Skip to main content

FRANKFURT MUTFAĞININ, TOPLUMSAL CİNSİYET KAVRAMI BAĞLAMINDA SOSYAL KONUTA YANSIMALARI

Page 1

DÜŞÜK GELİR GRUBU İÇİN KONUT TASARIMI FRANKFURT MUTFAĞININ, TOPLUMSAL CİNSİYET KAVRAMI BAĞLAMINDA SOSYAL KONUTA YANSIMALARININ ARAŞTIRILMASI

Ömer Faruk SATÇELİK

151060060

Abdurrahim ŞAHİN

161060072


İÇİNDEKİLER

Bölüm 1: Giriş

Bölüm 2: Modernizm Öncesi Aile ve Konut Yapısı

Bölüm 3: Modernizm ve Toplumsal Cinsiyet Kavramları Etkisiyle Aile ve Konut Yapsının Yeniden Ele Alanıması

Bölüm 4: Savaş Sonrası Modernizm ve Sosyal Konutlar

Bölüm 5: Frankfurt Mutfağının Sosyal Konuta Yansımaları

Bölüm 6: Sonuç

Bölüm 7: Kaynakça


1-) GİRİŞ Tarihsel süreçte, Avrupa ve Amerikan kentsel konutlarında sık sık sıkıcı, kirli, kötü havalandırılan yerler olan mutfaklar, özellikle on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısı ile birlikte kadınların evdeki rollerinin daha çok mutfak ve mutfak işleri üzerinden tartışılmaya başlanmasıyla değişime uğramıştır. Bu dönemde, sanayileşme ile erkek, zorunlu temel eğitim nedeniyle ise çocuk evden uzaklaşmış, böylelikle Avrupa ve Amerika’da orta ve üst sınıf aile yapısı değişime uğramış ve kadınlar ev ve ev işleri ile baş başa kalmışlardır. Bununla birlikte mutfak, 19. yüzyılın sonlarına doğru, mimarların, yerli reformcuların, üreticilerin ve kamu hizmeti sağlayıcılarının dikkatini çeken modernizmin merkezi bir endişesi haline gelmiştir. Yirminci yüzyılın teknolojik, sosyal ve estetik devrimleriyle mutfak, modern konuttaki diğer odalardan daha öneli hale gelmiştir. Modern mutfak, dönemin aile yapısını ve kültürünü özetler nitelikte, evin merkezinde yer almıştır. Bu sırada, kadının ev ile ilişkisi, yirminci yüzyılda feminist düşüncenin toplumsal cinsiyet rolleri ve ideolojileri ile mekan ve yer arasındaki bağları çözümlemek üzere ürettiği tartışmalarda önemli bir alt başlık haline gelmiştir. Batılı feminist yazarlar ev mekanını kadının ezildiği, kimliğinin annelik ve eşlik rolleriyle sınırlandırıldığı ve toplumda kendi başına var olabilecek bir birey olabilmekten alıkoyulduğu bir yer olarak görmüş ve feminizmin asal görevlerinden birinin kadınla ev arasındaki bağı kırmak olduğunu öne sürmüşlerdir.1 Savaş sonrasında ortaya çıkan konut ihtiyacı, bu fikirlerin hayata geçirilmesi için zemin hazırlamıştır. Özellikle mutfak alanına dair deneysel projeler yapılmıştır. Kuşkusuz en iyi bilinen örnek, 1926 yılında Margarette Grete Schütte-Lihotzky tarafından tasarlanan Frankfurt Mutfağı’dır. Bu makalede, Frankfurt Mutfağının, toplumsal cinsiyet kavramları bağlamında sosyal konuta yansımaları incelenecektedir.

