için kavgadan, ne onur savafl›ndan, ne adalet mücadelesinden vazgeçmiyoruz. Vazgeçemeyiz de. Çünkü bunlar›n hepsi birbirine ba¤l›. Çünkü biri olmadan di¤eri olmaz. Çünkü melanet onlarca türde olsa da melanetin kayna¤› tek. Elbette yurdumuz için, ba¤›ms›zl›¤›m›z, özgürlü¤ümüz, gelece¤imiz için aç da kal›r›z. Ama IMF paketlerine evet diyerek kabullenilecek açl›k, bir direnifl açl›¤› de¤il, teslimiyet açl›¤›d›r. Açl›k m›, en katmerlisine dayan›r›z. Bak›n F tiplerine.

Zulmün, açl›¤›n, iflsizli¤in, savafl 盤l›klar›n›n ortas›nda bir günefl gibi ›fl›yan D‹REN‹fi’e bak›n. Bak›n da açl›¤› görün. Ülkemiz hapishanelerinde tutsak edilenler tüm dünya halklar›na emperyalizme, faflizme, açl›¤a ve zulme boyun e¤memeyi, teslim olmamay› ö¤retiyorlar. Sonuncumuza kadar direnece¤iz diye yola ç›kanlar, yürümeye devam ediyor o gün bu gündür. Rüflvetlere, tehditlere, flundan vazgeç, flunu kabul et, dayatmalar›na meydan okuyarak direniyorlar.


‹çindekiler 3... 5... 8... 9...

12... 13... 14... 15... 16... 18... 20... 21... 24... 26... 29... 30... 32... 33...

36... 37... 38... 39... 42... 44... 45... 46... 47... 48... 49... 50...

Sadece “Savafla Karfl›” M› ‹ktidara Karfl› Mücadele Mi ‘Devlet Adamlar›’ (iflbirlikçiler) ‹flbafl›nda Ve Genelkurmay Konufltu: Tezkere ‹le Ayn› Görüflteyiz! AKP ‹ktidar› SAVAfi, YOKSULLUK ve TECR‹T’le Öldürüyor Ankara’da Yüzbin Yurtsever Irak Halk› Yaln›z De¤ildir Genelev de Haz›r, AKP Sevinebilir 21 Mart’ta Genel Grev! Liseli Üniversiteli Gençlik Boykottayd› TECR‹T ÖLDÜRÜYOR Hücreler Bizi Y›kamayacak! HÜCRELER‹ YIKACA⁄IZ! ‘O Gaz’ Derimi Yakt›, Eritti “Canl› Kalkan” Olmak Ya Da Olmamak Marks ve Marksizm Yafl›yor! Gazi’yi Unutmak, adaletten Vazgeçmektir Tarihi Örgütlü Halklar Yazar ‹srail’e BM Kararlar›, Silah Denetimi Hükümsüz ‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹K DEVAM ED‹YOR! Yüklenmeye Devam Etmeliyiz! Sakal›ndan Utan! AKP’nin YEK Oyununda Patronlara Yer Aran›yor Darbe Yiyen ‹flbirlikçinin Ruh Hali! AKP ve Yoksulluk Biraz Ciddiyet ve Sorumluluk Lütfen Solun Beyni: Protestomu Yapt›m, ‹flim Bitti! Bas›ndan: CNN’in Sansür Yöntemi ‹flte Susurluk Devleti’nin Adaleti! Daha Ak›t Ki Kan›m›z› Tez Bo¤ulas›n ‹ngiltere’de Halk Meclisleri Armutlu Halk› Y›k›m Tehlikesine Karfl› Birlefliyor Kahramanlar Ölmez

Sadece “Savafla Karfl›” M›?

‹ktidara Karfl› Mücadele Mi? BD’ye destek tezkeresi, meclisten geçemedi. Ayn› gün, Ankara’da yaklafl›k yüzbin kifli ABD’nin sald›rganl›¤›n› ve AKP’nin iflbirlikçili¤ini protesto etti. Ne var ki, iflbirlikçilik devam ediyor. Amerikan konvoylar› Anadolu yollar›n› çi¤niyor. Oligarfli, ayn› günlerde, bir yandan yeni bir soygun paketi aç›kl›yor, di¤er yanda Kuzey Irak’taki iflgalini pekifltiren yeni giriflimlerde bulunuyor. Peki öyleyse, TBMM’de ABD’ye destek tezkeresinin geçmemesinin fiiliyatta hiç k›ymeti yok mu? Türkiye nas›l bir ülke? Kim, nas›l yönetiyor? Bazen öyle dönemler yaflan›r ki, aylar›n, hatta y›llar›n anlatamayaca¤› gerçeklerin anlat›lmas› ve anlafl›lmas›, haftalara, günlere s›¤ar. Bir devrim dönemi yaflam›yoruz hiç kuflkusuz. Ama Türkiye’nin emperyalizme ba¤›ml›l›¤›n› görmek için flu yaflan›lan bir kaç gün yeter. u ülkede iki fley göstermeliktir. Biri Türkiye’nin ba¤›ms›zl›¤›, di¤eri Türkiye’nin demokrasiyle yöneltildi¤i. Demokrasicilik oyununda parlamenter manevralar hep vard›r. Bazen “AB’ye Uyum Yasalar›”yla demokrasi flovu yap›l›r, bazen “içifllerimize kar›flamazlar” hezeyanlar› aras›nda “ba¤›ms›z ülke“ rolü oynan›r. Ama oyun uzun sürmez. Tezkerenin kabul edilmemesinin ard›ndan yaflanan tüm ekonomik, siyasi, askeri geliflmeler, ba¤›ml›l›¤›n kan›tlar› olarak geçtiler tarihe. IMF dayatmalar› kabul edildi, Amerika’n›n topraklar›m›zdaki askeri harekat› sürüyor. Genelkurmay aç›klamas›yla gerçek iktidar›n kim oldu¤u bir kez daha hat›rlat›ld›... Ne ba¤›ms›zl›k kald›, ne meclis iradesi... ezkerenin kabul edilmemesi, hangi çeliflkiler rol oynam›fl olursa olsun, ülkemizdeki Amerikanc›lar için bir yenilgidir. Ama bu yenilgiyi kabul edeceklerini düflünmesin kimse. Adeta anl›k bir karardan yola ç›k›p “Bu meclis bizim meclisimiz” diyenler düflüncesizce hareket ediyorlar. Dünü ve yar›n› yok say›yorlar. Ama gerçekler böyle aldanmacalara izin vermez. Bu rejimi ayakta tutan, yürütmesi, yasamas›, ordusu, polisi, “bizim” de¤ildir; onlar emperyalizm ad›na çal›flt›lar bugüne kadar, bundan sonra da olaca¤› gibi. Amerikanc›lar, bu yenilgiyi kendileri için “zafere” çevirmek için hemen harekete geçmifllerdir. AKP’den generallere, burjuva medyadaki sözcülerine kadar koro halinde konufluyorlar flimdi; ABD’ye ba¤›ml› olmadan yaflayamayaca¤›m›z düflüncesini kabul ettirmek istiyorlar. Halktaki ba¤›ms›zl›k düflüncesini öldürmek istiyorlar. Kendi içinde AKP’lilerin kifliliklerini öldürmek istiyorlar. Ülkedeki anti-Amerikan düflünceleri öldürmek istiyorlar. Kuzey Irak’tan “hay›r” diyenler sorumludur diyerek flovenizmi hortlatmak istiyorlar. ylemlerimiz sürüyor. Tüm flehirlerimizde hemen her gün irili ufakl› eylemler yap›l›yor. Bütün bu yaflananlardan sonra, bu eylemlerde neyi istedi¤imiz, neyi hedefledi¤imiz üzerinde bir kez daha düflünmeliyiz. “Savafla hay›r” demenin yetmeyece¤i, hiç bir sonuç yaratmayaca¤› bir noktaday›z. ‹flbirlikçi iktidarlar›n nas›l ülkemizi Amerikan üssü yapt›¤›, nas›l IMF’nin dediklerinin d›fl›nda tek bir ad›m bile atamad›klar› tart›flmas›z haldedir. Ne meydanlarda “savafla hay›r” sloganlar›, ne de “meclis iradesi” bu durumu de¤ifltiremez. Böyle bir durumda mücadele iktidara yönelmek durumundad›r. Vuraca¤›m›z hedef, mevcut iktidar olmal›, mücadelemizle ulaflaca¤›m›z hedef ise, halk›n iktidar› olmal›. Yapt›¤›m›z

A

B

T

E

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

3


ve yapaca¤›m›z tüm eylemlere böyle bir bak›fl aç›s›n› hakim k›labildi¤imiz ölçüde, hiç bir fley bofla gitmeyecek, anl›k sonuçlar›n ötesinde, ülkemizin ve halk›m›z›n kaderini de¤ifltirecek bir sonuç ortaya ç›kar›labilecektir.

S

avafla karfl› mücadele, iktidar mücadelesidir. Bu sadece “savafla karfl›” mücadelede de¤il, her alandaki, her konudaki mücadelede böyledir. Sadece “meclisi etkilemek” hedefiyle s›n›rl› mücadeleler önerenler, sömürüye, IMF’ye karfl› mücadeleyi yükseltmek yerine “borçlar›n ertelenmesi, vergi yükünün paylafl›lmas›” gibi önerileri çözüm(!) diye ortaya atanlar, mevcut durumu sürdürmüfl olmaktan baflka bir fley yapm›fl olmazlar. Bunlar, halk›n, devrimcilerin sorunu de¤ildir, b›rak›n iktidar düflünsün bunlar›. erhangi bir mücadele içinde, çok çeflitli görüfl ve amaçlara sahip kesimler yer alabilir. Bu do¤ald›r. Bir kesim, ABD’nin Irak’a sald›r›s›na karfl› ç›karken, iktidara temelde karfl› ç›kmayabilir. Bu onlarla ittifak yap›lmamas›n› getirmez. Ancak devrimci, bu ittifak içinde, iktidar› hedeflemeyen bir anti-Amerikanc›l›¤›n sonuçsuz kalaca¤›n› göstermeye, tüm kesimleri devrimci bir zemine çekmeye çal›fland›r. Bu “savafla karfl›” bir mücadele olabilir, bu “çevre sorunu” olabilir, devrimci, bütün bunlar› iktidar do¤rultusunda hareket ettirebildi¤i, buna kanalize edebildi¤i ölçüde, bu mücadeleler gerçekten halk›n ifline yarar. Devrimcilerin görevi, düzenin parlamentosuna övgü ya¤d›rmak, iktidar›n IMF’ye borcunu ödemeye çal›flmak olamaz. Büyük ve esnek politika ad›na, bar›flç›l›k, icazetcilik, diyalogculuk, abart›lar, hiç bir sonuç yaratmaz. Tersine, halk›n muhalefetinin egemen güçler cephesinden kullan›lmas›na zemin haz›rlar. Mücadelenin iktidar perspektifinden uzak oldu¤u noktada, halk›n “muhalefeti” de, oligarfli içi veya emperyalistler aras› çeliflkilere endekslenecek, bunlar taraf›ndan kullan›lacakt›r.

H

Emperyalizme göbe¤inden ba¤›ml› bir ülkede ba¤›ms›zl›k ve demokrasi, düzen partilerinden beklenebilecek bir fley de¤ildir. Halk›n direnifli yayg›nlaflt›rmaktan, mücadeleyi iktidara yöneltmekten baflka çaresi yoktur. Devrimciler, örgütlenmede ve mücadelede bu çareyi ete kemi¤e büründüren olmak durumundad›rlar. 4

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

ok çeflitli çeliflkiler nedeniyle, ABD’ye deste¤e “hay›r” ç›kmas› veya geçmiflte çokça propagandas› yap›ld›¤› gibi “ABD Baflkan›’n›n masas›na yumruk vurma”lar, ba¤›ml›l›k gerçe¤ini de¤ifltirmez; “ABD’ye ra¤men” görünümünde K›br›s’› iflgal etmenin ba¤›ms›zl›¤› getirmedi¤i gibi, Kuzey Irak’› iflgal etmek de Türkiye’nin ba¤›ms›z, kendi iradesi olan bir devlet oldu¤unu göstermez. Düzen partilerinin, Genelkurmay’›n tüm ba¤›ms›zl›k, ulusall›k sözleri sahtedir. Ba¤›ms›zl›k mücadelesi emperyalizme karfl› kurtulufl mücadelesidir ve düzen partilerinin ifli de¤ildir. Ba¤›ms›zl›k mücadelesi, devrimci bir mücadeledir. Ayn› flekilde, demokrasi mücadelesi de devrimci bir mücadeledir. Gerek ABD sald›r›s›n›n bafllamas›, gerekse de son IMF program›n›n sonuçlar›n›n pratikte yaflanmaya bafllanmas›yla halk›n tepkileri çok çeflitli boyutlarda geliflebilir. Ama devrimciler, bu mücadeleye iktidara karfl› bir yön veremezlerse, bu tepkiler de parlar ve söner. alk›n direnifli yayg›nlaflt›rmaktan, mücadeleyi iktidara yöneltmekten baflka çaresi yoktur. Devrimciler, örgütlenmede ve mücadelede bu çareyi ete kemi¤e büründüren olmak durumundad›rlar. fiu veya bu düzen gücüyle paralellik kurarak “mücadele” etme devrine bir nokta daha konulmufltur. Bu ülkede, TÜS‹AD’la yanyana demokrasi mücadelesi, Genelkurmay’la birlikte “fleriata” karfl› laiklik mücadelesi, AKP’yle birlikte faflizme karfl› haklar ve özgürlükler mücadelesi, Genelkurmay’la birlikte “ulusalc›l›k” mücadelesi vermeye kalkanlar oldu. ‹flte AKP yönetimi ve Genelkurmay ve TÜS‹AD aç›klad›; iflbirlikçilikte, ve bu iflbirlikçili¤in gerektirdi¤i bask› politikalar›n› uygulamakta hiç bir farklar› yoktur. fiimdi kime dayan›lacak? Kimden ne istenecek? orular›n cevab› bellidir: “Savafla karfl›” mücadelenin iktidar mücadelesi olarak görülmesi gerekti¤ini, bizzat iktidar güçleri anlat›yor. Anlamayanlar, bu mücadeleden kaçanlard›r. ABD sald›r›s›n›n iflbirlikçilerle, F tiplerinin emperyalizmle ba¤›n› kavramayanlar, hem emperyalizmi, hem oligarfliyi karfl›lar›na almaya cüret edemeyenler, elbette yan yollara sap›yorlar. O “yan yollar” her halükarda düzene ç›kan yollard›r. Savafla karfl›ysak, düzenin söylemindeki ba¤›ms›zl›k ve demokrasiden de¤il, gerçek ba¤›ms›zl›k ve demokrasiden yanaysak, dosdo¤ru iflbirlikçi iktidar›n üzerine giden yoldan yürümek zorunday›z. Bu yol, elbette karfl›-devrimin bask›s›yla, zulmüyle daha çok karfl›laflaca¤›m›z bir yoldur, ama ba¤›ms›zl›k ve demokrasinin, ekme¤in, hak ve özgürlüklerin de tek yoludur.

Ç

H

S


‘Devlet Adamlar›’ (iflbirlikçiler) ‹flbafl›nda ◆ Tezkerinin reddinden sonra AKP hükümeti uflakl›¤›n› kan›tlama telafl›nda. ◆ AKP hükümeti “devlet adaml›¤›nda” tam uyuma kofluyor. ◆ Tezkereli, tezkeresiz Amerikan uflakl›¤› ve katliam ortakl›¤› kesintisiz sürüyor. ◆ Askeri, siyasi, ekonomik varl›¤›yla ABD’yi ülkemizden defetmek için mücadeleyi yükseltelim! ABD’ye topraklar›m›z› tümüyle açacak olan hükümet tezkeresi, 264 “evet” 250 “red” ve 19 “çekimser” oyla gerekli ço¤unlu¤un sa¤lanamamas› nedeniyle TBMM’den geçemedi. Bu sonuç, Amerikanc› cephede büyük bir moral bozuklu¤u yarat›rken, yeni aray›fllar, ikinci tezkere haz›rl›klar› da çok geçmeden bafllat›ld›. Bu haz›rl›klara paralel olarak Amerikanc› medya, AKP’nin “en Amerikanc›lar›” ile tam bir uyum içinde kampanya bafllatm›fl durumda. Peki TBMM neden reddetti tezkereyi ve bu sonuç ne anlama geliyor? TBMM ba¤›ms›zl›k tavr› m› ald›, “sevilmeyi” hak m› etti, halk› temsil etmeye mi bafllad› bu kararla birlikte?..

Tezkerinin Reddinin Nedenleri Tezkerenin reddedilmesinde onlarca etken rol oynam›flt›r. Ama bu etkenler aras›nda (varsa tek tek birkaç milletvekili istisna olsa bile) “red” verenlerin yurtseverli¤i, ba¤›ms›zl›ktan yana olmalar› yoktur. Ayn› meclis 6 flubat ihanetine imza atm›fl, ve “üslerin modernizasyonu” gerekçesiyle verilen bu izin sonras›, modernizasyonla ilgisi alakas› olmayan askeri haz›rl›k ve sevkiyatlarla ülkemiz bugünden Amerikan üssü haline gelmifltir. Ve red karar›na ra¤men de¤iflen bir fley yoktur. ‹skenderun liman›n›n durumu yoruma gerek b›rakm›yor. “Milletin iradesi” denilen TBMM bir karar alm›flt›r, karar›n gere¤i tüm yankilerin topraklar›m›zdan ç›kar›lmas› olmal›d›r. Ama b›rak›n ç›karmay› haz›rl›klar tüm h›z sürüyor. Mardin’de s›n›ra yak›n köylerde, köylülerden kiralanan topraklar, Mardin valisi ile ABD’liler aras›ndaki özel ve gizli toplant›lar, ‹skenderun’dan K›z›ltepe’ye hareket eden yüzlerce araçl›k konvoylar, tezkerenin reddi nedeniyle Mersin aç›klar›nda bek-

leyen Cec Meridian adl› geminin “tahliyesi acil” uydurmacas› gerekçe gösterilerek verilen özel izinle limana yanaflmas›, ABD’nin kiralad›¤› tren katarlar›... hepsi ihanetin ve tezkerinin reddinin gerçekte pratik olarak hiçbir fleyi de¤ifltirmedi¤inin göstergeleridir. Red sonucunun ortaya ç›kmas›nda; AKP içindeki çeliflki ve çat›flmalar, Amerika ile çeliflkiler, ABD ile yap›lan pazarl›klarda ortaya ç›kan kimi sorunlar, tarikatlar›n oylamadan bir gün öncesi gazete/tv ilanlar›na kadar yans›yan tavr›, AKP taban›n›n büyük oranda sald›r›ya karfl› oluflu ve milletvekilleri üzerindeki bask›lar› ve meydanlar... halk›n muhalefeti. Tüm bu etkenler birbirini etkileyerek, gelifltirerek bu sonucu yaratm›flt›r. Sonuç hem ABD’ye hem de iflbirlikçisine vurulan bir tokatt›r. Halk›n neredeyse tamam›n›n sald›r›ya karfl› oluflu, anti Amerikanc› havan›n bugüne kadar hiç olmad›¤› kadar büyümesi önemli etkendir. Ba¤›ms›zl›k, demokrasi mücadelesinin kazan›m› da esas olarak bu noktadad›r. Ancak eylemlerle bu sonucu yaratt›k demek, flu an için abart›l› bir de¤erlendirmedir. Sonuç ne abart›lmal›, ne de yok say›lmal›d›r. Abart›l› de¤erlendirmeler, redçi milletvekillerine, TBMM baflkan›na olmad›k misyonlar yüklemeler, Türkiye gerçe¤inin, düzen partileri gerçe¤inin, ABD ile iliflkilerin tahlil edilememesinden kaynakl›d›r. Nitekim, Bar›fl Giriflimi’nin gönderdi¤i çiçekli “teflekkür sepeti” Ankara’ya ulaflmadan TBMM baflkan› Ar›nç’›n çark etmesi örnektir. Ar›nç’›n çark etmesi için Genelkurmay baflkan›n›n konuflmas› yetmifltir. (Ne de olsa o bir “asker o¤lu”dur, ordu ne derse o olur!)

Reddin Sonuçlar›; AKP Ne Yapacak? Irak’a sald›r› noktas›ndaki iflbirli¤i bir biçimiyle Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

5


sürecektir. Yeniden tezkere haz›rlanmas›, ola¤anüstü bir geliflme olmad›¤› taktirde güçlü bir olas›l›kt›r. Aç›klamalar, haz›rl›klar bu yöndedir. Baflbakan Gül’ün, “ABD ile karfl›l›kl› olarak son durumu de¤erlendirdiklerini, yeni tezkere haz›rl›¤› dahil, herfleyin konufluldu¤unu” söylemesi, AKP baflkan yard›mc›s› Dengir Mir Mehmet F›rat’›n “flartlar olufltu¤u taktirde hükümet ikinci tezkereyi meclise getirir ve geçer” aç›klamas›, Ar›nç’›n “tezkere yeniden gelir ve geçerse meclisin sayg›nl›¤› azalmaz” beyanat›, Tayyip Erdo¤an’›n “duygusal olmay›n, devlet adam› olun” telkinleri (devlet adaml›¤›n›n ABD uflakl›¤› oldu¤u da dile getirilmifl olunuyor. AKP tam anlam›yla “devlet adam›” olma yolunda kofluyor.), genelkurmay baflkan›n›n gayet aç›k olarak “tezkerenin alt›nda imzam›z vard›r” yönündeki aç›klamas› hep bu yöndeki haz›rl›k, ›s›tma süreçlerinin parças›d›r. Kald› ki, haz›rl›k ve sevkiyatlar, tezkere reddinin gereklerinin yap›lmad›¤›n›n, sürecin yeniden ›s›t›lmas›na b›rak›ld›¤›n›n sonucudur. ‹flbirli¤inin alenileflmesi, yani yeniden bir tezkere için flimdi sorun zamanlamad›r. Zaman›, tezkerinin geçmesini garantileyecek ikna süreçlerinin tamamlanmas›, kamuoyunun siyasi-ekonomik tehdit ve rüflvetlerle haz›rlanmas›, ABD ile pazarl›klarda

geride kalan “pürüzlerin” giderilmesi belirleyecek. ABD öte yandan her ihtimale karfl›, üsleri ve hava sahas›n›n kullan›lmas›n› garantilemek için harekete geçti. ABD’nin Ankara büyükelçisi Pearson, Gül ile görüflmesinde, “karadan kullan›m yolu kapan›rsa, hiç olmazsa baz› üslerin (‹ncirlik, Diyarbak›r, Batman, Malatya üsleri) ve havasahas›n›n kullan›lmas›na izin verin” talebini iletti.

“Meclis ‹radesi” Pazarl›k Masas›nda AKP iktidar› tezkerenin reddedilmesini, ABD ile yapt›¤› pazarl›kta elini güçlendiren bir sonuç olarak kullanmaya çal›fl›yor/çal›flacakt›r. Gül’ün tezkerinin reddinden sonra ABD d›fliflleri bakan› Powell ile görüflmesinde “sonuç neden böyle oldu” sorusuna, “tatmin edilmedik” cevab› vermesi, ABD konsolosu Pearson’a söyledi¤i “elimizi güçlendirmediniz, Kuzey Irak konusunda teminat vermediniz...böyle oldu” sözleri bu politikan›n sonucudur. “Meclis iradesi” de pazarl›k masas›na sürülmüfltür. AKP, memleketi satmaya ç›kt›, yetmedi, flimdi de kendi milletvekillerinin iradesini satmaya ç›k›yor. Olas› bir baflka sonuç ise, AKP’nin bu sonucu, yani yenilgiyi, yedi¤i tokad› zafere dönüfltürme giriflimleri olacakt›r. Nedir bu? Örne¤in parti içindeki bir tasfiye/etkisizlefltirme hareketi.

TBMM Karar›n›n Hükmü Varsa,

SUÇ ‹fiLEN‹YOR TBMM’nin red karar›na göre ülkemize ABD askerlerinin girmesi, TSK’n›n s›n›r d›fl›na gönderilmesi yasakt›r, suçtur! Meclis karar›ndan önce, ‹skenderun, Batman, ‹ncirlik, Mardin... Amerikal›lara sat›lan her kar›fl toprak Amerikan askeri ve askeri araçlarla dolduruldu. Kuzey Irak’a sevkiyatlar tüm dünyan›n gözleri önünde sürdürüldü. Yine tezkere öncesi, TSK’n›n

6

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

yurd›fl›na gönderilmesinde de ayn› uygulamayla karfl› karfl›yay›z. Ortada hiçbir yetki yokken 2030 bin TSK askeri Kuzey Irak s›n›rlar›na girdi. Tezkere reddinden sonra; bir günlük “sessizli¤in” ard›ndan ABD askerlerinin üs ve limanlara gelifli, askeri malzeme y›¤›na¤›, Kuzey Irak’a sevkiyat sürdü. Genelkurmay›n “ilk tezkere do¤rultusunda yap›l›yor” aç›klamalar› komiktir. Tüm bunlar hiçbir yasal dayana¤› olmadan, TBMM karar› olmadan ve sonras›nda o karara ra¤men yap›lanlard›r. Yetki TBMM’de ise, TBMM’nin karar› ortada. Tezkere öncesi ve sonras› yankilere topraklar›m›z› kullanma iznini kim vermifl ve bunu

halen sürdürmektedir ve hangi hukuka dayanmaktad›r? Hukuksuzlu¤u tart›flmas›zd›r. Hukuksuzluktan MGK ve AKP sorumludur. ABD ile flöyle anlaflt›k demelerinin hiçbir hükmü yoktur. TBMM yetkisi gaspedilerek verilen izin hükümsüzdür. Ayn› mekanizma bugün de karar› prati¤e geçirmemektedir. Sanki böyle bir karar al›nmam›flt›r! Bu ülkede meclis karar›n›n en küçük bir hükmü varsa; ülkemizde bir tek ABD askeri bulunmamal›d›r, iflgal gücü konumundad›rlar. ‹zin verenler ise iflgalcinin suç orta¤›, iflbirlikçi, vatan haini durumundad›r. Ayn› flekilde TSK da Kuzey Irak topraklar›nda ayn› suçu ifllemektedir.Düzenin kendi yasalar›na göre de yarg›lanmal›d›rlar. Ama yarg›lamayacaklard›r. Vatan hainli¤i suçlar›n› yarg›layacak tek yer halk›n divan›d›r!


Siyasette yenilgiyi zafere dönüfltürmek yad›rganacak bir durum de¤ildir, ama bu, Amerikanc›l›k yönündeyse o “zafere”, halk olarak ihanete at›lan bir ad›m olarak bakmal›y›z. AKP’nin bu vesileyle kendi içinde Amerikanc›l›kta kimi ayk›r› unsurlar›n tasfiyesi ya da etkisizlefltirilmesi, yönetim ve bakanl›k kademelerinden al›nmas› vb sürpriz olmayacakt›r. Ki, Elkatm›fl’›n ars›zca çark edifli, kimi milletvekillerinin “bu kez evet oyu veririz” diye flimdiden aç›klamalar›, bu tasfiyeyi hissetmelerinin sonucudur. Bu sürecin tamamlanmas›n›n anlam› ise, AKP’nin Amerikanc›l›kta (Tayyip’in diliyle ‘devlet adaml›¤›nda’) tam uyum sa¤lamas› demektir. ABD ve IMF isteklerinde taban›n bask›s›, parti içindeki dengeler nedeniyle at›lamayan ad›mlar›n daha pervas›zca at›lmas› demektir. Yine bir baflka sonuç; Tayyip Erdo¤an’›n ABD nezdinde prestij kaybetmesidir. Tayyip kendi partisinde de y›pranm›fl bir liderdir art›k. Keza, Tayyip’in Amerikanc›l›¤› en somut haliyle “hay›r demek bana hay›r demektir” sözleriyle herkesçe görülür hale gelmifltir.

Bu Hükümet Halk› Temsil Etmiyor 1990 körfez savafl› günlerinde bak›n Tayyip ErKuzey Irak’›n çeflitli kentlerinde Türkiye aleyhindeki gösteriler sürüyor. Türkiye bayraklar›n›n da yak›ld›¤› gösterilerin siyasi, askeri olarak ne dedi¤ini tart›flt›rmamak için, oligarfli ve onun medyas› bayrak yakmalar› kullanarak flovenist bir hava yaratmada kullanmaya çal›flsa da, aç›k olan flu ki, Kürt halk› TSK’n›n Kuzey Irak topraklar›n› iflgal etmesine karfl› ç›kmaktad›r. Katliamc›, imhac›, inkarc› devlet gelene¤i, bunu sorgulayaca¤› yerde, Kürt düflmanl›¤›n› s›n›rlar ötesine tafl›maya devam ediyor. Yaflar Yak›fl’›n “patavats›zl›¤›” olarak yorumlanan “Kürtlere gözda¤› vermek için gidece¤iz” sözlerinin asl›nda Genelkurmay’a ait oldu¤u Hilmi Özkök’ün aç›klamas› ile ortaya ç›kt›. Kuzey Irak’taki Kürt liderlere seslenerek, “Onlara meflru müdafaa hakk›m›z› hat›rlat›r›m” dedi. Nereden al›yorsunuz bu hakk›?

do¤an ne diyor; “Körfez Savafl›, ABD'nin emperyalizmi ve siyonizmi dünyaya hâkim k›lmak için yapt›¤› savaflt›r... Özal'›n milletin büyük ço¤unlu¤unu karfl›s›na al›p Anayasa ve kanunlar› sürekli çi¤neyerek Türkiye'yi savafla sokmak istemesi, vahimdir.” Bugün, o güne göre çok daha “vahim” olan, AKP’nin halka ra¤men, halk› afla¤›layarak, halka rüflvet teklif ederek, kendi milletvekillerini tehdit ederek, ABD ile, iflbirlikçi tekeller ve generallerle kolkola girerek topraklar›m›z› Amerikan üssü, ülkemizi katliam orta¤› haline getirmesidir. Tayyip Erdo¤an’›n her konuflmas›, “ABD'ye destek olmazsak...” diye bafllamakta, “komflunun evi yansada...” saçmal›¤›yla sürmektedir. “Milletin büyük ço¤unlu¤u” de¤il, üç befl Amerikanc› d›fl›nda tamam›n› karfl›s›na alan bir iktadar halk› temsil edemez. AKP iktidar›n›n kuruldu¤u ilk günde söyledi¤imiz, “yeni bir Amerikanc› iktidar kuruluyor” sözlerimiz bugün harfiyen do¤rulanm›flt›r. Bu iktidara karfl› mücadele Amerika’ya karfl› mücadeledir. Amerika’ya karfl› mücadele; üsleriyle, ekonomik-siyasi-askeri anlaflmalar›yla ABD ülkemizden defol fliar›yla yürütülmelidir.

Kürt Halk›n›n Tepkisi Sürüyor:

Türkiye ‹flgaline Hay›r! Kuzey Irak topraklar›nda y›llard›r hangi “meflru müdafaa” hakk› ile binlerce asker bulunduruyorsunuz? Senin, bayrak yakmaya, bir halk›n kendi devletini kurmak istemesine karfl› “meflru müdafaa” hakk›n var da, iflgale giriflmeye haz›rland›¤›n›z topraklardaki Kürt halk›n›n neden yurtlar›n› savunma hakk› yok? Neden bu haklar›n› dile getirdiklerinde “çizmeyi aflm›fl” oluyorlar? Oligarfli, ABD’nin tüm dünyaya dayatt›¤›n›, Kürtlere dayatmak istiyor. Güç benim, benim hukukum geçerli olacak diyor. Kürt milliyetçili¤i de Amerika’y› arkas›na al›nca, onun gücünü kullan›yor. Elbette her ikisinin de

zemini çürüktür, her ikisi de ABD’nin gözünün içine bakmaktad›r. Ancak bu gerçek, oligarflinin Kürt topraklar›n› hiçbir hukuki, meflru zemini olmad›¤› halde iflgal etti¤i ve ABD ile anlaflma halinde iflgali güçlendirmeye haz›rland›¤› gerçe¤ini de¤ifltirmiyor. ‹flgale derhal son verilmeli, halk›n kendi kaderine tayin hakk›na yönelik tehditlere son verilmelidir.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

7


Ve Genelkurmay Konufltu:

Tezkere ‹le Ayn› Görüflteyiz! Ve Genelkurmay konufltu... Ordu’ya “milli” payesi biçenlerin dünyas› y›k›ld› m›, bilemiyoruz ama, konuflmas›yla birlikte “piyasalar rahatlad›... piyasalar Özkök’ün konuflmas›n› sat›n ald›...” Konuflan ordunun bafl› de¤il, piyasalar›n paflas› gibiydi.

Neden ‹htiyaç Duyuldu Öncelikle neden böyle bir aç›klama gere¤i duyuldu? Söylendi¤i gibi, “niye susuyorsunuz, ordu ne düflünüyor, MGK niye karar almad›” sorular›na cevap olsun diye mi? Elbette hay›r. Tezkerinin reddinin ard›ndan, kamuoyu oluflturma, reddicileri ikna sürecinde AKP’ye destek verme, itiraz edenlerin sesini kesme amaçl›d›r bu aç›klama. Yeni tezkereyle ya da hava sahas›n›, üsleri açarak Amerika’n›n katliam›na ortak olma karar›n›n al›nmas›n›n önünü açmak içindir bu aç›klama.

