Skip to main content

AdaletWeb008

Page 1

Haftal›k Dergi Say›: 8 13 May›s 2002

Bir umut seli gibi... Ufukta ›fl›ldayarak ak›yor nehir...

F‹YAT (KDV Dahil) 750 000

www.ekmekveadalet.com

Terör demagojisi, açl›¤›n ve zulmün, halklar›n meflru mücadelesini bo¤man›n, maskesidir!

Terör Demagojisine Karfl› Birleflmek Haklar ve Özgürlükler ‹çin Birleflmektir

Haydi kardeşler Bizleri bekler kavgaya akan nehirler Gelecek ellerimizde Yürüyün haydi Özgürlüklere giden yollar önümüzde www.ekmekveadalet.com

Direnme Savafl›nda 571. Gün info@ekmekveadalet.com

S‹NCAN, KANDIRA, TEK‹RDA⁄, KIRIKLAR, ED‹RNE F T‹PLER‹NDE, BAKIRKÖY TUTUKEV‹NDE

8. Ekipler Ölüm Orucuna Bafllad›


Kavga günümüz... k›z›l bayrakl› umudumuz

Bundan daha fazlas› olmas›n diye. Ama olacak. Bu coflku, bu kararl›l›k, bu kitlesellik, katlanarak büyüyecek. Kavga bu, azal›r artar›z, ilerleriz gerileriz, ama her seferinde daha ileriye ulafl›r›z. Bak›n, K›z›ldere’den bu yana, böyle bir geliflim göstermifltir bizim çizgimiz. 12 Martlar›, 12 Eylülleri yaflam›fl›z. 12 Temmuzlar, 17 Nisanlar, 13 Eylüller, 19 Aral›klar yaflam›fl›z. Yine de devam etmifliz yürüyüflümüze. “Kül oldular” dedikleri yerden yeniden do¤mufluz. Bak›n, bak›n at›lan sloganlara. Kim durdurabilir bu ülke tarihinin gördü¤ü en büyük zulme karfl› 18 ayd›r direnme savafl›n› sürdürenleri. Hem meydandaki kitle, özel olarak da bizim kortejimizdekiler, tertip komitesinin att›rd›¤› sloganlar› de¤il, kendi sloganlar›n› at›yor; kendi sloganlar› devrimci, öfke dolu, hesap sorucu... Umudun ad›n› hayk›r›yorlar hançerelerini y›rtarcas›na. Mitingin izin belgelerinde yok bu slogan. Bu slogan›n ad›n› and›¤› umut, ABD’nin, AB’nin “terör listeleri”nde var ama. Umudun ad› yasak ülkemde. Umudun ad›, ABD’nin, AB’nin terör listelerinde. Umudun ad›, k›z›l bayraklarda. Umudun ad›, al›nlardaki k›z›l bantlarda. Umut, iflte burada, bu alanda, bu kortejde... Coflkulu, kararl›, öfkeli... Evet öfkeli... 1 May›s alan›n› “çiftetelli” alan› olarak görenlere k›z›yorum içimden. Sendika a¤alar›n›n, düzenin istedi¤i bu. Burjuvazinin kalemflörleri bizi tasvir ederken, kaba, öfkeli, her an k›r›p dökmeye haz›r olarak tasvir ederler. Hiç bir itiraz›m yok. Öyleyim. Bu koflullarda, böyle bir ülkede ve dünyada baflka nas›l olabilirim ki? 1 May›s, evet evet, KAVGA günümüz. Ben buraya KAVGAYA geldim. 1977’den beri öyle geliyorum. BAYRAM için de gelece¤im bu alanlara; ama ona biraz daha zaman var.

Tarihimiz

Tarih: 1997 Yer: Ankara 1 May›s mitingi

ÖLÜM ORUCUNDA 571. GÜN 8 direniflçi daha ölüm yürüyüflünde; 8. Ölüm orucu ekipleri, k›z›l bantlar›n› kufland›... v

TERÖR DE⁄‹L MEfiRU MÜCADELE Emperyalizmin terör demagojisine, “terör listeleri”ne karfl› mücadele, açl›¤a ve zulme karfl› herkesin gündemidir... v

YÜZB‹NLER 1 MAYIS’TA UMUDUN ADINI YAZDI KIZIL BAYRAKLARIYLA

Foto¤raf, Türkiye gerçe¤inin bir özeti sanki. Kaskl›lar orada, oligarflinin iktidar›n›, Amerikan imparatorlu¤unu temsil ediyorlar. Durdurmaya çal›flt›klar› haklar ve özgürlükler mücadelesi! Durduram›yorlar! “Durduram›yorlar halk›n coflkun akan selini” Haklar ve özgürlükler mücadelesi, dünyan›n dört bir yan›nda önündeki engelleri aflarak sürüyor...

INTERNET adresi: www.ekmekveadalet.com Ekmek ve Adalet Dergisi Sahibi ve Yaz›iflleri Müdürü: Ali Ercan Göko¤lu Adresi: ‹nebey Mahallesi ‹nkilap Caddesi Oto Han 55/54 Aksaray Fatih ‹stanbul

E-MAIL adresi: info@ekmekveadalet.com

Ekmek ve

Bürolar›m›z Adana- ‹nönü Cad. 7. Sokak K›z›lay ‹fl Han› arkas› Özkan Apt. No:10/2 Tel-faks: 0 322 351 97 25 Ankara- GMK Bulvar› Onur ‹flhan› Kat: 6 Daire: 154 K›z›lay Tel-faks: 0 312 417 39 11

‹rtibat Telefonu: 0212 491 16 40 Faks:0212 491 16 37

Antakya- Armutlu Mahallesi Elmas Sok. fiaban Kanatl› Apt. Kat: 4 D: 6 Tel-faks: 0 326 223 87 18

Ofset Haz›rl›k: Y›lmaz Yay›nc›l›k Bask›: ASPAfi Pazarlama

Bursa- Baflak Cad. Gür ‹fl Han› Daire: 25/4 Heykel Tel-faks: 0 224 224 93 97 Gaziantep- Karatepe Mahallesi Gaziler Caddesi Yeniçeri Sokak No:27 Daire:10 fiahinbey

Fiyat›: 750 000

Fransa:3 Euro

‹ngiltere: £ 2

Avrupa: 3 Euro

‹sviçre:3 Euro

Belçika: 3 Euro

Hopa:- Kuledibi Mah. ‹nönü Cad. Karaman Apt. K:1 No: 1 HOPA/ARTV‹N Tel: 0466 351 32 46

Almanya:3 Euro

Hollanda:3 Euro

Avusturya: 3 Euro

‹zmir- 3. Beyler Cad. 850. Sokak Yaparsoy ‹fl Han›

No: 31/501 Konak Tel-faks: 0 232 446 27 96 Kocaeli- Demiryolu Cad. 1. Geçit Karfl›s› Ekfli ‹fl Han› Kat: 6 No: 40 Tel-faks: 0 262 332 47 40 Malatya- Dabakhane Mah. Eskihalep Cad. Kardefller ‹flhan› Kat: 3 No: 15 Tel-faks: 0 422 325 24 61 Mersin- Kiremithane Mah. 4406 sk. Müzeyyen Boro ‹flhan› No: 9 kat: 1 Dair e 13 Tel-faks: 0 324 232 15 74 Samsun- Talimhane Cad. Bozluolcay ‹fl Han› Kat: 3/42 Tel: 0 362 435 25 80 Trabzon- Kemer Kaya Mah.Kundurac›lar Cad. Dedeo¤lu Sokak Pustular ‹fl Han› Kat: 1 No: 33 Tel-faks: 0 462 321 59 93 Zonguldak- Gazipafla Cad. Ofluo¤lu ‹flhan› Kat: 5 Daire: 9 Tel: 0 372 252 51 79

Adalet

Ben yafll› bir iflçiyim; 1 May›s 1977’de alan› dolduran 500 bin emekçinin üzerine kurflun ya¤d›r›ld›¤›nda, pani¤in ve katliam›n büyümesini engelleyen Dev-Gençlilerle ayn› koflturmacaya kat›lan bir iflçi kadar yafll›. Ama sak›n yanl›fl anlamay›n; 1989’da Taksim önlerinde elimde tafllarla, sopalarla yeniden 1 May›s alan›m›z› fethetmek için kavga edecek kadar da yüre¤i genç bir iflçiyim. 1996’n›n görkeminden geride kalmayacak kadar da coflkum, öfkem ve inanc›m taze... Bu y›l da alandayd›m. Biraz geç girdim alana. Çünkü meydan dolmufl taflm›fl, benim yüre¤im 1977’deki gibi, 1989’daki gibi, 1996’daki gibi kabar›p s›k›flm›flt› yine. Kortejimiz yürüyemiyor, çünkü meydan dolu... Tertip komitesinden kortejimizin görevlisine telefon ediliyor; gelmiyor musunuz diyor tertip komitesi. Oysa biz ilerleyemiyoruz, önümüz dolu. Ancak mitingin sonlar›na do¤ru, meydan parça parça boflald›kça, alana girebiliyoruz k›z›l bayraklar›m›zla. Yol boyu dalgaland› bayraklar›m›z; dalgaland›kça umut rüzgarlar› estirdi. Dalgaland›kça inanc›m›z., coflkumuz da¤›ld› dört bir yan›m›za. Biliyorum, o rüzgar hücrelere kadar ulaflm›flt›r. 1984’te Metris’in, Sa¤malc›lar›n hücrelerinde esen rüzgar biz d›flar›dakilere kadar ulaflm›flt› çünkü. “‹çerisi mi, d›flar›s› m› merkez” tart›flmalar› geldi bak›n akl›ma. Zulüm nerede en koyu karanl›klar› yaratm›flsa, direniflin merkezi oras›d›r benim bildi¤im. 1 May›s alanlar›ndakilere göre, merkez hücrelerdi. Ama hücrelerdekilere sorarsan›z, alanlardaki yüzbinler merkezdir diyecektir. Yine alana dönelim. Yok, bu meydanlar yetmez bize. Oligarfli bugünleri düflünüp Abide-i Hürriyeti verdi.

Foto¤raflarla


‹çindekiler 3... Umudu Yokedemediler, Yürüyüflümüz Durmayacak 5... 8. Ölüm Orucu Ekibi Direnifle Bafllad› 7... Ç›karlar›n “Listesi” 10... Türk ve Kürt Halk›n›n Mücadelesi Meflrudur 12... “Tecrit Sadece Mimari De¤il” 14... “Görüflte Kimseye El sallama Dahi Yoktur” 15... “Biz Sürdürme kararl›l›¤›nday›z” 16... K›vr›ko¤lu’nun Resmi Genelkurmay’›n Beyni 18... DHKC Sözcüsü “Faflizme Karfl› Mücadelemiz kimsenin icazetine ba¤l› De¤ildir” 21... Alanlar›n Sesi: Bütün Ülkenin F Tipi Yap›lmas›na ‹zin Vermeyece¤iz 24... Bu Gücü Örgütlü, Birleflik Bir Güce Dönüfltürebilecek miyiz? 26... K›z›lbayraklar›n Tarihsel Yürüyüflü 28... Dünyada 1 May›s 29... Solun Beyni 31... Tesadüf mü? 32... Halk›n Hukuku 34... Türbanl›lar Ast›mda Olamaz 35... “Kentin Asalaklar›..” 36... “Çekilme” Denilen Daimi ‹flgal “Bar›fl” Ad›ndaki Hapishane 38... Slogan Ayn›: ‹flgale karfl› direnifl 40... Dünyadan 41... ‹mparatorlu¤un Listeleri ve Adaleti 42... Liste Tamam... S›ra Sömürgecilik Yasalar›nda 43... Emekçilerin Mücadelesi “Temsilen” Yürütülemez 44... Zehra ve Canan ne Diyorlar 46... Yurtd›fl›ndan 48... Kültür sanat 49... Kahramanlar Ölmez 50... Medya: Genelkurmay Yalakal›¤› Bas›n Özgürlü¤ünden Önde

Umudu Yokedemediler Yürüyüflümüz Durmayacak zulme, sadece zulme de¤il, terör demagojilerine de ceva1 May›s, b›m›zd›r. 1 May›s, oligarfliye, sadece oligarfliye de de¤il, onun

bafl destekçileri ABD’ye, Avrupa’ya da cevab›m›zd›r. Ülkemiz alanlar›, ilk kez sars›lm›yor yüzbinlerin ad›mlar›yla. Geçen y›l›n, önceki y›l›n alanlar›nda da vard›k biz. Ama ülkemizde 19 Aral›k katliam›yla, dünya çap›nda 11 Eylül’den itibaren t›rmand›r›lan terörün ard›ndan, 2002 1 May›s’›nda alanlarda emperyalizme ve oligarfliye karfl› hayk›ran her yüre¤in ayr› bir anlam›, önemi vard›. e ABD’nin, ne oligarflinin katliamlar›, demagojileri, tehditleri, dünya ve ülkemiz halklar›n›, haklar ve özgürlükler mücadelesinden, ekmek ve adalet mücadelesinden vazgeçirememifltir. ABD’nin dünya halklar›na savafl ilan etmesi, ard›s›ra önüne koydu¤u ilk hedefi bombalarla yak›p y›karak gözda¤›n› aleni hale getirmesi karfl›s›nda “ aç ve adaletsiz b›rak›lan halklar teslim al›namaz...” deyiflimiz, 2002 1 May›s’›nda en aç›k ve somut karfl›l›¤›n› bulmufltur. mperyalizmin tüm halklar› pervas›zca yoksullaflt›rmaya devam eden ekonomik politikalar›, ve aleni bir hal alan askeri zorbal›¤› karfl›s›nda, Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya, dünya halklar›, son yirmi y›lda törpülenen dinamizmini yeniden kazan›yor. Tabiri caizse, büyük bir kaya yerinden oynuyor. 1 May›s’ta bu potansiyel gözle görülür hale gelmifltir. Bu potansiyel, esasen, bir süredir dünya çap›ndaki “anti-emperyalist” gösterilerde, çeflitli ülkelerde gerilla savafllar›n›n yeniden geliflmeye bafllamas›nda, yoksul halklar›n emperyalizmin devasa askeri güçlerine karfl› direniflinde kendini göstermektedir. Emperyalizmin, sosyalist ülkelerdeki karfl›-devrimlerin ard›ndan önce Irak’ta, ard›ndan Yugoslavya’da sergiledi¤i devasa askeri güç ve pervas›z katliamc›l›k, kuflkusuz Alanlar› k›z›la boyad›k 1 May›s’ta. dünya halklar› için büyük bir gözda¤› idi. Ölüm orucu direniflçileri al›nlar›na Bu gözda¤›, tüm ülkelere, örgütlere, halkk›z›l bantlar› kufland› 1 May›s’ta. lara emperyalizme 1 May›s’ta, halklar “bir avuç” karfl› ç›k›larak varolunamayaca¤›n› düflünolmad›klar›n› gördüler. dürtmeyi hedefliyordu. Bunun etkisinde 1 May›s’ta emperyalizmin kalan örgütler, ülke“terörizm” dedi¤inin “terörizm” ler de oldu. Ama ülkemiz de içinde olmak de¤il, halklar›n meflru mücadelesi üzere, dünyan›n dört oldu¤unu gördü dünya. bir yan›ndaki anti-emperyalist, anti-AmeriEmperyalizmi kovmak, kanc› direnifl odaklar›, bu havay› da¤›tt›. Ko- oligarflinin iktidar›n› y›kmak için, bu lombiya’da, Nepal’de yürüyüfl büyüyerek devam edecek. gerilla hareketlerinin,

N

E

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

3


örne¤in El Salvador’daki, Guatemala’daki gerillalar›n yolunu izlemeyip savafl› tercih etmesi, ülkemizde devrimci hareketin düzen içi kulvarlara girmeyi, katliamlara, yüzlerce flehit verme pahas›na reddetmesi, yoksul Afganistan’›n, Filistin halk›n›n direniflleri birbirine eklenerek, emperyalizmin dünyan›n üzerine örtmeye çal›flt›¤› kara bulutlar› da¤›tm›flt›r. BD emperyalizmi, 11 Eylül’den sonra, adeta “nihai” bir hamleyle, dünya halklar›na karfl› savafl› en üst düzeyde, en aleni biçimde gelifltirerek, 1990’larda kazand›¤› avantajl› durumu korumak istedi. Bombalar, dolarlar ve “terör demagojisi”, ABD’nin üç temel silah›yd›. Amerikan›n bombalar›, tanklar›, Afganistan’da ve Filistin’de halk› vururken, “terör demagojisi” kendisini vurmaya bafllad›. ABD’nin “teröre karfl› savafl”›n›n, tekellerin ç›karlar› için, tüm dünyay› ABD önünde diz çöktürmek savafl› oldu¤u, büyük ölçüde a盤a ç›kt›. ABD, “terör” diyerek, kitlelerin, yoksullu¤a, iflsizli¤e, hak ve özgürlüklerinin gasbedilmesine karfl› ç›kamayaca¤› bir bask› ve ideolojik bulan›kl›k ortam› yaratmaya çal›fl›rken, açl›k ve katliamlar bu ortam› da¤›t›yordu. Milyarlar›n açl›¤›, ve yoksul halklar›n dökülen kan›, tüm dünyan›n gözleri önündeydi. 1 May›s alanlar›n›n ça¤r›s›, ayn› zamanda gerçe¤i görenlerin tüm dünyaya yöneltti¤i bir “gerçe¤e ça¤r›”d›r. erçek, halklar›n ekmek ve adalet, hak ve özgürlük isteklerinin ve bu do¤rultuda, direnme, mücadele etme haklar›n›n meflrulu¤udur. ABD ve AB “terör listeleriyle” delik deflik olan terör demagojilerini sürdürmek istiyorlar. Bizim için, Türkiye devrimcileri için, çok yeni bir olgu de¤ildir. Otuz y›ld›r "terörist" diyerek katlediyorlar... Ve otuz y›ld›r ne alanlardan yokedebildiler bizi, ne halk›n içinden sökebildiler, ne de bu topraklardan silebildiler. Alanlarda dalgalanan k›z›l bayraklar bu topraktaki köklerimizdir... Ony›llard›r "d›fl mihrakl›"l›kla suçlad›lar, karalad›lar bizi. Oysa, ABD’ye, Avrupa’ya s›rt›n› yaslayarak iktidar olanlar, onlardan ald›klar› ekonomik ve askeri destekle, halka karfl› zulüm uygulayanlar, bu ülkeyi yönetenlerdi. Bize gelince; tarihimizin hiç bir döneminde, ne SSCB, ne ABD, ne Avrupa, ne de bir baflkas›na yaslamad›k s›rt›m›z›. Kendimize güvendik. Kendi ayaklar›m›z üzerinde kendi bafl›m›z› tafl›d›k. Bu nedenle, ABD’nin, AB’nin yeni-sömürgelerindeki faflist rejimleri desteklemek için, tüm dünyadan muhalefeti yoketmek için gelifltirdi¤i bu yasaklama politikalar› da devrimci mücadele-

A

G

4

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

nin geliflimini engellemeye yetmeyecektir. Türkiye oligarflisi, otuz y›ld›r yokedemedi bizi. Ecevit’lerin, Genelkurmay’›n durumu, devrimci mücadeleyi yokedemeyip, efendilerini yard›ma ça¤›ran uflaklar›n durumuna benziyor. Aylard›r ABD’ye, AB’ye flöyle diyorlar: Biz otuz y›ld›r katlettik, kaybettik, en son hapishanelerde en büyük katliamlardan birini düzenledik, F tiplerine att›k, ama yine de yokedemedik, bize daha fazla yard›m edin... Oligarfliyi efendileri de kurtaramayacak. Bu ülkede gelmifl geçmifl hiç bir iktidar halk›n mücadelesini ve devrimci hareketi yoketmeyi baflaramad›. Efendileri, b›rak›n terör listelerine almay›, özel birlikler de gönderseler -ki flu anda çeflitli ülkelerde bu yap›l›yor- yine o “mutlu” günü göremeyecekler. Evet, Filipinler’de oldu¤u gibi, faflist yeni-sömürge iktidarlar›n›n devrimcilere, muhaliflere gücünün yetmedi¤i yerde, art›k iflbirlikçi yönetimler, ABD’den askeri birlik istiyorlar. Yar›n Ecevit’lerin, K›vr›ko¤lu’lar›n veya onlar›n yerine gelecek olan iflbirlikçi yöneticilerin yapaca¤› da budur. En küçük bir elefltiri karfl›s›nda “içifllerimize kar›flmay›n” diye nutuk atan bu sahte milliyetçiler, devrim mücadelemiz gelifltikçe, efendilerinin önünde bize daha fazla yard›m edin diye yalvar yakar olacaklard›r. ürkiye umuda uyand› 1 May›s sabah›nda. 1 May›s gecesi daha umutlu girdiler yataklar›na. Örgütsüzdü halk›m›z, ama yoksullu¤un pençesindeydi. Öfkesini, taleplerini dile getirecek zeminler ar›yordu. Bu nedenle, geçmifl y›llardan farkl› olarak oligarfli, 1 May›s’› hiç gündemlefltirmemeye çal›flt›. 1 May›s öncesi her zamanki demagojiler bile c›l›z kald›. Bir iki gazetede bir kaç küçük haber: “1 May›s’› kana bulayacaklard›...” Kana de¤il, k›z›l bayraklara buland› 1 May›s. Umuda buland› alanlar. Bu umudu büyütmek, flimdi halk›yla, devrimcileriyle hepimizin görevi. Bu umuda leke düflürmeye çal›flan terör listelerine, demagojilerine birlikte karfl› ç›kmak, hepimizin görevi. Yönelece¤imiz hedef belli; Emperyalizme ve faflizme karfl›, haklar ve özgürlükler için. Çerçeve bu. 1 May›s alanlar›na yans›yan gücü büyütmek, örgütlemek isteyen tüm muhalif kesimleri bu çerçevede birli¤e ça¤›r›yoruz. Herkesi, emperyalizme ve oligarfliye karfl›, k›z›l bayraklar› dalgaland›rmaya ça¤›r›yoruz. K›z›l kavgan›n ve kazan›lacak özgürlü¤ün rengidir. Bu bayrak, ekmek, adalet, hak ve özgürlük isteyen herkesi, alt›nda toplayacak bayrakt›r.

T


1 Tecrite karfl› direnme savafl› sürüyor 9 8. ÖLÜM ORUCU EK‹B‹ 8 D‹REN‹fiE BAfiLADI 4 K›z›lbayrakl›lar›n yürüdü¤ü 1 May›s’ta 1 9 9 6 2 0 0 0 . . . 2 0 0 2

k›z›lbantlar›n› takan 8. ölüm orucu ekibi zulme karfl› direnifl kararl›l›¤›n›n ve devrimci iradenin yenilmezli¤inin ifadesidir. Ölümlerin ve zulümlerin, sansürün ve bask› yasalar›n›n teslim alamad›¤› devrimci tutsaklar, 571 gündür sürdürdükleri direniflte “zaten az kald›lar” diyen Sami Türk’e 1 May›s’ta mevziye sürdükleri 8. ölüm orucu ekibi ile cevap verdiler. Verilen cevap yenilmezlik destan›n›n yeni bir halkas›d›r. Tamam› DHKP-C davas› tutsa¤› olan 8. ölüm orucu ekiplerinin direnifle bafllamas› ve açl›k greviyle ilgili DHKP-C davas› tutsaklar› 3 May›s’ta aç›klama yaparak, “Zulme, tecrite ve direniflimize karfl› uygulanan kopkoyu sansüre ra¤men, biz hücrelerimizde direnmeye devam ediyoruz.” dediler ve flöyle devam ettiler: “Devrimci tutsaklar, 12 Eylül y›llar›nda bu sansürün katmerlisine karfl› direnifl destanlar› yazd›lar. F Tipi hapishanelerin hücrelerinde yazd›¤›m›z direnifl destan›m›z›n halk›m›za flu veya bu flekilde ulaflaca¤›ndan eminiz. Zulme karfl› ortaya koydu¤umuz kararl›l›¤›n, tüm mazlumlar›n direnifl gücünü büyütece¤inden eminiz. Zulme karfl› ölümlerimiz pahas›na savundu¤umuz ideallerin, on milyonla-

direnme savafl› sürüyor 571. gün

r›n idealleri haline gelece¤inden eminiz. Böyle oldu¤u için, irademizi k›ramad›lar bugüne kadar. Bundan sonra da k›ramayacaklar.”

1 MAYIS’IN KIZIL BAYRAKLARI, 8. ÖLÜM ORUCU EK‹PLER‹N‹N KIZIL BANTLARI OLUYOR DHKP-C davas› tutsaklar› aç›klamas›nda 8. ölüm orucu ekiplerinin kararl›l›k ve irade ilan› oldu¤unu belirttiler. “Halk›m›z! Direniflimizin iradesinin ve kararl›l›¤›n›n bir kez daha ilan› olarak, Bir grup yoldafl›m›z daha 1 May›s 2002’de Sekizinci Ölüm Orucu Ekibi olarak ölüm orucuna bafllad›. Ayn› tarihte DHKP-C davalar›ndan yarg›lanan tüm tutsaklar, 15 May›s’a kadar sürecek olan açl›k grevine bafllad›lar. 1 May›s’ta, dünyada ve ülkemizde halk›m›z adalet, özgürlük talepleriyle alanlara ç›kt›¤› günde ölüm orucuna bafllad› sekizinci ekiplerimiz. 1 May›s’ta, alanlarda tafl›nan k›z›l bayraklara, tutsak yoldafllar›m›z al›nlar›na takt›klar› yeni k›z›l bantlarla efllik ettiler. 1 May›s alanlar›nda F tiplerinde uygulanmakta olan tecrite karfl› halk›m›z›n öfke dolu hayk›r›fllar›, hücrelerimize kadar ulaflt›. “Yaflas›n ölüm orucu direniflimiz” diye hayk›ran

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

5


onbinlerin sesi doldu hücrelerimize. Bu ses, u¤runda direndi¤imiz sestir. Bu ses her koflulda güvendi¤imiz sestir. Bu ses, bize güvenin sesidir. Bize güvenenleri, bize inananlar› hayal k›r›kl›¤›na u¤ratmad›k bugüne kadar, asla da u¤ratmayaca¤›z. Alanlardaki ve hücrelerdeki kavgam›z ortakt›r. Bu kavga bir cephede tecrite karfl›, bir cephede IMF’ye karfl›, bir cephede ABD’ye ‹srail’e karfl› yürür; halk›m›z›n çeflitli kesimlerinin çeflitli taleplerle yürüttü¤ü tüm bu mücadeleler bir nehirde birleflir. Biz o büyük nehrin savaflç›lar›, direniflçileriyiz. Bu nehir, halk›m›z›n kurtulufluna do¤ru akan bir nehirdir. Ve er geç denize ulaflacakt›r!.. Direndi¤imiz hücrelerden halk›m›za sözümüz; her alanda, her yerde direnifli büyütme ça¤r›s›d›r. Sekizinci ölüm orucu ekiplerimizde (ki), sekiz yoldafl›m›z, 1 May›s’ta al›nlar›na takt›klar› k›z›l bantlar›, zulme karfl› direnme savafl›m›z›n bayraklar› olarak, flehit düflen yoldafllar›m›z gibi, onurla tafl›yacaklard›r. Katliamc› Sami Türk, ölülerimizi saymaya devam edebilir; F tiplerinde tecrite karfl›, bütün ülkeyi F tipine dönüfltürme politikalar›na karfl› direnme savafl›n› bitiremezler.”

8. Ölüm Orucu Ekibi 1- fiENGÜL ASLAN (Bak›rköy Tutukevi) 2- N‹HAT PALABIYIK (Kand›ra F Tipi) 3- YAVUZ ATEfi (Kand›ra F Tipi) 4- AL‹ fiAH‹N (Tekirda¤ F Tipi) 5- ERKAN KONÇUK (Sincan F Tipi) 6- YUSUF ARACI (Sincan F Tipi) 7- S‹NAN AKBAYIR (K›r›klar F Tipi) 8- MESUT AKBULUT (Edirne F Tipi)

6

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

D‹RENME SAVAfiINDAK‹

D‹REN‹fiÇ‹LER 17 Nisan itibariyle hapishane ve hastanelerdeki DHKP-C davas›ndan ölüm orucu direniflçileri flunlar: Bayrampafla Hastanesinde: 1- Gülbahar ÜNLÜ - Kartal, 4 Ekip 2- Fadime BAfiTU⁄ - Kartal, 5 Ekip 3- Zeliha ERTÜRK - Kartal, 5 Ekip 4- Semra BAfiY‹⁄‹T - Kartal, 6 Ekip 5- Hamide ÖZTÜRK - Bak›rköy, 5.Ekip 6- Hasan AYDO⁄AN - Tekirda¤, 5 Ekip ‹zmit Devlet Hastanesinde: 7- Cihan Kaplan - Kand›ra, 7. Ekip 8- Ahmet ARSLAN - Kand›ra, 6. Ekip fiiflli Etfal Hastanesinde 9- Berkan ABATAY - Tekirda¤, 4. Ekip 10- Mehmet KARAMAN - Tekirda¤, 6. Ekip 11- Ahmet ÖZDEM‹R: Tekirda¤, 5. Ekip Ankara Numune Hastanesinde 12- Serdar KARABULUT - Sincan, 6. Ekip 13- Tanju METE - Sincan, 6. Ekip 14- Talat fiANLI - Sincan, 6. Ekip 15- Feride HARMAN: Malatya 6. Ekip 16- Fatma B‹LG‹N - Malatya 5. Ekip Edirne T›p Fakültesi Hastanesinde: 17- Abidin fi‹MfiEK - Edirne, 6. Ekip Kand›ra F Tipi Hapishanesinde: 18- ‹mdat BULUT - 5. Ekip 19- A. Latif T‹FT‹KÇ‹ - 5. Ekip Edirne F Tipi Hapishanesinde: 20- Bülent ÖZDEM‹R - 7. Ekip Kütahya Hapishanesinde: 21- Fatma KÖSE - 6. Ekip 22- Gülnihal YILMAZ - 5. Ekip Malatya Hapishanesinde: 23- Birsen HOfiVER - 7. Ekip


ÇIKARLARIN “L‹STE”S‹ AB’nin “terör örgütleri listesi” emperyalist tekellerin ç›karlar›n›n listesidir. Emperyalist demokrasinin faflizme verdi¤i destekle, hak ve özgürlüklere, düflünceye, örgütlenmeye düflmanl›¤›n› ilan etti. Türkiye halk› zulme ve sömürüye karfl› direnifline “terör” diyenleri unutmayacakt›r. AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) taraf›ndan al›nan kararla haz›rlanan “terör listesi” resmileflti. Türkiye’den DHKP-C ve PKK listede yerald›. Bir çok nedenden dolay› uzun bir kampanya sürdüren oligarfli sevinç 盤l›klar› att› “liste”nin aç›klanmas›yla birlikte. En çok da katliamc›lar sevindi. Generaller, Sami Türk’ler, Emniyet çok memnun oldu bu karardan. Yaz›l› bas›n›n sayfalar›ndan, TV’lerin ekranlar›ndan kan damlad›; “s›ra Fehriye’de...” bafll›klar› at›ld›, “flunun iadesi, bunun iadesi” diye devrimcileri verin katledelim yaz›lar› yaz›ld›. “Liste”nin resmileflmesinden sonra DHKP-C ve Kadek taraf›ndan yap›lan aç›klamalarla karar protesto edildi. Kadek, karara karfl› Avrupa’da “adalet istiyoruz” kampanyas› bafllat›rken, Cephe güçleri de Avrupa ülkelerinde aç›klama ve gösteriler yapt›. Halen süren gösteri ve aç›klamalar›n yan›s›ra Cephe enformasyon bürosu taraf›ndan yap›lan aç›klamada; “AVRUPA B‹RL‹⁄‹, ABD’YE ve TÜRK‹YE FAfi‹ZM‹NE BOYUN E⁄D‹!” denildi ve bu karar›n devrimci mücadeleyi engelleyemeyece¤i belirtildi. Köklerini Anadolu topraklar›na salm›fl, topraklar›n› kan›yla sulam›fl, alanlarda, gecekondularda, da¤larda bayraklar›n› dalgaland›ranlar devrimci hareketler için elbette bu karar›n pratik anlamda hiçbir de¤eri olmaz. Ancak karar›n siyasi anlamda ifade ettikleri özellikle Avrupa gerçe¤ini, “teröre karfl› savafl” yalan›n›n ne anlama geldi¤ini, burjuvazinin tarihsel ve siyasal olarak devrimci mücadele düflmanl›¤›n› anlamak için önemlidir.

Kim Verdi Bu Yetkiyi? Amerika y›llard›r “terör listeleri” yay›nlar. Bu listelere dayanarak örgütlere sald›r›r, ülkelere ambargolar uygular, savafl ilan eder, cuntalar örgütler, ülkelerin yönetimlerini de¤ifltirmeye çal›fl›r. “Listeler”de örgüt ya da

‹fiTE GERÇEK TERÖR‹STLER!

devlet hiçbir ayr›m yoktur. Önemli olan ç›karlar›n›n karfl›s›nda engel olup olmamas›d›r. fiimdi Avrupa, Amerika’ya paralel olarak ayn› fleyi yapmaya çal›fl›yor. Demek ki, askeri-siyasi-ekonomik gücü olan ç›karlar› için “liste” haz›rlama özgürlü¤ünü elde etmifl oluyor. Peki kim veriyor bu yetkiyi onlara? Türk ve Kürt halklar›n›n, ülkemizde yaflayan halklar›n vermedi¤i aç›k. Örne¤in 1 May›s meydan›nda Avrupa’n›n “terörist” dedi¤i örgütlerin kortejlerinde yürüyen onbinlerin vermedi¤i aç›k. Hani Avrupa’da düflünce, örgütlenme, ifade özgürlükleri vard›? Halklar›n iradesine sayg› vard›? Bunlar›n tümü masald›r. Listeler ç›karlara göre geniflleyerek yay›nlanmaya devam edecektir. Emperyalizme direnenleri yoketmek için Amerika’n›n keflfetti¤i bir araçt›r “liste”ler.

