KOMÜNİST DEVRİM
POLÝTÝK KÝMLÝK VE KULLANIMI ÜZERÝNE Politik/siyasal kimlik en genel anlamda bir komünist siyasal kimliði yeniden üretip, oluþsiyasi hareketin politik görüþ ve tutumlarýnýn turmalarý hem tarihsel bir sürecin hem de tümüne verilen addýr. Bir siyasi hareketin ide- bugünün bir sorunu haline geldi. Bizim için olojik, politik görüþleri onun siyasal kim- komünist siyasal kimliði, onu içeriðini oluþtuliðinin bileþenlerini, içeriðini oluþtururlar. ran tarihsel mirasla birlikte yeniden Ancak bir siyasal hareketin kendini ifade yaþadýðýmýz topraklarda ete kemiðe ettiði siyasal kimliðiyle, o hareketin ideolojik, büründürmek, bugünkü parti inþa mücadelempolitik görüþleri arasýndaki iliþki kimi zaman izin süreci içerisinde olduðu kadar bir bütün sorunlu olabilmektedir. Örneðin bir hareketin olarak da böyle bir parti ile mümkün olacaktýr. Siyasal kimlik, siyasal görüþlerin özetlenkendisini Marksist, komünist yada leninist sýfatlarla tanýmlamasý, onun ideolojik, siyasal miþ hali yada birkaç kelimeyle ifade edilmiþ görüþlerinin, tutumlarýnýn bu adlarla uyumlu biçimi olsa da, onu oluþturan görüþlerin olduðu anlamýna gelmiyor. Çünkü bu kimlik- toplamý olarak görmek gerekir. Bu anlamýyla lerin içeriklerinin dolduruluþ biçimi farklý bir siyasi hareketin militaný kendi siyasal kimyaklaþýmlarý barýndýrabiliyor. Baþka bir dey- liðini genel bir cümleyle yada tek bir iþle bu konuda “standart” yada herkes tarafýn- kelimeyle ifade etse de, bir bütün olarak dan kabul gören bir yaklaþým yoktur. siyasal kimlik, onu oluþturan görüþlerin daha Dolayýsýyla bir siyasal kimlikle onu içeriðini ayrýntýlý bir açýklanmasýný gerektirir. Özellikoluþturan görüþler arasýnda uyum sorunu lede bugün kimin hangi hareketten, hangi kolay çözümlenebilecek bir sorun deðildir. akýmdan olduðunu anlatan bir “rumuz” yada Sorunun tarihsel bir boyutu vardýr. Komünist “etiket” alýþkanlýklarýnýn olduðu bir zamanda siyasal kimliðin kendisi ile onun içeriðini siyasal kimliði, bütünsel görüþleriyle birlikte oluþturan görüþler arasýndaki iliþki, Ekim ortaya koymak çeþitli güçlükleri barýndýrmakDevrimiyle çözümlenmiþ görünse de, Ekim tadýr. Ayrýca bizim gibi henüz teorisi ve Devrimi öncesi ve sonrasý bu konunun sorun- pratiðiyle süreklileþmiþ bir geleneði yaratamamýþ, yeni bir gelenek yaratma iddiasýndaki larýnýn devam ettiðini göstermektedir. Ekim devrimi öncesi Marksist siyasi hareketler için bu durum daha dikkatli ideolojik,siyasal kimliði oluþturan görüþler, II. olmayý gerektirmektedir. Yine de siyasal kimEnternasyonalin partileri tarafýndan bu ad likleri, hangi hareketten olduðunu anlamaya altýnda bütünselliðinden kopartýlmýþ, kimi yarayan bir “kod” olarak görme alýþkanlýkzaman oportünist, düzeniçi görüþlerin tahri- larýný doðru görmemek, bu alýþkanlýklarýn fatýyla yozlaþtýrýlmýþ, kimi zaman akademik devrimci harekette yaygýnlaþmasýna karþý durdüzlemdeki bir teoriye indirgenmiþti. Lenin’in mak gereklidir. Ancak bilinmelidir ki, siyasal ve Bolþeviklerin mücadelesi bu oportünist kimliðin hangi akýma mensup olduðunu anlatgelenekle hesaplaþma, kopuþla