Amerikanc›l›k ‹tiraflar› Genelkurmay Baflkan› Hilmi Özkök, gayet aç›k ve kaba pragmatist mant›¤›n› gizleme gere¤i dahi duymad›¤› aç›klamas›nda, hükümetin tezkeresindeki görüfllerin aynen paylaflt›klar›n› dile getirdi. Tezkere, Amerikanc›l›¤›n somut belgesiydi. Bu ülkede Amerikanc›l›¤›n onlar olmadan olmayaca¤› bir kez daha kan›tlanm›fl oldu. Bir kez daha herkes, ordunun emperyalizm ad›na ülkemizi iflgal etmifl iflbirlikçi ordu oldu¤unu gördü. Bütün Amerikanc›lar›n klasik bir demagojisine dönüflen “savafla en çok karfl› olan biziz” diyerek konuflmaya bafllayan Hilmi Özkök’ün söylediklerine özet olarak bakal›m önce: “Hükümet tezkeresi konusunda askerde bir rahats›zl›k yok.” “Seçene¤imiz kötü ile en kötü aras›ndad›r. Kat›lmazsak yine zarar görece¤iz, fakat zararlar›m›z›n telafisi ve savafl sonras› sözsahibi olmam›z mümkün olmayacak.” “Savafla kat›lmadan sadece Kuzey Irak’ta mültecilere yard›mc› olacakt›k.” “Kuzeyden cephe aç›laca¤› için savafl k›sa sürecek, ac›lar azalacak, beklenmedik geliflmeler olmayacak ve daha az insan ölecek. Bir tek kurflun at8

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

madan görevimizi tamamlay›p dönecektik. Beklenmeyen geliflmelere müdahale etmek zorunda kal›rsak savaflanlar buna karfl› ç›kmayacaklard›.” “Ekonomik yard›m, yapaca¤›m›z iflbirli¤inin de¤il, zarar›n bir k›sm›n›n telafisi içindir.” Çocuklara masallar misali kurflun atmadan savafl masallar› anlatt›¤› konuflman›n bütünü, AKP iktidar›na çeflitli kesimlerce yöneltilen siyasi, ahlaki, iflbirlikçili¤e yönelik elefltirilere cevap niteli¤inde olmas›, AKP ne yap›yorsa, bizim onay›m›zla yap›l›yor demektir. Buna, ahlaks›z para pazarl›klar› da, ‘daha az Amerikal› ölecek’ uflakl›¤› da dahildir. Pragmatizm öyle s›r›tmaktad›r ki, ç›karlar için, “masaya oturmak” için, bu ülkenin ordusu, yankilerin topraklar›m›z› çi¤nemesi için ç›rp›nmaktad›r. Tek istedi¤i Kürt halk›n› katletmek, sindirmek konusunda ABD izin versin. Bu konuda da gerekli anlaflmalar›n yap›ld›¤›n› aç›kça dile getiriyor. Dillerinden düflürmedi¤i Atatürk’ün “kötünün iyisini seçme durumunda” bir reçetesi yok anlafl›lan ki, “yurtta sulh cihanda sulh”u da, “ba¤›ms›zl›k” da unutuluvermifl, bunlar›n yerini kaba bir pragmatizm, Amerikanc›l›k ve katliam ortakl›¤› alm›flt›r.

Demokratlara Bak›n! MGK toplant›s›nda niye “tavsiye” karar› almam›fllar; bask› olurmufl... Duyan, gören, bu ülkede demokrasinin oldu¤unu, en demokratlar›n da generaller oldu¤unu düflünecek! Kimse Genelkurmay Baflkan› de¤ifliklikleri gibi saçmal›klara s›¤›nmamal›. Bu aç›klaman›n kendisi bir bask›d›r. Nitekim “anlayanlardan” Bülent Ar›nç’›n, “gerekli mesaj›” almas› konuflman›n ilk “demokratik” etkilerindendir. MGK’da karar almayarak, sorumluluktan kaçma plan› yapm›flt›r ordu, ama bugün ifl ç›kmaza girmifl, ABD’ye verdikleri sözün alt›nda kalarak devreye girmek zorunda kalm›fllard›r. Bunu yaparken de AKP’ye vurufl yapmay› ihmal etmemektedir. Genelkurmay’›n aç›klamas›yla birlikte Amerikanc›lar rahat bir nefes alm›flt›r. “Ordu yan›m›zda” düflüncesi ete kemi¤e bürünmüfltür. fiimdi bu aç›klaman›n yaratt›¤› havan›n da etkisiyle Amerikanc›lar›n yo¤un bir kampanyaya bafllama sürecidir. ABD sald›rganl›¤›na karfl› olanlar›n görevi de flimdi iktidar›, ordusu, medyas›yla bu cepheye karfl› mücadeleyi yükseltmektir.


AKP ‹ktidar› SAVAfi, YOKSULLUK ve TECR‹T’le Öldürüyor “Onurunuzla yaflamak istiyorsan›z aç kal›n, aç kalmak istemiyorsan›z, Amerikan ufla¤› olun!” AKP iktidar› ve medyadaki tüm Amerikanc›lar, bize bunu söylüyorlar. Bu bir demagojidir. Amerikanc›l›klar›n› ve soygunculuklar›n› gizlemek için baflvuruyorlar bu demagojiye. Bize ne açl›¤›, ne onursuzlu¤u dayatamazlar. Zaten haz›rlanm›fl ve her halükarda yürürlü¤e konulacak bir IMF paketi, “tezkerenin onaylanmamas›n›n faturas›” olarak aç›kland›. “Ya onur, ya ekmek” diye bir ikilemin içine sokmaya çal›fl›yorlar bizi. Hay›r! Ne onurumuzdan, ne ekme¤imizden vazgeçmeyiz. Onurumuzu ayaklar alt›nda çi¤neyenler de, ekme¤imizi çalanlar da ayn›d›r. Ekme¤imize kan do¤rayanlar da ayn›d›r. Amerikanc›l›k, açl›k ve zulüm, ayn› iktidar›n ürünüdür. Savafl, yoksulluk ve tecrit, ayn› düzenin politikalar›d›r. Üçünü birden dayat›yorlar bize. Bizi üçüne de mahkum etmek istiyorlar. Üçü karfl›s›nda da boyun e¤elim istiyorlar.

aç›klamayla bu giriflimin h›zlanaca¤› da aç›kt›r. Amerika’n›n isteklerini karfl›layacak bir “formül” bulacaklar. Bu “formül” ister TBMM karar›yla, ister hükümet karar›yla, ister Genelkurmay›n gizli tasarruflar›yla bulunsun; özü de¤iflmeyecektir. Amerikan iflbirlikçili¤i, bir gün bile ara vermeksizin sürüyor. Hava koridorlar› aç›l›yor, üsler çal›fl›yor, sevkiyat sürüyor. Amerikal›lar›n TBMM karar› karfl›s›nda hiç telafla kap›lmad›klar›, “yeni bir plan” yapmaya lüzum bile duymad›klar› herkesin malumu. Neden acaba? Çünkü onlar uflaklar›n› tan›yorlar.

IMF’den Biz Borç Almad›k, Kredileri Biz Kullanmad›k! Faturas›n› Niye Biz Ödeyelim? Hükümet olduklar›n›n ertesi günü, bir yandan türbanl› han›mlar›, bir yandan kendileri, yoksul gecekondular› ziyaret edip flov yapan flu “fakir babalar›”n›n haline bak›n. Satacak, soyacak bir fley bulamad›lar, emeklinin, iflçinin, Ba¤-Kurlunun, köylünün son kurufluna göz diktiler. IMF as›l olarak Amerika’n›n soygun kurumudur. Amerikanc› olan, ayn› zamanda IMF’cidir. Tersi mümkün de¤ildir. AKP de, Kemal Dervifl’i aratacak ölçüde IMF’cidir. Aç›klad›¤› son paket bunun kan›t›d›r. ‹flçinin,

AKP iflbirlikçili¤e devam ediyor! Halk›m›z dikkat! Tezkerenin kabul edilmemesi, Amerikanc›lar›n yeni bir manevras›na dönüfltürülmek isteniyor! AKP iktidar›, tezkerenin kabul edilmedi¤i gizli oylaman›n üstünden daha bir kaç saat geçmeden, halk› b›rak›n, kendi meclislerinin iradesine karfl› bile tam bir pervas›zl›k ve sayg›s›zl›k içinde, yeni tezkere için haz›rl›k ve müzakerelere bafllad›klar›n› aç›klad›lar. 4 Mart’ta Genelkurmay Baflkan›’n›n yapt›¤›

“Ya onur, ya ekmek” diye bir ikilemin içine sokmaya çal›fl›yorlar bizi. Hay›r! Ne onurumuzdan, ne ekme¤imizden vazgeçmeyiz. Onurumuzu ayaklar alt›nda çi¤neyenler de, ekme¤imizi çalanlar da ayn›d›r. Ekme¤imize kan do¤rayanlar da ayn›d›r. Amerikanc›l›k, açl›k ve zulüm, ayn› iktidar›n ürünüdür. Savafl, yoksulluk ve tecrit, ayn› düzenin politikalar›d›r.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

9


köylünün, emeklinin son kurufluna göz diken bir iktidardan kim art›k ne bekleyebilir? IMF'nin iste¤i do¤rultusunda 12.7 katrilyonluk bir “kaynak paketi” haz›rlam›fllard›. IMF “yetmez” dedi. Pakete “3 katrilyonluk zam ve vergi” eklendi ve IMF’nin iste¤ine uygun biçimde 15.7 katrilyonluk paket haz›rlanm›fl oldu. “3 katrilyonluk zam ve vergi”; evet, 2003 y›l›nda yoksul halk›n s›rt›ndan ç›karacaklar bu paray›. Utanmadan, vicdanlar› s›zlamadan. Bak›n flu “kaynak” kalemlerine: - Ek emlak ve ek tafl›t vergileri konulacak. - Köprü ve otoyollara yüzde 100'lük zam yap›lacak. - ‹flçilerin bir ikramiyesi kesilecek. - ‹laç katk› paylar›, memurlar›n ayl›¤›ndan kesilecek. - Antibiyotiklerin reçete edilmesi yeni esasa ba¤lanacak. - Memur kesenek oran› yüzde 15'den yüzde 16'ya ç›kar›lacak. - Emekli ayl›klar›ndan yüzde 1 sa¤l›k primi kesilecek. - Ba¤-Kur'da ilaç kat›l›m pay› maafltan kesilecek. - Tar›msal destekleme ödeneklerinden kesinti yap›lacak. - Do¤rudan gelir deste¤inden kesinti yap›lacak. - Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yat›r›mlar›ndan kesinti yap›lacak. Vicdans›zlar, utanmazlar. Bir tek Karamehmet adl› hortumcu için 6 milyar dolar› gözleri k›rpmadan verenler bunlar. Baflbakan Abdullah Gül, ha utanmadan “bütün bunlar› kendi halk›m›z için, Türkiye'nin düzlü¤e ç›kmas› için, Türk ekonomisinin s›hhatli bir yap›ya kavuflmas› için yap›yoruz” diyor. Çok dinledik bu sözleri. Söyleyenin ad›n›n Süleyman, Bülent veya Abdullah olmas› hiç bir fleyi de¤ifltirmez. 10

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Emekli ayl›¤›ndan kesilecek yüzde 1’lik sa¤l›k primiyle ekonomiyi düzelteceklermifl! Yoksulluk s›n›r›ndaki iflçinin bir ikramiyesini gasbederek, bafllar› gö¤e erecek! Haramiler! IMF borçlar› bizim borçlar›m›z de¤ildir. Borçlar›n sorumlusu kimse, IMF kredilerini kimler hortumlad›ysa, faturas›n› da onlar ödesin. Bizim ödenmesi gereken bir faturam›z yoktur.

‹flbirlikçiler, her yerde ve her zaman ZAL‹M’dirler! Haramiler, Amerikanc› olduklar› gibi, katliamc›d›rlar. Haraminin, iflbirlikçinin “islamc›” söyleme sahip olmas› hiç bir fley de¤ifltirmez. Bunlar›n dillerinde “bir insan› kurtaran, tüm insanl›¤› kurtarm›fl gibi olur” türünden sözler çoktur. Ama, Irak’ta katledilecek yüzbinler onlar›n tart›flmalar›nda sözkonusu bile de¤il. IMF programlar›n› itirazs›z uygulayabilmek için yaklafl›k 2,5 y›l önce aç›lan F Tipi hapishanelerdeki zulüm politikas›n› da ayn› pervas›zl›kla sürdürüyorlar. F tiplerinden tabutlar ç›kmaya devam ediyor. O tabutlar da yoktur AKP’nin tart›flmalar›nda. “Irakl› çocuklar ölmesin” diyeni bile riyakard›r; Türkiyeli gençlerin, annelerin, babalar›n hücrelerde katledilmesini görmezden gelmektedir çünkü.

Bunlardan kurtulmal›y›z! Ba¤›ms›zl›¤›m›z› kazanmal›y›z! ‹flbirlikçili¤e, tecrite, savafla, IMF paketlerine karfl› mücadele etmekten baflka yol yoktur. Bunlardan kurtulmal›y›z. Sorun “maafl zamm›” istemekten, “bir kaç ikramiyeyi kurtarmak”tan ötedir: IMF’ye karfl›, IMF’yle yap›lan tüm anlaflmalar›n iptali için mücadele edelim. Sorun “savafla hay›r” deme sorunu olmaktan ötedir. Ba¤›ms›zl›k sorunudur. Ba¤›ms›zl›k için mücadeleyi yükseltelim. Ya Amerikanc›l›k, ya ba¤›ms›zl›k. Bugünkü dünya koflullar›nda, ikisinin aras›nda, yani baflka deyiflle, iki arada bir derede, yaflamak mümkün de¤ildir. Ba¤›ms›zl›¤›m›z› kazanamad›¤›m›z sürece, ekme¤imiz, onurumuz, can güvenli¤imiz, hak ve


özgürlüklerimiz, flu veya bu biçimde gasbedilmeye devam edecektir. Bunlardan kurtulmal›y›z; çünkü ba¤›ms›zl›k da, demokrasi de bundan geçer. ‹ktidardakiler ne ba¤›ms›zl›¤›m›z›n bekçisi, ne ulusal onurumuzun savunucusu, ne hak ve özgürlüklerin güvencesi olamazlar. AKP ve genelkurmay aras›nda, iflbirlikçilik ve katliamc›l›k aç›s›ndan hiç bir fark yoktur. Halk›m›z›n aç›k itiraz›na ra¤men, iflbirlikçili¤i sürdürüyorlar. AKP de, genelkurmay da aç›klad› bunu.

Hükümet halk› temsil etmiyor. Halk›n yüzde 94’ünün politikalar›na, kararlar›na karfl› oldu¤u aç›k olan bir hükümet, derhal istifa etmelidir! Savafl›n, yoksullu¤un ve tecritin alt›nda inim inim inlemek istemiyorsak, bizim de yapaca¤›m›z tek fley, bu iflbirlikçilere karfl› örgütlenerek mücadeleyi yükseltmektir.

Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i

Bu kaç›nc› “fedakarl›k” iste¤i? - IMF Paketinde Neler Var? “Enkaz edebiyat› yapmayaca¤›z... yoksul halk›n sesi olaca¤›z... yeni vergiler getirmeyecek varolanlar› indirece¤iz...” diyerek iktidara gelen AKP IMF’nin “memnuniyetini” aç›klad›¤› paketle, önceki iktidarlardan hiçbir fark› olmad›¤›n›, IMF’nin bütün isteklerini yerine getirerek göstermeye devam ediyor. Maliye Bakan› Kemal Unak›tan “halk›m›zdan fedakarl›k istiyoruz” diyor, Abdullah Gül, “istedi¤imiz ne ki, bir depo benzin paras›” diye, bir somun ekmek bulamayan halk›m›zla adeta alay ediyor. Bu kaç›nca fedakarl›k? IMF’ye ba¤›ml›l›k sürdükçe ne fedakarl›klar biter, ne de iktidarlar›n flu bu partide olmas› bu gerçe¤i de¤ifltirir.

‹flçi, Memur, Emekli Yaflamas›n Paketi 15.7 katrilyonluk zam ve vergi paketinde hortumcudan, tekellerden, sermayeden her zamanki gibi beklenen bir “fedakarl›k” yok. “Fedakarl›k” istenen iflçi, memur, esnaf, köylü, emekli, dul, yetim... ‹flte paketin s›rt›m›za yükledikleri yeni zam ve vergilerden baz›lar›: - K‹T iflçilerinin 1 ikramiyesinin ertelenmesi. - Tar›msal destekleme ödeneklerinden kesinti. - Tar›ma do¤rudan gelir deste¤inden kesinti. - 2003 y›l› için ek emlak vergisi al›nmas›. - 2003 y›l› için ek motorlu tafl›tlar vergisi. - Köprü ve otoyollara yüzde 100 zam. - Memur kesenek oran›n›n yüzde 15'den yüzde 16'ya ç›kar›lmas›. - Emeklilerden %1 sa¤l›k primi kesilmesi.

- ‹laç katk› paylar›, memurlar›n ayl›¤›ndan kesilecek. - Ba¤-Kur'da ilaç kat›l›m pay›n›n maafltan kesilmesi. - Emekli olacaklara verilecek harc›rah›n 500 milyonla s›n›rland›r›lmas›. - Antibiyotiklerin reçete edilmesi yeni esasa ba¤lanacak. ‹laçta ortalama fiyat uygulamas›na geçilecek. Ödeme öncesi reçete kontrolü uygulamas› bafllat›lacak. Sarf malzemelerinde standart ve fiyat birli¤i sa¤lanacak. Negatif ilaç listesi uygulamas›na gidilecek. (Emekli Sand›¤›, Ba¤-Kurlular, SSK’l›lar) - Yeflil kartlar›n sa¤l›k karnesine dönüfltürülerek yenilenmesi ve istismarlar›n bu suretle önlenmesi. - Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yat›r›mlar›ndan kesinti. - Kurum geçici vergi oran›n›n kurumlar vergisi oran›na yükseltilmesi. - Büyükflehir belediyelerinin vergi gelirlerinden ald›¤› paydan kesinti yap›lmas›. - Döner sermaye has›latlar›ndan yap›lan kesintinin yüzde 15'e ç›kar›lmas› ve yap›lan personel ödemelerine s›n›r getirilmesi. - Sözleflmeli personel pozisyon say›lar›n›n bir önceki y›l say›s› ile sabitlenmesi. - Emekli olan personelden kararnameliler d›fl›nda yeniden atama yap›lmamas›. - Ö¤retim görevlileri, uzman, okutman gibi atamada s›nav flart› getirilmesi. - SSK’l›larda gönüllü sigortal›lar›n sigorta prim oran›n›n % 20'den yüzde 30'a ç›kar›lmas›.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

11


Ankara’da Yüzbin Yurtsever dar› Meflru De¤ildir" pankartlar› açerken, kortejde Irak bayraklar› ve k›z›l bayraklar da yer ald›. E¤itim-Sen’in nispeten kitlesel olarak kat›ld›¤› mitinge, çok say›da sendika, parti, DKÖ ve devrimci örgütlenmeler kat›ld›. Kortejlerde farkl› pankartlar, farkl› sloganlar at›lsa da hemfikir olunan bütün yurtseverlerin Amerikan iflgaline hay›r demesiydi.

Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› en büyük gösteri, TBMM’de tezkerenin görüflüldü¤ü 1 Mart günü Ankara’da gerçekleflti. Birkaç kilometre arayla ihanetle yurtseverli¤in havas› solundu.

Amerika Ülkemizden Defol Türkiye'nin dört bir yan›ndan gelerek Ankara’da toplanan yüz bine yak›n kifli sabah saatlerinde Hipodromda topland›. Kortejlerin oluflturulmas›n›n ard›ndan yürüyüfle geçen kitlenin bir ucu miting alan› olan S›hh›ye’ye ulaflt›¤›nda di¤er ucu henüz hareket edememiflti. Eyleme Haklar ve Özgürlükler Cephesi pankart›n›n arkas›nda kat›lan devrimciler, "ABD Sald›rganl›¤›na Hay›r, Amerika Ülkemizden Defol", "Tecrit ‹flkenceli Ölümdür, Tecride Hay›r", "Ölümlerin Sorumlusu Amerika ve AKP ‹ktidar›d›r, Tecrit Kald›r›ls›n", "Irak'a Sald›r› Halk›m›za Sald›r›d›r", "Amerikanc› AKP ikti-

12

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Coflkulu kitlesiyle alanda yerini alan Haklar ve Özgürlükler Cephesi miting boyunca “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz”, “Katil ABD Ortado¤u'dan Defol”, “Meclisi Basal›m Tezkereyi Yakal›m”, “Kurtulufl Kavgada Zafer Cephede”, “Mahir Hüseyin Ulafl Kurtulufla Kadar Savafl” sloganlar› at›ld›, umudun ad› hayk›r›ld›. Miting tertip komitesi ad›na yap›lan konuflmalarda ABD iflgaline karfl› ç›k›l›rken, meclisin tezkereyi onaylamamas› istendi. Konuflman›n ard›ndan sanatç›lar›n türkü ve marfllar› da eflkiyaya “dünyaya hükümdar olamazs›n” diyordu.


Irak Halk› Yaln›z De¤ildir Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› Türkiye’nin her yan›nda, gecekondularda, meydanlarda ve dünyan›n dört bir yan›nda eylemler sürüyor. Emperyalist Savafla Hay›r ‹stanbul’un gecekondular›nda yap›lan eylemlerden baz›lar› flöyle: 28 fiubat’ta Alibeyköy Cengiz Topel caddesinde Alibeyköy Emperyalist Savafl Karfl›t› Birlik taraf›ndan yap›lan eyleme kat›lan 150 kifli mahalle halk›n›n alk›fll› deste¤iyle, "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir", "Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" sloganlar›yla meflalelerle yürüdü. Esenler halk› savafl karfl›t› platformu 2 Mart'ta düzenledi¤i meflaleli yürüyüflle, "Katil ABD ‹flbirlikçi AKP” ve “Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun" dedi. Eyleme 130 kifli kat›ld›. Nurtepe Savafl Karfl›t› platformunun 28 flubattaki eylemine kat›lan 150 kifli Hüseyin Aksoy Park›'ndan Dilan Pastanesine kadar yürürken, 2 Marttaki eylemi Haklar ve Özgürlükler Cephesi gerçeklefltirdi. Yürüyüfl s›ras›nda “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” ve “Irak Halk› Yaln›z De¤ildir" sloganlar› at›ld›. Nurtepe halk›n›n sal›, perflembe, pazar günleri gerçeklefltirdi¤i eylemler sürüyor. Gazi Emperyalist Savafl Karfl›t› Birlik taraf›ndan her akflam düzenlenen eylemler sürüyor. 1 Martta düzenlenen yürüyüfle halk ›fl›klar›n› söndürüp, alk›fllarla destek verirken, eylemde "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir" sloganlar› at›ld›. 2 Mart günü Okmeydan› Savafl Karfl›t› Birlik taraf›ndan yap›lan ›fl›k söndürme eylemine kat›lan 200 kifli, Okmeydan› sokaklar›nda "Emperyalist Savafla Hay›r" pankart› açarak, "Amerikan Sald›rganl›¤›na Hay›r", “Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun” dövizlerini tafl›yarak sloganlarla AKP lokaline kadar yürüdü. Burada yap›lan aç›klaman›n ard›ndan ABD bayra¤› yak›ld›. Bahçelievler’de her hafta sonu düzenlenen yürüyüfllerin sonuncusuna kat›lan yaklafl›k 200 kifli “Kahrolsun ABD Emperyalizmi” sloganlar› att›. Gebze Ulafltepe mahallesinde her akflam düzenlenen ›fl›k söndürme eylemleri ve yürüyüfller sürüyor.

Eylemi düzenleyen Haklar ve Özgürlükler Cephesi ile At›l›m okurlar›na yönelik polis bask›s› halk›n ABD’ye ve iflbirlikçilere öfkesini dindiremiyor. Ba¤c›lar’daki ›fl›k söndürme eylemleriyle birlikte düzenlenen yürüyüfller, Barbaros, Yeni Mahalle ve Göztepe mahallelerinde gerçeklefltiriliyor. Halk Karar Versin Kampanyas› Sürüyor Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i'nin Halk Karar Versin kampanyas› sürüyor. 5 Mart günü Taksim ‹stiklal Caddesinde "Halk Karar Versin/ Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i" pankart›n› açarak, sand›k kuran dernek üyelerine iktidar›n polisi tahammül edemedi. Polisin pankarta el koymas›na karfl› halka eylemlerinin nedenini anlatarak “Ba¤›ms›zl›k bayra¤›n› yükseltelim!” ça¤r›s› yapt›lar. Aç›klaman›n ard›ndan dernek üyeleri, "Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi" sloganlar› ve zafer iflaretleri aras›nda gözalt›na al›nd›lar. Elaz›¤ Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Giriflimi’nce sürdürülen kampanyada 2 Mart günü Postane meydan›nda kurulan referandum sand›¤›na halk›n ilgisi yo¤un oldu. Burada bir aç›klama yapan giriflimciler, “Bizler ‘Katil Türkiye’ etiketini kabul etmiyoruz. Söz ve Karar hakk› halk›nd›r" dediler. Sand›¤a at›lan oylar›n tümü topraklar›m›z›n ABD üssü haline getirilmesine “hay›r” fleklinde ç›kt›. Bu arada Elaz›¤ Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nin 1 Martta Fevzi Çakmak mahallesinde düzenledi¤i meflaleli yürüyüfl bafllad›ktan k›sa bir süre sonra kitleye sald›rmaya kalkan polise halk tepki gösterdi. Gözalt›na al›nan olmazken "Halk›z, Onurumuz Sat›l›k De¤ildir", "Savafla ve Tecrite Hay›r" sloganlar› at›ld› ve halk ›fl›klar›n› söndürüp, camlardan, balkonlardan alk›fllarla destek sundu. "Üsler Kapat›ls›n, Tecrit Kald›r›ls›n" Ayn› gün Elaz›¤’da yap›lan bir baflka eylem de AKP önündeydi. Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Giriflimi, HADEP Gençli¤i ve EMEP gençli¤i taraf›ndan AKP il binas› önünde "Savafl ve Tecrit" içerikli ortak bir eylem düzenlendi. Eylemde F tiplerindeki ve Öcalan üzerindeki tecrit ile ABD iflbirli¤i protesto edildi. 2 Martta Eskiflehir Hac› Bektafl-› Veli Kültür Vakf› önünde toplanan Eskiflehir Savafl Karfl›t› Platformu üyesi yaklafl›k 100 kifli "Üsler Kapat›ls›n, Tecrit Kald›r›ls›n" ve “Hakl›y›z Kazanaca¤›z" sloganlar› att›. Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

13


Malatya savafl karfl›t› platformunun 27 flubattaki eylemine kat›lan yaklafl›k 100 kifli, “Katil ABD ‹flbirlikçi AKP” sloganlar› att›. 1 Mart’ta AKP Malatya il binas› önündeki eylemin amac› ise mecliste görüflülen tezkerinin protesto edilmesi ve F tiplerindeki tecrit idi. Malatya Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Giriflimi ve ‹flçi-Köylü Gazetesi okurlar›n›n düzenledi¤i eylemde "Sam Amca" maketi yak›l›rken, "Açl›¤a, Savafla, Hücrelere Hay›r" sloganlar› at›ld›. ABD'nin Yeni Baflkonsoloslu¤u Önünde Eylem Sar›yer Savafl Karfl›tlar› Platforumu, ABD’nin ‹stinye’deki henüz faaliyete geçmeyen yeni Baflkonsoloslu¤u önünde düzenledi¤i eylemle ABD’ye öfkesini, katilleri mahallelerinde istemedi¤ini “Yankee Go Home" slogan›yla dile getirdi. 27 fiubatta ‹zmir Savafl Karfl›t› Platformunun meflaleli yürüyüflüne kat›lan yaklafl›k 500 kifli “Bu Vatan Bu Halk Bizim, Kahrolsun Emperyalizm” ve “Tecriti Kald›r›n Ölümleri Durdurun” sloganlar› att›. 1 Martta düzenlenen eylemde de yine ABD protesto edildi. 1 Mart günü yap›lan baz› ABD karfl›t› eylemler ise flöyle: Savafl karfl›t› yay›n yapan Kocaeli TV'de, ABD ve ‹ngiltere temsilcilerinin de kat›ld›¤› yaklafl›k 100 çocu¤un meclisinde tezkere, oybirli¤iyle reddedildi. Gaziantep Din Adamlar› Sendikas› imamlar protesto eyleminde, ABD mallar›na boykot ça¤r›s› yapt›. ‹skenderun halk› limandaki ABD askerlerini insan zinciri oluflturarak protesto etti. Edirne’de sendika ve DKÖ’ler taraf›ndan yap›lan eyleme 150 kifli kat›ld›. Dünyan›n dört bir yan›nda yüzbinler meydanlara ç›kmaya devam ediyor. Geçen hafta düzenlenen eylemlerde Filipinler’de 20 bin, Bahreyn’de 5 bin, Yemen’de 10 bin, Hindistan’da 30 bin, Azerbaycan’da Komünist Partisi üyeleri, Bosna-Hersek’te yüzlerce ö¤renci, Hindistan Komünist Partisi gençlik örgütü üyesi binlerce ö¤renci, Pakistan’da 2 milyon, Fas’ta 500 bin, japonya’da 10 bin, M›s›r’da 500 bin ve ABD’de binlerce kifli düzenledikleri eylemlerle Amerikan sald›rganl›¤›n› protesto ederken, Avustralyal›, Amerikal› lise ve üniversiteli ö¤renciler boykotlar, gösteriler yapt›.

14

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Genelev De Haz›r!

AKP Sevinebilir Geçen hafta, onursuzlu¤u örneklerle anlatt›¤›m›z yaz›lar›m›zdan birinin bafll›¤› aynen flöyle idi: “genelevleri boyamay› ihmal etmeyin sak›n!” Henüz genelevleri boyamad›lar ama, Malatya Erhaç Amerikan Üssü’ndeki yankiler için Adana asfalt› 16. km üzerinde lüks bir genelev -pavyon- açt›lar. Sömürge ülkenin zihniyeti 1950’li y›llardan bu yana de¤iflmiyor. Efendilerine nas›l en iyi hizmeti vereceklerinin telafl›na düflüyorlar. Efendilerinin her sorununu çözmek için seferber olanlar, ABD askerlerinin “uçkur sorununu” da ihmal etmediler. 12 katl› lüks pavyonu açanlar “s›radan” insanlar olsa, Emniyet buraya hayat kad›nlar›n›n hemen yerlefltirilmesi için gerekli izni büyük bir h›zla vermemifl olsa “50 y›l önce genelevleri yankiler için beyaza boyayanlar bizzat devletin kendisiydi, flimdi farkl›...” denilebilir. Ama de¤il. Genelevin ortaklar›ndan biri 2. Ordu’da (hani flu Kuzey Irak’a katliam için gitmek için haz›rl›klar›n› sürdüren ve say›s› 200 bin askere ç›kar›lan ordu) görevli bir ALBAY! Faaliyete geçen batakhane çevre köylerden halk›n büyük tepkisini çekerken, köylüler flimdiden kad›nlar›n›n, k›zlar›n›n soka¤a nas›l ç›kacaklar›n›, tarlaya ba¤a nas›l gideceklerini düflünmeye bafllad›. Köylüler dergimize, topraklar›n›n, canlar›n›n, ›rzlar›n›n tehlikeye girdi¤ini belirtirken, bu ülkeyi yönetenlerden hiçbir fayda görmeyeceklerinin de bilincindeler. Batakhaneye izin veren, katilleri topraklar›m›za getirenin bu ülkeyi yönetenler oldu¤unu çok iyi biliyorlar. Elbette koca bir ülkenin namusunu satanlar›n halk›n namusunu düflünmesi beklenemeyece¤ine göre, iktidar›n ya da albay›n ba¤l› bulundu¤u ordunun yaz›m›z› ihbar kabul ederek harekete geçece¤ini, Yankilerden namusunu koruma telafl›na düflen köylülerimize sahip ç›kaca¤›n› düflünmüyoruz bile! Eminiz, ABD’ye nas›l hizmet edece¤inin telafl›na giden AKP bu habere çok sevinecektir. Ahlak›n›, inanc›n›, ülkesini satanlar›n yüreklerinde en küçük bir k›p›rdanma da olmayacakt›r!..