1

Kılıçkıran, D. (2010). Cinsiyet ve Mimarlık. dosya 19, 43-51., TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Nisan 2010


2-) MODERNİZM ÖNCESİ AİLE VE KONUT YAPISI Mutfağın fiziksel olarak evin kalbine yerleşmesi ancak şehirlerin altyapısındaki gelişmelerden sonra mümkün olmuştur. 19. Yüzyıl Avrupa ve Amerika konutlarında mutfak, evin uzak ve karanlık bir köşesinde yer almış, çöpün, kirliliğin ve pis kokuların kaynağı olarak görülmüştür. Yemek pişirmek için odun veya kömür ocağı kullanılır, bu ocak aynı zamanda –eğer tesisat mevcutsa- sıcak su pompası gibi kullanılarak evin ısınmasını sağlardı. Mutfaktaki kötü kokunun ve kirliliğin evin geri kalanına yayılması da haliyle kaçınılmaz olurdu. Aynı zamanda kentsel alanın içinde kalan veya üst sınıfa ait konutlarda mutfak, geceleri evdeki hizmetçinin yattığı yer haline gelir; kırsal alandaki yerleşimlerde ise evlerin içinde herhangi bir oda bölümlenmesi bile olmayıp, tüm evsel aktiviteler tek bir alan içerisinde süregidiyor; yemeğin pişirildiği hacim akşam vakti uyumak için kullanılıyordu.

Şekil 1: on dokuzuncu yüzyıl Avrupa mutfağı 2

2

https://www.sears.com/collection-granger-colonial-kitchen-na-new-england-kitchen/p-A061441401


3-) MODERNİZM ve TOPLUMSAL CİNSİYET KAVRAMLARI ETKİSİYLE AİLE VE KONUT YAPISININ YENİDEN ELE ALINMASI Mutfak, 19. yüzyılın sonlarına doğru, mimarların, yerli reformcuların, üreticilerin ve kamu hizmeti sağlayıcılarının dikkatini çeken modernizmin merkezi bir endişesi haline geldi. ‘Arts and craft’ hareketi bağlamında, Richard Riemerschmid gibi sanatçılar ve mimarlar daha önce çoğu profesyonel tasarımcı tarafından göz ardı edilen ekonomik nesnelere ve faydacı alanlara yöneldi. 1890'larda sadeleştirilmiş yaşam savunucuları, mutfağı bodrum kat veya ek binalarla sınırlı bir hizmetkâr alanı olarak değil, günlük yaşamın merkezi ve aile ve arkadaşlar arasındaki sosyal karşılaşmaların merkezi olarak düşünmeye başladılar. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerindeki ilerici mimarlar, mütevazı kırsal iç mekanlardan ilham alan, birleşik mutfak yaşam alanlarına sahip, giderek daha kompakt, seyrek (ekonomik) döşenmiş ortamlar tasarladı. Belki de 20. yüzyıl mutfağının dönüşümündeki en önemli faktör temiz yakıt gaz ve elektriğinin ortaya çıkmasıydı. İlk elektrikli su ısıtıcısı 1890'larda ortaya çıktı, ancak su ve elektriğin potansiyel olarak tehlikeli yakınlığı ve etkili elektrik dağıtım ağlarının eksikliği, 1. dünya savaşından önce yaygın kabulünü erteledi. Standardizasyon ve seri üretim de modern mutfağın unsurlarını tanımladı ve iç dolaplardan gıda, ambalaj ve saklama kaplarının tasarımına kadar her şeyi etkiledi. Bu üretim yöntemleri Frank Lloyd gibi mimarlara tüm evlerin prefabrikasyonunu denemeleri konusunda ilham verdi. 1911'den itibaren Amerikan sistemli evlerin yayınlanmasıyla sonuçlanan yüzlerce çizim yaptı. Sistem, fabrika dışı bir fabrikada önceden kesilmesi gereken standart bileşenlere dayanıyordu ve prefabrik bütünün bir parçası olarak tasarlanan mutfakta dahili depolama ve çalışma yüzeylerini içeriyordu. Bununla birlikte, bir pazarlama kampanyasına rağmen, o zamanlar çok az ilgi vardı. 1920'lerin sonlarına kadar bu tür kavramlar, Frankfurt gibi konut şemalarında önemli ölçüde ele alınan Avrupa tasarımında yeniden ortaya çıkacaktı.