Emperyalist Demokrasi; Ç›karlar›n Demokrasisi Oligarfli aç›s›ndan bir “zafer”, önceki “zafer”lerde oldu¤u gibi erken at›lan bir zafer 盤l›¤›d›r. Ama elbette bu kararda zararl› olan birileri vard›r. O da en baflta Avrupa’d›r. 11 Eylül’den bu yana tüm s›rmalar› dökülen emperyalist demokrasi zararl› ç›km›flt›r. T›pk› 19 Aral›k katliam›na ve F tiplerine verdikleri destekte oldu¤u gibi, bugün halk›m›z ve dünya halklar› nezdinde teflhir olmuflluklar›nda bir ad›m daha ileri gitmifllerdir. “Terör Listesi”, Avrupa demokrasisinin hak ve özgürlük savunuculu¤unun nerede bafllay›p nerede bitti¤inin göstergesidir. 19 Aral›k’ta Avrupa gerçe¤ini görmek istemeyenler, göremeyenler flimdi görecek mi? Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

7


uyum içinde oldu¤unun belirtildi¤i bu yaz›da; “PKK'nin listede yer almas› muhtemelen Ankara'n›n Afganistan'daki bar›fl misyonunda üstlendi¤i öncülü¤e karfl›l›k ödül mahiyetindedir” denilerek listelerin nas›l ve neyin karfl›l›¤›nda haz›rland›¤› da aç›kça ifade edilmekte. Dün “komünizme karfl› mücadele” ad›yla ulusal ve s›n›fsal kurtulufl savafllar›na karfl› Amerika ile birlikte hareket eden Avrupa, bugün Amerika’n›n dünya halklar›na karfl› “teröre karfl› savafl” ad›yla açt›¤› savaflta da yan›ndad›r. Bir farkla ki, düne göre daha kifliliksiz, daha çok ABD’ye tabi olmufl durumdad›r.

‹fiTE GERÇEK TERÖR! AB, tekellerin birli¤idir; tekellerin ç›karlar›n› savunur. Karar›n hemen ertesinde Avrupal› tekellerin aç›klad›¤› rapor bunun en aç›k kan›t›d›r. Avrupa tekellerinin örgütü UNICE (Avrupa Sanayi ve ‹flverenler Konfederasyonu Birli¤i) haz›rlad›¤› raporda, “genifllemenin” faydalar›n› s›ralad› ve “Türkiye’yi hemen masaya oturmaya ça¤›ral›m” dedi. Türkiye’nin AB’ye girmesinin gereklili¤ini de flu rakamlarla aç›klad›; “fiirketlerin iç pazar oran› yüzde 9 artacak, ürünlerimiz 65 milyon tüketiciye ulaflacak.” (04.05.2002, Milliyet) Tekellerin hesab› bu kadar aç›k ve nettir.

Taflerona Ödül ve Netleflen ABD Çizgisi Tekellerin çok basit ifade etti¤i hesaba siz daha büyük pazar alanlar›n›, daha büyük ç›karlar› ekleyin. Türkiye sayesinde girilecek Kafkaslar, Ortado¤u, Balkanlar’› da ekleyin. Ama sadece bu da de¤il; Afganistan’dan Filistin’e terör listesine uzanan ABD’ye tabi olmufl Avrupa çizgisi daha da netleflmifltir. Amerika’n›n “fler ekseni” aç›klamalar›na tepki gösteren Avrupa’n›n “terör” demagojisinde bizim sürekli ifade etti¤imiz gibi ABD’den farkl› hiçbir düflüncesinin olmad›¤› flimdi daha tart›flmas›z hale gelmifltir. Filistin’den sonra “Liste” bunun da kan›t› olmufltur. Washington'da düzenlenen AB-ABD Zirvesi'nin ard›ndan ABD Hazine Bakan› Paul O'Neill’in, "AB ile 8 yeni örgüte karfl› eylem karar›nda birleflti¤imiz için çok memnunuz. Bugünkü koordineli bloke eylemi, Avrupal› müttefiklerimizle yak›n iflbirli¤inin bir sonucudur.” sözleri ve ABD’nin askeri ve siyasi politikalar›n› belirleyenlerin dergisi Stratfor’un “liste” sonras› "AB Terörizm Üstesi Uyum, Ödül ve Sorunlar Üretir" bafll›kl› yaz›s› listenin ABD listesi oldu¤unu ve ç›karlar karfl›l›¤› haz›rland›¤›n› tart›flmas›z olarak ortaya koyuyor. Listenin ABD ile 8

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

Le Pen’e Tepki, Faflizme Destek Fransa’da ikinci tura kalan faflist Le Pen’e bütün Avrupa devletleri “tepki” gösterdi. Faflizme izin vermeyecekleri nutuklar› at›ld›. Peki Türkiye’deki faflizm? Ona destek vermekte hiçbir sak›nca yoktur. Faflist parti MHP’ye nas›l ki tek bir sözleri bile olmam›flsa, oligarflinin katliamlar›na “fazla fliddet kullan›lm›fl” demenin ötesinde destek verilmiflse, bu kararla da faflizme destek verilmifltir. Türkiye’yi yöneten MGK’n›n, Genelkurmay’›n katliamlar›na, iflkencelerine, hak ve özgürlükleri yoketmesine destek verilmifltir. Yüzy›ll›k sömürgecilik gelene¤i bu kararla yine karfl›m›za ç›k›yor: Demokrasi, insan haklar› maskesi yüzünde duracak, ama sömürgelerde her türlü bask›y›, katliam› hem kendileri yapacak, hem de iflbirlikçileri iktidarlar›n yapt›klar›n› destekleyecek. Ruanda’dan, Cezayir’e onlarca örne¤i yaflanm›flt›r. Türkiye faflizmini desteklemelerinin de bunun için sak›ncas› yoktur. Yeter ki, faflizm ç›karlar›na hizmet etsin. Cephe aç›klamas›nda belirtildi¤i gibi; “Avrupa Birli¤i’nin karar› s›radan bir liste yapma karar› de¤ildir; Avrupa bu kararla, faflizmi onaylad›. Susurlukçular›, kaybetmeleri, infazlar›, katliamlar›, iflkenceleri onaylad›... Avrupa, art›k ülkemizde dökülecek her damla kandan, dünkünden daha fazla sorumlu olacakt›r.”

Kim Terörist? “Terör”ün ne oldu¤u konusunda dünya halklar›, halk›m›z art›k düne göre çok daha fazla bilgi sahibidir. Afganistan topraklar›n›n modern silahlarla yerlebir edilmesi, kerpiç evlerin tepesine “ak›ll› bombalar” ya¤d›r›lmas›n›n en büyük terör oldu¤unu halklar çok iyi biliyor. Halklar, Filistin’de 7’den 70’e tüm filistin halk›n› “terörist” ilan ederek katleden, evlerini y›kan, Cenin’de katliam yapan, “uluslararas›” flu bu kuruma en küçük bir denetleme bile yapt›rmayan fiaron’un ve efendisi Bush’un en büyük teröristler oldu¤unu çok iyi biliyor.


Yine tüm dünya biliyor ki; 19 Aral›k’ta hapishaneleri y›kan, insanlar›m›z› diri diri yakacak kadar gözü dönmüfl bir vahflet sergileyen, Armutlu’da, Akkise’de kurflunlar ya¤d›ran, Do¤u’da köyleri yakan-y›kan, da¤lara kimyasal bombalar atan, katleden, kaybeden, infaz eden, mahkemelerinde katliamc›lar›n› aklayan oligarfli terörizm uygulam›yorsa, hiç kimse uygulam›yor demektir. Devrimciler iflte bu terörü teflhir ettikleri, bu teröre karfl› direndikleri, mücadele ettikleri için terörist ilan edildiler. Avrupa’n›n o meflhur demokrasisi ne fiaron’u, ne Bush’u ne Sami Türk’ü, K›vr›ko¤lu’nu ve Ecevit’i terörist ilan edemedi, edemez. Çünkü onlar›n terörü emperyalist

tekellerin “istikrar›” içindir.

Türkiye Halk› Unutmayacak! Bu karar, Kürt, Türk tüm milliyetlerden Türkiye halk›n›n faflizme karfl› mücadelesine karfl› al›nm›fl bir karard›r. Halk›m›z›n zulme ve sömürüye karfl› büyük bedeller ödeyerek sürdürdü¤ü kavgas› elbette bu karardan etkilenmeyecektir. Ama halk›m›z, bu karar› alanlar›, öncülerini “terörist” ilan edenleri unutmayacakt›r. Güçlüdür Anadolu’nun belle¤i. Kurtulufl savafl› y›llar›ndaki emperyalist çizmelerin yan›na, ikinci kurtulufl savafl›m›za “liste”lerle, faflizme verdikleri destekle sald›ranlar› da kaydedecektir.

fiimdi S›ra Hangi Yalanda? "D›fl mihrak", "bat› deste¤i" oligarflinin en çok baflvurdu¤u demagojilerinden biridir. Ony›llarca kendi iflbirlikçili¤ini gizlemek için yapt› bu demagojiyi. S›rt›n› Amerika’ya, IMF’ye dayam›fl, 40 y›ld›r Avrupa kap›lar›ya “bizi al›n” diye yalvar yakar olan oligarfli art›k bu demagojiyi de yapamayacak. Osmanl›’da yalan çok, mutlaka yeni demagojiler bulur. Ama Avrupa kimin yan›nda oldu¤unu alenen ilan etti; katliamc› generallerin yan›nday›z dedi. Hep de öyle olmufltur.

“Liste” Size Özgürlük Mü Verdi? “Liste”ye bas›n çok sevindi. Bas›nda ç›kan haberlere, köfle yaz›lar›na bak›nca düflündük; acaba DHKP-C ve PKK “liste”ye al›n›nca Türkiye’de bas›n özgürlükleri, halk›n hak ve özgürlükleri geniflledi, yoksulluk ve zulüm son mu buldu ki? De¤il elbette! Onlar halk›n sorunlar›n›n de¤il, oligarfli-

nin sözcülü¤ünü yap›yorlar. ‹flte bir kaç örnek; “PKK ve DHKP-C nihayet AB’nin terör listesine al›nd›..” “O bayrak yerde katiller listede...” “PKK ve DHKP art›k Avrupa için de ‘terörist’ say›l›yor. Bu çok önemli bir ad›m.” “Bayrak indi S›ra Fehriye’de..” “27 ülkede nefes alamayacaklar...” Hangi gazeteler olduklar›n› yazmaya gerek görmüyoruz, yoktur birbirlerinden farklar›!

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

9


Türk ve Kürt Halk›n›n Mücadelesi Meflrudur Bu Mücadeleye Terör Diyenler, Tekellerin Sömürü ve Zulmünün Savunucusudurlar. “Mücadelemiz, hakl› ve meflrudur, bizi terörist ilan edemezsiniz!! Cephe güçleri ve Kadek taraftarlar›, bu sloganla emperyalistlerin karfl›s›na dikiliyorlar. Emperyalizm, terör listeleriyle kendine meflruluk yaratmak istiyor. Emperyalizm aç›s›ndan tehdit ve sald›r›lar›n›, bask› ve yasaklar›n› meflrulaflt›rman›n yolu, halklar›n direnifl ve mücadelesini gayr›-meflru ilan etmekten geçiyor. “Terör listeleri”yle yap›lan budur. Türk ve Kürt halk›n›n mücadelesi, terör olarak nitelendirilemez. Türküyle, Kürdüyle Türkiye halk›n›n s›n›fsal ve ulusal mücadelesi, hakl› ve meflru bir mücadeledir. Kürt ve Türk halk› üzerinde bask›, zulüm uygulayanlar› de¤il, bu bask› ve zulme karfl› direnenleri “terörist” ilan eden mant›k, zulmedenlerin yan›ndad›r. Kim terörist ar›yorsa, infazlara, kaybetmelere, yak›lan köylere, katliamlar›n düzenlendi¤i hapishanelere baks›n. Ama oraya bakm›yor emperyalistler. Emperyalizmin “terörizm” diyerek mahkum etmeye çal›flt›klar›, bu demagojiye karfl› da seslerini yükseltiyorlar. Emperyalizmin özgürlük için mücadele edenlerin boyunlar›na takmaya çal›flt›¤› bu yafta, ait oldu¤u yere as›l›yor. As›l teröristin kim oldu¤unu hayk›r›yor halk güçleri.

Cephe Güçlerinin AB’nin “Terör Listesi”ne Tepkileri 8 May›s’ta ‹sviçre-Zürich’de Cephe güçleri yapt›klar› bas›n toplant›s› ile AB’nin karar›n› protesto ettiler. “AB, terörist bir devlete destek vermektedir” diyen Cepheliler, “bu teröre teslim olmad›klar›, onlar›n teröristli¤ini anlatt›klar› için ‘liste’ye al›nd›klar›n›” belirttiler. Volkhaus’da yap›lan aç›klamada, Cepheliler faaliyetlerine kesintisiz olarak devam edeceklerini, bedel gerekiyorsa, bu bedeli ödeyeceklerini de aç›klamalar›na eklediler. 7 May›s’ta ‹ngiltere’de BBC binas›n›n önünde yap›lan gösteride “DHKP-C Yasaklanamaz” pankart› aç›ld›, da¤›t›lan bildirilerde, “DHKP-C’yi yasaklamak, düflünceyi yasaklamakt›r. DHKP-C meflru ve devrimci bir hare10

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

kettir, özgürlük savaflç›s›d›r, yasaklanamaz” denildi. Belçika Enformasyon bürosunda düzenlenen bas›n toplant›s›nda karar elefltirilirken, Avrupa Parlamentosu önünde de bildiriler da¤›t›ld›.

Kadek’liler mücadelelerinin meflrulu¤unu savunuyor Kadek ve çeflitli Kürt kurumlar› da, AB’nin “terör listesi”ne karfl› “Adalet ‹stiyorum” kampanyas› bafllatt›lar. Avrupa’n›n çeflitli flehirlerindeki yürüyüfl, miting ve imza kampanyalar›yla AB’nin karar› k›nan›rken, “adalet sa¤lanana kadar” eylemlerin devam edece¤i bildirildi. “ Terörist de¤iliz, adalet istiyoruz” ad›yla Avrupa’n›n çeflitli kentlerinde açl›k grevleri, imza kampanyalar› bafllat›ld›. Topraklar› ilhak edilmifl, dili yasaklanm›fl, asimilasyona u¤rat›lmak istenen bir halk›n mücadelesi meflrudur. Kürtler ne diyor? Dilimizi verin, kimli¤imizi tan›y›n. Buna “terör” denildi¤i noktada geriye hiç bir fley kalm›yor. Avrupa emperyalizminin riyakarl›¤›, burada tüm ç›plakl›¤›yla ortadad›r. Kürt halk›n›n mücadelesini “terörizm” olarak ilan etmekle, “Kürt sorunu” konusunda bugüne kadar oligarfliye yönelttikleri elefltirilerin “Kürt sorununu çözmek istemek” gibi bir düflünceyle ilgisi olmad›¤›n›, sadece oligarfliye karfl› bu sorunu kulland›klar›n› ortaya koymufl oldular.

Halklar meflrulu¤unu savunacak! Emperyalistler, dünya halklar›n›n mücadelesi sonun-


da kabul etmek zorunda kald›klar›, alt›na imza att›klar› ne varsa, hepsini bir bir çi¤niyorlar. Birleflmifl Milletler kararlar›nda, ‹nsan Haklar› Evrensel Bildirgesinde kabul ettikleri “zulme maruz kalan halklar›n isyan etme hakk›”n› reddediyorlar. Halklar›n dillerinin, inançlar›n›n, kültürlerinin yasaklanmas›na karfl› say›s›z karar ve anlaflmay› reddediyorlar. Kürt halk› en basitinden bu haklar›n› kullan›yor. Kimsenin onlar› dilini istiyor, kimli¤i için savafl›yor diye “terörist” ilan etmeye hakk› yoktur. Terörist ilan edenler, ilhakç›, asimilasyoncu, sömürgecidir. Faflizmin orta¤›d›r. Devrimciler, yurtseverler, terör demagojilerine tes-

Dayan›flma Gelifliyor 6. say›m›zda yay›nlad›¤›m›z “Biz de Amerika’n›n politikalar›na karfl›y›z, biz de Amerikan savafllar›na karfl›y›z, biz de Amerika’y› elefltiriyoruz” bafll›kl› bildirge, AB’nin DHKP-C ve PKK’y› “terör örgütleri listesi”ne almas›ndan sonra geniflletilerek “... Biz de Amerika’y› ve AB’yi elefltiriyoruz” fleklinde de¤ifltirildi. Bu arada metni imzalayanlar›n say›s› da her gün art›yor. Elimize son geçen bilgilere göre, imzalayan örgütler flunlar; DHKC-Uluslararas› ‹liflkiler Komitesi, Demokrasi Yolu-Fas; PTB (Belçika Emek Partisi); EHK (Bask Komünistler Birli¤i); PCPC (Katalan Halk› Komünist Partisi)-‹spanya; MRC (Mesa Refundacion Comunista)-‹spanya; PFLP (Filistin Halk Kurtulufl Cephesi); Yurtseverler Birli¤i-Kolombiya; Halk Demokrasisi-Italya; Komünistler Birli¤i-Italya; PCPE (‹spanya Halklar› Komünist Partisi); PADS (Cezayir Demokrasi ve Sosyalizm Partisi); IRSP (‹rlanda Cumhuriyetçi Sosyalist Partisi); ANA (Ulusal Anti-Kapitalist Meclisi)-Italya; INSoF (Uluslararas› Nepal Dayan›flma Forumu); KKE (Yunanistan

ANADOLU’DA 1 MAYIS Geçen haftaki say›m›za yetiflmeyen Anadoludaki 1 May›s haberlerinden Çanakkale ve Eskiflehir’deki gösterileri aktar›yoruz... ÇANAKKALE'de Sal› pazar›'ndan yap›lan yürüyüflün ard›ndan Cumhuriyet Meydan›'nda miting yap›ld›. “Filistin iflgaline YÖK Yasa tasar›s›na karfl› birlik mücadele dayan›flma” pankart› açan Devrimci Demokrat Ö¤renciler,

lim olmayacak, meflruluklar›n› savunacaklard›r.

Komünist Partisi);Devrimci Marksist Arap HareketiLübnan; PCE(r) (‹spanya Komünist Partisi-Yeniden ‹nfla); PDP (Demokratik Halk Partisi)-Endonezya; CPI (ML) (Hindistan Komünist Partisi-ML); CMKP (Pakistan Komünist ‹flçi Köylü Partisi); NDF (Ulusal Demokratik Cephe)-Filipinler; Codigo-Belçika; LAI Congo (Anti-Emperyalist Kurtulufl Kongo); Komünistler ve Mücadele Dergisi-Fransa; INPS (Filipinler Araflt›rmalar› için Uluslararas› Çal›flma A¤›); Belçika Burkinabes Komitesi; LAI (Anti-Emperyalist Kurtulufl)-Belçika; Hei Pasoep-Belçika; NCPN (Hollanda Yeni Komünist Partisi); Anti-emperyalist Devrimci Forumu-Nepal; RCWP (Rusya Komunist iflçiler Partisi; KPML(r) (Marksist Leninist Komünist Parti-Devrimci)-‹sveç; CMC-Fransa; MR8 (8 Aral›k Devrimci Hareketi)-Brezilya; Workers Russia (‹flçilerin Rusyas› Gazetesi); Halk Mücadelesi HareketiMeksika; MDDHL (‹nsan Hak ve Özgürlüklerini Koruma Hareketi)-Kamerun; ROADH (‹nsan Haklar› Örgüt ve Dernekleri Platformu)-Kamerun; LALKAR-‹ngiltere; Ray O.Light Group-ABD; CCR/PCR (Devrimci Komünist Parti inflas› için Komünist inisiyatif)-Fransa At›l›m okurlar›, TÖDEF, Yeni Demokrat Gençlik, Koordinsyon Gençli¤i, Uzun Yürüyüfl okurlar›ndan olufluyordu. Polisin özellikle gençli¤i engelleme çabalar› devrimci demokrat ö¤rencilerin kararl›l›¤› ile bofla ç›kar›l›rken "F Tipi cezaevleri Kapat›ls›n", "Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur", "Katil fiaron Filistin'den Defol”, “Halk›z Hakl›y›z Kazanaca¤›z" sloganlar› at›ld›. Mitinge 1500 kifli kat›ld›. ESK‹fiEH‹R’de 3500 kiflinin kat›ld›¤› miting Kütahya caddesinden yürüyüflle bafllad›. Siyasi parti ve derneklerin kat›ld›¤› yürüyüfle Cephe güçleri de "HAKLIYIZ KAZANACA⁄IZ" pankart›yla kat›ld›. Cephe Güçleri yürüyüfl boyunca “KAT‹L fiARON F‹L‹ST‹N’DEN DEFOL”, “KAHRAMANLAR ÖLMEZ HALK YEN‹LMEZ”, “KURTULUfi KAVGADA ZAFER CEPHEDE” sloganlar› att›.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

11


“TECR‹T SADECE M‹MAR‹ DE⁄‹L” Halk›n Hukuk Bürosu avukatlar›ndan Behiç Aflç› ile direnifl ve tutsaklar›n durumu üzerine görüfltük.

Ölüm orucunda kaç kifli var ve bunlar›n ne kadar› hastanede ne kadar› hapishanelerdedir? Kesin say›y› F tipleri ve hastanelerdeki tecritten dolay› tam belirlemek zor. Ancak avukatl›¤›n› yapt›¤›m DHKP-C davas›ndan devam edenlerin say›s› 31'dir. Ölüm orucunu b›rak›p tekrar bafllayanlar da 6-7 civar›nda vard›r. Toplam say› ise 70’e yak›nd›r. Hapishanede ya da hastanede olanlara bir oran vermek zor. Halen ‹zmit, Bayrampafla Devlet, fiiflli Etfal, Edirne T›p Fakültesi hastanelerinde direniflçiler tutulmaktad›r.

HASTANEDE TECR‹T VE ZORLA MÜDAHALE Hastane ve hapishanelerdeki koflullar nas›l? Hastanede tutulma nedeni zorla ve yanl›fl müdahale yapabilmek içindir. Hastanelere kald›r›lan direniflçiler hemen tecrit ediliyor. Erkek ya da kad›n olmalar›na bak›lmaks›z›n bafllar›na asker dikiliyor. Hastanelerde her fley idare ve asker taraf›ndan pazarl›k konusu haline getiriliyor. Su al›m›, zincirin çözülmesi v.s. hemen tümü direniflin b›rak›lmas› kofluluna ba¤lan›yor. Doktor, hemflire ve sa¤l›k görevlileri direniflin b›rakt›r›lmas› için bask› ve iflkence yapan birer görevliye dönüyor. Özellikle doktorlar her türlü iflkenceyi uygulayabiliyor. Bazen müdahale etmek için damar›n› bulamad›klar› direniflçinin bile¤ini kesiyorlar, bazen direniflçinin elleri ve ayaklar›n›n üzerine oturarak zorla serum takmaya çal›fl›yorlar... Hastanelerde direniflçilere bakmakla görevli doktorlar›n tümü direniflçileri aç›kça tehdit ettiler; "direnifli siz b›rak›n, b›rakmazsan›z ve biz müdahale edersek sakat kal›rs›n›z, haf›zan›z› yitirirsiniz". Direniflçilerin tutulduklar› yerler her türlü hastal›¤a aç›k, rutubetli, sa¤l›ks›z yerler. Ya 12

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

la¤›m alt›, ya bodrum gibi yerlerde tutuluyorlar. Buradaki görevli doktor ve personel de özel seçiliyor ve bunlar›n d›fl›ndak› personelin buralara girmesi yasak. Bu doktorlar Sa¤l›k Bakanl›¤›'na ba¤l› doktorlar. Emirleri de bakandan al›yorlar. Ankara'da bir doktor "... müdahale etmek zorunda olduklar›n›, e¤er bir ölüm olursa hesab›n› veremeyeceklerini..." söylüyor. Ve bu süreçte Tabip Odalar› maalesef bu politikan›n karfl›s›nda olamad›lar. Zorla ve yanl›fl müdahalenin önlenmesi için hiçbir giriflimde bulunmad›lar. Aksine yap›lan müdahaleleri "yaflam kurtarma" ad›na savundular. Hapishanelerdeki yaflam koflullar› ise hiç de¤iflmedi. Mutlak tecrit var. Bu tecrit içerde kalan insan say›s›ndan, avukat-aile görüflündeki sorunlar gibi bir çok konuda uygulanmaktad›r. F tiplerinde bir kifli en fazla iki kifliyi daha görebilir. Aile ya da avukat görüflüne götürülürken tüm koridorlar boflalt›l›r, böylece bir baflkas›n› görmesi engellenir. Ayn› dosyadan yarg›lansa bile bir tek kifli avukat görüflüne ç›kabilir. Ayn› anda iki kifli görüflemez. Hücreden her ç›k›flta-giriflte ayakkab›lar›n›n içine kadar aran›r. Ayn› fley avukat ya da aile içinde geçerli. ‹dare sürekli olarak hücrelerde de¤ifliklik yapar, bir gün tek kiflilik, bir gün üç kiflilik hücreye konabilirsiniz. Her türlü de¤ifliklik tamamen idarenin keyfili¤ine ba¤l›d›r. Günlük yay›nlar, dergiler ve kitaplar genellikle verilmez. Baz› gazetelerdeki baz› haberler kesilir öyle verilir, ya da bir kitap hakk›nda toplatma karar› olmasa bile idare vermeyebilir, gerekçe idarenin "sak›nca" görmesidir. Tutuklular›n yanlar›nda ne kadar giysi bulundurabilecekleri idare taraf›ndan belirlenmifltir. Yat›r›lan paralar kendisine verilmez, en fazla haftada 80 milyon lira harcamas›na izin verilir. Mektuplaflma tamamen idarenin keyfiyetinde. Hatta bir hapishaneden "görülmüfltür" kayd› ile gelen mektubu baflka bir hapishaneye göndermek istedi¤inizde yasaklan›r. Tutuklular›n davalar›n›n dosyalar›, daktilolar› yoktur, savunmalar›n› haz›rlayamazlar. Avukat görüflüne gelirken yanlar›nda dosyalar›n›, notlar›n› getiremezler. ‹darenin her türlü yapt›r›m›na direnmek disiplin cezas› verilmesinin gereçesidir. Örne¤in tek kiflilik hücrede bulunan tutuklu say›mda aya¤a kalkmad›¤› için disiplin cezas›


al›r. Ya da Kand›ra hapishanesinde Ali ‹hsan Ay'›n bafl›na geldi¤i gibi; tek kiflilik hücrede say›mda aya¤a kalkmad›¤›n›z için bafl›n›z gardiyanlar taraf›ndan duvarlara vurulur ve haf›zan›z› yitirirsiniz. Savc› da olay› kapatmak için flöyle bir tutanak haz›rlar; "... Ali ‹hsan Ay F tipi hapishaneleri kötülemek ve kamuoyunda küçük düflürmek için örgüt karar›yla kendi kafas›n› kendisi duvarlara vurmufltur..." Bütün bu örneklerden anlafl›laca¤› gibi hapishanelerde temel sorun tecrittir ve vahflice uygulanmaktad›r. Tecriti sadece mimari olarak görmemek gerekir. Tecrit bir politikad›r ve hem mimari tecriti, hem de avukat-aile görüflü, yay›n al›m›, yiyecek al›nmamas›, giyecek al›nmamas› gibi de¤iflik konulardaki uygulamalar› kapsamaktad›r. F tipleri d›fl›ndaki hapishanelerde bayan tutuklu ve hükümlüler kalmaktad›r. Bu hapishaneler de F tipi hapishanelere çevrilmektedir. Ayn› politikalar uygulanmaktad›r. Kartal, Bak›rköy, Manisa, Uflak, Kütahya, Ni¤de, Malatya hapishanelerinde ko¤ufllar hücrelere döndürülmekte, haklar gasp edilmektedir.

PANELLERDE D‹REN‹fi KONUfiULDU

Eskiflehir ve ‹stanbul Teknik Üniversitesideki flenliklerde yap›lan panellerde ölüm orucu direnifli konufluldu. ESK‹SEH‹R’de HADEP il binas›nda “hücre karfl›t› insiyatif” taraf›ndan organize edilen ve flehitler için sayg› durufluyla bafllayan panele direnifl içindeyken sakat b›rak›l›p DHKP-C ve MLKP davalar›ndan tahliye edilen iki konuflmac› kat›ld›. Aralar›nda Eskiflehir TÖDEF’lilerin de bulundu¤u paneli izleyen 150 kifli direnifli yaflayanlardan dinlerken, halen sü-

Tutsaklar, tutsak temsilcileri gündemi, geliflmeleri izleyebiliyor mu? Elbetteki ülkemizi ve dünyay›, geliflmeleri dikkatle izliyor ve de¤erlendiriyorlar. Gündemlerinde a¤›rl›kl› olarak ölüm orucu direnifli olmakla birlikte di¤er geliflmeleri, olaylar› da izliyorlar, tav›r al›yorlar. Örne¤in ‹srail'in katliamlar›n› sloganlarla protesto ediyorlar ya da Afganistan'a sald›r›ya tav›r al›yorlar. Bir kentte açl›ktan ölen çocu¤u da izliyorlar, 1 May›s’› da, her türlü hak gasp› v.s. gündemlerindedir.

Hukukçular›n çözüm noktas›nda ne gibi çabalar› var? Dört Baro baflkan›n›n "Üç kap›, Üç kilit" önerisine dahi tam bir sahiplenmeleri yok. Sanki tecrit k›r›lm›fl gibi, sanki bask› ve iflkence bitmifl gibi hukukçular eylemin bitmesini düflünmektedirler. Aksine her geçen gün bu sorunlar boyutlanmaktad›r. Kendi önerilerinin kabul edilmesi için bask› unsuru olmal›lar. Tutsaklar›n talepleri hakl›, meflru ve demokratiktir. ren direniflin özünde emperyalizme ve iflbirlikçi oligarflinin halk› sindirmek için uygulad›¤› politikalara karfl› yap›ld›¤› belirtildi. Devletin 19 Aral›k katliam›na neden ihtiyaç duydu¤u,buna karfl› direniflin neden yap›ld›¤› ve neden hala sürdü¤ü anlat›l›rken dayat›lan teslimiyetin hiçbir zaman halk›m›z ve devrimciler taraf›ndan kabul edilmeyece¤ine vurgu yap›ld›. “Üç kap› Üç Kilit” önerisinin kabul edilmesi istenen panel, "Bize Ölüm Yok" marfl›n›n söylenmesiyle sona erdi. ‹stanbul Teknik Üniversitesi flenliklerindeki etkinliklerden biri de ölüm orucu direnifli ve F tipleri konulu paneldi. 6 May›s günü yap›lan panele konuflmac› olarak tutsak aileleri, ölüm orucu gazileri, ‹stanbul Barosu, TAYAD ve ‹HD kat›ld›. Konuflmac›lar. F tipi'nin halk›n önüne çekilmifl bir duvar oldu¤unu, bu duvar y›k›lmad›¤› sürece hiçbir hak ve özgürlü¤ün kazan›lamayaca¤›n› belirttiler. Ölüm orucu gazileri konuflmalar›nda “Direniflin devam edece¤ini, F tipiyle amaçlanan politikan›n geri püskürtülene kadar direniflin sürece¤ini, bunun Türkiye halk›n›n gelece¤i sorunu oldu¤unu” vurgulad›lar. Direnifl gazisi Mehmet Do¤an "hücrelerin IMF için oldu¤unu ve tüm halka yönelik oldu¤unu ama devrimcileri susturmay› baflaramad›klar›n›” söyledi. Do¤an; “örgüt” demagojilerini de, “evet örgütüz ve daha çok örgütlenmeye ihtiyac›m›z var çünkü bu ülkenin bugün içinde bulundu¤u durum tamamen örgütsüz olmas›ndand›r.” diye cevaplad›. Daha sonra söz alan iki k›z›n› direniflte flehit veren Ahmet Kulaks›z k›zlar›n›n neden ölüm orucu yapt›klar›n› anlatt›. Paneli yaklafl›k 180 kifli izledi.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

13


“Görüflte Kimseye El Sallama Dahi Yoktur” TAYAD’l› Ailelerden fiahin Güzel ile görüfllerde yaflad›klar› sorunlar ve direnifl hakk›nda görüfltük.

Görüfllerde hangi ugulamalarla karfl› karfl›ya kal›yorsunuz? Ayakkab› ç›karmaya, çoraplar› ç›karmaya çal›fl›yorlar. Buna izin vermiyoruz. Sordu¤umnuz her fleye “o bizim bilece¤imiz ifl” diyorlar. Üzerimde daha önceden karakoldan ald›¤›m bir ka¤›t bile sorun oluyor. Baya¤› bask› uyguluyorlar. Bir saat görüfl yapabiliyoruz. Eflya olarak 2 pantolon, 2 gömlek bir çift ayakkab› al›yorlar iç çamafl›r› alm›yorlar. "‹çerden paras›yla als›n " diyorlar. Verdi¤imiz paralar› da çocuklara vermiyorlar. Görüflte bafl›m›zda iki gardiyan hiç kimseyle görüfltürmemek kayd›yla tek o¤lumla görüflebiliyorum. Öbür çocuklar› gördü¤ümüz zaman üzerimize hücum edip bask› yap›yorlar. “Neden” dedi¤im zaman, “bu Adalet Bakan›n›n emridir kesinlikle hiç kimseye el sallama dahi yoktur.”