Savafla Karfl› Uluslararas› Koordinasyon’un Ça¤r›s›:

21 Mart’ta Genel Grev!

Londra’da 1 Mart’ta yap›lan uluslararas› toplant›da, baflta 21 Mart’ta dünya çap›nda genel grev karar› olmak üzere, dünya halklar›n›n ABD sald›rganl›¤›na karfl› mücadelesini boyutland›rmak için bir dizi karar al›nd›. 26 ülkeden temsilcilerin kat›ld›¤› toplant›n›n sonucunda al›nan kararlar, bir duyuruyla aç›kland›. Duyuruyu afla¤›da yay›nl›yoruz: 15 fiubat savafla karfl› küresel eylem gününün ola¤anüstü baflar›s›n›n ard›ndan, önümüzdeki haftalarda savafl› durdurmak için eylemlerimizi dev boyutlarda yükseltece¤imizi ilan ederiz. Irak'a karfl› savafl›n, Birleflmifl Milletler deste¤i olsa da olmasa da yanl›fl oldu¤una inan›yoruz. Önümüzdeki günlerde, askeri üs ve tesislerde do¤rudan eylemler örgütlenecek ve askeri tafl›malar engellenmeye çal›fl›lacak; parlamenter ve Birleflmifl Milletler temsilcilerine kitlesel bas›nç uygulanacak; ö¤renci boykotlar› ve iflgalleri yap›lacak; iflyerlerinde eylemler örgütlenecek; savafla karfl› halk meclisleri ve halka dan›flma kampanyalar› düzenlenecek. Savafl› durdurma kampanyas›nda art›k her gün canal›c› önem tafl›yor. ... Birçok ülkede, 15 Mart günü Washington'daki 'Beyaz Saray'a Do¤ru' gösterisiyle dayan›flma gösterileri, protestolar... gerçeklefltirilecek. Mümkün olan her yerde, 21 Mart savafla karfl› iflyerlerinde dayan›flma ve eylem günü olacak. Bu eylemlere, iflyeri meclisleri ve çeflitli grev ve direnifl biçimleri dahil olacak. Baz› ülkelerde, daha flimdiden, o gün savafla karfl› genel grev yap›lmas› planlan›yor. Her yerde tüm sendikalara 21 Mart günü savafla karfl› eylemleri desteklemeleri ve örgütlemeleri ça¤r›s›nda bulunuyoruz. Savafl 盤›rtkanlar›n› ikaz ediyoruz: dünya kamuoyunu duymazl›ktan gelir ve Irak'a karfl› yeni bir sald›r› bafllat›rlarsa, dev bir direnifl dalgas›yla karfl›laflacaklar. Sald›r›y› bafllatt›klar› gün, dünyan›n tüm kentlerinin merkezinde kitlesel gösteriler yap›lmas› ça¤r›s›nda bulunuyoruz. Sald›r›y› bafllatt›klar› günü izleyen ilk Cumartesi, dünyan›n tüm baflkent-

lerinde kitlesel yürüyüfller yap›lmas› ça¤r›s›nda bulunuyoruz. Irak halk›yla omuz omuza duruyor ve her yerde herkesi bu savafl ç›lg›nl›¤›n› durdurmak için üstlerine düfleni yapmaya davet ediyoruz. ***

D‹REN‹fi HAREKET‹N‹ BÜYÜTEL‹M!

Yukar›da aktard›¤›m›z duyuru, halklar›n mücadelesini gelifltirmek do¤rultusunda de¤erlendirilmesi gereken bir ad›md›r. Uluslararas› toplant›da, duyuruda belirtilen kararlar›n d›fl›nda, “1 May›s’ta tüm dünyada halklar›n sokaklara ç›kmas›”, “Her ülkede halk meclislerinin oluflturulmas›”, “her hafta bir ülkeden Irak’a heyetler gönderilmesi”, “Savafl malzemelerini tafl›yan ulafl›m araçlar›n›n durdurulmaya çal›fl›lmas›” gibi ça¤r›lar da yap›ld›. *** Bu eylemler içinde özellikle ikisine dikkat çekmekte yarar var. Birincisi; 21 Mart genel direnifl ça¤r›s›d›r. Baflta iflçiler, memurlar olmak üzere, tüm çal›flanlar, o gün üretimden gelen güçlerini kullanarak, dünya halklar›n›n direnifline Türkiye halk›n›n direniflini katmal›d›r. Bunun d›fl›nda, ✔ Ifl›klar›m›z› söndürerek gösteriler yapmaya, ✔ boykot, kepenk kapatma gibi halk›n çeflitli kesimlerinin tepkisini ortaya koyacak tüm eylem biçimlerini örgütlemeye çal›flmaya, ✔ mitinglere, yürüyüfllere devam etmeli; hayat›n her alan›nda, yarat›c›l›¤›m›zla gelifltirece¤imiz çeflitli eylem biçimleriyle, ABD’ye ve iflbirlikçilere karfl› direnifli yaymal›y›z.

‹kincisi; “sald›r›y› bafllatt›klar› gün” konusunda yap›lan ça¤r›d›r. Bu, herfleye ra¤men emperyalizmin sald›r›s›n›n bafllamas› durumunda da, direniflin daha da güçlendirilerek sürdürülmesi gerekti¤ine iflaret ediyor. O an geldi¤inde, ne yapal›m savafl› engelleyemedik ruh hali yerine, Amerikan emperyalizmine daha güçlü, daha radikal eylemlerle cevap vermeliyiz. Dünya halklar› direnecek ve kazanacak!

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

15


Liseli Üniversiteli Gençlik Boykottayd›! “Söyleyecek sözümüz, ABD’ye ve iflbirlikçilerine öfkemiz var!” Gençlik dernekleri ad›na yap›lan aç›klamada Amerikan'›n Irak'a yönelik sald›rganl›¤›n›n dersleri boykot ederek protesto edildi¤i bildirildi. Aç›klaman›n ard›ndan ö¤renciler Edebiyat fakültesine giderek, burada Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› her gün saat 13.00'da yap›lan alk›fl eylemi gerçeklefltirildi. Boykota destek vermek için orada bulunan Grup Yorum da ö¤rencilere k›sa bir dinleti verdi.

‹stanbul Teknik Üniversitesi:

ABD emperyalizminin Irak'a yönelik sald›rganl›¤›na karfl› sessiz kalmayan 18 Gençlik Derne¤i’nin oluflturdu¤u Gençlik Birlik Koordinasyonu’nun ça¤r›s› üzerine 4 Mart’ta çeflitli üniversitelerde ve liselerde boykot ve gösteriler gerçeklefltirildi. Boykot ça¤r›s› Gençlik Dernekleri’nin oldu¤u 18 ilde ve dernek giriflim çal›flmalar›n›n sürdürüldü¤ü 10 ilde, çeflitli eylem biçimleriyle cevapland›. Gençlik Birlik Koordinasyonu’nun ça¤r›s›yla liseli gençlik de çeflitli liselerde ABD sald›rganl›¤›na karfl› IRAK'a SALDIRI DURDURULSUN talebiyle DERS BOYKOTUNA gitti. Günler öncesinden yap›lan ça¤r›y› oligarfli de duymufltu tabii. Bu nedenle, 4 Mart günü, ça¤r›n›n ulaflt›¤› tüm üniversite ve liseler, polisin, jandarman›n veya üniversitelerin Özel Güvenlik Birimleri’nin iflgali alt›ndayd›. “E¤itimde reform” diye ortalarda dolaflan Erkan Mumcu ve AKP hükümeti, e¤itim kurumlar›n›n faflist terör taraf›ndan kuflat›lmas› karar›n› alm›flt›. Ama buna ra¤men, gençli¤in boykotu, gösterileri ve “Kahrolsun ABD ve ‹flbirlikçi AKP” sloganlar› engellenemedi.

‹stanbul Üniversitesi: Boykot çal›flmalar› 26 fiubat’ta bafllat›ld›. Bu süre içerisinde okullarda afifllemeler, s›n›f, kantin ve yemekhane konuflmalar› yap›larak ö¤renciler 4 Mart'taki boykota ça¤›r›ld›. Boykot günü Hukuk ve Fen-Edebiyat fakültesi pankart ve afifllerle donat›ld›. S›n›flara gidilip boykot ça¤r›s› yap›ld›. Ö¤len saatlerinde Hukuk Fakültesinde üzerlerine "Irak'a sald›r› durdurulsun, boykottay›z" yaz›l› önlükler giymifl olan ö¤renciler sloganlarla merkez kap›ya do¤ru yürüyüfle geçti. 16

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

4 Mart’ta derslere girmeyen ö¤renciler, ‹TÜ yemekhanesine as›lan "Irak'a sald›r› durdurulsun, boykottay›z ‹stanbul Gençlik Derne¤i ö¤rencileri” yaz›l› pankart önünde aç›klamalar›n› yapt›lar. At›lan sloganlara genifl bir ö¤renci kitlesi kat›ld›. Fen-Edebiyat Fakültesinde boykot masalar› aç›larak boykotun amac› anlat›ld›.

Y›ld›z Teknik Üniversitesi: 4 Mart öncesinden yemekhanede, bahçede, s›n›flarda, kantinlerde ö¤rencilerle, ö¤retim elemanlar›yla ve üniversite çal›flanlar›yla konuflmalar yap›ld›. Boykot günü masalar kuruldu. Davul çal›narak ö¤renciler bir kez daha boykota davet edildi. Okula polise ait “akrep” ad› verilen araçlar›n al›nmas›, sivil polis ve ÖGB'lerin tahriklerine ra¤men boykot sesini herkese duyurmay› baflard›. Boykot alan›nda halaylar çekildi, türküler-marfllar söylendi. Sanatç› Nurettin Güleç de boykota destek amac›yla ö¤rencilere müzik dinletisi verdi.

“Gençlik mücadeleyi yükseltecektir!” 4 Mart akflam saatlerinde boykota iliflkin ilk bilgilerin al›nmas›ndan sonra Gençlik Birlik Koordinasyonu taraf›ndan yap›lan aç›klamada flöyle denildi: “... Tüm sald›r›, gözda¤› ve tehditlere ra¤men liseli gençlik Amerikan emperyalizmine öfkesini ve Irak halk›n›n yan›nda oldu¤unu boykota kat›larak gösterdi. ABD iflbirlikçili¤i yapan iktidar zorla, bask›yla halk›n tepkisinin önüne geçmeye çal›fl›yor. Tüm engellemeler boflunad›r. Gençlik 4 Mart'ta da gösterdi¤i gibi her yerde ABD sald›rganl›¤›na karfl› mücadeleyi yükseltecektir.” GENÇL‹K B‹RL‹K KOORD‹NASYONU


Malatya ‹nönü Üniversitesi ve Liseleri: 4 Mart günü Türkiye genelinde lise ve üniversite ö¤rencilerinin "Irak'a Sald›r› Durdurulsun" talebiyle yapt›¤› boykot çal›flmas› Malatya Gençlik Derne¤i taraf›ndan, Gazi Lisesi, Malatya Lisesi, Turgut Özal Lisesi, Malatya Anadolu Lisesi ve ‹nönü Üniversitesi'nde s›n›f ça¤r›lar›, okul içine ve minibüs duraklar›na afifl yap›flt›rma, tahtalara yaz›lar yaz›larak duyuruldu. 4 Mart günü ders boykotunu gerçeklefltiren ö¤renciler, PTT önünde toplanarak dövizleri ve sloganlar›yla ABD’ye ve AKP’ye karfl› öfkelerini dile getirdiler. Ö¤renciler burada yapt›klar› aç›klamada "Bugün derslerimize girmeyerek, gençli¤in de bu ülkede söyleyecek sözünün oldu¤unu göstermek istedik" dediler.

Mersin üniversitesi Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampüsü’nde 4 mart günü Irak' a sald›r›y› protesto etmek amac›yla, Mersin Gençlik Derne¤i Giriflimi’nin ça¤r›s›yla ders boykotu gerçeklefltirildi. Ö¤le saatlerine do¤ru Fen-Edebiyat kantininin önünde toplanan 200 kifli Grup Berdan'›n söyledi¤i türkülerle, çekilen halaylarla Irak halk›n›n yan›nda oldu¤unu gösterdi.Giriflim sözcüsünün yapt›¤› konuflman›n ard›ndan eylem alk›fllarla bitirildi.

L‹SELERDE BOYKOT! Sar›gazi Mehmetçik Lisesi: Sabah 9.00'da bafllayan boykota ö¤rencilerin büyük bir ço¤unlu¤u kat›ld›. Okulun bahçesinde toplanan ö¤renciler, "Kahrolsun ABD iflbirlikçi AKP" sloganlar›yla okulun bütün katlar›n› dolafl›p arkadafllar›n› boykota kat›lmaya ça¤›rd›lar. Say›lar› 300'ü bulan ö¤renci-

Akdeniz Üniversitesi Ö¤rencileri: “Yankee Go Home” Akdeniz Üniversitesi Merkez Kampüsü yemekhanesinde 4 Mart’ta bir araya gelen çeflitli gençlik örgütlenmeleri, ABD sald›rganl›¤›n› ve AKP’yi protesto ettiler. “Özel Güvenlik”in yürüyüfle geçen ö¤rencileri engelleme çabalar› etkisizlefltirilerek eyleme devam edildi.

Eskiflehirde faflist provokasyon 4 Mart günü sabah saatlerinde Osmangazi Üniversitesi ‹.‹.B.F kantininde bir grup faflistin demokrat ö¤rencilere

ler okul bahçesine inip türküler söylemeye, halaylar çekmeye bafllad›lar. Boykot bittikten sonra müdür 5 ö¤renciyi odas›na ça¤›r›p tehdit ederken 2 ö¤renciyi de tasdiknamelerini verip okuldan att›. Ertu¤rulgazi Lisesi: 40 ö¤renci boykot için okulun bahçesinde topland›lar. Polis ve ö¤retmenler ö¤rencileri da¤›lmalar› için tehdit ettiler. Ö¤renciler da¤›lmay›nca polis ve ö¤retmenler ö¤rencilere sald›r›p zorla s›n›flara soktular. Bunun üzerine ö¤renciler s›n›flar›n pencerelerinden Amerika’y› protesto eden sloganlar att›lar. Kartal Lisesi: Sabah›n erken saatlerinde terörle mücadele ekipleri okula karakol kurdular. Okulun her kap›s›n›, koridorlar› polis bekledi ve ö¤rencilerin hiç birinin s›n›ften d›flar›ya ç›kmas›na izin vermediler. Bahçeye inip boykotu yapmak isteyen ö¤renciler ise polis ve onlarla iflbirli¤i yapan faflistler taraf›ndan tehdit edildiler. Alibeyköy Refhan Tümer Lisesi: Okul sabahtan panzerlerle çevrildi. Baflka liselerden boykota kat›lmak için gelen ö¤renciler polis ve okul idaresi taraf›ndan tehdit edilerek okula al›nmad›lar. Okulun kap›s› müdür taraf›ndan kilitlendi. Okulda boykot yapmak isteyen ö¤renciler zorla s›n›flara sokuldu. Ba¤c›lar Barbaros Lisesi: Boykot eylemine sald›r›lar bu lisesede yafland›. Boykota kat›lan ö¤rencilerden 7’si gözalt›na al›nd›. At›flalan› Lisesi: Okul içinde ve okul d›fl›nda boykot karfl›s›nda bir abluka gerçeklefltirildi. Ö¤rencilerin boykota kat›l›m› tehditlerle gözda¤›yla engellenmeye çal›fl›ld›. Gazi Ticaret, Gebze Sarkuysan Lisesi (Gebze) ve Gebze Lisesi'nde de 4 Mart günü ders boykotu gerçeklefltirildi. tehdit ve küfürler yöneltmesi üzerine, devrimci-demokrat ö¤renciler faflistlere hadlerini bildirmifller, 7 faflist dövülerek cezaland›r›lm›flt›r. Faflistlerin ‹.‹.B.F. kantininde toplanmaya bafllamas› üzerine, Eskiflehir devrimci demokrat gençli¤i de fakülte önünde toplanmaya bafllad›. Sald›r›ya niyetlenen ama karfl›lar›ndaki gücü görünce ne yapacaklar›n› flafl›ran faflistlerin imdad›na Terör flubesi polisleri yetiflerek 'yavru kurtlar›'n› okul binas›nda koruma alt›na ald›lar. Polisin devrimci ö¤rencileri gözalt›na almaya yönelik provokatif tav›rlar› da kararl›l›kla cevaplanm›fl, yapacak birfleyleri kalmay›nca kantinde bekleyen 40 kiflilik faflist güruh, Çevik kuvvet kordonunda otobüslere bindirilerek okulu terketmifllerdir.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

17


TECR‹T ÖLDÜRÜYOR! Cemil Çiçek’in F Tipi hapishaneleri, flimdi daha “huzurlu”; Bir kiflinin daha itiraz eden sesi eksildi... Adalet Bakan› Cemil Çiçek, geçen haftaki bir demecinde, “Cezaevlerimiz son derece sakin ve huzurlu” demiflti. “fiimdi daha da huzurlu(!) olmal›. Tecrit alt›nda ç›ld›rtmaya çal›flt›¤› bir tutsak, art›k o koflullara daha fazla dayanamayarak kendini yakt›!” Orhan O¤ur, 27 fiubat’ta Haydarpafla Numune Hastanesi’nde flehit düfltü. Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi’nden yap›lan aç›klamada, Orhan O¤ur’un “Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’nin TEK K‹fi‹L‹K hücresinde tutuldu¤u, peflpefle uygulanan hücre, tecrit, disiplin cezas›, fiziki sald›r› sonras›nda, 16 fiubat’ta bireysel bir kararla, her gününü, her an›n› iflkenceye çeviren tecrit ve sald›r›lar alt›nda kendini yakt›¤›” belirtildi.

Cemil Çiçek, Hala “Tecrit Yok” Demeye Devam Edecek Mi? Adalet Bakan› Cemil Çiçek ç›kt›¤› TV program-

lar›nda, röportaj yapt›¤› gazetelerde sürekli olarak tecrit gerçe¤ini inkar etmeye çal›flt›. Bunu yaparken en kaba demagojilerden medet umdu. Hatta bu nedenle TEK K‹fi‹L‹K HÜCRELER‹N varl›¤›n› dahi a¤z›na almad›. Onu ve yalanc› bürokratlar›n› dinleyen, F tiplerinde hiç tek kiflilik hücre bulunmad›¤›n›, bulunsa bile buralarda kimsenin kalmad›¤›n› düflünebilirdi. Sami Türk’ün yalanlar›na yeni yalanlar katmay› beceremedi, ama AKP islamc›l›¤›n›n “sorunlar› çözme” politikas›n› F tiplerinde de uygulamaya çal›flt›: Sorunu yok sayarsan, sorun kalmaz. “Buyursun aç›klas›n flimdi: - Orhan O¤ur, kendini yakarken nerede kal›yordu? - Aç›klas›n; hapishaneleriniz o kadar “huzur”luydu da, Orhan O¤ur kendini neden yakt›? - Aç›klas›n; tecrit yoksa, insanlar neden bu hale geliyorlar?” Aç›klayamaz.

Tecrit, iflkence, disiplin cezalar›... Orhan O¤ur, 22 yafl›nda bir delikanl›yd›. Devrimci Halk Kurtulufl Cephesi aç›klamas›nda Orhan O¤ur flu sözlerle anlat›ld›: 3 Mart 1981 ‹stanbul do¤umludur. Bir yandan okula giderken, bir yandan lokantalarda, tekstilde, kargoda, pastanelerde, marketlerde çal›flt›. Sömürünün en yo¤un oldu¤u yerlerde düzeni daha iyi tan›d›. 16 yafllar›ndayken mücadele içinde yer almaya bafllad›. 1998 sonlar›nda hareketimizin örgütlü iliflkileri içinde yer ald›. Nurtepe, Güzeltepe, Armutlu gibi gecekondu semtlerinde halk›m›z›n mücadelesini ve örgütlenmesini gelifltirmeye çal›flt›. Devrimciydi. 6 Kas›m 2001’de bu nedenle tutuklanm›fl ve F tipi hapishanelere at›lm›flt›. Tekirda¤ F Tipi’nin hücrelerinde hergün onuruna, kimli¤ine yönelik sald›r›lar alt›nda yaflad›. Yoldafllar›yla birlikte direndi. Orhan O¤ur’un iki kifliyle birlikte kald›¤› üç kifli-

18

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

lik hücresine, Temmuz 2002’de arama gerekçesiyle girdiler ve üç tutsa¤› iflkenceden geçirdiler. Bu sald›r› sonucunda Orhan O¤ur'un vücudunun pek çok yeri morard›, t›rna¤› koptu, kan içinde kald›. ‹flkenceciler bununla da yetinmediler. Orhan ve di¤er iki tutsak, kendilerine yap›lan iflkence hakk›nda suç duyurusunda bulunmalar›na ra¤men, bir de üstelik, “suçlu” görülüp, hapishane idaresi taraf›ndan 6 ay disiplin, 45 gün mektup cezas› ile “cezaland›r›ld›lar”! Hücrede su tesisat›n›n bozulmas› sonucu günlerce su ihtiyaçlar›n› karfl›layamad›lar, bunun sonucunda temizlik yapmak bir yana, bulafl›klar›n› dahi y›kayamad›klar› için yemek almad›lar. Koku ve kirden dolay› tuvaleti dahi kullanamad›lar. ‹flte bütün bunlar Cemil Çiçek’in “sakin ve huzurlu” hapishanelerinden manzaralard›r.


Faflizmin, kendisi gibi düflünmeyeni yok etme politikas›n› benimsemeyen, oturdu¤u koltu¤un bo¤az›na kadar kana bulanmas›n› “devlet adaml›¤›” olarak alg›lamayan, “onurlu, namuslu, sorumlu, insana de¤er veren bir Adalet Bakan›, b›rak›n öncekileri, yönetimi alt›ndaki bir yerde, uygulanan bask›lar sonucu bir insan kendini yak›yorsa, daha o dakika istifa eder. Ama faflizmle yönetilen Türkiye’de böyle bir fley yoktur. Bir kiflinin yaflam› nedir ki onlar için? Onlar, Orhan O¤ur’la birlikte, 19 Aral›k 2000’den bu yana 105 kifliyi katletmifl oldular. 105 kifli ne ki; onlar, yedikleri tokad› görmezden gelip, Amerikan ufla¤› olarak yüzbinlerin katledilmesine ortak olman›n yollar›n› ar›yorlar. Kat›lmakta hiçbir sak›nca görmeyeceklerini hep birlikte yaflayarak görece¤iz. Çünkü, kendi ülkesinin hapishanelerini kan gölüne çeviren bir iktidar baflka halklar›n katledilmesine de haydi haydi onay verir, ortak olur. Tecritte ›srar, katliamc›l›kta ›srar demektir. Katliamc› iktidar, tecritle katletmeye devam ediyor!

AKP Hükümeti, Hala Ölümleri Yok Saymaya Devam Edecek Mi? Zulüm gizlenemez, çünkü ölümler gizlenemez. Zulmün kayna¤› tecrit politikas›d›r. Tecrit her türlü öldürmeye devam ediyor. ‹ntiharlarla, ölüm oruçlar›yla öldürüyor. AKP iktidar koltu¤una oturdu¤u günden bu yana, bilerek, isteyerek, planlayarak 8 insan› katletti. Ölümler, AKP’nin tecriti sürdürerek planlad›¤› cinayetlerdir. Art›k kimse ne yalanc› Adalet Bakan›’n› ne onun bürokratlar›n› dinlemiyor, inanm›yor. Her ölüm, köseleye dönmüfl suratlar›na inen tokat. Faflistlerin, Susurluk avukatlar›n›n elbette bu tokattan utanmas›n›, yüzünün k›zarmas›n› beklemiyoruz. Naziler de, yankiler de hiçbir katliamlar›nda utanmad›lar. Ancak AKP hükümeti ne bakanlar›na, ne de “devlet politikas›na” suçu atarak ölümlerin sorumlulu¤undan kurtulamaz, yok sayamaz. Direnen tutsaklar her vesileyle dile getiriyorlar: “Tecrit kalkana kadar bu direnifl sürecek.” F tipi hapishanelerin hücrelerinde süren ölüm orucu direnifli, Zehra Kulaks›z Ölüm Orucu Ekibi (9. Ekip) bunun aç›k kan›t›d›r. Ne zorla müdahale yasalar›, ne de yok sayma politikalar› gerçe¤i de¤ifltirmiyor. Yok saymak, yok sayan› her ölüm-

le birlikte çürütüyor.

Mafyac›ya Lüks Hizmet Orhan’lara Tecrit ve Ölüm Susurluk’u savunan Adalet Bakan›’n›n hapishanelerine bak›n; Mafyac› Sedat Peker, devlet eliyle sunulan lüks hizmetten F tiplerinde de mahrum de¤il. Orhan O¤ur’un tek kiflilik hücrelere al›nmas›ndan sonra, ölümünden k›sa süre önce, hücresi yine bas›ld›, sald›r›ya u¤rad›. Nedeni mi? Nedeni, Orhan’›n tutuldu¤u tek kiflilik hücrenin yak›n›nda mafyac› Sedat Peker kalmaktayd› ve orada bir aramada bilgisayar ve telefon ç›km›flt›. Mecburen bir aramada bulunan telefonlar›n›n yenilendi¤i malum olmakla birlikte, sald›r›ya u¤rayan Orhan’lar, devrimci tutsaklar oldu. “Bu sald›r› sonras› Orhan “art›k kald›ram›yorum, bir fleyler yapmak laz›m” diyerek, kendini yakt›. Zulüm karfl›s›nda dayanma gücünü yitirdi¤i anda, örgütünün iradi bir karar› sonucu olmasa da, ölümünü zulme karfl› bir protestoya dönüfltürdü. “Orhan O¤ur, tüm yurtseverlere, demokratlara, AKP iktidar›n›n Amerikanc›l›¤›na karfl› mücadeleyi, AKP’nin zulmüne karfl› mücadeleyle birlefltirmeleri gerekti¤ini de hat›rlat›yor. Yan›bafl›nda insanlar›n tecritlerde yokedilmesini görmezden gelenler, ne iflbirlikçili¤e, ne faflizmin baflka politikalar›na ne de emperyalizme karfl› ç›kamazlar!

Tecritin ald›¤› 105 can halk›n omuzlar›nda topra¤a verildi

Orhan O¤ur, “Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez” sloganlar› aras›nda, yaklafl›k 250 kiflinin kat›ld›¤› bir törenle son yolculu¤una u¤urland›. Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

19


Hücreler Bizi Yıkamayacak! HÜCRELERİ YIKACAĞIZ!

da

dire

nme savafl›n

3. y›l 872. gün

20

Kap›lar vuruldu, hücrelerin pencerelerinden, havaland›rmalardan öteki hücrelere, havaland›rmalara bo¤azlar y›rt›l›rcas›na hayk›r›ld›, sloganlar yank›land›, ve ö¤renildi ki, hücreler bir insan›m›z› daha aram›zdan alm›flt›... Üç büyük emperyalistin, Amerika’n›n, Almanya’n›n ve ‹ngiltere’nin (ve ‹spanya, Fas gibi iflbirlikçilerinin) uzun denemelerinin sonucunda ortaya ç›kard›klar› bu yöntem, hücre ve tecrit, flimdi bizi, Türkiye devrimcilerini y›ld›rmak, ç›ld›rtmak, yoketmek için kullan›l›yor. Ölüm orucunda de¤ildi Orhan. Tecrit, iflkence, cezalar, onu bunaltm›fl, “birfleyler yapmak gerekir” diyerek, tutuflturmufltu bedenini. Biliyorlar; “güçler dengesi” denilen fley, hepimizi katletmelerine izin vermiyor; bunun yerine bulduklar› çözüm ise, beynimizi öldürmek! Ony›llarca Nazi bilim Kand›ra F Tipi Cezaadamlar›n› bunun için çal›flt›rm›fllar. Beyaz hücreler, evi'nde Kemal Gömi, ›fl›k düzenleri, ses düzenleri... hep bunun için. Bizi Nihat Palab›y›k, Hatuttuklar› F tiplerindeki “durmak bilmeyen sifon sessan Öksüz; Edirne F leri” kimbilir hangi Nazi kafan›n ürünü... Tipi Cezaevi'nde MeNazi kafal›lar›n beyinleri gece gündüz çal›fl›yor sut Akbulut; Tekireminiz ki; bizi y›kmak için yeni yöntemler ar›yorlar. da¤ F Tipi Cezaevi'nde Ama söyleyelim: Hücreler bizi y›kamayacak, Biz hücÜmit Günger, Erkan releri y›kaca¤›z! Bülbül; ‹zmir K›r›klar Evet, hücrelerin ve tecrit politikas›n›n tek tek kifliF Tipi Cezaevi'nde Ali ler üzerinde y›prat›c›, bunal›ma sürükleyen etkileri var; K›l›nç; Sincan F Tipi intiharlar bunu gösteriyor; ama bunun genelleflmesine direniflimizle izin vermeyece¤iz; inanc›m›zla, ideoloji- Cezaevi'nde Mürsel mizle, örgütlülü¤ümüzle engel olaca¤›z hücrelerin bizi Kaya; Bak›rköy Kad›n ç›ld›rtmas›na. Hücreler tek tek “zafer”ler kazanabilir; ve Çocuk Tutukevi'nde Eylem Göktafl; as›l zafer ise, bizim olacak. Kazanan biz olaca¤›z! Kütahya Cezaevi'nde Dünyan›n bir çok ülkesinden tecrit uygulamas›na Ayfle Sultan Yaz›c›; dair rakamlar, istatistikler yay›nland› daha önce de. Manisa Cezaevi Sibel ‹ntiharlar, ç›ld›ranlar var bu rakamlar›n içinde. Ama biz, açl›¤a ve direnifle dair rakamlar›, “bilinen” ölçüle- fiahano¤lu ile Ankari alt üst etti¤imiz gibi, bu istatistikleri de de¤ifltirme- ra Numune Hastanesi'nde Tanju Mete, ye kararl›y›z. O istatistiklerin içermedi¤i bir siyasi kimli¤imiz var Yusuf Ar›c›; çünkü bizim. O istatistiklerin yap›ld›¤› zaman ve me- ölüm yürüyüflünü kanlar›n asla tan›k olmad›¤› bir kararl›l›k ve fedakar- sürdürüyorlar... l›kla sürdürdürdü¤ümüz bir direniflimiz var. Tecrit, fiilen de, siyaseten de direniflimizin barika- ‹çlerinde 6. Ekipten, 8. ekipten bu yana bu t›na çarp›p tuzla buz olacakt›r. Orhan O¤ur’un yapt›¤›n› yapmayabilirsiniz, benim- yürüyüflü sürdürenler semeyebilirsiniz, ama onun “birfleyler yapmak gere- var. Direniflçilerin çokir” sözünün do¤rulu¤unu reddedemezsiniz. Biz dire- ¤unlu¤u Zehra Kulakniyoruz; Siz (kendine devrimci, demokrat, solcu, s›z Ölüm Orucu yurtsever, hümanist, zulme karfl› diyen herkes) de Ekibi’nden... birfleyler yapmal›s›n›z!

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51


Diri diri yak›lmaktan kurtulan Münire Demirel anlat›yor

‘O Gaz’ Derimi Yakt›, Eritti 19 Aral›k katliam›n› Bayrampafla’da yaflad›. 6 arkadafl› yan›bafl›nda diri diri yak›ld›. Katliam sonras›, iflkenceler aras›nda Bak›rköy Tutukevi’ne götürüldü. 8 y›ll›k tutsakl›¤›n›n ard›ndan tahliye olan Münire Demirel sorular›m›z› cevaplad›.

Alev topu içeri düfltü Katliam günü neler yafland›? Münire Demirel: O gün sabaha karfl› uyand›¤›m›zda yo¤un silah sesleri ifl makinalar› çal›fl›yordu, duvardan y›k›m sesleri geliyordu. Daha güvenli olabilece¤ini düflünerek üst kata yerlefltik. Bu s›rada kurflunlar ya¤›yordu. Haz›rl›kl›yd›k asl›nda. Her fleyden önce emperyalistlerin vatan›m›z üzerindeki hesaplar›n› biliyorduk. Bu sald›r›n›n karfl›s›nda en ciddi engelin de tutsaklar›n, düflüncelerinin oldu¤unu biliyorduk. Ve düflüncelerimizi yok etmek için tecrit sald›r›s›n›n onlar aç›s›ndan ne kadar önemli oldu¤unu biliyorduk. Bombalar arka arkaya ya¤maya devam etti. Gaz bombalar›yd›. Zaman zaman sinir gaz› oldu¤unu tahmin etti¤imiz bombalar da at›ld›. Bunlar düfltü¤ünde kendinizi istemd›fl› hareketlerle ordan oraya at›yorsunuz. Bir mekandayken baflka bir mekanda bulabiliyorsunuz kendinizi. Kurflun ya¤murlar› da devam ediyordu. Bu yo¤un gaz bombalar› aras›nda özellikle Gülser'in, Seyhan'›n görüntüleri hiç gözümün önünden gitmiyor. Ordan oraya koflturuyorlard›. Gaz bombalar›n›

etkisiz hale getirmeye çal›fl›yorduk. Art›k bir saatten sonra gaz bombalar›n› havaland›rmaya atman›n bir anlam› da kalmad› zaten. O kadar yo¤un geliyordu ki yetiflemiyorduk. Nefessiz kald›k ve pencerelere do¤ru yaklaflt›¤›m›zda ki oradan çok az bir hava geliyordu, havaland›rmay› da gaz bombas› ya¤muruna tuttular ve art›k nefes almak tümden güçleflti.