yeniden Marx maktan çok, daha bütünsel bir içeriði ifade ve Engels’in devrimci mirasýyla buluþmanýn eder hale gelmesi mücadele içerisinde mücadelesidir. Marx ve Engels’in yaþadýklarý yaratýlabilecek pratik-salt pratik deðil, bu dönemde baþlayan, ancak onlarýn ölümleriyle anlamýyla pratik-bir meseledir. Bizim siyasal kimliðimiz; proleter devrim artan/doruða çýkan Marksizmin bütünsel görüþlerinin sosyal demokrat kimlikle stratejisi, enternasyonalizm anlayýþý, iþçi sýnýfý oportünist tahrifatý, Bolþeviklerin ve Lenin’in ve sendikalizm üzerine görüþlerimiz, yeniden içerik ve biçimiyle komünist siyasal Bolþevik geleneðin deðerlendirilmesi, hazýrlýk kimliði “oluþturmalarý” sayesinde önemli bir dönemi görevleri-parti inþa planý gibi görüþdarbe aldý. Ekim Devrimi sonrasý reformist ve lerimizin temel taþlarýný oluþturduðu bütünsel popülist yada ulusal devrimci akýmlarýn bir kimliði ifade eder. Siyasal kimliðimiz bu komünist kimliðe bürünmeleri bu kimliðin görüþlerimizin herhangi birine indirgeneiçinin boþaltýlmasýnýn, yozlaþtýrýlmasýnýn meyeceði gibi kuþkusuz henüz üzerine söz baþka bir biçimine dönüþtü. Sonuçta söylemediðimiz, netleþtirmediðimiz daha Bolþeviklerin mücadeleyle buluþtuklarý baþka konularla geliþtirilmeye gereksinim Marksizmin devrimci mirasýnýn süreklilikle duymaktadýr. Bugünkü haliyle politik görüþbugüne ulaþtýðýný söylemek zor. Marksizm’e, lerimiz kimliðimizin bütünselliðini saðlamakLeninizm’e bütünsel görüþleriyle birlikte ta ve dolayýsýyla kimliðimizin dýþa dönük prosahip çýkma iddiasýndaki komünistlerin, pagandasýnýn ayrýntýlarýný devamý sayfa 19’da
20
DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET MERKEZ YAYIN ORGANI
SAYI: 17 TEMMUZ 2006
DEVRÝM ÝÇÝN DEVRÝMCÝ PARTÝ! P A RT Ý Ý Ç Ý N ÖRGÜTLÜ HAZIRLIK!
EMPERYALÝST SAVAÞIN GENÝÞLEMESÝ KARÞISIDA BURJUVAZÝNÝN YÖNELÝMLERÝ VE SÝYASAL SÜREÇLER
Danýþtay üyelerine yapýlan silahlý saldýrý, cumhuriyet gazetesine yapýlan saldýrýlar, atabeyler çetesi olayý egemen sýnýflar içindeki çatýþmanýn, çekiþmenin bir dýþavurumunu yansýttýðý söylenebilir. Öncesinde Þemdinli iddianamesinde kara kuvvetleri komutaný (yeni genelkurmay baþkaný) Yaþar Büyükanýt’a yönelik soruþturma ile baþlayan, ardýndan gelen süreçte ordu içindeki çeþitli kademelerde görev yapmýþ kimi komutanlarýn emekli edilmeleritasfiye edilmeleri diye de okunabilir-ile devam eden geliþmeler burjuvazinin önümüzdeki sürece dönük kendi düzenlemeleri olarak görülebilir. Yine bu süreçte hükümetin toplumla “balayýnýn” bittiðini gösterir gibi Kürt sorunu, demokratikleþme konularýnda baþbakanýn aðzýndan “þahince” –faþistçe diye de okunabilir-sözlere, terörle mücadele yasasýna, ekonomik istikrar söylemleri yerini temel ihtiyaçlarla ilgili (ulaþým, temel gýda maddeleri, elektrik, gaz vs) ürünlere zamlara býraktý. Yine tam bu süreçte Ortadoðu’da Ýsrail’in Filistin ve Lübnan saldýrýlarý, Türkiye devletinin saldýrý tehtidleri öne çýkan geliþmeler oldu. Tüm bu geliþmeleri birbirleri arasýndaki baðlantýlarý kurarak anlamak, önümüzdeki sürece iliþkin politik sonuçlar çýkararak yaklaþmak önem taþýmaktadýr.