Tahliye edilenlerin ailelerinin direniflle ilgili yaklafl›mlar› konusunda gözlemleriniz neler? Bencilliklere neler söylüyorsunuz? O¤luma zorla müdahale yap›ld› ve haf›zas› kay›p, gözleri çok az görüyor buna ra¤men 4 Nisan günü hastaneye giderken "Canl› bomba " diye al›nd› ve tutukland›. ‹tirazla 20 Nisan'da b›rak›ld›. Burada tek benim o¤luma de¤il 10 kifliye daha "canl› bomba” olduklar› iddias›nda bulunuldu. TAYAD Baflkan› Tekin Tangün hiçbir zaman için toplant› yapmam›flt›r. Ne Özkan ne de Ferhat ne de bas›nda ç›kan 10 kifli “canl› bomba” olarak, hiçbir fleyin asl› yoktur. Ben ‹stanbul Valisini, Hasan Özdemir'i ispata davet ediyorum. Bütün aileler bir k›sm› çocuklar›na sahip ç›k›yor ama bir k›sm› da çocuklar›na sahip ç›km›yor. Neden dedi¤imiz zaman "onlar bizi dinlemediler biz de onun yan›na gitmeyiz" diyorlar. Ailelerin bir k›sm› evlerinde kimseye göstermiyorlar, çocuklar›m›z› götürdü¤ümüz zaman tekrar ölüm orucuna girer diyorlar. Ama hiçbir zaman için böyle birfley yok. Bu tav›rlar onaylanamaz. Çocuk iyi olunca zaten kendi iradesiyle karar verecek. O zaman çocu¤umu tamamen yitirmifl olaca¤›m. Çocuklar›n› arkadafllar›ndan soyutlamas›nlar. ‹nsanlardan da soyutlamas›nlar. Devaml› olarak arkadafllar›yla görüflsünler. Bir ana bir baba e¤er çocu¤unu arkadafllar›ndan kaç›r›yorsa onu ölüme zorluyor demektir. Ben Özkan'› arkadafllar› ile görüfltürmesem evde tamamen daral›yor. Aileler çocuklar›na bunu yapmas›n. Özkanlar yavafl yavafl iyilefliyorlar ama o çocuklara bak›yorum hiçbir iyileflme yok. Daha da kötü oluyorlar. Anne babalar›na her zaman için çocuklar›n› arkadafllar›n›n yan›na insanlar›n yan›na götürmelerini tavsiye ediyorum. Doktora da götürse, nereye götürürse götürsün o çocuk iyileflemez.

Aileler olarak halen ne tür giriflimleriniz var? ‹mza kampanyas› yap›yoruz tecrit için. Kendi mahallemde insanlardan korktuklar› için isimlerini yazmayanlar oluyor. Sadece imza at›yorlar, ben de kabul etmiyorum. Polis aileme ve bana çok bask› yapmakta, bizim her yapt›¤›m›z fley aç›kta gizleyecek saklayacak bir fleyimiz yok. Bu kadar bask› niye?

14

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

“TECR‹TE HAYIR” ÇA⁄RISINA SEN DE KATIL Dergimizle ilk kez tan›flan bir okurumuz, “bir fleyler yapmaya karar verdim” deyip ilk yapt›¤› fleyi yazm›fl mektubunda; “TAYAD’›n imza kampanyas›na kat›ld›m.” Tecrite karfl› yükselen ses flimdi daha gür demektir. 8. ölüm orucu ekiplerinin direnifle bafllad›¤› bugün bu sesi daha da gürlefltirmek mümkün ve gerekli. Hak ve özgürlükler mücadelesinde, hücredekiler, ellerindeki tek silah›, bedenlerini yat›r›yorlar ölüme. Ölüyor, sakat kal›yor, tecritte iflkence görüyorlar. Hak ve özgürlüklerden yanay›m diyenlere de onlar›n sesini tafl›mak düflüyor. TAYAD’›n, F tiplerindeki tecritin kald›r›lmas› için bafllatt›¤› imza kampanyas› bunun sadece bir yolu. Ve zulmün karfl›s›nda oldu¤unu söyleyen herkesin kat›labilece¤i bir kampanya. ‹mza kampanyas›na destek için TAYAD’› aray›n! Tel: 534 38 11 Faks: 534 31 51 E-Mail hucreiskencedir@hotmail.com ‹nternet adresi: www.tayad.org


D›flar›daki direniflçiler

“Biz sürdürme kararl›l›¤›nday›z” MLKP davas›ndan tahliye olduktan sonra d›flar›da direnifli sürdüren 4 direniflçiden, ölüm orucunun 350’li günlerinde olan Fikret LÜLE ve 115. gününde olan Deniz BAKIR ile görüfltük. Bulundu¤unuz eve yönelik polis bask›s› var m›? Fikret Lüle: fiu an için bask› yok. Devletin Armutlu’dan, Alibeyköy’den ç›karm›fl oldu¤u deneyimlerle uzaktan gözlemleme, sonra geliflti¤i koflullarda müdahale hesaplar› yapt›¤›n› düflünüyoruz. Ziyaretçiler gelip gidiyor mu? Deniz Bak›r: Evet ziyaretçiler geliyorlar. Yani biraz sürecin genel havas›nda düflündü¤ümüzde iyi bir düzeyde diyebiliriz. Direniflin geldi¤i aflamay› içeri ve d›flar› boyutuyla nas›l de¤erlendiriyorsunuz? Fikret Lüle: Özel olarak vurgulamak gerekir ki devrimci iradenin görülmesi örgütlenmesi aç›s›ndan devrimcilerin ald›¤› pozisyon önemli ve belirleyici. Gelinen aflamada üç kap› üç kilit bizim d›fl›m›zdaki kurumlar taraf›ndan ifade edilmifltir. Devrimciler flunu da ortaya koymufltur. Asgari bir çözüm ortaya koydu¤u noktada ölüm d›fl›nda da alternatiflerin olabilece¤ini ama bu olmad›¤› koflullarda, hiçbir biçimde kabul edilmeyecektir. Biz devrimin iradesini her ne koflullarda olursa olsun sürdürme kararl›l›¤›nday›z. Deniz Bak›r: ...Devlet bir taraftan irade koyuyor, devrimci tutsaklar bir taraftan; sonuçta bu öz itibariyle s›n›flar mücadelesinin bir tezahürü böyle bak›yoruz. Belkide tarihsel kesitimizde ülkemizde co¤rafyam›zda bunun en uçtaki ifadelerinden biri ve çok anlaml› bir yer ifade ediyor. Sürecin anlam› içeri¤i ba¤lam›nda bakt›¤›m›zda hala temel de¤erlerini koruyor ve hala gerileme sürecini aflman›n olanaklar› da tüm yo¤unlu¤uyla devam ediyor. Biz de bu güce sahibiz zaten. Bir buçuk y›ll›k direniflle bu ispatland›. Son olarak söylemek istedi¤iniz birfley var m›? Fikret Lüle: Bugün bu direnifl flehitlerle, yüzlerce gaziyle sürdürülüyorsa ve onlar›n hücre hücre varetti¤i bir emek varsa bu mücadele bir biçimde kazan›lm›flt›r. 96'da Hüseyin Demircio¤lu yoldafl›mla birlikte ölüm orucunda idim. Aç›k olarak Sevgi Erdo¤an'›n flehit düflmesi beni çok etkilemifltir. Bütün flehitlerimiz mutlaka ektilemifltir ama insanlar›n bu süreci ile iliflkilenemeyenlerin ya-

flamda kendilerini yeniden üretemeyecekleri çok aç›kt›r. O hücre hücre eriyen Sevgi Erdo¤an'› alg›layamayan bir devrimcilik olamaz. Deniz Bak›r: Kendisine devrimciyim diyenlerin komünistim, ilericiyim diyenlerin, insan diyenlerin herkesin kendi durdu¤u yerden birfleyler yapmas› gerekti¤ine inan›yorum. Çünkü düflman aç›k bir flekilde tüm insanl›k güçlerine bütünlüklü bir sald›r› yürütüyor. Ve bu bütünlüklü sald›r› bütünlüklü bir karfl› sald›r› ekseninde püskürtülebilir ancak. Biz bugün d›flar›da ölüm orucunday›z. Birbuçuk y›ll›k bir sürece geldik. Bu sürecin bafllat›c›lar› cezaevindeki destan oldu. Bunu Armutlu, Alibeyköy sürdürdü, devlet sald›rd›. Ancak onlar›n ortaya koyduklar› direnifl gelene¤i, direnifl mevzisi, direnifl bayra¤› flu an Gazi'de veya ‹zmir'de veya bu süreci omuzlamak isteyen her insan›n yüre¤inde sürüyor. Biz bunu tüm co¤rafyam›z›n her köflesine yayabildi¤imiz tüm kulaklara ba¤›rabildi¤imiz oranda zafer yak›nd›r diyorum. Teflekkür ederiz...

Perihan Ma¤den: “Yazar, yazmak zorundad›r” Radikal gazetesi yazarlar›ndan Perihan Ma¤den hakk›nda, 1 A¤ustos 2001’de, hapishanelerdeki 1922 Aral›k katliam› üzerine yazd›¤› “Türkün sonu” bafll›kl› yaz›da “ Sami Türk’ü hedef gösterdi¤i” iddias›yla aç›lan davan›n duruflmas›, 9 May›s’ta ‹stanbul DGM’de yap›ld›. Duruflmada yaz›s›n› savundu Perihan Ma¤den. Savunmas›nda “ Yaz›da bir insan›n dram›n› yans›tmak var... 20 yafl›ndaki bir k›z operasyonda yanm›flsa, yazar bunu yazmak zorundad›r...” diyen Ma¤den, hapishaneler operasyonunun “mant›k, bilim ve siyaset d›fl›” oldu¤unu belirtti. Duruflma savc›n›n mütaalas›n› haz›rlamas› için ertelendi.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

15


KIVRIKO⁄LU’NUN RESM‹ GENELKURMAY’IN BEYN‹ S›n›r Tan›mayan Gazeteciler Örgütü’nün bas›n du¤una inanacak neredeyse! özgürlü¤ü düflmanlar›ndan biri nitelemesiyle Bu gerçekler bir yana, Genelkurmay’›n “vay bunu Genelkurmay Baflkan› Hüseyin K›vr›ko¤lu’nun da bana nas›l yapars›n›z” diye gösterdi¤i tepki, o resmin resmini Paris’in en ifllek tren garlar›ndan Saint Laoraya bofl yere konulmad›¤›n› da gösteriyor. Nas›l bir zare’nin giriflinde yere sermesine karfl› Genelkurdiktatör oldu¤unu böylece herkese göstermifl oldu may seferberlik ilan etti. Genelkurmay. Nitekim “engelle” diye bask› yapt›klaBas›n harekete geçirildi. TV’ler saatlerce “hain r› Fransa, -her ne kadar gerçe¤i çok yans›tmasa dagazeteciler örgütü”, “Avru“bizde düflünce pa’n›n düflmanl›¤›” yay›nlar› özgürlü¤ü varyapt›. d›r, engelleyemeyiz” cevab›yla “Bir dizi eylem plan›” haz›rGenelkurmaya lad›¤› belirtilen Genelkurmay, bir ders daha S›n›r Tan›mayan Gazeteciler vermifl oldu. hakk›nda Fransa’da dava açmaya haz›rlan›yor ve Fransa’ya Genelkurmay elefltirile“kald›rmazsan›z askeri iliflkilerimez, ona hiç mizi keseriz” dedi. Bu arada askimse bir fley keri atefleler gitti-geldi, D›flifllesöyleyemez. ri Bakanl›¤› aç›klamalar yapt›. Türkiye’de elefl“Terör” demagojilerinin ne katiren olursa dar ucuz oldu¤unu kendi elletehdidle susturur, olmazsa tanklar› yürütür “bariyle göstererek, S›n›r Tan›mayan Gazeteciler Örlans ayar› yapt›k” der. Daha olmad›¤›nda cunta yagütünü "PKK'yi destekleyen örgütler listesi"ne alapar. Dolambaçs›z, Genelkurmay gerçe¤ini anlatan rak Avrupa'ya bildirme haz›rl›klar›na bafllad› vs. devrimcilere ise hiç tahammülü yoktur; katliamla Örne¤in, diyelim ki, böyle bir karfl›l›k verir. mahkeme aç›ld›; S›n›r tan›mayan YA GENELKURMAY’IN gazeteciler mahkemede, “iflte Katleden, iflkenceler yapan, Genelkurmay’›n bas›n› nas›l bask› terör demagojileriyle sald›ran ifl“K‹TABI” alt›nda tuttu¤unun belgeleri” derte bu diktatör kafad›r. Genelkurmay "Bölücü terör se (ki medya sayfam›zda de¤inörgütü PKK-Unutulan Gerçekler" dik) Genelkurmay ne diyecek? adl› bir kitap yay›nlad›. Kitapta SEN GAZETEC‹N‹N Türkiye’de yapt›¤› gibi; “ordu si1984’den bu yana PKK’nin eyyasetin d›fl›ndad›r”, “milli ordu“MAKADINA SÜNGÜ lemleri anlat›l›yormufl. muz aleyhinde faaliyet gösteren TAKIP Ya genelkurmay’›n kitab›n› odaklara gereken yap›lacakt›r” yazsak kaç cilt olacak? Bilinen, CEPHELER‹ aç›klamas› m› yapacak? bilinmeyen yüzbinlerce halka Bu “tepkiler”in ne anlama gelGEZD‹R‹RSEN” ... karfl› ifllenmifl suç nas›l s›¤acak di¤ini herkes biliyor. “Ermeni tabu kitaba. Döktükleri halk›n kan› Genelkurmay’›n, kendi istedisaras›” meselesinde de esip gürleciltlerin aras›ndan derya olup ak- ¤i gibi yazmayan gazetecilere, miflti Genelkurmay, peki ne oldu? maz m›? muhaliflere neler yapt›¤›n› uzun Fransa ile ilk anlaflmalar› orSadece genelkurmay kararuzun anlatmayaca¤›z. Sadece 28 du’nun OYAK’› yapt›. Uflaklar›n tepkisi ancak bu kadar olabilir. gahlar›ndan planlanan Susurluk’u fiubat’›n generallerinden Tümge“Terör listesi zaferi” havas›na faz- anlatmak bile yeter. Onbinlerce neral Erol Özkasnak’›n bir köfle la kap›ld› oligarfli. ‹flin içinde Av- cinayet, infaz, kaybetme, kaç›r- yazar› için söylediklerini hat›rlatama, köy yakma... ca¤›z; “Ben onun makad›na süngü rupa’n›n, emperyalist tekellerin “Unutulan gerçekler” öyle mi? tak›p cepheleri gezdiririm.” ç›kar› olmasa “büyük devlet” ol-

16

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8


Bunu söyleyen bir kafan›n neler yapaca¤›n› ve yapt›¤›n› art›k düflünün. Elbette sen bunu söylersen, bilmem hangi gazeteci örgütü de seni bas›n özgürlü¤ü düflman› ilan eder.

EMEKL‹LER‹ DAHA AÇIK SÖZLÜ

GENELKURMAY KAMPANYASI Genelkurmay’›n faflist kafa yap›s›n›n ortaya ç›kt›¤› bu tepki elbette sadece “büyük devlet” havas›n›n bir yans›mas› de¤il, Genelkurmay ayn› zamanda bu kampanyay› kendi iktidar› için de kullanmak istiyor. Birincisi; Özellikle Susurluk, tank ihalesi, partilerle it dalafllar› vb. nedeniyle y›pranan Genelkurmay, bu olay nezdinde kendine yönelik bir sahiplenme yaratmaya çal›fl›yor. Bir biçimiyle y›pranan “dokunulmazl›k” z›rh›n› güçlendirmeye çal›fl›yor. ‹kincisi; Karen Fogg, idam tart›flmalar›nda oldu¤u gibi AB tart›flmas›na dönüfltürmek, böylece iktidardaki gücünü korumak istiyor. Genelkurmay’›n partisi oldu¤u ve her söyledi¤inin ayn› zamanda Genelkurmay’›n düflüncesi oldu¤u tart›flmas›z olan MHP’ye yapt›r›lan aç›klama bunun sonucudur. MHP; “Avrupa’n›n Türkiye’ye yaklafl›m›n›n bir yans›mas›d›r” diyor. Bir örgütün Avrupa için s›radan bir protesto biçiminin Avrupa’n›n yaklafl›m› meselesi ile çok ilgisi olup olmamas› bir yana, Genelkurmay buna dönüfltürmek istiyor. Üçüncüsü; Faflizmi, bask› yasalar›n›, yasaklar› gizlemek istiyor Genelkurmay. Hele bunun Baflbakan dururken Genelkurmay baflkan›n›n resminin konularak anlat›lmas› ise deyim yerindeyse tam da onikiden vurmak. Genelkurmay bofl yere “ordu siyasetin d›fl›ndad›r” desin, dünya alem Türkiye’yi gerçekten yönetenin kim oldu¤unu biliyor. Gerçek iktidar›n Genelkurmay oldu¤undan kimsenin kuflkusu yok. Bask›lar›n, yasaklar›n, katliamlar›n, iflkencelerin sorumlusunun Genelkurmay oldu¤u gerçe¤ini gizlenmek isteniyor. Belirtelim, orada resmi olanlar›n tümü devlet baflkan›yken, sadece Türkiye ve ‹srail’den Genelkurmay Baflkanlar›n›n resimleri var. Orada bile “stratejik ittifak” ayr› düflmemifl demek ki.

GENELKURMAY’IN “DEMOKRATLI⁄I” K›vr›ko¤lu’nun nas›l da demokrat oldu¤unu, diktatör olmad›¤›n›, böyle bir fleyi haketmedi¤ini anlat›yor kimileri. Külliyen yalan olmas› bir yana, bu konudaki tepkiler bile Genelkurmay’›n ve Genelkurmayc›lar›n “demokratl›klar›n›n” ne kadar sahte oldu¤unu gösteriyor. Orada baflka ülkelerin liderlerinin resimleri de var, ama tepki gösterenlerden kimse, “onlar› da koymay›n” demiyor. Niye, onlar devlet baflkan› de¤il mi? Ya da K›vr›ko¤lu ile birlikte tek general olan ‹srail Genelkurmay Baflkan› asker de¤il mi? Genelkurmay bofl yere ç›rp›nmas›n; dünya alem Türkiye’yi kimin yönetti¤ini ve katliamlardan, bask› ve yasaklardan kimin sorumlu oldu¤unu biliyor.

Susurlukçu generallerden emekli Orgeneral Necati Özgen PKK’nin politikalar›n› de¤erlendirdi¤i “Ulusal Strateji” isimli dergideki yaz›s›nda “anadil, köye dönüfl, O-Hal’in kald›r›lmas›...” taleplerinin PKK’nin talepleri oldu¤unu belirterek Kürt halk›n›n kültürel haklar›n›n verilmemesi gerekti¤ini söyledi. Bunlar, ayn› zamanda Genelkurmay ve MGK’n›n uygulad›¤› politikad›r. Necati Özgen bu politikay› daha aç›k ve düz ifade etmifl. Susurlukçu Korkut Eken’e de böyle sahip ç›km›flt› emekli generaller. Görevdeyken aç›kça yapamad›klar›n›, emekli olduklar›nda yap›yorlar. Elbette bunlar›n hiçbiri de genelkurmay›n bilgisi d›fl›nda olmuyor. Genelkurmay›n, emekli generalleri y›llard›r holding, banka yönetimlerine yerlefltirdi¤i, böylece katliamlar› karfl›l›¤›nda ödüllendirdi¤i biliniyordu. fiimdi böyle daha aktif de¤erlendiriyor emekli generalleri. Emekli Orgeneral Necati Özgen ayn› zamanda “terör” demagojilerinin ne oldu¤unu da anlatm›fl oluyor bu yaz›s›nda; ana dilini istemek, zorla göçettirildi¤in köyüne, topra¤›na dönmeyi talep etmek, adlar› tecavüz, uyuflturucu ve cinayetle özdeflleflen köy koruculu¤unun kald›rlamas›n› istemek... iflte generallerin ony›llard›r “terör terör” dedikleri bunlard›r.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

17


DHKC Sözcüsü: “Faflizme karfl› mücadelemiz kimsenin iznine, icazetine ba¤l› de¤ildir” Türkiye oligarflisi, DHKP-C ve PKK’n›n, Avrupa Birli¤i(AB)’nin “Terör listesi”ne al›nmas› için aylard›r yo¤un bir kampanya yürüttü. Devlet yetkilileri, düzen partileri, aylard›r AB’den kimle muhatap olduysalar, konu-gündem ne olursa olsun, bunu birinci s›raya koydular. AB’nin “liste”yi kesinlefltirmesinden bir kaç gün önce, kampanya t›rmand›r›ld›, Brüksel’de as›lan bayrak, gazetelerin manfletlerine yerleflti. Ard›ndan AB’nin “terör listesi” aç›kland›; görüldü ki, AB, Türkiye faflizminin iste¤ini yerine getirmiflti. “Bayrak indi s›ra Fehriye’de” manfletleriyle zafer 盤l›klar› att› oligarflinin sözcüleri. Bu geliflmelerle ilgili DHKC Sözcüsü Musa Aflo¤lu ile Brüksel DHKC Enformasyon Bürosu’nda görüfltük. - Avrupa Birli¤i’nin haz›rlad›¤› son “terör örgütleri listesi”ne ülkemizden DHKP-C ve PKK da eklendi. Bu listenin amac› nedir? Liste hangi koflullarda ortaya ç›kt›? - Bizim tarihimiz, yasaklarla, “anarfli-terör” demagojisiyle bizi yoketmeye yönelen katliamlarla doludur. Yasaklar oldu¤u için, sömürü ve zulüm oldu¤u için var›z biz. Kim “terörist” ilan ediyor bizi? Emperyalizm ve iflbirlikçisi oligarfli. Onlar›n sömürü ve zulüm düzenine karfl› mücadele için var›z zaten biz. En baflta flunu söyleyelim; Türkiye oligarflisinin bugüne kadar Avrupa’daki varl›¤›m›z konusunda yaymaya çal›flt›¤› hava tümüyle yalanlardan ibaretti; AB’nin “terör listesi” üzerine att›¤› “zafer” 盤l›klar› da bu yan›lt›c› tablo üzerine oturuyor. Oligarflinin iddia etti¤i gibi bir “özgürlü¤ümüz” yoktur Avrupa’da. Parti-Cephemiz, Almanya’da ve ‹ngiltere’de zaten “yasak”lanm›flt› daha önce. Fransa’da fiili olarak böyle bir durum vard›. fiu an tüm AB’yi ba¤layan bir “liste”ye al›nm›fl olmam›z›n da, pratik aç›dan fazla de¤ifltirece¤i bir fley yoktur. AB “terör listesi”nin fiili, pratik anlam›ndan çok, siyasi yan› önemlidir. Baflta flu düzeltmeyi de yapal›m; liste AB’nin de¤il, ABD’nin listesidir. AB de bunu onaylam›flt›r. ABD’yle, AB’yi ülkemizdeki faflist yönetimi desteklemekte ortaklaflt›ran ise tekellerin ç›karlar›d›r. Bu karar, Türkiye oligarflisi, Genelkurmay› ve ABD-Avrupa emperyalizmi aras›ndaki pazarl›klar›n sonucudur. Avrupa emperyalizminin F tipleri, 19-22 Aral›k katliam› konusunda Türkiye oligarflisine deste¤ini herkes biliyor. Çünkü ülkemizde devrimci mücadelenin, halk›n muhalefetinin yokedilmesi, ABD kadar Avrupa emperyalizminin de iste¤iydi. Ülkemize Ortado¤u’da, Kafkaslar’da, Balkanlar’da tafleronluk rolü yükleyen politika, Avrupa’n›n da politikas›d›r. Ayn› Avrupa IMF’nin soygun paketlerinin de arkas›ndad›r. Bunlar›n sürdürülebilmesi ise, baflta devrimciler olmak üzere, tüm muhalif güçlerin sindirilmesinden geçer. AB, bizi ve PKK’y› 18

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

terör listesine almakla tekellerin istek ve ç›karlar›na göre davranm›flt›r. - Peki Avrupa’n›n ünlü “demokrasisi” ne oldu? - Avrupa Birli¤i’nde “DHKP-C’yi listeye alacak m›y›z almayacak m›y›z? ” diye yürütülen tart›flma, esas›nda ABD’ye tamamen teslim olacak m›y›z, olmayacak m›y›z tart›flmas›yd›. Haz›rlad›klar› listeyle görülen odur ki, teslim olma karar› verdiler. Kendi tercihleridir; ama bu karar›n ard›ndan kendi kimli¤i, kiflili¤i olan bir Avrupa kalmayacakt›r geriye. O çok övündükleri “de¤erlerini” bir ç›rp›da kendileri çi¤neyip geçmifltir. Bize “terör örgütü” diyor; peki “terör” dedikleri faaliyetlerimiz neler? Ülkemizdeki katliamlar›, iflkenceleri, emperyalizmin dünya çap›ndaki sald›rganl›klar›n› teflhir ediyoruz, aç›kça elefltiriyoruz, bunlara karfl› tüm dünya halklar›n› mücadeleye ça¤›r›yoruz... ‹flte “terör” dedikleri bu. Bu kararla, herhalde direniflin bafl›ndan bu yana “Brüksel”i ve “e-mail”leri diline dolayan Sami Türk’ü memnun etmifllerdir. Avrupa Birli¤i’nin karar›n›n anlam›, iflte burada en aç›k haline kavufluyor: AB, bu karar›yla Sami Türk’lerin, katliamc›lar›n yan›nda saf tutmufltur. Bu büyük ölçüde böyleydi zaten. “Terör Listesi” karar›yla bunu resmilefltirdiler, kal›c› bir politika haline getirmifl oldular. Demokrasiye, haklar ve özgürlükler meselesine bak›flta, Sami Türk’ten farklar›n›n olmad›¤›n› gösterdiler. Avrupa da düflünce özgürlü¤ünü, terör olarak gördü. AB, bu karar›yla, faflizmin suç orta¤› oldu¤unu belgelemifltir. PKK’n›n listeye dahil edilmesi de AB’nin ikiyüzlülü¤ünün, ilkesizli¤inin, faflizmle suç ortakl›¤›n›n bir baflka belgesidir. Deniliyor ki; siz de silahl› mücadele veriyorsunuz. Evet veriyoruz. Ama mesele bundan ibaret de¤il. ‹flte PKK silahl› mücadele vermiyor. Vermeyece¤ini defalarca aç›klad›. Demek ki sorun silah da de¤il. Sorun Avrupa tekellerinin ç›karlar›. Sorun, ABD’nin tüm muhalifleri yoketme politikas›n›n uygu-


lanmas›. AB de bu politikan›n izleyicisi, uygulay›c›s›d›r. Bu nedenle gerçekte bu sorun bizden daha çok Avrupa halklar›n›n sorunudur. Bafllar›ndaki iktidar›n nite-

li¤ini görmeleri aç›s›ndan önemlidir. Çünkü bu yaklafl›m, bizimle s›n›rl› kalmaz. Avrupa’daki haklar ve özgürlükler mücadelesi de ayn› politikalara, tan›mlamalara maruz kalacakt›r. Bu noktada tabii flu çeliflki ortaya ç›k›yor. Bir yandan Le Pen’lere, ›rkç›l›¤a, faflistlere karfl› olduklar›n› söylüyorlar, di¤er yandan devrimci, yurtsever örgütlere yasaklar koyuyorlar, haklar ve özgürlükler mücadelesini “terör” olarak adland›r›yorlar. Böyle bir ortamda Le Pen’ler geliflmeyecek de kim geliflecek? Ülkemizde faflist MHP’nin, islamc›lar›n geliflimine bak›n; iflbafl›ndaki iktidarlar, sola vurdukça, halk›n mücadelesini terör olarak de¤erlendirip ezip sindirdikçe, bunlar›n önü aç›lm›flt›r. Avrupa’da da farkl› olmayacakt›r. Devrimcileri yasaklayanlar faflistleri, halklar›n kardeflli¤ini yasaklayanlar yabanc› düflmanl›¤›n›, özgürlü¤ün, adaletin savunulmas›n› yasaklayanlar, faflizmi gelifltirmifl olurlar. A‹HM’de belgelenen, kan›tlanan, iflkence, insanl›k d›fl› suçlar, bize de¤il, Avrupa’n›n iste¤ini yerine getirdikleri devlete aittir. Bu çeliflkiyi aç›klayamayacakt›r Avrupa. - E-mail’ler gerçe¤i söylüyorsa, onlar da “terörist” tabii! Bush’un, Sami Türk’lerin ve son olarak AB’nin ölçüsünün bu oldu¤u anlafl›l›yor. Peki, e-mail’lerden bayrak meselesine geçelim. Nedir bu bayrak asma ve indirme olay›? - Belçika’n›n Ankara Büyükelçisi, 4 May›s’ta TV8’de yapt›¤› aç›klamada “bayra¤› indirdik” demiflti. Yaland›. Ne asarken onlardan izin ald›k, ne indirirken on-

lar›n bilgisi oldu. Türkiye oligarflisinin demagojilerine f›rsat vermemek için bayra¤› kendi insiyatifimizle indirdik. Bu konuda bir aç›klama da yapt›k. Büyükelçi, 3 May›s’ta Türkiye D›fliflleri Bakanl›¤›’na ça¤r›l›p tehdit ediliyor, o da ard›s›ra bu yalan aç›klamalar› yaparak oligarfliye kendilerini kan›tlamaya çal›fl›yor. Bu konuda as›l olarak fluna dikkat çekmek istiyoruz. Evet bizim burada gerek kendi halk›m›za yönelik, gerekse de çeflitli kurumlara yönelik çal›flmalar›m›z var. Ama Türkiye oligarflisinin havas› flu; biz Türkiye’de bitirdik, oralarda bayrak as›yorlar, alenen faaliyet gösteriyorlar. Koca bir çarp›tma. Çarp›tma oldu¤u 1 May›s’ta görüldü. 1 May›s alanlar›nda k›z›l bayraklar›m›z dalgalan›yor. Onbinler dalgaland›r›yor. Yurtd›fl› bizim için hep tali bir yer olmufltur, yine öyledir. Mücadelemizin merkezi, kalbi ülkedir. Nabz›m›z orada atar. “Bitirdik yokettik” demagojileri hareketimizin tarihi kadar eskidir. K›z›ldere’den 12 Temmuzlardan, 17 Nisanlardan sonra hep dinlemiflizdir bunlar›. 19 Aral›k’tan sonra yeniden bu demagojiye a¤›rl›k verdiler, “Avrupa’da ellerini kollar›n› sallayarak dolafl›yorlar” propagandas› da buna paralel geliflti. Evet do¤rudur, ellerimizi kollar›m›z› sallayarak dolafl›yor, kavgay› örgütlüyoruz, ve bunu ülkemizde yap›yoruz, baflka yerde de¤il. Ölümlerimiz pahas›na dalgaland›r›yoruz bayraklar›m›z›. Armutlu’da, F tiplerinde yoldafllar›m›z›n, taraftarlar›m›z›n al›nlar›nda tafl›d›klar› k›z›l bantlar, bayra¤›m›zd›r. - fiu anda ülkemizden sadece DHKP-C ve PKK var. Bunun d›fl›nda di¤er ülkelerden onlarca örgüt var. Ve “listelerin” sonu gelmeyecek, tüm devrimciler, demokrat güçler bu listelerde yer alacak gibi görünüyor. “Terör Listesi”ne karfl›, bu çerçevede, dünya çap›nda ortak bir tepki var m›, bu do¤rultuda giriflimler var m›? - Terör demagojisine karfl› tüm devrimci, demokrat, muhalif güçler birleflmek durumundad›r. Terör demagojisine karfl› birleflmek hak ve özgürlükler için birleflmektir. Emperyalizme karfl› birleflmektir. Bu dönemi atlatal›m düflüncesi içinde olanlar, bu düflünce içinde “kendini koruma” politikas› izleyenler, sonuçta kendilerini de koruyamayacaklar›n› görürler. Böyle bir kafa yap›s›yla hiç bir mücadele verilemez.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

19


Böyle bir politika izleyenler de var, daha duyarl› olan kesimler de. Bilindi¤i gibi, ABD’nin bizi ve dört örgütü daha “hedef örgüt” olarak ilan etmesinin ard›ndan “Biz de ABD’yi elefltiriyoruz” bafll›kl› bir bildiriyi imzaya açm›flt›k. Bu bildiriyi “Biz de Amerika ve AB’yi Elefltiriyoruz” fleklinde genifllettik. fiu anda, dünyan›n çeflitli ülkelerinden 40’› aflk›n devrimci, ilerici, yurtsever örgüt imzalad› bu bildiriyi. fiuras› çok aç›k; bu liste, ne tek bir halka, ne tek bir örgüte yönelik. Emperyalizmin “liste”leri giderek tüm devrimci, demokrat kesimleri içine alacak. Buna karfl› birleflik bir mücadele zorunlu. Kendilerini “küreselleflme karfl›t›” olarak adland›ran kesimler de bu konuyu gündemlerine almak durumundalar. Çünkü ABD’nin, AB’nin bugün bizlere karfl› kulland›¤› bu silah, çok geçmeyecek, onlara, yani Avrupa s›n›rlar› içinde mücadele edenlere de dönecektir. Tüm muhaliflerinden kurtulmak isteyen bir politik yaklafl›m›n, küreselleflme karfl›tlar›n› da eninde sonunda hedef almas› kaç›n›lmazd›r. Gerek ABD Baflkan› Bush’un gerekse de AB Baflkanl›¤›’n›n yapt›klar› baz› aç›klamalarda “terör” ve “anti-küreselcili¤i” ayn› kategoride de¤erlendirmifl olduklar›n› unutmamal›d›rlar. Enternasyonalizmin bugünkü özü, emperyalizme, özel olarak da ABD imparatorlu¤una karfl› ç›kmakt›r. Tersinden de ifade edebiliriz bunu; emperyalizme, özel olarak da ABD imparatorlu¤una karfl› ç›kanlar, do¤al olarak ayn› saflarda buluflmufl olacakt›r. Bunu daha organize, sistemli hale dönüfltürmek ise, önümüzde duran görevlerden biridir. - Bu geliflmeler sizi nas›l etkileyecek? - Bir kere art›k herkes flunu görmek zorundad›r; AB’ye dayanarak politika sürdürülemez. AB’ye dayanarak strateji ve taktik belirleyenler bir daha düflünmek zorundad›r. Bu, dün yanl›flt›, bugün yanl›fl oldu¤u çok daha ç›plak hale gelmifltir. Bizim aç›m›zdan belirleyici bir farkl›l›k olmayacakt›r. Biz Avrupa’da demokratik alanda çal›fl›yoruz. Burada silahl› mücadele yapm›yoruz. Tabii ki Avrupada’ki halk›m›za, bizzat Avrupa halk›na ülkemiz gerçeklerini anlataca¤›z. Avrupa devletlerinin nas›l faflizme ortak oldu¤unu anlataca¤›z. Ülkemizde ise, faflizme karfl› savafl›m›z sürecektir. Bu her türlü tart›flman›n, iznin, icazetin d›fl›nda, kan›m›zla, can›m›zla bedelini ödeyerek sürdürdü¤ümüz bir savaflt›r. Bunun bir bedeli olacaksa, tabii ki, ülkemizde yoldafllar›m›z nas›l bedel ödüyorsa, burada da o bedeli ödemeye haz›r›z. Emperyalizmin hapishanelerini de tan›m›yor de¤iliz. Mesela, güncel anlamda, F tiplerinde direnen yoldafllar›m›z›n sesini burada her ne koflulda olursa olsun duyurmaktan vazgeçebilir miyiz? Hay›r 20

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

vazgeçmeyece¤iz. Hiç bir yasak, hiç bir liste, bunu sa¤layamaz. Düflüncelerimizi, ülke ve dünya gerçeklerini anlatmaya devam edece¤iz; Avrupa Birli¤i’nin bu kararla ülkemizdeki faflizmin suç orta¤› oldu¤unu, iflkencecilere, katliamc›lara destek verdi¤ini, burjuva medyan›n çok sevdi¤i deyimle “Avrupa’n›n göbe¤inde” yine hayk›rmaya devam edece¤iz. Bu meflru hakk›m›zd›r ve bu hakk›m›z› dünyan›n neresinde olursa olsun kullanaca¤›z.Burada demokratik mücadele zeminlerini de terketmeyece¤iz. Bir gazete, san›r›m Radikal’di, AB’nin terör listesi üzerine “27 ülkede nefes alamayacaklar” diye yazm›flt›. Yan›l›yorlar. Biz Avrupa’da de¤il, ülkemizin gecekondular›nda, da¤lar›nda, fabrikalar›nda, kampüslerinde, hapishanelerinde nefes al›yoruz. Nefes al›fl›m›z ne ülkemizde, ne ülke d›fl›nda kimsenin icazetine ba¤l› de¤il. Birilerinin icazetini almak, birilerine s›¤›nmak zorunda kalmaktansa, nefessiz kal›p ölmeyi tercih ederiz. Tarihimizin hiç bir döneminde hiç bir güce s›rt›m›z› yaslamad›k. Öldük, yasakland›k, kendi kararl›l›¤›m›zla, gücümüzle varolmay› tercih ettik. Bugün ülkemizin dört bir yan›nda, Avrupa’da halk›m›z›n bulundu¤u her yerde varsak, nefes al›p veriyorsak, kavgam›z›n bayra¤›n› dalgaland›r›yorsak, bunun sonucudur. Bayra¤›m›z hep dalgalanmaya devam edecektir.