Herhalde birazdan ölece¤im...

Birkaç defa yataklar tutufltu. Ama bunlar muhtemelen gaz bombalar›ndan s›çrayan k›v›lc›mlardan oldu. Çünkü özel olarak bir yakma faaliyeti de¤ildi. Fakat tavandan mazgallardan birkaç alev topunun da içeri düfltü¤ünü görebildik. Ama biz bunlar› önleyebildik, söndürebildik. Alevlerin oldu¤u bölümler yataklar›n üstleri, battaniyeler oldu¤u için bulabildi¤imiz birkaç araç gereçle denetim alt›na alabildi¤imiz fleylerdi. En son noktada s›kt›klar› o yak›c› gaz de¤ildi bunlar. ‹rade savafl›na dönüfltü. Slogan att›kça, onlar daha fazla gaz bombard›man›na tuttular. Biz de daha fazla sloganlar›m›z› yükselttik. Sloganlar›m›z, düflüncelerimizin ifadesi tek silah›m›zd›. Ko¤ufltan ç›kmaya haz›rland›¤›m›z s›rada bir kez daha sinir gaz› att›lar. Bu oldukça etkiliydi. Ve oradaki birçok insan›n kontrolünü kaybetmesine neden oldu. Kendimi felçli gibi hissediyordum, ellerimi kollar›m› k›p›rdatamaz hissediyordum. Birkaç yata¤›n daha tutufltu¤unu gördüm. Kalkmal›y›m, onlar› söndürmeliyim dememe ra¤men o an o s›rada içeriye garip çok bunu yapabilme gücünü kendimde bulafarkl› bir gaz›n s›k›ld›¤›n› mad›m. Biraz toparland›¤›mda, di¤er gördüm. Önce ortal›k grilefl- arkadafllar›mla birlikte pencereye do¤ru ti. Grilik yavafl yavafl siyahl›- yöneldim. O s›rada içeriye garip çok farkl› bir gaz›n s›k›ld›¤›n› gördüm. ¤a dönüfltü. Ve ortal›k f›r›n Di¤er gaz bombalar› gibi ko¤ufla gibi oldu, s›cakl›¤›n o de¤iflik at›lmad›. Tavan delindi, demir bir kafes gazdan oldu¤unu farkedebil- içerisinde afla¤›ya do¤ru f›slayarak, dödim. Ama o anda yanmakta nerek yanan bir madde gördüm, ayn› oldu¤umu anlayam›yordum. anda baflka bir bomba içeriye att›lar bu ikisi birleflti. Önce ortal›k grileflti. Grilik Sonra ellerime bakt›¤›mda derilerin afla¤› do¤ru sarkt›- yavafl yavafl siyahl›¤a dönüflmeye bafllad›. Ve ortal›k f›r›n gibi oldu, s›ms›cak ¤›n› gördüm. Elimi burnuoldu birden bire. O s›cakl›¤›n o de¤iflik mun üzerine koydu¤umda gazdan oldu¤unu farkedebildim. Ama o s›v› gibi birfleyler hissettim. anda yanmakta oldu¤umu anlayam›yorSonra o gaz›n derimi eritti¤i- dum. Sonra ellerime bakt›¤›mda derilerin afla¤› do¤ru sarkt›¤›n› gördüm. Elini anlad›m.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

21


mi burnumun üzerine koydu¤umda s›v› gibi birfleyler hissettim. Sonra o gaz›n derimi eritti¤ini, yakt›¤›n› anlad›m. Ve ortal›k simsiyah oldu. Bu öyle bir gazd› ki insan teninde dokundu¤u yeri eritiyor, elbiselere zarar vermiyordu. Kimi arkadafllar›n pantolon paças›ndan girmiflse baca¤›n› yakm›flt›r, kolundan girmiflse kolunu yakm›flt›r. Derisi eriyen arkadafllar› gördüm, saçlar›m›z tutam tutam ellerimize gelmeye bafllad›. Birkaç kez kendimi kaybetmekle ay›lmak aras›nda gittim, geldim. Ve herhalde flu an ölüme çok yak›n›m, birazdan ölece¤im dedi¤imi hat›rl›yorum. Daha sonra kendimi kap›n›n önünde buldum.

Küfürler ve yaflam›n kutsall›¤›... Katliam s›ras›nda özel timlerin ruh halleri nas›ld›? Neler söylüyor, nas›l bir davran›fl ve ruh hali içinde bulunuyorlard›? Duvar mazgallar›nda, çat›larda, karfl›daki ko¤uflun üstünde, gaz bombalar› s›ras›nda tepkilerimizi izliyorlard›. Ne yapt›¤›m›z›, hangi fiziksel tepkileri verdi¤imizi... onlar› gözlemliyorlard›. Gaz maskeleri vard›. Gazlar› verirken bir yandan da “psikolojik savafl” yöntemlerini ihmal etmiyorlard›. Mesela befl tane bomba at›yorlarsa, arada yaflam›n güzelliklerini anlat›yorlard›. Teslim olun diyorlard›. Onurumuza, ana babalar›m›za yönelik küfürler ediyorlard›. Ve o kadar ilginçtir ki, kollar›n› uzatsalar bizi tutabilecekleri, öldürmek isteseler rahatl›kla öldürebilecekleri bir pozisyondayd›k. fiunu düflündüm; Tek bafl›na amaç bizi vurmak, k›rmak, ya da iflte ölümlerimiz üzerinden gözda¤› vermek de¤il. Tek bafl›na amaç bu de¤il. Orada amaç yaflayan ölüler haline getirmek, o mesafeyi bizim kendi ayaklar›m›z üzerinde yürüyerek gitmemizi sa¤lamakt›. Burda direnme hakk›m›za yönelik bir sald›r›n›n asl›nda büyüklü¤ünü gördüm. Asl›nda direnen insanlardan korkular›n›, bunu k›rmak için ellerinden gelen herfleyi yapt›klar›n› gördüm. Hem küfredip hem de yaflam›n kutsall›¤›ndan, güzelli¤inden bahsediyorlard›. Üstelik bunlar› oraya öldürmeye, katletmeye gelen, d›fl› insana benzeyen içlerinde insanl›ktan en küçük bir k›r›nt› dahi kalmam›fl yarat›klar söylüyordu. 6 tane arkadafl›m›z yukar›da diri diri yanm›fllard›, karfl›m›za geçip, “arkadafllar›n›z› kebap yapt›k sizleri de yapaca¤›z” diyebilecek kadar insanl›ktan ç›km›fllard›. Örne¤in biz afla¤›dayken ko¤uflu alevler ald›, itfaiye hortumlar› vard›. Hortumu tutan ellere seslendik “ko¤ufla tutun suyu” diye, birkaç saniye tuttular ben onu gördüm. Bu birkaç saniye sürdü engellediler, kestiler, “kes kes” diye suyu ve o hortum bizim üzerimize yöneldi. Yanm›fl erimifl derilerimizin 22

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Ve oradalar. ‹çerdeler. ‹çerisi f›r›n gibi. Cehenneme elinizi dald›r›yor gibi, çektik bir kaç arkadafl› içeriden. Ç›kanlar›n yüzlerini tan›mak zor. ‹çerisi yan›yor. Zaman s›n›rl›, kap›n›n önü dar. Yaral› ç›kard›¤›m›z arkadafllar› kap›n›n önüne koyaca¤›z, tekrar içerde kalan arkadafllar› çekmek için yer kalm›yor. Yaral› arkadafllar› merdivenlere do¤ru itmeye bafllad›k. ‹çeride kalmalar›ndansa en fazla merdivenlerden yuvarlan›r, bir yerleri k›r›l›r. En az›ndan yanmaktan kurtulurlar. Böyle bir kaç arkadafl› ç›kard›k. Gözümün önünden hiç gitmeyecek bir görüntü; Ko¤uflun kap›s›na boylu boyunca uzanm›fl Gülser'i gördük, öyle yat›yor. Çekmeye çal›flt›k, gelmiyor. Gücüm yetmiyor, bir yere s›k›flm›fl. Ölü ya da diri oradan almak istiyoruz. Çekemedik... Çekemedik.... Merdivenlerden inerken orada Gülser, Özlem, fiefinur, Nilüfer, Seyhan, Gülseren kald› geride. Onlars›z iniyorum afla¤›ya duygusu çok ac›yd›. üzerine s›kmaya bafllad›lar. Direniflten dolay› çok korkuyorlar ve “sizler ne biçim insans›n›z biz evde kad›nlar›m›za öte git dedi¤imizde bile günlerce kendilerine gelemiyorlar siz nas›l direndiniz” diye biraz da flaflk›nl›klar›n› ifade edenler oldu. Katliam›n sizde b›rakt›¤› fiziki etkiler neler? Ellerimde, yüzümün bütününde ve kafam›n bir bölümünde oluflan yan›k izleri var. Bunlar kal›c›. B›rakt›¤› an›lar etkiler ise çok daha derinlerde, çok daha yo¤un. 6 arkadafl›m›z›n diri diri yak›ld›¤›na tan›k olduk. Direnifl anlar› boyunca flehitlerimizin her birinin görüntüleri, neler yapt›klar›, son geçen iki y›l içerisinde gözlerimin önünden gitmemifltir. Bak›rköy'deki yaflam›n›z, idarenin size yaklafl›m›, yaflad›¤›n›z sorunlar neler oldu? Tabi Bak›rköy'de de örgütlü ve düflüncelerimiz do¤rultusunda yaflamaya devam etitk. Her fleyden ön-


ce idarenin Bayrampaflal›lara karfl› özel bir yaklafl›m› her zaman olmufltu. En ciddi sorun yeni tutuklanan arkadafllarla bir araya getirilmememizdir. Tecrit etmeye çal›flt›lar. Mahkeme dönüfllerinde, hastaneye gidifl gelifllerde ayn› yerlerde tutmamaya, ayn› saatlere denk getirmemeye olabildi¤ince gayret ettiler. Bir de yay›n k›s›tlamalar› sorundu. Hastane ve tedavi sorunlar› yaflad›¤›m›z dönemler oldu. Ço¤unlukla bunlar askerin yaklafl›mlardan kaynakl› olmufltur. Randevusu oldu¤u halde, çok ciddi rahats›zl›klar› olan arkadafllar›m›z›n günlerce, aylarca götürülmedi¤i olmufltur. Asker yok, araç yok, yetiflemiyoruz, götüremiyoruz biçiminde gerekçeleri oluyordu. ‹stedikleri zaman da birçok engeli aflarak asker y›¤abildiklerini de gördük. Ya da acil rahats›zlanan, götürülmesi gereken arkadafllar›m›za askerin yo¤un bask›s› oluyordu. Örne¤in sedyede giden kalkamayacak insanlara, askere sedyesini tafl›tmama, ortada b›rakma, bayan muayenesine askeri sokma gibi birçok yaklafl›mla karfl› karfl›ya kald›k.

Neden öldükleri unutulmamal›

AKP Önünden F Tipine

‹flkenceler, katliamlardan sonra, arkadafllar›n›z› tecrite karfl› direniflte kaybettikten sonra d›flar› ç›kt›n›z. Neler hissediyorsunuz?

27 fiubat'ta AKP Genel Merkezi önünde Ankara Temel Haklar ve Özgürlükler Derne¤i Giriflimi’nin ABD sald›rganl›¤›n› ve iflbirlikçili¤i protesto amaçl› eylemi vard›. AKP’li yöneticilere bir mektup ve Amerikan bayra¤› vermek isteyenler daha bina önüne ulaflamadan polis barikat›yla karfl›laflt›lar. ‹flbirlikçilik koruma alt›ndayd›. Bas›n aç›klamalar›n› AKP önünde yapmak isteyen kitleye polis sald›rd› ve onlarca insan gözalt›na al›nd›. Gözalt›na al›nanlardan, TAYAD’l›lardan Do¤an Karatafltan ve Ayfle Arapgirli, Gençlik Derne¤i üyeleri Emrah Yayla, Mehmet Yaflar, Serkan Top, Murat Korkut, Gültekin Acar ile ‹dil Kültür Merkezi çal›flanlar› Levent Hergüner ve Serdar Aslan, 2911 say›l› kanuna muhalefet, polise mukavemet, devlet mal›na zarar vermek” gerekçesiyle tutuklanarak, F tipine götürülmek üzere Ulucanlar Hapishanesi’ne konuldular.

8 y›l boyunca, her sald›r›da, her dönemeçte yan›bafl›mdan arkadafllar›m›n flehitli¤ine tan›k oldum. Bu insan›n içini yakan bir duygu, çok zor bir duygu. Ama bu duygunun doru¤a ç›km›fl hali 19 Aral›k'ta yaflad›klar›md›r. Onlarla beraber yaflamak gerçekten de bu süreci de onlars›z geçirmek son iki y›l› ifade ediyor. Onlar› çok özlüyorum. Yaflam›m›n her an›nda, her ayr›nt›s›nda onlardan bir parçay› yafl›yorum. Coflkulu bir kahkaha duydu¤umda fiefinur akl›ma gelir. Haberleri seyrederken ço¤unlukla Seyhan benim yan›mdad›r. Dünyan›n herhangi bir yerinde bir ac› yaflanm›flt›r. Seyhan bunu yüre¤inde hisseder. O ac› Seyhan'›n gözlerindedir, dolu doludur. Filistin halk›n›n yaflad›¤› ac›y›, zulmü gördü¤ünde lanetler ya¤d›r›r, içten hisseder bunu. Güzel bir türkü duydu¤umda Özlem mutlaka yan›mdad›r. Gülser'in pratik beceriklili¤ine ihtiyaç duydu¤um anlarda yan›mdad›r. Bugüne kadar hep onlarla yaflad›m, onlar yüre¤imde. Bu hiç azalmayacak. Ama önemli olan flu; onlarla beraber yaflaman›n anlam› onlar›n nas›l yaflad›klar›n› ve neden öldüklerini hiç unutmamak demek. Onlar›n ideallerine sahip ç›kmak demektir. Ve yüre¤imde bilincimde hep onlarla yaflamaya devam edece¤im.

‹flbirlikçili¤i “milli ç›karlar›m›z” demagojisinin arkas›na gizlemeye çal›flan AKP iktidar›, bu ülkenin yurtseverlerinin sesini bask›larla, F tipleriyle k›smak istiyor. “Hapishaneler sorununun çözemezsek bu program› (IMF program›n›) uygulayamay›z” diyerek katliam yapan Ecevit iktidar› gibi AKP de bask›lardan, F tiplerinden medet umuyor. Zulümle iktidar›n› sürdürmek istiyor. F tiplerinde ölümleri görmezden gelerek, meydanlarda gerçekleri en dolays›z flekilde hayk›ranlar› susturarak Amerikanc›l›¤›n› sürdürmek istiyor. “Zulüm ile abad olan›n ahiri berbad olur.” Bask›yla, F tipleriyle, ölümle, zulümle iktidar korunabilse, gerçekler gizlenebilse Ecevit hükümeti gizlerdi. Meydanlar “iflbirlikçi AKP” sloganlar›yla inledikçe, AKP iktidar› bütün binalar›n›n önünden F tiplerine direk “duble yollar” da yapsa, Amerikanc›l›k damgas›ndan kurtulamaz, F tipleri de onu kurtaramaz.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

23


“Canl› Kalkan” olmak ya da olamamak...

Halklar›n En Kutsal De¤ erleriyle Oynanmaz! Bas›na yans›d›¤› gibi, Ba¤dat’a “canl› kalkan” olmak üzere gidenlerin bir k›sm› döndü, dönüyor. Bunlar aras›nda Türkiye’den oldu¤u gibi, baflka ülkelerden de insanlar yer almaktad›r. Bas›nda kimileri çok sevindi bu geliflmeye. U¤runa ölünebilecek de¤erler, halklar aras›ndaki ölümüne dayan›flma ne kadar darbe al›rsa, onlar o kadar sevinirler her zaman. Onlar hiçbir düflünce, ideal u¤runa ölmeye de¤mez diyen, kendi ülkesi, namusu dahil her fleyi an›nda satmaya haz›r olanlard›r. Bu kesimlerin ayn› zamanda en keskin Amerikanc› olmas› bofluna de¤ildir. (Ayn› zamanda 3 y›ld›r ölüm orucuna sald›ranlard›r) Dönenler üzerine söz söylemek onlar›n haddi de¤ildir. Onlar efendilerinin önlerine atacaklar› kemikten alacaklar› pay› büyütmekle ilgilenmeliler. Baflka halklar için kendini feda etme kültürünü anlayabilmeleri mümkün de¤ildir.

Halklar›n Kutsal De¤erleri fiov Malzemesi De¤ildir Dolar›n ahlak›n› temsil edenlere bu k›sa hat›rlatman›n ard›ndan, halklar›n, ilericilerin tart›flmas› gere-

ken as›l noktaya gelelim. Kamuoyuna “canl› kalkan” olarak yans›yan eylem, emperyalist sald›r›ya maruz kalan bir halkla enternasyonalist dayan›flman›n bir biçimi olarak ortaya ç›kt›. Beklenen “ilgi” ve deste¤i görüp görmemesi ayr› bir tart›flma olmakla birlikte egemenleri rahats›z eden binlerce geliflmeden birisi oldu. Önceki yaz›lar›m›zda da belirtti¤imiz gibi, özü baflka halklar için kendini feda edebilme kültürüydü. Halk için, enternasyonalizm için kendini feda etmek, dünya halklar›n›n yüzy›ll›k mücadelesinin en kutsal kavramlar›d›r. Tarih, kendini böyle feda ediflleri hep müstesna bir yere koymufl, de¤er vermifltir. En görkemlisi -biçimi, siyasi muhtevas› farkl› olsa da- ‹s-

Enternasyonalist Dayan›flmac›lar (canl› kalkanlar) Anlat›yor Irak halk›yla dayan›flma amac›yla Ba¤dat’ta “canl› kalkan” olarak bulunan Grup Yorum Üyesi Cihan Keflkek ve ‹stanbul Gençlik Derne¤i Üyesi Eylül ‹flcan anlat›yor: “Türkiye'den Irak'a gidene kadar her yerde yo¤un bir ilgiyle karfl›land›k. Her karfl›lama Amerika karfl›t› gösteriye dönüfltü. Sonraki günlerde Ba¤dat'ta yapt›¤›m›z etkinliklerin hepsine kat›lanlar oluyor. Burdaki insanlar tam anlam›yla güvenmek istiyor canl› kalkanlara. Gündüzleri protestolar, bas›n aç›klamalar›, günlük ç›kan ifllerimizi halletme, etkinlik haz›rl›klar› yapma fleklinde geçiyor. Kal›nacak yer tercihimizi biz yapt›k. Biz su tesisini seçtik. Hükümetin flu ana kadar herhangi bir bask›s› pek olmuyor. Fakat kontrol dahilinde hareket edebiliyoruz. Bugün Türkiyeli grup olarak merkezi bir meydanda müzikli gösteri yapt›k. Eyleme halk›n ilgisi iyiydi. fiu anda Yunan arkadafllarla birlikte bir kur-

24

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

guyla u¤rafl›yoruz. Kucaklaflma'dan da kullanabiliriz. Ayn› zamanda islami kesimden bir müzisyenle beste çal›flmas› yap›yoruz... Dün bir grup ayr›ld›. Kaç kifli oldu¤unu bilmiyorum. Türkiyeli gruptan 10-12 kifli olmal›. Canl› kalkan ekibi olarak flimdi 60-70 kifliyiz. Gidenler gitti. Yeni gelenler oluyor. Dün de yeni gruplar geldi. M›s›r, Bahreyn, Yemen, Yunanistan, Fransa, Japonya, Hindistan, ‹talya, ‹spanya gibi yerlerden.. Yabanc› "canl› kalkan"lardan ufak bir grup dönüyor. K›rm›z› otobüs ve flöförleri de dahil. Dün bir toplant› oldu. Keneth O'Kefee'nin yazd›¤› bir mektup vard›. ‹nsanlara biraz gitme yönünde ikna etme ifline giriflti. Ama onu yapamayaca¤›n› anlad›. Söylediklerinden, bu organizasyon bitmeli sonucu ç›k›yordu. Bir kaç kifli destekledi. Onun d›fl›nda genel kitle karfl› ç›kt›. Yani çok güzel bir ortam olufltu. Tart›flmaya kat›lanlar›n büyük bir k›sm› burada kalacaklar.”


Bas›na ve Kamuoyuna:

Ba¤dat’tay›z... Biz Turkiye'den gelen insan kalkanlar› ve bar›fl eylemcileri olarak Irak halk› ile dayan›flma amac›yla Ba¤dat'taki halk için hayati önem tafl›yan tesislerde kalmaya devam edece¤imizi duyuruyoruz. George Bush'a ve di¤er tüm hükümetlere afla¤›daki tesislerde oldu¤umuzu ve kalmaya devam edece¤imizi ilan ediyoruz. 3 Mart ‘03 Jaizert Su Tesisleri: Cihan Keflkek, Eylül ‹flcan, Sevgi Sar›tafl, Aykut Alyanak, Ahmet Faruk Keçeli (‹letiflim:443 60 39-direct- operatör: 443 60 38) Güney Ba¤dat Enerji Üretim Tesisleri: Selamettin Tellio¤lu, Ali Bo¤a, Osman Akkufl, Erdo¤an Erikci, Murat Kalayc› (‹letiflim: 718 90 22 - 719 03 41) Daura Petrol Tesisleri: Tolga Temuge, Ethem Tepeli (‹letiflim: 775 03 00)

panya iç savafl›nda faflizme karfl› yafland›. Dünyan›n dört bir yan›ndan devrimciler, sosyalistler, ilericiler emperyalistlerin deste¤indeki Franco faflizmine karfl› Cumhuriyetçilerin saflar›nda savafla kat›ld›lar. “Uluslararas› Tugay” içinde onlarca ulustan iflçiler, iflsizler ve ayd›nlar özgürlük u¤runa çarp›flt›, flehit düflenler oldu. Sonraki y›llarda da baflta Filistin olmak üzere tek tek enternasyonalist dayan›flma örnekleri yafland› dünyada. Enternasyonalist dayan›flma ve bu u¤urda gerekirse can›n› verme, halklar›n en kutsal kavramlar› aras›nda yerini ald›. Tarih ve halklar, bu kutsal kavram›n flov, reklam malzemesi yap›lmas›na izin vermez! Kendisine “canl› kalkan” diyen, bu tercihini bilerek, ERDAL ATABEK (3 Mart Cumhuriyet)

B a s › n d a n

Bir Amerikal› Kaç Irakl› Eder?.. ... Birinci Körfez Savafl›'nda 29 Amerikal› asker ölmüfl, bu haber bütün haber ajanslar› taraf›ndan dünyaya duyurulmufltur... Ama kaç Irakl›’n›n öldü¤ü bugün bile bilinmemektedir. Sonradan Irakl›lar’›n ölü say›s›n›n 150 binden çok oldu¤u ö¤renilmifl... ‹nsan Haklar› Bildirgesi'ne göre “bütün insanlar eflittir”. Ama gerçek yaflamda “bütün insanlar eflit de¤ildir”. Bunun nedeni de günümüz kapitalist düzeninin de¤erler sistemidir. Kapitalist düzen, “en de¤erli olan›n” en çok paraya sahip olan, para yoluyla en çok güce sahip olan oldu¤unu kabul ettirmeye çal›flmaktad›r. ... Bu de¤er sistemi nedeniyle de insanlar ve ülke-

ölümü göze alarak yapt›, yapm›fl olmal›. Sald›r›n›n ufukta görünmedi¤i bir süreçte bir süreli¤ine Irak halk›n›n yan›nda yer alanlar zaten kararlar› gere¤i canl› kalkan olarak adland›r›lamazlar. Olsa olsa, Irak halk›na dayan›flmalar›n› yerinde bildirmeye gidenler denilebilir. Bu s›fat› bas›n de¤il de, kendileri takm›flsa kendilerine, onlar da ayn› flovun flovmenleri demektir. Keza bir de, sald›r›n›n ufukta görünmesiyle birlikte kaçanlar oldu¤u da biliniyor. Bunlar da bir noktaya kadar korktular, can telafl›na düfltüler, sald›r› olmayacak diye hesap ettiler vb... denilerek “anlay›flla” karfl›lanabilirler. Ama ne dayan›flma ile, ne de enternasyonalizm ile, dolay›s›yla canl› kalkan olmakla da ilgileri hiçbir zaman olmam›fl demektir. “K›rm›z› otobüsler” Ba¤dat’tan ayr›ld›klar› noktada, “‹ngiltere’de bir müzeye” de¤il, çöpe at›lmaya lay›k hale gelmifl demektir. “Yok flu tesisi istedik de buras›n› verdiler” gibi gerekçelerin -elefltirilebilir olsa dahi- ölümü göze alm›fl insanlar için hiçbir flekilde gerekçe dahi olamayaca¤›n› san›r›z tart›flmaya bile gerek yoktur. Elbette ilericilik, halklarla dayan›flma bu de¤il. “Bar›fl savunuculu¤u”nun da bu olmad›¤› görülmüfltür. Bugünkü dünya tablosunda bar›fl› savunmak, bedellerini de göze almakt›r. “‹fliniz var” ise, “zaten dönecek” idiyseniz, neden gittiniz, neden dünya halklar›n› aldatt›n›z? Bugünden bak›ld›¤›nda, “dönenlerin” eyleme ve Irak halk›na en küçük bir katk›s›ndan de¤il, ancak emperyalistlere ve onlar›n borazanlar›na malzeme vererek, verdikleri zarardan sözedilebilir. Özkökler’e, Engin Ard›çlar’a söz söyleme cesareti vermifllerdir. Aç›klamalar›n› yay›nlad›¤›m›z ülkemizden giden enternasyonalist dayan›flmac›lar, hala bombalara kendilerini siper etme kararl›l›¤›ndalar. Aslolan, tarihin kaydedece¤i de onlar olacakt›r. Gerisi bir teferruat olarak unutalacak. ler kendilerini “düflük de¤erli” bulmakta... Amerika'n›n bu denli küstah davranabilmesinin gizi de burada. Amerika'ya gerçek anlamda karfl› ç›kabilmek için öncelikle bu “de¤er sistemi”ne karfl› ç›kmak zorunlu. Kapitalizminin de¤erler sistemine karfl› ç›kmadan bar›fl istemek yalvarmaktan farks›zd›r. Oysa bar›fl istemek zalime yalvarmak.. haks›z›n önünde çaresizli¤ini onun ayaklar›na sermek... m›r›ldanmak, s›z›ldanmak de¤ildir. Bar›fl istemek “onu bütün düzeniyle, bütün sistemiyle reddetmek” demektir. ... Bu reddi göze almak, bu reddin gerektirdi¤i savafl›m› göze almak ve bunu yapmak demektir. Bar›fl› gerçeklefltirmek ancak güçlü mücadelecilerin baflaraca¤› ifltir... Ama “zalim” de her zaman oldu¤u gibi kendi kan›nda bo¤ulacakt›r.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

25


Marks ve Marksizm Yafl›yor! Dünyay› ve ülkemizi ayd›nlatan teori - “Kim bu sakall›?” - “Ha o mu, dedem!” 12 Mart’›n belki yüzlerce kez yaflanan, belki sadece bir kaç kez yaflanm›fl olmas›na karfl›n simgesel özelli¤i nedeniyle hep anlat›lagelen “f›kra”lar›ndan biridir bu. F›kradaki sakall› ise Marks’tan, 5 May›s 1818'de Almanya'n›n Trier kentinde do¤up dünya proletaryas›n›n, ezilen halklar›n›n ö¤retmeni olan Karl Marks’tan baflkas› de¤ildir. 14 Mart 1883’de dünya halklar›na büyük miras›n› “Marksizmi” b›rakarak aram›zdan ayr›ld› Marks. Marks’›n ölüm y›ldönümü vesilesiyle, onun yaflayan miras› Marksizme bakal›m k›saca. Marks, iflçi s›n›f›n›n tarihsel olarak burjuvazinin “mezar kaz›c›s›” oldu¤unu ortaya koyand›r. Mezar kaz›c›lar›n “ustabafl›” da kendisinden baflkas› de¤ildir. Bu nedenle, yaflarken de, öldükten sonra da sürekli olarak burjuvazinin sald›r›lar›na maruz kald›. Burjuvazi tabii ki “haks›z” de¤ildi. Gerçekten de Marksizm, emekçi halk›n elinde onlar› kurtulufla götüren bir rehber oldu. Sovyet devrimi, Çin, Küba, Vietnam devrimleri Marksizmin yol göstericili¤inde gerçekleflti. Emperyalizm en büyük darbeleri, Marksizm-Leninizmi kendilerine bayrak yapanlardan yedi. Lenin’in deyifliyle, "Marks'›n felsefi materyalizmi, proletaryaya, bugüne kadar bütün ezilenlerin içine düflüp ruhsuzlaflt›klar› manevi esaretten ç›k›fl yolunu göstermifltir.” Bu yüzden ölümünün üstünden ony›llar geçmesine ra¤men, burjuvazinin ona karfl› kini azalmak flöyle dursun, sürekli büyüdü. Dünya ekonomisindeki, siyasetindeki hemen her geliflmeyi, Marksizme sald›r›n›n bir gerekçesi haline dönüfltürmeye çal›flt›lar. Hele onun teorisinin adeta ete kemi¤e bürünmüfl hali olan sosyalist ülkelerde karfl›-devrimler gerçekleflince, sald›r› daha da pervas›zlaflt›. Ama dönüp duran dünya, sakall› Marks’› hakl› ç›kar›yor yeniden ve yeniden. Sald›ranlar bile, dünyay› aç›klamak için dönüp dolafl›p onun teorilerine geliyor.

AÇIKLAYAN ve DE⁄‹fiT‹REN Marks ABD, imparatorluk stratejileriyle, dünyay› kan ve ateflin içine at›yor. Bütün bu olup bitenleri, W. Bush’un kiflili¤iyle, Bush’un yönetim ekibinin “flahinli¤iyle” mi aç›klayaca¤›z? Bush de¤il bir baflkas› olsayd›, bütün bu yaflananlar yaflanmayacak m›yd›? 26

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Kapitalizmin (ve emperyalizmin) kendi iç dinamiklerinin do¤al sonuçlar›yla karfl› karfl›yay›z bir yerde. ‹flte bu iç dinamikleri Marksizm ö¤retir bize. Sadece bize mi? Hay›r, burjuva iktisatç›lar bile, kapitalizmin dününü, bugününü anlayabilmek ve gelece¤e dair öngörülerde bulunabilmek için Marks’a bakarlar. Tabii Marks’a bakmak, mesela Nostradamus’un ünlü kehanetler kitab›na bakmaya benzemez. Ama yine de Marks’ta Nostradamus’un kehanetleriyle k›yasland›¤›nda, yüz kez, bin kez daha fazla do¤rulu¤u kan›tlanm›fl öngörülerle karfl›lafl›l›r. Do¤an›n, toplumun, ekonominin “insanlar›n kiflisel isteklerinden, düflüncelerinden ba¤›ms›z” nesnel yasalar› vard›r orada. Orada “küreselleflme”, “globalizm” denilen masallar›n kapitalizmi kapitalizm olmaktan ç›karmayaca¤› yaz›l›d›r. Orada Amerika kapitalizminin sömürmeden, savaflmadan, zulüm yapmadan yaflayamayaca¤› yaz›l›d›r. Bunlar› yazm›fl olmakla kalmaz Marks. O dünyay› aç›klamakla yetinmeyen “felsefe”nin de öncüsüdür. Marks, Feurbach'› elefltirdigi "Feurbach Üzerine Tezler"de flöyle der: "Filozoflar dünyay› yaln›zca degiflik biçimlerde yorumlamakla yetinirler, sözkonusu olan degifltirmektir." Marks, sadece aç›klaman›n de¤il, de¤ifltirmenin teori ve prati¤idir.

