KOMÜNÝST DEVRÝM
ÝÞÇÝ SINIFINA, DEVRÝMCÝLERE! "Devrimci Komünist Hareket 1. Genel Konferansý" gerçekleþtirilmiþ bulunmaktadýr. Ýçinden geçtiðimiz gericilik döneminde ve tasfiyeciliðin, örgütten kaçýþýn hat safhada olduðu bir zamanda illegal koþullarda bir konferans gerçekleþtirmiþ olmak, baþlý baþýna bir önem taþýmaktadýr. Bu önem bizlerde haklý bir gurur kaynaðý olsa da konferansýmýzýn bir bütün olarak d e v r i m c i hareketin kazanýmý olduðuna inanýyoruz. Öncesindeki hazýrlýklardan baþlayarak gerçekleþtirilme süreçlerine kadar devrimci yöntemlerle yürünen bu yolda elde edilen deneyimlerin y a l n ý z c a hareketimizin k a z a n ý m hanesine yazýlmasý için deðil, tüm devrimcilere m a l edilebilmesi i ç i n d e mücadele edeceðiz. Çünkü konfera n s ý m ý z , örgütümüzün "iç" geliþiminin ihtiyaçlarýnýn ötesinde toplam devrimci hareketin çýkartabileceði sonuçlarda içermektedir. Dolayýsýyla hareketimizin saflarýn daki militanlar, bundan sonraki süreçte konferansýmýzýn saptadýðý tespitleri, kararlarý hayata geçirme
görevlerini ayný zamanda bu gözle yürüteceklerdir. Devrimci Komünist Hareket (DKH), ardýnda býraktýðý beþ yýlýn sonunda biriktirdiði politik, örgütsel niteliði, 1. Genel Konferansýyla bir sistematiðe kavuþturmuþ, yeni bir düzeye taþýmýþtýr. Geçen beþ y ý l ý m ý z bizim için bir konferans ihtiyacýný belirginleþtirdi. Ýhtiyaca yanýt verm e k konusunda o r t a y a konulan iradenin böylesi bir dönemde ö n e m i konusunda kuþkumuz y o k t u r. Ardýmýzda býraktýðýmýz süreç gerek kendi iç özellikleri m i z i n gerekse de dönemin etkileriyle zorlu, ilerlemenin y a v a þ olduðu ciddi yüklerle dolu bir s ü r e ç o l m u þ t u r. Bu süreci gerisine düþmeyeceðimiz bir noktaya taþýmak konferansýmýzýn somutlanmasýyla mümkün olmuþtur. Böylece ileriye dönük yeni planlarýmýzýn üzerinde yükseleceði zemin oluþturulmuþtur. Devrimci harekette devamý sayfa
DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET 1. GENEL KONFERANSI
KONFERANS BÝLDÝRGESÝ
19’da
20
KOMÜNÝST
DEVRÝM
DEVRiM iÇiN DEVRiMCi PARTi PARTi iÇiN ÖRGÜTLÜ HAZIRLIK DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET MERKEZ YAYIN ORGANI SAYI : 35 EYLÜL 2009
FÝYATI: 1,50 YTL
DÜZENÝN KÜRT HAREKETÝNÝ EHLÝLEÞTÝRME PLANI, SÝYASAL MÜCADELE VE BÝZ Eylül ayý yoðun siyasal gündemlerle birlikte devrimcilere olan baskýlarý da beraberinde getirdi. Yapýlan operasyonlarda birçok devrimci göz atýna alýndý ve yayýn organlarý kapatýldý. Kürtlere yönelik "demokratik açýlým" söylemlerinin yaný sýra milliyetçi-þoven saldýrýlarda paralelinde geliþmeye baþladý. Tarihe bir göz attýðýmýzda Türkiye'de ne zaman demokratikleþme, deðiþim vb. þeyler söylense arkasýndan hemen ya yeni baský ve sömürü yasalarý ya da devrimcilere ve Kürt hareketine yönelik operasyonlar baþlamaktadýr. Bu doðal sonucun nedenleri ise