- Cephe Bürolar› neler yap›yor, ifllevleri nedir? - Halk›m›za, Avrupa halk›na, ilgili her kesime, ülkemizdeki faflizmi, hak ve özgürlük gasplar›n› anlat›yoruz. Amerikanc› dünya düzenini teflhir ediyoruz. Bu do¤rultuda toplant›lar, aç›klamalar yap›yoruz. Herkesin görüp izleyebildi¤i bir faaliyet bu. Aleni. - Sami Türk, hep bu büroyu suçlad› “ölüm orucu oradan yönlendiriliyor” diye. - Cevaplamam›za bile gerek olmayan bir yalan. Bunun böyle olmad›¤›n› en iyi bilenin de Sami Türk oldu¤undan kuflkumuz yok. Ama direnifli k›ramaman›n acizli¤ini, direniflin hücrelerde bile nas›l olup da örgütlü ve iradi bir tarzda sürdü¤ünü aç›klayamaman›n acizli¤ini örtmeye çal›flt› bu yalanla. Ölüm orucunu sürdüren, Cephe’nin iradesi ve hücrelerdeki iradedir. Buradaki enformasyon bürosunun, direnifli k›rmak için uygulanan zulmü teflhir etmek ve bu yenilmez iradeyi dünya halklar›na anlatman›n d›fl›nda bir ifllevi yok. Ama bu ifllevimiz bile, onlar› rahats›z etmeye yetiyor tabii.


Alanlar›n Sesi: Bütün Ülkenin F Tipi Yap›lmas›na ‹zin Vermeyece¤iz Halk vard› alanlarda... Tüm milliyetlerden, tüm inançlardan, yafll›s› genciyle halk vard›. IMF’ye, ABD’ye, AB’ye, fiaron’a, oligarflinin iktidar›na öfke vard› alanlarda. Mücadele, direnifl, devrim sloganlar› vard›. K›sacas›, oligarflinin yok etmek ve yok saymak istedikleri alanlardayd›. Direnme savafl› alanlardayd›. Cephe güçlerinin kortejindeki kitlesellik, coflku ve kararl›l›k, gücünü direnme savafl›ndan al›yordu... Reformizmin saflar›ndaki boflluklar›n kayna¤›, direnme savafl›na s›rtlar›n› dönmüfl olmalar›n›n sonuçlar›yd›. 1 May›s alanlar›, bütün ülkenin F tipine dönüfltürülemeyece¤inin ifadesidir

Ak›t›lan onca kan, estirilen onca terör, getirilen onca yasak, ç›kar›lan onca bask› yasas›, 1 May›s’ta alanlar›n dolmas›n› engelleyemedi. 1 May›s alanlar›nda gördü¤ümüz Türkiye ve dünya gerçe¤inden bir parçad›r: Aç, iflsiz b›rak›lan, zulmedilen halklar›n, kendilerini aç, iflsiz b›rakan, zulmeden dünya düzenine karfl› sessiz kalmayacaklar›n›n kimsenin reddedemeyece¤i kan›t›d›r. Yoksullar, iflsizler vard› alanlarda, yoksullu¤un, açl›¤›n, iflsizli¤in efli¤inde, her an o eflikten yuvarlanabilecek halk kesimleri vard›. Örgütsüzlü¤ü nedeniyle güçsüz ve sesini duyuramayan, sendikas› arac›l›¤›yla sesi kesilen iflçiler, memurlar vard› alanlarda. Yoksul gecekondu semtlerinden gelmifllerdi. Halk olarak haklar› için, Kürt olarak dili, kimli¤i için, alevi olarak, sünni olarak inançlar› için alanlardayd›lar. Tutsak yak›nlar› olarak büyük direniflin zaferi için alanlardayd›lar. Gençler olarak gelecekleri için alanlardayd›lar. IMF’ye, ABD’ye, fiaron’a, oligarflinin iktidar›na öfke vard› alanlarda. Diyalog, uzlaflma, bar›fl de¤il, mücadele, direnifl, devrim sloganlar› vard›. K›sacas›, oligarflinin yok etmek ve yok saymak istedikleri alanlardayd›.

Hat›rlay›n 19 Aral›k’tan bu yana yaflananlar›; Armutlu’yu, Akkiseleri hat›rlay›n... Peflpefle ç›kar›lan 159, 312. Maddeleri hat›rlay›n... Tutsak yak›nlar›na, esnaflara, memurlara meydanlarda yap›lan sald›r›lar› hat›rlay›n... Tüm bunlar tek bir amaç içindi; art›k kimse alanlara ç›kmaya, hak ve özgürlükleri için yürümeye cüret edememeli, kimse örgütlenmemeli, kimse düzene karfl› ç›kamamal›yd›. IMF’nin talimatlar›n› uygulayabilmek, emperyalizmin bölgedeki tafleronlu¤unu üstlenmek için bütün ülkeyi F tipine çevirme politikas›n›n ad›mlar›yd› bunlar. Bu plan›n birer parças› olan ilk sald›r›lar devrimcilere yönelmifl, ama hemen k›sa süre içinde, sald›r›n›n devrimcilerle s›n›rl› kalmay›p tüm muhalif kesimleri hedefledi¤i görülmüfltü. Çeflitli “örgütlü” güçlerin bu gerçe¤i ne kadar gördü¤ü tart›fl›l›rd›; çünkü bir ço¤u “s›ra kendilerine gelmedikçe” ço¤u kez seyirci durumda kald›lar. Oligarfli sald›rmaya, hemen her kesime vurufllara devam etti. 1 May›s alanlar›ndaki tablo, tüm bu politikalar›n bofla ç›kar›lmas›d›r. Tüm örgütsüzlü¤üne ra¤men, kitlelerin, Türkiye’nin F tiplerine hapsedilemeyece¤inin gösterilmesidir.

1 May›s alanlar›ndaki coflkunun, kat›l›m›n arkas›nda, büyük direnifl ve ödenen bedeller vard›r Bu tablonun arkas›nda her gün biraz daha büyüyen yoksullaflma vard›r. Bu tablonun arkas›nda Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

21


istendi¤i bir süreçtir. E¤er bu süreç baflar›l› olsayd›, 1 May›s 2002’de Türkiye’nin alanlar›ndaki tablo da farkl› olacakt›. Hesaplar›, planlar› buydu. 19 Aral›k katliam› sonras› att›klar› zafer 盤l›klar›n›n anlam› buydu. Ama direnifl tüm hesaplar› bozdu. Alanlar, iflte bu anlamda oligarflinin, sivil toplumcular›n bozulan hesaplar›n›n ve direnifl kararl›l›¤›n›n sonuçlar›n›n göstergesi oldu. Hapishanelerdeki direnme savafl›, 1 May›s alanlar›ndayd›.

milyonlar› içine alan iflsizlik vard›r. Her alana, her kesime yönelen bask› ve terör vard›r. Ama bütün bunlar›n yan›s›ra, bu tablonun arkas›nda, infazlara, katliamlara, F tiplerine ra¤men oligarflinin k›rmay› hiç bir zaman baflaramad›¤› devrimci direnifl vard›r. Oligarflinin sald›r›lar› karfl›s›ndaki tüm tereddütlü, karars›z tav›rlar›n, aç›kças› oligarflinin icazetine s›¤›n›p devrimcilerden, direniflten uzak duranlar›n, soka¤a ç›kmay›n, açl›k grevlerine kat›lmay›n diyenlerin, mücadeleyle kazanmak yerine Avrupa’dan demokrasi beklemenin teorisini yapanlar›n, oligarflinin karfl›s›na dikilmek yerine direnenlerin karfl›s›na geçip kah ölüm oruçlar›n›, kah direniflin sürdürülmesini, kah feda eylemlerini elefltirip “sa¤duyulu” olmay›, “ak›ll›” olmay› önerenlerin yan›s›ra, sald›r›lar karfl›s›nda hiç y›k›lmayan bir barikat vard›. Oligarfli bu barikat› aflamad›. 1,5 y›ld›r, 19 Aral›k’tan bu yana baflvurdu¤u tüm teröre ra¤men aflamad›. ! May›s tablosunun arkas›nda, halka direnme azmi, gücü, morali veren, kitlelerin korkunun efli¤ini aflmas›n› sa¤layan, onlara her fleye ve herkese ra¤men direnmenin mümkün oldu¤unu gösteren iflte bu güçlü devrimci irade vard›r. Bu sadece ve sadece 1 May›s eylemleri özelinde bile böyledir. E¤er devrimci kararl›l›k ve ›srar olmasayd›, düzen sendikalar› ve reformistler, 1 May›s’lar› flimdiye çoktan salonlara hapsetmifl olurlard›. Oligarfli ve düzen sendikac›lar›, bu niyetten hiç bir zaman vazgeçmediler, ama kararl›l›k, onlar› alanlarda yapmak zorunda b›rakt›. Hiç de¤ilse alanlarda denetimi tümüyle ellerinde tutmay› amaçlad›lar, devrimcileri alanlardan uzak tutmak için polisle iflbirli¤i halinde manevralar yapt›lar. Bu oyunlar da bozuldu. F tipleri süreci de, oligarflinin, düzen sendikac›lar›n›n, DKÖ’lerdeki sivil toplumcular›n, Avrupac›lar›n kuflatmas›yla, devrimcilerin tasfiye edilmek 22

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

Alanlar ve yüzbinler, “terör” demagojilerine cevapt›r! Hakl›y›z Kazanaca¤›z pankartlar›n›n, di¤er devrimci gruplar›n pankartlar›n›n arkas›n› dolduran kitleler, Kürt milliyetçilerinin kortejini oluflturanlar, terör demagojisine bir tav›r al›flt›r. Terör demagojisinin bir noktadan sonraya ifllemedi¤inin göstergesidir... Oligarflinin “terörist” ilan etti¤i siyasi hareketlerin kortejlerinde yürüyor alandaki yaklafl›k 70-80 bin kifli. Bu, özü itibar›yla devrimin gücüdür. 1 May›s alanlar›nda yürüyen kortejlerin her birinin durumu iflte bu aç›dan da bafll› bafl›na ö¤retici yanlar içermektedir. Oligarflinin 19 Aral›k’ta bafllatt›¤› sald›r›dan bu yana, ölen devrimciler, tutuklanan devrimcilerdi. Onlar katliamlar›n, infazlar›n, operasyonlar›n hedefi oldular. Reformizm ise, genel bask›lar›n d›fl›nda, özel olarak oligarflinin hedefi olmad›. “Faaliyetlerini” kesintisiz sürdürdü. Peki bu sürecin alanlardaki yans›mas› nas›l oldu? Solda direnifl karfl›tl›¤›n›n bafl›n› çeken, direnenlere en uzak duran ÖDP-DY reformizminin saflar›, geçen y›la göre bile oldukça seyrelmiflti. Di¤er legal parti çevreleri de en iyisi mevcut durumunu sürdürüyordu. 19 Aral›k’la ve F tipleriyle “devrimcilere vurulan büyük darbe” anlafl›lan onlar›n fazla ifline yaramam›flt›! Bunlardan biri 1 May›s öncesinde çok iddial›yd›; “art›k bir dönem kapanacak, yeni bir dönem aç›lacak”t› 1 May›s’la. Biz kapanan veya aç›lan bir dönem göremedik. Onca zorlamayla, Türkiye çap›nda “seferberlikle”, oligarflinin icazetiyle toplad›klar› iddialar›ndan fersah fersah uzakt›. Hayal dünyas›nda yaflayan, siyaseti fitne fesat, icazetten ibaret sananlar›n baflka bir sonuç elde etmesi de mümkün de¤ildi elbette. Ölen, katledilen bizken, tutuklanan, kurumlar› bas›lan bizken, alanlara dolan k›z›l bayrakl›lar›n saflar›ndaki coflku ve kararl›l›kla, kendi saflar›n-


daki maddi ve manevi boflluklar üzerinde hepsi düflünmek zorundad›r. Onlar›n saflar›ndaki boflluklar, 19 ayd›r yüze yak›n flehit pahas›na sürdürülen bir direnifle s›rt çevirmelerinin yaratt›¤› boflluktur. Evet, oligarflinin icazetini almak için s›rt çevrilmiflti direnifle. Ama icazetin saflara dolduraca¤› kitle her zaman s›n›rl›d›r ve icazetle fliflirilen saflar, kof saflard›r, düflman›n darbeleri karfl›s›nda hiç bir zaman dayan›kl› olamazlar. Asl›nda matematiksel oranlar, siyasi hareketlerin gerçek durumlar›n› tam olarak da yans›tmaz; çünkü devrimci saflardaki kitleler, o a¤›r zulüm çark›ndan geçerek, o zulme, oligarflinin, emperyalizmin terör tehditlerine ra¤men oraya gelmifllerdir. Örne¤in legal parti çevrelerinin kortejlerine gidenlerin en az›ndan bir k›sm›nda “bu kortejde bafl›m belaya girmez” ruh hali hakimken, devrimci saflarda yürüyenler, oligarflinin bask›lar›na maruz kalabilme ihtimalini göze alan, gö¤üsleyen bir cüreti de ortaya koymaktad›rlar.

Direnme savafl›, kurtulufl savafl›, alanlardan ald›¤› güçle sürecek Yüzbinler açl›¤a ve zulme karfl› tav›r alm›flt›r. Alanlardan yükselen ses, bu düzende yaflamak istemeyenlerin tavr›d›r. Alanlarda yükselen devrimci sloganlar, cephe güçlerinin kortejlerinde en güçlü ifadesini bulan coflku ve kararl›l›k, düzenin karfl›s›na devrimin ç›k›fl›d›r. Cephe güçleri gencinden yafll›s›na alanlardad›r. Her milliyetten, halk›n her kesiminden binler vard›r bu güçlerin içinde. Burjuva bas›n›n dahi görmezden gelemedi¤i “halk gerçe¤i” vard›r bu kortejde. Bu gerçek, içeride ve d›flar›da sürdürülen ölüm orucunda herkesin görebilece¤i aç›kl›ktayd› zaten. 40-45 yafl›ndaki tutsaklar, bir-iki evlat sahibi analar, gençlerin ve yafll›lar›n yanyana yataklarda ölüm yürüyüflünü sürdürmeleri bunun ifadesinden baflka bir fley de¤ildi. Alanlar, bu gerçe¤i daha çarp›c› biçimde yans›tm›flt›r. Direniflin oldu¤u yerde umut asla tükenmez. Y›lg›nlara, yorgunlara, umutsuzlaflanlara, inançs›zlaflanlara bunu hat›rlatt›k hep. Ölümlerimiz pahas›na büyüttük umudu. Büyük bedeller pahas›na yükseklerde tuttuk o k›z›l bayraklar›. Ba¤›ms›z, demokratik, sosyalist bir Türkiye isteyenler, devrimi isteyenler, umudu büyütmek için atmal›lar art›k ad›mlar›n›. Umudu görmek için bir gözlerini alanlara, bir gözlerini hücrelere çevirmeliler. Hücrelerdeki direnifli görmeyenler, anlamayanlar, alanlardaki bu kitleselli¤i de anlayamazlar. Bu yürüyüfl, büyüyerek sürecektir. 1 May›s yürüyüflün içindeki bir ad›md›r sadece. Emperyalizme ve oligarfliye karfl› her türlü bedeli ödeyerek direnme kararl›l›¤›n› gösteremeyenler, bu yürüyüflün sürdürücüsü olamaz. Onlar için 1 May›s, 1 May›s alanlar›nda olmufl bitmifl, kalm›fl bir kalabal›ktan ibaret kalacakt›r. Direnme savafl›n› sürdürenlerin yürüyüflü ise, ufkunda devrim olan bir yürüyüfltür. Ve oraya kadar durmayacakt›r. Oraya kadar bu kitleselliklerle yetinmeyecektir.

‹flte burada, bu ülkede, kendi alanlar›m›zday›z Ölüm orucu, “d›flar›dan yönetiliyor”... Örgüt, “d›flar›dan yönetiliyor”... Uzun süredir yürütülen propganda bu; “D›fl güçler”, “yurtd›fl›ndan yönetiliyorlar...” Sanki ülkemizde devrimci mücadele, örgütlenme bitirilmifl, sadece “yurtd›fl›nda”, “Avrupa’n›n himayesinde” faaliyet gösteriliyormufl gibi bir hava estiriliyordu. Böylelikle oligarfli, hem 19 Aral›k sonras›n›n “bitti, yokoldular” propagandas›na güç kazand›racak, hem de as›l kendilerinin “d›fl mihrakl›, d›fl destekli” olduklar›n› gizleyebilecekti. ‹flte burada, bu ülkedeyiz. Yüzbinler bu ülkenin alanlar›nda ç›kt› oligarflinin karfl›s›na. Yüzbinler bu ülkenin alanlar›nda “Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz” diye hayk›rd›. Onbinler bu ülkenin alanlar›nda “umudun ad›n›” hayk›rd›. Hücrelerden alanlara, alanlardan hücrelere gitti geldi talimatlar. Direniyoruz direnin dedi hücreler alanlara. Alanlar hücrelere direnifliniz direniflimizdir, direnin, direniyoruz dediler. Sami Türk’ün gücü, bu talimat al›flveriflini engellemeye yetmez, yetmeyecektir.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

23


Bu Gücü ÖRGÜTLÜ, B‹RLEfi‹K bir güce dönüfltürebilecek miyiz? Kimi, 1977’den, kimi 1996’dan sonraki en kitlesel 1 May›s diyor. Dünle k›yaslaman›n ötesinde, bugün, bu koflullarda, zulmün ortas›nda böyle bir gücün alanlara ç›km›fl olmas›d›r önemli olan. Bu güç, örgütlü, birleflik bir güce dönüfltürülebilirse, büyük bir güçtür. “ Dönüfltürülebilirse ” diyoruz; çünkü bu güç, ne tümüyle örgütlüdür, ne de birleflik bir tav›r gelifltirebilecek durumdad›r. Oligarflinin de, devrimcilerin de bildi¤i gerçek, alanlardaki yüzbinlerin önemli bir bölümünün örgütsüz oldu¤u gerçe¤idir. fiu veya bu kortejde yürümüfl olmalar›, mutlaka örgütlü olduklar› anlam›na gelmiyor. Önümüzdeki dönemin geliflimi, bir yerde bunu hangi ölçüde baflar›p baflaramayaca¤›m›za ba¤l› olacakt›r. “Birleflik” bir tav›r içinde olunamad›¤›ysa, 1 May›s öncesinden de, alanlardaki durumdan da bellidir. Alanlar› dolduran yüzbinler aras›nda ne bir slogan birli¤i, ne de ortaklafla öne ç›kar›lan talep ve sorunlar vard›r. Böyle bir birliktelik, 1 May›s özelinde bile yarat›lamam›flt›r. Dolay›s›yla, bu anlamda hemen her çevre, daha çok kendi gündemini alanlara tafl›yan bir konumdad›r. Örne¤in, IMF, F Tipi ve Filistin gibi üç odak seçip, Türkiye çap›nda, alanlarda sadece bu üç konuda sloganlara, pankartlara yer verilen bir 1 May›s düflünün. ‹flte o zaman Türkiye’nin 40’dan fazla yerinde alanlara ç›kanlar›n sesleri, çok daha ciddi, güçlü bir etki yaratacakt›. Bu bir hayal de¤il. Hayal, Türkiye solunun sorumlulu¤unu üstlenmesiyle gerçekli¤e dönüflebilir.

Sadece direnmek, sadece sald›r›lar› savuflturmak için de¤il; oligarflinin planlar›n› bozmak için birleflik bir politika gelifltirmeliyiz. Solun büyük bir bölümünün ve sendikalar›n 1 May›s 24

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

alanlar›ndaki tablosu ortadad›r. Sendikalar, bu 1 May›s’ta, kendili¤inden kat›l›m›n nisbi fazlala¤›, iflçilerin tafl›d›¤› coflku bir yana, etkisizleflmifl, güçsüzleflmifltir. Bu, son 1 May›s’ta ortaya ç›km›fl bir durum da de¤ildir. Son y›llardaki tüm 1 May›s’larda ç›plak olarak görülen budur. Bunun sorumlular›ndan biri elbette, s›k s›k dile getirdi¤imiz gibi, örgütleme yapmayan, sendikalar› burjuva siyasetin arac› haline getiren, kendileri için bir s›çrama tahtas› olarak kullanan düzen sendikac›lar›d›r. Ama meydanlarda yürüyen onlarca devrimci örgüt, dernek, platform, çevre olarak yine de kendimize sormak durumunday›z. Niye izin veriyoruz buna? Oligarflinin ve düzen sendikac›lar›n›n halk› örgütsüzlefltirme program›na karfl›, solun bir bütün olarak, bir karfl› ata¤›, bir karfl› program› yok. Tersine, oligarfliye ve iflbirlikçilerine karfl› ortak bir program, tav›r gelifltirmek yerine, tek tek sendikalarda, hala birbirinin aya¤›n› kayd›rmakla, bir kaç koltuk u¤runa, devrimcilerin tasfiyesine seyirci kalmakla meflgul. Oysa, oligarfli, b›rak›n devrimci örgütleri, s›radan sendikalar›, s›radan dernekleri bile yoketmek istiyor. Ne örgütsüzlefltirme sald›r›s›na, ne mevcut örgütlülüklerden devrimcilerin tasfiye edilmesi planlar›na, ne ad›m ad›m bütün ülkenin F tipine çevrilmesine, ne sivil toplumculu¤u, Avrupac›l›¤›, burjuva kültürü hakim k›lmaya yönelik ideolojik sald›r›ya KARfiI da, solun bir ç›k›fl›, bunlara karfl› ortak bir program› yok. fiu veya bu alanda gerçeklefltirilen direnifller, oligarfliye yöneltilen vurufllar, solun di¤er kesimleri taraf›ndan, di¤er halk örgütlülükleri taraf›ndan paylafl›lmad›¤›nda, bir yan›yla etkisiz kal›yor.


“Birleflik” bir güç, insiyatiftir, güvendir, çekim merkezidir Alanlara ç›kan yüzbinler büyük bir güçtür. Dahas›, alanlara ç›kan güç, ülkemizdeki sol, devrimci potansiyelin, mücadele etmeye haz›r ve örgütlenmeye aç›k potansiyelin tamam› da de¤ildir. Oligarflinin ve sendikalarda, DKÖ’lerdeki sivil toplumculu¤un tahribat› san›ld›¤›ndan daha fazlad›r. Bu tahribat, bu kitle örgütlerinin tabanlar›ndaki devrimci kitleyi de örgütsüzlefltirmifltir. Öte yandan oligarflinin devrimci örgütlüre kesintisiz sald›r›lar›, bu hareketlerin devrimin kitle temeli durumundaki kesimlerin bile tümüne ulaflamamas›n› beraberinde getirmektedir. K›sacas›, alanlara ç›kan ve ç›kabilecek durumdaki yüzbinleri örgütlü, birleflik bir güç haline dönüfltürmek, iflte bu noktada solun tüm kesimlerinin üstlenmek zorunda olduklar› bir görevdir. Bu yüzbinlerin gücünü, örgütlü, birleflik bir güce dönüfltürmek, sürecin gelifliminde insiyatif sahibi olmak demektir, bu dönüflümü sa¤layabilmek, alanlara ç›kmam›fl genifl kitleler için bir güven ve çekim merkezi yaratabilmek demektir. Bu noktada, solun tüm kesimleri, “di¤erlerinin örgütsüzleflmesinden darbeler yemesinden kendisinin güçlenece¤i” gibi aptalca, ahmakça ve bugüne kadar da zaten hiç bir zaman gerçekleflmemifl yaklafl›mlar› terketmeli; birleflik bir tavr› gelifltirmenin, herkesin örgüt-

“Kumafl Parças›” Aptall›¤› Brüksel’deki Cephe enformasyon bürosunda as›l› bayrak için burjuva bas›n "kumafl parças›" buyurmufllar. Bir bayraktan sözediyor. "Sözde" s›fat›n› da a¤›zlar›ndan düflürmezler. “Sözde örgüt”, “sözde bayrak”, “sözde bilmem ne...” Salakça, aptalca, hiçbir bilimselli¤i olmad›¤› gibi gerçe¤e de ayk›r›. O bayra¤› be¤enm eyebilirsin, örgütü be¤enmeyebilirsin, ama sen be¤enmedin diye ne bayrak “kumafl parças›” olur, ne örgüt “sözde”! Ama bu kafa aptall›¤a o kadar al›flm›fl ve halk› aptallaflt›rmak için o kadar pervas›z ki, be¤enmedi¤i her konuda tezahür ediyor. Bir halk›n bin y›ld›r konufltu¤u dili dahi “sözde Kürtçe” diyen kafad›r bu. Ve ayn› kafa, emperyalistlerin bayraklar› topraklar›m›zda dalgalan›rken, IMF bayraklar› Anadolu’nun her kar›fl›na dikilirken sesini ç›karam›yor. "Kumafl parças›" diye yoksoymaya çal›fl›yor akl›s›ra. O bayrak, Brüksel’de de¤il, Çiftehavuzlar’da dalgalanan

lenme alan›n›, imkanlar›n› gelifltirece¤ini görmelidir. Grupçuluk, rekabetçilik, benmerkezcilik duygular›n›n yön verdi¤i tutumlar, gerçekte sadece kendi eriyiflinin politikas›n› yap›yor. Rekabetçili¤e, grupçulu¤a kafa yoruldu¤u, flu veya bu sol gruba karfl› hesaplar yap›ld›¤› kadar, oligarflinin politikalar›na KARfiI ortak politikalar oluflturmaya yo¤unlafl›ld›¤›nda, farkl› sonuçlar ç›kaca¤›ndan kimsenin kuflkusu olmas›n. Son bir kaç y›l içinde ülkemizde iflten at›lanlar›n say›s›na iliflkin 1-2 milyon aras› rakamlar veriliyordu. Açl›k s›n›r›nda yaflayanlar›n say›s› onmilyonlarla ifade ediliyordu. Peki “neredeydi bu insanlar, neredeydi bu insanlar›n tepkileri?” Bu sorunun birden çok cevab› var belki; burada bu cevaplara girmek de gereksiz. Ama 1 May›s’ta ortaya ç›kan cevap fluydu: oligarfli, aç, iflsiz b›rakt›¤› milyonlar›, sonuna kadar susturamaz. 1 May›s bir vesile olmufltur suskunlara ve sesini duyurabilecek örgütlülü¤e sahip olmayanlara. Halk›n örgütlü güçleri, yani kas›cas› devrimci, sol güçler, genifl halk kitlelerinin sesini duyurabilecekleri, taleplerini ifade edebilecekleri mücadele ve örgütlenme biçimlerini yaratabildi¤i ölçüde, aç, iflsiz, yoksul, zulüm alt›ndaki kitleler, orada olacaklard›r. Bu biçim, demokratik cephe ad›n› m› alacak, meclis ad›n› m› alacak, bu ikincil bir sorundur. Sorun buna niyet etmek, bunu bir “görev” olarak önüne koymakt›r. bayrakt›r. Tüm dünya saatlerce süren direniflte, sosyalizme inanç ve kararl›l›k sloganlar›n›n eflli¤inde izlemifltir o bayra¤›. "Kumafl parças›" ha! O bayrak alanlarda dalgalanan bayrakt›r. Arkas›nda 30 bin insan emperyalizme ve oligarfliye karfl› öfkelerini hayk›rm›flt›r. Burjuva bas›n›n dahi “bu nas›l illegal örgüt, ucu görünmüyordu...” diye hayranl›¤›n› gizleyemedi¤i halk kitleleri o bayra¤›n ifade etti¤i düflünceleri benimsemifltir. B›rak Avrupa’y›, sen bu topraklarda onun dalgalanmas›n› engelleyebilir misin? Engelleyemediniz 32 y›ld›r. Oktay Ekfli gibi, “binlerce genci hapishanelere doldurmaktan baflka bir ifllevi kalmam›fl DHKP-C” demek de o bayra¤›n Anadolu topraklar›nda kavga ve direniflle dalgaland›¤› gerçe¤ini de¤ifltiremiyor. Aptall›k halleri öyle azm›fl ki, peki bu binlerce gencin hapishanelere dolmas› için bir fleyler yap›yor olmal›, bir mücadele olmal› sorusunun gelece¤ini düflünmüyor bile. Mezarl›ktan geçerken ›sl›k çalman›n aptallara bile faydas› yoktur.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

25


K›z›lbayraklar›n Anadolu topra¤›n›n yaratt›¤› ne kadar k›z›ll›k varsa, o gün ‹stanbul Abide-i Hürriyet’de buluflmufltu. 32 y›ll›k tarihsel bir yürüyüflün k›z›ll›¤› bu. Binlerce k›z›lbayra¤›n her biri için büyük bedeller ödendi. Anadolu’nun en kahraman evlatlar›n›n kan›ndan damla damla yarat›ld› o k›z›ldeniz. Yüzlercesinin resmi o gün k›z›lbayraklarla yanyana yürüdü meydana. “Biz buraya dönmeye de¤il, ölmeye geldik” manifestosunu Anadolu’nun her kar›fl›na yayanlar, aln› k›z›l bantl›lar, “bize ölüm yok” fliar›n› yaratanlar, “bayra¤›m›z ülkenin her taraf›nda dalgalanacak” sözünü direniflleriyle nak›fl nak›fl tarihimize iflleyenler, binlerce katilin karfl›s›nda “siz bizim teslim oldu¤umuzu nerede gördünüz, as›l siz halk›n adaletine teslim olun” diye hayk›ranlar... tümü k›z›lbayraklarla birlikte dalgaland› nas›rl› ve öfkeli ellerde. Dalgalanan, dökülen kanlar›m›zd›. Dalgalanan, fedakarl›¤›n en görkemli örneklerini yaratanlar›m›zd›. ‹yi bak›n kardefller k›z›lbayraklar›n yürüyüflüne. Bofl yere böyle büyük bir gururla dalgalanm›yorlar. Bofluna de¤il k›z›lbayrakl›lar›n ad›mlar›n›n yeri gö¤ü sarsmas›. En gür sloganlar›n umuda ve kavgaya dair at›lmas›n›n bir anlam› var elbette. Yürüyen bir tarihtir... K›z›ldere’de ilk damla düfltü¤ünde bereketli Anadolu topra¤›na, zulüm “do¤madan bo¤duk” 盤l›klar› atm›flt›. Sonra önü al›namaz, önünde durulamaz bir nehre dönüfltü K›z›ldere’nin kanlar›. Hiç durulmad›, soluklanmad›, yorulmad›; ihanetleri, atefl çemberlerini, engelleri aflarak, usta ellerde yolunu bularak, bentleri y›karak akt›. Karanl›¤›n en koyusunun hüküm sürdü¤ü y›llarda aln› k›z›l bantl› direniflçiler yol gösterdi ona. “Biliyoruz, bir çok filizlerimiz olacak” diyenlerin kan›na kar›flt› K›z›ldere’nin kanlar›. Bayraklaflt›lar, elden ele dolaflt›lar, slogan oldular dillerde, hapishanelerde direnme gelene¤inin boy verecek tohumlar›n› att›lar. 12 Temmuz’da “Bize ölüm yok” diyenlerin kanlar› kar›flt›¤›nda, emperyalizme karfl› öfkesi daha da bilendi k›z›lbayrakl›lar›n. Siyasi, ideolojik, pratik olarak emperyalizme karfl› direniflin bayraklar›d›r ellerinde dalgaland›rd›klar›; Niyazi’lerin, ‹brahim’lerin, Ferit’lerin, Hamdi’lerin, Sad›k’lar›n renk verdi¤i. Bu gururla böyle görkemli ve vakurdur dalgalan›fllar›. Dünya halklar› için adalet, özgürlük isteyen sesleri bundan dolay› hiç susmuyor. Dünyada k›z›lbayraklar›n bafllar› öne e¤ildi¤inde, büyük

26

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8


Tarihsel Yürüyüflü ihanete karfl› sosyalizm idealinden vaçgeçmemenin bayra¤› dalgaland› 17 Nisan’da. Sabo’lar, Sinan’lar... kanlar›yla güç verdiler yürüyüfl koluna. Umut ve yenilmezlik oldu damarlardan boflalan. O büyük okyanusa ak›fl›n yolunu gösterdiler. Bu yol; direniflle, bedeller ödenerek yürünecekti belli ki. 19 Aral›k’da bedellerin en büyü¤ünü ödeyebilme cüreti böyle kazan›ld›, böyle kaz›ld› tarihin en görkemli yerine ve halk›m›z›n belle¤ine. Tutuflan bedenlerin külleriyle harland› zulme karfl› direnifl ça¤r›s›. 30 y›ld›r akan kan›m›z›n k›z›ll›¤›na ateflin k›z›ll›¤›n› ekledi Fidanlar, Ahmetler... Al›p al›nlar›na takt› hücrelerin direniflçileri kan›m›z›n k›z›ll›¤›n›.