DEVR‹MC‹ Marks 1800’lerin ikinci yar›s›, kapitalizmin tüm karakteristik özellikleriyle ortaya ç›kt›¤› bir dönemdi. Kapitalizmin sömürdü¤ü, aç, iflsiz b›rakt›¤› kesimlerde, dönemin ayd›nlar›nda bu sistemin kötülük ve zay›fl›klar›n›n görülmesi için uzun zaman geçmesi gerekmedi. Kapitalizm “ilelebet” süremezdi. Sezgiyle de olsa bunu ilk görenler, ütopik (hayalci) sosyalizmin öncüleri oldular. ‹lk sosyalistlerin, sosyalizme ulaflmak için öngördü¤ü yöntemler, pek gerçekçi de¤ildi. Marks, sosyalizmi bilimsel temellerine oturtup bir ütopya olmaktan ç›kartand›r. Marks ütopik sosyalistleri flöyle elefltirmiflti: "Bizim için mesele özel mülkiyetin flekil de¤ifltirmesi de¤il, yok edilmesi; s›n›f uzlaflmazl›klar›n›n yumuflat›lmas› de¤il, yeni toplumun kurulmas› olabilir ancak..." Sosyalistlik ad›na bugün reformist teorileri savunanlar›n da bu sözlerden ç›karaca¤› dersler olmal›. Marks’›n ondan sonraki hayat› da hep, devrimi suland›rmaya, buland›rmaya kalk›flanlara karfl› ideolojik mücadeleyle geçmifltir. Marks, aç›k bir “devrim”i savun-


mufltur. “Reformlar›” de¤il, kökten de¤ifltirmeyi savunmufltur.

karfl› emekçilerin nas›l mücadele etmesi gerekti¤ini ve kurtulufla giden yolu teorisi ve prati¤iyle göstermifltir. Marks'›n düflünceleri emekçilerin kurtulufl mücadelesinde bir eylem klavuzu olmufltur. Lenin’den Mahir ÇaÖRGÜT ADAMI Marks yan’a tüm devrimci önderler, Marksizmin “bir dogma Marks, tarihsel ve teorik aç›dan sosyalizmin zorunlude¤il eylem klavuzu” oldu¤una dikkat çekmifllerdir. lu¤unu gösterirken, sosyalist devrimin araçlar›n› pratik Bask›lardan, katliamlardan, açl›ktan, yoksulluktan olarak da yaratanlar›n bafl›nda gelir. Dünya iflçi s›n›f›, ilk kurtuluflun ç›k›fl noktas›, Marksizmin ilkelerine s›k› s›k›kez onun öncülü¤ünde kendi politik örgütüne ve yine ya sar›lmakt›r. Yoksul halk›n kurtuluflu için ihtiyac› olan onun öncülü¤ünde “enternasyonal” örgütüne kavufltu. hemen herfley Marksizm'de vard›r. Yeterki biz onu anlaMarks ve Engels iflçi s›n›f›n›n kurtuluyal›m, kavrayal›m. flunu sa¤layacak teoriyi olufltururken, bu Özgürlük isteyen, buteoriyi hayat›n içinde uygulayacak bir örnun için mücadele edengüt’ün de “olmazsa olmaz” oldu¤unu bedir Marks. Kapitalizmin lirtmifllerdir. karfl›s›na sosyalizmin, Bu do¤rultuda da, Avrupa ülkelerinde burjuvazinin karfl›s›na iflkomünistleri birlefltirecek ve iflçi s›n›f›na çi s›n›f›n›n ç›k›fl›d›r. önderlik edecek bir siyasi yap›lanman›n Marksizm, dünyadaki temellerini yine kendileri atarlar. 1847 tüm din, ›rk, dilden iflçiHaziran’›nda biraraya gelen komünistler lerin birleflmesinin ad›Komünist Birli¤i'ni kurarlar. Komünist d›r. “Devrim” ve “sosyaLig olarak da bilinen bu örgütlülük, iflçi s›lizm”; 20. yüzy›l boyunn›f›n›n ilk parti deneyimi say›labilir. ca emperyalistleri en çok korkutan, her duyufllaKomünist Lig'in amac› "Burjuvazinin r›nda tüylerini diken didevrilmesi, proleteryan›n egemenli¤i, s›ken eden iki kelimedir. n›f karfl›tl›¤›na dayanan eski burjuva topMarksizmin zaferi, Lelumunun kald›r›lmas› ve s›n›fs›z ve özel nin’le gerçekleflmifltir. mülkiyetsiz yeni bir toplumun kurulmaMARKS Bu nedenle dünya devs›" fleklinde aç›klan›r. rimcileri o günden bu Marks’a fiubat 1848'de Lig'in siyasi yana, kendilerini MarkGösterdi bize program›n› oluflturma görevi verildi. sist-Leninist olarak taen derin yasalar›n› tarihin, Marks’›n bu görev çerçevesinde haz›rla“Devrim” ve n›mlarlar. d›¤› program, tarihe Komünist Manifes... “sosyalizm”; bu iki kelito olarak geçecektir. Hay›r, me, bugün de, 21. yüzÖrgütlenme ad›mlar›na devam eder Marks'›n kitaplar› y›lda da Marksist-LeniMarks; "Bütün Dünyan›n ‹flçileri Birleflin" mürekkep ve ka¤›t de¤ildir nistler taraf›ndan günfliar›n› ete kemi¤e büründürmek için 28 yaln›z, demde tutuluyor; emEylül 1864'te 1. Enternasyonal kurulur. peryalistleri hala en çok kasvetli rakamlarla dolu ürküten de bu iki kelitozlu yaz›lar de¤il. MARKS‹ZM‹N ölümsüzlü¤ü ve medir. Emperyalistlerin Onun kitaplar› “Köktendinci islam” gibi Marksistlere öldüresiye sald›r› düzene koydu ürküntüleri, “Bin LaMarksizm yeryüzünde bugüne kadar da¤›lm›fl ordusunu eme¤in. den” korkular› geçici, gelmifl geçmifl “düflünce ak›mlar›” içinde Ve ileriyi gösterdi ona Marks ve Marksizm en dayan›kl›s›d›r. Belli bir konjonktüre güçle dolu, inançla... korkular› kal›c›d›r. ba¤l› olarak çok çeflitli düflünceler dönem (Mayakovsky) Marks’›n ö¤retileridönem revaçta hale gelmifl ancak dönemnin sahipleri devrimcilerdeki de¤iflikliklerle birlikte, ömürlerini lerdir. Devrimcileri katlede tamamlam›fllard›r. derek, kaybederek, hücrelere atarak yok etmeye çal›flMarks sosyalizm için haz›r reçeteler sunmad›. O, t›klar›, özünde bu düflüncelerdir. Yoketmek istedikleri egemenlerin emekçileri nas›l sömürdü¤ünü, bunlara Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

27


gelece¤e olan umut ve inançt›r. Yok etmek istedikleri bilim ve tarihin ta kendisidir. .

MARKS‹ZM‹ reddedenler, rotas›z gemiye dönerler SSCB baflta olmak üzere dünyan›n birçok ülkesinde sosyalizm deneyiminde nesnel ve öznel nedenlerle düflülen hatalar -dahas› ihanetler- sonucunda yaflanan ama geçici olan akibet, uluslaras› arenada herkes için yeni bir sürecin de milad› olmufltur. Emperyalizm cephesi söz konusu ülkelerdeki kapitalist restorasyonu zafer naralar›yla kutlam›fl, sosyalizmin, Marksizm-Leninizmin ve de s›n›flar mücadelesinin sonunun geldi¤ini ilan etmifltir. Solda da önemli sars›nt›lara yolaçt› bu süreç. Savrulmalar, yeni dünya düzeninin kabulüne kadar uzand›. Kimi aç›kça, kimi utangaçca, devrimden, sosyalizmden, iktidar hedefinden vazgeçti. Vazgeçifl, yeni teorik “aç›l›mlar”› getirdi. Emperyalizmin de¤iflti¤i yaz›l›p çizilmeye baflland›. 20. yüzy›lda kapitalizmin ve burjuva demokrasisinin zafer kazand›¤› söylendi. ‹nsana en yarafl›r olan›, kapitalizm gerçeklefltirmiflti. Emperyalizm de art›k dünya ülkelerine demokrasi ihraç ediyordu, diktatörlükleri tasfiye edecek, insan haklar›n› evrensellefltirecekti vs. vs. E¤er bu söylenenler do¤ru olsayd›, do¤ru ç›ksayd›, bu belki de bir yerde “Marksizmin ölümü” demekti. Öyle ya, Marks yan›lm›fl olacakt›. Onun teorisinin temelini oluflturan “Das Kapital” art›k rafa kald›r›labilirdi. Ama tarih, Marksizmi de¤il, Marksizmin inkarc›lar›n›n düflüncelerini rafa kald›rd›. Kabul edilen o “yeni dünya düzeni”nin ambalaj›n›n, yald›zlar›n›n döküldü¤ü günümüzde, bu keBenim harc›m de¤il simlerde tam bir kafa Bar›fl›k yaflamak dünyayla kar›fl›kl›¤› egemendir. O bitmeyen kavgada olmal›y›m Ne dün “emperyalizKayg›s›zl›k de¤il benim harc›m min de¤iflti¤ine” dair teorilerini tekrarlayabiliyorlar, ne de özeÖyle ise at›lal›m bütün ifllere lefltiri yapabiliyorlar. Durmadan yorulmadan Dünyay› aç›klayabileHer zaman umutla, her zaman cek tek arac› terketutkuyla dince, öylece kal›verdiler ortada. Bizzat Uslan›p durulmadan... (Karl Marks) emperyalizm, Ameri-

28

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

kas›yla, Avrupas›yla onlar›n “teori”lerini yalanlay›verdi, o teoriler üzerine infla ettikleri “Türkiye politikalar›” çöküverdi. Denilebilir ki, flu son on-onbefl y›lda öngördükleri tek bir fley do¤ru ç›kmam›flt›r. Marksizm-Leninizmi terkettiklerinden beri, tarihin çalkant›l› denizinde rotas›z gemiler gibiler. El yordam›yla gidiyorlar, bir yere varam›yorlar. Kafa kar›fl›kl›¤›n› gidermenin yolu, Marksizme dönüfltür. fiöyle ya da böyle "devrim" iddias› tafl›yan ve sosyalizmi savunanlar, sosyalizm deneyimlerindeki geriye dönüflleri bilimsel temelde inceleyip sorgulamak, ve bu sonucu yaratan nedenler konusunda çözümler üretmek sorumlulu¤uyla yüz yüzedir elbette. Bu tart›flma, ne eskide kalm›fl bir konudur, ne de yaln›zca gelece¤in sorunudur. Sosyalizmi ve esas olarak da Marksizm-Leninizmi, dünyan›n çeflitli ülkelerinde yaflanm›fl devrim ve sosyalist sistem pratikleri aç›s›ndan inceleyip ortaya koymak s›n›flar mücadelesinde bugünün sorunlar›n› anlamak ve bugünün mücadelesini örgütlemekten ayr› de¤ildir. Devrimi, devrimcili¤i, devrimci mücadeleyi, Marksizm-Leninizm bilimiyle kavramayanlar›n, büyük alt-üst olufllarda ayakta kalabilmelerine imkan yoktur. Marksist-Leninist olmayanlar için emperyalizm karfl›s›nda al›nan yenilgiler “geçici” olmaktan ç›kar, kal›c›lafl›r. Nitekim böyle de olmufltur. Onlar, o büyük karfl›-devrimci rüzgarda, devrim ve sosyalizmi ilk terkedenlerdir. ‹nsanl›k tarihine say›s›z kazan›mlar sunan Marksizm, insanl›¤› alçaltan kokuflmufl kapitalizm bata¤›ndan kurtulman›n zorunlulu¤unu ve yolunu göstermifltir. O yol, hala ezilenlerin önündeki tek aç›k yoldur. ‹nsanl›¤›n sosyalizme yönelifli tarihsel olarak kaç›n›lmazd›. Toplumlar›n gelifliminin zorunlu bir dura¤›yd› sosyalizm. Geriye dönüfllere karfl›n, dün oldu¤u gibi bugün de tarihsel süreç devrim ve sosyalizmden yana iflliyor. Sosyalizm mücadelesi, bugüne kadar çok büyük zorluklar›, yenilgileri aflm›flt›r. Bu geçici gerileyiflleri de aflacakt›r. Dünya proletaryas› ve ezilen halklar›n kurtuluflu önünde hiçbir güç duramaz. Stalin Marksizmi aç›klarken flu özlü tan›m› yapar: "Marks do¤an›n ve toplumun geliflmesinin kanunlar›n›n bilimidir. Ezilen ve sömürülen s›n›flar›n devriminin bilimidir. Bütün ülkelerde sosyalizmin zaferidir. Komünist toplumun kuruluflunun bilimidir"... “Sosyalizm öldü... art›k dünyay› Marks’›n 1800’lü y›llardaki modas› geçmifl görüflleriyle aç›klayamazs›n›z...” demagojileri, bizzat kapitalizmin ve emperyalizmin kendisi taraf›ndan tekzip edilmifl bulunuyor. Dünyay› aç›klayacak ve dünyay› de¤ifltirecek formül, sadece Marksizmde bulunuyor.


Gazi’yi Unutmak, Adaletten Vazgeçmektir 12 Mart 1995’ten bugüne, 7 y›ld›r ac›m›z hiç dinmedi. Dinemezdi, çünkü Gazi halk› ve yüre¤i Gazi katliam› ile birlikte tutuflan halk adaletsiz b›rak›ld›. Üç befl tetikçiyi yarg›lama oyununun sonucunda onlar da birer ikifler d›flar› b›rak›ld›lar. Katliam›n ard›ndan aç›lan davada günler, aylar de¤il y›llar boyu Gazi Halk Meclisi öncülü¤ünde Trabzon’a gidenlerin dilinde hep ayn› slogan vard›; “adalet istiyoruz.” Katliam›n üzerinden iki y›l geçti¤inde Gazi flehitlerinden Sezgin Engin’in annesi Kurtulufl dergisi arac›l›¤›yla flöyle sesleniyordu: “Bu ülkede kanun, adalet yoktur. Çocuklar›m›z›n katilleri serbestçe gezerken, suçsuz insanlar›m›z iflkencelerden geçiriliyor, hapishanelere konuyor, katlediliyor. Biz böyle bir adalet istemiyoruz. Çocuklar›m›z› katledenler hesap vermelidir.” (kurtulufl 45, 6 Eylül 1997) Y›llar geçti aradan, Gazi halk› için, halk›m›z için adalet yok, iflkenceler, katliamlar iktidarlar de¤iflse de de¤iflmedi, artarak sürüyor. Amerika dünyay› güneflsiz kalm›fl bir gezegene dönüfltürmek için adaletin zerresini dahi b›rakmamacas›na sald›r›lar›n› sürdürürken, iflbirlikçileri de katillerinin elini so¤utmama politikas›na daha fazla sar›l›yor. Adaletsiz yaflamaya raz› olal›m istiyorlar, katillerin peflini b›rakal›m istiyorlar, kaderimize raz› olal›m, “ne gelirki elimizden” diye düflünelim, bask›ya boyun e¤elim, demir y›¤›nlar›n›n, paletlerinin, maskeli timlerinin kuflatt›¤› sokaklar›m›za ç›kmayal›m, dökülen kanlar›m›z›, Gazi’nin flehitlerini unutal›m istiyorlar. Unutmayaca¤›z, unutturmayaca¤›z! Ne, o gün tutuflturdu¤umuz zulme isyan ateflimizin koralevi sönecek, ne de adaletten vazgeçip Gazi’yi unutaca¤›z. Adalet istemeye devam edece¤iz, yoksullu¤umuzu, zulme öfkemizi örgütlü güce dönüfltürerek iflbirlikçi iktidarlar›n “çulsuzlar korkusu”nu daha da büyütece¤iz. Unutmamak direnmektir. Gazi’nin katillerinin, bugün ülkemizi Amerikan sald›rganl›¤›na ortak etmek isteyenler oldu¤unun bilinciyle hesap sormakt›r. 12 Mart’ta kuflatmalara, mahallelerimizin ablukaya al›nmas›na ald›rmadan Gazi’nin sokaklar›n› doldurarak katillere öfkemizi, kardefl halklar› bombalamaya haz›rlanan Amerikan emperyalizmine karfl› öfkemizle birlefltirelim. En meflru hakk›m›z› kullanarak, Gazi sokaklar›nda flehitlerimizi anal›m, adalet isteyelim...

Gazi flehitleri, alevi sunni ezilen bütün halk›n flehitleridir. fiehitlerimizi anmak, adaletten vazgeçmedi¤imizi hayk›rmak, katillere öfkemizi, mazlum halklara sald›r›ya haz›rlanan Amerikan imparatorlu¤una karfl› öfkemizle birlefltirmek için

12 Mart’ta Gazi’de olal›m! Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

29


Bush: “Tarihin bir k›sm›n› baflkalar› yazd›, gerisini biz yazaca¤›z”

Tarihi örgütlü halklar yazar Dünya tarihi, ayn› zamanda halklar›n özgürlük, refah, adaletli bir düzen için mücadelelerinin tarihidir. Bu nedenle, halklar›n isyanlar›n›n, devrimlerinin bitti¤ini zanneden, öyle olmas›n› isteyen emperyalist teorisyenler “tarihin sonunu” ilan ederken, asl›nda “tarih”in devrimlerle, halklar›n mücadelesiyle yaz›ld›¤›n› da itiraf ediyorlard›. Tarihi yazmak, ne “ben yazd›m” demekle olanakl›, ne de devasa silahlarla, zorbal›kla, sömürü ve zulmü dayatarak mümkün. Bu demek de¤ildir ki, tarihte zorbalar›n yeri yoktur. Vard›r elbette. Egemenler tarihi yazamazlar, ama tarih onlar› yazar. Yaratt›klar› zulümle, açl›kla, sefaletle, ac›larla, ölümle yazar onlar› tarih. En lanetli sayfalar›na kaydeder. Dünya halklar›na savafl ilan eden ABD’nin baflkan› Bush, h›z›n› alamay›p, “Tarihin bir k›sm›n›n baflkalar› taraf›ndan yaz›ld›¤›n›, gerisini kendilerinin yazaca¤›n›” buyurmufl. Yazaca¤› tarihe de, tam da yalan ve demagoji saltanatlar›na uygun bir ad bulmufl; “ilerleme ve özgürlük ça¤›”. “‹lerleme ve özgürlük” demagojilerinin, çöken Amerikan propaganda mekanizmas› ile birlikte hiçbir inand›r›c›l›¤› yoktur ama ona cevab›, tarihin yaz›lmas›na önderlik eden Ho Chi Minh’ten verelim: ABD ordusu taraf›ndan Vietnam halk›n›n üzerine binlerce ton bomban›n ya¤d›r›ld›¤› ve her gün yüzlerce Vietnaml›n›n katledildi¤i savafl›n en fliddetli günlerinde Hanoi’ye savafl› kendi lehine bitirmek için gelen ABD’lilere Ho Chi Minh flu soruyu sorar; “Söyleyin bana özgürlük an›t›n›z hala ayakta m›? Bazen bana tepe üstü duruyor gibi geliyor da..” Ne tarih, egemenlerin tanklar›, toplar› ile yaz›ld› biny›llard›r ne de burjuva sistemlerdekiler dahil olmak üzere “özgürlükler, ilerleme” bahfledilerek kazan›ld›. Büyük bedeller ödendi, özgürlük u¤runa ölümlerin göze al›nd›¤›, büyük bedellerin ödendi¤i bir ideal oldu. ‹nsanl›¤›n ilerleyifli de bu sayede mümkün oldu. 30

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Tarih yazmak, ayn› zamanda siyasi, iktisadi, sosyal köklü toplumsal dönüflümlere imza atmakt›r. Tarih, toplumsal devrimlere giden yolda yaz›l›r. Geri toplumsal düzenlerin yerine yenisini, daha ileri olan›n› koymak için halklar›n aya¤a kalk›fllar› ve nihayetinde daha ileri düzenler kurmas›yla yaz›l›r. Bugüne kadar oldu¤u gibi, bundan sonra da, tarih, yine özgürlük, adalet, eflitlik u¤runa mücadele edenlerce yaz›lmaya devam edecektir. *** Elbette egemenlerin de “yaz›l›-yaz›lmayan” bir tarihi vard›r. Köle sahiplerinin, feodal beylerin yazd›¤› kanl› tarihi atlayarak gelirsek, kapitalizmin ve emperyalizmin tarihi tam da Bush’un sözünü etti¤i tarihtir. Bush, bu tarihine olmayan bir fleyi yazacak de¤ildir, ancak üzerine ekleyecektir. Peki ne vard›r, bu tarihte? ‹ki paylafl›m savafl›nda 60 milyona yak›n ölü, y›k›lan, yak›lan ülkeler, soyk›r›mlar, gaz odalar›, sürgünler, iflgaller, yokedilen kültürler... vard›r. Katliamlarla susturulamayan halklar›n sesini bo¤mak için düzenlenen cuntalar, kurulan kontrgerilla örgütleri, onbinlerce kay›p, toplu katliamlar, cinayetler... vard›r. Emperyalistlerin yazd›¤› tarihte; halklar›n ya¤malanan zenginlikleri, halklar›n kan›yla sulanan yeryüzü co¤rafyas› vard›r. *** Tarihi halklar direniflleriyle yazd›lar, yazmaya devam edecekler. Milattan yüzy›l kadar önce, Roma ‹mparatorlu¤u'nda, egemenlerle ezilenlerin tarihteki ilk büyük kavgalar›ndan biri yaflan›r. Ezilenler Katilina önderli¤inde köleli¤e isyan ederler. Kölelerin hiçbir haklar› yoktur, hayvan gibi yaflamaya mahkum edilmifllerdir. Ne kendilerine ait mallar› vard›r, ne de canlar› kendilerine aittir. Ayaklan›rlar; toprak ve Hürriyet istemektedirler. Bugün kendi topra¤›na egemen olmayan, hürriyetten yoksun bütün halklar gibi, köleler de insanca yaflamak istemektedirler. "Bütün anlaflmazl›klar›n ve savafllar›n kayna¤› olan zenginli¤i istemiyoruz. ‹stedi¤imiz, sadece özgürlüktür" diyen ezilenler bu ilk aya¤a kalk›fllar›nda yenilirler. Ama, Roma impa-


ratorlu¤unun ortas›na isyan atefli düflmüfltür bir kere. Az bir zaman sonra Spartaküs önderli¤inde tarihi yazmaya devam eder ezilenler. 70 köle Spartaküs'ün öncülü¤ünde isyan edip silahlan›r. K›sa sürede bir orduya dönüflürler. Ezilenlerin ordusu egemenlere karfl› ilk ciddi savafl›mlar›n› verirler... Yenilirler... Ama savafl bitmez... Katilina, Spartaküs kölelik düzeninin yerlebir oldu¤unu göremezler belki, ama en büyük darbeleri indirdikleri tarihe yaz›l›r. Feodal düzen burjuva demokratik devrimleri ile parça parça yokoldu¤unda art›k tarih sahnesinde iki temel s›n›f›n çat›flmalar› yerini al›r. Burjuvazi ve proletaryan›n savafl›mlar› son yüzy›ll›k tarihe damgas›n› vurur. Paris Kamünarc›lar› 1871’in 18 Mart ile 27 May›s günleri aras›ndaki iki buçuk ayl›k iktidarlar› tarihe sadece “erken bir kalk›flma” olarak yaz›lmaz, ayn› zamanda ezilenlerin devleti sadece ele geçirmekle yetinmedi¤i, çürümüfl devlet mekanizmas›n› parçalayarak yerine yenisini kurdu¤u bir örnek olarak yaz›l›r. Paris Komününden ç›kar›lan derslerle tarihe yön verecek devrimlerin ideolojisi somutlaflmaya bafllar. ‹deoloji yaz›l› belgelerden ç›k›p, tarihin yaz›lmas›na dönüfltü. Egemenler, tarihe 1. emperyalist paylafl›m savafl› ile kanl› sayfalar nakflederken, 1917’nin Ekiminde, halklar kendi tarihlerinin en görkemli halkas›n› yazmaktad›r. “Emperyalist zincirin en zay›f halkas›” k›r›lmaya bafllam›flt›r. 1917 Ocak ay›ndan itibaren, halklar hapishanesi çarl›k Rusyas›’nda birbiri pefli s›ra grevler ve gösteriler patlak verir. O gün tafl›nan, “Kahrolsun Çar”, “Kahrolsun Savafl”, “Ekmek ‹stiyoruz” yaz›l› pankartlar, halklar›n binlerce y›ll›k zulme isyan› ve adalet, ekmek iste¤inin ifadesidir. Tarihin ilk devrimci iktidar› halklara ekmek vermekle kalmaz; ayn› zamanda büyük ac›lar ve bedellerle ilerleme, özgürlük ad›na ne varsa, proletarya iktidar›nda yarat›l›r. Devrimin ilk gecesi toplanan (26 Ekim 1917) Sovyetler Kongresi, kitlelerin taleplerine iliflkin kararlar al›r. “Bar›fl Karar›”n› kabul eden Kongre, ayn› zamanda, “Toprak karar›” ile, toprak a¤alar›n›n, Çar ailesinin, burjuvazinin, manast›rlar›n ve kimi kiliselerin elindeki bir milyon dönümden fazla toprak köylülere devredilir. Yeralt› zenginlikleri, ormanlar, sular, kamu mülkiyetine geçirilir. Halklar› kölelefltiren, ulusal özelliklerini yok eden Çarl›k Rusyas›’n›n y›k›lmas›yla birlikte uluslar›n kendi kaderini özgürce belirlemelerinin önü aç›l›r.

Sovyet devrimiyle aya¤a kalkan ezilenler, tarihi yaz›lmaya devam eder. 1948’de Kuzey Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ad› özgürlü¤ün ve ba¤›ms›zl›¤›n ad› olurken, ezilen Çin halk›, 1 Temmuz 1921’de Çin Komünist Partisi’ni kurarak ç›kt›¤› yolu “uzun yürüyüfl”e dönüfltürmüfltür. 1949’a kadar Japon iflgaline, gerici iktidara karfl› uzun bir savafl›n ard›ndan tarih yazma s›ras›, %90’›n›n okuma yazma dahi bilmedi¤i, %85’inin köylerde yaflad›¤› ve her türlü mistik geri düflünceyle kand›r›l›p cahil b›rak›ld›¤› 500 milyondan fazla Çin halk›na gelmifltir. Tarihin yaz›lmas›na önderlik edenlerin ustal›¤› (Bush’da olmayan) tam da buradad›r. Bu tablodan “uzun yürüyüflü” yaratan Mao "y›k›lmayan tek kale kitlelerdir" fliar›yla halk›n e¤itiminden, politikalar› taktikleri belirlemeye, prati¤i örgütlemeye kadar hep vard›r. "Köpekler ve Çinliler giremez" diye afla¤›lanan 500 milyonluk Çin halk›, azg›nca geliflim sürecindeki kapitalist sisteme büyük bir darbe indirirken, Asya’n›n bir baflka yerinde de tarih yaz›c›lar›n›n büyük eylemi yaflanmaktad›r.

“Ülkemizi kaybetmekten ve köleleflmektense, her fleyimizi feda ederiz” diye yola ç›kan Vietnaml›lar, kurtuluflu, “sadece sosyalizm ve komünizm dünyadaki ezilen halklar› ve emekçileri kurtarabilir” diyen Ho Chi Minh’in önderli¤inde kazanaca¤›n› görür. Vietnam halk›, 1940’›n bafllar›na kadar Frans›z sömürgecili¤ine o tarihten sonra Japon emperyalistlerine karfl› savafl›r. Ho Chi Minh baflkanl›¤›ndaki “Vietnam Ulusal Kurtulufl Komitesi”nin, “... halklar, ba¤›ms›zl›klar›n› kazanmak için ayaklan›yorlar. Bizler geride kalmamal›y›z. ‹leri. Viet Minh bayra¤›n›n alt›nda cesaretle, ileri...” ça¤r›s›yla her köy ve kentte ayaklanan halk 25 A¤ustos 1945’te Japonlara karfl› zaferi kazan›r. Ama esas savafl geridedir, Vietnam’› bo¤ma giriflimi s›ras›, ABD’dedir. Bo¤ulan Amerika olur. ABD’nin devasa gücüne, tonlarca bombaya, hala haf›zalardaki büyük zulme ra¤men, Vietnam halk› tarihi yazmaya devam eder. Devrim, tüm dünyaya; atom bombas›ndan daha güçlü, en geliflmifl teknolojilerden daha yarat›c› olan fleyin ÖRGÜTLÜ HALK oldu¤unu kan›tlar. Tarihin ak›fl›n› tersine çevirmeye çal›flanlar “ViEkmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

31


etnam sendromu”nu hala yaflarken, Ho Amca’n›n vasiyetindeki sözleri ise bugüne de ›fl›k tutar: “Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› yürüttü¤ümüz yurtsever mücadelede flüphesiz çok daha büyük zorluklarla karfl›laflaca¤›z ve yeni fedakarl›klar yapmak zorunda kalaca¤›z, ama kesin zafere olan inanc›m›z tamd›r.” Kesin zafere Küba halk› da inanmaktad›r. 26 Temmuz 1953’de Moncada K›fllas›’na yap›lan bask›nda özgürlük savaflç›lar›n›n katledilmesi, geride kalanlar›n tutuklanmas› bu inanc› yok etmez. Fidel Castro önderli¤indeki gerillalar 2 Ocak 1959’da, bu umudu zafere dönüfltürerek, ABD destekli Batista diktatörlü¤ünü yerlebir ederler. *** Faflizme karfl› Stalingrad önlerinde verilen savafltan Latin Amerika da¤lar›na, Ortado¤u çöllerine, Türkiye topraklar›na kadar halklar tarihlerini nihai zafere kadar sürecek kaybedilen-kazan›lan muharebelerle, ac›larla, kan revan içinde yazmaya devam ediyorlar. Sadece bir kaç örnek anlatt›k; tarih böyle yaz›l›yor. Ezilenler örgütlü baflkald›r›lar›yla tarihi yazmaya devam edecek. Tarih, Bush’lar› da, Powell, Ramsfeld’leri de, onlar›n iflbirlikçilerin de yazmaya devam edecek. 32

BM Kararlar›

‹srail’e Silah Denetimi Hükümsüz Bütün dünya hayk›r›yor; kitle imha silahlar› m› diyorsunuz; Amerika’ya, ‹srail’e bak›n! “Dünya bar›fl›n›n güvencesi” dedikleri BM suskun, çünkü ‹srail, aleyhinde (ABD’nin itirazlar›na ra¤men) al›nan 32 BM karar›n› da dinlemedi bugüne kadar. Arkas›na ABD’yi al›p “kim tarak BM’yi” diyerek katliamlar›n› sürdüren ‹srail’in elinde halen 200-500 aras›nda nükleer bomba bulundu¤u haberlerinden eminiz BM de haberdard›r. Dünyan›n 5. büyük kitle imha silah›na sahip ülke oldu¤u konusunda da, daha somut verilere sahiptir. Buna ra¤men ne bir denetim karar›, ne de Ortado¤u’yu, tüm halklar› tehdit etti¤i, katletti¤i karar› var. Negev Çölü Depo! Negev Çölü, filistinli esirlerin tutuldu¤u kamplardan biriyle gündeme geldi. Negev ayn› zamanda ‹srail’in nükleer silah deposu. ‹srail, nükleer bafll›k tafl›yan 980 mil menzilli Cruise füzelerini sahip oldu¤u 4 denizalt›yla, F-15I, F-16 uçaklar› ve Dolphin dizel denizalt›lar› sayesinde dünyan›n bir çok noktas›ndaki ülkelere sald›rabilecek kapasiteye sahip. ‹srail halen nükleer silah denemelerini Negev Çölü'nde yürütüyor. 1960’l› y›llarda ‹srail-M›s›r s›n›r›nda yapt›¤› onlarca nükleer silah denemesi sonucunda gelifltirdi¤i silahlar› ile sadece Ortado¤u de¤il, tüm dünya halklar› için tehtid durumunda. Bu nedenle, Nükleer Silahs›zlanma Anlaflmas›'n› imzalamayan ülkelerden biri. Hat›rlanaca¤› gibi, ‹srail’in nükleer silahlar gelifltirdi¤ini 1986 y›l›nda belgeleriyle aç›klayan ‹srailli bilim adam›, Mordechai Vannunu, halen ‹srail'de bir hücrede hapsedilmifl durumda. BM denetçilerinin “Irak yönetimi bilim adamlar›n›n bizimle görüflmesini engelliyor” derken de Vannunu’dan mutlaka haberdard›r! ‹srail’in BM’yi Dinlememe Özgürlü¤ü Var BM’nin bugüne kadar ‹srail hakk›nda ald›¤› 32 BM karar› uygulanamad›. ‹srail, takmad›, ki bu kararlar›n al›n›fl›nda, her karar›n alt›nda ABD’nin itirazlar› vard›r. Peki buna karfl› BM’nin herhangi bir yapt›r›m› oldu mu? Hay›r! Bir milyona yak›n Irakl› çocu¤u ambargo ile katleden BM’nin gücü ‹srail’e ne siyasi, ne ekonomik, ne de askeri bir yapt›r›ma yetmiyor. Çünkü ‹srail ile ilgili bütün kararlar, hiçbir yapt›r›m› olmayan “tavsiye niteli¤indeki” maddeye dayand›r›larak al›n›yor. Katile, “lütfen katliam yapma” deniliyor. Afganistan, Yugoslavya, Liberya, Irak (1990) gibi ülkelere ise tam tersi. Amerikanc› dünya düzeninin “adaleti” böyle flekilleniyor! ‹srail bugüne kadar tam 32 BM Güvenlik Konseyi karar›n› ya ihlal etti ya da hiç uygulamad›. Bunlar aras›nda elbette ilk akla gelen 1967 y›l›ndaki 242 say›l› ve 1973’deki 338 say›l› kararlar. Bu kararlar ‹srail’e flöyle diyordu; Filistin ve Suriye'den iflgal etti¤in topraklar› tamamen terk et ve 1967’deki s›n›rlar›na dön. B›rak›n 1967 s›n›rlar›na çekilmeyi, her gün yeni yerleflim alanlar› açt› ve hala devam ediyor. Keza BM’nin son üç y›l içinde, yani ikinci ‹ntifada'n›n bafllad›¤› tarihten bu yana iflgale son vermesi yönündeki bütün kararlar yok say›ld›. BM’nin ABD sayesinde ‹srail için hiçbir fley ifade etmedi¤inin en çarp›c› örneklerinden birisi ise, geçen y›l Cenin Katliam› s›ras›nda yafland›. BM Güvenlik Konseyi’nde katliam› incelemek için heyet gönderilmesi ABD’nin vetosu ile engellendi. Alenen; evet ‹srail katliam yapm›flt›r, ama kimse bu katliam› inceleyemez, a盤a ç›karamaz, ‹srail’i cezaland›ramaz denildi.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51


Haklar ve Özgürlükler Cephesi’nden Ça¤r›: Tezkereler Bitmez

‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹K DEVAM ED‹YOR!