Türkiye’de Yönetici Burjuva Sýnýfý Kendi “iç iþlerini” Yeni Sürece Hazýrlýyor Danýþtay saldýrýsý ve beraberindeki geliþmeler egemen burjuva klikleri arasýnda bir çatýþma yada hükümetle ordu arasýnda bir çekiþme gibi görünse de aslýnda burjuva sýnýfýnýn kendisini önümüzdeki sürece göre düzenlemeleri olarak görmek gerekir. Burjuvazinin farklý kesimleri arasýnda zaman zaman kimi farklý eðilimler olsa da kapitalist sistemin iþleyiþi ve yönelimleri ile ilgili temel konularda bir çatýþma olduðunu söylemek mümkün deðil. Türkiye’de kapitalist sistemin, burjuvazinin temel yönelimi; emperyalist hiyerarþide üst basamaða doðru çýkmak ve bunun gerektirdiði içerde, gerek kendi içinde ve devlette düzenleme gerekse de tehtid unsurlarýný etkisizleþtirmek, dýþarda ise emperyalist paylaþýmdan pay almak doðrultusundadýr. Hükümetle ordu arasýn-
FÝYATI: 1YTL
da bu temel yönelim konusunda bir sorun yoktur. Ancak daha tali ve ikincil konularda kimi zaman sürtüþmeler yaþanmakta, bunlarda kýsa zamanda “halledilmektedir”. Ordunun bu çekiþmelerdeki rolü kendisine ait bir hedefi olmasýndan yada elinde silah bulunduran yürütme gücü olmasýndan dolayý deðildir. Ordunun kendisi de burjuva sýnýfýna ait tekelci bir burjuva kurumdur. Kapitalizmin içinde bulunduðumuz evresinde tekelci burjuvazi esas yönetici güçtür ve kapitalizmin çýkarlarý, yönelimleri bu tekelci burjuvazinin çýkarlarý tarafýndan belirlenir. Dolayýsýyla ordunun Türkiye’deki kapitalist sistemin çýkarlarý, yönelimleriyle ilgili bir hedefi, yönelimi söz konusudur. Elbette burjuvazinin yönelimi, Türkiye kapitalizmi baðýmlý bir kapitalizm olmasý ve hiyerarþinin üstündeki emperyalist güçlerin çýkarlarý ile örtüþmesi dolayýsýyla ayný zamanda diðer emperyalist gücün/güçlerin çýkarlarýný ifade edecektir. Türkiye’nin uluslar arasý emperyalist paylaþým kavgasýndaki rolünü diðer alt baþlýkta ele alacaðýmýz için þimdilik deðinerek geçiyoruz. Burjuvazi egemen yönetici güç olma konumunu sürdürürken kendi çýkarlarýný tüm toplumun çýkarlarýymýþ gibi gösterir. Son aylarda yaþanan farklý burjuva klikleri arasýndaki çatýþmalara bu çerçeveden baktýðýmýzda daha önceki yýllarda uygulanan bir burjuva politikasýnýn yeniden tekrarlandýðýný görürüz. Toplumun bir kesimini laiklik ekseninde düzene yedeklemek, hukukun üstünlüðü vs. söylemleriyle burjuva kurumlarýn güvenini pekiþtirmek, gerçekten laik bir düzende ve laik bir devlet tarafýndan yönetiliyormuþ izlenimiyle, devlet tarafýndan dinin
b bu u s sa ay yý ým mý ýz z
Sf:6.......Iskra ‘Modeli’ Nedir, Bugün Komünistlerin Görevleri Sf:10.....Alanlardan- Yoldaþlardan.. Sf:10......2 Temmuz Eylemindeydik Sf:11......Politik Örgütsel Atýlým Ýçin Bügünü Kavrayýp Geleceði Kucaklayacak Kadrolar Olabilmeliyiz Sf:15.....Hücreler:Sýnýf Savaþýnýn Önemli Alaný Arka Kapak..... Politik Kimlik ve Kullanýmý Üzerine