Biliyorlard› ki; K›z›l, isyand›r. Tarih boyunca zulme direnenlerin en önünde k›z›lbayraklar dalgalanm›flt›r. K›z›lsancaklar aç›lm›flt›r, yoksul Anadolu köylüsünün topra¤a hasretini, padiflah zulmüne isyan›n› anlatmak için. Biliyorlard› ki; K›z›l, emektir, al›nteridir, kurtulufltur. Umuttur k›z›l, feda ile büyüyen. Emperyalizme karfl› ba¤›ms›zl›k, faflizme karfl› demokrasi, kapitalizme karfl› sosyalizm mücadelesinin simgesidir. Biliyorlard›, aylarca tafl›yacaklar› bantlar›n meydanlarda k›z›lbayraklara dönüflece¤ini. Beyinleri sarsman›n, uyuyanlar› uyand›rman›n, öfkeyi aya¤a kald›rman›n deneyini ‘96’da yaflayanlar. Ard›na bakmadan, bedenini kemiren açl›¤a ald›rmadan koynunda en de¤erli hazinesini tafl›r gibi k›z›lband›n› tafl›yan yi¤itler biliyordu; bu kez ifllerinin daha zor, “yollar›n daha sarp ve kayal›k” olaca¤›n›. Suskunluklar›n, y›lg›nl›klar›n, sinmenin geçici, direniflin yaratt›¤› ve yarataca¤› dönüflümlerin kal›c› olaca¤›n› biliyorlard›. Omuzlar›nda k›z›lbayraklar›n yürüyüflünün tarihsel sorumlulu¤unu, al›nlar›ndan K›z›ldere’den 17 Nisan’lara dökülen kanlar›m›z›n k›z›ll›¤›n› tafl›d›klar›n›n bilinciyle Newroz, bayram demeden kofltular k›z›lbayraklar›n aras›na. Düfltüler birer-ikifler. Sonra bir deryaya dönüfltüler efli benzeri görülmedik bir kararl›l›k ve inançla. fiimdi dalgalanan onlard›r. Dalgalanmaya devam edecek, k›z›lbayraklar›n yürüyüflü sürdükçe. Yürüyüfl sürecek k›z›lbayraklar› yaratanlara verilen söz yerine getirilene dek. Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

27


Dünyada 1 May›s; Emperyalizm ve Halklar Saflaflmas› 2002 1 May›s’›, gerek kitleselli¤iyle, gerekse de talepleriyle, dünya çap›nda bir mücadele günü oldu. Böyle olmas› do¤ald›. 2002 1 May›s’›n›n öncesi, “küreselleflme” ad› alt›nda tüm dünyaya dayat›lan ekonomik politikalar›n, “teröre karfl› savafl” ad› alt›nda yürütülen emperyalist savafl›n gerçekte ne anlama geldi¤inin Afganistan ve ard›ndan Filistin’de tüm ç›plakl›¤›yla ortaya ç›kt›¤› bir süreçti. Bu 1 May›s, 11 Eylül sonras›n›n ilk 1 May›s’› olmas› yan›yla da önemliydi. 11 Eylül eylemleriyle ABD emperyalizminin ekonomik ve askeri iki merkezi yerle bir edilirken, akl› bafl›nda hemen herkes, tart›fl›lmas› gerekenin “neden dünya halklar›n›n öfkesinin ABD’ye yöneldi¤i” sorusu oldu¤unu söyledi. Ama ABD’nin ve genel olarak emperyalizmin bunu tart›flmaya niyeti olmad›¤› çok çabuk görüldü. “Dünya halklar›n›n öfkesini büyüten” ekonomik, askeri, siyasi politikalar›na daha da boyutland›rarak devam ettiler. Açl›k daha da büyüdü. Adaletsizlik daha da büyüdü. IMF her ülkeye daha “ac›mas›z” ve pervas›z reçeteler sundu. Emperyalizmin askeri sald›r›lar›, onlarca ülkeyi, örgütü tehdit eder hale geldi. Afganistan’da, Filistin’de katliamlar yap›ld›. ‹flte bu ortamda gelindi 1 May›s’a. Filistindeki ABD-‹srail iflgali ve katliam› tüm ç›plakl›¤›yla herkesin gözleri önündeydi. Baflta Avrupa olmak üzere, dünyan›n çeflitli ülkelerinde kitleleri “edilgen” konumda tutan, sorunlar›n›n çözümünü mevcut emperyalist düzenden beklemelerine yol açan “uluslararas› toplum”un, “sivil toplum kurulufllar›”n›n da bu adaletsizlik, sald›rganl›k karfl›s›nda bir fley yapmad›¤›n›n-yapamayaca¤›n›n ortaya ç›km›fl olmas›, kitlelerin alanlara ç›k›fl›n› kitlesellefltiren en önemli etkenlerden biri oldu. Dünya genelinde 1 May›s’ gösterileri, somut ve güncel taleplerin öne ç›kt›¤› eylemler oldu. 1 May›s’a damgas›n› vuran bu yand›. Özellikle Avrupa’da 1 May›s eylemlerinin “karnaval” havas›ndan ç›kmaya yöneldi¤i görüldü. Kitlelerin sorunlar› yak›c›laflt›kça, kavgadan “karnaval”a yer kalmaz. IMF’ye, küreselleflmeye, ›rkç›l›¤›n geliflmesine, israil’e, ABD’ye yönelik tepkiler, bütün alanlardaki hakim sloganlard›. Bu sloganlar, nihayetinde “ekonomik-demokratik” muhtevada da olsa, do¤rudan bir devrim, iktidar, sosyalizm iste¤ini dile getirmese de, bugünkü koflullar içinde emperyalizmle dünya halklar› aras›ndaki saflaflman›n bir ifadesidir.

‹flçiler, memurlar, köylüler, küçük üretici ve esnaflar, dünyan›n her yerinde, emperyalizmin, IMF’nin politikalar›na karfl› ç›kt›lar. Dünya halklar› aç›s›ndan bu süreç ayn› zamanda bir “politikleflme”ye de tekabül ediyor. Açl›¤a, yoksullu¤a, gelir da¤›l›m›ndaki adaletsizli¤e karfl› ç›kmak, tüm “ekonomik” içeri¤ine ra¤men, politik bir tav›rd›r; çünkü açl›¤a ve adaletsizli¤e karfl› ç›kmak, mevcut dünya düzenine karfl› ç›kmakt›r. Dünya halklar› bu zeminde birleflecektir. Dünya halklar›n›n bu zemindeki birli¤ini örnek, tüm devrimcilerin, demokratlar›n, yurtseverlerin, anti-emperyalistlerin öncelikli görevidir. 1 May›s 2002, onlara bu görevi yüklemifltir. Amerika’dan Avrupa emperyalistlerine, iflbirlikçi oligarflilere kadar, egemen s›n›flar, her planlar›yla, önce halklar›n birli¤ini, dayan›flmas›n› parçalamay› hedefliyorlar. Halklar›n tepkileri, talepleri, duygular›, bazen "terör" demagojisiyle, bazen "kökten dincilik" demagojisiyle, fleriat tehlikesi demagojisiyle, parçalan›yor. Bu parçalanm›fll›k, mesela, halklar›n bir k›sm›n›n ABD’nin Afganistan’a sald›r›s›na, bir baflka k›sm›n›n Yugoslavya’ya sald›r›s›na tepki göstermesini önlüyor. Çok uluslu ülkelerde egemen ulusun flovenist duygular› körükleniyor... Koflullar, ülkenin sosyal-kültürel yap›s› müsaitse, mezhepcilik, dincilik ayr›mlar› körükleniyor... Emperyalist ülkelerin merkezlerinde ise yabanc› düflmanl›¤› körükleniyor. Bütün bunlar›n sonucunda, ç›karlar›, talepleri ayn› olan milyarlar, ayr› saflarda yer al›r hale geliyor. Birbiriyle çarp›flt›r›l›yor. 1 May›s, bu bölüp-parçalama planlar›n›n da, kitlelerin gerçek talepleri çerçevesinde örgütlenip mücadeleye yönlendirilmesiyle bozulabilece¤ini göstermifltir. “Amerikanc› dünya düzenine karfl› birleflmek”, ezilenlerin birli¤ini sa¤laman›n da yoludur. Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

28


Solun Beyni

Terör Demagojileri ve Emperyalizme Karfl› Birlik ABD ve AB ülkeleri, örgütleri ve tek tek kiflileri, kurumlar› içeren “terör listeleri” ilan edip duruyor. “Terör llisteleri” bir yerde, emperyalizmin devrimci, yurtsever, anti-emperyalist örgütler nezdinde yürüttü¤ü savafl›n simgesi haline geliyorlar. Bu yan›yla, emperyalizmin “terör listeleri”, listede yer als›n veya almas›n, emperyalizme karfl›y›m, adaletten, özgürlüklerden yanay›m diyen her örgütün, kiflinin gündemine de girmek durumundad›r.

“Liste”lerin hedefi, TÜM dünya halklar›d›r! Gerçekte emperyalizmin “terör örgütleri listesi”nde tek bir madde vard›r: Dünya halklar›! Bugün dünya kamuoyuna aç›klanan listelerde flu veya bu örgütlerin ad› geçiyor. Son olarak Avrupa Birli¤i’nin haz›rlad›¤› listede, ülkemizden iki örgütün ad›na yer verildi. Ama herkes, tüm sol, tüm demokratik kitle örgütleri, emperyalizm taraf›ndan soyulan, sömürülen aç b›rak›lan tüm kitleler, görmelidir ki; ABD’nin, AB’nin kararlar›yla “terörist” ilan edilen, flu veya bu örgüt de¤il, HALK’t›r; “terörizm” olarak ilan edilen, flu veya bu örgütün mücadelesi de¤il, halklar›n ulusal ve s›n›fsal talepleridir. Bu politika, bu listeler, tek bir örgüte, tek bir halka yönelik de¤ildir. ABD’nin, AB’nin listelerine bakan herkesin hemen bir ç›rp›da görece¤i gerçek fludur; listelerde, befl k›tadan, onlarca örgüt, ülke, kifli, kurum vard›r. Listeler her geçen gün genifllemekte, “tehdit” ve sald›r› dozu, her geçen gün artmaktad›r.

Emperyalizme karfl›, dünya halklar›n›n ORTAK CEVABINI oluflturmal›y›z! Bu listeleri bir veya bir kaç örgüte yönelik olarak görmek, sadece flu veya bu halka, ülkeye yönelik boyutuyla ele almak, daha iflin bafl›nda düflülebilecek en büyük yan›lg›d›r. Bu yan›lg›ya düflenlerin, emperyalizmin politikalar›n› do¤ru de¤erlendirebilmesi, ve bu politikaya karfl› do¤ru bir mücadele çizgisi gelifltirebilmesi mümkün de¤ildir.

Emperyalizmin terör demagojisine ve listelerine karfl›; sadece “niye ben listede var›m?”la s›n›rl› bir itiraz yöneltmek de, “nas›l olsa ben yokum” demek de, emperyalizmin ad›m ad›m politikas›n› hayata geçirmesini kolaylaflt›r›r. 11 Eylül’den bu yana tekrar tekrar ifade ettik ki; emperyalizmin ve özel olarak da Amerikan imparatorlu¤unun hedefi tüm dünya halklar› ve halk›n örgütlü güçleridir. Ön plana koflullara göre flu veya bu örgütün, flu veya bu ülkenin ç›kar›lm›fl olmas›, emperyalizm aç›s›ndan sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. ABD emperyalizmi, önce genel bir “terör örgütleri listesi” ilan etti, ard›ndan beflini öne ç›kar›p “hedef örgüt” ilan etti. Ülkeler baz›nda ‹ran, Irak ve Kuzey Kore’yi “fler ekseni” olarak ilan etti. fiimdi de bu listeye Küba, Libya ve Suriye eklendi. Emperyalizm kendi cephesinden planl› çal›fl›yor. Solun da kendi politikas›, kendi mücadele program› olmak durumunda. Bu program›n ilk ad›m›, emperyalizmin örgütleri, ülkeleri kendi keyfince hedef seçmesine karfl›, ortak tav›r almak olmal›d›r. Hep birlikte bu listelere, bu yasaklara karfl› bayrak açabiliyor muyuz? Hep birlikte gerçe¤e ça¤r› yapabiliyor muyuz? Yapam›yorsak, kim engelliyor? ‹ktidar iddias›ndan, hedefinden uzakl›k, günü birlik, benmerkezci politikalar, emperyalizmle çat›flmay›, emperyalizmin hedefi olmay› göze alamamak, bu engellerin bafll›calar›d›r. Kendine devrimciyim, demokrat›m, yurtseverim, antiemperyalistim diyenler aç›s›ndan bu konudaki bütün ayr›l›klar subjektiftir. Bugün PKK, DHKP-C; yar›n sana da dokunacak. fiu veya bu ölçüde demokrat, muhalif bir kimlik sürdürüldü¤ü müddetçe, emperyalizmin, iflbirlikçilerinin bu tür tan›mlamalar›na ve bask›lar›na maruz kalmaktan kaç›n›lamaz. Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

29


Bugün “hedef” olmayanlar›n öncelikli görevi, “hedefe” konulanlar› savunmak olmal›d›r Önce devrimcilere sald›r›p, imha ve tasfiye operasyonlar›yla reformizme yol açma, ard›s›ra reformizme de yönelip, onun da önünü t›kama politikas›, dünyada ve ülkemizde kimbilir kaç kez sahnelendi. Ama reformist, emperyalizmle, oligarfliyle bir biçimiyle uzlaflma politikalar›na yönelenlere bunlar da ö¤retmedi. Ö¤retmeli art›k. “Çevreci”ler, “anarflistler”, otonom gruplar” ve nihayet “küreselleflme” karfl›tlar›, devrimci örgütlenmelere karfl› emperyalizm taraf›ndan desteklendi, en az›ndan hoflgörüldü. Ama emperyalist ülkelerde devrimcilerin etkisizlefltirildi¤i noktada, silahlar ve tehditler bu kez küreselleflme karfl›tlar›n›n üzerine yöneldi. Ayn› fley ülkemizde oldu. Devrimciler infaz edilirken, kaybedilirken, bunlar› seyredenlere iliflmedi oligarfli. Ama geliflmelerine de bir noktaya kadar izin veriyor. Sonra dur bakal›m diyor. Baflkalar›n›n zay›flat›lmas›ndan medet ummak, ideolojik güçsüzlükten baflka bir fley de¤ildir. ABD’nin, AB’nin “terör listeleri” karfl›s›nda ülkemiz solu nerede? “Onlar terörist zaten” mi deniyor? O zaman ABD’yle, AB’yle ayn› a¤›zdan konufluluyor, ayn› düflünülüyor demektir. “Terörist” diyorsa, onun saf› bellidir zaten. Sol olmaktan ç›km›flt›r. Solun tav›rs›zl›¤›nda ikinci ihtimal; terörist de¤il ama, biz kendimizi korumal›y›z yaklafl›m›d›r. Kendini koruma politikas›yla hiç bir yere var›lamaz ve emperyalizmin, oligarflinin hedefi olmaktan da kurtulunamaz. En somut örne¤i PKK’d›r. Evet, yok mu ülkemiz solunun emperyalizmin bu tehditleri karfl›s›nda söyleyece¤i bir fley? En alt, en geri düzeyde, emperyalizme, oligarfliye ve onun destekçilerine dönüp, “siz önce kendinizi sorgulay›n... infazlar kay›plar sizin politikan›zd›r... Susurluk’lar, Gladio’lar sizin eserinizdir... bunlar›n hesab›n› bile vermediniz, hangi hakla baflkalar›n› terörist ilan ediyorsunuz” da diyemiyor musunuz? “Halklar›n mücadelesi terörizm ilan edilemez” diyemiyor musunuz?

“Komplo” yok, aç›k savafl ilan› var! Listelerde ifadesini bulan emperyalist politika, “komplo” olarak da adland›r›lamaz; tüm dünya halklar›na karfl› alenen ilan edilen bir savafl›n yans›mas›d›r bu “liste”ler. Hemen burada Kürt milliyetçili¤inin, PKK’n›n AB taraf›ndan “terör listesi”ne al›nmas›na itiraz›ndaki zay›fl›¤a de¤inmeliyiz; bu tek yanl› ele al›fl, soruna “komplo” penceresinden bak›fl, bir çok Kürt milliyetçisini adeta, “listede 30

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

biz olmayal›m, ama baflka kim olursa olsun” deme noktas›na götürmektedir. Bu, milliyetçili¤in, pragmatizmin, benmerkezcili¤in yeni bir uzant›s› olur ki, dünya halklar›n›n mücadelesine verece¤i zarar›n da ötesinde, bizzat Kürt milliyetçili¤inin terör demagojisine karfl› kendi mücadelesini ve konumunu zay›flat›r. ‹tiraz›m›z ve mücadelemiz, tüm halklar ad›na, tüm devrimci, yurtsever, anti-emperyalist örgütler ad›na olmal›d›r.

Emperyalizmin terör demagojilerine karfl› dünya çap›nda örgütlenmeliyiz. Dünyada ve ülkemizde çok ciddi bir potansiyel var. 1 May›s’ta bu çok daha çarp›c› biçimde ortaya ç›kt›. ‹talya’da, Hollanda’da fliddet eylemlerine baflvuruluyor. Bir aray›fl var. Emperyalizme karfl› ortak mücadele, bu aray›fllara da cevap olacakt›r. Enternasyonalizmin bugünkü anlam›, kendili¤inden büyük bir aç›kl›k kazanm›flt›r; enternasyonalizm, bugün ABD emperyalizmine karfl› ç›kmakta odaklan›yor. Amerikan imparatorlu¤una karfl›, AB’ye dayanarak politika sürdürülemez. Bu da a盤a ç›km›flt›r. Bütün dünya muhalif güçleri, “terörist ABD’dir, terörist AB’dir” diyebilecek midir? Bu çerçevede anti-emperyalist bir cephe örebilecek midir? Saflaflma bu zeminde olacakt›r.

fiimdi toplanma, tart›flma zaman›d›r Ülkemizde ve uluslararas› çapta, “ortak ne yapabiliriz?” sorusuna cevap vermeliyiz. Ortam, akl› selim düflünmeye elverifllidir. ‹stenirse, uzlaflma, birleflme yollar› mutlaka bulunur. Birlik odur zaten. Anlaflt›¤›n nokta birliktir. “Bu benim için ilke sorunu” çocukluklar›na düflme lüksüne sahip de¤ildir kimse. Bir “Birlik Konferans›”, “Birlik Kongresi”... solun bu noktadaki tüm sorunlar›n› çözmese de önünü açabilir. Ülkemizde ve dünya çap›nda ortak mücadelenin, örgütlenmenin yeni biçimlerini bulmak zorunday›z. Emperyalizm tehditler ya¤d›r›yor. Tehditle de kalm›yor, katliamlarla, yasaklarla “liste”lerinin gere¤ini yap›yor. Elbette, bunlarla devrimci hareketleri, muhalif güçleri yokedemezler. Bütün dünyay› kana bo¤salar ne olur. Dünya halklar›, devrimcileri, bu süreçten yeni örgütlenme ve mücadele biçimlerini gelifltirerek, geçen on y›lda tahrip olan de¤erlerini yeniden aya¤a kald›r›p, daha da güçlenerek ç›kacakt›r. Afganistan’dan, Filistin’e, F tipleri direniflinden Kolombiya’da, Nepal’de yükselen savafla, ve 1 May›s alanlar›na kadar her fley, bunun mümkün oldu¤unu gösteriyor.


TESADÜF MÜ? 6. say›m›zda ›rkç›-faflist lider Frans›z Le Pen’in Frans›z halk›na seçim vaatlerinden birinin “200 bin yeni cezaevi hücresi“ (24 Nisan, Milliyet) oldu¤unu yazm›flt›k. Geçen hafta içinde Hollanda’da öldürülen ›rkç› faflist lider Pim Fortuyn’un da ayn› düflünceleri paylaflt›¤›n› ö¤renmek kimse için flafl›rt›c› olmamal›. Pim Fortuyn, “Suç oran›n›n artmas›ndan Türkler, Fasl› ve Hintler sorumludur. Bunlar› durdurman›n tek yolu, daha fazla hücre yap›p, buralara daha fazla kifliyi t›kmaktan geçiyor.” (Milliyet, 8 May›s) sözleriyle tüm faflistlerin ortak düflüncesini dile getirmifl. Bir de dönüp, Sami Türk’ten, Genelkurmay’a, Ecevit’ten MHP’li faflistlere kadar F tipleri ile ilgili olarak kim ne söyledi ve neden F tiplerini yapt›lar hat›rlay›n.

“Teröre büyük darbe indirmek için” hücrelerin nas›l çözüm olaca¤› yalan›n› anlatt›lar ve katliamla açt›lar F tiplerini. “Ko¤ufllara giremiyorlard›, üç kifliliklere daha kolay gireriz” diyerek, daha kolay iflkence-katliam yapabilmek için hücrelerin gerekli oldu¤unu aç›kça savunabildiler. “Ko¤ufllar örgütlerin elinde, devletin hakimiyeti yok” diye yalanlarla hücreleri meflrulaflt›rmak istediler... Hücreleri savunan tüm faflistlerin mutlaka bir gerekçesi vard›r; ya içinde Türklerin de oldu¤u yabanc›lard›r, ya ›rkç›l›¤›n karfl›s›na dikilenlerdir, ya da devrimci mücadeledir. Ama özünde tümü yaland›r. Ortak noktalar›; muhaliflerini, kendisi gibi düflünmeyen, kendisi gibi yaflamayanlar› yoketmek oldu¤u tart›flmas›zd›r. Hücreler bunun bir arac›. Sami Türk’lerin, en teflhir olmufl ›rkç›-faflist liderlerle ayn› idealleri paylaflmas›, ayn› fleyleri savunmas› tesadüf de¤ildi elbette. Kimin ne dedi¤i, hücreleri neden istedikleri ortada. Ülkemizde ya da dünyan›n öteki ucunda, tüm faflistlerin kafa yap›s›, halklara, direnifllere karfl› düflmanl›klar› ve kulland›klar› yöntemler hep ayn›d›r; yalanla, demagojiyle kitleleri aldatmaya çal›fl›rlar; katliamlarla halk› sindirmek, muhaliflerini yoketmek isterler, yokedemedikleri için de toplama kamplar›, zindanlar, hücreler yaparlar. Sami Türk’ün, Le Pen ve Pim Fortuyn ile benzerlikleri ideolojiktir. Ayn› ideolojik kaynaktan beslenirler. A¤ababalar› emperyalist tekellerdir. Guantanamo hücrelerini yapan Amerika’d›r. Onlar›n ç›karlar› için yaparlar hücreleri, onlar›n ç›karlar› için faflist politikalar izlerler.

CPT raporu aç›kland› Tek Cümleyle De Aklayabilirdiniz! Türkiye’ye “F tipleri yap›n” diye öneren, Avrupa ‹flkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) F tiplerini de içeren raporu aç›kland›. Raporun sayfalarca olmas›, çok fley söylüyormufl gibi yapmas› tam bir aldatmaca. Demokrasi, insan haklar›, hukuk maskesi yerlebir olan Avrupa’n›n CPT’sinin bu kadar raporu yazmas›na, hatta gidip F tipleri görmesine bile gerek yoktu; tek cümle ile de faflizmi aklayabilirlerdi. Raporun anlatt›¤› esasta tek cümleliktir; “eksiklikler var, ama F tipleri iyi, her fley yolunda, memnunuz.” Eksikler diye s›ralananlar da F tiplerinin amac›ndan, özünden uzak, tamamen bi-

Le Pen: “200 bin yeni cezaevi hücresi yapaca¤›z”. Pim Fortuyn; “Bunlar› (yabanc›lar›) durdurman›n tek yolu, daha fazla hücre yap›p, buralara daha fazla kifliyi t›kmaktan geçiyor.” Sami Türk; “F tiplerinden taviz vermeyece¤iz.”

çimsel fleylerdir. Yani devrimcileri yoketmek için katletmeye devam edin diyor Avrupa. “Terör” demagojilerinde faflizmden hiçbir fark›n›n olmad›¤› bu raporlar da ortaya ç›k›yor. Faflizm, muhalif olan herkese terörist diye sald›r›yor, katlediyor; Avrupa da raporlarla, “terör listeleriyle” faflizme destek veriyor. fiaron’un TV’lerden dahi izlenen katliam ve iflkencelerine sesini ç›karamayan, kendi topraklar›nda düflünceyi, örgütlenmeyi yasaklayan, ›rkç›l›¤›n geliflmesinin zeminini yaratan Avrupa’n›n, demokrasi, insan haklar›, iflkenceye karfl› olmak ad›na söyleyebilece¤i tek bir kelime yoktur. Bu konuda her raporu ç›karlar› için faflist rejimlere verdi¤i deste¤in belgeleri olarak tarihe geçer ancak. Bu rapor da böyle bir iflleve sahiptir.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

31


Halk›n

hukuku

Adaletsiz bir ülke, güneşsiz bir dünyaya benzer

erö Bu t

kl rü a

rö k te a m a

rü s

rm ürdü

ekti

r.

TERÖR ve HUKUK 19-22 Aral›k katliam davalar›... Oligarfli sadece katliamlarla, iflkence ve infazlarla terör uygulam›yor, terörizmini mahkemelerde de sürdürüyor. Her biri katledenleri aklamaya, katliamdan sa¤ kurtulanlar› suçlamaya, ölüm mangalar›n› ödüllendirmeye dönüflen davalar oligarflinin terörizmini de “hukuk” kisvesiyle meflrulaflt›rmaya hizmet etmektedir. Devletin “terör hukuku yokediyor” demagojisinin tam tersine, oligarfli mahkemeleri terörünü aklaman›n arac› haline getiriyor. Bu nedenle hukuk mücadelesi ayn› zamanda oligarflinin terörizmine karfl› da mücadeledir. 19 Aral›k katliam operasyonunun davalar› bu konuda en önemli örneklerdir. Tüm hapishanelerde davalar, tutsaklar›n üzerine 20 bin bomba atanlara de¤il, bombalardan, kurflunlardan sa¤ kurtulan tutsaklara aç›lm›flt›r. Sa¤malc›lar’da 6 bayan› diri diri yakt›klar› belgelenenler hakk›nda dahi aç›lan bir dava henüz yoktur. Oligarfli hukukçular›, bas›n› tehtidle susturarak gözlerden uzak bu terörü sürdürmek istiyor. Bir k›sm› kurflunlanarak, bir k›sm› diri diri yak›larak 28 insan›n katledi¤i operasyonun davalar›na k›saca bakmak bile terörün mahkemelerde süren aflamas›n› görmeye yeterlidir.

Diri Diri Yakanlara Dava Yok Bayrampafla operasyonunun ayr›nt›lar› bir çok yönüyle kamuoyuna belgeleriyle yans›d›. Burjuva bas›n dahi; “gerçe¤e dönüfl” manfletleri att›. Bayrampafla için katliamc›lara, diri diri yakanlara aç›lan bir dava henüz yok. Ama aç›lan iki dava var: Davalardan birisi Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2001/189 Esas say›l› dosyada aç›lan davad›r. Bu dosyada PKK davas›ndan tutsaklar d›fl›nda Sa¤malc›lar’daki tüm tutsaklar san›kt›r. ‹snat edilen “suç”, “isyan ve kamu mal›na zarar vermektir.” Bu dosyadaki olay tutana¤› ‹stanbul Baflsavc›s› ve Sa¤malc›lar Hapishanesi müdürü taraf›ndan dahi imzalamam›fllard›r. Bu dosyada bir bilirkifli raporu mevcuttur. Bu rapora göre “hapishane içerisinde tutuklular›n oldu¤u k›s›mdan d›flar›ya do¤ru at›fl yap›lmam›flt›r.” Yani tutuklular 32

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

atefl açmam›flt›r. Buna karfl›n d›flar›dan içeriye, ko¤ufllara do¤ru yüzlerce silah at›fl› izi Bilirkifli taraf›ndan tespit edilmifltir. Bilirkifli’nin tespit etti¤i bir di¤er nokta ise “delillerin karart›ld›¤›”d›r. Askerlerin kulland›¤› silahlar›n kovanlar› toplanm›fl, kullan›lan bombalar›n kovanlar› toplan›lm›fl, delil olabilecek çeflitli yerlere çimento sürülmüfl, baz› yerler ise tamamen betonla kapat›lm›flt›r. Buralarda tutsaklar›n biriken kanlar›n›n oldu¤u görevliler taraf›ndan ifade edilerek tutanaklara da geçmifltir. Yine Bilirkifli raporunda 6 kad›n›n diri diri yak›ld›¤› da tespit edilmektedir. Kullan›lan bombalar›n “öldürücü dozajda kullan›ld›¤›”, bombalar›n üzerinde “insan olmayan sahaya at›n” yazd›¤› rapora kaydedilmifltir. Raporlar›n d›fl›nda katliam› yaflayan bayan tutsaklar daha 19 Aral›k’›n hemen ard›ndan nas›l bir katliam yap›ld›¤›n› kamuoyuna aç›klad›klar› gibi, bu gerçekleri mahkemede de dile getirdiler. Daha sonra erkekler bölümünde yaflananlar ortaya ç›kt›. Ümraniye’de Ahmet ‹bili’yi oldu¤u gibi, kendini feda eden F›rat Tavuk’un henüz tutuflan bedenine nas›l kurflunlar ya¤d›r›ld›¤› belgelendi. Tüm bu gerçekler ayr›nt›lar›yla biliniyor ve mahkeme dosyas›nda da mevcuttur. Buna ra¤men, halen diri diri yakanlar de¤il, yak›lmaktan, kurflunlanmaktan kurtulanlar san›k sandalyesinde “terörist” demagojileriyle yarg›lan›yor. Savc›l›k ise, diri diri yakan teröristler hakk›ndaki “soruflturmay›” halen sürdürüyor. Adalet Bakanl›¤›’n›n gerçekten böyle bir soruflturma yapmaya kalkan savc›y› sürgün etmesi, soruflturman›n flimdi nas›l yap›ld›¤›n› da anlatmaya yeterlidir. Sa¤malc›lar'la ilgili aç›lan ikinci dava ise Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davad›r. 2001/934 esas say›l› dosyada görülmekte olan bu davada 1500 kadar gardiyan yarg›lanmaktad›r. Gardiyanlara yap›lan suçlama; “hapishanedeki silahlar›n hapishaneye girmesinde ihmallerinin olmas›, ve operasyon bitiminde ko¤ufllardan ç›kart›lan tutuklulara iflkence yap›lmas›.” Katliam ve iflkence emirlerini verenler, uygulayanlar


yok bu davada. ‹çlerinde faflist gardiyanlar olsa da temel olarak katliam ve iflkenceyi yapanlar›n özel timler, jandarmalar, robocoplar, polisler oldu¤u bilinmesine ra¤men aç›lan bu dava, “diri diri yakt›lar” gerçe¤ini geçifltirmek içindir sadece.