Yüklenmeye Devam Etmeliyiz! Onbinlerce Amerikan askerine topraklar›m›z› açmak için AKP hükümetinin haz›rlad›¤› tezkere, TBMM’de reddedildi. Ama, Amerikan iflbirlikçili¤i devam ediyor! Ülkemiz iflgal alt›nda. Tezkerelerin red ya da kabul edilmesinin de¤ifltirmedi¤i gerçek budur: Uçaklar›yla, askerleriyle, füzeleriyle, askeri araç filolar›yla ülkemizdeler. ‹ncirlik’ten kalkan uçaklar, tezkerenin reddedildi¤i gün, Irak’› bombalad›lar. Yar›n; Irak’a imha sald›r›s› bafllad›¤›nda, Amerikal›lara ard›na kadar aç›lan üslerden kalkan uçaklardan at›lacak bombalarla ölecek yüzbinlerce Irakl›.

için zaten bir üs durumundad›r. Tezkerenin mecliste reddedilmesi hiç kuflku yok ki, olumlu bir ad›md›r; bunda, pek çok iç çeliflkinin yan›s›ra, aylard›r meydanlardan gözalt›lar, tutuklamalar pahas›na yükselen “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” sloganlar›n›n büyük pay› vard›r. Tezkerenin reddedilmesi, halk›n kazan›m›d›r; ama iflbirlikçilik devam etti¤ine göre, hiç bir fley bitmifl de¤ildir. Amerikan emperyalizmine ve iflbirlikçi iktidara karfl› bu konudaki direnifl gereksizleflmifl de¤ildir.

GÜÇLÜ OLAN EMPERYAL‹ZM VE ‹fiB‹RL‹KÇ‹LER‹ DE⁄‹L, HALKTIR!

Türkiye’nin eli aya¤›, emperyalizm taraf›ndan ba¤lanm›flt›r. Bu bir gerçektir. ‹flbirlikçilik devam ediyor . Bu ba¤›ml›l›k, esas olarak egemen s›n›flar›n baKimse kimseyi kand›rmas›n. ¤›ml›l›¤›d›r. Kimse “tezkerenin reddedildi¤i” havas› içinde bu Ülkemizin her yan› Amerikan üsleriyle donat›lm›fl gerçe¤i görmezden gelmesin. olsa da, emperyalist tekeller, canlar› istedikleri zaman Türkiye ekonomisini krize sokabilecek durumda olsa‹fiB‹RL‹KÇ‹L‹K HER YERDED‹R; lar da, bütün bunlara ra¤men, Amerikan emperyalizBA⁄IMLILI⁄IN KÖKLER‹ DER‹NDED‹R! mi ve iflbirlikçileri güçlü de¤ildir. Güçlü olan halkt›r. Tezkereler bitmez; yeni tezkereler gelecektir. TezDünya halklar› ve halk›m›z, ABD emperyalizminin kere olmazsa, Amerika’ya uflakl›¤› sürdürecek, Irak ve iflbirlikçilerin gerçek yüzünü görmeye bafllam›flt›r; sald›r›s›na destek verecek yeni k›l›flar bulacaklard›r. Ama zafer için, kazanmak için bu yetmez. Bugünden AKP hükümetinin de, ABD’nin de aç›klamaAmerikan sald›rganl›¤› devam ediyor; Amerika lar› pervas›zca bunu ilan etmektedir zaten. ne dünya imparatorlu¤undan, ne Ortado¤u üzerindeki Türkiye iktidarlar›n›n Amerika’yla iflbirli¤i, tezkeamaçlar›ndan vazgeçmifl de¤ildir. Halklar direnmeye, relerden ötedir. Ekonomik, siyasi, askeri, kültürel daha üst boyutlarda mücadeleye, halklar› zafere tafl›yabütün alanlar Amecak daha güçlü örgütrika’n›n iflgali alt›nlenmeler yaratmaya HÖC Uyar›yor: Rehavete kap›lmayal›m! dad›r. devam etmelidir. Böyle oldu¤u için Demokrasicilik oyunu gözlerimizi boyamas›n! Mücadele edelim. de, Türkiye oligarfli- Mücadelemiz devam etmeli. Sesimiz susmamal›: Mücadele ederken si, hiç bir alanda emörgütlenelim. Örgütperyalizmin onay›n›n ◆ Üsler kapat›ls›n! lülüklerimizle mücaolmad›¤› ad›mlar ◆ Amerikan askerleri topraklar›m›zdan ç›- deleyi yükseltelim. atamaz; hiç bir yeni Ne çok çeflitli biçimkar›ls›n! anlaflma yap›lmas›na lerde direnifl eylemgerek olmaks›z›n, ◆ Kuzey Irak’taki ordu güçleri geri çekilsin! leri yapmak için, ne hiç bir meclis karar› ◆ Amerika ile tüm anlaflmalar iptal edilsin! örgütlenmek için gerekmeksizin, Türbekleyecek, duracak kiye emperyalistler Bu taleplerle sürmeli direniflimiz. zaman›m›z yoktur.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

33


K›z›lay’daki Yüz Bin Kiflinin Hayk›r›fl›n›, Yurdumuzun Her Yan›na Yayal›m!

70 M‹LYON OLARAK AYA⁄A KALKALIM! ‹flbirlikçili¤e son vermek için, üsleri kapatt›rmak için, Amerikan askerlerinin ülkemizden kovulmas› için, Ankara’daki onbinlerin eylemini, bütün flehirlerimize yayal›m. Halk›m›z; Bulundu¤umuz her yerde, genç yafll›, kad›n erkek, Kürt, Türk, Arap, Gürcü, Laz, Çerkez, Boflnak, alevi, sunni, halk›n tüm kesimleri birleflerek, Amerika’ya ve Amerikan iflbirlikçili¤ine karfl› direnifli örgütleyelim: ◆ Her yerde gösteriler yapal›m! Yürüyüfllerle, mitinglerle, afifllerle, dövizlerle, bildirilerle, akl›m›za gelebilecek her biçimde, yarat›c›l›¤›m›z› kullanarak, ABD’ye ve iflbirlikçilerine karfl› halk›n direnifline gücümüzü katal›m! ◆ ‹flçiler, memurlar, çal›flanlar, üretimden, hizmetten gelen gücümüzü kullanal›m! Türkiye’nin her yerinde flalterlerin indirildi¤ini düflünün. Tüm il ve ilçelerde, flehir içi ve flehirleraras› ulafl›m›n durduruldu¤unu düflünün. Bunu yapabiliriz. Sendikalar, odalar, kooperatifler, ne gün için varlar? ◆ Ö¤renciler, Ö¤retmenler, okullar› boykot edelim! ‹lkokul ö¤rencileri de dahil olmak üzere bütün ö¤renciler, ö¤retmenler, ö¤retim üyeleri, okullar› boykot ederek, kendi bulunduklar› alandan halk›n direnifline kat›lmal›. ◆ Esnaflar kepenk kapatal›m! Türkiye esnaf›n›n dolarla Amerika’ya sat›lamayaca¤›n› gösterelim kapal› kepenklerimizle. Kepenklerimizi, vitrinlerimizi Amerika’ya ve iflbirlikçilerine karfl› öfkemizi, tepkimizi yans›tan sloganlar süslesin. ◆ Köylülerimiz, Anadolu’nun verimli, u¤runa kan dökülmüfl topraklar›n›n Amerika’ya kiral›k olmad›¤›n› gösterelim! Köy meydan-

DIfiTAK‹ KATL‹AMI ENGELLEMEYE ÇALIfiIRKEN, ‹ÇER‹DEK‹ KATL‹AMI GÖRMEZDEN GELMEYEL‹M! Amerika’yla iflbirli¤i yap›p d›flar›da katledenler, içeride de tecrit ve iflkenceyle katletmeye devam ediyor. Son olarak 27 fiubat’ta Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi’nin hücrelerinde, tecrit zulmü alt›nda Orhan O¤ur adl› bir tutsak daha öldü. F tiplerindeki tecrite karfl› ç›kal›m. F tiplerini iflbirlikçilik politikalar›n› daha rahat, daha pervas›z uygulayabilmek için yapt›rd›lar. Bu aç›k 34

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

lar›nda gösterileriyle, traktörleriyle ana yollar› keserek, Anadolu köylülü¤ünün Amerikan emperyalizmi karfl›s›nda tavr›n› ve gücünü göstermeli. ◆ Amerikal›lar› gördü¤ümüz her yerde “defol yurdumdan” diyelim! Amerikal›larla ticaret yapmayal›m! Halk›m›z, flu veya bu biçimde Amerikal›larla karfl› karfl›ya gelen herkes, bu katliamc›lara tepkisini do¤rudan ifade etmeli. Amerikal›lara otel, pansiyon, arazi, depo, araç kiralayanlar, her türlü ticaret yapanlar, Amerikan sald›r› ve katliam›na yard›m ediyorlar demektir. Amerikal›larla hiç bir iliflkiye girmeyelim. ◆ ABD iflbirlikçilerine hiç bir yerde aman vermeyelim! Amerikan iflbirlikçisi iktidar›n milletvekillerini, bakanlar›n›, köyümüzün meydan›na, semtimize, kahvelerimize sokmayal›m; onlar›n toplant›lar›na kat›lmayal›m veya bu toplant›lar› onlardan hesap sorma yerine dönüfltürelim. ◆ Her akflam ›fl›k söndürme eylemlerini gösterilere dönüfltürelim. Yan›p sönen ›fl›klara, semtlerimizin meydanlar›ndan yükselen öfkemiz efllik etsin.

ba¤lant›s› nedeniyledir ki, F tiplerine karfl› ç›kmak, Amerikan emperyalizmine ve iflbirlikçi politikalara karfl› ç›kmakt›r.

BU ‹KT‹DAR B‹Z‹ YÖNETEMEZ! AMER‹KA ÜLKEM‹Z‹ KATL‹AM KARARGAHI YAPAMAZ! ‹flbirlikçi AKP hükümetinin içine düfltü¤ü durum, yine iflbirlikçili¤inin sonucudur. AKP hükümetinin art›k halk› temsil etmedi¤i çok net bir biçimde a盤a ç›km›flt›r. Yapmas› gereken tek fley istifa etmektir. Halk›n iradesinin tamam›yla tersi olan bir politikan›n uy-


gulay›c›s› oldu¤u bu kadar aleni olan bir hükümetin yapaca¤› baflka bir fley yoktur. fiovenizmi hortlatarak, ‘milli ç›karlar›m›z’ perdesinin arkas›na Amerikan tekellerinin ç›karlar›n› gizleyerek, kimse bu halk› Amerika’n›n destekçisi yapamaz. Çeflitli ülkelerde, aynen Amerika, ‹srail gibi Türkiye aleyhine gösteriler yap›l›yorsa, ülkemizin bayra¤› yak›l›yorsa e¤er, herkes elbette bunun üzerinde düflünmelidir. Bu tabloyu yaratan Amerika’ya ba¤›ml›l›kt›r. AKP iktidar›, bu ba¤›ml›l›¤›n sonucunda Türkiye’yi ABD-‹ngiltere-‹srail katliam ittifak›n›n dördüncü orta¤› yapm›flt›r. AKP’nin halk›m›z›n iradesini temsil etmedi¤i a盤a ç›km›flt›r. Bu sonuçtan ders alacaklar›na, oylaman›n ertesi günü, hem ABD uflakl›¤›n› sürdüreceklerini aç›klad›lar, hem de halk›m›za -adeta halktan intikam al›rcas›na- yoksulluk, iflsizlik getirecek bir paket aç›klad›lar. AKP hükümetinin gerçek baflkan› Tayyip Erdo¤an, utanmadan halk›m›za hakaret ediyor: “Savafla hay›r diyenler yar›n maafl alamay›p aç kal›nca söylediklerini unuturlar” diyor. Halk›m›z› “açl›kla terbiye” etmeye kalkan, “açl›kla” Amerikanc›l›¤a raz› etmeye çal›flanlar›n, hiç bir dinle, inançla ilgileri yoktur. Onlara, sözlerinin do¤ru olmad›¤›n›, kimsenin üç befl kurufla, ülkesini, onurunu satmayaca¤›n› gösterelim. Art›k onlar› ne tehditler, ne aç›klad›klar› “paketler!” kurtaramaz. Art›k onlar› Amerika da kurtaramaz. Amerikan yardakç›l›¤›yla, F tiplerinde katletmekle, ölümle, zulümle, zamla hiç bir sonuç alamazlar.

BA⁄IMSIZLIK VE DEMOKRAS‹, YARATACA⁄IMIZ D‹REN‹fi HAREKET‹ ‹Ç‹NDE MAYALANACAKTIR Güçlü olan biziz. Güçlü olan halkt›r. Halk›n iradesi karfl›s›nda iflte yine zama, zulme baflvuruyorlar. Baflka ne yapabilirler ki! Bu topraklar›n Amerika’n›n çiftli¤i olmas›na izin vermemek için, tepemizde boza pifliren, bizi açl›¤a, onursuzlu¤a mahkum eden Amerikan’c› iktidarlardan nihai olarak kurtulmak için, yüklenelim, ad›m atal›m, cesaretlenelim; Ancak direnen ve örgütlenen bir halk kendini Amerika’dan ve iflbirlikçilerinden kurtarabilir. Mücadele edelim, örgütlenelim, kazanal›m.

“Kurtulufl halklar›n emperyalizme karfl› örgütlü mücadelesinde” 28 fiubat’ta Beyaz›t’ta yap›lan iki ayr› gösteride binlerce kifli hükümeti uyard›, ABD’yi protesto etti. ‹lk gösteriyi sol gruplar taraf›ndan oluflturulan Emperyalist Savafl Karfl›t› Ö¤renciler yapt›. “Kurtulufl Halklar›n Emperyalizme Karfl› Örgütlü Mücadelesinde” pankart›n›n aç›ld›¤› eylemde yap›lan aç›klamada AKP’nin ABD ile pazarl›klar›na de¤inilerek, cezaevlerindeki tecrit ve Kürt halk› üzerindeki bask›lar protesto edildi. Bu gösterinin ard›ndan cuma namaz›ndan ç›kan yaklafl›k bin kifli, ABD ve ‹srail bayraklar›n› yakt›. Ayn› gün akflam ‹zmir’de yap›lan ‘bir dakika karanl›k’ eyleminde Cumhuriyet Meydan›’nda toplanan yaklafl›k 700 kifli ABD’yi ve AKP’yi protesto ederek meydana bir tabut b›rakt›lar. Geçen haftaki say›m›zda yer veremedi¤imiz di¤er eylemler ise k›saca flu flekilde: Alibeyköy’de Yürüyüfl: 26 fiubat’ta yap›lan gösteriye kat›lan yaklafl›k 150 kifli "Amerikan Askeri Olmayaca¤›z", "Katil ABD, ‹flbirlikçi AKP", "Irak Halk› Yaln›z De¤ildir", "Tecriti Kald›r›n Tutsaklara Özgürlük" sloganlar›yla Alibeyköy sokaklar›nda yürüdü. Ankara Savafl Karfl›t› Platform taraf›ndan Ekin Sanat Merkezi'nde yap›lan foruma Prof. Dr. Haluk Gerger, SP Eski Milletvekili Mehmet Bekaro¤lu ve KESK MYK Üyesi ‹hsan Avc› kat›larak, Amerikan sald›rganl›¤›n› ve iktidar›n bu sald›rganl›¤a ortak olmas› de¤erlendirildi. ‹zmir ‹HD, tezkerenin mecliste görüflülmesi öncesinde 27 fiubat’ta Baflbakan Abdullah Gül'e mektup gönderdi. Eylemde, "Yaflas›n Halklar›n Kardeflli¤i" sloganlar› at›ld›. Gazi’de 26 fiubat’ta Savafl Karfl›t› Platform üyeleri “Kahrolsun ABD Emperyalizmi”, ve “Irak Halk› Yaln›z De¤ildir" sloganlar›yla bir meflaleli yürüyüfl gerçeklefltirdi. Eyleme 120 kifli kat›ld›. Elaz›¤'da Haklar ve Özgürlükler Cephesi ve Yurtsever gençli¤in ortak bafllatt›¤› meflaleli yürüyüfller Emek Gençli¤i ve At›l›m okurlar›n›n da kat›l›m›yla Y›ld›z Ba¤lar› Mahallesi'nde 25 ve 26 fiubat akflamlar› da sürdü. Eylemde mahalle halk› destek sunarken "Savafla ve Tecrite Hay›r" sloganlar› at›ld›. 27 fiubat günü tezkere oylamas›n› protesto etmek için meclis önüne giden Ankara Savafl Karfl›t› Platform üyesi yaklafl›k 100 kifli polis taraf›ndan tartaklanarak da¤›t›ld›. 24-25 ve 26 fiubat’ta Ankara Savafl Karfl›t› Platformu üyelerinin Sakarya Caddesi’ndeki eylemini sürdürdü. 26 fiubat’taki eylemde ‹dilcan Kültür Merkezi Müzik Grubu türküler söyledi, "Eller fialtere, Ad›mlar soka¤a” sloganlar› at›ld›.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

35


Sakal›ndan Utan! AKP'nin tezkereye “red” oyu veren milletvekillerinden birisi TBMM ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan› Mehmet Elkatm›fl. Hem de Yavuz Donat’›n 4 Mart günkü Sabah’taki köflesinden aktard›¤›na göre, “redcilerin bafl›n› çekenlerden”. Donat, “neden red verdi¤ini” soruyor Elkatm›fl’a. “Ben, ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan›y›m. Savafla hay›r kampanyas›n› bafllatan kifliyim. Aç›k, aç›k heryerde ret oyu verece¤imi söyledim.” cevab›n› veriyor Elkatm›fl. Öyle ya, hem insan haklar› diyeceksiniz, hem de savafla evet diyeceksiniz, üstelik bir de AKP islamc›l›¤›n›n en islamc› olanlar›ndan olacaks›n›z... do¤al olan› yapm›fl Elkatm›fl. Ama Donat’›n sorular› ve tan›nmas› gereken Elkatm›fl kiflili¤i burada bitmiyor. - Hükümet ayn› tezkereyi Meclis'e yeniden gönderirse... Tavr›n›z ne olur? Elkatm›fl’›n cevab› tereddütsüz: - Bu defa "kabul" oyu veririm. - "Bu bir çeliflki de¤il mi" diye soruyor Donat. Ve Elkatm›fl’›n bütün kafa yap›s› flu cevapla ortaya ç›k›yor: - Mecliste tezkere kabul edilmeyince, bir hava yay›lmaya baflland›. AKP çatl›yor, parçalan›yor, bölünüyor havas›... Bu nedenle flahsen ben oyumun rengini de¤ifltiriyorum... S›rf, AKP'nin parçalanaca¤›n› söyleyenlere bir ders vermek için... Ayn› tezkere yar›n Meclis'e gelsin... Yüzde yüz kabul edilece¤ini söyleyebilirim. Utanm›yor, s›k›lm›yor, parti bölünüyor dediler diye, MÜSLÜMAN VE MAZLUM IRAK HALKININ

CHP’linin Savafl Karfl›tl›¤› Dolar› Görene Kadar Tezkereye “hay›r” oyu veren CHP’lilerin gerçekte Amerikanc› olduklar› biliniyordu, ama riyakarl›kta AKP’lilerle yar›flabilecekleri de görülmüfl oldu. Mardin’de Amerikal›lar›n kiralayarak üs haline getirdi¤i, TIR’larla tafl›nan mühimmat›n ve 12

36

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

KATLED‹LMES‹NE ONAY VERECE⁄‹N‹ SÖYLÜYOR. fiimdi bu kiflili¤i düflünün; partim bölünmesin, dünya bats›n, koltu¤um gitmesin yüzbinler ölsün, Koltuk için, ikbal için inanc›bakanl›¤›m ga- n›, ülkesini, ahlak›n› satanlar rantilensin, yeryübütün halk›n kendileri gibi zündeki bütün müsolmas›n›, kendileri gibi her lümanlar k›r›ls›n... fleyi sat›l›¤a ç›karmas›n› istiSakal›ndan utan, yor. Halk›n onuruna sahip desek faydas› olacaç›kmas›n›n alt›nda ezilen, ¤› meçhul! kendi kifliliksizli¤inin ç›plak AKP islamc›l›¤›hale gelmesine tahammüln›n prototipidir O. süzleflen Tayyip Erdo¤an, Elkatm›fl’›n kafa yahalk› afla¤›l›yor: p›s› Tayyip’ten bafl“Savafla hay›r diyenler yar›n layarak tüm bir parmaafl alamay›p aç kal›nca tinin kafa yap›s›d›r, söylediklerini unuturlar.”... kifliliksizli¤i, inançDünyaya iflkembesinden, kols›zl›¤›d›r. tu¤unun ucundan bakan, Üstelik Elkatm›fl inanç, ahlak, vicdan bilmebir de ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan›. yen bir kiflilik konufluyor. SaBu da Türkiye’de in- mimi müslümanlara, AKP’ye inananlara soruyoruz; san haklar›, demokBU MU MÜSLÜMANLIK?! rasi oyununun nas›l oynand›¤›n›n örne¤idir. Bu örnek sadece ona ait de¤il elbette. Ankara’n›n göbe¤inde devrimcilerin infaz›n› yerinde izleyen CHP’li ‹nsan Haklar› bakan›ndan, 19 Aral›k katliam›n› onaylayan DSP’li ve MHP’li komisyon baflkanlar›na kadar tümü için geçerlidir. Elkatm›fl’lar›n ‹nsan Haklar› Komisyonu Baflkan› oldu¤u yerde, ihlallerde azalma de¤il, art›fl olaca¤› kesin! otobüs dolusu yankinin yerlefltirildi¤i un fabrikas›n›n CHP Mardin Milletvekili Mahmut Duyan’a ait oldu¤u ortaya ç›kt›. Duyan, “Benim de oyum savafla karfl› ama bu ticari bir mesele” (4 Mart, Cumhuriyet) sözleriyle kendini savundu. Bu kafa, bu ahlak neyi satmaz, siz karar verin? Zaten satacak bir düflüncesi, inanc› olmad›¤› için, elinde yetki olsa, dolar›n ucunu gördü¤ünde atas›, topra¤›, anas›... ne varsa sataca¤›ndan kuflku yok. Ne de olsa o bir “aslan sosyal demokrat”!


AKP’nin YEK Oyununda Patronlara Yer Aran›yor AKP’nin reform aldatmacas› ile YÖK’ün yerine YEK’i getirmesine ve yeni tasla¤›n içeri¤ine geçen haftaki say›m›zda yer vermifltik. Tasla¤›n en önemli yanlar›ndan biri, patronlar›n üniversite yönetimlerinde yer alm›fl olmas›yd›. Di¤er düzenlemelerle birlikte üniversitelerin ticarilefltirilmesinin en ç›plak hali olan bu düzenlemeye göre yönetim kurullar›nda patronlara yer verilmesine gelen tepkiler üzerine makyaj yap›ld›. Yönetim kurullar›ndan ç›kar›lan patronlar için bu kez de konseyler oluflturmas› karar› al›nd›. “Sosyal Konseyler” ad› verilen konseyde, “yüksek vergi ödeyenler, ba¤›fl yapanlar ve mezun derneklerinin baflkanlar›” yer alacak. AKP’nin YEK’i haz›rlama mant›¤› buradan da anlafl›l›yor; ne yap›p edecek patronlar› üniversitelerin yönetimine sokacak. Peki bu “Sosyal Konseyler” ad› gibi “sosyal” ifllerle mi ilgilenecek? Elbette hay›r. Bu konseylerin yetkileri: “Üniversiteye ba¤l› birimlerden gelen yat›r›m program› ile bütçeyi haz›rlamak. Ö¤retim elemanlar›n›n ald›klar› disiplin

cezalar›na yönelik itirazlar›n› inceleyerek karara ba¤lamak. Öz de¤erlendirmeye iliflkin ifllemleri senatoyla birlikte yürütmek. Üniversite taraf›ndan aç›lan çeflitli ders, kurs ve benzeri faaliyetler için ö¤rencilerin ödeyece¤i ücretleri, kay›tlarda al›nan ek ücretleri ve ö¤renciler için sa¤lanan di¤er hizmetlerden al›nacak ücretleri kanun ve yönetmelikler çerçevesinde belirlemek. Rektör taraf›ndan imzalanan anlaflma ve sözleflmeler sonucunda do¤acak borçlar›, ba¤›fl ve hibeleri kabul etmek, gayrimenkul al›mlar›n› onaylamak. Sa¤l›k hizmetleri d›fl›nda, üniversitelerin araflt›rma ve gelifltirme, teknik dan›flmanl›k, k›sa kurslar ve konferanslar dahil, gelir elde etme amac›yla sözleflme karfl›l›¤› üretece¤i her türlü hizmet ve mal›n fiyat›n›, sözleflme hükümleri, serbest piyasa flartlar›, uluslararas› ifl ortam› ve kurumun ilgili alandaki rekabet gücünü göz önüne alarak tespit etmek.” “Araflt›rma gelifltirme faaliyetleri”, patronlar için öteden beri en önemli konulardan biridir. Tekellerin ihtiyac› olan alanlarda araflt›rmalar flimdi direk konseyler arac›l›¤›yla elde edilmifl olacak. Patronlar›n ç›kar›ld›¤› yönetim kurullar›nda, yeni düzenlemeye göre sadece ö¤retim üyeleri bulunacak. Yani üniversitelerin öteki bileflenleri yine yok, ö¤renciler, çal›flanlar yine yok. “Kat›l›mc›l›k” oyununun art›k hiçbir inand›r›c›l›¤› kalmam›flt›r.

Gençlik Derneklerinden Bask›lar› Protesto

YÖK’e de YEK’e de Hay›r

Özellikle Anadolu kentlerindeki gençlik dernekleri üzerindeki bask›lar, 18 gençlik derne¤i taraf›ndan protesto edildi. Eskiflehir Gençlik Dernekleri taraf›ndan yap›lan aç›klamada, baflta Isparta’daki bask›lar olmak üzere bask›lar› protesto için faks çekme eylemi yap›ld›¤› aç›kland›. Ankara Gençlik Derne¤i taraf›ndan yap›lan aç›klamada da, Isparta’daki bask›lar ve Ankara AKP önünde yaflanan gözalt›lar protesto edildi. Bask›lar› protesto için yap›lan bir baflka eylem de Kocaeli Gençlik Derne¤i taraf›ndan 3 Mart günü gerçeklefltirildi. ‹çiflleri Bakanl›¤›'na faks çeken ö¤renciler, “bask›lara son verin” dedi.

26 fiubat günü Ankara Yüksel Caddesi’nde biraraya gelen, Ankara Gençlik Derne¤i, Özgür E¤itim Platformu, Özgür Gençlik, BPG, BMG ve Ekim Gençli¤i’nden ö¤renciler, “YÖK'e de YEK'e de Hay›r” pankart› açarak bir eylem gerçeklefltirdiler ve "YÖK'ü YEK De¤il Yok Edece¤iz" sloganlar› att›lar.

Neo-liberal YEK E¤itim-Sen taraf›ndan düzenlenen bas›n toplant›s›nda konuflan Alaaddin Dinçer yasa tasla¤›n›n sorunlar› çözmekten uzak oldu¤unu belirterek, tasla¤›n neo-liberal mant›kla Amerikan tarz› üniversite yaratma amaçl› haz›rland›¤›n› söyledi.

Yurda Faflist Sald›r› Zeytinburnu’ndaki Atatürk Ö¤renci Sitesi’ne d›flar›dan gelerek demir çubuk ve sat›rlarla sald›ran faflistler 2’si a¤›r 10 ö¤renciyi yaralad›. 24 fiubat gecesi gerçekleflen sald›r›n›n ard›ndan yurda gelen polisler, 32 kifliyi gözalt›na ald›.

Malatya DLMK’dan Söylefli Malatya DLMK, 2 Mart’ta düzenledi¤i söylefli ile dershane ve lise ö¤rencilerinin sorunlar›n› tart›flt›. Malatya Gençlik Derne¤i'nde düzenlenen etkinli¤e kat›lan 60 ö¤renci, ülke sorunlar›na duyarl›l›k, örgütlenme konusunda hemfikir olurken, söylefli sonunda 4 Mart boykotuna ça¤r› yap›ld›, Grup Boran’›n türküleri dinlendi.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

37


Darbe yiyen iflbirlikçinin ruh hali! aç›klayacakt›? Bak›n flimdi diyordu Özkök, flu kadar iflçi at›lacak, flu kadar zam yap›lacak, kimse flikayet etmesin! Uyan›k da... Sanki tezkere kabul edilseydi, onlar olmayacakt›! Tezkere oylamas› sonras›, burjuva bas›ndaki Amerikanc› flürekan›n hali içler ac›s›yd›... K›zm›fl, köpürmüfl, küsmüfllerdi. Amerikal› veya (Amerikanc›) patronlar› karfl›s›nda “görevini yerine getirememifl” uflak havas›ndayd›lar. Onlar›n ruh halinin aynas› ise Hürriyet Gazetesi’nde Ertu¤rul Özkök’ün köflesiydi. Özkök’ün 2-3 fiubat tarihli yaz›lar›n› okuyanlar, darbe yiyen bir iflbirlikçinin ruh halini o köflede ayan beyan gördüler. Halka, mecliste tezkereye "hay›r" oyu veren vekillere hakaretler ya¤d›r›yordu. Ama çaresiz de bir ç›rp›n›fl içinde. Nas›l olur, nas›l olur da, onlar›n istedi¤i olmazd› bu ülkede... Moralleri bozuktu. Emperyalizmin ve oligarflinin her fleye kadir olmad›¤›n› görmüfllerdi. "Medya"lar›n›n gücünün kadri mutlak olmad›¤›n› da görmüfllerdi. Oysa ne yay›nlar yapm›fl, ne yalanlar, çarp›tmalar yazm›fl, ne propaganda flahaserleri yaratm›fllard› Amerikanc›l›k için... Tüm çabalar›na, demagojilerine, tehdit ve flantajlar›na ve rüflvetlerine ra¤men, bu halk› Amerikan destekçisi yapamad›lar. Tüm tehdit ve flantajlar›na ra¤men, meclisten de en az›ndan istedikleri zaman, istedikleri biçimde istedikleri karar› ç›kartamad›lar. Nas›l moralleri bozulmas›nd›.

Darbe yemifl iflbirlikçi saçmal›yor Saçmalayan bir tek Özkök de¤ildi tabii. Biri de Tercüman’da flöyle yaz›yordu: “Biz ‘tezkereyi reddederek’ Amerika ile olan iliflkilerimizde soru iflaretleri yaratt›k. ‹ster kabul edin ister etmeyin ama biz ekonomi ve siyasi bak›mdan Amerika’ya ba¤›ml› bir ülkeyiz. Bu ba¤›ml›l›ktan kurtulman›n yolu en az›ndan ‘ekonomik ba¤›ms›zl›¤›m›za’ kavuflmam›zdan sonra olabilecek. Ekonomik ba¤›ms›zl›¤›n yolu da yine ‘Amerikan deste¤i’nden geçiyor.” (Can Aks›n, 4 Mart) Bir biçimiyle, nas›l olursa olsun, hangi gerekçeyle olursa olsun, ABD’ye deste¤i savunacak ya, a¤z›na geleni konufluyor... Savunabilecekleri tek bir mant›kl› tez, tutunabilecekleri tek bir sa¤lam dal yok, saçmal›yor. “ABD’yi desteklemeliyiz” diyenlerin malzemesi tükenmiflti bir anda. Çünkü tek malzemeleri, kriz ç›kar, ABD bizi flöyle kötü yapardan öteye geçmeyen tehdit ve flantajdan ibaretti. ‹flbirlikçilerin duayenlerinden M. Ali Birand da ayn› moral bozuklu¤u içindeydi. “TBMM sayg›nl›¤›n› korumufl, Türkiye ABD ile bu iflbirli¤ini ‘para karfl›l›¤›’ yapmad›¤›n› göstermifl, demokrasimiz bir zafer kazanm›flt›r. Bunlar›n hepsi do¤ru. Ancak, bakal›m madalyonun di¤er yüzü de ayn› flekilde parlak m›?” Ona göre, sayg›nl›km›fl, onurmufl, geçin bunlar›!

H›rç›nl›k, tahammülsüzlük içinde saçmalamaya bafllad›lar.

