KOMÜNİST DEVRİM
8 MART’TA YAÞANAN AYRIÞMA VE BÝRLEÞMELER ÜZERÝNE
8 Mart dünya emekçi, kadýnlar günü iki yýldýr bir tartýþma ve ardýndan gelen ayrýþmalarla farklý eylem alaný ve yöntemleriyle kutlanýyor. Kadýköy’de farklý zamanlarda yapýlan iki miting ve Beyazýt’ta yapýlan miting, 8 Mart gündemiyle ilgili Ýstanbul’da yapýlan etkinliklerdi. Bu farklý eylemlere yansýyan farklý tutumlarý kendi bakýþ açýmýzdan nasýl deðerlendirdiðimizi açýklayalým. Öncelikle bizim için miting, eylem alanlarýndaki liberal, oportünist siyasal etkinin, sendika bürokrasisinin hakimiyetinin kýrýlmasý önemlidir. En azýndan alanlara hakim olamayacak þekilde etkisizleþtirilmesi önemlidir. Bu durumun gerçekleþebilmesi, bizim ve tek tek gruplarýn yada bir bütün olarak devrimci gruplarýn güçleriyle ilgili bir durumdur. Ancak sorunun güç olup olmamaktan öte farklý boyutlarý vardýr. Ýþte alanlarda liberal siyasal etkinin kýrýlamamasýnýn esas nedeni bu farklý boyutlarla ilgilidir. Eylem alanlarýnda devrimcilerin toplam güçleri liberallerden daha az deðildir. Ancak söylediðimiz gibi sorun, bu duruma iliþkin bakýþta farklý tutumlarýn olmasýdýr. Öncelikle alanlarda liberal siyasal etkinin, sendika bürokrasisinin hakimiyetinin olduðu görülmelidir. Soruna demokrasi, ittifaklar cephesinden bakýldýðýnda ise alanlardaki liberal etkinin kýrýlmasý mümkün olmayacaktýr. Geçen yýl ve bu yýl 8 Matta devrimcilerin liberal, düzeniçi, feminist siyasal etkinin kýrýlmasý doðrultusunda ayrý kutlama çabalarý bizimde güçlerimiz oranda katýldýðýmýz olumlu bir durumdur. Ýki yýldýr devrimcilerin ayrý 8 Mart kutlamalarýnýn sebebi; liberal, feminist etkinin kendini iyice rahatsýz edici þekilde gösterir olmasý ve eylemlerde kendi anlayýþýný dayatmasý olmuþtur. Tabi liberalizm kendini “en sarý”, “en mor” haliyle gösterince ondan kopmak, daha az sarý, daha az mor olunca buna gerek duymamak doðru sonuçlara götürmemektedir. Yine de biz, devrimcilerin bu kopuþlarýný olumlu deðerlendirip, üstelik devletin geçen yýl Beyazýt alanýnda terör estirmesine raðmen eylem iradesi göstermeyi anlamlý buluyoruz. Bu yýl benzeri yaþansaydý da eylem siyasal anlamýndan bir þey kaybetmeyecekti. Devrimci hareketin ana gövdesi diyebileceðimiz gruplarýn gösterdikleri iradeye bu bakýþ açýsýyla bizlerde iki yýldýr kendi güçlerimiz oranýnda katký koymaya çalýþýyoruz. Bundan son-
20
raki eylem süreçlerine de devrimci hareketin toplam olarak liberal çizgiyle arasýna ayrým çekerek kendi baðýmsýz güçleri ve devrimci dayanýþma çerçevesinde tutumlar alma çabalarýna mütevazý güçlerimizle katýlacaðýz. Ýki yýl içerisinde gerek 8 Martta gerekse de 1 Mayýsta devrimcilerin devrimci dayanýþma çerçevesinde göstermiþ olduklarý irade bir açýdan daha önem taþýmaktadýr. 