Şekil 2: Frank Lloyd Wright American System Built House 3

3

Counter Space: Design and the Modern Kitchen


19. yüzyılın ortalarından sonlarına doğru, ev işi, orta sınıf kadınların önderliğindeki bir iç reform hareketi ile yeni, profesyonel bir boy ve saygınlık kazandı. Değişen günlük yaşam ve kadın imajının sorgulanması, birçok kadın yazar tarafından hazırlanan rehber kitaplar ile tartışılmaya başlanmıştır. 4 Beecher’ların, banliyö evleri üzerine hazırladığı kitapta, günümüzde Amerikan tipi denilen modelin ilk görsel sunumu yer alır. Bu modelde, mekanik servisler evin merkezinde yoğunlaşır, mutfak-çalışma alanı mekânsal kurguda evin en önemli yeri hâline gelir. Konuta ait birimlerin tek tek ele alındığı kitapta, yalnızca mekân organizasyonunun değil, aynı zamanda davranış kalıplarının ve günlük yaşama ait gerekliliklerin de üzerinde durulur. Kadın figürünün, kendini ve evini nasıl şekillendirmesi, ailesine nasıl bakması gerektiğini anlatan bir kılavuz kitap niteliğindedir. 1920'lerde Christine Frederick Apple-Croft Ev Deney İstasyonu'nu Greenlawn, New York'taki evinden kurdu ve yönetti. Aynı zamanda Frederick, 1914’te , bir yıl sonra ise Household Engineering, Scientific Management başlıklı ikinci kitabını yayınlanır. İkinci kitabında, kendisini çok etkileyen verimlilik ilkelerinin evsel alana uyarlanması ile ev işlerinde daha az enerjiyle daha fazla başarı elde edileceğini dile getirir. Mutfak mekânının yalnızca bir kadının iş gücünün yeterli olacağı verimli bir çalışma alanı olması için nasıl tasarlanması gerektiğini anlatır ve adım adım tasarruflu mutfak düzenlemesini şemalar ile açıklar. Frederick’e göre, evsel alanda verimlilik ilkeleri doğrultusunda yapılacak bir reform ile basit bir ev hanımı, saygıdeğer ve profesyonel bir ev yöneticisine dönüşecektir.

Şekil 3:Diyagramlar, Christine Frederick, The New Housekeeping: Efficiency Studies In Home Management

Margarete (Grete) Schütte-Lihotzky, (doğduğu Viyana'da mimar olarak nitelendirilen ilk kadın ) Fredericks'in kitabını İncil olarak nitelendirdi. 1926-27'de en ünlü yemek alanlarından biri olan Alman mutfağında büyük bir toplu konut çabasının bir parçası olan Frankfurt Mutfağını tasarladı.

4

1861, Mrs. Isabella Beeton, Book of Household Management 1869, Amerikada Catherine Beecher ve Harriet Beecher Stowe, un The American Woman’s Home


4-) SAVAŞ SONRASI MODERNİZM VE SOSYAL KONUTLAR I.Dünya Savaşı sonrası Almanya büyük bir yıkıma uğramış ve konut sıkıntı oluşmuş, bu sebeple 1925-30 yılları arasında Frankfurt’ta sosyal konutlar yapılmaya başlanmıştır. Sadece Almanya’da değil aynı dönemde kaynak sıkıntıları, arsa yetersizliği ve maddi gelir yetersizliği gibi problemlerle birlikte tüm dünyada birçok sosyal konut projesi uygulanmaya başlamıştır. Bu sosyal konut projelerinin yanı sıra Almanya’daki erken modernizmin seçkin örneklerinden olan, Ludwig Mies van der Rohe ve Jacobus Oud tasarımı olan Weissenhofsiedlung ve Dessau’daki Bauhaus yakınlarında olan Frankfurt, Almanya’da 20. yüzyıl mimari gelişmelerin en önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. CIAM ekolünün öncülerinden olan Alman mimar ve şehir planlamacısı Ernst May de Frankfurt’ta savaş sonucu oluşan problemlere çözüm geliştirmek amaçlı kısa dönemde birçok sosyal konut projesi çalışmalarında bulunmuş ve “Neue Frankfurt” (Yeni Frankfurt) programını başlatmıştır. Bu dönemin en şaşırtıcı ve dikkat çekici örneklerinden biri olan Römerstadt Konutları olmuştur. Römerstadt Konutları, 1927-1929 yıllarında yapılmış, 1182 adet birimden oluşmaktadır. İçerisinde kafeleri, alışveriş merkezleri, iş merkezleri ve okulları olacak şekilde tasarlanmış, gizli katmanları, farklı boyutları ve kat planlarıyla ön plana çıkmaktadır. Bu birimlerin yarısı müstakil konutlar, %46 sı daire ve geri kalanı ise ikiz müstakil evlerdir. Özellikle elektrik kullanımı, yeşil alan tasarımları ve konutlaşmanın modernizme dayalı yenilikleri olarak ön plana çıkmaktadır.