Resmettikleri kendi künyeleridir! Tokat yemifl iflbirlikçilerin hezeyan›na bak›n! Tezkerenin kabul edilmeyiflinden bir gün sonra Hürriyet gazetesini açanlar, iflbirlikçinin ruh halinin bu defa manfletlere tafl›nd›¤›n› gördüler. Hürriyet Ekonomi sayfas›n›n bafll›¤› flöyleydi mesela: “3.6 milyar dolar ‘onur Vergisi’”... Halka tepeden bakan, Amerika’ya karfl› ç›kt›¤› için halka kin duyan kafa, halkla alay ederek kusuyordu kinini. Bir baflka iflbirlikçi yaz›s›na flu bafll›¤› koyuyordu ayn› düflmanl›k içinde: “Kendi düflen a¤lamaz” (Hadi Uluengin) Özkök, köflesinde tepinip duruyordu: “Hay›r oylar›n›n sahipleri aç›klanmal›”! Ne yapacakt› acaba Özkök “hay›r” oylar›n›n sahiplerini. Zaman› gelince intikam m› alacakt›? Yoksa onlardan Hürriyet arflivlerinde “dosyas›” olanlar›n dosyalar›n› m› 38

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

“Allah belas›n› versin böyle halk›n!” demedikleri kald› bir tek. Onu da içlerinden geçirdikleri, kendi aralar›nda söyledikleri kesindir. Siz Amerika’ya karfl› ç›kars›n›z ha, aç kal›n, sürünün! Yazd›klar›n›n özü buydu. Bütün de¤erlerini kaybetmifllerdir. Bu h›rç›nl›k ve tahammülsüzlükle, biraz olsun gizlemeye çal›flt›klar› UfiAKLI⁄IN tüm çirkinli¤ini sergiliyorlar flimdi. Özkök’ler ve onlar›n temsil etti¤i zihniyet, yenilecektir. Bu küçük bir tokatt›r. Ne IMF, ne ABD, onlar› kurtaramayacakt›r.


AKPve yoksulluk R‹YAKARLI⁄IN ‹KT‹DARININ 4. AYI Bölüm : 5

AKP’nin seçimlerde ald›¤› oyun “tepki oylar›n›n AKP’de toplanmas›” olarak ifade edilmiflti. Mevcut düzene, mevcut ekonomi politikalara en fazla tepkili olan kesim ise, elbette yoksullard›. Yoksullar, en az›ndan “açl›¤a” bir çözüm bulaca¤›n› umut etmifllerdi AKP’nin. AKP’nin meydanlardaki en önemli vaatlerinden biri yoksullu¤a çözümdü. “Ekonomik kalk›nma hamlesini bafllatacak, gelir da¤›l›m›ndaki bozukluklar› düzeltecek, yoksullu¤u ortadan kald›racak... yeni ve dinamik bir siyasi irade...” olma iddias›ndayd› AKP. (Parti Program›’ndan) AKP, “Sürekli ve Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme Stratejisi uygulayacak, bu stratejinin uygulanmas›yla fakirlik ve iflsizlik azalacak, gelir da¤›l›m›nda adalet sa¤lanacakt›.” (Parti Program›’ndan) Açl›k, yoksulluk bu ülkenin en temel sorunlar›ndan biriydi. Küçük bir az›nl›¤› de¤il, art›k halk›n bütününü do¤rudan ilgilendiriyordu. Peki yoksullar›n umudunu çalan, oyunu alan AKP ne yapt› bu sorunun çözümü için? 3,5 ayd›r yapt›klar› bir yana, sadece dört gün önce, tezkerenin kabul edilmemesinden sonra aç›klad›¤› “zam ve vergi paketi” bile, AKP’nin yoksullar› ne kadar düflündü¤ünü göstermeye yetip art›yor. Bu pakette de, emekliler, Ba¤-Kur’lular, iflçiler, memurlar, yani en yoksullar ma¤dur ediliyor. Yoksullu¤un zaten alt s›n›r›nda bulunan halktan kesilen her kuruflun, halk›n belini eskisinden daha çok bükece¤i aç›k olmas›na ra¤men, yoksul daha yoksul hale getiriliyor.

AKP’nin sömürü düzenine “alternatifi” bir yana, “itiraz›” da yoktur! Düzenin soygun ve yolsuzluk üzerine oturmas›na hiç bir itiraz› olmam›flt›r düzen islamc›l›¤›n›n. Onlar›n “iktidar” mücadelesi, bu ya¤madan kendilerine de pay almak kavgas›d›r. “Adil Düzen” söylemi, sanki bir “alternatifleri” varm›fl imaj› için ortaya at›lm›fl bir slogand›. Alt›n›n bofl oldu¤u Refah iktidar›nda görüldü, AKP ise zaten tümden terketmiflti bu “islami” slogan›. Sömürü ve soygunla uzlaflmakta “midelerinin ne kadar genifl” oldu¤unu, Refah iktidar› s›ras›nda gösterdiler. Çiller’in TEDAfi, TURBAN, TOFAfi yolsuzluk ve soygun dosyalar›, Refah Partisi’nin ittifak›yla has›ralt› edildi. Karfl›l›¤›nda Çiller de Refahç›lar›n “Mercümek Dosyas›”n›n has›ralt› edilmesini destekledi. Al gülüm, ver gülüm. Tayyip Erdo¤an, daha seçim öncesi, hortumcular›n en irileriyle yapt›¤› özel görüflmelerle, ayn› yolu izleyece¤inin iflaretini vermiflti. Nitekim öyle oldu. AKP, en büyük hortumcu aklama operasyonlar›ndan birine imza atarak, Karamehmet’e, faturas›n›, faizini halk›n ödeyece¤i IMF’den al›nm›fl 6 milyar dolar aktard›. Kendi finansörlerini yani islamc› holding sermayesini gelifltirmekten geri kalmad›lar tabii ki. Refahyol döneminde bunlar›n güçlendi¤i rakamlarla biliniyor. AKP’nin iktidar› dönemine iliflkin henüz rakamlar yok. Ama “Duble yol” projesi, onun ihale biçimi, bu niyeti gösteriyor. Holdinglere aktar›lacak her kuruflun “kayna¤›” halkt›r. Bu nedenle, Refah iktidar› da, AKP iktidar› da “zamc›l›k”ta öteki iktidarlardan hiç geri kalmad›lar.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

39


“‹slamc›” düflüncelerinin de uygulay›c›s› de¤illerdir! “Faiz sömürünün anas›d›r” deseler de, ayn› Refah Partisi’nin yapt›¤› gibi, AKP de en baflta Türkiye’yi borç faizleri batakl›¤›na sokmakta hiç tereddüt etmiyor. Emperyalistlere güven verme kayg›s›yla, borçlanmay›, özellefltirmeyi herkesten daha çok savunan ve uygulayan bir iktidar olmaya soyunmufltur AKP. Kapitalizmin sömürü ve talan›yla palazlanm›fl kadrolar oluflturmufltur AKP’yi. Tarikatlar temelinde kurulan holdingler, daha fazla sermaye toplayabilmek için kapitalizmin bilinen tüm biçimlerinden yararlanm›fllard›r. Sömürüye karfl› olmad›klar›, bu holdingler bün-

AKP ve Kürt Sorunu Ony›llard›r “devlet”le bask›n›n özdeflleflti¤i bir bölgeydi Do¤u ve Güneydo¤u. Kürt halk› ony›llard›r bask› ve asimilasyona maruz kalm›fl bir halk olarak “muhalif”ti mevcut düzene. Liderinin yasakl›l›¤›n› kullan›p “kurulu düzenle çat›flan” bir görünümle siyaset arenas›nda prim yapmaya çal›flan AKP’nin, Kürt halk›n›n mevcut durumunu da istismar etmemesi düflünülemezdi elbette. Bu nedenle, AKP program›nda “DO⁄U VE GÜNEYDO⁄U” bafll›¤›yla uzun bir bölüm ayr›ld›. “Kimimizin Güney Do¤u, kimimizin Kürt, kimimizin terör sorunu dedi¤imiz olay, maalesef Türkiye’nin bir gerçe¤idir. Partimiz bu sorunun toplum hayat›m›zda neden oldu¤u olumsuzluklar›n bilinciyle, bölge halk›n›n mutlulu¤unu, refah›n›, hak ve özgürlüklerini gözeten, Türkiye’nin bütünlü¤ü ve üniter devlet yap›s›yla birlikte bölgeyi tehdit eden terörün önlenmesinde zaaf yaratmayacak bir flekilde; kal›c›, tüm toplumun duyarl›l›klar›na sayg›l›, etkili ve sorunlar› kökünden çözmeye yönelik bir politika izleyecektir.” (AKP Program›’ndan) Yani k›sacas› “Kürt realitesini” kabul eden bir AKP var bu programa bak›l›rsa.

Daha seçim öncesi kendini gösteren fiOVEN‹ZM AKP, daha iktidar olmadan, henüz TBMM’de bir muhalefet partisi grubu durumunda olduklar› zaman, bu konudaki kafa yap›lar›n› ortaya sermifllerdi. AB’ye uyum yasalar›n›n ç›kar›lmas› s›ras›nda, “idam›n kald›r›lmas›” tart›flmalar›nda “Apo’nun kellesini is-

40

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

yesinde de çok somut gözlenmektedir. ‹flten atmalar, grev yasaklar› Kombassan gibi “islamc›” sermaye flirketlerinde di¤erlerinden daha az yaflanmamaktad›r. Hatta iflçiler ço¤unlukla tarikat üyeleri aras›ndan seçilmekte, tarikat etkisi kullan›larak çifte sömürü sürdürülmektedir. AKP’nin yönetici kadrolar›, ya eflraf, tüccar, ya burjuva tak›m›ndand›rlar. IMF politikalar›n› savunmak, yer yer baz› çeliflkileri olsa da, kendi “s›n›fsal” konumlar›na da, AKP’nin üstlendi¤i role de uygundur.

AKP’nin yoksullu¤a çözümü, “sadaka” mant›¤›d›r AKP, yaz› dizimizin önceki bölümlerinde de vurteriz” diye mecliste en fazla ba¤›ranlar›n bafl›nda onlar vard›. Nitekim sonuç olarak da idam›n kald›r›lmas›na KARfiI oy kulland›lar. fiovenizmin, Kürt düflmanl›¤›n›n en sivri ucu olarak bilinen MHP, o tart›flmalar s›ras›nda AKP’lilerin yan›nda oldukça “liberal” kalm›flt›. AKP’nin “flovenist damar›” o zamandan kendini ortaya koymufltu. Bu damar, iktidara yak›nlaflan AKP’ye bir sürü eski MHP’linin, ANAP’l›n›n, DYP’linin ak›n etmesiyle daha da güçlendi. Ama belirtti¤imiz gibi, esas olarak ülkemizdeki düzen islamc›l›¤›, bafltan devletle bütünleflen karakterinden dolay›, “ümmetçilik”ten uzak “›rkç› flovenizme” yak›n olmufl, bu nedenle de bir çok islamc› örgüt, Kürt halk›n›n mücadelesine karfl› kullan›labilmifltir. Hükümet olduktan sonra, ‹mral›’da Öcalan’a karfl› uygulad›klar› tecritle, o düflmanl›¤› sürdürdüklerini de göstermifl oldular.

Tayyip Erdo¤an’›n dilindeki ‹NKAR Yine AKP’nin program›nda deniyordu ki; “Bu bölgemizdeki kültürel farkl›l›klar, partimiz taraf›ndan zenginlik kabul edilmektedir. Resmi dil ve e¤itim dili Türkçe olmak flart›yla, Türkçe d›fl›ndaki dillerde yay›n dahil kültürel faaliyetlerin yap›labilmesini, partimiz ülkemizdeki birlik ve bütünlü¤ü zedeleyen de¤il, güçlendiren ve pekifltiren bir zenginlik olarak görmektedir.” (AKP program›ndan) B›rak›n bu sat›rlarda yazd›klar›n› hayata geçirmek do¤rultusundaki bir politikay›, Kürtçe üzerindeki bask›larda hiç bir gerileme olmad›. Ama kafalar›ndaki as›l düflünceyi, Tayyip Erdo¤an’›n Rusya’y› ziyaretinde yapt›¤› bir konuflma ortaya koydu. Orada Kürt sorununun çözülmesini istiyoruz” diyen bir Kürt iflçiye Tayyip Erdo¤an flu “veciz” cevab› veriyor. "’Sorun var’ diye inanmayacaks›n, 'yok' diye inana-


gulad›¤›m›z, AKP program›ndan al›nt›larla gösterdi¤imiz gibi, küreselleflmenin s›k› bir savunucusudur. Küreselleflmenin “yoksullu¤a çözüm” modeline de hiç bir yabanc›l›k çekmedi AKP. 1,2 milyar insan› aç b›rakan küreselleflmenin bu soruna buldu¤u çözüm, “uluslararas› yard›m kurulufllar›n›n yard›mlar›n› art›rmas›”ndan ibarettir. Emperyalistler, dünya halklar›n› sadakalarla yaflayan dilenci durumuna dönüfltürmek istiyorlar. AKP’nin mant›¤› da hiç farkl› de¤ildir. fiu ana kadar gündeme getirdikleri her fley bu mant›¤a uygundur. Gecekondular› ziyaret edip “islamc› holdingler”den, marketlerden üç befl kutu yiyecek giyecek yard›m› yapmaktan öteye bir faali-

caks›n. 'Sorun var' diye inanacaksan sorun olur, 'yok' dersen sorun ortadan kalkar. 'Yok böyle bir sorun' diyorum, olmas›n› da istemiyorum... Böyle yaklafl olaya. Türkiye'de bölgeler ve insanlar aras›nda herhangi bir ayr›m yapmazsan, kardeflçe, elele 'bir ve beraberiz' dersen problem olur mu?” Bu zihniyet, oligarflinin Demirel a¤z›yla dile getirdi¤i “Kürt realitesini kabul etme”nin bile gerisinde, çok daha önceki dönemin Kürt varl›¤›n› ‹NKAR politikas›na geri dönüfltür. Peki o zaman mesele böyleyse, AKP program›ndaki o sayfalar süren “DO⁄U VE GÜNEYDO⁄U” üzerine yaz›lanlar nedir? Düzen partilerinin sahtekarl›¤›!

Kuzey Irak’ta somutlaflan ‹MHA Kürt sorununda AKP politikas›, Kuzey Irak politikas›nda iyice aç›k hale kavufltu. Kürt halk›n›n hiç bir hakk› olmamal›yd›, ne Türkiye s›n›rlar› içinde, ne de d›fl›nda. Kürt halk›n›n çeflitli haklar› do¤rultusunda mücadele eden Kürt milliyetçi hareketi karfl›s›nda ise, AKP’nin de tek bir politikas› vard›: ‹MHA. Kuzey Irak’› iflgal et-

Sonuç olarak; AKP’yi belli bafll› politikalar› aç›s›ndan masaya yat›rd›¤›m›z yaz› dizisini bu bölümle bitiriyoruz. 5 bölüm boyunca ele ald›¤›m›z bafll›klara, AKP Program›’nda, vaatlerinde yer alan baflka bafll›klar da eklenebilirdi, ama eklemedik. Çünkü, mesela “AKP ve Hukuk-Adalet” diye bir bafll›k yap›labilir. AKP Program›’nda bu konuda vadedilmedik kalmam›fl. Ama bir çok konuda oldu¤u gibi, bu konuda da üzerinde olumlu olumsuz sözedilebilecek tek bir icraat yoktur. Hal böyle olunca, bu

yetleri görülmedi bugüne kadar. Baflbakan Gül’ün “Bayram yard›m›”, “emeklilere ikramiye” diye sundu¤u ekonomik önlemlerin mant›¤› da ayn›yd›. AKP’nin ne “islamc›” ne “kapitalist” hiç bir çözümü yoktur. Açl›¤›, iflsizli¤i çözmek, bir yerde “yat›r›m” sorunudur. Ama ekonomisi IMF’ye ba¤l› hiç bir ülkede bu yolla iflsizlik sorununun çözülebildi¤i görülememifltir. Somut örnek; AKP, IMF’nin istedi¤i faiz fazlas› oran›n› tutturabilmek için, ilk elde 600 yat›r›m plan ve projesinden vazgeçmifltir. ‹flsizlik, böyle mi çözülecek? AKP’nin yapabilece¤inin en fazlas›, bir kaç aflevi, imarethane daha açmakt›r. menin bir gerekçesi de, oradaki KADEK’li Kürt milliyetçi güçlerin imha edilmesiydi. Katliamc› politika, ülke s›n›rlar› içinde de yürürlü¤e konuldu. K›sacas›, AKP, Kürt sorununda oligarflinin ony›llard›r sürdürdü¤ü inkar, asimilasyon ve imha politikas›n›n uysal bir sürdürücüsü oldu. Daha bugüne kadar bu konuda, sözde de olsa, farkl› tek bir düflünce, öneri duyan, farkl› tek bir uygulama gören olmad›. Uygulamada, kald›r›ld›¤› söylenen “OHAL”in fiilen sürdürülmesini sa¤lad› AKP. Siirt seçimlerinde vadettikleri gibi, koruculu¤un sürdürülmesini savunuyor. Kürt sorununun veya Öcalan üzerindeki tecritin dile getirildi¤i her eylemde HADEP’lilerin gözalt›na al›nmas›, onlarca HADEP yöneticisinin tutuklanmas›, AKP’nin Kürt sorunu konusundaki “uygulamalar›”n›n son örnekleridir. ‹ktidardaki AKP, kendinden önceki tüm katliamc›lar gibi, sorunu “Kürt sorunu” olarak de¤il, “terör sorunu” olarak gören bir politika izlemektedir. Hiç bir konuda kendi politikas› ve çözümü olmayan, d›flta ABD’nin, içte Genelkurmay’›n emrindeki AKP’nin baflka bir fley yapmas› da mümkün de¤ildi. bafll›kta haz›rlanacak bir incelemede, “flunlar› vadetmifllerdi, yapt›klar› koca bir hiç”ten öteye bir fley söylemek de mümkün olmayacakt›. AKP’yi, demokrasi, Genelkurmay’la iliflkileri, yoksulluk, Kürt sorunu, hapishaneler, emperyalizmle iliflkileri bafll›klar›nda ele ald›¤›m›z dizi yaz›m›z›n özet sonucu fludur; AKP, iyi bir “takiyyeci”dir. Halktan yana söyledi¤i herfleyin “takiyye” oldu¤unun ortaya ç›kmas› için üç ay yetmifltir.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

41


Biraz Ciddiyet ve Sorumluluk Lütfen! 1 Mart’ta TBMM’nin ald›¤› karar›n ard›ndan “Bar›fl Giriflimi” bir bas›n toplant›s› yaparak, “Meclisin halktan güvenoyu ald›¤›n›” aç›klad›, toplant›ya kat›lanlar yakalar›na “bu meclis beni temsil ediyor... Meclisimi seviyorum” kokartlar› takt›lar. “Bar›fl Giriflimi”nin aç›klamas›na göre, meclis bu kararla, “Görece ba¤›ml› bir ülkeden tam ba¤›ml› bir ülkeye dönüflmeye” bile hay›r demiflti. “Teflekkürler” s›raland›, “çiçek sepetleri” gönderildi. Kime mi? "TBMM'den ç›kacak karar konusunda uluslararas› meflruiyet gereklidir diyen Cumhurbaflkan› Sezer'e, TBMM Baflkan› Ar›nç'a ve hay›r ve çekimser oy kullanan TBMM üyelerine”. Aç›klamada, “flimdi AB’ye daha yak›n›z” diye de¤erlendirilen meclis karar›yla, en çok da Avrupa cephesi ile konjonktürel olarak ayn› yerde buluflulmufl olman›n sevinci dile getiriliyor. TBMM’nin karar›n› ayr› bir yaz›da de¤erlendirdi¤imiz için ayr›nt›s›na girmiyoruz. Özet olarak yinelemek gerekirse, karar halk›n kazan›m›d›r. Ancak iflbirlikçilik (ikinci bir tezkere haz›rl›¤› dahil olmak üzere) sürüyor. 1 Mart karar›n›n ard›ndan “hay›r” oyu verip, “piflman” olan ve yeniden gelirse “evet” diyeceklerini aç›klayan “onurlu milletvekilleri” de son günlerde nedamet getirircesine bas›na birer birer yans›t›lmaya devam ediyor. Böyle olmasa dahi, hangi kafa yap›s›, 100 günlük icraat› süresince, faflist politikalar› uygulamakta tereddüt etmeyen, F tiplerinde katleden, Kürt halk›na yönelik devletin imha ve inkar politikas›n› sürdüren, halka yoksulluktan baflka hiçbir fley vermeyen bir meclise “teflekkür” ettiriyor, “bu meclis benim, meclisimi seviyorum!” diyebiliyor? Bu nas›l bir gerçe¤e gözlerini kapamakt›r ki, bir yandan “Kürt sorununun çözümü Türkiye'dedir” derken, öte yandan AKP’lisi, CHP’lisi ile Kuzey Irak’›n iflgalinden, TSK’n›n bölgeye gönderilmesinden yana olduklar›n› gizlemeyenleri kutlayabiliyor? ‹deoloji yok olunca, iktidar hedefi olmay›nca, muhaliflik düzenin icazetinde olunca, kemiksizlik “ayd›n olmak, sol olmak” olarak görülür hale gelince, faflizm gerçe¤i görülmek istenmeyince bunlar›n hepsi mümkün hale geliyor.

42

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Demokrasicilik oyununun küçük bir manevras› beyinlerin çarp›kl›¤›n› bütün ç›plakl›¤› ile ortaya ç›kar›yor. Ayn› meclisin, ayn› vekillerin verili koflullarda de¤iflen hiçbir fley olmad›¤› halde yar›n tezkere lehine oy vermeleri durumunda ne denilecek? “Ald›klar› güvenoyunu” tepe tepe Amerikanc›l›klar›nda kulland›klar›nda “Bar›fl Giriflimi” bu kez de “meclisi sevmiyorum” mu diyecek? Emperyalistlerin sald›r›lar›n› meflrulaflt›rmaktan baflka hiçbir ifllevi olmad›¤›nda bütün dünyan›n hemfikir oldu¤u BM, “uluslararas› meflruiyeti” ABD’ye verirse sorun kalmayacak m›? Ezilenlerin saf›nday›z diyenlerin meflruluk ölçüsü, Sezer’in “uluslararas› meflruiyeti” ile ayn› olabilir mi? * “Bu meclis beni temsil ediyor” demenin do¤al sonucu, o meclisin bütün kararlar›n›n sorumlulu¤unu da kabullenmektir. Bu meclis sizin ise, iktidar›n siyasi, ekonomik, bütün politikalar›n›n sorumlulu¤u üstlenilecek mi? Madem “bu meclis halktan güvenoyu ald›” o zaman, IMF paketine de sesini ç›karmamal› halk. Hatta o borçlara da, burjuva bas›n›n köfle yazarlar›n›n ars›zca dile getirdi¤i gibi, “bar›fl›n bedeli” olarak bakmal›, “benim borcum” demeli, hatta kimilerinin dile getirdi¤i gibi, “gönüllü olarak kat›lmal› IMF paketinin getirdiklerine”. Bar›fl Giriflimi aç›klamas›ndaki, “tüm bu savafl dayatmalar› karfl›s›nda direnmenin, ekonomik sonuçlar› da olabilir. Ve bu sonuçlar çok a¤›r olabilir. Ama toplum, bunun bedelini ödemeye, ekme¤i olanlar, olmayanlarla bölüflmeye haz›rd›r.” diyen kafa yap›s›, emek ad›na yola ç›k›p, “IMF borçlar› ertelensin” diyenle ayn› kafa yap›s›na sahiptir. Halk›n dayan›flmas›n› her koflulda örgütlemek devrimcilerin, solun do¤al ifllerinden biridir. Bunu iktidar› rahatlatmak, IMF talan›n› sürdürmek, özellefltirmelere devam etmesini sa¤lamak için yapmaz. ‹ktidarlar›n iflbirlikçiliklerinin, ülkemizi IMF’nin eline teslim etmelerinin, ya¤malanan zenginliklerin bedelini ödemenin, halk›n öfkesini yat›flt›rman›n s›k›nt›s› kendine sol diyenlere mi düflmüfl! Toplant›da sorular› cevaplayan, ÖDP’li Ahmet ‹nsel “ikinci zaferin” de ekonomide kazan›laca¤›n› söylüyor. Halka, reformist sol ad›na, “bu felaket tellallar›n›n bekledikleri iktisadi çöküfl tablosunu engelleme” görevini de yüklüyor. Nas›l engelleyece¤inin cevab› da aç›klamada yukar›daki gibi ifade ediliyor: Karfl›s›na geçip, “bar›fl m› istiyordun, o zaman bedelini ödeyeceksin” diyen iflbirlikçi iktidara boyun e¤erek, elinden al›nan ekme¤ine sesini ç›karmayarak...


Kendi bütçesini dahi yapamayan, emperyalizme siyasi, ekonomik, askeri olarak tam ba¤›ml› bir ülkenin meclisinin karar›na ‘görece ba¤›ml›l›¤› kurtard›k’ diye sevinen mant›k, halk›n açl›¤a sesini ç›karmamas›n› istiyor. * Solculuk, ilericilik, ayd›n olmak bu de¤ildir. Sol, sosyalist, ayd›n, ilerici olan›n görevi, iktidarlar›n kendi iç çeliflkileri, ABD ile çeliflkileri, halk›n muhalefeti ve daha say›labilecek onlarca etkenden dolay›, ortaya ç›kan sonucu “rejimin aklanmas›” do¤rultusunda kullanmak de¤ildir. Sol, iktidar› isteyen, politikalar›n› halk›n iktidar›n› kurmak için belirleyendir. Amerikan sald›rganl›¤›na kar-

fl› ç›karken de, AKP iktidar›na karfl› mücadele ederken de hedefinde bu vard›r. ‹ktidar hedefi yoksa, ABD’ye karfl› ç›k›fl› da, iflbirlikçili¤e hay›r deyifli de, düzenin (ve emperyalizmin) izin verdi¤i s›n›rlar› aflamaz. Meflrulu¤unu da o s›n›rlar içinde arar. Örne¤in, “tamam tezkere reddedildi, ama iflbirlikçilik sürüyor, ülkemiz ba¤›ms›z de¤il” diyerek, ba¤›ms›zl›k ve demokrasi bayra¤›n› yükseltir. 1 Mart sonras› kazan›lan morali, iktidar saflar›ndaki ve Amerikan cephesindeki moral bozuklu¤unu bu yönde de¤erlendirir. TBMM’nin karar›na olmayan misyonlar yükleyerek, karar›, “AB'ye daha yak›nlaflma” olarak selamlayarak elbette ba¤›ms›zl›k, demokrasi bayra¤› yükseltilemez.

Cumhuriyet Ayn› Elefltirileri Genelkurmay’a Yapacak M›? Genelkurmay Baflkan› 5 Mart günü yapt›¤› aç›klamada, Irak politikas›nda, Amerika ile yap›lan pazarl›klar ve iflbirli¤inde “hükümet ile ayn› düflünüyoruz” dedi. Yap›lan pazarl›klar› da savundu. Cumhuriyet sayfalar›nda, AKP iktidar›n›n ABD ile iflbirli¤i iliflkilerine, anlaflmalar›na, yap›lan aç›klamalara iliflkin söylenmedik söz, yap›lmad›k elefltiri kalmad›. Uflakl›k politikas› fleriatç›l›kla birlefltirilerek Amerikanc›l›klar› dile getirildi. fiimdi ayn› fleyleri Genelkurmay Baflkan› dile getiriyor. Kuzey Cephesi aç›larak daha az Amerikal› ölmesi düflüncesinin de kendilerine ait oldu¤unu itiraf ediyor. Cumhuriyet yazarlar› ayn› elefltirileri do¤al olarak Genelkurmay için de dile getirmek durumunda de¤il mi? Yoksa “bizim Genelkurmay›m›z›n Amerikanc›l›¤› iyidir” mi denilecek? Ortada mu¤lak olan, yok öyle de¤il denilebilecek bir durum kalmam›flt›r. Genelkurmay aç›klamas›, AKP iktidar›n›n yapt›¤› her fleyi “milli ordu”nun onay›n› alarak yapt›¤›n›n aç›k kan›t›d›r. Bugüne kadar da mu¤lak olan bir fley yoktu. Görmek isteyen için her fley olabildi¤ince aç›kt›. Amerikan iflbirlikçili¤inde “fleriatç› AKP” ile, “laikli¤in bekçisi ordu” aras›nda hiçbir fark yoktur, ayn› yerde durmaktad›rlar. Amerikanc› orduya tav›r al›nmadan, bu ülkede ulusalc›l›k yap›lamaz, ülkenin ba¤›ms›zl›¤› savunulamaz. Bu gerçek Hilmi Özkök’ün aç›klamas› ile birlikte, kendisine ulusalc› diyenlerin gözleri önü-

ne gelmifltir. Gerçe¤e gözleri kapamak, “fleriat” diye diye Amerikanc› orduya s›rt›n›z› dayamak, ulusalc›l›ktan vazgeçmektir.

fiovenizm Beyinleri Dumura U¤rat›r Kimi ayd›nlar›m›z Amerikan sald›rganl›¤›na karfl› olduklar›n› aç›kl›yor, öte yandan devletçilik, flovenizm beyinlerini öylesine dumura u¤ratm›fl ki, ordunun terör demagojisi ile Kuzey Irak’› iflgalini destekliyor. Amerikan karfl›tl›¤› ile beyinlerde yanan ›fl›k, umut veren yurtsever damardan akan kan›n önüne set çeker gibi, faflist devletin resmi politikalar›na gelip dayan›yor. Bu çarp›kl›k yeri geliyor F tiplerinde kendini gösteriyor, günü geliyor Kürt halk›n›n sindirilmesinde zuhur ediyor. Beyin katliamc›, 50 y›ll›k iflbirlikçi devletten ba¤›ms›zlaflmad›kça ayn› çeliflkilerin baflka baflka geliflmelerde de yaflanmas› kaç›n›lmazd›r. Bu da objektif olarak karfl› oldu¤unu söyledi¤ine asl›nda destek verme noktas›na kaç›n›lmaz olarak savuruyor. ‹deolojide, politikada, düflüncede beyinler egemenlerden özgürleflmedikçe, geliflmelere halklar›n cephesinden bak›lmad›kça bu sonuç de¤iflmeyecektir.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

43


Solun Beyni

Protestomu yapt›m, iflim bitti! 1 Mart mitingi, kat›l›m aç›s›ndan son dönemlerin en genifl kat›l›ml› mitingi oldu. O alan, daha önce de iflçilerin, memurlar›n ayr› ayr› yapt›klar› eylemlerde yüzbinleri a¤›rlam›flt›. Ama reformist politikalar, o kitleyi, tabiri caizse erittiler. Her türlü kitleselli¤in bunlar›n elinde (insiyatifinde) kald›¤› sürece ayn› ak›bete u¤ramas› kaç›n›lmazd›r. 1 Mart mitingine iliflkin izledikleri politikada da özünde, geçmiflin kitlesel mücadelelerini eriten ayn› anlay›fl egemendir. Miting öncesi tart›flmalarda, “meclise yürüme” önerisi getirilmifl, ancak bu kesimler öneriyi esas›nda tart›flmam›fllard›r bile. Her ne olursa olsun, mutlaka yasal s›n›rlarda kalma bir politika, bir “ilke” haline getirilebilir mi? Bunun tersi, her halükarda yasall›k afl›ls›n de¤ildir elbette. Zamana, zemine, konuya göre de¤iflir bu. Ama TBMM orada oylamay› sürdürürken, temel talebi o oylamayla ilgili olan bir eylemi bitirivermenin mant›¤› nedir? ‹cazetci-yasalc› anlay›fl, b›rak›n meclise yürümeyi, oylama sonucuna kadar alanda oturma eylemi yapmay› bile “icazet d›fl›na ç›kmak” olarak görmektedir. Polisin bu kesimlerin “icazetci” nabz›n› almas›ndan bu yana, eylemler sürekli geri, daha geri biçimlere mahkum

Biz ne kadar “demokratik”iz? Geçen hafta, E¤itim-Sen taraf›ndan “E¤itim Yönetimi ve Üniversitelerde Demokratik Yap›lanma” adl› bir sempozyum düzenlendi. AKP hükümetinin haz›rlad›¤› yeni YEK tasar›s›n›n da tart›fl›ld›¤› sempozyumda, sendikac›lar, ö¤retim üyeleri vard›, hatta sempozyuma, Almanya’dan Rusya’dan bile davetli konuflmac›lar da kat›lm›flt›. Ama... “Üniversitelerde Demokratik Yap›lanma”n›n tart›fl›ld›¤› bu toplant›da ö¤rencileri temsilen hiç bir konuflmac› yoktu. Ö¤renci gençli¤in örgütlenmeleri davet edilmemiflti bu toplant›ya. fiimdi kendi kendinize düflünün bir; neden? E¤itim-Sen, neden gençlik örgütlenmelerini ça¤›rmam›flt›r bu toplant›ya?