90’lý yýllarýn sonlarýndan itibaren baþlayan, ikibinli yýllarýn baþýnda devam eden kitle hareketinin geri çekiliþi, düzenin yeniden yapýlandýrma yönelimiyle gerçekleþtirdiði saldýrýlar (F tipi saldýrýsý, özelleþtirmeler, faþist, þovenist saldýrýlar, Kürt hareketine dönük saldýrýlar vs.) devrimci harekette yaþanan kadro erozyonu ciddi bire gericilik dalgasý yarattý. Son yýllarda devrimcilerin irade göstermeleri bu anlamda önemli olmaktadýr. Ancak önümüzdeki süreç, emperyalist paylaþým savaþýnýn geniþleyeceðinin, Türkiye’nin de burada çeþitli biçimlerde yer alabileceðinin iþaretleriyle birlikte, yeni terörle mücadele yasasý, baský yöntemlerinin de devreye gireceðinin iþaretlerini taþýyor. Ancak burjuvazinin baský ve terörle, düzeniçine çekme yöntemlerini birlikte uyguladýðýný unutmamak gerekir. Burjuvazi havuç, sopa politikasýný daha etkin kullanmaya çalýþacaktýr. Böyle bir durumda devrimcilerin devrimci dayanýþma ile liberal düzeniçi tutumlar karþýsýnda alacaklarý tutumlar burjuvazinin bu politikalarý karþýsýnda daha da önemli olacaktýr. Devrimcilerin eylem birlikteliði zemininde, kitle eylemlerinde, alanlarda devrimci dayanýþma çerçevesinde alacaklarý tutumlarýn bu açýdan da vurgulanmasý gerekir. Burjuva düzeninin düzeniçine gelenlere legal zeminleri açýk tutmasý, düzeniçine gelmeyenleri marjinal konuma iterek, etkisiz duruma getirme çabalarýna karþý koymak devrimci dayanýþmanýn önemini büyüttüðü gibi kimse liberalizme karþý “þerbetli” de deðildir. Elbette her devrimci ve her devrimci grup kendi baðýmsýz zemininde, kendi görevlerine yoðunlaþarak bu süreçte devrimci bir duruþu sergilemeye çalýþacaktýr. Ve bu tutumlar devrimci hareketin geleceðinde çok önemli bir yer tutacaktýr. Ancak yaþanan eylem birlikteliklerinin bu söylediðimiz çerçevede anlaþýlmasý ve yaygýnlaþmasý da önemli olacaktýr.
DEVRÝMCÝ KOMÜNÝST HAREKET MERKEZ YAYIN ORGANI SAYI: 15 ÞUBAT- MART 2006
DEVRÝM ÝÇÝN DEVRÝMCÝ PARTÝ! P A RT Ý Ý Ç Ý N Ö RGÜTLÜ HAZIRLIK!
ÖNCÜNÜN BUNALIMI-KÝTLELERÝN BUNALIMI
Son iki ay uluslararasý alanda emperyalist savaþýn geniþleme olasýlýðýný gösteren iþaretlerin yoðunlaþtýðý bir politik iklimle geçti. Bölgemizde yaþanan emperyalist paylaþým savaþýnýn, yeni alanlar paylaþmak için yeni tehditler ve yeni aktörlerin devreye girmeye çalýþmasýyla boyutlanacaðýnýn göstergeleri günden güne artýyor. Irak’ta süren paylaþým savaþýnýn alaný ve paylaþanlar bugün için sýnýrlý olsa da, geliþecek savaþlar baþka alanlarýn ve bu defa paylaþacak aktörlerin de geniþleyeceðini, ancak savaþýn daha da þiddetlenip, karmaþýklaþacaðýný gösteriyor. Ýran ve Suriye’ye dönük tehditler, Filistin seçimlerinin sonuçlarýna tepkiler, bu defa Rusya ve Çin’in de devreye girme ihtimali, Türkiye’nin de bu paylaþýmda bir þekilde yer almaya çalýþacaðýnýn iþaretleri ve karikatür kriziyle ortaya çýkanlar... Hepsi emperyalist savaþýn geniþleme ve bir o kadar da belirsizliði, karmaþýklýðý da beraberinde getiriyor. Karikatür krizi denilen, Müslüman ülkelerde kitlelerin tepkisini çeken, daha doðrusu tepkilerini çekmesi istenen “oyun” yeni geliþecek savaþlar için Avrupa kamuoyunu hazýrlama giriþimi olarak göze çarpýyor. Karikatürlerin Avrupa’da yayýnlanmasý, eylemlerde kimi Avrupa ülkelerinin bayraklarýnýn yakýlmasý ve elçiliklerine dönük saldýrýlar, savaþý geniþletmeyi düþünen ABD’nin Avrupa’yý “Müslüman tehlikesine” karþý ikna etmek için yapýlmýþa benziyor. Irak’ta Almanya ve Fransa’nýn karþý çýkýþý, ancak son durumda her iki ülkenin ve diðer Avrupa ülkelerinin ABD’ye yaklaþmalarý bunu gösteriyor. ABD, Irak’ta yaþadýklarýndan sonra yeni savaþlarda müttefiklerini geniþleterek bunlarý bir daha yaþamak istemiyor. Bu ülkelerde Irak savaþýna karþý çýksalar da bir þey elde edemediklerini, yeni paylaþýmlarda rol almalarýnýn kendileri için daha iyi olduðunu düþünmeye baþlýyorlar. Ancak Avrupa’da savaþ için kitlelerin hazýrlanmasý gerekiyor. Bunun için karikatür meselesi bir araç olarak kullanýlmaya çalýþýldý. Bilindiði gibi I. ve II. Emperyalist paylaþým savaþlarý büyük oranda Avrupalý emperyalist
FÝYATI: 1YTL
rakipler arasýnda yapýlmýþtý. Bugün süren ve geniþleme eðilimi gösteren paylaþým savaþlarý Avrupalý emperyalist rakiplerden çok, ABD ve Avrupalý emperyalistler ile muhtemel yeni emperyalist rakipler (Rusya, Çin ve ikincil denebilecek Hindistan, Brezilya) arasýnda ve yaný sýra, elbette paylaþýlacak alanlardaki burjuva iktidarlarý arasýnda geçecek gibi görünmektedir. Buraya kadar söylediklerimizi görmek, bu siyasal belirlemelerde bulunmak zor deðil. Fakat sorun, emperyalist savaþýn nasýl geliþeceðini önceden görmekle sýnýrlý deðildir. Sorun, yeni savaþlar ve geliþecek yeni durumlar karþýsýnda nasýl bir politik, örgütsel konumlanýþla yer alýnabileceði, doðru yöntemlerle konumlanabileceðinde düðümlenmektedir. Emperyalistlerin kendi aralarýndaki paylaþým savaþlarýnda, bugüne kadar baðýmsýz bir etken olarak yer almayan-alamayan iþçi hareketinin bundan sonraki durumu süreçler üzerinde belirleyici olacaktýr. Þimdiye dek bölgemizde devam eden savaþta iþçi-emekçi, yoksul kitleler gerici önderliklerin peþinden gittiler, bu gerici önderliklerin yol, yöntem ve anlayýþýyla bir direniþ sergilemektedirler. Yaþadýðýmýz topraklarda ve bölgemizde devrimci, komünist güçlerin çok yönlü sorunlarý olsa da önümüzdeki süreçte devrimci, komünist bir önderliðin kendisine olan ihtiyaç çok daha yoðun hissedilecektir. I. ve II. Emperyalist savaþlardan sonra kapitalist sistemden kopuþlar yaþanmýþ, kimi ülkeler sistemden bir devrimle kopmadan Sovyetler Birliði’nin varlýðýyla bir denge-tarafsýzlýk konumuna tutunmuþlardý. Bugün yaþanan savaþtan ve yaþanmasý bu
sayýmýz
Sf:6.......Komünist Enternasyonalin Kadýn Sorununa Bakýþý Üzerine Sf:10-11.....Alanlardan- Yoldaþlardan Sf:10.....8 Mart’ýn Tarihsel Özü Vurgulandý! Biz de Oradaydýk... Sf:11.....16 Mart Beyazýt Eylemi Sf:12.....Son Dönem Ýþçi Kurultaylarý ve Sýnýf Çalýþmasý Sf:14.....Proletarya’nýn Mücadelesi ve Paris Komünü Sf:12.....Gazi Ayaklanmasý Sýnýfa Karþý Sýnýf Savaþýdýr Arka Kapak..... 8 Mart’ ta Yaþanan Ayrýþma ve Birleþmeler Üzerine