Çanakkale ‹çin ‹ki Dava Çanakkale'deki operasyondan sonra tutsaklara iki ayr› dava aç›ld›: birincisi Çanakkale A¤›r Ceza Mahkemesi'nde 2001/158 Esas say›l› dosyas›nda görülen “hapishane idaresine isyan, kamu mal›na zarar verme, kendi arkadafllar›n› öldürme, kendi arkadafllar›n› yaralama, ateflli silahlar kanununa muhalefet, patlay›c› madde imal etme ve atma, bir askeri öldürme” iddialar›yla aç›lan dava. Bu davada toplam 154 kifli yarg›lan›yor. Yarg›lananlar daha haz›rl›k soruflturmas› esnas›nda tutukland›lar. Savc› 154 kifliden her birinin “ayr› ayr› adam öldürmekten, adam yaralamaktan...”, cezaland›r›lmas›n› istedi. Ki bu her tutsa¤›n yüzlerce y›l hapis istemiyle yarg›lanmas› demektir. H›z›n› alamayan savc› tutuklulardan birinin de ayr›ca Fidan Kalflen'i yakmaktan cezaland›r›lmas›n› istedi. Hem de Fidan Kalflen'in katliam› durdurmak için bedenini tutuflturmas›n›n görüntüleri TV’lerde dahi yay›nlanm›flken. ‹kinci dava ise ‹stanbul DGM'de görülen davad›r. 6 No’lu DGM'de 154 kifli “örgütsel amaçlarla, örgüt karar› ile patlay›c› imal etmek, atmak, adam öldürmek, isyan etmek” iddialar›yla yarg›lan›yor. Yani ayn› iddialarla iki ayr› mahkemede yarg›lama sürüyor. Burjuva hukukunun temel kural›d›r, mükerrer yarg›lama yap›lamaz. Yani, ayn› konuda, ayn› iddia ve delillerle ikinci kez dava aç›lamaz. Ancak söz konusu olan oligarflinin terörünü aklamak olunca iki mahkeme de harekete geçti.

Sa¤ Kurtulana 500 Y›l Ümraniye katliam davas› halen Üsküdar 1. A¤›r Ceza Mhk. 2001/245 Esas say›l› dosyada görülen davada yaklafl›k 400 kifli “adam öldürme, adam yaralama, is-

yan, kamu mal›na zarar verme”, iddialar›ndan 500 y›la yak›n ceza istemiyle yarg›lan›yorlar. Savc› adeta tutsaklar› suçlamak için elinden geleni yapm›flt›r. Dosyada operasyonu yapanlar, emir verenler, Ahmet ‹bili'nin üzerine atefl açanlar, binlerce bombay› atanlar yok. Üstelik bu davada hazine Avukat› müdahil oldu. Devlet, hazine avukat› arac›l›¤›yla hapishanedeki y›k›m›n paras›n› tutsaklardan almaya çal›fl›yor. Tüm hapishaneleri oldu¤u gibi Ümraniye’yi de y›kan dozerleri, bombalar› kullananlar belli. T›pk› “terör” demagojisinde oldu¤u gibi, hem terör uyguluyor hem de “terör” diye demagojiye bafll›yor.

Susurluk Hukuku Terörün Devam› 19 Aral›k’ta sadece burada k›saca özetledi¤imiz davalar de¤il, tüm hapishaneler için aç›lan davalarda durum ayn›d›r. MGK’da karar› al›nan, Genelkurmay karargahlar›nda planlanan 19 Aral›k’›n nas›l bir terör oldu¤unu tart›flmaya bile gerek yoktur. Peki böyle bir terörü mahkemelerde aklamaya çal›flman›n ad› ne? En hafifinden terörü bu alanda da sürdürmektir. Elbette böyle bir hukuk anlay›fl› yokolmal›, tümden de¤iflmelidir. Temelinde adalet olmayan bir hukuk, hukuksuzluktur. Oligarflinin terörüne karfl› hak ve özgürlükler mücadelesi nas›l sürdürülüyorsa, hukuksuzlu¤a karfl› hukuk da savafl› öyle sürdürülmeli. Katliam davalar›n› izlemek, hak ve özgürlükler mücadelesinin bir alan›na, hukuk savafl›n›n bir arenas›na dönüfltürmek bunun bir yolu. Bu konuda elbette en baflta görev hukukçulara düflmektedir. Mahkeme salonlar›na hapsedilmeyen bir hukuk mücadelesiyle bu görev yerine getirilebilir. Sonuçta katliamc›lara yine hiçbir ceza verilmeyebilir. Ama terörlerini, katliamlar›n› aklaman›n o kadar kolay olmad›¤› görülecektir. Halk› adaletsiz b›rakamayacaklar› “adalet istiyoruz” hayk›r›fl›m›zla gösterilmifl olacakt›r.

‹flkenceye Zaman Afl›m› Gülderen Baran bir devrimci, 1995 y›l›nda gözalt›na al›nd›¤›nda cinsel tacizden, ters ve düz ask›ya kadar gördü¤ü iflkenceleri belgeledi. ‹flkenceci polisler Mustafa Sara, Yakup Do¤an, ‹brahim Batur, Metin fienol ve Mustafa Taner Paylaflan hakk›nda, "cürümü söyletmek için iflkence yapmaktan" aç›lan dava 5 y›l sürdü. Bu 5 y›l içinde hiçbir duruflmaya kat›lmayan polisler Sara ile fienol'un ifadeleri, 'ifllerinin yo¤unlu¤u' nedeniyle alt› ay sonra al›nd›. Yüzlefltirilme ise hiç yap›lamad›, görevlerine devam eden iflkencecilerin foto¤raflar› dahi mahkemeye getirilemedi. 5 y›ll›k “zaman afl›m›” ad› verilen aklama süresi mahkeme taraf›ndan dolduruldu ve iflkenceciler akland›. Gülderen Baran’›n mahkemesi ise çoktan bitirildi ve ömür boyu hapis ald›. ‹flte iki karar ve oligarflinin hukukunun kime hizmet etti¤inin belgesi.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

33


nerede ne oldu? Sadece katletmeyi bilirler! 6 May›s’ta Malatya’da akli dengesi bozuk olan Turan Çal›flkan adl› köylü, bir kifliyi silahla yaralad›ktan sonra s›¤›nd›¤› kendi evinde özel timlerin taraf›ndan öldürüldü. Bas›n; “polisin teslim ol ça¤r›s›na silahla karfl›l›k veren Çal›flkan...” diye verdi haberi. Katilleri aklamak için kal›plaflm›fl cümleler bunlar. Akli dengesi bile yerinde olmayan s›radan bir köylüyü dahi öldürmeden yakalamak için bir çabalar› yok. Sadece katletmek için e¤itilmifl bu ölüm mangalar› binlerce devrimcinin, Kürt köylüsünün katilidir. fiaron dahi günlerce bir kiliseyi kuflat›p beklerken, bu ölüm mangalar› sadece yoketme üzerine hareket ederler.

Depremzedelerden miting Depremzedeler Düzce’de düzenledikleri mitingle konut sorunlar›n›n çözülmesini istediler ve “Sa¤l›kl› konut hakk› istiyoruz.” dediler. 2000 civar›nda evi olmayan aile oldu¤unu söyleyen depremzedeler MHP’li Abdulkadir Çay’›n terör demagojisi yapmas›na da tepki gösterdiler; “Sorumsuz aç›klamalar geliyor; terörist oluyoruz... kalbimiz k›r›l›yor, kalbimiz...” diyen depremzedeler haklar›n›n yalanla, demagojiyle ellerinden al›namayaca¤›n› ilan ettiler. Bu arada “terör” demagojisiyle halk› evlerinden atmaya çal›flan Abdulkadir Çay’›n niyetinin prefabrik konutlar› Afyon’a tafl›mak oldu¤u ortaya ç›kt›. Faflizm her konuda, her f›rsatta hep yalanla halk› böyle aldat›yor iflte.

Ahmetpafla Köylüleri De “Terörist” Afyon-Ahmetpafla köylüleri, köylerini su basaca¤› gerekçesiyle Karayollar›’n›n kum oca¤› yapmas›na karfl› ç›kt›, bunun için resmi makamlara baflvurdu. Sonuç alamay›nca da yap›ma karfl› direndi. Karfl›lar›nda ise yüzlerce tam donan›ml› jandarma birlikleri ç›kt›. Köylülere müdahale eden Jandarmay› Afyon valisi “jandarma gerekeni yapm›flt›r. Haklar›n› mahkemelerde aras›nlar” sözleriyle savundu. Sanki Bergama köylülerinin ald›¤› mahkeme karar›n› bu devlet uygulam›fl da, Afyon köylülerininkini uygulayacak. Akkise’den sonra Afyonlulara da gözda¤› verildi, onlar da devletin gözünde “terörist” olduklar›n› gördüler. Hak arayan herkese s›ra gelecek, örgütlenmezsek, herkes “terörist” olacak!

34

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

Türbanl›lar Ast›m Da Olamaz! ‹stanbul Üniversitesi’nde 4 May›s’ta yap›lan “Dünya Ast›m Günü” toplant›s›na türbanl› bir ast›ml› al›nmad›. Hastanede ast›m tedavisi oldu¤unu ve toplant›ya kat›lmak istedi¤ini anlatmaya çal›flan türbanl› hasta kap› önünde “neden?” sorusuyla baflbafla kalakald›. “Neden” sorusu elbette sorulmal›, ancak sorunun islam, türban vs. sorununun ötesinde oldu¤u görülmedikçe ne sorunun ne de verilecek cevaplar›n hiçbir anlam› yoktur. Sorun, halk›n hiçbir kesiminin hak ve özgürlüklerine tahammül edemeyen, tüm halk›, muhalif güçleri sindirmeye çal›flan bir sistemin varl›¤› sorunudur. Yasaklar, hak ihlalleri bunun için vard›r. Faflizmin yasaklar›nda ise mant›k aramak bofltur. Türbanl›lar›n ast›m olamayaca¤›n› da söyler, ast›m tedavisi olamayaca¤›n› da. Faflizmde geçerli olan tek mant›k vard›r, o da yoketmek, sindirmektir. Bir kesime yönelik bask›lar›, katliamlar›, iflkenceleri izlemek, “onlar nas›l olsa terörist... bunlar islamc›...” diye düflünmek bu mant›¤a hizmet etmektir. S›rayla her kesim kaç›n›lmaz olarak “terör” demagojisi ile karfl› karfl›ya kalacakt›r. Depremzedeler bile bu demagojiden kurtulamad›ktan sonra hiç kimsenin böyle bir “flans›” yoktur. Ve hak ve özgürlükler mücadelesinden her geriye gidifl, bir sonraki sald›r›ya davet demektir. Üniversitelerden bafllayarak imam hatiplere kadar yay›lan türban yasa¤› bunun bir örne¤i sadece. Örne¤in, Kartal Anadolu ‹mam Hatip Lisesi’nde bir süredir yasa¤a karfl› direnifl sürüyor. Türbanl› olduklar› gerekçesiyle e¤itim haklar› ellerinden al›nmaya çal›fl›lan 500 civar›nda k›z ö¤rencinin büyük ço¤unlu¤u her gün velileri ile birlikte okul önünde protesto gösterileri yap›yor. Direnifli destekleyen kesimler belli ve s›n›rl›. Bu alanda da sald›r› püskürtülemedi¤inde faflizm bir sonraki aflamaya geçecektir. Faflizmin yasaklar›yla karfl› karfl›ya kalan her kesimin hak ve özgürlükler mücadelesinde birlikte hareket etmesi bir tercihin ötesinde bir zorunluluk haline gelmifltir. Bu zorunlulu¤u görmezden gelmek, takiye ile, a¤lay›p s›zlayarak merhamet dilenmek faydas›zd›r. Devrimci tutsaklar›n tecrite karfl› direnifllerinin desteklenmesinden inançlara özgürlük istemeye kadar her alanda, hak ve özgürlük mücadelesinde birlikte hareketin zemini vard›r.


“Kentin Asalaklar›...” ‹zmir Konak Belediye Baflkan› Erdal ‹zgi, iflportac›lar için flu s›fat› kullan›yor: ‘kentin asalaklar›’... Demek ki, onlara göre onmilyonlarca “asalak” var bu ülkede. Çulsuzlar, aylaklar, serseriler... Yoksul, aç, iflsiz halk›, hep buna benzer s›fatlarla adland›rd› burjuvazi. ‹flsizli¤i, evsizli¤i “serserilik” saymay› anayasas›na bile yazd› ülkemizdeki egemenler. Aç, iflsiz, evsiz b›rakt›klar› yetmiyormufl gibi, bir de hakaret ediyorlar, afla¤›l›yorlar, hor görüyorlar... Kim asalak? ‹flinden at›l›p, iflportada ekme¤ini kazanmaya çal›flan m›, yoksa onu iflsiz b›rak›p soka¤a atanlar m›? Kim? “Halk”tan i¤rendi¤ine hiç flüphemizin olmad›¤› halk düflman›, sözlerini flöyle sürdürüyor: “seyyar sat›c›larla mücadele edersek geldikleri yerlere dönmek zorunda kalacaklar. Ça¤dafl bir kent seyyar sat›c›larla ba¤daflamaz.” Peki geldikleri yerden niye geldiler onlar? Niye topraklar›n› b›rakmak zorunda kald›lar? “Halk düflman›”, savundu¤u ça¤dafl düzenin, onlar› ya iflsiz b›rakt›¤›n›, ya da köyünü yakt›¤›n› biliyordur hiç flüphesiz. Erdal ‹zgi, “istisna” de¤il. Tüm egemen s›n›flar›n, yönetici kesimlerin yoksul, iflsiz halka bak›fl› budur. Düzenin bak›fl› budur. ‹flte bir di¤er çarp›c› örnek Mersin: Newroz'dan sonra polisin ilk hedefi seyyar sat›c›lard›. 1 May›s öncesinde de “eylem haz›rl›¤› yap›yorlar” diye, yine onlar bask›lara maruz kald›. Mersin’in Emniyet Müdürü Ak›n Küçükbora ve Belediye Baflkan› Macit Özcan da ayn› Erdal ‹zgi gibi konufluyorlard›: " Mersin'i seyyar sat›c›lardan temizleyece¤iz"! Batman’dan, Siirt’ten, Van’dan, Bingöl’den kovdunuz... Ve diyelim ki, ‹zmir’den temizlediniz, Mersin’den, Ankara’dan, ‹stanbul’dan, Antalya’dan ve dahi tüm kentlerden temizlediniz bu “asalaklar›”? Nereye gidecek onlar peki? Burjuvalara, yönetenlere göre, iflsize yer yok bu ülkede demek ki.

Tüm yoksul halk› “terörist, teröre destekçi” diye de¤erlendiren oligarfli, köyleri yakarak, sürgün ederek, ambargo uygulayarak milyonlarca insan› göç ettirdi. Göç ettikleri kentlerde de bask›s›n› sürdürdü. Göç-Der’in raporuna göre, “her 3 göç ma¤durundan birisi gitti¤i yerde tutukland› ya da gözalt›na al›nd›”. Düzenin halka düflmanl›¤› bundan daha aç›k ortaya konulamaz. “Asalaklar”m›fl! Utanm›yorlar, yüzleri k›zarm›yor; bu ülkeyi soyup so¤ana çeviren, emekçiyi sömüren ve posas›n› ç›kar›p kap›n›n önüne koyan, lüks ve sefahat içinde yaflayan kim? Do¤ru; “asalak”lar› temizlemek gerek! Erdal ‹zgi’ler, Macit Özcan’lar, kulak verin söyleyeceklerimize; asalak sizsiniz! Siz ve sizin gibiler, siz ve sizin düzeniniz. Ve “temizlenmesi” gereken de sadece ve sadece sizsiniz; yoksul halk de¤il! Bak›n, okuyun flu haberi: “Bursa’da 30 günlük bebe¤ine süt alamayan, kendisi de yetersiz beslendi¤i çin sütten kesilen Müne Adak, intihar etti. 21 yafl›ndayd›... Zonguldak’ta “beslenme yetersizli¤i” nedeniyle ölen Damla Karademir’i de annesi kendi sütüyle besleyememiflti, çünkü o anne de sütten kesilmiflti. Damla bir kez bile süt içemeden veda etti dünyaya...” “Beslenme yetersizli¤inden” ölen çocuklar›m›z›n babalar› da “asalak”t› size göre de¤il mi? Çünkü onlar da seyyar sat›c›l›kla geçinmeye çal›fl›yorlard›. Evet, belediye baflkanlar›n›n söyledi¤i gibi, bu ülkede eninde sonunda bir “temizlik” olacak. Ama aç, iflsiz, yoksul halktan de¤il, Damla’lar› açl›ktan ölüme mahkum edenlerden temizlenecek bu ülke.

Zehir de halka! Ülke d›fl›na ihraç edilen biber ve çileklerde zehir ihtiva eden ilaç kal›nt›lar› bulundu¤u için bu ürünler ihraç edilememifl. Peki ne olacak bu ürünler? Hükümet çözümü buldu, iç piyasada halka yedirirsin olur biter. Hükümetin bir bakan› da, “bak›n nas›l yiyorum” diye kameralar›n önünde bir çilek yeyince mesele halloldu. Halk aptal ya nas›l olsa!.. Radyasyonlu çay› içen bakandan, ilaçs›z diye çilek yiyen bakana... Yedi¤imizi içti¤imiz zehir eden bu yalanc›lardan kurtulamayacak m›y›z hiç?

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

35


“Çekilme” Denilen Daimi ‹flgal “Bar›fl” Ad›ndaki Hapishane Filistin konusu, burjuva medyaya bu s›ralarda sadece demagojilerle yans›yor. ‹flgal alenen sürdü¤ü halde iflgalin sona erdi¤inden, bar›fl sürecine bafllanaca¤›ndan sözediliyor... Ve bu çok kaba yalanlar, kimilerince gerçe¤in yerine konuluyor. Filistin’de durum sanki “normale” dönmüfl gibi bir “ilgi azalmas›” bunu gösteriyor.

‹flgal ve kuflatmada de¤iflen sadece tanklar›n yeridir Arafat özgür... Bat› fieria’n›n Tulkarem kentinde 9 yafl›ndaki bir çocuk ‹srail askerlerinin açt›¤› atefl sonucu katledildi. Arafat özgür... Gazze fleridinde Hamas ve ‹slami Cihad üyesi olduklar› öne sürülen üç Filistinli ‹srail tanklar›ndan aç›lan atefl sonucu öldürüldü. Arafat özgür... ‹srail tanklar› Deheyfle mülteci kamp›na girip, 9 Filistinli’yi tutuklad›ktan sonra geri çekildiler... Arafat özgür... Tanklar Tulkarem’i bir kaç saatli¤ine iflgal edip evlerde arama yap›p 5 Filistinli’yi tutuklayarak geri çekildi... Arafat özgür... ‹srail askerlerinin Cenin’de açt›¤› atefl sonucu Filistinli bir anne ve 3 ile 4 yafllar›ndaki iki çocu¤u katledildi. Arafat özgür... ‹flgal sona erdi... Tanklar çekildi... Ama Filistin iflgal alt›nda. Tanklar›n, mülteci kamplar›n›n içinde ya da giriflinde duruyor olmas›, bunu de¤ifltirmiyor. K›sacas› ne Arafat'›n tam özgürlü¤ünden, ne de iflgalin son buldu¤undan söz etmek mümkün. Arafat etraf›ndaki kuflatman›n kald›r›lmas› da, Filistin halk›n›n büyük direniflinin sonucudur. Arafat, karargahtaki kuflatman›n kald›r›lmas›n›n ard›ndan Ramallah'ta 'Can›m›z ve kan›m›zla bedelini ödeyerek seni geri al›yoruz' sloganlar›yla karfl›land›. Ne ABD, ne AB, ne “uluslararas› toplum”; Filistin halk› k›rd› Arafat etraf›ndaki ablukay›.

Hapsetme’nin ad› “bar›fl” Bush, katil fiaron için “bar›fl adam›” diyordu hat›rlarsan›z. fiaron'un son ABD ziyaretinde ortaya koydu¤u vee ABD’nin de hararetle destekledi¤i “bar›fl plan›” Bush’un da, fiaron’un da “bar›fl”tan ne anlad›¤›n› tart›flmaya yer b›rakmayacak aç›kl›kta ortaya koyuyor. Hapsedilmifl, sindirilmifl, etkisizlefltirilmifl, direnme haklar›

36

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

ve imkanlar› bile elinden al›nm›fl bir Filistin yaratmaya çal›fl›yorlar. fiaron'un plan›na göre, Filistin kentleriyle ‹srail aras›nda dikenli teller, hendekler, ara geçifl ve kontrol noktalar›n›n bulundu¤u bir tampon bölge kurulacak. Bat› fieria'n›n bir bölümüne ‹srail askeri birlikleri yerlefltirilecek. fiaron, plana iliflkin "Onlar› kontrol edebilece¤imiz bölgelere girmek zorunda olacaklar" diyor. Ve bunun ad› “bar›fl” olacak! Böyle bir “bar›fl”›n kabülü, Filistin halk›n›n ulusal tüm haklar›ndan vazgeçifltir. ba¤›ms›zl›ktan, özgürlükten vazgeçifltir. Bu iflgalin ve siyonist zulüm alt›nda yaflaman›n statülefltirilmesidir. Filistinlilerin dayat›lan bu statüye karfl› direnme haklar› vard›r. Bu aç›k gerçe¤i görmezden gelip, emperyalist medyan›n “bar›fl süreci bafll›yor” propagandas›na inan›p, Filistinlilerin feda eylemlerini elefltirmek, beynini emperyalist medyaya teslim etmekten baflka bir anlama gelmez. 7 May›s’ta Hamas’›n gerçeklefltirdi¤i ve 15 ‹srail’linin öldü¤ü son flehitlik eylemi karfl›s›nda “tam anlaflma sa¤lanm›flken...” bu eylemin yap›lmas›n› “provokasyon, Mossad’›n ifli” olarak de¤erlendirenin kafas›nda direnifl yoktur, ba¤›ms›zl›k yoktur, iktidar yoktur. Ne demek tam “anlaflma” sa¤lanm›flken? Neyin anlaflmas› sa¤land›? Ölen öldü, kalan kald›, iflgal de kal›c›laflacak... Buna da “anlaflma”, “bar›fl” denilecek. Emperyalizmin ve fiaron’un kabul ettirmek istedi¤i zaten bu. Ama direnen Filistin halk› bu oyunu bozuyor iflte. fiaron’a, Bush’a, Avrupa’ya ve gerekti¤inde Arafat yönetimine ra¤men bozuyor.

‹flbirlikçi bir Filistin yönetimi Yeni-sömürgelefltirilmifl bir Filistin ABD ve fiaron’un mevcut Filistin politikalar›n›n bir yan› budur. Amerikan yönetiminden, Bush’un Güvenlik Dan›flman› C. Rice flöyle diyor: “Mevcut Filistin yönetimi, ihtiyac›m›z olan Filistin devletinin kurulmas›n› sa¤layabilecek türden bir yönetim de¤il... Arafat bir ‘reform’ yapmal›... Arap müttefiklerimize, Avrupal›lara ve di¤erlerine, Arafat’a bask› yapmalar› ça¤r›s›nda bulunduk ve flu andaki Filistin yönetiminin Filistin devletinin ortaya ç›kmas› için ihtiyac›m›z olan bir yönetim sergilemiyor...”


Son olarak da ‹srail Bakanlar Kurulu’nun “Arafat’›n sürgün edilmesi tart›fl›ld›” duyurusuyla, Arafat’› daha da köfleye s›k›flt›r›p bu rolü kabul ettirmek istiyorlar. ABD, Rusya, BM ve AB'nin ortaklafla gündeme getirdi¤i “uluslararas› bir bar›fl konferans›” da, fiaron’un Türkiye’de yani, en iyi müttefikinin topraklar›nda yap›lmas›n› önerdi¤i Ortado¤u Konferans› da ayn› amaca yönelik olarak ortaya at›lm›flt›r. Arafat, ya sürgün, ölüm dahil herfleyi göze al›p direnecek, ya da ABD’yle iflbirli¤ine gidecektir. Arafat’›n yapt›¤› “Uluslararas› toplumla iflbirli¤ine haz›r›m” aç›klamas›, ABD’yle iflbirli¤ine haz›r olmaktan baflka bir anlam tafl›m›yor; bu, yeniden Oslo bar›fl sürecindeki Arafat’›n ortaya ç›k›fl›d›r.

Filistin örgütlerinden Arafat’a elefltiriler ‹srail Turizm Bakan› Rehavam Zeevi'yi cezaland›ran dört FHKC’linin ve FHKC lideri Ahmed Saadet ile ‹srail'in silah kaçakç›l›¤› ile suçlad›¤› Filistin Mali ‹fller Sorumlusu Fuad fiubaki’nin ‹ngiliz ve Amerikal›lar›n gözetiminde bir hapishaneye konulmas› ve Nativitas Kilisesi’ndeki direnifle iliflkin yap›lan “pazarl›klar”, hemen tüm Filistin örgütleri taraf›ndan elefltirildi. 13 örgütün oluflturdu¤u Ulusal ve ‹slami Güçler Koalisyonu, fiubaki'nin serbest b›rak›lmamas› halinde misilleme yap›laca¤›n› duyurdu. ‹çlerinde FHKC’nin, Demokratik Cephe’nin de bulundu¤u Filistin’li “10’lu örgütler” de yapt›klar› aç›klamada, Arafat’›n bu anlaflmalarla ABD ve ‹srail’in yönlendirmesi alt›na girdi¤ini belirterek, kilisede haftalard›r direnen Filistinli savaflç›lar›n sürgüne ve hapse gönderilmesinin “anlaflma” olarak adland›r›lmas›n›n bile utanç verici oldu¤unu vurgulad›lar.

‹srail’in meflhur demokrasisi de iflasta “‹flgalci, siyonist ama bak›n kendi içlerinde ne kadar genifl bir demokrasi var...” ‹srail için hep böyle söylenirdi. Hemen tüm dünya ayd›nlar›n›n ‹srail’e karfl› tepkisini yumuflatan bir söylemdi bu. Özgürlükler ülkesi Amerika’n›n, burjuva demokrasisinin kalesi Avrupa’n›n yald›zlar› nas›l dökülüyorsa, ‹srail’in meflhur demokrasisinin yald›zlar› da öyle dökülüyor flimdilerde. ‹srail parlamentosunda kabul edilen yeni bir yasayla, ‹srail vatandafl› olan Araplar›n parlamentoya girmeleri neredeyse imkans›z hale getirildi. “‹srail'in demokratik ve Yahudi bir devlet olarak varl›¤›n›” kabul etmeyenler “milletvekili aday›” bile olamayacak. ‹srail’in Filistin’i iflgal etti¤ini söyleyemeyecek, iflgale karfl› ç›kamayacaklar. Bugünlerde kesinlefltirilecek olan yasaya göre, ‹srail merkez seçim kurulu, bu ölçülere uymayan tek tek kiflilerin veya tüm olarak partinin seçime girmesini yasaklayabilecek. ‹flgali elefltirmek bile güç olacak.

ABD Temsilciler Meclisi’nde 'Etnik temizlik' iste¤i ABD Kongresi, ‹srail'in iflgalci-katliamc› politikalar›na destek veren iki karar› kabul etti. Amerikan Senatosu ve Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen bir tasar›da, ABD ve ‹srail'in "terörizme karfl› ortak mücadele" yürüttü¤ü belirtilerek, Arafat "terörizme destek vermekle" suçland›, Filistinli intihar eylemcileri “k›nand›”. "Her terörist bilmeli ki Amerikan halk› hiçbir zaman ‹srail'i yaln›z b›rakmayacak" fleklinde konuflmalar›n yap›ld›¤› ABD Kongresinde, ‹srail’e yap›lan ABD yard›m›n›n da artt›r›lmas› istendi. Daha da ilginç bir görüfl ise, ABD Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Parti ço¤unluk lideri Dick Armey taraf›ndan dile getirildi. Armey, “‹srail'in bütün Bat› fieria'y› iflgal etmesini, Filistin halk›n›n buradan ç›kar›lmas›n› ve bu topraklar›n Filistinliler'den temizlenmesini” istedi. K›sacas›, “etnik temizlik” istiyor Amerikan Cumhuriyetçi partisi. Avrupa’n›n “en afl›r›” ›rkç›s› Le Pen bile, herhalde görüflünü bu kadar aç›k ifade etmezdi. ‹flte bu ABD, “etnik temizlik” yapt›¤› bahanesiyle Yugoslavya’y› yak›p y›km›fl, binlerce Yugoslav’› katletmiflti. fiimdi ayn› bahaneyle Miloseveiç’i yarg›lamaya çal›fl›yorlar. Oysa as›l ›rkç›lar, “etnik temizlikçi”ler, ABD kongresinde. Onlar dolar›n ve bombalar›n gücüyle, bu hakk› görüyorlar kendilerinde.

7 May›s gecesi Telaviv’de bir bina ‹sraillilerin tepesine çöküyor, 15 ölü. fiehitlik eylemini Hamas üstleniyor... fiaron’un “koruyucu kalkan” ad›n› verdi¤i katliamlar, direnifli yokedemedi, siyonistleri koruyamad›... fiaron yönetimi bu eylemden sonra da zaten varolan GAZZE’ye sald›r› plan›n› devreye soktu.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

37


‹srail'in Sald›r›s› Sonras›nda...

Slogan Ayn›:

‹flgale Karfl› Direnifl

Filistin Halk Kurtulufl Cephesi’ne yak›n görüflleriyle tan›nan Filistinli gazeteci-yazar MAH‹R EL YOUSF‹’nin dergimiz için haz›rlad›¤› yaz›s›n› yay›nl›yoruz.

‹srail'in sald›r›s› sonucunda, Filistin toplumsal bünyesini y›kmakta uzmanlaflm›fl siyonist mant›kla metodize edilmifl eylemlerin bir örne¤ini, ‹srail varl›¤›n›n üzerine yükseldi¤i katliamlar dizisinin bir devam›n› görebiliriz. Üstelik Amerikan yönetimi ve siyonist savafl hükümeti ortakl›¤›n› da görebiliriz. Bu ortakl›¤›n hedefi, Filistin efsanevi direniflidir. Amerikan yönetimi, "teröre karfl› savafl" slogan› alt›nda Filistin-‹srail çat›flmas›n› Afganlaflt›raca¤›na inanmaktad›r. Ancak katil fiaron'un, bir mazaret olarak kulland›¤› bu slogan, sald›r›lar ve çat›flmalar sonras›nda, Filistin direnifli önünde yeniden baflar›s›zl›¤›n slogan› olmufltur. Filistin'deki olaylar›n geliflimini genel olarak de¤erlendirdi¤imizde, olaylar Filistin mücadelesine 50 y›ld›r oldu¤undan daha fazla bir Arap ve uluslararas› sempati ortaya ç›karm›flt›r. Bununla beraber siyonist düflman›n kayb› birden fazla alandad›r: 1- Uluslararas› düzeyde ‹srail'in ›rkç›, terörist uygulamalar› teflhir olmufltur. 2- Siyonist varl›¤a karfl› koymada ve faflist sald›r›lar› engellemede Arap milli duygular› geliflmifltir. Arap kitlelerinin, gösteriler ve protestolar yoluyla boykot silah›n›n aktiflefltirilmesi ve ‹srail'le iliflkiler kuran, devletlerdeki (Kahire, Amman) elçilerin kovulmas› ça¤r›s›nda bulunmufltur. 3- Petrol silah›n›n ve ekonomik boykotun aktiflefltirilmesi talebi yükselmifltir. 4- Amerika'n›n, Siyonist düflman taraf›na aç›kça kaymas›na Arap ve Avrupa uluslar›n›n nefreti. 5- Filistin'in meflru direnifl seçene¤ine ve intifaday› sürdürme karar›na sahip ç›kmas›. Siyonizmin sald›r›s›, gelecek kuflaklar nezdinde dahi Filistinlilerin iflgale karfl› durma ve direnme inançlar›n› derinlefltirmifltir ve flehitlik eyleminde bulunacak daha büyük say›da savaflç› ortaya ç›karm›flt›r. Uluslararas› düzeyde ise; Destek hareketleri öncesinden daha ço¤alm›flt›r. Dost dayan›flmac› güçlerin Filistin Halk›na sivil koruma oluflturmak amac›yla bir çok heyetle geldi¤ini gördük. Bu davran›fl, krizin uluslararas› düzeye tafl›nmas›nda daha genifl bir alan yaratm›flt›r.

38

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

MAH‹R EL YOUSF‹

Buna karfl›l›k, BM Güvenlik Konseyinin oluflturulmas› için tavsiye karar› ald›¤› Gerçekleri Kaydetme Komitesini reddedilmesini görüyoruz. Amerika'n›n bu uluslararas› ve insani talebi suland›rma ve satma çabalar›n› görüyoruz. ‹srail'deki savafl suçlular›n›n uluslararas› bir mahkemeye ç›kar›lmas›ndan, Siyonist savafl generalleri ve katil fiaron korkmaya bafllam›fllard›r. Bu nedenle ‹srail bu komiteyi reddetmifltir. Ki, bu komite Amerikal›laflm›fl Kofi Annan'›n ilan›yla feshedilmifltir. Tam bu noktada, bugün Amerikan vetolu uluslararas› komplonun büyüklü¤ü a盤a ç›kmaktad›r. Yani ‹srail uluslararas› yasall›¤›n üstündedir. BM yasalar› ahlaken teflhir olmufltur.