44

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

edilmifl, caddelerdeki yürüyüfller kald›r›mlara tafl›nm›fl, meydanlardaki aç›klamalar, parti binalar› önüne hapsolmufltur. Oligarfli bu kesimlerin mant›¤›n› bildi¤i için, zaman zaman “yasaklad›m” diyor ve herhangi bir zaman dilimindeki o eylemi-mücadeleyi bitiriyor. Mitingleri rahatl›kla yasaklayabiliyor, onun, o saatten sonra “yasa¤› protesto için befl on kiflilik bir bas›n aç›klamas› yapmas›” düzeni hiç de rahats›z etmiyor, düzen amac›na ulaflm›fl oluyor. Ayn› kafa Gazi ayaklanmas›nda, esnaf eylemlerinde “sa¤duyu” ad›na mücadeleyi geri çeken bir rol üstlenmedi mi? Diyelim ki 1 Mart’ta orada bir grup ç›kt› ve meclise yürüdü... O zaman da damga hemen haz›r; ona da “provokasyon” denilecekti. Yasall›k m›, meflruluk mu? 1980’li y›llar›n sonlar›nda Demokratik Kitle Örgütleri yayg›nlafl›rken tart›fl›lan konular›n bafl›nda bu vard›. Art›k bir yan›yla afl›lm›fl olmas› gereken bu konu, reformizmin statükolar›yla mücadeleye daha zarar verici bir anlay›fla dönüfltü. Sonuç al›c› bir mücadeleyi hedefliyorsak, muhalif, protest çizgiden, bunun için de icazetci zihniyetten Gençlik örgütlenmelerini neden ça¤›rmad›larsa, ony›l› aflk›n bir süredir devam eden 6 Kas›m boykot eylemlerine de ayn› nedenle etkili-örgütlü bir tarzda kat›lmam›fllard›r. Gençli¤i “potansiyel suçlu” gibi gören, gençlik örgütlenmelerini “örgütlerin uzant›s›” olarak lanse eden egemen s›n›flar›n propaganda ve demagojisi bu kesimleri de etkisi alt›na alm›flt›r. Gençlik örgütlenmeleriyle yanyana olursam “yasad›fl› örgütlerle” yanyanaym›fl›m gibi görünürüm kayg›s›n› tafl›yorlar. Evet, o örgütlenmelerin bir ço¤u devrimci bir nitelik tafl›yor. Ama bundan niye rahats›z olsun demokratik bir kitle örgütü? Karfl›m›za ç›kan ayn› kafa yap›s›d›r; icazetci mant›k. ‹cazetci kafa, demokrat olamaz elbette. Mumcu onlar› “kat›l›m” d›fl› b›rak›r, onlar da devrimci gençlik örgütlenmelerini. ‹ktidarla bu noktada buluflulmufl olur!


ç›kmal›y›z.

*** ‹HT‹YAÇ; SÜREKL‹L‹⁄‹ OLAN ÖRGÜTLEY‹C‹ B‹R B‹RL‹K “Acil, yak›c›” gündemlerin biri bitmeden, biri bafll›yor. Üç y›l F tipleri gündemdeydi. Hemen ard›ndan IMF’nin yoksullaflt›rma program› gündeme geldi. Ard›ndan ABD’nin Irak'a sald›r›s›... Her gündemde ayn› eksiklik yaflan›yor, örgütsüzlük... Tüm sol güçleri birlefltirip, halk›n de¤iflik kesimlerini harekete geçirebilecek bir örgütlenmenin eksikli¤i yaflan›yor. Her gündem için flu veya bu biçimde toplan›l›yor, biraraya gelebilenler biraraya geliyor, sanc›l› ve uzun tart›flmalarla platformlar, koordinasyonlar, birlikler oluflturuluyor. Kimi zaman ise bu da olmuyor. Karfl›m›zdaki somut sorun fludur: halk›n, solun, devrimci demokrat kesimlerin bu h›zl› geliflmeler karfl›s›nda ayn› h›zl›l›kta harekete geçmeyi sa¤layacak bir ortak örgütlenmeleri yoktur. Bu köflede Halk Cephesi önerimizi çeflitli defalar yazd›k, birlik sorunu üzerine düflüncelerimizi, elefltirilerimizi, önerilerimizi gündeme getirdik. Ve solda hala Cephe tarz›

bir ortak örgütlenmenin eksikli¤ini yafl›yoruz. Bugün Irak, yar›n baflka sald›r› politikalar› gündeme gelecektir ve tüm bu sald›rganl›¤a, zulme, soygunculu¤a karfl› halk›n mücadelesini kesintisiz biçimde örgütleyebilmek zorunlulu¤u ortadad›r. Her defas›nda ayn› enerjiyi tekrar tekrar harcamak, zaman›m›z› ve enerjimizi bofla harcamakt›r. Çal›nan zaman ve enerji, mücadeleden çal›nm›fl olmaktad›r. Örne¤in aylarca emek harcanarak platformlar, koordinasyonlar kuruluyor, sonra “gündem geçince” da¤›l›yor. Sonra yeniden farkl› bir gündem için aylarca ayn› çaban›n, enerjinin harcanmas›... Bu sa¤l›ks›zl›¤› giderme görevi önümüzdedir. Harcad›¤›m›z enerjiyi, zulme, yoksullu¤a, emperyalizme karfl› mücadelenin süreklili¤ini gözeterek kal›c› örgütlenmelere dönüfltürmek, genifl kesimleri bir Halk Cephesinde birlefltirmek baflar›lamaz bir görev de¤ildir. Keza bu tarz bir Halk Cephesi tüm dünyada “ortak hareket etme e¤iliminin güçlendi¤i” ayn› çerçevede oluflturulan örgütlenmelerle iliflkiye geçebilecek, ülkemizdeki devrimci, demokrat örgütlenmeleri temsil edebilecek bir kurum olacakt›r. Engeller, zorluklar yok de¤ildir; ama istenirse afl›l›r. Mevcut birlikteliklerin mücadele alan›n› geniflletmek, iflleyiflini kurumlaflt›rmak, bu do¤rultuda at›lacak bir ilk ad›m olabilir.

Ç‹ZG‹YLE

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

45


‹fiTE SUSURLUK DEVLET‹'N‹N ADALET‹! ARMUTLU'DA BOMBA VE KURfiUN YA⁄MURLARI ALTINDA KALANLARIN YARGILANMASI SÜRÜYOR 5 Kas›m 2001' de Küçükarmutlu'da ölüm orucu yap›lan evlere bir operasyon düzenlenerek 4 kifli katledilmiflti. Operasyonda çok say›da gaz, bomba ve kurflunlar kullan›l›rken pek çok insan sakat kalm›fl ve 19 kifli, haklar›nda örgüt üyeli¤inden dava aç›larak tutuklanm›flt›. *Katliam amaçl› bu operasyonu gerçeklefltirenlere dava aç›lmazken orada, operasyonda yaralananlara aç›lan dava, 7 Mart 2003 cuma günü ‹stanbul 2 No'lu DGM'de görüldü. Davaya Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi ve Bak›rköy Kad›n ve Çocuk Tutukevi'nde tutuklu tüm san›klar kat›ld›. ‹zleyici olarak ise Armutlu halk›ndan, tutsak ailelerinden, TAYAD'l› ailelerden, ölüm orucu gazilerinden 150 'den fazla kifli kat›ld›. ‹zlemeye gelenlerden salonun küçüklü¤ü gerekçe gösterilerek sadece 30 kifli içeri al›n›rken geri kalanlar salonun d›fl›nda koridorda tutuldular. Bir süre sonra orada bulunmalar›ndan dahi rahats›z olan heyet koridorda bekleyenleri mahkeme d›fl›na ç›kard›. D›flar›da mahkemeye giremeyen aileler ellerinde k›rm›z› mendil, Armutlu flehitlerinin foto¤raflar› ve "Adalet istiyoruz" dövizleri ile bekliyorlard›. Evet, Sultan, Arzu, Bar›fl, Bülent ellerde resimlerde, yüreklerdeydi. Onlar› öldürdüklerini sananlar yan›l›yorlard›. Mahkeme önünde bekleyenlerin "Armutlu fiehitleri Ölümsüzdür", "Devrim flehitleri

TAVIR’IN DURUfiMASI GÖRÜLDÜ Kültür Sanat Yaflam›nda Tav›r dergisinin Eylül 2002 Tarihli 7. say›s›nda yeralan befl yaz› ve Pablo Neruda’ya ait bir fliirin de yerald›¤› yaz›lar nedeniyle aç›lan davan›n ikinci duruflmas› ‹stanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görüldü. Duruflmaya derginin sahibi Muharrem Cengiz’in sorgusuyla baflland›. Muharrem Cengiz’ in sorgusunun ard›ndan savc› Yaz› iflleri Müdürü Ahu Zeynep Görgün’ün TCK 169. Maddeden cezaland›r›lmas›na, Tav›r Dergisi’nin kapat›lmas›na ve Muharrem Cengiz’in beraatine karar verilmesine iliflkin mütalaas›n› sundu.. Mütalaa verilmesinin ard›ndan san›klar vekili Av.Özgür Gider san›k Muharrem Cengiz’in daha sorgusu yap›l›r yap›lmaz savc›n›n mütalaa vermesinin do¤ru olmad›¤›n›, yap›lan savunman›n etki ve tesirinin olmad›¤›n›n peflinen kabul edilmifl oldu¤unu, bu flekilde "yarg›lama" ifllemi yap›lamayaca¤›n› söyledi. Duruflmaya ara verilmesinin ard›ndan san›k avukat›n›n tekrar duruflma salonuna ça¤r›lmas›n›n ard›ndan bir gerginlik yafland›. San›k avukat›n›n savc›n›n mütalaas›na iliflkin itiraz›na sinirlenen

46

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

Ölümsüzdür", " Katiller Yarg›lans›n" diye hayk›rd›klar› sloganlarda da onlar vard›. Operasyonda flehit düflenlerin yan›nda olup yaral› olarak ç›kan Zehra Kulaks›z ölüm orucu ekibinden Eylem Göktafl duruflmada:" Yan›mda 4 arkadafl›m öldü. Ben de ölebilirdim. Özkan ve Ahmet Güzel'i tan›yorum." diyerek Özkan ölüm orucunda oldu¤u için ona yard›m etmek amac›yla orada oldu¤unu belirtti. Tekirda¤ F Tipi Hapishanesi'nden getirilen Ahmet Güzel ise: "ABD Irak'› iflgal etmeye çal›fl›yor. Bu konuda herkesi duyarl› olmaya çal›fl›yoruz. Hükümet de suç ortakl›¤› yapmamal›. Akflamlar› Saat:20.00'de gerçeklefltirilen ›fl›k söndürme eylemlerine F tiplerinde biz de kat›l›yoruz." dedi. Tutsaklar mahkemeye girifl ve ç›k›flta sloganlar›yla ABD sald›rganl›¤›n› lanetlediler ve "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz" slogan›n› att›lar. Dava tutsaklar›n savunmalar› al›nmak üzere 30 may›s 2003 tarihine ertelendi.

duruflma üye hakiminin Av. Özgür Gider’e yüksek sesle " Savc› Bey istedi¤i flekilde mütalaa verir. Sorgu yapmadan da ceza veririz. Sen sabr›m›z› tafl›r›yorsun" dedi. Av.Özgür Gider ise gerekli cevaplar› vererek "savunma hakk›n›n engellenemeyece¤ini, bu flekilde bir hakimin konuflamayaca¤›n›" belirtti. Mahkeme heyeti esas hakk›nda savunma haz›rlanmas› için süre vererek duruflmay› 20 gün sonras›na 25 Mart’a erteledi. DGM’deki benzer ve di¤er davalarda ve hatta tutuklu dosyalar›nda 3-4 ay sonras›na duruflma verilirken 20 günlük savunma süresi verilmesi "sabr› taflan hakimin" kürsüde verdi¤i kararlar›n hukukili¤i konusunda iyi bir gösterge oldu. Daha sonra fiili Baflkonsoloslu¤una bir ziyarette bulunan Tav›r Dergisi yetkilileri fiili Baflkonsolosu Avukat . Mordo Dinar ile görüfltü. fiili Baflkonsolosuna kendi ülkelerinin ozanlar›n›n bu ülkede örgüt propagandas› yapmakla yarg›land›¤›n› belirterek haz›rlad›klar› dosyay› konsolosluk yetkilisine sundular. Tav›r Dergisi yetkilileri ilettikleri dosyan›n Av. Mordo Dinar taraf›ndan Ankara" da bulunan fiili Büyükelçili¤ine iletilece¤ini söyledi¤ini belirttiler.


Daha Ak›t ki Kan›m›z› Tez Bo¤ulas›n Bush, “tarih yazaca¤›n›” söyledi¤i konuflmas›nda, Saddam'›n devrilmesinin Filistin'deki afl›r›lar› patronsuz b›rakaca¤› için, gerçek demokratik bir Filistin devleti sürecini h›zland›raca¤›n›” buyurdu. ABD, ‹srail’e deste¤ini her yineledi¤inde Filistin sokaklar›nda dökülen kan deryaya döndü bugüne kadar. Yine öyle oldu. 5 Mart gecesi Gazze’de Cebali Mülteci Kamp›’na giren ‹srail askerleri 11 Filistinli’yi katletti, 140 kifli yaraland›. 20 tankla kampa giren siyonistler helikopterlerden, tanklardan halka katliam amaçl› atefl açt›. Kamp kan gölüne döndü. Genç, yafll›, kad›n erkek kanlar› birbirine kar›flt›. Katliam› görüntülemek isteyen gazeteciler de sald›r›dan nasibini ald›, ‹srail kurflunlar›yla iki gazeteci yaraland›. ‹srail vahfleti dünyan›n dikkatinden kaç›r›lmak 6 Mart’ta, CumOligarflinin K›br›s hurbaflkan› Sezer’in, “KKTC Cumhurbaflkan›” Rauf Denktafl’›n, Genelkurmay’›n ve AKP hükümetinin kat›l›m›yla, bir “K›br›s Zirvesi” yap›ld›. Toplant›n›n amac›, BM Genel Sekreteri Annan’›n K›br›s’a iliflkin haz›rlad›¤› plana verilecek cevap belirlenecekti. Asl›nda cevap belliydi. Nitekim, “zirve” de bu cevab› teyid etti. Toplant› sonras› yap›lan aç›klamada, “Annan Plan›”n›n kabul edilemeyece¤i, karfl› önerilerin yap›laca¤› aç›kland›. AKP’nin “flerh”lerinin bir belirleyicili¤i olmad›¤› bu konuda da görüldü. Annan’›n önerilerinin ne olup olmad›¤› oligarfli ve Denktafl için önemli de¤ildi zaten. Önemli olan K›br›s’ta mevcut statükonun devam ettirilmesiydi. Öte yandan hem ABD, hem Avrupa emperyalizmi de bast›r›yor; oligarflinin sonuna kadar onlara hay›r demesi de mümkün de¤il; ama sorun biraz daha sürece yay›l›yor.

istenirken, son sald›r›dan önce de kan›m›z akt›: Gazze fieridi'ndeki El-Bureyc Mülteci Kamp›'na Amerikan mal› savafl helikopterleri eflli¤indeki 70 tankla sald›ran siyonistler, biri hamile bir kad›n olmak üzere 8 kifliyi katletti, 15'i a¤›r 40 Filistinliyi de yaralad›. 28 fiubat gecesi ise zulüm Han Yunus mülteci kamp›ndayd›, burada da iki Filistinli katledildi, yedi katl› bir bina y›k›ld›. Ayn› gün Han Yunus’a yak›n Nusayriya Kamp›'ndaki sald›r›da ise, biri 13 yafl›nda iki Filistinli flehit edildi. Akan kan›m›z öfkeyi büyüttükçe, intifada da teslim al›namayaca¤›n› Hayfa’da hayk›rd›. ‹srail’in Hayfa kentinde bir otobüse yönelik düzenlenen “intihar sald›r›s›nda” 15 ‹srailli öldü, 40’› yaraland›. Bu arada 34. kurulufl y›ldönümünü Lübnan’da yapt›¤› bir toplant›yla kutlayan Filistin Demokratik Halk Cephesi’nin Merkez Komite üyesi Süheyl Natur, "Bu toplant› yürüyüflümüzün devam etti¤inin, flehitlerimize ba¤l›l›¤›n iflaretidir" sözleriyle direniflçi güçlerin kararl›l›¤›n› dile getirdi. Filistin’de akan kan bizim kan›m›zd›r, ezilen halklar›n kan›d›r. ABD sald›rganl›¤›na karfl› ç›kanlar ‹srail terörünün karfl›s›nda da sesini yükseltmeli; ‹srail’in katliamlar›, Amerikan sald›rganl›¤›n›n bir parças› oldu¤u unutulmamal›d›r. iktidar› ve Türkiye oligarflisinin “çözümsüzlük politikas›” protesto edilmifl; bu mitingin ard›ndan Denktafl taraf›ndan organize edilen bir baflka mitingde ise, eski Ülkü Ocaklar› Baflkan› Azmi Karamahmuto¤lu konuflturulmufltu; MHP’li Karamahmuto¤lu, K›br›s halk›n› tehdit ederek “buray› kan gölüne çeviririz...” demiflti. Bu do¤rultuda ilk ad›m› att›lar. 27 fiubat’ta K›br›sl› Türkler, bir kez daha taleplerini dile getirmek için meydandayd›lar. Bu kez alanda 70 bine yak›n K›br›sl› vard›. Miting öncesi halka mitinge kat›lmamalar› do¤rultusunda yap›lan tehditlere ilaveten, mitingin yap›laca¤› ‹nönü Meydan›’na oldukça güçlü iki adet bomba yerlefltirildi. Bombalar bulunup etkisiz hale getirilirken, KKTC yetkilileri bu olayla ilgili bir aç›klama yapmad›lar. Kontrgerilla K›br›s’ta iflbafl›nda. ‹flgale, yoksullu¤a hay›r diyerek meydanlar› dolduran K›br›s halk›n› sindirmek, bölüp parçalamak için her türlü yöntem devrede. Önceki say›m›zda aç›klad›¤›m›z gibi, rüflvet de, kontrgerilla bombalar› da bu do¤rultuda kullan›l›yor.

zirvesinde karar:

‹flgale, Provokasyona devam!

Halk›n iradesine karfl› kontrgerilla bombalar› Hat›rlanaca¤› gibi, bir süre önce K›br›s’ta halk›n üçte birinin kat›ld›¤› bir miting yap›larak Denktafl

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

47


‹ngiltere’de Halk Meclisleri 1 Mart’ta Savafla Karfl› Uluslararas› Koordinasyon’un ‹ngiltere’de yap›lan ve 26 ülkeden 129 kiflinin kat›ld›¤› toplant›n›n gündemlerinden biri de Halk Meclisleri oluflturma ça¤r›s›yd›. Toplant›y› izleyen Medya TV’ye konuflan, ‹ngiltere’de milyonlarca insan›n kat›ld›¤› eylemleri örgütleyenlerden International Socialism Dergisi’nin Editörü, SWP üyesi ve Savafl› Durdur Koalisyonu’nun aktif üyelerinden John Rees, kurulufl çal›flmalar›n› sürdürdükleri HALK MECL‹SLER‹ hakk›nda da bilgi verdi. ‹ngiliz Parlamentosu’nun meflruiyetini yitirmeye bafllad›¤›n›, halk›n kendi taleplerini dile getirece¤i bir olufluma gideceklerini belirten ‹ngiliz savafl karfl›tlar›nda John Rees’in konuflmas›ndan bir bölüm flöyle:

Alternatif bir politik merkez “Savafl› Durdur Koalisyonu’ndaki belli insiyatifler; 15 fiubat eylemi üzerine tart›flmaya devam ediyor. Tart›fl›lan en önemli konu ise, bir Halk Meclisi oluflturma ça¤r›s› ve Halka Sor kampanyalar›d›r. Toplumda hükümetin demokratik meflruiyetine dair flüpheler daha da artm›fl durumda. Tüm ülke çap›nda; kitlesel toplant›larda sendikalardan, camiler-

Onlar›n mücadelesi hem örnektir hem de örnek gösterilmelidir Almanya Lübeck Hapishanesi’nde tutsak olan Rainer Dittrich’in F tiplerindeki tutsaklar› desteklemek için açl›k grevi sürüyor. Dittrich, “Türkiye'deki içeride ve d›flar›da savaflan yoldafllara kalpten selamlar›m› iletir ve kesintisiz devrimci deste¤imi garanti ederim. Onlar›n mücadelesi hem örnektir hem de örnek gösterilmesi gerekir. fiehitleri düflünüyorum ve size s›k› s›k› sar›larak selamlar›m› iletiyorum.” sözleriyle noktalad›¤› mektubunda, “Avrupa'da, kendisine solcu devrimciyim diyenler içerisinde, mücadelede ve harekete geçirmede, örgütleme derecesindeki eksikli¤in ilk ve ayn› zamanda en büyük zaaf” oldu¤unu belirtirken, kendi durumunun sorulmas›na, enternasyonalist bilinçle, “biz tüm olanaklar› Türkiye'deki savaflan yoldafllara sunmak durumunday›z. Buna bakarak benim kiflisel durumum lüks say›l›r.” mütevaz›l›¤› ile cevap veriyor Dittrich.

48

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

den, kiliselerden, farkl› kurulufllardan 3300 delege seçtik. Bu oluflumun alternatif bir politik merkez haline getirilmesine yard›mc› oluyoruz. Ki böylelikle hükümetin Irak’a sald›rmamas›n› talep edebilecek bir birlikteli¤i sa¤layacak kat›l›m› oluflturmaya çal›fl›yoruz. ... Oluflturmak istedi¤imiz Halk Meclisi’nin; sendikalar›n greve ç›kmalar›n› sa¤lamaya yard›mc› olacak bir otorite haline gelmesini umut ediyoruz... Fransa, Rusya ya da Çin hükümetlerine de¤il, afla¤›dan-tabandan örgütlenen kitle hareketlerine güveniyorum... Dünyadaki; yaflad›klar› sorunlar›n, büyük güçlerle kuracaklar› ittifaklarla gelece¤ine inanan birçok siyasi hareket var. Fakat bu felaketten baflka bir fley getirmedi, getirmez de. Sadece ve sadece tabanda örgütlenmeyi infla eden, s›radan halk›n temsilcisi olacak örgütler, kendi kendisinin kurtuluflu için mücadeleye kat›lacak olan halk, yaflad›¤› sorunlar› çözüme kavuflturacakt›r...”

YURTSEVERL‹K ve ‹HANET.... Bu iki kavram herhalde hiçbir dönem bu kadar ç›plak hale gelmedi. Yurtseverlerin kim, hainlerin kim oldu¤u 70 milyon taraf›ndan görülür hale geldi. Gerçekler görüldükçe, o gerçekleri ony›llard›r dile getirenleri susturmak düzenin bask› kurumlar› için daha bir önem kazand›. Dergimizin 50. say›s› "‹hanet ve Yurtseverlik" bafll›kl› yaz›m›zdan dolay› ‹stanbul DGM taraf›ndan toplat›ld›. Toplatma karar›, gerçek yurtseverlerin alevler aras›ndaki “Yaflas›n Tam Ba¤›ms›z Türkiye” slogan›n› tarihten de silebilir mi? Ya onlar› katledenlerin kime hizmet ettikleri gerçe¤ini de¤ifltirebilir mi? Peki Türkiye’nin dört bir yan›nda meydanlarda ayn› gerçekleri hayk›ran sloganlar ne olacak? Onlar için de DGM’nin bir “toplatma karar›” var m›? Düzeltme: Geçen haftaki say›m›zda Kartal'da düzenlenen ABD karfl›t› eyleme ‹flçi Köylü okurlar›n›n kat›ld›¤›n› yazm›flt›k. Dergimizi arayan ‹flçi-Köylü okurlar› eyleme kat›lmad›klar›n› belirttiler.


ARMUTLU HALKI YIKIM TEHL‹KES‹NE KARfiI B‹RLEfi‹YOR Küçük Armutlu ve Büyük Armutlu'nun baz› mahallelerinde ‹stanbul Teknik Üniversitesi ve K›z›lay'›n y›k›m baflvurusu sonucu ihbarnameler gelmeye bafllad›. Postadan gelen mektuplarda flimdiye kadar arsalar›nda iflgalci durumda olduklar›n› evlerini boflaltmalar›n› ve flimdiye kadar oturduklar›n›n bedelini ödemelerini isteyen tebligatlar ç›k›yor zarflardan. Ayr›ca y›k›m için yapacaklar› masraflar› da halktan istiyorlar (bize para verin, sizin evinizi bafl›n›za y›kal›m!). Buna karfl› Armutlu halk› ve çevredeki gecekondu bölgeleri, y›k›m› engellemek için çeflitli örgütlenmeler ve komiteler kurarak çal›flmaya bafllad›. Y›k›m için baflvuran kurumlar as›l olarak mahallenin örgütsüz bölgelerinden bafllad›lar. Y›llard›r mücadele eden Armutlu halk› bu çirkin politikan›n ne anlama geldi¤ini (s›ran›n kendisine gelece¤ini) biliyordu. Ayr›ca y›llar›n mücadelesi içerisinde çözümün örgütlenme ve birliktelikle olaca¤›n› kavram›flt›. Bu do¤rultuda kahvehanelerde ve Pir Sultan Abdal Kültür Derne¤i'nde çeflitli aral›klarla toplanarak çözüm aray›fl›na gittiler. Buradan ç›kan karar›n özü y›k›mlar› durdurmak için tek güç halk›n gücü oldu¤u bunu göstermek için de 6 Mart Perflembe günü Mahkemeye kitlesel olarak kat›lma fleklindeydi. Bu karar do¤rultusunda komiteler kurularak ev ev ve kahvehaneleri dolaflarak halk y›k›ma karfl› mahkemeye ça¤r›ld›. Bu çabalara (PSAKD, Yöre-Der, Halkevleri) des-

tek verdiler ve bundan sonra da bu hakl› davan›zda yan›n›zda olaca¤›z sözü verdiler. Küçük Armutlu Çarflamba Pazar› Meydan›'nda toplanan halka Sar›yer Belediyesi'nin göndermifl oldu¤u otobüslerle bir iki sefer yap›l›p ve yetersiz kal›nca halk›n kendi imkanlar› do¤rultusunda bulduklar› araçlarla Sar›yer Çay›rbafl›'nda bulunan mahkemeye kat›lmak üzere tekrar birlefltiler. Yaklafl›k 1500 kiflinin topland›¤› alanda çocuklar ve kad›nlar en önde olmak üzere pankartlar, dövizler ve sloganlarla kortej oluflturarak mahkeme binas›na do¤ru yürüyüfle geçtiler. "‹TÜ Bilim Yuvas›d›r Y›k›m Yuvas› De¤ildir" pankart› en önde yer al›rken Halk ellerinde "Yuvam›z› Y›kt›rmayaca¤›z", "Can Bedeli de Olsa Direnece¤iz", "Armutlu Bizimdir Bizim Kalacak" vb. dövizlerle coflkulu ve kararl› bir flekilde mahkemeye do¤ru yürümeye bafllad›lar. Yaklafl›k 100 metre kala yolu kesip halk›n önüne barikat kuran polisler buradan itibaren izin vermeyeceklerini sadece duruflmas› olanlar› adliyeye alacaklar›n› söylediler. Halk "Armutlu Bizimdir Bizim Kalacak","Can Bedeli Direnece¤iz Y›kt›rmayaca¤›z","Halk Burada Baflkan Nerede" vb. sloganlar› att›. Y›k›m davas› olanlar Saat: 15.00'a kadar süren duruflmaya grup grup al›nd›lar ve duruflma sonras› bir sonraki duruflmaya daha kitlesel kat›laca¤›n› belirterek eylemi bitirdiler.

SERDAR KARABULUT VE ÖZLEM TÜRK’ÜN KIRK YEMEKLER‹ VER‹LD‹ Serdar Karabulut ve Özlem Türk’ün k›rk yemekleri do¤up, büyüdükleri köylerinde ailelerinin de¤er ve geleneklerine uygun bir flekilde köylüleri ve TAYAD’l›lar›n da kat›l›m› eflli¤inde 1 ve 2 Mart tarihlerinde verildi. Serdar Karabulut’un k›rk yeme¤i kendi köyü olan Aliflar (Amasya-Merzifon)’da, Özlem Türk’ünkü de Çetmi (Amasya-Gümüflhac›köy) köyünde verildi. Jandarman›n yo¤un bask›s›na ra¤men onlar› sevenlerin sahiplenmesi engellenemedi. K›rk yeme¤ine kat›lmak üzere köye gelen herkesin kimlik bilgilerini alan jandarma kat›l›m› engellemek için içi asker dolu araçla köy meydan›nda bekleyerek bask› uygulamaya,gözda¤› vermeye çal›flt›. Rütbeli askerlerin sivil k›yafetler giyerek köy kahvesinde ve kimi evleri dolaflarak köy halk›n›n k›rk yeme¤ine kat›l›m›n› engellemeye çal›flmas› ÖO direnifli ve flehitlerinin yaratt›¤› etkiyi k›rma amaçl› halka yönelik sald›r›n›n bir devam›yd›. K›rk yeme¤ine kat›lan TAYAD’l›lar ve arkadafllar› Serdar ve Özlem’in mezarlar› bafl›nda anmalar›n› da yapt›lar.

Ekmek ve Adalet / 9 Mart 2003 / Say› 51

49


kahramanlar ölmez KAYIP

Koray DO⁄AN

Yusuf ER‹fiT‹

fiehitlik tarihi: 8 Mart 1972 fiehit düfltü¤ü yer: Ankara fiehit düflme flekli: ODTÜ ö¤rencisi Koray Do¤an, Ankara'da Dev-Genç örgütlenmesi içinde yer ald›. Hareketin partileflti¤i süreçte Parti-Cephe iliflkileri içinde oldu. 12 Mart’›n a¤›r koflullar›nda bir çok görev üstlendi. Mahir’lerin Maltepe Hapishanesi’nden firar etmesinden sonra onlara yer bulma, iliflki kurma görevini yerine getirdi¤i günlerde, polis taraf›ndan kurulan pusuda, s›rt›ndan vurularak katledildi.

Tokat’l› yoksul bir köylü ailesinin çocu¤uydu. Yoksul halk›n mücadelesinin içindeydi. ‹stanbul’da pusuya düflürülerek gözalt›na al›nd›. Muhtemelen gözalt›na al›nd›ktan üç gün sonra 17 Mart’ta iflkencede katledildi. Cesedi kaybedildi.

fienol fiENER

Yücel MARAL

Bereketlidir vatan topra¤› Bir ana flevkatiyle sarmalar direnç çiçeklerini Bir kök salmaya görsün yüzy›llara uzan›r Emri billah bir daha kopar›lamaz kan›na iflledi¤i topraktan... Ucundan kopar›lsa kald›r›r bafl›n› yine ulu göklere Kökünden kopar›lsa dört bir yandad›r tohumlar›... Sevgi ile okflayan da¤ rüzgarlar›yla dansederek ifller yine kan›n› topra¤a.

fiehitlik tarihi: 8 Mart 1979 fiehit düfltü¤ü yer: ‹stanbul fiehit düflme flekli: Bir Dev-Gençli olarak Y›ld›z ‹DMMA’da anti-faflist mücadelede yerald›. 8 Mart’ta polisin kald›¤› eve yapt›¤› bask›n s›ras›nda rahats›zlanarak aram›zdan ayr›ld›.

Yavuz YAZLI

Ali Faik ÖZKAN

fiehitlik tarihi: 12 Mart 1994 fiehit düfltükleri yer: Ordu/Ünye fiehit düflme flekli: Karadeniz K›r Gerilla Birli¤i’nden, Yücel Maral komutas›ndaki grup, Ünye ilçesi Ball›k köyü yak›nlar›ndaki Döfleme Ormanlar›’nda kuflat›ld›lar. Ç›kan çat›flmada befl gerilla flehit düfltü. Yücel MARAL, 1988’de Dev-Genç saflar›nda mücadeleye at›ld›. ‘93 bafllar›nda gerillaya kat›ld›. Yavuz YAZLI, Karabük Demir-Çelik Fabrikas›’nda ç›rakl›k e¤itimindeyken devrimci hareketle tan›flt›. Kararl›l›¤›, militanl›¤›yla önce Milis çal›flmalar›nda yerald›, ard›ndan gerilla birli¤ine kat›ld›. Ali Faik ÖZKAN, mücadeleyle tan›flal› fazla olmam›fl, ‘93 Aral›k ay›nda birli¤e kat›lm›flt›. Bar›fl ATALAY, Gümüflhac›köy’de tütün emekçilerinin örgütlenmesinde aktif olarak yer ald›ktan sonra ‘93 Aral›k ay›nda mücadele alan›n› de¤ifltirmiflti. ‹rfan YEN‹LMEZ, 1988’de Uluda¤ Üniversitesi’nde devrimci mücadeleyle tan›flt›. Yeni Çözüm Bursa temsilcili¤i, UL-DER yöneticili¤i yapt›. Do¤u Karadeniz Bölge Sorumlulu¤u’nu üstlendi. ‘93 Aral›k’›nda Karadeniz K›r Birli¤i’ne bir savaflç› olarak kat›lm›flt›.

Bar›fl ATALAY

‹rfan YEN‹LMEZ


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
AdaletWeb051 by sol yayin - Issuu