Şekil 4: Ernst May Römerstadt Konutları 5

5

http://www.doyoucity.com/site_media/entradas/imgs/Captura_de_pantalla_2016-04-12_a_las_12.02.57_AM.png


Kat planlamaları yapılırken, ev hanımları derneklerinin görüşleri ve ev temizliği gibi konular dikkate alınmıştır. Tüm mekanlar standart ölçülerde, konutlar modüler bir sisteme sahip olacak biçimde tasarlanmıştır. Mutfakta harcanan zaman ve çabanın minimuma indirilmesine dikkat edilerek birkaç ekibin bir araya gelmesi ile tasarlanmış olan “Frankfurt Mutfakları” kullanılmıştır.

Şekil 5: Römerstadt Konutları kat planları6

6

http://www.tankonyvtar.hu/hu/tartalom/tamop412A/2011-0055_housing_design /ch04s02.html#abra_4_03,


5-) FRANKFURT MUTFAĞININ, SOSYAL KONUTA YANSIMALARI Rasyonel mutfak gelişimi, kent konut programları ile başlamış ve uygulanmıştır. Bu gelişim ve uygulama Frankfurt, Münih, Stuttgart ve Hamburg mutfaklarını geliştirmiş, her şehrin kendi “mutfak planlayıcısı” olmaya başlamış fakat bunların içinden Margarete Schütte-Lihotzky tarafından tasarlanan Franfurt Mutfağı önemini kaybetmemiştir. Benzer iş kriterlerine göre çeşitli mutfaklarda iş akışlarının kronometre ile ölçülerek ve mutfak büyüklük ve şeklinin 1.90x3.40 arasında olması sonuçları değerlendirilmiştir. Bu mutfaklar, pişirme zamanının azaltılması, tüm işlerin kısa sürede yapılıp zamandan tasarruf edilebilmesi, mutfakta harcanan çabanın minimuma indirgenebilmesi ve donanımlı mutfak maliyetlerinin azaltılabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şekil 6: Margarete (Grete) Schütte Lihotzky

Tamamen prefabrik olan bu mutfak, bir vinç yardımı ile yerleştirilebilen ve bir kadının ihtiyaç duyacağı her küçük fiziksel ayrıntının dahil edildiği bir mutfaktır. Mutfakta ışık ve hava için bir pencere vardı. Bir ucu opak bir duvar ile yemek odasından ayrıldı. Duvar kuru ıslak, temiz kirli, kokulu kokusuzu ayırır. Kadın hazırlama sürecinde temizlenene kadar ailesinden izole edildi ve çalışmaları görünmez kılındı.

Şekil 7: Geleneksel mutfak (solda), Frankfurt Mutfağı (sağda) adım kıyaslaması (Surman, 2012)


Bu mutfaklara getirilen ilk tepki ağır bir şekilde eleştirilerdi: insanlar Schütte-Lihotzky tarafından yapılan tasarımla gelen değişime alışkın değillerdi; mutfak o kadar küçüktü ki, içinde yalnızca bir kişi iş görebiliyordu; bazı saklama yerleri un gibi bazı çiğ yemek malzemelerinin çocuklar tarafından ulaşılabilmesine imkân veriyordu. Ancak Frankfurt mutfağı, kiralık dairelerde 20. yüzyıl boyunca belli bir standardı temsil eder hale geldi: iş mutfağı (work kitchen). İçinde yaşamak ya da yemek için çok dardı ve sonraları “kadını mutfağa sürgün etmekle” eleştirildi ama II. Dünya Savaşı sonrasının muhafazakarlığı ekonomik nedenlerle de birleşince galip geldi. Mutfak tekrar yaşam alanından kesin olarak ayrılması gereken bir yer olarak görüldü.

Şekil 8: Römerstadt Konutları mutfak planı (solda) ve görüntüsü (sağda)7

Mutfak planında 1,2,3 numaralı bölümler gazocağı, tezgah ve pişirme ünitesini içermekte, bu düşünce ile fırınlar artık mutfağın içinde yer almaktadır. Kuzineye benzer bir özellikte olan birim, fırın, gaz ocağı ve set üstü ile bir modül olarak düşünülmüştür. 4 numara açılır kapanır ütü masasıdır. 6 numarada belirtilen döner tabure hem ütü yaparken hem de kesim alanında kullanılmak üzere düşünülmüştür. Bu neden ötürü taburenin ortak kullanılabilmesi için ütü masası kesim alanına yakın konumlandırılmaktadır. Ütü masası katlandığında duvarda yer kaplamadan yer almakta, açıldığında karşı tezgaha dayanarak kullanılmaktadır, ayakları yoktur. 5, 7, 8 numaralı modül çalışma yüzeyi, gıda dolabı, kesim alanını içermektedir. Frankfurt mutfaklarının tabure ve çöp çekmecesi ile en detaylı bölümlerinden biridir. 8 numarada belirtilmiş olan çekmecenin üzeri kesim yüzeyinde bir boşluğa sahiptir ve çöplerin buradan atılmasıyla çekmece kullanımı sağlanmaktadır. 9 ve 10 numaralı modül yıkama içindir. Kesim ve gıda modülüne yakın konumlandırılmış, yıkananların kurutulabilmesi için de bir kurutmalık bölümü bulunmaktadır. Diğer modüller mutfak gereçleri için saklama ve depolama birimleri, süpürge dolabı, üst dolaplar ve katlanır masadan oluşmaktadır. En ince detaylardan biri de baharat ve bakliyatlar için kullanılan alüminyum saklama kaplarının olduğu bölümdür. Elektrikli ev alet kullanımının ilk örneği bu mutfaklarda tost makineleri, el blenderleri, elektrikli fırın ve çeşitli aletlerin kullanımı ile görülmektedir.

7

http://www.nybooks.com/daily/2011/01/21/when-modernism-entered-thekitchen/ (plan) Kürüm, C. (2009, June). Surviving Modernism:The Live-in Kitchen. s. 54-71. (fotoğraf)


Frankfurt mutfakları, elektrik kullanımında popülerlik gösterdiği kadar, malzeme, doku ve renk gibi özellikleriyle de ünlenmiştir. Özellikle hardal sarısı, mavi ve yeşil gibi renklerde tasarlanmıştır, modül ve yüzey malzemelerinin seçiminde işlev ve hijyen göz önünde bulundurulmaktadır. Melching (2006), malzeme olarak kayın ağacı, kontraplak ve linolyum kullanıldığını, astar üzerine boyanarak koruyucu vernikle boyanın çok katmandan oluştuğunu ve dikkatli yapıldığı için özellikle az kullanılan üst dolaplarda uzun yıllar boyunca neredeyse hiç aşınma görülmediğini belirtmiştir. Çöplerin toplanması için mutfak tarafında ve konuttan çıkarılması için salon tarafında çöp için ayrı dolaplar düşünülmüştür. Depolama ve kiler dolaplarında kapı ızgaraları yerine havalandırma delikleri tasarlanmış, böylece havalandırma ve küf problemine çözüm geliştirilmişti.

Şekil 9: Frankfurt Mutfağı örneği8

Moskova ve Prag'dan Brüksel ve Berlin'e kadar bu mutfak, konutları modernize etmek ve şehirleri yenilemek için radikal projelerin merkezinde yer aldı. İster yemek hazırlamak için ister ev dışında kolektif bir tesis olarak tasarlanmış bir mutfak olsun, yeni mutfağın bu varyantları, bilimsel bir sebep ve mutfağın ütopyası için bir hayranlık oluşturdu, davranış değişikliği ve sosyal refahı iyileştirdi. Büyük Buhranlar sırasında, benzer endişeler Amerika ve Avrupa’da bu mutfakların tanıtımının yapılmasına sebep oldu. Savaş sonrası yeni mutfağa özgü kaynakların hijyen, sağlık ve ekonomik kullanımına yapılan vurgu, acil konut ihtiyacı doğan ülkeler için çok önemli bir hale geldi.

8

Ng, J. ( 2018, November 28th). Design Stories: A Complete History of the Frankfurt Kitchen. https://nonagon.style/frankfurt-kitchen-design-history/


Bu sergi afişindeki bölünmüş görünüm, uygun fiyatlı modern konut tasarımında mutfağa verilen önemi göstermektedir. Viyana'da 1.Dünya Savaşı'nı takip eden yıkım ve aşırı yoksulluk, birçok mimar ve tasarımcıyı radikalleştirdi, onları sınıf politikalarıyla ilgilenmeye ve daha pratik bir düzeyde kentlerin kronik konut kıtlığıyla yüzleşmeye teşvik etti. Grete SL, bu poster gibi bilgi grafiklerini kullanarak tasarım, kentsel çevre ve sosyal refah arasındaki ilişkinin farkındalığını arttırmayı amaçlamıştır. Şekil 10: Viena 'Society and Business' müzesinde sergilenen bir poster

Şekil 11: Savaş sonrası sosyal konutları için tasarlanmış afiş örnekleri. Basel (solda), Stuttgart (sağda)9

9

Juliet Kinchin ve Aidan O'Connor , Counter Space: Design and the Modern Kitchen, s. 13-15


6-) SONUÇ On dokuzuncu yüzyılın ortalarından itibaren kadının toplum ve aile içerisindeki rolü tartışılagelmektedir. Konut içerisindeki kadın figürü, dönem yazarları tarafından yayınlanan kitaplarda sorgulanmış, ev işleri ve mutfak ile özdeşleştirilmesi tartışılmıştır. Dönem mimarları da bu konu üzerinde çeşitli çalışmalar yapmış ve konut yapısıyla ilgili bazı değişiklikler yaşanmasını sağlamışlardır. Savaş ve enflasyon etkisi Almanya’nın tüm büyük şehirlerinde konut krizine neden olmuştur. Frankfurt’ta "Yeni Frankfurt" olarak bilinen, şehir genelinde uygun fiyatlı toplu konut ve modern olanakların inşasını kapsayan iddialı bir program başlatılmıştır. Frankfurt Belediye Binası Departmanı Direktörü Ernst May'ın yönetimi altında, konut programı ve mutfaklar standartlaşma ve modern endüstriyel üretim için test alanları haline gelmiştir. Schütte-Lihotzky, Viyana’daki Uygulamalı Sanatlar Okulu’ndaki akıl hocası Oskar Strnad'ın da yardımıyla, uygun fiyatlı konut tasarlama işine dahil olmuş ve diğer bir Viyanalı mimar olan Adolf Loos ile I. Dünya Savaşı gazileri için yerleşim planlamalarında çalışmaya başlamıştır. Bu projelerde konut sorunlarına ve mutfak tasarımında önerdiği işlevsel netlikten etkilenmişlerdir. Adolf Loos, Schütte-Lihotzky’i Mayıs, 1926'da onu Frankfurt departmanında çalışmaya davet etmiştir. Schütte-Lihotzky, mutfakları tasarlamak için Frankfurt'taki konutun modernizasyonu üzerinde çalışırken, yemek yapmak, evi temizlemek gibi eylemleri kadın işi olarak görenlere karşı modernleşmeyi savunmaya yardımcı olmuştur. Schütte-Lihotzky, ülkesi Avustralya'da mimar olarak nitelendirilen ilk kadın ve dönemindeki uluslararası mimarlar toplantısındaki tek kadın olmuştur. Frankfurt Mutfağının, daha iyi, daha eşitlikçi bir dünyaya doğru atılan ilk adımlardan biri olduğu düşünülmüştür. Tüm bu ilerlemeler aynı zamanda bir sosyal yenilenme anlamına da gelmiştir. Bu durum Avrupa’da toplumun yapısındaki değişimleri getirmiştir. Özellikle kadının rolü yeniden tanımlanmıştır. Sanayileşme öncesi hizmetlinin yaşama alanı olan mutfak, artık ailedeki kadının yaşama alanı olmuştur. Artık geçerli olan olgu, kadının ev işleri ile mesleki uğraşlarını tek bir şapka altında toplamasına dönüşmüştür. Mutfağın yeniden düşünülmesi, "evdeki kadın emeğinin yükünü azaltabilecek alakasız karmaşadan uzak" yeni bir yaşam tarzı düzenlemenin bir parçası olmuştur. 20.yy’ın başından beri ev hanımının günlük işini sistematik bir şekilde organize etme sorunu tüm sınıflar için eşit derecede önemli olmuştur. Tün bu düşünceler Frankfurt mutfağının düşünce altyapısını oluşturmaktadır. Frankfurt Mutfağı, verimlilik, hijyen ve iş akışı hakkındaki çağdaş teorilerin yanı sıra ev hanımları ve kadın gruplarıyla yapılan detaylı gözlem çalışmalarına ve röportajlarına dayanarak bir laboratuvar veya fabrika gibi tasarlanmıştır. Buna ek olarak, demiryolu mutfakları ve gemi mutfakları gibi profesyonel pişirme alanlarına, verimlilik ve kompakt planlama modelleri önerilmiştir.