Daha yolun bafl›nday›z Devam eden çat›flman›n birinci bölümü ulaflaca¤› yere ulaflm›flt›r. Daha yolun bafl›nday›z. Gözlemciler belki politika, pazarl›klar ya da tekrar tekrar sald›r›lar biçiminde flekillenecek olan ikinci bölümün efli¤inde oldu¤umuzu görüyorlar. Demek ki, Siyonizmin hedefi, önce intifaday› bo¤mak, ard›ndan politikas›n› bo¤mak. Yönetim baflkan› Yaser Arafat'›n karargah›n›n etraf›ndaki kuflatman›n kald›r›lmas› sorunundaki Suudi-Amerikan-Filistin sat›fl›, bir çok fleyin karfl›l›¤›nda yap›ld›. Turizm Bakan› ›rkç› katil Rahbaam Zeevi'nin tasfiye edilmesi eylemini gerçeklefltiren mücadeleci yoldafllar yarg›land›, tutukland›. Hapishanelere uluslararas› denetim ve kontrol getirildi, yani Amerikan, ‹ngiliz kontrolü. Filistin halk›na uluslararas› koruma getirilmesi talebinde bulunulaca¤›na, art›k Filistin hapishaneleri uluslararas› koruma (!) alt›na al›nd›. En büyük darbe ise Halk Cephesi genel sekreterinin tutuklanmas›yd›. Bu ad›mla, Filistin ulusal birli¤i hedef tahtas›na konmufltur. Bu sorunun ve tehlikeli ad›m›n çözülmesi için Filistin politik sahas›nda harekete geçilmesi gerekmektedir. Filistinli güçler, Ahmet Saadat'›n serbest b›rak›lmas› taleplerini sürekli dile getirmelidirler. Ki, önümüzdeki günlerde bu yönde geliflmeler yaflanacakt›r. Nitekim Ahmet Saadat'›n serbest b›rak›lmas› talebi halk›n talebidir ve art›k bu sorunun etraf›nda bir ulusal birlik oluflmufltur. Buna ek olarak, Filistin Yasama meclisinin yaflananlar› de¤erlendirme amaçl› bir çal›flma yapmas› gerekir. Yönetimde, yönetimin iç örgütlenmesin-


de demokratik iç yenilenme yap›lmas› ve savafl›n y›kt›¤› ulusal kurumlar›n yeniden inflas› zorunludur. Bugün Filistin alan›ndaki öncelikler; Filistin direniflinden yola ç›karak de¤erlendirme amaçl› bir soluklanma, özde de¤ifliklikler yapma, demokratik seçimler yapma, Filistinli güçler aras›nda Filistin ulusal birli¤ini derinlefltirecek flekilde bir iliflki flekli belirleme, böylece hatalar› s›n›rlama ve baz› güvenlik organlar›n›n yapt›¤› yolsuzluklar› durdurma, bu organlarda çal›flanlardan hesap sorma, gelecekte Amerika ve ‹srail'den gelecek tehlikelere karfl› koyma amaçl› bir çal›flma mekanizmas› ve metodik plan haz›rlama ki, bu tehlike hala ayn› ad› tafl›maktad›r: Direnifli ve intifaday› hedef alma tehlikesi... Filistin davas›n› tasfiye etme ve ‹srail flartlar›n› dayatma tehlikesi. Bu olaylar ve çat›flma Filistin halk›n› daha da güçlendirmifltir. Özgürlük, ba¤›ms›zl›k, baflkenti Kudüs olan Filistin devletinin kurulmas› ve mültecilerin geri dönüflü için adil bir çözüm bulunmas› yolunda gelecek çat›flmalarda, intifadaya ve direnifle daha genifl bir alan sa¤lam›flt›r. Filistin'in meflru direnifli, Filistin halk›n›n slogan›d›r ve yola devam edenlerin özgürlük ve ba¤›ms›zl›k yolunda yürümeye devam edenlerin kimli¤idir.

S‹NCAN F T‹P‹NDE F‹L‹ST‹N ‹Ç‹N AÇLIK GREV‹ Sincan F tipindeki DHKP-C davas›ndan tutsaklar, Filistin için üç günlük açl›k grevi yapt›lar. Tutsaklar›n Filistinli kardefllerimize kan verme ve iafle bedellerini Filistin’e gönderme iste¤iyle verdikleri dilekçeye ise Adalet Bakanl›¤› red cevab› verdi. 571 gündür kendileri zulüm alt›nda olan, katliamlardan, iflkencelerden geçmifl, faflizmin her türlü zulmüyle karfl› karfl›ya kalm›fl devrimci tutsaklar›n bu eylemi Filistin’e verilen desteklerin en anlaml›lar›ndan biri. Yüzlerce günlük açl›klar›na üç gün de Filistin için diye ekliyor devrimciler. Çünkü onlar dünyan›n neresinde olursa olsun halklar›n ac›s›n› yüre¤inde duyan bir soydan geliyorlar. Çünkü onlar, zulme karfl› direnen halklar›n yan›nda olduklar›n› sadece sözleriyle de¤il eylemleriyle de gösteren bir gelene¤in mirasç›lar›d›r.

Filistin’in ise devrimcilerin yüre¤inde ayr› bir yeri vard›r. Filistin direnifli hiçbir zaman Türkiye halk›n›n mücadelesinden ayr› olmam›flt›r. Birbirini etkileyen, güç veren, moral tafl›yan olmufllard›r. Devrimci tutsaklar›n Filistin için ilk eylemleri de de¤ildir bu. Cunta y›llar›n›n bask› koflullar›n›n en a¤›r oldu¤u 1982 y›l›nda da ‹srail’in Lübnan’› iflgaline karfl› tav›r alan Devrimci Sol davas› tutsaklar›, bunun için o koflullarda en önemli ve bedelleri olan eylem biçimlerinden olan s›k›yönetim mahkemelerinde dilekçeler okumufllard›. Kimin Filistin’in yan›nda, kimin Filistin halk›n›n direnifline karfl› oldu¤u o günden bu yana de¤iflmedi. O gün de Sabra ve fiatila’daki Filistinlilere kan vermek isteyen Devrimci Sol tutsaklar›n›n bu istekleri cunta taraf›ndan reddedilmiflti.

Gerçek ve Ayd›n Ayd›n olman›n en önemli k›stas›n›n, bedeli ne olursa olsun gerçe¤i dile getirmek oldu¤u konusunda farkl› düflünen kimse yoktur. Ülkemiz ayd›n› istisnalar› d›fl›nda bu konuda hiç de iyi bir s›nav vermedi¤i de aç›kt›r. Yarkoni, böyle bir s›nav› ‹srail’de veren bir ayd›n-sanatç›. Yarkoni 76 yafl›nda ve y›llard›r ‹srail'de kahramanl›k flark›lar› söyleyen ve halk›n sevdi¤i biri. Radikal yazar› Ayfle Karabat 15 gündür Yarkoni’nin evinden ç›kamad›¤›n› ve bir numaral› halk düflman› gibi görüldü¤ünü söylüyor. Nedeni ise flu; ‹srail'in ba¤›ms›zl›k gününde ordu radyosundaki bir programda ‹srail’in katliamlar›n› elefltirmekle kalmad›, "biz soyk›r›m› yaflam›fl halk›z, Filistinlilere nas›l böyle fleyler yapabiliriz?" sözüyle ‹srail vahfletini “soyk›r›m” olarak niteledi. “Topraklar geri verilmelidir” dedi. Yarkoni gerçe¤i söylemek için, herfleyini, statükosunu, düzen içindeki konumunu reddetti. Bir sözcü¤ü (soyk›r›m) söyleme u¤runa bedel ödedi. Bedel ödemeyi göze ald›.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

39


dünyadan

nerede ne oldu? Irkç›-Faflist Lider Öldürüldü

NEPAL VE KOLOMB‹YA GER‹LLASI SAVAfiIYOR NEPAL’de Monarflik iktidara karfl› savaflan Nepal Komünist Partisi (Maoist) gerillalar›n›n ordu güçlerine karfl› sald›r›lar› geçen hafta içinde de sürdü. 5 günlük genel greve büyük kat›l›m olmas› ve son dönemde gerillan›n asker-polis karakollar›na karfl› bask›nlar›n›n yo¤unlaflmas› Nepal iktidar›n› iyice panikletti. Ordunun resmi aç›klamalar›na göre; gerillalara karfl› operasyon yap›ld›¤› ve çok say›da gerillan›n öldürüldü¤ü söylenirken, cumartesi günü kuzey bölgesindeki bask›nda 110, bat›s›ndaki Gam kasabas›ndaki bask›nda 100’den fazla ve ülkenin do¤usundaki çat›flmalarda 5 asker ve polisin gerillalar taraf›ndan öldürüldü¤ü gizlenemedi. Gerçek say›n›n resmi aç›klamalar›n üzerinde oldu¤u kesindir. Nepal krall›¤›n› destekleyen Amerika, bu alanda da darbeler yemeye devam ediyor. S›n›rl› flekilde yans›yabilen görüntü ve haberler bile Nepal halk›n›n sokak çat›flmalar›, gösterilerle, genel greve yüksek kat›l›m› ile gerillalara destek verdi¤ini gösteriyor. KOLOMB‹YA’da FARC (Kolombiya Devrimci Silahl› Güçleri) gerillalar› bir yandan Kolombiya ordu güçleriyle savafl›rken, öte yandan kontra örgütü paramiliter güçlerle de savafl›yor. Geçti¤imiz hafta içinde paramiliter güçler bir kasabaya sald›rarak 100 kifliyi katletti. FARC gerillalar› ile kontralar aras›ndaki çat›flmalarda onlarca kontra öldürüldü. Gerillalar bölgeye yard›m helikopterinin inmesi için bir süre atefl kesti.

Frans›zlara Sald›r› Pakistan-Karaçi’de ço¤unlu¤u Frans›zlar›n bulundu¤u bir otobüse, bomba yüklü bir kamyonla çarparak yap›lan eylemde. 14 kifli öldü, 23 kifli de yaraland›. Ölenlerden 11’inin Frans›z oldu¤u aç›kland›. Otobüste bulunan Frans›zlar›n, Deniz Kuvvetleri ile ortak projeler oluflturmak üzere Pakistan’da bulunduklar› belirtildi. Yani ABD’nin daha s›k yapt›¤› gibi; emperyalist bir ülke iflbirlikçi bir iktidar›n askeri-istihbarat birimlerini e¤itmek, kontra örgütlenmeleri oluflturmak için çal›fl›rken anti-emperyalist bir eylemle cezaland›r›ld›lar. Halklar iflgalcilere, iflbirlikçilere karfl› tav›rs›z kalm›yor. 40

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

Hollanda’da faflist partinin lideri Pim Fortuyn 7 May›s günü Amsterdam’da öldürüldü. Yabanc› düflmanl›¤› politikalar› ile bilinen ve yüksek oranda oy almas› beklenen ›rkç› liderin öldürülmesi ile ilgili olarak Hollandal› radikal solcu oldu¤u belirtilen Volker Van G. isimli bir kifli gözalt›na al›nd›. Avusturya, Almanya, Fransa, Belçika ve ard›ndan Hollanda; ›rkç›l›k tüm Avrupa’da gelifliyor. Geliflmesinin zemini bizzat Avrupa devletlerinin politikalar›ndan baflka bir fley de¤ildir. Buna karfl› da elbette halklar›n kitlesel ve fliddet temelinde tepkileri olacakt›r.

Almanya’da Grev Almanya’da metal ve elektrot sektöründe, aralar›nda DaimlerChrysler, Porsche, Audi flirketlerinin de bulundu¤u yaklafl›k 20 iflletmede çal›flan 50 bin iflçi, 6 May›s’ta greve bafllad›. IG Metal sendikas› ile iflveren aras›ndan süren görüflmelerin anlaflmazl›kla sonuçlanmas› sonras›nda bafllayan grevler ayn› zamanda bir uyar› niteli¤inde. Talepler kabul edilmedi¤inde ayn› sektörlerdeki di¤er fabrikalarda da grevler bafllayacak. Son 7 y›ld›r metal sektöründe grev yaflanmazken, kitlesel grev kararlar› bir anlamda Alman devletinin sosyal haklar› k›s›tlama giriflimlerini yo¤unlaflt›rmas›na karfl› da ilk ciddi tepkilerden biri.

Chavez’e Büyük Destek Emperyalist medya yans›tmad› ama 1 May›s’›n en kitlesel kutland›¤› yerlerden biri de Amerikanc› darbeyi püskürten Venezuella’dayd›. Birisi darbeyi destekleyen ABD yanl›s› iflçi sendikas› CTV taraf›ndan yap›lan gösteri oldu, bu gösteriye az say›da orta kesim ve daha üst kesimden insanlar kat›l›rken, Bolivarc› ‹flçi Gücü (FBT) taraf›ndan organize edilen gösteriye en yoksullardan ve emekçilerden oluflan 1 milyon kifli kat›ld›. Çeflitli emekçi örgütlerinin destek verdi¤i bu gösteride halk Chavez’e büyük destek verdi. ‹ki gösteri ayn› zamanda saflaflman›n da iki taraf› olarak yans›rken yoksullar darbecilere ve ABD’ye bir kez daha cevap verdi.


‹MPARATORLU⁄UN L‹STELER‹ VE ADALET‹ “fier ekseni”ne üç ülke daha eklendi. Yeni listeleri bekleyin. Amerika’ya köle olmay› kabul etmeyen tüm ülkeler, örgütler, halklar imparatorlu¤un hedefidir. Filistin, Afganistan, Venezuella, Kolombiya... Halklar Amerika’ya karfl› direniyor, direnifller büyüyecek! Hedef örgütler, hedef ülkeler, fler eksenleri... flimdi dünyan›n yar›s› Amerika’n›n resmi olarak ilan etti¤i hedef durumunda. Resmi ilan edilmeyen gerçekte olan ise tüm dünyad›r. Tüm dünya halklar›n› sindirmek, teslim almak, imparatorlu¤unun tebas› yapmak istiyor Amerika. Bunu anlamak için öyle siyaset bilmeye bile gerek yoktur art›k. Amerika tüm dünyaya meydan okuyan pervas›zl›¤›yla, Avrupa ülkelerini ard›na takarak en kaba haliyle yap›yor bunu. ‹ran, Irak ve Kuzey Kore’den sonra Amerikan D›fliflleri Müsteflar› John Bolton’un aç›klamas›yla “fler ekseni”ne Küba, Libya ve Suriye de kat›ld›. Bolton bu ülkelerin d›fl›nda Rusya ve Çin'i de "terörizme arka ç›kan ülkeler" olarak de¤erlendirdi. Art›k kelimenin tam anlam›yla “hedef”ler dünyan›n yar›s›d›r. Afganistan sald›r›s›na destek veren Rusya ve Çin için yap›lan aç›klama imparatorlu¤un s›n›rlar›n› geniflletmenin ad›mlar›d›r. Bakir pazarlar›, zengin yeralt› kaynaklar›yla Kafkaslar, Asya Amerikan tekellerinin en bafl hedefleri durumundad›r. “Kimyasal silah, nükleer silah, teröre destek”... vs. gerekçeleri bu gerçe¤i gizlemenin nafile çabalar›ndan baflka bir fley de¤ildir. Oligarflinin devrimciler için yapt›¤›n› Amerika tüm dünya için yap›yor.

Hedef Direnen Halklar ‹lk aç›klanan “fler ekseni” listesinde Kuzey Kore’nin ikincisinde de Küba’n›n yeralmas› Amerika’n›n sosyalizm düflmanl›¤›n›n bir sonucu. Küba rejimini y›kmak için ony›llard›r suikastlerden, ç›karmalara, biyolojik silahlarla tar›m›n› yoketmekten ambargolara kadar ABD elinden gelen her fleyi yapt›. Küba, hakl› ve meflru olman›n gücüyle tüm bu sald›r›lara karfl› direndi. ABD bu direnifli k›rmak istiyor. Latin Amerika’y› teslim alamad›¤› Venezuella’da kan›tland›, Kolombiya’da görülüyor. Tüm bu direnifllere Küba’n›n en az›ndan moral kayna¤› oldu¤unu bilen Amerika, önce O’nu yoketmeliyim 盤l›klar› at›yor. Bombalarla ada’y› yokedebilir, ama teslim alamaz. Küba halk› teslim olmayaca¤›n› defalarca ilan etti.

Di¤er ülkeler de flu ya da bu biçimde Amerikan imparatorlu¤unun önünde engel olarak gördü¤ü ülkelerdir. Bunlara yar›n yenilerinin eklenece¤inden kimsenin kuflkusu olmas›n.

Adalet Olmayacak! Tüm dünyada adaletsizli¤in yarat›c›s› Amerika BM’nin savafl suçlar›n› yarg›lamak için kurma karar› ald›¤› Uluslararas› Ceza Mahkemesi'nin (ICC) kurulmas›n› öngören anlaflmadaki imzas›n› da çekti. 66 ülkenin imza att›¤› anlaflmaya göre, bu ülkelerdeki üslerde bulunan ABD askerleri de mahkemenin görev alan›na giriyor. BM’nin ABD’ye karfl› hiçbir fley yapamayaca¤› bir yana, ABD Savunma Bakan› Donald Rumsfeld yankilerin birer suç makinas› oldu¤unu bilerek, "Üniforma tafl›yan erkeklerimizi, kad›nlar›m›z› bu mahkemeden korumak zorunday›z. Amerikan askerlerini tutuklamaya kalk›flma durumunda müttefiklerimizle askeri iflbirli¤imiz karmafl›klaflacakt›r” diye tehdit etti. Ben istedi¤im suçu ifllerim, Amerikan askerleri 66 ülkede tecavüzden cinayete kadar her türlü suçu ifller ama kimse bizi yarg›layamaz diyor Amerika. ‹flte size fliddet nereden do¤uyor sorusunun cevaplar›ndan biri. fiiddet böyle do¤uyor; adaletsiz b›rak›lan halklar ne yapacak? Bedenini bomba yap›yor, bir yolunu bulup direniyor, hesap soruyor. BM’nin adaletini ise anlatmaya bile gerek yok, onlar Cenin’e bir heyet göndermekten acizken Irak için yeni kararlar almakla meflguller. Onlar emperyalizme karfl› direndi diye Miloseviç’i “yarg›lamakla” meflguller!

Nereye Kadar? Evet soru bu, cevap da tek ve aç›k; imparatorlu¤un karfl›s›na dünya halklar› olarak dikilene kadar. Afganistan’dan Filistin’e kadar ABD asl›nda istedi¤ini yapam›yor, halklar› teslim alam›yor. Dünyan›n her yan›nda bir biçimde anti-ABD, anti-emperyalist direnifller gelifliyor. ‹flte bu gücü daha birleflik bir güce dönüfltürene, direniflleri büyütene kadar listeler, adaletsiz bir dünya düzeni sürecektir.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

41


“Terör Listeleri”nin Karfl›l›¤›

0

Ba¤›ms›z Türkiye

Liste tamam... S›ra sömürgecilik yasalar›nda DHKP-C ve PKK Avrupa’n›n “terör listesi”ne al›nd›. Günler de¤il, aylara yay›lan bir kampanya, abart›l› bir flekilde sürdürüldü. Böylece hem sanki halka açl›¤›, zulmü unutturmak istedi¤i, tek sorun “liste”ymifl havas› yarat›lmak istendi, hem de devrimcilerin “liste”ye al›nmas›n›n ard›ndan estirilecek “zafer” havas› için zemin yarat›ld›.

Amerika’n›n, IMF’nin kredilerinin, Avrupa’n›n “terör listelerinin” karfl›l›¤› daha fazla sat›flla veriliyor. Çok söze gerek yok, burjuva bas›na da her gün üçer-befler yans›yan rakamlar anlat›yor; “Krizde 189 Türk flirketi yabanc›larla evlendi. 2001 bafl›ndan 2002 Mart’›na kadar 10 Türk flirketinin tamam›, 21’inin yüzde 99’u, 34’ünün yüzde 90’›ndan fazlas› yabanc›lar›n eline geçti. 45 flirket hisselerinin yüzde 50’sinden ço¤unu, 31’i yüzde 50’sini yabanc›lara satt›. Yabanc›lar 58 flirkete de yüzde 50’den az payla ortak oldu.” (4 May›s 2002 Milliyet)

Oligarfli, Avrupa’ya kafa tutmufl, dedi¤ini yapt›rm›fl, edalar›nda flimdi iflbirlikçilikte daha pervas›z davranacakt›r. Art›k gelsin Avrupa’n›n istedi¤i sömürgecilik yasalar›. Ne de olsa karfl›l›ks›z de¤il ya; iliflki dedi¤in karfl›l›kl› ç›karlar, karfl›l›kl› tavizlerle de¤il mi? ‹flte Avrupa Türkiye’ye “taviz” verdi! ‹ktidar da sömürgecilik yasalar›nda daha pervas›z davranabilir. Sömürgecilik yasalar›n› meflrulaflt›rmak için rahatça yalanlar›n› s›ralayabilir; “biz Avrupa istedi¤i için de¤il...” diye bafllayabilir. Ne de olsa “ba¤›ms›z” ve “büyük bir devlet” oldu¤unu ispatlad› oligarfli! Avrupa’n›n oligarfliye istediklerini yapt›rmada flimdi bir “kozu” daha var art›k. Deste¤inin karfl›l›¤›n› kat be kat nas›l ç›karacak herkes izlesin. Ama bugün sevinç 盤l›klar› atanlar, yar›n AB temsilcilerinin nas›l da tepeden bakt›klar›ndan, nas›l da emirler verdiklerinden yak›nmas›n. Sömürgeci temsilcisi diplomatlar›n; "biz dedi¤inizi yapt›k, flimdi s›ra sizde" flantajlar›na, eli daha güçlenen AB’cilerin “iflte Avrupa istedi¤imizi yapt›, haydi s›ra bizde” nutuklar›n›n eklenmesinden rahats›z olmas›nlar. “Her fley karfl›l›kl›” de¤il mi? Elbette Avrupa da karfl›l›¤›n› isteyecektir. Bugüne kadar istedi¤inden daha fazlas›n› isteyecektir. Böylece devrimcilerin “terör listesi”ne al›nmas›n›n pratik olarak mücadeleye etkisi olmasa da, oligarflinin iflbirlikçilikteki pervas›zl›¤›yla ortaya ç›km›fl olur!

42

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

Parça parça de¤il, okka okka sat›yorlar. Ecevit’in “IMF’nin istedi¤i yasalar› efli benzeri görülmedik bir flekilde gece gündüz çal›flarak ç›kar›yor meclisimiz” dedi¤i yasalar iflte bu sat›fllar› kolaylaflt›rmak için ç›kar›l›yor. Bas›n›n, “yeniden yap›lanma”, “uyum” diyerek anlafl›lmaz hale getirdi¤i yasalarla emperyalist flirketlere peflkefl çekilen zenginlikler gizleniyor. "Milliyetçi"ler tarlay› da, topra¤› da, flirketleri böyle sat›yor. Sonra ç›k›p yoksulluk, yolsuzluk yalan›yla, vatan millet edebiyat›yla gerçekleri gizlemeye çal›fl›yorlar. Ama bunlar önemli de¤il, DHKP-C ve PKK “terör listesine” al›nd› ya, önemli olan bu. Böyle aldat›yor oligarfli. Terör demagojisi soygunu, vurgunu, talan›, iflbirlikçili¤i gizlemenin, ayn› zamanda önünü düzlemenin bir arac›. Terör demagojileriyle ne kadar çok devrimci katledilirse, ne kadar çok muhalif susturulursa sat›fl o kadar kolay olacak demektir. Kimse ses ç›karamayacak demektir. 19 Aral›k’ta da bunun için katlettiler; Akkise’de bunun için tüm halka gözda¤› verdiler. Esnaflar›n üzerine panzerleri bunun için sürdüler. Terör demagojilerine inanmak, tav›rs›z kalmak sadece hak ve özgürlükleri yoketmiyor, soygunu da kolaylaflt›r›yor.


emekçiler’den Emekçilerin Mücadelesi “Temsilen” Yürütülemez 4 Emekçileri alanlardan uzak tutmaya çal›flanlar, emekçileri de¤il, tekellerin ç›karlar›n› düflünüyorlar! 4 IMF program›na dur diyebilmek için, iflçilerin memurlar›n alanlarda ve iflyerlerinde militanca direnmesinden baflka yol yoktur! Türk-‹fl Baflkanlar Kurulu, 9 May›s’ta yapt›¤› toplant›da, 15-17 May›s aras›nda Ankara’da yap›lacak eyleme, sadece temsilcilerin kat›lmas›n›, çeflitli siyasi partilerin ziyaret edilmesinin de temsilcileri temsil edecek üç-befl kiflilik heyetler taraf›ndan gerçeklefltirilmesini karar alt›na ald›. Çünkü hükümet ve Ankara polisi böyle istemiflti. Türk-‹fl baflkan›n›n “ortal›¤› aya¤a kald›r›r›z, dünyay› bafllar›na y›kar›z, meydanlara ç›kar›z” sözlerinin arkas›ndan hep buna benzer kararlar gelmifltir. Türk-‹fl Baflkanlar Kurulu, elbette iflçilerin bask›s› alt›ndad›r; ekme¤i küçülen, her an iflini kaybetme korkusunu yaflayan iflçiler, birfleyler yap›lmas›n› istiyor. Bu bask›lanma karfl›s›nda, Türk-ifl’in en “ustaca” gelifltirdi¤i politika ise, oyalama ve tepkileri yumuflatmad›r. Bu kez de öyle yapm›flt›r. Son olarak hükümetle yap›lan görüflmelerde IMF’nin iflten ç›karma program›n› esas itibar›yla kabul etmifltir. * IMF’nin iste¤i, Bayram Meral ile Kemal Dervifl’in anlaflmas› sonras›nda, iflçilerin yan›-

s›ra 29 bin 333 memurun da zorunlu emekli edilmesi yani iflten at›lmas› kararlaflt›r›ld›. Bayram Meral’in at›lacak iflçilerin say›s›n›n azalt›lmas›n› istemesi karfl›s›nda, iflçilerin bir bölümünün at›lmas› “sonraya ertelenmifl” ve s›raya memurlar konulmufltur. ‹ktidar bu cüreti nereden al›yor? KESK’den. Hiçbir pazarl›k gücü olmayan grevsiz, toplu sözleflmesiz sendika yasas› mecliste görüflülene kadar bekledi, son anda eylemlerle görev savd›. fiimdi iktidar da istedi¤i gibi oynuyor memurla. KESK’in buna da ciddi bir tepkisinin olmayaca¤›n› görüyor. KESK’in 1 May›s’lardaki tablosu da iç aç›c› de¤ildi. Statükocu, hükümetle diyalo¤u esas alan, kitleleri soka¤a dökmekten, hele hele “çat›flmadan” sürekli kaçan KESK, iflte bu noktaya gelmifltir. Evet, önderlik, yöneticilik, kitlesini korumakt›r, ama önderlik ve yöneticilik, ayn› zamanda gerekti¤i anda alanlarda polis sald›r›lar›na karfl› günlerce direnebilmektir. Düzen içi politikan›n teslim ald›¤› beyinler iflte bunu yapamam›flt›r. Yapamad›kça gerilemifl, yapamad›kça bir çekim merkezi olmaktan uzaklaflm›flt›r. Diyaloglar, uzlaflma aray›fllar›, iflçiye ve memura sadece ve sadece iflsizlik, açl›k getiriyor. Militanl›ktan, direniflten kaç›fl, IMF’ye teslim olufltur. Tüm devrimci, demokrat, ilerici sendikac›lar, iflçiler bunu görüp, buna göre politikalar gelifltirmek zorundad›r.

Lastik ‹fl Kolunda Grev Haz›rl›¤›! Sabanc›’n›n fabrikas› BriSA’da grev aflamas›na gelindi. Toplu sözleflme görüflmelerinin anlaflmazl›kla sonuçlanmas› üzerine Lastik-‹fl sendikas› taraf›ndan grev karar› fabrika kap›s›na as›ld›. Geçen y›l sadece BriSA’da 26 trilyon kar etmesine ra¤men, iflçilerin asgari taleplerini karfl›lamamakta direnen Sabanc› Holding de lokavt karar› ald›. BriSA y›llarca iflçilerini “flirket sizsiniz” diye sömürdü. “fiirket sizsiniz”... Sabanc›’n›n masal› böyle bafll›yordu; masal›n gerçe¤e dönüfltü¤ü yerdeki devam›n› da biz getirelim: Aç b›rak›lacak olan da, gerekti¤inde iflten at›lacak olan da, grevde çok direnirseniz, grevi yasaklanacak olan da, daha da direnirseniz polis coplar›yla kafas› k›r›lacak olan da S‹ZS‹N‹Z.. Lastik sektöründe BriSA d›fl›nda, GoodYear ve Pirelli’de de grev aflamas›na gelindi. Grev karar› fabrika kap›lar›na as›ld›. Geçen sözleflme döneminde lastik iflkolunda grevin sekizinci gününde hükümet “milli güvenlik” gerekçesiyle lastik iflyerlerindeki grevi ertelemiflti. Sabanc›’n›n karlar›n›n tehlikeye düflmesinin, iktidar taraf›ndan yine “milli güvenli¤i tehdit eden” bir geliflme olarak de¤erlendirilmesi hiç uzak ihtimal de¤illdir. Sabanc›, as›l olarak buna güvenerek, iflçilerin haklar›n› vermeyerek lokavt ilan edecek cüreti buluyor. Lastik iflçileri ve Lastik-‹fl sendikas› ayn› cüretle karfl›l›k verebilirlerse, iflçi hakk›n› alabilecek.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

43


Bir kitab›n söyledikleri

Ne Diyorlar

?

Ayr› dünyalar... Devrald›¤›m›z Yürekler “... Çocuklar›m›z bedenlerini açl›¤a yat›r›rken nas›l görmezden geldiler bizleri. Dilim varm›yor ama dünyalar›m›z ayr›ld›. Ayn› havay› solumam›z, ayn› parklarda dolaflmam›z rahats›zl›k m› vermeye bafllad›... Bölüflecek az fleyimiz kald› diye düflünüyorsan›z bu do¤ru de¤il. En yoksul an›m›zda, en yaln›z dönemimizde, en umutsuz an›m›zda bölüflecek bir fleyler bulabilmeliyiz. Bunu baflarabilecek de¤erler yaratm›fl›z geçmiflte. Bölüfltükçe zenginleflti¤imizi göreceksiniz. Umudu bölüflelim mesela tarihe övünülecek bir miras b›rakmak ad›na.” (s. 119) Baba Ahmet Kulaks›z’a aitti bu sözler. O güne kadar tek bir vücut olarak gördü¤ü “sol”un hiç de öyle olmad›¤›na tan›k olmufltu çünkü o günler içinde. Dili söylemeye varmasa da, gerçekti; solun bir bölümüyle bir baflka bölümünün “dünyalar›” ayr›lm›flt›. Ayr› düflenlerden biri, o günlerde bunu “teorilefltiriyordu” bir yerde; “biz ayn› mahallelerden de¤iliz... yemek yedi¤imiz lokantalar bile farkl›” diyordu. K›zlar› ve babalar›, Kulaks›zlar, bunlar› yaflarken Armutlu’dayd›lar. Ya ötekilerin mahalleleri? Canan’la, Zehra’yla, Armutlu’daki di¤er direniflçilerle ayn› havay› solumuyordu onlar. Belki Beyo¤lu’nun havas›yd› soluduklar›, belki baflka “güvenli limanlar›n”. “Ayn› parklarda” dolafl›lm›yordu; çünkü direniflçilerin, onlar›n yak›nlar›n›n dolaflt›klar› her yerde, direnifl de dolafl›yordu. Onlarsa, o günlerde, direniflten uzak dural›m da nerede olursak olal›m diyen bir ruh halindeydiler. Zulüm sald›r›yordu, ve onlar panik içindeydiler. Bu sald›r›y› savuflturursak, Zehralar ve yoldafllar› sindirilirse, meydan bize kal›r diye hesaplar yapanlar da vard›. Hesaplar›n sa¤lamas›n› hayat yapt›. Hesaplar›n sa¤lamas›n› alanlar yapt›. Zehra’n›n ve Canan’›n yüreklerini yüreklerine kat›p yürüyenler, “meydan›n kendilerine kalaca¤›n› hesaplayanlara” müthifl yan›ld›klar›n› gösterdiler meydanlarda. Acaba görecekler mi yan›lg›lar›n›?

44

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

Acaba duyacaklar m› Kulaks›zlar›n ça¤r›lar›n›? Yeniden dönmek istiyoruz baba Kulaks›z’›n sözlerine. “Dünyalar›m›z›n ayr›ld›¤›n›” görse de Kulaks›z, sol olana sesleniyordu yine: “Bölüflecek bir fleyler bulabilmeliyiz. Bunu baflarabilecek de¤erler yaratm›fl›z geçmiflte. Bölüfltükçe zenginleflti¤imizi göreceksiniz...” Zehra’larla, Canan’larla bölüflecek hiç bir fleyi olmayanlar, b›raks›nlar art›k tafl›d›klar› s›fatlar›. Ama o s›fatlarda, en az›ndan “sol” s›fat›nda samimilerse, bölüflecek fleyler bulmal›lar Zehra’larla; Uzun direnifl sürecinde açt›klar› uçurumlar› kapatmak için ad›m ats›nlar en az›ndan. Bu ad›mlar için bir çok zemin var; direniflin kendisi sürüyor hala; ülkemizin devrimcileri, yurtseverleri “terörist” ilan ediliyor emperyalistler taraf›ndan; oligarfli tüm halk› örgütsüzlefltirme plan›n› uygulamaya devam ediyor; halktan yana olan herkesin bu noktada bölüflecek bir çok fleyi, birlefltirecek talepleri vard›r mutlaka. Bölüflemeyenler, her geçen gün hem ruhlar›nda, hem alanlarda biraz daha yoksullaflacaklard›r.