açýktýr; sýnýf hareketlerini önlemek, devrimcileri ehlileþtirmek, Kürt hareketini düzen içine çekip devrimci dinamizmini eritmektir. Ekonomik krizin faturasý kitlelere, iðneden ipliðe her þeye zam olarak yansýrken bir yandan düzenin sebep olduðu felaket tablolarý "doðal afet" diye yutturulmaya çalýþýlýyor. Ramazan ayý tüketim ayýdýr. Burjuvazi kendi yarattýðý krizden kurtulmak için kitlelerin tüketim eðilimlerini pompalarken krizi fýrsata çeviren uyanýk tüccar tavrýný takýnýyor. G-20 ve "IMF ve Dünya Bankasý" toplantýlarý, Türkiye'nin hem Ortadoðu'da üstleneceði roller bakýmýndan hem de orta ve uzun vadede ki ekonomik faaliyetleri açýsýndan yeni kararlarýn alýnacaðý toplantýlar olmasý açýsýndan önem taþýmaktadýr. Emperyalistler düzenlerinin güvencede olduðunu düþündükleri bir zamanda ciddi sorunlarla boðuþmaktadýrlar. Hâlihazýrda devam eden emperyalist paylaþým yeni alanlara açýlma ihtiyacýný gündeme getirmektedir. Bu durum emperyalistler arasýndaki paylaþým mücadelelerini hýzlandýracaktýr. Kapitalizmin emperyalist metropollerinde son yýllarda yabancý düþmanlýðý þeklinde kendini gösteren saðcý/muhafazakâr ya da milliyetçi/faþist eðilimlerin yaygýnlaþmasý bu durumla ilgilidir. Yani emperyalist ülkelerin burjuvazisi paylaþým mücadelesine hazýrlanmak için kitleleri
þovenizmle zehirleme yolunu tutuyorlar. Kürt Ulusal Hareketi ve Demokratik Açýlým Son süreçte gündemi çokça meþgul eden, siyasal geliþmeler içinde en çok konuþulan ve pek çok geliþmeyi etkileme potansiyeline sahip olan konu, kuþkusuz hükümetin "Kürt açýlýmý/demokratik açýlým" adýný verdiði geliþmeler etrafýnda dönen konudur. Kürt/Kürdistan sorunu düzenin tarihten devraldýðý bir sorun olsa da konunun güncel çerçevesi AKP hükümetinin müdahaleleri etrafýnda þekillendi. Öncelikle þunu hemen söylemek gerekir. Burjuvazinin sözcülüðünü yapan AKP hükümetinin, önce "Kürt açýlýmý" sonrasýndaysa "demokratik açýlým" adý altýnda oluþturduðu politik süreç, çeþitli çeliþkileri ve çatýþmalarý var eden, ayný zamanda da alt emperyalist hedeflerle yola çýkan Türkiye'nin, orta ve uzun vadede ki planlarýnda önünü açmaya çalýþtýðý bir süreci ifade etmektedir. Bununla birlikte hükümetin konuyu bu þekilde gündeme getirmesi burjuva düzeninin diðer kurumlarýndan (ordu, Tüsiad, Müsiad vs. gibi) baðýmsýz deðildir. Zaten hükümetin sözcüleri de konuyu bir devlet politikasý þeklinde ifade etmektedirler. Dolayýsýyla konu üzerinde burjuva düzeninin tüm kurumlarý arasýnda genel bir mutabakat olduðu söylenebilir. Bu mutabakatýn özü; PKK'nin tasfiyesi ile Kürt kitlelerinin düzen içine çekilerek DTP'nin marjinal düzeye
BU SAYIMIZDA Türkiye’de Sýnýf Hareketleri
6
Kýzýl Koridor
14
1 Eylül Dünya Barýþ Günü
16 9
Yaz Eðitim Kampý
17
Festival Deneyimi
18
Ýþçi Sýnýfýna, Devrimcilere
20
20 Devrimci Komünist Hareket Konferans