7-) KAYNAKÇA .Margarete Schütte-Lihotzky. ( 2020 , June 17th,). architectuul: http://architectuul.com/architect/margarete-schutte-lihotzky adresinden alınmıştır .Bilgiç, B. (2019, Haziran 4). Margarete Schütte-Lihotzky ve Sosyal Mimarlık Üreten Bir Kadın Olmak. 06 17, 2020 tarihinde arkitera: https://www.arkitera.com/haber/margarete-schutte-lihotzky-ve-sosyal-mimarlikureten-bir-kadin-olmak/ adresinden alındı .Canar, M. J. (2019, 03 08). PIONEER OF MODERN ARCHITECTURE. 06 17, 2020 tarihinde Metalocus: https://www.metalocus.es/en/news/margarete-lihotzky-socialarchitecture-beyond-frankfurt-kitchen adresinden alındı .Cieraad, I. (2002 , January). Out of my kitchen. The Journal of Architecture, s. 263-279 . .Hackenschmidt, S. (tarih yok). Die Frankfurter Küche. mak: https://www.mak.at/die_frankfurter_kueche_1?media_id=1342703972708&menuid=1343388632778 adresinden alınmıştır .Hoffman, A. (2012, APRIL 2012). The Frankfurt Kitchen: Small, Cool 1926. 06 17, 2020 tarihinde apartmenttherapy: https://www.apartmenttherapy.com/the-frankfurt-kitchensmall-sp-113421 adresinden alındı .Kılıçkıran, D. (2010). Cinsiyet ve Mimarlık. dosya 19, 43-51. .Kürüm, C. (2009 , June ). Surviving Modernism:The Live-in Kitchen. s. 54-71. .Ng, J. ( 2018, November 28th). Design Stories: A Complete History of the Frankfurt Kitchen. 06 17, 2020 tarihinde nonagon: https://nonagon.style/frankfurt-kitchen-design-history/ adresinden alındı .O'Connor, A., & Kinchin, J. (2011). Counter Space: Design and the Modern Kitchen. New York: The Museum of Modern Art, New York. .Schuster, F. (tarih yok). the frankfurt kitchen. moma: https://www.moma.org/interactives/exhibitions/2010/counter_space/the_frankfurt_kitc hen/ adresinden alınmıştır .Uluçay, N. Ö. ( 2018 , April). Savaş Sonrası Modernizm: Römerstadt Konutları ve Frankfurt. Online Journal of Art and Design , s. volume 6, issue 2.


Turn static files into dynamic content formats.

Create a flipbook
FRANKFURT MUTFAĞININ, TOPLUMSAL CİNSİYET KAVRAMI BAĞLAMINDA SOSYAL KONUTA YANSIMALARI by AbdurrahimSahin - Issuu