Canan’›n Zehra’ya, Zehra’n›n hepimize devretti¤i iki can, iki yürek Kardeflli¤in bir çok tan›m› yap›labilir; ama sanm›yoruz ki, bunlar›n hiçbiri Canan ve Zehra’n›n tan›m›n›n eriflti¤i güce eriflebilsin. Birbirlerinden habersiz yat›yorlar ölüme. Haberleri oldu¤unda, ne biri, ne di¤eri, bir kez olsun, bir saniyecik olsun, geriye çekmeye çal›flm›yorlar birbirlerini. Ama mümkün olsa, ama imkan› olsa, her biri, kardeflinin yerine yüz kez, bin kez ölmeye haz›r... “Henüz uzanm›fl yatan kardeflimin melek yüzüne bakarken o anda bile onu özlemeye bafllad›¤›m› fark ettim. Onsuz geçirece¤im günleri düflündüm. Benim için çok zor olacakt›. Al›flm›flt›m ona. Bir parçam olmufltu. Nas›l insan›n vücudundan bir parças›n› al›rlarsa benim de bir yan›m eksikti iflte... O günden sonra Canan’› ben yaflatmal›yd›m ikinci bir


kimlik gibi. Art›k iki insand›m. Bir bedende iki can, iki yürek tafl›mal›yd›m. A¤›r oldu¤u belli idi. Ama ne kadar a¤›rsa bir o kadar da onurlu idi benim aç›mdan.” (s. 77) Bu yükü günlerce, haftalarca tafl›d› Zehra. Büyük bir metanet ve cesaretle tafl›d›. Kardefllik buydu. Yata¤›nda son nefesini verdi¤inde bu yük art›k, baflka Canan’lar›n, baflka Zehra’lar›n, Cananlar›n ve Zehralar›n kardefllerinin, yoldafllar›n›n omuzundayd›. Ayn› kavgay› paylaflman›n kardeflli¤i, ayn› kandan gelmifl olman›n kardeflli¤inden öne geçmifltir hep. Burjuva kültürün, bencil yaflamlar›n kardeflli¤i, kardefllik olmaktan ç›km›flt›r çoktan. Ne birbiri için ölebilir o kardefllikler, ne ayn› kavgada ölüme bafl koyabilirler. Kandan gelen kardeflli¤in, kavga kardeflli¤iyle birleflti¤i yer ise, kardeflli¤in en güzel, en yüce örneklerini yarat›r. Canan ve Zehra gibi... Canan ve Zehra, hapishanelerdeki kardeflleri için yatt›lar ölüme. Kendilerinden öncekilerden devrald›klar› yükü, kardeflliklerinden ald›klar› güçle birlikte omuzlay›p, tafl›d›lar. Bu yük art›k bizde. Canan’›n, Zehra’n›n binlerce kardeflinde. Devrim bir kardefllik orman› yaratarak büyür hep. 1 May›s’ta alanlarda tan›k oldu¤umuz da o kardefllik orman›ndan baflka bir fley de¤ildi. Kardefller! Düflüp giden kardefllerimizin yükleri omuzlar›m›zda. Sevgi’lerin, Gülsüman’lar›n, Cengiz’lerin, Murat’lar›n, Fidan’lar›n, Meryem’lerin yüreklerini de tafl›yaca¤›z yüreklerimizde. Canlar›n› canlar›m›za kataca¤›z. Evet, Zehra’n›n dedi¤i gibi, hatta dedi¤inden de fazla, yükümüz a¤›r. ***

6 say›d›r “‹ki Kardeflin Hayat› Canan ve Zehra”dan bölümler yay›nl›yoruz. Canan ve Zehra’n›n ve babalar›n›n bak›fl aç›lar›ndan direniflin çarp›c›, asla unutulmamas› gereken baz› yanlar›n› hat›rlatt›k, yorumlad›k. “192 sayfal›k kitap, bir ansiklopedi yükü insanl›k dersi tafl›yor. Bir ansiklopedi hacminde devrimcilik, demokratl›k, yurtseverlik dersi veriyor” diye bafllam›flt›k söze ilk bölümde. Zehra’n›n ve Canan’›n yoldafllar›, hücrelerden bu dersi vermeye devam ediyorlar. Deyim yerindeyse Ansiklopedinin baflka baflka bölümleri yaz›lmaya devam ediliyor hala. Biz, bu bölümle sona erdiriyoruz diziyi. Okurlar›m›z aras›nda hala “Canan ve Zehra” kitab›n› okumayan kalm›fl m›d›r? Veya bu kitab› kendi d›fl›nda en az›ndan bir kaç kifliye ulaflt›rmayan kalm›fl m›d›r? Kalm›flsa, Canan ve Zehra’n›n dersinden henüz ö¤renmemiz gerekenler var demektir; kalm›flsa, Canan’›n ve Zehra’n›n bize devrettikleri yükü henüz tam omuzlamam›fl›z demektir.

Canan ve Zehra’n›n Babas›na, “Canan ve Zehra” Kitab›n›n Yazar›na Dava! Tav›r Yay›nlar›’ndan yay›nlanan “‹ki Kardeflin Hayat› CANAN ve ZEHRA” kitab› nedeniyle, kitab›n yazar› Ahmet Kulaks›z ve Tav›r Yay›nlar› sahibi Muharrem Cengiz hakk›nda ‹stanbul 4 No’lu DGM’de dava aç›ld›. Ahmet Kulaks›z ve Muharrem Cengiz, Canan ve Zehra’y› anlatt›klar› için, “ bas›n yoluyla örgüt propagandas› yapmak ” ve “ örgüte yard›m ve yatakl›k” yapmaktan yarg›lan›yorlar. Davan›n ilk duruflmas› 6 May›s’ta yap›ld›. Savunmas›nda flöyle dedi Kulaks›z: “Ben k›zlar›m›n yaflamlar›n›n bir kesitini tarihe geçirmek için yazd›m. Ben yazar de¤ilim. Konufltu¤um gibi yazd›m. Yazd›klar›m›n dava konusu olmas› düflündürücü...” Evet, düflündürücü! Çünkü, Ahmet Kulaks›z, k›zlar›n› anlatt›¤› için yarg›lan›yor. Ac›s›n› sevgisine kat›p direniflin bir kesitini tarihe maletti¤i için yarg›lan›yor. Bu nas›l bir hakim, bu nas›l bir savc›, merak ediyor insan. Hiç mi duygular› yok? Olmayabilir de tabii. Savc›lar›n, hakimlerin duygulu olmas› flart de¤il. Ama hiç mi hukukçuluklar› yok? Zorlama yorumlarla “örgüte yard›m yatakl›k...” diye iddianame yazm›fllar. Acaba tümünü okudular m› kitab›n? Okusalard›. e¤er yüreklerinde, beyinlerinde insanl›¤a dair bir yan varsa, bu iddianameyi kolay kolay yazamazlard›. Yaklafl›k 70 kifli izledi duruflmay›. Tayad’l› Aileler ve ölüm orucu gazileri Ahmet Kulaks›z’›n yan›ndayd›lar. Canan ve Zehra da, babalar›n›n yan›ndayd›lar. Çünkü asl›nda, düzenin hukukunun yarg›lamak istedi¤i en baflta onlard›, onlar›n direnifliydi. Ahmet Kulaks›z’›n kitab›n› tahammülsüzlükleri de onlar›n direniflini sat›rlar›yla tarihe maletti¤i içindi. Sanatç›lardan Bilgesu Erenus, Sayg› Ya¤murdereli, Dilek Gökçin, Orhan Alkaya’n›n da izledi¤i dava, 3 Haziran’a ertelendi.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

45


Yurtd›fl›ndan “Uluslararas› Komünist Seminer” Yap›ld› 2-4 May›s tarihleri aras›nda 4 k›tadan, 39 ülkeden 63 devrimci örgüt Brüksel'de bulufltu. Y›llardan beri Uluslararas› Komünist Seminerleri ad› alt›nda örgütlenen bu etkinlik Belçika Emek Partisi'nin (PTB) ev sahipli¤iyle düzenlenmekte. Seminerlerin bu seneki konusu, “Dünya'da geliflen kriz” oldu. ABD’nin, baflta sol, devrimci güçler olmak üzere tüm muhalif güçlere, dünya halklar›na karfl› savafl açt›¤› bugün, tespit edilen konu gündemi tam olarak ifade etmese de, sunulan deklerasyonlar bu sald›r›n›n yans›malar›na iflaret ediyordu. Bu duruma dikkat çeken Cepheliler, öncelikle AB'nin “terör örgütleri listesi”nden bafllayarak, yasaklama tehlikesine karfl› tüm örgütleri uyard›. Türkiye'deki sürekli krizin halka yans›malar›n› dile getiren Cephe’nin Uluslararas› ‹liflkiler Komitesi, ülkemizdeki IMF politikalar›n› ve bunun sonuçlar›n› anlatt›¤› konuflmas›nda, bu krize ancak devrim ve sosyalizmin son verece¤ini belirterek, tüm örgütleri, Türkiye'deki yap›sal krizi ve bu düzene karfl› savaflan devrimci hareketi dikkatle izlemeye davet etti.

Seminerin son günü, emperyalist krize iliflkin ortak bir sonuç bildirgesi tart›fl›ld› ve öneriler sunuldu. Sonuç bildirgesinin 15 May›s'a kadar haz›rlanmas› karar› al›nd›.

Direnifllerle Dayan›flma Ça¤r›lar› Seminerler süresince çeflitli ülkelerden örgütler taraf›ndan sunulan imza kampanyalar›, deklerasyonlar, bildirgeler... emperyalist sald›rganl›¤a karfl› direnen halklarla dayan›flman›n ifadeleri oldu. ABD'nin Küba'ya yönelik sabotaj hareketlerini ortaya ç›kard›¤› için Amerika'da tutuklanan befl Kübal›n›n özgürlü¤ü için imza kampanyas›; Nepal'deki devrimci tutsaklara özgürlük kampanyas›; Kolombiya'ya yönelik Amerikan operasyonuna karfl› imza kampanyas›; Filistin’in iflgaline karfl› deklerasyon; Türkiye’den DHKC’nin imzaya açt›¤› ve son geliflmelerle birlikte AB politikalar›n› da konu alan 'Biz de Amerikan Savafl›na Karfl›y›z, Biz de Amerika ve AB’yi elefltiriyoruz' deklerasyonu ve PTB’nin haz›rlad›¤› 'AB'nin Anti-Terör Yasas›na Karfl› Bildirge’ bunlardan baz›lar›.

AVRUPA B‹RL‹⁄‹’N‹N 'ANT‹-TERÖR' YASALARINA KARfiI B‹LD‹RGE Uluslararas› Komünist Seminerler’de Organizasyon ad›na PTB taraf›ndan DHKP-C ve PKK'n›n yasaklanmas›na karfl› imzaya açt›¤› deklerasyon: 2 May›s 2002 tarihinde, Avrupal› Adalet ve ‹çisleri Bakanlar› Konseyi, DHKP-C ve PKK'n›n da içinde oldu¤u, 12 örgütü terör örgütleri listesine yerlefltirmeye karar verdi. Bu kararla, bu örgütlerin mal varl›klar› bloke edilecek ve bu, fiili olarak Avrupa topra¤›nda yasaklanmak demektir. Böylece, AB, daha önce bu örgütleri yasaklayan ABD'nin ve Almanya'n›n isteklerini yerine getiriyor. AB bunun flimdilik ilk örgüt listesi oldu¤unu aç›klad›. Bu demektir ki, k›sa sürede, baflka devrimci örgütler de bu listeye eklenecek. Daha bu y›l›n ilk günlerinde, AB baflkanl›¤›, terörü ve anti-küreselleflmecili¤i ayn› kefeye koyuyordu.

Bu listenin yay›nlanmas› resmen, Avrupa'da devrimci ve anti-kapitalist harekete yönelik bask›larda nitel bir ad›md›r. Sözde terörle mücadelenin özünün anti-kapitalist, antiemperyalist, devrimci hareketlerin kriminalize edilmeleri ve bask› alt›nda tutulmalar›ndan ibaret oldu¤u alenidir. Öte yandan AB'nin, Filistinlilere karfl› ‹srail devletinin terörüyle ve Türkiye'deki militarist rejimle iflbirli¤i yapmas› da bu gerçe¤i gösteriyor. Biz imzalayanlar flu maddeleri talep ediyoruz: - Sözde 'terör' örgütleri listesi derhal kald›r›lmal›d›r. - AB'nin 'terörle mücadele' adl› yasa tasar›s› kald›r›lmal›d›r. - Avrupa'da, tüm anti-kapitalist ve anti-emperyalist hareketlere; tüm demokratik, ifade ve örgütlenme haklar› tan›nmal›d›r.

Yurtd›fl› 1 May›s Kutlamalar›ndan Geçen haftaki say›m›zda yeralamayan yurtd›fl›nda Cephe güçlerinin ABD karfl›t› ve ölüm orucunu destekleyen pankartlar›yla kat›ld›¤› 1 May›s kutlamalar›n›n yap›ld›¤› yerler flöyle; Hollanda-Rotterdam'da 300 kiflilik gösteride Cepheliler 70 kifliyle yerald›. Belçika-Anvers’de 5000 kiflinin kat›ld›¤› gösteride Cepheliler bayrak ve pankartlar›yla yürüdü. Almanya-Hamburg’daki gösterilerde ‹KM de 80 kifliyle yerald›. Ulm’de Türkiyeli devrimciler ayr› bir miting yapt›, Cephe güçleri 110 kiflilik kitlesiyle “Hakl›y›z kazanaca¤›z” pankart› tafl›d›. Bielefeld'deki gösterilere TAYAD Komite "Hücreler kapat›ls›n" pankart›yla kat›ld›. Sarbrüken’de ise Cephe güçleri 60 kifliyle kutlamalara kat›l›m sa¤lad›. ‹sviçre’de çeflitli kentlerde yap›lan gösterilere 7 bin kifli kat›l›rken Cephe güçleri 60 kifliyle yerald›. ‹sveç-Göteborg’da 2 bin kiflilik K›z›l cephe kortejinde Cephe güçleri de yerini ald›.

46

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8


-OKUR MEKTUBUKÖLN’DEN MEHMET AB‹DEN YURTDIfiINDAK‹ TÜRK‹YEL‹LERE ÇA⁄RI Devrimci hareketin 30 y›ld›r taraftar› olan Köln’den Mehmet Abi demokratik derneklere eme¤i geçen bir okurumuz. Mehmet Abi 30 y›ll›k deneylerinden yola ç›karak dergimiz arac›l›¤›yla yurtd›fl›ndaki Türkiyelilere seslendi; “25.04.1973'de ilk devrimci düflünceli derne¤e ayak bast›¤›m gündür. Devrimci demokrat dernekler nedir, insanlara neyi verir, neyi götürür? Bana göre birçok fley verir hiçbirfley götürmez. Çünkü bilmediklerini ögreniyorsun. Ögrediklerini baflkalar›na aktar›yorsun. Ülkemizde ve dünyada olan biten herfleyden zaman›nda haberdar oluyorsun. Gelece¤imizi ayd›nlat›yor. Kendini derne¤e veren yanl›fl yola sapmaz. En bariz örnek; kahve al›flkanl›¤› olmaz. Esrar, kumar, eroin ve her türlü uyuflturucudan uzak durur. Burjuva ve emperyalizmin pisliklerinden uzak durur. Kardeflçe, adaletlice ve hakça yaflayabilmemiz için, bir arada olmam›z flart. Egemen s›n›flara karfl› dünya halklar› üzerinde bask›ya, zorbal›¤a, talana ve barbarl›¤a karfl›; Devrimci örgütlerin oluflturduklar› dernekleri sahiplenmek hem kendi gelece¤imiz için hem de çocuklar›m›z›n gelece¤i için elimizden ne geliyorsa yapmam›z laz›m. Anti-emperyalist, anti-kapitalist, anti-faflist, anti-oligarfli, ne kadar insan varsa devrimci derneklerde buluflal›m.

Bundan baflka alternatif yok. Tüm emekçilerin yeri devrimci derneklerdir. Bizler ne kadar da¤›n›k olursak, devrimcilerden ne kadar uzak olursak; egemenlerin iflini o kadar kolaylaflt›rm›fl oluruz. Bizler için o dernekler birer anaokuldur. Onun için 30 senedir b›kmad›m, usanmad›m ve o bilinçle ayaktay›m. Gençlere ça¤r›m; Yapt›¤›n›z ifli içtenlikle yapman›z laz›m. Derneklerde yürütmüfl oldu¤unuz çeflitli kültürel faaliyetlerle beraber, as›l a¤›rl›¤› siyasi çal›flmalara vermeniz gerekir. ‹deolojik olarak kendinizi yetifltirmeniz gerekiyor. Yoksa k›sa bir dönem sonra t›kan›p kal›rs›n›z. Ailelere ça¤r›m; Devrimci derneklerde her zaman kültürel faaliyetler var. Moral, nefle, aile ortam› ve çocuklar›m›z için e¤itim var. Çocuklar›m›z kendilerini bu pis düzene kapt›rmazlar. E¤er sizler çocuklar›n›z› burjuva düzenin tozuduman› içinde b›rakmak istemiyorsan›z, derneklere al›flt›r›n. Bizler çevremizde tan›¤›z ve görüyoruz. Kahve ve diskoya gidenler, hiçbir zaman huzurlu de¤iller. Sa¤l›kl› bir aile düzeni ve rahat bir aile ortam› yok. Erkek kahvede e¤lenirken, siz bayanlar çocuklar›n›zla akflama kadar onlar›n yolunu beklersiniz. Bu da sizin hem de çocuklar›n hayat›n› zehir etmekten baflka birfley de¤ildir. Onun için diyorum ki, Devrim en fazla kad›nlar›m›za yarar. Onun için kad›nlar›m›z dernekte en aktif rol almas› gerekir. Erkekler kahve köflelerinden size fayda yok. Al k›z›-ver papaz› ile hiçbir fley elde edemezsiniz.

Ç‹ZG‹YLE

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

47


Kültür Sanat Halk türküleri ve öyküleri 2

Kiziro¤lu Mustafa Bey Hay ben ona efl olayd›m peh peh peh peh Anadan onbefl olayd›m hey hey hey Keflke onlan kardefl olayd›m A¤am kim, paflam kim, nigar kim, han›m kim Kiziro¤lu Mustafa Bey, Bir Beyin o¤lu, zor beyin o¤lu Hay edende haya teper peh peh peh peh Huy edende huya teper hey hey hey Köro¤lu'nu çaya teper A¤am kim, paflam kim, nigar kim, han›m kim Kiziro¤lu Mustafa Bey, Bir Beyin o¤lu, zor beyin o¤lu Bir at› var Alapaça peh peh peh peh Mecal vermez K›rat kaça hey hey hey Az kals›n ortamdan biçe A¤am kim, paflam kim, nigar kim, han›m kim Kiziro¤lu Mustafa Bey, Bir Beyin o¤lu, zor beyin o¤lu Kizir, Kars'›n Susuz kazas›na ba¤l› bir köy. Bu köy K›s›r da¤lar›n›n genifl eteklerine kurulu. Köyün dört bir yan›ndan ise so¤uk p›narlar, türlü erguvan çiçekler. Köy düz toprak daml› evlerden oluflmaktad›r ve köyün hakim bir yerinde de bir kale kal›nt›s› vard›r. Köylüler “Kiziro¤lu'nun kalesi” derler buraya. Kiziro¤lu bu köyde yaflam›fl ve burada efsaneleflmifltir derler. Söylentiye göre flimdiki Kiziro¤lu Köyü'nün yerinde birbirinden uzak yirmi yirmibefl kadar ev bulunmaktaym›fl. Bölge da¤l›k ve ormanl›k oldu¤u için insanlar› da bu nedenle olacak ki çok sert. O zamanlar burada yaflayan insanlar›n bafl›nda bulunan kifliye "Kizir" derlermifl. Kizir, "muhtar" demektir. Gün gelmifl zaman›n kizirinin ünü tüm bölgeye yay›lm›fl. Tüm kötüler ondan korkar olmufl. Gel zaman git zaman Kizirin bir o¤lu olmufl. Daha küçükken iyi at biner, k›l›ç kuflan›r olmufl. ‹flte Kiziro¤lu Mustafa Bey bu çocuk. Bütün ço-

48

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

cuklu¤u K›s›r Da¤›'nda at binip avlanmakla geçmifl Mustafa'n›n. O da babas› gibi büyüyünce naml› bir yi¤it olmufl, haks›zl›k ve adaletsizliklerle savaflmaya bafllam›fl. Zalimi, a¤ay›, paflay› titretiyor. Zaten onun bulundu¤u çevrede kimse haks›zl›k etmeye cesaret edemez hale gelmifl. O günlerde Köro¤lu da Karadenizi bir bafltan bir bafla dolafl›p Kars'a gelir. Amac› o bölgedeki haks›zl›klar› yok etmek. Bir at gezisi s›ras›nda Kizir Köyü'nü görür, "e¤er bu köyde adaletsizlik varsa, varay›m soray›m, zalimin hakk›ndan geleyim" deyip oraya bir kale kurar. Ayn› günlerde köyde olmayan Kiziro¤lu bir müddet sonra köye döndü¤ünde Köro¤lu'nun kalesini görür. Sinirlenir. Köro¤lu'nun yan›na gider, sertçe ç›k›fl›r "sen kim olas›n ki benim yurdumda benim gibi bir yi¤it varken saltanat süresin" Her ikisi de birbirlerini zalim san›yor ilk bak›flta. O zaman›n adetlerine göre iki yi¤it dövüflür, galip gelen di¤erini öldürüp savafl› kazan›rm›fl. Köro¤lu ve Kiziro¤lu günlerce at üstünde kavga ediyorlar ama bir türlü yeniflemiyorlar. K›l›ç kavgas›nda ve güreflte de yeniflemiyorlar. Mustafa Bey'in at› Alapaça da Köro¤lu'nun at› K›ratla gürefliyor. Kavgan›n içinde bir an Mustafa Bey flöyle bir geri bakar ve kendi at› AlaPaça'n›n Köro¤lu'nun at›n› alt etti¤ini görür. "Ola benim at›m Köro¤lu'nun at›n› alt etmifl, ben Köro¤lu'nu alt etmezsem halim nic'olur" deyip gayrete gelir Köro¤lu'nu yerden yere vurur. Tam kamas›n› çekmifl boynunu kesece¤i s›rada Köro¤lu "dur yi¤it, bana biraz mühlet ver yi¤itlerimi göreyim kar›mla helalaflay›m" der. Mustafa Bey b›rak›r. Köro¤lu eve gidip olanlar› kar›s›na saz›yla sözüyle anlatmaya bafllar. Bir at› var Ala Paça peh peh peh Mecal vermez K›rat kaça hey hey hey Az kald› ortamdan biçe A¤am kim, Paflam kim, Nigar kim, Han›m kim Kiziro¤lu Mustafa Bey Bir beyin o¤lu Zor beyin o¤lu Köro¤lu gecikince evine kadar gelen Kiziro¤lu kap› aral›¤›ndan türküyü duyunca duygulan›p utan›r. Kap›y› çal›p içeri girer. Mustafa Bey'i karfl›s›nda gören Köro¤lu her fleyin bitti¤ini düflünürken Mustafa Bey sar›l›p onu öper. "Sen benden daha yi¤itsin Köro¤lu" der ona. Köro¤lu da "ben art›k buradan gideyim burada senin gibi mert ve yi¤it biri varken kalmak olmaz" der ve köyü terk edip Bolu Da¤lar›'na döner..


kahramanlar ölmez fiehitlik tarihi: 11 May›s 1987 fiehit düfltü¤ü yer: Ankara fiehit düflme flekli: ODTÜ yurdunda geçirdi¤i rahats›zl›k sonucu yaflam›n› yitirdi.

fiehitlik tarihi: 16 May›s 1994 fiehit düflme flekli: KTÜ ö¤rencisiyken TÖDEF içerisinde, sonra Elaz›¤ E¤it-Sen içinde mücadelesini sürdürdü. Ani bir rahats›zl›k sonucu aram›zdan ayr›ld›. Mete Naz›m DÖLEK fiehitlik tarihi: 17 May›s 1994 fiehit düfltü¤ü yer: Adana Yeflilevler

Hüseyin SOYUU⁄UR

fiehitlik tarihi: 12 May›s 1987 fiehit düflme flekli: Y›llarca, durmadan dinlenmeden halk›n mücadelesinin içinde oldu. Rahats›zl›¤› sonucu aram›zdan ayr›ld›.

ÖLÜM ORUCU GAZ‹LER‹, fiEH‹TLER‹N YANINDA

Ali Haydar fiAH‹N fiehitlik tarihi: 13 May›s 1996 fiehit düfltü¤ü yer: ‹stanbul Alibeyköy fiehit düflme flekli: Liseli bir devrimciydi. Kurtulufl gazetesi da¤›t›m› yapt›¤› s›rada, polis taraf›ndan herkesin gözü önünde s›rt›ndan kurflunland›. Silahs›z, savunmas›zd›. Yaral› olarak polis otosuna al›nd› ve orada iflkenceye devam edilerek, bekletilerek katledildi.

‹rfan A¤dafl fiehitlik tarihi: 13 May›s 1995 fiehit düfltü¤ü yer: ‹stanbul Okmeydan› fiehit düflme flekli: Gazi ayaklanmas›nda barikatlarda direnen Cephelilerden biriydi. Sivil faflistlerin b›çakl› sald›r›s› sonucu katledildi. Murat Çuhac› fiehitlik tarihi: 16 May›s 1980 fiehit düfltü¤ü yer: ‹stanbul Ferahevler fiehit düflme flekli: Faflist sald›r›lara karfl› semtte tutulan gece nöbetleri s›ras›nda sol bir grup taraftarlar›nca çevrildi, silah› olMustafa ALBAYRAK mas›na ra¤men kullanmad› ve vurularak flehit edildi.

49

fiehit düflme flekli: Yeflilevler Mahallesi’nde bir minibüsten indi¤i s›rada siyasi polis taraf›ndan yak›n mesafeden taranarak infaz edildi. Uzun süre k›r gerilla birliklerinde yer alan bir devrimciydi. fiehit düfltü¤ünde de Toros k›r birliklerini oluflturma görevini yerine getirme çabas› içindeydi. Maksut POLAT

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

Ölüm orucu gazileri, 5 May›s’ta flehit yoldafllar›n›n bulundu¤u mezarl›klar› ziyaret ederek onlar› and›lar. Otuz ölüm orucu gazisinin ve refakatç›lar›n›n kat›ld›¤› anmalar›n ilki Karacaahmet mezarl›¤›nda yap›ld›. Yoldafllar›n›n mezarlar›na karanfil fideleri diken gaziler, önder yoldafllar› Sabo ve Niyazi Ayd›n’›n mezarlar› bafl›nda sayg› duruflunda bulundular. Birlikte ölüme yatt›klar› Sevgi Erdo¤an’›n mezar› bafl›nda bir gazinin yapt›¤› konuflman›n ard›ndan Sanayi mahallesi mezarl›¤›ndaki Ali R›za Kurt'un mezar›na do¤ru yeniden yola koyuldular. Yoldafllar›n›n baflucunda marfllar söylediler. S›rada Cebeci Mezarl›¤› vard›. Ölüm orucu flehitlerinin bir ço¤u buradayd›. Birlikte bafl koymufllard› bu yola. Onlar biraz daha erken ulaflm›flt› menzile. fiimdi kimisi haf›zas›n› toparlamakta, kimisi kendi bafl›na yürümekte zorluk çekse de, iflte dimdik, ayn› yürek, ayn› beyin yoldafllar›n›n yan›ndayd›lar. “F›rat'›n türküsünü“ söylediler burada da, dört mevsim onurlu olman›n gururunu tafl›yarak. Yoldafllar›n›n mezarlar›na karanfiller diktikten sonra Gazi Mezarl›¤›na geçtiler. Tek tek tüm flehit yoldafllar›n›n mezarlar›n› ziyaret ettikten sonra, bir kez daha "Bize Ölüm Yok" marfl›n› okuyup "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez", "Yaflas›n Ölüm Orucu Direniflimiz" sloganlar›yla onlar› and›lar. Gaziler, son olarak Gazi’deki flehit ailelerini ve direnifl evini ziyaret ettiler.


bas›n tv

KIRILIR YALANIN ÇARKI

Genelkurmay Yalakal›¤› Bas›n Özgürlü¤ünden Önde S›n›r Tan›mayan Gazeteciler Örgütünün Genelkurmay Baflkan› Hüseyin K›vr›ko¤lu'nun resmini yere sermesi en çok da bas›n›n "tepkisini" çekti! "S›n›r tan›mayan küstahlar" (Milliyet) manfletlerinden, saatlerce süren TV yay›nlar›na kadar "vay bizim genelkurmay›m›za nas›l bunu yapars›n›z" yalakal›¤› ald›bafl›n› gitti. Bas›n, tam da RTÜK yasas› nezdinde varolan›n da daha geriye götürüldü¤ü bir süreçte kendi özgürlüklerini bu kadar tart›flmad›. Bu bask›-sansür yasalar›n› kim ç›kar›yor, Genelkurmay’›n bunda belirleyicili¤i nedir diye sormad› bile. Protestonun biçimini be¤enirsiniz ya da be¤enmezsiniz, dile getirilen gerçek mi de¤il mi? Bunlar› tart›flmak yerine Genelkurmay nezdinde prim yapmak için yar›flt›lar. Genelkurmay’›n tüm özgürlüklere düflman oldu¤unu unutturarak. Genelkurmay and›çlar›n›n belgelendi¤i günleri ne çabuk unuttu bas›n? Genelkurmay'›n bas›n› yönetti¤i ya da en hafifinden yönlendirdi¤i binlerce örne¤i en iyi bilen bu manfletleri atanlar de¤il mi? "Ulusal güvenlik"... diye diye istisnas›z tüm bur-

“Özgür de¤iliz” Meslek örgütleri 3 May›s Dünya Bas›n Özgürlü¤ü Günü'nde yapt›klar› aç›klamada bas›n organlar›na getirilen k›s›tlamalar› k›nad›. “Terörizme karfl› savafl” kampanyalar›n›n bas›n›n hükümetlerin fiili engelleriye karfl›laflmas›n›n yan›s›ra, ayn› zamanda yasal s›n›rlamalar›n da bahanesi ol-

50

du¤unu belirten meslek örgütleri ile de karfl› karfl›ya oldu¤unu söyleyen meslek örgütleri globalleflmenin tekelleflme ile yans›d›¤›n› belirttiler. Türkiye'nin, tüm dünyada iflten at›lan gazeteciler s›ralamas›nda en baflta yerald›¤›, geçen y›l 4 bin 834 gazetecinin iflten ç›kar›ld›¤› ve halen de ç›karmalar›n sürdü¤ü de aç›klamada dile getirildi.

Ekmek ve Adalet / 13 May›s 2002 / Say› 8

juva bas›n›n yay›n politikas›n› belirleyen Genelkurmay de¤il mi? Her geliflmenin, her hak ve özgürlük iste¤inin karfl›s›na "asar›z, keseriz..." diye ç›kan aç›klamalarla gazetecileri de bask› alt›nda tutan, ne tür haberlerin nas›l verilmesi gerekti¤ini belirleyen genelkurmay de¤il mi? Bunlar› da geçtik, Türkiye'de hak ve özgürlük ihlali ad›na, halka karfl› ifllenen suçlar ad›na ne varsa tümünün alt›nda emir veren ya da uygulayan olarak Genelkurmay›n oldu¤unu en iyi bas›n bilmiyor mu? Bombalanan gazete binalar›ndan, öldürülen gazetecilere kadar tümünün sorumlusu kimdir acaba? Haydi bunlar› da koyun bir kenara; Susurluk, susurlukçu generaller çok mu eskilerde kald›?

✍✍✍ S›n›r Tan›mayan Gazeteciler Örgütü hakk›nda görüflleri sorulan Bas›n Konseyi Baflkan› Oktay Ekfli bak›n ne dedi; “bu örgüt zaten DHKP-C’lileri de destekliyor...” Klifle art›k bu. Peki bu sonuca nas›l varm›fl; bu örgüt hapishanedeki gazeteciler aras›nda devrimci bas›ndan olanlara da yer veriyormufl. Ben gazeteci saym›yorum, sen de sayma diyor Ekfli. Devlet temsilcisi gibi Bas›n Konseyi! ✍✍✍ Genelkurmay savunuculu¤unu v›c›k v›c›k bir ya¤lamaya çevirenlerin bafl›nda ve en h›zl›s› Milliyet’den Tuncay Özkan oldu. O’nu Hasan Cemal, Mehmet Y›lmaz, Güneri Civao¤lu, Ertu¤rul Özkök, Oktay Ekfli... takip etti. K›vr›ko¤lu’nun ne kadar demokrat oldu¤unu anlata anlata bitiremeyen Özkan h›z›n› alamay›p, 28 fiubat’da hem de fleriatç›l›¤a hem de faflizme karfl› nas›l kararl› bir mücadele verdi¤ini anlatt›. 28 fiubat’› fleriat diyerek savunmay› diyelim anlad›k; faflizme karfl› nas›l mücadele etmifl K›vr›ko¤lu? Faflist MHP’nin iktidar›n› destekleyerek mi? Faflist yasalar›n ç›kar›lmas› için bask› yaparak m›? 19 Aral›k katliam›yla m›? Özkan’›n propagand›s›n› yapt›¤› F tiplerini de faflizme karfl› m› yapt›rd› Genelkurmay? “Susurluk, çete” diyen Özkan’lar›n demokratl›¤› Genelkurmay’a kadard›r. Genelkurmay Özkan’a bir madalya takmal› art›k!


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook