KOMÜNİST DEVRİM
MART AYI: DEVRÝMCÝLERÝN KAVGA BURJUVAZÝNÝN ÝSE DERT AYI!
M
art ayý devrimcilerin, komünistlerin hafýzasýnda nice kavgalarý, kazanýmlarý ve yitirdiklerini çaðrýþtýrýrken, burjuvaziye de dert olacak bir aydýr. Niye olmasýn ki; dünya devrim tarihinde mart ayý önemli bir yer tutar. Devrimcilere yönelik katliamlarýn, devrimci kalkýþmalarýn, önemli kuruluþlarýn yaþandýðý ay bu aydýr. Marttan baþlayan süreç mayýsa deðin sürer ve 1 Mayýs’ta doruða ulaþýr. Marta ayýnda yaþanan ve devrimci komünistlerin kendi tarihleri açýsýndan da önem taþýyan birçok olay vardýr. Devrimci komünistlerin deðil birçok devrimci çevrenin önem verdiði, mart ayýnda yaþanmýþ olay var. Ancak bizler bu olaylara bakýþýmýzý devrimci komünist siyasetimizin alameti– farikasý sayýyoruz.
Paris Komünü:
Proletaryanýn ilk devlet deneyimi olan Paris Komünü 18 Mart 1871’de kuruldu. Almanya ile savaþta yenilen Fransýz burjuvazisinin ordusu, silahlarýný býrakarak Fransa’yý Alman Ordusu’nun insafýna býrakma giriþimi karþýsýnda; Paris proletaryasý kendi kaderine sahip çýkarak, burjuvazinin bu ikiyüzlü düþkün davranýþý karþýsýnda dünyada bir ilki gerçekleþtirdi. O da kapitalizmden komünizme geçiþte proletaryanýn iktidar organýndan baþka bir þey olmayan proletarya diktatörlüðünden baþka bir þey deðildir. Komün, sonrasýnda komünistlerin yolunu aydýnlatarak, proletaryanýn devletinin neye benzeyeceðini de göstermiþ oldu. Yetmiþ günlük ömre sahip olan Komün, proletaryanýn bu ilk devleti, yine Fransýz ve Alman burjuvazisinin iþbirliði yaparak saldýrýsý; asýl önemlisi Komün’ü örgütleyenlerin zaaflarý sonucu yýkýldý. Otuz bir güzide evladýný burjuvaziye kurban veren Komün, komünarlarýn göðü fethe çýktýklarý ilk eylem olmuþtur. Komün sonrasýnda Ekim Proleter Devrimi ile aþýlarak yaþatýlmýþ ve dersleri çýkarýlmýþtýr. Paris Komünü söz konusu olduðunda komünarlarý selamlayan, ona övgüler düzen devrimci çevreler olmasýna raðmen, bu çevrelerin Komün’den hiçbir þey süzmedikleri de ortadadýr. Komün’ün açýða çýkardýðý ve günümüzde de geçerli bir iktidar organ olan proletarya diktatörlüðü, dünyanýn herhangi bir yanýnda yaþýyor deðildir. Býrakalým yaþamasýný, proletarya diktatörlüðü yerine baþka iktidar organlarý, proleter devrim yerine de baþka devrimler icat edip önerenlerin sayýsý hiç te az deðildir. Komün sadece proletarya diktatörlüðünün iþçi sýnýfýnýn yegâne iktidar organý olduðunu göstermedi, Prudoncu, Bilankist küçük burjuva devrimciliðinin de açmazlarýný göstererek devrimci Marksist fikirlerin hâkim bir siyasal akým olmasýna da vesile oldu.
1 Mart 1898’de Rusya Sosyal Demokrat Ýþçi Partisi Kuruldu:
Ekim Devrimi’ne önderlik eden RSDÝP 1 Mart 1898’de kuruldu. Kuruluþundan hemen sonra kurucularý tutuklanarak sürgüne gönderilen parti, fiili
20
olarak tasfiye olmuþtu. Lenin’in uzun sürgün yýllarýnda tüm Rusya için planladýðý Iskra ile yeniden örgütlenen ve ikinci kongresini toplayan RSDÝP, içinde yaþamýþ olduðu Bolþevik, Menþevik ayrýþmasý ile oportünizmle daha baþtan hesaplaþarak devrim topraðý olan o zamanki Rusya’da Komün’ün derslerini süzerek ve aþarak bir devrime önderlik edebilme irade ve kapasitesini göstermiþtir. Avrupalý diðer Sosyal Demokrat Partilerle ayný çatý altýnda II. Enternasyonal üyesi olan RSDÝP, diðer üye partiler gibi legal olanaklara yaslanarak kurulan ve oportünizmle kucak kucaða yaþayan bir parti deðildir. O daha baþtan düzen dýþý araçlar üzerine inþa edilmiþ, çarlýk otokrasisine ve siyasal polise karþý savaþýmda ustalaþmýþ profesyonel devrimcilerin yarattýðý bir partiydi. Bundan dolayý bir devrime önderlik edebildi. Avrupalý SDP’ler kendi burjuvazisiyle iþbirliði içerisinde dünya proletaryasýna ihanet ederken, Bolþevik Parti devrimci parti olarak görevini layýkýyla yerine getirebildi.
2–6 Mart 1919 Komünist Enternasyonal Kuruldu:
II. Enternasyonal oportünistlerinin ihanetiyle iflas eden II. Enternasyonal, dünya proletaryasýnýn bir enternasyonalden mahrum kalmasý, yeni arayýþlarý da beraberinde getirmiþti. Ancak yeni bir enternasyonalin kuruluþu Ekim Devrim’den yaklaþýk olarak iki yýl sonra inþa edilebildiði. Bu yönüyle bir gecikmeden söz etmek mümkündür. II. Enternasyonal’in tüm oportünist, revizyonist, reformist ve burjuva solu görüþlerle, devrimci Marksist görüþleri içinde barýndýrdýðý heterojen yapýsýna karþýn Komünist Enternasyonal homojen olarak kurulan, giriþ koþullarýný saptayarak üyelerini kendisi seçen, bu güne deðin henüz aþýlamamýþ bir enternasyonaldir. Dünya devrim partisi olarak kurulan Komünist Enternasyonal, dünyada kan ve barut kokusunun her yaný sardýðý, paylaþým savaþýnýn dünyayý yýkýma götürdüðü bir sürecin ardýndan dünya proletaryasýnýn umudu olarak doðdu. Ekim Devrimi’nin kazanýmlarý üzerine inþa edilen Komünist Enternasyonal býrakmýþ olduðu gelenekle, aþýlamamýþ bir eþik durumundadýr. Kuruluþundan iflasýna, kapýsýna vurulan kilide deðin deðiþik aþamalar yaþayan Komünist Enternasyonal, kurucularýnýn devrimci komünist fikirleri terk etmeleriyle içten içe çürüyerek dünya devriminin önünü týkayan uðursuz rolü de oynamýþtýr. Devrimci komünistler, Komünist Enternasyonal’in devrimci dönemi ile II. Enternasyonal siyasetine evrilerek içeriðinin boþaldýðý dönemleri birbirinden ayýrt ederek, onun ilk dört kongre dönemine denk gelen devrimci dönemine sahip çýkýyorlar. Ýþte bize miras olarak kalan, baðlanmayý hedeflediðimiz ilkelerin oluþtuðu dönem bu dönemdir. Komünist Enternasyonal, bolþevizmin deneyim ve derslerini, devrimci Marksist görüþleri süzerek proleter devrimin evrensel deðerlerine dönüþtürmüþtür. Ancak bu görüþler sonrasýnda yaþatýlamadýðý, hayata geçirilemediði için ya modasý geçmiþ görüþler
DEVRÝM ÝÇÝN DEVRÝMCÝ PARTÝ PARTÝ ÝÇÝN ÖRGÜTLÜ HAZIRLIK
DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET MERKEZ YAYIN ORGANI SAYI: 8 MART 2005 FÝYATI: 1MÝLYON
GAZÝ AYAKLANMASI ONUNCU Y I LI NDA TÜRKÝYE S I NI F SAVAÞ I M I NA I Þ I K TUTMAYA DEVAM EDÝYOR!
Gazi Ayaklanmasý’nýn onuncu yýlýndayýz. Tam on yýl önce Ýstanbul’un varoþlarýndan biri olan Gazi’de burjuva diktatörlüðün giriþmiþ olduðu saldýrý, çok kýsa sürede varoþlarýn dinamiðinin kendine yönelmesine vesile olmuþtu. O gün doðru anlaþýlamayan bu dinamik varlýðýný sürdürüyor olmasýna raðmen hâlâ doðru anlaþýlabilmiþ deðildir. Gazi Ayaklanmasý’nýn doðru anlaþýlamamýþ ve gereken sýnýf dersinin süzülememiþ olmasýnda, onun arkasýnda yatan sýnýf dinamiklerinin doðru anlaþýlamamýþ olmasý yatmaktadýr. 12–16 Mart 1995’te gerçekleþen Gazi Ayaklanmasý Türkiye sýnýflar savaþýmýnda yeni bir dönemin de açýlmýþ olmasýna iþaret etmekteydi. Gazi Ayaklanmasý üzerine çok þey söylendi, çok þey yazýldý. Ancak onun iþçi sýnýfýnýn en yoksul kesimlerinin bir ayaklanmasý olduðu kavranamadý ve beraberinde Gazi Ayaklanmasý ile elde ettiðimiz kazanýmlarýn da bir bir elden uçup gitmesine sebep oldu. Gazi Ayaklanmasý, Kürdistan’da süren ulusal savaþýn ve varoþlarda biriken devrimci dinamiðin, düþmanýn saldýrmasý vesilesiyle kendiliðinden patlamasýndan baþka bir þey deðildir. Sýnýf hareketinin ve devrimci hareketin bir yükseliþ trendine geçtiði dönemin ardýndan gelmesi açýsýndan da önemlidir. Zonguldak Grevi, 1989 Bahar eylemlilikleri, kamu iþçilerinin sendikalaþma çalýþmalarý, Kürt ulusal savaþýnýn gelmiþ olduðu aþama Gazi Ayaklanmasý’ný önceleyen geliþmelerdir. Gazi Ayaklanmasý düþman karþýsýnda güç olup tutunamayan, ancak bu haliyle bile düþmaný ininde rahatsýz eden devrimci hareketi ve kitlelerin devrimci atýlýmýný tetiklemiþ, sonraki dönemde 1996 1 Mayýs’ýna deðin devrimci hareket ve kitle hareket yükseliþ trendine girmiþtir. Bundan dolayý kazanmak için Gazi’nin derslerini süzmeye en çok devrimci komünistlerin ihtiyacý var. Çünkü devrimci komünistler komünist bir dünyaya giden yolu aralayacak olan proleter bir devrime önderlik etmek istiyorlar. Böyle bir devrimin mimarý olacak devrimci partiyi yaratma kavgasýný öncelikli görevleri sayýyorlar. Böyle bir partinin de Gazi Ayaklanmasý’nda barikatlarda savaþan ayrýcalýksýz iþçilere yaslanarak yaratýlabileceði öngörüsüne sahipler. 12–16 Mart Gazi Ayaklanmasý’nýn üzerinden on yýl geçti. Bu on yýl sýnýf hareketini, devrimci hareketi yeniden deðerlendirmeyi, gözden geçirmeyi gerektiriyor. Sýnýflar savaþýmýnda on yýl belki kýsa bir dönemi ifade ediyor, ancak bir devrim topraðý olan Türkiye gibi coðrafyalarda önemli geliþmelerin, deðiþimlerin de yaþaþanabildiði bir zaman dilimine de tekabül ediyor.
Þöyle bir kýyaslama yaparsak, bu on yýllýk zaman diliminin ne anlama geldiðini anlayabiliriz. Gazi barikatlarýnýn kurulduðu günlerde on yaþýnda olan bir çocuk þimdi yirmi, sekiz yaþýnda olan bir çocuk ise on sekizinde. O gün barikatlarý gören çocuklar, bu gün yeni barikatlarý kurabilecek ve devrimci kavganýn sorumluluðunu omuzlayabilecek yaþtalar. O günün çocuklarý þimdi, ayný mahallede konfeksiyon atölyelerinde veya küçük ölçekli bir iþletmede sendika, sigorta ve sosyal güvenceden yoksun olarak çalýþmaktalar. Kýsaca o gün çocuk yaþta barikatlarý gören ve yaþayan çocuklar bugün, gündüzünde sömürülen, gecesinde ise aç yatan birer proleter durumundalar. Ancak o günden geriye kalanlara bakacak olursak, barikat savaþýyla elde edilen kazanýmlarýn sürekliliðinin pek saðlanamadýðýný görebiliriz. O günden bu güne geçen on yýl içinde, bu ayaklanmanýn içinde örgütleyici olanlarda olamayanlarda dâhil olmak üzere, bir bütün olarak devrimci hareketin ve iþçi hareketinin durumuna baktýðýmýzda, Gazi Ayaklanmasý’ndan gerekli derslerin çýkartýlamadýðýný; sonrasýnda ise politik geliþmelerin bu derslerin ýþýðýnda yönlendirilemediðine bakarak söyleyebiliriz. Bu nedenle Gazi’nin derslerini süzmek, gerekli dersleri çýkarmak önemli devrimci görevlerdendir. Böylelikle de günümüz devrimci kavgasýna katký sunmak ve iþçi hareketinin önünü açmak olanaklý olur. Bunu yaparken de öncelikle devrimci hareketin ve özelde komünistlerin zaaflarýnýn ve eksikliklerinin açýða çýkartýlmasý gerekmektedir. Kazanýlanlarýn, kaybedilenlerin bilince çýkarýlmasý, kaybedilenlerin yeniden kazanýlmasý için gereklidir. O günden bu güne gelinirken devrimcilerin ve komünistlerin zaaflarýnda bir deðiþme, bir geliþme olmamýþtýr dense yeridir. Çünkü Gazi Ayaklanmasý ile kazanýlan refleksler, devrimci kazanýmlar devrimcilerin ortak hanesine yazýlamamýþ, kitle dinamizmindeki yükseliþ gerileme sürecine girince de, 1996 Ölüm Orucu eylemi sonrasý baþlayan gerileme, 1999 Þubat’ýndan itibaren de dibe vurmanýn bu
1
sayýmýz
Organlaþma Sorunlarý ve Hareketimiz: .............sf 6 Ýþçi Sýnýfýnýn Ayrýcalýksýz Kesimleri: ..... ...........sf 8 Alanlardan Yoldaþlardan ....................... .........sf 11-12 Dönem, Devrimci Siyaset ve Komünistler........sf 13 Gerici Reformlar Iþýðýnda Devletin Kendini......sf 14 Burjuva Diktatörlüðüne Karþý Savaþýmda Bir Mevzi Olarak Sendikalar:............................................sf 17 Seksen Yedinci Yýlýnda Büyük Ekim Devrimi: Arka sayfa